Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    Decolorization of acid yellow 17 by ozonation and peroxone (O3/H2O2) process

    Cengiz, Ibrahim

    In this study, the decolorization of Acid Yellow 17, a mono azo dye with a wide range of applications such as in food, textiles, personal care products, and household cleaning products, was investigated in aqueous solutions using ozonation and peroxone processes. The effects of ozone gas flow rate (150, 200, and 250 L/h), ozone gas concentration (5.5, 11, and 16.5 g/m3), initial dye concentration (100, 200, and 300 mg/L), and hydrogen peroxide concentration (25, 50 and 62.5 mg/L) on decolorization in the batch bubble reactor were investigated. When the ozone gas flow rate was increased from 150 L/h to 200 L/h in the ozonation process, the removal efficiency increased from 70% to 80.2%. At gas flow rates above 200 L/h, removal was negatively affected. The removal efficiency increased with increasing ozone gas concentration, and at the end of the 45-minute reaction time, a removal efficiency of 98% was achieved at an ozone gas concentration of 16 g/m3. The increase in initial dye concentrations decreases the removal efficiency due to the increase in the amount of pollutant per unit ozone molecule. In the peroxane process, the effect of hydrogen peroxide on color removal was limited. It was determined that the ozonation process was more effective for the removal of Acid Yellow 17 from aqueous solutions.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Üniversite Öğrencilerinin Psikolojik İyi Oluş, Öz Düzenleme ve Depresyon Düzeyleri Arasındaki İlişkiler

    Akeren, İhsan

    Depresyonun azaltılmasında öğrencileri güçlendireceği düşünülen psikolojik iyi oluş ve öz düzenlemenin etkisini belirlemek bu araştırmanın amacıdır. 12 fakülte ve yüksekokuldan 319 öğrenciye ulaşılarak Psikolojik İyi Oluş, Öz Düzenleme ölçekleriyle birlikte ve Beck Depresyon Envanteri-II doldurulması sağlandı. Bunun yanında katılımcılardan cinsiyet, yaş ve sınıf seviyesi bilgileri de toplandı. Katılımcıların psikolojik iyi oluş ve öz düzenleme puanları görece yüksek, depresyon puanları düşüktür. Psikolojik iyi oluş, öz düzenleme ve depresyon puanları sosyo-demografik değişkenlere göre farklılaşmamaktadır ve sosyo-demografik değişkenler bu puanları yordamamaktadır. Psikolojik iyi oluş ile öz düzenleme arasında pozitif yönde anlamlı, bu ikisi ile depresyon arasında negatif yönde anlamlı korelasyon bulunmaktadır. Sosyo-demografik değişkenler kontrol altında tutulduğunda psikolojik iyi oluş depresyonu %13, öz düzenleme depresyonu %8.5 oranında yordamaktadır. Gençlik döneminde yaşanan depresyonun ciddi olumsuz sonuçlara neden olduğu düşünüldüğünde onu azaltan faktörleri belirlemek oldukça önemlidir. Depresyona yönelik önleyici müdahalelerde görev alanların psikolojik iyi oluşun yanı sıra öz düzenleme becerilerinin de etkililiğini bilmeleri çözüme katkı sağlayacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Investigation of the Relationships between Personality Traits and Self-Perceptions of Leadership Behaviors of Faculty of Sport Sciences Students

    Karataş, İsmail; Adatepe, Eda; Bulut, Adem

    This research was conducted to examine the relationships between the personality traits of students of Faculty of Sports Sciences at Bayburt University and their self-perceptions of leadership behaviors. In this context, consistent with the purpose of the quantitative study, the relational screening model was used. The sample of the study consists of a total of 451 students of the Faculty of Sports Sciences, including 188 women and 263 men. Convenience sampling method was used in selecting the research group. A survey form was used as a data collection tool and this form consists of three parts. The first part of this survey form includes "Personal Information Form", the second part includes "Undergraduate Students' Self-Perceptions of Leadership Behaviors Scale", and the third part includes "Turkish Big Five Personality Scale". First, descriptive statistics of the raw data obtained through this form were calculated, taking into account the data type. Correlation and regression analyzes were conducted on the data obtained in the study. As a result, it was determined that there were significant relationships between the participants' personality traits and their self-perceptions of leadership behaviors, and it was understood that these personality traits were effective on their self-perceptions of leadership behaviors.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ3
    Almanlar Tarafından Yapılan Zincirli Höyük [Sam’al] Kazıları ve Osmanlı Devleti’nin Bu Süreçteki Uygulamaları

    Yildirim, Yildiray

    Osmanlı Devleti, 19. yüzyılda Avrupa’da meydana gelen tarihi eser araştırmalarındaki gelişmelere bağlı olarak yabancı araştırmacıların akınına uğradı. Bu araştırmacıların mensup olduğu devletlerden biri de Almanya idi. Almanlar, ilk olarak Anadolu’nun batısında yürüttükleri faaliyetlerin ardından ülkenin diğer kısımlarında da çalışmalar yapmaya başladı. Bu yerlerden biri, Osman Hamdi Bey’in 1884 yılında keşfettiği Zincirli Höyüktü. Berlin Müze Müdürü Carl Humann’ın başkanlığında 1888 yılında kazı için ilk ruhsat alındı. Bunu 1890 ve 1894 yılındaki kazılar takip etti. Ardından 1902 yılında üçüncü kazının devamı niteliğinde başlanan kazı ile Almanların yaptığı çalışmalar son buldu. Kazılarda bulunan eserlerden bir kısmı mevcut nizamname ve padişah onayı ile Almanya’ya verildi. Zincirli hakkında yapılan araştırmalar, genellikle arkeoloji veya eskiçağ disiplini çerçevesinde yoğunlaşmakta ve Almanların yaptığı kazılar hakkında çok kısa bilgiler verilmektedir. Doğrudan Almanlar tarafından Anadolu’da yapılan çalışmaları içeren araştırmalarda ise Zincirli kazılarına neredeyse hiç değinilmemiştir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi doküman analizi tekniği ile Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan Osmanlı Dönemi belgelerinden hareketle Almanlar tarafından yürütülen Zincirli Höyük kazıları incelenmiştir. Bu bağlamda Osmanlı Devleti’nin kazı sürecindeki yaklaşımı, Alman kazı ekibinin ve Osmanlı Devleti’nin buluntularla ilgili tutumları ele alınmıştır. Asar-ı Atika Nizamnamesi kapsamında kazıların yürütüldüğü ve buluntuların buna göre değerlendirildiği tartışılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    The Relationship Between Public Expenditures and Openness in the MIST Countries

    Yıldız, Şaduman

    After the Second World War, increases were observed in both public expenditures and openness, and researchers started to investigate the relationship between these two variables. As a result of the investigations, three hypotheses revealing the relationship between public expenditures and openness were developed. These hypotheses are the compensation hypothesis, the efficiency hypothesis, and the deindustrialization hypothesis. According to the compensation hypothesis, there is a positive relationship between openness and public expenditures, and openness increases public expenditures. On the other hand, according to the efficiency hypothesis, there is a negative relationship between public expenditures and openness, and openness reduces public expenditures. Finally, according to the deindustrialization hypothesis, there is no relationship between public expenditures and openness. In the present study, the effect of openness on public expenditures in the MIST (Mexico, Indonesia, South Korea, and Turkey) countries was tested via panel data analysis using annual data for the 1960-2021 period. In this respect, as a result of the LM cointegration test, it was concluded that there was a cointegration relationship between the variables of public expenditures and openness. Afterward, a coefficient estimate was made for the variables with the CUP-FM and BA-OLS tests, and a positive relationship was revealed between the variables of public expenditures and openness. Finally, the result of the Fisher causality test supported the result of the LM cointegration test. Thus, it was concluded that the compensation hypothesis was valid in the MIST countries for the 1960-2021 period.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Rus Basınında Çarlık Rusya’nın Erzurum’u İşgal Yılları (1916-1917)

    Eşki, Fatih Mehmet

    Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusya arasında Kafkas Cephesi’nde son büyük savaş yaşanmıştır. Çarlık Rusya’nın Rus Kafkas Ordusu ile Osmanlı Devleti’nin 3. Ordusu bu cephede karşı karşıya gelmiştir. 3. Ordunun insanüstü bir savunma yapmasına rağmen Rus Kafkas Ordusu 16 Şubat 1916 tarihinde Erzurum’u işgal etmiştir. Şehrin işgalinden hemen sonra Rus Kafkas Ordusu yönetimi Erzurum’da genel temizlik yaparak cadde, sokak ve evlerde dezenfeksiyon faaliyetleri yürütmüştür. Çarlık Rusya çeşitli coğrafyalarda tecrübe ettiği idari ve yönetim faaliyetlerini iki yıla yakın bir sürede kaldığı Erzurum’da uygulamıştır. Erzurum’da Geçici Askerî Yönetim oluşturmanın yanı sıra bilim, kültür, imar ve ticaret gibi birçok faaliyetler uygulamıştır. Çarlık Rusya’nın çeşitli üniversitelerinden Erzurum’a gelen bilim insanları şehirdeki tarihi yapıları kayıt altına almış, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını araştırmışlardır. Kafkas Cephesi’nde stratejik öneme sahip Erzurum’da yeni tahkimatlar ile yollar inşa etmiştir. Ayrıca Çarlık Rusya’nın çeşitli şehirlerinden Erzurum’a gelen tüccarlar ticari faaliyetler yürütmüşlerdir. Şehre gelen Rus muhabirler ise burada sosyal yaşama dair gördüklerini propaganda kapsamında gazete sayfalarına aktarmışlardır. Erzurum’da bulunan Rus askerleri şehirde kendilerine sosyal ve kültürel yaşam alanı oluşturmuşlardır. Rus askerleri Erzurum’daki gelişmeleri şehirde yayımlanan askerî gazetelerden takip etmişlerdir. Çarlık Rusya’da 1917 yılında yapılan devrimler Erzurum’da bulunan Rus birlikleri tarafından sevinçle karşılanmıştır. Rus Kafkas Ordusu’nun Erzurum garnizonu Bolşevik taraftarlarının merkezi haline gelmiştir. 18 Aralık 1917 tarihinde yapılan Erzincan Mütarekesi sonucunda Rus Kafkas Ordusu Erzurum’dan çekilmiştir. Bu çalışmada Çarlık Rusya işgali altındaki Erzurum’da uygulanan çeşitli faaliyetler bütüncül olarak ele alınmıştır. Kaynak olarak dönemin Rusça gazeteleri, bilimsel periyodikleri ile bu alandaki Rusça ve Türkçe çalışmalardan faydalanılmıştır.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ2
    Alevilik üzerine nitel bir araştırma: bayburt örneği

    Oğuz, Elif; Erbay, Adem; Kalkan, Rıfat; Özpolat, Doğukan

    Alevilik denildiğinde yeknesak bir toplum düşünülmesine rağmen birçok şehre ve bölgeye yayılmış Aleviliğin, birbirinden farklı düşüncelere sahip olduğu araştırmalar sayesinde gün yüzüne çıkmaktadır. Kültürü ve inancı yaşayan ve yaşatan kesimlere yönelik çalışmalar hem özgünlük yönünden hem de pratikteki yansımaları görebilmek açısından oldukça önem taşımaktadır. Bayburt nüfusunun çoğunluğunu Sünnî-Hanefî kesim temsil etmekte, küçük bir kısmını ise Aleviler oluşturmaktadır. Bayburt’ta yaşayan Aleviler bilimsel çalışmalara konu olmamıştır. Bu çalışma ile Bayburt ilinde bulunan sekiz Alevi köyünde yaşayan insanların Alevi inancıyla kültürel ve toplumsal bağlarının ortaya konulması, Sünnî halk ile iletişim biçiminin değerlendirilmesi ve gelecek kuşaklara inancın aktarılması gibi pek çok soruya cevaplar aranmıştır. Yöntem olarak nitel araştırma metodu, mülakat tekniği kullanılmıştır. Bu bağlamda Bayburt’ta bulunan Alevi köyler ziyaret edilmiş, buradaki insanlarla gerçekleştirilen mülakatlarla dinî yaşam, inanç ve kültürlerine dair bilgiler katılımcılardan elde edilmiştir. Çalışmamızda mülakat tekniğine uygun olarak Alevilerin tecrübeleri, kendilerini nasıl yorumladıkları, dünyalarını nasıl inşa ettikleri, deneyimlerine nasıl bir anlam yükledikleri anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Çalışma sonucunda Bayburt’taki Aleviliğin yalnızca ziyaretgâh gibi yerlerde dua edilen, ibadet ve erkândan kopulan, yeni nesillere aktarımında oldukça sorunlar barındıran bir durumda olduğu, kültürün ve inancın yok olma riskiyle karşı karşıya kaldığı tespit edilmiştir

  • MakaleAçık Erişim2024
    Dünya mirası Cumalıkızık’ta yaşayan yerel halkın turiste karşı tutumu

    Apak, Ömer Ceyhun; Oflaz, Musa; Soylu, Bedriye Çilem

    Turizm endüstrisinin gelişimi dinamik bir süreçtir ve bu süreçte yerel halkın turistlere karşı tutumları, destinasyonların turizm gelişiminde önemli bir role sahiptir. Turizm faaliyetlerinin olumlu ekonomik etkileri ile olası çevresel ve sosyo-kültürel etkileri arasındaki denge, yerel halkın tutum ve katılımıyla şekillenebilmektedir. Dolayısıyla yerel halkın turistlere yönelik tutum ve davranışları, turizmin başarısını doğrudan etkileyebilmektedir. Bu nedenle, yerel halkın turizm gelişim sürecine aktif olarak dahil edilmesi ve görüşlerinin alınması gelecekteki turizm planlaması için önemlidir. Bu çalışmada Cumalıkızık’ta yaşayan yerel halkın turistlere karşı tutumlarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi olarak fenomenoloji deseni benimsenmiştir. Çalışmada veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış form aracılığıyla görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. Bu çerçevede Cumalıkızık köyünde yaşayan 12 kişi ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların izni doğrultusunda görüşmeler ses kaydına alınmıştır. Ses kayıtları daha sonra içerik analizi için yazıya geçirilmiş ve her bir araştırmacı tarafından kontrol edilmiştir. Sonraki aşamada elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler iki kategori altında temalar oluşturularak kodlanmıştır. Araştırma bulgularına göre yerel halk genel olarak turizm faaliyetlerine ve turiste karşı olumlu bir tutum içerisindedir. Turizmin olumlu etkileri arasında ekonomik etkiler, olumsuz etkileri arasında ise çevre kirliliği ve kültürel yozlaşma ön plana çıkmıştır.

  • MakaleYalnız künye2024
    Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Alanında Kültür Aktarımı Konulu Araştırmaların Eğilimleri: Bir İçerik Analizi

    Maden, Asli; Özgen, Akif

    Bu araştırmada, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında kültür aktarımı üzerine hazırlanan lisansüstü tez ve makalelerin eğilimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, 2007-2023 yıllarında hazırlanan kültür aktarımı konulu makale ve lisansüstü tezler ele alınmıştır. Araştırma örneklemi için Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi, TR Dizin, Google Akademik ve DergiPark veritabanları üzerinden taramalar yapılmıştır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın verileri doküman incelemesi yöntemiyle toplanmış ve elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonucunda, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında kültür aktarımı konulu toplamda 61 çalışmanın yapıldığı görülmüştür. Ulaşılan çalışmalardan 28’i lisansüstü tez, 33’ü ise makale türündedir. Kültür aktarımı üzerine hazırlanmış olan lisansüstü tez çalışmalarının tamamının yüksek lisans tezi olduğu ve en fazla lisansüstü tez çalışmasının Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde tamamlandığı tespit edilmiştir. Kültür aktarımı konulu hazırlanan makalelerin daha çok iki yazarlı çalışmalardan oluştuğu belirlenmiştir. Ayrıca hem lisansüstü tezler hem de makalelerde en sık başvurulan araştırma yönteminin nitel araştırma modellerinden seçildiği de ulaşılan sonuçlar arasındadır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    The Effect of Service Quality Perception and Reasons for Preference of Customers Staying in Public Guesthouses on the Intention to Revisit

    Apak, Ömer Ceyhun; Ünlü, Hami; Kıvanc, Mirac İlyas; Nazikgul, Mehmet

    The research aims to determine the effect of service quality perceptions of customers visiting Bayburt University Guest House and the reasons for choosing the guest house on their intention to visit again. The study is a descriptive research based on the survey model. In this framework, survey data were obtained by face-to-face interviews with 488 guests staying in the guest house. Regression analysis was performed with the data obtained within the scope of the research purpose. According to the findings, it was determined that service quality perception and its sub-dimensions (except staff and sports/entertainment) have a positive effect on the intention to visit again. In addition, it was determined that the reasons why guests prefer the guesthouse and its sub-dimensions have a positive effect on the intention to visit again.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Üstbilişe Dayalı Öğretimin Matematik Başarısı ve Problem Çözmeye Etkisi: Bir Meta-Analiz Araştırması

    Öztürk, Mesut; Aydın, Ümit

    Bu araştırma üstbilişe dayalı öğretim yönteminin Türk öğrencilerin matematik başarılarına ve problem çözme becerilerine etkisini inceleyen önceki nicel araştırmaların ortak etkisini belirlemeye yönelik bir meta-analizdir. Çalışmaya üstbilişin matematik başarısı ve problem çözme becerisi üzerine etkisini inceleyen, 2000-2023 yılları arasını kapsayan, 12 deneysel araştırma dâhil edilmiştir. Üstbilişe dayalı öğretimin matematik başarısı üzerine yapılan çalışmaların ortalama etki büyüklük değeri (g=1.17), problem çözme becerisi üzerine yapılan çalışmaların ortalama etki büyüklük değeri (g=1.39) olarak hesaplanmıştır. Yapılan analiz sonucunda etki büyüklük değerlerinin anlamlı olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak üstbilişe dayalı öğretimin matematik başarısı ve problem çöme becerisi üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada ulaşılan sonuçlardan bir diğeri ise üstbilişe dayalı öğretimin hem matematik başarısı üzerindeki hem de problem çözme becerisi üzerindeki etkisi ilkokul öğrencilerinde ortaokul öğrencilerine göre daha yüksek olmasıdır. Bu meta-analiz, üstbilişe dayalı öğretimin problem çözme ve matematik başarısı üzerindeki etkisine yönelik önceki çalışmalardan elde edilen verilerle genel bir sonuca ulaşarak gelecekteki çalışmaların etkilerinin karşılaştırılabileceği referanslar sağlamıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    The New Face of Thinking in Education: Bibliometric Map of Design Thinking

    Yılmaz, Turkan Karakuş; Kara, Zeynep Avinç; Kara, Abdulkadir

    In the age of information and technology, students are expected to develop skills such as critical thinking, problem solving, and creative solutions. Design thinking stands out as an effective approach to develop these skills in education. Design thinking is a method that encourages empathy, creativity, collaboration, and user-oriented solutions and increases student participation in education. As educators are expected to continue applying and researching this approach, this study aims to analyze the current status and development trends of design thinking in the field of education, to reveal the research dynamics, cooperation networks, and impact areas in the field. The bibliometric analysis method was used to provide a holistic perspective in a data-based, numerical, and objective way. Within the scope of the research, the studies published in the ‘Education-Educational Research’ category with the keyword ‘design thinking’ in Web of Science between 2010-2024 were analysed. The bibliometric analysis of research on design thinking in education (DOD) between 2010 and 2024 shows that this field has become an essential subject of study. In these studies led by the USA and China, themes such as creativity, higher education, and experiential learning come to the fore. The concentration of studies in specific journals and by a limited number of prolific authors creates opportunities for new researchers. Citation data emphasise the impact and importance of TOD research on educational practices and outcomes. In addition, the findings of the research may be useful in developing new perspectives and approaches for future studies on design thinking and in examining the existing literature and previous studies from a broader perspective.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Tüketicilerin Alışveriş Yaptığı E-Ticaret Sitelerine Ait Marka Çağrışımlarından Etkilemesinde Marka Evangelistlerinin Aracılık Rolü

    Göktaş, Bora

    Müşteri zihnindeki duyguları ve düşünceleri ifade eden marka çağrışımları, e-ticaret markalarının tercih edilmesi ve marka evangelizmi ile ilişki halinde olan bir kavramdır. Marka evangelizmi ile o markayı deneyimlemiş olan gerçek müşteriler marka hakkında olumlu şeyler söylemekte, tekrar satın alma davranışı göstererek marka sadakatini yerine getirmekte ve rakip markaları ise satın alınmasın diye kötüleyebilmektedir. Böylece hem marka çağrışımları hem de marka evangelizmi markanın farklılaşmasını sağlayarak olası müşterilerin e-ticaret sitesini tercih etme davranışlarını etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı, marka çağrışımlarından etkilenerek e-ticaret sitesi seçen tüketicilerin bu tercihlerinde evangelist davranışlar gösteren markanın diğer müşterilerinin bir aracı rolü olup olmadığının tespit edilebilmesidir. Çalışma için alanyazın tarandığında doğrudan bu aracı etkiyi inceleyen çalışmaların halen kısıtlı olduğu görülmektedir ve bu çalışma ile alanyazının gelişmesine katkı sağlanabileceği düşünülmektedir. Çalışmada “kolayda örnekleme yöntemi” ile 416 kişiden çevrimiçi veri toplanmıştır. Araştırma hipotezlerinin analiz edilmesi için Regresyon Analizi içerisinde yer alan Hayes Process Macro Model 4 kullanılmıştır. Bulgulara göre, katılımcıların “duygusal marka çağrışımları” boyutundan “bilişsel marka çağrışımları” boyutuna göre e-ticaret sitesi tercihlerinde daha çok etkilendiği ve bu etkide “olumlu marka yönlendirmesi” boyutunun “karşıt marka yönlendirmesi” boyutuna oranla daha fazla aracılık rolü üstlendiği görülmüştür.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Examining the Reading Fluency, Reading Comprehension, and Retelling Skills of Primary School Students

    Kodan, Hülya

    This study investigates the reading fluency, reading comprehension, and retelling skills of 135 typically developing primary school students in the 2nd, 3rd, and 4th grades. It aims to evaluate their current levels and examine the relationships among these skills. The study was conducted using a relational survey design, which is one of the quantitative research methods. Data for the study were collected through narrative texts, reading comprehension, and retelling forms appropriate for each grade level. Audio recordings were taken to determine the students' reading fluency and retelling levels, while their reading comprehension levels were assessed in written form. Statistical software was used for data analysis. The results indicated that a significant portion of the students demonstrated instructional-level reading fluency, reading comprehension, and retelling skills. Moreover, a positive and significant relationship was found between the students' reading fluency and their reading comprehension and retelling skills. Based on these results, the retelling technique was used as an assessment tool in this study. However, it is recommended that it be employed as a teaching tool to develop students' retelling skills. Additionally, various methods and techniques can be utilized to improve students' reading fluency and retelling skills.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Üniversite Öğrencilerinin Yeşil Ürünleri Satın Almaya Yönelik Tutumlarının Çevre Bilgileri, Tüketim Değerleri ve Reklama Duyarlılıkları Kapsamında Araştırılması

    Yildiz, Tugba; Korkutata, Zeynep

    Bu çalışma çevre bilgisi kapsamında yeşil tüketim değerleri ile yeşil reklama duyarlılığın yeşil ürünleri satın almaya yönelik tutum üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Ürün seçimine giden süreçte bilginin rolü doğrultusunda çevre bilgisinin yeşil tüketim değerleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bireyin tüketim değerlerinin iletişim sürecine ve ürünlere olan bakış açısına etkisini belirlemek için ise tüketim değerlerinin satın almaya yönelik tutum ve yeşil reklama duyarlılık üzerindeki etkisi incelenmiştir. İletişim stratejilerinin yeşil pazarlama sürecindeki rolünü ele almak için ise yeşil reklama duyarlılığın satın almaya yönelik tutum üzerindeki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 20 istatistik programı kullanılmış ve regresyon analizi yapılmıştır. 375 öğrencinin yer aldığı çalışmanın sonuçlarına göre çevre bilgisi yeşil tüketim değerleri üzerinde olumlu yönde etkilidir. Bunun yanı sıra yeşil tüketim değerlerinin yeşil reklama duyarlılık ve çevre dostu ürünleri satın almaya yönelik tutum üzerinde olumlu etkisi olduğu da görülmüştür. Son olarak yeşil reklama duyarlılığın çevre dostu ürünleri satın almaya yönelik tutum üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Sınıf öğretmenlerinin yapay zekâ kaygılarının farklı değişkenler açısından incelenmesi

    Ari, Sinan

    Yapay zekâ konusu her geçen gün hızla gündemde yerini almaktadır. Bu araştırma ile de sınıf öğretmenlerinin yapay zekâ kaygılarının cinsiyet, öğrenim düzeyi, meslekî hizmet süresi, günlük internet kullanma süresi ve yapay zekâ ile ilgili haberlerin takip edilme durumu değişkenlerine göre incelemek amaçlanmıştır. Bunun için araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gönüllü 310 sınıf öğretmeni ile gerçekleştirilen bu araştırmada veriler, Wang ve Wang (2019) tarafından geliştirilen, Akkaya, Özkan ve Özkan (2021) tarafından Türkçeye uyarlanan “Yapay Zekâ Kaygı (YZK) Ölçeği” aracılığı ile toplanmıştır. “Google Forms” aracılığı ile toplanan veriler SPSS 23.00 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin yapay zekâ kaygı düzeyleri hususunda kararsız olduğu, kadın sınıf öğretmenlerin yapay zekâ kaygı düzeylerinin erkeklere göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrenim düzeyi, meslekî hizmet süresi, günlük internet kullanma süresi ve yapay zekâ ile ilgili haberleri takip etme durum değişkenlerine göre ise sınıf öğretmenlerinin kaygı düzeylerinde anlamlı bir farklılık olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex13TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Enflasyon Düzeltmesinin Finansal Tablo ve Finansal Analiz Sonuçlarına Etkisi: Bir Uygulama

    Acar, Adalet

    Enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayan finansal tabloların enflasyonun varlığında işletmelerin finansal durumunu ve performansını doğru bir şekilde yansıtması mümkün değildir. Ayrıca, düzeltilmemiş finansal tablolar enflasyonist koşullar altında anlamsız ve yanıltıcı olabilmektedir. Bu kapsamda, bir işletmenin kazanç gücünü (nakit akışlarının) doğru tahmin edebilmek için enflasyonun finansal tablolar üzerindeki etkisinin giderilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada ise uygulayıcılara yol göstermek amacıyla enflasyon düzeltmesi işleminin finansal tablo ve finansal analiz sonuçları üzerindeki etkisi, demir cevheri madenciliği sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin finansal tablolarından faydalanılarak açıklanmaya çalışılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Ortaokul öğretmenlerinin finansal okuryazarlık düzeyleri ve üstbilişsel farkındalıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Altunay, Furkan; Kurdal, Cem

    Finansal okuryazarlık son yirmi yılda önemi hızla artan bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğitim yolu ile kazanımı sağlanabilen bir beceri olan finansal okuryazarlık, MEB ve YÖK müfredatlarında da yer almaktadır. Aynı şekilde üstbilişsel farkındalık kavramı da bireylerin kendi düşünme süreçleri üzerine düşünebilme becerisi olarak karşımıza çıkan bir diğer önemli kavramdır. Bu iki kavramın bireylerin günlük yaşamlarını etkileyen önemli kavramlar olması, finansal okuryazarlık ve üstbiliş arasındaki ilişkinin de incelenmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Öğretmenlerin, öğrencilere pek çok beceri, değer ve donanım kazandırmakla sorumlu olması durumu, temelde öğretmenlerimizin çeşitli yeterliklere sahip olmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı ortaokul öğretmenlerinin finansal okuryazarlık düzeyleri ile üstbilişsel farkındalıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın değişkenleri cinsiyet, yaş, kredi kartı kullanma durumu ve birikimlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz olarak belirlenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel araştırma modeli kullanılmıştır. Örneklem grubunu ise 2023-2024 eğitim- öğretim yılında Türkiye’nin Kuzeydoğusunda yer alan bir ilde resmi ortaokullarda görev alan 394 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri SPSS 27.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, ortaokul öğretmenlerinin finansal okuryazarlık düzeylerinin, üstbilişsel farkındalıklarına göre daha düşük seviyede olduğu, ortaokul öğretmenlerinin finansal okuryazarlık düzeylerinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği, yaş, kredi kartı kullanma ve birikimlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz değişkenlerine göre ise anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ortaokul öğretmenlerinin üstbilişsel farkındalıklarının cinsiyet, yaş ve birikimlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı, kredi kartı kullanma değişkenine göre anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Son olarak ortaokul öğretmenlerinin finansal okuryazarlık tutum ve davranışları ile üstbilişsel farkındalıkları arasında pozitif yönde, anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ4
    Strategic analysis of Bayburt in terms of organic agriculture

    Esmer, Yusuf; Yildiz, Pinar

    Purpose: The aim of this study is to make a strategic analysis of Bayburt province, which has an important potential in terms of organic agriculture, in terms of organic agriculture and to develop strategies for the sector. Design/Methodology/Approach: In the study, SWOT analysis was conducted with 25 people (engineers, civil servants, agricultural technicians, farmers and academicians) using the interview technique within the scope of qualitative research method. All SWOT analysis data obtained were subjected to content analysis and summarized into a single SWOT matrix, and strategies were developed based on the situation matrix and expert opinion. Findings: In the study, a total of 12 strategies were developed, three for each SWOT analysis component. Some of these strategies are; conducting studies to recognize the value of organic agriculture by protecting the natural structure of the region, encouraging organic agriculture entrepreneurship and management in the region and ensuring the participation of young entrepreneurs in the sector, ensuring the establishment of cooperatives and unions operating in organic agriculture in the region, and developing policies to unify fragmented lands. Originality/Value: This study is valuable in that the strategies developed in this research can guide provincial agriculture and forestry directorates, agricultural enterprises, managers and researchers in the strategic management of organic agriculture.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2024
    Özel gereksinimli çocukların yaşam kalitesinin anne perspektifinden değerlendirilmesi: tanımlayıcı bir kesitsel analiz çalışması

    Kırbaş, Zila Özlem

    Bu çalışma annelerin bakış açısından özel gereksinimi olan çocukların yaşam kaliteleri ve etkileyen faktörleri incelemeyi amaçlamıştır. Tanımlayıcı kesitsel tipteki çalışma, Türkiye’nin Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bulunan bir ilde yaşayan 5-18 yaş arasındaki özel gereksinimli çocukların anneleri (n=99) ile yürütüldü. Veriler, Kişisel Bilgi Formu ve QI-Disability-Parent Form ile toplandı. QI-Disability-Parent Form toplam puanları ile çocuğun tanısı, sözlü iletişim durumu arasında anlamlı bir fark bulundu (p<0,05). Çoklu doğrusal regresyon analizi ile çocuğun sözlü iletişim durumunun QI-Disability-Parent Form, çocuğun kişisel ihtiyaçlarının karşılanması durumunun Pozitif duygular, çocuğun sözlü iletişim durumunun Sosyal et- kileşim, çocuğun sözlü iletişim ve ellerini kullanabilme durumunun Bağımsızlık alt boyut- larını negatif yönde istatiksel olarak anlamlı yordadığı belirlendi (p<0,01, p<0,05). Özellikle çocuğun sözlü iletişim durumu yaşam kalitesini etkileyen önemli faktörlerden biriydi.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması