Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    Hayat Bilgisi Dersi Kapsamında Tüketim, Tüketim Kültürü ve Reklam Üzerine Bir Değerlendirme

    Ari, Sinan; Ari, Musa

    Bu çalışma ile hayat bilgisi dersi kapsamında tüketim kültürü ve reklam konusu üzerine bir değerlendirme yapılması amaçlanmıştır. Çalışmanın veri kaynakları 2023 Hayat bilgi dersi öğretim programı ile hayat bilgisi ders kitaplarıdır. Çalışmada analitik araştırma deseni benimsenmiştir. Bu bağlamda konu her iki araştırmacı tarafından incelenmiş ve veriler betimsel analizle yorumlanmıştır. Çalışma sonunda kazanımların daha çok istek, ihtiyaç, kaynakların verimli kullanımı, bilinçli tüketim, tasarruf etrafında şekillendiği, tüketim-reklam ilişkisi, tüketim kültürü ve toplumu gibi kavramlara değinilmediği görülmüştür. Bununla birlikte ders kitaplarının da kazanımlara bağlı olarak şekillendiği tespit edilmiştir. Reklam konusuna 3. sınıf ders kitabında çok az değinildiği diğer sınıf düzeylerinde ise hiç değinilmediği görülmüştür. Ayrıca tüketim kültürü ve toplumu gibi konular hiçbir sınıf düzeyinde ders kitaplarında yer almamıştır. Çalışma sonunda tüketim konusunun artık diğer yönleri ile birlikte reklamcılık hususuna da değinilerek tüketim toplumu, tüketim kültürü gibi konuların gerek programda gerekse hayat bilgisi ders kitaplarında verilebileceği düşünülmektedir. Bunun için konu ile ilgili uzman ve sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin alındığı akademik çalışmalar yapılması önerilebilir. Konu reklam okuryazarlığı, finansal okuryazarlık gibi okuryazarlıklar ve tasarruf gibi değerler üzerinden de incelenebilir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    L Tipi Matris ve Fine-Kinney Metodları Kullanılarak Erzurum Havalimanı’nın Çevresel Risk Değerlendirmesi

    Kul, Sinan; İrdemez, Şahset; Ozdemir, Mustafa; Bedir, Ferdin

    Dünya ekonomisinde önemli bir yeri olan havacılık sektörü diğer birçok sektör ile karşılaştırıldığında çok daha yüksek bir büyüme oranına sahiptir. Günümüzde küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %2'sinin bu sektörden kaynaklandığı ve ilerleyen yıllarda bu emisyonların sektörün büyüme oranları ile paralel olarak artacağı düşünülerek gerekli tedbirlerin vakit kaybetmeden alınması yerinde olacaktır. Havalimanlarının inşaat faaliyetleri süresince ekosistem olumsuz olarak etkilenirken, havalimanı altyapılarının yüksek enerji ihtiyaçları, işletme aşamasında oluşan önemli miktarlardaki atık maddeler, havalimanı operasyonlarından kaynaklanan gürültü emisyonları vb. nedenler yerel halkın refahını önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Havalimanlarında yürütülen uygulamaların çevreyi ve yerel halkı etkilediği göz önünde bulundurulduğunda, ekonomik gerekçeleri bahane etmeden havalimanlarının yönetimleri tarafından düzeltici önlemlerin uygulamaya alınması gerekmektedir. Bu çalışmada bahsi geçen çevresel problemler değerlendirilerek, Erzurum Havalimanı’nın işletilmesi sürecinde, risk değerlendirmesi yapılması ve çevresel etkilerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada çevresel risk faktörleri belirlenerek, risklerin çevreye olası etkileri L tipi matris metodu ve Fine-Kinney metodu kullanılarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda havalimanı bünyesinde yer alan ofis, mutfak, marangozhane, depo, bakım onarım vb. birimlerde çevresel zararlara sebep olabileceği düşünülen çevresel risk etmenleri değerlendirilmiştir. Havalimanında yapılan değerlendirmeler sonucunda L tipi matris metoduyla 11 adet orta, 243 adet katlanılabilir ve 39 adet önemsiz düzey risk tespit edilmişken, Fine-Kinney metoduyla 7 adet yüksek, 31 adet önemli, 136 olası ve 119 adet önemsiz düzey çevresel risk tespit edilmiştir. Alınacak önlemlerin, havalimanının muhtemel çevresel etkilerini büyük ölçüde düşüreceğini göstermektedir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Mektup Yazma Sanatında Bir Karşılaştırma Örneği-Mey Ziyâde ve Fatma Aliye

    Dayı, Rumeysa Bakır

    Türk ve Arap edebiyatı, Arapça ve Türkçe gibi yıllar boyunca aralarında dilbilim açısından yakınlık bulunmamasına rağmen belirli dönemlerde aynı topraklarda yaşam sürmeleri ve buna bağlı olarak medeniyetlerin yakınlaşmasıyla birbirlerinden etkilenmişlerdir. Her iki edebiyatta da divan edebiyatından başlayan yeni edebi türlerin gelişimi kendini göstermiştir. Mektup yazma sanatı da bu yeni edebi türler arasında olup yazının icadı ile başlamış olsa da edebi anlamda 19.yy’da vücut bulmuştur. Mektup yazma sanatı çerçevesinde resmi ve bireysel olarak erkek ya da kadın fark etmeksizin farklı konularda yazılar yayınlanmıştır. Çalışmada ön plana çıkarılmak istenen ise biri Arap edebiyatından Mey Ziyâde, diğeri Türk edebiyatından Fatma Aliye Hanım’ın mektup yazma sanatını kullanma şekilleridir. Aynı yüzyılın kadın edebiyatçılarından Mey Ziyâde ve Fatma Aliye Hanım mektup sanatında eser veren yazarlardan olup kadınları cesaretlendirme, bilgilendirme ya da kadının toplumdaki yerini vurgulamakla kalmaz, aynı zamanda kadınların kendi aralarında yazdıkları mektupları da ele almışlardır. Her iki kadın yazar da gerek eğitimleri ve kaleme aldıklarıyla gerekse edebi toplantılar düzenlemeleri, toplumsal kuruluşlarda öncü isim oluşları bağlamında Arap ve Türk edebiyatında önemli yere sahip olmuşlardır. Çalışma, mektup sanatından kısaca bahsedilen bir giriş bölümünden sonra her iki yazarın hayatlarını, edebi kişiliklerini ve eserlerini ele alan birinci bölüm ve adı geçen bu iki sanatçının mektup yazma sanatına katkılarını ve eserlerinde bunu nasıl işlediklerinden oluşan ikinci bölümden oluşmaktadır. Çalışmada Fatma Aliye Hanım’ın Levâyih-i Hayat’ı (Hayat Sahneleri), Mey Ziyâde’nin Resâilu Mey’i (Mey’in Mektupları) ana kaynak olarak ele alınmıştır. Levâyih-i Hayat’ta beş kadının kendi aralarında evlilik başlığı altında toplumdaki erkek-kadın kavramları, kız çocuklarının eğitiminin önemi, kadının toplumdaki saygınlığı, o dönemlerde evlilikte asıl beklentilerin ne olabileceği mektuplar vasıtasıyla aktarılmıştır. Resâilu Mey ise Mey Ziyâde’nin dostu Cibrân Halîl Cibrân’dan edebi hayranlık duyduğu Yakûb Sarrûf’a, Mısırlı yazar Melek Hanefi Nâsıf’e, Mısırlı felsefeci Lütfî es-Seyyid’e kadar birçok isimle mektuplaşmasını içermektedir. Mektuplarında Fatma Aliye Hanım gibi Doğulu kadınlarını ele almış, onlar adına edebi, felsefi ya da dini sorularını yöneltmiştir. Fatma Aliye Hanım ve Mey Ziyâde hakkında ferdi çalışmaların mevcut bulunmasıyla birlikte her iki edebiyatçının hayati ve edebi karşılaştırılmasının yapılmamış olması, eserler bağlamında da Levâyih-i Hayat ve Resâilu Mey’in mektup yazma sanatı çerçevesinde ele alınması ile çalışmanın edebi alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Öğretim Kalitesinin Okula Bağlılığı Etkilemesinde Okul İkliminin Aracı Rolü

    Demir, Mustafa; Demir, Okay; Özgöl, Mustafa

    Öğretim kalitesinin üniversite öğrencilerinin okula bağlılık düzeylerini okul iklimi aracılığı ile etkileme düzeylerini ortaya koymak önemli görülmektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı, öğretim kalitesinin öğrencilerin okula bağlılık düzeylerini etkilemesinde okul ikliminin aracı rolünü ortaya koymaktır. Bu doğrultuda araştırma ilişkisel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmaya eğitim fakültesinde öğrenim gören toplam 266 üniversite öğrencisi katılmıştır. Çalışmanın öğretim kalitesinin okul iklimini, okul ikliminin de okula bağlılık düzeyini doğrudan etkilediği ve öğretim kalitesinin okula bağlılığı okul ikliminin aracı rolü ile dolaylı yoldan etkilediği görülmüştür. Ayrıca öğretim kalitesi ile okula bağlılık arasında anlamlı bir ilişki bulunmasına rağmen kalitenin bağlılık düzeyini doğrudan etkilemediği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulardan hareketle öğretim kalitesi fazla olan ve okul ikliminin olumlu etkisinin hissedildiği bir okul ortamında öğrencilerin okula bağlılık düzeyinin artacağı söylenebilir. Bu doğrultuda öğrencilerin okula bağlılığını arttırmak adına öğretim kalitesinin yanı sıra olumlu bir okul iklimini destekleyecek faaliyetlerin de yapılması önemli görülmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Local Language Phenomena in Arabic and Linguistic Variants Seen in Iraqi Arabic in the Sixth Hijri Century in the Light of the Work Named Taqvîmu'l-Lisân

    Gözün, Ahmet Mahmut

    The existence of written sources for a certain variant of a language makes that variant prestigious compared to other languages and variants, and often gives that language the opportunity to reach the future with its ancient appearance. One of the languages that has managed to preserve its dynamism and originality for centuries is Arabic. Languages are means of communication that renew themselves in response to the needs of the age and thus continue to exist. When we look at the world's languages, it is seen that mostly the speakers of those languages cannot understand many of the words used a few centuries ago. Although it is not used among the public, it is a fact that the main factor in preserving the freshness and vitality of the Arabic language today, as it was fourteen centuries ago, is undoubtedly the Holy Quran. Throughout history, linguists who have studied Arabic have given great importance to language studies and written many works in order to preserve the correct reading and pronunciation of the Holy Quran. One of the works that was copyrighted in order to preserve the Arabic language and transmit it to the next generations while preserving its originality is the work called Taqwimu'l-Lisan by Ibn al-Jawzy (d. 597/1201). In this study, the reflections of the Arabic language on Iraqi Arabic in the sixth century Hijri are discussed, specifically in the work Taqwimu'l-Lisan of the Hanbali scholar Ibn al-Jawzy, who is known for his works in almost every branch of Islamic sciences. He was considered one of the authoritative names in the field because he received knowledge from the great language scholars of the period such as Ibn al-Jawzy and Abu Mansour al-Jawaliqy (d. 540/1145) and because he had dozens of works he compiled. Although Taqwimu'l-Lisan is not the first work that deals with language errors and corrections, it has managed to take its deserved place among the works written in this field, thanks to its regularity and fluent style. As the name suggests, the work was written with the aim of correcting the mistakes made by the people. Contrary to popular belief, the use of Ammiyyah of the Arabic language, which means local dialects and dialects, is not a phenome-non specific to today. On the contrary, when the sources and works on Arabic are carefully scanned, it will be seen that this is not the case. However, centuries ago, while some dialects were considered fasih, others were considered incorrect due to the distortions they contained. In this research, the Arabic of that day and today's Arabic were discussed comparatively, and thus, it was tried to reveal that the language variations, which were considered as language mistakes according to Ibn al-Jawzy centuries ago, still remain fresh today. In addition, it has been observed that some words that were considered Ammiyyah in the sixth century A.H. are accepted as fluent words in today's modern Arabic, and sometimes, on the contrary, it has been pointed out that words that were considered fluent in that period are considered Ammiyyah today. It is thought that this emerging truth arises from the dynamic and variable feature of language.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    İslam Sosyolojisi Çalışmaları Üzerine Eleştirel Bir Çözümleme

    Hasanov, Behram

    Bu makale, Kuran ve Sünnete dayalı bir sosyoloji geliştirme yönündeki akademik çabaları eleştirel bir şekilde incelemektedir. Araştırmanın birinci problem cümlesi şöyle ifade edilebilir: Kur’an ve sünnetten hareketle bir “İslam toplumbilimi” disiplini geliştirmeyi hedefleyen çalışmaların mevcut sosyoloji disiplinine yaklaşımı, modernizm ve pozitivizm ile ilişkisi, metodolojik tutumu ve İslam düşünce geleneği ile ilişkisi nasıldır? Araştırmanın ikinci problem cümlesi şu şekilde ifade edilebilir: Kur’an ve sünnetten hareketle bir “İslam toplumbilimi” disiplini geliştirmeyi hedefleyen çalışmaların hedeflerine dayalı işlevsel bir “İslam Sosyolojisi” geliştirmek için olanaklar ve koşullar nelerdir? Makale, bu çalışmaların güncel sosyoloji disiplinine yaklaşımları, modernizm ve pozitivizmle ilişkileri, metodolojik duruşları ve İslami entelektüel gelenekle bağlantıları açısından kapsamlı bir analizini sunmayı amaçlamaktadır. Ek olarak, İslami medeniyete özgü bir sosyolojiyi şekillendirmenin mümkün olacağı koşulları tartışmaktadır. Kur’an ve sünnete referansla bir “İslam Sosyolojisi” geliştirmek amacıyla yapılan çalışmaların ortak zaaflarını tespit etmesi ve "İslam Sosyolojisi" disiplininin inşa edilmesinin şartlarına yönelik bütünleştirici bir yorum ortaya koyarak, konuyla ilgili yeni bir perspektif geliştirmesi makalenin özgün değerini oluşturmaktadır. Makalede, İslami ilkelerden türetilen bir sosyoloji yaratmaya çalışan beş Müslüman akademisyenin -Ali Şeriati, İlyas Bâ-Yunus, İbrahim Abdurrahman, Merryl Wyn Davies ve Mustafa Tekin- çalışmaları eleştirel çözümleme yoluyla incelenmiştir. Seçilen akademisyenlerin çalışmalarının eleştirel incelemesi birkaç önemli noktayı ortaya koymaktadır. Ali Şeriati, İslami literatürde bulunan terminolojilere ve dünya görüşlerine dayalı bir sosyoloji geliştirmenin gerekliliğini vurgulamaktadır. İlyas Bâ-Yunus, sosyolojinin İslamileştirilmesini savunmaktadır ve İslami ilkelerin sosyolojik araştırmalara entegre edilmesinin önemini vurgulamaktadır. İbrahim Abdurrahman, modern sosyal bilimler ile İslami öğretiler arasında yaratıcı bir senteze ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır. Merryl Wyn Davies, tamamen İslami kavramlar üzerine inşa edilmiş bir sosyoloji lehine modern sosyal bilimlerden tamamen ayrılmayı savunmaktadır. Öte yandan Mustafa Tekin, Müslüman toplumların kültürel ve sosyal bağlamlarına özgü, hikmete dayalı bir sosyoloji geliştirmeye odaklanmaktadır. Makalede, "İslam Sosyolojisi"ndeki mevcut çalışmaların güncel sosyoloji disiplinine karşı indirgemeci bir bakış açısı sergilediği tespit edilmiştir. Bu çalışmalar, modernist ve pozitivist tutumlarla karakterize edilir, sağlam bir metodolojik çerçeve geliştirmede başarısızdır ve genellikle İslami düşünce geleneğiyle anlamlı bir bağlantı kurmayı başaramayan püriten bir bakış açısı benimser. Yaklaşık elli yıldır devam eden çabalara rağmen, makale "İslam Sosyolojisi"nin bağımsız ve tam olarak gerçekleştirilmiş bir disiplin arayışının yerine getirilmediğini belirtmektedir. Tutarlı metodolojiler geliştirmedeki başarısızlık ve indirgemeci bakış açılarını benimseme eğilimi gibi yaygın zayıflıkları vurgulamaktadır. Makale, "İslami Sosyoloji" inşa etme çabasının, daha geniş bir İslam medeniyeti inşa etme projesinin bir parçası olarak görülmesi gerektiğini savunmaktadır. Başarılı bir İslam sosyolojisi disiplini inşası yalnızca metodolojik bir revizyon değil, aynı zamanda İslam'ın entelektüel ve kültürel mirasına yönelik temel bir yeniden yönelimi de içerir. Makale, işlevsel bir İslam referanslı sosyolojinin ancak İslam medeniyetini inşa etme projesinin bir uzantısı olarak görüldüğü takdirde başarılı olabileceği sonucuna varıyor. Özetle, makale “İslam Sosyolojisi”nin mevcut durumuna dair eleştirel bir genel bakış sunuyor, ortak zayıf noktalarını belirliyor ve başarılı bir şekilde gelişmesi için gerekli koşulları tartışıyor.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    İktisadi Büyüme, Enerji Tüketimi ve CO2 Emisyonu Arasındaki İlişki: MIST Ülkeleri Üzerine Bir Değerlendirme

    Yıldız, Şaduman; Gök, Aslıhan

    İktisadi büyüme kişi başına reel gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH)’daki artışı ifade etmektedir. Ülkelerin gelişmişlik düzeyini ortaya koyan en önemli göstergelerden biri de iktisadi büyümedir. Bu bağlamda ülkelerde iktisadi büyümelerini sağlamayı amaçlamışlardır. Sanayi devrimi sonucunda iktisadi büyümeyi sağlamak için ülkelerin enerji tüketiminde artış yaşanmış ve bu da çevreye zararlı atıklar karışmasına neden olmuştur. Ayrıca sanayi devrimi ile kentsel nüfusta da artış yaşanmış ve enerji tüketimi de bu bağlamla artmıştır. Çeşitli nedenlerle artan enerji tüketimi çevresel sorunların artmasına neden olmuştur. Ülkeler iktisadi büyümelerini gerçekleştirebilmek için enerji tüketimlerini artırmış ve bu da ülkelerde karbondioksit (CO2) emisyonunda da artışın yaşanmasına neden olmuştur. Yapılan bu çalışmada Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye (MIST) ülke grubu için iktisadi büyüme, enerji tüketimi ve CO2 emisyonu arasındaki bağlantı 1971-2014 dönemi yıllık verileriyle ele alınmıştır. Ayrıca çalışmaya kontrol değişkeni olarak kentleşme verisi de dahil edilmiştir. Çalışmada eşbütünleşme ilişkisini araştırmak için Durbin-Hausman eşbütünleşme testi (2008) ve LM (2007) eşbütünleşme testi uygulanmıştır. İktisadi büyüme, enerji tüketimi, CO2 emisyonu ve kentleşme değişkenleri arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunmuş sonra OLS-CD katsayı tahmin yöntemi ile katsayılar tahmin edilmiştir. Katsayı tahmini sonucunda enerji tüketimi için kullanılan elektrik tüketiminin CO2 emisyonunu azalttığı sonucuna ulaşılırken kentleşme ve iktisadi büyümenin ise CO2 emisyonunu arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Cenap şahabettin’in “ta’yîn-i metâlib” şiirinde tabiat unsurları

    Aytaç, Aslıhan

    Servet-i Fünûn dönemi sanatkârlarından biri olan Cenap Şahabettin, estetik duyuş tarzını öncelemesi, benzersiz söylemi ve orijinal imgelem sistemiyle modern Türk şiirinin kurucuları arasında yer alır. Şair, şiirlerinde titizlikle meydana getirdiği estetize üslup biçiminin yanı sıra özgün konu ve temleri imgeleştirerek Türk edebiyatı tarihinde önemli bir yere sahip olur. Şiir yazma edimini, bir varoluş sorunu şeklinde anlamlandıran Cenap Şahabettin, poetik metinleriyle de kendisinden sonraki edebî oluşumları yönlendirmeye devam eder. Estetik anlayışa bağlı olarak şiirlerinde güzellik ilkesini esas alan Cenap Şahabettin, tabiata dair izlenimlerini tinsel duyuşla bütünleştirerek bir tablo görüntüsü meydana getirir ve Türk edebiyatında tabiat manzaralarını tasvir etme yönelimini başlatır. Tabiat, ontik çıkmazda bulunan şair için kaçış istencini yansıtan ideal bir mekân şeklinde imgeleştirilir. Ruhsal yaşantısına ait simgeleri, tabiat unsurlarıyla özdeşleştiren Cenap Şahabettin, Servet-i Fünûn dönemi tabiat ilkelerini “Ta’yîn-i Metâlib” isimli şiiriyle okuyucuya sunar. Türk şiirinde pek çok yeniliğe imzasını atan Cenap Şahabettin, “Ta’yîn-i Metâlib”de tabiat unsurlarını, sembolleştirme aracı şeklinde kullanırken geleceğe dönük arzu, istek ve beklentilerini sembolistlere özgü imajlarla ortaya koyar.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sürdürülebilir kalkınmaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi

    Degirmenci, Yavuz; Gül, Dilek

    Son yıllarda ülkelerin gündeminde ön planda yer alan sürdürülebilir kalkınma kavramı giderek artan bir öneme sahiptir. Bununla birlikte eğitimden, sağlığa, ekonomiden, çevreye, sosyal alanlardan bireysel yaşama kadar bu kavram geniş bir yelpazede kendini göstermektedir. Günümüzde küresel ve bölgesel ölçekte yaşanan gelişmeler de dikkate alındığında sürdürülebilir kalkınma kavramı daha yaşanabilir bir dünya ve gelecek için önemli görülmekte; bu konuda duyarlılığı ve farkındalığı artırmada eğitime de önemli görevler düşmektedir. Bu çalışmanın amacı sürdürülebilir kalkınma ile ilgili lisans düzeyinde dersler almış sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bu kavrama yönelik görüşlerini incelemektir. Araştırma nitel yönteme göre tasarlanmıştır. Veri toplama aracı olarak görüşme tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel analize yer verilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; katılımcılar sürdürülebilirlik kavramını daha çok doğal kaynak kullanımı ile ilişkilendirerek, bu kavramın gelecek nesiller adına önemini vurgulamışlardır. Ayrıca sürdürülebilirlik adına kaynakların israf edilmemesi ve tasarruflu kullanılmasının önemli olduğunu, bu kavram özelinde eğitimin ise bireylerde farkındalık ve bilinç oluşturmada etkili olabileceğini belirtmişlerdir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex5TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    An investigation of turkish pre-service teachers' attitudes towards artificial intelligence in terms of different variables

    Maden, Sedat; Banaz, Emrullah

    In today's world of digital transformation, technology has reached its peak with artificial intelligence. In this study, which aims to examine the attitudes of prospective Turkish teachers towards artificial intelligence in terms of different variables, the relational survey model, one of the quantitative research methods, was used. The data of the study were collected through the General Attitude. The data of the study were collected through the General Attitude Towards Artificial Intelligence Scale The data were collected from 206 students through Google Forms and analyzed with SPSS 23.00 program. In the study, it was concluded that pre-service teachers' attitudes towards artificial intelligence were at a high level, there was no significant difference between pre-service teachers' attitudes towards artificial intelligence and the variables of gender and internet usage time, pre-service teachers at the 1st grade level had higher attitudes towards artificial intelligence than pre-service teachers at the 2nd and 4th grades, and pre-service teachers who followed news about artificial intelligence had higher attitudes towards artificial intelligence than those who did not follow news about artificial intelligence.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex40TR Dizin25
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Spatial Analysis of The Role of Entrepreneurship in Economic Growth: The Case of Türkiye

    Elmalı, Kübra

    Entrepreneurship is an organization that becomes increasingly important for national economies and becomes a reflection of a strong economy. In order to determine the place of this structuring in the country's economy, the effect of entrepreneurship on economic growth was investigated with the help of spatial econometric models. While per capita income is included as the dependent variable in the model, employment rate, population over the age of 15 and export rate are considered as independent variables. In practice, spatial models were analyzed with different neighborhood matrices under three subheadings: Spatial Durbin, spatial delay and spatial error. Model predictions were made using the maximum likelihood (ML) method. Short term and longterm relationships were examined with spatial dynamic Durbin modelling. According to the findings obtained as a result of the estimation; It was observed that there were differences between the matrices used and the significance of the variables. In addition to detecting a significant effect of the number of entrepreneurs on income, it is also seen that this effect may have a more widespread power as the number of neighborhoods increases.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Öz düzenleme psikoeğitim programının ergenlerde öz düzenleme ve psikolojik yardım gereksinimine etkisinin incelenmesi

    Akeren, İhsan; Ay, Ismail

    Bu araştırmanın amacı, Zimmerman’ın geliştirmiş olduğu Öz Düzenlemeli Öğrenme Modeline dayanarak geliştirilen psikoeğitim programının ergenlerin öz düzenleme becerilerine ve psikolojik yardım ihtiyaçlarına etkisinin incelenmesidir. Araştırma hem nicel hem de nitel desenlerin kullanıldığı karma araştırma yöntemiyle yürütülmüştür. Nicel boyutta gerçek deneysel desenlerden Dört Gruplu Solomon Deseni kullanılmıştır. Solomon desenine ek olarak son test ölçümünden 10 hafta sonra izleme testiyle katılımcılardan tekrar nicel veri toplanmıştır. Nitel boyutta ise doküman analizi ve fenomenoloji (olgu bilim) desenleri kullanılmıştır. 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Erzurum ve Bayburt il merkezlerinde bulunan dört farklı ortaokulda öğrenim gören 5. 6. 7. ve 8. sınıflardan toplam 47 öğrenci araştırmanın katılımcı grubunu oluşturmaktadır. 12 oturumdan oluşan deneysel uygulamadan sonra katılımcılardaki değişikliği belirleyebilmek amacıyla fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel bulgular öz düzenleme psikoeğitim programının ergenlerin öz düzenleme becerilerini artırdığını, psikolojik yardım ihtiyaçlarını ise azalttığını ve bu iyileşmenin 10 hafta sonra da devam ettiğini ortaya koymuştur. Ayrıca katılımcılardan ve ebeveynlerinden toplanan nitel verilerin nicel verilerle elde edilen bulguları desteklediği görülmüştür. Geliştirilen ve uygulanan öz düzenleme psikoeğitim programının ergenlerin öz düzenleme becerilerini artırmada, psikolojik yardım ihtiyaçlarını azaltmada etkili olduğu, elde edilen nitel verilerin de bu durumu desteklediği söylenebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2024
    Doğrudan Öğretim Yöntemi Kullanılarak 6. Sınıf Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrencilere Güneş ve Ay Tutulmalarının Öğretimi

    Cengiz, Ekrem; Ay, Esma

    Bu araştırma zihinsel yetersizliğe sahip ortaokul altıncı sınıf öğrencilerine 6. Sınıf Fen Bilimleri Dersi öğretim programı içersinde yer alan Güneş ve Ay Tutulmaları konusunu doğrudan anlatım yöntemi ile öğretilmesini gerçekleştirmek için yapılmıştır. Bu araştırma için zihinsel yetersizlik tanısı almış üç öğrenci amaçlı örnekleme yöntemi ile araştırmaya dahil edilmiştir. Bu araştırmada deneysel araştırmalar arasında yer alan tek denekli araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştitirlen Ölçüt bağımlı ölçme aracı çalışma kapsamında yer alan öğrencilere çalışma kapsamında uygulanmıştır. Çalışmadan, çalışmaya dahil edilen zihinsel yetersizliğe sahip üç öğrencinin de güneş ve ay tutulması konularını öğrendikleri ve konunun öğretimi sırasında eğlendikleri sonucu elde edilmiştir. Ayrıca elde edilen bilgilerin kalıcılığı için çalışma bitiminden 7, 14 ve 21 gün sonra öğrencilerin bilgileri kullanılan ölçüt bağımlı ölçme aracı ile tekrar kontrol edilmiş ve kalıcılığın sağlandığı belirlenmiştir. Çalışmadan yola çıkılarak Fen bilimleri dersinin diğer konuları için de benzer yöntemlerin uygulanması ve bu yöntemler hakkında hem özel eğitim öğretmenlerinin hem de öğretmen adaylarının bilgilendirilmesi önerilebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Okul Öncesi Öğretmenlerinin Yazı Farkındalığı Becerilerine İlişkin Görüş ve Uygulamaları

    Karoğlu, Hilal

    Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin çocukların yazı farkındalığı ile ilgili bilgilerini ve uygulamalarını incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 36 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Veriler içerik analizi ve betimsel analiz yapılarak analiz edilmiştir. Öğretmenlerin görüşlerine göre çocukların yazı farkındalığını geliştiren beceri ve/veya davranışlar arasında çoğunluk bakımından ilk üç sırada kalem tutma, dikkat, makas tutma/kullanma/kesme yer almıştır. Çocukların yazı farkındalığını geliştirebilecek materyallerde ilk iki sırada kitapların ve görsel materyallerin yer aldığı görülmüştür. Öğretmenlerin ilk karşılaşmalarda yaptıkları yazı farkındalık çalışmaları ise yaka kartı hazırlama, fonolojik çalışmalar yapma, kitap okuma, dolaplara, eşyalara çocukların isimlerini yazma şeklindeki çalışmalardır. İsim farkındalığı ile ilgili etkinlikler, fonoloji ile ilgili etkinlikler, kitap okuma sınıf içi yapılan etkinliklerin çoğunluğunu oluşturmuş, genel görüş olarak sınıf dışında yazı farkındalığına yönelik etkinlik yapılmadığını ifade ettikleri tespit edilmiştir. Öğretmenlerin genel görüşlerine göre eğitim ortamında yazı farkındalığına yönelik özel bir düzenleme yapılmadığı, etkinlikler uygulandıktan sonra ortamdan kaldırıldığı belirlenmiştir. Gözlemin, soru sormanın, tekrar çalışmaların değerlendirmede yapılan çalışmalardan bazıları arasında yer aldığı; değerlendirme sonucunda öğretmenlerin çoğunlukla aile desteğiyle çalışmaların yapıldığı/yaptırıldığını ifade ettikleri görülmüştür.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Fâtiha Sûresi Tefsiri: Sâdî Çelebî’nin (ö. 945/1539) er- Risâletü’s-Sa’diyye Adlı Eserinin Tahlil ve Tahkiki

    Aras, Zakir

    Sâdî Çelebî’nin er-Risâletü’s-Sa’diyye başlıklı eseri, Fâtiha Sûresinin tefsirini ihtiva etmektedir. Bu tefsir 16. yüzyıl tefsir çalışmalarının mahiyeti ve Osmanlı düşünce tarihi hakkında bilgi vermektedir. Eserde Sâdî Çelebî’nin derin bir tefsir müktesebatının olduğu, ilgili disiplinin birincil ve ikincil kaynaklarına müracaat ettiği görülmektedir. Sâdî Çelebî’nin, Seyyid Şerîf Cürcânî’nin (ö. 816/1413) el-Keşşâf tefsirine yazdığı hâşiyesini esas alarak onu eleştirmesi, tefsir literatüründeki eleştirel hâşiye geleneğine katkı sunan bir eser hüviyeti kazandırmıştır. Sâdî Çelebî, belâgat ilminden istiğrâk, cins, isim cümlesi, fiil cümlesi, mübteda-haber ve mecâzî isnâd konularına yer vermiştir. Fıkıh ilminden temsilî kıyâs, tek rekâtın namaz sayılıp sayılmayacağı meselesini ele almıştır. Süyûtî’den (ö. 911/1505) Mekkî ve Medenî ilmine dair uzun alıntılar yapmıştır. Bu risalede Sâdî Çelebî’nin en sık kullandığı kalıplar arasında “ وأعترض عليه /ona şu şekilde itiraz edilmiştir” yer almaktadır. Nitekim Sâdî Çelebî tefsir kitaplarından birtakım teviller aktardıktan sonra ilgili konuya dair mevcut eleştirilere ve kendi yorumuna yer vermektedir. Bu durum onun risalesine eleştirel ve didaktik bir nitelik kazandırmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Examining the Relationship Between Entrepreneurial Characteristics and Reflective Thinking Levels of Physical Education and Sports Teacher Candidates (Sakarya University Sample)

    Kul, Murat; Öztürk, Metin

    This research aimed to examine the relationship between teacher candidates' entrepreneurial characteristics and reflective thinking levels. The group of the research consists of teacher candidates studying at Sakarya University Physical Education and Sports Teaching Department. "Reflective Thinking Tendency Scale" and "Entrepreneurship Scale for University Students" were used as data collection tools in the research. Independent groups t-test, ANOVA, Bonferroni test and correlation analyzes were applied on the data obtained from the research. In line with the findings obtained from the research, it is seen that teacher candidates received the highest score in the reflective thinking tendency sub-dimension from the "Inquiry and Effective Teaching" sub-dimension. It is seen that female teacher candidates are at a higher level of reflective thinking than male teacher candidates. It was observed that the entrepreneurial characteristics of the research group were at the "high entrepreneurship" level. No significant difference was found in entrepreneurship characteristics according to the gender variable. According to the grade variable, it is seen that the entrepreneurship characteristics of the second-grade teacher candidates are higher. In addition, it is seen that there is no significant difference in the entrepreneurship scores of BES teacher candidates depending on whether they have taken entrepreneurship courses or not. It is seen that there is no significant difference in the participants' entrepreneurship scores according to their sports activities. However, it seems that the entrepreneurial characteristics of teacher candidates who are highly active and licensed sports players are not affected. As a result of the correlation analysis, it was found that there was a positive and significant relationship between entrepreneurship and all reflective thinking sub-dimensions.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • Derleme MakaleAçık Erişim2024
    Görme Yetersizliği Olan Öğrenciler ile İlgili Tezlerdeki Genel Eğilimler

    Cengiz, Ekrem; Dasdemir, Ikramettin

    Bu araştırmada görme yetersizliği olan öğrencilerle yapılmış olan lisansüstü tezler incelenerek eğilimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. İncelenen tezlere Yükseköğretim Kurulu Tez Merkezinden ulaşılmıştır. İncelenen tezler betimsel içerik analiziyle analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda Türkiye’de görme yetersizliği olan bireylerle ilgili yapılan doktora tezlerinin yüksek lisans tez sayısından daha az olduğu, en çok araştırmanın 2019 yılında yapıldığı, tez çalışmalarının en fazla Gazi Üniversitesinde gerçekleştirildiği, en çok araştırmanın görme engelli öğretmenliği ile müzik öğretmenliği anabilim dallarında yapıldığı, araştırmalarda daha fazla oranda nicel araştırma yönteminin kullanıldığı, örneklem gruplarının en çok amaçlı örnekleme yöntemi aracılığıyla seçilmiş olduğu, ortaokul öğrencilerinin örneklem grubu olarak daha fazla seçilmiş olduğu, veri toplama aracı olarak görüşme formunun daha çok kullanıldığı gibi sonuçlar ortaya çıkarılmıştır. Bu eğilim araştırması sonucunda görme yetersizliği olan bireylerle ilgili yapılacak çalışmaların disiplinler arası olarak planlanması ve yapılması gerektiği, özellikle okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerle ve öğretim elemanlarıyla da çalışmaların yapılması önerilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Metaphor analysis of university lecturers perceptions of generation Z concept: The case of Artvin Çoruh University

    Kan, Muhammed Enes; Mert, Eda

    Generation Z, which is generally used to refer to those born after the year 2000, makes up 32% of the world today, and a significant portion of this population continues their education at universities. Since Generation Z spends most of their time in educational institutions, the people with the most experience with them are teachers, administrators, and other service personnel working there. How teachers and other teaching staff, who shape the future, perceive young people affects the quality of education and training and their behavior towards young people. This picture has been the main motivation for this study, which aims to determine university lecturers' perceptions of the concept of Generation Z through metaphors. In the metaphor form, the instructors were asked to complete the sentence "Generation Z is like...because...". The answers given by the participants were analyzed by content analysis method and 126 metaphors were classified into 10 different categories. It was observed that the participants frequently expressed Generation Z with technology-related metaphors, and the metaphors developed by the participants were concentrated in the categories of "A Technological Generation Suitable for the Age in Which It Grew Up", "A Generation Loving Freedom, Against Rules and Innovative", "A Generation Whose Current Situation and Future State is Uncertain, Complex, and Full of Surprises". Although there are metaphors emphasizing the positive aspects of Generation Z, it has been determined that there are more lecturers who emphasize the uncertainty of Generation Z, who are neutral towards Generation Z, or who explain Generation Z with completely negative metaphors, and as the age of the lecturers increases, their hopes and expectations for the future from Generation Z decrease.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Mobil Öğrenmenin Sınıf Öğretmeni Adaylarının Noktalama İşaretlerini Kullanma Başarılarına ve Görüşlerine Etkisi

    Maden, Sedat; Arıcı, Şemsinur

    Mobil ortamda sunulan öğretim uygulamasının sınıf öğretmeni adaylarının noktalama işaretlerini kullanma başarılarına ve görüşlerine etkisini ortaya koymayı amaçlayan bu araştırmada karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı desenin kullanımı tercih edilmiştir. 2022-2023 eğitim öğretim yılı güz yarıyılında Muş Alparslan Üniversitesinde yapılan ve kota örnekleme yöntemiyle örneklem grubunun oluşturulduğu bu araştırmada uygulamaya başlamadan önce öğretmen adaylarının noktalama işaretlerini bilip kullanma durumları başarı testi ile ölçülmüştür. Ardından sınıf öğretmeni adaylarına noktalama işaretlerinin kullanımını öğretmek amacıyla araştırmacılar tarafından mobil bir uygulama tasarlanmış ve bu uygulama deney grubundaki öğrencilerinin kullanımlarına sunulmuştur. Öğretmen adayları bu uygulamayı akıllı telefonlarına indirerek uygulamadaki içerikleri takip etmişlerdir. Araştırmada yarı deneysel desen ve görüşme yöntemi kullanılarak elde edilen veriler SPSS paket programında bağımsız örneklemler için t-testi aracılığıyla analiz edilmiştir. Daha sonra araştırmacılar tarafından uzman görüşü alınarak hazırlanan görüşme formu kullanılarak görüşme yöntemi aracılığıyla öğretmen adaylarının görüşleri alınmış ve öğretmen adaylarından elde edilen veriler içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda ise mobil ortamda sunulan öğretim uygulamasının öğretmen adaylarının noktalama işaretlerini kullanmalarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının görüşlerinden noktalama işaretlerini kullanmalarıyla ilgili olarak yanlış kullanım sıklığı, yanlış kullanım nedenleri, doğru kullanımı etkileyenler, neler yapılmalı ve mobil uygulama temalarına ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan deney grubu öğrencileri mobil uygulamanın öğrenmelerinde olumlu etkiye sahip olduğunu ifade etmişlerdir. Araştırmada Türk dili ders içeriklerinin tamamının öğretmen adaylarına mobil ortamda sunulması, öğretmen adaylarına yönelik olarak mobil uygulamalar aracılığıyla öğretim programlarındaki bütün ders içeriklerinin yöneltilmesi, mobil uygulama geliştirilmeden önce internet bağlantısı vb. sorunlarının çözümü için önceden plan yapılmasının araştırmacılara fayda sağlayacağı, mobil uygulamaların geliştirilmesi ve yayınlanması süreci temel seviyede bilgisayar bilgisi gerektirdiği için yönettiği derslerin içeriklerini mobil ortamda sunmak isteyen öğretmen ya da öğretim elemanlarının bu konuda kendilerini geliştirmelerinin faydalı olacağı vb. önerilerde bulunulmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2024
    Finansal Gelişmişlik ve İnsani Gelişim Endeksi Arasındaki İlişki: Kırılgan Beşli Örneği

    Gültekin, Ömer Faruk; Yalçın, Selçuk

    Finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin varlığı ve yönü hakkındaki çalışmalar eski yıllara dayanmaktadır. Bu konu ile ilgili yapılan çalışmalarda farklı görüşler ortaya konmuştur. Mevcut görüşlerin önemli bir kısmı finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasında ilişki olduğunu ortaya koymakla birlikte yapılan çalışmalarda finansal gelişme ve ekonomik büyümenin göstergesi olarak kullanılan değişkenler farklılık göstermektedir. Bu çalışmada spesifik olarak finansal gelişmişlik ile insani gelişim endeksi arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmada finansal gelişmişliğin göstergesi olarak, IMF tarafından 2012 yılında yayımlanan farklı finansal gelişmişlik boyutlarıyla oluşturulan 9 adet endeks aracılığıyla hesaplanan finansal gelişmişlik endeksi, borsa endeksi ve enflasyon verisi kullanılmıştır. Çalışmada finansal gelişmeyi gösteren değişkenlerden finansal gelişme endeksi ve finansal gelişme sürecinin başka bir temsilcisi borsa endeks değeri ile enflasyon değişkenlerinin insani gelişme endeksi üzerine kısa ve uzun dönemli etkileri kırılgan beşli olarak tanımlanan ülke grubu için araştırılmıştır. Panel ARDL yöntemi kullanılarak yapılan araştırmada elde edilen sonuçlara göre uzun dönemde finansal gelişme endeksi ve borsa endeks değerinin insani gelişme endeksi üzerindeki etkisi pozitif yönlü ve anlamlıdır. Enflasyonun ise insani gelişme endeksi üzerindeki etkisi negatif yönlü ve anlamlıdır. Sonuçlar çalışmanın temel araştırma sorularında öne sürülen hipotezlerin geçerli olduğunu göstermektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele