Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Tip 2 Diyabetli Yetişkinlerin Psikolojik İnsülin Direnci: Kesitsel Çalışma
Semerci, Vahide; Sönmez Sarı, Ebru; Akeren, Zahide; Kalyoncuo, Servet
Amaç: Bu çalışma tip 2 diyabetli yetişkinlerin psikolojik insülin direncinin ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacı ile yapıldı. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipte olan çalışmaya tip 2 diyabetli 135 yetişkin dahil edildi. Veriler Kişisel Bilgi Formu ve Psikolojik İnsülin Direnci Ölçeği ile toplandı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Independent samples t test, One-Way ANOVA ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Katılımcıların %65.2’si 18-64 yaş, %55.6’sı kadın, %49.6’sı ilkokul mezunu, çoğu hipertansiyon (%57.8) hastasıdır. Tip 2 diyabetli yetişkinlerin Psikolojik İnsülin Direnci Ölçeği puan ortalaması 35.55 ± 13.08’dir. İstatistiksel modele dahil edilen değişkenlerden eğitim durumu, gelir durumu, destek olan kişinin olması, diyabet konusunda eğitim alma ve sağlık düzeyi algısı değişkenlerinin psikolojik insülin direncini etkilediği (p<0.05) ve varyansın %42.3’ünü açıkladığı saptandı (Adjusted R2= 0.423; F= 10.812; p<0.001). Sonuç: Sonuç olarak tip 2 diyabetli yetişkinlerin psikolojik insülin direnci orta düzeydedir. Tip 2 diyabetli yetişkinlerde; eğitim ve gelir düzeyinin yüksek olması, destekleyici bir kişinin varlığı, diyabetle ilgili eğitim almış olmak ve bireyin sağlık durumunu iyi algılaması, psikolojik insülin direnci üzerinde olumlu etki göstermektedir. Hemşireler, hastaların psikolojik insülin direncini azaltmak için eğitim düzeyi ve sosyoekonomik durumu dikkate alarak bireyselleştirilmiş ve sürekliliği olan diyabet eğitimleri planlamalıdır. Ayrıca, hastaların sosyal destek sistemlerini güçlendirmeli, destekleyici bireyleri sürece dahil etmeli ve sağlık algısını iyileştirmeye yönelik danışmanlık yaklaşımları benimsemelidir.
- MakaleAçık Erişim2025Yetişkin Bireylerin Üçüncü El Tütün Dumanına Yönelik İnanışları ve Etkileyen Faktörler
Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru
Amaç: Bu araştırma yetişkin bireylerin üçüncü el tütün dumanına yönelik inanışlarını ve etkileyen faktörleri belir- lemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Kesitsel tipteki araştırmanın örnekle- mi, Türkiye’de toplumda yaşayan yetişkin bireylerden oluşturuldu (n=835). Veriler, 10 Haziran-31 Temmuz 2021 tarihleri arasında anket formu ve Üçüncü El Dumana Yönelik İnançlar Ölçeği kullanılarak toplandı. Veriler, IBM SPSS v.25.0 programında tanımlayıcı istatistikler, karşılaştırmalı analizler ve çoklu doğrusal regresyon anali- zi kullanılarak test edildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edildi. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 29,10±9,76 olup, %74,9’unun kadın, %64,8'inin ev sahibi ve %85,3'ünün üçüncü el duman kavramını daha önce duymadıkları belir- lendi. Üçüncü El Dumana Yönelik İnançlar Ölçeği'nin toplam puan ortalamasının 4,30±0,64 olduğu bulundu. Kadınların, kırsal bölgede yaşayanların, üçüncü el duman kavramını daha önce duyanların, sigara içmeyenlerin, sigara içilmesine izin verilen yerlerde bulunmayı tercih etmeyenlerin ve evlerinde sigara içilmesi tamamen yasak olan yetişkin bireylerin Üçüncü El Dumana Yönelik İnançlar Ölçeği'nin toplam puan ortalamasının daha yük- sek olduğu belirlendi (R2= 0,079; F=7,064; p<0,001). Sonuç: Yetişkin bireylerin üçüncü el dumana ilişkin inanç düzeylerinin yüksek olduğu belirlendi. Çalışma sonuçları- nın, toplumda yaşayan yetişkin bireylerin sigarayı bırakma motivasyonunu artırmak için yapılacak çalışmalara katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Yetişkinlerin üçüncü el du- mana ilişkin inançlarının belirlenerek bilgi ve farkındalık- larını artırmaya yönelik deneysel çalışmaların yapılması önerilir.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2025Fear of COVID-19 and Depression in Pregnant Women and New Mothers: A Cross-Sectional Study
Kırbaş, Zila Özlem; Sönmez Sarı, Ebru; Aktaş, Elif Odabaşı; Işık, Hafsa Kübra
Purpose: The objective of the study was to determine COVID-19 fear and depression in pregnant women and new mothers. Methods: The study sample consisted of pregnant women and new mothers, who gave birth in the last 1 year, aged 18 years or older, living in a province in the Eastern Black Sea region (n = 259). Data werecollected through a personal-information form, COVID-19 Fear Scale, and PHQ-9. Results: Women's COVID-19 Fear Scalescore mean was 15.28±6.42 and their PHQ-9 mean score was 9.27±5.31. Multiple linear regression analysis showed that the variables of PHQ-9 (p=0.000), educational background (p=0.029), occupational status (p=0.0015) and socioeconomic status (p=0.012) were statistically significant predictors of COVID-19 fear. All variables were found to explain the variance in COVID-19 Fear Scale scores to 16% (R2= 0.164). Conclusion: The women in this study appeared to have a moderate level of COVID-19 fear. PHQ-9, educational background, occupational status, and socioeconomic status were predictors of women's COVID-19 fear. The pandemic period, which is a public health emergency, affects not only the physical health but also the psychological health of pregnant and post-partum women, a particularly vulnerable group. It is very important for midwives and nurses to effectively screen pregnant and post-partum women, particularly vulnerable group, for symptoms of depression and fear, and to provide them with accurate and up-to-date information to protect and improve their health.
- MakaleAçık Erişim2025Deprem Sonrası Cerrahi Hemşirelerinin Algılanan Stres ve Psikolojik İyi Oluş Düzeyleri
Semerci, Vahide; Güneş, Hüseyin; Sönmez Sarı, Ebru; Beyoglu, Sakine
Amaç: Bu araştırmada, deprem sonrası cerrahi hemşirelerinin algıladıkları stres ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte planlanan bu araştırma, Türkiye’nin doğusunda yer alan bir eğitim ve araştırma hastanesinde gönüllü 241 cerrahi servis hemşireleri ile yürütüldü. Veriler; araştırmacılar tarafından 25 Eylül-15 Ekim 2023 tarihleri arasında çevrimiçi toplandı. Verilerin toplanmasında ‘‘Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PİOÖ)’’ kullanıldı. Tanımlayıcı istatistikler için ortalama, standart sapma, min-maks değerler, sayı ve yüzde kullanıldı. Verilerin analizinde parametrik testlerden bağımsız gruplarda t testi, Tek Yönlü Anova ve Pearson korelasyon analizi kullanıldı. Levene testi ile veri setinin homojenliği değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Bu çalışmada hemşirelerin yaş ortalaması 33,39±7,63 (19-55)’tir. Cerrahi hemşirelerin PİOÖ puan ortalaması 38,45±9,32 ve ASÖ puan ortalaması 30,23±7,10 olduğu bulunmuştur. Hemşirelerin psikolojik iyi oluşları ve algılanan stresleri arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik yapılan Pearson korelasyon testi sonucuna göre, zayıf düzeyde, negatif yönde doğrusal ilişki vardır (r=-0,374, p<0,001). Sonuç: Bu çalışmada cerrahi hemşirelerinin algılanan stres ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin orta düzeyde olduğu saptandı. Hemşirelerinin algılanan stres düzeyi azaldıkça psikolojik iyi oluş düzeyinin arttığı belirlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2025Scopus SJRQ2Death Literacy Index Short Form: Cultural Adaptation and Psychometric Evaluation of the Turkish Version
Semerci Çakmak, Vahide; Sönmez Sarı, Ebru; Seven, Ahmet
The aim of this study was to adapt the short form of Death Literacy Index (DLI-9) into Turkish and to examine its psychometric properties. This study has a methodological cross-sectional design. The study was conducted with a sample of 400 adults across Türkiye during October-November. Content Validity Index, Exploratory Factor Analysis (EFA), Confirmatory Factor Analysis (CFA), Convergent and Discriminant Validity Analyses, test-retest reliability, Cronbach’s α-coefficient, item-total-score correlation, 27% upper-lower-group item analysis and Hotelling-T2test were used in data analysis. In the EFA analysis, the scale consisted of 2 factors. The original two-factor structure of the scale was confirmed by CFA. CFA model fit values were found as CMIN/DF = 2.078, RMSEA = 0.074, RMR = 0.077, SRMR = 0.0455, CFI = 0.960, NFI = 0.927, TLI = 0.945, GFI = 0.946, and AGFI = 0.906. The total Cronbach’s α reliability coefficient of the DLI-9 was found to be 0.84. This study indicates that scale is a reliable tool for evaluating death literacy in the Turkish population.
AtıfOpenAlex1İncele
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ2The Effect of Health Literacy Level of Caregivers of Individuals With Diabetes on Care Activities and Supportive Behaviours
Semerci Çakmak, Vahide; Akeren, Zahide; Sönmez Sarı, Ebru; Kalyoncuo, Servet
Background: To determine the effect of the health literacy levels of caregivers of individuals with T2DM on caregiving activities and supportive behaviours. Methods: Cross sectional study. The sample for the study comprised of people who provided care for 442 individuals who were diagnosed with diabetes. The data were collected using the Personal Information Form, HLS-14 and D-CASS. Descriptive statistics, Independent samples t test, One-Way ANOVA and multiple linear regression analysis were used to analyse the data. Results: According to the results of the multiple linear regression analysis, the model was found to be statistically significant, and the variables that were incorporated into the model were able to explain 68.1% of the variance. Among the variables included in the model, HLS-14, educational status, employment status, income status and diabetes-related education were found to affect the care activities and supportive behaviours of caregivers of individuals with diabetes. Conclusion: In the research, it was determined that care activities and supportive behaviours were higher in those with higher levels of HL, higher levels of education, those who were not employed, those with higher income levels, and those who received education about diabetes. Nurses should develop training programmes to increase the HL levels of caregivers.
AtıfScopus2WoS2OpenAlex3İncele
- MakaleAçık Erişim2024Transparan Elektronik Kalça Maketiyle Uygulanan Eğitimin İntramüsküler Enjeksiyon Uygulama Becerisi ve Kaygı Düzeyine Etkisi
Semerci, Vahide; Sönmez Sarı, Ebru; Akeren, Zahide; Aktaş, Elif Odabaşı; Işık, Hafsa Kübra
Giriş: İntramüsküler enjeksiyon uygulamasının yeterli bilgi ve beceriye sahip deneyimli hemşireler tarafından yapılması ilaç uygulama hatalarını azaltmaktadır. Amaç: Bu çalışma transparan elektronik kalça maketiyle uygulanan eğitimin öğrencilerin intramüsküler enjeksiyon uygulama becerilerine ve kaygı düzeylerine etkisini belirlemek amacı ile yapıldı. Yöntem: Nicel araştırma yöntemlerinden tek gruplu ön test-son test deseninde tasarlanan bu çalışma yarı deneyseldir. Çalışma 01 Kasım - 01 Aralık 2023 tarihleri arasında bir devlet üniversitesinde öğrenim gören 53 hemşirelik öğrencisiyle gerçekleştirildi. Veriler Öğrenci Tanıtım Formu, İntramüsküler Enjeksiyon Uygulama Beceri Değerlendirme Formu ve Durumluk Kaygı Ölçeği ile toplandı. Tanımlayıcı istatistikler için sayı ve yüzde, ortalama, standart sapma, minimum, maksimum değerler kullanıldı. Verilerin analizi Wilcoxon işaretli - sıralar testi ve bağımlı gruplar t - testi ile yapıldı. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 19,05 ± 1,04 olup, %67,9’u kızdır. Öğrencilerin %90,6’sı yurtta yaşamakta olup, %69,8’inin gelirinin gidere denk olduğu, %71,7’sinin Anadolu lisesi mezunu olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin eğitim öncesinde ve sonrasında aldıkları puanlar karşılaştırıldığında, eğitim sonrası intramüsküler enjeksiyon uygulama becerisi puan ortalamalarının eğitim öncesinden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu görüldü (p < 0,001). Öğrencilerin eğitim öncesi ve sonrası durumluk kaygı puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak bir farklılık saptanmadı (p > 0,05). Sonuç: Öğrencilerin durumluk kaygı düzeyleri orta düzeydedir. Hemşirelik öğrencilerinin klinik uygulama öncesinde tekrarlı intramüsküler enjeksiyon uygulamalarını simülasyon maketleri üzerinde yapmaları önerilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2024Pain Level and Medication Compliance of Elderly Individuals with Chronic Diseases: Cross-Sectional Study
Semerci, Vahide; Sönmez Sarı, Ebru
This study was conducted in cross-sectional type to determine the medication compliance, pain level and factors affecting the pain level of elderly individuals with chronic diseases. 154 elderly individuals were included in the study. Data were collected with the Patient Information Form, Geriatric Pain Scale and Medication Compliance Reporting Scale. In the analysis of data; descriptive statistics such as number, percentage, mean, standard deviation, minimum and maximum values, Independent samples t test, One-Way ANOVA and multiple linear regression analysis were used. Of the participants whose average age was 71.82±5.78, 56.5% were male, 43.5% were primary school graduates, and most of them were hypertension (68.8%) and diabetes (40.3%) patients. The total score of the Medication Compliance Reporting Scale of elderly individuals is 19.73±5.38 and the Geriatric Pain Scale score is 53.33±27.68. Among the variables included in the model; gender, educational status, number of illnesses and painkiller use were found to affect the level of geriatric pain (p
- MakaleYalnız künye2023Investigation of university students' exposure to phubbing and being phubbed
Kırbaş, Zila Özlem; Semerci, Vahide; Güneş, Hüseyin; Sönmez Sarı, Ebru; Akeren, Zahide
Aim: This study was carried out as an investigation of university students' exposure to phubbing and being phubbed. Method: The sample of the descriptive and relationship-seeking study consisted of students studying at a university located in the Eastern Black Sea region of Turkey (n=1005). The data were collected online by the researchers between September and October 2022 using the Personal Information Form, the General Exposure to Phubbing (GEP) Scale, and the General Being Phubbed (GBP) Scale. Results: The average age of the students was 20.41±2.02 (min=18, max=36). 71.4% of them were female students, 67.5% of them were studying at the faculty and 56.6% were in the first year. The mean GEP score of the students was 77.86±26.28 and the mean GBP score was 48.48±18.52. According to the results of the Pearson correlation test, which was conducted to determine the relationship between students' exposure to phubbing and being phubbed, a moderate, positive linear relationship was found between GEP and GBP (r=0.418, p=0.000). Conclusion: As a result, it can be said that the GEP and GBP status of the students are moderate. In addition, students who are exposed to phubbing may exhibit more phubbed behaviors. It can be suggested that healthcare professionals, who have an important role in improving public health, should conduct effective identification and awareness studies for university students, who constitute an important risk group in terms of phubbing.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2023COVID-19 Vaccine Literacy and Vaccine Hesitancy Among University Students
Kırbaş, Zila Özlem; Sönmez Sarı, Ebru
Aim: This study aims to determine the COVID-19 vaccine literacy level and vaccine hesitancy in university students. Material and Method: The sample of the descriptive-relationship-seeking study consisted of university students (n=422) studying in health programs. Data; The Personal Information Form was collected online using the COVID-19 Vaccine Literacy Scale and the Vaccine Hesitancy Scale-Short Form. In data analysis, independent samples t-test, One Way ANOVA, and Pearson correlation test were used. The level of statistical significance was accepted as p<0.05. Results: The COVID-19 Vaccine Literacy mean scores of the students were found to be 2.76 ± 0.49 and the Vaccine Hesitancy Scale mean scores were 31.85 ± 9.07. It has been observed that there was a weak, negative linear relationship between COVID-19 Vaccine Literacy and Vaccine Hesitancy (r= -0.226, p<0.01). As the level of COVID-19 vaccine literacy increases, vaccine hesitancy decreases. Conclusions: Determining the COVID-19 vaccine literacy and vaccine hesitancy status in university students is important in terms of guiding the studies to be carried out for the protection and promotion of public health.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Üniversite Öğrencilerine Verilen Akılcı İlaç Kullanımı Dersinin Etkinliğinin Değerlendirilmesi
Semerci, Vahide; Sönmez Sarı, Ebru; Akeren, Zahide
Akılcı ilaç kullanımı, koruyucu ve tedavi edici role sahiptir. Bu çalışmada üniversite öğrencilerine verilen akılcı ilaç kullanımı dersinin etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlandı. Yarı deneysel olarak planlanan çalışma Şubat-Mayıs 2022 tarihleri arasında Doğu Karadeniz bölgesinde bir üniversitede yapıldı. Sağlık bilimleri fakültesinde okuyan, akılcı ilaç kullanımı dersine devam eden ve veri toplama araçlarını tam olarak dolduran 81 öğrenci çalışmaya dahil edildi. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Akılcı İlaç Kullanımı Ölçeği (AİKÖ) kullanıldı. Tanımlayıcı istatistikler için sayı, yüzde, sürekli değişkenler için ortalama (X) ± standart sapma (SS) minimum-maksimum kullanıldı. Ön ve son değerlendirme test sonuçları analizi için Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanıldı. Öğrencilerin bazı özellikleri ile ölçek puanlarını karşılaştırmada Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testi kullanıldı. Öğrencilerin yaş ortalaması 21,59±1,23 (min=19, max=26) olup kız öğrencilerin oranı %60,5’tir. Öğrencilerin ön test AİKÖ toplam puanı 35,35±4,37 (min=21, max=42) iken, son test AİKÖ toplam puanı 37,23±3,84 (min=24, max=42)’tür. Ön ve son test AİKÖ toplam puanları karşılaştırıldığında fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (z=-3,547, p<0,001). Eğitim alan öğrencilerin AİKÖ puanlarında artış saptandı. Toplumun önemli bir sosyal grubunu oluşturan üniversite öğrencilerinin akılcı ilaç kullanımı ile ilgili bilinçlenmesi ve farkındalık kazanması için bu konunun tüm üniversite müfredatlarına bir ders olarak eklenmesi önerilebilir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2023Toplumda Yaşayan Yaşlı Yetişkinlerin Pandemi Farkındalığı: Tanımlayıcı-Kesitsel Bir Çalışma
Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru
Giriş: COVID-19 pandemisi, tüm dünyada özellikle yaşlı popülasyonun sağlık ve iyilik halini olumsuz etkilediği bilinen önemli bir halk sağlığı krizidir. Bu çalışma toplumda yaşayan yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığı ve yordayıcı faktörlerinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Bu araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapıldı. Araştırmanın verileri 188 yaşlı yetişkinden kişisel bilgi formu ve Pandemi Farkındalık Ölçeği kullanılarak yüz yüze toplandı. Veriler tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t-testi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Araştırmaya katılan yaşlı yetişkinlerin Pandemi Farkındalık Ölçeği toplam puan ortalaması 33,08 ± 3,58 idi. Evli olanların, ortaokul ve üzeri mezunu olanların, yüksek gelirli olanların, çalışanların ve COVID-19 aşısı olanların pandemi farkındalıklarının yüksek olduğu belirlendi (p < 0,05). Çoklu doğrusal regresyon analizinde kadınların (β = 0,282, %95 GA = 0,451-3,590), ortaokul ve üzeri mezunların (β = 0,459, %95 GA = 1,464-5,883) ve yüksek gelirli olanların (β = 0,182, %95 GA = 0,216-2,438) Pandemi Farkındalık Ölçeği puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptandı (p < 0,05). Sonuç: Yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığının orta-üzeri düzeyde olduğu belirlendi. Cinsiyet, eğitim durumu ve sosyoekonomik durum değişkenlerinin yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığı düzeyinin yordayıcıları olduğu saptandı. Çalışma sonuçları, yaşlı yetişkinlerin pandemiler hakkında bilgi ve farkındalığını artırmayı amaçlayan koruyucu sağlık hizmetlerinde erkek cinsiyetine, eğitim düzeyi ve düşük gelirli olanlara daha fazla önem verilmesi gerektiğini göstermektedir..
- MakaleYalnız künye2023Scopus SJRQ2Development of the diabulimia knowledge level scale
Çetinkaya Özdemir, Serap; Semerci, Vahide; Sönmez Sarı, Ebru
The aim of this study was to develop the Diabulimia Knowledge Level Scale. The nurses voluntarily participated in the research (n = 384). The Diabulimia Knowledge Level Scale consists of 19 items and four factors. The four factors that make up the scale according to the results of Exploratory Factor Analysis explain 68.53 % of the total variance. The total Cronbach alpha coefficient of the scale was found to be 0.92. The Diabulimia Knowledge Level Scale is the first scale developed to determine the level of diabulimia knowledge among nurses. The scale is valid and reliable.
AtıfScopus2WoS2OpenAlex3İncele
- MakaleAçık Erişim2022COVID-19 Pandemisinde Gün Yüzüne Çıkan Bir Sorun: Regl Yoksulluğu ve Halk Sağlığı Hemşiresinin Sorumlulukları
Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru
Menstrüasyon, bireyler için bedensel, ruhsal ve toplumsal uyum gerektiren bir konudur. Regl olan bireylerin büyük çoğunluğu, aylık menstrual döngülerini sağlıklı ve saygın bir şekilde yönetme konusunda ciddi sorunlar yaşamaktadır. Menstrüel ürünlere erişimin olmaması durumu olarak tanımlanan regl yoksulluğu, dünyanın birçok ülkesinde bireylerin eğitim, iş ve sosyal yaşamları gibi pek çok alanda dezavantaj yaratan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu konuda tüm dünyada toplum farkındalığını artıran sosyal medya kampanyaları ve vergilerin kaldırılması veya azaltılmasına yönelik bir takım girişimler yapılmaktadır. Regl yoksulluğu, COVID-19 pandemisi ile günümüzde daha görünür hale gelmiştir. Regl yoksulluğu kaynaklı ortaya çıkan eşitsizliklerin yönetiminde, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinin birincil sorumlusu olan halk sağlığı hemşirelerinin eğitim, rehberlik, danışmanlık, savunuculuk ve işbirlikçi rollerini etkin kullanması bir gerekliliktir. Bu derleme çalışmasında ihmal edilmiş ve COVID-19 pandemi sürecinde bireysel ve toplumsal etkileri daha da görünür boyuta ulaşan bir halk sağlığı sorunu olan regl yoksulluğu kavramının, halk sağlığı hemşiresinin rol ve sorumlulukları özelinde proaktif pencereden ele alınması amaçlanmıştır.
AtıfOpenAlex1
İncele





