Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    Fen eğitiminde sosyobilimsel konular üzerine yazılan ulusal tezlerin İNCELENMESİ1

    Проценко, Маша; Yıldırım, Tuğba Gökçe

    Araştırmanın amacı 2015-2022 yılları arasında Türkiye’de fen eğitiminde sosyobilimsel konulara yönelik yazılan tezlerin incelenerek, tezlerin araştırma konularının hangi eğilimler üzerinde olduğunun bütüncül olarak ortaya konulmasıdır. Buradan hareketle ülkemizde fen eğitiminde sosyobilimsel konular ile ilgili yazılan tezler incelenmeye alınmıştır. Bu çalışmada, fen eğitiminde sosyobilimsel konulara yönelik yazılan ulusal tezlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde ilk olarak uygun dokümanları bulmak için Yüksek Öğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi veri tabanından faydalanılmıştır. Anahtar kelime olarak ‘Sosyobilimsel konular’, ‘fen bilimleri’ ve ‘fen eğitimi’ terimleri kullanılmıştır. Veri tabanında toplam 48 adet teze ulaşılmıştır. Verilerin analizi yapılırken tezler tek tek kodlanmış olup, tezlerin türü, yayın yılı, veri toplama araçları, örneklem grupları, araştırma yöntemleri ve desenleri, araştırma konuları ve tezlerden elde edilen sonuçlar analiz edilmiştir. Sonuç olarak sosyobilimsel konuların eğitim politikalarında ve öğretim programlarında yer almaya devam etmesi bu alanda yapılacak çalışmaların devam edeceğini göstermektedir. Her geçen gün sayısı artan sosyobilimsel konular karşısında bireylerin bilinçli kararlar verebilmesi için sosyobilimsel konular alanında yapılan çalışmaların artırılmasına ihtiyaç vardır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2024
    Vergiye Uyumlu Mükelleflere Sağlanan %5 Vergi İndirimi Uygulaması ve Muhasebeleştirilmesine İlişkin Öneriler

    Doğan, Zeki; Köksal, Ayşe Gül; Zozik, Adalet

    Türkiye’de sıkça başvurulan vergi aflarının, vergisini zamanında ve düzenli ödeyen vergiye uyumlu mükellefler üzerindeki olumsuz etkisi- ni azaltmak veya genel olarak vergiye gönüllü uyumu teşvik etmek amacıyla zaman zaman bazı düzenlemeler yapılmaktadır. Bu düzenlemeler- den birisi de vergiye uyumlu mükelleflere belirli şartları sağlamaları halinde beyanname üzerinden hesaplanan %5 vergi indirimi uygulamasıdır. Bu çalışmada ise %5 vergi indirimi uygulaması ile ilgili yapılan düzenlemeler hakkında genel bilgile- re, uygulamaya ilişkin eleştirilere ve uygulamanın nasıl muhasebeleştirilebileceğine ilişkin önerilere yer verilmiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Mutluluk: öz düzenleme ve depresyon ilişkisindeki aracı

    Akeren, İhsan

    Depresyon günümüzün en yaygın ruh sağlığı sorunudur ve gün geçtikçe yaygınlaşmaya devam etmektedir. Bu çalışmada öz düzenleme ve mutluluğun depresyon üzerindeki etkilerinin incelenmesi ve mutluluğun öz düzenlemenin depresyon üzerindeki etkisinde aracılık rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik tabakalı örneklem yöntemiyle 316 lisans öğrencisine ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Öz Düzenleme Ölçeği, Mutluluk Ölçeği ve Depresyon Ölçeği kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde tanımlayıcı analizlerle birlikte normallik analizleri, Doğrulayıcı Faktör Analizi ve iç tutarlık analizleri yapıldı. Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemede AMOS 23 programı ile yol analizleri ve yapısal eşitlik analizi kullanıldı. Korelasyon bulguları, öz düzenleme ve mutluluk arasında pozitif, öz düzenleme ile depresyon arasıda negatif, mutluluk ile depresyon arasında negatif ilişkiler belirlemiştir. Regresyon bulguları, öz düzenlemenin mutluluğu pozitif yönde, depresyonu negatif yönde yordadığını, mutluluğun ise depresyonu negatif yönde yordadığını belirlemiştir. Aracılığa ilişkin bulgular, mutluluğun öz düzenleme ile depresyon arasında tam aracı olduğunu, bir diğer deyişle öz düzenlemenin depresyonu mutluluk üzerinden düşürdüğünü ortaya koymaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Yapay zekâ korkusu ölçeğinin Türkçe’ye uyarlanması

    Kaya, Feridun; Demir, Meva; Yetişensoy, Okan; Aydin, Fatih

    Bu araştırmanın amacı Yapay Zekâ Korkusu Ölçeğinin (YZKÖ) Türkçe’ ye uyarlanmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu yaşları 18 ile 45 arasında (Ort.= 22.84, SS = 6.55) olan 175’i (% 61.4) kadın, 110’u (% 38.6) erkek toplam 285 yetişkin bireyden meydana gelmektedir. Kişisel Bilgi Formu, Yapay Zekâ Korkusu Ölçeği ve Yapay Zekâ Kaygısı Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Faktör yapısını inceleme amacıyla Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) kullanılmıştır. Ayrıca, ölçüt bağıntılı geçerliği test etmek amacıyla Pearson korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır. DFA sonuçları, Türk örneklemi üzerinde Yapay Zekâ Korkusu Ölçeğinin dört boyutlu yapısının uyum iyiliğine dair yeterli kanıtlar sunduğunu ortaya çıkarmıştır (χ2 = 71.04, Sd = 48, χ²/Sd = 1.48, NFI = .997, CFI = .998, RMSEA = .041 ve SRMR = .039). Ölçüt bağıntılı geçerlik için sonuçlar yapay zekâ kaygısı ile YZKÖ’nün Tanımlama alt boyutu arasında (r = .13, p < .05), Tahmin alt boyutu arasında (r = .20, p < .01), Tavsiye alt boyutu arasında (r = .19, p < .01) ve Karar Verme alt boyutu arasında (r = .19, p < .01) pozitif yönde anlamlı ilişkilerin olduğunu göstermiştir. Son olarak, güvenirlik analizleri iç tutarlık katsayısını Tanımlama alt boyutu için α = .76, Tahmin alt boyutu için α = .83, Tavsiye alt boyutu için α = .81 ve Karar Verme alt boyutu için α = .74 olarak ortaya çıkarmıştır. Elde edilen bulgular alanyazın ışığında tartışılmıştır.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    II. Meşrutiyet Dönemi Türkçe İslam Tarihi Metinlerine Dair Açıklamalı Bir Bibliyografya Denemesi

    Yenilmez, Hasan

    II. Meşrutiyet dönemi, matbuat hayatında ortaya çıkan serbestiyetle birlikte fikri hareketlerin ve bunların neticesinde ortaya çıkan metinlerin bir hayli yoğun olarak karşılaşıldığı bir dönemdir. Tarih ilmi -özellikle de İslam tarihi sahası- bilhassa dönemin düşüncesinin meşruiyeti açısından sıkça başvurulan, kullanılan bir alan olmuştur. “Hürriyet”, “Adalet”, “Müsâvat” ve “Uhuvvet” gibi dönemin yaygın sloganları Hz. Peygamber’in hayatında, İslam tarihindeki hadiselerde öne çıkarılmaya çalışılmış ve tarih önemli bir araç olarak görülmeye başlanmıştır. Aynı zamanda farklı tarih telakkilerinin öne çıkması sebebiyle özellikle dönemin aydınları tarafından yeni bir İslam tarihi yazımı ihtiyacı görülmüş ve bu çerçevede girişimlerde bulunulmuştur. Dolayısıyla bu dönemde farklı düşüncelere mensup kalemlerden birçok İslam tarihi metni ortaya koyulmuştur. Bu araştırmada II. Meşrutiyet’in ilanından (1908) saltanatın kaldırıldığı tarihe kadar (1922) 51 farklı Türkçe İslam tarihi metni tespit edilmiştir. Söz konusu bu 51 metnin, 36 farklı müellif tarafından kaleme alındığı görülmüştür. Metinlerin hitap ettiği okuyucu kitlesine göre farklı yazım tarzları benimsendiği de bu incelemelerimizde anlaşılmaktadır. Eserlerde takip edilen usûl, söz konusu dönemde var olan tarih telakkilerine dair de bir ipucu sunmaktadır. Kronolojik olarak hazırlanan bibliyografyada metinlerin dili ve ele aldığı konular belirtilmiş, metinler içerisinde başvurulan kaynaklar ismen zikredilmiştir. Ayrıca metinlerin önsözünde müellifin, eserini kaleme alma sebebine dair ifadeleri yer alıyorsa bunlar birebir aktarılmaya çalışılmıştır. Bibliyografyada yer verilen metinler hakkında müstakil çalışmalar bulunuyorsa -tespit edilebildiği kadarıyla- bu çalışmalara da atıflarda bulunulmuştur. Kısacası bu çalışmada II. Meşrutiyet döneminde kaleme alınan İslam tarihi metinleri hakkında açıklamalı bir bibliyografya hazırlanmış ve metinlerin dikkat çeken hususları ön plana çıkarılmış ve böylelikle o döneme dair çalışma yapacak olan araştırmacılara küçük bir katkı sunmaya çalışılmıştır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Etkin Piyasa Hipotezi ile İlişkili Olarak Ham Petrol Futures Kontrat Fiyatlarının İncelenmesi

    Kuloğlu, Eşref; Aktan, Ceyda

    Ham petrol fiyatlarındaki şiddetli değişime neden olan etkenler zaman içerisinde araştırmacıların odak noktası haline gelmiş ve bu piyasaların etkinliği konusunda tartışmaları tetiklemiştir. Fiyatların stokastik özelliklerinin incelenmesi, buna ham petrol fiyatları da dahil, ileriye yönelik tahminlerin yapılmasında, yatırım amaçlı portföylerin oluşturulmasında veya spekülasyon benzeri farklı ekonomik aktivitelerde oldukça etkilidir. Bu nedenle çalışmada Temmuz 1988 ile Haziran 2022 arasından alınan aylık West Texas Intermediate ve Brent ham petrol futures fiyatları kullanılarak bu iki piyasanın zayıf formda etkinliğinin test edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada hem Augmented Dickey Fuller testi gibi geleneksel bir birim kök hem de 5 tane doğrusal olmayan yapıdaki birim kök testleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular içerisinde doğrusal yapıdaki ADF testi diğerlerinden farklı bir sonuç ortaya koymaktadır ve her iki seride de birim kök varlığını desteklemektedir. Ancak uygulanan diğer birim kök testlerinde sıfır hipotezi reddedilmiş ve piyasaların durağan, bir başka ifade ile etkin olmadığı anlaşılmıştır. Sonuçlar, serilerin keskin ve anlık olanlar yerine bir rejimden diğerine yumuşak geçişli yapısal kırılmalar sergilediğini göstermektedir. Fiyatların durağanlık göstermesi dolayısıyla piyasanın etkin olmaması, fiyatların geçmiş davranışları incelenerek gelecekteki hareketlerinin tahmin edilebileceğini göstermektedir. Bunun gibi etkin olmayan piyasalarda ortaya çıkan arbitraj fırsatı ile yatırımcılara normalin üstünde getiri elde etme potansiyeli sunacaktır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Derrida’da Dekonstrüksiyonun İzinde: Egemenlik ve Demokrasi

    Konuk, Şeyda Buşra

    Derrida’da Batı metafiziğinin logosantrik tekleştirmesine ve hakikat temellendirmesine dair en köklü eleştiri egemenlik ve demokrasi kavramlarında karşımıza çıkmaktadır. Derrida, egemenliğin tamlığına, bölünmezliğine, metafizik şiddetine bakmamız gerektiğini ve vardığımız yerde demokrasi ile bir çıkmaza girildiğini, bu çıkmazın da otoimmüniteye karşılık geldiğini belirtmektedir. Egemenlik ve demokrasiye dair yaşanan kırılma Derrida’nın haydut devletler olarak nitelendirdiği devletlerin ortaya çıkışına neden olmaktadır. Bu noktada dekonstrüksiyon, Derrida’nın kavramlar ile hesaplaşması bağlamında önemli bir eşik ve çok temel bir göstergedir. Çalışmanın amacı, Derrida’da egemenlik ve demokrasi kavramlarının dekonstrüksiyona uğratılmasını incelemektir. Bunu yaparken de Schmitt ile teoloji-politik karşılaşmalar ortaya konularak kavramlar arasındaki otoimmün kırılmalar açığa çıkarılacaktır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    ‘İman Etmiş Olamaz’ Kalıbıyla Nakledilen Rivâyetler Üzerine Bir İnceleme

    Türkoğlu, Hamdi

    Tarihî süreç içerisinde hadislerin doğru anlaşılması önemsenmiş ve bunun için hem geçmişte hem de günümüzde pek çok çalışma ve araştırma yapılmıştır. Hadisin metnine ağırlık veren bazı hadis ilimleri ve şerhler daha ziyade bu amaçla kaleme alınmış çalışmalardır. Bu araştırmada da esasen bir kısım hadislerin nasıl anlaşılması gerektiğine odaklanılmış ve içeriğinde “ لا يؤمن احدكم /iman etmiş olmaz” ifadesinin yer aldığı rivâyetlerin ne anlam ifade ettiği tetkik edilmiştir. Zira bu ifade, geçtiği rivâyetlerin tamamında aynı manayı taşımamaktadır. İlgili ifadenin geçtiği rivâyetin içeriğinde inanç esasları zikrediliyorsa ifade hakiki manada kullanılırken, rivâyetin içeriğinde sosyal ilişkilerden bahsediliyorsa bu durumda da mecazî anlamda kullanılmaktadır. Bir diğer ifadeyle muhtevasını inanç esaslarının oluşturduğu rivâyetlerdeki bu ifade, imanın aslının nefyine hamledilirken inanç esaslarının dışında kalan konulardan bahseden rivâyetlerde ise imanın kemaline hamledilmiştir. Bu itibarla rivâyetin muhtevası, “iman etmiş olamaz” ifadesinin anlamını belirlemektedir. Bu durum dikkate alınarak konuyla ilgili rivâyetler “imanın aslına taalluk eden rivâyetler” ve “imanın kemaline taalluk eden rivâyetler” şeklinde iki ana başlıkta incelenmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Ortaokul Öğrencilerinde Matematiksel Güvenin Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi ve Üst Biliş ve Öz Düzenleme Becerilerinin Matematiksel Güvene Etkisi

    Küçük Demir, Betül; Gökburun, Ayşenur

    Bu araştırmanın iki temel amacı vardır; bu amaçlardan ilki ortaokul öğrencilerinin matematiksel güvenlerinin farklı değişkenler açısından etkisinin incelenmesi, diğeri ortaokul öğrencilerinin matematiksel güvenleri ile üst bilişleri ve öz düzenleme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye’nin doğusundaki bir ilde ortaokul düzeyinde öğrenim gören 932 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma 2022-2023 eğitim öğretim yılı güz döneminde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verileri matematiksel güven ölçeği, öz düzenleme becerileri ölçeği ve üst biliş ölçeği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler betimsel istatistik yöntemi (frekans, yüzde hesabı, ortalama, standart sapma) ve kestirimsel istatistik yöntemi (bağımsız örneklem t testi, ANOVA ve korelasyon hesaplaması) kullanılarak yapılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre matematiksel güvenin üst biliş ve öz düzenleme ile pozitif yönlü yüksek düzeyde ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan matematiksel güven ve cinsiyet arasında anlamlı ilişki bulunamazken sınıf düzeyi ve matematiksel güven arasında anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca sınıf düzeyleri açısından beşinci sınıftan sekizinci sınıfa doğru matematiksel güvenin azaldığı tespit edilmiştir. Son olarak matematiksel güven ve matematik notu arasındaki ilişkinin pozitif yönlü orta düzeyli olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2024
    Önlisans Öğrencilerinin Risk İçeren Dijital Oyun Bağımlılığına İlişkin Farkındalıklarının Saptanması ve Eğitilmesi

    Yazıcıoğlu, Müfide Merve; Oktay, Sultan Melek; İnce, Elif Sena

    Riskli davranışlar, bireylerin yaşamlarını olumsuz yönde etkileyen ve birey-çevre ilişkisi için risk içeren durumlardır. Riskli durumlara maruz kalma zamanla bireylerde bağımlılığa neden olabilmektedir. Günümüzde gençler arasında en yaygın görülen riskli davranışlardan biri de dijital oyun bağımlılığıdır. Bu çalışmada öğrencilerin dijital oyun bağımlılığı ile ilgili farkındalıklarının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubu, 2023-2024 eğitim öğretim yılında Aydıntepe Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören önlisans öğrencilerinden oluşmaktadır. Bu çalışma kapsamında öncelikle üniversite öğrencilerinin dijital oyun bağımlılığı farkındalıkları tespit edilmiş daha sonra bu konuda eğitim verilerek bağımlılığa ilişkin farkındalık kazandırmak amaçlanmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tek grup ön test-son test deneysel desen kullanılmıştır. Dijital oyun bağımlılığı farkındalığı düşük olan öğrencilere yapılan eğitim sonrasında farkındalıklarının orta düzeye yükseldiği ve bunun istatistiksel açıdan anlamlı olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • Derleme MakaleAçık Erişim2024
    Seçmeli Bilim Uygulamaları Dersine İlişkin Yürütülen Araştırmaların Tematik İçerik Analizi

    Yiğit, Nevzat; Mazlum Güven, Ebru; Muradoğlu, Bahar

    Bilim Uygulamaları dersi ile öğrencilere bilimsel süreç becerileri gibi pek çok beceriyi kazandırma ve akademik başarıyı artırma hedeflenmektedir. Oysaki alan yazındaki araştırmalarda, bu dersin uygulanmasına ilişkin birçok sorunun varlığı göze çarpmaktadır. Bu nedenle derse ilişkin yapılan araştırmaların içerik analizlerinin yapılarak genel durumu ortaya çıkarmak ve alınabilecek önlemleri tartışmaya açmak gerekli görülmüştür. Bu çalışma ile Bilim Uygulamaları dersine yönelik farklı veritabanları taranarak elde edilen, 2013-2021 yılları arasında gerçekleştirilmiş 35 çalışma, tematik içerik analizi yöntemiyle çeşitli parametreler açısından incelenmiştir. Elde edilen bulgular, ders kapsamında hazırlanan etkinliklerin öğrencilerin derse ilişkin görüşlerine ve pek çok becerisine olumlu katkısını vurgulamakla birlikte, dersin etkin bir şekilde işlenmemesi sebebiyle öğrenciye olumlu katkılarının oldukça sınırlı olduğunu göstermiştir. Bunun yanısıra incelenen çalışmalarda karma yaklaşıma diğer yaklaşımlara oranla daha az başvurulmuştur. Bilim uygulamaları dersi kapsamında kazandırılmak istenen bilimsel süreç ve yaşam becerilerinin nasıl daha etkili edinilebileceğine yönelik ayrıntılı açıklamalar geliştirmeye olanak vermesi açısından karma yaklaşımla yürütülen çalışmaların sayısı artırılabilir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2024
    Üniversite Öğrencilerinde Hedonik Açlık Durumları ile Bazı Değişkenler Arasındaki İlişkisinin İncelenmesi

    Erkılıç, Tugçe Orkun; Bayraktar, Bülent; Çelikel, Seda; Çakır, Yıldız

    Hedonik açlık, enerji açığı olmadığında zevk almak için yemek yeme dürtüsüdür. Bu çalışma üniversite öğrencilerinde hedonik açlık durumları ile bazı değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Bayburt Üniversitesi’nin farklı bölümlerinde öğrenim gören 18-25 yaş arası 279 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerin sosyodemografik bilgilerini sorgulayan bir anket ile besin gücü ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 26 istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız örneklem t testi, One-Way ANOVA testi ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; öğrencilerin yaş ortalaması 21,44±3,08, boy uzunluğu (cm) ortalaması 169,31±8,67, ağırlık (kg) ortalaması 64,77±12,58 idi. Besin Gücü Ölçeği (BGÖ) puan ortalamaları 3,19±0,66, BGÖ- Besin Bulunabilirliği alt boyut puan ortalamaları 2,81±0,85, BGÖ- Besin Mevcudiyeti alt boyut puan ortalamaları 3,35±0,82, BGÖ- Besinlerin Tadına Bakılması alt boyut puan ortalamaları 3,53±0,75 olarak belirlenmiştir. BGÖ- Besin Bulunabilirliği alt boyut puan ortalamaları ile cinsiyet arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p<0,05). BGÖ- Besinlerin Tadına Bakılması alt boyut puan ortalamaları ile cinsiyet arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir (p<0,01). BGÖ- Besin Bulunabilirliği alt boyut puan ortalamaları kadın öğrencilerde yüksek iken, BGÖ- Besinlerin Tadına Bakılması alt boyut puan ortalamaları erkek öğrencilerde yüksek olduğu belirlenmiştir. BGÖ- Besin Mevcudiyeti ve BGÖ- Besinlerin Tadına Bakılması alt boyut puan ortalamaları ile sınıf düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,01). Sınıf düzeyi değişkeni bakımından yapılan posthoc analizi sonucunda her iki alt boyut puan ortalamalarının 2. sınıf öğrencilerinin 3. sınıf öğrencilerinden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak obezitenin önlenmesi ve tedavi stratejilerinde hedonik açlıkla ilişkili faktörlerin belirlenerek birey açısından doğru beslenme programlarının oluşturulması yönündeki bilişsel davranışçı terapiler geliştirilmesi ve beslenme programları üzerine gerçekleştirilecek araştırmalar için katkı sağlayacağı ve faydalı olacağı düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının 21. Yüzyıl Becerileri ve Öz Düzenleme Becerileri Arasındaki İlişki

    Tutkun, Cansu

    Üniversite temelli öğretmen yetiştirme programlarının, 21. yüzyılın ihtiyaçlarına uygun becerilere sahip ve yetkin öğretmen adayları yetiştirmesi gerekmektedir. Bu araştırmada da okul öncesi öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerileri ve öz düzenleme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. İlişkisel tarama modelinde desenlenlenen araştırmanın çalışma grubunu 119 okul öncesi öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmada öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerilerini değerlendirmek amacıyla “21. Yy Becerileri Ölçeği”, öz düzenleme becerilerinin değerlendirilmesinde ise “Öz-Düzenleme Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma sonucunda okul öncesi öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerileri ve öz düzenleme becerilerinin yüksek olduğu, 21. yüzyıl becerilerinin sınıf düzeyine göre farklılaşmadığı ancak öz düzenleme becerilerinin sınıf düzeyine göre farklılaştığı, cinsiyetin 21. yüzyıl becerileri açısından etkili olduğu ve kadın okul öncesi öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerilerinin erkeklerden yüksek olduğu ancak cinsiyetin öz düzenleme becerileri üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Araştırmada ayrıca 21. yüzyıl becerileri ile öz düzenleme becerileri arasında ilişki olduğu ve öz düzenlemenin 21. yüzyıl becerilerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex4TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Belediyelerin stratejik planlarının kalkınma planıyla ilişkisi: 11. kalkınma planı üzerinden 3 büyük kent üzerine bir araştırma

    Kantar, Gokmen; Kan, Muhammed Enes

    Devletin ekonomi, sağlık, adalet, güvenlik, istihdam, eğitim, sosyal hizmetler, ulaşım gibi hemen her konusuna ilişkin gelecekte ulaşmak istediği hedeflerin, politika ve tedbirlerin yer aldığı kalkınma planlarının başarıyla ulaşmasında ülkedeki diğer kurumların amaç ve hedeflerinin bu plana uygunluğu oldukça önemlidir. Ulusal stratejik amaç ve hedeflerin yer aldığı kalkınma planları ile yerel stratejik amaç ve hedeflerin belirlendiği stratejik planlar arasındaki uyum da bu anlamda oldukça değerlidir. Bu düşünceden yola çıkılarak yapılan bu çalışmanın amacı kalkınma planları ile yerel yönetimlerin stratejik planları arasındaki uyumun incelenmesidir. Çalışma Türkiye’nin 11. Kalkınma Planı ile Türkiye’nin nüfus bakımdan en kalabalık şehirleri olan Ankara, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediyesi 2020-2024 Stratejik Planları ile sınırlandırılmış, söz konusu planlar arasındaki uyum incelenmiştir. 11. Kalkınma Planı’nda doğrudan yerel yönetimlere ilişkin düzenlemeleri içeren “Yaşanabilir Şehirler, Sürdürülebilir Çevre” başlığı altındaki düzenlemeler Ankara, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediyeleri Stratejik Plan’larında araştırılmıştır. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak doküman incelemesi yöntemi kullanılmış, kalkınma planı ve stratejik planlardan elde edilen veriler NVIVO 14 paket programının da yardımıyla içerik analizine tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda stratejik planların genel hatları ile 11. Kalkınma Planı ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Buna rağmen KÖYDES-KIRDES gibi yerel yönetimleri ilgilendiren ulusal projelere stratejik planlarda yer verilmemesi, kalkınma ajansları, KOSGEB gibi uzmanlık kuruluşları ve ilgili bakanlıklar ile işbirliğine yönelik herhangi bir düzenlemensin yer alamaması stratejik planlarda önemli bir eksiklik olarak tespit edilmiştir

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Atık bitkisel yağlarla muamele edilmiş İroko (Milicia excelsa Welw. C.C. Berg) odununda beyazlık indeksi, renk ve parlaklık değerlerinin belirlenmesi

    Ayata, Ümit; Camlibel, Osman

    Günümüzde ahşap malzemenin sahip olduğu rengi değiştirmenin birçok farklı metotları (ısıl işlem, emprenye, ağartma, vb.) bulunmaktadır. Bu işlemler esnasında çevre dostu ürünlerin kullanılması gerek insan sağlığı gerekse ahşap endüstrileri için önem teşkil etmektedir. Bu çalışmada, atık bitkisel yağların (zeytinyağı, mısır yağı ve ceviz yağı) İroko (Milicia excelsa Welw. C.C. Berg) odunun yüzeylerine bir fırça ile uygulanması sonrasında meydana gelen bazı yüzey özellikleri araştırılmıştır. Uygulama öncesi ve sonrasında ahşap yüzeylerde beyazlık indeksi (WI*) [liflere dik (⊥) ve paralel (║)] değerleri, renk parametreleri (∆L*, ∆a*, ∆b*, ∆C*, ∆H*, ∆E*, a*, C*, L*, b* ve ho) ve parlaklık değerleri [20o, 60o ve 85o’lerde liflere dik (⊥) ve paralel (║)] belirlenmiştir. Bütün atık bitkisel yağ türleri uygulanmış deney örneklerinde a* ve C* değerleri artış gösterirken, L*, b* ve ho değerlerinde azalışlar elde edilmiştir. En düşük ∆E* değeri atık mısır yağında (23.70) bulunurken, en yüksek değer atık zeytinyağında (24.48) tespit edilmiştir. Her iki yöne ait olan WI* değerlerinde atık yağların uygulandığı örneklere ait sonuçlar kontrol örneklerininkine nazaran daha düşük olarak tespit edilmiştir. Uygulanan atık yağlar ile WI* değerlerinde azalış belirlenmiştir. Bütün atık yağ türlerinde liflere dik ve paralel yönlerde parlaklık değerleri 20o ve 60o’lerde azalırken, 85o’de artmıştır. Kullanılan tüm atık yağların iroko odunu yüzeylerinde yüzey özelliklerini değiştirici etkide bulunduğu görülmüştür.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2024
    Türkçe Öğretmen Adaylarının Yapay Zekâ Okuryazarlıklarının Farklı Değişkenlere Göre İncelenmesi

    Banaz, Emrullah; Demirel, Osman

    Çağımızda eğitim alanına büyük bir kolaylık sağlayan yapay zekâ, farkındalık ve okuryazarlık açısından önem arz etmektedir. Ele alınan bu çalışma Türkçe öğretmen adaylarının yapay zekâ okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda öğretmen adaylarının okuryazarlık düzeyleri, cinsiyetleri, günlük internet kullanma durumları, yapay zekâya yönelik haberleri takip etmeleri açısından incelemeler yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Bayburt Üniversitesi’nde öğrenim görmekte olan 215 Türkçe öğretmen adayı oluşturmaktadır. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelinin tercih edildiği araştırmada veriler, Yapay Zekâ Okuryazarlık Ölçeği ile toplanmıştır. Google Forms’lardan elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiş olup analiz sonucunda öğretmen adaylarının yapay zekâ okuryazarlıklarının yüksek düzeye yakın olduğu, öğretmen adaylarının cinsiyetlerinin yapay zekâ okuryazarlık düzeylerini etkileyen bir değişken olduğu başka bir deyişle araştırmaya dâhil olan öğretmen adaylarının yapay zekâ okuryazarlık düzeyleri cinsiyete göre farklılık gösterdiği, sınıf düzeylerinin yapay zekâ okuryazarlık açısından anlamlı bir farklılık oluşturduğu, öğretmen adaylarının internet kullanma süreleri ile yapay zekâ okuryazarlıklarının benzer olduğu ve konuyla ilgili haber takip etmelerinin yapay zekâ okuryazarlık düzeylerini etkileyen bir değişken olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex63TR Dizin34
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Ekonomik ve kültürel bağlam okuma başarısında önemli mi? Okuma başarısı ile ilişkili öğrenci, okul ve ülke düzeyi değişkenlerin incelenmesi

    Kaplan, Kadir; Filiz, Tunahan; Demir, Mustafa; Kaya, Metin

    Bu araştırmada, dördüncü sınıf öğrencilerinin okuma başarısını etkileyen öğrenci, okul ve ülke faktörlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda PIRLS 2021’de yer alan veriler arasından öğrenci ve okul düzeyindeki değişkenler belirlenmiş ve bu değişkenlerle ilgili veriler analize dahil edilmiştir. Ayrıca, ülkelerin gelirlerinin bireylere dağılımları ile ilgili GINI, gayri safi milli hasılanın eğitime ayrılan yüzdesi (EDGDP) ve Hofstede’nin kültürel boyut teorisinden hareketle eğitimle ilişkili olan alt boyutlar da ülke düzeyinde değişkenler olarak ele alınmıştır. Ülke, okul ve öğrenci düzeyi ile ilgili çeşitli değişkenlerin okuma başarısıyla ilişkisini incelemek amaçlandığından araştırmada yöntem olarak ilişkisel tarama modeli benimsenmiş ve veriler hiyerarşik bir yapıda olduğu için istatistiksel analizlerde hiyerarşik lineer modelleme tekniği kullanılmıştır. Analizler sonucunda öğrenci düzeyi boyutunda öğrenci zorbalığı, okumayı sevme, kendinden emin okuma, öğrenme için ev kaynakları ve evdeki dijital araçlar değişkenlerinin okuma başarısını yordadığı bulgulanmıştır. Bu değişkenlere ilaveten okul düzeyinde değişkenlerin eklenmesi ile yapılan analizler sonucunda ise akademik başarı üzerine okulun etkisi ve okul disiplini değişkenlerinin okuma başarısını yordadığı tespit edilmiştir. Öğrenci ve okul düzeyi ile ilgili değişkenler eklenerek ülke düzeyinde ele alınan değişkenlerden de ülkelerin uzun dönem-kısa dönem ve belirsizlikten kaçınma düzeyleri okuma başarısını yordadığı belirlenmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2024
    Kadın yoksulluğu üzerine yapılan çalışmaların türkiye bağlamında yüksek lisans tezlerine odaklanarak incelenmesı

    Oz, Burcin

    Yoksulluk, temel ihtiyaçların karşılanmaması olarak tanımlanan küresel bir sorundur. Türkiye’de, yüksek enflasyon, azalan reel gelir, ekonomik krizler ve depremler gibi faktörler, yoksulluğun artmasına katkıda bulunmuştur. Mevcut literatür, bu artışın önemli bir bölümünün kadınları etkilediğini göstermektedir. Yoksulluk ve başa çıkma stratejileri üzerine birçok çalışma olmasına rağmen, bu araştırma özel- likle kadınların yoksulluğuna odaklanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de kadınların yoksulluğunu ele alan yüksek lisans tezlerini ana- liz etmek ve bu alandaki araştırma eğilimlerini belirlemektedir. Bu amaçla, bir belge incelemesi yapılmış ve Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi’nde yayımlanan 41 yüksek lisans tezi, betimsel analiz yönt- emi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, kadınların yoksulluğunun çeşitli üniversitelerde incelendiğini, en yüksek sayıda yüksek lisans tezi- nin 2022’de yayımlandığını göstermektedir. Kadınların yoksulluğunun temel nedenleri, cinsiyet eşitsizliği, istihdam sorunları, eğitim eksikliği, düşük ücretler ve sosyal dışlanma olarak ortaya çıkmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Martin Luther’in Yahudiler Hakkındaki Söylemleri Üzerine Bir Değerlendirme

    Keleş, Hatice

    16. yüzyılda meydana gelen reform, Martin Luther’in Katolik Kilisesinin Hıristiyan dünyasındaki otoritesine karşı çıktığını ve Hıristiyan dünyasını yönetim konusunda düzenlemelerin yapılması gerektiğini iddia etmesi üzerine yapılan bir harekettir. Reform hareketi sadece Avrupa’da yaşayan Hıristiyanları değil, dini ve ırkı ne olursa olsun bütün vatandaşları sosyal, ekonomik ve dini yönden etkileyen tarihi bir olaydır. Özellikle Avrupa’da yaşayan Yahudi toplulukları da reform sürecinden etkilenen kesim olmuştur. Yüzyıllar boyunca Katoliklerin Yahudiler üzerinde sürdürdüğü Hıristiyanlaştırma politikası tam anlamıyla başarılı da olamamıştır. Luther de Yahudilerin her zaman Hıristiyan dünyasının gündeminde olan bir konu olduğuna dikkat çekmiştir. Luther’in Yahudiler hakkında düşmanca söylemleri ve tavırları bilinen bir gerçektir. Ancak bununla birlikte 1523 yılında yazdığı eserle Yahudilere karşı hoşgörü politikası sergilemesi, diğer reformcular ve Katolikler tarafından Yahudileri desteklediğine dair eleştirilere maruz kalmasına yol açmıştır. Çünkü Yahudiler, İsa Mesih’in katilleri olarak kabul edilmişlerdir. Ayrıca ritüel cinayetleri, zehirleme, ev sahibine karşı saygısızlık-evleri yakmaları gibi Yahudiler üzerine atılan suçlamalar, onlara karşı düşmanlığı daha da arttırmıştır. Burada dikkat edilmesi gereken durum, Yahudiler üzerine yapılan düşmanlığın aslında Yahudilerden kaynaklanmış olduğu iddiasıdır. Şöyle ki Yahudilerin, kendilerine ait olan rabbinik literatürlerinde Hıristiyanlığa karşı düşmanlıklarını açıkça ortaya koymaları, onlara karşı olumsuz tavırları ve söylemleri arttırmıştır. Ayrıca ritüellerinde Hıristiyanlardan intikam alma temelli duaların yapılması, Hıristiyanların lanetlenmesi, bu söylemlerin ve kışkırtmaların sadece dualarda değil, şiirlerde ve dua kitaplarında da yazılı bir halde geçmesi, onların Hıristiyan düşmanlığını tanımlayan en hafif kanıtlardır. Luther ise 1523 yılında yazdığı eser ile Yahudilere karşı hoşgörülü davranılması gerektiğini ifade etmiştir. Bu eser ile papalığın ve Hıristiyanların onlar hakkında yalanlar yaydıklarını, onları Hıristiyan kanı akıtmakla suçladıklarını ve onlara insan gibi davranmadıklarını belirtmiştir. Bu yüzden de onların Hıristiyan olmadıklarını ve asla olmayacaklarını söylemiştir. Ayrıca sıradan meslekleri icra etmelerine izin vermedikleri için onları tefeciliğe zorlayanların da Hıristiyanlar olduklarını ifade etmiştir. Yahudiler üzerinde uygulanan bu baskı ve yasaklamaların onların Hıristiyanlığa yaklaşmasının önüne geçtiğini öne sürmüş, günlük yaşamda sosyal ve ekonomik yönden Hıristiyan ve Yahudilerin pozitif ilişkiler içerisinde olmalarının sağlanması ile onların İncil’e yaklaştırılabileceğini önermiştir. Buna karşılık 1543’te Yahudilere karşı düşmanca ve hakaret dolu söylemlerini kaleme aldığı eseri ise onun 1523’teki eserinin tam zıddını oluşturan bir anlam içermektedir. Bu eseriyle Yahudilerin İsa Mesih düşmanı olarak çocukluktan beri yetiştirildiklerini ve Hıristiyanları yok etmeye çalıştıklarını belirtir. Bu eserini de bütün Hıristiyanları bu düşmanlara karşı tetikte olmaları adına uyarmak için yazdığını ifade eder. Bu eserinde Yahudilere karşı hakaret dolu ifadelere yer verir. Yahudilerin kendileri dışındaki insanları, insan olarak görmediklerini; seçilmiş halk zihniyetini hala taşıyarak Hıristiyanlara ve diğer insanlığa karşı tehdit oluşturduklarını açıklar. Luther’in tavırlarındaki bu değişiklik, onun reformunu başarıya ulaştırmak adına uyguladığı politika olarak gösterilmiştir. Düşmanca tavrını onlara karşı hakaret dolu ifadelerle yapmasının, bazı tarihçiler tarafından Yahudilere yönelik şiddet eylemlerinin artmasına zemin oluşturduğu iddia edilir. Bu çalışmada Luther’in, Yahudiler üzerine uyguladığı hoşgörü politikasını ifade eden That Jesus Christ was Born a Jew ve yaşamının son dönemlerinde bu politikanın tam zıttı bir şekilde Yahudi düşmanlığını ifade eden On the Jews and Their Lies adındaki iki önemli eseri ile ne amaçladığı, amacına ulaşıp ulaşmadığı ve bu iki eser hakkında yapılan eleştiriler ve değerlendirmeler üzerine durulmuştur.

  • MakaleYalnız künye2024
    Havayolu şirketlerinde kurum itibarının müşteri memnuniyeti, güven ve telafi memnuniyeti çerçevesinde ele alınması

    Yildiz, Tugba; Altun, Melek

    Bu çalışma telafi memnuniyetinin müşteri memnuniyeti ve güveni üzerindeki etkisi ile bu iki değişkenin kurum itibarı üzerindeki etkisinin belirlenmeyi amaçlanmıştır. Müşteri memnuniyeti ve güveni rekabet avantajı elde etmede havayolu şirketlerine fırsatlar sunmaktadır. Memnuniyet sağlanması ve güven kazanımı noktasında hizmet sunumu sırasında ortaya çıkabilecek hataların telafi edilme sürecinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu bağlamda çalışmada müşterilerin şirkete güven duyması ve memnun olması açısından telafi memnuniyetinin etkisi de belirlenmeye çalışılmıştır. Verilerin toplanma sürecinde çevrimiçi anket yönetimi ile katılımcılara ulaşılmıştır. Havayolu ile seyahat eden ve şikâyetine çözüm bulunan 402 katılımcının anket formu değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre telafi memnuniyeti müşteri memnuniyeti ve güveni üzerinde, müşteri memnuniyeti ve güveni ise kurum itibarı üzerinde olumlu etkiye sahiptir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele