Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Esmer, Yusuf(28)
- Battal, Fetullah(27)
- Öztürk, Mesut(22)
- Ayata, Ümit(21)
- Korkmaz, Özge(18)
- Bayraktar, Bülent(17)
- Maden, Sedat(17)
- Ustabulut, Mete Yusuf(16)
- Degirmenci, Yavuz(15)
- Ag, Aliriza(14)
- Bulut, Mehmet(14)
- Göktaş, Bora(14)
- Pabuçcu, Hakan(14)
- Apak, Ömer Ceyhun(13)
- Dayı, Özkan(13)
- Güzel, Ferdi(13)
- Kaplan, Kadir(13)
- Yıldız, Şaduman(13)
- Arslaner, Ayla(12)
- Durmuş, İbrahim(12)
- Gıdık, Betül(12)
- Kan, Muhammed Enes(12)
- Kul, Murat(12)
- Küçük Demir, Betül(12)
- Semerci, Vahide(12)
- Bayramoglu, Turgut(11)
- Dursunoğlu, İsmail(11)
- Kuzu, Mehmet(11)
- Kırbaş, Zila Özlem(11)
- Sefali, Abdurrahman(11)
- Sönmez Sarı, Ebru(11)
- Tosun, Figen Çam(11)
- Akeren, Zahide(10)
- Bulut, Ayhan(10)
- Doğan, Zeki(10)
- Filiz, Tunahan(10)
- Gül, Volkan(10)
- Gültekin, Ömer Faruk(10)
- Imamoglu, Ilyas Kays(10)
- Kahya, Cem(10)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2017Öğrenci Koçluğuna İlişkin Öğretmen ve Öğrenci Görüşleri: Bayburt Örneği
Tosun, Figen Çam; Bayram, Arslan
Bu araştırmanın amacı, Bayburt ili ortaokullarında ve ortaöğretim kurumlarında uygulanmakta olan öğrenci koçluğuyla ilgili uygulamaya katılan öğretmenlerin ve öğrencilerin görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında, evreni 482 öğretmen oluşturmaktadır, örneklem sayısı ise 215 olmuştur. Araştırmanın nitel kısmında, araştırmanın çalışma grubunu 22 öğretmen ve 24 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmacılar tarafından öğrenci koçluğu ile ilgili hazırlanan bir anket ile öğretmen ve öğrencilerin öğrenci koçluğu konusundaki öznel değerlendirmesini alabilmek için yarı yapılandırılmış görüşme formları oluşturulmuştur. Anket elektronik ortamda, görüşme formları okullara gidilerek yapılmıştır. Verilerin analizinde Excel ve SPSS 23.0 paket programı ile betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre öğretmenler öğrenci koçluğunu yararlı bulmakta ve öğrenciyi bütün yönleriyle (akademik, motivasyon, sosyal) desteklediğini, her kademede uygulanabilir olduğunu; fakat öğretmenlere fazladan iş yükü çıkardığını düşünmektedirler. Öğrenciler ise öğrenci koçluğu fikrini; olumlu ama uygulamayı yetersiz bulmaktadır
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017The In-vitro Effect of Lisonopril on Serum Alkaline Phosphatase and Acid Phosphatase Enzymes Activity
Demir, Yaşar; Çelik, Safinur Yıldırım; Demir, Nazan
Hypertension is a disease that most elderly people suffer. People with high blood pressure often obliged to use the drug that lowers blood pressure in order to maintain a healthy lifestyle throughout their lives. In this study, the in vitro effect of lisonopril on serum alkaline phosphatase and acid phosphatase enzymes which are essential for normal bone formation and mineralization activities was investigated. Alkaline phosphatase enzyme was purified using DEAE-cellulose, acid phosphatase enzyme was purified using CM-cellulose ion exchange chromatography from human serum. The activities of alkaline and acid phosphatase were determined using pnitrophenylphosphate as the substrate. When finding out the activity of TrACP enzyme, adding tartrate to the environment provided inhibition of other acid phosphatase enzymes than TrACP. The activities of alkaline phosphatase and acid phosphatase, which is resistant to tartrate, have been found at five different concentrations of substrates (0.033, 0.1, 0.16, 0.23 and 0.3 mm) in environment with inhibitor and without inhibitor. While three different concentrations of the inhibitor, including 10-2,10-3 and 10-4, was used for each substrate concentration. It was found that the drug inhibit both enzymes, and I50 value was calculated as 0.17 mm and 0.79 mm. Furthermore, Ki values were calculated as 6.98x10-4, 7.06x10-4 for ALP and TrACP respectively by utilizing the Lineweaver-Burk plot
- MakaleYalnız künye2017Yağlık Ayçiçeği Tanelerinin Bazı Karakteristik Özelliklerinin Belirlenmesi
Polat, Taşkın; Öztürk, Erdoğan; Gül, Volkan
Ayçiçeği tane özellikleri, verim ve kaliteyle yakından alakalıdır. Dolayısıyla, bu özellikler, genotip ve çevrenin ortak etkileşimi altında olup, özellikle iklim ve toprak yapısı gibi faktörlerden etkilenmektedir. Bu araştırmada, Orta Karadeniz Bölgesinde yağlık ayçiçeği tarımının yoğunluğu dikkate alınarak seçilen, Samsun (Bafra, Vezirköprü ve Havza), Amasya (Merzifon), Çorum (Merkez) ve Tokat (Turhal) yörelerinde 2015 yılında üretici bazında yetiştiriciliği yapılan ve pazara sunulan yağlık ayçiçeği tanelerinin boyu, eni, kalınlığı, bin tane ağırlığı, tane iç oranı, kabuk oranı, nem ve yağ oranları incelenmiştir. Çalışmada, farklı yörelerde yetiştirilen yağlık ayçiçeği tanelerinde nem oranı haricindeki diğer özellikler bakımından önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; ortalama tane boyu, eni ve kalınlığı sırasıyla 10.6-11.4; 4.9-5.4 ve 2.6-3.3 mm, kabuk oranı %12.7-26.1, bin tane ağırlığı 49.0-65.0 g, tane iç oranı %58.7-77.5, nem içeriği %7.0-8.7 ve yağ oranı %41.5745.67 arasında değerler almıştır. Bu sonuçlara göre, bölgede Samsun-Bafra ve Tokat-Turhal yörelerinde üretilen yağlık ayçiçeği taneleri incelenen özellikler yönünden ön plana çıkmıştır.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2017Hava sızdırmazlığının konvansiyonel pencerelerin ortalama ısıl yalıtım performansındaki rolü
Cuce, Erdem
Binalarda yapı elemanlarının ısıl direnç yeteneklerinin iyileştirilmesi ve yapı elemanlarından gerçekleşen enerji kayıplarında ciddi bir role sahip olan hava sızdırmazlığının maliyet etkin yöntemlerle minimize edilmesi güncel düşük/sıfır karbon bina standartlarının yakalanabilmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Bina yapı elemanları arasında pencereler infiltrasyon esaslı ısı kayıplarına hatırı sayılır ölçüde etki ederler. Cam yüzeylerden gerçekleşen infiltrasyon kaynaklı ısı kayıpları özellikle eski pencerelerde ve özensizce gerçekleştirilen montajlarda azımsanmayacak değerlere ulaşabilmektedir. Literatürde hava sızdırmazlığının konvansiyonel pencerelerden olan enerji kayıplarına etkisini belirlemeye yönelik bazı teşebbüsler olmasına rağmen, elde edilen sonuçlar arasında pek çok çelişkiler mevcuttur. Bu yüzden bu araştırmada, hava sızdırmazlığının konvansiyonel hava dolgulu çift camlı pencerelerin ortalama ısı transfer katsayısına (U-değeri) olan etkisi kapsamlı bir deneysel çalışma ile incelenmektedir. Testler Nottingham'da bulunan ve konvansiyonel hava dolgulu çift camlı pencerelerle restore edilmiş karakteristik Birleşik Krallık mimarisine sahip bir konutta gerçekleştirilmektedir. Konuttaki pencerelerden bir tanesi ısıl yalıtım testlerine tabi tutulmaktadır. Test penceresinin bir kanadı mükemmel hava sızdırmazlığı temin eden özel saydam bir örtü ile ön yüzeyden kaplanırken, diğer pencere kanadı sıradan durumu temsil edecek şekilde olduğu gibi bırakılmaktadır. Ölçümler Nisan 2016'da yapılmakta ve dinamik co-heating test metodu ile hava sızdırmaz pencere kanadının U-değerindeki iyileşme miktarı değerlendirilmektedir. Elde edilen sonuçlara göre, hava sızdırmazlığı ve saydam örtü ile hava sızdırmaz pencere kanadının iç cam yüzeyi arasında oluşan sera etkisine bağlı olarak özellikle gündüz saatlerinde etkisi belirginleşen ters ısı akıları neticesinde, hava sızdırmaz pencere kanadının ortalama U-değeri sıradan pencere kanadına göre kayda değer ölçüde düşük çıkmaktadır. Sıradan pencere kanadının ortalama U-değeri 2.67 W/m2K iken, hava sızdırmaz pencere kanadının ortalama U-değeri 1.79 W/m2K olarak belirlenmektedir. Buradan hareketle, hava sızdırmazlığı temin edilen konvansiyonel pencerelerde enerji kayıplarının %33 mertebesinde azaltılabileceği sonucuna varılmaktadır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Scopus SJRQ2Mikroalg üretimi ve mikroalglerden biyoyakıt eldesi
Çakmakcı, Mehmet; Elcik, Harun
Enerji ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan fosil yakıt rezervleri hızla tükenmektedir ve bu yakıtların çevresel zararları her geçen gün artmaktadır. Bu sebeple, tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler gibi ülkemiz de yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına yönelmiştir. Bu kapsamda ülkemizde, yenilenebilir enerji yasası çıkarılarak yenilenebilir enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılması, sürdürülebilir enerji üretiminin desteklenmesi ve çevrenin korunması amaçlanmıştır. Son dönemde önemi artan yenilenebilir enerji kaynaklarından bir tanesi de biyokütle enerjisidir. Biyokütle enerji kaynağı olarak, ana bileşenleri karbonhidrat bileşikleri olan bitkisel ve hayvansal kökenli tüm organik maddeler kullanılabilmektedir. Bu enerji kaynakları içerisinde mikroalgler, yüksek fotosentetik etkinlikleri, yüksek biyokütle üretimleri ve hızlı çoğalmaları gibi avantajlarıyla biyoyakıt üretimi için umut verici görülmektedir. Mikroalglerden, biyokimyasal yöntemler ile elektrik, etanol, hidrojen, metan ve biyodizel üretilebildiği gibi termokimyasal yöntemler kullanılarak da sentez gazı, biyolojik kömür, biyodizel ve elektrik üretilebilmektedir. Bu derleme makalesinde, mikroalglerin izolasyonu, mikroalgal biyokütle üretimi, biyokütlenin hasadında kullanılan yöntemler ve mikroalglerin yenilenebilir biyoyakıtlar için ham madde kaynağı olarak kullanılabilirliği incelenmiştir
AtıfTR Dizin11
İncele - MakaleYalnız künye2017Dergi Hakem Kurulu
Diler, Adnan; Karahan, Recai; Kuru, Alev; Adanır, Oğuz; Sezer, Bilal; Kavukçu, Mehmet; Özkan, Haldun; Bulat, Mustafa; Düzgün, Dilaver; Karaosmanoğlu, Mehmet
Prof. Dr. Turgut KARABEY Prof. Dr. Yusuf ÇETİN Prof. Dr. Zahide İMER Doç. Dr. Ahmet Şinasi İŞLER Doç. Dr. Ali Yalçın TAVUKÇU Doç. Dr. Cengiz ŞENGÜL Doç. Dr. Gökalp Nuri SELÇUK Doç. Dr. Hagigat MUHARREMOVA Doç. Dr. Korkmaz MERAL Doç. Dr. Mete DEMİRBAŞ Doç. Dr. Mustafa BEYAZIT Doç. Dr. Mümtaz DEMİRKALP Doç. Dr. Nesrin FEYZİOĞLU Doç. Dr. Nurettin KOÇHAN Doç. Dr. Selma ELYILDIRIM Doç. Dr. Yakup GÖKDAŞ Doç. Dr. Yunus BERKLİ Yrd. Doç. Dr. Cemal SEVİNDİ Yrd. Doç. Dr. Hasan AKDAĞ Yrd. Doç. Dr. Muhammet Lütfü KINDIĞILI (Atatürk Üniversitesi) Yrd. Doç. Dr. Serhat YENER Yrd. Doç. Dr. Yusuf BİLEN Yrd. Doç. Dr. Zerrin KÖŞKLÜ
- MakaleYalnız künye2017Investigaton of the effects of micronized calcite grinding and coating operations on colour parameters
Toraman, Öner Yusuf; Uçurum, Metin; Cayirli, Serkan
Calcite (CaCO3) is used as a mineral filler in many industries such as plastics, paper and coating because of its white colour, low iron, silica content and easy grindability after it is ground in the micron sizes. The most important property requested by users is whiteness degree of calcite products. Colour parameters (L*, a*, b*) of calcite ore may change naturally after milling and coating process. The changes and colour difference (?E) must be calculated from raw material and product. In this study; colour measurements and colour difference (?E) calculations are given for calcite ore in Nigde region.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Investigation of impact of amount and type of inoculants on microstructure and mechanical properties of GGG60 spheroidal graphite cast irons
Karadeniz, Erdal; Barutçu, Fadıl; Çolak, Murat
A ductile iron metal GGG-60 has a major abrasion resistance and strength value. In addition, since they can be formed by casting methods, parts can be obtained rapidly and cost effectively. The solidification step has an important impact on products internal structure and thereby on the mechanical properties in giving form by casting methods. Because of its excellent mechanical properties, the microstructure consisted of homogeneous fine-grained graphite is a desired product microstructure. The most important factors in solidification phase of ductile irons are inoculation and inoculant types to achieve the desired mechanical properties. Among the commercial foundries, many different inoculant materials are found use in the market. As well as their addition amounts and methods varies depending on the foundry. Therefore, in this study, the most commonly used three different types of inoculants, and different ratios of two types of inoculants were used for GGG-60 material casting experiments. Thus, the effects of type and amount of inoculant on microstructure and mechanical properties of the material were investigated. Internal structure evaluations are presented as optical microscope data, and mechanical properties are presented as data of tensile strength and hardness results.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2017Lactobacillus curvatus Suşu ile Asetofenon Türevlerinin Asimetrik İndirgenmesi
Sahin, Engin
Sekiz farklı Lactobacillus curvatus suşu asetofenon'un 1-fenil etanol'e asimetrik indirgenmesinde biyokatalizör olarak değerlendirildi. Test edilen bu laktik asit bakteri (LAB) suşları arasında Lactobacillus curvatusN5asetofenon'un enantiyoseçici indirgenmesinde en etkili biyokatalizör olarak bulundu. Optimize edilen reaksiyon şartları altında asetofenon türevleri % 99 enantiyomerik fazlalığa kadar ilgili kiral sekonder alkollere dönüştürüldü.
- MakaleYalnız künye2017Internal auditing culture in the public sector in turkey's european union(eu) membership process: an investigation on public internal auditors
Kurnaz, Ersin; Karcıoğlu, Reşat
Prepared in the context of Turkey's EU membership process 5018 Public Financial Management and ControlLaw (PFMC) when enacted in the public sector have been some structural changes. One of these changes is theimplementation of internal audit system in the public sector. This system predicts risk-based internal audit approach rather than traditional audit approach in public institutions. In this study, it is aimed to determine whetherthe public sector has escaped the traditional audit culture and adopted a risk-based internal audit culture. In thiscontext, a questionnaire was conducted to public internal auditors. Obtained data were analyzed using Chi-SquareIndependence Test. As a result, it has been determined that there is a tendency in the public sector for both internalaudit culture and risk- based internal audit culture. Finally, there is a significant correlation between the type ofbudget and internal audit awareness of public institutions.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Ceviz Ezmesi ve Dut Kurusu Tozu İlavesiyle Üretilen Düşük Kalorili Dondurmanın Bazı Kalite Niteliklerinin Belirlenmesi
Salik, Mehmet Ali; Arslaner, Ayla
Bu çalışmanın amacı; fonksiyonel özellikleri geliştirilmiş, besleyici değeri yüksek ve kalori değeri düşük bir dondurma üretimi gerçekleştirmektir. Bu amaçla dondurma üretiminde dondurma miksine sakkaroz yerine doğal tatlandırıcı olarak 200g/kg oranında kuru dut tozu ve kremaya ikame olarak 50g/kg oranında ceviz ezmesi ilave edilmiştir. Üretilen dondurmanın bazı fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal kalite nitelikleri üzerine kuru dut tozu ve ceviz ezmesi kullanımının etkisi araştırılmıştır. Araştırmada dondurma üretiminde dut kurusu tozu ve ceviz ezmesi ilavesinin kurumadde, protein, kül ve hacim artışı oranını arttırdığı ve kalori değerinde azalmaya neden olduğu, ayrıca dondurmada karakteristik bir tat-aroma ve renk oluşumu sağladığı tespit edilmiştir. Dondurma örnekleri, tüm duyusal parametreler bakımından standartlarda belirtilen sınırın üzerinde puan almıştır. Mikrobiyolojik analiz sonuçları, dondurma örneklerinin bakteriyolojik kalitesinin yüksek olduğunu ve üretim sonrasında herhangi bir bulaşmanın söz konusu olmadığını göstermektedir.
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleYalnız künye2017Kültür Turizminde Müzelerin Yeri: Baksı Müzesi ve Bayburt Ekonomisine Etkisi
Korkmaz, Özge
Doğu Karadeniz Bölgesi içerisinde yer alan Bayburt ilinde bulunan Baksı müzesi, 2014 yılı Avrupa Müze ödülüne layık görülmüştür. Bu ödülü alması ile birlikte Bayburt ilinin uluslararası boyutta tanınırlığında önemli bir artış olduğu söylenebilmektedir. Kültür turizmi içerisinde önemli bir paya sahip olan müzelerin yeri yadsınamazdır. Dolayısı ile bu çalışmada kültür turizmi içerisinde müzelerin ekonomik ve sosyal etkileri Baksı Müzesi örneğinden hareketle araştırılmak istenmiştir. Çalışmada Baksı Müzesi'nin il ekonomisine katkısı, ilin tanınırlığına etkisi ve Bayburt'un turizm potansiyeli ortaya konulmak istenmiştir. Bu doğrultuda Baksı Müzesi'nin 10.Yıl konser etkinliğine katılan 148 katılımcıya sorular yöneltilmiştir. Çalışmada sıklık, yüzde, ortalama testlerinden ve logit modelden yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlardan hareketle, Baksı Müzesi'ni ziyaret etmeye gelen bireylerin ilin ekonomisine katkı sağladığı, müze hakkında bilgi sahibi olan bireylerin il hakkında da bilgi sahibi olma olasılıklarının arttığı belirlenmiştir. Ayrıca kültürel aktivitelerin ilin ekonomik olarak gelişmesine imkan sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır
AtıfTR Dizin3
İncele - Derleme MakaleYalnız künye20175E Modelinin 6. Sınıf Dil Bilgisi Öğretiminde Başarıya ve Kalıcılığa Etkisi
Bayram, Bora; Kılıç, Latife Kırbaşoğlu
Dil bilgisi öğretiminde öğrencinin aktif bir öğrenme gerçekleştirmesini hedefleyen bu çalışmada özellikle fen alanında denenmiş ve başarılı sonuçlar elde edilmiş 5E öğretim modelinin dil bilgisi öğretiminde öğrencilerin akademik başarısı ve edindiği bilgilerin kalıcılığı üzerine etkisini belirleme amaçlanmıştır. Araştırmada ön test- son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Akademik başarı ve bilginin hatırlanma düzeyini belirlemek için ön test, son test ve kalıcılık testi puanları karşılaştırılarak istatistiksel analizleri SPSS.15 paket programında yapılmıştır. Çalışmanın uygulanma süreci toplam dört hafta sürmüştür. Çalışmanın bitiminden altı hafta sonra ise kalıcılık testi her iki gruba da uygulanmıştır. Yapılan istatistiksel işlemler sonucunda, 5E modeliyle dil bilgisi öğretiminin yapıldığı deney grubu öğrencilerinin akademik başarı ve kalıcılık testi puan ortalamaları, kontrol grubuna göre anlamlı bir farklılık göstermiştir
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Neural network data preprocessing: is it necessary for time series forecasting?
Pabuçcu, Hakan
Neural networks (NNs) are a commonly used method to solve the time series-forecasting problem. NNs have some advantages compared with traditional forecasting models, such as auto regressive moving average or auto regressive integrated moving average. NNs do not need to have any statistical assumption like normal distribution. However, data preprocessing, normalization, trend adjusting, seasonal adjusting, or both differencing can introduce better results in some studies. In this study, we have tried to investigate whether data preprocessing methods are useful for time series data, which contains trend, seasonality or unit root. For this purpose, we collected the real time series data belonging to monthly or quarterly observations and used nonlinear autoregressive (NAR) and multilayer perceptron (MLP) models. Although we obtained significant differences between data preprocessing methods, the structure of MLP with differenced variable produced the worst results
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Scopus SJRQ3Doğu Anadolu-Türkiye Koşullarında Farklı Bal Arısı (Apis mellifera L.) Genotiplerinin Kışlama Yeteneği ve Koloni Performanslarının Karşılaştırılması
Cengiz, Mahir Murat; Erdoğan, Yaşar
Bu çalışmada, Doğu Anadolu koşullarında Buckfast, Karniyol, Kafkas ve Erzurum genotiplerinin kışlama yeteneği ve bazı fizyolojik özellikleri araştırılmıştır. Araştırmada Langstroth tipi ahşap kovanlardaki güçleri eşitlenmiş kolonilerden 2014 yılı kışlatma döneminde Buckfast, Karniol, Kafkas ve Erzurum bal arısı genotiplerinin her birinden 12'şer olmak üzere toplam 48 adet koloni kışlatmaya alınmıştır. 2015 yılı üretim döneminde ise 11'er adet Buckfast, Karniol, Erzurum ve 10 adet de Kafkas genotipine mensup toplam 43 adet koloni kullanılmıştır. Üretim sezonunda genotip grupların ortalama arılı çerçeve sayıları sırasıyla 11.72±0.63, 12.17±0.62, 9.52±0.51 ve 10.72±0.55 adet/koloni; ortalama kuluçka alanları 2713.7±237.9, 2797.6±238.3, 2036.5±166.4, 2364.3±197.2 cm2/koloni olarak bulunmuştur (19.04.2015-4.10.2015). Arılı çerçeve sayısı ve kuluçka alanı bakımından gruplar arasındaki fark istatistiksel açıdan önemli (P<0.01) bulunmuştur. Grupların ortalama bal verimleri; 28.08±2.37, 29.94±2.17, 19.28±2.13 ve 23.36±2.15 kg/koloni olarak belirlenmiştir. Bal verimleri bakımından gruplar arasındaki fark istatistiksel açıdan önemli (P<0.05) bulunmuştur.
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleYalnız künye2017Farklı Öğretmenlik Programına Devam Eden Öğretmen Adaylarının Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Algıları
Tosun, Figen Çam; Bayram, Arslan
Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseniyle tasarlanan bu araştırma, Eğitim Fakültesi 1. ve 4. Sınıf öğrencileriyle pedagojik formasyon alan öğrencilerin öğretmenliğin uzmanlık gerektiren bir meslek olup olmadığına yönelik görüşlerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bayburt Eğitim Fakültesi 1. ve 4. Sınıf öğrencileriyle 2014-2015 güz döneminde pedagojik formasyon alan öğrencilerin öğretmenliğin uzmanlık gerektirip gerektirmediği konusundaki görüşlerini ortaya çıkarmak için nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2014-2015 öğretim yılında Bayburt Eğitim Fakültesi 1. (67) ve 4. Sınıf (75) öğrencileriyle yine bu dönemde pedagojik formasyon alan (75) öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmacılar tarafından öğrencilerin öğretmenliğin uzmanlık gerektirip gerektirmediği konusundaki öznel değerlendirmelerini alabilmek için öğretmenlik ve uzmanlaşma konusu ile ilgili 9 sorudan oluşan bir görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırmaya katılan öğrenciler uzmanlaşmayı olumlu karşılarken, öğretmenlik mesleğinin bir uzmanlık alanı olduğunu ifade etmektedirler. Eğitim fakültesi öğrencileri farklı fakültelerden mezun olanların öğretmen olarak atanmasına karşı çıkarken pedagojik formasyon öğrencileri doğal olarak bu eğitimi aldıktan sonra öğretmen olarak atanmanın doğru olduğunu düşünmektedirler. Pedagojik formasyon kaldırılmalı ve yalnızca Eğitim Fakülteleri öğretmen yetiştirmelidir
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Askeri harcamalar ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki: türkiye ve amerika birleşik devletleri ‘nin karşılaştırmalı analizi
Bilgin, Tuba; Korkmaz, Özge
Askeri harcamalar, ulusal güvenliği sağlayabilmek açısından ülkelerin vazgeçemeyecekleri bir kalemdir. Bu yüzden askeri harcamalar, birçok ülkedeki toplam kamu harcamaları içerisinde önemli bir paya sahip olmakla beraber aynı zamanda ülkelerin ekonomilerini de etkileyebilmektedir. Bu doğrultuda çalışmada 1961-2015 döneminde Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri için askeri harcamalar ile ekonomik büyümearasındaki ilişkinin varlığı araştırılmak istenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, çalışmada Johansen-Juselius eşbütünleşme ve Granger nedensellik analizlerinden yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, Amerika Birleşik Devletleri için ekonomik büyüme ile askeri harcamalar arasında herhangi bir nedensel ilişki tespit edilemezken, Türkiye için ise iki değişken arasında çift yönlü nedensel ilişkinin var olduğu söylenebilmektedir
AtıfTR Dizin21
İncele - MakaleYalnız künye2017Ortaokul öğrencilerinin okuduğunu anlamada özetleme stratejilerini kullanma becerilerinin değerlendirilmesi
Bayram, Bora; Aktaş, Elif
Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin okuduğunu anlamada özetleme stratejilerini kullanma becerileri incelenmiştir. Nitel yaklaşıma uygun olarak desenlenen çalışmada, doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Rize ili Çayeli ilçesindeki iki devlet okulunun 5, 6, 7 ve 8. sınıflarında öğrenim gören 380 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerden elde edilen özetler, araştırmacılar tarafından ilgili literatür taranarak belirlenen dokuz maddelik bir form kullanılarak incelenmiştir. Veriler, nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda ortaokul öğrencilerinin hikâye edici ve bilgilendirici metinleri özetlerken en çok özgün metinden kısa olma ve başlık koyma stratejilerini kullandıkları tespit edilmiştir
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleYalnız künye2017An analysis of perceived social support and hopelessness levels from families with schizophrenic patients in terms of various variables
Bülbül, Ayşe Eliüşük; Izgar, Hüseyin
Bu araştırmada şizofreni hastası olan ailelerin Algılanan sosyal destek ve umutsuzluk arasındaki anlamlılık düzeyi incelenmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenlerini "cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, sosyal güvence, aile tipi değişkenleri; bağımlı değişkenleri ise umutsuzluk ve algılanan sosyal deste değişkenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın genel evreni, Konya Merkez ve ilçelerinde yaşayan Şizofreni hastası olan ailelerden oluşmaktadır. Araştırma örneklemi Konya'da yaşayan Şizofreni hastası olan ailelerden uygun örnekleme yöntemi ile seçilmiş 152 Şizofreni hastası olan ailelerden oluşmaktadır. Hasta Ailelerinin Algılanan Sosyal Destek düzeyinin belirlenmesinde "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği", Umutsuzluk düzeyinin belirlenmesinde ise "Beck Umutsuzluk Ölçeği" kullanılmıştır. Algılanan sosyal destek ve umutsuzluk puan ortalamalarının cinsiyet, medeni durum, sosyal güvence, aile tipi, eğitim durumu, yaş, medeni duruma göre grupların ortalamaları arasındaki farkın önem kontrolü t testi ile yapılmıştır. Umutsuzluk ve Algılanan Sosyal Destek puanları arasındaki ilişkinin analizinde ise Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı tekniğinden yararlanılmıştır. Algılanan sosyal destek düzeyinin ve umutsuzluk düzeyinin yaş, eğitim durumu değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı varyans analizi ile test edilmiş, ileri analiz olarak Tukey Testi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, şizofreni hastası olan ailelerin yaş değişkenine göre algılanan Umutsuzluk puanlarının "toplam umutsuzluk, umut ve gelecekten beklenti" puanlarına göre anlamlı ölçüde farklılaşmadığını ancak "motivasyon alt boyutunda" farklılaştığını ortaya koymuştur. Şizofreni hastası olan ailelerin algılanan sosyal destek puanları ile umutsuzluk puanları arasında negatif ilişki bulunmuştur. Algılanan sosyal destek arttıkça umutsuzluk puanları düşmektedir
- MakaleYalnız künye2017The Relationship Between Primary Energy Consumption And Financial Development In Developing Countries That Were Dependent On Energy In Context Of Global Development
Karaca, Süleyman Serdar; Keskin Benli, Yasemin; Korkmaz, Özge; Güngör, Selim
In this study, it has been aimed to put forward the relationship between primary energy consumption and financial development for the period 1985-2015 of Argentina, China, South Korea, Israel, Malaysia, Mexico and Turkey. It has been concluded that, there is a long-term relationship between primary energy consumption and the ratio of assets of deposit banks to GDP in the study. Furthermore, it has been determined that there is a one-way causality relationship from the primary energy consumption to the ratio of deposit bank assets to GDP and the ratio of the local credit provided to the private sector to GDP.
AtıfTR Dizin2
İncele















