Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2018
    Farklı Yüksekliğe Sahip Boşluklu Perde Duvarlara ait Davranış Eğrilerinin SAP2000 OAPI ile Elde Edilmesi

    Can, Ömer; Tayfur, Bilal

    Bu çalışma kapsamında, perde duvarlarda açılan veya bırakılan pencere boşluklarının çerçeve davranışı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu bağlamda, perde/çerçeve yüksekliği oranı sabit tutularak 5 farklı serbest kolon boyunun elde edilmesini sağlayacak 5 model belirlenmiştir. 5 farklı perde duvar yüksekliğine sahip çerçeveler SAP2000 OAPI aracılığıyla C# yazılım dili kullanılarak modellenmiştir. Açıkta kalan ve kısa kolon oluşumuna sebep olan boşluklara 1 cm artırımlarla kanat duvarlar eklenerek analizler yapılmıştır. Analizler çerçevenin kanat duvarsız halinden tam dolu duvar haline kadar devam ettirilmiştir. Bu sayede çerçevelere ait kanat duvar boyuna bağlı davranış değişim grafikleri elde edilmiştir. Modelleme esnasında perde duvar malzemesi, kanat duvar artırımları arasındaki kuvvet aktarımının doğru şekilde gerçekleşebilmesi için 1 cm2 meshlere ayrılmıştır. Çerçevelere ait ötelenme değerleri ve kısa kolon oluşumu beklenen kesitlerdeki iç kuvvetlerin değişimi yüksek hassasiyetle kayıt altına alınmıştır. Bu bağlamda toplam 750 farklı analiz gerçekleştirilmiştir. Bu analizler neticesinde serbest kolon boyunun kısalmasına bağlı olarak, yanal ötelenme kapasitesinin de doğrusal olmayan biçimde azaldığını ve kısa kolon oluşumu ihtimalinin arttığı görülmüştür.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    İnovasyon, rekabet ve devlet

    Yazici, Sinan

    Bu çalışmada; Sanayi Devrimi ile başlayan tarihsel süreçte,inovasyon ve rekabetin teorik bağlamda ele alınarak devletler üzerindekietkilerinin ortaya konulması ve Türk Kamu Yönetiminin küreselbağlamda rekabet gücü ve inovasyon açısından ne düzeyde olduğununbelirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda literatür incelemesiyapılmış ve elde edilen ikincil veriler, araştırmanın amacı doğrultusundadeğerlendirilmiştir. Literatürden edinilen bilgiler ışığında, tarihselsüreçte inovasyon örneklerine rastlandığı ancak inovasyon ve rekabetkavramlarının, kapitalizmin ortaya çıkışı ile birlikte önem kazandığı,inovasyon ve rekabetin sanayi devrimlerinin ortaya çıkması üzerindeetkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte inovasyonun,sanayi devrimlerini de tetiklediği görülmüştür.İnovasyon yapabilen ve inovasyonu sürekli kılan devletlerin,modern dünya sistemi ve küresel rekabet koşullarında avantajlı konumageçerek üstünlük sağladıkları belirlenmiştir. Ayrıca bu rekabet avantajıve üstünlüğü beraberinde devletlerin kalkınması ve gelişmesi üzerinde depozitif etki yaratarak, bu devletlerin ekonomik ve siyasal anlamda da güçsahibi olmalarına katkı sağlamıştır. Kamu yönetimi açısındaninovasyonun daha hızlı, güvenilir ve sağlıklı kamu hizmetlerininsunumunu kolaylaştırırken, devlet vatandaş arasındaki iletişim vegüvenin gelişmesine katkı sunduğu görülmüştür. Türkiye’nin inovasyonkapasitesinin düşük, buna bağlı olarak küresel rekabet gücünün zayıfolduğu belirlenmiştir. Türkiye hem kamu yönetimi hem de rekabetbağlamında, küresel rakipleri karşısında zayıf ve rekabet gücü düşük birülke görünümü sergilemektedir. Ancak, siyasal istikrarın ve güvenliğinsağlanması halinde, Türkiye’nin küresel inovasyon endeksinde üstsıralara tırmanacağı ve küresel rekabette güçlü bir konuma gelmesininmümkün olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex6TR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    The relationship between corporate social responsibility and corporate reputation

    Battal, Fetullah; Çınar, Ertuğrul; Kılıçaslan, Şenol; Yazici, Sinan

    Corporate social responsibility has become a concept that hasbeen taken into consideration in our country towards the end of1980s.While the studies on the subject were first in the field of privatesector, the mission and vision determination task of the institutions inthe public sector has become mandatory since the beginning of the2000s.The purpose of these practices is that the private sector and thepublic sector are aware of the responsibility of the stakeholders. Thus,these organizations will ensure their sustainability by takingresponsibility for both employees and their environment. Therefore,companies will have the opportunity to create a strategic competitiveadvantage in the medium and long term in the global competitionenvironment. Today, various practices related to corporate socialresponsibility are also common.This research was carried out on the students and employeesattending a university in the Eastern Black Sea Region. The aim of thisstudy is to examine the effects of corporate social responsibilityperceptions on corporate perception and dimensions (Emotional Attractiveness, products and services, Vision and Leadership,Workplace environment, social and environmental responsibility,financial performance).As a result of the survey conducted on a total of 328 participants,it was observed that the perceptions of the students and theiremployees regarding the increase of corporate social responsibilityincreased significantly and in the same direction and this relationshipwas very strong. On the other hand, participants perceived social andenvironmental responsibility as more meaningful than other corporatereputation dimensions. Vision and leadership are perceived as leastsignificant in terms of corporate reputation. There were also significantdifferences between age, gender, seniority, education level anddepartmental perceptions.

  • MakaleAçık Erişim2018
    Türk demokrasi hayatında askeri uyarılar: 1971- 2007 muhtıralarının karşılaştırmalı analizi

    Yazici, Sinan; Dursunoğlu, İsmail

    En basit tanımıyla halkın yönetimi olan demokrasi, moderndünyanın en önemli kavramlarından biridir. Meşruiyetinin halkadayanması nedeniyle en saygın yönetim sistemidir. Bu sistemgünümüzde,seçilentemsilcileraracılığıylasürdürülmektedir.Demokrasilerde düzenli aralıklarla yapılan seçimlerde halk, iktidarıkullanacak olan yöneticileri seçmektedir. Seçilen bu kişiler belli dönemleriçinde ve yasal çerçevede iktidarı kullanmaktadır. Hükümet etmesürecinde, siyasal partilerin veya temsilcilerin halka karşı sorumluluklarıbulunmaktadır. Nitekim halk, iktidarın devamlılığı noktasında nihai vetek karar merciidir. Bu yönüyle demokrasi, aynı zamanda hesapverilebilir bir anlayışı barındırmaktadır. Türkiye, eksikliklerine rağmenyüzyılı aşkın demokrasi geleneğini içselleştirmeyi başarmış bir ülkedir.Türkiye, demokrasi hayatı boyunca farklı vesayet odaklarının tehditlerinemaruz kalmış, dönem dönem demokrasi askıya alınmış veya demokrasiyebalans ayarı verilmiştir. Ancak bütün bu gelişmeler, devletindemokrasiye olan inancından ve bağlılığından bir sapma meydanagetirmemiştir. Demokratik değerleri aşındıran bu süreçlerden,demokrasiye sarılarak çıkan ülkede, yaşanan anti-demokratikuygulamaların izlerini silmek için adımlar atılmaktadır. Başta anayasadeğişiklikleri olmak üzere, siyasal, hukuksal ve sosyo-kültürel çerçevedeyapılan reformlar bu amaca hizmet etmektedir. Demokratikdüzenlemeleri yaparken, farklı vesayet odaklarına hareket imkânıkazandıran alanları bilmek ve bu alanları ortadan kaldırmakgerekmektedir. Bunun için de tarihsel süreçte yaşanan vesayetgirişimleri çok iyi analiz edilmelidir. Bu çalışma, Türkiye’de bir vesayetunsuru olan TSK’nın, 1971 ve 2007 yıllarında siyasal iktidarlara yönelik verdikleri muhtıraları konu edinmektedir. Çalışmanın amacı, muhtırametinleri üzerinden asker-siyaset ilişkisinin irdelenmesidir. Çalışmadamuhtıra öncesi yaşanan gelişmelere yer verilirken yöntem olarak içerikanalizi yapılmış ve iki bildiri metni karşılaştırılarak muhtıraların ortak vefarklı yönleri belirlenmiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    The relationship between environmental taxes and growth: an analysis on turkey (1994 – 2014)

    Ag, Aliriza; Yıldız, Şaduman

    In this study, the relationship between environmental taxes and growth, which is an effective management mean in the prevention of environmental problems, has been investigated. When relationships between environmental taxes and growth are looked in different perspectives in the literature, it is seen that results can change. In this context, the relationship for Turkey was investigated with using with annual data between 1994-2014 period, performing with Johansen Cointegration test, Fully Modified OLS, Canonical Cointegration Regression (CCR) and Dynamic Ordinary Least Squares (DOLS) techniques. According to the results of the analysis, it was determined that there was a long-term relationship between the variables determined to be cointegrated. Due to the problem of endojenite, Johansen estimation result was interpreted only in terms of sign but could not be interpreted in terms of size. Therefore, using Fully Modified OLS, Canonical Cointegration Regression (CCR) and Dynamic Ordinary Least Squares (DOLS) techniques, the model was re-estimated and interpreted in terms of size. In this study when Turkey, European Union countries and OECD countries are compared in terms of areas of application of the environmental taxes, it was determined that the share of environmental tax revenues in the GDP in Turkey is higher than OECD countries and European Union countries although the scope of application is limited in our country. Also, according to FMOLS, CCR and DOLS forecast results gathered in the study, an increase of one percent in the growth rate increases the environmental tax revenues by 1.808182 %, 1.818228 % and 1.892339 % respectively. These results, which are very close to each other, show that this could be a situation that arose as a result of the higher environmental taxation in order to rule out environmental pollution that has been increasing with the increase in the economic growth in Turkey.

    • SDG 15 · Karasal Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Öğretmen adaylarının ana dili eğitimi sürecinde okuma becerisine ilişkin algılarının metaforlar aracılığıyla belirlenmesi

    Bayram, Bora

    Bu araştırmanın amacı, formasyon eğitimi alan Türk Dili veEdebiyatı öğretmen adaylarının okuma becerisine yönelik algılarınımetaforlararacılığıylabelirlemektir.Metaforlar,algılarınsomutlaştırılmasında önemli bir işleve sahiptir. Bundan dolayı benzetmeve betimlemeler vasıtasıyla neyin nasıl algılandığını bilmeye yardımcıolur. Nitekim öğretmen adaylarının okumaya yönelik hangi algılara sahipolduğunun bilinmesi, onların okuma çalışmalarından bağımsızdüşünemeyeceğimiz derslere ve öğrenciye yaklaşımı ile eğitim-öğretimfaaliyetlerini yönlendirecek bakış açılarını anlama konusunda yararsağlayacaktır. Olgu bilim desenine uygun olarak yürütülen araştırmanınçalışma grubunu 2017-2018 eğitim- öğretim yılı güz döneminde BayburtÜniversitesi’nde formasyon eğitimi alan Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenadayları oluşturmaktadır. Adayların okuma becerisiyle ilgili metaforlarıyarı yapılandırılmış bir form aracılığıyla belirlenmiştir. Formdaadaylardan “Okuma .... gibidir; çünkü ...” şeklinde boş bırakılmış üçcümleyitamamlamalarıistenmiştir.Araştırmanınverilerininçözümlenmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca verileridesteklemesi açısından adayların cümlelerinden doğrudan alıntılaryapılarak betimsel analiz yönteminden de faydalanılmıştır. Araştırmasonucunda adayların en çok kullandıkları metaforların arkadaş,öğretmen, çikolata, su olduğu tespit edilmiştir. Adayların okuma yönelikolarak geliştirdiği 127 metafor; keşfetme, öğretme, kendini tanıma,iyileştirme, sürekli olma, yol gösterme, eğlendirme, düzen, kaçış, ihtiyaçve alışkanlık olmak üzere toplam 11 kavramsal kategori altındatoplanmıştır. Adayların en fazla keşfetme (f=38, %29,92), en az isealışkanlık (f=1, %0,78) kategorisinde metafor geliştirdiği tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Türkiye’de Cumhuriyetin İlanıyla Birlikte Yetiştirilecek Bireylere Kazandırılması Düşünülen Temel Nitelikler

    Duman, Tayyip; Demir, Fatih

    Türkiye’de 1923 yılında Cumhuriyetin ilan edilmesiyle siyasi, toplumsal ve ekonomik anlamda yeni bir devlet ve yönetim şekli hakim olmuştur. Bu yeni devlette eğitim üzerinde önemle durulan konuların başında gelmektedir. Osmanlı İmparatorluğunun özellikle son 150 yılındaki değişme ve gelişmelerin ardından 1923 yılında Türkiye’de “Cumhuriyet Rejimi” ne geçişle birlikte, Türk toplumunda yeni devlet anlayışı doğrultusunda yetiştirilecek bireylere kazandırılması düşünülen temel niteliklerde önemli ve köklü değişimlerin meydana gelmesi, Türk Toplumunun içinden geçtiği sürecin doğal bir sonucudur. Cumhuriyet idaresinin, eğitim yoluyla yetiştirilecek bireylere kazandırılmasını düşündüğü temel nitelikler, dönemin eğitim politikaları doğrultusunda yeni nesillerden beklentilerini ve devletin hedeflediği yeni insan modelinin özelliklerini ortaya koymaktadır. Bu araştırma, Cumhuriyetin ilanıyla yeni devlette yetiştirilecek bireylere kazandırılmasını düşünülen temel nitelikleri belirlemeyi amaçlamıştır. Araştırmada, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte yetiştirilecek bireylere kazandırılması düşünülen 20 temel nitelik tespit edilmiştir. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte takip edilen eğitim politikaları ile yetiştirilecek bireylere kazandırılması düşünülen temel nitelikler arasında ciddi bir ilişki olduğu görülmektedir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Purıfıcatıon of protease enzyme from çiğdem (crocus bıflorus) tubers and ınvestıgatıon of usabılıty of the purıfıed protease enzyme ın coagulatıon of caseın

    Yıldırım Çelik, Safinur

    It is known that in some diseases (SARS, mad cow, pig and bird flu) that have passed from animals to humans have increased in recent years. In consumers, the use of animal proteases in the production of food products leads to concerns about the spread of these diseases. For these reasons, it has been an increase in demand for the product obtained from plant sources. The fact that only a small proportion of commercially available enzymes are herbaceous, have encouraged researchers to search for new herbal protease sources that can be used commercially. In this study, for the first time protease enzyme was purified from the tubers of a Crocus biflorus and characterized. The protease enzyme was purified 86 fold by ammonium sulfate precipitation and ion exchange chromatography. Optimum pH and temperature was found as 5.5 and 50 °C. The values of Vmax and KM were calculated as 47 mg/mL.min and 0.9 g/L, respectively. The molecular weight of the enzyme was calculated to be 35 kDa by using SDS-PAGE. It was determined that the purified enzyme can be used in the process of casein coagulation, the first step of cheese making.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2017
    Bağdad’da İlhanlı Dönemi İdarecileri (1258-1280)

    Dayı, Özkan

    İlhanlılar hâkim oldukları coğrafyalarda özellikle uyguladıkları yeni idari sistemlerle dikkat çekmektedirler. Bu yeni dönem tüm ülkede kuruluş aşamasında kendini daha çok hissettirmekteydi. Bu bağlamda Moğollar tarafından zapt edilen yeni bölgelere yapılan atamalar ile yöneticiler yoğun bir faaliyet içerisine girmişlerdir. Bu yeni idari kadro istilanın getirdiği yıkıcı sonuçları ortadan kaldırmak için büyük bir çaba sarf etmiştir. Bu dönemin bürokratları; gerek merkezi teşkilat içerisinde olsun, gerek taşra mekanizmasında olsun büyük yıkımın etkilerini ortadan kaldırmak ve ekonomik canlılığı yeniden sağlamak için uğraşmışlardır. Bu doğrultuda İlhanlı ülkesinin her yerine atanan idari kadrolar gibi Bağdad’a atanan yetkililerin de faaliyetleri reform niteliğinde- dir. Zira Bağdad 1258 tarihinde büyük bir felakete uğramıştı. Şehri yeniden mamur ve bayındır hale getirmek ise, istila sonrasında İlhanlı merkezinden şehre atanan kadroların en büyük ve sorunlu vazifesi haline gelmişti. Bu sebeple çalışmamızda, dönem içerisinde Bağdad şehrine tayin edilen devlet adamlarının siyasi faaliyetlerine ve çalışmalarına değinmeye çalışacağız.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Terör Olaylarının Finansal Piyasalar Üzerine Etkisi

    Korkmaz, Özge; Erer, Elif; Erer, Deniz

    Bu çalışmada, Türkiye'de meydana gelen terör olaylarının İstanbul Altın Borsası, BIST100 ve alt sektör endeks getirileri üzerindeki oynaklık etkisi incelenmiştir. Çalışmada, negatif ve pozitif olayların oynaklık üzerindeki etkilerinin farklı olması nedeniyle EGARCH ve GJR-GARCH modelleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, Türkiye'de yaşanan terör olaylarının BIST 100, alt sektör ve İstanbul Altın Borsası endeks oynaklığı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür. Ayrıca altın, hizmet ve teknoloji sektör endekslerinin sadece pozitif yönlü; sınai ve mali sektör endekslerinin ise hem negatif hem de pozitif yönlü haberlerden etkilendiği tespit edilmiştir

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Manufacture of fired clay bricks containing an industrial waste (bottom ash)

    Gökçe, Mehmedi Vehbi; Uçurum, Metin; Bilgil, Ahmet; Yeşilyurt, Ergün; Fener, Mustafa

    Bottom ash is an industrial waste produced by the combustion of coal in industrial plants. These wastes are still under discussion as an environmental issue because of the very restricted field of use. Therefore, numerous studies have been getting performed to reduce the amount of wastes and to reuse the current residues produced by the coal-powered plants. It is a known fact that, there are hopeful developments on usability of industrial wastes in construction technology. In this study, use of bottom ash-obtained at Bor Sugar Factory as by-product, Niğde-Turkey, which contains unburned carbon by about 20% in production of brick as an additive was investigated. The results showed that bottom ash could be used as an additive in producing bricks and this process was found to be a good alternative for recycling such wastes.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Türkiye’de kamu sektöründe risk odaklı iç denetim yaklaşımı: kamu iç denetçilerine yönelik bir araştırma

    Kurnaz, Ersin; Karcıoğlu, Reşat

    Bu çalışma ile Türkiye'de kamu sektöründe risk odaklı iç denetim yaklaşımının uygulamada hangi düzeyde olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda kamu iç denetçilerine bir anket uygulanmıştır. Uygulamaya ilişkin veriler Kruskal-Wallis Testi ve Mann-Whitney U Testi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak riski tanımlama ve değerlendirme sürecindeki eksiklikler nedeniyle, kamu kurumlarında risk odaklı iç denetim yaklaşımının uygulanma düzeyinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca iç denetim farkındalık seviyesi, risk olgunluk durumu, iç denetime bakış açısı ve iç denetimin odak noktası gibi değişkenlerle, kamu kurumlarında risk odaklı iç denetim yaklaşımının uygulanma düzeyi arasında istatistiki anlamda bir farklılığın olduğu sonucuna ulaşılmıştır

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Firma değerlemesinde indirgenmiş nakit akımları yönteminin kullanımı: bıst bilişim endeksinde yer alan firmalar üzerinde bir uygulama

    Yalçın, Selçuk; Elmas, Bekir; Yılmaz, Hakan

    Bu çalışmada, BIST bilişim sektöründe yer alan iki önemli firmanın şirket değerleme yöntemlerinden biri olan indirgenmiş nakit akımları yöntemine göre değerlemesi yapılmıştır. Firmalar indirgenmiş nakit akımları yöntemine göre değerlenirken, firmaya göre nakit akımları ve öz sermayeye göre nakit akımları olmak üzere iki yöntem kullanılmıştır. Bu çalışma bahsedilen yöntemlerin BIST bilişim sektörü üzerinde anlamlı ve uygulanabilir sonuçlar verip vermediğini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda, öz sermayeye göre indirgenmiş nakit akımları yönteminin, firmaya göre indirgenmiş nakit akımları yöntemine göre daha tutarlı sonuçlar verdiği tespit edilmiştir

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Determinants Of Innovation: A Cross-Country Data Analysis

    Pabuçcu, Hakan; Imamoglu, Ilyas Kays

    In this study investigates, whether competitiveness, gross domestic product (GDP), labor market efficiency, patent applications and technology readiness level are the determinants of innovation by using regression analysis and the data belong to the countries examined in the global competitiveness report. In addition to regression analysis, by using the variables, that have a statistically significant relationship between innovation, it is constructed a neural network (NN) model. In both models, the results are consistent each other and NN model determined as the best to explain the ability of relationship between variables for innovation estimates. The relationship between innovation and other explanatory variable is statistically significant except patent application. The patent applications variable doesn't provide an assumptions related with statistical methods. It excluded from the analysis for this reason. The relationship between variables found positive as expected. But the coefficient of GDP is very low near zero, so the effect is very weak as surprisingly.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Exergy Analyses of Half-Effect, Single-Effect and Double-Effect Absorption Cooling Cycles

    Karaali, Rabi

    This work presents exergy and energy analysis of a half effect parallel flow, single effect and double effect absorption systems for comparison. For the thermodynamic properties of lithium bromide-water solutions a computer program is developed by the author in FORTRAN codes for th e energy and exergy analysis. It is found that the coefficient performance (COP) and the exergetic coefficient performance (ECOP) of the double effect parallel flow absorption systems are higher than the single effect and the half effect cycles. For the do uble effect cycle COP and ECOP are found as 1.196 and 0.284, and for the single effect cycle COP and ECOP are found as 0.68 and 0.254, respectively. For the half effect cycle COP and ECOP are found as 0.455 and 0.24, respectively. The exergy loss is calculated for each component. Most of the irreversibilities are found in the evaporator and in the absorber. It is concluded that the performance of the absorber and the evaporator is crucial for the three cycles. Improving and better design of the evaporator and the absorber will directly affect positively and improve the performance and the working conditions of the three cycles

  • MakaleYalnız künye2017
    Türkiye'de Enerji Kullanımı ve İklim Değişikliği: 1990-2030 Dönemine İlişkin Tanımsal Bir Uygulama

    Yaprakli, Sevda; Bayramoglu, Turgut

    Bu çalışmanın amacı, Sera Gazı Salımı (SGS)'ndaki artışın ortaya çıkardığı iklim değişikliğinin durdurulmasına yönelik faaliyetlere Türkiye'nin uyum sağlayıp sağlayamayacağını özellikle enerji kullanımı bazında incelemektir. Bu amaçla iklim değişikliğine ilişkin uluslararası faaliyetlerden hareketle "SGS ve yenilenemeyen enerji kullanımını azaltmaya yönelik 6 temel kriter" belirlenmiş ve Türkiye'nin söz konusu kriterleri yerine getirebilme düzeyi araştırılmıştır. Çalışmada Türkiye'nin iklim değişikliği ile ilgili hedefleri dikkate alınarak, 1990-2030 yıllarını kapsayan bir dönem için beşer yıllık veriler kullanılmış ve tanımsal analizler yapılmıştır. Analiz sonuçları Türkiye'nin, iklim değişikliğini durdurmaya yönelik SGS ve yenilenemeyen enerji kullanımına ilişkin 6 temel kriteri yerine getirebilmesi için zamana ihtiyacı olduğunu göstermiştir.

  • MakaleYalnız künye2017
    Türkiye İle BRICS Ülkeleri Arasındaki Dış Ticaret İlişkileri: Girdi-Çıktı Yöntemi İle Bir Analiz

    Ersungura, Ş Mustafa; Bozb, Füsun Çelebi; Çınarc, Ömer

    Gelişmekte olan ülkelerin diğer gelişmiş ülkelerle rekabet edebilmeleri açısından ekonomilerindeki üretim hacmini arttırması gerekmektedir. Üretim hacimleri arttığı zaman ekonomik büyüme ve kişi başına düşen gelir düzeyi artmaktadır. Dolayısıyla bu ülkeler gelir düzeylerini yükseltebilmeleri için dışa açık ticaret politikaları benimsemektedirler. Dış ticaret faaliyetleri açısından BRICS ülkeleri (Brezilya, Rusya, Çin ve Hindistan) ile Türkiye arasındaki ilişkileri değerlendirdiğimizde, Bu ülkelerden Rusya ve Çin, diğer üye ülkelere göre Türkiye'nin önemli ticaret ortaklarıdır. Çin, 2015 yılı itibariyle % 12 ile Türkiye'nin en fazla ithalat yaptığı birinci ülke olurken, Rusya ise % 9,8 ile üçüncü ülke konumundadır. Diğer ülkelerin payı ise sınırlı düzeyde olup, coğrafi uzaklık bu payın sınırlı olmasında önemli bir faktör olarak nitelendirilebilir. Bu çalışmada adı geçen ülkeler ile Türkiye arasındaki dış ticaret ilişkisi ve kilit endüstriler 1995, 2000, 2005, 2008 ve 2011 yıllarına ait veriler kullanılarak, Girdi-Çıktı analizi yardımıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar ışığında; Türkiye için 2000'li yıllarda üretimde girdiler açısından ithalata bağımlı bir yapının oluştuğu, diğer ülkeler için ise dönemlere göre farklı sektörlerde kısmen böyle bir durumun gerçekleştiği görülmektedir. Türkiye'nin ithal girdiler açısından dışa bağımlı bir ülke konumunda olması önemli bir problem olarak devam etmekte ve bu durum Türkiye ekonomisinin kilit endüstrileri açısından ülkede sektörler arası yapısal bağınlaşmayı zayıflatmaktadır

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Children's development characteristics and social skills level of pre-school children

    Ünüvar, Perihan; Karoğlu, Hilal

    This is a descriptive study employing the survey model. The study investigated the general developmental level, social skills and social behavior of the 3-6 year olds attending pre-school institutions and whether they vary depending on some variables. In this connection, whether the pre-school children’s developmental characteristics, social skills and social behaviors vary depending on their age, gender and developmental status was explored. Working group of the research is composed of 151 children. The data of the study were collected through the interviews conducted with the parents and teachers of the children in the study group and the applications carried out with the children. In the analysis of the collected data, parametric and non-parametric statistics were used

    AtıfTR Dizin26
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017Scopus SJRQ3
    Gaz türbinli kojenerasyon tesislerinin performans analizleri

    Karaali, Rabi; Öztürk, İlhan Tekin

    In this study, some improving methods of gas turbine cogeneration cycles are applied on a simple cogeneration cycle. These methods are preheating air, preheating air and fuel, inlet air cooling by using evaporative cooling and absorption cooling. These cogeneration systems are evaluated with respect to energy efficiency (energy utilization factor), exergetic efficiency, electric and heat power, electric-heat energy rate, artificial thermal efficiency and fuel energy saving ratio and are compared with each other. In these analyses, the thermodynamic parameters such as compressing ratio, air and fuel mass ratio and compressor inlet temperatures of the cycles are used. It is concluded that these parameters can be listed from most effective to least effective as air fuel ratio, pressure ratio and compressor inlet temperature. It is also concluded that the most efficient cycle is found to be the air-fuel preheated cycle for obtaining more electric power and less heat power, and the simple cycle is the most suitable one for obtaining more heat power and less electric power

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Örgün Eğitimde Uzaktan Eğitim Uygulamalarına İlişkin Öğrenci ve Öğretim Elemanı Değerlendirmeleri

    Öztürk, Mesut; Özgöl, Mustafa; Sarikaya, İsmail

    Bu çalışma örgün eğitim içerisindeki uzaktan eğitim uygulamalarının öğrenci ve öğretim elemanı gözüyle değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'nin doğusunda yer alan bir üniversitede uzaktan eğitim ile ders veren beş öğretim elemanı ve bu üniversitede örgün eğitim görüp uzaktan eğitimle ders almakta olan altı öğrenci ile görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada, örgün eğitim içerisindeki uzaktan eğitim uygulamalarında karşılaşılan problemleri daha bütünsel ve derinlemesine incelemek amaçlandığından nitel araştırma desenlerinden 'durum çalışması' yöntemi kullanılmıştır. Veriler içerik analizi ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerden elde edilen bulgular dört kategori altında 20 kod oluştururken öğretim elemanlarından elde edilen bulgular dört kategori altında 25 kod oluşturmuştur. Yapılan çalışmanın özellikle uzaktan eğitime geçmeyi düşünen ve yeni geçmiş olan eğitim kurumlarına yol göstereceği, bu konuda yaşanabilecek sıkıntılara yönelik önlemler almalarına imkân vereceği düşünülmektedir.

    AtıfTR Dizin57
    TR Dizinİncele