Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    مدارس التفسير في مصر في العصر الحديث

    Abdelazız, Eıd Fathı Abdellatif

    لما نزلَ القرآن الكريم على رسول الله ﷺ، احتاج بعض الصحابة الكرام، إلى تفسير بعض آياته الكريمة التي صَعُبَ عليهم فهمها، ولذلك أخذ رسول الله ﷺ على عاتقه تفسير هذه الآيات، فبيّن لهم ما أُشكِل عليهم؛ فلما توفي رسول الله ﷺ اهتم بعض الصحابة بتفسيرها وبيان معانيها وألفاظها؛ ومع توسُّعهم وانتشارهم في الأمصار، نشأت في كلّ بلدٍ مدرسة للتفسير؛ فكان ابن عبّاس في مكّة، وأبيُّ بن كعب في المدينة، وعبد الله بن مسعود في الكوفة، ثم كثرت مدارس التفسير، وكثرت اتجاهاته ومناهجه، في كل الدول الإسلامية. وفي العصر الحديث ظهرت نزعات تفسيريّة جديدة؛ نتيجة لتطور العلوم، حيث ظهرت النزعة العِلميّة في تفسير القرآن، والبحث عن أوجه الإعجاز فيه. ولما كان العصر الحديث هو عصر العلم والتكنولوجيا، فقد ظهر كثير من المفكرين والعلماء، الذين أخذوا في الربط بين العلم وتطوراته، وبين القرآن الكريم، وردوا كل شيء إليه. ولذلك تنوعت كتب التفسير في مصر في القرن العشرين وكثرت، واشتهر كثيرون. وقد اتسمت هذه التفاسير بالسهولة والأسلوب الأدبي البلاغي، حيث طبيعة العصر الذي يحتاج إلى السهولة، ليصل إلى شريحة أكبر؛ ولذلك فإننا نتناول جهود هؤلاء العلماء في خدمة القرآن الكريم، ومناهجهم في تفسيره. وكان من أهم الصعوبات التي واجهت الباحث في هذا البحث هو ذلك الكم الهائل من المفسرين والمفكرين ومؤلفاتهم التي تركوها لنا في كل الاتجاهات المتنوعة والمختلفة، ولكنها تتفق جميعًا حول إعلاء كلمة الله تعالى، وفهم نصوصه الكريمة، وتقريبها إلى الأذهان والأفهام.

  • MakaleYalnız künye2023
    Religious Culture and Ethics Courses and Imam Hatip High School Vocational Course Teacher Candidate’s Opinions on the Public Personnel Selection Exam and Field Knowledge Tests for Teachers

    Kaya, Fatih

    This research aims to examine the opinions of teacher candidates about the DKAB-OABT applied since 2013 and the IHL-OABT exams that have started to be held since 2018. The research was carried out with the case study method, one of the qualitative research designs. The study group of the research consisted of 25 teacher candidates who graduated from various faculties of theology and who took the OABT exam at least twice, determined by the purposive sampling method. In this context, the data of the research were obtained through a semi-structured interview with 3 open-ended questions. In the analysis of the data, themes were created using content analysis. It has been concluded that during the preparation process for the OABT exam, the most frequently used resources by teacher candidates are OABT lecture books, digital content, OABT question banks and trial exams. It has been determined that the majority of the participants are of the opinion that the education given in the undergraduate level is "adequate" in preparation for the exam, since the theology education at the undergraduate level is qualified and the course content is comprehensive. However, it was determined that the participants found the content validity of the OABT sufficient and stated that the OABT questions coincided with the undergraduate education of theology, covered most of the compulsory courses, and the question distribution was suitable for the courses explained in the exam content by OSYM. In addition, it was concluded that the majority of the teacher candidates were of the opinion that the OABT exam should be done in a single session, since the subject and question distribution of the OABT questions were close and the exams were similar.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Kırgız öğrencilerin yabancı dil olarak türkçe öğrenme kaygıları

    Kara, Kürşad; Açan, Mehmet Nezir

    Bu çalışmanın amacı, Kırgızistan/Bişkek Türkiye Türkçesi Eğitim ve Öğretim Merkezinde (TTÖMER) öğrenim gören Kırgız öğrencilerin Türkçe öğrenme kaygı düzeylerinin belirlenmesi ve söz konusu kaygı düzeyinin alt boyutları ile birlikte cinsiyet, yaş ve dil kursu seviye değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının tespitidir. Araştırmanın verilerinin toplanmasında Sevim (2019) tarafından geliştirilen “Yabancıların Türkçe Öğrenme Kaygıları Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma nicel araştırma desenlerinden nedensel- karşılaştırma yöntemine göre tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, TTÖMER’de öğrenim gören 179 Kırgız öğrenciden oluşmaktadır. Kırgız öğrencilerin Türkçe öğrenme konusundaki toplam kaygı düzeylerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. En yüksek kaygı düzeyinin “Anlama-Anlatma” alt boyutunda, en düşük kaygının ise “Ders Süreci” alt boyutunda yaşandığı tespit edilmiştir. Kırgız öğrencilerin Türkçe öğrenme konusundaki toplam kaygı düzeylerinin ve ders süreci, gündelik hayat, anlama-anlatma alt boyutlarının cinsiyet, yaş ve dil kursu seviye değişkenlerine göre incelenmesi sonucunda ise şu sonuçlar elde edilmiştir: Erkek katılımcıların Türkçe öğrenme konusundaki toplam kaygı puanlarının kadın katılımcılarınkinden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kırgız öğrencilerin toplam kaygı puanlarının yaş gruplarına göre anlamlı fark göstermediği belirlenmiştir. Öğrencilerin kur seviyelerine ait veriler Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçeve metni (Common European Framework of Reference for Languages, CEFR) doğrultusunda gruplandırılmıştır. Fakat her bir kur seviyesindeki alt kategorilere ait veriler (A=A1+A2) birleştirilerek sunulmuştur. Kırgız öğrencilerin Türkçe öğrenmeye ilişkin toplam kaygı puanlarının, dil kursu seviyelerine göre istatistiksel olarak anlamlı fark gösterdiği bulunmuştur. A seviyesindeki katılımcıların kaygı düzeyinin B ve C seviyelerindeki katılımcılardan önemli ölçüde yüksek olduğu görülmüştür. Bununla beraber B seviyesindeki katılımcıların kaygı düzeyinin de C seviyesindeki katılımcılardan daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak dil kur seviyesi arttıkça kaygı düzeyinin düştüğü görülmüştür.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Development of Sustainable Event Awareness Scale: Validity and Reliability Study

    Adatepe, Eda; Kolayiş, Hakan

    This research was conducted with the aim of developing a measurement tool that measures the sustainable event awareness of individuals participating in sports activities. An item pool was created with the literature, expert opinions and field workers. This research group consisted of trainers, athletes, physical education and sports teachers, referees, sports managers and technical staff in Turkey who participated in national and international sports events. 812 volunteers participated in this research. Data was collected with Google Forms. It is a descriptive study designed according to the general scanning model. Explanatory and confirmatory factor analyzes were conducted for the scale called “Sustainable Event Awareness Scale” (SEAS). As a result of the analysis, 24 items with construct validity were included in the final scale. It has been determined that the scale is gathered under a total of four factors: support, performance evaluation, system structure and processes. The Cronbach Alpha internal consistency coefficient was found to be .936 for the entire scale, and it was concluded that the scale was reliable and that the scale, which has a four-dimensional structure, measures the targeted features in all sub-dimensions and is valid. As a result, this scale, which has been developed, can be used as a valid and reliable scale that measures the features that are desired to be measured in accordance with the purpose of the research.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Kişi Başı Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: ANN Yöntemiyle Gelecek Perspektifi

    Okur, Fatih; Yılmaz, Hamid

    Bu çalışmada Türkiye için 2000-2019 dönemi için ekonomik büyüme, kişi başına enerji tüketimi, kişi başına doğrudan yabancı yatırım ve kişi başına ticaret hacmi arasındaki ilişki Granger nedensellik yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Birinci dönem (2000-2019) nedensellik bulgularına göre, ekonomik büyümeden kişi başına doğrudan yabancı yatırıma ve kişi başına doğrudan yabancı yatırımdan kişi başına enerji tüketimine doğru tek yönlü bir nedensellik vardır. İkinci dönemin (2000-2025) nedensellik sonuçları, ekonomik büyümeden kişi başına doğrudan yabancı yatırımlara, kişi başına doğrudan yabancı yatırımlardan kişi başına enerji tüketimine doğru tek yönlü bir ilişki ortaya koymaktadır. Aynı zamanda hem ekonomik büyüme hem de kişi başına düşen enerji tüketiminden kişi başına ticaret hacmine doğru tek yönlü bir ilişki bulunmuştur.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Isıl işlem görmüş Hindistan cevizi odununda bazı yüzey özelliklerinin incelenmesi

    Ayata, Ümit

    Bu çalışmada, Hindistan cevizi (Cocos nucifera L.) ahşabına uygulanmış olan 200oC’de 3 saat süre ile yapılan ısıl işlem sonrasında meydana gelen bazı yüzey özellikleri [renk (∆L*, ∆b*, ∆a*, L*, b*, a*, ∆C*, ∆E*, C* ve ho), parlaklık (20o, 60o ve 85o’de liflere paralel (║) ve dik (⊥)) ve shore D sertlik] araştırılmıştır. Buna ek olarak, ısıl işlemsiz örneklerde de farklı numaralı zımparaların uygulanması sonrasında meydana gelen yüzeylerdeki değişiklikler de belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, ısıl işlem sonrasında shore D sertlik değerinin, 20o, 60o ve 85o’de liflere paralel ve dik parlaklık değerlerinin ile L*, a*, b*, C* parametrelerinin azaldığı ve ho açısının ise arttığı belirlenmiş, buna ek olarak; ∆H*: 13.87, ∆L*: -14.21, ∆b*: 18.40, ∆a*: -7.93, ∆C*: -14.45 ve ∆E*: 24.57 olarak elde edilmiştir. Yüzey pürüzlülüğü sonuçlarında ise Ra parametre değerleri 80, 100, 120, 150, 180 ve 220 numaralı zımparalarda sırası ile 8.498 µm, 7.429 µm, 6.600 µm, 5.332 µm, 4.188 µm ve 3.452 µm olarak bulunmuştur. Zımpara numarasının artması ile pürüzlülük parametrelerinin azaldığı tespit edilmiştir. 

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Üçlü Açmaz - İkili Açmaz Hipotezlerine İlişkin Tartışmalar

    Varlık, Cemil; Akar, Nuri Çağrı

    Bu çalışmada üçlü açmaz ve ikili açmaz görüşlerine ilişkin tartışmalar ışığında teorik ve ampirik literatürün incelenmesi amaçlanmaktadır. Üçlü açmaz hipotezi, parasal bağımsızlık, sermaye hareketlerinin serbestliği ve döviz kuru istikrarı hedeflerinin aynı anda uygulanamayacağını, bunlardan sadece iki tanesinin gerçekleştirilebileceğini öngörmektedir. Bu görüşe göre, finansal entegrasyon altında para politikası bağımsızlığına, dalgalı bir döviz kuru rejimi sayesinde ulaşılabilir. Ancak Rey (2015) tarafından geliştirilen ikili açmaz hipotezi, finansal küreselleşme altında merkez ülkelerin para politikalarının çevre ülkelerin ulusal para politikalarını etkilediğini, bu yüzden söz konusu ülkelerin döviz kuru rejimine bağlı olmaksızın bağımsız bir para politikası uygulayamayacaklarını savunmaktadır. Bu görüşe göre, giderek küreselleşen piyasalarda döviz kuru artık bir şok emici işlevi görmemekte, esnek döviz kuruna sahip ülkeler bile bağımsız para politikası uygulayamamaktadır. Dolayısıyla son yıllarda birçok iktisatçı, üçlü açmazın ikili açmaza dönüştüğünü iddia etmeye başlamıştır. Literatürdeki tartışmalar ve ampirik çalışmalar incelendiğinde bir taraftan üçlü açmazın halen geçerli olduğuna dair bulgular ve görüşler mevcutken, diğer yandan üçlü açmazın artık ikili açmaza dönüştüğüne ilişkin eleştiriler ve bulgular vardır. Ayrıca ikili açmazın kısmen geçerli olduğuna dair bulgulara da rastlanmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ3
    II. Abdülhamid Dönemi’nde İstanbul’da Modern Protez İmalatı Girişimleri

    Aktaş, Esat

    Zihinsel ve bedensel engellilik durumu, doğuştan olabileceği gibi hayatın akışı içerisinde de meydana gelebilir. Her toplumda olabilecek engellilik hâli, Osmanlı toplumundaki insanlarda da görülmüştür. Bu doğrultuda, hastalık ya da kaza sonucunda kaybedilen uzvun yerine “suni uzuv” olarak isimlendirilen protezler yapılmıştır. Kullanılan protezler içinde kol, bacak ve göz protezleri yer almaktadır. On dokuzuncu yüzyılda Avrupa’da yaygın imâl edilen protezler, Osmanlı Devleti’nde on dokuzuncu yüzyılın sonunda, II. Abdülhamid Dönemi’nde (1876-1909) yapılmaya başlanmıştır. Döneme ait arşiv belgelerinde ise ağırlıklı olarak protez bacak yapımına dair talepler dikkati çekmektedir. Devlet, Paris’teki bir atölyeye bu işe yatkın kişileri protez yapımını öğrenmeleri için göndermiştir. Bununla birlikte ihtiyaç duyulan imalathaneler, Tersane-i Amire ve Tophane-i Amire başta olmak üzere devletin çeşitli birimlerinde kurulmuştur. Özel imalathanelerin de bulunduğu İstanbul’da, protez masraflarının devlet tarafından karşılanması için birçok engelli tarafından başvuru yapılmıştır. Protez için yapılan talepler, ilgili kurumlarca değerlendirilmiş ve sosyal devlet olmanın gereği olarak bunların büyük bir kısmının masrafı da devlet tarafından karşılanmıştır.

  • MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ3
    Kültürel Kavramsallaştırma Örneği: Eski Uygur Sivil Metinlerindeki Örü Kodı Bol- Yapısı Üzerine

    Azili, Kenan

    Eski Uygur sivil metinleri, diğer Eski Türkçe metinlerin aksine dinî içerikli tercüme yoluyla oluşturulmamış, hayatın içinde, halkın sosyal aktivitelerini gösterecek biçimde yazılmıştır. Bu anlamda metinler çok farklı düzeyde kültür kodlarını taşımaktadır. Bu metinlerde yer alan örü kodı bol- ifadesi, bugüne kadar yapılan çalışmalarda çeşitli anlamlandırma teklifleri yapılsa da tam anlamıyla çözüme kavuşamamıştır. İfadenin dil bilimsel açıdan mukayeseli incelenmesinin yanında kültürel kavramsallaştırma yönünden dil ve kültür ilişkisi içinde yeniden ele alınması gerekmektedir. Çalışmada, söz konusu ifadenin dil bilimsel değerlendirmesi için öncelikle ifadeyi oluşturan örü kodı yapısı incelenecektir. Daha sonra formun yardımcı fiil ile oluşturulmuş son şekli, metinlerde tanıklanarak sentaktik dizilimin pragmatik sıralaması göz önünde bulundurulup diğer formlarla denkliği kurulacaktır. Bu evrede kurulan denklikler kültür dil bilimin kültürel kavramsallaştırma dalına göre değerlendirilecek ve kültürel kodları analiz edilecektir. Çalışmanın en önemli amacı, bazı dil formlarının sadece dil bilimsel izah ile çözülemeyeceği, dil kültür ilişkisi ile kültür dil bilim gibi farklı disiplinlerin yardımı ile çözmek gerektiğini göstermektir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının coğrafya kaderdir ifadesine ilişkin algıları: bir olgubilim araştırması

    Kuzey, Memet; Degirmenci, Yavuz; Göçgen, Sosyalci

    Toplumlar, tarihsel olarak belirli bir coğrafya üzerinde yaşamlarını sürdürmüşler ve coğrafyadan etkilendikleri gibi yaşadıkları coğrafyayı da etkilemişlerdir. İnsanlar, coğrafya ile karşılıklı olarak etkileşimlerini ifade etmek için çeşitli kavramlar kullanmışlardır. Temelinde tecrübeye dayanan bu yargılardan biri de İbn-i Haldun’un coğrafya kaderdir ifadesidir. Coğrafya kaderdir, insan-mekân etkileşimine yönelik yaşamsal işlevi açıklayan bir ifade olarak görülmüştür. Bu çalışmanın amacı, sosyal bilgiler eğitimi anabilim dalında öğrenim gören öğretmen adaylarının coğrafya kaderdir ifadesine yönelik algılarını ortaya koymaktır. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden biri olan olgubilim kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu ise Bayburt Üniversitesi’nin Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı’nda 2020-2021 akademik yılında öğrenim gören 147 öğretmen adayından oluşmaktadır. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının coğrafya kaderdir ifadesine yönelik algıları yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Öğretmen adaylarından toplanan veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Katılımcıların coğrafya kaderdir ifadesine ilişkin toplam 75 farklı metafor ürettikleri görülmüştür. Bu metaforlar 6 farklı kategori altında sınıflandırılmıştır. Çalışma sonucunda öğretmen adayları coğrafya kaderdir ifadesini daha çok insan, aile, alın yazısı, anne-baba ve memleket metaforları ile ifade ettikleri belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının ürettikleri metaforlar, daha çok toplumsal ilişki alanı olarak coğrafya kaderdir kategorisi altında toplanmıştır. Öğretmen adayların ürettikleri metaforlar, araç-gereç alanı olarak coğrafya kaderdir kategorisinde daha az toplandığı belirlenmiştir. Öğretmen adayları coğrafya kaderdir ifadesini karşılıklı etkileşimi içeren metaforlar ifade ettikleri sonucuna varılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2022
    Kur’ân’in kerîm sifati

    Çakır, Numan

    Kur’ân’ın sahip olduğu özellikler Kur’ân’da bazen birkaç kelimeyle, bazen de geniş biçimde açıklanmıştır. Çeşitli âyetlerde Kur’ân kelimesinin sıfatı olarak “ʿaceb”, “ʿarabî”, “ʿazîm”, “hakîm”, “kerîm”, “mecîd”, “mübîn” ve “zi’z-zikr” kelimeleri varit olmuştur. Vâkıa Sûresinin 75-77. âyetlerinde yıldızların mevkilerine yemin edilerek Kur’ân’ın kerîm olduğu söylenmiş, böylece bir kitabın “kerîm” olarak nitelenmesi ilk defa Kur’ân’la başlamıştır. “Kerîm”, zamanla Kur’ân’ın en fazla kullanılan sıfatı olmuştur. Zira müslümanlar Kur’ân’dan söz ederken ona saygı ve hürmet göstererek çoğunlukla “Kur’ân-ı Kerîm” derler. Kur’ân’ın “kerîm” sıfatının hangi anlama geldiği hususunda pek çok yorum yapılmıştır. Çünkü “kerîm” lafzının Arap dilinde birçok anlamı olup müfessirler onun anlamında fikir birliği edememişlerdir. Bu makalede Kur’ân’ın “kerîm” sıfatının onun hangi özelliğini ifade ettiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu maksatla önce “kerîm” lafzının Arap dilindeki anlamları gösterilmiş, ardından “kerîm” sıfatının Kur’ân’da hangi anlamlarda kullanıldığı incelenmiş, son olarak da Kur’ân’ın “kerîm” sıfatının anlamı hakkında müfessirler tarafından yapılan yorumlar ele alınıp değerlendirilerek bir neticeye varılmaya gayret edilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2022
    Öğrenme Amaçlı Yazma Aktivitelerinin 8. Sınıf Öğrencilerinin Periyodik Sistem Konusundaki Akademik Başarılarına Etkisi

    Öztürk, Bilge; Kaymakoğlu, Hacer; Demiroğlu Çiçek, Sümeyra

    Bu araştırmada 8. sınıf öğrencilerinin periyodik sistem konusundaki akademik başarılarına öğrenme amaçlı yazma aktivitelerinin etkisinin belirlenmesi ve bu aktivitelere ilişkin öğrenci görüşlerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Karma araştırma yaklaşımlarından müdahaleli karma araştırma desenine göre planlanan araştırmanın çalışma grubunu Bayburt ili merkez ilçesinde bulunan bir ortaokulun iki farklı sınıfında öğrenim gören 37 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilmiş olan Ön Bilgi Testi (ÖBT), Periyodik Sistem Akademik Başarı Testi (PSABT) ve Görüşme Formu (GF) kullanılmıştır. Verilerin analizinde ÖBT ve PSABT için ilk olarak normallik analizleri yapılmış, sonrasında her iki testin veri dağılımlarının normal dağılım şartını sağlamamasına bağlı olarak, testlere non-parametrik testlerden Mann-Whitney U Testi yapılmıştır. GF’ndan elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. PSABT’den elde edilen verilerin analizi sonucunda öğrenme amaçlı yazma aktivitelerinden mektubun 8. sınıf öğrencilerinin periyodik sistem konusundaki akademik başarılarını arttırdığı belirlenmiştir. GF’den elde edilen verilerin analizinden öğrencilerin öğrenme amaçlı yazma aktivitelerine yönelik görüşlerinin olumlu olduğu tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Accounting of exchange differences related to foreign currency brought from abroad as capital

    Doğan, Zeki; Acar, Adalet

    According to the application of article 280/A of the Tax Procedure Law (TPL), exchange differences arising from the portion of the foreign currencies brought from abroad and put as capital to the capital companies that will invest within the scope of the investment incentive certificate, until the end of the accounting period following the accounting period in which they started to work, can be taken into a particular fund account in liabilities. This study proposes suggestions on following and reporting the accounts of exchange rate differences due to the portion of foreign currencies brought from abroad and invested as capital, spent within the scope of investment incentive certificate during the said period by taking into account the Uniform Account Plan, 280/A article of TPL No. 213 and the Communique No. 495, which regulates the procedures and principles regarding the implementation of this article, and the draft chart of accounts by the financial reporting standards prepared by the Public Oversight, Accounting, and Auditing Standards.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Sorgulamaya Dayalı Öğrenmede Soru Sormaya Yönelik Görüşlerinin İncelenmesi

    Sarıoğlan, Ayberk Bostan; Gurbuz, Fatih

    Bilimsel sorgulamanın temelinde yer alan merak soru sormayı da beraberinde getirmektedir. Fen derslerinde öğrencilerin öğretmenlerine ve birbirlerine soru sormaları ile birlikte, öğretmenler de öğrencilere sorular yö neltmektedir. Bu çalışma ile fen bilimleri öğretmenlerinin öğrencilerine hangi tür sorular sordukları, bu soruları hangi amaçlar ile soru sorudukları ve hangi tür soruların sorgulama temelli öğretimi desteklediği sorularına cevap aranması amaçlanmıştır. Çalışma çeşitli demografik özelliklere sahip 36 fen bilimleri öğretmeni ile yü rütülmüştür. Öğretmenlere yazılı olarak yöneltilen açık uçlu sorulara verdikleri cevapların analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre öğretmenler sorgulamaya dayalı fen sınıflarında en sık birden çok yanıtı olabilen ve açık uçlu türde sorular sormaktadır. Soru sorma amaçları olarak en sık ölçme ve değerlendirme yapmak ve öğrencilerin sahip oldukları ön bilgilerin değerlendirilmesi olduğunu belirtmişlerdir. Fen bilimleri öğretmenleri neden niçin sorularının ve aynı zamanda problem belirlemeye ve çözümüne yönelik soruların sorgulamaya dayalı öğrenmeyi desteklemede en etkili sorular olduğu cevabını vermişlerdir. Bu çalış madan elde edilen sonuçlar ışığında, fen bilimleri öğretmenlerinin sorgulamaya dayalı öğrenmeyi destekleyen etkili soru sorma yönünde örnek uygulamalar ile bilgilendirilmeli gerektiği önerisi sunulmaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Uzaktan (Çevrim içi) Metin İşleme Süreci ile İlgili Türkçe Öğretmenlerinin Görüşleri

    Maden, Sedat; Önal, Aydın

    Bu araştırmada uzaktan (çevrim içi) metin işleme süreci ile ilgili Türkçe öğretmenlerinin görüşleri tespit edilerek değerlendirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Giresun ili merkez ilçesinde görev yapan ve uzaktan eğitim uygulayan 32 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Veriler görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin ortaya koydukları görüşler ilk olarak betimsel analizle genel bir çerçevede tasnif edilmiş, daha sonra içerik analizi ile derinlemesine kategorilere ayrılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin uzaktan (çevrim içi) metin işleme süreciyle ilgili olarak elektronik materyaller ve dijital platformlar üzerinden öğrencileri metne hazırlamayı tercih ettikleri görülmüştür. Yine uzaktan metin okunurken öğretmenlerin çeşitli okuma yöntemlerini kullandıkları ve dinleme metinlerini belli aralıklarla öğrencilere soru sorarak ve onların özet çıkarmalarını sağlayarak işlemeye çalıştıkları anlaşılmıştır. Öğretmenler metni uzaktan işledikten sonra öğrencilerin sözlü ifadelerini geliştirmek için hem hazırlıksız hem de hazırlıklı konuşmayı tercih etmektedirler. Öğrencilerin yazılı ifadeleri geliştirmek için ise farklı türde yazı yazdırma, metin etkinliklerini kullanma, yazma ödevi vb. çalışmalar yürüttükleri sonucuna varılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Ortaöğretime Devam Eden Öğrencilerde Problemli İnternet Kullanımının Akademik Güdülenmeye Etkisi

    Kaya, Metin; Akbaba, Taner

    Bu araştırmanın amacı ortaöğretime devam eden öğrencilerde problemli internet kullanımının akademik güdülenmeye etkisini incelemektir. Araştırmada problemli internet kullanımı ve akademik güdülenme arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 eğitim öğretim yılı Erzurum ili Merkez İlçelerinde bulunan Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi ve Anadolu Liselerine devam eden 360 kız öğrenci ve 280 erkek öğrenci olmak üzere toplam 640 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak ortaöğretime devam eden öğrenciler için araştırmacı tarafından tasarlanan kişisel bilgi formu, problemli internet kullanım ölçeği-ergen ve akademik güdülenme ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın uygulanması sürecinde elde edilen veriler yapısal eşitlik modeli (YEM) ile analiz edilmiştir. Araştırmanın analizleri LISREL 8.80 ve SPSS 21.00 programları aracılığıyla yapılmıştır. Araştırma sonucunda problemli internet kullanımı ve akademik güdülenme ölçeklerinin alt boyutları arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler olduğu, problemli internet kullanımının akademik güdülenmeyi negatif düzeyde anlamlı olarak yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    İran EFL Liselerinin Ders Kitabı, Vizyon 1'de Kültürel Öğelerin Temsili

    Özkan, Yonca; Azimzadeh, Monireh

    İngilizce tüm dünyada iletişim dili haline gelmiştir. Bunun anlamı, farklı dillerdeki konuşmacıların farklı durumlarda birbirleriyle etkileşim kurmak için bu dili kullandıklarıdır. Ancak İngilizce konuşan kişiler farklı ülkelerden ve kültürlerden insanlarla karşılaşabilirler. Bu nedenle, başarılı bir dil iletişimcisi olabilmek için, öğrencilerin çeşitli ülkelerin adetleri, gelenekleri ve kültürleri hakkında bilgi sahibi olmaları gerekir. Bu bilgiler ışığında Azimzadeh’in (2020) doktora çalışmasından bir kesit içeren bu çalışmanın temel amacı, İran lise müfredatlarında kullanılan İngilizce ders kitabının kültürel unsurlarını incelemektir. Bu doğrultuda, İngilizce ders kitabında temsil edilen kültürlerin coğrafi kökenlerini belirlemek için Kachru’nın (1986) modeli kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları, İran'ın kültürel içeriklerinin incelenen İngilizce ders kitaplarının kültürel içeriklerine hâkim olduğunu göstermiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    A Case Study of Preschool (5 Years Old) Children's Recognition of Length

    Guven, Nazmiye Dilsad

    In this study, it is aimed to examine preschool children's skill to recognize the quality of length. For this purpose, semi-structured clinical interviews were conducted with Merve, a 5-year-old girl, and Merve's skill to recognize length was examined. Merve's understanding of different representations of quality, recognizing, showing, identifying and comparing objects according to these representations were investigated. Different representations of the quality of length consist of long-short, wide-narrow, thick-thin, high-low, deep-shallow concepts, which are also aimed by the preschool curriculum. The study is a case study with a qualitative design. Data collected by audio and video recording through clinical interviews completed in two sessions were analyzed using content analysis method. It can be said that Merve can recognize long-short, and height representations, make correct comparisons, and use relevant terms appropriately. However, it has been observed that the skill to recognize the concepts of thick-thin, wide-narrow, deep-shallow is based on intuitive facts and is not yet mature.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2022
    Türkiye Florası İçin Yeni Bir Melez Bitki Taksonu Kaydı: Rorippa × anceps (Wahlenb.) Rchb. (Brassicaceae)

    Sefali, Abdurrahman; Eroğlu, Huseyin

    Bu çalışmada, Doğu Anadolu Bölgesi’nden toplanıp Edinburgh herbaryumunda herbaryum örneği olmasına rağmen Türkiye Florası'na eklenmemiş olan Rorippa × anceps melez taksonunun varlığı belirlenmiştir. Takson Türkiye’nin Van ilinden toplanmış, teşhisi yapılınca Rorippa × anceps taksonu olduğu belirlenmiş, dijital herbaryumlar tarandığında ise bu bitkinin daha önce Iğdır ilinden toplandığı ancak Türkiye Florası’na eklenmediği belirlenmiştir. Bitkinin betimi bu çalışmada toplanan örnekler üzerinden yeniden düzenlenmiş, tohum ve polenlere ait mikromorfolojik veriler ve SEM görüntüleri eklenmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Belirsizliğe Tahammülsüzlüğün Açıklanmasında Benmerkezcilik ve Duygusal Zekânın Rolü Nedir?

    Altun Kobul, Fatma; Özyazıcı Kuzur, Öykü; Özgöl, Mustafa; Eyüboğlu Yılmaz, Sibel; Özaydın, Betül Banu; Çoğalan, Yılmaz

    Günümüzün hızla değişen yapısında belirsizlik sıklıkla karşılaşılan önemli bir durumdur. Bireylerin belirsizliğe sağlıklı tepkilerde bulunabilmesi adına belirsizliğin duygu, düşünce ve davranışsal boyutları ile ilgili değişkenlerin incelenmesi anlamlı görülmektedir. Bu kapsamda, bireylerin hem çevreyi anlamlandırmasında hem de tepkide bulunmasında önemli değişkenler olan benmerkezci düşünme ve duygusal zekâ kavramları ele alınmıştır. Araştırmanın amacı yetişkinlerde belirsizliğe tahammülsüzlüğün açıklanmasında benmerkezcilik ve duygusal zekânın rolünün incelenmesidir. Bu araştırma ilişkisel yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 360 (Kadın= 225, %62.5, Erkek= 135, %37.5) birey oluşturmaktadır. Katılımcıların yaş ortalaması 23.66 (Ss= 8.02) dır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği, Benmerkezcilik Ölçeği ve Duygusal Zekâ Özelliği Ölçeği- Kısa Formu kullanılmıştır. Veri analizinde Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı ve çoklu doğrusal regresyon analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçları benmerkezcilik ve duygusal zekâ değişkenlerinin katılımcıların belirsizliğe tahammülsüzlük düzeylerini %33 oranında açıkladığını göstermiştir. Duygusal zekâ ve benmerkezcilik değişkenlerinin ikisinin de belirsizliğe tahammülsüzlüğü açıklamada anlamlı yordayıcılar olarak modele katkı sağladığı bulunmuştur. Bu çalışmanın bulgularına göre benmerkezciliğin belirsizliğe tahammülsüzlük üzerindeki istatistiksel etkisi pozitif yönde iken duygusal zekânın etkisi negatif yöndedir. Buna göre, benmerkezcilik arttıkça belirsizliğe tahammülsüzlüğün de arttığı, duygusal zekâ attıkça ise belirsizliğe tahammülsüzlüğün azaldığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, duygusal zekâsı yüksek olan ve benmerkezci düşünmeyen bireylerin belirsizliğe tahammül etmede daha başarılı oldukları söylenebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele