Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2022
    “Donanma” sözü üzerine

    Yıkılmaz, Arzu

    Dilin yapısı, ses ve anlam temelinde kurulur. Ses yapısındaki değişiklikler türetmeler üzerinden takip edilirken, anlam yapısındaki değişiklikler eğretilemeler üzerinden takip edilerek öğrenilir. Eğretileme, nedensiz sözlük birimlerinin herhangi bir ilişkiyle nedenli olarak kullanılmasıdır. Sözlük birimlerinin nedensiz kullanımları onların gerçek anlamlarını verirken; nedenli kullanımlar eğretilemeye işaret eder. Kurulan nedenli ilişkiye bağlı olarak kazanılan yan anlam veya eğretilemeli anlam, söz konusu ilişkinin yapısına göre bireysel veya toplumsal olabilir; türüne göre ise benzerlik (metonomic metaphor), komşuluk ilişkisine (syndochic metaphor) veya kültürel ilişkiye dayalı (cognitive metaphor) olabilir. Kültürel eğretilemeler, bireysel veya toplumsal kurgulara ve farz etmelere dayalı çağrışımların doğurduğu eğretilemelerdir. Benzerlik veya komşuluk ilişkisine dayanılarak kurulmuş eğretilemeler evrensel iken; kültüre bağlı olarak kurulan eğretilemeler yereldir ve toplumun genel kabulüne bağlı oluşturulan ve dolayısıyla toplumun ürünü olmaları ve toplumun düşünüşünü yansıtmaları bakımından önemi büyüktür. Bu noktada gerçek anlamdan, mecaza; somuttan, soyut anlama geçişlerin her düzeyindeki kullanımları görülür. Bu bağlamda mecazlaşmaların altında toplumun kültür macerasının yattığı tespit edilir. Tam olarak bu özelliği taşıyan bir örnek olan donanma sözü bu yazıda bu yönüyle dikkatlere sunulacaktır.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sağlıklı beslenmeye yönelik tutumları ile benlik saygıları arasındaki ilişki

    Gönen, Mevlüt; Ceyhan, Mehmet Ali

    Sağlıklı beslenmeye yönelik tutumun sağlıklı beslenme davranışının belirleyicilerinden biri olduğu söylenebilir. Sağlıklı beslenme davranışı ise sağlıklı bir hayat sürmenin öncüleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Sağlıklı beslenmenin aynı zamanda, kişilik gelişim fonksiyonlarından biri olan benlik saygısıyla ilişkili olduğu da düşünülmektedir. Bu ilişki göz önünde bulundurularak bu çalışmada, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumları ile benlik saygıları arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma gurubunu Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde farklı bölüm ve sınıf derecelerinde öğrenim görmekte olan 139 (%47.0)kadın 157 (%53.0) erkek olmak üzere toplam 296 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın verilerinin toplanmasında anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada veri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen Demografik Bilgi Formu, Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği (SBİTÖ) ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin, analizinde öncelikli olarak verilerin normal dağılıp dağılmadığını belirlemek için normallik testi yapılmıştır. Verilerin normal dağıldığı belirlendikten sonra betimsel istatistik, bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü varyans analizi (Anova) ve gruplar arası farkı belirlemek için Scheffe çoklu karşılaştırma testi ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi sonucunda öğrencilerin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum puan ortalamalarının, cinsiyet, sınıf ve bölüm değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin benlik saygısı düzeyi puan ortalamalarının ise, cinsiyet ve öğrenim görülen bölüm değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark gösterdiği belirlenmiştir. Öğrencilerin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum ve benlik saygısı puan ortalamaları arasında ise düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Spor lisesi öğrencilerinin e-zorbalık ve e-mağduriyet davranışlarına yönelik tutumlarının incelenmesi

    Çakır, Zekai

    Bilgi ve iletişim teknolojisi alanındaki hızlı gelişmeler, cep telefonu ve internet gibi araçları her yaş, cinsiyet, eğitim ve gelir grubundan insan için günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası durumuna getirmiştir. Eğitim süreçlerinin online ve uzaktan eğitim modelinin yaygın yaşandığı covid-19 pandemisi sonrası eğitim süreçlerinin Metaverse veya Türkçe tabiriyle sanal evren ortamına taşınmasının gündeme geldiği bu kuantik çağda öğrencilerin e-zorbalık davranışları ve ezorbalık mağduriyetlerinin incelenmesinin önemini arttıran bir etken olmaktadır. Bu araştırmanın amacı, spor lisesinde öğrenim gören öğrencilerin siber zorbalık davranışı sergileme ve siber zorbalık mağduru olma durumlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, disiplin cezası alma, spor branş türü, internet kullanım süresi, anne eğitim düzeyi baba eğitim düzeyi, ekonomik gelir durumu, internete bağlanma kaynağı bakımından incelemektir. İlişkisel tarama modelinin kullanıldığı betimsel araştırmanın çalışma grubu, Malatya’da spor liselerinde öğrenimine devam eden 135 erkek 117 kadın öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla Başaran ve Çikrıkci (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan E-Bullying Scale (E-BS) ve E-Victimization Scale (E-VS) ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 26 paket programı ile, t-testi, korelasyon, frekans, yüzde, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve LSD testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada Öğrencilerin siber zorbalık davranışı sergileme tutumlarında cinsiyete göre anlamlı farklılaştığı (p<0.05), ve erkeklerin kadınlardan daha fazla puan ortalamasına sahip oldukları, siber zorbalık mağduru olma durumlarında ise kadınların e-zorbalık mağduru puan ortalamalarının erkeklerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. 2 ve 3. sınıf öğrencilerinin en fazla E-zorbalık davranışı sergileyen ve 4.sınıfların en az e-zorbalık mağduru olma davranışı sergileyen sınıf düzeyi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gelir düzeyinin ve günlük internette geçirilen sürenin artması e-zorbalık davranış sergileme ve e-zorbalık mağduru davranış sergilemede anlamlı farklılık gösterdiği analiz edilmiştir (p<0.05). Yapılan analizler sonucunda spor branş türü, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. E-zorbalık ve E-mağduriyet düzeyleri arasındaki korelasyon analizine göre spor lisesi öğrencilerinin e-zorbalık tutumları ile e-mağduriyet düzeyleri arasında orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0.332) ve anlamlı (p<0.05) bir ilişki olduğu bulunmuştur. Bu çalışmada antrenörler, idareciler ve aileler için önleme ve müdahale stratejileri önerilmektedir. Öğrencilerde görülebilecek, e-zorbalık davranış sergileme ve e-zorbalık mağduru olma durumlarına karşı dijital platformlarda ve metaverse evreninde öğrencileri bekleyen güncel tehlikelere dikkat çekilmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Bayburt’un Monokotiledon Petaloid Geofitleri

    Sefali, Abdurrahman

    Bu çalışmada, 2019–2021 yılları arasında Bayburt ilinden tespit edilen 10 familyanın 26 cinsine ait 94 monokotil petaloid takson verilmiştir. 94 taksonun 24’ü (%26) endemiktir. Tespit edilen taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımları şöyledir; %43 İran- Turan, %23 Avrupa-Sibirya, %8 Akdeniz fitocoğrafik bölge elementleri ve %26 çok bölgeli ya da bölgesi bilinmeyenler şeklindedir. Araştırma alanındaki yaygınlık oranlarına bakıldığında; %25 ile en fazla takson sayısına sahip olan Amaryllidaceae, %23 ile Asparagaceae, %15 ile Iridace, %14 ile Liliaceae ve Orchidaceae, %6 ile Colchicaceae, %1 ile Asphodelaceae, Araceae, Melanthiaceae ve Alismataceae’dir. 23 takson sayısı ile (%25) Allium en yaygın cinstir. Taksonların %65’i soğanlı, %17’si kormlu, %14’ü yumrulu ve %4’ü ise rizomludur. Mevsimsel çiçeklenme periyoduna göre taksonların %93’ü erken ilkbahar ve ilkbahar dönemlerinde, %7’si sonbahar aylarında çiçeklenir. Ayrıca 20 takson Bayburt için yeni kayıt olarak verilmiştir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Tüketici-marka özdeşleşmesinin daha çok ödemeye etkisi: materyalizm, benzerlikten kaçınma ve dürtüsel satın almanın rolü

    Sunaoglu, Serife Kazanci; Vardarsuyu, Merve

    Tüketici-marka özdeşleşmesi, tüketicileri markaya yönlendiren motivasyonların anlaşılarak onlarla uzun vadeli ilişkilerin geliştirilmesinde üzerinde önemle durulan bir kavramdır. Bu çalışmanın amacı sosyal kimlik teorisinden yola çıkılarak tüketici-marka özdeşleşmesinin materyalizm ile ilişkisi ve sonuç olarak da daha çok ödeme isteğine katkısının incelenmesidir. Bu kapsamda ayrıca benzerlikten kaçınma ve dürtüsel satın almanın düzenleyici rolü de araştırılmaktadır. Öne sürülen araştırma modeli 210 Türk tüketiciden toplanan veri ile test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre materyalizm tüketici-marka özdeşleşmesini artırmaktadır ve bu etki tüketiciler benzerlikten kaçınma eğiliminde olduğunda daha güçlüdür. Bununla birlikte, tüketici-marka özdeşleşmesi tüketicilerin daha çok ödemesine neden olmaktadır. Beklenenin aksine, bu etki dürtüsel satın alma davranışı yüksek olan tüketicilerde daha zayıftır. Teoriye ve uygulamaya katkılar tartışılmış ve gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Halkla ilişkiler algısı ve pozitif ağızdan ağıza iletişim arasındaki ilişkide marka imajının aracılık rolü

    Koroglu, Ali; Kömür, Gökhan

    İşletmeler halkla ilişkiler faaliyetleriyle olumlu marka imajı oluşturarak tüketicilerin tercih, davranış ve tutumlarını etkileyebilirler. Bu nedenle ağızdan ağıza iletişim (WOM) günümüzde işletmeler tarafından sıklıkla kullanılan bir stratejidir. Ancak literatürde WOM’u etkileyen faktörleri belirlemeye yönelik çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin halkla ilişkiler algısı ile pozitif WOM arasındaki ilişki ve bu ilişkide marka imajının aracılık rolünü incelemektir. Bu amaçla Türkiye’deki iki farklı üniversitedeki öğrencilerden anket yoluyla veriler toplanmıştır (n=582). Analizler sonucunda halkla ilişkiler algısı ile marka imajı ve pozitif WOM arasında pozitif bir ilişki olduğu ve marka imajı ile pozitif WOM arasında da pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda marka imajının halkla ilişkiler algısı ve pozitif WOM arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarının pazarlama uygulayıcıları tarafından sektörde kullanılması pratikte de önemli katkılar sağlayacaktır. İşletmeler halkla ilişkiler faaliyetleriyle daha az maliyetli tanıtım çalışmaları yaparak daha fazla tanınırlık veya bağlılık oluşturabilir. İşletmeler halkla ilişkiler faaliyetleri aracılığıyla müşterilerle duygusal bağ kurarak müşterilerin gözünde markalarının imajını daha olumlu hale getirebilir. Bu nedenle işletmelerin olumlu marka imajı oluşturmak ve tüketicilerin marka hakkında olumlu bilgi paylaşımını sağlamak için halkla ilişkiler çalışmalarına önem vermesi gerekmektedi

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    The effect of nursing care satisfaction on pain and anxiety levels of patients undergoing orthopedic surgery in the early postoperative period

    Bulbuloglu, Semra; Sarıtaş, Serdar; Güneş, Hüseyin; Kapikiran, Gurkan

    In our study, we aimed to examine the effect of nursing care satisfaction on the pain and anxiety levels of patients who underwent orthopedic surgery. This descriptive study was conducted with the participation of patients who underwent surgery in the orthopedic clinic of a training and research hospital, and they were in the early postoperative period. Patient information form, Newcastle Satisfaction with Nursing Scale and State-Trait Anxiety Inventory were used in data collection. In this study, we found that 41.2% of the orthopedic patients were between the ages of 36 and 50, and 60.4% of them were women. Both nursing care satisfaction and anxiety levels were found to be higher in women than men (p<0.05). The highest satisfaction rate was found among patients aged 18-35 years old, and the highest anxiety level was found in patients over the age of 66. In our study, we found that higher anxiety levels increased pain intensity, and a high level of nursing care satisfaction could be seen in various pain and anxiety levels. Our study showed that nursing care satisfaction was affected by pain and anxiety in patients who underwent orthopedic surgery. In addition, it showed that pain and anxiety trigger each other. Clinicians should be aware of the negative effects of pain and anxiety on postoperative recovery. Strategies to increase nursing care satisfaction should be developed.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Generalization of Some Integral Inequalities for Arithmetic Harmonically Convex Functions

    Kadakal, Huriye

    In this study, by using an integral identity, Hölder integral inequality and modulus properties we obtain some new general inequalities of the Hermite-Hadamard and Bullen type for functions whose derivatives in absolute value at certain power are arithmetically harmonically (AH) convex. In the last part of the article, applications including arithmetic mean, geometric mean, harmonic mean, logarithmic mean and p-logarithmic mean, which are some special means of real numbers, are given by using arithmetic harmonically convex functions.

    AtıfOpenAlex14
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Tek ve çift katmanlı yapay damar konfigürasyonlarının Holzapfel-Gasser-Ogden hiperelastik modeli ile mekanik uyumluluk analizi

    Yilmaz, Galip; Uslu, Emin

    Yaygınlaşan kalp-damar hastalıkları, yapay damarların önemini artırmıştır. Üretim şartları gereği farklı tasarımlar içeren bu damarların, doğal bir mekanik davranış göstermesi gerekmektedir. Üretim öncesi ihtiyaç duyulan analizlerin yapılması için karmaşık ve hiperelastik bir özellik gösteren damar mekaniğini modelleyen birçok çalışma bulunmaktadır. Bunlar arasından yaygın kullanımı olan Holzapfel-Gasser-Ogden (HGO) hiperelastik modeli bu çalışmada kullanılmıştır. Bu çalışma kapsamında bir simülasyon ortamı HGO modeliyle hazırlanmış ve literatürdeki verilerle doğruluğu teyit edilmiştir. İlk numune iki katmanlı tipik bir yapıda oluşturulmuştur. Sonraki numunelerde üretimde karşılaşılan farklı yöntemlere dayanan katman konfigürasyonları denenmiştir. İkinci numune için dış katmanın normalden çok ince bir yapıda tasarlandığı durum incelenmiştir. Az bir uyumsuzluk olmasına rağmen kalınlığı azalan dış katmanın damarın mekanik özellikleri üzerinde güçlü bir etkisinin olmadığı gözlemlenmiştir. Üçüncü tip numunede ise dış katmanın geometrik ve malzeme özellikleri bakımından iç katman olarak tasarlandığı bir durum denenmiştir. Mekanik özelliklerinin karmaşık ve uyumsuz olduğu gözlemlenmiştir. Son numune olarak, tek katmanlı bir yapı tasarlanmıştır. Bir miktar uyumsuzluk gösterse de bu numune sadelik açısından avantajlı bulunmuştur. Ayrıca ikinci ve üçüncü numunelerin malzeme parametreleri değişimiyle uyum analizi yapılmıştır. Üçüncü numunenin aksine ikinci numune için dış katman içindeki liflerin malzeme özelliklerinin ayarlanmasıyla kolayca referans numunesinin özelliklerinin yakalanabileceği gösterilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye’de Döviz Kuru Beklentileri Rasyonel mi?

    Yıldız, Ümit; Günsoy, Bülent

    Uluslararası ticari faaliyetlere olanak sağlayan döviz kurları ekonomileri birçok kanaldan etkileme gücüne sahip önemli bir makroekonomik değişkendir. Bu özelliği ile döviz kurları pek çok ülkede iktisat politikalarının temel odak noktaları arasında yer almaktadır. Döviz kurlarına yönelik politikalar geliştirilirken en az döviz kurunun izlediği süreç kadar kura yönelik beklentiler de politika yürütücüleri tarafından dikkatle izlenmektedir. Bu ne - denle beklentilerin rasyonalitesi hem doğru politikaların geliştirilebilmesi hem de etkin yürütülebilmesi için son derece önemlidir. Bu çalışmada Türkiye için döviz kuru beklentilerinin rasyonel beklentiler hipotezinin öne sürdüğü gibi rasyonel olup olmadığı incelenmektedir. Bu kapsamda çalışmada dolar kuruna yönelik kısa ve uzun dönem beklentilerin yansızlığının ve etkinliğinin incelenerek beklentilerin rasyonel olup olmadığının orta- ya konulması bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışma bulgularına göre yansızlık hipotezi her durumda reddedilirken, etkinlik hipotezi genel olarak kabul edilmektedir. Bu sonuçlar temel olarak mevcut bilginin etkin şekilde kullanılıyor olmasına rağmen ekonomik birimlerin yansız tahminlerde bulunamadığı daha net bir ifa- deyle beklentilerin rasyonel olmadığı sonucunu ima etmektedir. Türkiye’nin nispeten kırılgan bir yapıya sahip olması ile ekonomik ve politik şokların döviz kuru üzerindeki öngörülemeyen etkilerinin ulaşılan bu sonuçlar üzerinde etkili olduğu söylenebilir.

  • MakaleAçık Erişim2022
    The Effect of Social Value Perception on Travel Motivation

    Apak, Ömer Ceyhun; Oflaz, Musa

    It is well known that Turkish citizens living abroad usually spend their holidays in the places where they were born and raised or where their families used to live. If we examine the trips these people make to Turkey and the time they spend in their home countries, we can speak of a travel movement that cannot be ignored. In this context, an online questionnaire was applied to 456 individuals in order to determine the effect of social value perceptions of Turkish citizens living in Vienna on their travel motivations. It was found that there were significant differences between the Turkish culture dimension and descriptive information in terms of occupation, education level, age, number of visits to Turkey, number of children and length of stay. The results of the path analysis showed that the perception of social value has a significant and positive effect on Turkish culture and family inheritance.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Kültürel Diplomaside Yeni İçerik Pazarlama Aygıtı: Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ASMR)

    Keskin, Savaş; Kömür, Gökhan

    Türkiye’nin kültürel diplomasi aygıtlarının bazı popüler kültür içerikleri etrafında tartışılması, araştırmacıların ve iletişim profesyonellerinin eğilimlerini belirler. Bir ideolojik mücadele alanı ve itibar rekabeti olarak şekillenen kültürel diplomasi ilişkileri, akışkan kültürlerin yöndeştiği bir çağda ulusların marka değeri olarak sahnelendikleri bir temsil tarihinin de katalizör güçleri halini alır. Kültürün pazarlanabilirlik fikri her ne kadar kültür endüstrileri kavramsalı ile eleştirel teorinin üretim hareketlerini cezbetse de kültürel diplomasinin oluşturduğu pazarın kendine özgü endüstriyel bir değer arz ettiği görülür. Bu çalışma, Türkiye’nin bazı aygıtlara indirgenen ve kısır döngüye girmesi muhtemel olan kültürel diplomasi faaliyetleri için alternatif trendleri tartışmayı ve bu trendlerin kontrollü imaj aksiyonları için bütünleşik bir pazarlama aksamına entegre edilmesi için gereken ilk ilgiyi inşa etmeyi amaçlar. Çünkü kültür endüstrilerinin tüm hamleleri, bir bütünleşik pazarlama stratejisinin parçası olarak trans-medya anlatım sinerjisini gerektirir. Bu kapsamda bir kültürel diplomasi aygıtı olarak tartışılan Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ASMR), dinleyen/izleyen kişide karıncalanma hissine bağlı bir rahatlamaya neden olan yeni bir tür tahrik edici/tetikleyici anlatım tarzı olması dolayısıyla önemlidir. Bu çalışmada, ASMR’nin kültürel diplomasi boyutundaki iletişim gücüne ilişkin bir teorik okuma yapılarak ulus markalama için yeni imkanlar tartışılacaktır.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Examining the Folk Medicine Elements Mentioned in Kemâleddîn Demîrî’s “Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ” in Terms of Traditional Treatment Methods

    Ünalan, Ozlem; Ünalan, Ibrahım

    Purpose: The famous Arabic writer Kemâleddîn Demîrî prepared a zoology book called "Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ" in Hijri 773 (1372). While giving information about animals, the author also gave information about which diseases the products related to the animal in question will be used in the treatment. This paper aims to reveal the animals mentioned in "Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ" and used in the treatment of various diseases and the names of diseases among the Arabs in the 14th century. In the study, it will be mentioned how these animals or various animal products will be used in diseases. In addition, folk medicine practices mentioned in "Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ" will be examined in terms of realistic methods, magical methods, and mixed, both realistic and magical, methods. Method: This study was prepared between 03.12.2021 and 15.04.2022, and in the study, the Beirut edition of Hayâtu'l-Hayevâni'l-Kübrâ and its Turkish translation made by Rahmi Serin in 2018 were used. After determining the animal names used in treatments, it was determined in which kind of diseases these animals were used and in what way. In the study, the names of the diseases were listed alphabetically and the treatment of these diseases with animal products was stated. In this regard, the diseases mentioned in "Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ" and their treatment with animal products were examined in line with the healing methods used in folk medicine. Findings: Fifty-seven disease names were identified in "Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ". Some of these diseases are intended to treat poisonings caused by snake, scorpion and bee stings. Apart from these, tooth, head, spleen and eye pain and various diseases are included. In the treatment of diseases, mostly realistic treatment methods have been applied and mostly, animal products were used. Conclusion: From past to present, human beings have desired to resolve all their spiritual and physical disorders by using animal products. They have used spell methods besides realistic methods in the treatment of diseases. “Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ” gave place to a variety of prayers and spells besides treatments with animal products in order to treat diseases.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ4
    Tofisopam’ın opioiderjik sistem aracılıklı antinosiseptif etkinliği

    Özkay, Ümide Demir; Üçel, Umut İrfan; Yücel, Nazlı Turan; Can, Özgür Devrim; Yazıcı, Cevşen

    Amaç: Bu çalışmada Tofisopam’ın antinosiseptif etkinlik potansiyelinin araştırılması ve bu etkiye opioiderjik sistemin olası katılımının aydınlatılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Tofisopam’ın (25 ve 50 mg/kg) antinosiseptif etkinlik potansiyeli sıcak plaka ve asetik asit ile indüklenen kıvranma testleri ile araştırılmış; farelerin motor koordinasyonları üzerindeki olası etkileri ise Rota-rod testi ile değerlendirilmiştir. Sonuç ve Tartışma: Tofisopam 50 mg/kg dozda, farelerin sıcak plaka testlerindeki reaksiyon sürelerini anlamlı ölçüde uzatmış; kıvranma testlerinde ise kıvranma davranışlarının sayılarını azaltmıştır. Bu bulgular Tofisopam’ın santral ve periferik mekanizmalar aracılıklı antinosiseptif aktiviteye sahip olduğuna işaret etmiştir. Tofisopam, uygulandığı dozlarda, farelerin motor aktivitelerinde anlamlı bir değişikliğe neden olmamıştır. Antinosiseptif etkiye opioid reseptörlerin olası katılımını araştırmak amacı ile yapılan nalokson ön- uygulamaları Tofisopam’ın antinosiseptif aktivitesini ortadan kaldırmıştır. Etkiye aracılık eden opioid reseptör alt-tiplerinin aydınlatılması amacıyla naloksonazin (μ-opioid reseptör blokörü), naltrindol (δ-opioid reseptör blokörü) ve nor-binaltorfimin (ҡ-opioid reseptör blokörü) ile mekanistik çalışmalar yapılmıştır. Her üç ajan da Tofisopam’ın antinosiseptif etkisini antagonize etmiştir. Elde edilen bu bulgular Tofisopam’ın 50 mg/kg dozdaki antinosiseptif etkinliğine μ-, δ- ve ҡ-oipiod reseptörlerin aracılık ettiğini ortaya koymuştur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye ile balkan ülkeleri arasında işgücü akışkanlığı ve sosyal güvenlik sözleşmeleri

    Bulut, Mehmet

    Uluslararası göçün en önemli sonuçlarından birisi ülkeler arası işgücü akışkanlığıdır. Uluslararası göçün niteliği ve göç edilen ülkenin iktisadi, sosyal ve kültürel yapısı, yer değiştiren işgücünün etkisini olumlu veya olumsuz yönde belirleyebilmektedir. Söz konusu işgücü akışkanlığı nedeniyle ortaya çıkması muhtemel sorunların ulusal mevzuat ile çözümlenmesi tam olarak mümkün olmayabilmektedir. Bu noktada uluslararası sözleşmeler etkin bir role sahiptir. İşgücü hareketliliği sonucunda uluslararası düzeyde çözüm bulunması ve hak kayıplarının önlenmesi gereken hususlardan birisi de sosyal güvenliktir. Türkiye ile Balkan ülkeleri arasında tarihi ve coğrafi açıdan önemli bir bağ bulunmaktadır. Dolayısıyla bu ülkeler arasındaki işgücü akışkanlığının boyutunun ortaya konulması ve imzalanmış ikili sözleşmelerin değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Mevcut durumda Türkiye, Balkan ülkelerinden Bosna Hersek, Arnavutluk, Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Hırvatistan, Romanya ve Macaristan ile ikili sosyal güvenlik sözleşmesi imzalamıştır. Makalemizde, ilk defa bir akademik çalışmada, Türkiye’nin Balkan ülkeleri ile olan işgücü akışkanlığı temelindeki ilişkileri ve sosyal güvence işbirlikleri değerlendirilmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2022
    COMPARISON OF POLLEN MORPHOLOGIES EXAMINATION OF SOME Rhododendron SPECIES - PLANT SOURCE OF MAD HONEY

    Mayda, Nazli; Özkök, Aslı; Ecem Bayram, Nesrin

    Honey is one of the important natural products used for apitherapeutic purposes as well as food consumption. The authenticity of the products to be used for apitherapy is very important. Botanical origin is one of the most critical factors affecting the characterization of bee products, especially honey. Therefore, melissopalynological analysis is essential in honey samples. In this study, the pollen morphologies of four different Rhododendron taxa, the origin of the monofloral "Mad honey" used for apitherapeutic purposes in Turkey, were examined. Five different measurement parameters have been used to investigate the pollen morphology of the plants. As a result, it can be said that pollen morphology has an important place in confirming the botanical origin of “Mad honey”.

  • MakaleYalnız künye2022
    Şançi ııı (e 152) yazıtı’nın ilk iki satırıyla ilgili okuma ve anlamlandırma önerisi

    Akpinar, Ahmet

    Yenisey Yazıtları’nda alp ve er sözcükleriyle yan yana geldiğinde “kahramanlık, yiğitlik, mertlik, şecaat” gibi sözcüklerle tanımlanan erdem sözcüğü er erdem, erdem üçün, er erdem üçün, alpın erdemin üçün gibi söz gruplarıyla birleştiğinde bir ideali ifade etmektedir. Bu ideal yazıtlarda çeşitli durumlarda gerçekleşmekte olup devletin iç ve dıştaki haberleşme faaliyetlerinde görev almayı ifade eden “elçilik” mesleği ile de ilişkilidir. Sözgelimi, Yenisey Yazıtları, Türk kabileleri ve devletleri arasında elçilik ve haberleşmenin hangi şekillerde yapıldığına dair pek çok kavramı içermektedir. Bu kavramlardan biri de Eski Türkçedeki yumuş sözcüğüdür. İlk defa Şançi III Yazıtı’nda “haber, haberleşme; elçilik” anlamında tanıklanan bu sözcüğün eski Uygurcada tapıg/tapıgçı sözcüğünün kavram alanı içerisinde kullanılarak bir anlam genişlemesi sonucu eski Uygurcadan itibaren “iş, hizmet, görev; hizmetçi, görevli” anlamında yaygınlaştığı, ancak kök anlamını da koruduğu tarihî metinlerden takip edilebilmektedir. Bu çalışmada, Şançi III (E152) Yazıtı’nın ilk satırında geçen yumuş sözcüğünün anlamı hem cümle bağlamındaki diğer sözcükler yardımıyla (erdem, yor(ı)t-) hem de tarihî Türk lehçelerinden tanıklarla değerlendirilecek, ayrıca önceki okuma ve anlamlandırma tekliflerindeki farklılıklar da göz önünde bulundurularak yazıtın ilk iki satırı anlamlandırılacaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye’de Etik Liderlik ve Etik Kodlar Üzerine Yapılan Lisansüstü Tezlerin Analizi: Sistematik İncelemeye Yönelik Nitel Çalışma

    Battal, Fetullah; Seyrek, Emre

    Bu araştırma Türkiye’de 2006-2022 yılları arasında yazılan etik liderlik ve etik kodlar konulu lisansüstü tezlerin genel bir örüntüsünü ortaya koymayı amaçlamaktadır. Türkiye Yükseköğretim Kurumu Ulusal Tez Merkezi’nde (YÖKTEZ) 1 Ocak 2022 – 15 Şubat 2022 tarihleri arasında etik liderlik ve etik kodlar anahtar kelimeleriyle yapılan arama sonucunda 151’i etik liderlik ve 11’i etik kodlar olmak üzere toplam 162 lisansüstü teze ulaşılmıştır. Araştırmanın evren ve örneklemini oluşturan 162 lisansüstü tez, tür ve sayıları, yayınladığı yıllar, hazırlandığı üniversiteler, alanları, yayın dilleri, danışman unvanları, amaç, kapsam ve yöntem parametreleri çerçevesinde sistematik derlemeye dayalı analiz edilmiştir. YÖK TEZ ’den elde edilen verilere betimsel analiz ve içerik analizi uygulanarak araştırma soruları kapsamında yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda en fazla lisansüstü tezin 2019 yılında yazıldığı tespit edilmiştir. Lisansüstü tezlere en çok Dr. Öğr. Üyesi unvanlı akademisyenlerin danışmanlık yaptığı fark edilmiştir. Lisansüstü tezleri yayınlandığı dil bakımında ele alındığında en çok Türkçe olarak yayınlandığı anlaşılmıştır. Lisansüstü tezler amaç kapsam ve yöntem bakımından ele alındığında ağırlıklı olarak eğitim öğretim ve işletme alanında yer alan örgütsel davranış konuları ile ilişkilendirildikleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sistematik derleme ve değerlendirme üzerinden yapılması açısından önem arz etmenin yanı sıra ulusal literatüre katkı sunması açısından çalışmanın değerini artırmaktadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Akademik iyimserlik ve psikolojik iyi oluş ilişkisinde sosyal aylaklığın rolü

    Battal, Fetullah; Seyrek, Emre

    Bu çalışmanın amacı akademik iyimserlik, psikolojik iyi oluş ve sosyal aylaklık düzeylerinin arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Araştırmanın verileri Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde halen görev yapmakta olan 226 akademik personelden çevrim içi anket yöntemiyle elde edilmiştir. Çalışmada akademik iyimserlik, psikolojik iyi oluş ve sosyal aylaklık kavramları açıklanarak birbirleri ile olan ilişkileri ele alınmıştır. Elde edilen veriler orijinal SPSS 22.0 ve AMOS 25.0 paket programları yardımı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda akademik iyimserlik ile psikolojik iyi oluş arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Akademik iyimserlik ile sosyal aylaklık arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki, psikolojik iyi oluş ile sosyal aylaklık arasında da yine negatif ve anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Bu bulguların yanı sıra akademik iyimserlik ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkide sosyal aylaklığın kısmı aracılık rolü bulunduğu sonucuna varılmıştır. Başka bir ifadeyle akademisyenlerin iyimserlik düzeyleri ile psikolojik iyi oluş hali arasında doğrudan bir ilişki bulunduğu gibi aynı zamanda sosyal aylaklık üzerinden dolaylı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Yani akademik iyimserlik düzeyi ve psikolojik iyi oluş hali güçlendikçe sosyal aylaklık davranışı azalmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Üstbilişsel IMPROVE tekniğinin oran-orantının öğretimi ve orantısal akıl yürütme becerisinin geliştirilmesi üzerine etkisi

    Öztürk, Mesut; Albayrak, Mustafa; Şahinkaya, Tuğba

    Üstbilişe dayalı öğretime yönelik yürütülen araştırmalar, öğrencilerin matematik dersi için tasarlanan üstbilişe dayalı öğrenme ortamlarında kendilerini rahat hissettiklerini ve mutlu olduklarını ortaya koymuştur. Öğrencilerin mutlu olduğu ve kendilerini rahat hissettikleri ortamlarda daha başarılı oldukları bilinen bir gerçektir. Bu nedenle üstbilişe dayalı öğretimin matematik derslerinde hem başarıyı hem de mantıksal akıl yürütmeyi geliştirmede kullanılması tavsiye edilmektedir. Nitekim üstbilişe dayalı öğretimin matematik başarısına etkisini inceleyen araştırmalarda üstbilişe dayalı öğretimin matematik başarısını arttırdığını ortaya koymuştur. Bu araştırma 7. sınıf öğrencilerine oran-orantının öğretimi ve orantısal akıl yürütmenin geliştirilmesinde üstbilişsel IMPROVE tekniğinin etkililiğini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını deney grubunda 29, kontrol grubunda 29 toplamda 58 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmanın verileri oran orantı başarı testi ve orantısal akıl yürütme becerisi testi kullanılarak toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistik ve kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Betimsel istatistik ile öğrencilerin mevcut durumları sunulmuş, kestirimsel istatistik için kovaryans analizi yapılmıştır. Kovaryans analizinde grupların ön test puanları kontrol altına alınarak son test puanları karşılaştırılmıştır. Yapılan analiz sonucunda üstbilişsel IMPROVE tekniğinin öğrencilerin oran orantı başarısını arttırdığı ve orantısal akıl yürütme becerisini geliştirdiği belirlenmiştir. Ancak IMPROVE tekniğinin oran orantı konusundaki başarı ve orantısal akıl yürütme becerisinin gelişimi bakımından kontrol grubuna göre anlamlı farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin6
    TR Dizinİncele