Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2019
    Kum Kalıba Dökülen Farklı Alüminyum Alaşımlarının Dökümünde AL5TI1B ve AL10SR İlavesinin Mikroyapı Özelliklere Etkisinin İncelenmesi

    Colak, Murat; Arslan, Ibrahim; Gavgali, Esma

    Alüminyum alaşımları ağırlıkça hafif olması, yüksek korozyon dayanımı ve alaşımlandırılarak yapı çeliklerinden bile daha fazla mukavemet değerleri kazandırılabilmesi gibi özelliklerinden dolayı birçok sektörde kullanım alanı bulmaktadır. Gelişen teknoloji ile birlikte artan ihtiyaç ve kalite beklentileri doğrultusunda çalışmalar yapılması gerekmektedir. Alüminyum dökümlerinde nihai ürün kalitesini artırmaya yönelik Ti-B ile tane inceltme, modifikasyon çalışmaları dökümhaneler arasında oldukça yaygın uygulamalardır. Ancak farklı kimyasal bileşimlere sahip Alüminyum alaşımlarının tane inceltme ve modifikasyon işlemlerine tepkileri değişkenlik göstermektedir. Bu çalışmada Etial standardı 110, 140, 160, 177 alüminyum alaşımlarının ilavesiz olarak, Al5Ti1B tane inceltici ilaveli ve Al10Sr modifiye edici ilaveli kum kalıba dökümünde mikroyapı özellikler üzerindeki değişim incelenmiştir. Çalışmada spektrometro ile kimyasal bileşim belirleme, mikro yapı incelemeleri gerçekleştirilmiştir. Deneyler sonucunda tane inceltici ilavesi ile alaşımlarda tane yapısının daha da inceldiği ve kaba dentirik yapısının bozunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca modifiye edicinin etkisinin yapı içerisindeki Ötektik Si içeriğine bağlı olarak olumlu yönde değiştiği anlaşılmıştır.

    AtıfOpenAlex6TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Holdinglerin yapısı ve xutum (borsa istanbul ulusal tüm) endeksi ile xhold (borsa istanbul holding ve yatırım) endeksi arasındaki ilişkilerin analizi

    Kuloğlu, Eşref

    Bu çalışmada holding firmaların Borsa İstanbul’da yer aldıklarıXHOLD (Borsa İstanbul Holding ve Yatırım Endeksi) ile XUTUM (Borsaİstanbul Ulusal Tüm Endeksi) arasındaki ilişki analiz edilmektedir.Çalışmada öncelikle holding kavramı ve türleri incelenmekte daha sonraholdinglerin Türkiye’de ve dünyada gelişimine değinilmektedir. Sonrakikısımda ise Borsa İstanbul hakkında genel birtakım bilgiler verildiktensonra XHOLD ve XUTUM endeksleri temel anlamda incelenmektedir.Holding firmalar, literatürde ana amacı bağlı firmalarını yönetmekolan firmalar olarak tanımlanmaktadır. Bu yapıların bağlı firmaları ileaynı piyasada tekrar halka açılmaları ile piyasalarda bir anlamdamükerrer bir değer oluşmaktadır. Bu mükerrer değer nedeniylepiyasalarda bir şişme etkisi oluşmaktadır. Çalışmada ise holdingfirmaların piyasalarda oluşturdukları bu şişme etkisi, duplikasyon etkisiolarak ifade edilmektedir.Holdinglerin piyasalarda ortaya çıkardıkları duplikasyon etkisininortaya konulması ana amacında olan çalışmada 2017 ve 2018 yılsonupiyasa verileri ile firmalar ve endeksler analiz edilmektedir. VerilerKamuyu Aydınlatma Platformu veri tabanından alınmıştır. Analizyapılırken XHOLD endeksinde yer alan firmaların piyasa değerleri ileXUTUM endeksinde yer alan firmaların piyasa değerleri dikkatealınmıştır. Bu analize göre amacı bağlı firmalarını yönetmek olan, kendisiüretim ve ticaret yapmayan holding firmalardan kaynaklananduplikasyonun parasal karşılığı 2017 ve 2018 yılları ortalaması için yaklaşık 112 Milyar TL’dir. Bu tutarın oransal olarak karşılığı ise yaklaşık%16 olarak saptanmıştır.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Econometric Analysis of the Relationship Between Sovereign Credit Ratings and Basic Macroeconomic Variables: An Application on the Upper Middle Income Countries

    Durmaz, Atakan; Yıldız, Ümit

    In the study beeing investigated therelationship between sovereign credit ratings and basic macroeconomic variables, sovereign credit ratings of 32 countries rated by Standard and Poors (S&P) and five independent variables were examined within the 2008-2017 period by using panel ordered probit model. The results show that as per capita income rises, the likelihood of credit ratings at BB + and lower levels is reduced, increasing the likelihood of having an investment grade BBB- and credit ratings on it. The increase in the per capita income in the countries in the upper middle income group increases the likelihood of reaching the highest BBB level while decreasing the possibility of passing the BB-. The opposite is true for inflation and interest rates. As the general level of prices and the interest rate increase, the rate of increase of the investable level of an upper middle income group decreases and the rate of speculative level increases. While the increase in the general level of prices has strongly increased the likelihood that the countries subject to the study are at the BB- level of the credit rating, it is also strongly reducing the likelihood of being at an investable level such as BBB. On the other hand, there is no systematic relationship between soverign creditratings and the unemployment rate and the exchange rate for the countries in the upper middle income group.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Brassica juncea, Brassica napus, Sinapis alba ve Camelina sativa’nın YAĞ İÇERİĞİ VE YAĞ ASİTLERİ KOMPOZİSYONUNUN BELİRLENMESİ

    Onemli, Fadul; Gıdık, Betül

    Bu çalışma Tekirdağ ili iklim koşullarında “Tesadüf Blokları Deneme Deseni” ne göre dört tekerrürlüolarak yürütülmüştür. Denemede yetiştirilen Brassica juncea, Brassica napus, Sinapis alba ve Camelinasativa türlerinin yağ oranları ve yağ asitleri kompozisyonları belirlenmiştir. En yüksek yağ oranı, arişidikasit içeriği ve oleik asit içeriği B. napus türüne ait Excalibur çeşidinde sırasıyla %42.34, %6.65 ve %62.1oranlarında belirlenmiştir. Yabani bir tür olan Brassica juncea tohumlarının %32.86 oranında yağ ve %0.94oranında miristik asit içeriğine sahip olduğu gözlemlenmiştir. En düşük yağ içeriğinin %26.46 ile S. albatohumlarında bulunduğu tespit edilmiştir. S. alba aynı zamanda %37.89 oranı ile en fazla erusik asitiçeriğine sahip tür olmuştur. Bu çalışmanın amacı, Brassicaceae familyasında yer alan kültüre alınmışBrassica napus ve Camelina sativa çeşitleri, ülkemizde köy popülasyonu olarak yetiştirilen Sinapis albatürü ve üretici tarlalarında yabancı ot olarak varlığı tespit edilen Brassica juncea türünün tarla koşullarındakültüre alınması ile elde edilen üründeki yağ içerikleri ve yağ asitleri kompozisyonlarını belirlemek vetürlerin aralarındaki farklılıklar ile benzerlikleri ortaya koymaktır. Ayrıca bu çalışmada ülkemiz doğalflorasında da belirlenen ve çok özel iklim istekleri olamayan Brassica juncea’nın yağlı tohum potansiyelide belirlemiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Öğretmen Adaylarının Etkin Vatandaşlık Algılarının İncelenmesi

    Degirmenci, Yavuz; Eskici, Burak

    Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmeni adaylarının günümüzde popülerliği ve önemi her geçen gün artan etkin vatandaşlık kavramına ilişkin algılarını incelemektir. Araştırma, 2016-2017 eğitim öğretim yılının güz döneminde öğrenim gören, 82’si kız ve 56’sı erkek olmak üzere toplam 138 sınıf öğretmeni adayı ile yürütülmüştür. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunun etkin vatandaşlık kavramıyla ilgili görüş ve düşünceleri tek cümleden oluşan bir görüşme formuyla toplanmıştır. Verilerin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmen adayları etkin vatandaşlık kavramına yönelik toplam 78 farklı ve geçerli metafor üretmişlerdir. Bu metaforlar ortak özelliklerine göre (n=7) farklı kategori altında toplanmıştır. Araştırma sonucuna göre etkin vatandaşlık kavramıyla ilgili metaforların daha çok “sosyal sorumluluğu yüksek olarak etkili vatandaşlık” kategorisinde yer aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların bu kavrama yönelik en çok tercih ettiği metaforlar ise sorumluluk sahibi kişi, arı, ağaç, su, elmas, karınca, öğretmen ve tohum metaforları olmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex7TR Dizin10
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    The Socio-Political Analysis of The July 15 Coup Declaration

    Dursunoğlu, İsmail

    Turkey, which is a democratic state of law based on separation of powers, has been subjected to different military interventions directly or indirectly throughout the history of democracy and this has deeply affected the political process. The last of these military interventions took place on 15 July 2016. This coup attempt is different in many respects from other military interventions. However, it reminds me of the 27 May 1960 coup with some aspects. Coup declaration were written and shared with the public during the military intervention process. Coup declarations are texts prepared carefully because they are the first messages given to the society. This messages, given to the society, encloses statements about yesterday, today and tomorrow. The coup declarations, which has become a tradition as in every military intervention, and which contains the reason, purpose and messages of the coup, has been read from TRT screens. The method of this study is to make a socio-political reading on the coup declaration. In this study, it is aimed to evaluate the efforts of the coupists to get public support or to convince society from a sociological and political point of view. Thus, the July 15 coup attempt is evaluated from a different perspective.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2019
    Okul Öncesi Eğitime Başlangıçta Yaşanılan Uyum Sürecine İlişkin Ebeveynlerin Görüşleri

    Bulut, Ayhan

    Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitime başlangıçta yaşanılan uyum sürecine ilişkin ebeveynlerin görüşlerini belirlemektir. Bu araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018/2019 eğitim öğretim yılında Erzurum iline bağlı üç merkez ilçede, çocukları okul öncesi eğitim kurumlarına ilk defa başlayan ve devam eden 36-48 aylık yaş aralığına sahip çocukların ebeveynleri arasından gönüllü olarak çalışmaya destek vermek isteyenlerden oluşturulmuştur. Bu araştırma örnekleminin otuz üçünü bayan ve yedisini erkek olmak üzere toplam kırk ebeveyn oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama sürecinde araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, ebeveynlerin okula uyum sürecinde yaşadıklarına ilişkin olarak en çok çocuklarının ayrılık kaygısı içerisinde olduklarını ve okula gitmek istemediklerini belirtmişlerdir. Aynı süreçte çocuklarının öğretmeniyle yakın iletişim içerisinde olduklarını, çocuklarının okula alışıncaya kadar okulda onunla birlikte kaldıklarını ifade etmişlerdir. Bununla birlikte çocuklarını bu dönemde sık sık ziyaret ettiklerini, kendilerini sorguladıklarını ve süreç boyunca gergin olduklarını belirtmişlerdir. Ebeveynler aynı süreçle ilgili olarak çocuklarının öğretmeniyle ve okul yönetimleriyle iletişimlerini olumlu cümlelerle ifade ederken okul rehberlik servislerinden konuyla ilgili daha fazla destek beklediklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca ebeveynler bu süreci yaşayacak olan diğer ailelere süreç boyunca sabırlı ve kararlı olmalarını, ailenin bütün üyelerinin bu süreçte birlikte hareket etmesinin gerekliliğini vurgulamışlardır. Bununla birlikte çalışmaya katılan ebeveynlerin okul öncesi eğitimin zorunlu olması yönünde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir. Araştırma bulguları literatüre dayandırılarak tartışılmış ve açıklanmaya çalışılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Efficient Deployment of Energy Antenna for Sensor Nodes with RF Charging

    Tabakcıoğlu, Mehmet Barış; Zorlu, Ahmet; Kosunalp, Selahattin

    A sensor node has processor, antenna, sensor and energy units. A large number of sensor nodes generateswireless sensor network (WSN). The main problem of WSN is limited-energy. A great number of MACprotocols are introduced to compensate the energy problem. In order to supply energy to sensor nodes, anexternal solar panel, wind turbine and energy harvester are added to the architecture of the nodes. Moreover,wireless energy transfer is used to meet the energy problem of sensor node. Position, height and operatingfrequency of energy antenna is so important to charge the sensor nodes efficiently. In this study, ray theoreticalmodels are used to calculate the electric field and generate the coverage map. As the energy antenna is deployedto optimum place, charging will complete in a short time.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2019
    Design of Asynchronous Motor With 3 Phase 600 kW Power Short Circuit Cage Rotor: Physical Dimensioning and Electrical Calculations

    Kaya, Yunus Mustafa; Coşkun, Aykut

    Asynchronous motors with short circuit caged rotor are easy to build, durable, high operational safety, low maintenance requirements and cheaper than their counterparts, so they are widely used in industry and in many areas. In this study, design of asynchronous motor with short circuit caged rotor with 3 phase, 600 kW active power, mains voltage 400 V, operating frequency 50 Hz, pole pair 2, pole number 4, efficiency 0.95 and power factor 0.93, physical dimensioning and electrical calculations were made. Firstly, main dimensions of motor according to the design criteria and performance values defined, then physical dimensioning of the stator and rotor and electrical calculations, inductions and magnetic field intensities, stator and rotor weights, losses, and efficiency were calculated. The results of the analysis showed that the designed asynchronous motor meets the required power values and design performance criteria.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2019
    Farklı İstinat Duvar Tiplerinde Aktif Toprak Basınçlarının Sayısal Analizi

    Sadoglu, Erol; Yılmaz, Mehmet Fatih; Kamiloğlu, Hakan Alper

    Dayanma yapılarının tasarımında yatay toprak basıncı dağılımı önem arz etmektedir. Birçok çalışmada, dayanma yapısına etkiyen aktif toprak basınç dağılımı nonlineer olarak kabul edilir. Toprak basınç dağılışı ile ilgili çok sayıda çalışma olmasına karşın, Duvar boyutlarının yatay toprak basıncı dağılışı üzerine etkilerini irdeleyen az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada, duvar şeklinin aktif yanal toprak basınç dağılımı ve aktif kırılma yüzeyleri üzerine etkisi incelenmiştir. Bu nedenle çeşitli tip dayanma duvarlarına gelen yanal toprak basınç dağılışları ve oluşturdukları kırılma yüzeyleri numerik olarak irdelenmiştir. Yapılan çalışma kapsamında, çeşitli eğimlerdeki ağırlık tipi dayanma duvarları, farklı topuk uzunlukları ve eğime sahip ters T biçimli dayanma duvarları göz önüne alınmıştır. Yapılan çalışma sonucunda yanal toprak basınç dağılışının duvar tipine göre değiştiği belirlenmiştir. Buna ek olarak duvar eğimi ve topuk uzunluğunun kırılma yüzeyleri ve yanal toprak basınç dağılışı üzerinde etkili olduğu görülmüştür.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    A Problem-Solving Environment to Teach Students Assembly Line Balancing Techniques

    Yılmaz, Hamid; Demir, Yunus

    Assembly line balancing is a production planning strategy that has been widely used in industrial applications.Most line balancing problems are known as nondeterministic polynomial time (NP-hard) problem, and theyhave different structures and solution methodology approaches. In this study, newly developed productionplanning software which is called Visual Assembly Line Balancing Software (VALBS) is introduced foreducational purposes. The aim of the software is to support teaching activity for assembly line balancingtechniques; facilitate understanding characteristics of different assembly lines and solution approaches, andenable to compare the results of them. The proposed VALBS is easy to use in various manufacturingenvironments, and suitable to support teaching line balancing procedures in undergraduate students. Thesoftware was used in classes of industrial and mechanical engineering students and feedbacks of studentsmeasured by Likert Scale survey. The results show that proposed visual software is an effective method to teachline balancing procedures.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2019
    Taguchi deney tasarımı kullanılarak uçucu kül ile ni (ıı) gideriminde bazı adsorpsiyon parametrelerinin etkinliğinin irdelenmesi

    Serencam, Hüseyın; Uçurum, Metin

    Bu çalışmada, önemli bir sanayi artığı olan Uçucu Külün, toksik bir ağır metal iyonu olarak bilinen Nikel(II)’in sulu çözeltiden adsorpsiyonunda rol oynayan önemli parametrelerden pH, ilk metal konsantrasyonu veadsorpsiyon süresi Taguchi deney tasarımı kullanılarak optimize edilmiştir. Adsorpsiyon deneyleri, L9 ortogonaldizaynına göre 9 adet deney yapılarak gerçekleştirilmiştir. Deney sonuçlarının değerlendirilmesinde varyansanalizi ve sinyal/gürültü oranı kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre en iyi uzaklaşma verimi (%); pH 6’da,180 ppm giriş konsantrasyonunda ve 30 dakika adsorpsiyon süresinde elde edilmiştir. Bu çalışma ile birlikte,Taguchi deney tasarımının adsorpsiyon çalışmaları için oldukça uygun bir deney tasarım metodu olduğu veuçucu külün sulu çözeltilerden ağır metal (nikel) gideriminde adsorplama kabiliyetinin iyi olduğu sonuçlarınaulaşılmıştır.

    AtıfOpenAlex11TR Dizin9
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Ülke Kredi Notlarının Makine Öğrenme Algoritmaları ile Tahmini

    Pabuçcu, Hakan

    Amaç – Bu çalışmanın temel amacı makine öğrenme algoritmalarından yapay sinir ağları, sinirsel bulanık mantık denetim ve destek vektör makinelerinin ülke kredi notu tahminindeki başarılarını araştırmaktır.Yöntem – Araştırma problemi ülkelerin kredi puanlarının tahminini bir sınıflandırma problemi olarak ele almaktadır. Seçilen değişkenler ilgili algoritmalar için girdi olarak kullanılmış ve bu algoritmaların sınıflandırma başarıları araştırılmıştır. Kullanılan veri seti ülkelere ait 2016-2018 dönemini kapsayan üç yıllık güncel verilerdir.Bulgular – Kullanılan algoritmaların parametre seçimi için çok sayıda deneme yapılmış ve uygun parametre kümeleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, her üç modelin de tahmin başarısı yüksek olmakla birlikte çok güçlü bir sınıflandırma algoritması olan destek vektör makineleri en iyi sonuçları üreten algoritma olmuştur.Tartışma – Tüm modellerin sınıflandırma başarısının kabul edilebilir olduğunu, kredi notu tayini için kullanılabilecek modeller olduklarını söylemek mümkündür. Örneğin Leshno ve Spector, (1996) çalışmasında YSA modelinin doğru tahmin yüzdesi %72 olarak, Mohapatra, De, ve Ratha, (2010) çalışmasında %75 olarak, Blanco ve diğerleri (2013) çalışmasında ise %92,4 olarak gerçekleşmiştir. Literatürdeki çalışmalarla karşılaştırıldığında analiz sonuçlarının başarılı olduğu görülmektedir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    An Investigation of Financial Management Behaviors of Managers: Example of KOSGEB

    Dayi, Faruk; Kukus, Bayram Ali; Esmer, Yusuf

    Purpose - The aim of this study is to analyze managers’ financial management behaviors (cash management, credit management, savings-investment and insurance). Financial management behavior, therefore, plays a key role in the success of managers and organizations. Financial management behavior refers to managers' individual and organizational decisions on and practices in financial matters such as cash, loans, savings, investments and insurance.Design/methodology/approach - Study sample consisted of 85 managers of KOSGEB (Small and Medium Enterprises Development Organization, Turkey). Data were collected using survey method. Data were analyzed using SPSS version 22. Frequency, percentage, mean, standard deviation, reliability, factor analysis and ANOVA were used.Findings - Managers’ financial management behaviors differ by experience, income and education level. The higher their experience, income and education level, the higher their insurance sensitivities. Managers have high tendency to credit management and cash management behaviors, moderate tendency to savings-investment behaviors and medium to low tendency to insurance behaviors. This result indicates that managers do not attach enough importance to insurance, in other words, they are not cautious enough about insurance.Discussion - Participants’ financial management behaviors differed by experience, income and education level but not by gender, marital status, age and credit card use. This study is important in the sense that it is one of the fewest studies addressing financial management behavior.

  • MakaleYalnız künye2019
    Branding Activities: The Survey of A SME’s Which Coffee Chain in Turkey

    Göktaş, Bora; Tarakçı, İnci Erdoğan; Akalan, Gökhan

    Purpose – With economic growth and angry competition in our country, SMEs to produce only goods and services and present them to the market is not enough for they can continue their existence. Market conditions are also constantly changing due to globalization and changes in customer expectations. Due to the change in consumer expectations and strong competition, SMEs need to maintain their presence, create brand value and strong brand image of their products. Brand is shortly an instrument which conveys the source, quality, benefits difference from its equivalent of the goods and services through the logo, the name and the symbol. Companies' the works and the messages is perceived by the customers creates the brand image. The study was conducted in order to see the success of SMEs operating in service sector in branding studies and The Brand “Kahve Diyarı” is selected as a reference enterprise in this study. Design/methodology/approach – We implemented in-depth interview and survey through the convenience sampling method as the research methods and 305 participants' views were tested. Findings – The Kahve Diyarı brand became an important actor in the coffee industry with the effect of growth in a short time. On the other hand, in the light of the results, it has been determined that the brand image created by Kahve Diyarı branding studies has strengths and weaknesses. Discussion – The participants ' thinking about the brand is in favor of the brand, albeit with a small difference. Due to the determinations in the findings, it was concluded that the brand was partially successful and also proposals were presented it in this regard.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Is it possible to read political culture over election results? a comparative study

    Dursunoğlu, İsmail

    Political culture is the sum of the political structure, traditions and tendencies that determine the individual's or society's political thought and behavior. In its simplest terms, the culture is the political direction. In the formation of political cultures are the role of individuals, their beliefs, attitudes and actions in relation to the political system. Each region's political culture emerges as a factor that determines voter preferences and therefore election results. Political culture is a concept that can be explained by different methods and studies. At the beginning of these studies, must to survey is carried out on an area to evaluate the results. However, in this study, it is carried out political culture analysis on the results of elections which are accepted as a result of political culture. The results of the general elections between 1991 and 2015 are presented in the study by being make a comparison with the example of Yozgat-Bayburt. The aim of the study is to make sense of the political culture of the province through the election results evaluated as the final result of political culture. In the study, which is a method of evaluating the election results, an approach towards the cause has been highlighted. Briefly, as a result of the political culture, the voter preferences were taken to the center of the study and the political culture was deduced from the deductive results. The hypothesis that ”the political culture of the two provinces is similar on a conservative-nationalist basis“ accepted as a result of the study and as a result determined the similarities and differences for the political culture of the two provinces.

  • MakaleYalnız künye2019
    Sürdürülebilirlik, Çevresel Riskler ve Çevre Muhasebesi Arasındaki İlişkinin Tespiti: Erzurum İlinde Bir Araştırma

    Güler Sülük, Rana; Ag, Aliriza

    Amaç – Bu çalışmada sürdürülebilirlik kavramı çeşitli boyutlarıyla ele alınmakla birlikte Erzurumili organize sanayi bölgesindeki üretim işletmelerinin sürdürülebilirlik, çevre, çevresel riskler veçevre muhasebesi konularına yönelik yaklaşımları tespit edilmeye çalışılmıştır.Yöntem – Bu araştırmada, verilerin toplanmasında anket yöntemi kullanılmıştır. Bu konudabelirtilmesi gereken önemli noktalardan biri araştırmanın teorik çerçevesinin oluşturulması veuygulama aşamasında literatür tarama yönteminden yararlanılmış olmasıdır. Anket yoluyla eldeedilen veriler frekans analiziyle incelenmiş olup kurulan hipotezler Çoklu Regresyon ve Korelasyonanalizine tabi tutulmuştur.Bulgular – Sürdürülebilirlik, çevresel riskler, çevre muhasebesi ve çevre politikalarına yönelikoluşturulan hipotezlere göre yapılan analizlerde ortaya çıkan değerlerin anlamlı ve pozitif etkiyesahip olduğu görülmüştür. Bununla birlikte araştırma bölgesindeki işletmelerin çevresel konularve çevre muhasebesi hakkında düşüncelerine yönelik yapılan analizde, şirketlerin %89.2’sininçevresel sorunların önlenmesinde çevre ile dost alternatif kaynaklarının kullanılmasınıönemsedikleri tespit edilmiştir.Tartışma – Bu çalışmanın sonucunda elde edilen bulgulardan hareketle işletmelerinsürdürülebilirliği anlayabilmeleri ve bünyelerinde en iyi şekilde uygulayabilmeleri için ilgili kurumve kuruluşlardan özellikle bölgede bulunan üniversitelerden destek alması önerilebilir. Diğeryandan işletmelerin sürdürülebilirlik konusundaki tutumlarının çevre muhasebesi ve çevrepolitikalarına uygun olması ve işletmelerin çevre sorunlarını önlemesi için çevreyi koruyupgeliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarına önem vermesi gerektiği söylenebilir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Profesyonel Etik Standartları İle Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Arasındaki İlişkide Örgütsel Özdeşleşmenin Rolü: Ortaokul Öğretmenleri Üzerine Bir Araştırma

    Battal, Fetullah

    Amaç – Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin profesyonel etik standartları benimseme düzeyi, örgütselvatandaşlık davranışı ve örgütsel özdeşleşme algıları arasındaki ilişkileri incelemektir.Yöntem – Araştırmada kullanılan veriler, Bayburt ilinde görev yapmakta olan 214 ortaokulöğretmeninden oluşmaktadır. Anket formu öğretmenlere elden dağıtılarak yüz yüze yapılmıştırToplanan veriler üzerinden öncelikle SPSS programı kullanılarak frekans analizi, güvenirlik analizi,korelasyon analizi yapılmıştır. Daha sonra AMOS programı yardımıyla doğrulayıcı faktör analiziyapıldıktan sonra bootstrap yöntemi ile doğrudan ve dolaylı ilişkiler belirlenmiş ve yapısal eşitlikmodellemesi ile temel model analiz edilmiştir.Bulgular – Çalışmanın sonucunda ulaşılan bulgulara göre profesyonel etik standartları benimsemedüzeyinin örgütsel vatandaşlık davranışını artırdığını göstermiştir. Ayrıca örgütsel vatandaşlıkdavranışının öğretmenlerin örgütsel özdeşleşme algı düzeylerini de artırdığı görülmüştür. Bununyanında öğretmenlerin profesyonel etik standartları benimseme düzeyinin örgütsel vatandaşlıkdavranışları üzerindeki etkisinde örgütsel özdeşleşmenin kısmi aracılık rolünün olduğu tespitedilmiştir.Tartışma – Yapılan çalışma da öğretmenlerin algıladıkları profesyonel etik standartlarının örgütselvatandaşlık davranışını olumlu ve pozitif yönde etkilediğini aynı zamanda örgütsel özdeşleşmealgılarının da bu ilişki çerçevesinde pozitif ve anlamlı yönde etkilendiğini göstermiştir. Elde edilendiğer sonuç da profesyonel etik standartlarının, örgütsel özdeşleşmenin bulunduğu bir modeldeörgütsel vatandaşlık davranışı ile hem doğrudan etkisinin hem de dolaylı etkisinin bulunduğuyönündedir. Böylece bu çalışmanın çıktılarından hareketle öğretmenler ile ilgili ilerde yapılacakçalışmalara ışık tutabileceği düşünülmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Yağlık Ayçiçeği Çeşitlerinde Oluşan Kuş Zararı Miktarları ve Verime Etkileri

    Gül, Volkan; Polat, Taşkın; Öztürk, Erdoğan

    Dünya genelinde kuşların tarımsal alanlara vermiş olduğu zarar, çiftçiler açısından önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Tarımsal amaçlı kullanılan arazilerde şehirleşme veya çevre düzenlemesi amacıyla yapılan ağaçlandırma, kuşlara ait doğal yaşam alanlarını arttırdığı için, bu arazilerde yetiştirilen ürünlerin kuş zararından etkilenme oranını da artırmaktadır. Özellikle kuşlar, ayçiçeği yetiştiriciliği yapılan arazilerde ayçiçeği tohumuna önemli derecede zarar veren canlılardır. Bu çalışmada, kontrollü ve kontrolsüz şartlarda yetiştirilen 10 farklı yağlık ayçiçeği çeşidinde (Pioneer63F73, Pioneerp64LL05, Pioneer64LC108, PioneerPR64G46, Coral, Golsun, Şems, Aga1301, Duna ve Bosfora) kuş zararının tespiti ve bu zararın tane verimine olan etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma sonunda; kuş zararı en fazla %51.19’luk oranla Pioneer64LC108 çeşidinde belirlenmiş, en düşük kuş zararı ise Bosfora ve Şems çeşitlerinde sırasıyla %9.94 ve % 11.7 olmuştur. Tüm çeşitlerin ortalaması olarak kuş zararı tane veriminde yaklaşık olarak %35.1 oranında bir azalmaya neden olmuştur. Mevcut içerisinde, erkenci, tabla yapısı eğik ve iç bükey olan Bosfora ve Şems çeşitlerinin kuş zararından daha ez etkilendikleri ve verim kayıplarının daha düşük olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2018
    Potansiyel Bir Coğrafi İşaret: Saruç

    Arslaner, Ayla; Salik, M. Ali

    Cimin Üzümü, Erzincan’a bağlı Üzümlü ilçesinin belde ve köylerinde yetiştirilen ve karakteristik özellikler taşıyan, sofralık tip siyah üzüm çeşididir. Bu ürünün, 13.06.2001 tarihinden geçerli olmak üzere Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından Coğrafi İşaret (menşe adı) tescili yapılmıştır. Bu üzüm Erzincan ilinde üretilen ve bir atıştırmalık olarak tüketilen “Saruç (üzüm basmacası)” adlı ürünün de hammaddelerinden birini oluşturmaktadır. Saruç, üzümlerin ortadan ikiye ayrılıp çekirdeklerinin çıkarılması, kurutulması ve iki-üç adet kuru üzüm tanesinin arasına yarım ceviz içi yerleştirildikten sonra ipe dizilmesiyle elde edilir. Cimin Üzümü’nün karakteristik lezzeti ve cevizle oluşturduğu mükemmel uyum, bu ürünün kış aylarında sevilerek tüketilmesinin en önemli nedenidir. Saruç gibi belirli coğrafi sınırlar içerisinde üretimi gerçekleştirilen ve üretildiği bölgenin kırsal kalkınmasına katkı sağlayan ürünlerin tescillenerek değer kazandırılması büyük önem arz etmektedir. Bu derlemede, Saruç'un Coğrafi İşaret Tescil potansiyeli ele alınacaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele