Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Esmer, Yusuf(28)
- Battal, Fetullah(27)
- Öztürk, Mesut(22)
- Ayata, Ümit(21)
- Korkmaz, Özge(18)
- Bayraktar, Bülent(17)
- Maden, Sedat(17)
- Ustabulut, Mete Yusuf(16)
- Degirmenci, Yavuz(15)
- Ag, Aliriza(14)
- Bulut, Mehmet(14)
- Göktaş, Bora(14)
- Pabuçcu, Hakan(14)
- Apak, Ömer Ceyhun(13)
- Dayı, Özkan(13)
- Güzel, Ferdi(13)
- Kaplan, Kadir(13)
- Yıldız, Şaduman(13)
- Arslaner, Ayla(12)
- Durmuş, İbrahim(12)
- Gıdık, Betül(12)
- Kan, Muhammed Enes(12)
- Kul, Murat(12)
- Küçük Demir, Betül(12)
- Semerci, Vahide(12)
- Bayramoglu, Turgut(11)
- Dursunoğlu, İsmail(11)
- Kuzu, Mehmet(11)
- Kırbaş, Zila Özlem(11)
- Sefali, Abdurrahman(11)
- Sönmez Sarı, Ebru(11)
- Tosun, Figen Çam(11)
- Akeren, Zahide(10)
- Bulut, Ayhan(10)
- Doğan, Zeki(10)
- Filiz, Tunahan(10)
- Gül, Volkan(10)
- Gültekin, Ömer Faruk(10)
- Imamoglu, Ilyas Kays(10)
- Kahya, Cem(10)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2022Ebû Sâlim el-Ayyâşî’nin ve Abdulganî en-Nâblusî’nin Seyahatnamelerinde Atalar Kültüne Dair Tespitler
Ünalan, Ibrahım
Atalar kültü İslamiyet öncesindeki inanç sistemlerinden biri olup atalara ve onların mezarlarına duyulan saygıyı ifade eder. Bu inanç bağlamında ataların öldükten sonra geride kalan neslin üyelerini koruyacağına, onlara müşkül zamanlarında yardım edeceğine inanılır. Bazı hastalıkların veya felaketlerin ataların kızmasından kaynaklandığı düşünülür. Bu nedenle de ataların ruhlarına büyük saygı duyulur. Onları memnun etmek için kurbanlar bağışlanır ve çeşitli ritüeller uygulanır. Ataların mezarları korunup muhafaza edilir. Ata mezarlarına saygısızlıkta bulunanlar ve zarar verenler cezalandırılır. Atalar kültü Türklerin en eski inanç sistemlerinden biridir. İslamiyet öncesi dönemde başlayan bu inanış İslamiyet’in kabulünden sonra birtakım değişikliklere uğrayarak Türklerin yeni yaşam tarzına ve dinî inanışına uyum sağlamıştır. Atalar kültü Cahiliye dönemindeki müşrik Araplar arasında da görülmüştür, müşrik Arapların putlara saygı duyması, bazı putlara insan silueti verilmesi, onlara kurban sunulması atalar kültü inancından kaynaklanmaktadır. Bu inancın izleri daha sonraki yüzyıllarda da Araplar arasında devam etmiştir. Seyyahlar gittikleri ülkelerin veya şehirlerin kültüründen söz ederken oradaki halkın türbe ziyaretlerinden, türbelerde adakta bulunma, kurban kesme, mum yakma, bez bağlama vb. uygulamalarından da söz etmişlerdir. Osmanlı dönemi Arap edebiyatı seyyahlarından Ebû Sâlim el-Ayyâşî’nin er-Rihletu’l-‘Ayyâşiyye isimli seyahatnamesi ve Abdulganî en-Nâblusî’nin el-Hakîka ve’l-Mecâz fî Rihle Bilâdi’ş-Şâm ve Mısr ve’l-Hicâz adlı seyahat kitabı bu türden seyahatnamelere örnektir. Bu çalışmada Ebû Sâlim el-Ayyâşî’nin ve Abdulganî en-Nâblusî’nin söz konusu seyahatnameleri atalar kültü bağlamında incelenip değerlendirilecektir. Seyyahların yaptıkları türbe ziyaretleri ve bu ziyaretlerle ilgili uygulamalar atalar kültü çerçevesinde açıklanmaya çalışılacaktır.
- MakaleAçık Erişim2022Öğretmen Adayları İçin Biyofili Düzeylerini Belirleme Ölçeğinin Geliştirilmesi: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
Sefali, Abdurrahman; Köse, Esra Özay
Bu çalışmada, öğretmen adaylarının biyofili düzeylerini belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmek amaçlanmıştır. Biyofili ölçeği için Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi 2013-2014 ve 2017-2018 eğitim-öğretim dönemlerinde öğrenim gören sınıf öğretmenliği ve fen bilgisi öğretmenliğinden veriler toplanmıştır. 599 öğrenciye uygulanan deneme formuna madde ve açımlayıcı faktör analizi yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi ile elde edilen modele, 269 öğrenci üzerinden veri toplanarak doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Ölçeğe geçerlik aşamalarında sırasıyla uygulanan madde analizi, açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi neticesinde ölçeğin toplam varyansın %50.41’ini açıklayarak 25 maddeli, dört faktörlü bir yapıya sahip olduğu görülmüştür. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçları, ölçeğin faktör yapısının verilerle uyum içerisinde olduğunu göstermiştir. Ölçeğin güvenirliğini belirlemek amacıyla hesaplanan Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı 0.88 olarak bulunmuştur. Bulgular, Biyofili Ölçeği’nin çeşitli biyofili seviyelerindeki öğretmen adaylarının biyofili düzeylerini belirlemede güvenilir ve geçerli bir ölçek olduğuna işaret etmektedir.
- MakaleYalnız künye2022Değer Odaklı Aile Eğitimine Yönelik Özel Eğitimde Görev Yapan Öğretmen Görüşlerinin İncelenmesi
Uğur, Saruhan; Saruhan, Yeşim; Arslan, Adem
U araştırma değer odaklı aile eğitimine yönelik özel eğitimde çalışan öğretmenlerin görüşlerini incelemek için yapılmıştır. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında kolay ulaşılabilirlik yöntemi ile ulaşılan ülkemizin farklı illerinde özel eğitim kurumlarında çalışan 82 öğretmen ile yapılmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak; özel eğitimde çalışan öğretmenlere göre çocuklar günlük yaşam, değer görme, öz bakım, toplumsal uyum, sevgi, sorumluluk, saygı, kabul, insani değerler, öz güven, empati, güven, azim-çaba, çalışkanlık, sosyal değerler ve hoşgörü değerlerine ihtiyaç duymaktadırlar. Ailelerin ise bağımsız yaşam, sorumluluk, mutluluk, sevgi, saygı, akademik gelişim, öz bakım, toplumsal uyum, kabul, merhamet, sosyal değerler, evrensel değerlerlerini görmek istediğini düşünmektedirler. Öğretmenler ailelerle; doğrudan iletişim, yüz yüze iletişim, telefon ile iletişim, toplantılarla, okul giriş çıkışlarında, çevrim içi toplantılarla, ev ziyaretleri ile, küçük not kağıtları ile ve samimiyetle iletişim kurduklarını ifade etmektedirler. Özel eğitimde çalışan öğretmenlere göre aileler en çok kabul, psikolojik destek, duygusal destek, öğretim yöntem ve teknikleri, doğru iletişim, öz bakım, davranış eğitimi, sabır eğitimi, engel özellikleri, okul aile iş birliği, cinsel eğitim, bilgilendirme, sorunlarla baş etme, rehberlik, ev etkinlikleri, değerler eğitimi konularında eğitime ihtiyaç duymaktadır. Öğretmenlerin %14,6’sı aile eğitim ya da katılım çalışması yapmadıklarını ifade etmişlerdir. %85,4’ü ise seminerler, bireysel görüşmeler, sınıfa davet, etkinlik paylaşma, aile toplantıları, grup sohbetleri, çevrim içi eğitim ve gezi yaptıklarını ya da planladıklarını ifade etmişlerdir. Özel eğitimde öğretmenler değer odaklı bakış açısı geliştirmelidir. Ayrıca değer odaklı aile eğitimleri düzenlenebilir ya da yaygınlaştırılabilir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022The Effect of Foreign Trade Volume of Seafood: An Analysis on the Gravity Model Method of Turkey
Ozden, Erdemalp; Gültekin, Ömer Faruk; Bayramoglu, Turgut
Seafood is a vital food resource and, more importantly, a common subject in many areas such as the environment, employment, and foreign trade in sectoral terms. In this study, we investigated the effect of Turkey's seafood production and its trade with these products on Turkey’s foreign in line with the predictions of the gravity model, which is a theory of international economics. As a result, using 1990-2019 data with 12 countries where Turkey has the highest seafood trade, trading partners with higher revenues showed a higher demand and greater import chances, and an increase in production capacity by Turkey could create additional trade volumes. Besides, the geographical distance is negative and statistically significant in the models following the theoretical expectation, and the shipping cost was the critical factor determining Turkey's bilateral trade performance. The exchange rate has a positive and significant effect on trade, and seafood exports have a positive and statistically significant effect on trade, while imports have a negative and significant effect. As a result of the study, if Turkey's production increases overall the model variables, its trade will increase following the gravity model.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Investigation of green consumers 'subjective well being within the scope of purchase behavior, attitudes and personality traits
Erciş, Aysel; Yildiz, Tugba
Environmental problems that increase with global developments require individuals to behave more envi- ronmentally. The determination of this requirement depends on increasing the awareness of individuals and motivating green consumer behaviors. At this point, one of the most important factors is the happiness and satisfaction levels of people's lives, known as subjective well-being. The increase in the subjective well-being of individuals creates a win-win relationship between the environment and the consumer, and presents the gains of being a green consumer back to the consumer as life satisfaction. In this study, personality traits were first examined in order to define green consumers correctly. Later, the effect of personality traits on the environment and helping attitudes was revealed, and finally, the effect of green purchasing behavior on sub- jective well-being, which is an important indicator of social welfare, was investigated. The results revealed that personality traits affect green consumers' attitudes towards both the environment and helping, and these attitudes have an effect on green purchasing behavior. In addition, it was determined that green purchasing behavior was effective on the output variable of the model, subjective well-being.
AtıfOpenAlex5TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022COVID-19 Pandemisinde Gün Yüzüne Çıkan Bir Sorun: Regl Yoksulluğu ve Halk Sağlığı Hemşiresinin Sorumlulukları
Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru
Menstrüasyon, bireyler için bedensel, ruhsal ve toplumsal uyum gerektiren bir konudur. Regl olan bireylerin büyük çoğunluğu, aylık menstrual döngülerini sağlıklı ve saygın bir şekilde yönetme konusunda ciddi sorunlar yaşamaktadır. Menstrüel ürünlere erişimin olmaması durumu olarak tanımlanan regl yoksulluğu, dünyanın birçok ülkesinde bireylerin eğitim, iş ve sosyal yaşamları gibi pek çok alanda dezavantaj yaratan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu konuda tüm dünyada toplum farkındalığını artıran sosyal medya kampanyaları ve vergilerin kaldırılması veya azaltılmasına yönelik bir takım girişimler yapılmaktadır. Regl yoksulluğu, COVID-19 pandemisi ile günümüzde daha görünür hale gelmiştir. Regl yoksulluğu kaynaklı ortaya çıkan eşitsizliklerin yönetiminde, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinin birincil sorumlusu olan halk sağlığı hemşirelerinin eğitim, rehberlik, danışmanlık, savunuculuk ve işbirlikçi rollerini etkin kullanması bir gerekliliktir. Bu derleme çalışmasında ihmal edilmiş ve COVID-19 pandemi sürecinde bireysel ve toplumsal etkileri daha da görünür boyuta ulaşan bir halk sağlığı sorunu olan regl yoksulluğu kavramının, halk sağlığı hemşiresinin rol ve sorumlulukları özelinde proaktif pencereden ele alınması amaçlanmıştır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ2Soküm’ün aktarılmasında yaşanan sorunlara bir örnek olarak bayburt’ta zanaatlar ve zanaatkârlık
Kabak, Turgay
İnsanoğlunun yeryüzündeki yaşantısı başladıktan sonra ortaya koyduğu ilk planlı, teşkilatlı ve örgütlü faaliyetlerden birisi ticarettir. Çünkü insan, yapısı gereği bütün ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilen bir varlık değildir. Hayatta kalması için diğer insanların ürettiklerine de ihtiyaç duymaktadır. Ticaretin, mesleklerin ve para akışının da doğuşuna vesile olan bu ihtiyacı karşılamak için dünyanın her yerinde insanlar farklı organizasyonlar geliştirmişlerdir. Türklerin Anadolu ve çevresinde geliştirdiği Ahilik teşkilatı ve bu teşkilat içerisinde zanaatkârlar geçmiş dönemlerde Türk insanının ihtiyacı olan bütün mal ve hizmetleri el emeği yoğun bir çalışma şekliyle karşılamışlardır. Ancak bu zanaatlar ve onları icra eden zanaatkârların faaliyetlerini sadece ticari faaliyetler olarak değerlendirilmemelidir. Çünkü bu faaliyetlerin çevresinde çok zengin bir somut ve somut olmayan kültürel miras da oluşmuştur. Bu çalışmanın amacı insanların ilk üretim biçimlerinden birisi olan ve el emeği yoğun bir üretim sürecine sahip olan zanaatlar içerisinde yok olmaya en yakın beş tanesinin Bayburt il merkezindeki durumunu incelemektir. Bu incelemeyi yapabilmek için nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ve saha araştırması yöntemleri kullanılmıştır. Saha araştırmasında da gözlem ve mülakat teknikleri kullanılmıştır. Daha sonra elde edilen veriler ilgili literatür ışığında incelenerek, diğer büyük illere göre hala bir nebzede olsa geleneksel hayatın devam ettiği Bayburt ilinde dahi zanaatların ve zanaatkarların modern zamanın sanayi ve ticaret gücü ile rekabet edemediği ve yok olmaya yüz tuttuğu tespit edilmiştir. Bu tespitin ortaya koyduğu durum sadece bazı zanaatların yok olması demek değildir. Bu zanaatı icra eden zanaatkârların mesleğin öğrenilmesinden icrasına, halka satışından esnaflar arasındaki meslek hukukuna kadar sahip oldukları çok geniş kapsamlı bir geleneksel bilginin de gelecek kuşaklara aktarılamayarak yok olmaya başladığı görülmektedir. UNESCO’nun çeşitli sözleşmeler çerçevesinde somut olmayan kültürel miras listesinde kabul ettiği ve milli kültürü oluşturan önemli nüvelerden birisi olan mesleki bilgilerin yok olması aynı zamanda genelde ülkemizde özelde de Bayburt’ta somut olmayan kültürel mirasımızı geleceğe aktarma konusunda çok büyük problemlerle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Bugün ülkemizde amatörler, müzeler ve çeşitli kurumlar tarafından zanaatların somut çıktıları olan ürünler çoğu bağlamından kopuk bir şekilde de olsa koruma altına alınıp saklanmaktadır; ancak bu zanaatların sahip olduğu kültürel değeri yaşatabilmek için sadece materyal saklamak yeterli değildir. Materyallerin üretim sürecinin bağlamı ile birlikte yaşatılması gereklidir. Ancak bu şekilde mesleki bilginin içerisinde yer alan kültürel kodlar geleceğe aktarılabilir ve dünya kültür mirasına kazandırılabilir. Çalışmanın dikkat çektiği husus da Bayburt ilinde geç kalınması durumunda mesleklerinin son temsilcileri olan zanaatkârlar ile birlikte bu somut olmayan kültürel mirasın yok olacağıdır. Bu konuda özellikle il bazındaki resmi kurumların üniversitede istihdam edilen uzmanların ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun da paydaş olduğu projelerle bu süreci tersine çevirebileceğine de dikkat çekilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022Gömülü ve sarıcı öznitelik seçim yöntemlerinin kullanılması ile akciğer rahatsızlıklarının tespiti
Aras, Selim; Engin, Mustafa Alptekin
Son yıllarda biyomedikal sinyal işleme alanındaki gelişmelere rağmen, akciğer rahatsızlıklarının tespiti üzerine hızlı ve yüksek doğrulukta çalışan teşhis sistemlerine duyulan ihtiyaç artmaktadır. Yapılan çalışmada fiziki muayene ile 94 farklı kişiden, solunum döngülerinin otomatik olarak tespit edilmesiyle elde edilen 150 adet normal ve 444 adet normal olmayan akciğer sesleri veri tabanı olarak kullanılmıştır. Sınıflandırmada öznitelik olarak frekans ve zaman bölgesinde 12 farklı yöntem uygulanmıştır. Elde edilen öznitelikler gömülü ve sarıcı öznitelik seçim yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu yöntemler; özyinelemeli öznitelik eliminasyonu, uyarlanabilir yapı öğrenimi ile öznitelik seçimi, bağımlılık kılavuzlu denetimsiz öznitelik seçimi, sıralı yerellik ile denetimsiz öznitelik seçimi, içbükey küçültme yoluyla öznitelik seçimi, en küçük mutlak büzülme ve seçim operatörü öznitelik seçim yöntemleri olarak isimlendirilmektedir. İncelenen bu öznitelikler doğrusal destek vektör makineleri, k en yakın komşuluk, karar ağaçları ve naive Bayes yöntemleri ile sınıflandırılmıştır. Sonuç olarak öznitelik sayısının sınırlandırılmadığı durum için, özyinelemeli öznitelik eliminasyonu yönteminin k en yakın komşuluk sınıflandırma ile beraber kullanıldığı durum için %97,3 doğruluk değerindeki başarıma ulaşılmaktadır. Öznitelik sayısının üç ile sınırlandırıldığı durumda ise uyarlanabilir yapı öğrenimi ile öznitelik seçimi yönteminin karar ağaçları yöntemi ile beraber kullanılması ile %91,4 değerinde başarıma ulaşılmıştır. Sınıflandırmada solunum döngülerinin otomatik tespit edilmesi ve en uygun özniteliklerin seçilmesi aracılığı ile yüksek doğruluk değerine ulaşılmıştır.
- Derleme MakaleAçık Erişim2022Tatlı Kemikler: Diabetes Mellitus’un Kemik Sağlığına Etkisi
Hintistan, Sevilay; Daştan, Buket
Diabetes mellitus, dünya çapında milyonlarca nüfusu etkileyen, önemli mortalite ve morbiditeye sahip, kronik hiperglisemik, yaygın bir hastalıktır. Diyabetin kardiyovasküler sistem, göz, böbrek ve sinir sistemi üzerinde iyi bilinen komplikasyonlarının yanı sıra iskelet sistemide diyabetten etkilenir. Son zamanlarda diyabetin iskelet sistemini olumsuz etkilediği, kemik kalitesinde ve kemik gücünde bozulma, artan kırık riski ve bozulmuş kemik iyileşmesi gibi kemik üzerine zararlı etkilerinin olduğunu gösteren kanıtlar artmaktadır. Diyabetin kemik sağlığı üzerinde güçlü bir etkisi vardır ve iskelet kırılganlığı artık hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabetin önemli bir komplikasyonu olarak kabul edilmektedir. Tip 1 diyabette kemik mineral yoğunluğunun azalması, Tip 2 diyabette ise kemik yoğunluğunun normal hatta daha yüksek olmasına rağmen, kemik kalitesinin ve gücünün bozulması kırık riskini artırır. Tip 1 ve Tip 2 diyabetin geç aşamalarında, insülin eksikliği, insülin benzeri büyüme faktörü 1’in yetersiz salınımı kemik homeostazını bozarak kırılganlığa yol açabilir. Kemik kırılganlığına yol açan patofizyolojik mekanizmalar çok faktörlüdür ve potansiyel olarak kemik oluşumunun bozulmasına, kemik yapısının değişmesine ve kemik gücünün azalmasına yol açar. İlginç bir şekilde farklı antidiyabetik tedaviler, glisemik kontrol, hipoglisemik olayların tetiklenmesi, kemik oluşumu üzerindeki etkileri nedeniyle kırık riskini etkileyebilir. Bu derlemede, diyabetin kemik homeostazına etkisi, kırık riski, antidiyabetik tedavinin kemik üzerine etkisi ve sağlık personeline öneriler tartışılmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2022Bireylerin Koroner Arter Hastalığı Risk Seviyesinin Bulanık Uzman Sistem Yaklaşımı İle Belirlenmesi
Teke, Çağatay
Koroner Arter Hastalığı (KAH) dünya genelinde insanların hayatını kaybetmesine sebep olan en önemli hastalıklardan biridir. Tıp alanında yaşanan gelişmeler bu hastalığın tedavisini kolaylaştırsa da risk faktörlerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesinde hala birtakım yetersizlikler söz konusudur. Bu çalışmada, KAH ile ilgili yaygın belirti ve şikayetleri olan bireyler göz önüne alınarak tanıda kullanılan çeşitli risk faktörleri belirlenmiştir. Ayrıca bulanık uzman sistem yöntemi kullanılarak bireylerin KAH risk düzeylerini tespit etmek amacıyla bir yapay zeka sistemi geliştirilmiştir. Tasarlanan sistem kural tabanlı olup, bu kural tabanı yapısı tıp uzmanlarından edinilen bilgilerle oluşturulmuştur. Sistem, bireylerin hastalık riskini azaltmak için kendi kendine risk değerlendirmesi ve özelleştirilmiş öneriler sunmaktadır. Bu sayede koroner arter hastalığından muzdarip kişilerin sayısındaki artış önlenebilir veya geciktirilebilir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanımlarının iyileştirilmesine yönelik insan performans teknolojileri uygulaması
Karaman, Selçuk; Kayali, Bünyami
Çalışmanın amacı öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanımlarının iyileştirmesine yönelik İnsan Performans Teknolojileri (İPT) çözümlerinin geliştirilmesi ve değerlendirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda etkileşimli tahta kullanımına engel olan faktörler (bilgi, olanak ve motivasyon vb.) belirlenerek, bu faktörlerin ortadan kaldırılmalarını sağlayacak müdahaleler tasarlanmış ve uygulanmıştır. Çalışmada Gelişimsel Araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunda bir devlet okulunda görev yapan beş farklı branş öğretmeni bulunmaktadır. Çalışma kapsamında veriler gözlem ve yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleriyle analiz edilerek, yüzde ve frekansları sunulmuştur. Uygulama öncesinde ve sonrasında öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanım düzeylerinin belirlenmesine yönelik gözlem ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Müdahaleler sonrasında öğretmenlerin derslerde etkileşimli tahta kullanımına yönelik algılarında iyileşme görülmüştür. Müdahale sonrası öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanım sürelerinde önemli bir artış görülürken elde edilen en önemli sonuçlardan biri ise etkileşimli tahta kullanım niteliğinin yani tahtanın ders içeresindeki kullanım yeri ve amacının değişim göstermesi olmuştur. Öğretmenler etkileşimli tahtaların sunuş ve gösteri özelliklerini daha fazla kullanmaya başlarken tahta kullanımları derslerin sunuş kısımlarında yoğunlaşmıştır.
- MakaleAçık Erişim2022Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Ders Kitaplarındaki Etkinliklerde Kullanılan Yöntem ve Teknikler
Maden, Sedat; Durmaz, Nidanur
Yabancı dil öğretiminde amaç tıpkı ana dil öğretimindeki gibi dört temel dil becerisinin kazandırılmasıdır. Belirtilen amaca ulaşmak büyük ölçüde öğretim şekline yani yöntem ve tekniklere bağlıdır. Öğretim şeklinin ise en somut biçimiyle yer aldığı materyallerin başında ders kitapları gelmektedir. Belirtilen olguların birbiriyle ilişkisini ortaya çıkarmak için bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi Yedi İklim ders kitaplarındaki etkinliklerde kullanılan yöntem ve tekniklerin belirlenmesi ve beceri alanlarına dağılımının ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmada örneklem olarak Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanmış olan Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti A2, B2 ve C2 seviyesi ders kitapları belirlenmiştir. Her dil düzeyini tamamlamak için kazanılması gereken becerileri kapsadığı için bu düzeyler tercih edilmiştir. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılarak veriler toplanmıştır. Verilerin toplanmasında tema, metin adı, etkinlik, kullanılan yöntem-teknik başlıklı kontrol listeleri oluşturulmuş ve yöntem-tekniklerin frekans tabloları çıkarılmıştır. Güvenilirliği sağlamak için ulaşılan veriler iki alan uzmanı tarafından incelenmiş ve betimsel analiz yöntemi ile yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, yabancı dil olarak Türkçe ders kitaplarında en fazla kullanılan yöntem ve teknikler arasında katılımsız dinleme, katılımlı konuşma, sesli okuma, boşluk doldurmanın yer aldığı, ayrıca kelime öğretiminde boşluk doldurma ve sözlü anlatımda kullanma, dil bilgisinde gösterip yaptırma ve diğer tekniklerden ise soru cevabın daha çok tercih edildiği tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022Lise öğrencilerinin problemli sosyal medya kullanımı ve bilişsel çarpıtmaları arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından incelenemesi
Eroglu, Yuksel; Keleş, Osman
Yapılan bu araştırmada lise öğrencilerinin problemli sosyal medya kullanımı ve bilişsel çarpıtmaları arasında bir ilişki olup olmadığı tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma grubunu Bingöl İlinin değişik liselerinde okuyan 419 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma grubunun örnekleminde uygun örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak kişisel bilgi formu, düşünme türleri ölçeği ve sosyal medya bozukluğu ölçeği kullanılmıştır. Verileri analiz etmek için bağımsız t testi, pearson korelasyon analizi, ANOVA ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda problemli sosyal medya kullanımının cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği ancak yaşa göre anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma sonucunda felaketleştirme ve etiketleme bilişsel çarpıtmalarının problemli sosyal medya kullanımını anlamlı düzeyde yordadığı, bilişsel çarpıtmaların cinsiyete göre ise kızların lehinde anlamlı şekilde bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmanın bilişsel çarpıtmalar açısından yaşa göre anlamlı düzeyde bir farlılık olduğu bulunmuştur. Bu araştırma bulgularına göre bilişsel çarpıtma ve problemli sosyal medya kullanımı arasındaki ilişkinin pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Analysis of the Validity of the Environmental Kuznets Curve Hypothesis for Turkey
Yıldız, Şaduman
Environmental wastes increasing with the industrialization process have caused environmental problems to come into prominence worldwide. Therefore, the relationship between economic growth and environmental pollution has become the center of attention for many researchers, and many studies have been conducted. One of the most important hypotheses that reveal the relationship between these variables is the Environmental Kuznets Curve (EKC). In this context, the study aimed to examine the validity of the EKC, which revealed an inverse-U-shaped relationship between economic growth and environmental pollution, for Turkey in the period between 1990 and 2015. The relationship between environmental pollution and economic growth in the study was analyzed through the ARDL limit test. According to the analysis results, it was concluded that the EKC hypothesis was valid for Turkey in the period mentioned. In this respect, environmental degradation initially rises as economic growth increases, but environmental pollution decreases with the increase in environmental consciousness after a certain threshold growth level. Moreover, the study elucidated that the increase in the amount of renewable energy consumption reduced environmental pollution. Accordingly, it is recommended to produce with clean technology that will enhance the environmental quality in the production process and implement a stable growth policy that will increase the amount of renewable energy consumption within the total energy consumption. Furthermore, legal regulations can be made to promote the use of environmentally friendly technologies in production, and tax reductions or various investment supports can be provided within this framework.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Zekâ Oyunlarının 6. Sınıf Öğrencilerinin Yaratıcı Düşünme Becerilerine Etkileri
Küçük Demir, Betül; Terzi, Havva
Bu araştırmanın amacı ortaokul 6. sınıf düzeyinde uygulanan zekâ oyunlarının öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılı güz yarıyılında bir devlet okulunda 6. sınıf düzeyinde ve 2 farklı şubede öğrenim gören toplam 70 öğrenci ile sürdürülmüştür. Öğrencilere 16 hafta boyunca 32 adet akıl ve zekâ oyunu eğitimi verilmiş ve zekâ oyunlarının öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkileri araştırılmıştır. Çalışmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak; Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT) Sözel-Şekilsel Form-A kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 25.0 paket programı kullanılmıştır. t-testinin varsayımları test edildikten sonra normal dağılıma sahip kontrol ve deney gruplarının ön testlerinin ve son testlerinin analizi için eşleştirilmiş gruplar t-testi ve bağımsız gruplar t-testi kullanılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur.
AtıfOpenAlex5TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Bilişsel Psikoloji Perspektifinden Muhaddislerde Tenkit Metodu
Bogha, Asmaa Al
Bu araştırma, hadis tenkit yöntemini içeren İslami bilgiler aracılığıyla psikolojik durumları okumayı ele almaktadır. Çünkü uygulamalı hadis çalışmaları münekkidin, psikolojik terimleri kullanmasa da bilişsel psikoloji alanına yönelik değerlendirmeler yaptığına işaret ediyor. Hadisleri kabul veya reddetmede bilişsel psikoloji ilmiyle ilgili bu bilimsel kuralların uygulanması, konularının insan olması sebebiyle bu iki ilim arasında bir benzerlik olduğunu ortaya koyar. Dikkat, ezber, hafıza ve ölçüm testleri gibi bilinçsel süreçlerle ilgili bazı hususlar ve bu süreçlerin odak noktası olan insan psikolojisiyle ilgili, yetenekler, motivasyonlar ve onları etkileyen dengesizlikler gibi konularda her iki ilim karşılaştırıldı. Sonra birleştikleri ve ayrıldıkları noktaları tespit etmek için tenkit yönteminde muhaddislerden ve psikoloji ilmindeki araştırmacıların çalışmalarından örnekler sunuldu. Sonuç olarak çıkış noktası ve sonuç bakımından farklılıklar gösterseler de zihinsel eylemler ile ilgili konular bakımından iki ilim arasında kısmi bir benzerlik olduğu sonucuna ulaşıldı. Hadis münekkitlerinin sika tarifinin gerçekleşmesi için zabt şartı, psikologların bahsettiği dikkat anlamını içermektedir. Ancak sevap ve günah gibi şeri' sebeblerden dolayı muhaddisler bu konuda daha seçici davranmışlardır. Bilişsel psikolojide araştırmacılar, insanın zihinsel becerilerinin dikkat ve odaklanma becerisinde rol oynadığını kanıtlamışlardır. Ravilerden makbul olanı diğerlerinden ayırt etmek için raviler arasında karşılaştırma yapan hadis münekkitlerinin dikkati de bu noktada yoğunlaşmıştır.
- MakaleAçık Erişim2022Öğretmen Adaylarının Yaratıcılık Kavramı Üzerine Görüşleri
Tasyürek, Zeynep
Yaratıcılık, insanın kendi duyuş ve hayal gücü ile özgür ve özgün bir dünya tasarlamasıdır. Bu araştırma, öğretmen adaylarının yaratıcılık üzerine görüşlerinin alınmasını ve okullardaki yaratıcılık algısının öğretmen adayı gözüyle tespit edilmesini amaçlamıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden temel nitel araştırma deseni tercih edilmiştir. Örneklem seçiminde ise katılımcılara, neredeyse nitel araştırma ile eşanlamlı görülen ve yargısal örnekleme olarak da bilinen amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örneklem kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının yaratıcılık ile ilgili görüşlerini derinlemesine incelemek amacıyla araştırmacı tarafından yarı yapılandırılmış görüşme formu geliştirilmiş ve veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim öğretim yılı, eğitim fakültesi, sınıf öğretmenliğinde okuyan dördüncü sınıf öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcıları 28’i kız, 17’si erkek olmak üzere toplam 45 öğrenciden oluşmaktadır. Öğretmen adaylarının hayallerindeki yaratıcı okulda ilk sırada, okulun ve sınıfın öğrenci ile birlikte oluşturulmuş belli köşelerinin olması yer almıştır. İkinci sırada, doğa ile iç içe olması yer alırken, sonrasında ise öğrenciler derslere göre sınıfların olması, okul ve bahçede oyun alanlarının ve atölyelerin olması, organik bahçesinin ve kütüphanesinin olması gibi hayallerindeki okul anlayışına yer vermişlerdir. Verilen tablonun diğer kısmında da atık malzemelerle okul etrafı şekillendirilmeli, insan yetiştirmeli, teneffüs saatleri olmamalı ve ders-teneffüs içi içe koordineli yürümeli, okul ismi farklı ve beden eğitimi dersinde matematik işlenmeyen bir okul olmalı ifadeleri yer almıştır. Elde edilen veriler sonucunda öğretmen adayları okullara ve üniversitelere yaratıcılık ile ilgili dersler konulması ve eğitim programlarının esnek olması ve yaratıcılığı teşvik etmesi, okul ve öğretmenin zamana göre kendilerini yenileyebilmesi, öğretmen adayları, öğretmen ve müdürlere yaratıcılık üzerine hizmet içi eğitim verilmesi gibi önerilerde bulunmuşlardır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Farklı substratlar, Pleurotus ostreatus'un antioksidan özelliklerini ve antimikrobiyal aktivitesini etkiler mi?
Karaoğlu, Şengül Alpay; Peksen, Aysun; Can, Zehra; Bozdeveci, Arif; Avcı, Sibel
Öz: Bu çalışmanın amacı, yetiştirme ortamının Pleurotus ostreatus (Jacq. ex Fr.) P. Kumm.'un antioksidan özellikleri ve antimikrobiyal aktiviteleri üzerindeki etkisini belirlemektir. Çalışmada beş adet talaş (%80) ve atık (%20 Çay Atığı veya Buğday Kepeği) ile farklı oranlarda (%80 Talaş + %20 TW, %80 Talaş + 20% GW) yetiştirme substratları hazırlanmıştır. Toplam 19 farklı ortamda yetiştirilen P. ostreatus'tan elde edilen metanol ekstraktların, mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri agar kuyu difüzyon tekniği ile test edildi. Toplam fenolik içerik, Folin-Ciocalteau prosedürü kullanılarak ölçülmüştür. Antioksidan kapasitesi, DPPH'nin ferrik indirgeyici antioksidan gücü (FRAP) ve serbest radikal süpürücü aktivitesi kullanılarak belirlendi.. 80QS+20TW substratından elde edilen mantarların metanol ekstraktının bu çalışmada incelenen tüm mikrooganizmalara karşı en etkili ekstrakt olduğu belirlendi. Farklı substratlar üzerinde yetiştirilen mantar ekstraktlarının antioksidan içerikleri arasında önemli farklılıklar (P
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Sosyal bilgiler eğitimi öğretmen adaylarının sosyal mesafe kavramına ilişkin sahip oldukları metaforlar
Kuzey, Memet
Toplumlar tarihin belirli dönemlerinde pandemik salgınlara maruz kalmışlardır. Bu salgınlara karşı önlemler alıp, yaşamlarını devam ettirebilmişlerdir. Günümüzde salgınlar küresel köyün sakinlerini tehdit etmeye devam etmektedir. İnsanlar Kovid-19 salgınıyla birlikte normal yaşam şartlarını geride bırakmışlardır. Sosyal mesafe, maske ve hijyen şeklinde özetlenen tedbirleri alıp, yeni yaşam koşulları oluşturmuşlardır. Kovid-19, sosyal hayattan eğitim hayatına kadar pek çok alanı etkilediği görülmektedir. Bu çalışmanın amacı sosyal bilgiler eğitimi anabilim dalında öğrenim gören öğretmen adaylarının “sosyal mesafe” kavramına yönelik algılarını ortaya koymaktır. Araştırma nitel yöntemlerden olgubilim deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu Bayburt Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı’nda 2019-2020 akademik yılında öğrenim gören 126 katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcıların “sosyal mesafe” kavramına yönelik algıları yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Katılımcıların sosyal mesafe kavramına ilişkin toplam 81 geçerli metafor ürettikleri görülmüştür. Bu metaforlar 5 farklı kategori altında toplanmıştır. Çalışma sonucunda katılımcıların sosyal mesafe kavramının sözlük anlamları olumsuz olmasına rağmen genel olarak olumlu anlamda ifade ettikleri görülmüştür. Sosyal mesafe kavramını daha çok koruyucu, umut ve tedavi edici olarak gördükleri belirlenmiştir. Yine katılımcıların sosyal mesafe kavramını sözlük anlamında olduğu gibi olumsuzluğu çağrıştıran umutsuzluğun ve çaresizliğin algısı olarak ifade ettikleri sonucuna varılmıştır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2021An Attempt to Interpret the Concepts of Nafs, Mind And Heart Within The Context of Id, Ego and Superego: The Case of Fuzuli's Divan
Karaduman, Ruken
Most of the time, scientists and artists use distinct concepts to explain the self that a person seeks to understand and explain. Divan (Ottoman Divan Poetry Tradition) poets, on the other hand, processed historic information, teachings, and beliefs in a universal way, based on human traits, even if they were labelled differently in different eras and geographies. Indeed, analyses based on literature and findings from other fields reveal that divan poetry is a unity encircled by a framework of logic and universality. Studies in Psychology and psychoanalysis provide many options for analysing the human being represented in classical poems from a distinct perspective in this context. With his structural theory of personality, Freud, who conducted major studies on psychoanalysis, states that human emotions and behaviours emerge as a result of the effects of mental systems called id, ego, and superego. The id, as a structure that acts in accordance with unconscious desires, impulses, and the pleasure aiming principle, the ego, as a conscious balance mechanism that attempts to connect with reality, and the superego, as the inner delegate of traditional values and ideals, are all described in detail in this theory. The ego's effort to dominate the impulses, which tries to satisfy its ego functions, and on the other hand, to reconcile the id and the superego with reality is mentioned as a contrast between the immoral claims of the id and the moral and conscientious aspect of the superego, which tries to achieve perfection. These systems, which can be described as elements of the self, are frequently discussed in the tradition, notably in mystical poems, with the concepts of nafs, mind, and heart. The nafs, which pursues mundane pleasures and irrational desires that are incompatible with the aim of human existence, appears in traditional Turkish poetry as a humiliated and criticized element with these traits. The heart, which acts according to its desires and is unaware of divine reality, is portrayed as a spiritual structure that defines good and evil, particularly within the context of mystical teachings, as it strives to achieve the ideal of being a perfect human being. The mind, on the other hand, must resist the nafs' urges and activate the reality principle in opposition to the pleasure principle. However, in accordance with external conditions, the mind must also control and regulate the heart's wants. Divan poets, who typically side with the heart, take a stand against the mind, which tries to rule over the heart's wishes at this juncture. They regard it as inadequate and unable to grasp true meaning. By removing the mental barrier and eliminating the nafs, Divan poets frequently highlight their desire to be united simply with the heart. The purpose of this study is to determine the semantic framework of the nafs, mind, and heart, as well as the images associated with them, which provide various clues about the poet's perspective on inner world of human beings and life at the conscious or subconscious levels with the overlapping meaning connection with the id, ego, and superego. The focus of this study is to evaluate and understand numerous expression qualities and notions based on the concepts of nafs, mind, and heart in Fuzuli's Divan (Collected Poems), using Freud's theoretical conceptual framework. The undesirable aspirations of the nafs, as well as the mind's ability to distinguish between good and evil, are highlighted in Fuzûlî's narratives, which are particularly reflections of his spiritual concepts. The poet, however, prioritizes the values of the heart, which is the embodiment of ultimate beauty, in response to the mind that doubts and causes obstacles. It elevates the heart to a higher spiritual status. In this study, the content analysis method was applied to determine the contexts in which the concepts of nafs, mind, and heart were used in Fuzûlî's Divan. Following the grouping of these concepts in the divan by using the tagging method, a broad assessment of the concepts’ meanings has maintained that the poet has assigned to concepts within the context of the poems' themes.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele















