Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Bayram, Sinan(9)
- Ayata, Ümit(8)
- Can, Zehra(8)
- Dertli, Enes(8)
- Esmer, Yusuf(8)
- Kaya, Yunus(8)
- Semerci, Vahide(8)
- Akyol Özcan, Kübra(6)
- Kara, Yakup(6)
- Maden, Sedat(6)
- Şahin, Engin(6)
- Bilgin, Yusuf(5)
- Dirican, Ebubekir(5)
- Ertugrul, Mehmet(5)
- Gülden, Bahadır(5)
- Gıdık, Betül(5)
- Imamoglu, Ilyas Kays(5)
- Kaplan, Kadir(5)
- Kaya, Musa(5)
- Koçak, Lokman(5)
- Kutlu, Naciye(5)
- Sönmez Sarı, Ebru(5)
- Ünalan, Ozlem(5)
- İspirli, Hümeyra(5)
- Ates, Fatih(4)
- Bulut, Mehmet(4)
- Bülbül, Ali Savaş(4)
- Ecem Bayram, Nesrin(4)
- Gökçe, H.S.(4)
- Gültekin, Ömer Faruk(4)
- Kadakal, Huriye(4)
- Kahveci, Hakan(4)
- Kamiloğlu, Aybike(4)
- Kaya, Metin(4)
- Kırbaş, Zila Özlem(4)
- Teber, Ahmet(4)
- Uzunçakmak, Sevgi Karabulut(4)
- Uğur, Uçar(4)
- Yilmaz, Sevda(4)
- Öztürk, Mesut(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023Beklenmedik Olayların Menkul Kıymetler Piyasası Üzerindeki Etkisi: Türkiye Örneği
Kaya, Abdulkadir; Gülhan, Ünal
Son yıllarda yapılan çalışmalarda Etkin Piyasalar Hipotezinin aksine fiyatların tüm bilgileri içermediği, yatırımcı davranışları, beklenmeyen olaylar gibi faktörlerin fiyatlar ve volatiliteler üzerinde önemli etkilerinin olduğunu ortaya koymuştur. Beklenmeyen bir olay karşısında oluşan belirsizlikler yatırımcı davranışlarını etkilediği gibi yabancı sermaye akışını da olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de son on yıl içinde gerçekleşen önemli beklenmedik olaylardan Gezi Parkı olayları, 15 Temmuz darbe girişimi ve 19 Mart 2021 tarihindeki Merkez Bankası başkanı değişimi olaylarının Borsa İstanbul Menkul kıymetler Piyasası üzerindeki etkilerini tespit etmektir. Bu amaçla üç olayın gerçekleşme tarihine kadar oluşturulmuş BIST100 endeksi haftalık zaman serileri ile ARIMA modeller tahmin edilmiş ve oluşturulan modeller ile olayları takip eden 12 haftalık tahminler yapılmış ve tahminler ile gerçekleşen BIST100 endeksi değerleri karşılaştırılmıştır. Yapılan analizler sonrasında her üç olayında BIST100 endeksinde önemli olumsuzluklara sebep olduğu, olayı takip eden ilk haftada endeks üzerinde en yüksek olumsuz etkinin % 17,98 ile 15 Temmuz darbe girişimine, 12 haftalık ortalama değişimler dikkate alındığında en yüksek olumsuzluğun ise %18,25 ile Gezi Parkı olaylarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ayrıca elde edilen bulgular Etkin Piyasalar Hipotezinin aksine piyasanın etkin olmadığını ve hisse senedi fiyatlarını etkileyen faktörlerin tamamının fiyatlara yansımadığını göstermektedir dolayısıyla piyasaya ulaşan bir bilgi veya beklenmeyen olayların hisse senedi fiyatlarını etkilediği sonucuna varılmıştır.
- MakaleYalnız künye2023Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin Normlar Hiyerarşisindeki Yeri ve Yargısal Denetimi Açısından İncelenmesi
Oz, Burcin
2017 yılında gerçekleşen Anayasa değişikliği ile birlikte, Parlamenter sistem terk edilerek yerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi benimsenmiştir. Bu değişiklikle Bakanlar Kurulu ortadan kaldırılmış ve yürütme yetkisi tamamen Cumhurbaşkanına devredilmiştir. Anayasa değişikliği ile Kanun Hükmünde Kararname kaldırılarak Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi getirilmiş ve Cumhurbaşkanına, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarma yetkisi verilmiştir. Bu sayede Cumhurbaşkanı, bazı konularda doğrudan düzenleme yapabilme yetkisine sahiptir. Ancak, Cumhurbaşkanının bu yetkisi sınırsız değildir ve Anayasal sınırlamalara tabidir. Aynı zamanda, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenebilir. Olağanüstü dönem Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ise, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmadan önce yargısal denetime tabi tutulamasalar bile; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayından geçtikten sonra kanun statüsü kazanarak Anayasa Mahkemesi’nin yargısal denetimine tabi tutulabilirler. Bu çalışma Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin hukuki yapı ve denetim mekanizmaları açısından detaylı bir analiz sunmayı amaçlamaktadır. Çalışmada yazın taraması yöntemi kullanılarak çeşitli dergi, kitap ve makalelerden yararlanılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Muzaffer Buyrukçu’nun ‘Dışardaki Rüzgâr’ Romanı Üzerine Bir Tahlil Denemesi
Deveci, Mutlu; Aytaç, Aslıhan
Yazın yaşamında toplum sorunlarına değinen Muzaffer Buyrukçu, gerçekçi bir yaklaşımın izdüşümünde şekillendirdiği eserleri ile yaratıcılığını üretkenliğe dönüştürür. Gündelik gerçekliğin farklı görünümlerini yansıttığı eserleri ile yazar, birey- toplum ilişkisi bağlamında bir yapı kurarken toplumsal açmazların bireye yansıyan yüzünü irdeler. Ayrıntıların önemine dikkat çeken yazar, dış dünya gerçekliğinin kuşatması altındaki anlatı kişilerinin psikolojik, ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel mücadelelerini detaylandırarak çıkarımlarda bulunur. Gözlemci gerçekçi yönelimi ile Muzaffer Buyrukçu, ‘Dışardaki Rüzgâr’ romanında, bireyin içinde bulunduğu sosyo- ekonomik ve sosyo- kültürel açmazları bürokratik hayat düzleminde konu edinir. Bu bağlamda roman ‘dışardalık’ kavramıyla ilişkilendirildiğinde, ben’in, öteki/ başkaları ile birlikte varoluşunu imler. Ben/ başkişi, toplumsal olana karıştığında (dışardalık), olup- bitenin sorgulamasını yaparken tiranlaşan ötekilerin davranış biçimleriyle şekillenen bürokratik hayatın pençesine yakalanır. İdealize edilen anlatı başkişisi Erdal, dışardaki’lerin rüzgâr’da yönlendirmesiyle rüzgâr’da savrulur ve böylece travmatik deneyimlerin öznesi hâline gelir. ‘Dışardaki Rüzgâr’ı, gündelik hayat gerçeğinden hareketle meydana getiren yazar; toplumsal sorunları, bireyin bakış açısını esas alarak aynalamayı tercih eder. Bu bakımdan başkişinin deneyimleri aracılığıyla sosyal adaletsizlik ile yozlaşma izlekleri çok yönlü biçimde ön plana çıkarır. Bununla birlikte bireyin dünyayı algılama biçimi ve sosyal değişimler karşısındaki görünümleri de yapı unsurları ile birlikte netleştirmeye çalışır. Olay örgüsü ise geçmişin, hâl zamandaki yansımalarıyla irdelenirken zaman ve mekân, roman kişilerine göre fonksiyonelleştirilir.
- MakaleAçık Erişim2023Platon’un İdealar Âlemi Teorisi ile Divan Şiirindeki Bazı Anlatıların Benzerlikleri
Karaduman, Ruken; Erzen, Mehmet Halil
Antik Yunan filozoflarından Platon, düşünce tarihinde oldukça önemli bir yere sahiptir. O, kendisinden sonraki birçok düşünürü derinden etkilemiş ve düşünce hareketlerinden bazılarının temellerini atmıştır. Platon’un ahlak, estetik, metafizik gibi alanlardaki görüşleri arasında geliştirdiği en dikkat çekici teorilerinden biri olan idealar teorisinde, orijinalin yani hakikatin yansıması olarak idealardan söz edilir. İdealar kuramına göre nesneler (görüngüler) ve idealar şeklinde iki farklı dünya vardır. Bedensel varlığı nesneler dünyasında yer alan insanın sahip olduğu zannına kapıldığı bilgiler birer doksa (sanı)dan başka bir şey değildir. Gerçek bilgi ancak idealar âlemine aittir. Nitekim idea; gerçek, kalıcı, sürekli ve değişmez olandır. Nesneler ise ideanın sûretinden başka bir şey değildir. Bu teorideki özellikle zaman ve mekândan bağımsız, fiziksel dünyanın ötesinde ancak bu dünya ile sıkı biçimde bağlantılı bir dünya olarak ideaların izahı, tasavvuf düşüncesiyle ve divan şiirindeki bazı metaforlar ile çeşitli noktalarda benzerlikler göstermektedir. Bilhassa Platon’un mağara alegorisinin tasavvufi okumalara imkân sunan anlatım özellikleri çağrışımın niteliğini artırmaktadır. Bu benzerliklerdeki esas nokta tasavvuftaki tecelli anlayışına paralel biçimde ideanın doğruluk, güzellik ve iyiliğin aslı kabul edilirken dünyadaki nesnelerin ise ideaların yansımaları olduğu fikridir. Buradan hareketle çalışmamızda, idealar kuramı klasik Türk şiiri bağlamında ele alınmakta; Platon’un idealar âlemi ve ilgili görüşlerinin bilhassa tasavvufi şiirlere koşut yönleri üzerinde durulmaktadır. Bu bağlamda Divan şairlerinin nesneler dünyası üzerine söylemlerinde sıklıkla kullandıkları rüya, ayna, fânûs-ı hayâl, zıll-ı hayâl, serab gibi motiflerin idealar kuramındaki düşünüş şekilleri ile ortaklıkları dikkat çeker. Ancak bu çalışmada tasavvufî düşünüş şekillerinin eski Yunan felsefesinden ne kadar ve nasıl etkilendiğini ortaya koymaktan ziyade divan şiirindeki bazı anlatımlara farklı bir çerçeveden bakmak amaçlanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Yolsuzluk ve iktisadi gelişme ilişkileri: latin amerika, doğu avrupa ve asya ülkeleri’nden örnekler
Gültekin, Ömer Faruk
Yolsuzluk, toplumsal refah artışının önündeki en büyük engellerden biridir. Toplumlara bugün için büyük maliyetler oluşturmasının yanı sıra gelecek nesillere de ekonomik ve sosyal açıdan maliyetler oluşturur. Bu nedenle yolsuzluğun azaltılması, toplumların ekonomik gelişme gerçekleştirebilmeleri için çok önemlidir. Yolsuzluğun ekonomik gelişmeyle ilişkilerini araştırmak için Sovyet etkisi altında kalan bazı Avrupa ve Asya ülkeleri ve Latin Amerika ülkelerini kapsayan iki farklı model geliştirilmiştir. 2000-2019 döneminin araştırıldığı modellerde yer alan değişkenler yolsuzluk algı endeksi, kişi başına düşen gelir, yönetişim, enflasyon, kamu harcamaları, doğrudan yabancı yatırımlar, ticari dışa açıklık ve beşeri sermaye endeksidir. Modellerle ilgili temel sınamalar sonrası İki Aşamalı Sistem GMM ve panel ARDL yaklaşımlarına dayalı tahminler yapılmış ve 4 farklı tahmin sonucu elde edilmiştir. Sonuçlara göre, ilk modelde kişi başına düşen gelir artışı, beşeri sermaye endeksi, ticarileşme ve yönetişim, yolsuzluk üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Öte yandan kamu harcamaları ve doğrudan yabancı yatırımların sonuçları Sistem GMM tahmini için istatistiksel olarak anlamlı değildir. İkinci modelde yolsuzluğun kişi başına düşen gelir artışını olumsuz etkilediği gözlenmiştir. Son aşamada Dumitrescu-Hurlin nedensellik testi yapılmış ve bazı değişkenlerden yolsuzluğa doğru tek yönlü nedensellik ilişkilerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2023Önlisans Öğrencilerinin Gelecek Kaygılarına Yönelik Nitel Bir Araştırma
Esmer, Yusuf; Arıbaş, Ayşe Nihan
Kaygı, insan yaşamının her aşamasında var olmakla birlikte en çok gençlik döneminde kendini göstermektedir. Gençlik döneminin en önemli süreçlerinden biri olan öğrencilikte ise kaygıdan söz etmek mümkündür. Özellikle üniversite döneminde öğrencilerin gelecek kaygısı yaşadıkları söylenebilmektedir. Bu çalışmada önlisans öğrencilerinin gelecek kaygılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kapsamında mülakat tekniği tercih edilmiştir. Araştırmada yaş, cinsiyet, not ortalaması, kişilik tipi gibi öğrencilerin demografik-kişisel özellikleri ile iş bulma kaygısı, eğitim süresince karşılaşılan zorluklar, gelecek planlaması, bölümü tercih etme nedeni, gelecek endişesi gibi öğrencilerin gelecek kaygısını belirlemeye yönelik 11 soruluk bir görüşme formu kullanılmıştır. Aksaray Üniversitesi Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Programı`na kayıtlı 15 öğrenciden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda, istihdam kaygısı, atanamama endişesi, sınav stresi, derslerin zorluğu, uyum sağlayamama, ekonomik sorunlar, umutsuzluk, yaşam zorluğu, yanlış tercih, mezun sayısı ve bölümü sevmeme kavramlarının öğrencilerin gelecek kaygısı ile ilişkili faktörler olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmanın gelecek kaygısı konusunda bir farkındalık oluşturacağı, ilgili paydaşlara yol göstereceği ve literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2023Kadınlarda Sağlık Okuryazarlığı Düzeyinin Emzirme ve Doğum Şekline Etkisi
Bolsoy, Nursen; Karkın, Pakize Özge; Sezer, Gözde; Semerci, Vahide
Araştırma kadınların sağlık okuryazarlığı düzeyinin emzirme ve doğum şekline etkisinin olup olmadığını belirlemek amacı ile yapıldı. Araştırmanın tipi kesitsel olup, örneklem büyüklüğünü 318 kadın oluşturdu. Veriler “Tanıtıcı Bilgi Formu” ve “Yetişkin Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği (YSOÖ)” kullanılarak toplandı. Araştırmamız için etik kuruldan, kaymakamlıktan, ölçek sahibinden ve kadınlardan izin alındı. Verilerin istatistiksel analizinde sayısal ve yüzdelik dağılımı, Mann Whitney U testi ve Kruskal-Wallis testi kullanıldı. Kadınların yaş ortalaması 37,68±6,41’dir (min=25, max=49). Kadınların %96,9’u evli ve %51,9’u ilköğretim mezunudur. Kadınların %24,2’si primipar ve %75’8’si multipardır. Normal doğum yapanların oranı %46,5, sezeryan doğum yapanların oranı %53,5 olarak bulundu. Kadınların %45,0’i bir sağlık personelinden emzirme eğitimi aldığını belirtti. Kadınların YSOÖ toplam puanı 10,19±5,68 olarak bulundu. Kadınların YSOÖ toplam puanı ile yaşayan çocuk sayısı (p≤0,001), düşük yapma (p=0,006), küretaj yapma (p=0,006), emzirme eğitimi alma (p≤0,001) ve ilk 1 saatte emzirme (p≤0,001) oranları arasında anlamlı fark bulundu. Bunun yanı sıra kadınların YSOÖ toplam puanı ile doğum şekli (p=0,482) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Araştırmanın sonuçları kadınlarda sağlık okuryazarlığının ilk bir saatte emzirmeye başlamada etkisi olduğunu, ancak doğum şekline etkisi olmadığını gösterdi.
AtıfOpenAlex4TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Konut fiyat endeksi belirleyicileri üzerine bir araştırma: asimetrik eş bütünleşme analizi
Akyol Özcan, Kübra
Barınma yaşamın temel ihtiyaçlarının başında yer almaktadır. Bu nedenle hane halkı, yatırımcılar, politika yapıcılar ve akademisyenler tarafından konut fiyatları ve bu fiyatları etkileyen değişkenler araştırılmaktadır. Ayrıca konut fiyatlarında yaşanan ani değişimlerde kamuoyunun dikkatini bu yöne çekmiştir. Çalışmanın amacı dolar, konut kredisi faiz oranı ve TÜFE değişkenlerinin konut fiyat endeksi üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmada Konut Fiyat Endeksi (KFE) ile Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Konut Kredisi Faiz Oranı (KKFO) ve ABD Doları ilişkisi 2010:01-2019:12 arası aylık verilerle analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkinin analizi için ARDL ve NARDL yöntemlerinden faydalanılmıştır. Uzun dönem katsayıları incelendiğinde; KKFO pozitif şoklarının KFE üzerinde pozitif ve KKFO negatif şoklarının ise KFE üzerinde negatif yönde bir etkisi olduğu görülmektedir. Ayrıca TÜFE pozitif şoklarının konut fiyat endeksi üzerinde negatif ve TÜFE negatif şoklarının ise konut fiyat endeksi üzerinde pozitif yönde bir etkisi olduğu saptanmıştır. TÜFE negatif şoklarının KFE üzerinde pozitif yönde bir etkisi söz konusudur. ABD dolarının pozitif ve negatif şoklarının KFE üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmektedir. Kısa dönemde de KFO ve TÜFE değişkenlerinin KFE üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkisinin olduğu, ABD dolarının istatistiksel olarak anlamlı etkilerinin saptanamadığı görülmektedir. Çalışmada elde edilen analiz sonuçlarına göre ülkemizde konut yatırımı ile ilgilenenlerin TÜFE ve konut kredi faiz oranlarını takip etmeleri yatırım başarısı açısından önemlidir.
AtıfOpenAlex13TR Dizin12
İncele - MakaleAçık Erişim2023Deneyimsel pazarlamanın müşteri tatmini ve müşteri sadakatine etkisi: erzurum’da kış turizmine yönelik hizmet veren otellerde uygulamalı bir araştırma
Çubukcu, Muhammed İhsan; Meliha
Günümüzde işletmeler, rekabetin yoğunluğu, satış kanallarının artması-farklılaşması, zevk ve tercihlerin giderek değişime uğraması, satın alma davranışlarının sürekli değişmesi vb. sebeplerle müşterinin lider olduğu bir dünyada satış faaliyetlerini etkin bir şekilde gerçekleştirmek zorundadırlar. Bu doğrultuda günümüzde çok dikkat çeken gelişmelerden biri de geleneksel pazarlama fonksiyonlarının etkisinin azalması, tüketici deneyiminin de giderek önem kazanmasıdır. Tüketicilerin özellikle hizmet işletmelerindeki deneyimlerinden memnun kalması aynı işletmeyi tekrar tercih etmesini mümkün kılabilmektedir. Çalışmanın amacı; deneyimsel pazarlama modüllerinin, müşteri tatmini ve müşteri sadakati üzerindeki etkisini ölçmektir. Çalışmanın birinci bölümünde deneyimsel pazarlamanın teorik bilgilerine yer verilmiştir. Sonraki bölümde ise Erzurum ilinde kış turizmine yönelik faaliyet gösteren otel müşterilerine yönelik deneyimsel pazarlamayla ilgili uygulamalı bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma, deneyimsel pazarlamaya yönelik geliştirilen bir ölçeğin otel müşterilerine uyarlanarak, yüz yüze anket yöntemiyle verilerin toplanması ve analiz edilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde SPSS programı kullanılmış, değişkenler kapsamında oluşturulan gruplar için t-testi, regresyon analizi ve ANOVA sonuçları yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda duyusal, duygusal, ilişkisel ve davranışsal faktörlerin müşteri tatmini ve müşteri sadakati üzerinde istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar doğurduğu tespit edilmiştir. Düşünsel faktörlerin ise müşteri tatmini üzerinde etkili olmadığı görülmüştür. Ayrıca duygusal, düşünsel, davranışsal ve ilişkisel faktörlerin müşteri sadakati üzerinde olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir. Müşteri tatmini ile müşteri sadakati arasında da pozitif yönlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Otel işletmeleri deneyimsel pazarlama uygulamaları ile müşteri tatminini artırabilir ve müşteri sadakati oluşturabilirler.
- MakaleAçık Erişim2023Evaluation of Classroom Teaching Undergraduate Program Course Contents in terms of Mother Tongue Education
Kara, Kürşad
In this study, the courses in the classroom teaching undergraduate program; content, credits, periods in which it was taught, language skills and its compatibility with the achievements in the Turkish Lesson Curriculum. Primary education is the first step in which an individual receives his mother tongue education formally. For this reason, the course contents of the classroom teaching undergraduate program should be at a sufficient level in terms of mother tongue education. Based on the fact that the primary purpose of the mother tongue education and teaching process is to provide the development of listening, speaking, reading and writing skills, the place of the courses related to these four basic language skills in the classroom teaching undergraduate program has been examined by document analysis method. In the results obtained in the study, it was seen that the classroom teaching undergraduate program did not have the necessary course content for mother tongue education. In addition, it was determined that the credits of the courses containing the four basic language skills were not sufficient. In order to eliminate the problem, it is recommended to update the classroom teaching undergraduate program according to the language education and teaching criteria. In addition, it should be ensured that the courses that include applications that will develop the four basic skills of the language with a constructive approach are included in the program.
- MakaleYalnız künye2023Anadolu Türk Folklorunda Ayakkabı
Ünalan, Ozlem
Ayakkabı, insanlık tarihinin en eski dönemlerinden itibaren insanın hayatında yer alan; önceleri ağaç kabuğu, yaprak vb. maddelerden yapılıp zamanla modernleşen ürünlerden biridir. Ayakkabı, insanın yalnızca ayaklarını koruma ihtiyacını karşılayan bir eşya değildir; yapılışıyla, şekliyle, rengiyle, çevresinde gelişen inanışlar ve uygulamalarla bir geleneğin ürünüdür. Günümüzün modern ayakkabıcılık anlayışı karşısında önemi azalmaya başlayan ayakkabıcılık ve yemenicilik, meslek folkloru içinde değerlendirilebilecek yegâne mesleklerden biridir. Anadolu Türk folklorunda ayakkabının kullanım alanı oldukça geniştir. Nişan ve düğün merasimlerinde damat tarafı, geline diğer hediyelerle birlikte ayakkabı götürür. Doğumlarda yeni doğan bebeklere panduf ve bebek ayakkabısı hediye edilir. Bayramlarda çocuklara alınan bayramlıklardan biri de ayakkabıdır. Türk halk edebiyatında masal, mâni, türkü, bilmece vb. türlerde ayakkabıya ve ayakkabıyla ilgili diğer kavramlara yer verilir. Ayakkabı geçiş dönemlerinde, nazarla ve halk hekimliğiyle ilgili inanışlarda ve ritüellerde sıkça kullanılır. Çeşitli hastalıkların tedavisinde özellikle büyüsel yöntemler doğrultusunda ayakkabıdan yararlanılır. Çıkarıldığı biçimiyle, yönüyle, ters veya düz giyilişiyle ayakkabıya olumlu ve olumsuz mânâlar yüklenir. Bu çalışmada öncelikle ayakkabının Türk folklorundaki yerinden söz edilecektir. Türk halk edebiyatı ürünlerindeki kullanımına, bayram geleneklerindeki yerine ve ayakkabı renginin sembolik özelliklerine değinilecektir. Doğum, evlilik ve ölüm âdetlerinde ayakkabı etrafında gelişen inanışlara ve ritüellere, nazarla ilgili inanışlarda ayakkabının kullanım şekillerine ve halk hekimliği uygulamalarında ayakkabının kullanım sahasına yer verilecektir. Anadolu’da ayakkabı etrafında gelişen uygulamalar ve inanışlar tespit edilecek bu uygulama ve inanışların sebepleri halk kültürü ürünlerinin işlevleri çerçevesinde değerlendirilecektir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Lisansüstü Öğrencilerinin Kendini Yönetme Becerilerine Yönelik Nitel Bir Araştırma
Esmer, Yusuf; Arıbaş, Ayşe Nihan
Bireylerin hem özel yaşamlarında hem de iş yaşamlarında başarılı olabilmeleri için kendini yönetme becerisine sahip olmaları gerekmektedir. Kendini yönetme becerisi, eğitim hayatı ile başlamakta ve çalışma hayatı ile devam etmektedir. Öğrencilik yaşamında kendini yönetebilme becerisi kazanan bireylerin, eğitim hayatından sonraki aşamalarda da karşılaşılması muhtemel sorunlarla mücadele etme noktasında daha başarılı olabilecekleri söylenebilmektedir. Bu çalışmanın amacı iş dünyası için önemli bir insan kaynağı olan lisansüstü öğrencilerinin kendini yönetme becerilerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada nitel araştırma yöntemi kapsamında görüşme tekniği tercih edilmiştir. Araştırmada öğrencilerin amaçları, hedefleri, misyonları, vizyonları, sahip oldukları değerler, sorumluluklar, hayatlarının dönüm noktası, stratejileri, güçlü ve zayıf yönleri ile tehdit ve fırsat algılarına yönelik 12 sorudan oluşan bir soru formu kullanılmıştır. Bayburt Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Organik Tarım İşletmeciliği Anabilim Dalı`nda yüksek lisans ve doktora öğrenimi gören 25 öğrenciden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizine tabi tutularak öğrencilerin kendini yönetmeye yönelik algıları belirlenmiştir. Kendini yönetme konusunda genel olarak öne çıkan kavramların; kendini geliştirme, uzmanlaşma, dürüstlük, azim, kararlılık, üniversite, aile, sürekli öğrenme ve akademik derece olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, öğrencilerin kendini yönetme algılarından hareketle lisansüstü öğrencilerinin kendini yönetme becerisine sahip oldukları söylenebilmektedir.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Yerinde Yaşlanmada Mekân: Ontolojik Bir Değerlendirme
Alpay, Ahmed Hamza
Teorik belirleyicilik, araştırmada doğrulanabilir önermelerle karakterize yorumlama kriterlerini, her bir kodlama ve sınıflandırmada niteliksel çabayı, sistematik anlamda fonksiyonel kılmaktadır. Yaşın analizindeki zaman ve mekân kavramları, anlamın üreticiliğinde, toplumsal referansların spesifik sonuçlarında etkinleşmektedir. Yaşlıların nerede ve kiminle yaşlandıklarına dair ayrıntılı kişisel bilgilerinin keşfi, onların aşinalıklarının derinliği; varoluşsal sorularla uğraşan özgün bir yoldur. Yaşlı yetişkinlerin homojen bir grup olmadıkları, bir ömür boyu deneyim kazandıkları bilgi tabanı; özgün fikirler üretme becerisinin esaslı bileşenidir. Yerinde yaşlanma, kişisel değişimin biyografik odağındaki bileşenleri, anlamlı onaylamadaki korunaklı rollerin dinamik etkileşimleriyle yordamaktadır. Yer, pragmatik bütünleşmenin tanıdık aktivitelerinde, yaş almanın mutluluk bağlılığında, insan deneyimlerini bağımsızlık duygusunda çevrelemektedir. Kişi-mekân etkileşiminde duygu ve davranış, zamanla kişiye veya çevresel değişikliklere alışılmadık hâle gelebilir. Yerinde yaşlanmada kişisel ağlar belirli bir noktadan ziyade yaşam tarzları boyunca değişiklik gösterebilir. Bu makalede, yerinde yaşlanma olgusunun önemli bileşenlerinden olan mekân, ontolojik ve işlevsel yönleriyle araştırmanın eksenini ve okuyucunun anlam dünyasındaki keşif yolculuğunu oluşturacaktır.
- MakaleAçık Erişim2023A Nested Square Shaped Metasurface-Based Broadband Linear Polarization Converter for Ku-Band Applications
Kaya, Yunus
This paper presents a wideband, thin, low-cost, and easy to fabricate linear polarization (LP) converter design utilizing metasurface (MS) for Ku-band (12-18 GHz) applications (also in the 18-19 GHz part of the K-band (18-27 GHz)). The design has a topology on a 1.6 mm thick FR-4 dielectric material with copper MS on the front and an entirely copper slab on the back. The presented design shows a polarization conversion ratio (PCR) of beyond 90% within the 12-19 GHz frequency band and also over 99% in the 12.5-13.1 and 16.32-17.64 GHz frequency ranges. To further give insight into the physical structure of the suggested MS-based polarization converter (PC), both the u – v axes are analyzed, and the existing surface behaviors at resonance frequencies are investigated. We compare the performance outputs with other Ku-band PCs, and the efficiencies of the suggested strategy over current MS-based LP converters are emphasized
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Hemşirelerin Profesyonel Değerler Algısı ve Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi
Demirağ, Hatice; Hintistan, Sevilay; Can, Aysun Akcakaya; Daştan, Buket
Amaç: Bu çalışmada, hemşirelerin profesyonel değerler algısı ve bu algıyı etkileyen faktörleri incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı tipte gerçekleştirilen bu çalışmanın örneklemini Bayburt Devlet Hastanesi ve Kelkit Devlet Hastanesi’nde Ekim 2019 - Kasım 2019 tarihleri arasında çalışan 228 hemşire oluşturdu. Çalışmanın verileri bu tarihler arasında “Hemşire Bilgi Formu” ve “Hemşirelerin Profesyonel Değerler Ölçeği (HPDÖ)” kullanılarak toplandı. Verilerin analizinde t-testi, ANOVA, Tukey Post Hoc testleri kullanılmıştır. Bulgular: Hemşirelerin, %52.2’si 30 yaş ve altında, %78.9’u kadın olduğu ve kadınların HPDÖ toplam ve alt boyut puan ortalamalarının erkeklere göre anlamlı olarak yüksek olduğu bulundu. Hemşirelerin HPDÖ toplam puan ortalaması ise 152.5±20.81 olarak yüksek bulundu. Evli hemşirelerin HPDÖ toplam puan ortalaması 153.96±21.31 olup, sorumluluk alt boyutu anlamlı olarak yüksek bulundu. Hemşirelik veya sağlık alanında bilimsel yayınları takip eden hemşirelerin toplam puan ortalaması ve alt boyut puan ortalamaları takip etmeyen hemşirelere göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0.05). Sonuç: Hemşirelerin mesleki profesyonel değerleri etkileyen farklılıkları göz önüne alınarak yapılacak sürekli eğitimler ve mesleki değerlerle ilgili bilimsel etkinlikler düzenlenmesi önerilmektedir.
AtıfOpenAlex4TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2023Türkiye'de Dış Ticaretin İstihdam Üzerinde Etkisinin Mekânsal Panel Veri Analizi İle Belirlenmesi
Elmalı, Kübra
Ekonomik büyüme ile doğru orantılı olan dış ticaret ve istihdam ilişkisinin incelendiği bu çalışmada, amaç istihdam üzerinde ithalat ve ihracat etkisini komşuluk ilişkilerinin dâhil edilerek araştırılmasıdır. Çalışmada, Türkiye 81 iline ait 4a, 4b ve 4c sigortalı sayısı istihdam değişkeni olarak ele alınırken yıllık ithalat, ihracat ve nüfus değerleri bağımsız değişken olarak kullanılmış ve 2009-2020 dönemi incelenmiştir. Komşuluk ilişkilerinin de etkisini dâhil eden mekânsal ekonometri uygulaması kullanılarak mekânsal Durbin, mekânsal gecikmeli ve mekânsal hata modeli olmak üzere üç başlık altında analizler yapılmıştır. Modeller Maksimum Olabilirlik (ML) yöntemi kullanılarak tahmin edilmiştir. Çalışmada iller arasındaki istihdam oranlarındaki yakınsamayı incelemek için Moran’s I endeksi hesaplanmıştır. Mekânsal model sonuçlarına göre ihracatın istihdam ile ters yönde anlamlı bir ilişkisinin olduğu belirlenirken nüfus değişkeninin istihdam ile aynı yönde anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu görülmüştür. İthalat değişkeninin istihdam üzerinde anlamlı bir etkisi tespit edilememiştir. Komşu illerin değişkenleri incelendiğinde ithalat ve istihdam değişkenlerinin anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Yönetişim, İnovasyon ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişkiler: Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülke Örnekleri
Özdemir, Dilek; Imamoglu, Ilyas Kays
Ülkelerarası gelir farklılıkları iktisat biliminin temel inceleme alanına girmektedir. Ülkeler arasındaki bu farklılıkları yönlendiren unsurların ele alınması ülkelerin ekonomik yönden büyüyebilmesi ve kalkınabilmesi için anahtar faktörlerin belirlenmesi, sürdürülebilir büyümenin tesis edilmesine katkı sağlayacaktır. Bu nedenle çalışmada, gelişmiş ve gelişmekte olan üst orta ve alt orta gelirli ülkelerde 2006-2017 dönemi için yönetişim, inovasyon ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmada ele alınan değişkenler arasındaki ilişki, panel veri varsayımlarındaki sapmalara karşı dirençli bir tahminci olan Driscoll-Kraay tahmincisiyle test edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; her üç ülke grubunda yönetişim ile büyüme arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki, inovasyon ile büyüme arasında ise yalnızca gelişmekte olan üst orta gelirli ülkelerde pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gelişmiş ve gelişmekte olan alt orta gelirli ülkelerde ise inovasyon ve büyüme arasında herhangi bir anlamlı ilişki tespit edilememiştir. Ayrıca yönetişim ve inovasyon ve büyüme ilişkisindeki aracılık etkisinin test edildiği araştırma modelinde ise her üç ülke grubunda da yönetişim ve inovasyonun büyüme üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır
AtıfOpenAlex5TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2023Beden Folkloru Açısından Gagavuz Mânilerinde Kadınlar
Akkoyun, Tuğba
Bedenin ve davranışların kültürel göstergeler olarak incelendiği antropoloji, sosyoloji gibi bilimler dahilindeki çalışmalar 19. yüzyıldan itibaren takip edilebilmektedir. Konunun halk bilimi içinde değerlendirilmesi ve folklorun alt dalları olarak görülmesi ise Amerikalı halk bilimci Katharine Young tarafından 1989’da ortaya atılan beden folkloru (bodylore) terimiyle gerçekleşmiştir. Beden folkloru mensubu olduğu kültürün, bireyin bedenine yansımaları olarak düşünülebilir. Kişinin fiziksel yapısında değişiklik oluşturan dövme, kına, süs, kıyafet; dil, kulak, göbek, kaş gibi vücudun belirli yerlerine yapılan piercing uygulamaları, saç ve kıllarla ilgili işlemler, günümüz kozmetik/ plastik cerrahi işlemleri vb. tüm unsurlar çalışmalarda kültürel açıdan değerlendirilir. İnsanın temel gereksinimlerinden olan iletişimi yalnızca konuşma diliyle kurmadığı, duygu ve düşüncelerini bedeniyle de yansıttığı gerçeğinden hareket edilir. Bireyin bedeni üzerinde yaptığı geçici veya kalıcı değişikliklerin, davranışlarının kültürel temelleri ve anlam dünyası üzerinde durulur. Bedende gözlenen somut göstergeler değerlendirilerek kültürel yorumlamalar yapılır. Türk halk şiirinin anonim ürünlerinden mâniler başlangıçta ferdî birer yaratım eseridir; zamana ve mekâna bağlı olarak anonimleşirler. Fuad Köprülü’nün belirttiği üzere mâni; halk edebiyatının en eski ve umumi bir şeklidir, kökleri İslamiyet öncesine gider ve türkülere kaynaklık etmiştir. Mâninin bu kadim geçmişi ve geniş kitlelerce benimsenerek halkın ortak zevkini yansıtması, onun kültürel kodların önemli bir taşıyıcısı olarak değerlendirilmesine imkân sunar. Aşk-muhabbet temasının sıkça işlendiği mânilerde kadın; beğenilen veya beğenilmeyen fiziksel yapısı ve davranışlarıyla, ona nasıl davranılması gerektiğiyle yer alır. Bu çalışmada Gagavuz mânilerinde kadın varlığı, beden folkloru açısından ele alınmış, kadın güzelliğinin, zarafet ve doğurganlığının göstergesi olan bedensel ve davranışsal ögelerinin önemli görüldüğü sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim202302. Cahit Zarifoğlu’nun çocuk masallarının Türkçe öğretmeni adaylarının konuşma becerilerine etkisi
Kaya, Musa; Arıcı, Şemsinur
Cahit Zarifoğlu’nun masallarının Türkçe öğretmeni adaylarının konuşma becerilerine etkisini ortaya koyup öğretmen adaylarının konuşma becerilerini geliştirmeyi amaçlayan bu araştırmada öntest-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmış, araştırma öncesinde her iki gruba da konuşma becerisi derecelendirme ölçeği ön test olarak uygulanmıştır. Ardından dört haftalık uygulama yapılmış, uygulamada deney grubu öğrencilerine Cahit Zarifoğlu’nun masalları (“Serçekuş”, “Ağaçkakanlar”, “Katıraslan”, “Yürekdede ile Padişah”, “Küçük Şehzade”, “Motorlu Kuş”, “Kuşların Dili”) okutulmuş; sonrasında ise öğretmen adaylarına okudukları masallar üzerine konuşma, tartışma ve sunumlar yaptırılmıştır. Kontrol grubuna Cahit Zarifoğlu’nun masalları okutulmamış ve herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Uygulama sonrasında ise her iki gruba da konuşma becerisi derecelendirme ölçeği son test olarak uygulanmıştır. SPSS paket programının kullanıldığı araştırmada veriler bağımsız örneklemler için t-testiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Cahit Zarifoğlu’nun masallarının okutulan deney grubundaki öğrencilerin konuşma becerilerinin kontrol grubundaki öğrencilere göre önemli ölçüde geliştiği tespit edilmiştir. Konuşma becerisi kişinin kendini ifade etmekte kullandığı temel dil becerisi olduğu için öğretmenlerin de derslerde ve toplum içerisinde kendilerini ifade ederken en fazla konuşma becerisini kullanmaları dikkate alındığında Türkçe öğretmeni adaylarının konuşma becerilerinin Cahit Zarifoğlu’nun masalları aracılığıyla gelişmiş olması bu bakımdan önem taşımaktadır. Türkçe öğretmeni adaylarının temel dil becerilerinin edinimleri sırasında sorunla karşılaşmaları mesleğin kabul edilebilirliğini azaltacağı için öncelikle bu alandaki sorunların giderilerek, eksikliklerin çeşitli yollarla tamamlanabilmesi amacıyla etkinlikler yapılması gerekmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki bağlaç öğretimine dair bir değerlendirme
Kara, Kürşad
Bu çalışma ortaokul Türkçe ders kitaplarında bağlaç öğretimine dair eğilimin tespitini ve analizini amaçlamaktadır. Bu doğrultuda Türkçe dersi öğretim programında bağlaçlara yönelik kazanımlar tespit edilmiş ve Türkçe ders kitaplarında bu kazanımlara yönelik örnekler incelenmiştir. Çalışmada verilere ulaşmak için doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre seçilen bağlaçların hangi ölçütlere göre seçildiğine değinilmemiş, hangi tür bağlaç olduğuna dair bir açıklamaya da yer verilmemiştir. Ayrıca bağlaç ifadesi yerine kitaplarda geçiş ve bağlantı ifadeleri kullanıldığı görülmüştür. Türkçe anlatımda geçiş sadece bağlaçlarla sağlanmaz. Yerine göre zamirlerle de cümlede geçiş ifadesi sağlanabilir. Bu nedenle geçiş ve bağlantı ifadelerinin kullanımının sakıncalı olduğu düşünülmektedir. Ayrıca öğrencilere sözcük türleri ile ilgili bilgi verilirken bu tür bir adlandırma ile herhangi bir sözcük türü anlatılmamaktadır. Etkinliklerde kullanılan diğer bir ifade ise bağlantı ifadesidir ki bu ifade tam olarak bağlaç türünün ne görevini ne de anlamını tam olarak karşılamaktadır. Sonuç olarak Türkçenin sözcük türleri arasında yer alan bağlaçların temel özellikleri ortaokul Türkçe ders kitaplarında tam olarak aktarılamadığı özellikle de cümle içindeki anlam özellikleri yeterince vurgulanamadığı görülmüştür. Bu sorunun giderilmesi adına gerek Türkçe dersi öğretim programındaki gerekse de ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki veriler tekrar gözden geçirilerek ortak literatürle hareket edilmesi sağlanmalıdır.
AtıfOpenAlex1
İncele














