Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Bayram, Sinan(9)
- Ayata, Ümit(8)
- Can, Zehra(8)
- Dertli, Enes(8)
- Esmer, Yusuf(8)
- Kaya, Yunus(8)
- Semerci, Vahide(8)
- Akyol Özcan, Kübra(6)
- Kara, Yakup(6)
- Maden, Sedat(6)
- Şahin, Engin(6)
- Bilgin, Yusuf(5)
- Dirican, Ebubekir(5)
- Ertugrul, Mehmet(5)
- Gülden, Bahadır(5)
- Gıdık, Betül(5)
- Imamoglu, Ilyas Kays(5)
- Kaplan, Kadir(5)
- Kaya, Musa(5)
- Koçak, Lokman(5)
- Kutlu, Naciye(5)
- Sönmez Sarı, Ebru(5)
- Ünalan, Ozlem(5)
- İspirli, Hümeyra(5)
- Ates, Fatih(4)
- Bulut, Mehmet(4)
- Bülbül, Ali Savaş(4)
- Ecem Bayram, Nesrin(4)
- Gökçe, H.S.(4)
- Gültekin, Ömer Faruk(4)
- Kadakal, Huriye(4)
- Kahveci, Hakan(4)
- Kamiloğlu, Aybike(4)
- Kaya, Metin(4)
- Kırbaş, Zila Özlem(4)
- Teber, Ahmet(4)
- Uzunçakmak, Sevgi Karabulut(4)
- Uğur, Uçar(4)
- Yilmaz, Sevda(4)
- Öztürk, Mesut(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023The effect of boric acid, calcium fructoborate and potassium boron citrate on bone health in rats
Uzunçakmak, Sevgi Karabulut
The aim of this study was to examine the effects of boron varieties on bone health. For this purpose, twenty-four wistar rats were used. Animals were separated into four groups. The first group was the control group and was treated with nothing. The other three groups were given 3mg/kg boric acid (BA), calcium fructoborate (CaFB) and potassium boron citrate (KBCi) orally by gavage for three weeks. TNF-α, IL1-β, total oxidant level (TOS), total antioxidant level (TAS), osteopontin and osteocalcin levels were measured in serum and bone tissues of animals by ELIZA method. In the results of the study, no significant difference was observed in serum and bone tissue TNF-α and IL-1β levels between the control group and the groups that were treated with boron varieties were applied (p>0.05). Similarly, serum and bone TOS levels did not differ significantly between the control and other groups (p>0.05). However, the serum TAS level increased significantly with the application of BA, CaFB and KBCi in both serum and bone tissue compared to the control (p<0.0001). Serum osteopontin and osteocalcin levels were also significantly increased with the application of BA, CaFB and KBCi, especially in bone tissue, compared to the control group (p<0.0001). The effects of BA, CaFB, and KBCi on bone health have been compared with this study, firstly. This study is promising as a preliminary study for more comprehensive studies to be carried out in order to use boron varieties such as BA, CaFB and KBCi more widely in the future in order to improve bone health, prevent bone diseases or cope with increased stress due to various factors
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin öznel iyi oluş ve duygusal zekâ düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yıldızhan, Yasemin Çakmak; Sezgin, Yusuf
Bu araştırmada; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin öznel iyi oluş ve duygusal zekâ düzeyleri; bunların demografik değişkenlere (yaş, cinsiyet, medeni durum…) göre farklılaşıp farklılaşmadığı ve duygusal zekânın öznel iyi oluşu yordama durumunun incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmış ve 2019/2020 eğitim-öğretim yılında Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan beş ilde (Malatya, Erzincan, Erzurum, Iğdır ve Ağrı) Milli Eğitim Müdürlüğü’nde çalışan 348’i erkek ve 123’ü kadın olarak toplam 471 beden eğitimi ve spor öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Yaşam Doyumu Ölçeği ve Pozitif-Negatif Duygu Ölçeği ile ‘Duygusal Zeka Ölçeği-Kısa Formu kullanılmıştır. Verilerin analizi için betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, korelasyon analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda; katılımcıların öznel iyi oluş puanlarının orta ve duygusal zekâ düzeylerinin ise yüksek olduğu belirlenmiştir. Medeni durum ve çocuk sahibi olma değişkenleri ile öznel iyi oluş düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Cinsiyet, yaş, medeni durum ile çocuk sahibi olma değişkenleriyle duygusal zekâ alt boyutlarından öz kontrol ve iyi oluş arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca öznel iyi oluş düzeyleri ile duygusal zekâ alt boyutları arasında orta ve düşük seviyede pozitif bir ilişki olduğu, duygusal zekâ alt boyutlarından öz kontrol, duygusallık ve iyi oluşun öznel iyi oluşun anlamlı bir yordayıcısı olduğu ve toplam varyansın %55’ini açıkladığı belirlenmiştir. Sonuç olarak beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin duygusal zeka düzeyleri artıkça öznel iyi oluş düzeyleri de artmaktadır.
AtıfOpenAlex4TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Yerli üretim algısının algılanan marka değerine ve satın alma niyetine etkisi: Türk menşeili beyaz eşya markaları üzerine bir araştırma
Bilgin, Yusuf; Pabuçcu, Tuğba
Bu araştırmanın amacı, tüketici etnosentrizmi perspektifinden tüketicilerin yerli üretim algılarının algılanan marka değerine ve satın alma niyetine etkisini incelemektir. Buna ek olarak, araştırmada algılanan marka değerinin tüketicilerin satın alma niyetine etkisini incelemek amaçlanmaktadır. Araştırmanın evrenini, Türk menşeili beyaz eşya markalarını Facebook ve Instagram sosyal medya iletişim platformlarında takip eden tüketiciler oluşturmaktadır. Çevrimiçi anketler yoluyla 615 katılımcıdan elde edilen veriler, Yapısal Eşitlik Modellemesi (AMOS 24.0) kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, tüketicilerin beyaz eşya markalarına ilişkin yerli üretim algılarının satın alma niyetlerini pozitif etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca, tüketicilerin Türk menşeili beyaz eşya markalarına ilişkin yerli üretim algılarının algılanan marka değeri bileşenlerinin tüm boyutları üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Dahası, Türk menşeili beyaz eşya markalarına ilişkin marka farkındalığının ve marka sadakatinin tüketicilerin satın alma niyetleri üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Bunun aksine Türk menşeili beyaz eşya markalarına ilişkin çağrışımların ve algılanan kalitenin tüketicilerin satın alma niyetleri üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2023Palo Santo odununda bazı yüzey özellikleri ve shore D sertlik değeri üzerine 200ºC’de ısıl işlemin etkisi
Ayata, Ümit
Ahşaba farklı yöntemler kullanılarak yapılan ısıl işlem ile renk ve parlaklık özelliklerinin değiştiği bilinmektedir. Bu çalışmada, 200oC’de 3 saat süre ile Palo Santo (Bulnesia sarmientoi Lorenz ex Griseb.) ahşabına uygulanmış ısıl işlem ile meydana gelen bazı yüzey özellikleri [liflere (//) paralel ve (⊥) dik yönde beyazlık indeksi değeri, renk (∆a*, ∆L*, L*, ∆b*, b*, ∆C*, a*, C*, ∆E* ve ho), parlaklık (20o, 60o ve 85o’de (//) liflere paralel ve (⊥) dik) ] ve shore D sertlik değeri incelenmiştir. Çok değişkenli varyans analizi sonuçları bütün testler üzerinde anlamlı bulunmuştur. L* (%37.87), a* (%91.60), b* (%70.24) ve C* (%71.34) parametreleri, beyazlık indeksi değerleri (⊥ için %57.38 ve║ için %81.60), shore D sertlik değeri (%7.32) ısıl işlem ile azalmıştır. ho açısı %15.63 oranında artmıştır. Parlaklık değerleri ⊥ ve ║ için 20o’de azalırken, aynı yönler için 60o’de artmıştır. Buna ek olarak; ∆L*: -19.73, ∆H*: 2.02, ∆b*: -15.07, ∆C*: -16.01, ∆a*: -5.77 ve ∆E*: 25.49 olarak bulunmuştur. Isıl işlem ile ahşaba ait yüzey özelliklerinin değiştiği görülmüştür.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Feldstein-horioka paradoksu’nun türkiye için geçerliliğinin analizi
Yıldız, Şaduman
Yatırımlar ile tasarruflar arasındaki ilişki her dönemde iktisatçıların ilgisini çeken konular arasında yer almaktadır. Nitekim yatırım ve tasarruf üzerine yapılan araştırmalardan biri de Feldstein ve Horioka (1980) tarafından yapılmıştır. Söz konusu araştırma, ekonomide sermaye hareketliliğinin olduğu durumda yurtiçi yatırımlar ile yurtiçi tasarruflar arasında yakın ilişkinin olduğunu ileri sürmektedir. Genel iktisat teorisine zıt olan bu durum Feldstein-Horioka Paradoksu (Bulmacası-Hipotezi) olarak ifade edilmektedir. Feldstein-Horioka Paradoksu (FHP) uluslararası makroekonominin en önemli paradoksları arasında yer almıştır. FHP’nin Türkiye’de geçerli olup olmadığını ortaya koyabilmek için 1980-2021 dönemine ait yıllık veriler kullanılarak ele alınan değişkenler arasındaki ilişki ARDL Sınır Testi ve Toda-Yamamoto Granger Nedensellik Analizi ile test edilmiştir. Yapılan ARDL Sınır Testi sonucunda “değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi yoktur” hipotezi kabul edilerek değişkenler arasında uzun dönem eşbütünleşme ilişkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan yapılan Toda-Yamamoto Granger Nedensellik Analizi sonucu da ARDL Sınır Testi sonucunu destekler nitelikte olup hem yatırımdan tasarrufa hem de tasarruftan yatırıma doğru nedensellik ilişkisi olmadığını göstermektedir. Bu bağlamda yapılan testlere göre, FHP’nin ele alınan dönemde Türkiye için geçerli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bu sonuç, Türkiye’de yatırımların daha çok yurtdışı tasarruflar ile finanse edildiğini ortaya koymaktadır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Moğol sivil valileri döneminde horasan (1233-1256)
Durmuşoğlu, Kurban
Geçmişten günümüze kadar birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış olan Horasan coğrafyası, idarî anlamda hem zor hem de bir o kadar karışık dönemi Moğol hâkimiyetiyle yaşamıştı. Cengiz Han liderliğindeki Moğollar 1218 yılındaki Ortar hadisesinden sonra Ön Asya’da hâkimiyet kurmaya başlamışlardı. Cengiz Han’ın önderliğinde başlayan bu süreçte Moğollar, önce Mâverâünnehir ardından İran coğrafyasında Hârezmşâhlara ağır bir darbe vurmuş ve bölgeyi ele geçirmişlerdi. Bu süreç, aynı zamanda İran’a bağlı idarî bir bölge olan Horasan coğrafyasını da Moğol istilâsına maruz bırakmıştı. Büyük bir yıkımdan sonra ele geçirilen Horasan coğrafyası, Moğol idaresine boyun eğmek zorunda kalmıştı. Horasan coğrafyası, Moğol toprağı hâline geldikten sonra Cengiz Han’ın ülüşüne dâhil edilmemişti. Bu bölge bütün Moğollar için müşterek bir toprak parçası olarak yönetilmeye başlamıştı. Dolayısıyla bu durum Horasan coğrafyasında bütün Moğol şehzâdelerinin hak iddia ettiği, idarî anlamda karışık bir yapıyı ortaya çıkarmıştı. Bu sebeple Moğollar, Horasan coğrafyasına hâkim olduktan sonra bölgede idarî anlamda birtakım yeni uygulamaları hayata geçirmeye başlamıştı. Bu bağlamda Horasan coğrafyası, Cengiz Han döneminde askerî valilerle idare edilmişti. Ancak Horasan coğrafyasında özellikle Hârezmşâh etkinliğinin kırılamaması yüzünden bu sistem başarılı olmamıştı. Bu yüzden Cengiz’in ölümünden sonra onun ardılları döneminde Horasan’da aynı sistemin benimsenmediği görülmektedir. Cengiz Han’dan sonra tahta geçen Ögedey Han ile başlayan süreçte, Horasan coğrafyasında sivil valiler üzerinden yeni bir idarî yapı ortaya çıkmıştı. Bölgede görev alan sivil valiler, müşterek bir toprak parçası kabul edilen Horasan coğrafyasını merkez Karakorum adına idare etmişlerdi. Moğol hanı tarafından bölgeye atanan bu valiler, bölgede yalnız olmamıştı. Bütün Moğol şehzâdeleri Horasan’daki haklarından mahrum kalmamak için valilerle birlikte bölgeye birer temsilci göndermişlerdi. Bu da bölgede bir çıkar çatışmasının ortaya çıkmasının yanı sıra idarî anlamda da hakimiyet kurmak isteyen Moğol şehzâdelerinin hâkimiyet mücadelesine sahne olmuştu. Horasan coğrafyasındaki bu karışık durum, Möngke Han’ın kardeşi Hülegü’yü daha merkeziyetçi bir idarenin kurulabilmesi için Ön Asya’ya görevlendirmesine kadar devam etmişti. Hülegü’nün Ön Asya’da İran merkezli bir Moğol şube devleti olan İlhanlıları kurmasıyla Horasan bir İlhanlı toprağı hâline gelmişti. Böylece artık bölgede bundan sonra İlhanlı idaresi başlamış olacaktı. İlhanlı Devleti’nin kuruluşuna kadar geçen süreçte Horasan’da üç sivil vali görev almıştı. Bu makale, Moğollarda Ögedey Han döneminden itibaren Horasan’da görev alan Cin Timur, Körgüz ve Argun Aka’nın valiliklerini dönemin çağdaş kaynakları üzerinden incelemekte; ayrıca Moğollar döneminde Horasan’ın sivil valiler tarafından nasıl idare edildiğine dair bilgi vermektedir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023The impact of the COVID-19 pandemic on eating and food shopping habits
Demirer, Büşra; Akpolat, Hacer; Bayraktar, Mukaddes Kılıç
Objective: This study aimed to investigate the effect of the COVID-19 pandemic on eating and food shopping habits among the Turkish adult population. Material and method: Demographics, eating and food shopping habits, and food label reading habits of the participants were collected via online surveys. Coronavirus anxiety was assessed using the Coronavirus Anxiety Scale. The survey was conducted from November 2021 to the end of January 2022. Student's t-test was used to determine the statistical difference between quantitative variables. Chi-Square and Marginal Homogeneity Tests, depending on the number of categories, were used to determine the difference between qualitative variables. Results and discussion: Unpackaged food consumption decreased during the pandemic. More than half of the participants started to pay more attention to food labels, spend less time for grocery shopping, and started using nutritional supplements. The changes in eating, grocery shopping, and food label reading habits among Turkish consumers during the pandemic have been demonstrated.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2023Türkiye'de Çokkültürlü Eğitim Alanında Yapılan Araştırmalardaki Eğilimin Belirlenmesi: Bir İçerik Analizi Çalışması
Yilmaz, Sevda
Bu araştırma, Türkiye’de çokkültürlü eğitim üzerine yapılmış araştırmaların incelenmesine yönelik olarak hazırlanmış bir içerik analizi çalışmasıdır. Ülkemizde çokkültürlü eğitim alanında yapılan araştırmalar son yıllarda önem kazanarak devam etmektedir. Literatürde çokkültürlü eğitim ile ilgili lisansüstü tez ve makale boyutunda birçok çalışma yer bulmaktadır. Bu alandaki araştırmalarda öne çıkan eğilimlerin belirlenmesi alanyazın açısından önemli görülmektedir. Bu araştırmanın amacı Türkiye’de çokkültürlü eğitim alanında yapılan araştırmaların analizi yoluyla araştırmalardaki genel eğilimlerin belirlenmesidir. Araştırma kapsamında çokkültürlü eğitim ile ilgili yapılmış olan lisansüstü tez çalışmaları ve makaleler incelenmiştir. Çokkültürlü eğitim alanında yapılan araştırmalar araştırmacı tarafından belirli ölçütler temel alınarak taranmış ve dosyalanmıştır. Dosyalanan çalışmalar araştırmacı tarafından okunarak kayıt altına alınmıştır. Araştırmada toplam 107 çalışma analiz edilmiştir. Araştırmacı tarafından geliştirilen kontrol formu ile çalışmaların genel özellikleri; yayın türü, yayın yılı, araştırma yöntemi, araştırma deseni, veri toplama araçları, örneklem türü, örneklem büyüklüğü ve veri analiz yöntemi ölçütleri dahilinde analiz edilmiştir. Veri analizi sürecinde betimsel içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çokkültürlü eğitim alanında yapılan araştırmaların 2015 yılından itibaren artış gösterdiği görülmüştür. Türkiye’de çokkültürlü eğitim alanında yapılan araştırmalar, büyük oranda araştırma makalelerine dayanmaktadır. Lisansüstü düzeyde ve özellikle doktora düzeyinde yapılmış çalışmaların ise sayıca daha sınırlı olduğu görülmektedir. Çokkültürlü eğitim konusunda yapılan çalışmaların araştırma yöntemlerine bakıldığında, çalışmaların yaklaşık yarısında nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı görülmektedir. Çokkültürlü eğitim araştırmalarında örneklem grubu olarak en fazla öğretmenler ve öğretmen adaylarının tercih edildiği ve en fazla tutum, görüş ve algı konularına odaklanıldığı sonucuna varılmıştır.
AtıfOpenAlex5TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Zamanının Eğlencesi: Manzum Bir Meyve Falı
Tiyek, Muhammet Akif
İnsanoğlu, atide meydana gelecek olan olayları merak eden bir canlıdır. Onun merak ve geleceği bilme isteğinin tezahür ettiği yerlerden birinin de falnameler olduğunu söylemek mümkündür. Çeşitli nesneler aracılığıyla icra edilen falnamelerde nesnelere anlamlar yüklenmekte ve bunlar vasıtasıyla birtakım çıkarımlarda bulunulmaktadır. Tarih sahnesinde çok köklü bir geleneği bulunan ve toplumsal hayatta uzun bir dönemden beri varlığını sürdüren fallarla ilgili uygulamalar, İslam dininin kabulüyle birlikte yasaklanmıştır. Çünkü İslam'da geleceğe ilişkin bilgiyi bilme ve buna dair iddia ancak Allah'a mahsustur. Her ne kadar İslamiyet'te fal yasaklansa da Hazret-i Muhammed'den rivayet edilen çeşitli hadisler referans alınarak fala ilişkin uygulamalar tarihî süreç içerisinde İslami bir forma bürünmüş ve onlara kutsiyet atfedilmiştir. Bu makalede İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kütüphanesindeki mecmuada yer alan meyvelerle ilgili falname, araştırma konusu olarak seçilmiştir. Çalışmada öncelikle falnameler hakkında genel bilgiler verilmiş, akabinde falnamenin bulunduğu mecmua tanıtılmıştır. Şekil ve muhteva özellikleriyle ilgili bilgi verilen makalenin son kısmında ise söz konusu falnamenin çeviri yazılı metnine yer verilmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Kilikya ermenilerinin çukurova’daki iktisadî faaliyetleri
Aktaş, Yasemin
Kilikya olarak da isimlendirilen Çukurova, stratejik konumundan dolayı tarih boyunca önemli bir bölge oldu. Bu coğrafyaya hâkim olmak isteyen birçok devlet ve topluluğun içinde Ermeniler de vardı. Ermeniler, 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’daki yer değişimi neticesinde Çukurova’ya geldiler ve bölgede kendi hakimiyetlerini sağlamaya çalıştılar. Siyasî ilişkilerin yanında varlıklarını gösterebilme adına iktisadî kalkınmaya önem verdiler. İktisadî başarıyla da bölgedeki siyasî varlıklarını daha sağlam zemine oturtmaya çaba sarf ettiler. Bu kapsamda verimli ve zengin Çukurova topraklarını amaçlarına uygun olarak kullandılar. Bu zenginlikten en üst düzeyde fayda sağlamaya çalışan Ermeni hânedân liderleri, tarım ve hayvancılıktan madenciliğe kadar birçok iktisadî girişimde bulundular. Bu şekilde hem bölgeye dikkat çekmeyi hem de söz konusu zenginlikten siyasî noktada bir sonuç almayı hedeflediler. Ermeniler, bu kapsamda bölgenin her türlü ürününü ticarileştirdiler. Ayrıca başta Ceneviz ve Venedik olmak üzere çeşitli tüccar gruplarına yönelik iskân ve vergi muafiyeti tanıdılar. Böylece Çukurova’nın ticarî potansiyelini artırmaya yönelirken bölge ticareti ve ticaret yollarını da kendi kontrollerine almak için uğraş verdiler. Bu girişimlerini kanunlarla da destekleyen Ermeniler, kanunnâmeler ilan etiler. Böylece ticarî alanda düzen sağlayıp daha fazla gelir elde etmeyi amaçladılar. Bu çalışma, Kilikya Ermenilerinin XI. yüzyılın sonunda bölgeye gelip yerleşmelerinin akabinde söz konusu iktisadî kalkınma konusunda neler yaptığını ve hangi faaliyetlerde bulunduğunu ele almaktadır.
- MakaleAçık Erişim2023İnanç Duygusal Bağlılığı Etkiler mi? Etkileşim Adaletinin Rolü
Battal, Fetullah; Öz, Halil Hakdan
Bu çalışma ruhsal liderliğin inanç boyutuyla duygusal bağlılık arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkide etkileşim adaletinin aracılık rolünü incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda kullanılmak üzere araştırma evrenini oluşturan Bayburt’ta Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilkokullarda görev yapan öğretmenlere anketler çevrimiçi olarak gönderilmiştir. Elde edilen 263 veriye IBM SPSS 21.0 ve AMOS 24.0 istatistik programları vasıtasıyla araştırma modeli doğrultusunda frekans analizi, DFA (doğrulayıcı faktör analizi), güvenilirlik analizi, korelasyon analizi ve YEM (Yapısal eşitlik modeli) analizleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre araştırmadaki tüm değişkenlerin birbirleriyle anlamlı, orta düzeyde ve pozitif bir ilişkisi bulunmaktadır. Ayrıca ruhsal liderliğin inanç boyutu duygusal bağlılığı anlamlı ve pozitif bir şekilde etkilemekle beraber, etkileşim adaletinin bu etkide kısmi aracılık rolü bulunmaktadır. Bu bulgular ışığında araştırmadaki tüm hipotezler kabul edilmiştir. Son olarak sonuç ve tartışma bölümünde elde edilen sonuçlar ile literatür karşılaştırılmıştır. Ayrıca araştırma sonuçlarından hareketle yöneticilere ve bundan sonraki araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2023Sınıf Öğretmenlerinin Uzunluk Ölçmeye İlişkin Alan Bilgilerinin Durumsal Yaklaşım Temelli Bir Mesleki Gelişim Çalışması Bağlamında İncelenmesi
Guven, Nazmiye Dilsad; Ciftci, Koza; At, Emine
Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin uzunluk ölçmeye yönelik birim kavramı, birimin uygunluğu ve eş birim kullanımına ilişkin alan bilgilerini bir mesleki gelişim çalışması kapsamında incelemektir. Nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseniyle tasarlanan çalışmada katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen üç sınıf öğretmeninden oluşmuştur. Çalışmanın verileri üç aşamalı mesleki gelişim çalışması kapsamında toplanmıştır. Elde edilen verilerin incelenmesinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Veriler uzunluk ölçme sürecine ilişkin alanyazın esas alınarak analiz edilmiştir. Bulgular, sınıf öğretmenlerinin mesleki gelişim çalışması öncesi uzunluk ölçme süreci ve birime yönelik anlamaları ve alan bilgilerinin yetersiz olduğunu göstermiştir. Ancak mesleki gelişim çalışması boyunca öğretmenlerin ölçme ve birime yönelik bilgilerinde olumlu yönde bir değişikliğin meydana geldiği görülmüştür. Bu bağlamda, mesleki gelişim çalışmalarının öğretmenlerin alan ve pedagojik alan bilgilerinin oluşumunda önemli bir etkiye sahip olduğu görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Hipertansiyon Hastalarının Tanımlayıcı Özellikleri ve Aleksitimi Düzeyleri Öz Etkililik Düzeylerinin Yordayıcısı Mıdır?
Özdemir, Serap Çetinkaya; Metin, Tuba; Semerci, Vahide
Giriş: Hipertansiyon hastalarında kan basıncının kontrol altına alınmasında aleksitiminin yönetilmesi ve öz etkililiğin değerlendirilmesi önemlidir. Amaç: Bu çalışmadaki amaç hipertansiyon hastalarının tanımlayıcı özelliklerinin ve aleksitimi düzeylerinin öz etkililik düzeylerinin yordayıcısı olup olmadığını belirlemektir. Yöntem: Bu araştırma nicel araştırma yönteminin korelasyon desenine göre yapıldı. Araştırmanın verileri Aralık 2022-Mayıs 2023 tarihleri arasında toplandı. Araştırmanın evrenini Türkiye’de yaşayan hipertansiyonlu hastalar oluşturdu ve çalışmaya toplam 103 hipertansiyon hastası katıldı. Araştırmanın verileri “Hasta Tanılama Formu”, “Toronto Aleksitimi Ölçeği” ve “Hipertansiyon Öz-Etkililik Ölçeği” ile toplandı. Veriler bağımsız örneklem t testi, pearson korelasyon ve çoklu linear regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Yaş ortalaması 45.37 ± 17.03 olan hipertansiyon hastalarının %63.1’inin kadın olduğu belirlendi. Hastaların öz-etkililikleri ile aleksitimi düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı (r = -0.071, p > .05). Aleksitiminin dışa-dönük düşünme alt boyutu, yaş, ailede hipertansiyon varlığı ve ilaçları düzenli kullanma bağımsız değişkenlerinin hastaların öz-etkililik düzeyleri üzerindeki varyansın %22.7’sini açıkladığı görüldü. Sonuç: Hastaların öz-etkililiği ile aleksitimi düzeyleri arasında ilişki olmadığı görüldü. Aleksitiminin dışa-dönük düşünme alt boyutu, yaş, ailede hipertansiyon varlığı ve ilaçları düzenli kullanma değişkenlerinin hipertansiyon hastalarının öz etkililik düzeylerini yordadığı bulundu. Hastaların öz-etkililiği ile aleksitimi düzeyleri arasında ilişkiyi ve yordayıcı değişkenleri inceleyen daha kapsamlı çalışmaların yapılması önerilir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Does Economic Growth and Development Affect Mental Diseases? Evidence from Developing and Least Developed Countries
Gültekin, Ömer Faruk; İmamoğlu, İlyas Kays
While the process of economic growth and development reflects on societies as an increase in welfare, it can also lead to negative effects such as pollution and the emergence of some diseases. Population growth and the stresses and pressures of urban life also lead to an increase in mental diseases. The study aims to investigate the relationship between mental diseases and important development indicators such as income, population, and health in underdeveloped and developing countries. In the study, the Kuznets model was used to investigate mental diseases in 119 different countries for the period 1995-2019 using the variables of income per capita, life expectancy at birth, birth rate per woman, and number of people per square kilometer. In the estimation process, based on the results of the quantile regression test, it was found that there is a "U" shaped relationship between mental diseases and per capita income for many quantile levels. The turning point for mental illness about per capita income level was calculated to be approximately 2000 dollars for the average of different quantile levels. It can be said that developing policies for the risks caused by urban life and crowded populations in societies that strive for economic growth and development will provide advantages to countries in the process of reducing mental diseases.
- MakaleAçık Erişim2023Döviz kuru ve hisse senedi fiyatları geçişkenliği: BİST100 ve alt endeksler üzerine bir uygulama
Imamoglu, Ilyas Kays; Aydin, Rahman
Hisse senedi piyasası ile döviz kurları arasındaki ilişki özellikle gelişmekte olan ülkeler için araştırılmaktadır. Çünkü bu ülkeler ekonomik büyümeleri için dış tasarruflara ihtiyaç duymaktadırlar. Ayrıca yabancı fonlar da bu piyasalarda var olan fırsatları değerlendirmek üzere farklı sektörlere yatırım yapmayı tercih etmektedirler. Bu sektörlerden biri de hisse senedi piyasasıdır. Hisse senedi piyasasına gelen fonların nedeni ise literatürde farklı teoriler yardımı ile açıklanmaktadır. Bu teoriler, özellikle gelişmekte olan ülke piyasaları üzerine geçerliliği incelenmektedir. Bu kapsamda çalışmada Türkiye’de hisse senedi piyasaları arasında yer alan BİST100, BİST Mali, BİST Hizmet, BİST Sınai ve BİST Teknoloji endeksleri ile döviz kuru arasındaki ilişki araştırılmaktadır. Bu amaçla çalışmada beş farklı model kullanılmış ve bu modelleri tahmin etmek üzere ARDL yöntemi tercih edilmiştir. ARDL yönteminden elde edilen bulgulara göre BİST100, BİST Mali ve BİST Hizmet endekslerinde geleneksel teorilerin geçerli olduğu belirlenmiştir. BİST Teknoloji endeksinde ise portföy teorisinin varlığı tespit edilmiştir. Son olarak BİST Sınai endeksinde ise döviz kuru ile hisse senedi arasında bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Riskli Alan Eğitim Setinin Türkçeye Uyarlanma Süreci ve Öğrenci Görüşleri Doğrultusunda Değerlendirilmesi
San, Remzi; Yetişensoy, Okan; Odabaşı, Hatice Ferhan; Alan, Ümran; Karaduman, Hıdır
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ile Birleşmiş Milletler, Doğal Afet Zararlarının Azaltılması Stratejisi (UNISDR) kapsamında 2004 yılında çocukları afetlere karşın eğitim yoluyla bilinçlendirmek için Riskland (Riskli Alan) Eğitim Seti geliştirilmiştir. Bu araştırma ile 15'ten fazla dile uyarlanan Riskli Alan Eğitim Setinin Türkçeye ve Türk kültürüne uyarlanma sürecinin ve uyarlanan eğitim setine dayalı bir eğitsel uygulama gerçekleştirerek uyarlanan eğitim setine ilişkin öğrenci görüşlerinin ortaya koyulması amaçlanmaktadır. Araştırmanın ilk aşaması olan Riskli Alan Eğitim Setinin Türkçeye ve Türk kültürüne uyarlanma sürecinde seri yaklaşım, ikinci aşaması olan eğitim setinin uygulanması ve öğrenci görüşlerinin alınması sürecinde temel nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın ilk aşaması 15 altıncı sınıf öğrencisi, 3 sosyal bilgiler öğretmeni ve 6 uzman ile; ikinci aşaması 22 altıncı sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşmeler ile elde edilen nitel veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, Riskli Alan Eğitim Seti Türkçeye ve Türk kültürüne uyarlanmış, gerçekleştirilen uygulama sürecinde eğitim seti öğrenciler tarafından eğitici-öğretici, eğlenceli, akılda kalıcı ve mantıklı olarak değerlendirilmiştir. Öğrenciler, eğitim setinin kendilerine yönelik katkılarını bilgi edinme ve öğrenme, farkındalık ve bilinçlenme, eğlenme ve keyif alma, bilgiyi hatırlama ve kalıcılaştırma şeklinde sıralamışlardır. Ayrıca, eğitim setini deneyimlerken eğlenme, heyecanlanma, mutlu hissetme gibi duygular yaşadıklarını belirtmişlerdir. Öğrenciler, eğitim setinin afetler konusunda eğitici-öğretici olması, afetleri eğlenerek ve oynayarak öğretmesi, afetler konusunda bilinçlendirmesi, afetlerle ilgili oyunda sorulan soruların öğretici olması gibi nedenlerle afet risklerinin azaltılması konusunda faydalı olduğunu ifade etmişlerdir. Araştırma sonucunda Riskli Alan Eğitim Setinin okulöncesi eğitimde ve ilköğretimde kullanımına, dezavantajlı gruplar için uyarlanmasına, çevrimiçi hale dönüştürülmesine yönelik öneriler getirilmiştir.
- MakaleYalnız künye2023Türkçe ve türk kültürü ders kitaplarının somut olmayan kültürel miras unsurları açısından incelenmesi
Gülden, Bahadır; Demirel, Osman; Demirer, Emre
Bu araştırmada yurt dışındaki iki dilli öğrenciler için hazırlanmış Türkçe ve Türk kültürü ders kitapları kültürel nitelik ve nicelik açısından incelenmiştir. Kültürel ölçüt olarak halk biliminden yararlanılmış ve halk bilimindeki “Halk bilimi kadroları” ve UNESCO tarafından tescillenmiş somut olmayan kültürel miras (SOKÜM) listelerindeki unsurlar inceleme ölçütü olarak tercih edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Kitaplardaki kültürel unsurlar halk biliminin beş alanına göre tasniflenmiştir. Bu alanlar sözlü gelenekler ve anlatımlar; gösteri sanatları; doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar; toplumsal uygulamalar, ritüeller ve şölenler, el sanatları geleneği alanlarından oluşmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre kitaplarda tespit edilen en az unsur el sanatları geleneğindeyken (5. sınıf: 5, 6. sınıf: 1, 7. sınıf: 3, 8. sınıf: 4) en çok tespit edilen unsursa sözlü gelenekler ve anlatımlar (5. sınıf: 56, 6. sınıf: 87, 7. sınıf: 90, 8. sınıf: 49) alanındadır. Kitaplardaki etkinlikler de kültürel içerik açısından incelenmiştir. 5. sınıf ders kitabında etkinliklerin %51,55’i; 6. sınıf kitabında %50.89’u; 7. sınıf kitabında %64,65’i, 8. sınıf kitabında ise %38,88’i halk bilimi ya da SOKÜM unsurlarıyla ilişkilendirilerek tasarlanmıştır. Kitaplarda SOKÜM unsurlarından da yararlanılmıştır. Kitaplarda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nden 21, UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nden 8, Doğal Miras’tan 2, Yaşayan İnsan Hazinelerinden 3, İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası’ndan 11 kez yararlanılmıştır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Tropikal Meyve Yetiştiriciliğinin Türk Halk Hekimliği Üzerindeki Etkileri
Ünalan, Ozlem
Amaç: Bu çalışma iklim ile halk hekimliği arasındaki ilişkiyi, yetiştirilen yöresel meyvelerin halk sağlığındaki kullanım özelliklerini ve Türkiye’de son yıllarda büyük rağbet gören tropikal meyve yetiştiriciliğinin Türk halk hekimliği üzerindeki etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Yöntem: Çalışmayı gerçekleştirebilmek için Türk halk hekimliği üzerine yapılan tez, kitap, makale vb. çalışmalar incelenmiş, söz konusu çalışmalarda yer alan muz, avokado, kudret narı vb. tropikal meyvelerin hangi hastalıklarda, ne şekilde kullanıldıkları tespit edilmiştir. Ayrıca konuyla ilgili olarak Alanya’da pazarlarda yer alan el broşürleri irdelenmiştir.Bulgular: Araştırmalar ve yapılan incelemeler bir bölgenin iklim ve bitki örtüsü özellikleri ile o bölge halkının halk hekimliği uygulamaları arasında bir ilişki olduğunu göstermiştir. Bu doğrultuda özellikle Antalya, Mersin, Adana ve Hatay bölgesinde yetiştirilen tropikal meyvelerin aynı zamanda bölge halkının hastalıklardan korunma ve tedavi etmede bir drog özelliği gösterdiği tespit edilmiştir. Sonuç: Bu çalışma, 12.06.2019-15.10.2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Ülkemizde yıllardır üretilen muz ve avokado, özelde yetiştikleri bölgede genelde ise tüm Türkiye’de bir besin olarak tüketilmesinin dışında, içinde yer alan önemli vitaminler ve bileşenler sebebiyle çeşitli hastalıklara karşı da kullanılmaktadır. Son yıllarda Türkiye’de tropikal meyve yetiştiriciliği artmış ve yeni tropik meyveler yetiştirilmeye başlanmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Antibacterial, antifungal, antibiofilm, antioxidant, and anticancer properties of methanol extracts of some acantholimon boiss (plumbaginaceae) species
Bülbül, Ali Savaş; Sen, Fatih; Bostancı, Maşide Temiz; Uygun, Cihangir; Bekmezci, Muhammed; Bayat, Ramazan
Therapeutic properties of plants have been used since the existence of mankind. To benefit from this feature, the discovery of the active components of plants has gained momentum today. One of these plant species is Acantholimon Boiss. This plant extract has antifungal, antimicrobial, and anticancer properties. In this article, antimicrobial, antifungal and antioxidant capacities and antibiofilm properties of Acantholimon Boiss plant extract on 15 bacterial and 2 fungal species were evaluated. Antimicrobial properties were evaluated by Agar Well Diffusion method. It was observed that the plants formed a zone diameter of 12-18 cm. Minimum Inhibition Concentration (MIC) and Minimum Bactericidal Concentration (MBC) tests were used to determine the minimum active property. Biofilms of almost all bacteria were reduced by 10-50% by Acantholimon species at doses of 8 mg/ml-16 mg/ml. For MCF-7 cells, the IC50 values for A. acerosum subsp. brachystachyum (Boiss. ), A. acenum var. balansae, A. armenum var. balansae and A. kotschyi were 0.143 mg/ml, 0.63 mg/ml, 0.63 mg/ml, 0.63 mg/ml, 0.63 mg/ml, 0.63 mg/ml and 0.107 mg/ml, respectively. The same doses did not show a cytotoxic effect on HUVEC cell lines. With this article, it has given important results in terms of having a wide range of bacterial studies and examining its activities in fungi and cell lines. These findings suggest that extracts of Acantholimon Boiss species may be a potential source of natural medicines and antibacterial, antifungal, antibiofilm, antioxidant, and anticancer activities may support their therapeutic use.
- MakaleAçık Erişim2023Yonga levhanın mekanik, fiziksel ve formaldehit emisyon özellikleri üzerine sıcak pres hızının etkisi
Ayata, Ümit; Camlibel, Osman
Bu çalışmada, sıcak pres hızındaki değişimin yonga levha (PB)’nın fiziksel, mekanik ve formaldehit emisyon değerleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. PB üretiminde, odun hammaddesi olarak %40 meşe (Quercus petraea L), %50 sarıçam (Pinus sylvestris L) ve %10 akkavak (Populus alba) planya talaşı kullanılmıştır. Tutkal olarak %65 konsantrasyonda üre formaldehit (UF) (1/1:35 mol), sertleştirici olarak %20 konsantrasyonda amonyum sülfat (AS) ve su itici kimyasal olarak %60 konsantrasyonda sıvı parafin (LW) kullanılmıştır. PB deney örnekleri hazırlanırken üretim reçete değerleri sabit bırakılmış ve yalnızca üretim hızı değiştirilmiştir. Pres hızları 240 mm/sn (PH240), 245 mm/sn (PH245) ve 258 mm/sn (PH258) olacak şekilde ayarlanmıştır. PB numunelerinin fiziksel, mekanik ve emisyon karakterizasyonu ilgili TSE standartlarına göre yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Sonuçlar arasında önemli farklılıklar bulunmuştur. Bu farklılıkların sıcak pres hızından kaynaklandığı görülmüştür. Pres hızının artması, PB’nin mekanik özelliklerini ve direnç testlerini olumlu yönde etkilemiştir. Pres hızındaki artış levhanın mekanik direncini düşürmüştür.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele














