Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Bayram, Sinan(9)
- Ayata, Ümit(8)
- Can, Zehra(8)
- Dertli, Enes(8)
- Esmer, Yusuf(8)
- Kaya, Yunus(8)
- Semerci, Vahide(8)
- Akyol Özcan, Kübra(6)
- Kara, Yakup(6)
- Maden, Sedat(6)
- Şahin, Engin(6)
- Bilgin, Yusuf(5)
- Dirican, Ebubekir(5)
- Ertugrul, Mehmet(5)
- Gülden, Bahadır(5)
- Gıdık, Betül(5)
- Imamoglu, Ilyas Kays(5)
- Kaplan, Kadir(5)
- Kaya, Musa(5)
- Koçak, Lokman(5)
- Kutlu, Naciye(5)
- Sönmez Sarı, Ebru(5)
- Ünalan, Ozlem(5)
- İspirli, Hümeyra(5)
- Ates, Fatih(4)
- Bulut, Mehmet(4)
- Bülbül, Ali Savaş(4)
- Ecem Bayram, Nesrin(4)
- Gökçe, H.S.(4)
- Gültekin, Ömer Faruk(4)
- Kadakal, Huriye(4)
- Kahveci, Hakan(4)
- Kamiloğlu, Aybike(4)
- Kaya, Metin(4)
- Kırbaş, Zila Özlem(4)
- Teber, Ahmet(4)
- Uzunçakmak, Sevgi Karabulut(4)
- Uğur, Uçar(4)
- Yilmaz, Sevda(4)
- Öztürk, Mesut(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim20231939 Erzincan Depreminde Milli Yardım Komitesi’nin Kuruluşu ve ABD’nin Türkiye’ye Yardımları
Uğur, Uçar
1939 yılının son günlerinde meydana gelen Erzincan Depremi Türkiye’de gerçekleşen en yıkıcı depremlerin başında gelmektedir. Anadolu’nun büyük bir kısmını etkileyen bu deprem, 30 binden fazla insanın hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Bu kadar yıkıcı bir deprem sonrasında ulusal yas ilan edilmiş, Türkiye tek yürek olarak depremin yaralarını sarmak için hemen çalışmalara başlamıştır. Bunun için öncelikle TBMM başkanlığına bağlı olarak milli yardım komitesi oluşturulmuştur. Buradaki amaç devletin yükünü hafifletmek ve deprem bölgesine yapılacak yardımları en kısa sürede resmi araçlar ile ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktır. Milli yardım komitesine Türkiye’nin her bölgesinden vatandaş göze çarpan yakın ve güçlü dayanışma örneği göstermiştir. Depremin yaralarını sarmak için birçok devlet yardım faaliyetlerine başlamıştır. Çalışmamıza konu olan ABD, en çok yardım faaliyetlerinde bulunan devletler arasındadır. Çalışmada depremin yıkıcı etkilerinden ziyade milli yardım komitesinin kuruluşu ve komiteye yapılan yardımlar ele alınmaktadır. Bu çalışmada Türkiye’de yaşanan en büyük felaketlerden biri olan Erzincan Depremi’nin yaralarını sarmak için oluşturulan milli yardım komitesinin kuruluşu ve önemli dayanışma örneği gösteren ABD’nin yaptığı yardımlar ele alınmaktadır. Çalışmada tarih biliminin en temel kaynağı kabul edilen arşiv belgelerinden olan başta Cumhuriyet Arşivi Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşivi olmak üzere, TBMM zabıt kayıtları, süreli yayınlar, telif ve tetkik eserlerden yararlanılmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023Etkinlik ve Eşitlik Açısından Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Uzlaşma
Bulut, Mehmet
Türk sosyal güvenlik sisteminde, devamlı nitelikteki işyerlerinde uygulanan asgari işçilik in- celemeleri sonucunda ortaya çıkan prim, gecikme cezası, gecikme zammı ve idari para cezaları için uzlaşma düzenlemesi bulunmaktadır. Ancak uzlaşma talep edilebilmesi için ortaya çıkan prim kaybının herhangi bir sigortalıya maledilmemesi gerekmektedir. Bu itibarla sosyal güvenlikte uz- laşma uygulamasının oldukça sınırlı bir kapsamı bulunmaktadır. Bununla birlikte uzlaşma dü- zenlemesinin, kapsamı, yapısı ve usulü göz önünde bulundurulduğunda gerek eşitlik gerekse de kanunilik ilkesine aykırı sonuçlar ortaya çıkardığı görülmektedir. Türk vergi sisteminde uzun yıl- lardır uygulanan uzlaşma düzenlemesinden farklı olarak Türk sosyal güvenlik sistemindeki uz- laşma uygulaması akademik olarak ilgi gösterilmiş bir konu olmamıştır. Bu itibarla Türk sosyal güvenlik sistemindeki uzlaşma düzenlemesini uygulama, etkinlik ve eşitlik açısından ele alan bu çalışmamız özgün bir niteliğe sahiptir.
- MakaleAçık Erişim2023The Moderator Effect of Perception of Social Self-Efficacy in the Relationship Between Communication Apprehension and Entrepreneurial Intention
Kızıl, Seda
The aim of this study is to evaluate the perception of social self-efficacy on university students’ communication apprehension and entrepreneurial intention levels. The data for the research were obtained by applying a questionnaire to Bayburt University students. The obtained data were subjected to appropriate analyses using SPSS and AMOS programs. As a result of these analyses, it was concluded that the communication apprehension of the students participating in the research had a negative and significant effect on their entrepreneurial intention, and the perception of social self-efficacy had a moderating effect on this effect.
- MakaleYalnız künye2023Borsa Endeksi Yönünün Makine Öğrenmesi Yöntemleri ile Tahmini: BIST 100 Örneği
Akyol Özcan, Kübra
Borsa endeksleri ve menkul kıymetler için yön (artış veya azalış) tahmininde bulunmak yatırımcıların ve araştırmacıların uzun zamandır dikkatini çekmektedir. Geçmiş verilerle gelecek veriler arasındaki bağlantının kurulması bu tahmini zorlaştırmaktadır. Söz konusu bağlantı ekonometrik modeller veya yapay zekâ modelleri yardımıyla kurulmaktadır. Yapay zekâ modelleri ekonometrik modeller gibi katı varsayımlar gerektirmez, nitel ve nicel verileri kullanabilir. Bu çalışmada Ocak 2002 - Eylül 2022 tarihleri arasında aylık ortalama BIST 100 endeks değerleri alınarak, bir önceki aya göre artış gerçekleşen durumlar için “1”, azalış gerçekleşen durumlar için “0” şeklinde iki gruplu bir bağımlı değişken oluşturulmuştur. BIST 100, S&P 500, CAC40, FTSE10, NIKKEI225DAX, SHANGAICOMP, ONSUSD, USDTRY, VIX ve REPO değişkenlerinin 1. ve 2. gecikmeli değerleri bağımsız değişken olarak alınmıştır. Uygulamada BIST 100 endeksi için yön tahmininde Lojistik Regresyon Analizi (LR), Lineer Diskriminant Analizi (LDA), Naive Bayes Algoritması (NB), Rastgele orman Algoritması (RF), K-En Yakın Komşu Algoritması (KNN), Sınıflandırma ve Regresyon Ağacı Algoritması (CART), Yapay Sinir Ağları (NNET), Gauss Çekirdek Fonksiyonu ile Destek Vektör Makineleri (SVM-RBF), Polinomiyal Çekirdek Fonksiyonu ile Destek Vektör Makineleri (SVM-POLY) olmak üzere toplam dokuz farklı makine öğrenme metodu kullanılmıştır. Sonuç olarak lineer yöntemlerin daha başarılı tahmin sonuçları ürettiği görülmektedir.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2023Developing The Scale of Understanding and Using Language of Mathematics: A Validity and Reliability Study
Öztürk, Mesut; Albayrak, Mustafa; Samed
The current study was conducted to develop a valid and reliable measurement tool that can measure middle school students' ability to understand and use the language of mathematics. The study was carried out in two stages. In the first stage, data were collected from 359 middle school students studying in a city in the north of Turkey in order to determine the structure of the scale. Exploratory factor analysis was performed on the collected data. In the second stage, data were collected from 217 middle school students studying in public schools in a province located in the east of Turkey in order to verify the structure of the scale. Confirmatory factor analysis was performed on the collected data. For the reliability of the scale, the Cronbach Alpha internal consistency coefficients of the entire scale and its sub-dimensions were checked. As a result of the analyzes made, a valid and reliable "Mathematics Language Understanding and Using Skills Scale" consisting of nine items and two dimensions was developed. Considering the items of the scale and the theoretical framework, the dimensions were named as "understanding the language of mathematics" and "using the language of mathematics".
- MakaleYalnız künye2023Geopolitics of taxation: a panel data analysis on G-20 developed economies wit- hin the framework of political systems and public finance
Kuzu, Mehmet; Kocaoğlu, Fatih
In the simplest terms, tax; refers to the econo- mic values that the state collects from real and le- gal entities to finance public services and invest- ments based on its sovereign power. Taxation policy is a sub-branch of economic policies. Many factors affect these policies, such as sociological, economic, etc. In today’s globalising world, one of these factors is geographical factors. The effect of geographical factors on the functioning of the economy and economic policies with geopolitical factors is expressed as geo-economy. The geopo- litics of taxation as a newly developing economy and geo-economic field; examines the effects of geographical factors on the formation and results of taxation policies on a local, regional and global scale. To determine these effects accurately, it is necessary to determine the geopolitical typologi- es expressed by the geographical factors. In this context, the aim of this study is; It is to determine how the geopolitics of taxation differs according to the colonial (Marine), terrestrial and transition (Mixed, both maritime and terrestrial) geopolitical typologies within the framework of the G-20 de- veloped economies. Countries with colonial typo- logy; USA, UK, Japan, terrestrial typology; Ger- many, Russian Federation, Canada; Countries with a transitional typology; Brazil, China, and India. Panel robust regression and panel VAR method were used in the study. The observation interval of the study is the period between 1990-2019 at a monthly frequency. According to the panel’s Robust Regression results, taxation policies’ effi- ciency in terrestrial typology wae low. In the colo- nial typology, the effectiveness of taxation polici- es was observed to be high. Taxation policies effective in the transitional typology but somew- hat less so than in the colonial typology. While the effect of commercial taxes on growth was posi- tive in colonial and continental typologies, it was negative in transition typology. Dynamic analysis with the Panel VAR method also supported static results obtained in robot regression.
- MakaleAçık Erişim2023Tunuslu öğrencilerin yabancı dil olarak türkçe öğrenmeye yönelik tutumları
Maden, Sedat; Kaya, Musa
Tunuslu öğrencilerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenmeye yönelik tutumlarını belirlemeyi amaçlayan araştırma, nicel yöntemlerden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılarak hazırlanmıştır. Bu doğrultuda araştırmanın verileri, Karatay ve Kartallıoğlu tarafından geliştirilen Türkçe Öğrenme Tutum Ölçeği aracılığı ile toplanmış, elde edilen bulgular SPSS 16.00 programı kullanılarak analiz edilmiş ve bulgular tablolar hâlinde sunularak yorumlanmıştır. Toplam 212 katılımcının verilerinin incelendiği çalışmada; Tunuslu öğrencilerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenmeye yönelik tutum ortalamalarının yüksek olduğu, bildikleri yabancı diller ile Türkçeye yönelik tutumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmadığı, Türkçe dil seviyeleri ve dil öğrenme süresinin de tutumları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı belirlenmiştir. Bunlarla birlikte katılımcıların Türkçeyi öğrenme amaçlarının tutumları üzerinde etkili bir değişken olduğu ve özellikle eğitim amacıyla Türkçe öğrenen Tunusluların meslek, turizm, Türk dili ve kültürünü öğrenme amaçları ile Türkçe öğrenenlere göre daha yüksek tutuma sahip oldukları görülmüştür. Bu da Türkçenin katılımcılar tarafından geleceğe dönük belirli bir amaç doğrultusunda öğrenildiğini ve katılımcıların Türkçe öğrenmeye yönelik güçlü bir motivasyon kaynağına sahip olduklarını göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Education in Disaster Situations: The Impact of The Kahramanmaraş Earthquake on Teachers' Experiences
Kuzey, Memet; Cengiz, Ekrem; Bozkaya, Hasan; Arici, Faruk
This study examines how the earthquake that occurred on February 6, 2023, in Kahramanmaraş, Turkey, has affected educational activities in the region. The research utilized questionnaires to survey teachers and gather information about the main problems they experienced after the earthquake and their solution suggestions. The findings provide valuable insights for educators and policymakers to tackle the challenges teachers and students face after a natural disaster. The study employed a basic qualitative research design within qualitative research methods. The study group comprised 42 volunteer teachers from eleven different Turkish provinces at various education levels who experienced the February 6, 2023, earthquake centered in Kahramanmaraş and participated in educational activities in the same area following the earthquake. The group of research participants was selected through easily accessible case sampling, one of the types of purposeful sampling. The data collected underwent content analysis. As per the study results, teachers detected issues that have arisen after the earthquake in the realms of educational infrastructure, psychosocial well-being, security, communication, and other factors. They then devised individual and collaborative solutions to address these challenges. Additionally, the study discussed the proposed solutions of teachers for addressing the psychosocial issues that students face in the aftermath of an earthquake. It provides crucial insights for comprehending the problems in post-earthquake education and extending support to students. Teachers' recommendations for enhancing earthquake education and awareness can significantly aid future preparedness and crisis management.
AtıfTR Dizin9
İncele - MakaleAçık Erişim2023Hemşirelerin aşı karşıtlığı düzeylerinin belirlenmesi
Kırbaş, Zila Özlem; Semerci, Vahide; Güneş, Hüseyin
Amaç: Bu çalışma hemşirelerin aşı karşıtlığı düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Çalışma 15 Eylül-30 Eylül 2022 tarihleri arasında bir eğitim araştırma hastanesinde tanımlayıcı olarak yapıldı. Örneklem seçimine gidilmeyip çalışmaya katılmayı kabul eden, çalışma tarihlerinde izinli ve raporlu olmayan 282 hemşireye ulaşıldı. Veriler Kişisel Bilgi Formu ve Aşı Karşıtlığı Ölçeği kullanılarak hemşireler ile yüz yüze görüşülerek toplandı. Bu çalışmada bilimsel ve evrensel ilkelere uyuldu ve gerekli izinler alındı. Veriler IBM SPSS v25 paket programda analiz edildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Veriler normal dağıldığından hemşirelerin tanıtıcı özellikleri ile ölçek puanlarının karşılaştırmasında Independent Sample T testi ve One-Way ANOVA testi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 39.60±7.43 (min=20, max=59)’tür. Hemşirelerin %90.8’i kadın olup, %83.3’ü evli, %72.0’si lisans mezunu ve %62.1’i servis hemşiresi olarak çalışmaktadır. Hemşirelerin Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı 46.82±12.43’tür (min=21, max=90). Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı ile hemşirelerin aşı tereddütü yaşamaları, çocuk sahibi olma durumları ve aşı hakkında bilgi durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0.05). Sonuç: Çalışmamızda hemşirelerin aşı karşıtlığı orta düzeydedir. Aşı tereddütü yaşayan ve akrabasından/arkadaşından aşı hakkında bilgi edinen hemşirelerin Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı daha yüksek, çocuk sahibi olan hemşirelerin Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı daha düşüktür.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Türkçe öğretmenlerinin ders sürecinde kullandıkları web 2.0 araçlarına yönelik bir değerlendirme
Banaz, Emrullah
Öğretmen, eğitim sisteminin akışını sağlamak durumundadır. Toplumda teknolojik materyallerin üretimi ve kullanımı giderek artmaya devam ederken öğretmenlerin de bu dijital teknolojileri sınıf içerisine aktarabilmeleri, sınıflarını ve kendilerini bu teknolojilere göre hazırlamaları önem arz etmektedir. Araştırmada Türkçe öğretmenlerinin ders verme sürecinde kullandıkları Web 2.0 araçlarına yönelik değerlendirme yapmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan kesits el tarama deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapmakta olan 398 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Google Formlarda hazırlanan Öğretmenlerin Web 2.0 Araçları Tercih Formu ile toplanmış olup veriler çeşitli istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularından hareketle Türkçe öğretmenlerinin kavram/zihin haritası oluşturmak için en fazla Mindmeister’i, sanal duvar/pano oluşturmak için en fazla Padlet’i, poster ve karikatür oluşturmak için en fazla Word Art’ı, kitap/dijital hikâye oluşturmak için en fazla Wattpad’i, test, bulmaca veya anket oluşturmak için en fazla Kahoot’u, sunum oluşturmak için en fazla Prezi’yi, sanal sınıf oluşturmak için en fazla Zoom’u tercih ettikleri sonuçlarına ulaşılmıştır.
- MakaleYalnız künye2023As a national school of public administration todaie's graduate education academics and students' perspective
Efe, Ahmet; Yazıcı, Sinan
Public administrations are significant in providing essential public services such as justice, security, defense, and health that the market cannot fully meet and in observing the public interest. This study carried out within the scope of the theories of Tacit Knowledge and Institutional Knowledge, aimed to reveal the perceptions of the academicians working in the institution and the public personnel studying in this institution regarding the graduate education of Public Administration Institute for Türkiye and the Middle East, a national public administration school. The data obtained from the study with the phenomenology design of the qualitative research method and the academicians and public personnel with different academic formations working in other fields of the Türkiye public bureaucracy were analyzed by content analysis. As a result of the study, it is revealed that Public Administration Institute for Türkiye and the Middle East has a public administration laboratory function in disclosing the tacit knowledge in public institutions and producing high-level knowledge through the interaction of students from different disciplines and other countries. It has been understood that the systematic and multidisciplinary training of public personnel, especially senior managers, with the perspective of public interest and public service, contributes to their internalization of a strategic and general view in their institutions and thus to making the right decisions with the competence to see the big picture.
- MakaleAçık Erişim2023Tartışmaların odağındaki sahâbî ebû hureyre (bir rivayet bağlamında hadis uydurduğu iddiası)
Türkoğlu, Hamdi
Sahâbeye yöneltilen tenkitleri yine sahâbe dönemine kadar götürmek mümkündür. Başta Hz. Âişe olmak üzere bir kısım sahâbîlerin, Hz. Peygamber’den eksik işitmeleri veya hatalı rivayette bulunmaları sebebiyle bazı sahâbîlerin rivayetlerini düzelttikleri (istidrak) bilinmektedir. İlk müslüman nesil olan sahâbenin birbirleri hakkındaki uyarıları, tenkitleri ve düzeltmeleri, hata yaptığı düşünülen sahâbînin adaletini ortadan kaldırma, güvenilir olmadığını ortaya koyma ve nihayet rivayetini kabul etmeme amacına matuf olmayıp nakledilen rivayetin tashihini amaçlamaktadır. Ancak sahabe asrından yaklaşık iki asır sonrasına (hicri III. asır) gelindiğinde ise sahâbe hakkındaki tenkitlerde menfî anlamda bir evrilme olduğu görülmektedir. Artık bu asırdan itibaren bazı şahıs ve fırka mensupları bazı sahâbîlerin doğrudan adalet vasıflarına yönelik tenkitlerde bulunmuşlardır. Sözü edilen asırda ilk defa bazı sahâbîlerin yalan söylediği dile getirilmiş, bunlar da yine Hz. Ömer, Hz. Âişe gibi bazı sahâbîlere nispet edilmiştir. Buna göre bir sahâbînin yalancı olduğu yine başka bir sahâbî tarafından ortaya konulmaktdır. Ancak bu anlamda sahâbeye nispet edilen rivayetlerin güvenilir senedleri bulunmadığı gibi temel hadis kaynaklarında da yer almadıkları, muhtelif türlerde kaleme alınan akademik kitap ve makalelerde ortaya konulmuştur. XVIII ve XIX. asırlara gelindiğinde ise III. asırda temeli atılan bu menfî tavra müsteşriklerin de dahil oldukları görülmektedir. Dolayısıyla bu son asırlardan günümüze kadarki zaman dilimi içerisinde müsteşriklerle beraber bazı araştırmacılar, geçmiş dönemlerde dile getirilen iddiaları daha da geliştirip genişleterek gündeme taşımayı başarmışlardır. Özellikle sahâbenin adaletini hedef alan bu menfî tenkitlerin hadis rivayetinde aktif rolü olan ve önde gelen sahâbîler etrafında yoğunlaştığı dikkat çekmektedir. Bu meyanda Hz. Âişe, Abdullah b. Abbâs, Abdullah b. Ömer gibi meşhur sahâbîler, bu eleştirilerden fazlasıyla nasibini alan isimlerden birkaçıdır. Aynı eleştirilerin odağında yer alan ve en çok hadis rivayet eden Ebû Hureyre de çok hadis rivayet etmek ve yalan söylemekle itham edilerek ismi ve soyu bilinmeyen bir şahıs olarak değerlendirilmiştir. Son birkaç asır içerisinde sahâbeye yöneltilen tenkitlere 1957 yılında vefat eden Abdulhüseyin Şerefüddin el-Mûsevî de katkı sunmuştur. Ebû Hureyre hakkında ve yine “Ebû Hureyre” isimli müstakil ilk çalışmayı yaptığı belirtilen Mûsevî, bu kitabında Ebû Hureyre’nin kimliğinin meçhul olduğunu, Suffe ehlinin fakirleri içerisinde yer aldığını, karın tokluğuna çalışarak ve başkalarına hizmet ederek geçimini sağladığını, eğitimsiz ve kültürsüz olduğunu ifade etmektedir. Lübnan asıllı Şiî müellif Mûsevî’nin tenkitleri arasında Ebû Hureyre’nin hadis uydurduğu iddiası da yer almaktadır. Mûsevî, Ebû Hureyre’nin kedilere olan sevgisi ve tutkusu sebebiyle kedisiyle ilgilenmeyen hatta onu hapsedip yiyeyecek-içecek bir şey vermeyen, çevrede serbestçe dolaşıp beslenmesine de müsaade etmeyen bir kadının cehenneme girdiğini bildiren rivayeti Hz. Peygamber adına uydurduğunu iddia etmiştir. Ona göre bu rivayet, Ebû Hureyre’nin uydurduğu hayali bir rivayettir. Mûsevî aynı zamanda bahsi geçen iddiasını güçlendirmek için ilgili hadis bağlamında Hz. Âişe’nin Ebû Hureyre hakkındaki itirazını delil olarak kullanmıştır. Hz. Âişe’ye nispet edilen ve tek senedle rivayet edilen (garîb) bu rivayete göre Hz. Âişe, Ebû Hureyre’nin bahsi geçen rivayeti naklettiğini işitince onu sorgulamış, azarlamış ve Hz. Peygamber’den rivayette bulunduğu zaman daha dikkatli olmasını tenbihlemiştir. Bu makalede, Ebû Hureyre’nin kedisine işkence etmesi sebebiyle bir kadının cehenneme girmesinden bahseden rivayet temelinde Mûsevî’nin iddiası tartışılacaktır. Aynı zamanda Mûsevî’nin kendi görüşünü desteklemek üzere delil olarak kullandığı Hz. Âişe’nin Ebû Hureyre hakkındaki itirazı değerlendirilecektir. Bahsi geçen rivayetler işlenirken öncelikle Ebû Hureyre tarikli rivayetler ele alınacaktır. Rivayetin senedleri tablo halinde verilecek, senedlerdeki ravilerin güvenilirlik durumlarına işaret edilerek sıhhat durumları otaya konulacaktır. Ayrıca çalışmanın ana temasını oluşturan bu rivayetin Ebû Hureyre dışındaki diğer sahâbî ravileri konumunda olan Abdullah b. Ömer, Cabir b. Abdillah, Abdullah b. Amr ve Esma bnt. Ebu Bekr’den gelen rivayetler incelenecektir. Ebû Hureyre’den nakledilen rivayetlerde olduğu gibi mezkur sahâbîlerin rivayetleri de muhtelif senedleriyle birlikte değerlendirilecektir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Öğretmen Adaylarının Spor ve Farklı Değişkenler Açısından Zekâ Oyunlarına Karşı Tutumlarının İncelenmesi
Tatlısu, Bülent; Kan, Muhammed Enes
Öğretmen adaylarının spor ve farklı değişkenler açısından zekâ oyunlarına karşı tutumlarının incelenmesi amaçlanan bu çalışma genel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma grubunu 2022-2023 öğretim yılında öğrenimini çevrimiçi öğrenme yöntemleriyle sürdüren olarak devam eden 377 kadın, 242 erkek olmak üzere toplam 619 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından geliştirilen “Kişisel Bilgi Formu” ile birlikte Kurupınar ve Aydoğan (2020) tarafından geliştirilen “Zekâ Oyunlarına Yönelik Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Veriler SPSS 26.0 Windows paket programı ile analiz edildi. Bağımsız değişkenin kategori sayısına bağlı olarak ikili gruplarda Bağımsız Örneklem t-Testi, çoklu gruplarda ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ile Posthoc testlerinden LSD testi kullanıldı. Sonuçlar 0.05 anlamlılık düzeyine göre yorumlandı. Araştırmada üniversite öğrencilerinin zekâ oyunlarına yönelik tutum durumlarını; cinsiyetlerinin, yaşlarının, aile gelir düzeylerinin, öğrenim gördükleri bölümlerinin, spor yapma durumlarının ve yapmış oldukları spor türünün etkilediği tespit edildi. Sonuç olarak spor zekâ oyunlarına yönelik tutum durumuna etken bir değişken olduğu tespit edildi.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2023Sedanter Kadınlarda Kan Basıncı ve Dinlenik Nabız Değerlerinin Bazı Antropometrik Özelliklerle İlişkisinin İncelenmesi
Temür, Hacı Bayram
Bu çalışmanın amacı, yetişkin sedanter kadınlarda, dinlenik nabız, yüksek ve düşük kan basıncı değerlerinin, yaş, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, beden kitle indeksi (BKİ), bel ve kalça çevre uzunlukları, bel-boy ve bel-kalça oranları ile ilişkisinin araştırılmasıdır. Çalışmaya dahil edilen 54 katılımcının yaşları ortalaması, 38,20 ± 9,23 yıl, boy uzunlukları ortalaması 159,44 ± 6,38 cm, vücut ağırlıkları ortalaması ise 75,32 ± 12,52 kg düzeyindedir. Katılımcıların, sistolik ve diyastolik kan basıncı, dinlenik nabız, yaş, vücut ağırlığı, boy uzunluğu, bel çevresi, kalça çevresi, bel – kalça oranı, bel – boy oranı değerleri belirlendi. Ayrıca, BKİ değerleri hesaplandı. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarıldı. Verilerin analizinde SPSS 26 paket programında Tanımlayıcı Frekans ve Korelasyon testleri kullanıldı. Analizler sonucunda, diyastolik kan basıncının, bel – kalça oranı ile ilişkisinin anlamlı (p>0,05) olmadığı, boy uzunluğu ile p<0,05 düzeyinde, negatif yönde, diğer tüm parametrelerle pozitif yönde anlamlı (p<0,01) ilişki gösterdiği belirlendi. Sistolik kan basıncının ise, sadece boy uzunluğu ile negatif yönlü ve p<0,05 düzeyinde, diğer tüm değişkenler ile pozitif yönlü anlamlı (p<0,01) ilişki içerisinde olduğu saptandı. Buna karşın dinlenik nabzın, tüm parametrelerle ilişkisinin anlamlı (p>0,05) olmadığı tespit edildi. Bunlarla birlikte, BKİ, bel ve kalça çevresi, karın bölgesi yağ miktarı ve bel/kalça çevresi ile anlamlı (p>0,05) bir ilişkisinin olmadığı ortaya konuldu. Araştırma bulguları neticesinde, sonuç olarak, diyastolik ve sistolik kan basıncının antropometrik özelliklerle negatif ya da pozitif ilişki içerisinde olduğu, dinlenik nabzın ise söz konusu değişkenlerle ilişkili olmadığı söylenebilir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Türkçe Ders Kitaplarında La Fontaine Masallarının Kullanılabilirliğine Dair Eleştirel Bir Yaklaşım
Kara, Kürşad
La Fontaine masalları fabl türünün önemli kaynaklarından biridir. Bu masallar genellikle örnek metin olarak Türkçe ders kitaplarında kullanılmaktadır. La Fontaine masallarındaki karakterlerin çelişkili kişilik özelliklerinin tespit edilmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda zıt kişiliklere sahip masal kahramanlarının çocuk okur açısından uygun olup olmadığı tartışılmıştır. Çalışmada nitel araştırma tekniklerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Kitap on iki kitabın bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Bu kitaplarda nazım şeklinde yazılmış 231 masal yer almaktadır. Yapılan inceleme sonucunda masallardaki 94 hayvan karakterinden 21’inde birden fazla kişilik özelliği tespit edilmiştir. Bu kişilik özelliklerinin 44’ü olumlu, 143’ü olumsuz kişilik özelliğidir. Masallardaki karakterlerin farklı kişilik özellikleri sergilemelerinin çocuk okuyucuları açısından bazı olumsuz durumlar teşkil etmektedir. Karakterlerde aniden ve gerekçesiz yaşanan değişimler, çocuğun karakterlere ve kitaba karşı güveninin sarsılacağı bir durumdur. Değişimin inandırıcı olması ve okuru ikna etmesi gerekir. Birdenbire gerçekleşen, bir dirençle karşılaşmadan oluşan ya da olayda bir nedensellik bağı kurulmadan gerçekleştirilen değişimler çocuk okurda karaktere karşı bir güvensizlik oluşturulmasına neden olabilir. La Fontaine’in fablları birçok değeri somutlaştırarak gözler önüne serer. Fakat bu değerlerin sunumunda kahramanlara yüklenen zıt kişilik özellikleri yetişkinler için uygun olsa da ilkokul ve ortaokul öğrencileri açısından uygun olmadığı öngörülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Bayburt Halk Kültüründe Dua ve Beddualar
Ünalan, Ozlem
Dualar teslimiyeti ve inancı yansıtan, ümit bildiren iyi dileklerdir. Doğumdan ölüme yaşamın her evresinde dualara başvurulur. Duaların aksine beddualar öfke, acı ve üzüntü sonucunda kişinin muhatabına söylediği kötü ve olumsuz sözleri içerir. Beddualar çaresiz kalan insanın üzüntüsünün ve öfkesinin sözle dışa vurulmasıdır. Ayrıca beddualar haksızlığa veya zulme uğrayan kişinin kendisini rahatlatma yoludur. Dua ve beddualar diğer sözlü kültür ürünleri gibi bir geleneğin ürünüdür ve bunların geçmişi yüzyıllar öncesine dayanır. Bazı dua ve beddualarda Şamanizm ve eski Türk inanç sisteminin izleri görülürken özellikle dualar, İslami kültürün etkisiyle beddualara göre daha çok kabul görmüştür ve benimsenmiştir. Dualar ve beddualar müstakil olarak değerlendirilmelerinin yanı sıra âşık şiirinde, mânilerde, ninnilerde, türkülerde, halk hikâyesi ve destanlarda sıkça kullanılan sözlerdir. Bazı dua ve beddualar herkesçe bilinerek genel bir özellik göstermekle birlikte yörelere göre farklılıklar gösteren, yörenin gelenek ve göreneklerinden, inanışlarından ve yaşam biçiminden etkilenen dua ve beddualar da mevcuttur. Bayburt halk kültüründe de halk inanışlarıyla bütünleşmiş özellikle mânilerde ve âşık şiirinde yer almış halkın sıkça kullandığı dua ve beddualar vardır. Bu çalışmada Bayburt halk kültüründen tespit edilen dualar ve beddualar ayrı başlıklar altında incelenmiş ve her biri kendi içinde tasnif edilmiştir. Ayrıca halk inanışları ve uygulamalarında, mânilerde ve âşık şiirinde duaların kullanımıyla ilgili örnekler verilmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023“Altın Bülbül” Masalının Duyguların Dil Bildirimi Açısından İncelenmesi
Akkoyun, Tuğba
Edebiyat, dilin bilgilendirme ve duygulandırma işlevlerinin etkin olarak yer aldığı sanatsal bir alandır. Edebiyatın ilk ürünlerini içeren sözlü edebiyat, sanatsal bakış açısının ikinci planda olduğu, bilgi aktarımını ve duygulandırmayı amaçlayan sayısız kolektif metin sunmaktadır. Dilin en temel işlevi iletişimdir, dolayısıyla dil ile oluşturulan her unsurun amacı bir şeyleri iletmektir. Bir edebî ürün okuyucuya/ dinleyiciye geçmişteki olay ve olgular hakkında, dış dünyayla ilgili nesnel bilgiler verebilir; onun iç dünyasındaki duyguları harekete geçirebilir. Sözlü edebiyat ürünlerinde dinleyiciye bilgiler ve duygular sembollerle, millî kodlarla örülü biçimde, metnin dokusuna ve altyapısına işlenmiş olarak verilir. Dinleyici, millî kültürüne ait bu sembol ve kodları anlar. Aktarılmak ve yaşatılmak istenen duygu dinleyiciye nüfuz eder. Kolektif bellekte yer alan etik değerler, geçmiş yaşantılar, üzüntü ve sevinçler, kültürel tüm ögeler böylece nesilden nesile aktarılır. Üretim faaliyetlerinin ve bedensel hareketliliğin mecburen durduğu uzun kış gecelerinde insanlar, bir mekânda toplanıp mental faaliyetlerde bulunarak sosyal yapıyı bir arada tutmayı, kültürel devamlılığı sağlamıştır. Bu faaliyetlerde sözlü edebiyat ürünleri, eğlence, mizah, zevk uyandıran birer araç olarak yer almıştır. Bilmeceler, destanlar, masallar, hikâyeler, türküler vb. vasıtasıyla toplumdaki değerler, duygular ve tecrübî bilgilerin devamlılığı tesis edilmiştir. Bireysel ve sosyal açıdan türlü işlev ve yararları vardır. Bu ürünlerde bireyin ve toplumun iç dünyasını oluşturan zihin/ duygu yapısı ortaya konur. Dış dünyanın bireyin iç dünyasındaki yansıması olarak görülebilecek duygular, dile yansır. Her dilin duygu ve düşünceleri bildirim yolu birbirinden farklıdır. Duygusal hafıza, zihinde kalıcı iz bırakan ve bireyin zihninde tehlike sinyali işlevi gören uyarıcı yönüyle ön plandadır. Dillerin duyguları ifade ediş şekilleri bu bağlamda farklılık gösterse de temel olarak sekiz duygudan bahsedilir: sevinç, üzüntü, sevgi, tiksinme, korku, öfke, utanç ve hayret. Masallar, toplumun duygu ve düşünce dünyasını yansıtırlar. Dilin duygusal işlevi ve eğitsel işlev açısından zengin bir içeriğe sahiptirler. Bu çalışmada Altın Bülbül adlı masaldaki duygu bildirim dili incelenmiş, sekiz temel duygudan sevgi, sevinç, korku, öfke, üzüntü, hayret göstergelerinin ağırlıklı olarak kullanıldığı görülmüştür. Duygu göstergeleri bilişsel olarak ve masaldaki işlevleri yönüyle açıklanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Bamsı Beyrek Destanı’nın Uşak Varyantı ve Bu Varyantta Tanıklanan Limitatif İşlevli Bir Gramer Yapısı
Akpinar, Ahmet
Dede Korkut hikâyeleri, Oğuz Türklerinin mücadelelerini ve kahramanlıklarını anlatan destansı halk hikâyeleridir. Çeşitli vesilelerle Orta Asya, Balkanlar ve Anadolu’ya taşınarak ve yüzyıllarca dilden dile aktarılarak hikâyeleşen bu destanlara Türkiye Türkçesi ağızlarında çeşitli biçimleriyle rastlanmaktadır. Anadolu’nun pek çok yöresinde varyantı tespit edilen bu anlatılardan biri de Bamsı Beyrek hikâyesidir. Bamsı Beyrek hikâyesi, motif zenginliği ve konusu itibariyle diğer anlatılardan ayrılmaktadır. Bununla birlikte, Bamsı Beyrek anlatısının Anadolu varyantları sözlü gelenek içerisinde destanî özelliğini sürdürerek zamanla hikâye ve masal mahiyetini almıştır. Anadolu’dan derlenen ağız araştırmaları metinleri, içerisinde hem folklorik unsurları hem de Türk dilinin muhtelif dönemlerine ait arkaik sözcük ve gramer yapılarını barındırmaktadır. Söz konusu bu çalışmada, Bamsı Beyrek Destanı’nın Uşak ilinden derlenen varyantı tanıtılacak ve ilk defa bu varyantta tanıklanan bir gramer yapısı incelenecektir. Bu yapı, olumsuz fiil tabanına -IncA zarf-fiiliyle bağlanarak keri son çekim edatını alıp -mA(y)IncA keri biçiminde birleşik zarf-fiil yapısını oluşturmaktadır. Söz diziminde “-mayıncaya kadar, -madıkça” anlamında eylem zarfını işaretlemekte ve görevi bakımından limitatif fonksiyonunu yerine getirmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Intertextual Relations in Reading Texts of Turkish Language Teaching for Foreigners (Case of C1 Level)
Maden, Sedat; Durmaz, Nidanur
The aim of this study is to reveal and evaluate the intertextual relations in the reading texts of Turkish language teaching for foreigners. In the study, reading texts from Yedi İklim Turkish Language Teaching Set C1 level textbooks prepared by Yunus Emre Institute were determined as a sample. C1 level was chosen since the goal of "making intratextual and/or intertextual comparisons" was involved between being close to the last stage in providing language proficiency level and Program for Teaching Turkısh as a Foreign Language reading achievements of this level. In the study, data were collected by using document analysis, one of the qualitative research methods. Collaboration relations were taken as a criterion in the determination of intertextual relations. Headings were created for each relationship, and the texts were read more than once and the intertextual relations were determined with the help of similar studies in the literature. In order to ensure reliability, the findings were examined by a Turkish teacher and a Turkish education academician. As a result of the study, it was determined that the quotes were included mostly from the open relations and the hidden quotes were not included in the closed relations. In total, no intertextual relations were detected in 3 texts. It has been determined that the most inter-textual relations are established in the texts titled The Lamp Shivering Flame Is Cold, Numbers in Our Culture and Common Elements of Turkish-Bosnian Folk Culture.
- MakaleAçık Erişim2023Okul Kütüphanelerinin ve Sınıf Kitaplıklarının Ortaokul Öğrencilerinin Okuma Eğilimi Açısından Değerlendirilmesi
Maden, Asli; Önal, Aydın
Araştırmada, okul kütüphaneleri ve sınıf kitaplıklarının ortaokul öğrencilerinin okuma eğilimlerini karşılama açısından değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeline göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu, Giresun ilindeki bir ortaokulda farklı sınıf seviyelerinde (5, 6, 7 ve 8) eğitim gören öğrenciler arasından tesadüfi olarak seçilmiştir. Araştırmanın materyalleri de aynı ortaokulun kütüphanesinde ve sınıf kitaplıklarında bulunan kitaplardan oluşmaktadır. Öğrencilerin okuma eğilimleri, Okuma Eğilimi Anketi aracılığıyla toplanmıştır. Kütüphane ve kitaplıklardaki kitapların tür, konu ve yazar bilgileri araştırmacılar tarafından Kitap Sınıflama Formu’na işlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin okuma eğilimini destekleyen kitapların okul kütüphanesi ve sınıf kitaplıklarında yeterince yer bulmadığı tespit edilmiştir. Buna karşın öğrencilerin tercih etmedikleri kitapların kütüphanede ve kitaplıklarda daha fazla bulunduğu belirlenmiştir. Ulaşılan sonuçlar okul kütüphanesindeki ve sınıf kitaplıklarındaki kitapların tür, konu ve yazar açısından öğrencilerin okuma eğilimlerini yeterince karşılayamadığını ortaya koymuştur.
AtıfOpenAlex2
İncele














