Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Sağlık Personellerinde Tükenmişlik ve Mesleki Doyumun Ölçülmesi

    Göktaş, Bora; Tarakçı, İnci Erdoğan; Çopar, Özlem

    Bu çalışmada yoğun bakım ünitelerinde çalışan sağlık personellerinin aşırı iş yükü altında uzun süre çalışmalarından ve aynı zamanda yakın tedavi ve takip gerektiren hastaların tedavi ve bakım ihtiyaçlarının karşılanmasında yaşadıkları stresten kaynaklanan mesleki tükenmişliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Yoğun bakım sağlık çalışanlarında artan tükenmişlik, iş veriminin, iş doyumunun ve bakım kalitesinin azalmasına aynı zamanda sağlık bakım maliyetinin artmasına neden olduğundan, tükenmişliğin mesleki doyuma olan etkisinin belirlenmesi araştırmanın amacı ve hedefidir. Kesitsel tipte yapılan araştırma Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Ünitelerinde çalışan sağlık personellerine uygulanmıştır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak “Kişisel Bilgi Formu”, “Maslach Tükenmişlik Ölçeği” ve “Mesleki Doyum Ölçeği” kullanılmıştır. Anketler sonucu verilen yanıtlar, araştırmacılar tarafından SPSS 15.0 programına girilerek analiz edilmiştir. Ankete katılan 42 katılımcıdan, %69’u Hemşire (n=29), %14,3’ ü Klinik Destek Personeli (n=6), %11,9’i Doktor (n=5), %4,8’i Sağlık Memurudur (n=2). MTÖ’ ye göre araştırmaya katılanların “Duygusal Tükenme” ortalamaları 20, “Duyarsızlaşma” ortalamaları 14,28, “Kişisel Başarıda Düşme” ortalamaları ise 17,54 olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların yaş, cinsiyet, çocuk sayısı, yoğun bakımda çalışma süreleri, yoğun bakımda çalışma saatleri, fazla mesai yapma ve aylık gelirleri ile duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Katılımcıların cinsiyet, eğitim seviyeleri, medeni durumları, yoğun bakımda çalışma süreleri, yoğun bakımda çalışma saatleri ve fazla mesai yapma durumları ile mesleki doyumları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Çalışanların kişisel başarı puanının yüksek olması, mesleki doyumlarını olumlu yönde etkilemektedir. Araştırma sonuçları, konu ile ilgili mevcut bilimsel literatürü destekler niteliktedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sağlık Çalışanı Adayı Öğrencilerin Covid Başta Olmak Üzere Bulaşıcı Enfeksiyonlardan Korunma Konusundaki Bilgi Düzeyleri

    Albayrak, Mevlut; Bayir, Yasin; Ates, Fatih

    Amaç: Bu araştırma ile sağlık çalışanı adayı öğrencilerin covid başta olmak üzere bulaşıcı enfeksi- yonlardan korunma konusundaki bilgi düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır. Yöntemler: Araştırmanın örneklemini, bir üniversitenin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Eczacılık Fakültesi öğrencileri oluşturdu. Araştırma verileri, “Sağlık Çalışanı Adayı Öğrencilerin Covid Başta Olmak Üzere Bulaşıcı Enfeksiyonlardan Korunma Konusundaki Bilgi Düzeyleri Anket Formu” ve “Sosyodemografik Bilgi Formu” uygulanarak toplandı. Veriler; sayı, yüzdelik, ortalama ve standart sapma ve ki-kare testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Öğrencilerin %3,16’sı ameliyathane hizmetleri, %2,69’u diş protez teknolojisi, %9,13’ü diyaliz, %10,54’ü eczane hizmetleri, %4,92’si fizyoterapi, %4,92’si ilk ve acil yardım, %4,92’si odyo- metri, %7,85’i ortopedik protez ve ortez, %4,10’u tıbbi dokümantasyon ve sekreterlik, %7,96’sı tıbbi görüntüleme teknikleri, %13,82’si tıbbi laboratuvar teknikleri, %3,40’ı yaşlı bakımı, %22,60’ı eczacılık bölümünde öğrenim görmekte ve %60,77’sinin birinci sınıf öğrencisi olduğu belirlenmiştir. Eczacılık Fakültesi öğrencilerinin diğer bölümlerdeki öğrencilere göre %100,0’ünün bulaşıcı hastalıklardan korunmak için kişisel hijyene dikkat etmenin gerekliliğini bildiği ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir (p < ,05).

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Hemşirelik Öğrencilerinin Uygulama Alanlarında Meslektaş Şiddetine Maruz Kalma Durumlarının Değerlendirilmesi

    Kırbaş, Zila Özlem; Kahriman, Ilknur

    Meslektaş şiddeti, birçok meslekte olduğu gibi hemşirelik mesleğinde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma hemşirelik öğrencilerinin klinik uygulama alanlarında meslektaş şiddetine maruz kalma durumlarını belirlemeyi amaçlamıştır. Çalışma tanımlayıcı tipte yapıldı. Araştırmanın verileri, Kişisel Bilgi Formu ve Hemşirelik Öğrencileri için Meslektaş Şiddetine Maruz Kalma Ölçeği kullanılarak toplandı. Çalışma toplam 281 öğrenci ile yürütüldü. Çalışmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 20,58±1,74 olup, %84’ü kız öğrenciydi. Öğrencilerin sözel/psikolojik şiddete maruz kalma durumu alt boyutu puanları 20,35±7,50, şiddetin fiziksel ve ruhsal sağlık üzerine etkisi alt boyutu puanları 23,63±10,13 ve ölçek toplam puanları 43,99±16,88 olarak bulundu. Hemşirelik öğrencilerinin düşük dereceli meslektaş şiddetine maruz kaldıkları belirlendi. Bu nedenle hemşirelik öğrencilerinin uygulama alanlarında maruz kaldıkları şiddetin önlenmesine yönelik önlemler alınmalıdır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex6TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Selçuklularda Engellilerin Devlet ve Toplumdaki Yeri

    Aktaş, Yasemin

    Bireylerin fiziksel ve zihinsel yetersizliğini ifade eden engellilik hâli tarih boyunca tüm toplumlarda karşılaşılan bir durumdur. Selçuklularda da engellilerin varlığı bilinmekle birlikte bu insanlardan devlet ve toplum hayatının her alanına dâhil edilenler olmuştur. Selçuklu sultanları sağlık sorunlarını çözmek amacıyla hastaneler inşa etmiş ve tıbbî çalışmaları desteklemişlerdir. Ayrıca sosyal yardımlaşmayı sağlamak için vakıflar kurmuş ve hankâhlar inşa etmişlerdir. İhtiyaç sahibi insanlar da buralardan faydalanabilmişlerdir. Selçuklu Türkiyesi’nde Ahîlik Kurumu da kendi bünyesinde Orta Sandığı yapılanmasıyla engelli bireylerin yanında yer almıştır. Bununla birlikte sosyal hayat içerisinde himaye edilen engelli bireylerin, idarî ve siyasî yapılanma içerisinde yer almasına da imkân tanınmış, bedensel engellilik liderlik ve komutanlık yapılmasında yetersizlik olarak görülmemiştir. Bu insanlardan engeliyle isimlendirilen Çolak Bâzdâr ile Topal Fahreddin Ali gibi devlet adamları askerî faaliyetlere yön vermişlerdir. Selçuklu devletlerinde engelli bireylerle kültürel hayat içerisinde de karşılaşılmaktadır. Büyük Selçuklu Devleti’nden itibaren engelli âlimlerin yetiştiği görülmekle birlikte Türkiye Selçukluları devrinde kaleme alınan eserlerde de bedensel engellilik konusunda nakiller bulunmaktadır. Engelli bireyler, Selçuklu devletlerinde ötekileştirilmeden daima himaye edilmenin yanında siyasî ve askerî faaliyetlerin içerisinde yer alabilmiş, sosyal ve kültürel hadiselerde de varlıklarını gösterebilmişlerdir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Determination of cytotoxic, anti-acetylcholinesterase and antioxidant activity of some medicinal Artemisia spp.

    Gıdık, Betül; Kara, Yakup; Akar, Zeynep; Demir, Elif Ayazoglu; Can, Zehra

    The study aims to investigate the antioxidant activities, phenolic compounds, acetylcholinesterase enzyme inhibition and cytotoxic effects of two different Artemisia spp. (Artemisia dracunculus L. and Artemisia dracunculoides Pursh) cultivated in Türkiye organically, for the first time. The total phenolic and total flavonoid contents of the plants were determined spectrophotometrically while antioxidant activity DPPH•, CUPRAC, and FRAP was determined using the colorimetric method. And also, acetylcholinesterase in vitro enzyme inhibition activity and anti-cancer activity against human melanoma (VMM917, CRL-3232), lung carcinoma (A549, CCL-185), and normal human fibroblast (hGF, PCS-201-018) cells were studied. Total phenolic (225-324 μg GAE/mL extract) and total flavonoid contents (0.066-0.085 μg QE/mL extract), antioxidant activity Color Scavenging Concentration 50% (DPPH• (CSC50: 1.371-1.655 mg/mL), CUPRAC (0.246-0.344 μM CTEAC) and FRAP (462.133-726.661 μM CTEAC)). A. dracunculus and A. dracunculoides extracts inhibited 40.09 ± 0.65%, and 39.48 ± 3.68% of acetylcholinesterase activity. It was determined that demonstrated the selective effect of A. dracunculus and A. dracunculoides on the cytotoxicity of A549 and hGF cells. According to our results, both tarragon plant species, it may be said that it is not only consumed as food but also used for therapeutic purposes will be beneficial for health.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Benzaldehit türevlerinin sığır böbrek aldoz redüktaz inhibitörleri olarak değerlendirilmesi

    Sengül, Bülent

    Aldoz redüktaz (AR), poliol yolunda glikozdan sorbitol üretimini katalize eder ve insülinden bağımsız dokularda anormal sorbitol agregasyonuna neden olan, retinopati, nöropati ve nefropati gibi bazı problemler yaratan kritik bir enzimdir. AR inhibisyonunun bu yan etkileri azaltmak için uygun bir yaklaşım olduğu gösterilmiştir. Mevcut çalışma, literatüre yeni AR inhibitörlerini tanıtmayı amaçlamıştır. Bu amaçla AR inhibitörleri olarak benzaldehitler incelenmiştir. İlk olarak sığır böbreğinden homojenat hazırlanmış, ardından inhibisyon çalışmaları yapılmıştır. Çalışılan bütün benzaldehit türevlerinin AR'yi inhibe ettiği bulundu. 0,23 ve 1,37 μM IC50 değerlerine sahip olan 4- Phenyl benzaldehyde (3) ve 2- Bromobenzaldehyde (6)'in inhibitör aktivitesi, standart inhibitör sorbinilden daha yüksek olduğu tespit edildi. In vitro inhibisyon çalışmalarından sonra, tahmini bağlanma enerjileri ve türevlerin enzime bağlanma modları moleküler docking ile tahmin edildi. Bileşik 3, -8,61 kcal/mol'lük bir maksimum yerleştirme puanı sergiledi. Sonuç olarak, bu bileşikler, özellikle bileşik 3, diyabetik komplikasyonların tedavisinde veya önlenmesinde yeni ilaç aday moleküllerinin sentezi için yol gösterici moleküller olabilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Hemşirelerin COVID-19 Korkusu ve İş Motivasyon Düzeyleri: Kesitsel Çalışma

    Seven, Ahmet; Semerci, Vahide

    Amaç: Bu çalışma hemşirelerin COVID-19 korkusunu ve iş motivasyon düzeylerini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Çalışma bir kamu hastanesinde 1 Ni- san-30 Nisan 2022 tarihleri arasında görev yapan 147 hem- şire ile kesitsel olarak yapıldı. Kişisel Bilgi Formu, COVID -19 Korkusu Ölçeği ve Hemşire İş Motivasyonu Ölçeği kullanılarak veriler toplandı. Veriler sayı, yüzde, ortalama ve nonparametrik testler kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Hemşirelerin yaş ortalaması 29.95±6.12 (min=22, max=51) olup, %89.1’i kadın, %59.2’i evli ve % 68.7’si lisans mezunudur. Hemşirelerin COVID-19 Korku- su Ölçeği toplam puanı 15.85±5.73 (min=7, max=35) ve Hemşire İş Motivasyonu Ölçeği toplam puanı 60.70±8.66 (min=37, max=75) bulundu. Hemşire İş Motivasyonu Ölçe- ği toplam puanları ile eğitim durumu, hemşirelerin çalıştığı birimi isteyerek seçme, çalıştığı birimden memnun olma ve hemşirelik mesleğini kendisi için uygun bulma değişkenleri arasında anlamlı bir fark vardır (p<0.05). Ayrıca kadın hemşirelerin COVID-19 Korkusu Ölçeği puan ortalamaları erkeklerden anlamlı bir biçimde yüksektir (p<0.05) Sonuç: Çalışmanın sonuçları hemşirelerin COVID-19 kor- kusunun orta düzeye yakın ve iş motivasyonlarının ortala- manın üzerinde olduğunu gösterdi.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sınav Kaygısı ile Başa Çıkmada Çözüm Odaklı Kısa Süreli Terapinin Etkisi: Bir Olgu Sunumu

    Koçak, Lokman; Terzi, Elif

    Bu araştırmanın amacı, sınav kaygısı ile başa çıkmada çözüm odaklı kısa süreli terapinin etkisinin incelenmesidir. Bu etkiyi incelemek amacıyla, nicel araştırma yöntemlerinden tek denekli deneysel desen kullanılmıştır. Katılımcı, yüksek düzeyde sınav kaygısı belirtileri gösteren ortaokul 8. sınıfta öğrenim görmekte olan bir öğrencidir. Veri toplama aracı olarak Westside Sınav Kaygısı Ölçeği kullanılmıştır. Müdahale programı 4 oturum uygulama ve bir 1 oturum izleme olarak gerçekleştirilmiştir. Öncelikle başlangıç düzeyi verisi elde edilmiş, müdahale programının uygulanması aşamasında her hafta veri toplanmaya devam edilmiştir. Uygulama oturumları bittikten 4 hafta sonra izleme oturumu ile izleme verisi elde edilmiştir. Verilerin analizinde grafiksel analiz kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, katılımcının derecelendirme sorusuna giderek daha yüksek puanlar verdiği, sınav kaygısında ve sınav kaygısının karın ağrısı, yüzde kızarma, sınava odaklanmada zorluk yaşama gibi etkilerinde azalma olduğu ve ölçüm puanlarında da olumlu yönde değişim gerçekleştiği belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, çözüm odaklı kısa süreli terapinin sınav kaygısı ile başa çıkmada etkili bir yaklaşım olduğu söylenebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ergenlik Dönemindeki Bireylerin Anaerobik Zirve Güç ve Kuvvet Düzeylerinin Farklı Değişkenler Bağlamında İncelenmesi

    Temür, Hacı Bayram; Türker, Üstün

    Bu çalışmayla, spor yapan ve yapmayan ergenlik döneminde olan bireylerin yatay ve dikey sıçrama, 20 m koşu zamanı ve el kavrama kuvveti ile birlikte, anaerobik zirve güç değerlerinin farklılık gösterip göstermediğinin belirlenebilmesinin yanı sıra anaerobik zirve güç değerlerinin söz konusu değişkenlerle ilişkisinin incelenmesi amaçlandı. Yaşları ortalaması 13,76 ± 1,45 yıl olan 70 gönüllü birey çalışmaya dâhil edildi. Bunların 39’unu sedanterler, 31’ini ise basketbol oynayanlar oluşturmaktadır. Çalışma grubunun spor yaşları ortalaması 2,56 ± 1,47 yıl olduğu görüldü. Tüm katılımcıların boy uzunlukları, vücut ağırlıkları, yatay ve dikey sıçrama mesafeleri, 20 m. koşu zamanları ile birlikte sağ ve sol el kavrama kuvvetleri belirlendi. Bunlarla birlikte, anaerobik zirve güç değerleri, Lewis formülü kullanılarak hesaplandı. Ölçümler sonunda elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarıldı. Bu verilerin istatistiksel analizlerinde, SPSS (26.0) paket programında ortalama puanlar, korelasyon, ve bağımsız örneklem t-Testi kullanıldı. Analizler sonucunda, basketbol eğitimi alanlar ile sedanter katılımcılar arasında, yaş, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve 20 m. koşu zamanı değişkenleri bakımından anlamlı farklığın olmadığı (p<0,05) belirlendi. Diğer taraftan dikey sıçrama, durarak uzun atlama, sağ ve sol el kavrama kuvvet değerlerinde ise spor yapanlar lehinde anlamlı farklılık olduğu (p<0,01) tespit edildi. Anaerobik zirve güç düzeyinin, çalışmaya dahil edilen 20 m. koşu zamanı dışındaki tüm değişkenlerle anlamlı ve pozitif yönlü ilişki gösterdiği saptandı. Sonuçta, basketbol antrenmanlarının kuvvet parametreleri üzerine olumlu etkisi olduğu söylenebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    A Socioeconomic Perspective on Suicide Cases: Studies on a Group of Middle-Income Countries

    Emsen, Ömer Selçuk; Gültekin, Ömer Faruk

    Suicide is a phenomenon that poses a danger to all parts of society. It is highly likely that there is a strong correlation between socioeconomic indices and suicide rates. The study's goal is to research the relationship between suicide and socioeconomic indicators. In the study, suicide frequency for the period 1990-2017 (per 100 thousand people), per capita income, mean schooling, unemployment rate, and the share of cancer cases in the population variables of the BRICS and MIST country group members analyzed using the Panel ARDL method. According to results, suicide is negatively associated with per capita income and mean schooling. The relationship between the share of cancer cases in the population and suicide is positive. No significant relationship found between the unemployment rate and suicide. Due to certain limitations of the study and the multifaceted determinants of suicide, more studies are needed on the subject. In middle-income countries, increasing wealth and improving educational opportunities play a role in reducing suicide.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    COVID-19 Vaccine Literacy and Vaccine Hesitancy Among University Students

    Kırbaş, Zila Özlem; Sönmez Sarı, Ebru

    Aim: This study aims to determine the COVID-19 vaccine literacy level and vaccine hesitancy in university students. Material and Method: The sample of the descriptive-relationship-seeking study consisted of university students (n=422) studying in health programs. Data; The Personal Information Form was collected online using the COVID-19 Vaccine Literacy Scale and the Vaccine Hesitancy Scale-Short Form. In data analysis, independent samples t-test, One Way ANOVA, and Pearson correlation test were used. The level of statistical significance was accepted as p<0.05. Results: The COVID-19 Vaccine Literacy mean scores of the students were found to be 2.76 ± 0.49 and the Vaccine Hesitancy Scale mean scores were 31.85 ± 9.07. It has been observed that there was a weak, negative linear relationship between COVID-19 Vaccine Literacy and Vaccine Hesitancy (r= -0.226, p<0.01). As the level of COVID-19 vaccine literacy increases, vaccine hesitancy decreases. Conclusions: Determining the COVID-19 vaccine literacy and vaccine hesitancy status in university students is important in terms of guiding the studies to be carried out for the protection and promotion of public health.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Çilekle zenginleştirilmiş manda yoğurdunun kalite karakteristikleri ile yağ asidi kompozisyonu, ace inhibitör aktivite ve hmf içeriği bakımından incelenmesi

    Bakirci, Ihsan; Terzioğlu, Murat Emre; Arslaner, Ayla

    Mevcut araştırmada ABT-2 probiyotik kültür kullanılarak üretilen manda yoğurtlarına farklı oranlarda (%5, %7.5, %10) çilek püresinin yanı sıra %7.5 oranında şeker ilave edilmiş ve yağ asidi kompozisyonu, ACE inhibitör aktivite ve HMF içeriği açısından incelenmiştir. Ayrıca yoğurt örneklerinde meyve ilavesi ve depolama periyodunun fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analizler üzerine etkisi araştırılmıştır. Manda yoğurduna çilek püresi ilavesinin minör seviyede bulunan çoklu doymamış yağ asitleri hariç tüm yağ asitleri, ACE inhibitör aktivite, HMF içeriği, fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analizler üzerine çok önemli (P &lt; 0.01) etkisinin olduğu belirlenmiştir. Meyve ilavesiyle toplam doymuş yağ asitleri ve ACE inhibitör aktivite seviyesinin azaldığı belirlenirken HMF içeriği, toplam tekli doymamış yağ asitleri ve toplam çoklu doymamış yağ asitleri seviyesinde artış saptanmıştır. Bu araştırma sonucunda manda yoğurdunun fonksiyonel gıda olarak tüketimi tavsiye edilebilmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Üniversite Öğrencilerine Verilen Akılcı İlaç Kullanımı Dersinin Etkinliğinin Değerlendirilmesi

    Semerci, Vahide; Sönmez Sarı, Ebru; Akeren, Zahide

    Akılcı ilaç kullanımı, koruyucu ve tedavi edici role sahiptir. Bu çalışmada üniversite öğrencilerine verilen akılcı ilaç kullanımı dersinin etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlandı. Yarı deneysel olarak planlanan çalışma Şubat-Mayıs 2022 tarihleri arasında Doğu Karadeniz bölgesinde bir üniversitede yapıldı. Sağlık bilimleri fakültesinde okuyan, akılcı ilaç kullanımı dersine devam eden ve veri toplama araçlarını tam olarak dolduran 81 öğrenci çalışmaya dahil edildi. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Akılcı İlaç Kullanımı Ölçeği (AİKÖ) kullanıldı. Tanımlayıcı istatistikler için sayı, yüzde, sürekli değişkenler için ortalama (X) ± standart sapma (SS) minimum-maksimum kullanıldı. Ön ve son değerlendirme test sonuçları analizi için Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanıldı. Öğrencilerin bazı özellikleri ile ölçek puanlarını karşılaştırmada Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testi kullanıldı. Öğrencilerin yaş ortalaması 21,59±1,23 (min=19, max=26) olup kız öğrencilerin oranı %60,5’tir. Öğrencilerin ön test AİKÖ toplam puanı 35,35±4,37 (min=21, max=42) iken, son test AİKÖ toplam puanı 37,23±3,84 (min=24, max=42)’tür. Ön ve son test AİKÖ toplam puanları karşılaştırıldığında fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (z=-3,547, p<0,001). Eğitim alan öğrencilerin AİKÖ puanlarında artış saptandı. Toplumun önemli bir sosyal grubunu oluşturan üniversite öğrencilerinin akılcı ilaç kullanımı ile ilgili bilinçlenmesi ve farkındalık kazanması için bu konunun tüm üniversite müfredatlarına bir ders olarak eklenmesi önerilebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sağlık kuruluşlarında etkileşim kalitesinin hasta memnuniyetine ve sadakatine etkisi

    Bilgin, Yusuf; Aba, Aysun Turkay

    Bu araştırmanın amacı, sağlık kuruluşlarında etkileşim kalitesinin hasta memnuniyeti ve hasta sadakati üzerindeki etkisini incelemektir. Ayrıca araştırmada sağlık kuruluşlarında hasta memnuniyetinin hasta sadakati üzerindeki etkisinin analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada sağlık kuruluşunda hizmet kalitesini ölçmek için Brady ve Cronin (2001) tarafından önerilen çok boyutlu ölçüm modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda, sağlık kuruluşunda etkileşim kalitesinin bileşenleri; tutum, davranış ve uzmanlık olarak tanımlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Kayseri Şehir Hastanesinde ayakta ve yataklı tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Araştırma verileri, kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak 391 hastadan toplanmıştır. Elde edilen veriler Yapısal Eşitlik Modellemesi (AMOS) kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, sağlık kuruluşlarında etkileşim kalitesinin hasta memnuniyeti ve hasta sadakatini anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Öte yandan, analiz sonuçları sağlık kuruluşlarında hasta memnuniyetinin hasta sadakati üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığını göstermektedir. Buna ek olarak, uzmanlığın sağlık kuruluşlarında hasta memnuniyeti ve sadakati üzerinde en etkili etkileşim kalitesi bileşeni olduğu belirlenmiştir. Davranış bileşeni ise uzmanlığa göre hasta memnuniyeti ve sadakati üzerinde daha düşük düzeyde bir etki meydana getirmektedir. Bunların aksine etkileşim kalitesi bileşenlerinden tutum, hasta memnuniyeti ve hasta sadakati üzerinde anlamlı bir etkiye sahip değildir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Majör depresyon hastalarında BDNF gen polimorfizmi (rs6265) ile BDNF gen ekspresyon düzeylerinin araştırılması

    Karakas, Ümıt; Derici, Didem; Ay, Mustafa Ertan; Özdemir, Gurbet Doğru; Erdal, Mehmet Emin; Çevik, Kenan; Ziblak, Alper; Kenar, Ayse Nur Inci

    Amaç: Beyin kaynaklı nörotrofik faktörün (BDNF) genetik, moleküler ve hücresel mekanizmalarının ve bunun nöroplastisite ile ilişkisinin daha iyi anlaşılması, majör depresyonda (MD) yeni ilaçlar için gelecekteki terapötik hedeflerin bulunmasında çok önemli bir rol oynayabilir. Bu çalışma, BDNF polimorfizmlerinin MD'deki kesin rolüne ilişkin hala çelişkili sonuçlar olduğundan, MD'de BDNF ile ilişkili polimorfizm (rs6265) ve ekspresyon ilişkisini anlamak amacıyla planlandı. Yöntem: Bu olgu-kontrol çalışmasında, DSM-5 ölçütlerine göre MD’li 51 hasta ve 75 sağlıklı kontrole ait kanlardan BDNF gen Val66Met (rs6265) polimorfizmleri için dizayn edilmiş primerler ile Real-Time PCR ile tek nükleotid polimorfizm çalışmaları yapıldı. Gen ekspresyon analizleri için total RNA kullanıldı. Kantitatif Real-Time PCR yöntemi ile saptanan, MD ve kontrol gruplarındaki BDNF genine ait ekspresyon düzeyleri ile polimorfizmler arasındaki ilişki istatistiksel yöntemlerle incelendi. Bulgular: Erkek ve kadınlarda, genotip ile grup ve alel frekansı ile grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gözlenmemiştir. Alel ile MD arasındaki ilişkide ve genotip ile MD arasında anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür. Genotip grupları arasında BDNF ekspresyon düzeyleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktur. Hem MD grubu hem de kontrol grubu için BDNF’nin polimorfik genotipleri arasında ekspresyon düzeyleri bakımından fark gözlenmemiştir. Sonuç: Çalışma bulguları istatistiksel olarak önemli olmamasına rağmen rapor edilmiş önceki çalışmaların da ışığında BDNF varyantlarının daha derinlemesine analizlerinin, gelecekte farmasötik müdahale ve majör depresyonun hassas tıbbı için olası yeni hedeflere işaret edebileceğini düşünmekteyiz. Ayrıca kişiselleştirilmiş tıp çağında, klinik müdahalelerin etkinliğini etkileyebilecek hem küresel hem de spesifik faktörlerin anlaşılması, tıp alanında önemli ilerlemeler sağlayabilir

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Molecular docking study on acetylcholinesterase and urease enzyme inhibition effects of Amygdalin

    Güler, Halil Ibrahim; Kolaylı, Sevgi; Kara, Yakup; Birinci, Ceren; Can, Zehra

    This study investigated that the acetylcholinesterase, urease enzyme inhibition and these enzymes molecular docking as well as antioxidant activity of commercially available amygdalin. While Amygdalin displayed effect anti-urease activity compared to acetohydroxamic acid but, anti-acetylcholine esterase activity a little ineffective compared to donepezil. The molecular docking was performed in order to check binding interactions between the amygdalin and the enzymes. DPPH and FRAP assays were preferred to determine the antioxidant activity. The antioxidant activity (3.39±0.33 µmol Fe2SO47H2O /g, SC50 18.74±0.72 mg/mL using the FRAP and DPPH assays, respectively. Amygdalin's in vitro and in vivo studies are needed for demonstrated that is a therapeutic agent for the treatment of various diseases.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ebelik bölümü öğrencilerinin cinsellik ve cinsel sağlıkla ilişkili bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi

    Öcalan, Dilek; Aytekin, Melek Şen; Kahraman, Aysenur; Işık, Hafsa Kübra

    Amaç: Araştırma ebelik bölümü öğrencilerinin cinsellik ve cinsel sağlıkla ilişkili bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı tipte olan araştırma, Türkiye’nin kuzeyinde yer alan bir ildeki üniversitede ebelik bölümüne kayıtlı olan, gönüllü 307 öğrenci ile yürütülmüştür. Veriler, Sosyodemografik Veri Formu ve Cinsel Sağlık Bilgi Testi (CSBT) ile toplanmıştır. Bulgular: Öğrencilerin CSBT puan ortalaması 26.95±7.0’dir. Ebelik son sınıfta olan, sözlüsü/nişanlısı ya da partneri olan, cinsel sağlığa yönelik ders ya da eğitim alan, bu konuda bilgi düzeyini yeterli bulan, okullarda cinsel sağlığa ilişkin eğitim verilmesi ve üniversitede danışma birimi olması gerektiğini düşünen öğrencilerin CSBT puanları daha yüksektir (p<0.05). Sonuçlar: Öğrencilerin cinsel sağlık bilgisi orta düzeydedir. Ebelik öğrencilerinin cinsel sağlık bilgisinin geliştirilmesi ve farkındalıklarının arttırılması için ders müfredatlarında kapsamlı cinsel eğitimlerin yer alması önerilebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    AtıfOpenAlex8TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Silver nanoparticle synthesis by biogenic reduction method and investigation of antimicrobial, antibiofilm, anticancer activities

    Bülbül, Ali Savaş; Sen, Fatih; Bekmezci, Muhammed; Karakaya, Funda

    In this study, R. aculeatus plant extract and biogenically formed AgNPs were investigated for their potential antibacterial, antibiofilm and anticancer abilities. AgNPs were characterised using scanning electron microscopy (SEM), Fourier transform infrared spectroscopy (FT-IR), X-ray diffraction (XRD) and UV-vis spectroscopy (UV-VIS). According to the Debye Scherrer formula, the particle size was found to be 32.56 nm. Disc diffusion and microdilution methods were used to investigate the antibacterial activity. In the disc diffusion study, the best results were obtained from the extract and AgNP. In the tests using plant extracts, Staphylococcus aureus ATCC 25923 showed the lowest antibiofilm activity, while Bacillus subtilis and Enterobacter aerogenes ATCC 13048 showed the highest activity. Salmonella infantis was most affected by AgNP, while Escherichia coli CFAI ATCC 25922 was least affected. Biogenically synthesised AgNPs were also investigated in cytotoxic activity studies. It was found to have the lowest concentration value on MCF-7 and HUVEC cell lines at the determined concentrations. The extract did not have any cytotoxic effect on MCF-7 cell line. HUVEC cell line showed the lowest cytotoxic activity of 10⁻³ g/mL. The antibacterial, antibiofilm and anticancer properties of R. aculeatus plant extract and biogenically produced AgNPs have been the subject of an important study. Furthermore, the comparison of the effects of plant extract and AgNPs on breast cancer cell lines and healthy cell lines provides a rich scientific material.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Beliren Yetişkinlerin Pozitif Şema Düzeylerinin Ruminasyon ve Duygu Düzenleme Becerileri ile İlişkisinin İncelenmesi

    Aktaş, Emirhan

    Bu çalışmanın amacı beliren yetişkinlerin pozitif şema, duygu düzenleme ve ruminasyon düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Çalışmada veri toplamak amacıyla kişisel bilgi formu, pozitif şema ölçeği, duygu düzenleme ölçeği ve ruminasyon yanıt ölçeği kullanılmıştır. Çalışma 2020–2021 eğitim öğretim yılında farklı devlet üniversitelerinde eğitimlerine devam eden ve mezun olan beliren yetişkinler ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar 210’u (%77,8) kadın, 60’ı (22,2) erkek olmak üzere 270 kişiden oluşmaktadır. Katılımcıların yaş ortalamaları 21,19’dur. Çalışmanın veri analizinde IBM Sosyal Bilimlerde İstatistik Paket Programı (SPSS) sürüm 23.0 paket programı kullanılarak korelasyon analizi, basit ve çoklu regresyon analizi ve t testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre beliren yetişkinlerin pozitif şema toplam puanları ile ruminasyon alt boyutlarından derinlemesine düşünme ve saplantılı düşünme arasında düşük düzeyde negatif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu; pozitif şema toplam puanları ile duygu düzenleme alt boyutlarından yeniden değerlendirme arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Beliren yetişkinlerin pozitif şema ve pozitif şema alt boyutlarından öz-yetkinlik, başarı, iyimserlik ve değerlilik düzeyleri, duygu düzenleme alt boyutlarından yeniden değerlendirmenin %32’sini, pozitif şema alt boyutlarından güven düzeylerinin ise duygu düzenleme alt boyutlarından olan bastırma düzeylerinin %5’ini açıkladığı belirtilmiştir. Çalışmanın sonuçlarından yola çıkarak önerilerde bulunulmuştur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Toplumda Yaşayan Yaşlı Yetişkinlerin Pandemi Farkındalığı: Tanımlayıcı-Kesitsel Bir Çalışma

    Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru

    Giriş: COVID-19 pandemisi, tüm dünyada özellikle yaşlı popülasyonun sağlık ve iyilik halini olumsuz etkilediği bilinen önemli bir halk sağlığı krizidir. Bu çalışma toplumda yaşayan yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığı ve yordayıcı faktörlerinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Bu araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapıldı. Araştırmanın verileri 188 yaşlı yetişkinden kişisel bilgi formu ve Pandemi Farkındalık Ölçeği kullanılarak yüz yüze toplandı. Veriler tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t-testi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Araştırmaya katılan yaşlı yetişkinlerin Pandemi Farkındalık Ölçeği toplam puan ortalaması 33,08 ± 3,58 idi. Evli olanların, ortaokul ve üzeri mezunu olanların, yüksek gelirli olanların, çalışanların ve COVID-19 aşısı olanların pandemi farkındalıklarının yüksek olduğu belirlendi (p < 0,05). Çoklu doğrusal regresyon analizinde kadınların (β = 0,282, %95 GA = 0,451-3,590), ortaokul ve üzeri mezunların (β = 0,459, %95 GA = 1,464-5,883) ve yüksek gelirli olanların (β = 0,182, %95 GA = 0,216-2,438) Pandemi Farkındalık Ölçeği puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptandı (p < 0,05). Sonuç: Yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığının orta-üzeri düzeyde olduğu belirlendi. Cinsiyet, eğitim durumu ve sosyoekonomik durum değişkenlerinin yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığı düzeyinin yordayıcıları olduğu saptandı. Çalışma sonuçları, yaşlı yetişkinlerin pandemiler hakkında bilgi ve farkındalığını artırmayı amaçlayan koruyucu sağlık hizmetlerinde erkek cinsiyetine, eğitim düzeyi ve düşük gelirli olanlara daha fazla önem verilmesi gerektiğini göstermektedir..

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması