Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Tarihi Tokat saat kulesinin deprem performansının araştırılması ve çelik elemanlar ile güçlendirilmesi

    Furkan Sürer

    Bu tez çalışmasında, Tokat il merkezinde yer alan ve kentin simge yapılarından biri olan II. Abdülhamid dönemi eseri Tokat Saat Kulesi'nin sismik davranışı incelenmiş ve yapısal güvenliğinin artırılmasına yönelik güçlendirme önerileri geliştirilmiştir. Yığma taş ve kireç esaslı harç ile inşa edilen yapı; narin geometrisi, kütle düzensizlikleri ve düşük çekme dayanımı nedeniyle deprem etkileri karşısında yüksek risk grubunda yer almaktadır. Çalışmanın temel amacı, yapının mevcut deprem performansının sayısal yöntemlerle belirlenmesi ve tarihi dokuya minimum müdahale ilkesi gözetilerek çelik elemanlarla güçlendirilmesidir. Çalışma kapsamında yapı, sonlu elemanlar yöntemi kullanan SAP2000 yazılımı ile üç boyutlu olarak modellenmiştir. Gerçekçi bir yapı-zemin etkileşimi simülasyonu elde etmek amacıyla, kule doğrudan temel seviyesinden ankastre mesnetlenmemiş; bunun yerine geoteknik zemin etüt raporu verilerine dayanılarak iki farklı tabakadan (Solid 1 ve Solid 2) oluşan 3 boyutlu bir zemin bloğu modellenmiş ve tam ankastre (sabit) sınır koşulları bu zemin kütlesinin tabanına uygulanmıştır. Deprem etkileri, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY-2018) esas alınarak, ZD yerel zemin sınıfı ve DD-2 deprem yer hareketi düzeyi için Tepki Spektrumu Yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre; mevcut yapıda özellikle gövde geçiş bölgelerinde oluşan maksimum çekme gerilmelerinin 1.090 MPa değerine ulaştığı ve yığma duvarın çekme kapasitesini (%87 oranında) zorladığı tespit edilmiştir. Bu durumun olası bir depremde gövde duvarlarında hasar ve stabilite kaybı riski oluşturacağı belirlenmiştir. Bu doğrultuda, kule gövdesine dıştan çelik kuşaklama ve zemin kat açıklıklarına çelik çapraz sistemi uygulanarak güçlendirme modeli oluşturulmuştur. Karşılaştırmalı analizler sonucunda, güçlendirme ile kritik bölgelerdeki çekme gerilmelerinin 0.819 MPa seviyesine düşürüldüğü, tepe yer değiştirmelerinin sınırlandırıldığı ve yapının sismik güvenlik düzeyinin artırıldığı görülmüştür. Önerilen yöntemin, tarihi yapının mimari bütünlüğünü bozmadan uygulanabilir, etkili ve geri döndürülebilir bir çözüm olduğu ortaya konulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Al11Si alaşımlarının dökümünde değişen fe içeriklerinde Nb ilavesinin etkisinin incelenmesi

    Burak Bayır

    Alüminyum döküm alaşımları, yüksek dayanım, üstün korozyon direnci, iyi ısıl iletkenlik ve düşük yoğunluk gibi avantajları sayesinde özellikle otomotiv ve savunma sanayii gibi birçok endüstriyel uygulamada yaygın biçimde tercih edilmektedir. Ancak teknolojik gelişmelerle birlikte alüminyum dökümlerinde kalite gereksinimleri de giderek artmaktadır. Bununla birlikte, çevresel etkiler, maliyet avantajı ve birincil hammadde kaynaklarının azalması nedeniyle alüminyum alaşımlarının dökümünde ikincil (hurda) alüminyum kullanımının önemi giderek artmaktadır. Buna karşın, hurda alüminyum kullanımında özellikle demir (Fe) içeriğine bağlı olarak kırılgan intermetalik fazların oluştuğu ve bunun mekanik özellikler üzerinde olumsuz etkilere yol açtığı bilinmektedir. Alüminyum döküm alaşımlarında çekme mukavemeti, uzama ve yorulma ömrü gibi mekanik özelliklerin iyileştirilebilmesi için, alaşımda oluşan gözeneklilik ve yapısal kusurların mümkün olan en düşük seviyeye indirilmesi gerekmektedir. Mekanik özellikleri olumsuz etkileyen en zararlı elementlerden biri olan Fe, alaşım içerisindeki diğer elementlerle reaksiyona girerek çeşitli intermetalik bileşikler oluşturmaktadır. Bu intermetalik fazların; mekanik özellikler, dökülebilirlik, gözeneklilik, korozyon direnci ve yüzey işlemleri üzerinde olumsuz etkiler yarattığı literatürde yaygın olarak rapor edilmiştir. Bu bağlamda, Fe elementinin olumsuz etkilerinin azaltılması ve döküm alaşımlarında artan kalite beklentilerinin karşılanabilmesi amacıyla, farklı alaşım elementlerinin ilavesi ve üretim süreçlerinde yeni teknolojilerin kullanımı üzerine çalışmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmada, difüzyon yolu ile farklı Fe içeriklerine sahip Al11Si primer alaşımlarına Niyobyum (Nb) eklenerek döküm deneyleri gerçekleştirilmiştir. Böylece alaşım içerisindeki Fe ve Nb elementlerinin etkileri kapsamlı deneysel çalışmalarla değerlendirilmiştir. Akıcılık, mekanik özellikler ve mikroyapı karakteristikleri detaylı olarak analiz edilerek Nb ilavesinin etkileri ortaya konulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Seyyid Kutub ve Mevdûdî'nin tefsirlerinde güncel tefsir problemleri

    Kübra Durmuşoğlu

    Bu çalışmada Seyyid Kutub ve Mevdûdî'nin tefsirlerinde ele alınan güncel tefsir problemleri incelenmiştir. Çalışmada, modern dönemde ortaya çıkan sosyal, siyasal ve fikrî meselelerin bu iki müfessirin Kur'an yorumlarına nasıl yansıdığı ele alınmıştır. Konu, çağdaş tefsir anlayışını anlamak açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Seyyid Kutub ve Mevdûdî'nin tefsirlerinde güncel tefsir problemlerine yaklaşımlarını ortaya koymak ve bu yaklaşımları karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini çağdaş Kur'an tefsirleri oluşturmaktadır. Örneklem olarak Seyyid Kutub'un Fî Zılâli'l-Kur'ân adlı tefsiri ile Mevdûdî'nin Tefhîmu'l-Kur'ân adlı eseri seçilmiştir. Araştırmanın veri toplama aracı doküman incelemesidir. Veriler, ilgili tefsir metinlerinin incelenmesi yoluyla elde edilmiştir. Veri çözümleme sürecinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, her iki müfessirin de Kur'an'ı yaşanan hayata rehber olarak gördüğü tespit edilmiştir. Seyyid Kutub'un tefsirinde daha çok toplumsal adalet, hâkimiyet ve cahiliye kavramları öne çıkmaktadır. Mevdûdî'nin tefsirinde ise sistemli düşünce, siyasal yapı ve İslam toplumunun inşası konuları ön plandadır. Her iki müfessirin de güncel problemlere Kur'an merkezli çözümler üretmeye çalıştığı sonucuna ulaşılmıştır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2026
    Bayburt florasında doğal olarak yetişen adaçayı (Salvia spp.) türlerinin uçucu yağ, uçucu yağ bileşenleri ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesi

    Bayram Yurtvermez

    Bu çalışma, Bayburt ili florasında doğal olarak yayılış gösteren Salvia türlerinin uçucu yağ oranı, uçucu yağ bileşenleri ile toplam fenolik madde ve antioksidan aktivitesini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. İlk defa Bayburt ili sınırlarında doğal olarak yetişen 11 farklı Salvia türü ile ticari olarak temin edilmiş kültür türleri olan Salvia officinalis ve Salvia fruticosa bitki materyali olarak kullanılarak belirtilen özellikler bakımından karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda toplamda 106 uçucu yağ bileşeni belirlenmiştir. En yüksek uçucu yağ içeren yabani türün %0,154 ile Salvia sclarea olduğu görülmüştür. En yüksek toplam fenolik madde içeriği (64,44 mgGAE/g) ve en yüksek DPPH değeri (133,55 mgTE/g) Salvia bracteata türünde tespit edilmiştir. Bayburt florasında doğal olarak yetişen türler arasında özellikle Salvia bracteata, Salvia multicaulis ve Salvia nemorosa toplam fenolik madde ve antioksidan aktivite sonuçları açısından yüksek değerler ile dikkat çekici bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar Bayburt ili florasında doğal olarak yayılış gösteren Salvia türleri arasında uçucu yağ oranı, uçucu yağ bileşenleri ile toplam fenolik madde ve antioksidan aktivitesi bakımından değerli türlerin bulunduğunu göstermiştir. Bölgenin iklim koşulları ile üretimi yapılan bitki çeşitliliği göz önününe alınarak, daha kapsamlı analizler ile desteklendikten sonra özellikle S. bracteata, S. multicaulis ve S. nemorosa türlerinin kültüre alınma potansiyellerinin olabileceği düşünülmektedir. Bu türlerin daha kapsamlı analizler ile araştırılarak bölgeye ekonomik gelir ve yani istihdam alanları kazandırılabileceği sonucuna varılmıştır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2026
    Girişimcilik okuryazarlığı: Bir ölçek geliştirme çalışması

    Alper Abca

    Bu tez çalışmasında, üniversite öğrencilerinin girişimcilik okuryazarlığı düzeylerini belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirilmesi amaçlanmıştır. Girişimcilik okuryazarlığı; bireyin girişimcilik alanına ilişkin bilgiye erişme, bilgiyi anlama, eleştirel değerlendirme ve toplumsal bağlamda anlamlandırma kapasitesi ile bu bilgiyi yenilikçi, etik ve sürdürülebilir değer yaratımı doğrultusunda kullanmaya yönelik farkındalık, duyarlılık ve davranışsal hazırbulunuşluk düzeyi olarak ele alınmıştır. Araştırma, nitel ve nicel aşamalardan oluşan karma yöntemli bir ölçek geliştirme çalışmasıdır. Nitel aşamada 10 akademisyen/uzman, 10 girişimci ve 25 üniversite öğrencisi olmak üzere toplam 45 katılımcı ile derinlemesine görüşme ve odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Veriler MAXQDA aracılığıyla refleksif tematik analiz yaklaşımıyla çözümlenmiş; nitel bulgular ve alan yazın doğrultusunda girişimcilik okuryazarlığı beş boyutlu bir yapı olarak kavramsallaştırılmıştır. Bu boyutlar; girişimsel bilgi ve iş süreçleri, girişimci düşünme, girişimsel değerler ve etik farkındalık, girişimsel öz yeterlik ve psikolojik hazırbulunuşluk ile girişimsel davranış eğilimi olarak belirlenmiştir. Kavramsal yapı temelinde oluşturulan madde havuzu, dil, ölçme-değerlendirme ve alan uzmanlarının görüşleriyle değerlendirilmiş ve 41 maddelik taslak ölçek hazırlanmıştır. Ön deneme ve pilot uygulama sonrasında bir madde çıkarılarak 40 maddelik form ana uygulamaya hazır hâle getirilmiştir. Nicel aşamada Açıklayıcı Faktör Analizi için 403, Doğrulayıcı Faktör Analizi için 576 üniversite öğrencisinden veri toplanmıştır. AFA'da temel eksen faktörleme yöntemi ve direct oblimin döndürme tekniği kullanılmış; faktör sayısının belirlenmesinde Kaiser kriteri, yamaç-birikinti grafiği, paralel analiz ve kuramsal anlamlılık birlikte değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda beş faktörlü ve 35 maddeli bir yapı elde edilmiştir. DFA aşamasında bu yapı farklı bir örneklem üzerinde test edilmiştir. Likert tipi ordinal veri yapısı nedeniyle WLSMV kestirim yöntemi kullanılmıştır. DFA sürecinde üç madde çıkarılmış ve kuramsal olarak uygun görülen bir hata kovaryansı tanımlanmıştır. Revizyon sonrasında ölçeğin nihai formu beş faktör ve 32 maddeden oluşmuştur. Nihai modelin uyum indeksleri kabul edilebilir düzeyde bulunmuş; faktör yükleri, açıklanan varyans değerleri ve model uyum bulguları ölçeğin yapı geçerliğini desteklemiştir. Ölçeğin benzeşim geçerliği Açıklanan Ortalama Varyans (AVE) değerleriyle, ayrışım geçerliği ise HTMT oranlarıyla incelenmiştir. Güvenirlik kapsamında bileşik güvenirlik, Cronbach alfa ve McDonald's omega katsayıları değerlendirilmiş; elde edilen bulgular ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak geliştirilen Girişimcilik Okuryazarlığı Ölçeği'nin, üniversite öğrencilerinin girişimcilik okuryazarlığı düzeylerini belirlemede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. Ölçek, girişimcilik okuryazarlığını yalnızca bilgi düzeyiyle sınırlı olmayan; girişimci düşünme, iş süreçleri bilgisi, etik farkındalık, psikolojik hazırbulunuşluk ve davranışsal eğilim bileşenlerini içeren çok boyutlu bir yapı olarak değerlendirmektedir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2026
    El-Fütûhâtü'l-Mekkiyye bağlamında Muhyiddin Ibnü'l-Arabî'nin kelam ve felsefe eleştirisi

    Emre Topcuoğlu

    Tezde İbnü'l-Arabî'nin şahıslar bağlamında kelâmcı ve filozoflara; gruplar bağlamında kelâmî ve felsefî ekollere; disiplinler bağlamında ise kelâm ve felsefeye yönelik eleştirileri ontolojik ve epistemolojik açıdan ele alınmaktadır. Çalışmada amaçlanan husus, İbnü'l-Arabî'nin eleştirileri bağlamında, onun bir sûfî olarak düşünce dünyasının, kelâm ve felsefe ya da kelâmcı ve filozoflar arasındaki gerçek konumunu tespit etmektir. Çalışmanın temel kaynağı, İbnü'l-Arabî'nin el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye isimli geniş külliyatıdır. İbnü'l-Arabî'nin zikredilen eserdeki eleştirileri, önemli kelâm ve felsefe metinleri de dikkate alınarak aktarılmakta ve değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda İslâm düşüncesinin bu üç kanalına (tasavvuf, kelâm ve felsefe) ait fikirler mukayese edilmektedir. Çalışma neticesinde İbnü'l-Arabî'nin ontolojik ve epistemolojik bağlamda onu kelâm ve felsefe disiplinlerinden ayrıştıran özgün düşünce sisteminin açıklık kazanmasına katkı sağlandığı söylenebilir. Onun ontoloji alanında teorik fizik ve metafiziğe ilişkin görüşleriyle kendine has bir evren tasavvuru ve vesilecilik anlayışı geliştirdiği; epistemoloji alanında ise özgün bir duyumcu/deneyimci tavra sahip olup bilgide de vesileci bir tutum sergilediği görülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Bayburt'taki hafızlık geleneğinin tarihi süreç içerisindeki durumu Oruçbeyli Kur'an Kursu örneği

    Sadri Aydın

    Kur'an-ı Kerim'in diğer ilahi kitapların uğradığı tahrifattan korunması amacıyla Hz. Muhammed (s.a.v) döneminden itibaren yoğun çaba gösterilmiş; sahabeler Kur'an'ın ezberlenmesi ve korunması için sistemli bir faaliyet yürütmüştür. Kur'an'ı ezberleme geleneği, Hz. Peygamber dönemiyle sınırlı kalmayıp sonraki dönemlerde de devam etmiş ve farklı coğrafyalarda hafızlık uygulamaları ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, Türkiye'de sürdürülen hafızlık geleneği içerisinde Bayburt ilinin konumunu ele almakta ve özellikle "Bayburt'taki Hafızlık Geleneğinin Tarihi Süreç İçerisindeki Durumu: Oruçbeyli Kur'an Kursu Örneği"ni incelemektedir. Araştırmanın amacı, Bayburt'ta hafızlık geleneğinin tarihsel gelişimini ortaya koymak, günümüzde bu geleneğin nasıl sürdürüldüğünü belirlemek ve bu süreçte karşılaşılan sorunları tespit etmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni benimsenmiştir. Veri toplama sürecinde doküman analizi, mülakat ve gözlem teknikleri kullanılmıştır. Araştırma, Bayburt ilinde hafızlık eğitimi veren Kur'an kursları ile sınırlıdır. Çalışma kapsamında Bayburt'ta din eğitimi ve hafızlık geleneğinin tarihsel arka planı, medreselerden günümüze Kur'an kurslarının gelişimi ve bu kurumların yetiştirdikleri hafız sayıları incelenmiştir. Ayrıca Kur'an kurslarının genel durumu ile öğreticilerin hafızlık eğitimine ilişkin deneyimleri değerlendirilmiştir. Kur'an kurslarının oluşum ve işleyiş süreçlerinde etkili olan yerel destek mekanizmaları da araştırmanın ulaştığı bulgular arasında yer almaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Mahmûd Hamza Efendi'nin el-İstikşaf adlı risalesinde vakıf mallarında mahallî uygulamalar ve hukukî niteliği

    Emrullah Hocaoğlu

    Bu araştırmada, Osmanlı'nın son dönem Şam müftüsü ve Hanefî fakihi Mahmud Hamza Efendi'nin vakıf hukukuna dair yaklaşımı, el-İstikşâf an Teâmüli'l-Evkâf adlı risalesi çerçevesinde incelenmektedir. Çalışmanın temel konusu, klasik İslam hukuku ilkeleri doğrultusunda şekillenen vakıf müessesesinin Osmanlı tatbikatı ile bu uygulamaların Mahmud Hamza Efendi tarafından nasıl fıkhî bir zeminde değerlendirildiğinin ortaya konulmasıdır. Araştırmanın amacı, Osmanlı vakıf pratiğinde ortaya çıkan icâreteyn, hulû, marsad, müşeddü'l-miske ve benzeri tasarruf biçimlerinin fıkhî mahiyetini tespit etmek ve bu uygulamaların örf–fıkıh ilişkisi bağlamında nasıl meşruiyet kazandığını analiz etmektir. Bu çerçevede çalışma, vakıf hukukunun yalnızca teorik hükümlerle sınırlı kalmadığını; yerel ihtiyaçlar ve teamüller doğrultusunda dinamik bir yapı kazandığını göstermeyi hedeflemektedir. Araştırmada nitel yöntem kullanılmış; başta Mahmud Hamza Efendi'nin el-İstikşâf adlı risalesi olmak üzere klasik Hanefî fıkıh kaynakları, Osmanlı arşiv belgeleri ve tabakat eserleri incelenmiştir. Metin merkezli analiz yöntemiyle risalede ele alınan vakıf uygulamaları, klasik fıkıh literatürüyle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Mahmud Hamza Efendi'nin vakıf hukukunu yalnızca teorik hükümler üzerinden değil, toplumsal ihtiyaçlar ve yerel uygulamalar ışığında ele alan bir yaklaşım benimsediği ortaya konulmuştur. el-İstikşâf risalesinin, Osmanlı vakıf sisteminde karşılaşılan pratik sorunlara fıkhî çözümler sunması bakımından önemli bir kaynak olduğu ve modern vakıf hukukunun tarihsel arka planını anlamada dikkate değer katkılar sunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2026
    Sporcu öğrencilerde psikolojik yetimliğin saldırganlık ve psikolojik sağlamlık üzerine etkisi

    Talha Sert

    Araştırmanın temel amacı, sporcu öğrencilerde psikolojik yetimliğin saldırganlık ve psikolojik sağlamlık üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanın evrenini Türkiye'de üniversite düzeyinde öğrenim gören ve aktif sporculuk yaşamına devam eden 18 yaş üzeri bireyler oluştururken, örneklemini Bayburt Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi ve İnönü Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri arasından orantısız tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 540 sporcu öğrenci (226 kadın, 314 erkek) oluşturmaktadır. Demografik Bilgi Formu, Sporcularda Psikolojik Yetimlik Ölçeği, Kar-YA Saldırganlık Ölçeği ve Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Veriler SPSS 27.0 programı ile analiz edilmiş, T-testi, ANOVA, Pearson Korelasyon ve Çoklu Doğrusal Regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, spor yapma sıklığı ve annenin hayatta olma durumu değişkeni ile psikolojik yetimlik arasında anlamlı farklara, yaş ve spor yaşı değişkeni ile psikolojik yetimlik arasında anlamlı ilişkilere rastlanmıştır. Cinsiyet, babanın hayatta olma durumu ve parçalanmış aile yapısına sahip olma durumu değişkeni ile saldırganlık arasında anlamlı farklara, yaş ile saldırganlık arasında anlamlı ilişkiye rastlanmıştır. Cinsiyet, spor yapma sıklığı ve üniversite değişkeni ile psikolojik sağlamlık arasında anlamlı farklara, yaş ile psikolojik sağlamlık arasında anlamlı ilişkiye rastlanmıştır. Korelasyon analizleri sonucunda, psikolojik yetimlik ile saldırganlık arasında negatif yönlü, psikolojik yetimlik ile psikolojik sağlamlık arasında ise pozitif yönlü anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Regresyon analizi sonuçlarına göre, psikolojik yetimlik alt boyutlarından ait olma ve yeterlilik negatif, motivasyon ise pozitif yönde saldırganlığı anlamlı yordadığı, ilişkili olma negatif, motivasyon ve yeterlilik ise pozitif yönde psikolojik sağlamlığı anlamlı yordadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, sporcu öğrencilerde psikolojik yetimlik düzeyinin saldırganlık ve psikolojik sağlamlık üzerinde anlamlı düzeyde bir yordayıcılığının bulunduğu ortaya konulmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Annona muricata Leaf Extract Rebalances Systemic Redox Status and Modulates Neuroimmune, Microbial, and Functional Responses in CLP-Induced Septic Rats

    Ülker, U; Bayraktar, B; Alçığır, ME; Kızıl, S; Aydin, F; Kotan, GC; Yeni, M

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ1
    Pomegranate Peel Extract and Punicalagin Are Associated with Attenuated Intestinal Barrier Dysfunction, Oxidative Stress, and Multi-Organ Injury in a Rat CLP Model

    Yeni, M; Ürüşan, H; Bayraktar, B; Kotan, GC

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2026
    Dose-Related Effects of Cannabidiol on Inflammatory and Redox Responses, Bacterial Dissemination, and Multiorgan Injury in CLP-Induced Septic Rats

    Ülker, U; Bayraktar, B; Karan, T; Sinmez, ÇÇ; Tüfekçi, E; Bilici, E; Alpman, U; Kotan, GC; Yeni, M

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2026
    The Relationship of Cyberchondria, Negative Affect, and Anthropometric Indices with Heart-Rate Variability Among Health Sciences Students: A Psychophysiological Study of Digital Health-Information Behavior

    Erkılıç, TO; Bayraktar, B; Taşci, SÇ

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2026
    The First Report Card on Physical Activity for Children and Adolescents in Türkiye

    Yarımkaya, E; Oğur, YG; Aydemir, U; Türkmen, M

  • MakaleYayıncıda açık erişim2026Scopus SJRQ1
    The indirect association between psychological well-being and professional commitment through teacher self-efficacy among Turkish language teachers

    Şahin, TG; Banaz, E; Özbilen, U

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2026
    Chrysin as a multi-target regulator of tramadol-induced testicular damage: Integration of inflammation, mitochondrial dynamics, and germ cell survival pathways

    Erol, İ; Özdemir, S; Küçükler, S; Özkaraca, M; Akarsu, SA; Şimşek, H; Kızıl, HE; Mutlu, H; Kandemir, FM

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ1
    Personality traits in relation to mindful eating among university students in Türkiye

    Ünal, G; Esgin, Ö

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ1
    Spiritual monachopsis and depressive symptoms among university students in Türkiye: a cross-sectional study

    Okur, S

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2026
    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğrencilerinin Kamu Hizmet Motivasyonuna Yönelik Algıları Üzerine Nitel Bir İnceleme

    Kan, Muhammed Enes

    Bu çalışmanın amacı Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü (SBKY) öğrencilerinin kamu hizmet motivasyonu (KHM) algılarının incelenmesidir. Çalışma nitel araştırma desenine göre gerçekleştirilmiştir. SBKY öğrencilerinin KHM algılarını tespit edebilmek için öğrencilere kamu hizmetinde çalışmak istemelerinin nedenleri ile KHM’nin alt boyutları olan kamu yararına bağlılık, fedakarlık, kamu politikasına ilgi ve merhamet boyutlarına ilişkin toplam 9 soru yöneltilmiştir. Elde edilen veriler nitel araştırmalarda sıklıkla kullanılan bir veri analiz yöntemi olan içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre SBKY öğrencilerinin kamu hizmetlerinde görev yapma isteklerinde en fazla etkili olan güdü, devlete ve millete hizmet etmektir. Öğrencilerin birçoğu kamu yararını bireysel menfaatlerine tercih edeceklerini, kamu hizmetlerinin yürütülebilmesi için her türlü fedakarlığı yapabileceklerini ve vatandaşlarla empati yaparak onlara her türlü sorunlarında ne pahasına olursa olsun yardımcı olabileceklerini ifade etmişlerdir. Öğrencilerin öğrenim gördükleri bölümün de etkisiyle kamu politikasına ve politika süreçlerine güçlü bir ilgi duyduğu ve ülke gündemini yakından takip ettiği de çalışmanın önemli bulgularından biri olmuştur. Tüm bunlar SBKY öğrencilerinin KHM’nin tüm alt boyutlarına yönelik yüksek bir algı düzeyine sahip olduğunu ve KHM düzeylerinin yüksek olduğunu göstermektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2026
    Yumurta Kalite Parametreleri Üzerine Farklı Yetiştirme Sistemleri ve Mevsimin Etkisi

    Tekce, Emre; Tekdemir, Orhan Atlıhan

    Bu araştırma, farklı yetiştirme sistemlerinde (kafes sistemi, aile tipi ve serbest gezen sistem) üretilen tavuk yumurtalarının dış ve iç kalite parametreleri üzerindeki mevsimsel (ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış) etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada farklı yetiştirme sistemlerinden her bir mevsimde 50’şer adet olmak üzere toplam 600 adet yumurta toplanmıştır. Yumurta örneklerinin dış kalite parametreleri üzerine mevsimin etkisi incelendiğinde; kış mevsiminde kırılma mukavemeti, kabuk kalınlığı, sarı yüksekliği ve sarı indeksi önemli bulunmuştur (p

    • SDG 2 · Açlığa Son