Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Bayraktar, Bülent(13)
- Yavuz, Mehmet(10)
- Kayalı, Bünyami(8)
- Erdoğan, Yaşar(7)
- Isik, Cem(7)
- Kul, Murat(7)
- Makas, Samet(7)
- Ongan, Serdar(7)
- Yayla, İbrahim Erdoğan(7)
- Akeren, Zahide(6)
- Akeren, İhsan(6)
- Boz, Emre(6)
- Bozkurt, Aras(6)
- Ecem Bayram, Nesrin(6)
- Engin, Mustafa Alptekin(6)
- Imamoglu, Ilyas Kays(6)
- Kalyoncuo, Servet(6)
- Kotan, Gökşad Cemil(6)
- Çolak, Murat(6)
- Ayata, Ümit(5)
- Aydemir, Uğur(5)
- Bayram, Sinan(5)
- Cakir, Mehmet(5)
- Ceylan, Halil Ibrahim(5)
- Ceylan, Nagihan Burcak(5)
- Colak, Murat(5)
- Dergaa, Ismail(5)
- Dertli, Enes(5)
- Dhahbi, Wissem(5)
- Dombak, Kübra(5)
- Esmer, Yusuf(5)
- Gul, Volkan(5)
- Kamiloğlu, Aybike(5)
- Kutlu, Naciye(5)
- Köktürk, Seda Nur(5)
- Muntean, Raul Ioan(5)
- Tutkun, Cansu(5)
- Yarımkaya, Erkan(5)
- Yıldız, Ümit(5)
- Çakır, Zekai(5)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Abbâsî Halifelerinin Anadolu Selçuklu Devletine gönderdiği elçiler ve tasavvufî faaliyetleri
Muhammed Nayir Polat
Bu çalışmada, Abbâsî halifelerinin XI–XIII. yüzyıllar arasında Anadolu Selçuklu Devleti ile tesis ettikleri diplomatik ilişkiler bağlamında Anadolu'ya gönderdikleri elçiler ele alınmaktadır. Söz konusu elçilerin, resmî ve siyasî görevlerinin yanı sıra, tasavvufî düşüncenin, manevî değerlerin ve dinî-kültürel birikimin Anadolu'ya aktarılmasındaki etkileri incelenmektedir. Bu çerçevede, elçilerin hem devletler arası ilişkilerde üstlendikleri roller hem de Anadolu'daki tasavvufî çevrelerle kurdukları temaslar üzerinden ortaya çıkan manevî ve kültürel katkıları değerlendirilmiştir. Araştırmanın konusu, Abbâsî elçilerinin Anadolu Selçuklu sarayına kazandırdıkları tasavvufî düşünceler, fütüvvet anlayışları ve bu anlayışların ahîlik kurumu vasıtasıyla toplumsal hayata yansımasıdır. Çalışmanın amacı, Abbâsî elçilerinin yalnızca diplomatik temsil göreviyle sınırlı kalmadığını; Anadolu'da tasavvufî düşüncenin yaygınlaşmasına, vahdet-i vücûd anlayışının temellenmesine, fütüvvet değerlerinin kurumsallaşarak ahîlik teşkilatına dönüşmesine öncülük ettiklerini ortaya koymaktır. Bu açıdan çalışma, Abbâsî-Selçuklu ilişkilerini siyasî boyutun ötesinde kültürel ve dinî açıdan değerlendirmesi bakımından önem arz etmektedir. Çalışma, nitel araştırma yaklaşımıyla yürütülmüş ve çalışmada tarihsel doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini XI–XIII. yüzyıllar arasında Abbâsî halifeleri tarafından Anadolu Selçuklularına gönderilen elçilik faaliyetleri oluşturmakta; örneklemini ise Mecdüddin İshak, Evhadüddîn Kirmânî ve Şihâbüddin Ömer es-Sühreverdî gibi şahsiyetler oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak tarihî kronikler, fütüvvetnâmeler, tasavvufî metinler ve modern literatür kullanılmış; elde edilen veriler üzerine yapılan çalışmalar, tarihî-sosyolojik bağlamda içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Türk Devletleri Teşkilatı üye ülkelerinin hükümet sistemlerinin karşılaştırmalı incelenmesi
Tuğrulcan Ölmez
Türkler üç bin yıla yakın tarihlerinde tarihe yön veren milletler arasında yerini almış bir toplumdur. Karakteristik özellikleriyle, milliyetçilik duygularıyla, devletlerine bağlılıklarıyla ön plana çıkmışlardır. Tarih boyunca teşkilat yapısına son derece önem vermiş olan Türk kavmi, günümüze kadar bu yapıyı korumuştur. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), Türklerin tarihleri boyunca sürdürmüş olduğu birlik ve beraberliklerini dil, kültür ve coğrafya birliği bağlamında günümüzde devam ettiren önemli bir yapılanmadır. Türki Cumhuriyetlerin 1990'larda bağımsızlıklarını kazanmasıyla ve Türkiye'nin bu devletlerle yakın ilişkiler kurarak "Türkçe Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği" adıyla başlayan bu süreç, 2009 yılında Nahçivanda yapılan zirveyle uluslararası bir örgüt olma statüsüne erişmiş, devamında da 2021 yılında Türk Devletleri Teşkilatı adını almıştır. TDT'nin Türk birliğinin daha ileri seviyelere taşınması, Türk devletlerinin hem bölgesel hem küresel anlamda söz sahibi olması için atmış olduğu adımlar çok önemli olmakla birlikte sürdüreceği politikalarda gelecek açısından büyük önem arz etmektedir. Türklerin tarihlerinde devlet yönetme sanatına sahip oldukları, bu hususta özellikle liderlerinin ön plana çıktığı görülmektedir. Tarih sayfalarında yerini almış büyük Türk devletlerinin en önemli özellikleri arasında merkezi otoritenin sağlam olması ve geniş yetkilerle donatılmış güçlü liderlerin varlığı ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada TDT'ye üye olan Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkiye'nin hükümet sistemleri yasama, yürütme, yargı erkleri ve bu erklerin birbirleri arasındaki ilişkileri üzerinden ayrı ayrı incelenmiştir. Üye ülkelerin Anayasa metinlerinde üç erkle ilgili olan maddeler detaylı şekilde ele alınmıştır. Çalışmanın amacı, üye ülkelerin hükümet sistemlerini karşılaştırmalı olarak inceleyerek, sistemler arasındaki benzerlikleri ortaya koymak ve Türk devlet geleneğinde liderin önemli bir yer tutması kültürünün günümüz Türk devletlerinin hükümet sistemlerini belirlemesinde etkili olduğunu göstermektir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Diyanet İşleri Başkanlığının 2020 yılında yayımladığı hutbelerin tefsir ilmi açısından tahlili
Abdullah Bektaş
Bu araştırma, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2020 yılı boyunca yayımlanan hutbelerin tefsirî bakımından incelenip ele alınmasını konu edinmektedir. Türkiye'de milyonlarca Müslüman'a hitap eden bu hutbeler, dinî bilgilerin aktarılmasında ve toplumsal şuurun oluşmasında büyük öneme sahiptir. Çalışma kapsamında hutbelerde yer alan Kur'an âyetlerinin tercih sebebi, yorumlama biçimleri ve bu âyetler vasıtasıyla topluma iletilen dinî ve ahlakî mesajlar incelenmiştir. Araştırma süresince hutbelerde bulunan âyetler, tefsir ilminin prensipleri doğrultusunda incelenmiş olup her bir âyetin bağlamı, anlam ilişkisi ve hutbenin ana temasıyla olan bağlantısı analiz edilmiştir. Bu aşamada hem geleneksel hem de modern tefsir anlayışından faydalanılmış, âyetlerin hutbelerde kazandığı anlamın derinliği ve yorum çeşitliliği belirtilmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde; iman, ibadet ve nebevi örneklik düşünceleri incelenerek Müslüman'ın Allah ile olan ilişkisinin yanı sıra ibadet anlayışı da ortaya konulmuştur. İkinci bölümde ise sabır, sorumluluk ve tevekkül gibi kavramlar üzerinden felaket ve zorluklar karşısında inananların tutumu araştırılmıştır. Üçüncü bölümde ise tarihî bellek, toplumsal birlik ve İslâmî yaklaşım üzerine odaklanılmış, hutbelerin ümmet şuuru ve değerlerin aktarımındaki rolü tahlil edilmiştir. Sonuç olarak bu araştırma, Diyanet İşleri Başkanlığının hazırladığı hutbelerin Kur'an merkezli bir irşad kavramıyla oluşturulduğu, âyetlerin yalnızca bilgi vermek amacıyla değil, yaşam içerisinde bir yol gösterici olarak değerlendirildiğini belirtmektedir. Bununla beraber bazı hutbelerde âyetlerin eksik veya bağlamından ayrı bir şekilde kullanılması, âyetlerin anlam bütünlüğünü bozduğu tespit edilmiştir. 2020 yılı hutbeleri, Kur'an'ın ilettiği mesajları modern yaşam ile bütünleştiren, dinî farkındalık ile sosyal sorumluluk arasında güçlü bir bağ kuran metinler olarak değerlendirilebilir.
- Doktora TeziAçık Erişim2026Yapay zekâ destekli yazma eğitiminin 7. sınıf öğrencilerinin yazma başarısına ve öz yeterlik algısına etkisi: Bir karma yöntem araştırması
Murat Kaya
Araştırmada, yapay zekâ destekli yazma eğitiminin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin yazma başarı ve öz yeterliğine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Çalışmada karma yöntem araştırmalarından açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde ön test son test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desen; nitel bölümünde ise olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Giresun'daki bir ortaokulda 7. sınıfta öğrenim göre 34 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma, 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Çalışmanın uygulama süreci toplam 20 hafta ve yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri "Kişisel bilgi formu, elektronik yazma alışkanlıkları ölçeği, bilgilendirici metin yazma başarısını değerlendirme ölçeği, öyküleyici metin yazma düzeylerini belirlemek için kullanılan dereceli puanlama anahtarı, ortaokul öğrencilerine yönelik yazma öz yeterlik ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu" kullanılarak elde edilmiştir. Nicel veriler SPSS 26, nitel veriler ise MAXQDA 22 programı ile analiz edilmiştir. Nicel verilerden elde edilen bulgulara göre yapay zekâ destekli yazma eğitiminin deney grubu öğrencilerin bilgilendirici ve öyküleyici metin yazma başarılarını artırdığı görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin yazma öz yeterliklerinin de uygulama sonrasında arttığı ortaya çıkmıştır. Nitel verilerden elde edilen bulgulara göre ChatGPT yapay zekâ aracının öğrencilerin yazma deneyimlerine olumlu yansıdığı, yazmayı kolaylaştırdığı, yazım hatalarını azalttığı, yazmaya karşı motive ettiği ve yazma endişelerini azalttığı öne çıkan öğrenci görüşleri arasındadır. Sonuç olarak yapay zekâ destekli yazma eğitiminin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin yazma başarılarına ve öz yeterliklerine katkı sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin doğru istemler oluşturma sürecine yönelik eğitimler verilmesi ve farklı yapay zekâ araçlarıyla da yazma eğitimi çalışmalarının yapılması noktaında öneriler sunulabilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Peyami Safa'nın hikayeleri üzerine bir inceleme
Meryem Ertem
Bu çalışma, Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Peyami Safa'nın hikâyeciliğini incelemeyi amaçlamaktadır. Türk edebiyatında daha çok romanlarıyla tanınan yazar, hikâye türünde de dikkate değer eserler vermiştir. Bu tezde, Peyami Safa'nın hikâyeleri; yapısal özellikleri, tematik unsurları, kişi kadrosu, zaman ve mekân kullanımı ile dil ve üslup açısından değerlendirilmiştir. Çalışmada öncelikle Peyami Safa'nın hikâyeciliğine genel bir bakış sunulmuş, yazarın hikâyelerinde sıkça karşılaşılan anlatıcı türleri, olay örgüsü, mekân ve zaman kullanımı gibi yapısal unsurlar ele alınmıştır. Hikâyelerde işlenen temalar belirlenerek, bireyin iç dünyası, psikolojik çözümlemeler, toplumsal eleştiriler ve gelenek-modernleşme çatışması gibi konular analiz edilmiştir. Ayrıca, yazarın dil ve üslup özellikleri değerlendirilmiş, hikâyelerinin edebiyat tarihindeki yeri üzerinde durulmuştur. Elde edilen bulgular, Peyami Safa'nın hikâyelerinde bireyin iç dünyasını ve toplumsal yapıyı yansıtan güçlü bir anlatı kurduğunu göstermektedir. Yazarın eserlerinde kullandığı anlatım teknikleri, psikolojik çözümlemeleri ve toplumsal meselelere yaklaşımı, onun Türk edebiyatındaki önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu çalışma, Peyami Safa'nın hikâyeciliğini detaylı bir şekilde ele alarak, onun edebî kimliğinin anlaşılmasına katkı sunmayı hedeflemektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Matematik eğitiminde ölçme konusuna yönelik çalışmaların incelenmesi: Uzunluk ölçüleri örneği
Cem Çikot
Bu çalışmanın amacı, ilköğretim matematik eğitimi müfredatında ölçme öğrenme alanının alt öğrenme alanı olan uzunluk ölçülerinin öğretimi ile ilgili önceden gerçekleştirilen çalışmaları araştırma sentezi yöntemiyle incelemektir. Ölçme kavramı ve uzunluk ölçüleri, matematik eğitimi ile günlük yaşantılarda bilerek ya da bilmeyerek sık kullanılmaktadır. Ölçmeyi kişinin yaşantısının bir parçası olarak düşünmek mümkündür. İnsanların çevresinde olan varlık, eşya, nesneleri tanıma ve bunlar arasındaki farklılıkları anlama merakı olduğu bilinmektedir. İnsanlardaki bu içsel dürtü sayesinde ölçme ihtiyacı daha da önemli konuma getirdiği söylenebilir (Albayrak, 2010). Ölçme öğrenme alanı kapsamında uzunluk ölçme kavramının erken yaşlardan itibaren kazandırılmasının, çocukların zihinsel gelişimini destekleyebileceği düşünülmektedir; bu süreçte yapılan karşılaştırma, sıralama ve somut deneyimlerin, mantıksal düşünme, problem çözme ve dil becerilerine katkı sağlayabileceği ifade edilmektedir. Çalışmanın yöntemi, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan araştırma sentezi tekniğiyle yapılmıştır. Çalışmada kullanılan makaleler, akademik literatür taraması kapsamında Web of Science ve YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanlarında yer alan bilimsel çalışmalar ve tezlerden elde edilmiştir. İncelenen çalışmalar için, araştırmanın yapıldığı yıl, araştırmada uygulanan yöntemler, araştırmanın örnekleme grupları ve hedefler başlıkları dikkate alınmıştır. Verilerin analizi için tematik içerik analizi metodu kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, ölçme öğrenme alanındaki konuların bazı matematik konularına kıyasla daha soyut olabildiği; ancak bu konuların araç-gereçlerle somutlaştırılması ve günlük yaşamla ilişkilendirilmesinin öğrenmeyi destekleyebileceği düşünülmektedir. Ayrıca uzunluk ölçümünde, günlük kullanım ile matematiksel tanımlar arasındaki farklılıkların öğrencilerin anlamasını zorlaştırabileceği ifade edilmektedir. Bu çalışmada incelenen araştırmaların yıllara göre dağılımı, uzunluk ölçme konusuna yönelik ilginin son yıllarda arttığını göstermektedir. Çalışmaların büyük çoğunluğu makale türünde olup, en fazla nitel yöntemler kullanılmıştır. Araştırmalar farklı örneklem gruplarını kapsamakla birlikte en yoğun olarak ortaokul öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak en çok test ve görüşme teknikleri tercih edilmiştir. Tematik açıdan çalışmaların büyük bölümü öğrenme sürecine odaklanmakta; bunun yanı sıra öğrenci başarısı, kavram yanılgıları ve ölçme becerileri gibi konular da ele alınmaktadır. Genel olarak bulgular, uzunluk ölçmenin öğrencilerin bilişsel becerilerinin gelişiminde önemli bir rol oynadığını ve matematik öğretiminde temel bir alan olduğunu ortaya koymaktadır. Yapılan analizler, programda en yoğun kazanımın "uzunluk ölçme" aşamasında yer aldığını ortaya koymaktadır. İlköğretimin altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf düzeylerindeki kazanımların ise bütünüyle uzunluk ölçme alt öğrenme alanı kapsamında, somuttan soyuta doğru yapılandırıldığı anlaşılmaktadır. Bulgular, sınıf öğretmenlerinin öğrenci düzeyine uygun örnekler seçme konusunda özenli olduklarını; ancak çözüm süreçlerinde farklı gösterim türleriyle modelleme yapma becerilerinin sınırlı kaldığını göstermektedir. Ayrıca, öğretmenlerin kavrayış düzeyine uygun etkinlikler tasarlama çabalarına rağmen, işlem süreçleri ile kavramsal anlayış arasında yeterli düzeyde ilişki kurmakta güçlük yaşadıkları anlaşılmaktadır. Buna karşın, mesleki gelişim sürecinin, öğretmenlerin uzunluk ölçme alt öğrenme alanına ilişkin alan bilgilerini olumlu yönde geliştirdiği belirlenmiştir. Bu durum, mesleki gelişim etkinliklerinin öğretmenlerin hem alan bilgisi hem de pedagojik alan bilgisi üzerindeki belirleyici rolünü açıkça ortaya koymaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Yapay zekâ destekli okuma stratejileri öğretiminin ortaokul öğrencilerinin strateji kullanma düzeyi ve okuduğunu anlama başarısına etkisi
Duygu Atılgan
Bu tezin amacı, yapay zekâ destekli okuma stratejileri öğretiminin ortaokul öğrencilerinin strateji kullanma düzeyi ve okuduğunu anlama başarısına etkisini incelemektir. Bu çalışma, WhatsApp platformu üzerinden erişilen Copilot yapay zekâ asistanının okuma stratejileri öğretim sürecindeki etkililiğini araştırmayı amaç edinmiştir. Araştırma, 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Bayburt il merkezinde bulunan Şehit Recep Eşiyok Ortaokulunda öğrenim gören 7. sınıf öğrencileri üzerinde uygulanmıştır. Çalışma grubunu, 7/A ve 7/B sınıflarında öğrenim gören toplam 60 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada, 60 öğrenciden oluşan (30 deney, 30 kontrol) grubu belirlenmiş ve ön test–son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, Kırmızı (2008) tarafından geliştirilen Okuduğunu Anlama Stratejileri Ölçeği (OASÖ) ile Taşkın ve Sallabaş (2022) tarafından geliştirilen Okuma Başarı Testi (OBT) aracılığıyla toplanmıştır. Çalışma kapsamında, kontrol ve deney grubu öğrencilerinin ön test ile son testten alınan puanların karşılaştırılmasında ilişkili bağımlı örneklemler t-testine başvurulmuştur. Gruplar arası anlamlılık düzeyini belirlemek amacıyla ise ilişkisiz bağımsız örneklemler t-testi kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson korelasyon analizine başvurulmuştur. Ön-son test uygulamalarından ulaşılan bulgular, ilk önce Microsoft Excel dosyasına işlenmiştir ardından istatistiksel hesaplamalar için SPSS 26.0 programından yararlanılmıştır. Elde edilen analizlere göre, bu çalışmanın koşulları altında yapay zekâ destekli okuma stratejileri öğretiminin olumlu yönde etkiler gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda, deney grubunun strateji kullanımına ilişkin son test puan ortalamalarının (M = 3,6000), kontrol grubuna (M = 3,3987) kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p = 0,001). Benzer şekilde, okuduğunu anlama başarı düzeylerinde de deney grubunun (M = 21,3000) kontrol grubuna (M = 18,9667) göre anlamlı düzeyde daha yüksek bir başarı sergilediği tespit edilmiştir (p = 0,002). Bu bulgular, yapay zekâ destekli okuma stratejileri öğretiminin öğrencilerin okuduğunu anlama performansını artırma noktasında olumlu etkiler gösterdiğini ortaya koymaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Düzenli spor yapan ve yapmayan Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin spor amaçlı mobil uygulama kullanım isteklilikleri ve sadakatlerinin incelenmesi
Sedanur Eğriçayır
Dijitalleşmenin hızla ilerlemesiyle birlikte mobil uygulamalar, spor ve fiziksel aktivite davranışlarının desteklenmesinde önemli bir araç hâline gelmiştir. Bu araştırmanın amacı, düzenli spor yapan ve yapmayan Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin spor amaçlı mobil uygulama kullanım isteklilikleri ve sadakat düzeylerini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Araştırma, gönüllü katılım esasına dayalı olarak ulaşılan 480 üniversite öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak Mobil Uygulama Kullanma İstekliliği Ölçeği (MUKİÖ) ve Mobil Uygulama Kullanma Sadakati Ölçeği (MUKSÖ) kullanılmış; elde edilen veriler bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA analizleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular, kadın öğrencilerin kullanım istekliliğinin erkeklere göre daha yüksek olduğunu; buna karşın erkek öğrencilerin sadakat düzeylerinin daha güçlü olduğunu göstermiştir. Ayrıca düzenli spor yapmayan öğrencilerin uygulamalara yönelik hem kullanım istekliliği hem de sadakat düzeylerinin düzenli spor yapanlara kıyasla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Spor türü değişkenine göre bireysel spor yapan öğrencilerin takım sporcularından anlamlı düzeyde daha yüksek kullanım istekliliği ve sadakat düzeyine sahip olduğu görülmüştür. Öğrenim görülen bölüm açısından Spor Yöneticiliği öğrencilerinin kullanım istekliliği puanlarının daha yüksek olduğu; uygulama sadakati açısından ise Antrenörlük ve Spor Yöneticiliği öğrencilerinin daha yüksek düzeyde bağlılık sergiledikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak spor amaçlı mobil uygulamaların, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri açısından fiziksel aktivite süreçlerini destekleyebilecek, performans takibini kolaylaştırabilecek ve dijital spor alışkanlıklarının anlaşılmasına katkı sağlayabilecek araçlar olduğu söylenebilir. Elde edilen bulguların, üniversite gençliğinde teknolojiyi spora uyarlamaya yönelik stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağı öngörülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Ermeni tehcirinin Anadolu'ya etkileri: Göç teorileri bağlamında bir değerlendirme
Melih Dursun Tosun
Bu çalışmada 1915 yılında Osmanlı Devleti tarafından alınan Tehcir kararının tarihsel arka planı, uygulanma süreci ve Anadolu'ya olan etkileri göç teorileri bağlamında incelenmektedir. Ermeni meselesi, Osmanlı'nın son yüzyılında ortaya çıkmış siyasi ve jeopolitik yönleri olan bir sorundur. Birinci Dünya Savaşı'nın kritik döneminde, Ermeni komiteleri Rus ordularıyla iş birliği yaparak sabotaj ve isyan faaliyetlerini yoğunlaştırmış, Osmanlı Devleti de cephe gerisi güvenliğini sağlamak amacıyla Tehcir kararı almıştır. "Vakt-i Seferde İcraat-ı Hükümete Karşı Gelenler İçin Kanun-ı Muvakkat" ile yasal çerçevesi oluşturulan bu uygulama, doğrudan Ermenileri hedef almamış, savaş şartlarında ihanet ve casusluk yapan herkesi kapsamıştır. Osmanlı yönetimi, sevkiyat sırasında göçmenlerin güvenliğini sağlamak için talimatnameler yayımlamış ve yapılan suistimalleri Divan-ı Harplerde yargılamıştır. Tehcirin Anadolu'ya etkileri çok yönlü olup bölgesel güvenlik riskine göre farklı uygulamalar da olmuştur. Tehcir sonrası demografik yapı önemli ölçüde değişmiş, Ermeni nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde boşalan yerleşim alanları muhacir iskânıyla doldurulmuştur. Yine tehcir sonrası Lozan Antlaşması ile Anadolu'da kalan Ermeni nüfusu azınlık statüsü kazanmış, 1939'da Hatay'ın Türkiye'ye katılması gibi dönemlerde önemli göç hareketleri yaşanmıştır. Göç teorileri temelinde yapılan bu araştırmada tehcirle sonuçlanan Ermeni meselesinde; devlet merkezli klasik diplomasi anlayışının ötesine geçilerek, şeffaflık ve bilimsel bilgi temelinde kültürel ve insani etkileşimle, ekonomik iş birliği ve çok katmanlı kamu diplomasisi araçlarını içeren uzun vadeli, proaktif ve yapıcı bir stratejinin benimsenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Gelecekte bu konuda çalışacak araştırmacıların, bu olayın Türk ve Ermeni halkı üzerindeki algısal, sosyo-psikolojik ve politik etkilerini disiplinlerarası yöntemlerle ölçmelerinin; her iki toplumda yanlış algılamaları azaltıp karşılıklı etkileşim alanlarını güçlendirerek kültürel, ekonomik ve iletişim temelli yaklaşımların gelişmesini sağlamaya katkısı olacağı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Hafızlığı muhafaza etme yöntemleri
Samet Tatlı
Hafızlık, Kur'ân-ı Kerîm'in baştan sona ezberlenmesi ve bu ezberin ömür boyu muhafaza edilmesini hedefleyen köklü bir eğitim geleneğidir. Hafız olmak kadar hafız olarak kalabilmek de büyük önem taşımaktadır. Zira hafızlık; bireyin yanı sıra anne-baba, hoca ve eğitim kurumlarının ortak emek ve gayretleriyle kazanılan son derece kıymetli bir nimettir. Özellikle dinî ilimlerde ilerlemek isteyenler için sağlam bir hafızlık büyük bir avantaj sağlamakta; bu sebeple hafızlığın doğru yöntemlerle korunması ayrı bir önem arz etmektedir. Bu araştırmada, hafızlığın muhafazası, dinî, teorik ve uygulamalı yaklaşımlar çerçevesinde ele alınmıştır. Öncelikle hafızlığı unutmanın dinî mesuliyeti ile tefsirlerde hafızlığın muhafazasına ilişkin değerlendirmeler incelenmiş; ardından sağlam ve kalıcı bir hafızlık için geliştirilen yöntemler değerlendirilmiştir. Bu kapsamda namazlarda ve özellikle teravihi hatimle kıldırmak, mukabele, dinleyerek tekrar, teknolojik imkânlardan yararlanma, yarışmalar, sınavlar, manevî motivasyon, aile ve hoca desteği, örnek şahsiyetlerin rolü, tefsir ve meâlden yararlanma ile sağlam bir hafızlık eğitiminin önemi üzerinde durulmuştur. Ayrıca koro sistemi, musiki ve ses yöntemleri ve farklı hafıza teknikleri ele alınmış; hoca-talebe ilişkisinin hafızlığın devamlılığındaki rolü değerlendirilmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemiyle yürütülmüş; hafızlık eğitimini tamamlamış farklı yaş ve meslek gruplarından katılımcılarla gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırma, hafızlığın muhafazasının yalnızca ezberin tekrarlanmasından ibaret olmadığını; dinî, ilmî, pedagojik, manevî ve sosyal boyutları bulunan çok yönlü bir süreç olduğunu ortaya koymaktadır
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Beden eğitimi ve oyun dersinde uygulanan işbirlikli eğitsel oyunların ilkokul öğrencilerinin matematiksel problem çözme becerilerine etkisi
Bilgen Duran Erel
Bu araştırmanın amacı, Beden Eğitimi ve Oyun Dersinde işbirlikli öğrenme yaklaşımına dayalı olarak tasarlanan eğitsel oyunların ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin matematiksel problem çözme becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmada nicel ve nitel verilerin birlikte kullanıldığı karma yöntem yaklaşımı benimsenmiş ve açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda yarı deneysel desen, nitel boyutunda ise olgubilim deseni tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2024-2025 eğitim öğretim yılında Bayburt il merkezinde bulunan bir ilkokulun üçüncü sınıfında öğrenim gören toplam 60 öğrenci oluşturmuştur. Rastgele yöntemle belirlenen şubelerden biri deney grubu (n=30), diğeri kontrol grubu (n=30) olarak atanmıştır. Deney grubunda Beden Eğitimi ve Oyun Dersinde işbirlikli eğitsel oyunlarla desteklenen etkinlikler uygulanırken, kontrol grubunda mevcut öğretim süreci sürdürülmüştür. Araştırmanın nitel boyutunda ise deney grubunda yer alan ve gönüllülük esasına göre belirlenen 10 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Problem Çözme Ölçeği (PÇÖ), araştırmacı tarafından geliştirilen Problem Çözme Başarı Testi (PÇBT), çalışma kağıtları ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde bağımlı ve bağımsız örneklemler t-testi, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Ayrıca deney grubunda uygulanan etkinlikler kapsamında öğrencilerin problem çözme performanslarını değerlendirmek amacıyla çalışma kağıtları rubrik aracılığıyla puanlandırılmıştır. Araştırma sonucunda, işbirlikli eğitsel oyunlarla desteklenen öğretim uygulamalarının öğrencilerin matematiksel problem çözme becerileri üzerinde olumlu etkiler oluşturduğu belirlenmiştir. Problem çözme ölçeği sonuçlarına göre deney grubundaki öğrencilerin problem çözme puanlarında uygulama sonrasında anlamlı düzeyde artış meydana gelirken, kontrol grubunda anlamlı bir değişim görülmemiştir. Grupların son test puanları karşılaştırıldığında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Problem çözme başarı testi sonuçları da benzer şekilde deney grubundaki öğrencilerin problem çözme başarılarının anlamlı düzeyde arttığını ve son test puanlarının kontrol grubuna göre daha yüksek olduğunu göstermiştir. Çalışma kağıtlarından elde edilen bulgular, öğrencilerin farklı etkinliklerde yüksek düzeyde performans sergilediklerini ve problem çözme süreçlerinde etkili stratejiler geliştirebildiklerini ortaya koymuştur. Öğrenci görüşleri ise işbirlikli eğitsel oyunların öğrenmeyi eğlenceli hâle getirdiğini, problem çözmeyi kolaylaştırdığını, iş birliğini desteklediğini, motivasyonu artırdığını ve öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve sosyal gelişimlerine katkı sağladığını göstermiştir. Sonuç olarak, Beden Eğitimi ve Oyun Dersinde işbirlikli öğrenme yaklaşımına dayalı olarak tasarlanan eğitsel oyunların ilkokul öğrencilerinin matematiksel problem çözme becerilerinin geliştirilmesinde etkili bir öğretim uygulaması olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, eğitsel oyunların ve işbirlikli öğrenme uygulamalarının ilkokul düzeyinde matematiksel problem çözme becerilerinin geliştirilmesine yönelik öğretim süreçlerinde daha fazla yer alması önerilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Türkiye ve Kanada'da elektrik tüketimi tahmini: Makine öğrenmesi modellerinin karşılaştırmalı analizi
Sümeyye Selvi
Elektrik tüketimi, ekonomik büyüme, kentleşme ve enerji politikaları ile olan yakın ilişkisi nedeniyle enerji planlaması açısından temel göstergelerden biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada, Türkiye ve Kanada'da kişi başı elektrik tüketiminin tahmin edilmesine yönelik karşılaştırmalı bir analiz gerçekleştirilmiştir. Analiz kapsamında kişi başı gelir, sanayi katma değeri, yenilenebilir enerji oranı, elektrik iletim ve dağıtım kayıpları ile kentleşme oranı bağımsız değişkenler olarak ele alınmıştır. Ayrıca, elektrik tüketiminin zamansal bağımlılığını yansıtmak amacıyla modele gecikmeli değişken dâhil edilmiştir. Modelleme sürecinde Gauss Süreç Regresyonu (GPR), Destek Vektör Regresyonu (SVR), XGBoost, Yapay Sinir Ağları (MLP), Topluluk Öğrenme yöntemleri ve Çoklu Doğrusal Regresyon (MLR) modelleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, makine öğrenmesi temelli yöntemlerin genel olarak yüksek tahmin performansı sergilediğini göstermektedir. Türkiye için en başarılı sonucun GPR modeli ile elde edildiği, Kanada için ise Topluluk Öğrenme yaklaşımının daha yüksek performans sunduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, Türkiye veri setinde MLR modelinin de dikkat çekici düzeyde başarılı sonuçlar verdiği görülmüştür. Ayrıca, gecikmeli değişkenin modele dâhil edilmesinin tahmin doğruluğunu artırdığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, elektrik tüketimi dinamiklerinin ülkeden ülkeye farklılık gösterebildiği ve bu nedenle tek bir modelin tüm ülkeler için aynı düzeyde başarı sağlamasının beklenmemesi gerektiği anlaşılmaktadır. Elde edilen bulgular, makine öğrenmesi yöntemlerinin enerji planlaması ve politika geliştirme süreçlerinde etkin bir şekilde kullanılabileceğini ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, daha geniş veri setleri ve alternatif modelleme yaklaşımları ile gerçekleştirilecek çalışmaların literatüre katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Rusya-Ukrayna savaşı öncesi ve sonrası Avrupa ülkelerinin savunma politikalarının kümeleme analizi: Stratejik eğilimlerin belirlenmesi
Erdem Baydilli
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Avrupa'da yarattığı asıl dönüşüm, yalnızca savunma bütçelerinin artmasında değil, aynı güvenlik şokunun ülkeleri farklı savunma profillerine yöneltmesinde ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, Avrupa ülkelerinin savunma politikalarında 2000–2025 döneminde meydana gelen yapısal dönüşüm, çok boyutlu nicel göstergeler ve veri temelli kümeleme yaklaşımı aracılığıyla incelenmiştir. Araştırmada Türkiye dâhil 28 Avrupa ülkesine ait savunma/GSYİH oranı, ekipman harcaması, toplam savunma harcaması, askeri personel, enerji ithalat bağımlılığı, harcama reel değişimi, kamu borcu, altyapı yatırımları, kişi başına savunma harcaması ve yerli tedarik oranı birlikte değerlendirilmiştir. Analiz sürecinde veriler, Avrupa güvenlik mimarisindeki jeopolitik kırılmaları yansıtacak biçimde 2000–2013, 2014–2021 ve 2022–2025 olmak üzere üç ayrı döneme ayrılmıştır. Her dönem için ülke bazında ortalama değerler oluşturulmuş, dönem içi Z-skor standardizasyonu uygulanmış ve ülkeler K-Ortalamalar (K-Means) kümeleme yöntemiyle sınıflandırılmıştır. Uygun küme sayısının belirlenmesinde dirsek yöntemi ve silhouette katsayısından yararlanılmış, kümelerin görsel yorumunu desteklemek amacıyla PCA tabanlı iki boyutlu gösterimler kullanılmıştır. Bulgular, Avrupa savunma mimarisinin 2000–2013 ve 2014–2021 dönemlerinde yüksek kapasiteli dar bir çekirdek grup ile daha geniş bir çevre gruptan oluşan ikili bir yapı sergilediğini göstermektedir. Buna karşılık 2022 sonrasında bu yapının kırıldığı ve savunma profillerinin beş farklı stratejik küme etrafında yeniden şekillendiği tespit edilmiştir. Bu yeni dönemde hızlı yeniden silahlanan ön cephe ülkeleri, büyük savunma ekonomileri, kırılgan çevre ülkeler ve seçici modernizasyon izleyen ülkeler daha belirgin biçimde ayrışırken, Türkiye'nin yüksek personel kapasitesi ve yerli tedarik yapısıyla özgün bir konum sergilediği görülmüştür. Sonuç olarak çalışma, jeopolitik şokların Avrupa'da homojen bir militarizasyon üretmediğini; aksine tehdit algısı, ekonomik kapasite ve yapısal kırılganlıklar doğrultusunda parçalı ve çok katmanlı bir savunma düzeni ortaya çıkardığını göstermektedir. Bu yönüyle tez, Avrupa ülkelerinin savunma politikalarını tekil göstergeler yerine çok boyutlu savunma profilleri üzerinden değerlendiren veri temelli bir analitik çerçeve sunmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Miraciye geleneği bağlamında Yusuf efendi Zâde'nin Miraciye adlı eserinin edisyon kritiği
Zübeyde Küçük
Bu araştırma, Osmanlı dönemi ilim geleneğinin velûd ve saygın simalarından biri olan, Sârây-i Hümâyûn müderrisi Yusuf Efendi Zâde Abdullah Hilmi'nin (ö. 1167/1754) kaleme aldığı Miraciye isimli Arapça eserin edisyon kritiğini ve kapsamlı tahlilini konu edinmektedir. İsrâ ve Mirac mucizesini merkeze alan bu eser, yazıldığı dönemin ilmi, kültürel ve siyasi zihniyetini yansıtması bakımından Miraciyegeleneği içerisinde müstesna bir yere sahiptir. Çalışmanın temel amacı, varlığını günümüze kadar koruyabilen ve bilindiği kadarıyla tek nüshadan oluşan bu yazma eseri modern akademik tahkik usullerine uygun olarak ilim dünyasına kazandırmak; ayrıca müellifin tefsir, hadis, kelâm ve tasavvuf disiplinlerini aynı metin bağlamında nasıl sentezlediğini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmış olup; eserin Millet Kütüphanesi Ali Emîrî Efendi koleksiyonunda (222 numara) muhafaza edilen 19 varaklık nüshası esas alınmıştır. Tez üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Yusuf Efendi Zâde'nin hayatı, ilmi şahsiyeti, kıraat ilminde Mısır Tariki'ni Osmanlı'ya taşıması gibi öne çıkan vasıfları, hocaları, talebeleri ve çok sayıdaki eseri detaylıca incelenmiştir. İkinci bölümde, eserin tahkike esas alınan nüshasının fiziksel tanıtımı yapılmış, müellifin ağır, sanatlı ve secili dil özellikleri ile şerh-hâşiye mantığına dayanan çok sesli üslubu analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde ise eserin tahkikli Arapça metni modern edisyon kritik kaideleri çerçevesinde araştırmacıların istifadesine sunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Türkiye'de arıcılık ve arı ürünleri üzerine yapılan çalışmaların bibliyometrik analizi ve değerlendirilmesi
Serdar Ceylan
Küresel gıda güvenliği ve ekosistem sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip olan arıcılık, Türkiye'nin zengin florası ve üretim geleneğiyle stratejik bir araştırma sahasına dönüşmüştür. Bu çalışma, 1984-2026 yılları arasında Türkiye kaynaklı arıcılık literatürünü Web of Science verileri ışığında bibliyometrik olarak analiz etmektedir. 3.137 yazar, 841 kurum ve 2.608 anahtar kelimeyi kapsayan geniş bir veri seti üzerinden yürütülen araştırmada, VOSviewer yazılımı aracılığıyla kurumsal iş birliği ağları ve tematik değişimler haritalandırılmıştır. Bulgular, Türkiye'deki arıcılık araştırmalarının geleneksel yetiştiricilikten apiterapi ve yapay zeka gibi multidisipliner alanlara evrildiğini göstermektedir. Yayın hacminde Ankara Üniversitesi (81 yayın) liderliği göğüslerken, Erciyes Üniversitesi (10.562 atıf), özellikle "Arı Kolonisi Algoritması" çalışmalarıyla küresel etki bakımından zirvede yer almaktadır. Literatürün en etkili figürleri olarak Çakmak İ. ve Karaboğa D. öne çıkmaktadır. Son dönemde propolisin biyokimyasal özellikleri ve optimizasyon algoritmaları en dinamik araştırma kümelerini oluştururken; bu çalışma, Türkiye'nin bilimsel performansını belgelerken araştırmacı ve politika yapıcılar için stratejik bir rehber sunmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Fıkra türünün (köşe yazısı) 5. sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme becerilerine etkisi
Eda Şahin
Bu araştırmanın amacı fıkra (köşe yazısı) türündeki metinlerin 5. sınıf ortaokul öğrencilerinin eleştirel düşünme becerisine etkisini incelemektir. Araştırmada karma yöntem ve açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda yarı deneysel desen, nitel boyutunda ise olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında Yıldırım Döner ve Demir (2021) tarafından geliştirilen "Ortaokul Öğrencileri İçin Eleştirel Düşünme Eğilim Ölçeği" ile Eğmir ve Ocak'a ait (2016) "Eleştirel Düşünme Becerisini Ölçmeye Yönelik Başarı Testi" kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında köşe yazıları metinleri ile ilgili sorulara verilen cevaplar ve süreç sonunda yapılan yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin kuzeydoğusundaki bir il merkezindeki ortaokul 5. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Uygulama sürecinde ilk olarak kontrol ve deney gruplarına ön test olarak "Ortaokul Öğrencileri İçin Eleştirel Düşünme Eğilim Ölçeği" ve "Eleştirel Düşünme Becerisini Ölçmeye Yönelik Başarı Testi" uygulanmıştır. Ayrıca deney grubu öğrencilerine 8 hafta boyunca 16 köşe yazısı okutulmuş ve metin altı sorularına verilen cevaplar toplanmıştır. Uygulama sonunda son test için kontrol ve deney gruplarına ölçek ve test tekrar uygulanmıştır. Deney grubundan rastgele seçilen ve gönüllü olan öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre öğrencilerin eleştirel düşünme eğiliminde ve başarı testinde olumlu düzeyde bir gelişme görülmüştür. Bu sonuca dayanarak eleştirel düşünme becerilerini desteklemek amacıyla ders kitaplarında ve okuma etkinliklerinde köşe yazılarına daha fazla yer verilmesi önerilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Okul sporlarına katılan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinde rekreasyonel faydaların sürdürülebilir etkinlik farkındalığına etkisi
Muhammet Ali Çebi
Bu çalışma, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında DOKAP BKİ kapsamındaki illerde görev yapan 343 beden eğitimi ve spor öğretmeninin katılımıyla, bireysel rekreasyonel kazanımların okul sporları organizasyonlarındaki sürdürülebilir etkinlik farkındalığı üzerindeki etkisini nicel bir yaklaşımla incelemektedir. İlişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada, öğretmenlerin fiziksel, psikolojik ve sosyal rekreasyonel fayda algıları ile spor etkinliklerini uzun vadeli, sistemli ve çevreye duyarlı bir şekilde yönetme bilinçlerinin yüksek seviyede olduğu saptanmıştır. İstatistiksel analizler sonucunda, öğretmenlerin kendi boş zamanlarında elde ettikleri verimliliğin, profesyonel hayatlarındaki sürdürülebilir etkinlik farkındalığını pozitif yönde ve anlamlı bir şekilde yordadığı, ayrıca cinsiyet, yaş ve spor branşı gibi demografik değişkenlerin bu süreçlerde belirleyici bir rol oynadığı ortaya koyulmuştur. Elde edilen bu bulgular ışığında; okul sporlarının niteliğini artırmak amacıyla öğretmenlerin rekreasyonel etkinliklere katılımının kurumsal düzeyde desteklenmesi, sürdürülebilirlik temalı hizmet içi eğitimlerin Milli Eğitim politikalarına entegre edilmesi ve gelecek çalışmalarda okul idarecileri gibi farklı paydaşların da sürece dahil edilerek nitel yöntemlerle derinlemesine analizler yapılması önerilmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2026Yurt-time spor projesine katılan üniversite öğrencilerinin, fiziksel aktivite, fiziksel aktiviteden keyif alma ve fiziksel aktivite katılım motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Metin Ayvazoğlu
Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin sedanter yaşam alışkanlıklarını değiştirmeyi hedefleyen ve egzersizi kısmi zamanlı çalışma rutinine entegre eden "Yurt-Time Spor Projesi"nin etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada; öğrencilerin fiziksel aktivite (FA) düzeyleri, bu aktivitelere katılım motivasyonları ve aktiviteden keyif alma düzeyleri arasındaki ilişkiler, demografik değişkenler ve proje dinamikleri bağlamında analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, fiziksel aktiviteden alınan keyif ile aktivite hacmi (MET) arasında pozitif ancak zayıf bir ilişki (ρ ≈ .09) olduğunu; buna karşın motivasyonel faktörlerin keyif alma üzerindeki yordayıcı gücünün oldukça yüksek olduğunu (ΔR² ≈ .65) ortaya koymuştur. Özellikle "bireysel nedenler" keyif almayı pozitif yönde yordarken, "nedensizlik" (amotivasyon) güçlü bir negatif etkiye sahiptir. Projeye katılımın FA üzerindeki etkisi incelendiğinde, sürekli ölçütlerde (MET) istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamış olsa da kategorik düzeyde sınırlı bir iyileşme gözlenmiştir. Bu durum, öz-bildirime dayalı ölçeklerin (IPAQ) hassasiyet kısıtları ve üniversite yaşamının yapısal bariyerleri ile ilişkilendirilmiştir. Demografik analizlerde, erkek öğrencilerin FA hacminin kadınlardan anlamlı düzeyde yüksek olduğu; kadınların ise egzersize yönelik motivasyonlarının "bireysel fayda" odaklı şekillendiği görülmüştür. Yaş değişkeninin FA üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmaması, üniversite gençliğinin kronolojik yaştan bağımsız olarak "zaman yoksulluğu" ve akademik baskılar altında homojen bir hareketsizlik profili sergilediğine işaret etmektedir. Sonuç olarak, Yurt-Time Spor Projesi, öğrencilerin zaman kısıtlılığı engelini aşmalarını destekleyebilecek bir uygulama örneği sunmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Arı yetiştiriciliği ile ilgili lisansüstü tezlerin bibliyometrik analizi
Murat Maden
Bilimsel çalışmalar birikimli bir nitelik taşıdığı için, yalnızca veri üretimi değil, bu verilerin sistemli biçimde düzenlenmesi de büyük önem taşır. Farklı veri tabanlarından elde edilen bilgilerin çeşitli ölçütler doğrultusunda analiz edilip sınıflandırılmasına katkı sağlayan bibliyometrik yöntemler, aynı zamanda bir alandaki yayınların araştırmacıların gereksinimlerine uygun şekilde organize edilmesine imkân tanır. Bu sayede literatürdeki eksiklikler belirlenebilmekte ve gelecekte yapılacak araştırmalar için yönlendirici çerçeveler oluşturulabilmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, 2015–2025 yılları arasında arı yetiştiriciliği alanında hazırlanmış yüksek lisans ve doktora tezlerini bibliyometrik açıdan incelemektir. Çalışmada betimsel araştırma modeli tercih edilmiş ve elde edilen veriler, bibliyometrik analiz kapsamında çeşitli ölçütlere göre sınıflandırılmıştır. Araştırma kapsamında; tezlerin türü, yazıldığı dil, yıllara göre dağılımı, sayfa sayıları, anabilim dalları, üniversitelere göre dağılımı, danışmanların akademik unvanları, kullanılan araştırma yöntemleri, veri toplama süreçleri, veri analiz teknikleri ve ele alınan konu başlıkları değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda, 24'ü doktora ve 83'ü yüksek lisans olmak üzere toplam 107 lisansüstü tez incelenmiştir. 2024 yılı sonrasında, "bal arısı" anahtar kelimesini barındıran yüksek lisans tezlerinin sayısında azalma olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma kapsamında, ilgili alanda hazırlanmış lisansüstü tezler bibliyometrik yaklaşımlar çerçevesinde sınıflandırılmış; böylece bu alanda araştırma yapmayı hedefleyen bilim insanlarına yol gösterici nitelikte veriler ortaya konulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Kur'an'da şükür kavramına tematik yaklaşım
Ümmügülsüm Saka
Bu çalışma, Kur'an'ı Kerim'de şükür kavramının temellendirildiği bağlamsal yapıyı çözümlemeyi amaçlamaktadır. Özellikle şükür ile ilgili ayetler ekseninde yürütülen bu araştırmada, Kur'an'da geçen şükür olgusunun hem bireysel hem de toplumsal boyutları ele alınarak kavramın teolojik ve ahlâkî açılımlarına odaklanılmıştır. Kuranda geçen kıssalar, tarihsel bir anlatı olmanın ötesinde, değerler eğitimi ve ahlâkî rehberlik açısından güçlü bir muhteva sunmaktadır. Bu bağlamda çalışmada, Hz. Nuh, Hz. İbrahim Hz. Musa Hz. Süleyman ve Hz. Muhammed gibi peygamberlerin yaşamları boyunca şükürle ilişkilendirilen tutum, davranış ve söylemleri içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Ayrıca şükür kavramının Kur'an'daki kök anlamı ve kavramsal farklılaşmaları dilbilimsel yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirilmiştir. Araştırmada klasik tefsir literatürü ile birlikte modern yorumlara da yer verilmiş; şükür kavramının inanç, sabır, tevekkül ve teslimiyet gibi diğer temel Kur'an'î kavramlarla ilişkisi irdelenmiştir. Kur'an'da şükür kavramının yalnızca bir teşekkür ifadesi olmadığını, bunun ötesinde bir bilinç hali, kulluk bilinci ve sorumluluk duygusunun göstergesi olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca şükür, Kur'anî bağlamda sadece nimete karşı değil, musibet ve zorluklar karşısında da sergilenen bir duruş olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışma, şükür kavramının Kur'an'daki yeri ve işlevini daha derinlikli biçimde anlamaya yönelik teorik bir katkı sağlamayı hedeflemektedir. Ayrıca çalışmanın bilimsel derinliğini ve içerik bütünlüğünü artırmak amacıyla şükür kavramına dair Kur'an'ı Kerim'de yer alan ayetler ile bu kavramı destekleyen ve açıklayan hadis-i şerifler birlikte ele alınmıştır. Kur'an ayetleri bağlamları dikkate alınarak incelenmiş, böylece şükür temasının ilahi hitaptaki anlam çerçevesi ve farklı kullanım biçimleri ortaya konmuştur. Bunun yanında, Hz. Peygamber'in sünnetinde şükür anlayışının nasıl şekillendiği de hadisler ışığında ele alınmıştır. Elde edilen veriler, şükür kavramının İslam düşüncesindeki yeri, fonksiyonu ve bireysel/toplumsal yaşamdaki yansımalarını bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeye imkân tanımaktadır. Bu yönüyle çalışma, Kur'an merkezli bir muhteva analizinin yanı sıra hadis temelli bir destekle konunun çok boyutlu incelenmesini hedeflemektedir.















