Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Bayraktar, Bülent(11)
- Kadakal, Mahir(10)
- Kutlu, Naciye(10)
- Can, Zehra(8)
- Dertli, Enes(8)
- Kırbaş, Zila Özlem(8)
- Teber, Ahmet(8)
- Ayata, Ümit(7)
- Durmuş, İbrahim(7)
- Kadakal, Huriye(7)
- Kirbaş, Zila Özlem(7)
- Özdemir, Akın(7)
- Apak, Ömer Ceyhun(6)
- Banaz, Emrullah(6)
- Bayram, Nesrin Ecem(6)
- Bayram, Sinan(6)
- Demir, Mustafa(6)
- Esmer, Yusuf(6)
- Gercek, Yusuf Can(6)
- Akeren, Zahide(5)
- Battal, Fetullah(5)
- Ekincioğlu, Yavuz(5)
- Ergün, Mustafa(5)
- Gıdık, Betül(5)
- Kara, Yakup(5)
- Maden, Sedat(5)
- Şahin, Engin(5)
- Akeren, İhsan(4)
- Aras, Zakir(4)
- Ayazoglu, Rabil(4)
- Cengiz, Ekrem(4)
- Cuce, Erdem(4)
- Cuce, Pinar Mert(4)
- Ecem Bayram, Nesrin(4)
- Erkılıç, Tugçe Orkun(4)
- Filiz, Tunahan(4)
- Kamiloğlu, Aybike(4)
- Karaali, Rabi(4)
- Kırkıncı, Seran(4)
- Semerci, Vahide(4)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Öğretmenlerin sosyal medya üzerinden kendini açma davranışlarının sosyal medyada yaşadıkları sosyal kaygı ve sosyal onay ihtiyacı ile arasındaki ilişkinin incelenmesi
Şeyma Güler
Bu araştırmada öğretmenlerin sosyal medyada kendini açma davranışları ile sosyal medya kaygısı ve sosyal onay ihtiyacı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. İlgili araştırma nicel yöntemin kullanıldığı ilişkisel tarama türünde gerçekleştirilmiştir. Amaçlı örneklem seçim yöntemi kullanıldığı araştırmada 467 öğretmenden veri toplanmıştır. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Sosyal Medyada Kendini Açma Ölçeği, Sosyal Medya Kullanıcıları İçin Sosyal Kaygı Ölçeği ve Sosyal Onay İhtiyacı Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20.0 paket program kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan bağımsız örneklem t testi, varyans analizi ve Pearson korelasyon analizinden elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin sosyal medyada orta düzeyde kendini açma davranışında bulundukları, orta düzeyde sosyal medya kaygısı ve sosyal onay ihtiyacı hissettikleri görülmüştür. Sosyal medyada kendini açma davranışının cinsiyet ve medeni durum değişkenlerinde farklılaştığı bulunmuş, sosyal medyada yaşanan sosyal kaygı ve sosyal onay ihtiyacı ile cinsiyet ve medeni durum değişkenlerinde farklılaşma bulunmamıştır. Mezun olunan bölüm, görev yapılan kademe düzeyi, mesleki kıdem ve eğitim durumu değişkenlerinin; sosyal medyada kendini açma, sosyal medyada yaşanan sosyal kaygı ve sosyal onay ihtiyacı ile farklılaşmadığı bulunmuştur. Sosyal medya kullanım süresi değişkeninin sosyal medyada kendini açma, sosyal medyada yaşanan sosyal kaygı ve sosyal onay ihtiyacı ile ilişkili olduğu görülmüştür. Sosyal medyada kendini açma davranışı, sosyal medya kaygısı ile ilişkili bulunmazken, sosyal onay ihtiyacı ile ilişkili olduğu sonucu elde edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Okul öncesi çocuklarına temel matematik kavramlarının öğretiminde kullanılan yöntemlerin etkililiğinin incelenmesi
Nuray Günaydın
Erken çocukluk dönemi alınan eğitimler yaşamın her evresini etkilemekte olup oldukça önemli bir eğitim dönemidir. Diğer gelişim alanlarının çoğunda da olduğu gibi çocukların temel matematik gelişimleri büyük oranda bu dönemde inşa edilir. (Erdoğan, 2006; Clement ve Sarama, 2007; Çelik ve Kandır, 2013). Erken çocukluk döneminde temel kavramlarla ilgili bilgi düzeylerinin yeterli hale gelmesinin anasınıfı ve ilkokul kademelerinde öğrendikleri diğer matematik ve fen konularını öğrenirken işlerini kolaylaştıracakları düşünülmektedir (Unutkan, 2007). Bu araştırma 48-60 aylık erken çocukluk dönemindeki çocuklara temel matematik kavramlarının öğretimi esnasında kullanılabilecek öğretim yöntemlerinin irdelenmesi, etkili olan yöntemin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya katılan çocuklar MEB'e bağlı okullarında önceden belli olan sınıflarda bulunduğundan ve ayırt etmeksizin deney gruplarına atanmaları mümkün olamayacağından araştırmada nicel araştırma desenlerinden uygun olan yarı deneysel modelden yararlanılmıştır. Çalışmaya İstanbul'da MEB'e bağlı anaokullarında eğitimine devam eden 48-60 aylık 44 çocuk katılmıştır. Araştırmada verileri toplamak için kullanılan test "Boehm Okul Öncesi Temel Kavramlar Testi-3 (BOÖTKT-3)" olup çocuklar 4 yıl 0 aylık ile 5 yıl 11 aylık yaş aralığında bulunduğundan testin 25 ile 76 arasındaki maddelerinden yararlanılmıştır. Araştırmada öncelikle ön test yapılmış ve testten alınan puanlara bakılıp bilinme oranı düşük olan dört kavram için müzik, drama ve düz anlatım yöntemleri kullanılarak uygulanacak etkinliklerin planlaması yapılmıştır. Etkinliklerin dört haftada araştırmaya katılan çocuklara uygulanmasının ardından bir hafta herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Daha sonra son test yapılmıştır. Veriler betimsel ve kestirimsel istatistik kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler sonucunda bulunan bulgular neticesinde erken çocukluk döneminde temel matematik kavramlarının öğretiminde müzikle anlatım, drama ve düz anlatım yöntemleri içinden en etkili öğretim yönteminin müzik ile anlatım yöntemi olduğu belirlenmiştir. Bulunan bulgular sonucunda yapılan araştırmanın okul öncesi eğitimi veren kurumlarda görev yapmakta olan öğretmenler için müzik ve drama ile anlatım yöntemlerini daha aktif kullanmaları konusunda ışık tutacağı beklenmektedir. Diğer yöntemlerin aksine düz anlatım yönteminin temel matematik kavramlarının öğretiminde etkililiğinin az olduğu görülmekte ve bu bağlamda okul öncesi kurumlarda çalışan öğretmenlerin düz anlatım yöntemini daha az kullanmalarının çocukların temel matematik kavramlarını öğrenmeleri açısından daha verimli olacağı yorumu yapılabilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim20246. sınıf öğrencilerine lego ile cebirsel ifadeleri öğretme: Bir karma yöntem araştırması
Zülal Dinçer
Bu araştırma, cebirsel ifadeler konusunun öğreniminde LEGO kullanımının 6. sınıf öğrencilerinin cebirsel ifadeler konusundaki akademik başarıları üzerindeki etkisini incelemek ve öğrencilerin LEGO'larla öğrenmeye yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden müdahale deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'nin doğusundaki bir ilde bir köy ortaokulunda resmi bir devlet okulunda öğrenim gören 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 6. sınıf düzeyinde iki şubenin bulunduğu okuldaki şubelerden birisi rastgele yolla seçilerek deney grubu olarak atanırken, diğer grup kontrol grubu olarak seçilmiştir. Her iki şubede de 24 öğrenci olup çalışmaya toplam 48 öğrenci katılmıştır. Çalışmanın nicel örneklem grubunu bu öğrencilerin tamamı oluşturmaktadır. Çalışmanın nitel bölümünde ise deney grubundan seçilen 12 öğrenciden veri toplanmıştır. Çalışmanın nicel verileri cebirsel ifadeler başarı testi ile, nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Çalışmada deney grubuna LEGO ile öğretim yapılmış kontrol grubuna ise ders kitabına göre öğretim yapılmıştır. Toplanan nicel verilere betimsel ve kestirimsel istatistik; nitel verilere ise içerik analizi uygulanmıştır. Çalışmanın nicel sonucunda LEGO ile öğretimin cebirsel ifadeler başarısı konusunun öğretiminde anlamlı düzeyde etkisi olduğu belirlenmiştir. Çalışmanın nitel sonucunda ise LEGO ile öğretimin öğrencilerin hem bilişsel hem de duyuşsal özelliklerini etkilediği ve motivasyolarını arttırdığı tespit edilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Çoklu spor oyunlarının farklı etkilerinin incelenmesi
Savaş Erel
Çoklu spor oyunları, genellikle milli takımların yer aldığı ve çeşitli spor dallarında yarıştığı organize bir spor etkinliğidir. Düzenlenen çok sayıda etkinliğe uyum sağlamak için, tek bir spor etkinliğinden daha uzun olmak üzere birkaç hafta boyunca yapılabilmektedir. Kültürel miras ise insanların içinde yaşadıkları kültüre bağlı olarak geçmişini, fikirlerini ve kültürel kimliklerini tanımlamak için ortaya çıkan sosyal bir olgudur. Ayrıca, soyut ve somut miras şeklinde ele alınmaktadır. Bu çerçevede araştırmamızın amacı; çoklu spor oyunlarının sosyal, politik, ekonomik, çevresel ve spor etkilerinin incelenmesine yönelik "Çoklu Spor Oyunları Etki Ölçeğinin" geliştirilmesi, uygulanması ve farklı etkilerinin demografik değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırma, tarama modelinde olup, ölçek geliştirme ve geliştirilen ölçeğin uygulanmasından oluşmaktadır. Araştırmanın evrenini; 2017 yılında Samsun Şehrinde düzenlenen 23. Yaz İşitme Engelli Olimpiyat Oyunları ile 2022 yılında Konya Şehrinde düzenlenen 5. İslami Dayanışma Oyunlarına izleyici olarak katılan bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise ilgili organizasyonlara izleyici olarak katılanlardan basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenen 574 birey oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; katılımcıların sosyo-demografik özelliklerini belirlemeye yönelik 7 sorudan oluşan "kişisel bilgi formu" ve araştırma sürecinde geliştilen 5 li likert şeklinde 30 soru ve 6 alt boyuttan oluşan "Çoklu Spor Oyunları Etki Ölçeği" dir. Katılımcıların demografik özellikleri frekans ve yüzde olarak özetlenmiştir. İstatistiksel değişkenler için T testi, korelasyon testi ve ANOVA testi yapılmıştır. Ayıca parametrelerin büyüklüğü korelasyonu göstermiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Katılımcıların; cinsiyet durumlarına göre olumlu çevre, eğitim durumlarına göre Çoklu Spor Oyunları Etki Ölçeği alt boyut ve toplam puan ortalamalarında, yarışmaların yapıldığı il değişkenine göre çoklu spor oyunları etki ölçeği alt boyutlarından olumsuz çevre dışında yer alan alt boyut ve toplam puan ortalamalarında, mesleki durumuna göre olumlu ve olumsuz çevre alt boyutları dışında yer alan alt boyutlarda, çoklu spora katılma durumu değişkenine göre olumsuz çevre dışında yer alan alt boyutlar ve toplam puan ortalamalarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Yaş değişkeni ile Çoklu Spor Oyunları Etki Ölçeği toplam ve alt boyutlarına göre; "yaş" ile "sosyal" arasında düşük ve pozitif yönde, "yaş" ile "politik" arasında düşük ve pozitif yönde, "yaş" ile "spor" arasında düşük ve negatif yönde, "yaş" ile "ekonomi" arasında düşük ve negatif yönde, "yaş" ile "ölçek toplam" puanları arasında düşük ve negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak, çoklu spor oyunları etki ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir şekilde ölçüm yapabilen bir ölçme aracı olduğu, "Çoklu Spor Oyunları Etki Ölçeği" uygulaması sonucunda bu oyunların sosyal, spor, politik, ekonomi, olumlu çevre ve olumsuz çevre faktörlerinin şehirlerde yaşayan halk üzerinde etkisi olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Çoklu spor oyunları, kültürel miras, organizasyon.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Geleneksel yöntemlerden dijital çözümlere: KOBİ'lerde yapay zekâ ve metaverse'ün etkileri
Seyit Battal Tanrıkulu
Sanayi toplumunun önem kazanması ve küreselleşme ile birlikte KOBİ'ler 1980 li yıllardan sonra ekonomilerin vazgeçilmez aktörleri rolünü almıştır. Çalışmamızda KOBİ'lerin farklı ülkelerde ne şekilde tanımlandığı, ekonomik ve sosyal hayata olan katkıları, güçlü ve zayıf yönleri başta olmak üzere yapay zekâ, metaverse, dijitalleşme ve kripto para ödeme sistemleri ile işletmelerin bu teknolojik kullanı alanları hakkında literatür araştırması sağlanarak bilgi paylaşımı yapılmıştır. Dört ana bölümden oluşan çalışmamızın birinci bölümünde KOBİ kavramı ile ilgili genel literatür bilgisi verilirken, ikinci bölümde dijitalleşme ve yapay zekâ kavramları, üçüncü bölümünde metaverse ve kripto para ödeme sistemleri hakkında litaratür bilgisi verilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise araştırma analizi ve sonuçları paylaşılmıştır. Bibliometrik araştırma yöntemi kullanılarak hazırlanan araştırmamızda veri kaynağı olarak Web Of Science veritabanı üzerinde konumuz ile ilgili anahtar kelimeler kullanılarak yapılan tarama işlemi sonucu elde edilen bilimsel yayınlar kullanılmıştır. Elde edilen bu çalışmalar üzerine çeşitli analizler yapılmış olup analiz sonuçları çalışmamızın amacını oluşturmuştur. Çalışmamızın bu amacı; bugüne dek ne kadar çalışma yapıldığı, bu alanda en fazla bilimsel çalışma yapan yazarların kim olduğu, hangi yazarlara ait çalışmaların daha çok atıf aldığı ile almış oldukları atıf sayıları, hangi ülkelerin daha çok çalışma yaptığı, yapılan araştırmaların hangi yıllarda yapıldığı ile hangi bilimsel katagorilerde olduğu gibi alanlarda analizler yapmaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Öğretmen adaylarının memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi: Bayburt Üniversitesi örneği
Çağrı Irmak
Araştırmanın amacı, Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören öğretmen adaylarının memnuniyet düzeylerini öğrenim gördükleri program türü, cinsiyetleri, yaşları, sınıf dereceleri, gelir düzeyleri, mezun oldukları lise türü ve başarı düzeyleri gibi çeşitli değişkenler yoluyla tespit etmektir. Yapılan araştırmada Eğitim Fakültesi öğretmen adayları için ve Eğitim Fakültesi özelinde Sosyal Bilgiler Eğitimi için eğitimin çeşitli yönlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağı ve hem öğretmen adayları hem de öğretim elemanları için daha verimli ve tatmin edici bir eğitim süreci sunulacağı düşünülmüştür. Bu araştırmanın amacına uygun olarak ana problem ve alt problemlere çözüm bulabilmek için Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretmen adayları araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 2023–2024 eğitim ve öğretim yılında Bayburt Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 837 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada nicel yöntemin tarama modeli kullanılmıştır. Veriler 100 maddeden oluşan A Memnuniyet Ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS programı üzerinden değerlendirilmiştir. Fark analizlerinde iki bağımsız değişken olması durumunda Bağımsız Örneklem T Testi; ikiden fazla bağımsız değişken olması durumunda ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA testleri sonucunda, anlamlı farkların hangi gruplar arasında olduğunu tespit etmek için; varyanslar eşit dağılmıyorsa (homojen değilse) Tukey, eşit dağılıyorsa Tamhane testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmen adaylarının memnuniyet düzeylerinin 3.17 (orta memnuniyet düzeyi) olarak çıktığı tespit edilmiştir. Ayrıca öğrenim görülen program, cinsiyet, yaş aralığı, sınıf düzeyi, ailenin aylık gelir durumu, mezun olunan lise türü, akademik başarı puanı değişkenleri ile öğrenim görülen üniversiteden memnuniyet duyma düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar oluşturduğu görülmektedir. Çalışmanın sonucunda öneri olarak, bu tür çalışmaların diğer fakültelerde de yapılması, başka üniversitedeki diğer öğrencilerin memnuniyet düzeyinin düşük olduğu durumların tespit edilerek tedbirlerin alınmasına ve çözüme kavuşturulmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, sosyal bilgiler, öğretmen adayları, üniversite yönetimi, yarar, memnuniyet.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlılığının anksiyete, stres, depresif belirtilerle ilişkisinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Tolga Bayır
Mevcut araştırma kapsamında sosyal medya bağımlılığının anksiyete, stres ve depresif belirtilerle ilişkisinin çeşitli değişkenler (cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi) açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama araştırmasının genel tarama alt başlığından ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise 2022-2023 eğitim öğretim yılı Erzurum ili merkez ilçelerinde bulunan imam hatip lisesi, anadolu lisesi, sosyal bilimler lisesi, spor lisesi, meslek lisesi, fen lisesi ve güzel sanatlar lisesinden 9.,10.,11. ve 12. sınıfa devam eden 266 kız, 298 erkek toplam 564 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgiler formu, Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği (DASS-42) ve Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği (SMBÖ) kullanılmıştır. Sosyal medya bağımlılığı ile anksiyete, stres ve depresif belirtiler arasında ilişkiyi incelemek için korelasyon analizi yapılmıştır. Sosyal medya bağımlılığı, anksiyete, stres ve depresif belirtiler ile çeşitli değişkenler (cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi) arasındaki ilişkiyi incelemek için Faktöriyel Anova yapılmıştır. Araştırma sonucunda; Sosyal medya bağımlılığı ile anksiyete, stres, depresif belirtiler arasında orta düzeyde anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal medya bağımlılığı ile cinsiyet, okul türü arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı ancak sınıf düzeyi arasında anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 10. sınıf öğrencilerinin sosyal medya bağımlılıklarının 9. sınıf öğrencilerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yine aynı şekilde 10. sınıf öğrencilerinin sosyal medya bağımlılıklarının 12. sınıf öğrencilerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anksiyete ile cinsiyet ve sınıf düzeyi arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı ancak okul türü arasında anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anadolu lisesi öğrencilerinin anksiyete düzeylerinin sosyal bilimler lisesi öğrencilerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin anksiyete düzeylerinin sosyal bilimler lisesi öğrencilerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı şekilde güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin anksiyete düzeylerinin fen lisesi öğrencilerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Stres ile sınıf düzeyi arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı ancak cinsiyet ile okul türü arasında anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kız öğrencilerin stres düzeylerinin erkek öğrencilere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin stres düzeylerinin imam hatip lisesi öğrencilerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı şekilde güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin stres düzeylerinin fen lisesi öğrencilerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Depresyon ile cinsiyet, sınıf düzeyi arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı ancak okul türü ile arasında anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin depresyon düzeylerinin fen lisesi öğrencilerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Lise öğrencilerinde sosyal medyada gelişmeleri kaçırma korkusu (FoMO) ile psikolojik ihtiyaçlar arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Mustafa Özdemir
Bu çalışmada lise öğrencilerinin temel psikolojik ihtiyaçları ile FoMO arasındaki ilişkiler araştırılmış ve temel psikolojik ihtiyaçların FoMO düzeyini yordama seviyesi incelenmiştir. Araştırmanın diğer bir amacı lise öğrencilerinin FoMO düzeyinin cinsiyet, sınıf, okul türü, anne-baba eğitim düzeyi, sosyal medyada geçirilen süre, sosyal medyaya bağlanırken kullanılan cihaz türü ve cihaza sahiplik durumlarına göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymaktır.İlgili araştırma kapsamında nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli tercih edilmiştir.Çalışmada veri toplama araçları olarak gelişmeleri kaçırma korkusu (FoMO) ölçeği, temel psikolojik ihtiyaçlar ölçeği-lise formu ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır.Çalışmanın örneklem grubunu 719 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri analiz edilirken bağımsızörneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyonel ve çoklu doğrusal regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. İlgiliçalışmada, kız öğrencilerin FoMO düzeyinin erkek öğrencilerden daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte sosyal medyada geçirilen günlük ortalama süre ile FoMO düzeyi arasında anlamlı sonuçlar bulunmuş, sosyal medyada geçirilen süre arttıkça FoMO düzeyinin de arttığı görülmüştür. Ayrıca bu çalışmada temel psikolojik ihtiyaçlar ölçeği ve alt boyutlarıyla FoMO ölçeği ve alt boyutları arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Son olarak bu çalışmada temel psikolojik ihtiyaçların FoMO'yu yordadığı belirlenmiştir. Araştırma neticesindetemel psikolojik ihtiyaçlar karşılandıkça FoMO düzeyinin azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Temel psikolojik ihtiyaçların FoMO düzeyini yordadığı görülmüştür.Sonuç olarak ilgili araştırma kapsamında FoMO ile temel psikolojik ihtiyaçlar arasında bir ilişkinin varlığından söz edilebilir. Bireylerin bu ihtiyaçları karşılandıkça FoMO düzeylerinin düştüğü söylenebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Sosyobilimsel konu etkinlikleri ile işlenen fen bilimleri derslerinin 8. sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimlerine ve karar verme becerilerine etkisi
Tuğba Gökçe Yıldırım
Bu çalışmanın amacı sosyobilimsel konu etkinlikleri ile işlenen fen bilimleri derslerinin 8. sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimlerine ve karar verme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmada nitel ve nicel verilerin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma Bayburt ilinin bir ilçesinde öğrenim gören 8. sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Çalışma grubu 17 deney, 17 kontrol olmak üzere 34 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak Karar Verme Becerisi Ölçeği, Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği ve açık uçlu sorular kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda eleştirel düşünme eğilimi açısından deney ve kontrol grupları arasında deney grubunun lehine anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sosyobilimsel konu etkinlikleri ile işlenen derslerin öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimini olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Karar verme becerisi ölçeğinden elde edilen sonuçlara göre deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Deney grubu öğrencilerinin başarılarının bir miktar arttığı fakat bu artışın anlamlı bir fark oluşturmadığı tespit edilmiştir. Bu durum sosyobilimsel konu etkinlikleri kullanılarak işlenen derslerin öğrencilerin karar verme becerisini geliştirmede düşük düzeyde etkili olduğu sonucunu ortaya koymuştur. Araştırmada toplanan nitel verilerden elde edilen sonuçlar incelendiğinde sosyobilimsel konu etkinlikleri ile işlenen derslerin öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerini ve karar verme becerilerini olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Yeni kamu yönetimi anlayışı kapsamında Türkiye'de yapılan düzenlemeler: Sosyal Güvenlik Kurumu örneği
Mustafa Saydam
Günümüz sosyal güvenlik sistemlerinin ilk ortaya çıkışı, makine kullanımının yaygınlaşması ile başlayan sanayileşme hareketlerinin sonucu olarak Kıta Avrupası'nda yaşanmıştır. Sanayileşme ile birlikte artan üretim ve zenginleşmenin ekonomiler açısından devamlılığının sağlanması çabaları işçi haklarının korunmasına yönelik olarak yeni hakların ortaya çıkması zorunluluğunu doğurmuş, bu noktada sosyal güvenlik sistemleri çözüm alanı olarak görülmüştür. Dünya'da yaşanılan gelişmelerden etkilense de Türk sosyal güvenlik sisteminin modern anlamda ortaya çıkışı işçi haklarının korunmasından ziyade, Tanzimat Dönemi'nde tüm yenilik hareketlerindeki gibi devletin dağılmasının önlenmesi amacıyla oluşturulmuştur. İlerleyen yıllarda Türkiye hem uluslararası hem de ulusal nitelikte birçok gelişmenin etkisi altında kalarak sosyal güvenlik sisteminde iyileştirme arayışında olmuştur. 20. Yüzyılın sonuna gelindiğinde Türkiye sosyal güvenlik sisteminde ortaya çıkan yapısal, idari ve iktisadi sorunlar, modern sosyal güvenliğin ihtiyaçlarına cevap veremeyecek hale gelerek bir çöküşün ana nedenleri olurken, iyileştirme çabaları yerini kaçınılmaz olarak kalıcı reform arayışına bırakmıştır. Aynı dönemde Yeni Kamu Yönetimi felsefesi doğrultusunda Türk kamu yönetimi sisteminde ortaya çıkan değişim hareketi sosyal güvenlikte dönüşümün gerçekleştirilmesinin önünü açmıştır. Şeffaflık ve hesap verilebilirlikten uzak ve kapalı yönetimler tarafından yönetilen üç ayrı kurum eliyle sunulan sosyal güvenlik hizmeti, adaletin sağlanmasının önündeki en büyük engellerden birini oluşturmuştur. Kurumların dağınık ve hantal yapısına sosyal güvenlik mevzuatının karmaşıklığı da eklenince, dönüşüm öncesi vatandaşların anayasal hakları olan sosyal güvenlik hakkının tam anlamıyla kullandırılması sağlanamamış, Türk sosyal güvenlik sisteminde adil, eşitlikçi, sürdürebilirliğin ve şeffaflığın sağlandığı, etkili, hızlı ve verimli hizmet sunumu gerçekleşememiştir. Dönüşüm ile birlikte Türk sosyal güvenlik sistemi modern sosyal güvenlik ilkelerine ve haklarına bağlı kalınarak baştan aşağı değiştirilmiştir. Kalite, performans ve stratejik yönetimlerin oluşturulması; etik, açık, bürokrasi ve kırtasiyeciliği azaltan ve özerk yapılanmanın tesis edildiği; hizmetin vatandaşa en yakın yere götürülmesi ve bilişim teknolojileri kullanımın yaygınlaştırılması ile örgüt içi çalışan ve vatandaş memnuniyetinin ön plana çıkarıldığı bir sosyal güvenlik sisteminin kurulmaya çalışıldığı görülmektedir. Kurumları, bürokratik yapıyı ve girdileri önceleyen anlayış yerini; yönünü vatandaş memnuniyetine ve sunulan hizmetlerin kalitesine çeviren yeni sosyal güvenlik yönetim anlayışına bırakmaktadır. Yeni yönetim anlayışının istikrarlı devamlılığı ile sürdürülebilir ve kaliteli sosyal güvenliğin yaygınlaşması, toplumsal gelirin adil dağılımına ve toplumsal barışın korunmasına katkı sağlayacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Uluslararası taekwondo turnuvasında kullanılan tekniklerin analizi
Deniz Dağdelen
Müsabaka analizleri spor branşlarının rekabet gerekliliklerinin anlaşılmasını sağlarken aynı zamanda verimli antrenmanlar için kriterler oluşturmaktadır. Bu araştırmanın amacı uluslararası taekwondo turnuvasının teknik ve taktik analizini gerçekleştirmektir. Araştırma grubunu 2023 yılında Roma GP Taekwondo turnuvasında, <58kg (n=27), 58-68kg (n=31), 68-80kg (32), >80kg (n=30) sikletlerinde yarışan toplam 120 erkek sporcu oluşturmaktadır. Turnuvaya ait video kayıtlarına (n=99) WTF'nin kamuya açık web sitesinden ulaşılmıştır. Müsabakalarda, sporcular tarafından uygulanan Atak Sayısı (AS), Karşı Atak Sayısı (KAS), Kafaya Uygulanan Tekme Sayısı (KUTS), Göğüse Uygulanan Tekme Sayısı (GUTS), Göğüse Uygulanan Yumruk Sayısı GUYS, Ceza Puanı Sayısı (CPS) verileri Taekwondo 2. Dan kuşak sahibi ve WTF onaylı Antrenörlük belgesine sahip iki araştırmacı tarafından kaydedilmiştir. Analizler için SPSS (25.0) ve Jamovi paket programları kullanılmıştır. Gözlemciler arası Kappa katsayısının tüm değişkenler için 0,70'in üzerinde olması yapılan gözlemlerin güvenilir olduğunu göstermiştir (AS=0,87; KAS=081; KUTS=94 GUTS=, 0,92, GUYS=0,95, CPS=0,96). Kolmogorov Smirnov testiyle verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilirken, bağımlı değişkenlerin kazanma-kaybetme durumuna ve sikletlere göre karşılaştırmalarda Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmıştır. İstatistiksel olarak anlamlı farklılık gösteren değişkenlerin sikletler arasında karşılaştırılmasında Bonferroni testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Müsabaka kazanan ve kaybeden sporcuların KUTS, GUTS skorlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık (p<0.05) görülürken AS, KAS, GUYS, CPS skorlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklığın olmadığı tespit edilmiştir. Sikletlere göre yapılan karşılaştırmalarda AS, KAS, GUTS skorlarının sikletlere arasında karşılaştırılmasında anlamlı farklılığın olduğu fakat KUTS, GUYS, CPS skorlarında anlamlı farklılığın olmadığı tespit edilmiştir (p<0.05). TKD GP turnuvasında, KUTS, GUTS skorlarının müsabaka kazanmak için belirleyici faktörler olduğu, >80kg sıkletinin diğer sikletlere göre daha az atak gerçekleştirdiği, 80kg sıkletinin diğer sikletlere göre daha fazla tekme GUT uyguladığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, müsabaka kazanan sporcuların özellikle kafa vuruşlarını (KUTS) etkili bir şekilde kullanmalarının galibiyeti belirleyen en kritik faktör olduğunu ortaya koymuştur, ayrıca göğüse uygulanan tekmelerin (GUTS) de yüksek başarı oranıyla sonuçlandığını, bu nedenle sporcuların antrenman programlarında bu iki teknik üzerine yoğunlaşmalarının galibiyet için stratejik bir avantaj sağladığını göstermiştir
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının kişilik özellikleri ile öğretim tekniklerini seçme yeterlikleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Kadir Emir
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının kişilik özellikleri ile öğretim tekniklerini seçme yeterlikleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nicel yöntem takip edilmiş ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Örneklem grubu, Bayburt ve Gümüşhane Üniversitesinde 2023-2024 yılları arasında Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği programında eğitim gören 213 öğretmen adayından oluşmaktadır. Verilerin analizinde parametrik yöntemler kullanılmış olup fark testleri ve korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan analize göre katılımcıların kişilik özellikleri ve öğretim tekniklerini seçme yeterlikleri ile ilgili yapmış oldukları değerlendirmelerin yaş faktörüne, okudukları üniversiteye, daha önce eğitmenlik yapma durumlarına, aylık kişisel gelir düzeylerine, aylık aile geliri düzeylerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı benzer algılara sahip oldukları sonucuna varılmıştır. Cinsiyet değişkenine göre katılımcıların kişilik özellikleri ile ilgili yapmış oldukları değerlendirmelerde kadınlar lehine farklılaşırken öğretim tekniklerini seçme yeterlikleri üzerinde cinsiyet özelliğinin belirgin bir farklılık oluşturmadığı sonucu tespit edilmiştir. Katılımcıların sınıf özelliği, kişilik özellikleri ile ilgili değerlendirmelerde anlamlı farklılık oluşturmazken; öğretim tekniklerini seçme yeterlikleri değerlendirmelerinin sınıf özelliğine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Düzenli spor yapma durumunun katılımcıların kişilik özellikleri ve öğretim tekniklerini seçme yeterlikleri ile ilgili değerlendirmeleri etkilediği sonucu ortaya çıkmıştır. Son olarak kişilik özellikleri ile öğretim tekniklerinin seçimine ilişkin yeterlik algısı arasında yüksek düzeyde pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi ve spor, kişilik özellikleri, öğretim tekniklerini seçme, öğretmen adayları.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Borsa İstanbul'da işlem gören firmaların veri zarflama analizi ile performans etkinlik analizi: Ana metal sanayi sektörü üzerine bir uygulama
Uğur Çiğdem
Bu tezde, Borsa İstanbul'da işlem gören ana metal sanayi firmalarının finansal performansları Veri Zarflama Analizi (VZA) yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Tezin amacı, bu sektördeki firmaların etkinlik düzeylerini belirlemek, sektördeki genel finansal durumu analiz etmek ve performans iyileştirmeleri için öneriler sunmaktır. Çalışma kapsamında, Borsa İstanbul'da işlem gören ana metal sanayi firmalarının 2019-2022 yılları arasındaki finansal verileri kullanılmıştır. Bu veriler, firmaların bilanço, gelir tablosu ve diğer mali raporlarından elde edilmiştir. Veri Zarflama Analizi, firmaların göreli etkinliklerini ölçmek için kullanılan doğrusal programlama tabanlı bir yöntemdir ve bu çalışmada da bu yöntemin sektörel analizlerdeki uygulanabilirliği incelenmiştir. Analiz sonucunda, sektördeki firmaların etkinlik düzeyleri tespit edilmiş ve etkin olmayan firmaların hangi alanlarda iyileştirmeler yapması gerektiği belirlenmiştir. Ayrıca, etkin firmaların başarılarının arkasında yatan temel faktörler de detaylı bir şekilde incelenmiştir. Etkin olmayan firmaların iyileştirme potansiyelleri ve kaynak kullanımındaki verimlilik sorunları da ortaya konmuştur. Çalışmanın bulguları, sektördeki genel finansal durumu ve firmaların performanslarını iyileştirmek için yapılması gerekenleri açıkça göstermektedir. Öneriler kısmında, etkin olmayan firmaların performanslarını artırmak için stratejik planlama ve yönetim uygulamaları önerilmiştir. Ayrıca, sektör genelinde rekabet gücünü artırmak için inovasyon ve teknoloji yatırımlarının önemi vurgulanmıştır. Sonuç olarak, bu tez, Borsa İstanbul'da işlem gören ana metal sanayi firmalarının finansal etkinliklerini kapsamlı bir şekilde analiz ederek, sektördeki firmaların performanslarını iyileştirmek için elde edilen bulgular çerçevesinde önemli öneriler sunmaktadır. Bu çalışma hem akademik literatüre katkı sağlamakta hem de sektör paydaşları için değerli bilgiler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Etkinlik performansı, ana metal sanayi, veri zarflama analizi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Yeni bir kompozit tasarım tabanlı optimizasyon stratejisi kullanarak enantiyosaf (S)-(4-klorofenil) (fenil) metanol'ün biyokatalitik sentezi
Nesrullah Tozlu
Sentetik organik kimyada, kiral sekonder alkollerin üretimi için biyokatalitik asimetrik indirgemeler önemli bir yere sahiptir. L- kloprastin ve karbinoksaminin gibi ilaçların öncüsü olan (S)-(4- klorofenil) (fenil)metanol ((S)-2)'nin sentezi, yetersiz substrat miktarı ve üretim sürecinde yaşanan çeşitli zorluklar nedeniyle hala önemli eksiklikler içermektedir. Bu tez kapsamında, Lactobacillus paracasei BD101 biyokatalizörü ve yeni bir kompozit tasarım tabanlı optimizasyon tekniği kullanılarak (4-klorofenil) (fenil) metanon (1)'den (S)-2'nin sentezlenmesi hedeflenmiştir. Reaksiyonun optimizasyon koşulları, yeni tasarıma dayalı optimizasyon stratejisi ile şu şekilde belirlendi: pH=5.85, sıcaklık=37 oC, inkübasyon süresi=71 saat ve çalkalama hızı=120 rpm. Ayrıca, reaksiyon dönüşümü %97 ve enantiyomerik fazlalığın (ee) %99 olacağı tahmin edilmiştir. Önerilen optimize edilmiş koşullar altında gerçekleştirilen deneysel çalışmada (S)-2 >%99 ee , >%99 dönüşüm ve %97 verimle elde edildi. Ayrıca, 15.166 g 1, yüksek gram ölçeğinde tamamen (S)-2'ye (14.85 g, %97 saflaştırılmış verim) dönüştürüldü. (S)-2'nin bir biyokatalizör kullanılarak ve tepkime koşullarının kompozit tasarım tabanlı optimizasyon tekniği kullanılarak optimize edilmesi ile gram ölçeğinde üretimi ilk kez bu çalışmada gösterilmiştir. Antitussif (öksürük önleyici) ve antiemetik (kusma önleyici) özelliklere sahip olan ve bronşiyal kasları gevşeten L- kloprastin ve karbinoksamin öncüsü olan (S)-2'nin biyokatalitik sentezi için etkili bir biyokatalitik süreç, kompozit tasarıma dayalı optimizasyon yöntemiyle gösterilmiştir. Ayrıca, biyokatalitik reaksiyonlarda kullanılabilmesi için yeni bir kompozit tasarım tabanlı optimizasyon yönteminin uygulanabilirliği kanıtlanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Ters yüz öğrenme modeli ile parabol konusunun işlenişinin öğrencilerin başarı ve tutumlarına etkisi
Fatma Yavuz Takım
Daha Sonra Doldurulacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Boksörlerin bilinçli farkındalık düzeyleri ile sporda endişe ve mücadele düzeyleri arasındaki ilişkinin çeşitli parametrelere bağlı incelenmesi
Busenaz Sürmeneli
Araştırmada Türk boksörlerin bilinçli farkındalık düzeyleri ile sporda endişe ve mücadele düzeyleri arasındaki ilişkinin çeşitli parametrelere bağlı incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda araştırmanın evrenini 2024 yılında aktif olarak boks müsabakalarına katılım sağlayan lisanslı boksörler oluştururken örneklem grubunu evrenden kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen sporcular oluşturmuştur. Verilerin toplanması adına bu örneklem grubuna üç ayrı form yöneltilmiştir. Bunlar; Kişisel Bilgi Formu, Sporda Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Sporda Mücadele ve Endişe Ölçeğidir. Tüm bu formlar aracılığıyla elde edilen veriler SPSS (26. versiyon) yazılımında analiz edilmiştir. Bu aşamada tanımlayıcı istatistiklere ek olarak parametrik testlerden gruplar arası farklılıkların tespit edilmesi adına t-testi ve ANOVA kullanılırken ilişki testlerinden pearson korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. İlgili testler aracılığıyla yapılan sınamalar neticesinde boksörlerin cinsiyet, milli sporcu olma durumu ve sezon içerisindeki performanslarını değerlendirmelerine bağlı sporda bilinçli farkındalık ölçeği alt boyutlarında gruplar arası farklılık bulunmuştur. Aynı zamanda ölçek alt boyutları ile yaş ve spor yaşı değişkenlerine bağlı ilişkiler tespit edilmiştir. Endişe ve mücadele puanlarında yalnızca cinsiyet ve sezon içerisindeki performanslarını değerlendirme değişkenlerine bağlı gruplar arası farklılık bulunmuştur. Endişe alt boyutu ile ölçek toplam puanı arasında negatif yönlü düşük düzey, mücadele alt boyutu ile farkındalık ve ölçek toplam puanı arasında pozitif yönlü düşük düzey ilişki olduğu, yeniden odaklanma alt boyutu arasında ise pozitif yönlü orta düzey ilişki olduğu tespit edilmiştir. Regresyon analizi neticesinde ise farkındalık ve yeniden odaklanma alt boyutlarının ve ölçek toplam puanının birlikte boksörlerin endişe ve mücadele puanlarının istatistiki açıdan anlamlı yordayıcıları olduğu sonucuna ulaşılmıştır
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Boksörlerin ruminatif düşünceleri ile sporda etkili karar verme durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Tuğçenaz Sürmeneli
Araştırmanın temel amacı, boksörlerin ruminatif düşünceleri ile sporda etkili karar verme durumları arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu ilişkinin demografik değişkenler açısından nasıl değiştiğini analiz etmektir. Bu doğrultuda, 2024 yılında aktif olarak boks yapan 245 sporcu örneklem olarak belirlenmiştir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisellik tarama modeli uygulanmıştır. Verilerin toplanması sürecinde, Kişisel Bilgi Formu, Spor Müsabakası Ruminasyon Ölçeği ve Sporda Etkili Karar Verme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi aşamasında ise yüzde ve frekans dağılımları, Spearman ve Pearson korelasyon analizi, t-testi, regresyon analizi ve Mann-Whitney U testi gibi istatistiksel yöntemler uygulanmıştır. Araştırma sonuçları, Spor Müsabakası Ruminasyon Ölçeği kapsamında cinsiyet, millilik durumu ve psikolojik destek alıyor musunuz değişkenlerinde anlamlı bir farklılık tespit edilmediğini göstermiştir. Ayrıca, aynı ölçek bağlamında yaş ve spor yaşı değişkenleri arasında da herhangi bir ilişki gözlemlenmemiştir. Sporda Etkili Karar Verme Ölçeği ile ilgili analizler, yalnızca cinsiyet değişkeninde anlamlı bir farklılık bulunmadığını göstermiştir. Ancak, psikolojik destek alıyor musunuz değişkeninin her iki alt boyutunda (dışsal ve içsel karar verme) anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Millilik durumu değişkeni açısından, hem dışsal karar verme alt boyutunda hem de içsel karar verme durumunda anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Ayrıca, yaş değişkeni ile içsel karar verme alt boyutu arasında pozitif yönlü düşük bir ilişki bulunurken; spor yaşı değişkeni ile dışsal karar verme alt boyutu arasında negatif yönlü düşük, içsel karar verme alt boyutu arasında ise pozitif yönlü düşük bir ilişki gözlemlenmiştir. Ölçekler arasındaki korelasyon analizi sonuçlarına göre, Spor Müsabakası Ruminasyon Ölçeği ile Sporda Etkili Karar Verme Ölçeği'nin içsel karar verme alt boyutu arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki gözlemlenmiştir. Buna karşılık, dışsal karar verme alt boyutu ile pozitif yönlü düşük düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Son olarak, Spor Müsabakası Ruminasyon Ölçeği'nin Sporda Etkili Karar Verme Ölçeği alt boyutlarını yordama kapasitesine ilişkin regresyon analizi sonuçları, her iki alt boyutta da anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koymuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Okul dış çevre paydaşları ile ilişkilerde ilkokul yöneticilerinin deneyimleri: Bir olgubilim çalışması
Selim Şatır
Bu araştırmanın amacı ilkokul yöneticilerinin, okul dış çevre paydaşları ile ilişkilerinde sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerin işleyişi hakkında elde ettikleri deneyimlerini ortaya koymaktır. Nitel bir araştırma olan çalışmada olgu bilim deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Konya İli Akşehir İlçesine bağlı ilkokullarda görev yapan okul yöneticileri oluşturmaktadır. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak, açık uçlu sorularla, gönüllülük esasına uygun olarak toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, velilerin bağış, yedirip içirme ve araç/gereç temini gibi katkılarının olduğu ancak, aşırı müdahale, faaliyetleri gereksiz görme gibi olumsuz durumlar da yaşandığı görülmüştür. Üst kademe yöneticilerinin görünürlük ve moral desteği vurgulanmıştır. Ancak, fiziki imkânların yetersizliği, bütçenin yetersiz kalışı ve ayrımcılık yapılması gibi ciddi sorunlar da öne çıkmıştır. Yerel yönetimlerin araç, malzeme temini, ulaşım desteği ile fiziki iyileştirme gibi katkıları vurgulanmıştır. Ancak, siyasetin etkinliklere dâhil olması ve coğrafi ayrımcılık gibi sorunlar da öne çıkmıştır. Siyasi partilerin okullara materyal desteği sağlandığı ancak, siyasetin eğitime müdahalesi, baskısı olumsuz deneyim olarak vurgulanmıştır. Sendikalarla ilişkilerde sağlanan materyal destekleri vurgulanmıştır. Sivil toplum kuruluşları ile ilişkilerde, eğitim desteği vurgulanmıştır. Ancak iletişim eksiklikleri gibi sorunlar öne çıkmıştır. Sosyal medyanın görünürlüğü ve tanınırlığı arttırdığı, faaliyetlerinin işleyişine olumlu katkılar sağladığı, ancak sürekli paylaşım yapma baskısı gibi olumsuz etkilerde getirdiği görülmüştür. Paydaşlar içerisinde okul yöneticilerinin en yoğun ilişkiyi ailelerle kurulduğu açıkça görülmüştür. Sosyal etkinlik yönetmeliğinin güncellenmesi gerekliliği, ders programı ve saatlerinde değişiklik yapılması, yönetici ve öğretmenlerin sosyal etkinlik eğitimi verilmesi, sosyal etkinliklerin akademik başarıya etki etmesi gibi çeşitli öneriler sunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Sosyal bilgiler dersinde infografik temelli öğrenme etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin akademik başarısına motivasyona ve kalıcılığa etkisi
Burak Şeker
Bu araştırmanın amacı ortaokul 7. sınıf Sosyal Bilgiler dersi "Zaman İçinde Bilim" ünitesinin infografiklerle işlenmesinin öğrencilerin akademik başarısına, kalıcılık ve motivasyona etkisinin incelenmesidir. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ön test-son test, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2022-2023 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Bayburt ili Demirözü ilçesi Gökçedere İmam Hatip ortaokulunda 7/A ve 7/B sınıflarında eğitime devam eden toplam 24 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubunu temsil eden 7/A şubesinde "Zaman İçinde Bilim" ünitesi infografikler kullanılarak işlenmiştir. Kontrol grubunu temsil eden 7/B şubesinde aynı ünite öğretim programı kazanımları doğrultusunda ve ders kitabı kullanılarak işlenmiştir. Yapılan araştırmada veri toplamak için Zaman İçinde Bilim Başarı Testi ve Sosyal Bilgiler Dersi Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. Her iki grup için de uygulamaya başlanmadan önce Zaman İçinde Bilim Başarı Testi ve Sosyal Bilgiler Dersi Motivasyon Ölçeği ön test olarak uygulanmıştır. Ünitenin işlenmesi haftada üç saat olarak dört hafta sürmüştür. Ünitenin bitiminde deney ve kontrol grubuna başarı testi ve motivasyon ölçeği son test olarak uygulanmıştır. İnfografiklerin akademik başarıdaki kalıcılığının test edilebilmesi için son testten dört hafta sonra Zaman İçinde Bilim Başarı Testi kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21 programında analiz edilerek değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler ışığında hipotezlerin kabul edilip edilmediğini test edebilmek için ön testler için bağımsız t- testi yapılmış ve ön testler için öne sürülen hipotezlerin hem başarı hem de motivasyon ölçeği için kabul edildiği anlaşılmıştır. Başarı testi için yapılan son test ve kalıcılık testi için yapılan bağımsız t-testi sonucunda son test ve kalıcılık testi için belirlenen hipotezlerin kabul edildiği görülmüştür. Motivasyon için yapılan son test sonucuna göre ise hipotezin kabul edilmediği gözlemlenmiştir. Sonuç olarak infografiklerin kullanıldığı deney grubunda son test ve kalıcılık testinde kontrol grubuna göre akademik başarıda anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Uygulanan motivasyon ölçeğine göre ise infografiklerle işlenen dersin öğrencilerde motivasyonu artırmadığı gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İnfografik, akademik başarı, zaman içinde bilim, motivasyon.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Klasik eserlerde hurûf-u müşebbehe ve Kur'ân'daki muhaffef örnekleri
İsmail Epöz
Çalışmada altı harften oluşan hurûf-u müşebbehe (fiile benzetilen harfler) hakkında harflerin ma'nâları, kullanımları gibi hususlarda bilgiler verilmektedir. Bu harflerin kullanımları örnekler ışığında aydınlatılarak açıklanmaktadır. Mevzu bahis örnekler Kur'ân âyetleri, Arap dili'nde önceliği bulunan şiirler ve günlük kullanımlarda kullanılan fasîh ifadelerden oluştuğu için inkâr edilemeyecek kadar sağlam kaynaklardır. Bunun yanı sıra IV. yy. eserlerine kadar ulaşabildiğimiz onbir adet kaynak eserden yararlanıldığı için yani en köklü eserler dikkate alındığı için bu da konuya ayrı bir ağırlık ve önem katmaktadır. Çalışmamız bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, önemi ve amacı hakkında bilgiler verilmektedir. Birinci bölümde klasik metinlerde hurûf-u müşebbehe bağlamında elde edilen bilgiler işlenmektedir. Bu bilgiler kronoloji esaslı olarak işlendiği için tarih sıralamasında sonra gelen eserlerde aynı bilgiye rastlandığında bu konular hakkında sadece daha önce değinildiğine dair şerh düşülüp bilgilerin geçtiği ilgili yerlere dipnot ile işaret edilmiştir. Bütün bilgiler ana kaynağından alınmış olup IV. yy. sonrası eserler dikkate alınmamıştır. İkinci bölümde ise Kur'ân'da geçen muhaffef edâtlar dört edât olması sebebiyle dört başlık altında işlenmiştir. Üç âyette muhaffef olması muhtemel olan edâtlara rastlanmıştır. Ancak Âsım kıraatinin Hafs rivâyetinde müşedded olması sebebiyle açıklaması yapılmamış fakat yine de şerh ve dipnot ile kendilerinin durumuna işaret edilmiştir.















