Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Bayram, Sinan(9)
- Ayata, Ümit(8)
- Can, Zehra(8)
- Dertli, Enes(8)
- Esmer, Yusuf(8)
- Kaya, Yunus(8)
- Semerci, Vahide(8)
- Akyol Özcan, Kübra(6)
- Kara, Yakup(6)
- Maden, Sedat(6)
- Şahin, Engin(6)
- Bilgin, Yusuf(5)
- Dirican, Ebubekir(5)
- Ertugrul, Mehmet(5)
- Gülden, Bahadır(5)
- Gıdık, Betül(5)
- Imamoglu, Ilyas Kays(5)
- Kaplan, Kadir(5)
- Kaya, Musa(5)
- Koçak, Lokman(5)
- Kutlu, Naciye(5)
- Sönmez Sarı, Ebru(5)
- Ünalan, Ozlem(5)
- İspirli, Hümeyra(5)
- Ates, Fatih(4)
- Bulut, Mehmet(4)
- Bülbül, Ali Savaş(4)
- Ecem Bayram, Nesrin(4)
- Gökçe, H.S.(4)
- Gültekin, Ömer Faruk(4)
- Kadakal, Huriye(4)
- Kahveci, Hakan(4)
- Kamiloğlu, Aybike(4)
- Kaya, Metin(4)
- Kırbaş, Zila Özlem(4)
- Teber, Ahmet(4)
- Uzunçakmak, Sevgi Karabulut(4)
- Uğur, Uçar(4)
- Yilmaz, Sevda(4)
- Öztürk, Mesut(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023Yerli ve Milli Markalar Konusunda Tüketicilerin Etnosentrik Eğilimlerinin Marka Evangelizmi, Marka Sadakati ve Marka Bağlılığı Üzerindeki Etkisi
Göktaş, Bora
Yerli ve milli markalar son zamanlarda Türkiye’de gündeme gelen bir konudur ve dolayısıyla tüketiciler bu kavramla sık sık karşılaşmaktadır. Bu çalışmanın amacı, etnosentrik düşüncedeki tüketicilerin yerli ve milli markalara karşı tutumlarının bağlılık, sadakat veya evangelist eğilimlere sahiplik seviyelerini ve tüketici etnosentrizminin marka bağlılığı, marka sadakati ve marka evangelizmi üzerindeki etkilerini incelemektir. Alanyazın tarandığında tüketici etnosentrizminin; marka bağlılığı, marka sadakati ve marka evangelizmi üzerindeki etkisi konularının tümünü bir arada sınayan bir çalışma sayısının oldukça sınırlı olduğu, yeterince çalışma yapılmadığı görülmektedir. Bu çalışmada Kolayda Örnekleme Yöntemi kullanılarak 654 katılımcıdan çevrim içi anket tekniği ile veriler toplanmıştır ve hipotezlerin test edilmesinde regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre; tüketici etnosentrizminin, marka bağlılığı, marka sadakati ve marka evangelizmi üzerinde anlamlı ve pozitif doğrusal yönde bir etkisinin olduğu sonucu bulunmuştur. Ayrıca etnosentrik eğilimlere sahip olan katılımcıların; marka evangelizminin “olumlu marka yönlendirmesi”, marka sadakatinin “bilişsel sadakat” ve marka bağlılığının “duygusal bağlılık” elementlerine yönelik tutumlarının daha yüksek olduğu görülmüştür.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Eski Uygurcada Sözcüksel Karşıtlıklarla Üretilen Metaforik Yapılar
Azili, Kenan
Dillerdeki duyu ilişkilerinden biri olan karşıtlık, genellikle birbirine zıt veya ters anlam alanına sahip sözcük çiftleri arasında kurulan kavramsal bir ilişkidir. Dil-beyin sistemleri içerisinde, psikoloji ve dil öğretimi gibi alanlarda kimi kavramların karşıtları ile birlikte kullanılması, kavramlar/anlamlar arasındaki karşıtlık ilişkisinin çok farklı bilişsel ve metaforik değerlere sahip olduğunu göstermektedir. Daha ziyade sözcüksel ve anlamsal düzeyde odaklanılan karşıtlık ilişkileri; paradoks, oksimoron ve antonim gibi üst başlıklarda değerlendirilen bir mesele olarak dilbilim çalışmalarında da güncelliğini korumaktadır. Evrensel çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre, Türklük Biliminde “ikilemeler” içerisinde değerlendirilen antonimlerin, oldukça farklı kavramlara karşılık geldiği görülmektedir. “Düzenli karşıtlıklar” adıyla tanımlanan bu karşıtlık ilişkileri aynı zamanda söylemi ilgilendiren bir kavram dünyasını ortaya çıkarmaktadır. Bu makalede, “düzenli karşıtlıklar” olarak nitelendirilen kimi antonim biçimlerinin Eski Uygur metinlerindeki örnekleri değerlendirilerek işaretledikleri kavram alanları tespit edilecektir. Bu çerçevede, ele alınan antonim örnekleri bazı sınıflandırmalara tabi tutularak tipolojik ve evrensel değerleri irdelenecektir.
- MakaleAçık Erişim2023Lactıplantıbacıllus plantarum EK148’İN et proteinleri içeren ortamda gama amino bütirik asit üretimi ve optimizasyonu
Kamiloğlu, Aybike; Memiş, Habibe
Araştırmada, sucuk kaynaklı Lactiplantibacillus plantarum EK148 suşu gama amino bütirik asit (GABA) üretim düzeyi açısından değerlendirilmiştir. GABA üretimine, monosodyum glutamat (MSG) bulunmayan besi ortamına glutamik asit kaynağı olarak et protein izolatı edilerek, sıcaklık, pH ve fermantasyon süresi faktörlerinin etkisi değerlendirilmiştir. Deneysel tasarımda elde edilen yanıtlarla L. plantarum EK148 suşu için optimum koşullar % 10 protein ekstraktı konsantrasyonu, 33.3 ºC sıcaklık, pH 5.05 ve 96 saat fermantasyon süresi olarak belirlenmiştir. Model ile L. plantarum EK148 suşu kullanılarak elde edilen veriler arasındaki uyum eksikliğinin önemsiz olduğu, protein ekstraktı konsantrasyonu ve sıcaklığın GABA üretimi üzerine önemli düzeyde etkili olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışma ile et proteinlerinin glutamik asit kaynağı olarak kullanımı sağlanmış ve MSG içermeyen ortamda L. plantarum EK148 suşu kullanılarak GABA üretimi gerçekleştirilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Çilekle zenginleştirilmiş manda yoğurdunun kalite karakteristikleri ile yağ asidi kompozisyonu, ace inhibitör aktivite ve hmf içeriği bakımından incelenmesi
Bakirci, Ihsan; Terzioğlu, Murat Emre; Arslaner, Ayla
Mevcut araştırmada ABT-2 probiyotik kültür kullanılarak üretilen manda yoğurtlarına farklı oranlarda (%5, %7.5, %10) çilek püresinin yanı sıra %7.5 oranında şeker ilave edilmiş ve yağ asidi kompozisyonu, ACE inhibitör aktivite ve HMF içeriği açısından incelenmiştir. Ayrıca yoğurt örneklerinde meyve ilavesi ve depolama periyodunun fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analizler üzerine etkisi araştırılmıştır. Manda yoğurduna çilek püresi ilavesinin minör seviyede bulunan çoklu doymamış yağ asitleri hariç tüm yağ asitleri, ACE inhibitör aktivite, HMF içeriği, fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analizler üzerine çok önemli (P < 0.01) etkisinin olduğu belirlenmiştir. Meyve ilavesiyle toplam doymuş yağ asitleri ve ACE inhibitör aktivite seviyesinin azaldığı belirlenirken HMF içeriği, toplam tekli doymamış yağ asitleri ve toplam çoklu doymamış yağ asitleri seviyesinde artış saptanmıştır. Bu araştırma sonucunda manda yoğurdunun fonksiyonel gıda olarak tüketimi tavsiye edilebilmektedir.
AtıfOpenAlex4TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Geleneksel yollarla üretilmiş turşu örneklerinden laktik asit bakterilerinin izolasyonu, moleküler yöntemler kullanılarak tanımlanması ve bazı fonksiyonel özelliklerinin belirlenmesi
Dertli, Enes; Ispırlı, Hümeyra
Bu çalışmada ülkemizin farklı illerinden toplanmış 17 adet geleneksel turşu örneğinden Laktik Asit Bakterileri (LAB) izole edilip tanımlanmış ve izolatların fonksiyonel nitelikleri karakterize edilmiştir. Genotipik ayrıştırma sonucunda 9 farklı türe ait 21 suş tespit edilmiştir. Takiben bu 21 suşun potansiyel probiyotik değerlendirmeleri safra tuzlarına direnç ve düşük pH’da gelişim açısından test edilmiş ve Lactiplantibacillus plantarum ve Levilactobacillus brevis suşlarının yüksek canlılık gösterdiği tespit edilmiştir. İzolatlarının antibiyotik dirençlerinin ise oldukça düşük seviyede olduğu gözlenmiştir. Önemli olarak antifungal aktivite açısından suş spesifik etki gözlenirken, antibakteriyel aktivite noktasında oldukça güçlü aktivite sergilemişlerdir. Son olarak turşu izolatlarının GABA üretim potansiyelleri açığa çıkarılmış ve Levilactobacillus brevis VB13 suşunun 0.628±0.11 mg/mL GABA üretebildiği gösterilmiştir. Elde ettiğimiz sonuçlar turşuda bulunan LAB çeşitliliğini ve bu suşların fonksiyonel etki potansiyelini göstermesi bakımından önem arz etmektedir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Üniversite Öğrencilerine Verilen Akılcı İlaç Kullanımı Dersinin Etkinliğinin Değerlendirilmesi
Semerci, Vahide; Sönmez Sarı, Ebru; Akeren, Zahide
Akılcı ilaç kullanımı, koruyucu ve tedavi edici role sahiptir. Bu çalışmada üniversite öğrencilerine verilen akılcı ilaç kullanımı dersinin etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlandı. Yarı deneysel olarak planlanan çalışma Şubat-Mayıs 2022 tarihleri arasında Doğu Karadeniz bölgesinde bir üniversitede yapıldı. Sağlık bilimleri fakültesinde okuyan, akılcı ilaç kullanımı dersine devam eden ve veri toplama araçlarını tam olarak dolduran 81 öğrenci çalışmaya dahil edildi. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Akılcı İlaç Kullanımı Ölçeği (AİKÖ) kullanıldı. Tanımlayıcı istatistikler için sayı, yüzde, sürekli değişkenler için ortalama (X) ± standart sapma (SS) minimum-maksimum kullanıldı. Ön ve son değerlendirme test sonuçları analizi için Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanıldı. Öğrencilerin bazı özellikleri ile ölçek puanlarını karşılaştırmada Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testi kullanıldı. Öğrencilerin yaş ortalaması 21,59±1,23 (min=19, max=26) olup kız öğrencilerin oranı %60,5’tir. Öğrencilerin ön test AİKÖ toplam puanı 35,35±4,37 (min=21, max=42) iken, son test AİKÖ toplam puanı 37,23±3,84 (min=24, max=42)’tür. Ön ve son test AİKÖ toplam puanları karşılaştırıldığında fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (z=-3,547, p<0,001). Eğitim alan öğrencilerin AİKÖ puanlarında artış saptandı. Toplumun önemli bir sosyal grubunu oluşturan üniversite öğrencilerinin akılcı ilaç kullanımı ile ilgili bilinçlenmesi ve farkındalık kazanması için bu konunun tüm üniversite müfredatlarına bir ders olarak eklenmesi önerilebilir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ2Alman internet gazetelerinde alevilerin temsili ve takdimi (2007-2023)
Karaca, İlhan
Çalışmada, Almanya’daki Türk kültürü içinde bir alt kültür biçimini oluşturan Alevilerin medya temsili araştırılmıştır. Temsilin bir inşa süreci olduğu ön kabulüyle hareket eden bu çalışmada, kitle iletişim araçlarının, gerek Alman kamuoyunda gerekse akademik yazında kim oldukları ve neye inandıkları çok az bilinen Alevileri, başka hangi değer ve inançlar kümesi üzerinden sunduğu sorusuna cevap aranmıştır. Bir doküman analizi olan bu araştırmanın ampirik verileri, günümüzde yeni medyanın en önemli enformasyon araçlarından biri olan internet gazetelerinden toplanmış ve gömülü teori yöntemine göre analiz edilmiştir. Bu analize, 17 farklı gazeteden toplam 35 haber tabi tutulmuştur. Elde edilen sonuçlar, 90’lı yılların sonuna doğru bir İslam tartışmasına dönüşen Alman uyum politikalarının yürürlüğe girmesiyle birlikte Alevilerin medya tarafından fark edilmiş olduğunu ve bu politikaların Alevilerin medya temsilinin sosyokültürel bağlamını oluşturduğunu göstermektedir. Müslüman kökenli göçmenlerin temel kültürel haklarını hesaba katmayarak, tek yönlü uyumlarını öngören bu politikalarla Almanya hatırı sayılır bir ilerleme kaydetmiş olsa da, açık ve liberal bir toplum olma ideallerinin gerisinde kalmıştır. Bu idealleri ise ana-akım İslam’a “alternatif İslam” olarak belirlediği Alevilik üzerinden yeniden inşa etme stratejisine başvurmuştur. Bu çerçevede Alevilerin medya temsilini araştıran çalışma, kitle iletişim araçlarının Aleviliği, Alman uyum politikalarının çıkarlarına hizmet edecek şekilde tanımlayarak araçsallaştırdığı sonucuna varmıştır.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ4Erdemli (Mersin) Kıyı Akiferi Su Kalitesinin Değerlendirilmesi
Yıldırım, Ümit; Guler, Cuneyt; Kurt, Mehmet Ali; Güven, Onur; Ece, Fatma
Kıyı akiferlerinin su kalitesi ve miktarı değişen iklim koşulları ve artan antropojenik faaliyetler nedeniyle her geçen gün olumsuz yönde daha fazla etkilenmektedir. Bu çalışma, Erdemli Kıyı Akiferi’nin (EKA) su kalitesinin ve kirletici unsurlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma kapsamında, Ağustos 2020’de yeraltı suyu örneklemesi yapılarak suların fiziksel ve kimyasal özellikleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar Dünya Sağlık Örgütü (WHO) içme suyu standartlarına göre değerlendirilmiştir. EKA’nın Akdeniz kıyısına yakın olan bazı noktalardan alınan örneklerde elektriksel iletkenlik değerlerinin oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu örneklerin sodyum (Na+) ve klorür (Cl) derişimlerinin de yüksek olduğu ve WHO tarafından tavsiye edilen sınır değerlerin üzerinde oldukları belirlenmiştir. EKA’daki bir diğer önemli problem ise nitrat (NO3) kirliliğidir. Ağustos 2020 dönemi örneklerinin nitrat derişimleri 2,17-131,51 mg/L arasında değişmekte olup 15 örneğin nitrat derişimi sınır değerin (50 mg/L) üzerindedir. Bazı örneklerdeki iz element derişimleri de (Al, Fe ve Ni) WHO’da belirtilen sınır değerleri aşmıştır. Çalışma alanındaki yeraltı suları, tarımsal sulama suyu kalitesi açısından değerlendirildiğinde, aktif deniz suyu girişiminin görüldüğü bölgelerdeki suların, sulama amacıyla kullanımının uygun olmadığı belirlenmiştir. Çalışma alanı ve civarında her geçen gün yeni tarım alanlarının açıldığı gözlenmektedir. Bu durum, EKA’daki azalan su kaynaklarının üzerindeki baskıyı daha da artırmaktadır. Sonuç olarak, EKA’da sürdürülebilir entegre su yönetiminin gecikmeksizin uygulanması gerekmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023Kükürt Polimer Betonların Basınç Dayanımı ve Elastisite Modülüİlişkisinin Yönetmelikler Açısından Karşılaştırılması
Ozturk, Onur; Öner, Adnan; Karadeniz, Murat
Üstün mekanik ve durabilite özellikleri ile kükürt polimer betonlar (KPB) geleneksel Portland çimento betonlarına (PÇB) alternatif yapı malzemesi olarak son yıllarda ön plana çıkmıştır. Betonun önemli bir tasarım parametresi olan elastisite modülü ile ilgili araştırmaların KPB’ler açısından literatürde yetersiz olduğu ve standartlarda önerilen tahmin modellerinde halen göz önünde bulundurulmadığı görülmektedir. Bundan dolayı bu çalışma kapsamında, KPB’lerin basınç dayanımıelastisite modülü ilişkisinin uluslararası standartlarca önerilmiş olan analitik modeller ve geleneksel PÇB’ler ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Deneysel çalışma sonucunda KBP’lerin elastisite modüllerinin, benzer basınç dayanımı değerlerine sahip PÇB’lere göre daha düşük değerlerde kaldığı belirlenmiştir. PÇB’ler için standartlarda önerilmiş olan analitik modellerin KPB’lerin elastisite modülleri tahmininde ACI 363R-92 ve NS 3473 standartları haricinde yaklaşık değerler elde edilemediği görülmüştür. Deneysel çalışmadaki veriler kullanılarak bu çalışma kapsamında yeni bir analitik model önerilmiştir. Önerilen analitik model, yakın sonuç veren standartlardaki modeller ile istatistiki olarak karşılaştırmalı incelenmiş ve önerilen modelin deneysel değerlere en yakın sonuçları verdiği belirlenmiştir
- MakaleAçık Erişim2023Seçmen Davranışlarına Ekonomik ve Finansal Kriz Kaynaklı Enflasyonist Şokların Etkisinin Ekonomik Oylama Teorisi Çerçevesinde İncelenmesi: 2018-2022 Türkiye Örneği
Kuzu, Mehmet; Kocaoğlu, Fatih
Enflasyonist risk süreçlerinin seçmen davranışında yaptığı etkinin temelinde seçmelerin refah paylarını kaybetmesinin sonucu olarak aşınan satın alma güçleri sorunu yatmaktadır. 2013 yılı sonrası gelişmekte olan ülkelerde artan finansal kırılganlık nedeniyle enflasyonist şok dalgaları başlamıştır. 2020 yılında başlayan COVID-19 pandemisi sonrası küresel tedarik zincirlerinin kırılması sonrasında küresel ölçekte de maliyet baskısı tabanlı bir enflasyonist süreç başlamıştır. Bu çalışmanın amacı; Türkiye Cumhuriyetinde 2018 parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından günümüze dek yapılan seçim anketlerinde ekonomik kriz koşullarında enflasyonist süreçlerin siyasi partilerin oy oranlarına etkilerini tespit etmektir. Araştırma aylık frekansta yapılacak olup, yöntem olarak VAR (Vektör Oto Regresif) metoduna dayalı olarak varyans ayrıştırması, etki-tepki analizi ve tarihsel ayrıştırma metotları seçilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre enflasyonist süreç iktidar partilerin oy oranlarında azalma ve muhalefet partilerinin oy oranlarında artışa sebep olabilmektedir. Yani enflasyonist süreç partiler arasında oy geçişkenliğini de etkilemektedir. Bununla birlikte; maliyet enflasyonunun seçmen davranışı üzerindeki etkilerinin, talep enflasyonundan daha yüksek olduğu gözlenmektedir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Organizasyonda işin pozitif anlamına etki eden faktörlerin belirlenmesine yönelik bir araştırma: devlet ve vakıf üniversitesi ayrımı istanbul örneklemi
Durmuş, İbrahim
Araştırmanın amacı akademisyenlerin işlerinin pozitif anlamına etki eden faktörleri belirlemektir. Bu amaçla organizasyonda akademik özgürlük, yetenek, işe odaklanma ve demografik değişkenlerin etkileri incelenmiştir. Araştırmanın kapsamı İstanbul’da devlet ve vakıf üniversitelerinde faaliyette bulunan ve araştırmaya gönüllü katılım sağlayan 1567 akademisyenden oluşmaktadır. Araştırmada oluşturulan hipotez modelleri ile hem genel modellere hem de devlet ve vakıf üniversiteleri için spesifik modellere yer verilmiştir. Araştırmanın genel modelinde akademisyenlerin organizasyonlarındaki özgürlükleri işlerinin pozitif anlamına katkıda bulunmuştur. Akademisyenlerin organizasyonlarındaki özgürlüğü yeteneklerinin gelişimine katkı sağlamıştır. Araştırmada akademisyenlerin özgürlüğünün işlerine odaklanmasına ciddi düzeyde katkısı olduğu gözlemlenmiştir. Akademisyenlerin işlerine odaklanması işlerinin pozitif anlamına da katkıda bulunmuştur. Akademisyenlerin yeteneği işlerinin pozitif anlamına katkı sağlamıştır. Moderator etkili genel modelde ise, akademisyenlerin özgürlüğünün yeteneklerinin gelişimi üzerindeki etkisinde işe odaklanmanın düzenleyici etkisi olduğu görülmüştür. Akademisyenlerin yeteneklerinin işlerinin pozitif anlamı üzerindeki etkisinde işlerine odaklanmaları düzenleyici etkiye sahip olmuştur. Akademik özgürlüğün işin pozitif anlamı üzerindeki etkisinde, işe odaklanma ve çalışan yeteneği birlikte aracı etkiye sahip olmuştur. Analizde akademisyenlerin yeteneklerinin işlerinin pozitif anlamı üzerindeki etkisinde yaşlarının ve akademik unvanlarının düzenleyici etkileri olduğu sonuçlarına erişilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Sağlık kuruluşlarında etkileşim kalitesinin hasta memnuniyetine ve sadakatine etkisi
Bilgin, Yusuf; Aba, Aysun Turkay
Bu araştırmanın amacı, sağlık kuruluşlarında etkileşim kalitesinin hasta memnuniyeti ve hasta sadakati üzerindeki etkisini incelemektir. Ayrıca araştırmada sağlık kuruluşlarında hasta memnuniyetinin hasta sadakati üzerindeki etkisinin analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada sağlık kuruluşunda hizmet kalitesini ölçmek için Brady ve Cronin (2001) tarafından önerilen çok boyutlu ölçüm modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda, sağlık kuruluşunda etkileşim kalitesinin bileşenleri; tutum, davranış ve uzmanlık olarak tanımlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Kayseri Şehir Hastanesinde ayakta ve yataklı tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Araştırma verileri, kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak 391 hastadan toplanmıştır. Elde edilen veriler Yapısal Eşitlik Modellemesi (AMOS) kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, sağlık kuruluşlarında etkileşim kalitesinin hasta memnuniyeti ve hasta sadakatini anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Öte yandan, analiz sonuçları sağlık kuruluşlarında hasta memnuniyetinin hasta sadakati üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığını göstermektedir. Buna ek olarak, uzmanlığın sağlık kuruluşlarında hasta memnuniyeti ve sadakati üzerinde en etkili etkileşim kalitesi bileşeni olduğu belirlenmiştir. Davranış bileşeni ise uzmanlığa göre hasta memnuniyeti ve sadakati üzerinde daha düşük düzeyde bir etki meydana getirmektedir. Bunların aksine etkileşim kalitesi bileşenlerinden tutum, hasta memnuniyeti ve hasta sadakati üzerinde anlamlı bir etkiye sahip değildir.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2023MW Assisted Synthesis of New 4,6-diaryl-3,4-Didhydropyrimidines-2(1H)-thione Derivatives: Tyrosinase Inhibition, Antioxidant, and Molecular Docking Studies
Yucel, Tayyibe Beyza; Fandaklı, Seda; Yayli, Nurettin; Barut, Burak; Uzuner, Ugur; Öztürk, Elif; Ates, Fatih
A number of new methoxy-substituted 4,6-diaryl-3,4-dihydropyrimidine-2(1H)-thiones (DH-Pyr-S, 17-28) were designed and synthesized by the reaction of methoxy-substituted chalcones (1–14) with thiourea using solid-phase microwave method (MW) in view of the structural requirements as suggested in the pharmacophore model for tyrosinase inhibition (TI). Synthesized compounds were assessed for their in vitro TI potential and compounds 16, 17, and 21 exhibited notable tyrosinase inhibitory properties at the concentrations of 31.86 ± 2.45 µM, 44.58 ± 0.46 µM, and 48.47 ± 0.66 µM, respectively. Compounds (16, 17, and 21) were exhibited experimentally more potent TI than the standard used in terms of the IC50 value (Kojic acid, 55.38 ± 2.30 µM; p<0.0001). Additionally, DPPH activity of 15-28 were evaluated and compound 17 showed the moderate DPPH activity (45.64 ± 0.34%). Binding affinities of synthesized molecules to the tyrosinase catalytic core were further investigated through in silico molecular docking studies using AutoDock Vina (version 1.2.5), discovery studio accelyrs (BIOVIA, Dassault Systèmes) and predicting small-molecule pharmacokinetic properties using graph-based signatures (pkCSM) programs were used for ADMET calculations. Among synthesized compounds 15, 21, and 24 revealed high binding affinity to tyrosinase active site with lowest binding free energy (ΔG) values of -7.9 kcal/mol, thereby outperformed kojic acid affinity. In conclusion most modeling results were in agreement with their experimental data, suggesting the TI potential of lead compounds.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2023Dynamic Volatility Spillover Among Emerging EAGLE Markets
Bozma, Gürkan; Künü, Serkan; İmamoğlu, İlyas Kays
The aim of this study is to investigate the volatility spillover between EAGLE stock market indices using the method proposed by Diebold and Yilmaz (2009, 2012). To achieve this aim, EAGLE stock market data was collected from the DataStream database for the period from 2005 to 2019. The Granger causality test was applied using the VAR model, and it was found that there are various causality relationships between countries. The findings indicate that, while the total volatility spillover index was approximately 10% in 2005, it nearly tripled during the financial crisis. The US debt crisis and the economic contraction in the Eurozone caused the total volatility spillover index to reach its maximum level of approximately 40%, and it continued to decrease until 2019. Turkey, Brazil, India, and Indonesia were found to be the net receivers of volatility, while China, Russia, and Mexico were identified as the net transmitters of volatility.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Tarihsel Türk Dili Alanında Limitatif İşlevli Bir Gramerleşme Örneği
Akpinar, Ahmet
Dillerde belirli bir dilsel düzeyde (isim, fiil, sıfat, zarf, edat gibi) bulunan bir sözcük eşzamanlı ya da artzamanlı gramerleşme süreçlerinin etkisiyle şekilce, işlevce ve anlamca farklılaşabilir. Aynı zamanda, dil içerisindeki çeşitli süreçlerden (fonolojik, morfolojik, sentantik, semantik gibi) geçerek gramerleşme seviyeleri yükselmeye ve buna paralel olarak söz dizimindeki diğer ögelerle olan bağımlılık seviyeleri azalmaya da başlayabilir. Diğer bir deyişle, donuklaşma ve işlevsizleşmeye uğrayarak edat, son çekim edatı ve morfem gibi çeşitli gramer birimlerine dönüşebilir. Edatlar, uzamsal ve zamansal ilişkileri ifade eden ve çeşitli anlamsal rollere atıfta bulunan dil birimleridir. Tarihsel Türk dilinin bazı alanlarında ve çağdaş lehçelerin birçoğunda bulunan edat türündeki sözcüklerden biri de çAK’tır. İlk defa Karahanlı Türkçesinde isim kategorisinde tanıklanan bu sözcük; artzamanlı ve eşzamanlı gramerleşme süreçlerinde isim, sıfat, zarf gibi anlamlı ögelerin yanı sıra görevli ögelere de dönüşerek cek/cah, çen/çan/çın/çin, çenli, çekem, çeyin, çeyre, -çe/-ça gibi gramer şekillerini meydana getirmiş, ayrıca tarihî ve çağdaş Türk lehçelerinde limitatif işlevinde kullanılmıştır. Bu yazıda, çAK sözcüğünün uzun gramerleşme süreçlerinin etkisiyle nasıl limitatif işlevli bir gramer ögesi durumuna geldiği tarihî ve çağdaş Türk dillerinden tanıklarla gösterilecektir.
- MakaleAçık Erişim2023Dünyada ve Türkiye’de Deniz Gücü Yönetiminin Önemi Üzerine Bir Değerlendirme
Durmuş, İbrahim
Ülkeler, jeopolitik konumları ve uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde diğer ülkeler ile ticari, siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal birçok faaliyet gerçekleştirmektedir. Ülkelerin ticari ve askeri faaliyetlerinde denizleri kullanabilme yeteneğine sahip olmaları önemli bir güç kaynağıdır. Deniz gücü yönetimi, politikalar ve teknolojik gelişmeler ile birlikte birçok ülkenin ekonomisine ciddi katkı sağlar. Bu gücü elde edebilmek ve yönetebilmek birçok ülkenin temel hedefleri arasındadır. Bu açıdan Türkiye gibi denize kıyısı olan ve geniş bağlantı ağına sahip ülkelerin birçok avantajı olabilir. Araştırmada yazarlara ve ülke adreslerine, yazarların vurguladığı anahtar kelimelere, kelimelerin birbirleri ile ilişkilerine ve konunun gelişimine yönelik güncel kavramlara, Türkiye özelinde açıklık getirilmesi amaçlanmıştır. Amaç çerçevesinde Web of Science veri tabanında yer alan 392 araştırma incelenmiştir. R programı ve bibliyometrik analizler sonucu; enerji ve enerji yönetimi, denizcilik, güç yönetimi, enerji verimliliği, enerji depolama, deniz taşımacılığı, sürdürülebilirlik, optimizasyon, çevre, kaynak yönetimi ve Çin kelimelerinin yazarlar tarafından fazlaca vurgulandığı gözlemlenmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Bir kendini bulma ve varoluşunu gerçekleştirme yolculuğu: lâmi’î çelebi’nin vâmık u azrâ mesnevisi
Karaduman, Ruken; Erzen, Mehmet Halil
Carl Gustav Jung, bireyin yaşadığı topluma ait her şeyi hafızasına kaydettiğini söyler ve buna kolektif bilinçdışı adını verir. Kolektif bilinçdışına ait öğeler tüm insanlığın geçmiş deneyimlerinin ürünüdür ve nesilden nesile miras yoluyla aktarılmıştır. Jung’un takipçilerinden olan Joseph Campbell da kolektif bilinçdışı kavramı içerisinde yer alan kahraman arketipinden hareketle farklı milletlere ait mitsel ve efsanevi metinleri incelemiş; bunun neticesinde bahsi geçen metinlerin tamamında kahramanın benzer bir serüveni yaşadığı sonucuna varmıştır. Kahramanın yolculuğu şeklinde ifade edilen bu serüven, ana karakterin hem mecazen hem de reel olarak katettiği yolun döngüselliğini ifade etmektedir. Nitekim tekrar eden belli aşamaların ardından kahraman, başladığı yere dönmekte; olay örgüsü farklı gibi görünen hikâyelerde dahi kahramanın temel macerası benzer aşamalar içermektedir. Campbell’ın monomit olarak adlandırdığı, kahramanın döngüsel yolculuğunda katettiği aşamaların bahsi geçen anlatı türlerinde olduğu gibi mesnevi türünde de ortak olduğu görülmektedir. Bu bağlamda 16. yüzyıl aşk mesnevilerinden Lamiî Çelebi’nin Vamık u Azra Mesnevisi, monomitin çekirdek birimi olarak adlandırılan ayrılma, erginlenme ve dönüş aşamaları esas alınarak incelenmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023التفسير الاجتماعي في الفكر المصري الحديث
Abdelazız, Eıd Fathı Abdellatif
يهدف هذا البحث إلى توضيح تأثير المدرسة الاجتماعية في حياة المسلمين في العصر الحديث، ومدى تأثير علماء تلك المدرسة الكبار، كالإمام محمد عبده، مفتي الديار المصرية، وغيره من كبار أئمة الإصلاح الاجتماعي في مصر والعالم العربي والإسلامي، وكذلك يهدف إلى الحديث عن نشأة الاتجاه الاجتماعي في التفسير في المجتمع، ودوره في مناقشة كثير من القضايا الاجتماعية التي تحدث عنها القرآن الكريم، وغير ذلك من قصص الأنبياء وأقوامهم، مما شكّل منبعًا عظيمًا لدراسة الحياة والتفكير الاجتماعي. وكذلك هدف البحث إلى الحديث عن أهم القضايا التي تناولها علماء التفسير عقب نشأة المدرسة العقلية والمدرسة الواقعية الاجتماعية على يد محمد عبده، ورشيد رضا، وكانت هذه القضايا متداولة في ذلك الوقت؛ نظرًا لنشأة تلك المدرسة حديثًا، وكذلك بسبب ظهور كثير من المفاسد الاجتماعية، كقضية المرأة، ومحاولة الغرب الأوربي إثارة قضية تعدد الزوجات في الإسلام، وكذلك ملابس المرأة، وكذلك قضية ميراث المرأة في الإسلام، وأن الإسلام قد ظلمها، وكذلك قضية حرية العقيدة الفردية والمجتمعية، والحرية السياسية، كما ظهر كثير من البدع التي أثرت في شباب المجتمع، كانتشار الخمر في البلاد الإسلامية. ومشكلة البنوك التي كان لها أثر واضح على المجتمعات، فأثرت على اقتصاد الدول العربية والإسلامية، وجعلت الشعوب تركز على الاقتراض من تلك البنوك، التي فتحت فروعًا لها في بلدان العالم الإسلامي؛ ولذلك كان على علماء تلك المدرسة دراسة حالة المجتمع ومحاولة ربطه بالقرآن وبالسنة، ليستطيع أن ينهض من جديد، ويقاوم مغريات العصر، كما فعل حسن البنا، الذي حاول إعادة الأمة إلى الإنتاج والصناعة، وعدم الاعتماد على الغرب، وحذر الأمة من ذلك. وقد اعتمد الباحث في بحثه على استقراء معظم ما كتبه الكتاب الذين انتهجوا هذا المنهج في العصر الحديث، كالإمام محمد عبده الذي يعد أشهر من تكلم في هذا الاتجاه، ومبتكر التفسير الأدبي والاجتماعي، ورائد هذه المدرسة، وكان قد اتخذ تفسير القرآن أساسًا لنزعته الإصلاحية في المجتمع، والتجديد الديني. وكان منهجه في تفسيره منهجًا تربويًّا، يبعث مقومات الأمة، ويثير أمجادها، وينادي بآداب القرآن من الشجاعة والكرامة، ويحارب جمود الفقهاء وتقليدهم. ومحمد رضا أحد رجال الإصلاح، ومحمد مصطفى المَراغي وهو عالم ومفسر من دعاة التجديد والإصلاح، اتصل بمحمد عبده، وتأثر بمنهجه. وعَبْد العَزِيز جاوِيش وهو عالم بالأدب والتفسير ومن رجال الحركة الوطنية الإصلاحية، وسَيِّد قُطْب، وأمين الخولي، وعائشة عبد الرحمن، وشلتوت، وأحمد المراغي، وفريد وجدي. ولعل كثرة علماء تلك المدرسة من أهم مشاكل هذا البحث؛ لأن الاطلاع على كل مؤلفات هؤلاء العلماء من المشكلات الكبيرة، وبخاصة إذا أردت القراءة مع الفهم واستخلاص الدروس والعبر والأفكار، وكذلك كثرة القضايا الاجتماعية التي كانت في هذا البحث كثيرة، بحيث أن الوقت والمجال لا يتسعان للحديث عن كل منها على حدة. وقد انتهى، الباحث إلى كثير من النتائج من أهمها: ظهر مدى اهتمام المصريين قديمًا وحديثًا بالقرآن الكريم وتفقههم في الدين، وتفسيرهم له، وكذلك اهتمام علماء المدرسة الاجتماعية في مصر بمستجدات الحياة المعاصرة، وما ظهر من أمور ومشاكل حديثة استجدت على أحوال المسلمين بشكل عام وعلى حياة المصريين بشكل خاص، ومن هذه الأمور مسألة حرية المرأة وعملها وملبسها ومشاركتها الرجل في العمل والحياة العامة، في السياسة وفي المجتمع وهكذا، ولقد حاول كثير من العلماء تقديم الحلول والعلاج لكثير من المشكلات الجديدة في المجتمعات الإسلامية، وذلك من خلال الرجوع إلى القرآن الكريم، والسنة النبوية الشريفة، وأقوال الصحابة والتابعين. وانشغال علماء الأمة بمسألة أكل الربا، ومحاولة بعضهم تعريف الربا، وحرمته التي أقرها القرآن والسنة، وعلاقتها بالبنوك. وكذلك ظهر الاهتمام من قِبَلِ علماء هذه المدرسة بما ظهر من انحرافات أخلاقية واجتماعية، وأخذوا في التحذير من البدع والمنكرات التي اجتاحت المجتمع المصري والمجتمع الإسلامي بشكل عام.
- DerlemeAçık Erişim2023Defending Iran: Revolutionary Guard to Ballistic Missiles
Gülcan, Nazıfe Selcen Pınar
"İran'ı Savunmak: Devrim Muhafızlarından Balistik Füzelere", Gawdat Bahgat ve Anoushiravan Ehteshami tarafından yazılan, İran'ın savunma stratejilerinin kapsamlı ve anlayışlı bir analizidir. Cambridge University Press tarafından 2021'de yayınlanan bu kitap, İran'ın karmaşık güvenlik manzarasının ayrıntılı bir incelemesini sunarak İran'ın askeri yeteneklerine, stratejik düşünce yapısına ve bölgesel dinamiklerine ışık tutuyor.
- MakaleAçık Erişim2023Using Metaverse in Education: Bibliometric and Content Analysis on Applications, Tools and Impacts
Yavuz, Mehmet; Kayali, Bünyami; Balat, Şener
The study aims to investigate the impact of metaverse technologies in the field of education. To achieve this objective, bibliometrics and content analysis were employed. During the study, a total of 178 studies were subjected to bibliometric analysis, while 112 studies specifically focused on education were examined through content analysis. The analysis revealed that most publications were concentrated in 2023 (n=98) and 2022 (n=67). Furthermore, the most frequently employed keywords in these studies included metaverse, virtual reality, augmented reality, education, and artificial intelligence. In terms of country distribution, the highest number of publications originated from China (n=103), followed by South Korea (n=73), India (n=34), and the USA (n=30). On the authorship front, the most prolific contributors were Kim, J., Lee, H., Lee, L. H., and Niyato, D. In the realm of metaverse utilization in education, virtual reality, augmented reality, mixed reality, and extended reality technologies emerged as the most prominent. Additionally, the analysis identified higher education and secondary education as the primary contexts for metaverse application. The recommendations presented in the examined studies were categorized into five groups: To Ensure a Quality Learning Experience, To Improve Student Experience, For Skill Development, To Support Education Activities, and For Material Use. Finally, regarding the limitations of metaverse technology in education, a six-category structure was identified, encompassing Technical Problems, High Cost, Ethical and Safety Concerns, Learning Requirements, Limitations of the Technology Used, and Health Problems.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele














