Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    Implementation of Fuzzy Linear Programming Approach for More Accurate Demand Forecasting in a Make-to-Stock Company

    Teke, Çağatay

    Demand forecasting is of crucial importance for make-to-stock companies because product demand is uncertain and it changes with time. Fuzzy linear programming (FLP) can be an optimum approach for such uncertain situations. In this study, the FLP model was used for more accurate demand forecasting in a make-to-stock company. Demand forecasting study was carried out according to the FLP method and linear programming (LP) method. Solutions of FLP and LP were compared in terms of imputed shortage cost, inventory carrying cost, and net profit. Results show that the applied FLP method is more advantageous than LP as it provides a 67% decrease in costs and a 15% increase in net profit.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Sabahattin ali’nin hikâyelerinde çocuk işçiler

    Oruç, Osman

    Hikâyeyi romandan bağımsız ‘müstakil bir tür’ olarak alan ve bu anlayışı kabul ettiren Ömer Seyfettin’den sonra Türk hikâye tarihinde Sabahattin Ali bir kırılma noktası teşkil eder. 1930’lu yıllarda Vakit Gazetesi etrafında kümelenen toplumcu gerçekçi hikâyecilerin propagandist bir tavırla gündeme getirdikleri meseleleri Sabahattin Ali kuru ideolojiyi geri planda tutarak, hikâyeden taviz vermeden ele alır. Öteden beri bir Türkiye gerçeği olan çocuk işçiler toplumcu gerçekçi bir sanatçı olan Sabahattin Ali’nin kimi hikâyelerinde de gündeme getirilir. Sabahattin Ali, toplumsal hayatta gözlenen sosyal adaletsizliği çocuk işçiler vasıtasıyla işleyerek söz konusu sorunu çok daha güçlü bir biçimde, adeta bir çığlık halinde okuyucunun dikkatine sunar. Çalışmaya konu üç hikâyede küçük/çelimsiz bedenleriyle çok çalışıp az tüketenler ile semirmiş/haddinden fazla iri bedenleriyle az çalışıp yahut hiç çalışmayıp çok tüketenlerin çatışması işlenir. Bu çalışmada Sabahattin Ali’nin ‘Apartman’, ‘Arabalara Beş Kuruşa’ ve ‘Ayran’ adlı hikâyelerinde sosyal adaletsizliğin bir sonucu olarak ortaya çıkan bozuk düzenin çalışmaya ittiği çocuk işçiler gerçeği üzerinde durulacaktır.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ3
    Reboksetin’in diyabetik sıçanlarda bozulmuş davranış parametreleri üzerindeki yararlı etkileri

    Özkay, Ümide Demir; Üçel, Umut İrfan; Yücel, Nazlı Turan; Can, Özgür Devrim; Kandemir, Ümmühan

    Amaç: Diyabetik hastalarda duygu-durum hastalıklarının ve kognitif bozukluk insidansının genel popülasyona oranla daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada, klinikte antidepresan etkinliği için reçete edilen reboksetin’in sıçanlarda diyabet ile indüklenen davranışsal ve bilişsel değişiklikler üzerine etkinliğinin araştırılması amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Sıçanlarda deneysel diyabet modeli 50 mg/kg tek doz streptozotosin enjeksiyonu (i.v.) ile oluşturulnuştur. Reboksetin tedavisine diyabetik komplikasyonların oluşması için 4 hafta beklendikten sonra başlanmıştır. Deney hayvanlarının depresyon ve anksiyete düzeyleri sırasıyla modifiye zorlu yüzme ve yükseltilmiş artı şekilli labirent testleri ile araştırılmış; kognitif performansları ise Morris su tankı ve pasif sakınma testleri ie değerlendirilmiştir. Hayvanlarının motor aktiviteleri de aktivite kafesi ve Rota-rod testleri ile incelenmiştir.Sonuç ve Tartışma: Deneyler sonucunda, diyabetik sıçanların depresyon ve anksiyete düzeylerinin yükseldiği ve bilişsel performanslarının zayıfladığı belirlenmiştir. İki hafta süre ile uygulanan reboksetin tedavisi (8 ve 16 mg/kg) diyabetik sıçanların yüksek depresyon ve anksiyete düzeylerini azaltırken, zayıflamış olan bilişsel performanslarını kayda değer ölçüde güçlendirmiştir. Elde edilen bulgular reboksetin’in diyabete bağlı olarak ortaya çıkan davranışsal ve bilişsel bozuklukların tedavisinde terapötik bir potansiyele sahip olabileceğine işaret etmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Optimum parameters for adjacent structures coupled by fluid viscous dampers considering soil‒structure interaction

    Bayrak, Osman Ünsal; Hatipoğlu, Yavuz Selim; Düzgün, Oguz Akın

    In this paper, the optimum conditions which ensure that the resulting minimum base shear force and minimum roof displacement for two adjacent frame structures inter-connected by fluid viscous dampers, including soil-structure interaction (SSI) effects under seismic excitation were presented. A two-dimensional (2D) finite element analysis was carried out with the Taguchi method. As non-reflecting boundaries, vis-cous boundary conditions were used on the edges of finite soil region. An optimization study was carried out for four parameters such as soil type, height ratio of the frames, damping coefficient of viscous damper, and the location of the viscous damper each with four levels. The optimum conditions which minimize maximum roof displace-ments and the maximum base shear forces have been obtained. The most affecting parameter on the system response was found to be soil type. It was also found that the sufficient damping coefficient of the viscous damper is equal to 1x105 N.s/m for min-imum response. The minimum system response can be achieved by using only one damper. It can be drawn that the Taguchi method can be used with the finite element (FE) method for determining optimum conditions of a soil-structure system for min-imum system response.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kerbela vakası üzerine yazılan bir eser: şehâdet-i hazret-i hüseyin

    Tiyek, Muhammet Akif

    Edebiyat, toplumsal hayatta meydana gelen çeşitli olaylara şahitlik ederek gelecek nesillere kültürel aktarımda bulunmaktadır. Buradan hareketle şair ve yazarlar, sosyal hayatta meydana gelen hemen hemen her olayı eserlerine konu edinmektedirler. İslam tarihinde kuşkusuz önemli bir rolü olan, bir kırılma ya da dönüm noktası olarak ifade edilebilecek olaylardan biri de Hz. Hüseyin’in şehit edilmesi sürecine giden ve daha sonra meydana gelen olaylara zemin hazırlayan Kerbela Vakası’dır. Her şair ve yazarın gönlüne dokunan bu olay Arap, Fars ve Türk edebiyatında kendisine yer edinmiş; Hz. Hüseyin’in Kerbela’da yaşadığı olayların anlatıldığı manzum, mensur ya da manzum-mensur karışık birçok eser kaleme alınmasına vesile olmuştur. Kerbela’da yaşananlara eserinde yer veren araştırmacı, şair ve yazarlardan biri de İbrahim Aczî Kendi’dir. Aczî, Kerbela’da yaşanan süreci, bu süreçten duyduğu rahatsızlığı ve üzüntüsünü dile getirmek amacıyla Şehâdet-i Hazret-i Hüseyin adlı bir eser kaleme almıştır. Bu çalışmada öncelikle Aczî’nin hayatı hakkında kısaca bilgi verilecek, akabinde mezkûr eseri tanıtılacaktır. Şekil ve muhtevasıyla ilgili genel bir değerlendirme yapıldıktan sonra söz konusu eserin, çeviri yazılı metnine yer verilecektir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Alanya yörüklerinde nazara dair inanışlar ve buna bağlı uygulamalar

    Ünalan, Ozlem

    Kelime anlamı olarak bakma, bakış, göz atma anlamlarına gelen nazar; halk arasında bakışlarının uğursuzluk ve zarar getirdiğine inanılan kişilerin, canlı ve cansız varlıklar üzerinde yarattığı kötü etki olarak tanımlanır. Nazar değen kişilerin veya nazara uğrayan çeşitli nesnelerin olumsuz bir durumla karşılaşacağına, nazarın bıraktığı etkinin kötü hadiseler getireceğine inanılır. Yörük kültürünün hâkim olduğu Alanya’da da özellikle dağ köylerinde ve yaylalarda nazara dair inanışlar ve uygulamalar canlı bir biçimde yaşamaktadır. Alanya Yörükleri nazar değmesini “isabete uğramak” olarak isimlendirmektedir. Bu çalışmada Alanya halkının nazara karşı inanışları, nazardan korunma yolları ve nazar olduğunda yapılan uygulamalar anlatılacaktır. Nazar ocakları hakkında bilgi verilecek; kurşun dökme, tuz çevirme, mum öğme gibi nazardan arınma uygulamalarından söz edilecektir. Ayrıca Alanya’da nazar inanışını etkileyen faktörler ortaya konulacaktır. Çalışmada saha çalışması yöntemi uygulanmış ve görüşme tekniğiyle kaynak kişilerden konuyla ilgili bilgiler alınmıştır. Katılımlı ve katılımsız gözlem yapılarak köylerdeki ve yaylalardaki nazarla ilgili uygulamaların fotoğrafları çekilmiş ve bunlara çalışma içinde yer verilmiştir

    AtıfOpenAlex5TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Yusuf asal’ın patatesspor serisinde yer alan kitapların okunabilirliği

    Kavun, Mahir

    Bu araştırmanın amacı, Yusuf Asal’ın Patatesspor serisinde yer alan 15 kitabın okunabilirliğinin incelenmesi ve söz konusu kitapların; metin düzeyleri ve hangi sınıf seviyeleri için uygun olduğunun tespit edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda Asal’ın 5’er kitaplık 3 set hâlinde yazdığı Patatesspor serisindeki kitaplar, Ateşman, Bezirci-Yılmaz ve Çetinkaya-Uzun tarafından geliştirilen okunabilirlik formülleriyle incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi ile yürütülmüştür. Araştırma sırasında seride yer alan kitaplarda mizahi ögelerin yanı sıra içeriğe uygun olarak görseller kullanıldığı ve bilinen birçok tarihî kişiliğe, sanatçıya ve bilim adamına yer verildiği görülmüştür. Araştırma sonucunda 15 kitabın; Ateşman okunabilirlik formülüne göre “kolay” seviyede, Bezirci-Yılmaz okunabilirlik formülüne göre “ilköğretim” seviyesinde ve Çetinkaya-Uzun okunabilirlik formülüne göre ise “eğitsel okuma (8. ve 9. sınıf)” düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Okunabilirlik formüllerinden elde edilen verilere göre serideki kitapların ortaokul öğrencilerine önerilebileceği söylenebilir. Öğrencilere kitap önerecek öğretmen ve ebeveynlerin eserlerin okunabilirliğine ilişkin çalışmaları da dikkate almaları önerilebilir.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    İnsan hakları duyarlılığı ve duygusal zekâ ilişkisi: öğretmen adayları üzerine bir araştırma

    Yilmaz, Sevda

    Bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının insan hakları hassasiyetleri ile duygusal zekâları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Ayrıca öğretmen adaylarının insan hakları hassasiyetleri ile duygusal zekâya sahip olma düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini bir devlet üniversitesi eğitim fakültesinde öğrenim gören 515 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak İnsan Hakları Hassasiyet Ölçeği ve Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda insan hakları hassasiyeti ile duygusal zekâ arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırmada öğretmen adaylarının duygusal zekâ ve insan hakları hassasiyet düzeylerinin yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca kadınların duygusal zekâ ve insan hakları hassasiyet düzeylerinin erkeklerden daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Artırılmış Gerçeklik Teknolojisinin Fen Bilimleri Dersinde Çevresel Düşünce, Çevresel Davranış ve Çevreye Yönelik Tutum Değişkenlerine Etkisi

    Arici, Faruk

    Fen öğreniminde teknolojinin kullanımı oldukça yaygındır. Yaygın olarak kullanılan bu teknolojilerden birisi de artırılmış gerçeklik (AG) teknolojisidir. Bu araştırma AG teknolojisinin öğrencilerin çevreye yönelik tutum, çevresel düşünce ve çevreye yönelik davranışları üzerindeki etkililiğini ayrıca bu değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma çevreye karşı olumlu davranış, düşünce ve tutum sahibi bireylerin yetiştirilmesini AG teknolojisi kullanımıyla desteklediği için literatürde anlamlı bir yere sahip olacağı söylenebilir. Araştırma süreci, yarı deneysel desendeki ön test ve son test kontrol gruplu modele göre düzenlenmiş, bir deney ve bir kontrol grubu ile yürütülmüştür. Deney grubunda AG teknolojisi kullanılırken, kontrol grubunda mevcut program uygulanmıştır. Örneklem, 27 Kontrol grubu ve 26 Deney grubu olmak üzere 5. Sınıfta öğrenim görmekte olan 53 katılımcıdan oluşmuştur. Çalışmada veriler çevresel tutum ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler MANOVA ve korelasyon analizine tabi tutulmuştur. Sonuçlar AG kullanımının ortaokul öğrencilerinin çevreye yönelik tutum, düşünce ve davranışlarına olumlu katkı sağladığını göstermiştir. Ek olarak deney ve kontrol gurubunda çevresel tutum, davranış ve düşünce değişkenlerinden bazıları arasında pozitif veya negatif ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, ortaokul fen bilgisi dersleri kapsamında çevreye karşı olumlu düşünce, davranış ve tutum geliştiren bireyler yetiştirmek için AG teknolojisinin derslerde kullanılması önerilmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Okul sözlüklerinin nitelik ve nicelikleri üzerine 7. sınıf seviyesi çerçevesinde bir inceleme

    Gülden, Bahadır; Ayhan, Ömer

    Bu araştırmada hedef kitlesi ilköğretim seviyesindeki öğrenciler olan okul sözlükleri-nin biçim ve içerik özellikleri irdelenmiştir. İlköğretim seviyesine ve Türk Dil Kuru-munun belirlediği normlara uygun olduğu iddiasıyla muazzam sayıda sözlüğün öğren-ci ve velilere seçenek olarak sunulması, okul sözlüklerine dair incelemelerin ve belirli tespitlerin ortaya koyulmasını daha da gerekli hâle getirmiştir. Bu kapsamda ölçüt örneklem yöntemiyle bir okul sözlüğü belirlenmiş ve 7. sınıf seviyesi öğrencileri için sözlüğün standartları birden fazla ölçüt baz alınarak irdelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Sözlüğün biçim-sel özellikleri irdelenmeden önce alan yazındaki araştırma ve kaynaklardan biçimsel standartlara ve ilköğretim seviyesindeki öğrencilerin gelişim özelliklerine yönelik ölçütler belirlenmiş ve sözlük, iki alan uzmanınca incelenmiştir. Sözlüğün içerik özellikleri için altı ayrı inceleme noktası belirlenmiştir. Bunlardan dördü 7. sınıf seviyesine göre belirlenen ölçütlerdir. 2021-2022 eğitim- öğretim faali-yetlerinde kullanılan 7. sınıf Türkçe ders kitaplarından biri ölçüt örneklem yöntemiyle belirlenmiş ve ders kitabının söz varlığı etkinliklerindeki sözcükler (142 adet) listele-nerek incelenen sözlüğün bu listedeki sözcükbirimlerden kaç tanesini karşılayabildiği tespit edilmiştir. Ardından alan yazında ortaya koyulan 1250 kelimelik “hedef kelime listesi”ndeki ve 649 kelimelik “7. sınıf öğrencilerin yaygın olarak kullandığı sözcük listesi”ndeki kavramlar sözlükte taranmıştır. Böylelikle sözlüğün içerik özelliklerine yönelik 7. sınıf seviyesi doğrultusunda veriler elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre incelenen sözlük, ders kitabının söz varlığı etkinliklerindeki kelimelerin %36,7’sini, hedef kelime listesindeki kelimelerin %62,5’ine (781 kelime) ve 7. sınıf öğrencilerinin yaygın olarak kullanıldığı kelimeler listesindeki kelimelerin %65’ine (417 kelime) sözcükbirim olarak yer vermektedir. Yapılan incelemeler doğrultusunda sözlüğün biçimsel olarak kâğıt kalitesi ve yazı puntosu açısından hedef kitlenin standartlarının altında kaldığı ancak diğer biçimsel standartlar açısından uygun niteliklere sahip olduğu tespit edilmiştir. Sözlüğün içerik özellikleri açısından hedef kitle grubunda yer alan 7. sınıf seviyesinin ihtiyaçlarına büyük oranda karşılık verebilecek nitelikte hazırlandığı ve amaca uygunluk taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Riley’in çıkarım katmanları diyagramı ve sosyal bilgiler eğitiminde kullanımı

    Yetişensoy, Okan; Akdeniz, Şemsettin

    Sosyal Bilgiler, Tarih, Coğrafya, Ekonomi, Siyaset Bilimi gibi pek çok disiplini bir araya getiren, sahip olduğu disiplinlerarası yapısıyla geniş içerikleri içinde barındıran bir çalışma alanıdır. Birbirinden farklı ve çoğu zaman iç içe geçmiş bu disiplinlerin öğrencilere kazandırılması öğretimi destekleyici araçların kullanımını gerektirmekte, bu noktada grafik düzenleyicilerden yaygın şekilde yararlanılmaktadır. Ülkemizde Sosyal Bilgiler eğitiminde kullanılan grafik düzenleyiciler incelendiğinde; bunlar arasında kavram çarkı diyagramı, venn diyagramı, balık kılçığı, frayer, bilgi haritaları, tanılayıcı dallanmış ağaç ve kavram ağları gibi çeşitli görsel araçların olduğu görülmektedir. Bu bağlamda Sosyal Bilgiler eğitiminde kullanılabilecek farklı türdeki grafik düzenleyicilerin yerli alan yazınına kazandırılması ve Sosyal Bilgiler eğitimindeki kullanımının teşvik edilmesi önemli bir husus olarak görülebilir. Bu çalışmanın amacı Claire Riley tarafından geliştirilen ve kaynakların analizine yönelik sistematik bir çerçeve sunan “Çıkarım Katmanları Diyagramını” yerli alanyazınına tanıtmak ve güncel Sosyal Bilgiler Öğretim Programı kapsamındaki kullanılabilirliğini ortaya koymaktır. Doküman incelemesi yönteminin kullanıldığı çalışma sonucunda Riley’in çıkarım katmanları diyagramının öğrencileri araştırmaya, analiz etmeye, iş birliğine ve kanıt kullanmaya teşvik eden ve öğrenme-öğretme sürecinde aktif kılan bir araç olduğu belirlenmiştir. Bununla beraber diyagramın çeşitli özellikleri yönüyle Sosyal bilgiler öğretim programında yer alan farklı amaç ifadeleri ve becerilerle ilişkili olduğu ve programda yer alan çeşitli öğrenme alanlarına uygulanabilir bir yapıda olduğu görülmüştür. Çalışmanın ilgili diyagramı yerli alanyazına kazandırma ve Sosyal Bilgiler eğitimindeki kullanımını teşvik etme noktasında faydalı olacağı düşünülmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Destinasyon İmajının Destinasyon Aidiyetine Etkisi: İzmir İlini Ziyaret Edenler Üzerine Bir Araştırma

    Apak, Ömer Ceyhun

    Bu araştırmanın amacı, destinasyon imajı ve alt boyutlarının (aktivite ve etkinlikler, doğal ve kültürel çekicilikler, genel alt yapı, tarihi doku ve yöresel lezzetler) destinasyon aidiyetine etkisini belirlemektir. Bu bağlamda İzmir iline seyahat eden 476 yerli ziyaretçiden veriler toplanmıştır. Bu araştırma, nicel araştırma desenlerinden biri olan ilişkisel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmada verilerin toplanması için kullanılan anket daha önceki çalışmalardan yararlanılarak uyarlanmış, geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Destinasyon imajı ve destinasyon aidiyetinin yüksek düzeyde güvenilir olduğu ortaya çıkmıştır. Geçerlik analizi kapsamında açıklayıcı faktör analizinde destinasyon imajı beş faktör ile destinasyon aidiyeti ise tek faktör ile ölçülmüştür. Araştırmanın amacı kapsamında destinasyon imajının destinasyon aidiyeti üzerinde pozitif yönlü etkisinin olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında alt boyutlardan aktivite ve etkinlikler, doğal ve kültürel çekicilikler, genel alt yapı ve yöresel lezzetlerin destinasyon aidiyeti üzerinde pozitif etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. Ancak tarihi dokunun destinasyon aidiyeti üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Ermenistan’ın Dış İlişkileri Çerçevesinde İkinci Karabağ Savaşının Ermeni Ekonomisi Ve Finans Piyasalarına Etkisi

    Kuzu, Mehmet; Kocaoğlu, Fatih

    Birinci Karabağ Savaşı'ndan otuz yıl sonra Ermenistan'ın Azerbaycan'da Tovuz şehrine saldırmasıyla gelişen olaylar Eylül 2020'de İkinci Karabağ Savaşı'nı başlatmıştır. Birinci savaş, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Sovyet coğrafyasında ortaya çıkan etnik temelli bir çatışma iken, ikinci savaş Azerbaycan'ın askeri kontrolünü kaybettiği toprakların geri alınması meseleleri dışında etnik bir çatışma ve politik ekonomiye dayalı bir vekalet savaşı olmuştur. Türkiye, Rusya ile jeopolitik sorunlarının ardından Rusya'ya bağımlılığını azaltmak için enerji ithalatını çeşitlendirmeye ve Rus gazını Azerbaycan gazıyla ikâme etmeye çalışmıştır. Ermenistan’ın Azerbaycan gazının Türkiye'ye ulaştırılmasında önemli bir nokta olan Tovuza saldırısı, devam eden süreçte gerçekleşmiştir. Birincil katmanda İkinci Karabağ Savaşı, Rusya ile Türkiye arasındaki ekonomi ve siyasete dayalı bir vekalet savaşıdır. Savaşla birlikte İran Ermenistan'ı, İsrail Azerbaycan'ı desteklemiştir. İkinci savaş ikincil katmanda, İsrail ile İran arasında daha zayıf düzeyde jeopolitik temelli bir vekalet savaşı olmuştur. Savaşın kurucu unsuru ekonomik-politik düzlem olduğundan, bu çalışma Ermenistan için savaşın ekonomik-politik boyutunu incelemektedir. Bu bağlamda bu çalışma, Ermenistan'ın Rusya ve Batı dünyası ile ilişkileri çerçevesinde İkinci Karabağ Savaşı'nın Ermenistan ekonomisi ve finans piyasaları üzerindeki etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Elde edilen sonuçlara göre savaşa dönüşen süreçte ve savaş sırasında artan kamu harcamaları ile Ermeni ekonomisi daralmış, ekonomik ve mali kırılganlıklar artmıştır. Ateşkes sonrası Türkiye’nin de sorunun çözümüne ekonomi-politik olarak dâhili ile artan güven ortamının Rusya ve batı kaynaklı sağladığı sermaye girişleri iktisadi büyümeyi ve finansal piyasaları desteklemiştir. Ancak Ermeni ekonomisi, savaş sonrası dönemde yükselen jeopolitik ve askeri gerilimlere karşı duyarlı olmuştur. Öte yandan Batı ve Rus sermayesi, değişen jeopolitik ve ittifak sistemi koşullarına göre alternatif yollarla Ermeni ekonomisini desteklemektedir. Rusya'nın bu süreçteki göreceli etkisi daha önemlidir. Daha yüksek bir analiz düzeyinde, bunun temel nedeni Ermenistan'ın Rusya ve Batı ittifakı ile değişen ilişkileridir. Savaş sonrası dönemde Rusya'nın Ermeni ekonomisi üzerindeki olumlu etkisi azaldıkça, bu etkinin yerini alan Batı sermayesinin Ermeni ekonomisi üzerindeki olumlu etkisi artmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Yabancı dil olarak türkçe öğretiminin kültürel boyutunu ele alan çalışmaların incelenmesi: meta-sentez çalışması

    Gülden, Bahadır

    Bu araştırmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde “kültür”e yönelik makale türündeki araştırmaları irdeleyerek “kültür” üzerine temel eğilimleri ortaya koymaktır. Bu amaç çerçevesinde araştırma verileri meta-sentez yöntemiyle elde edilerek yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kültürün herhangi bir yönünü inceleyen makaleler tespit edilmeye çalışılmış ve 2010-2020 yılları arasında yayınlanan 48 adet çalışmaya ulaşılmıştır. Söz konusu çalışmaların ortaya koyduğu verilerden hareketle ilgili araştırma alanlarında birbirini destekleyen ya da birbiriyle çelişen sonuçlar başta olmak üzere başlıca şu konularda tespitler yapılmıştır. Yapılan araştırmaların ikisinde karma yöntem, 45’inde nitel yöntemler tercih edilirken hiçbirinde nicel yöntem tercih edilmemiştir. Doküman analizi (22), görüşme (9), içerik analizi (5), meta-analiz (2), tarama yöntemi ve deneysel yöntem (1) çalışmalarda en sık tercih edilen yöntemlerdir. Geniş ve göreceli bir kavram alanına sahip olan kültürün somut bir ölçüt haline getirilmesi ve bulguların geçerlik ve güvenirliğinin sağlanması için CEFR (7), SOKÜM (3), Brooks (2), Byram (1), Moran (1) gibi belirli kültürel tasniflerden yararlanılırken 7 çalışmada herhangi bir standart benimsenmemiştir. En sık irdelenen örneklemler ders kitapları (25), öğrenciler (5), öğretmenler (3), metinler (3) olmuştur. Benzer örneklemleri inceleyen çalışmaların bulguları bir arada ele alınarak bütüncül verilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu değerlendirmelerden hareketle yapılabilecek kültür odaklı araştırmaların benimseyeceği kültürel standartlara, desenlere, yöntemlere, örneklem ve konu alanlarına yönelik öneriler sunulmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Analysis of articles and theses published on turkish curriculum between 2016-2022

    Kaplan, Kadir; Özgen, Akif

    The education programs are constantly updated by the countries where the changes and developments in the world are learned. It evaluates various variables and study groups examining newly learned training programs. Studies in which these data are structured generally need to be determined and discussed. The aim of this study is to examine the general trends of the postgraduate theses and articles published in Turkish broadcasting programs between the years 2016-2022. In the research, criterion expenditure, one of the types of purposeful consumption, was used as a sampling. The first criterion of the research is the use of Turkish education programs in Turkish education, the second criterion is the publication of postgraduate theses and articles between 2016-2022, and the third criterion is the organs in the YÖK National Thesis Center, TR Directory, DergiPark, ResearchGate and Google Academic databases. The study object of the research consists of academic publications published in the field of education in Turkish until 25.01.2023, the basic building of the Turkish education computer home area. In the scanning carried out for the purpose, downloading on “Yök-Thesis” 49 graduate theses; On the other hand, 64 articles were found in the search made on "Tr Index, DergiPark, Researchgate and Google Scholar". Determined postgraduate theses and articles; The distribution according to years, authors' title, types of articles and theses, research approaches, data collection tools, sampling/study results, measurement sizes, data analysis techniques, aims, subject contents, resource requirements and universities were subjected to content analysis. The analyzes carried out showed that surgical studies for English curricula were concentrated in 2019 and 2021, the most postgraduate thesis studies were conducted at Muğla Sıtkı Koçman University, the articles were mostly prepared with one or two authors, and the articles were generally research articles; It has been concluded that the theses are master's theses, weak scientific calculations as a subject area are generally related to the subject of program evaluation, when the distribution of scientific studies according to their purpose is examined, it has the purpose of program review / evaluation, and the most frequently chosen research method in articles and theses is the qualitative research method. . Various suggestions are presented for new studies to be prepared based on the results of the research.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Sağlık Personellerinde Tükenmişlik ve Mesleki Doyumun Ölçülmesi

    Göktaş, Bora; Tarakçı, İnci Erdoğan; Çopar, Özlem

    Bu çalışmada yoğun bakım ünitelerinde çalışan sağlık personellerinin aşırı iş yükü altında uzun süre çalışmalarından ve aynı zamanda yakın tedavi ve takip gerektiren hastaların tedavi ve bakım ihtiyaçlarının karşılanmasında yaşadıkları stresten kaynaklanan mesleki tükenmişliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Yoğun bakım sağlık çalışanlarında artan tükenmişlik, iş veriminin, iş doyumunun ve bakım kalitesinin azalmasına aynı zamanda sağlık bakım maliyetinin artmasına neden olduğundan, tükenmişliğin mesleki doyuma olan etkisinin belirlenmesi araştırmanın amacı ve hedefidir. Kesitsel tipte yapılan araştırma Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Ünitelerinde çalışan sağlık personellerine uygulanmıştır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak “Kişisel Bilgi Formu”, “Maslach Tükenmişlik Ölçeği” ve “Mesleki Doyum Ölçeği” kullanılmıştır. Anketler sonucu verilen yanıtlar, araştırmacılar tarafından SPSS 15.0 programına girilerek analiz edilmiştir. Ankete katılan 42 katılımcıdan, %69’u Hemşire (n=29), %14,3’ ü Klinik Destek Personeli (n=6), %11,9’i Doktor (n=5), %4,8’i Sağlık Memurudur (n=2). MTÖ’ ye göre araştırmaya katılanların “Duygusal Tükenme” ortalamaları 20, “Duyarsızlaşma” ortalamaları 14,28, “Kişisel Başarıda Düşme” ortalamaları ise 17,54 olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların yaş, cinsiyet, çocuk sayısı, yoğun bakımda çalışma süreleri, yoğun bakımda çalışma saatleri, fazla mesai yapma ve aylık gelirleri ile duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Katılımcıların cinsiyet, eğitim seviyeleri, medeni durumları, yoğun bakımda çalışma süreleri, yoğun bakımda çalışma saatleri ve fazla mesai yapma durumları ile mesleki doyumları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Çalışanların kişisel başarı puanının yüksek olması, mesleki doyumlarını olumlu yönde etkilemektedir. Araştırma sonuçları, konu ile ilgili mevcut bilimsel literatürü destekler niteliktedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sınıf Öğretmenlerinin Bireysel Yenilikçilik Özellikleri ile Öğrenmeye İlişkin Tutumları Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi

    Demir, Mustafa; Demir, Okay

    Bu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin bireysel yenilikçilik özellikleri ile öğrenmeye ilişkin tutumları çeşitli değişkenler açısından incelenmiş ve bu değişkenler arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Bu araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araş-tırmanın örneklemini, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde, Malatya ili merkez ilçesinde görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırma verileri “Bireysel Yenilikçilik Ölçeği” ile “Öğrenmeye İlişkin Tutum Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin bireysel yenilikçilik özel-likleri bakımından deneyime açıklık düzeylerinin yüksek olduğu; değişime direnç, fikir önderliği ve risk alma düzeylerinin ise orta düzeyde olduğu ve genel itibarıyla “sorgulayıcı” kategorisi sınırları içerisinde kaldığı ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin bireysel yenilikçilik özelliklerinin cinsiyet ve mezun olunan okul değişkenleri bakımından ölçeğin tüm alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir düzeyde farklılaşmadığı ancak mesleki kıdem açısından ölçeğin bazı boyutlarında ve bazı öğretmen gruplarında farklılaşmanın olduğu belirlenmiştir. Sınıf öğretmenlerinin öğrenmeye yönelik tutum puanlarının öğrenmeye yönelik çaba alt boyutu için orta, öğrenmeyi önemseme alt boyutu için yüksek ve öğrenmeden kaçınma alt boyutları için düşük düzeyde olduğu ortaya çıkmış; mezun olunan fakülte ve mesleki kıdem açısından anlamlı farklılıklar belirlenmiştir. Son olarak, sınıf öğretmenlerinin bireysel yenilikçilik özellikleri ve öğrenmeye yönelik tutum puanları arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuş, bu doğrultuda çeşitli önerilere yer verilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex5TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kafka’nın ‘dava’ ve aytmatov’un ‘cengiz han’a küsen bulut’ romanlarında suçu arayan ceza

    Oruç, Osman

    Yerleşmiş/ideal bir hukuk düzeninde suç cezayı arar. Suçun cezayı araması hukukun işletildiğini gösterir. Oysa çalışmaya konu olan ve farklı dönemlere ve edebiyatlara ait iki romanda ters yönde bir işleyişin söz konusu olduğu görülür. 1925 yılında yayımlanan ‘Dava’ adlı romanında Franz Kafka insan aklının inşası olan ve özgürlük, adalet, demokrasi hedefleriyle yola çıkan modernizmi ve bu düşüncenin belki de en somut görünüm biçimi olan modern devleti, modern devletin bireyin bütün edimlerini gözetim altında tutan panoptik iktidarını sorgular. Bireyi sadece kamusal alanlarda değil özel alanlarda da takip eden ve bir anlamda kuşatma altında tutan iktidar ile bu gerçekliğe karşı kendi kalma savaşı veren birey arasında cereyan eden gerilim ekseninde kurgulanan romanda, aydınlanma döneminden bu yana kutsalın yerine ikame edilen aklın trajedisi ortaya konulur. Hukukun ters bir şekilde işletildiği bir yönetim anlayışının merkeze alındığı ve 1990 yılında yayımlanan ‘Cengiz Han’a Küsen Bulut’ adlı romanında Cengiz Aytmatov, diktatöryal bir düzende, kurulu düzenin devamlılığı uğruna sistemin çarkları arasında öğütülen insanların, söndürülen ocakların hikâyesini anlatır. Biri modernizmi diğeri katı bir rejimi sorgulayan/eleştiren romanlarda yozlaşmış iktidara karşı insan kalma endişesiyle hareket eden bireyin sesi duyulur. Bu çalışmada ‘Dava’ ve ‘Cengiz Han’a Küsen Bulut’ adlı romanlarda gözlenen hukukun hukuka savaş açma gerçeği, suçun cezayı değil; aksine cezanın suçu araması gerçeği ve insan aklının üretimi olan modern devletin insana yabancılaşması meselesi üzerinde durulmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Sağlık Çalışanı Adayı Öğrencilerin Covid Başta Olmak Üzere Bulaşıcı Enfeksiyonlardan Korunma Konusundaki Bilgi Düzeyleri

    Albayrak, Mevlut; Bayir, Yasin; Ates, Fatih

    Amaç: Bu araştırma ile sağlık çalışanı adayı öğrencilerin covid başta olmak üzere bulaşıcı enfeksi- yonlardan korunma konusundaki bilgi düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır. Yöntemler: Araştırmanın örneklemini, bir üniversitenin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Eczacılık Fakültesi öğrencileri oluşturdu. Araştırma verileri, “Sağlık Çalışanı Adayı Öğrencilerin Covid Başta Olmak Üzere Bulaşıcı Enfeksiyonlardan Korunma Konusundaki Bilgi Düzeyleri Anket Formu” ve “Sosyodemografik Bilgi Formu” uygulanarak toplandı. Veriler; sayı, yüzdelik, ortalama ve standart sapma ve ki-kare testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Öğrencilerin %3,16’sı ameliyathane hizmetleri, %2,69’u diş protez teknolojisi, %9,13’ü diyaliz, %10,54’ü eczane hizmetleri, %4,92’si fizyoterapi, %4,92’si ilk ve acil yardım, %4,92’si odyo- metri, %7,85’i ortopedik protez ve ortez, %4,10’u tıbbi dokümantasyon ve sekreterlik, %7,96’sı tıbbi görüntüleme teknikleri, %13,82’si tıbbi laboratuvar teknikleri, %3,40’ı yaşlı bakımı, %22,60’ı eczacılık bölümünde öğrenim görmekte ve %60,77’sinin birinci sınıf öğrencisi olduğu belirlenmiştir. Eczacılık Fakültesi öğrencilerinin diğer bölümlerdeki öğrencilere göre %100,0’ünün bulaşıcı hastalıklardan korunmak için kişisel hijyene dikkat etmenin gerekliliğini bildiği ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir (p < ,05).

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Türk sosyal güvenlik sisteminde yurtdışı hizmet borçlanması hakkı ve ombudsmanlık yaklaşımı

    Bulut, Mehmet

    Türk sosyal güvenlik sisteminde uzun vadeli sigorta kolları açısından yurtdışı hizmet borçlanması düzenlemesi önemli bir yere sahiptir. Yıllardır birçok gurbetçi vatandaşın faydalandığı bu düzenleme sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal yapısı ve sosyal adalet açısından eleştiri konusu yapılmaktadır. Bu itibarla 2019 yılında 7186 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerle düzenlemenin cazibesi azaltılmıştır. Bununla birlikte yurtdışı hizmet borçlanması uygulaması ile ilgili vatandaşlar ve Sosyal Güvenlik Kurumu arasında sıkça uyuşmazlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu uyuşmazlıkların çözümü noktasında Ombudsmanlık Kurumu önemli bir rol üstlenmiştir. Bu çalışmada yurtdışı hizmet borçlanması hakkı konusunda Ombudsmanlık Kurumu’na yapılan başvurular ele alınarak Kurum’un yaklaşımı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ombudsmanlık Kurumu’nun yurtdışı hizmet borçlanması hususunda kapsayıcı bir yaklaşım içinde olduğu görülmüştür.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele