Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    Hayat Bilgisi Dersi Kapsamında Tüketim, Tüketim Kültürü ve Reklam Üzerine Bir Değerlendirme

    Ari, Sinan; Ari, Musa

    Bu çalışma ile hayat bilgisi dersi kapsamında tüketim kültürü ve reklam konusu üzerine bir değerlendirme yapılması amaçlanmıştır. Çalışmanın veri kaynakları 2023 Hayat bilgi dersi öğretim programı ile hayat bilgisi ders kitaplarıdır. Çalışmada analitik araştırma deseni benimsenmiştir. Bu bağlamda konu her iki araştırmacı tarafından incelenmiş ve veriler betimsel analizle yorumlanmıştır. Çalışma sonunda kazanımların daha çok istek, ihtiyaç, kaynakların verimli kullanımı, bilinçli tüketim, tasarruf etrafında şekillendiği, tüketim-reklam ilişkisi, tüketim kültürü ve toplumu gibi kavramlara değinilmediği görülmüştür. Bununla birlikte ders kitaplarının da kazanımlara bağlı olarak şekillendiği tespit edilmiştir. Reklam konusuna 3. sınıf ders kitabında çok az değinildiği diğer sınıf düzeylerinde ise hiç değinilmediği görülmüştür. Ayrıca tüketim kültürü ve toplumu gibi konular hiçbir sınıf düzeyinde ders kitaplarında yer almamıştır. Çalışma sonunda tüketim konusunun artık diğer yönleri ile birlikte reklamcılık hususuna da değinilerek tüketim toplumu, tüketim kültürü gibi konuların gerek programda gerekse hayat bilgisi ders kitaplarında verilebileceği düşünülmektedir. Bunun için konu ile ilgili uzman ve sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin alındığı akademik çalışmalar yapılması önerilebilir. Konu reklam okuryazarlığı, finansal okuryazarlık gibi okuryazarlıklar ve tasarruf gibi değerler üzerinden de incelenebilir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    İktisadi Büyüme, Enerji Tüketimi ve CO2 Emisyonu Arasındaki İlişki: MIST Ülkeleri Üzerine Bir Değerlendirme

    Yıldız, Şaduman; Gök, Aslıhan

    İktisadi büyüme kişi başına reel gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH)’daki artışı ifade etmektedir. Ülkelerin gelişmişlik düzeyini ortaya koyan en önemli göstergelerden biri de iktisadi büyümedir. Bu bağlamda ülkelerde iktisadi büyümelerini sağlamayı amaçlamışlardır. Sanayi devrimi sonucunda iktisadi büyümeyi sağlamak için ülkelerin enerji tüketiminde artış yaşanmış ve bu da çevreye zararlı atıklar karışmasına neden olmuştur. Ayrıca sanayi devrimi ile kentsel nüfusta da artış yaşanmış ve enerji tüketimi de bu bağlamla artmıştır. Çeşitli nedenlerle artan enerji tüketimi çevresel sorunların artmasına neden olmuştur. Ülkeler iktisadi büyümelerini gerçekleştirebilmek için enerji tüketimlerini artırmış ve bu da ülkelerde karbondioksit (CO2) emisyonunda da artışın yaşanmasına neden olmuştur. Yapılan bu çalışmada Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye (MIST) ülke grubu için iktisadi büyüme, enerji tüketimi ve CO2 emisyonu arasındaki bağlantı 1971-2014 dönemi yıllık verileriyle ele alınmıştır. Ayrıca çalışmaya kontrol değişkeni olarak kentleşme verisi de dahil edilmiştir. Çalışmada eşbütünleşme ilişkisini araştırmak için Durbin-Hausman eşbütünleşme testi (2008) ve LM (2007) eşbütünleşme testi uygulanmıştır. İktisadi büyüme, enerji tüketimi, CO2 emisyonu ve kentleşme değişkenleri arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunmuş sonra OLS-CD katsayı tahmin yöntemi ile katsayılar tahmin edilmiştir. Katsayı tahmini sonucunda enerji tüketimi için kullanılan elektrik tüketiminin CO2 emisyonunu azalttığı sonucuna ulaşılırken kentleşme ve iktisadi büyümenin ise CO2 emisyonunu arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Spatial Analysis of The Role of Entrepreneurship in Economic Growth: The Case of Türkiye

    Elmalı, Kübra

    Entrepreneurship is an organization that becomes increasingly important for national economies and becomes a reflection of a strong economy. In order to determine the place of this structuring in the country's economy, the effect of entrepreneurship on economic growth was investigated with the help of spatial econometric models. While per capita income is included as the dependent variable in the model, employment rate, population over the age of 15 and export rate are considered as independent variables. In practice, spatial models were analyzed with different neighborhood matrices under three subheadings: Spatial Durbin, spatial delay and spatial error. Model predictions were made using the maximum likelihood (ML) method. Short term and longterm relationships were examined with spatial dynamic Durbin modelling. According to the findings obtained as a result of the estimation; It was observed that there were differences between the matrices used and the significance of the variables. In addition to detecting a significant effect of the number of entrepreneurs on income, it is also seen that this effect may have a more widespread power as the number of neighborhoods increases.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Finansal Gelişmişlik ve İnsani Gelişim Endeksi Arasındaki İlişki: Kırılgan Beşli Örneği

    Gültekin, Ömer Faruk; Yalçın, Selçuk

    Finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin varlığı ve yönü hakkındaki çalışmalar eski yıllara dayanmaktadır. Bu konu ile ilgili yapılan çalışmalarda farklı görüşler ortaya konmuştur. Mevcut görüşlerin önemli bir kısmı finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasında ilişki olduğunu ortaya koymakla birlikte yapılan çalışmalarda finansal gelişme ve ekonomik büyümenin göstergesi olarak kullanılan değişkenler farklılık göstermektedir. Bu çalışmada spesifik olarak finansal gelişmişlik ile insani gelişim endeksi arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmada finansal gelişmişliğin göstergesi olarak, IMF tarafından 2012 yılında yayımlanan farklı finansal gelişmişlik boyutlarıyla oluşturulan 9 adet endeks aracılığıyla hesaplanan finansal gelişmişlik endeksi, borsa endeksi ve enflasyon verisi kullanılmıştır. Çalışmada finansal gelişmeyi gösteren değişkenlerden finansal gelişme endeksi ve finansal gelişme sürecinin başka bir temsilcisi borsa endeks değeri ile enflasyon değişkenlerinin insani gelişme endeksi üzerine kısa ve uzun dönemli etkileri kırılgan beşli olarak tanımlanan ülke grubu için araştırılmıştır. Panel ARDL yöntemi kullanılarak yapılan araştırmada elde edilen sonuçlara göre uzun dönemde finansal gelişme endeksi ve borsa endeks değerinin insani gelişme endeksi üzerindeki etkisi pozitif yönlü ve anlamlıdır. Enflasyonun ise insani gelişme endeksi üzerindeki etkisi negatif yönlü ve anlamlıdır. Sonuçlar çalışmanın temel araştırma sorularında öne sürülen hipotezlerin geçerli olduğunu göstermektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    1260-61 / 1844-45 Temettüat Kayıtları Işığında Mahmutlar ve Gökçeviran Köylerinin Sosyal ve Ekonomik Yapısı

    Metin, Rafet

    Temettüat Defterleri, 19. yüzyıl Osmanlı sosyal ve ekonomik tarihinin en değerli kaynaklarından biri olarak öne çıkmaktadır. Tanzimat dönemi reformlarının etkisiyle bu defterlerde vergi reformu konusu öncelikli bir mesele olarak ele alınmıştır. Devlet gelirlerinin denetim altına alınması, vergi sistemindeki aksaklıkların giderilmesi, vergi mükelleflerinin belirlenmesi ve bütçenin dengelenmesi gibi hedefler doğrultusunda ülke genelinde sayımlar yapılmıştır. Bu sayımlar sonucunda hazırlanan Temettüat Defterleri, vergilendirme sistemini adil hale getirerek halk üzerindeki vergi yükünü hafifletmeyi amaçlamış ve vergi dağılımında yaşanan adaletsizlikleri gidermeyi hedeflemiştir. Aynı zamanda bu kayıtlar, dönemin sosyo-ekonomik ve demografik yapısını ayrıntılı bir şekilde ortaya koymaktadır. Kayıtlarda, çeşitli bölgelerde yaşayan halkın mal varlıkları, sahip oldukları mülkler, hayvanlar, arazi ve kişisel malları detaylı bir şekilde kaydedilmiş; bu sayede dönemin kırsal yaşamı, nüfus yapısı ve tarımsal ekonomisi hakkında önemli veriler elde edilmiştir. Temettüat Defterleri, aynı zamanda mükelleflerin adları, lakapları ve meslekleri hakkında da bilgi sunmaktadır. Bu bilgiler, dönemin ekonomik ve sosyal yapısına dair kapsamlı bir panorama sunmakta, Osmanlı toplumunun ekonomik faaliyetlerini anlamamıza imkân tanımaktadır. Bu çalışmada, Hicri 1260-1261 (Miladi 1844-1845) yıllarında Kalecik Kazasına bağlı olan Mahmutlar ve Gökçeviran köylerinin sosyal ve ekonomik yapıları, 17095 numaralı Temettüat Defteri’nden faydalanılarak incelenmiştir. Kayıtlardan anlaşıldığı üzere, bu köylerde yaşayan toplam 49 hane, geçimlerini ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Tarımsal faaliyetler arasında buğday, arpa ve pamuk üretimi öne çıkarken, hayvancılıkta ise daha çok küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar ile yük ve binek hayvanları yetiştirilmektedir. Ziraat işçiliğinin yaygın olduğu bu köylerde, imam, hizmetkâr ve çoban gibi meslek dallarında çalışan kişilerin de bulunduğu görülmektedir. Çalışmada, vergi mükellefi olan hane reislerinin tarım, hayvancılık ve diğer mesleki faaliyetlerinden elde ettikleri gelirler doğrultusunda ödedikleri vergi türleri tespit edilerek, köylerdeki vergi yükü analiz edilmiştir. Bu sayede, köy halkının ekonomik yapısı ve vergi yükü arasındaki ilişki daha net bir şekilde ortaya konulmaya çalışılmıştır. Temettüat Defterleri, yalnızca vergi kayıtları açısından değil, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun sosyo ekonomik yapısını anlamamıza katkı sağlayan birincil kaynaklar arasında yer almaktadır.

  • MakaleYalnız künye2024
    Ekonomide Lokomotif Güç: İktisadi Devlet Teşekkülleri (1940-1945)

    Uğur, Uçar

    Amaç: Bu çalışmanın amacı, Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye’nin sanayileşme sürecinde önemli bir yere sahip olan İktisadi Devlet Teşekküllerinin (İDT) kuruluş sürecini, ekonomik bağlamını ve faaliyetlerini sayısal verilerle açıklamak ve bu kuruluşların önemini ortaya çıkarmaktır. Bunlara ek olarak bu teşekküllerin hangi sektörlerde faaliyet gösterdiğini ve bu sektörlerdeki üretim, istihdam ve yatırımlara katkılarını incelemek bir diğer amaçtır. Tasarım/Yöntem: Araştırma ele alınırken öncelikle tarih biliminin birinci el kaynaklarından olan arşiv belgelerinden istifade edilmiştir. Bununla birlikte belirlenen tarihler arasındaki döneme ait veriler ulusal basın taranarak veri toplama işlemi gerçekleştirilmiştir. Son olarak konu ile bağlantılı telif ve tetkik eserlerden istifade edilmiştir. Çalışma, doküman analizi şeklinde yapılmış, elde edilen veriler analiz edilerek metin oluşturulmuştur. Bulgular: İktisadi Devlet Teşekkülleri, 1930’lu yılların başında sermaye, müteşebbis, bilgi ve teknik uzman eksikliği ile alt yapı sorunları gibi sebeplerden dolayı özellikle sanayi alanında devletin ekonomiye müdahale etmesi sonucunda kurulmuşlardır. İDT’ler devletin toplumsal alandaki görevlerinden olan halkın refah seviyesinin artırılması sorumluluğunu yerine getirmek ve bunun gerçekleşmesi için gerekli koşulların oluşmasında önemli bir role sahiptir. Ayrıca bu kurumlar kalkınma dönemindeki Türkiye ekonomisine olumlu ve yapıcı bir etki ile katkıda bulunarak özellikle kalkınmaya ve teknolojik ilerlemeye öncülük etmiştir. Konunun özelinde ise İkinci Dünya Savaşı yıllarında İDT’ler, Türkiye ekonomisinin istikrarını korumada ve savaşın olumsuz etkilerini hafifletmede önemli rol oynamıştır. Sınırlılıklar: Çalışmanın en önemli sınırlılığı belirli bir zaman dilimini (1940-1945) ele almasıdır. Bu sınırlandırılmaya gidilmesinin sebebi ise özellikle Devletçilik politikasının hayata geçirilmesiyle birlikte kurulan ilk İDT’lerin İkinci Dünya Savaşı gibi olağanüstü bir dönemdeki faaliyetlerinin ele alınması düşüncesidir. Özellikle 1945 yılından sonraki süreçte küresel dünyada Devletçilik politikasının benimsenmesinde bir yavaşlama söz konusudur. Bundan dolayı çalışma ele alınırken bu çerçevede bir yol izlenmiştir. Özgünlük/Değer: Çalışmayı özgün kılan en önemli özellik birinci el arşiv kaynaklarının kullanılmasıdır. Bir diğer özgün değer ise konunun tarih bilimi bağlamında ve dönemsel olarak ele alınmasıdır. Daha önce ele alınan çalışmalar genellikle bu kurumların özelleştirmelerini konu edinip iktisat biliminde ele alırken, bu çalışma doğrudan İDT faaliyetlerine değinmektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleYalnız künye2024
    Turizmde Bölgesel Kalkınmaya İlişkin Çalışmaların Değerlendirilmesi: Bibliyometrik Haritalama Analizi

    Apak, Ömer Ceyhun

    Bu araştırma, turizmde bölgesel kalkınma konusunda yapılan çalışmalara genel bir bakış açısı sağlamak için ortaya çıkarılmıştır. Araştırmanın amacı, Web of Sience veri tabanında turizmde bölgesel kalkınmaya yönelik çalışmaların bibliyometrik özelliklerini incelemektir. Bu kapsamda “turizm” ve “bölgesel kalkınma” anahtar kelimeleri kullanılarak 1.353 çalışmaya ulaşılmıştır. Daha sonra Web of Sience veri tabanında konaklama, eğlence ve spor turizmi kategorisi seçilerek 1999-2023 yılları arasında yayınlanan 269 makaleye ulaşılmıştır. Elde edilen makalelerin özellikleri ile bibliyometrik haritalama analizi gerçekleştirilmiştir. VOSviewer yazılım aracı kullanılarak bibliyometrik ağlar oluşturulmuş ve analizler görsel olarak sunulmuştur. Yapılan çalışmalar yayın dili ve yılı, en çok atıf yapılan yayınlar, en çok kullanılan anahtar kelimeler, özetlerde kullanılan en çok sözcükler, en çok atıf alan yazarlar, en çok atıf alan dergiler ve en çok atıf alan ülkeler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre çalışmaların yayın dili büyük çoğunlukla İngilizcedir. En çok yayının 2020 yılında yapıldığı görülmüştür. Anahtar kelimelerde en çok kullanılan kelimelerin bölgesel kalkınma ve turizm olduğu, çalışma özetlerinde ise en çok kullanılan sözcüklerin politika, ülke, büyüme ve turist olduğu belirlenmiştir. En çok atıf alan yazarların Wall, Kastenholz ve Björk olduğu, en çok atıf alan dergilerin ise Tourism Management, Journal of Sustainable Tourism ve Annals of Tourism Research olduğu tespit edilmiştir. Son olarak en fazla atıf alan ülkelerin ise sırasıyla Avustralya, Finlandiya ve Amerika Birleşik Devletleri olduğu ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın sonuçları turizmde bölgesel kalkınmaya yönelik yapılan çalışmalar hakkında genel bilgiler sunmaktadır.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    The Relationship Between Public Expenditures and Openness in the MIST Countries

    Yıldız, Şaduman

    After the Second World War, increases were observed in both public expenditures and openness, and researchers started to investigate the relationship between these two variables. As a result of the investigations, three hypotheses revealing the relationship between public expenditures and openness were developed. These hypotheses are the compensation hypothesis, the efficiency hypothesis, and the deindustrialization hypothesis. According to the compensation hypothesis, there is a positive relationship between openness and public expenditures, and openness increases public expenditures. On the other hand, according to the efficiency hypothesis, there is a negative relationship between public expenditures and openness, and openness reduces public expenditures. Finally, according to the deindustrialization hypothesis, there is no relationship between public expenditures and openness. In the present study, the effect of openness on public expenditures in the MIST (Mexico, Indonesia, South Korea, and Turkey) countries was tested via panel data analysis using annual data for the 1960-2021 period. In this respect, as a result of the LM cointegration test, it was concluded that there was a cointegration relationship between the variables of public expenditures and openness. Afterward, a coefficient estimate was made for the variables with the CUP-FM and BA-OLS tests, and a positive relationship was revealed between the variables of public expenditures and openness. Finally, the result of the Fisher causality test supported the result of the LM cointegration test. Thus, it was concluded that the compensation hypothesis was valid in the MIST countries for the 1960-2021 period.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Enflasyon Düzeltmesinin Finansal Tablo ve Finansal Analiz Sonuçlarına Etkisi: Bir Uygulama

    Acar, Adalet

    Enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayan finansal tabloların enflasyonun varlığında işletmelerin finansal durumunu ve performansını doğru bir şekilde yansıtması mümkün değildir. Ayrıca, düzeltilmemiş finansal tablolar enflasyonist koşullar altında anlamsız ve yanıltıcı olabilmektedir. Bu kapsamda, bir işletmenin kazanç gücünü (nakit akışlarının) doğru tahmin edebilmek için enflasyonun finansal tablolar üzerindeki etkisinin giderilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada ise uygulayıcılara yol göstermek amacıyla enflasyon düzeltmesi işleminin finansal tablo ve finansal analiz sonuçları üzerindeki etkisi, demir cevheri madenciliği sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin finansal tablolarından faydalanılarak açıklanmaya çalışılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Investigation on the Effect of Conspicuous Consumption and Brand Equity on the Purchasing Intention of Premium Branded Products

    Kara, Adnan; Kurt, Duygu Baysal

    Economic stability have a significant impact on consumer behavior. There are many studies in the literature showing that consumer behavior changes during economic instability. In addition, studies on the change in behavior towards premium branded products during these periods reveal that consumers’ demand for such products shifts to other products of the same brand. The study aims to examine the effect of perceived design value on brand value, brand prestige on conspicuous consumption, and conspicuous consumption and brand value on purchasing intention of premium branded products. In other words, Within the framework of consumer behavior towards premium branded products, this study examines the purchase intention of premium branded products during economic crises and also investigates the effect of conspicuous consumption and brand equity on this purchase intention. This study examines the purchase intention of premium branded products during economic crises and also investigates the effect of conspicuous consumption and brand equity on this purchase intention. Snowball sampling is used in sample selection, and data is collected using the survey method from 426 people. The results of the analysis show that there is a strong relationship between conspicuous consumption and the intention to pay high prices for premium branded products. A significant and positive direct relationship was found between brand equity and the intention to pay high pricess for premium branded products. In addition, a significant and positive relationship was found between brand prestige and conspicuous consumption. Finally, a significant and positive relationship was found between perceived design value and brand equity.

  • MakaleYalnız künye2024
    Doğal işsizlik ve konjonktürel işsizlik stokastik sınır analizi

    Koç, Ümit

    Bu çalışmanın temel amacı cari işsizlik oranını ayrıştırarak doğal işsizlik oranlarının tespit edilmesidir. Bu kapsamda seçili gelişmekte olan ülkeler 2001-2022 dönemi stokastik sınır yaklaşımı kullanılarak ampirik olarak incelenmektedir. İktisadi teori cari işsizlik oranını friksiyonel, yapısal ve konjonktürel işsizliğin toplamı olarak ayrıştırmaktadır. Ayrıca teorik yaklaşımlar friksiyonel işsizlik ve yapısal işsizliğin toplamının doğal işsizlik (NRU) olarak adlandırılan bir denge işsizlik kavramına karşılık geldiğini de ifade etmektedir. Bu noktadan hareketle bu çalışmada friksiyonel (geçiçi) işsizlik oranı sıfır kabul edilerek, cari işsizlik oranı doğal işsizlik oranı ve konjonktürel işsizlik oranı olarak ikiye ayrıştırılmaktadır. İşsizliğin bileşenlerini elde ederken literatür kullanılan en yaygın yöntem tek değişkenli istatistiksel filtreler olmaktadır. Bu filtrelerin başında şüphesiz HP filtresi gelmektedir. Çalışmada, tek değişkenli istatistiksel filtre sonucunda hesaplanan doğal işsizlik oranının stokastik sınır yaklaşımı sonucu ulaşılan değerlere kıyasla daha yüksek olduğu gözlemlenmektedir. Doğal işsizlik değerlerinin literatürde tahmin edilenden düşük olması, konjonktürel işsizliğin daha önce düşünülenden daha yüksek olabileceğini göstermektedir. Bu durumda politika yapıcılara aktif para ve maliye politikalarının uygulanması açısından daha geniş bir alan oluşturmaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    Economic growth, renewable energy, and inflation: interconnections of a triangle

    Okur, Fatih; Yavuz, Serdar

    The primary objective of any nation's economy is to achieve economic stability and a high standard of living. This can be attained through sustainable economic growth. However, global economic competition often brings about challenges, one of which is the increasing demand for energy products driven by population growth. Historically, this demand has been predominantly met by fossil fuels, but due to resource depletion and environmental concerns, there has been a growing interest in alternative energy sources. This shift towards renewable energy has become a global trend. The energy sector serves as a key indicator of a nation's prosperity and development, with renewable energy production, transportation, and costs being vital metrics of development. For Turkey, like many developing nations, investing in renewable energy is crucial for sustainable growth. This study explores the relationship between renewable energy, economic growth, and inflation in Turkey from 1975 to 2022. It examines the process of economic growth in the first part, followed by an analysis of energy dynamics and inflation in subsequent sections. The study employs unit root tests such as ADF and PP, along with the Toda-Yamamoto causality test, using available data. The final results are then interpreted.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Türkiye'de Ekonomik Kalkınma ve Karayolu Trafiğinde Yaralanma ve Ölümler Arasındaki İlişki: Mekânsal Panel Veri Analizi

    Elmalı, Kübra; Pekmezci, Fatih

    Günümüzde trafik kazaları dünya genelinde ve Türkiye özelinde büyük bir sorun olarak güncelliğini ve önemini korumaya devam etmektedir. Özellikle artan nüfus ve teknolojik gelişme ile birlikte ele alındığında ülkelerin gelişmişlik oranları ile yaşanan trafik kazaları arasında bir ilişki olduğu düşünülmektedir. Bu doğrultuda çalışmada trafik kazaları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmış olup komşuluk ilişkilerinin de etkisinin dahil edilerek farklı bir bakış açısıyla bakılması hedeflenmektedir. Mekânsal ekonometri yardımıyla diğer illerin komşuluğunun etkisinin de modele dahil edilerek araştırıldığı çalışmada Türkiye’nin 81 iline ait 2013-2022 dönemi verileri kullanılarak uygulamalar yapılmıştır. Çalışmada bağımlı değişken olarak il düzeyinde trafik kazası sonucu oluşan yaralı sayısı değişkeni alınırken bağımsız değişken olarak ise gelir, araç sayısı oranı ve kaza sayısı oranları modele dahil edilmiştir. Modelde yer alan mekânsal ekonometrik analizler bölge komşuluğu ele alınarak yapılan uygulamalardan oluşmaktadır. Bu doğrultuda mekânsal etkiler üç farklı model altında incelenmiştir. Test sonuçlarına göre; modelde yer alan değişkenlerden gelir değişkeni ve araç oranı değişkeni trafik kazası sonucu oluşan yaralanma ile aynı yönde anlamlı bir ilişki göstermektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Yabancı Para Cinsinden Alınan ve Verilen Avansların Değerlemesinden Doğan Kur Farklarının Finansal Tablolar Üzerindeki Etkisi

    Doğan, Zeki; Köksal, Ayşe Gül; Zozik, Adalet

    Yabancı para cinsinden avansların nasıl de- ğerlemeye tabi tutulacağı ile ilgili vergi mevzua- tımızda herhangi bir yasal düzenleme bulunma- maktadır. Konuyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanmış herhangi bir tebliğ de bu- lunmamaktadır. Ancak, Gelir İdaresinin konuya iliş- kin vermiş olduğu özelgeler bulunmaktadır. Bu söz konusu özelgelerde Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü “yabancı para cinsinden avansların de - ğerlemeye tabi tutulacağı ve değerleme sonucu ortaya çıkan kur farklarının da sonuç hesapları aracılığıyla gelir tablosuna yansıtılacağı” yönün- dedir. Bu çalışmada ise dönem sonunda yabancı para cinsinden avansların değerlemesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığının, Türkiye Muhasebe Stan- dartlarının (TMS), Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK), Danıştay’ın yaklaşımları ve konu ile ilgili bazı özellikli konular ayrıntılarıyla ele alınmıştır. Devamında ise örnek uygulama ile yabancı para cinsinden avansların değerlemesinden doğan kur farklarının finansal tablolar üzerindeki etkisi orta- ya konulmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2024
    A research on the evaluation of hotel customers’ citizenship behaviors in the experiencescape

    Yildiz, Tugba; Devecı, Fatma Gorgün

    Customer citizenship behavior provides many advantages to businesses in the service sector. In order to obtain these advantages, the antecedents of the variable must be determined. Therefore, this research aims to determine the direct, indirect, and mediating effects for customer citizenship behavior within the scope of Experiencescape from a marketing perspective in the hospitality industry. For this reason, in addition to customer citizenship behavior, Experiencescape, memorable tourism experience, and customer satisfaction variables were included in the research model. The research sample consisted of 258 local and foreign tourists who were at least 18 years old, came to Erzurum between January and May 2023, and stayed in Mountain Hotels in Erzurum. According to the findings, “localness,” and “escapism” dimensions of Experiencescape effect on memorable tourism experiences. Memorable tourism experiences also effect on customer satisfaction and “tolerance”, “advocacy”, “helping” and “feedback” dimensions of customer citizenship behavior. Besides this, customer satisfaction is effect on the “advocacy”, “helping” and “feedback” dimensions of customer citizenship behavior. Lastly, customer satisfaction has a partial mediating role in the relationship between memorable tourism experiences and the helping dimension of customer citizenship behavior. The obtained results were discussed from a marketing perspective. With this point of view, recommendations have been developed.

  • MakaleYalnız künye2024
    Financial instability and shadow banking relationship: the case of the united states of america

    Okur, Fatih; Karcıoğlu, Reşat

    The impact of shadow banking on financial stability remains a controversial issue today due to the size and complexity of these activities and the inadequate regulatory frameworks for systemic risks. In this context, shadow banking has become the focus of financial regulators due to its potential effects on financial stability. Therefore, this study was conducted to understand the impact of shadow banking on financial stability. In this study, the relationship between shadow banking and financial instability is examined using the VAR method for the example of the United States, covering the period 2000-2020. In order to create an accurate model, firstly unit root tests were performed, followed by autocorrelation and heteroscedasticity tests. The findings were found to be significant and Johansen cointegration test was applied. In the cointegration results, it was seen that the series were cointegrated, that is, they moved together in the long run. Finally, a Granger causality test was conducted between shadow banking and financial instability, and according to the empirical findings, it was concluded that there was a causality from shadow banking to financial instability for the period in question.

    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Ermenistan’ın Dış İlişkileri Çerçevesinde İkinci Karabağ Savaşının Ermeni Ekonomisi Ve Finans Piyasalarına Etkisi

    Kuzu, Mehmet; Kocaoğlu, Fatih

    Birinci Karabağ Savaşı'ndan otuz yıl sonra Ermenistan'ın Azerbaycan'da Tovuz şehrine saldırmasıyla gelişen olaylar Eylül 2020'de İkinci Karabağ Savaşı'nı başlatmıştır. Birinci savaş, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Sovyet coğrafyasında ortaya çıkan etnik temelli bir çatışma iken, ikinci savaş Azerbaycan'ın askeri kontrolünü kaybettiği toprakların geri alınması meseleleri dışında etnik bir çatışma ve politik ekonomiye dayalı bir vekalet savaşı olmuştur. Türkiye, Rusya ile jeopolitik sorunlarının ardından Rusya'ya bağımlılığını azaltmak için enerji ithalatını çeşitlendirmeye ve Rus gazını Azerbaycan gazıyla ikâme etmeye çalışmıştır. Ermenistan’ın Azerbaycan gazının Türkiye'ye ulaştırılmasında önemli bir nokta olan Tovuza saldırısı, devam eden süreçte gerçekleşmiştir. Birincil katmanda İkinci Karabağ Savaşı, Rusya ile Türkiye arasındaki ekonomi ve siyasete dayalı bir vekalet savaşıdır. Savaşla birlikte İran Ermenistan'ı, İsrail Azerbaycan'ı desteklemiştir. İkinci savaş ikincil katmanda, İsrail ile İran arasında daha zayıf düzeyde jeopolitik temelli bir vekalet savaşı olmuştur. Savaşın kurucu unsuru ekonomik-politik düzlem olduğundan, bu çalışma Ermenistan için savaşın ekonomik-politik boyutunu incelemektedir. Bu bağlamda bu çalışma, Ermenistan'ın Rusya ve Batı dünyası ile ilişkileri çerçevesinde İkinci Karabağ Savaşı'nın Ermenistan ekonomisi ve finans piyasaları üzerindeki etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Elde edilen sonuçlara göre savaşa dönüşen süreçte ve savaş sırasında artan kamu harcamaları ile Ermeni ekonomisi daralmış, ekonomik ve mali kırılganlıklar artmıştır. Ateşkes sonrası Türkiye’nin de sorunun çözümüne ekonomi-politik olarak dâhili ile artan güven ortamının Rusya ve batı kaynaklı sağladığı sermaye girişleri iktisadi büyümeyi ve finansal piyasaları desteklemiştir. Ancak Ermeni ekonomisi, savaş sonrası dönemde yükselen jeopolitik ve askeri gerilimlere karşı duyarlı olmuştur. Öte yandan Batı ve Rus sermayesi, değişen jeopolitik ve ittifak sistemi koşullarına göre alternatif yollarla Ermeni ekonomisini desteklemektedir. Rusya'nın bu süreçteki göreceli etkisi daha önemlidir. Daha yüksek bir analiz düzeyinde, bunun temel nedeni Ermenistan'ın Rusya ve Batı ittifakı ile değişen ilişkileridir. Savaş sonrası dönemde Rusya'nın Ermeni ekonomisi üzerindeki olumlu etkisi azaldıkça, bu etkinin yerini alan Batı sermayesinin Ermeni ekonomisi üzerindeki olumlu etkisi artmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Türk sosyal güvenlik sisteminde yurtdışı hizmet borçlanması hakkı ve ombudsmanlık yaklaşımı

    Bulut, Mehmet

    Türk sosyal güvenlik sisteminde uzun vadeli sigorta kolları açısından yurtdışı hizmet borçlanması düzenlemesi önemli bir yere sahiptir. Yıllardır birçok gurbetçi vatandaşın faydalandığı bu düzenleme sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal yapısı ve sosyal adalet açısından eleştiri konusu yapılmaktadır. Bu itibarla 2019 yılında 7186 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerle düzenlemenin cazibesi azaltılmıştır. Bununla birlikte yurtdışı hizmet borçlanması uygulaması ile ilgili vatandaşlar ve Sosyal Güvenlik Kurumu arasında sıkça uyuşmazlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu uyuşmazlıkların çözümü noktasında Ombudsmanlık Kurumu önemli bir rol üstlenmiştir. Bu çalışmada yurtdışı hizmet borçlanması hakkı konusunda Ombudsmanlık Kurumu’na yapılan başvurular ele alınarak Kurum’un yaklaşımı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ombudsmanlık Kurumu’nun yurtdışı hizmet borçlanması hususunda kapsayıcı bir yaklaşım içinde olduğu görülmüştür.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Nato Üyesi Ülkelerde Askeri Harcamaya Büyüme ve Nüfusun Etkisi: Panel Ardl Testi

    Akyol Özcan, Kübra

    Ekonomik büyümenin askeri harcamalar üzerindeki etkisi ve bu iki değişken arasındaki ilişki uzun zamandır üzerinde çok sayıda araştırmanın yapıldığı bir konudur. Özellikle soğuk savaşın sona ermesi ve Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte NATO’yu oluşturan ülkelerin askeri harcamalarının durumu daha da ilgi çekici hale gelmiştir. Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü’nün (SIPRI) verilerine göre 2021 yılı askeri harcamaları 2.113 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam 1994 yılından beri artış göstermektedir. Askeri harcamalar ile ekonomik büyüme ve ülke nüfusu arasındaki ilişki son yıllarda hem politika yapıcılar hem de araştırmacılar tarafından ciddi olarak incelenmektedir. Askeri harcamaların ekonomiye hem olumlu hem de olumsuz katkıları vardır. Kamu harcamaları içinde önemli bir paya sahip olan askeri harcamalar büyümeyi canlandırma potansiyeline sahiptir. Diğer taraftan büyümede ve nüfusta yaşanacak artışların da askeri harcamaları etkilemesi doğaldır. Çalışmada Askeri Harcamalar (ME), Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GDP) ve Nüfus (POP) değişkenlerine ait gözlemler 26 NATO ülkesi için 1997 ile 2021 yılları arasında 25 yıllık olarak toplanarak 650 adet gözlem içeren dengeli bir panel veri seti oluşturulmuştur. Çalışmada sırasıyla yatay kesit bağımlılık, birim kök, ARDL ve hata düzeltme testleri yapılmıştır. Değişkenlerin tamamının düzeyde durağan olmadığı ve farklı derecede tümleşik seriler olduğu görüldüğünden araştırma modelinin tahmininde farklı mertebede durağan değişkenler arasındaki ilişkileri incelemeye olanak sağlayan Panel ARDL modelinden faydalanılmasına karar verilmiştir. ARDL modeli için hesaplanan katsayılar birlikte değerlendirildiğinde Ülke Gayri Safi Yurt İçi Hasıla değerlerinin Ülke Askeri Harcamaları üzerinde kısa ve uzun dönemde pozitif etkilerinin saptandığı, ülke nüfusunun ise kısa dönemde anlamlı bir etkisinin görülmediği fakat uzun dönemde pozitif bir etkisinin olduğu söylenebilir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    İşgücü Verimliliği ve Mutluluk: OECD Ülkelerinden Kanıtlar

    Bozma, Gürkan; Bozma, Kübra; Imamoglu, Ilyas Kays

    Üretim sürecindeki insan kaynağı, gerek iş ortamındaki gerekse sosyal ortamdaki değişmelerden etkilendiği için bu etkileşim mutluluk düzeylerini ve verimliliklerini de etkileyebilmektedir. Bu nedenle bu çalışmada 2015-2021 dönemi yıllık veri setiyle 35 OECD ülke örnekleminde, işgücü verimliliği ve mutluluk ilişkisi panel veri analiziyle incelenmiştir. Araştırma modelinde, bağımlı değişken olarak işgücü verimliliği, bağımsız değişken olarak mutluluk endeksi ve kontrol değişkeni olarak ise ortalama yıllık ücret alınmıştır. Yapılan Driscoll-Kray analizi tahmin sonuçlarından elde edilen bulgulara göre mutluluk düzeyinde meydana gelen bir birimlik artışın, işgücü verimliliğini yaklaşık olarak %2.2 arttırabileceği tespit edilmiştir. Ayrıca ortalama yıllık ücretlerde meydana gelecek bir birimlik bir artışın ise işgücü verimliliğini %0.001 kadar artırabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele