Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    The Impact of Public Debt on Economic Growth in Türkiye and PIIGS Countries

    Yıldız, Ümit; Bayhan, Semiha

    In economies, borrowing may be resorted to in case of insufficient tax and tax-like revenues in financing public expenditures. In this respect, public debts are essential for financing growth and development. The effects of public debts, among the natural income sources of economies, on economic growth are intensely discussed today. The relationship between public debt and economic growth is important, especially in developing countries and relatively fragile economies where savings are insufficient to finance investments. This study aims to reveal the effects of public debt on economic growth in Portugal, Ireland, Italy, Greece, and Spain (PIIGS), which are considered the fragile economies of the Eurozone, and also in Türkiye. For this purpose, the study's findings, which analyze the panel data of the relevant countries for the period 1998-2022, basically conclude that public debt positively affects economic growth in Türkiye and PIIGS countries. These findings emphasize the importance of accurately formulating public borrowing policies and implementing appropriate strategies for economic growth in the relevant countries.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2026
    Econometric Analysis of Causal Relationship Between External Debt and Inflation in Türkiye: Frequency Domain Causality Approach

    Yıldız, Ümit; Bayramoglu, Turgut

    The primary objective of this study is to examine the causal nexus between external debt and inflation in Türkiye and to determine whether this relationship is persistent or transitory. Using quarterly data on total external debt stock and the consumer price index for the 2004Q01–2025Q01 period, this study analyzes causal relationships across the short, medium, and long run within the frequency-domain causality framework. According to the empirical results, no causal relationship from inflation to external debt is detected in any period; however, a unidirectional causality exists from external debt to inflation in the short and medium run, although this relationship does not hold in the long run. The study's findings indicate that external debt is a driver of inflation in Türkiye, but the causal relationship is not persistent. These results offer significant implications for anti-inflationary policies and debt management strategies.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Analysıs of asymmetrıc relatıonshıps between ınflatıon and trade openness ın türkiye: evıdence from the hıdden coıntegratıon test for the perıod 1975-2024

    Yıldız, Ümit

    This study analyzes the long-term relationships between inflation and trade openness in Türkiye. Using annual data from 1975 to 2024, the study employs annual percentage change in the consumer price index to represent inflation, and the share of total trade in gross domestic product to represent trade openness. Long-term cointegration relationships between the variables are examined using the Engle & Granger (1987) cointegration method and the Granger & Yoon (2002) hidden cointegration method. The findings from the Engle & Granger (1987) test reveal a long-term cointegration relationship from inflation to trade openness in Türkiye during the relevant period. Meanwhile, the Granger & Yoon (2002) test detects hidden cointegration relationships from the positive and negative components of inflation to the negative components of trade openness. Following the identification of hidden cointegration relationships, long-term coefficients are estimated using FMOLS, DOLS, and CCR estimators. According to the estimation results, a 1-unit increase in the positive components of inflation causes a decrease of approximately 0.26 units in the negative components of trade openness. Conversely, a 1-unit increase in the negative components of inflation increases the negative components of trade openness by approximately 0.22 units. In general, the findings indicate that increases in inflation during the relevant period reduced the contraction in trade openness in Türkiye, while decreases deepened it.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Urban Agriculture Strategies and Practices within the Framework of Local Development

    Şengün, Hayriye; Küçükşen, Murat

    Urban agriculture has the potential to directly contribute to the local development process. Accordingly, this research aims to present urban agriculture strategies and practices within the framework of local development. The research provides a general overview, including examples of good practices to produce holistic solutions for urban agriculture. The study employs a qualitative research method based on a literature review and descriptive content analysis. In the analysis process, strategies and policies reflecting general trends were determined, and the contribution of urban agriculture practices to local development was identified. In this context, it was concluded that urban agriculture practices are becoming increasingly important in urban life, are beginning to be included in urban policies and strategies and have the potential to support local development in many areas, including health, environment, economic, social, and cultural aspects.

  • MakaleAçık Erişim2026
    MIST Ülkelerinde Jeopolitik Riskin Doğrudan Yabancı Yatırımlar Üzerine Etkisi

    Yıldız, Şaduman

    Tasarruf oranları düşük olan gelişmekte olan ülkelerde iktisadi büyüme çoğunlukla doğrudan yabancı yatırımlar aracılığı ile artırılabilmektedir. Doğrudan yabancı yatırımlar aracılığı ile ülkeler sermaye birikimini ve istihdamı artırmanın yanı sıra ülkeye teknoloji transferi de sağlayabilmektedirler. Bu çalışmada, yükselen ekonomiler olarak tanımlanan MIST (Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye) ülkelerinde 1985-2023 dönem aralığında jeopolitik riskin doğrudan yabancı yatırımlar üzerine etkisi panel veri analizi kullanılarak araştırılmıştır. Doğrudan yabancı yatırımların bağımlı değişken olduğu model için yapılan eşbütünleşme testi sonucuna göre doğrudan yabancı yatırımlar ve jeopolitik risk arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Daha sonra yapılan katsayı tahmin testine göre jeopolitik riskte meydana gelen %1 oranındaki artış doğrudan yabancı yatırımları %0.176 oranında azaltmaktadır. Son olarak çalışmada yapılan nedensellik testi ile de eşbütünleşme testi sonuçları doğrulanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, MIST ülkelerinde doğrudan yabancı yatırımların artışı jeopolitik riskin düşük olmasına bağlı olarak gerçekleşmektedir. Bu bulgu, bu ülkelerdeki politika yapıcıların doğrudan yabancı yatırım politikalarını tasarlarken jeopolitik riski dikkate almaları gerektiğini göstermektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    COVID-19 Sonrası Tedarik Zinciri Gecikmelerine Dair Ampirik Kanıtlar: APEC Ekonomileri Örneği

    Okur, Fatih

    Bu çalışma, 2015–2023 döneminde APEC ülkelerinde tedarik zinciri gecikmelerinin temel belirleyicilerini analiz etmektedir. Panel veri analizi yoluyla COVID-19 pandemisi, ekonomik gelişmişlik düzeyi ve bölgesel ticaret anlaşmalarının etkileri incelenmiştir. Ayrıca, modelde sanayi üretimi, dış ticaret hacmi, ticaret açıklığı, enflasyon oranı ve doğrudan yabancı yatırımlar gibi kontrol değişkenlerinin de tedarik zinciri gecikmeleri üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Sabit etkiler modeline dayalı analiz sonuçları, ihracat ve ithalat hacmi, sanayi üretimi ve ticaret açıklığının gecikmeleri artırdığını; ekonomik büyüme oranı ile doğrudan yabancı yatırımların ise gecikmeleri azalttığını göstermektedir. Ayrıca, enflasyon oranı ve pandemi dönemi gecikmeler üzerinde anlamlı ve olumsuz etkiler yaratmıştır. Alt grup analizleri, bu ilişkilerin dönemsel ve ülke türüne göre farklılaştığını ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, tedarik zinciri performansını artırmak isteyen politika yapıcılar için önemli yol göstericidir. Bu bağlamda lojistik altyapının güçlendirilmesi, fiyat istikrarının korunması ve esnek tedarik stratejilerinin geliştirilmesi önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2026
    نظرة يوسف القرضاوي إلى الاقتصاد المقاصدي في ضوء كتابه فقه الزكاة

    Abdelazız, Eıd Fathı Abdellatif; Kavut, Ahmet; Ayengin, Tevhit

    لقد تميّز الفقه الإسلامي عبر تاريخه بالتنوع بين المذاهب وباتساع آفاق الاجتهاد فيه. غير أنّ العصر الحديث أفرز حاجة إلى تجديد متوازن يصل بين واقع العصر ومحورية النصوص الشرعية. وفي هذا السياق قدّم يوسف القرضاوي (1926-2022) مقاربة متميزة جمعت بين التراث والحداثة. وقد قام منهجه على الوسطية والاعتدال؛ فلم يقبل الغلو والتضييق، كما لم يقبل التهاون بالثوابت أو التفريط فيها. وجعل مقاصد الشريعة في مركز اهتمامه، مع التزامه بصيانة النصوص والأحكام المجمع عليها، واتجه في تعامله مع المذاهب إلى اختيار الرأي القائم على الدليل من غير تعصب مذهبي. كما أولى القرضاوي أهمية خاصة للاجتهاد الجماعي والعمل المؤسسي، مؤكدا أن القضايا المعقدة في العصر الحديث لا يمكن أن يستوعبها الاجتهاد الفردي وحده، وأسهم في دعم المجامع الفقهية وتطويرها. وربط، من خلال مفهومه لفقه الواقع، بين الفتوى والمعطيات الاقتصادية والاجتماعية والسياسية. وهكذا استهدفت منهجيته بناء فقه حيوي يجمع بين الثابت والمتغير، ويتفاعل مع العصر من غير أن يفقد جوهره وأصوله. وتتناول هذه الدراسة التصور الفقهي للقرضاوي ورؤيته الاقتصادية القائمة على المقاصد، من خلال التركيز على جهوده في مجال فقه الزكاة. وتعتمد الدراسة بصفة خاصة على كتابه «فقه الزكاة»، لتبيان أن تصوره للزكاة يقوم على اعتبارها نظاما متكاملا يحقق تداول الثروة، ويعزز العدالة الاجتماعية، ويحد من الفقر، ويؤسس للتكافل الاجتماعي في صورة مؤسسية. وفي هذا الإطار، تحلل الدراسة آراءه المتعلقة بزكاة النقود الورقية، والرواتب والأجور، ودخول أصحاب المهن الحرة، والأصول الثابتة المدرّة للدخل، وأسهم الشركات، وغيرها من الأموال المعاصرة. وقد خلصت الدراسة إلى أن القرضاوي جعل النماء، والقدرة المالية، وصيانة حق الفقراء، وتحقيق العدالة بين المكلفين، من أهم المرتكزات في ترجيحاته الفقهية. كما ناقشت اهتمامه بالدور الذي تضطلع به الدولة ومؤسسات الزكاة في حصر الأموال الزكوية، وجبايتها، وتوزيعها، وتمكين المحتاجين من الناحية الاقتصادية. وتعكس رؤية القرضاوي في فقه الزكاة العناصر الأساسية لنموذج اقتصادي إسلامي مقاصدي يروم التوفيق بين الموروث الفقهي الكلاسيكي والواقع الاقتصادي المعاصر، ويقوم على العدل والتكافل وصيانة الكرامة الإنسانية.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Market-based financial literacy under macro-financial and political risk conditions: A rolling ARX–PCA proxy index for the BIST 100

    Kuzu, Mehmet; Kocaoğlu, Fatih

    This study develops a time-varying Market-Based Financial Literacy Proxy Index (MBFLPI) for Borsa İstanbul's BIST 100 index. The term financial literacy is retained in a restricted sense: MBFLPI is an indirect, outcome-based market proxy, not a direct score of investors' knowledge, skills, attitudes or behaviour. Using actual BIST sessions from 1 August 2013 to 30 January 2026, a 252-session rolling ARX relates USD-denominated returns to Türkiye's two-year government bond yield, conservatively lagged industrial production, the five-year sovereign CDS, and the VIX. It derives benchmark macro-financial alignment, low first-order return predictability and model-based residual stability; rolling PCA combines the diagnostics, and the composite is rescaled to 0–100 for ex post presentation. Sensitivity analysis varies the window, aggregation, calibration, return denomination and normalisation. Event movements are descriptive associations, not evidence of causal transmission. Published Türkiye evidence provides an external benchmark: pre-sample S&P and OECD/INFE–Capital Markets Board reports supply historical context, whereas fieldwork-matched TEB–Boğaziçi University and FODER–Visa Türkiye/Ipsos surveys and monthly Capital Markets Board investor statistics yield mixed or null evidence. The comparison does not support convergent validity. MBFLPI therefore remains a complementary market-level proxy rather than a substitute for survey-based financial literacy.

  • MakaleAçık Erişim2025
    CO2 Emissions Forecast Based on Renewable and Non-Renewable Energy Consumption in Türkiye

    Eygu, Hakan; Coşkun, Hüseyin

    This study aims to reveal the impact of renewable and non-renewable energy consumption on CO2 emissions in Türkiye and the potential to reach the CO2 emission level targeted in the 2030 Paris Agreement. In the first stage, the cointegration relationship was analyzed with the AARDL model approach using annual data for 1965-2022. According to the results of the analysis, in the long run, non-renewable energy consumption increases CO2 emissions, while renewable energy consumption decreases CO2 emissions. In the second phase of the research, three scenarios were prepared for each of renewable and non-renewable energy consumption. For nine scenarios, including combinations of these scenarios, CO2 emissions that may occur until 2030 were estimated using the econometric simulation method. According to the estimation results, the low non-renewable energy consumption and high renewable energy consumption scenario was determined as the scenario that can reduce CO2 emissions the most until 2030. However, even in this case, it is understood that more investment in renewable energy will be required since the 2030 CO2 emission reduction target will not be achieved. Therefore, policymakers need to enact policies to increase incentives for renewable energy generation in both the public and private sectors and take steps to improve the necessary infrastructure.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    The Effect of Brand Personality and Psychological Ownership of the Brands On Increasing Social Media Engagements of Brands

    Kara, Adnan; Nur, Nisa

    This research aims to investigate the impact of brand personality and brand psychological ownership on enhancing brands' social media engagement. An online survey was distributed to the entire research population via email through Bayburt University's Student Affairs. Furthermore, the survey link was shared in WhatsApp groups to increase participation. Data collected from 408 participants, including Bayburt University staff, current students, and alumni, between April and June 2023, were analyzed using SPSS 24.0. The findings indicate that the sincerity and competence dimensions of brand personality have a significant positive effect on the interest dimension of social media engagement. However, the excitement and ruggedness dimensions of brand personality do not have a significant effect on the interest dimension. Additionally, the excitement dimension of brand personality has a significant positive effect on the support dimension of social media engagement. In conclusion, brand psychological ownership has a significant positive effect on both the support and interest dimensions of brands' social media engagement.

  • MakaleAçık Erişim2025
    The Leading Role of the State in Industrialization and the Importance of Innovation: Example of South Korea

    Yazıcı, Sinan

    It is possible to date the history of industrialization back to the 16th century. However, the time period accepted as the beginning of industrialization is the beginning of factory production in England in the second half of the 18th century. Western European countries such as France, Germany, and the Netherlands joined the process in the first half of the 19th century. Later, non-European countries such as Egypt and the USA joined the process. However, Egypt's industrialization process was interrupted by the Baltalimanı Trade Agreement. South Korea also joined the industrialization/development process in the second half of the 20th century. Thus, the capitalist world system continued to spread from Europe to other parts of the world.This study aims to examine South Korea, one of the examples of industrializing countries, within the framework of the Modern World System theory. According to this theory, the capitalist world economy was formed as a result of competition between states. Competition, one of the most important concepts of this theory, is a factor that leads to both the increase in the number of countries and the developments in technology in industrialization. In this context, the importance of innovation and the leading role of the state in the sustainability of competition emerges. As a result of the study, South Korea, which entered the industrialization process at the end of the Second Industrial Revolution with no other resource than labor force, started industrialization with a serious planning process led by the state. It has also reached the position of being a central/industrialized country by focusing on R&D and innovation studies since the 1980s. It has been found that the MDS theory has explanatory power in the industrialization/central country process experienced by South Korea.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2025
    FED Hisse Senedi Değerleme Modelini Etkileyen İşletme İçi ve İşletme Dışı Faktörlerin Analizi: Borsa İstanbul’da Bir Uygulama

    Kuzu, Mehmet

    FED modeli; gösterge devlet tahvil faizleri ve kazanç/fiyat oranları arasında bir ilişki kurarak hisse senetlerinin gerçeğe uygun değerini hesaplamayı sağlayan modern bir hisse senedi değerleme yöntemidir. FED modeline göre; kazanç/fiyat oranları 10 yıl vadeli devlet tahvil faizinden düşükse hisse senedi gerçeğe uygun değeri üzerinde aşırı değerli fiyatlanmıştır. Tersi durumda ise hisse senedi gerçeğe uygun değerinin altında fiyatlanmıştır. Eğer bu yargıyı fiyat/kazanç oranı üzerinden okursak; fiyat kazanç oranı tahvil faizlerinden yüksek ise aşırı değerlenme, altında ise düşük değerlenme söz konusudur. Bu araştırmanın amacı; Türkiye için FED modelinin geçerliliğini araştırarak FED modelinin ima ettiği gerçeğe uygun değerden sapma gösteren düşük ve aşırı fiyatlamaları etkileyen işletme içi ve işletme dışı faktörleri analiz etmektir. Literatür araştırması neticesinde çeyreklik frekansta 2021Q3-2023Q4 arasında 16 Mart itibariyle piyasa değeri en yüksek 5 BIST (Borsa İstanbul) şirketi analiz için seçilmiştir. Araştırmada en başarılı modeller yapay sinir ağı modelleri, değişkenlerin etkileri panel robust regresyon ve FED modelinin Türkiye için geçerliliği Johansen eş bütünleşme testi yardımıyla değerlendirilmiştir. Eş bütünleşme sonuçlarına göre FED modeli BIST-100 için geçerlidir. Bu sonuçlar, FED modelinin kısa ve uzun dönemde Türkiye için geçerli olduğuna işaret etmektedir. FED modeli Türkiye için uygulandığında yapay sinir ağı modeli hata metrikleri; ABD örneğinde olduğu gibi modelde 10 yıl vadeli devlet tahvil faizleri kullanımının, 2 yıl vadeli devlet tahvil faizlerinin kullanımına göre daha anlamlı sonuçlar verdiğine işaret etmektedir. Bir diğer yönden FED modelinde gerçeğe uygun değerden sapmaları açıklayan faktörlerden işletme dışı faktörlerin sonuçları daha anlamlıdır. İşletme içi faktörler işletme dışı faktörlerle birlikte modellendiğinde daha anlamlı sonuçlar vermektedir. Araştırmanın literatüre katkıları, FED modelinin Türkiye için geçerli olduğunu ispatlaması, işletme düzeyinde FED modelini analiz etmesi ve farklı vade yapışlarından gösterge devlet tahvil faizlerini de FED modeli kapsamında incelemesi olarak sıralanabilir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    The impact of economic freedom and democracy on income inequality: a study of selected majority developing countries

    Gültekin, Ömer Faruk

    Economic freedom is the realization of productive activities without any limitations or restrictions. Unrestricted activities can have a positive impact on the economic development processes of societies In this context, the aim of the study is to investigate whether factors such as economic freedom and its subcomponents, democracy coefficient, and per capita income level have a significant effect on income inequality.. The research conducted for 17 different countries, mostly selected from developing countries, including Turkey, and for the period 1995-2020. Four different quantile intervals constructed through quantile regression. According to the results, improvement in property rights has an increasing effect on income inequality for all quantile levels, while financial freedom and investment freedom have a decreasing effect on income inequality. Increasing per capita income levels and democracy have also had the effect of reducing income inequality for different quantile groups.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2025
    Türkiye’de sağlık göstergelerinin ekonomik büyüme üzerine etkisi: mekânsal ekonometrik analiz

    Elmalı, Kübra

    Bir ülkenin güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomik yapıya sahip olması, sağlıklı bir toplum düzeninin varlığına işaret etmektedir. Toplumun sağlık statüsünü iyileştirmek ise sağlık sistemlerinin temel amaçları arasında yer almaktadır. Bu bağlamda, sağlık sistemine ilişkin temel göstergelerin ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilmesi için bu göstergelerin sistem üzerindeki etkilerinin belirlenmesi gerekmektedir. Çalışmanın amacı, Türkiye’de ekonomik büyüme üzerinde seçilmiş sağlık göstergelerinin etkisini, 81 il için 2009-2022 dönemini kapsayacak şekilde mekânsal analiz yöntemiyle incelemektir. Modelde bağımlı değişken olarak kişi başına düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) kullanılırken, bağımsız değişkenler olarak hekim sayısı, hastane yatak sayısı, bebek ölüm oranı ve nüfus ele alınmıştır. Analiz kapsamında üç farklı mekânsal ekonometrik model kullanılmıştır: Mekânsal Gecikmeli Model (SAR), Mekânsal Durbin Modeli (SDM) ve Mekânsal Hata Modeli (SEM). Elde edilen bulgular, hekim sayısı ve hastane yatak sayısının ekonomik büyüme üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Öte yandan, komşu illerdeki hastane yatak sayısının ilgili ilin ekonomik çıktısı üzerinde ters yönlü ve anlamlı bir etkisi bulunduğu belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    AB Ülkelerinde Ekonomik Büyüme Üzerinde Enerji İthalatı Etkisinin Mekânsal Analizi

    Elmalı, Kübra; Yılmaz, Şeymanur

    Günümüzde enerji, yalnızca üretim ve kalkınmanın temel girdisi olmakla kalmayıp, aynı zamanda ülkelerin ekonomik ve politik bağımsızlıklarını etkileyen önemli bir faktördür. Ticari ve stratejik açıdan büyük öneme sahip kaynaklar arasında yer alan enerji, taleplerini karşılayamayan ülkeler için ithalat artışına sebep olurken aynı zamanda ülkeler arası enerji bağımlılığının artmasına yol açmaktadır. Küresel ölçekte yükselen enerji talebi, ulusal ekonomiler açısından giderek daha kritik bir mesele haline gelirken bu durum, çalışmanın temel hareket noktasını oluşturmaktadır. Bu doğrultuda; 2000-2022 dönemi esas alınarak 15 Avrupa Birliği (AB) ülkesi için enerji ithalatı alt birimleri ve döviz kurunun ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin mekânsal ekonometri yöntemi kullanılarak tespit edilmesi amaçlanmıştır. Mekânsal panel veri ekonometri yöntemi tercih edilerek bölge komşuluğu modele dahil edilmiş ve çalışmanın özgün yanını oluşturmuştur. Elde edilen bulgulara göre; elektrik ithalatının kişi başına gelir üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, döviz kuru, petrol ve doğalgaz değişkenlerinin gelir ile negatif yönde ilişkili olduğu saptanmış; ancak bu değişkenler arasında yalnızca döviz kurunun ekonomik büyüme üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve olumsuz bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, elektrik enerjisinin yerli üretiminin artırılması gerektiği ve diğer enerji kaynaklarında da dışa bağımlılığı azaltacak stratejilerin geliştirilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2025
    Makroekonomik Şoklar ve BIST: Bir Yapısal Kırılma Analizi

    Okur, Fatih; Özdemir, Enes

    Bu çalışma, Türkiye’de 1994–2024 dönemini kapsayan zaman serisi verileri aracılığıyla döviz kuru, enflasyon ve faiz oranlarının Borsa İstanbul (BIST) üzerindeki etkilerini incelemektedir. Uygulanan Vektör Hata Düzeltme Modeli (VECM) aracılığıyla, değişkenler arasındaki uzun ve kısa dönemli ilişkiler analiz edilmiş; kriz ve pandemi gibi olağanüstü dönemlere özgü yapısal kırılmalar da dikkate alınmıştır. Johansen eşbütünleşme testi sonuçları, enflasyon ve faiz oranı ile BIST arasında uzun dönemli bir denge ilişkisinin varlığını göstermektedir. Bulgular, enflasyonun BIST üzerinde pozitif; faiz oranlarının ise negatif etkili olduğunu ortaya koymuştur. Granger nedensellik testleri, döviz kuru ve faiz oranlarının BIST üzerinde öngörü gücüne sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca, kriz ve pandemi dönemlerinde bu ilişkilerin yön değiştirdiği ve istatistiksel olarak anlamlı yapısal kırılmalar yaşandığı tespit edilmiştir. Etki-tepki ve varyans ayrıştırma analizleri, BIST’in faiz oranı şoklarına karşı daha kalıcı tepkiler verdiğini, döviz kuru şoklarına ise daha kısa vadeli yanıtlar ürettiğini göstermektedir. Çalışma, Türkiye’deki sermaye piyasalarının makroekonomik değişkenlere duyarlılığını ortaya koyarken, politika yapıcılar ve yatırımcılara yönelik stratejik çıkarımlar da sunmaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    The Effectiveness of Advanced Machine Learning Models in IQ Prediction in the Context of Education, Health, and Socioeconomic Indicators

    Sebetci, Özel; Ayberkin, Doruk

    This study investigates the effectiveness of advanced machine learning models in predicting IQ levels using a diverse set of socioeconomic and health indicators from global databases such as WHO, the World Bank, and United Nations organizations. The research employs various algorithms, including Linear Regression, Random Forest, Gradient Boosting, Support Vector Machines, Ridge and Lasso Regressions, XGBoost, LightGBM, and a Stacking Regressor to capture both linear and non-linear relationships. Evaluation metrics such as Mean Absolute Error (MAE), Root Mean Square Error (RMSE), and R-squared (R²) reveal that LightGBM and Stacking Regressor models excel in accuracy and generalization. The study highlights the trade-off between model interpretability and predictive power, emphasizing that simpler models offer greater transparency. In contrast, more complex models successfully capture intricate interactions among education, health, and economic factors. The findings provide valuable insights for policymakers and researchers, suggesting that machine learning approaches can significantly enhance understanding of the determinants of IQ and aid in developing targeted strategies in education and social policy.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    Investigating the Relationships Between Oil Prices and Airline Stock Values

    Kuloğlu, Eşref

    The primary objective of this research is to reveal the causal relationship between the stock values of Turkish Airlines and Pegasus Airlines, both listed on the Borsa Istanbul, and the price of Brent crude oil. Turkish Airlines, a pioneer in this regard, was launched on the stock exchange on December 20, 1990. Pegasus Airlines, Turkey's second-largest aviation company, began trading on the stock exchange on April 26, 2013. In this research, the monthly stock prices of the two airlines between May 1, 2013, and January 31, 2025, as well as Brent crude oil prices during the same period, were used as data. Toda Yamamoto's causality analysis was used. To establish the econometric model used in the study, the stationarity of the time series must first be examined. The unit root tests show that the stock and Brent crude oil values are stationary at level one. Accordingly, the analysis was conducted by adding one to the obtained lag length to calculate the length for the Toda-Yamamoto analysis. The analysis found a unidirectional causality between Brent crude oil prices and the two companies' stocks. The study demonstrates the relationship between two aviation sector companies traded on Borsa Istanbul and the oil variable, a significant expense item, and a key macroeconomic variable. In this regard, due to the limited number of studies conducted on this topic in the literature, this study is expected to fill a significant gap.

  • MakaleYalnız künye2025
    Tüm Yönleriyle Sermaye Tamamlama Fonunun İncelenmesi

    Doğan, Zeki; Zozik, Adalet

    Bir şirkette menfaat sahibi olanlar için şirketin finansal yapısının güçlü ve sağlıklı olması ol- dukça önemlidir. Ancak, ülkemizde şirketlerin büyük çoğunluğu, varlıklarını yabancı kaynak ağır- lıklı finanse etmeleri nedeniyle sermayelerinin bir kısmını ve hatta tamamını kaybedebilmektedirler. Böyle bir durumda şirketlerin sermaye kayıplarını önlemek için alabileceği iyileştirici önlemlerden biri de sermayenin tamamlanması seçeneğidir. Sermayenin tamamlanması, sermaye şirketleri için Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı hükmü kapsamında bir seçenek olarak düzenlenmiş olsa da uy- gulamada hala sermaye tamamlama fonunun ortaklar/şirketler tarafından hangi hesap ya da he- saplarda izleneceği veya bu fonun katma değer vergisine tabi olup olmadığı gibi konularda tereddütler devam etmektedir. Bu çalışmada, uygulayıcılara yol göstermek amacıyla, Türk Ticaret Kanunu açısından sermayenin tamamlanmasına ilişkin düzenlemeler, sermaye tamamlama fonunun kurumlar vergisi karşısındaki durumu, hem ortakların hem de şirketlerin sermaye tamamlama fo- nunu Tekdüzen Hesap Planı ve Finansal Raporlama Standartlarına Uygun Hesap Planı kapsa- mında hangi hesap/hesaplarda izleyebileceği, bu fonun enflasyon düzeltmesine tabi tutulması ve sermaye artırımında veya zarar mahsubunda kullanılıp kullanılamayacağı gibi konular, ayrıntı- larıyla ele alınmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Eğitimde Finansal Bilinç; Öğretmen Adaylarının Finansal Okuryazarlık ve Finansal İyi Oluş Düzeyleri

    Altunay, Furkan

    Bu araştırmanın amacı; öğretmen adaylarının finansal okuryazarlık tutum ve davranışları ile finansal iyi oluşları arasındaki ilişkiyi belirlemek ve bu ilişkinin cinsiyete ve öğrenim görülen bölüme göre değişimini incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye’nin Kuzeydoğusunda yer alan bir devlet üniversitesinde öğrenim görmekte olan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak öğretmen adaylarının demografik bilgilerini elde etmek için araştırmacılar tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Sarıgül (2015) tarafından geliştirilen finansal okuryazarlık tutum ve davranış ölçeği ile Norvilitis ve ark. (2003) tarafından geliştirilen, Sunal (2012) tarafından da Türkçeye uyarlanan finansal iyilik hali ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz, Bağımsız Gruplar t-Testi, ANOVA, Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre finansal okuryazarlık tutum ve davranışları ile finansal iyi oluş arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Finansal okuryazarlık tutum ve davranışları ile finansal iyi oluşun cinsiyet ve öğrenim görülen bölüm düzeyinden bağımsız olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarına, finansal okuryazarlık eğitiminin verilmesinin onların finansal iyi oluşlarını olumu yönde etkileyeceği, böylece hem bireysel hem de toplumsal olarak ekonomik refaha katkıda bulunulabileceği söylenebilir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim