Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    Maun, Dut ve Kızılağaç Odunlarının Toprakta Gelişen Çeşitli Zararlı Organizmalara Karşı Maruz Kalması Sonrasında Meydana Gelen Renk Özelliklerinin Belirlenmesi

    Ayata, Ümit; Ulay, Göksel

    Her ağaç türü farklı yapısal özelliklere sahip olduğundan dolayı, aynı aktif toprak ortamında bulunan ve bu ortamda gelişen çeşitli zararlı organizmalara karşı farklı bir direnç özelliği sergilemektedir. Bu çalışmada, dut, maun ve kızılağaç odunlarına ait olan deney örnekleri aktif olan toprak ortamındaki 12 hafta sürenin renk özellikleri üzerine etkisi araştırılmıştır. Bekletme süresinin tamamlanmasının ardından, deney numuneleri toprak içinde kalan kısımları çıkarılmıştır. Akabinde su ile yıkanarak, iklimlendirme kabininde kurutulmuştur. Daha sonra deney örnekleri üzerinde renk parametrelerine ait olan ölçümler yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, b*, L*, C*, a* ve ho parametreleri için varyans analizi sonuçları anlamlı olarak elde edilmiştir. Toplam renk farkı değerlerinde ise en düşük kızılağaçta ∆E*: 11.54 olarak elde edilirken, maun odununda ∆E*: 18.11 ve dut ahşabında ∆E*: 19.07 olarak bulunmuştur. Her üç ağaç türü için aktif toprağa maruz kalması sonrasında L*, a*, b* ve C* değerlerinin azaldığı görülmüştür. ho değerinde ise maun ve kızılağaç odunlarında artışlar görülmüş, dut odununda ise azalmalar elde edilmiştir. Yapılan toprak testinin ahşap malzemelerin yapısal özellikleri ile sahip oldukları doğal renginde değişikliklere sebep olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleYalnız künye2023
    A Cross-Cultural Analysis of a Turkish EFL Textbook: Hu and McKay's Analytic Framework

    Dolgunsöz, Emrah; Azimzadeh, Monireh

    Due to rapid globalization, culture is an essential element of foreign language pedagogy. Cross-cultural communication and foreign language learning have become increasingly important since it provides the common basis for intercultural contact. Textbooks are crucial pedagogical resources in the EFL context since they are the primary sources of building intercultural understanding. The main purpose of this study was to explore how a local Turkish EFL textbook presented interlingual and intercultural diversity in Turkish EFL classrooms. Hu and McKay's (2014) analytic framework was adopted to investigate the linguistic and cultural contents of the textbook. The findings revealed that the textbook needed more group work activities, which does not promote communication enough. In addition, the cultural content was dominated by the native culture (Turkish). In the textbook, mainstream contexts (i.e., family, school, holidays) along with local Turkish cultural elements formed the majority of the settings. In addition, places, names, and events were mainly from Turkiye, while these elements from other cultures, including Anglo-American, were limited. Finally, cross-cultural conversations were included; however, the topics chosen were about Turkiye and popular culture. These findings were discussed regarding cross-cultural communication, EIL and practical ELT pedagogy.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Combination of Conventional Ball Mill and Stirred Mill to Obtain Ultra-Fine Talc

    Uçurum, Metin; Güleç, Ömer; Toraman, Oner Yusuf

    In this study, it was investigated that talc ore could ground to very fine sizes using a combination of conventional ball mill and vertical stirred mill. Firstly, the conventional ball mill parameters such as mill speed (% of critical speed), material filling ratio (Jb), ball filling ratio (fc), ball size distribution (10-20-30-40 mm, %), grinding aid ratio (% of powder) and grinding time (min.) were optimized using classic experimental design. As a result of the optimization, fine talc product was obtained with d90=93.52 µm particle size. In the second stage, the ball mill product was re-milled using a stirred mill. As a result of study, a final ultra-fine talc powder was obtained after 60 minutes grinding time with d50=1.85 µm particle size and 14058 cm2/g total surface area. It has been seen that the conventional ball mill+stirred mill combination effective a process to obtain talc powder that suitable for industrial use.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ortak Kimlik Hafızasının Oluşturulma Sürecinde Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları: Gümüşhane Örneği (1933-1940)

    Uğur, Uçar

    Millî Mücadele’nin başarılı bir şekilde sonuçlanmasının ardından Türk Devleti’nin siyasi rejiminin adı 29 Ekim 1923 tarihinde konulmuştur. Cumhuriyet, sadece bir devlet şeklini değil aynı zamanda Anadolu İhtilali ile ilk yapraklarını açan Türk tarihinin temelini oluşturmaktadır. Cumhuriyet, Türk milletinin hem siyasi rejimi hem de yaşama iradesidir. Bu durumun en önemli göstergesi ise Cumhuriyet’in ilanının bayram olarak kutlanmasıdır. Cumhuriyet’in ilanı kutlama törenleri hem yurtiçinde hem de yurtdışı temsilciliklerinde büyük bir coşku içerisinde gerçekleşmiştir. Gümüşhane’de de Cumhuriyet Bayramı kutlamaları halk tarafından bayram havasında kutlanmıştır. Cumhuriyet kutlamaları, genel merkez tarafından belirlenen program dâhilinde gerçekleşmiş ve bu törenler inkılâpların yerleşmesi hususunda çok önemli görevleri yerine getirmiştir. Bu kutlamalar ile Cumhuriyet’in önemi her kesimden halka anlatılarak halkın yeni siyasi rejim hakkında bilgi sahibi olması sağlanmıştır. Böylece bayram kutlamaları, halkın kaynaşması ve millî değerleri yakından tanıyarak benimsemesi için en iyi araç görevini üstlenmiştir. Gümüşhane’de Cumhuriyet Bayramı kutlamaları toplumsal birlikteliği sağlayarak ortak bir kimlik hafızası oluşturmuştur. Bahse konu olan kutlamalar sayesinde siyasi rejime karşı halkın duyguları güçlendirilmiştir. Bu çalışmada 1933-1940 yılları arasında Gümüşhane’de gerçekleştirilen Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları ele alınmaktadır. Çalışmanın hazırlanmasında belirlenen tarihler arasında Gümüşhane’de yayınlanan yerel gazeteden, Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi’nden, süreli yayınlardan, telif ve tetkik eserlerden yararlanılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Siber Stalklama Ölçeği’nin Türk Kültürüne Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması

    Demir, Mustafa; Koçak, Lokman; Özgöl, Mustafa

    Bu araştırmada, Siber Stalklama Ölçeği’nin Türk kültüründeki geçerlik ve güvenirliğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubu, yaş aralığı 19-47 arasında değişen 162 kadın ve 103 erkek olmak üzere toplamda 265 yetişkinden oluşmaktadır. Geçerlik işlemleri kapsamında açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) kullanılmıştır. AFA sonucunda modeli %37.65 oranında açıklayan tek faktörlü bir yapı elde edilmiştir. DFA sonucunda ise modelin veri ile uyumunun iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir (X2/sd= 1.63, CFI= .95, GFI= .93, AGFI= .89, RMSEA= .06, SRMR= .05). Güvenirlik için Cronbach alfa iç tutarlık katsayıları AFA ve DFA örneklemleri için sırasıyla .81 ve .83, iki yarı test güvenirliği ise .77 ve .76 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen bu bulgular, ölçeğin Türk kültüründe geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex5TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Bayburt İlinde Yetişen Yabani Meyvelerin Tespiti ve Bazı İncelemeler

    Sefali, Abdurrahman

    Bu çalışmada, 2019–2021 yılları arasında Bayburt ilinde tespit edilen 11 familyanın 20 cinsine ait 54 odunsu, etli, yabani meyve bulunduran takson verilmiştir. 54 taksonun 4’ü (%7,4) endemiktir. Tespit edilen taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımları şöyledir; %67’si çok bölgeli ya da bölgesi bilinmeyenler, %15’i Akdeniz, %9’u İran-Turan, %7’si Karadeniz ve % 1’i ise Hirkanya-Karadeniz fitocoğrafik bölge elementidir. Alan içerisinde en fazla takson sayısına sahip familya, 30 takson ile Rosaceae (%56) olmuştur. 7 takson sayısına sahip olan Rosa en yaygın cinstir. Ayrıca 8 takson Bayburt ili için yeni kayıt olarak verilmiştir. Boz ayı (Ursus arctos Linneaus, 1758) ve kaya sansarı (Martes foina Linnaeus, 1758)’nın yabani meyve ağaçlarının yakınında dışkıları tespit edilmiştir. Bayburt şehir pazarında ise alıç (Crataegus x bornmuelleri Zabel ex K.I.Chr. & Ziel., C. orientalis Pall. ex M.Bieb. subsp. orientalis ve C. tanacetifolia (Poir.) Pers.), elma (Malus sylvestris (L.) Mill. subsp. orientalis (Uglitzk.) Browic var. orientalis), armut (Pyrus elaeagnifolia Pall. subsp. kotschyana (Boiss.) Browicz), yunuseriği (Prunus divaricata Ledeb. var. divaricata), çakal eriği (P. spinosa L.) ve kuşburnu (Rosa ssp.) türleri Bayburt şehir pazarında satılmaktadır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Milli marka duyarlılığı ve marka farkındalığının satın alma niyetine etkisi

    Bilgin, Yusuf; Pabuçcu, Tuğba

    Bu araştırmanın amacı, tüketici etnosentrizmi kapsamında millî marka duyarlılığının tüketicilerin satın alma niyetine etkisini incelemektir. Buna ek olarak, araştırmada marka farkındalığının tüketicilerin satın alma niyetine etkisinin test edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın evrenini, sosyal medyada en fazla takipçi sayısına sahip Türk menşeli on beyaz eşya markasını Facebook ve Instagram’da aktif olarak takip eden kullanıcılar oluşturmaktadır. Çevrim içi anketler vasıtasıyla 615 katılımcıdan elde edilen veriler, Yapısal Eşitlik Modellemesi (AMOS 24.0) kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, millî marka duyarlılığının tüketicilerin marka farkındalığı ve satın alma niyetleri üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Buna ek olarak, analiz sonuçları marka farkındalığının tüketicilerin satın alma niyetlerini pozitif etkilediğini göstermektedir. Dahası, araştırma sonucunda marka farkındalığının millî marka duyarlılığının tüketicilerin satın alma niyetlerine etkisinde aracılık rolüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırmada ulaşılan sonuçlar, Türk menşeli beyaz eşya markaları için millî marka hassasiyetine sahip tüketicilere yönelik pazarlama eylemlerinin marka farkındalığını artırmada ve tüketicileri satın almaya teşvik etmede işlevsel olduğunu göstermektedir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    The Future of Export-Based Growth Policies in the Turkish Economy: An Econometric Simulation Approach

    Coşkun, Hüseyin; Imamoglu, Ilyas Kays

    The failure of the import substitution industrialization policies implemented in the Turkish economy between 1960 and 1980 led to the adopting of export-oriented policies for economic growth. In 1980, radical transformations were experienced in economic policies. Since 1980, exports have been attributed important meanings for sustainable economic growth. Therefore, this study analyzes the long-run and short-run relationship between exports and economic growth in the Turkish economy by using the ARDL bounds test approach with annual data sets for the period 1987-2021 and forecasts Turkey's GDP per capita for the period 2022-2032 by econometric simulation method. The ARDL model estimation results show that exports have a statistically significant and positive effect on economic growth in the short and long run. According to the forecast analysis, it has been determined that the per capita GDP in 2032 will be $20990 in the base export scenario, $17327 in the low-export scenario, and nearly double to $25157 in the high-export scenario. These results show that it is possible for the GDP per capita to nearly double in the next ten years in the Turkish economy. Still, policy components are needed to increase exports by an average of 13.86% annually to reach these figures.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Gerçekçi Matematik Eğitimi Yaklaşımının İlkokul Öğrencilerinin Matematik Performansına Etkisi: Meta-Analiz

    Filiz, Tunahan

    Bu çalışmada, gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının ilkokul öğrencilerinin matematik performansına etkisini inceleyen deneysel ve yarı deneysel çalışmaların meta-analiz yöntemiyle analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME) yaklaşımının ilkokul öğrencilerinin matematik performansı üzerindeki etkisi rastgele etkiler modeli dikkate alınarak belirlenmiştir. Ayrıca, GME yaklaşımının ilkokul öğrencilerinin matematik performansı üzerindeki etkisinin sınıf düzeyine, matematik öğrenme alanına, bağımlı değişkene, deneysel işlem süresine ve örneklem büyüklüğüne göre anlamlı bir farklılık oluşturup oluşturmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler kullanılarak farklı veri tabanları üzerinden yapılan aramalar neticesinde dahil edilme kriterlerini karşılayan toplam 15 çalışma analize dahil edilmiştir. 15 çalışmadan toplam 31 etki büyüklük değeri hesaplanmıştır. Analize dahil edilen çalışmalar Comprehensive Meta Analysis (CMA) paket programı kullanılarak analiz edilmiş, etki büyüklük değerlerinin hesaplanmasında Hedges’s g katsayısı hesaplanmıştır. Analize dahil edilen çalışmalar heterojen bir dağılım (Q=83,409, p<.05, I2=63,948) gösterdiği için, elde edilen verilerin analizinde rastgele etkiler modeli kullanılmıştır. Heterojenliğin belirlenmesinde, etki büyüklük değerlerinin heterojen olarak dağılıp dağılmadığını gösteren Q istatistik değeri ve varyansın toplam varyansa oranını ifade eden I2 istatistik değeri hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda, GME yaklaşımının ilkokul öğrencilerin matematik performansı üzerinde pozitif yönde ve orta düzeyde bir etkiye (Q=83,409, p<.05, I2=63,948) sahip olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Osmanlı Dönemi Arap Edebiyatı Seyahatnamelerinde İstanbul

    Ünalan, Ibrahım

    İstanbul Osmanlı Devleti’nin siyasi, idari ve kültür başkenti olduktan sonra Osmanlı’nın Arap vilayetlerinde yaşayan milletler, resmî işlerini yapabilmek veya devlet yöneticileriyle görüşmek için sık sık İstanbul’a ziyaretler gerçekleştirmiştir. Osmanlı dönemine mensup Arap seyyahlar da çeşitli görevler veya görüşmeler için İstanbul’a seyahatler düzenlemişlerdir. Bu seyahatleri boyunca karşılaştıkları olumlu ve olumsuz durumları, yol güzergâhlarını, İstanbul’un tarihî ve doğal güzelliklerini seyahatnamelerinde anlatmışlardır. İstanbul her seyyah için ayrı bir şey ifade etmiş ve her seyyah İstanbul’a farklı bir gözle bakmıştır. Yüzyıllar boyunca tarihî ve doğal güzellikleriyle seyyahların merak duyduğu ve seyahatler düzenlediği bu şehir, Osman dönemi Arap seyyahlarını da etkilemiştir. Osmanlı dönemi seyyahlarından Bedruddîn el-Gazzî’nin el-Metâli‘u’l-Bedriyye fi’l-Menâzili’r-Rûmiyye, Muhibbuddîn el-Hamevî’nin Bevâdî’d-Dumû‘i’l-‘Andemiyye bi-Vâdî’d-Diyâri’r-Rûmiyye, Ali b. Muhammed Temgrûtî’nin en-Nefhatu’l-Miskiyye fi’s-Sifâreti’t-Turkiyye, Muhammed Kibrît’in Rihletu’ş-Şitâ ve’s-Sayf, Kutbuddîn Nehrevâlî’nin el-Fevâidu’s-Seniyye fi’r-Rihleti’l-Medeniyye ve’r-Rûmiyye, Muhammed Hâfızuddîn el-Kudsî’nin İsfâru’l-Esfâr ve Ebkâru’l-Efkâr, İbrâhîm b. Abdirrahmân el-Hıyârî’nin Tuhfetu’l-Udebâ ve Selvetu’l-Gurabâ ve el-Âlûsî’nin Neşvetü’ş-Şemûl fi’s-Seferi ilâ İslâmbûl, Neşvetu’l-Mudâm fi’l-‘Avdi ilâ Dâri’s-Selâm ve Garâibu’l-İğtirâb ve Nüzhetü’l-Elbâb fi’z-Zehâbi ve’l-İkâmeti ve’l-İyâb isimli seyahatnameleri İstanbul hakkında çeşitli bilgiler içermektedir. Bu çalışmada seyyahların söz konusu seyahatnamelerindeki İstanbul gezilerinden, İstanbul’da yaşadıkları olaylardan ve İstanbul’a dair izlenimlerden söz edilecektir.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    DERİN ÖTEKTİK ÇÖZÜCÜNÜN Rheum ribes KÖKLERİNDEN FENOLİK BİLEŞİK EKSTRAKSİYONU ÜZERİNE ETKİSİ

    Kantar, Naciye Kutlu

    Bu çalışmada ışkın bitkisi (Rheum ribes) köklerinden biyoaktif bileşik eldesinde farklı çözücü tipleri değerlendirilmiştir. Yeşil çözücü olarak kolin klorür ve laktik asit ile hazırlanan farklı molar oranda (1:1, 1:2, 1:3) derin ötektik çözücüler ve su kullanılmıştır. Toplam fenolik bileşik miktarı derin ötektik çözücü ile etanol ekstraktına benzer olarak yüksek bulunmuştur. Toplam flavonoid bileşik ekstraksiyonunda en yüksek değer etanol ile elde edilirken ikinci sırada derin ötektik çözücü gelmektedir. Antioksidan aktivite üzerine ise en etkili çözücünün derin ötektik çözücü (1:3) olduğu saptanmıştır. Ek olarak temel bileşen analizi ile farklı çözücüler kullanılarak hazırlanan ışkın ekstraktlarının biyoaktif içerik (toplam fenolik, toplam flavonoid bileşik, antioksidan aktivite) açısından benzerlik/farklılıkları değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, ışkından biyoaktif bileşik ekstraksiyonunda organik çözücülere alternatif olarak derin ötektik çözücünün kullanımı uygun bulunmuştur.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye’deki Profesyonel ve Amatör Lig Futbolcularının Organik Gıda Tercihlerinin Belirlenmesi

    Kul, Murat; Gıdık, Betül; Gidik, Osman; Evli, Fatih; Evli, Meltem

    Bu çalışmanın amacı amatör ve profesyonel liglerde futbol oynayan sporcuların organik gıda tercihlerini, medeni durum, oynadığı lig, yaş, spor yaşı, eğitim durumu, kronik sakatlık durumu, oynadığı mevki, gelir düzeyi gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Çalışma, amatör liglerde oynayan 838, profesyonel liglerde oynayan 233, toplamda 1071 futbol oyuncusu üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, “Organik ürün tüketimini etkileyen faktörler ve tutumlar üzerine bir saha çalışması” (Sarıkaya, 2007), “Erciyes Üniversitesi İİBF akademik ve idari personeli ile İİBF işletme gündüz ve ikinci öğretim öğrencilerinin organik ürünleri algılamaları” (Kacur, 2009) ölçekleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde iki bağımsız değişken arasındaki anlamlı farkın olup olmadığını belirlemek amacı ile t-Test kullanılmıştır. Birden fazla bağımsız değişkenin kendi aralarındaki ilişkiyi belirlemek amacı ile Anova, hangi grupların arasında anlamlı fark olduğu ise Tukey Post Hoc testi uygulanmıştır. Sonuçta katılımcılarım medeni durum, kronik hastalık durumu, yaş, eğitim durumu, oynadığı lig ve gelir durumu değişkenlerinde anlamlı fark tespit edilmiştir. Bununla birlikte katılımcıların organik gıdalar hakkında bilgi sahibi oldukları ve organik gıdaları sağlıklı buldukları sonucuna da ulaşılmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye Florası İçin Yeni Bir İstilacı Bitki Kaydı: Grindelia hirsutula Hook. & Arn.

    Sefali, Abdurrahman; Uzun, Kübra

    Türkiye’de son yıllarda birçok istilacı bitki kaydı verilmiştir. Bunların bazıları tıbbi ve ekonomik öneme sahip olduğundan bahçe veya tarla kaçkını olarak değerlendirilmektedir. Bahçe kaçkını olduğu düşünülen ve tıbbi kullanımı (üst solunum yolları enfeksiyonlarının tedavisi) olan Grindelia hirsutula stilacı bir bitki olarak Kütahya ilimizde tespit edilmiştir. Bu istilacı bitki kaydı aynı zamanda ülkemiz florası için yeni bir cins kaydı (Grindelia) niteliğindedir. Bitkiye ait betimlemelerin yanı sıra fotoğraflar ve ayırt edici karakterler (papus kılçıkları, glandular tüyler ve yaprak özellikleri gibi) makalede sunulmuştur. Grindelia hirsutula’nın ülkemiz florasında yer alan Inula cinsinden farklılıkları belirlenmiştir. Bitkinin Kew Herbaryumu’nda bulunan isotip örneğine ait bilgilere ve dünya üzerindeki yayılışına yer verilmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Evaluation of Noise Levels in Flour Factories in Terms of Occupational Health and Safety

    Albayrak, Sirer; Melike, Yağcı; Ozdemir, Mustafa

    This study aims to determine the daily noise exposure levels in flour mills and evaluate the effects on the health and safety of workers. The study measured the equivalent sound pressure levels of workers exposed in two flour mills operating in Konya province in dBA. The factories include machines with high noise levels, such as sifters, sieves, and rollers. A Type-2 class sound pressure level meter was used in the measurements taken in accordance with ISO 9612: 2009 standard. Based on the measured values, the A-weighted equivalent sound pressure levels were determined, and the daily personal noise exposure levels were calculated taking into account the working hours. It was determined that the equivalent sound pressure levels and the daily individual noise exposure levels of the workers were in the range of 88.2-97.7 dBA and 87.9-97.4 dBA, respectively, and above the minimum daily personal exposure limit (80 dBA) specified in the legislation. As a result of the study, it was evaluated that the noise in flour mills can negatively affect the health and safety of workers as well as their job performance.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Covid-19 Pandemisinde Trabzon İli Tıbbi Atık Verilerinin Değerlendirilmesi

    Fandaklı, Seda; Ates, Fatih; Atar, Büşra

    Nüfusun, şehirleşmenin ve toplumsal refah düzeyinin artışı, teknolojinin gelişmesi, satın alma gücünün artışı, tüketim alışkanlıklarının değişimi, hizmetlerde lüks ve kalite arayışı atık miktarını artırmaktadır. Bu çalışmada, ayrı atık toplama ve azaltma stratejileri ile Trabzon İl Ambulans Servisi ve Toplum Sağlığı Merkezleri'nin atık yönetimini ve bu kurumlardaki atık miktarı ve dağılımına Covid-19'un etkisini incelenmiştir. Covid-19 enfeksiyonunun atık miktarına ve dağılımına etkisini incelemek için ülkemizde Covid-19 enfeksiyonunun ilk görüldüğü 2020 yılı ile önceki ve sonraki yılların verileri karşılaştırılmıştır. Trabzon İli Ambulans Servisinde, ülkemizde ilk Covid-19 vakasının görüldüğü yıl olan 2020 yılında öncesi ve sonrası yıllara göre daha fazla tıbbi atık miktarı (8641 kg) ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Toplum Sağlığı Merkezinde ise 2020 yılında oldukça fazla artış gösteren tıbbi atık miktarı, en fazla 2021 yılında (5350 kg) olarak gerçekleşmiştir. Tıbbi atık yönetimi çeşitli riskleri de bünyesinde barındıran maliyetli bir süreçtir. Mevzuata uyumlu atık yönetimi ile riskler engellenebilir ve karşılaşılabilecek iş kazaları da minimize edilebilir. Atık yönetiminin bütün evrelerinde dikkat edilmesi gereken nokta; insan sağlığını, çevre sağlığını ve ekonomiyi olumsuz etkilemeyecek adımların atılmasıdır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Eflatun cem güney masallarının duyarlık eğitimi bağlamında incelenmesi

    Kodan, Hülya; Kutmaral, Dilek

    Bu araştırmada Eflatun Cem Güney masallarının duyarlık eğitimi bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada Eflatun Cem Güney’in eserlerinden elde edilen verilerin nitel bir yaklaşımla yorumlanıp değerlendirilmesinden dolayı nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler, doküman incelemesi kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak çözümlenmiştir. Eflatun Cem Güney’in 20 masalı bu araştırmanın materyalini oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Duyarlık Kategori Formu kullanılmıştır. Sonuç olarak eserlerde geçen duyarlıkların çocukların anlam dünyasına uygun olduğu görülmüştür. Belirlenen 35 duyarlık konusunun 4’ü hariç diğerleri değişik miktarlarda eserlerde tespit edilmiştir. Bu doğrultuda incelenen eserlerin duyarlık konuları yönünden zengin olduğu tespit edilmiştir. Bu eserlerin okurlarda duyarlık konusunda farkındalık kazandırabileceği sonucuna varılmıştır. Eflatun Cem Güney’in eserlerinin duyarlık açısından zengin olmasının çocukların gelişimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Çocukların kitap okuma sevgisinin ve alışkanlığının oluştuğu bu dönemde doğru iletiler içeren ve duyarlık konularında oldukça zengin olan bu eserlerle tanışmaları kişilik ve ahlaki gelişimleri açısından önem arz etmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Trends of Research on Self-Efficiency in the field of Turkish Education

    Maden, Sedat; Özgen, Akif

    In this study, it is aimed to evaluate the articles and theses prepared on self-efficacy in the fields of Turkish education and teaching Turkish as a foreign language from different aspects and to reveal their general tendencies. The research is limited to articles and theses on self-efficacy published between 2009-2022 in Turkey. For the sample, searches were made on the databases of YÖK National Thesis Center, TR Index, Google Scholar, ResearchGate and DergiPark. As a result of these scans, a total of 127 academic studies on self-efficacy were identified. The identified academic studies consist of 34 postgraduate theses (master's-doctorate) and 93 articles. Qualitative research method was used in the research. The data of the research was collected through document analysis, and the content analysis method was used in the analysis of the data. As a result of the examinations, it has been determined that the master's theses are more than the doctoral theses. When the distribution of graduate theses according to universities is examined, Çanakkale Onsekiz Mart University took the first place. It has been concluded that the most frequently used research method is the quantitative research method.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Soya proteini izolatı-fruktoz glikasyon konjugatlarının yapısı ve bazı teknofonksiyonel özellikleri üzerine ultrason işleminin etkisi

    Yüzer, Mustafa Onur

    Bu çalışmada, konjugatlar ultrasonik işlemden (130 W, 20 kHz) 5 ve 15 dakika sonra soya protein izolatı (SPI) ve fruktoz (F) sulu dispersiyonlarının ısıtılıp glikasyon reaksiyonu (95 oC, 30 dakika) gerçekleştirilmesiyle hazırlanmıştır. Ultrasonik ön işlemin, elde edilen SPI-F konjugatlarının yapı ve fonksiyonel özellikleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Serbest amino grupları, aşılama derecesi ve FT-IR analizleri SPI-F konjugatlarının oluşumunu doğrulamıştır. Ultrasonik işlem glikasyon reaksiyonunu teşvik etmiştir. Konjugatların yapısal ve fizikokimyasal özelliklerindeki değişiklikler SPI’nin su tutma ve yağ tutma özelliklerinin düşmesine neden olsa da emülsifikasyon özelliklerini geliştirmiştir. Bu nedenle, emülsifikasyon özelliklerini kontrol etmek için soya proteini glikasyon konjugatlarının yapısını değiştirmek için optimum bir ultrasonik ön işlem kullanılabilir. Bu bulguların, gıda emülsiyonu ve diğer sistemlerde glikasyonla modifiye edilmiş protein-sakarit ikili sistemlerinin uygulanması için yararlı olacağı düşünülmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ultrasonic extraction conditions using response surface methodology: total phenolic content of bee pollen

    Sahin, Huseyin; Can, Zehra; Gürgen, Ayşenur; Kara, Yakup

    Bee pollen plays a significant role in bee nutrition, bee population sustainability, pollination processes, and its health and nutritional benefits for humans. It contains protein, vitamins, minerals, and antioxidants, offering valuable nutritional properties. The total phenolic content (TPC) is an important parameter in determining the nutritional and health value of pollen. The presence of high levels of phenolic compounds in pollen enhances their health benefits and can provide protective effects against diseases by combating oxidative stress. In the study, ultrasonic extraction conditions for pollen were optimized using the Response Surface Method to maximize TPC. The experimental study was designed according to Box-Behnken design: 30–70% ethanol ratio, 5–15 min of extraction time, and 10–20% ultrasonic amplitude modulation (AM). The TPC of the obtained extracts were determined using the Folin-Ciocalteu procedure. The optimal extraction conditions were predicted as 60.012% ethanol ratio, 11.054 min, and 19.160% AM for reaching 9.572 mg/GAE g extract.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Üniversite Öğrencilerinde Günlük Alınan Besin Öğeleri Dağılımının ve Metabolik Sendrom Riskinin Belirlenmesi: Bayburt Üniversitesi Örneği

    Akeren, Zahide; Kaya, Oncagül

    Amaç: Bu çalışma, Bayburt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören öğrencilerin günlük alınan ana besin öğeleri dağılımının ve metabolik sendrom riskinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntemler: Araştırma verileri Aralık 2022-Şubat 2023 tarihleri arasında yüz yüze toplandı. Çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilere “veri toplama formu” ve “Metabolik Sendrom Araştırma Formu” doldurtulduktan sonra 24 saatlik besin tüketim kaydı verildi. Geriye dönük olarak tüketilen besinlerini kaydetmeleri istendi ve bu işlemler toplamda 15-20 dakika arasında bitirildi. Beslenme kayıt formları ile elde edilen veriler, “Beslenme Bilgi Sistemi (BeBİS 9.0) programı” kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Üniversite öğrencilerinin metabolik sendrom risk ortalamasının 6,26±2,03 olduğu, %82,9’unun orta ve yüksek risk grubunda olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin tanıtıcı bilgileriyle metabolik sendrom riski karşılaştırıldığında; 26-30 yıl (9.57±2.99), grubunda olan öğrencilerin metabolik sendrom riskinin 15-20 yıl (6.10±2.20) ile 21-25 yıl (6.20±1.73) gruplarında yer alan öğrencilerden anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). Öğrencilerin metabolik sendrom risk düzeyleri ile cinsiyet, bölüm, sınıf, sigara, alkol, fiziksel aktivite ve kronik hastalık varlığı değişenleri arasında anlamlı farklılık bulunmadı (p>0,05). Öğrencilerin metabolik sendrom risk düzeyleri enerji ve ana besin öğeleri alımlarına göre karşılaştırıldığında; alınan toplam enerji (p<0,001), tüketilen su (p=0,010), toplam yağ (p<0,001), karbonhidrat (p<0,001), lif (p=0,020) ve çoklu doymamış yağ (p<0,001) ile aralarındaki istatistiksel anlamlı fark olduğu bulunurken, protein ve alkol (meyve, sebze, fermante ürünler) tüketimine göre anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Sonuç: Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin önemli bir kısmının (%82,9) metabolik sendrom riski taşıdığı, özellikle enerji alımı ko- nusunda dikkatli olunması gerektiği sonucuna ulaşıldı.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin5
    TR Dizinİncele