Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Korkmaz, Özge(16)
- Kuzu, Mehmet(11)
- Yıldız, Şaduman(10)
- Gültekin, Ömer Faruk(9)
- Imamoglu, Ilyas Kays(9)
- Yıldız, Ümit(9)
- Bayramoglu, Turgut(8)
- Okur, Fatih(8)
- Pabuçcu, Hakan(8)
- Bulut, Mehmet(7)
- Durmaz, Atakan(7)
- Elmalı, Kübra(7)
- Ag, Aliriza(6)
- Göktaş, Bora(6)
- Akyol Özcan, Kübra(5)
- Arı, Ari(5)
- Coşkun, Hüseyin(5)
- Doğan, Zeki(5)
- Gülhan, Ünal(5)
- Kara, Adnan(5)
- Kocaoğlu, Fatih(5)
- Kuloğlu, Eşref(5)
- Boz, Füsun Çelebi(4)
- Bozma, Gürkan(4)
- Esmer, Yusuf(4)
- Karaca, Süleyman Serdar(4)
- Ozden, Erdemalp(4)
- Sunaoglu, Serife Kazanci(4)
- Zozik, Adalet(4)
- Acar, Adalet(3)
- Akar, Nuri Çağrı(3)
- Bilgin, Tuba(3)
- Bilgin, Yusuf(3)
- Erer, Deniz(3)
- Erer, Elif(3)
- Eygu, Hakan(3)
- Karcıoğlu, Reşat(3)
- Kaynak, Selahattin(3)
- Tarakçı, İnci Erdoğan(3)
- Şengün, Hayriye(3)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2019Pazar potansiyelinin değerlendirilmesi: türk ihracatçılarının potansiyel pazarlarının belirlenmesi üzerine bir araştırma
Kara, Adnan
Bu çalışmada, Türk ihracatçıları için yabancı ülkelerin pazar potansiyelinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın temel amacı, pazar potansiyelinin değerlendirilmesinde kullanılabilecek faktörleri incelemektir. Araştırmada uluslararası pazarların potansiyeli; ticaret kolaylığı, pazar büyümesi, pazar büyüklüğü ve pazar erişilebilirlik faktörleri ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, Çin, Almanya, Hindistan, ABD ve Birleşik Krallık, Türk ihracatçı şirketler için en yüksek pazar potansiyeli olan ülkeler olarak sıralanmıştır. Ayrıca, ülkeler altı kümeye ayrılmış ve potansiyeli yüksek olanlar belirlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2019Türkiye’deki İşletme Gruplarının Çeşitlendirme Stratejilerinin Çeşitlenme Düzeyleri ve Borsaya Kote Olmaları Bakımından Karşılaştırılması: Eski ve Yeni Dönem İşletme Grupları
İlhan, Ahmet
Örgüt ve yönetim alanında son dönemlerde büyük şirketlerkesiminde işletme grupları oldukça dikkat çeken konulardanbirisi haline gelmiştir. Çünkü işletme grupları, ekonomik dönüşümün yaşandığı sanayileşme süreciyle birlikte ortaya çıkan vegelişen örgüt yapılarıdır. Bu çalışmada Türkiye’de 1980 öncesive sonrası ortaya çıkan işletme grupları, uyguladıkları çeşitlendirme stratejilerinin boyutlarından birisi olan çeşitlenme düzeyleri bakımından kıyaslanmıştır. Elde edilen bulgular ışığındaeski dönem işletme gruplarının çeşitlendirme stratejilerine bağlıolarak çeşitlenme düzeyi, firma sayısı ve borsaya kote olan firma sayıları bakımından yeni dönem işletme gruplarından dahayüksek bir düzeye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu noktada eski ve yeni dönem işletme gruplarının ayrıştıkları görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2019Tüketici Sinizmi Kavramı ve Ağızdan Ağıza Pazarlama Eylemlerinin Sinik Tüketici Davranışlarına Etkisi Konusunda Bir Uygulama
Göktaş, Bora
Markayı satın alma işlemini gerçekleştiren bir tüketici markanın sunduğu vaatlerle kullanım sonucunda gerçekleşen arasında bir tutarsızlık gördüğünde bir memnuniyetsizlik duyacaktır. Dahası müşteri markalardan şüphe edebilecek ve sonraki satın alma davranışlarında bir kaygı içerisine düşebilir ve bu da belirsizliği attırabilmektedir. Sonuçta müşteri satın alma konusunda kuşkulara, kaygıya düşecektir ve aldatılma korkusu, güvensizlik gibi düşüncelere sahip olabilecek, markaların hilekar oldukları hissiyatına kapılabilecektir. Tüketicilerin böyle düşüncelere sahip olmasına pazarlama kavramı içerisinde “tüketici sinizmi” denmektedir. Ağızdan ağıza pazarlama ise; bir tüketicinin başka tüketicilerle markalar hakkında konuşması, onlara markanın olumlu ya da olumsuz yanlarını anlatarak etkilemişidir. Eldeki çalışma ile de ağızdan ağıza pazarlamanın tüketicileri sinik davranışlara itip itmediği görülmeye çalışılmıştır. Bunun için öncelikle “tüketici sinizmi” ölçeği kullanılmış ve katılımcıların ne derece sinik oldukları anlaşılmaya çalışılmıştır. Sonrasında ise “ağızdan ağıza pazarlama” ölçeği hazırlanmış ve ağızdan ağıza pazarlamanın tüketici sinizmine etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu sınamayı yapabilmek amacıyla bir anket formu hazırlanmış ve “kolayda örnekleme yöntemi” ile 476 katılımcıya gerçekleştirilmiştir. Bulgularda katılımcıların az da olsa sinik tutumlara sahip oldukları ve yine azda olsa ağızdan ağıza pazarlamanın tüketici sinizmi üzerinde etkisi olduğu görülmüştür. Çalışmada dikkat çeken noktalar ise; erkekler daha sinik tutuma sahiptir, fakat kadınlar ağızdan ağıza pazarlamadan daha fazla etkilenerek sinik tutumlar sergilemektedir. “Tüketici sinizmi” ölçeğinde ve ağızdan ağıza pazarlama ölçeğindeki “kaynağın uzmanlığı” ve “tavsiyenin aldatılmayı azaltması” faktörlerinde katılımcılar yaş arttıkça daha fazla; “tavsiyeye güven” faktöründeyse yaş azaldıkça daha sinik davranışlar göstermektedir. Ayrıca eğitim seviyesi arttıkça tüketicilerin hem sinik tutum dereceleri hem de de ağızdan ağıza pazarlama eylemleri ile sinik davranış seviyeleri artmaktadır.
AtıfOpenAlex12TR Dizin11
İncele - MakaleYalnız künye2019Yoksul İstihdamının Teşviki Yaklaşımı, Türkiye Uygulaması ve Sorunlar
Bulut, Mehmet
Yoksulluğun farklı dinamik ve süreçlerle gelişmesinin yanı sıra yeni durum ve olaylarla yeni nitelik kazanması, yoksulluğu birçok farklı boyutuyla gündeme getirmektedir. Nitekim yoksulluk ve ekonomiyi etkileyen sorunları ekonomilerin en önemli uğraş alanlarından olmuştur. Yoksullukla mücadele sadece gelir dağılımında adaleti sağlama amacına hizmet etmemektedir. Aslına bakılırsa yoksullukla mücadele ekonomik ve sosyal istikrarın yanı sıra güvenlik, adalet, huzur, sağlık gibi amaçları da doğrudan ve dolaylı olarak etkilemektedir. İşsizlik süresinin uzaması kişinin yoksulluk derecesini de derinleştirmektedir. Ayrıca daha makro düzeyde bakarsak, bir ülkedeki işsiz sayısının artışı da yoksulluğun artışına neden olmaktadır. Çalışan yoksulluğu ve çalışmayan yoksulluğu ile mücadelede izlenecek politikalar da farklılık göstermektedir. Ülkemizde yoksulluk sorunuyla mücadele için yoksul istihdamının teşviki son yıllarda düzenlenmiştir. Ancak gerek mevzuata ilişkin gerekse de uygulamaya yönelik sorunlar bulunmaktadır. Nitekim Kanun’da belirtilen yürürlük tarihinin üzerinden iki buçuk yıldan fazla ve Yönetmelikte belirtilen yürürlük tarihinin üzerinden ise bir yıldan fazla süre geçmesine karşın henüz Genelge yayınlanmamıştır ve uygulamaya geçilememiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2019Holdinglerin yapısı ve xutum (borsa istanbul ulusal tüm) endeksi ile xhold (borsa istanbul holding ve yatırım) endeksi arasındaki ilişkilerin analizi
Kuloğlu, Eşref
Bu çalışmada holding firmaların Borsa İstanbul’da yer aldıklarıXHOLD (Borsa İstanbul Holding ve Yatırım Endeksi) ile XUTUM (Borsaİstanbul Ulusal Tüm Endeksi) arasındaki ilişki analiz edilmektedir.Çalışmada öncelikle holding kavramı ve türleri incelenmekte daha sonraholdinglerin Türkiye’de ve dünyada gelişimine değinilmektedir. Sonrakikısımda ise Borsa İstanbul hakkında genel birtakım bilgiler verildiktensonra XHOLD ve XUTUM endeksleri temel anlamda incelenmektedir.Holding firmalar, literatürde ana amacı bağlı firmalarını yönetmekolan firmalar olarak tanımlanmaktadır. Bu yapıların bağlı firmaları ileaynı piyasada tekrar halka açılmaları ile piyasalarda bir anlamdamükerrer bir değer oluşmaktadır. Bu mükerrer değer nedeniylepiyasalarda bir şişme etkisi oluşmaktadır. Çalışmada ise holdingfirmaların piyasalarda oluşturdukları bu şişme etkisi, duplikasyon etkisiolarak ifade edilmektedir.Holdinglerin piyasalarda ortaya çıkardıkları duplikasyon etkisininortaya konulması ana amacında olan çalışmada 2017 ve 2018 yılsonupiyasa verileri ile firmalar ve endeksler analiz edilmektedir. VerilerKamuyu Aydınlatma Platformu veri tabanından alınmıştır. Analizyapılırken XHOLD endeksinde yer alan firmaların piyasa değerleri ileXUTUM endeksinde yer alan firmaların piyasa değerleri dikkatealınmıştır. Bu analize göre amacı bağlı firmalarını yönetmek olan, kendisiüretim ve ticaret yapmayan holding firmalardan kaynaklananduplikasyonun parasal karşılığı 2017 ve 2018 yılları ortalaması için yaklaşık 112 Milyar TL’dir. Bu tutarın oransal olarak karşılığı ise yaklaşık%16 olarak saptanmıştır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2019Econometric Analysis of the Relationship Between Sovereign Credit Ratings and Basic Macroeconomic Variables: An Application on the Upper Middle Income Countries
Durmaz, Atakan; Yıldız, Ümit
In the study beeing investigated therelationship between sovereign credit ratings and basic macroeconomic variables, sovereign credit ratings of 32 countries rated by Standard and Poors (S&P) and five independent variables were examined within the 2008-2017 period by using panel ordered probit model. The results show that as per capita income rises, the likelihood of credit ratings at BB + and lower levels is reduced, increasing the likelihood of having an investment grade BBB- and credit ratings on it. The increase in the per capita income in the countries in the upper middle income group increases the likelihood of reaching the highest BBB level while decreasing the possibility of passing the BB-. The opposite is true for inflation and interest rates. As the general level of prices and the interest rate increase, the rate of increase of the investable level of an upper middle income group decreases and the rate of speculative level increases. While the increase in the general level of prices has strongly increased the likelihood that the countries subject to the study are at the BB- level of the credit rating, it is also strongly reducing the likelihood of being at an investable level such as BBB. On the other hand, there is no systematic relationship between soverign creditratings and the unemployment rate and the exchange rate for the countries in the upper middle income group.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2019Ülke Kredi Notlarının Makine Öğrenme Algoritmaları ile Tahmini
Pabuçcu, Hakan
Amaç – Bu çalışmanın temel amacı makine öğrenme algoritmalarından yapay sinir ağları, sinirsel bulanık mantık denetim ve destek vektör makinelerinin ülke kredi notu tahminindeki başarılarını araştırmaktır.Yöntem – Araştırma problemi ülkelerin kredi puanlarının tahminini bir sınıflandırma problemi olarak ele almaktadır. Seçilen değişkenler ilgili algoritmalar için girdi olarak kullanılmış ve bu algoritmaların sınıflandırma başarıları araştırılmıştır. Kullanılan veri seti ülkelere ait 2016-2018 dönemini kapsayan üç yıllık güncel verilerdir.Bulgular – Kullanılan algoritmaların parametre seçimi için çok sayıda deneme yapılmış ve uygun parametre kümeleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, her üç modelin de tahmin başarısı yüksek olmakla birlikte çok güçlü bir sınıflandırma algoritması olan destek vektör makineleri en iyi sonuçları üreten algoritma olmuştur.Tartışma – Tüm modellerin sınıflandırma başarısının kabul edilebilir olduğunu, kredi notu tayini için kullanılabilecek modeller olduklarını söylemek mümkündür. Örneğin Leshno ve Spector, (1996) çalışmasında YSA modelinin doğru tahmin yüzdesi %72 olarak, Mohapatra, De, ve Ratha, (2010) çalışmasında %75 olarak, Blanco ve diğerleri (2013) çalışmasında ise %92,4 olarak gerçekleşmiştir. Literatürdeki çalışmalarla karşılaştırıldığında analiz sonuçlarının başarılı olduğu görülmektedir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2019Branding Activities: The Survey of A SME’s Which Coffee Chain in Turkey
Göktaş, Bora; Tarakçı, İnci Erdoğan; Akalan, Gökhan
Purpose – With economic growth and angry competition in our country, SMEs to produce only goods and services and present them to the market is not enough for they can continue their existence. Market conditions are also constantly changing due to globalization and changes in customer expectations. Due to the change in consumer expectations and strong competition, SMEs need to maintain their presence, create brand value and strong brand image of their products. Brand is shortly an instrument which conveys the source, quality, benefits difference from its equivalent of the goods and services through the logo, the name and the symbol. Companies' the works and the messages is perceived by the customers creates the brand image. The study was conducted in order to see the success of SMEs operating in service sector in branding studies and The Brand “Kahve Diyarı” is selected as a reference enterprise in this study. Design/methodology/approach – We implemented in-depth interview and survey through the convenience sampling method as the research methods and 305 participants' views were tested. Findings – The Kahve Diyarı brand became an important actor in the coffee industry with the effect of growth in a short time. On the other hand, in the light of the results, it has been determined that the brand image created by Kahve Diyarı branding studies has strengths and weaknesses. Discussion – The participants ' thinking about the brand is in favor of the brand, albeit with a small difference. Due to the determinations in the findings, it was concluded that the brand was partially successful and also proposals were presented it in this regard.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2019Sürdürülebilirlik, Çevresel Riskler ve Çevre Muhasebesi Arasındaki İlişkinin Tespiti: Erzurum İlinde Bir Araştırma
Güler Sülük, Rana; Ag, Aliriza
Amaç – Bu çalışmada sürdürülebilirlik kavramı çeşitli boyutlarıyla ele alınmakla birlikte Erzurumili organize sanayi bölgesindeki üretim işletmelerinin sürdürülebilirlik, çevre, çevresel riskler veçevre muhasebesi konularına yönelik yaklaşımları tespit edilmeye çalışılmıştır.Yöntem – Bu araştırmada, verilerin toplanmasında anket yöntemi kullanılmıştır. Bu konudabelirtilmesi gereken önemli noktalardan biri araştırmanın teorik çerçevesinin oluşturulması veuygulama aşamasında literatür tarama yönteminden yararlanılmış olmasıdır. Anket yoluyla eldeedilen veriler frekans analiziyle incelenmiş olup kurulan hipotezler Çoklu Regresyon ve Korelasyonanalizine tabi tutulmuştur.Bulgular – Sürdürülebilirlik, çevresel riskler, çevre muhasebesi ve çevre politikalarına yönelikoluşturulan hipotezlere göre yapılan analizlerde ortaya çıkan değerlerin anlamlı ve pozitif etkiyesahip olduğu görülmüştür. Bununla birlikte araştırma bölgesindeki işletmelerin çevresel konularve çevre muhasebesi hakkında düşüncelerine yönelik yapılan analizde, şirketlerin %89.2’sininçevresel sorunların önlenmesinde çevre ile dost alternatif kaynaklarının kullanılmasınıönemsedikleri tespit edilmiştir.Tartışma – Bu çalışmanın sonucunda elde edilen bulgulardan hareketle işletmelerinsürdürülebilirliği anlayabilmeleri ve bünyelerinde en iyi şekilde uygulayabilmeleri için ilgili kurumve kuruluşlardan özellikle bölgede bulunan üniversitelerden destek alması önerilebilir. Diğeryandan işletmelerin sürdürülebilirlik konusundaki tutumlarının çevre muhasebesi ve çevrepolitikalarına uygun olması ve işletmelerin çevre sorunlarını önlemesi için çevreyi koruyupgeliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarına önem vermesi gerektiği söylenebilir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018Ekonofizik yaklaşımı ile kentsel rekabetçilik indeksinin oluşturulması
Dönmez, Cem Çağrı; Atalan, Abdulkadir
Kentsel ekonomi problemlerinin analizi için birçok ekonomik metotlar kullanılmıştır. Ancak günümüzde daha farklı bir yaklaşım olan ekonofizik metodu ile fiziğin temellerini oluşturan yasaların ekonomide de geçerli olacağı, yapılan bilimsel araştırmalar sonucu somut bir şekilde ortaya konulmuştur. Kentsel rekabetçilik için önemli olan parametreler dikkate alınarak kentsel rekabetçilik indeksi oluşturulmuştur. Ancak bu parametreler arasında yer alan kent popülasyon yoğunluğunun kent ekonomisinde ve buna bağlı olarak kentsel rekabetçilik indeksinde etkili olmadığı görülmektedir. Bu çalışmada, ekonofizik yaklaşımı ile oluşturulan kentsel rekabetçilik indekslerinin kent ekonomilerinde olan belirsizliğin ve dengesizliğin giderilmesi amaçlanmış olup, ekonofiziğin kuramlarından olan istatistiksel fizik yöntemiyle sayısal veriler kullanılarak kent ekonomisinde gelecek dönemler için somut bir sonuç elde edilmiştir. Kentlerin ekonomisinde belirsizliğin ve dengesizliğin azalmasıyla, diğer kentler ile rekabette daha güçlü olacakları bu çalışma ile ortaya konulmuştur
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018Which product category has the largest effect on consumers’ retail store choices? lead product approach
Başar, Enes Emre
The presence of a large number of actors in the retail sector in recent years has led to intense competition. For this reason, it is increasingly important to determine the factors that affect retailer store preferences of consumers. In this direction, it is seen that a lot of studies have been done in the field of marketing. It has been generally focused that in these studies, low price, distance / location, store atmosphere and image, product variety and quality. These studies, however, have not revealed how the products consumers are planning to purchase have an effect on retailer store preferences. The lead product concept expresses which product categories are important in the retail store preference and explains consumer purchasing processes, thus providing a different perspective on retailer store preference. In this respect, the current study has tried to determine which product category is the lead product and examined the effects of lead product retailer's store preference. Thus, it is aimed to fill an important gap in the literature. In the scope of the research, the obtained data via the survey method from 444 consumers aged 18 years and living in the central district of Erzurum were analyzed. Findings show that fruit-vegetable product category is the lead product due to it has the greatest influence on consumers' retail store preferences
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2018Investigation of effectiveness of deposits bank of turkey with data envelopment analysis
Oktay, Erkan; Akyol Özcan, Kübra
Effective banking industry operations which have an important place in the financial system, is very important for the development of the country's economy. Although the economic crisis in 2000 had affected the Turkish banking sector, , it has a strong structure today, thanks to regulatory measures from the Turkish government. This study deals with the effectiveness of the Turkish banking sector. We compared and analyzed the data for the period 2012-2016. In the study the effectiveness of a total of 23 deposit banks were measured by the input-oriented Data Envelopment Analysis (DEA) method under the fixed return (CCR) and variable return on scale (BCC) assumptions. This study finds two public, two private, and and seven foreign capital banks were effective
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2018Dünya Ticaret Örgütü’nün Çevre Koruma Politikaları
Yıldız, Seçil Gül Meydan; Şengün, Hayriye
Kalkınma stratejilerinin doğal kaynaklar üzerinde yarattığı, olumsuz etkilerin biyosferinekolojik dengesini bozması ve bu durumdan gelişmiş veya gelişmekte olan tüm ülkelerin etkilenmesi,ekonomik gelişme politikalarında, tüm devletlerin toplumsal, ekonomik, çevresel ve kültürel olarakortak bir dil ortaya koyması ve önlemler oluşturulması bir zorunluluk haline gelmiştir. Uluslararasıçevre koruma politikalarının tarihsel gelişimi içerisinde, uluslararası ticaretin serbestleşmesi ileküresel düzeyde artan kirlenme arasındaki ilişkinin çevre politikalarının gelişimiyle koşut bir süreçizlediği gözlenmektedir.Neoliberal politikalar ve küreselleşme sürecinin etkisiyle gelişmiş ülkelerin ticaret veçevre konularını birlikte ele almalarında Çok Taraflı Yatırım Anlaşması (MAI)’nın düzenlemeleritemel unsur olmaktadır. Bu çalışmada, ekonomi sektörünün temel bileşeni olan ticaret politikası veDünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) Türkiye’de oluşturduğu yeni politikalar ve yapılanmalar literatürtaraması yöntemiyle açıklanmaktadır. DTÖ bünyesinde yapılan sözleşmeler ana hatlarıylaincelenerek, çevrenin korunmasıyla ilgili alınan önlemler DTÖ kuruluş görevleri kapsamındaaçıklanmaktadır
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2018Modelling volatility and forecasting BIST100 return by using anfis
Pabuçcu, Hakan; Değirmenci, Nurdan
Stock market volatility is considered as an important issue in financial literature and is defined as sudden instability that occurs in the price of any security. Volatility also represents the uncertainty that affects investors’ decision-making processes in financial markets in the face of possible variations. In many countries, especially in emerging financial markets, both investors and policy makers are often confronted with increasing risk and uncertainty problems. Accordingly, considering volatility is crucial for investors to predict the return of financial assets, especially in long-term investment decisions. Volatility, which expresses the variability of any financial asset, has a very important place in the estimation of the return. In this study, the volatility of the Turkish stock market was estimated through the GARCH models using the Stock Exchange Istanbul100 (BIST100) index. Whether the stock market index has an asymmetric effect is investigated using the EGARCH model. It is very difficult to predict the uncertainty and chaotic behavior of the BIST100 index by traditional methods. For this reason, the fuzzy logic and neural network hybrid model, which is widely used in the model of uncertainty, has been applied to estimate the stock return in the study. The dataset used in the study includes daily stock closing prices for the period 2009-2017. As a result of the extensive literature survey, no studies have been found on the use of fuzzy logic based approaches in estimating and continuing volatility. For this reason, it is thought that working has an original value.
AtıfOpenAlex6TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2018The causality analysis of the relationship between inflation, interest rate and exchange rate in turkey
Başar, Selim; Yıldız, Şaduman
The aim of this study was to investigate the relationship between inflation, interest rate, and exchange rate in Turkey for the period between 1984 and 2017. In line with this aim, firstly the effect of the relationship between these variables on the Turkish economy through monetary transmission mechanism was explained and theoretical information was presented. Then, the relationship between inflation, interest rate, and exchange rate was analyzed by OLS method and investigated using the Toda–Yamamoto (TY) causality test. Toda - Yamamoto (TY) causality analysis has some advantages compared to other methods of causality analysis. In this analysis, since variables do not have to be stationary at level, information loss caused by taking difference is prevented. In order to perform Toda - Yamamoto (TY) causality analysis, firstly, the stationarity test is performed on variables and the maximum order of integration (dmax) is determined. Then, taking into account the information criteria, such as AIC and SIC, the augmented VAR model is estimated at level by determining estimated order level [k + (dmax)] with the optimal lag length (k) for the variables. According to the results obtained from the study, in Turkey, 1984 - 2017 period, it is determined that there is one way causality, from interest rate to inflation, between inflation, interest rate and exchange rate. This result shows that interest rate is an important monetary policy instrument affecting inflation. For this reason, it can be said that taking into account the effect of interest rates will be beneficial while the inflation targeting policy, which has been implemented by the Central Bank since 2002, is maintained.
AtıfOpenAlex7TR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2018Evaluation of external trade potential between turkey and brics countries in the framework of linder hypothesis
Künü, Serkan; Yıldız, Şaduman
In this study, Linder hypothesis validity for Turkey's exports and imports with BRICS countries (Brazil, Russia, India, China and South Africa) in 1996-2016 period have been investigated using panel data analysis. According to the results of the study, Linder hypothesis is valid in terms of exports between Turkey and BRICS countries. Accordingly, the difference of per capita GNP levels between Turkey and BRICS countries as long as decreases, the exports of Turkey’s to these countries increase. In other words, %1 decrease in the difference of per capita GNP levels between Turkey and BRICS countries increases the exports of Turkey rate of 0.09%. This shows that the trade between Turkey and BRICS countries is interindustry trade. On the other hand, 1% increase in GNP of BRICS countries increases export of Turkey rate of 2.867%. Linder Hypothesis is not valid in terms of importation in between Turkey and BRICS countries.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2018The relationships between energy consumption and financial openness, trade openness and financial development in turkey
Korkmaz, Özge
The aim of this study is put forward the relationship between energy consumption and financial openness, trade openness and financial development for the period 1970-2016 of Turkey and Italy. In this context energy consumption per capita used as dependent variable and domestic private credit per capita, trade openness and financial openness used as independent variables. In the study the cointegration relationship between energy consumption and given macroeconomic variables is analyzed by ARDL Border Test and founded a longterm relationship between variables for both countries. Study continued with error correction model because of the long term relationship. According to the error correction model results, there is a significant and positive effect on the energy consumption of trade openness rate for Turkey and financial openness rate for Italy. Besides this, findings show that there is a positive and significant relationship of financial development over the energy consumption.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2018Econometric analysis of structural breaks in turkey's credit default swap (cds)
Yıldız, Ümit; Kirca, Mustafa; Dinç, Mehmet
Credit default swap (CDS) is defined as a credit derivative instrument that protects the creditor against a nonrepayment risk of a financial loan. CDS provides important information to investors about the credibility of countries, as well as being a risk indicator closely followed by market participants as it shows the credit risk concurrently. The purpose of this study is to determine the structural breaks in the CDS for Turkey and the economic and political reasons behind them. For this purpose, unit root test with multiple structural breaks is used to determine the structural break dates, using monthly-CDS data from January 2012 to December 2016 that based on 5-year CDS base points. According to the test results, significant structural breaks are found at the credit risk premium for Turkey in April 2013, September 2014, June 2015 and finally in February 2016. It seems that the economic and political events that took place on these dates were influential in the structural breaks on the CDS.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2018Factors affecting firm stock market value: an application on bank and insurance firms
Dilmaç, Murat; Korkmaz, Özge
The purpose of this study is to examine whether there is a relationship between stock market value and profitability, capital structure and growth rate of banks and insurance companies. For this purpose, a panel regression analysis was made on a sample consisting of 12 banks and 5 insurances operated in Stock Exchange Istanbul, using quarterly data for 2008-2015 period. The price to book ratio and Tobin’s Q is used as a dependent variable in the study. Liquidity, return of equity, leverage ratio, size, asset growth and intangible asset ratios are used as independent variables. According to the results of the regression analysis, it is determined that the leverage ratio in insurance companies affects the price to book ratio positively and the return on equity negatively. Analysis results for banks show that the leverage and size variables affect the price to book ratio in the negative direction, the asset profitability and the intangible assets in the positive direction.
AtıfOpenAlex17TR Dizin13
İncele - MakaleAçık Erişim2018İnovasyon, rekabet ve devlet
Yazici, Sinan
Bu çalışmada; Sanayi Devrimi ile başlayan tarihsel süreçte,inovasyon ve rekabetin teorik bağlamda ele alınarak devletler üzerindekietkilerinin ortaya konulması ve Türk Kamu Yönetiminin küreselbağlamda rekabet gücü ve inovasyon açısından ne düzeyde olduğununbelirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda literatür incelemesiyapılmış ve elde edilen ikincil veriler, araştırmanın amacı doğrultusundadeğerlendirilmiştir. Literatürden edinilen bilgiler ışığında, tarihselsüreçte inovasyon örneklerine rastlandığı ancak inovasyon ve rekabetkavramlarının, kapitalizmin ortaya çıkışı ile birlikte önem kazandığı,inovasyon ve rekabetin sanayi devrimlerinin ortaya çıkması üzerindeetkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte inovasyonun,sanayi devrimlerini de tetiklediği görülmüştür.İnovasyon yapabilen ve inovasyonu sürekli kılan devletlerin,modern dünya sistemi ve küresel rekabet koşullarında avantajlı konumageçerek üstünlük sağladıkları belirlenmiştir. Ayrıca bu rekabet avantajıve üstünlüğü beraberinde devletlerin kalkınması ve gelişmesi üzerinde depozitif etki yaratarak, bu devletlerin ekonomik ve siyasal anlamda da güçsahibi olmalarına katkı sağlamıştır. Kamu yönetimi açısındaninovasyonun daha hızlı, güvenilir ve sağlıklı kamu hizmetlerininsunumunu kolaylaştırırken, devlet vatandaş arasındaki iletişim vegüvenin gelişmesine katkı sunduğu görülmüştür. Türkiye’nin inovasyonkapasitesinin düşük, buna bağlı olarak küresel rekabet gücünün zayıfolduğu belirlenmiştir. Türkiye hem kamu yönetimi hem de rekabetbağlamında, küresel rakipleri karşısında zayıf ve rekabet gücü düşük birülke görünümü sergilemektedir. Ancak, siyasal istikrarın ve güvenliğinsağlanması halinde, Türkiye’nin küresel inovasyon endeksinde üstsıralara tırmanacağı ve küresel rekabette güçlü bir konuma gelmesininmümkün olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex6TR Dizin8
İncele















