Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    Hemşirelik Tarihi ve Deontoloji Dersinin Öğrencilerin Etik Değerlerine Etkisi: Yarı Deneysel Çalışma

    Akeren, Zahide

    Çalışma, “Hemşirelik Tarihi ve Deontoloji” dersinin ö ğrenci- lerin etik değerlerine (sorumluluk, saygı duyma ve adil olma) etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yarı deneysel tasarımla ger- çekleştirilen çalışma grubunu, bu dersi alan 39 öğrenci (girişim grubu) ve dersi almayan 48 ö ğrenciden (kontrol grubu) olu şturmuştur. Veri toplama aracı olarak “Kişisel Bilgi Formu” ve “Sa ğlık Bilimlerinde Okuyan Öğrencilerin Etik Değerleri Ölçeği (SBOÖEDÖ)” kullanılmış ve 87 öğrenci dâhil edilmiştir. Girişim grubundaki öğrencilere, 13 hafta boyunca haftada 2 saat süren “Hem şirelik Tarihi ve Deontoloji” e ği- timi verilmiştir. Kontrol grubuna ise herhangi bir müdahalede bulu- nulmamıştır. Eğitim sürecinin sonunda, her iki gruba tekrar SBOÖEDÖ uygulanarak veriler toplanm ıştır. Giri şim grubundaki ö ğrencilerin SBOÖEDÖ ön test toplam puanı (113,48±13,04) iken, son test toplam puanıdır (122,23±14,11). Ön test ve son test toplam puan ı arasındaki farkın istatistiksel anlamlı olduğu bulundu (p<0,05). Kontrol grubun- daki öğrencilerin SBOÖEDÖ ön test toplam puanı (117,56±11,21) iken, son test toplam puan ı (115,79±10,34)’dür. Ön test ve son test toplam puanları arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Girişim ve kontrol grubunun ön testler SBOÖDÖ puan ortalamalar ı karşılaştırıldığında, anlamlı farklılık bulunmazken (p>0,05); son testte anlamlı farklılık bu- lunmuştur (p<0,05). “Hemşirelik Tarihi ve Deontoloji” dersi alan ö ğ- rencilerin SBOÖEDÖ puanlar ında artış saptandı. Girişim grubundaki öğrencilerin “sorumluluk bilinci” alt boyut puan ortalamaları açısından grup içi (t=-2,397; p=0,022) ve 2 grup arasında istatistiksel anlamlı artış saptandı (t=-3,425; p=0,001). Aynı zamanda bu gruptaki ö ğrencilerin “adil olma” alt boyut puan ortalamalarında grup içerisindeki artışın ista- tistiksel anlamlı olduğu saptanırken (t=-2,743, p=0,009) “saygı duyma” alt boyut puan ortalamalarında grup içerisindeki artışın istatistiksel an- lamlı olmadığı belirlenmiştir (p>0,05). “Hemşirelik Tarihi ve Deonto- loji” dersinin öğrencilerin etik değerlerini olumlu yönde etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Necip Fazıl’s Ideolocia Pattern: A Thematic Analysis

    Yazıcı, Sinan

    Having made significant contributions to Turkish thought, Necip Fazıl Kısakürek is a thinker who has made serious contributions to the intellectual, philosophical, literary and political environment of our country. Despite this characteristic, he is known in our country only as a poet and writer who has produced important works in various fields of literature. For this reason, Necip Fazıl Kısakürek, who is referred to as a master in Turkish literature by some circles, is known as a poet who has the title of İkinci Sultanu'ş Şuara (Sultan of Poets) after Baki, and is also a thinker who has produced important works in the intellectual/political field. His works titled "Western Thought and Islamic Sufism" and "Ideolocya Örgüsü" are among his most important works as a thinker and political thinker. This study aims to reveal the foundations of Necip Fazıl's views on political and administrative order. For this reason, thematic content analysis was applied to Necip Fazıl's most important work on political and administrative order, "İdeolocya Örgüsü". Rather than defining the political and administrative structure envisaged by Necip Fazıl at a descriptive level, the aim was to reach the main reasons for envisaging this structure. With the literature review conducted in line with this purpose, both the political atmosphere of the period and the biography of the thinker and other important information on the subject were reached. Thus, the implicit meaning was tried to be discovered together with the themes obtained as a result of the analysis. As a result of the study, it was revealed that "İdeolocya Örgüsü" and the political and administrative model called "Başyücelik Devleti" proposed by Necip Fazıl were a result. The main reason leading to this result was understood as a result of the analysis as the decline process that started in the 16th century and continued until today.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Yolsuzlukla Mücadelede Örnek Bir Ülke Olarak Singapur: Siyasi İrade, Yasalar, Reformlar, Eğitim ve İşbirliği

    Kan, Muhammed Enes

    Dünyada hemen her ülkenin ortak problemlerinden biri olan yolsuzluk, devlete ve topluma önemli zararlar veren çok boyutlu bir meseledir. Bu nedenle günümüzde birçok ülke, çeşitli enstrümanlar kullanarak yolsuzlukla mücadele etmekte ve bu yolsuzluğun olumsuz etkilerini bertaraf etmeye çalışmaktadır. Ancak, dünya genelinde az sayıda ülke bu mücadelede gerçek anlamda başarı elde etmiştir. Yolsuzlukla mücadeledeki başarısı, ulusal ve uluslararası göstergelerle herkes tarafından kabul edilen Singapur bu ülkelerden biridir. Bu bağlamda, bu çalışmanın amacı, yolsuzlukla kararlı bir şekilde mücadele eden Singapur’un stratejilerini detaylı bir şekilde inceleyerek, yolsuzlukla mücadeleye ilişkin önerilerde bulunmaktır. Çalışma nitel araştırma desenine göre tasarlanmıştır. Çalışmada, nitel verilere dayalı olarak gerçekleştirilen kapsamlı bir literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede Singapur’un yolsuzlukla mücadelesini ele alan akademik çalışmalar, Singapur’un yolsuzluğa ilişkin yasal düzenlemeleri ve resmi kurumsal internet siteleri incelenmiştir. Bu çerçevede Singapur’un geçmişten günümüze bu sorunu nasıl ele aldığı ve çözümü için neler yaptığı derinlemesine araştırılmış, elde edilen bulgular derlenerek sunulmuştur. Araştırma sonucunda Singapur’un yolsuzlukla mücadelesindeki başarısında; hukukun üstünlüğünü sağlaması, güçlü yasal mevzuatı, kararlı siyasi iradesi, kurumsal düzenlemeleri ve reformları, eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri ile uluslararası işbirliklerine verdiği önemin etkili olduğu tespit edilmiştir

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Siyasal propaganda aracı olarak müzik: 2023 seçim şarkılarının tematik analizi

    Kan, Muhammed Enes; Kapusızoğlu, Mehmet

    Seçim kampanyaları, siyasi partilerin seçmenle doğrudan iletişim kurabildikleri, toplumsal karşılık bulma amacıyla çeşitli stratejiler geliştirdikleri yoğun süreçlerdir. Bu çalışma, Türkiye’de 2023 yılında gerçekleştirilen milletvekili seçimlerinde TBMM’de temsil hakkı elde eden siyasi partilerin seçim kampanyalarında kullandıkları seçim müziklerini, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan içerik analizi çerçevesinde incelemektedir. Çalışmanın amacı, seçim müziklerinin siyasal iletişim bağlamında nasıl işlev gördüğünü, partilerin seçmenle kurdukları ilişkiyi hangi duygusal ve ideolojik kodlar üzerinden nasıl inşa ettiklerini ortaya koymaktır. Bu yönüyle çalışma siyasal iletişim ve müzik sosyolojisi disiplinlerinin kesişim noktasında yer almakta; müziğin siyasal alan içindeki temsil gücüne dair derinlemesine bir bakış açısı sunmayı hedeflemektedir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre, seçim kampanyaları sırasında kullanılan müzikler yalnızca propaganda aracı değil; ideolojik kimlik inşası, duygusal mobilizasyon ve toplumsal hafıza oluşturma işlevi görmektedir. Temalar arasında en çok vatan, umut, mücadele, birlik ve liderlik öne çıkarken; muhalefet partileri daha çok değişim ve umut temalarına, iktidar partileri ise istikrar ve liderlik vurgusuna odaklanmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2025
    The Dynamics of Dutch Disease in Coffee-Producing Economies

    Kubar, Yesim; Kurt, Duygu Baysal; Ketenci, Seyit Taha

    Coffee producing countries have large production capacities, but the inefficient use of the income earned from the export of this product may have a negative impact on the economic growth rate. The fact that coffee producing countries are the world leaders in terms of coffee production and exports increases the possibility of the Dutch Disease problem in these countries. This has been the main motivation for investigating the existence of Dutch Disease in coffee-producing countries. In this study, the effect of Dutch Disease in the agricultural sector was analyzed by using the variables of coffee production amount, real exchange rate, GDP (gross domestic product), agricultural added value, exports, foreign direct investments and foreign trade deficit of Brazil, Colombia, Indonesia, Honduras, Mexico, Guatemala, Vietnam, Uganda, India, which produce the best coffee among the coffee producing countries and rank first in terms of production amount for the period 1989-2022. The long-term relationship between the variables was examined using the Pedroni panel cointegration test, and a significant cointegration relationship was found in the panel group. Long-term coefficient estimates were obtained using the Fully Modified Ordinary Least Squares (FMOLS) method. The coefficients were found to be statistically significant in both country-level and panel-level analyses. However, no direct evidence was found to support the existence of Dutch Disease. This finding was supported by the Hurlin panel causality test, which revealed that coffee production and exports did not lead to structural deterioration in the agricultural sector, indicating that no Dutch Disease effect was observed.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Recaîzade mahmut ekrem’e göre şiirin estetik kaynağı olarak kadın: “bu da bir şi’r-i muhzin-i dîğer”

    Aytaç, Aslıhan

    Sanat eserini, güzellik unsuru bağlamında değerlendiren Recaîzade Mahmut Ekrem, bireysel duyuş ve hassasiyetleri önceleyen estetik değer hakkındaki teorik görüşleriyle Türk edebiyatının yenileşme seyrine dikkat çekici katkılarda bulunur. Bu bağlamda Recaîzade Mahmut Ekrem, sanatkârın duyuş tarzı, duygulanım ve anlamlandırma biçimini estetik değer kaynakları düzleminde açımlar. Böylece şiirin konusuyla ilgili retorik görüşleri, duyusal alana ait olan izlenimlerle ilişkilendirilebilir olması yönüyle önem taşır. Şairin duyarlığı ve şiirsel etkinlik üzerine kuramsal düşüncelerini “Bu Da Bir Şi’r-i Muhzin-i Dîğer” isimli eserinde estetize eden Recaîzade Mahmut Ekrem’e göre edebî metnin estetik değer kazanmasında güzelliğin temsilcisi olan kadın vazgeçilmez bir koşuldur. Şiirde kadın, birbirinden farklı nitelikleriyle özgün biçimde betimlenir ve sorumluluk bilincine sahip eylemleriyle idealleştirilip estetik bir kaynak şeklinde şiirin varoluş nedenine dönüşür.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Speeding up the Discrete Cosine Transform Through Custom Operations and Fixed-Point Arithmetic

    Akçay, Latif; Engin, Mustafa Alptekin

    Digital signal processing applications are becoming increasingly important because modern systems work with much larger amounts of data than before. The Discrete Cosine Transform (DCT), used in almost all multimedia compression methods, creates a significant computational load especially in resource-constrained embedded systems. This study proposes four custom operations compatible with Transport-Triggered Architecture (TTA). To enhance computational efficiency and avoid floating-point overhead, fixed-point arithmetic is used. To analyse the effect of the proposed operations, different Application-Specific Instruction Set Processor (ASIP) configurations were created on a general-purpose processor architecture. Performance analyses show that speedups between 2x and 3.5x are achieved. In addition, the developed processor models have been implemented in hardware. FPGA synthesis results indicate a reasonable increase in chip area, showing that the proposed solutions could be an efficient alternative, particularly for limited-resource embedded systems.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleYalnız künye2025
    An analysis of the artificial intelligence concerns of those learning turkish as a foreign language from the perspective of various variables

    Banaz, Emrullah; Demirel, Osman

    This study aims to identify the levels of anxiety towards artificial intelligence (AI) among individuals learning Turkish as a foreign language and to examine whether this anxiety shows significant differences according to variables such as gender, level of education, course level, and the use of AI in language learning. Employing a quantitative research design, the study adopted a survey model; data were collected online from 170 international students learning Turkish at A2, B1, B2, and C1 levels at various language teaching centres in Türkiye. The Artificial Intelligence Anxiety Scale was administered to participants; independent samples t-test and one-way analysis of variance were used in the analyses as parametric tests. According to the research results, participants' overall anxiety levels regarding AI were found to be high (X=4.30). In particular, concerns that AI could be misused, create mental dependency in individuals, and lead to uncontrollable outcomes form the basis of these high anxiety levels. Although male participants reported higher mean levels of AI anxiety (X = 4.40) than female participants (X = 4.19), this difference was not statistically significant (p=.264). However, significant differences emerged with respect to proficiency level and AI-use status. A2-level learners exhibited higher levels of anxiety, while individuals actively using AI tools demonstrated lower levels of anxiety. According to the results, it can be argued that the anxiety of individuals learning Turkish as a foreign language towards AI has a complex and multidimensional structure. The findings reveal that this anxiety is shaped not only by demographic factors such as technological competence or academic background, but also by individuals' relationship with technology, their level of experience, and their perceptual evaluations.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Kaosta doğan, kozmosla görevlendirilen kağan: oğuz kağan

    Akkoyun, Tuğba

    Destanlar, çoğunlukla, milletlerin herhangi bir şekilde yok olma aşamasına geldikleri dönemlerin tarihleridir. Sözlü gelenekle aktarılırken mitik bir zeminin üzerine inşa edilen yeni tabaklarla donanan ürünlerdir. Varoluş süreleri boyunca çekirdekteki aslî unsurları da taşırlar. Kimi zaman şecere, kimi zaman evrenin yaratılışı vb. hakkında insanların ilk bilgi ve tasavvurlarını içeren arkaik unsurlara sahiptirler. Türk destanlarının bugüne erişebilenleri için de durum aynıdır. Oğuz Kağan Destanı’nın arkaik yapısı, sözcük düzeyinden makro düzeye tüm metinde sürmektedir. Oğuz Kağan’ın dünyaya gelişinden itibaren Türk mitolojisinin ve kültürünün izleri anlatıda takip edilebilmektedir. Hemen tüm kültürlerin ilk mitolojik bilgisi olarak görülen kozmoloji, destanın temelinde yer almaktadır. Türklerin kozmolojik tasavvurlarının yanı sıra, dinî düşünce öncesi (yazının icadı öncesi) unsurlar, devlet geleneği ve yapısı gibi ögeler destanda anlamsal tabakalar halinde izlenebilmektedir. Tabakalar ve kültürel kodların anlamlandırılabilmesi için göstergelerin kavram alanlarının farklı açılardan değerlendirilmesi, dil bilim, onomastik gibi disiplinlere de başvurulmasını gerekli kılmaktadır. Bilhassa adlandırmanın ontolojik ve kültürel bağlantıları metnin çözümlenmesine ışık tutan seçimler olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda makalede astronomi, eski Türk dili, onomastik, antropoloji, tarih bilimleriyle bağlantılar kurulmuştur. Bu çalışma, Ferruh Ağca tarafından hazırlanan (2019) “Uygur Harfli Oğuz Destanı” (OKD) metni üzerine temellendirilmiştir. Metnin başında ve çeşitli kısımlarında eksikler olması bir dezavantaj teşkil etse de eldeki kısmın dilsel verilerinden yararlanılmıştır. Uygur harfli OKD’nin ait olduğu çevre, ne zaman ve kimin tarafından yazıldığı, sözlü gelenekte yaşayan destanın yazıya geçirilmiş ilk şekli olup olmadığı belli olmasa da metin, anlatı geleneği özelliklerini barındırmaktadır. İçerdiği mitolojik ifadeler nedeniyle en erken tarihli Oğuznâme olduğu genel kanaattir. Ay Kağan’ın bir erkek çocuk doğurmasıyla başlayan destanda, doğumundan itibaren üstün güç ve özellikler sergileyen bir Türk kağanının yaşamı, zaferleri ve kurduğu devletin bekası için oğullarını görevlendirmesi anlatılır. Çalışmada; Oğuz Kağan’ın adıyla anıldığı, canavarı avlama sahnesine kadar incelenen kısımdaki göstergelerin siyasi birliğe ihtiyaç duyulan kaotik bir ortamda dünyaya gelen Oğuz ekseninde, anlatının mitik ve kültürel kavram alanını, tutarlı/ tabakalı yapısını disiplinler arasılık yardımıyla ortaya koymak amaçlanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Seçmen davranışları etkileyen faktörler: Bayburt örneğinde bir araştırma

    Çağlar, Ali; Bayar, Ahmet

    Bu çalışmanın amacı, Bayburt ili özelinde seçmen davranışlarının hangi faktörlerle belirlendiği; neden kesintisiz bir şekilde sağ partilerin tercih edildiği ve sol partilerin şehirde neden çok düşük oy oranında kaldıklarını araştırmaktır. 1989 yılından bu yana müstakil bir seçim çevresi olan Bayburt’ta gerçekleşen yerel/genel seçimlerin hepsinde sağ siyasal partiler başarı göstermiştir. Bu çalışmanın ana veri kaynağı, Bayburt’ta faaliyet yürüten siyasi parti il örgütlerinin temsilcileri, gençlik ve kadın kollarında görev alan kişiler ile şehirden seçilen milletvekili ve belediye başkanlarıyla yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlardır. Bu kapsamda şehirdeki sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile kanaat önderi olarak sınıflandırılabilecek ildeki siyasi yapıyı görece iyi bildiği düşünülen kişilerle de görüşmeler yapılmış ve toplam 36 mülakat gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın temel argümanı, Bayburt’taki siyasal tercihlerin ve parti algılarının, sosyolojik ve rasyonel oy verme yaklaşımları çerçevesinde anlamlandırılabileceğidir. Bayburt’ta güçlü bir milliyetçi muhafazakâr seçmen tabanın olduğu ve bunun temelinde seçmenlerin sahip oldukları dini duyguların/hassasiyetlerin bulunduğu, nihai olarak ilde sol partilerin çok düşük oy oranlarında kalmasında bu durumun etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    İslâm Hukukunda Adalet Sağlama Vasıtası Olarak Kur‘a ve Uygulanma İmkânı

    Mahmutoglu, Yakup; Abdelazız, Eıd Fathı Abdellatif

    Tüm hukuk sistemleri gibi İslâm hukuku da toplumsal düzeni sağlamak, ihtiyaçları karşılamak ve adaleti gerçekleştirmek amacıyla hayatın her alanıyla ilgili insan davranışlarını düzenleme, ortaya çıkan bir mesele hakkında çözüm üretme ve hüküm verme iddiasında olmuştur. İslâm hukukunda hüküm verme ve anlaşmazlıkları çözme yöntemlerinin çok olduğu bilinmektedir. Klasik fıkıh kitaplarında ayrıntılı bir şekilde açıklanan dava, delil, şahitlik, yemin, karine ve kur‘a gibi hak ispat etme vasıtaları, taraflardan birine haksızlık yapmaksızın hakkın belirlenmesine yardımcı olan yöntemlerdir. Kur‘a hariç, bu vasıtalar özellikle yargılama hukukunun önemli konuları arasında yer aldıkları ve sıklıkla başvuruldukları için oldukça fazla bilinmektedir. Bununla birlikte kur‘a, diğer vasıtalar/yöntemler kadar bilinmese ve hüküm verme bakımından diğerleri kadar belirleyici olmasa da hakların ve menfaatlerin paylaşımı esnasında tercih yapmanın mümkün olmadığı belirsizlik hallerinde gizli hükmü ortaya çıkarma, adaleti sağlama ve anlaşmazlıkları çözme yöntemi olarak kabul edilir. Biz bu çalışmada kur‘ayı İslâm hukuku çerçevesinde; fıkıh sistemindeki yeri, hukuksal değer olan adalet anlayışı ile ilişkisi ve gizli hükmü ortaya çıkarmadaki rolü açısından incelemek istedik. Öncelikle sözlük ve terim anlamlarını vererek tanıttığımız kur‘anın meşrûiyetini temellendirmek için Kur’ân, sünnet, sahabe uygulamaları ve fakihlerin çoğunun kur‘a üzerindeki ittifakı ile ilgili delillere yer verdik. Kur‘anın gayeleri başlığı altında İslâm hukuku açısından sağladığı faydalara, taraflar arasında kur‘a çekiminin yapılma şeklini (keyfiyetini) açıklama sadedinde ise dört mezhebin meşhur fakihlerinin görüşlerinden iktibaslara yer verdik. Ardından kur‘anın sıhhat şartlarını belirttik ve İslâm hukukunda uygulandığı alanlardan çeşitli örnekler verdik. Son olarak, kur‘anın Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre hükmünü ve kur‘a ile varılan sonucun tüm taraflar için bağlayıcı olup olmadığını tespit ettik.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Artificial Intelligence Applications in International Trade: A Bibliometric Analysis

    Aktepe, Cemalettin; İzgi, Fatma

    Artificial intelligence is having an increasingly significant impact on the functioning of international trade, productivity dynamics, and policy processes today. This study examined the role of artificial intelligence applications in international trade and identified research trends in the field using a bibliometric approach. The study analyzed 146 articles published between 1981 and 2025, using the keywords ‘international trade’ and ‘artificial intelligence applications’ in the Web of Science database on 4 September 2025. Subject areas and document types were considered during the search process; publication trends, collaborations between countries and institutions, the most-cited studies, and keyword networks were evaluated using VOSviewer. The findings show that academic output in the fields of artificial intelligence and international trade has increased rapidly, particularly since 2018, with 2024 exhibiting the highest publication volume. It was found that most studies were concentrated in the field of Business Economics. The analysis results clearly reveal that the United States, the United Kingdom, and China are leaders in both publication and citation counts. The original contribution of this study is that, unlike bibliometric studies commonly found in the literature that approach the relationship between ‘artificial intelligence and international trade’ from a general perspective, it addresses the subject from an international trade perspective, focusing on artificial intelligence applications. In this respect, the study provides a more targeted contribution to the field by revealing both the direction of development in the literature and the application areas in which artificial intelligence is concentrated in trade processes.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    What Do Teachers Think About the Use of Artificial Intelligence in Educational Environments?

    Cengiz, Ekrem; Gümüş, Muradiye

    Artificial intelligence is employed regularly in many different fields. Artificial intelligence applications in educational settings have become commonplace, particularly in recent years. Thus, the purpose of this study was to investigate how educators felt about the use of AI in classrooms. The study was conducted with teachers working in different types of schools in a provincial center in Türkiye's Eastern Black Sea region. The qualitative research strategy used the case study method to perform the study. The study's subjects were chosen to maximize variety. Fifteen elementary and middle school instructors took part in the survey. Seven open-ended interview questions that the study's researchers created were used to gather data for the investigation. Using this data collection tool, researchers collected the study's data. Through content analysis, the study's data were examined comprehensively. According to this research, most teachers with different branches and experiences participating in the study stated that artificial intelligence would make the education process efficient and facilitate and accelerate the education process. In contrast, some of them stated that it would make students lazy. In addition, teachers stated that artificial intelligence will contribute to their professional development, but they need training to use it. Suggestions include conducting studies like this with teachers working at different school levels and other education stakeholders, as well as training teachers in this field.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Motivation in Foreign Language Acquisition: The Case of Turkish at Akkuyu Nuclear Power Plant

    Kaplan, Kadir; Demirel, Osman; Avşar, Abdulvahap

    This study aims to determine the motivation of Russians working at Akkuyu Nuclear Power Plant towards learning Turkish. The study group consists of 17 female and 19 male employees working at Akkuyu Nuclear Power Plant. A mixed research method was preferred in the study, and data were collected using the Motivation Scale for Learning Turkish as a Foreign Language. The data obtained were analyzed using SPSS 22 software and content analysis techniques, and the results were discussed, tabulated, and interpreted with field experts. It was determined that the motivation of the Russians working at Akkuyu Nuclear Power Plant to learn Turkish was high, and the total scores they received from the motivation scale did not differ significantly according to gender, age, educational status, place of residence, course-taking status, and language level. It has been determined that the effect of business life is high among the reasons that push Russians to learn Turkish, and that they want to learn Turkish for a better job. It is also clearly stated that the study will contribute to the literature and guide future studies.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2025
    İş Stresi ve İş Doyumu Arasındaki İlişkide Güvenlik Performansının Aracılık Rolünün İncelenmesi

    Yildiz, Salih; Koroglu, Ali; Ozdemir, Mustafa

    Stres, çalışanların iş doyumu üzerinde negatif bir etkiye sahiptir. Çalışanlar maaş, terfi, çalışma ortamı ve işin niteliği gibi iş ile ilgili pek çok faktörden dolayı stres yaşayabilmekte ve bu durum onların iş doyumunu düşürmektedir. İşletmeler gerçekleştirdikleri birtakım faaliyetlerle çalışanların stres düzeyini düşürerek iş doyumlarını yükseltmeye çalışmaktadır. Ancak alanyazında, iş stresi ile iş doyumu arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunan faktörleri inceleyen çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, çalışanların iş stresi ve iş doyumu arasındaki ilişkiyi ve güvenlik performansının bu ilişkideki aracılık rolünü incelemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için Sakarya ilinde bulunan bir süt ürünleri fabrikası çalışanlarından anket yoluyla veriler toplanmıştır (n=301). Analizler sonucunda iş stresi ile güvenlik uyumu, güvenlik katılımı ve iş doyumu arasında negatif; güvenlik uyumu ve güvenlik katılımı ile iş doyumu arasında pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca iş stresinin iş doyumu üzerinde güvenlik uyumu ve güvenlik katılımı aracılığıyla dolaylı bir etkisi bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarının özellikle üretim faaliyetinde bulunan işletmeler tarafından iş yerlerinde kullanılması pratikte önemli katkılar sağlayacaktır. İşletmeler, düzenleyecekleri eğitim faaliyetleri, çalışanları karar alma sürecine katma vb. faaliyetlerle çalışanların güvenlik performansını artırarak iş stresinin iş doyumu üzerindeki negatif etkisini azaltabilir. İş doyumu yüksek olan çalışanların devamsızlık gibi olumsuz tutum ve davranışları azalacak, iş performansları ise artacaktır. Böylece işletme maliyetleri düşürerek karlılığını artırmış olacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ4
    Karpuz atıkları ve karpuz suyu ile zenginleştirilmiş tam buğday ekmeği üretimi ve duyusal özelliklerinin değerlendirilmesi

    Cebeci, Fatma; Vergili, Samet; Karaman, Mustafa

    Ekmek, ülkemizde beslenme açısından önemli yer tutan, fazla tüketilen bir gıdadır. Bu nedenle ekmeğin zenginleştirilmesiyle besleyici değerinin artırılması üzerine çalışmalar, halkımızın sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi açısından önemlidir. Karpuz, gıda endüstrisinde işlenmesi sırasında %30-41 kısmının kabuk ve %2’lik kısmının ise çekirdek yan ürünü açığa çıkaran bir meyvedir. Bu çalışmada karpuz atıklarının ve karpuz suyunun ekmeğin zenginleştirilmesinde kullanılmasıyla biyoaktif özelliği iyileştirilmiş ekmek üretimi hedeflenmiştir. Üretilen ekmek, kontrol tam buğday ekmeğiyle karşılaştırılmıştır. Duyusal analiz sonuçlarına göre kontrol tam buğday ekmeğiyle (KE) karşılaştırıldığında karpuz atıkları ve karpuz suyu ile zenginleştirilmiş ekmeğin (KAZE) renk, koku, gözenek yapısı, tekstür, çiğnenebilirlik, lezzet ve genel beğeni açısından farklı bulunmadığı gözlenmiştir (t testi, p>0.05). Toplam fenolik madde içeriği açısından kuru örneğin gramı başında KAZE ve KE örneklerinde sırasıyla 0.860.02 mg gallik asit eşdeğer cinsinden (GAE) ve 0.430.01 mg GAE değerleri bulunmuştur. Sırasıyla KAZE ve KE kuru örneklerinin gramı başına DPPH metodunda; 0.400.04 mg askorbik asit eşdeğeri (AAE) ve 0.300.04 mg AAE, ABTS metodunda; 1.130.05 mg AAE ve 0.620.02 mg AAE değerleri saptanmıştır. Sonuçlar KAZE örneğinin toplam fenolik madde ve antioksidan aktivite değerleri açısından KE örneğinden daha zengin olduğunu göstermektedir (p

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Intention to Send Gifts in Live Streaming Commerce: The Role of Emotional Attachment And Engagement

    Yilmazel, Sefa Emre

    Live streaming commerce tends to develop continuously with the digital generation. Therefore, this study focus on gift-giving behavior in live streamings. The purpose of the study is to explore the emotional and engagement factors that influence the intention to give gifts in live broadcast commerce. Accordingly, data were collected from 492 live steaming viewers. The data obtained were analyzed in SPSS 22 and AMOS 24 package programs. As a result of the analysis, emotional attachment and engagement positively affected the intention of viewers to send gifts. In addition, emotional attachment affected the engagement of the viewers. The antecedent variables of emotional attachment were attractiveness, perceived entertainment, pleasure and arousal while the antecedent variables of engagement were trustworthiness, expertise, professionalism, price discount, social presence and self-esteem. For this reason, companies, influencers or sellers who trade live streaming can increase the intention of users to send gifts by first ensuring emotional attachment and then converting it into engagement.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Assessing the Economic Impact of Medical Tourism: A Sectoral Analysis

    Okur, Fatih; Murat

    Purpose – This study aims to determine the contribution of health tourism, which is a sector in the trend of development and growth, to the Turkish economy in the period 2010q1-2023q4. The study attempts to show how promoting medical tourism, as stated in the Health Transformation Program, can increase economic growth in Türkiye. Methodology/Design/Approach – This study analyses the industrial production index, medical tourism revenues, and real effective exchange rate data to examine the causality relationship in the short, medium, and long term within the framework of the “frequency domain causality approach”. Findings – while there is causality from the industrial production index, which represents economic growth, to medical tourism revenues in every period, no causality was found from medical tourism to economic growth. A causality was found from the real effective exchange rate to economic growth in the short and medium term, but no causality was found from economic growth to the real effective exchange rate. The findings show a causality from medical tourism revenues to the real effective exchange rate in the short term and a causality from the real effective exchange rate to tourism revenues in the medium term. This explains why healthcare services have become cheaper in Turkey due to the increase in the exchange rate. Originality of the research – It is thought that the method and period applied in the study could fill the gap in the literature.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2025
    Antioxidant capacity, phenolic compound content, and mineral composition of ethanol extracts from sorbus aucuparia and sorbus kusnetzovii

    Sefali, Abdurrahman; Çakır, Özlem; Topcu, Kübra Cinar; Anlar, Pinar

    Ethanol extracts of Sorbus aucuparia L. and Sorbus kusnetzovii Zinserl. fruits, belonging to the Rosaceae family, were obtained using an ultrasonic-assisted extraction method. The total phenolic contents of S. aucuparia and S. kusnetzovii were 8.44±0.66 mg GAE/g and 8.65±2.18 mg GAE/g, respectively, while their total flavonoid contents were 2.30±0.01 mg QE/g and 2.67±0.13 mg QE/g, respectively. The fruits’ DPPH values were measured as 9.59±0.00 mg TE/g and 9.28±0.05 mg TE/g, FRAP values as 9.51±0.42 mg TE/g and 13.38±0.52 mg TE/g, and CUPRAC values as 13.43±0.01 mg TE/g and 23.21±0.74 mg TE/g. Furthermore, both Sorbus species were found to have a rich mineral content. Therefore, it can be concluded that S. aucuparia and S. kusnetzovii fruits contain potent antioxidants, abundant phenolic compounds, and valuable minerals. Furthermore, they have significant potential as functional foods and are strong candidates for further clinical research.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Technostress and Related Managerial Variables: A Global Perspective

    Durmuş, İbrahim

    Technological innovations have influenced organizations' business activities. In the study of technostress in management, the aim was to evaluate the perception of technostress created by technological changes and developments among employees. To achieve this goal, studies published in the WoS literature were examined. The research utilized a bibliometric analysis method. The analysis focused on the key terms and conceptual relationships that the authors frequently emphasized in their studies. Some of the key concepts that were often highlighted by the authors include technostress, covid-19, performance, social media, stress, information overload, overload, job satisfaction, technology, burnout, digital transformation, technostress creators, productivity, work-family conflict, digitalization, strain, coping, job, job performance, techno-overload, digital, emotional exhaustion, satisfaction, self-efficacy, work-life balance, anxiety, exhaustion, well-being, and work engagement. When considering the relationships between these concepts, it was found that technostress, covid-19, burnout, productivity, stress, work-family conflict, job satisfaction, work engagement, technology, coping, higher education, digital transformation, work-life balance, techno-stressors, digital stress, anxiety, health, academic performance, online learning, technostress creators, ICT, job burnout, digital, innovation, information technology, covid-19 pandemic, remote work, and self-efficacy form strong connections together. Regarding centrality and density, technostress creators, job burnout, personality, technostress inhibitors, organizational commitment, personality traits, compliance intention, compulsive usage, eustress, and job engagement were found to have strong relationships. Implementing technological and digital transformations after employees have experienced them may lead to healthier outcomes. Particularly for individuals who enjoy technology and can apply technological innovations in their lives, stress factors may be at lower levels.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme