Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Battal, Fetullah(10)
- Ayata, Ümit(8)
- Dertli, Enes(8)
- Kul, Murat(8)
- Kan, Muhammed Enes(7)
- Kaya, Yunus(7)
- Öztekin, Sebahat(7)
- Akeren, Zahide(6)
- Aydemir, Uğur(6)
- Bayraktar, Bülent(6)
- Korkmaz, Huseyin(6)
- Peker, Hüseyin(6)
- Aksakalli, Ayhan(5)
- Apak, Ömer Ceyhun(5)
- Banaz, Emrullah(5)
- Can, Zehra(5)
- Esmer, Yusuf(5)
- Hasar, Ugur Cem(5)
- Kutlu, Naciye(5)
- Sönmez Sari, Ebru(5)
- Sönmez Sarı, Ebru(5)
- Ulay, Göksel(5)
- Çolak, Murat(5)
- Ünlü, Hami(5)
- İspirli, Hümeyra(5)
- Aksan, Nurcan Demircan(4)
- Bayraktar, B.(4)
- Degirmenci, Yavuz(4)
- Doğan, Zeki(4)
- Ecem Bayram, Nesrin(4)
- Elmalı, Kübra(4)
- Iliev, Teodor(4)
- Kadakal, Mahir(4)
- Kalyoncuo, Servet(4)
- Semerci Çakmak, Vahide(4)
- Yayla, İbrahim Erdoğan(4)
- Zozik, Adalet(4)
- Öktem, Tuncay(4)
- Şenay, Volkan(4)
- Abdioglu, Murat(3)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025Horasan’da Dinî Hayat ve Tasavvuf: İlhanlılar Dönemi
Durmuşoğlu, Kurban
İlhanlılar dönemi, Orta Çağ İslâm dünyasında önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Bu dönem, siyasî ve toplumsal yapıların yeniden şekillendiği, dinî ve kültürel dönüşümlerin yaşandığı bir süreçtir. Bu bağlamda İran ve Hint geleneğinin buluştuğu kavşak noktası konumundaki Horasan coğrafyası da bu dönemde dinî ve tasavvufî hareketlerin merkezi olmuştur. İlhanlılar dönemi, bölgedeki İslâmî yapının şekillendiği ve tasavvufî düşüncenin güçlendiği bir dönemdir. Çalışma, bu süreçteki siyasî faktörlerin dinî yaşama nasıl etki ettiğini ele alırken, tasavvufun hem halk arasında hem de yönetim düzeyinde nasıl bir rol oynadığını analiz etmektedir. Çalışmada tasavvufî ekollerin ve tarikatların yayılımı, dinî liderlerin ve sûfîlerin toplum üzerindeki etkileri ve İlhanlı yönetiminin tasavvufa yaklaşımı gibi konular ele alınmaktadır. Çalışma, kaynaklardan elde edilen verilerle, dönemin dinî atmosferine dair kapsamlı bir analiz sunmayı hedeflemektedir. Araştırmada, Horasan’daki İslâmî pratiklerin ve tasavvufî düşüncenin nasıl bir dönüşüm geçirdiği; İlhanlıların bölgedeki dinî politikalarının bu dönüşüme nasıl yön verdiği incelenmektedir. Ayrıca, çalışmada dönemin önde gelen mutasavvıflarının ve dinî liderlerinin, Horasan’da dinî hayatın şekillenmesindeki rolleri üzerine de yoğunlaşmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Speculative House Price Bubble Dynamics and Bursting Mechanisms in Türkiye: A Threshold Regression Model Proposal
Kuzu, Mehmet
One of the most current social and socio-economic problems in Türkiye is the speculative bubbles that have formed in the housing markets due to the current economic and financial crisis, making it difficult for households to own a house. This study analyzes the dynamics and bursting mechanisms of speculative price bubbles in the Turkish housing market. The GSADF test was applied using monthly data for 2012-2024 to identify bubble periods in the housing market. In the determined bubble periods, robust regression analysis was performed to determine the main factors affecting these price formations. In addition, the Kalman filtering method was used to examine the dynamic coefficients of housing price bubbles that change over time. The findings show that falling interest rates trigger housing price bubbles in Türkiye in an inflationary process; the bursting of the bubbles is associated with increasing domestic and foreign risk premiums, interest rate expectations, and realized interest rate increases. In addition, it investigated how the current housing bubble can burst in a controlled manner through the threshold regression model. The study results reveal that maintaining the interest rate difference between Türkiye and the US within 10% to 17% is critical in preventing financial and economic instabilities regarding housing prices. In addition, it can be argued that the current inflation rate and risk premiums should be managed effectively to ensure stability in housing prices.
- MakaleAçık Erişim2025Evaluation of Small Livestock Farms in Çorum Province in terms of Structural Characteristics, Herd Management Practices, Biosecurity and Animal Welfare
Tekce, Emre; Aydemir, Seyma; Bayraktar, Bulent; Kotan, Gökşad Cemil; Öztürk, Duygu
This study was conducted to examine the structural characteristics, biosecurity, and animal welfare practices of 120 small ruminant farms in Çorum province. The study included face-to-face surveys, observations, and measurements on farms with at least 50 animals, where a total of 17 different parameters were considered: 7 related to shelters, 7 related to building and equipment conditions, and 3 related to animal health. The majority of participating farm owners were young and middle-aged men who rely on livestock farming as their primary source of income (69%). The sector shows growth potential, demonstrated by the fact that 65% of farmers reported an increase in flock size over the last five years. However, a significant deficiency in modern herd management was identified, as 70% of farms do not use formal record-keeping systems. In terms of biosecurity, although 90.83% of breeders follow a regular vaccination schedule, crucial preventive measures like physical area disinfection and manure removal are performed infrequently, often only once a year. Lack of knowledge about biosecurity and excessive costs were reported as the main obstacles to effective implementation. The welfare assessment, based on the ANI 35L-derived protocol, rated the farms' housing and equipment status as "medium", with critical deficiencies noted in insulation and facilities for heat and cold protection (77.5% lack insulation). However, animal health parameters were generally rated as "moderate", with only skin condition being scored as "good". In conclusion, small ruminant farms in Çorum exhibit growth potential but urgently require improvements in key areas such as record-keeping, biosecurity measures, and modern barn infrastructure to enhance animal welfare and productivity.
- MakaleAçık Erişim2025Adverse Effects of Commonly Used Acaricides on the Reproductive Physiology of Drone Honeybees (Apis mellifera L.)
Erdogan, Yasar
This study evaluated the adverse effects of three widely used commercial acaricides (amitraz, flumethrin, and formic acid) on the reproductive physiology and quality parameters of drones (Apis mellifera caucasica), commonly used for the control of the destructive pest, Varroa destructor. The experiment was conducted on 20 colonies at the Bayburt University Beekeeping Application and Research Station during the spring-summer of 2025. The acaricides were applied to different experimental groups shortly before the drone cells were capped. Key reproductive quality parameters including body weight, sexual maturity rate, sperm viability, sperm concentration, and semen volume were assessed. The results showed that all three acaricide applications had statistically significant negative effects (p<0.05) on all measured reproductive parameters. Notably, the amitraz and formic acid treatments caused the most significant decreases in sperm viability and sperm concentration. Furthermore, compared to the control group, significant reductions were observed in both sexual maturity rates and drone body weights. The amitraz treatment group, in particular, exhibited the lowest sperm concentration (0.90±0.04×106/μL), a finding that aligns with the most substantial decrease in body weight (52.24 mg lower than the control). These findings clearly demonstrate that the common acaricidal compounds used against Varroa mites pose potential physiological and reproductive risks to drone. This highlights a critical concern for sustainable beekeeping, especially in queen bee rearing programs, and underscores the need for careful consideration of treatment methods and timing.
- MakaleAçık Erişim2025İslamî İlimlerde Bir Problem Olarak Hakikat ve Mecazın Cem‘i Meselesi ve Hadislerde Tezâhürü
Demir, Necip Sefa
Bu makale İslamî ilimler geleneğinde asırlardır tartışılan ve fıkıh usûlü ile belâgat disiplinlerinin kesişiminde yer alan “hakikat ve mecazın tek bir lafızda aynı anda cem‘i (birleşmesi)” meselesini, hadis metinleri üzerinden sistematik bir yaklaşımla ele almaktadır. Çalışma bir kelimenin veya ifadenin aynı anda hem hakikî (gerçek) hem de mecazî anlamı taşıyıp taşıyamayacağına dair klasik tartışmaları, Nebevî beyanın dilsel ve retorik özellikleri ışığında yeniden değerlendirmektedir. Bu yönüyle makale mevcut literatürdeki Kur’an merkezli çalışmaları tamamlayıcı nitelikte olup hadislerdeki dilsel çok katmanlılığı merkeze alan özgün bir bakış açısı sunmaktadır. Araştırma nitel yöntem esas alınarak yürütülmüştür. İlk olarak hakikat ve mecaz kavramlarının klasik usûl ve belâgat literatüründeki teorik temelleri ele alınmış; ardından hadislerde bu iki anlamın bir arada bulunduğu örnekler belirlenmiş ve bunlar Tîbî (ö. 743/1343), İbn Hacer (ö. 852/1449), Aynî (ö. 855/1451) ve Münâvî (ö. 1031/1622) gibi klasik şârihlerin yorumları çerçevesinde analiz edilmiştir. Bu çözümlemeler, hadis dilinin yalnızca literal bir düzlemde değil aynı zamanda anlamın inşa edildiği vecîz bir söylem alanında da işlediğini göstermektedir. “El”, “kalp”, “nur” ve “hicret” gibi kelimelerin hem hakikî hem de mecazî anlamlarda kullanıldığı örnekler Nebevî dilin belâgat gücünü ve etkileyiciliğini açıkça göstermektedir. Elde edilen bulgular hakikat ve mecazın aynı lafızda birleşmesinin yalnızca edebî bir tercih değil aynı zamanda mesajın etkisini güçlendiren ve dinleyici üzerinde entelektüel ile duygusal bir yankı uyandıran güçlü bir retorik araç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu tür müşterek kullanımlar hadislerin anlam zenginliğini artırmakta ve onların tebliğ, terbiye ve irşad yönlerine güç kazandırmaktadır. Sonuç olarak makale hadislerin doğru anlaşılmasında dilbilimsel yaklaşımların ötesine geçilmesi gerektiğini; Nebevî beyanın hakikat–mecaz müşterekliği üzerinden yeniden yorumlanmasının anlam inşası sürecine önemli katkılar sunduğunu savunmaktadır. Böylece çalışma hadis dilinin klasik belâgat mirasıyla çağdaş dilbilimsel analizleri buluşturan bir yorum modeline zemin hazırlamakta ve Nebevî hitabetin belâgat inceliklerini modern idrake uygun biçimde yeniden görünür kılmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ4Göksu Nehri ve Tarsus Çayı (Mersin) Arasında Yer Alan Akarsu Havzalarının Morfometrik Özellikleri
Yıldırım, Ümit; Guler, Cuneyt; Kurt, Mehmet Ali; Güven, Onur
Bu çalışmada, Doğu Akdeniz bölgesinde yer alan Mersin ilindeki 17 adet akarsu havzasının Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ile morfometrik analizlerinin yapılarak çalışma alanında havza tabanlı yönetim stratejilerinin geliştirilmesine yönelik katkıların oluşturulması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, morfometrik parametreler, “temel parametreler” ve bu parametrelerden türetilen “karakteristik parametreler” olmak üzere iki grupta incelenmiştir. Havzaların hidrolojik, jeomorfolojik ve jeolojik olarak yorumlanmasında kullanılan karakteristik parametreler; drenaj yoğunluğu, akarsu sıklığı, drenaj dokusu, çatallanma oranı, form faktör, uzama oranı, yüzeysel akış uzunluğu, rölyef oranı ve hipsometrik integraldir. Elde edilen sonuçlara göre; çalışma alanının batısında, karbonatlı kayaçların bulunduğu havzalarda drenaj yoğunluğu, akarsu sıklığı ve sel riski düşük olup doğudaki havzalarda ise sel riski daha yüksektir. Akarsu havzalarının alanı ile rölyef arasında negatif bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bazı havzalarda, tektonik ve yapısal faktörlerin çatallanma oranlarını etkilediği tespit edilmiştir. Havzalar, kuzey–güney doğrultusunda ince ve uzamış şekillere sahiptir. Çalışma alanının batısındaki havzaların hipsometrik integral değerleri, doğuda yer alan havzalara göre daha yüksek olup bu havzalar aşınma açısından daha hassastırlar. Bu çalışma ile analizler sonucunda elde edilen veriler ile yapılan sel/taşkın afet riski değerlendirmelerinin dışında, çalışma alanında ilerleyen süreçte yapılacak hidrolojik modelleme ve afet risk yönetimi süreçlerinin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar için de veri tabanı oluşturulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2025Simulation Study on The Sorting of Chiral Active Brownian Colloids By Optical Barriers
Yücel, Harun
This study considers the dynamics of chiral active Brownian particles (CABPs) through numerical simulations conducted under the influence of an optical field. Unlike passive Brownian particles, CABPs possess a propulsion mechanism and a chiral torque that induce curved trajectories, complex motion, and out-of-equilibrium behavior. These properties make CABPs interesting for both theoretical research and potential applications in the control of active matter. In simulations, CABPs are modeled as spherical particles with a refractive index suspended in a fluid medium (water). When illuminated by an optical field, these particles experience optical forces due to the momentum transfer from the light field, which affects their motion. This interaction provides a powerful method for guiding, confining, or sorting them based on their motile characteristics. As a result, the study demonstrates that optical fields can serve as both static and dynamic barriers, significantly influencing the trajectories of particles. The findings present that optical landscapes can separate and orient CABPs based on their propulsion speed and chirality. The study emphasizes the potential of optical manipulation as a tunable technique for chiral active particles in complex environments.
- MakaleAçık Erişim2025Psychological Resilience and Psychological Welfare In Employees
Battal, Fetullah; Öz, Halil Hakdan
The transformation of business life has changed the expectations of both employees and organizations. While employees seek to fulfill their psychological well-being in addition to their material needs, organizations expect employees to adapt quickly to change, solve problems effectively, and handle multiple responsibilities. These mutual expectations have increased the importance of psychological resilience and psychological welfare. However, the rapid pace of scientific production has made it difficult to keep up with the current literature and maintain an objective perspective, potentially leading to superficial rather than in-depth research. This study aims to objectively reveal the current state of research on psychological resilience and welfare. A bibliometric analysis was conducted using R and R Studio software. The data were obtained from the Web of Science database on January 4, 2025, by filtering studies using the terms "business," "management," and "psychology." The final dataset includes 234 publications published between 1996 and 2025. These studies utilized 13,680 references and employed 804 unique keywords. The annual growth rate of publications on the topic was found to be 47.39%. It is expected that this study will contribute to a deeper understanding of the topic, help prevent redundant publications, and provide valuable insights into the conceptual development of psychological resilience and welfare, especially in today's context of dense academic output.
- MakaleAçık Erişim2025Ortak Bilgi Yapılandırma Model Temelli Bir Öğretim: Elektrik Devre Elemanları
Bakırcı, Hasan; Cengiz, Ekrem; Şabap, Nebahat
Bu çalışmanın amacı, PhET Colorado simülasyonlarıyla desteklenen Ortak Bilgi Yapılandırma Modeli (OBYM) bağlamında basit bir elektrik devresindeki lamba parlaklığını etkileyen faktörlerin öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarını ve model hakkındaki görüşlerini araştırmaktır. Çalışma karma araştırma yöntemine göre tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı itibarıyla Van iline bağlı bir ilçede bulunan bir ortaokulda öğrenim görmekte olan, 23’ü deney ve 24’ü kontrol grubunda yer alan toplam 47 öğrenci oluşturmaktadır. Deney ve kontrol grupları rastgele atama yöntemiyle belirlenmiştir. Çalışmanın verileri araştırmacılar tarafından hazırlanan Akademik Başarı Testi (ABAT) ve yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda, OBYM temelli fen öğretiminin, beşinci sınıf öğrencilerinin akademik başarıları üzerinde olumlu etkisinin olduğu saptanmıştır. Ayrıca, kontrol grubunda uygulanan sorgulama temelli öğretim yönteminin de öğrencilerin akademik başarılarını artırdığı tespit edilmiştir. Ancak, OBYM temelli öğretim yönteminin deney grubunda, kontrol grubundaki sorgulama temelli yaklaşıma göre daha belirgin bir başarı sağladığı gözlenmiştir. Deney grubundaki uygulamalar, öğrencilerin konuyu daha etkin bir şekilde öğrenmelerine, akademik başarılarının artmasına ve sosyobilimsel konularda farkındalık kazanmalarına yardımcı olmuştur. Araştırma sonuçlarına dayanarak, OBYM’nin ortaokul düzeyindeki farklı branşlarda uygulanması ve öğrencilerin bu modele ilişkin görüşlerinin alınması önerilebilir. Bu sayede, OBYM’nin öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisi ile modelin uygulanabilirliğine ilişkin daha kapsamlı veriler elde edilebilir.
- MakaleAçık Erişim2025Coğrafya Dersi Alan Öğretmen Adaylarının Küresel Sorun Algılarının İncelenmesi
Degirmenci, Yavuz; Altunay, Furkan
Üzerinde yaşadığımız dünyada insanları ve diğer canlıları çeşitli açılardan etkileyen pek çok sorun yaşanmaktadır. Bu sorunlar ise farklı zamanlarda farklı şekillerde etkisini göstermektedir. Bununla birlikte küresel sorunlar daha fazla insan ve çevresel unsurların etkilendiği, etkisinin daha geniş alanlarda hissedildiği sorunlar olarak dikkat çekmektedir. Dolayısıyla bu araştırmanın amacı daha önce çeşitli coğrafya dersleri almış öğretmen adaylarının “küresel sorun” algılarını incelemektir. Bu amaç kapsamında katılımcıların küresel sorun denilince zihin dünyalarında ilk olarak şekillenen ve sorun olarak algıladıkları kavramları ortaya koymak bu çalışmanın ana hedefini oluşturmaktadır. Araştırma bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde öğrenim gören sınıf ve sosyal bilgiler öğretmen adayları ile yürütülmüştür. Araştırma nitel yaklaşıma göre tasarlanmış ve olgubilim deseni kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında kelime ilişkilendirme testi kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise içerik analizine yer verilmiştir. Araştırma sonrasında elde edilen bulgulara göre; katılımcıların küresel sorunlarla ilgili çeşitli sayılarda kavram geliştirdikleri, bu kavramların 19 farklı boyutta toplandığı görülmüştür. Ayrıca bu kavramların genellikle iklim ve küresel ısınma ile çevre sorunları boyutunda yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Küresel sorun algısına kavramsal olarak bakıldığında ise iklim, küresel ısınma, çevre kirliliği, savaşlar, terör olayları ve salgınların ön plana çıktığı söylenebilir.
- MakaleAçık Erişim2025Optimization and Mechanical Performance of Alkali-Activated Bottom Ash and Polypropylene Fiber in Deep Mixing Columns
Yilmaz, Fatih; Kamiloğlu, Hakan Alper; Avlayan, Büşra
Deep mixing columns (DMC) are one of the widely used soil improvement methods in cohesive and cohesionless soils. Cement and lime are predominantly used as conventional binders in DMC grout. Due to high CO2 emissions from conventional binders, the feasibility of using alkali-activated binders as DMC grout is being investigated. This study was conducted in three main stages. In the first stage, the proportions of bottom ash and activator (mixture of 10M NaOH and Na2SiO3) were optimized to achieve the highest UCS value using response surface methodology (RSM). In the second stage, the influence of polypropylene fiber content was examined in detail by incorporating varying amounts of fibers into the optimized binder-activator mixture to determine the optimal fiber content. Since DMC are fully buried, they are cured in the soil media. In this case, the soil temperature, which varies along the depth of the soil, also becomes the curing temperature of the DCM. Due to climate, soil condition and thermodynamic based parameters, curing temperature of the DMC varies throughout the soil depth. Therefore, in the third stage, the effect of curing temperature on the mechanical properties of the stabilized samples was evaluated under different temperatures. Results of the study revealed optimal UCS values with AAB content of 0.3-0.5 and activator content of 0.45-0.5. Polypropylene fiber reinforcement further improved strength, reaching an optimum at 1.50-1.75% content. Curing temperature played a significant role, with UCS and modulus of elasticity increasing up to 30 °C, indicating the importance of considering environmental factors in DMC design. These findings suggest that the optimized mixture has the potential to replace conventional cement-based binders in DMCs, offering a more sustainable solution with lower carbon emissions. Furthermore, the observed influence of curing temperature highlights the need to account for subsurface thermal variations when designing DMCs, as these factors significantly affect strength gain and long-term performance.
- MakaleAçık Erişim2025El-Fusûlu’n-Nasîriyye’nin Nasîruddîn et-Tûsî’ye Aidiyeti Problemi (Allah’ın Cüz’îlere Dair Bilgisi Bağlamında)
Boynueğri, Merve
Müteahhir dönemin velûd ve seçkin âlimlerinden biri olan Nasîruddîn et-Tûsî, matematik, astronomi, felsefe, kelâm, ahlâk gibi pek çok alanda eserler vermiş; ilmî kişiliği ve ılımlı yapısıyla Sünnî ve Şiî çevrelerin kabulüne mazhar olmuştur. el-Fusûlu’n-Nasîriyye adlı küçük hacimli bir eser de onun eserleri arasında sayılmaktadır. Ancak Fusûl, dil, üslûp, görüşler ve meselelere yaklaşımı bakımından Tûsî’nin eserlerinde bariz olarak rastlanılan üslûp ve dilinden oldukça farklı bir doku teşkil etmektedir. Görüşleri açısından ise çelişki ve zıtlıklar ihtiva etmektedir. Bundan dolayı eserin Tûsî’ye aidiyeti hakkında şüphe duyulmuş ve incelemeye konu edilmiştir. Araştırma kapsamında bu eserin otantiklik noktasında aidiyet problemi barındırıp barındırmadığı hususu da tespit edilmeye çalışılmıştır. Ancak mevcut yazma nüshaların tamamına ulaşılıp incelenmesi mümkün olamamıştır. Bu çalışma bağlamında ikisi Farsça ve üçü Arapça olmak üzere eserin elde edilebilen yazma nüshalarından beş tanesi incelenmiştir. Bu nüshaların zahriye ve ferağ kayıtlarında yahut metin içinde özellikle Tûsî tarafından “Bu eseri şu ihtiyaç veya filanca kişinin talebi üzerine kaleme aldım” şeklinde bir kayıt düşülüp düşülmediği araştırılmıştır. Ancak bu çalışmanın asıl ağırlık noktasını, içerik ve üslûp bakımından karşılaştırmalar oluşturmaktadır. Bu minvalde olmak üzere Tûsî’nin ve başta İbnu’l-Mutahhar el-Hillî olmak üzere İbn Sînâ, Fahruddîn er-Râzî gibi müelliflerin eserlerinden orijinal pasajların karşılaştırmasına yer verilmekte; benzerlikler, farklılıklar ve çelişkili noktalar ortaya konmak suretiyle araştırma iddiasının kanıtlanması hedeflenmektedir.
- DerlemeAçık Erişim2025Kecia Ali’nin “The Woman Question in Islamic Studies” Adlı Eserinin Değerlendirilmesi
Kizmaz, Nuran
Bu çalışmada değerlendirilecek olan Kecia Ali’nin İslami Çalışmalarda Kadın Sorunu (The Woman Question in Islamic Studies) adlı kitabı, İslami ilimler alanındaki çalışmalarda toplumsal cinsiyet konusunun ele alınış şeklini eleştirel bir şekilde ifade etmek ve üniversitelerdeki mevcut yapının hem akademik üretimi hem de kadın akademisyenlerin kariyerlerini nasıl olumsuz etkilediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Yazar birçok İslam çalışmasını ele alarak hem nicel hem nitel metot analizlerini birlikte kullanıp alandaki cinsiyetçi eğilimleri görünür kılmayı hedeflemektedir. Özellikle atıf analizleri ve ders müfredatları gibi veriler üzerinden kadın akademisyenlerin nasıl dışlandığını sistematik olarak ortaya koymaktadır. İslami ilimler alanında “kadınların akademik konumu”nu temele alan çalışma, kadın akademisyenlerin görünmezliği, cinsiyetlendirilmiş bilgi üretimi, kadınların akademik temsili ve kadınların akademide dışlanma pratiklerini de ekleyebileceğimiz dört ana bileşen üzerinden konuyu ele almaktadır. Sonuç olarak yazar, dönüşüm için yapılabilecek kurumsal ve bireysel önerileri sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Comparison of Honey's Physicochemical, Bioactive Components, and Biological Activities from the Eastern Black Sea Region of Türkiye
Ertürk, Ömer; Çil, Elif; Can, Zehra; Demir, Demet; Bagdatli, Emine
The aim of this study is to determine and compare the physicochemical and biological characterization of some honey samples in the Eastern Black Sea Region of Türkiye. Physicochemical tests investigated the compliance of honey samples with the Turkish Food Codex. The phenolic components were analyzed by RP- HPLC-PDA. The total phenolic and flavonoid contents (TPC, TFC), antioxidant capacity (FRAP, DPPH), urease, glucose-oxidase, and antimicrobial activity (Disc diffusion, MIC) of the samples were determined, and FTIR and UV-Vis analyses were conducted. The spectra of the honey samples revealed the characteristic bands corresponding to the functional groups of minor components. As a result of the physicochemical analyses, it was determined that some of the samples examined did not comply with the standard values defined in the Turkish Food Codex in terms of the examined parameters. Spectral findings show that honey samples have a rich chemical composition. Anzer honey is preferable to other kinds with its rich phenolic and antioxidant content and relatively high antimicrobial activity.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Öğrencilere Uygulanan Kahkaha Yogasının Motivasyon ve Akademik Başarı Üzerindeki Etkisi: Randomize Kontrollü Çalışma
Kaba, Nagihan Köroğlu; Edikli, Sebiha
Amaç: Bu çalışma, kahkaha yogasının öğrencilerin motivasyon ve akademik başarılarına etkisinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Randomize kontrollü bu araştırma, Karadeniz Bölgesi’nde bulunan bir üniversitedeki 60 öğrenci ile yürütülmüştür. Veriler, sosyodemografik değişkenlerden oluşan soru formu, Üniversite Öğrencilerinde Motivasyon Ölçeği ile toplanmıştır. Ayrıca sınav sonuçlarına göre akademik başarı puanları elde edilmiştir. Çalışmada, kahkaha grubundaki öğrencilere 7 haftalık toplam 14 seanstan oluşan kahkaha yogası programı uygulanırken kontrol grubundaki öğrencilere herhangi bir girişimde bulunulmamıştır. Veri toplama araçları, kontrol ve deney gruplarındaki öğrencilere ön-test (müdahalelerden önce) ve son-test (müdahalelerden sonra 8. haftada) olarak verilmiştir. Çalışma, Deneylerin Raporlanmasında Birleştirilmiş Standartlarda belirtilen kurallara uygun olarak raporlanmıştır. Bulgular: Randomize olarak kahkaha ve kontrol grubuna atanan öğrencilerden kahkaha grubundakilerin yaş ortalaması 21,17±1,87 olup, %73,3’ü kadın ve %70’i devlet yurdunda yaşamaktadır. Kontrol grubundakilerin ise yaş ortalaması 21,23±3,13 olup, %80’i kadın ve %60’ı devlet yurdunda yaşamaktadır. Yedi haftalık müdahalenin sonunda, kahkaha grubundaki öğrencilerin içsel, dışsal ve toplam motivasyon puanları kontrol grubuna kıyasla daha yüksekti (p<0,05). Ayrıca kahkaha grubundaki öğrencilerin, akademik başarı puanları da kontrol grubundakilerden yüksekti (p<0,05). Sonuç: Kahkaha yogası öğrencilerin motivasyonlarını ve akademik başarılarını artırdı. Bu kapsamda kahkaha yogası, öğrencilerde motivasyonu ve akademik başarıyı artırmak için faydalı, farmakolojik olmayan ve uygun maliyetli bir yaklaşım olarak kullanılabilir.
- MakaleAçık Erişim2025Yapay Zekâ ve Transhumanist Göstergeler Üzerinden ‘’Chappie’’ Filminin Analizi
Karabulut, Ahmet; Sarıgül, Abdulselami; Sercan, Yavuz Selim
Yapay zekâya sahip robotlar insan yaşamının sıradan bir parçası haline gelmiş ve yaşamı birçok yönden değiştirip dönüştürmüştür. Yapay zekâ teknolojisinin amacı insanların yaşamlarını kolaylaştırmak ve işlerini hafifletmektir. Ancak birçok alanda olduğu gibi yapay zekâ alanında da hesaplanmış davranışların öngörülemeyen sonuçları oluşmuştur. Yapay zekânın yoğun bir şekilde gündelik yaşamda yer alması distopik senaryoları da beraberinde getirmiştir. Bu süratli ve radikal değişimin insanlığa yönelik yarattığı tehlikeli durumlar tartışılırken, bu endişelerin sinema alanında da kendini göstermesi kaçınılmaz hâle gelmiştir. Bu gelişmelerden dolayı farklı alanlarda filmler üzerine çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmada, insan-makine-yapay zekâ arasındaki etkileşimin ortaya çıkaracağı sonuçları üreten ‘Chappie’ ‘filmi, transhumanizm bağlamında Barthes'in göstergebilimsel çözümleme yöntemleriyle analiz edilmiştir. Filmin içinde bulunan distopik bilgilerin anlatımında kullanılan imgelerin, yerlerin ve çağrışımların hem gösteren, gösterilen, gösterge hem de düz ve yan anlam analizleri yapılmıştır. Göstergeler kullanılarak elde edilen bulgularda ‘Chappie’ filminde yer alan robotların transhumanizm bağlamında insan- makine ve yapay zekâ ilişkisini ortaya çıkardığı söylenebilir. Sonuç olarak ortaya çıkan bu göstergelerin modern çağın vardığı en son noktada insan ve yapay zekâ arasındaki güç ve iktidar ilişkisini tanımladığı ifade edilebilir.
- MakaleAçık Erişim2025Kamu Çalışanlarında Nepotizm, Psikolojik Sermaye ve Duygusal Tükenmişlik İlişkisi: Bayburt Örneği
Battal, Fetullah; Eraslan, Esra
Bu çalışmanın ilk amacı, nepotizm ve duygusal tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır. Ayrıca çalışmada psikolojik sermayenin aracılık etkisinin olup olmadığına bakılmıştır. Çalışmanın teorik kısmında, nepotizm, duygusal tükenmişlik ve psikolojik sermaye kavramları ele alınmıştır. Literatürde nepotizm, duygusal tükenmişlik ve psikolojik sermaye ile ilgili daha önce yapılan ampirik çalışmalar incelenmiş ve bu doğrultuda araştırma modeli oluşturularak hipotezler geliştirilmiştir. Hipotezleri test edebilmek amacıyla anket tekniği ile Bayburt il/ ilçe milli eğitim müdürlüğünde görev yapan yöneticilerden ve öğretmenlerden 455 adet veri toplanmış olup SPSS ve AMOS programları aracılığıyla gerekli analizler yapılmıştır. Yapılan analizlerin sonucunda nepotizm ile duygusal tükenmişlik ilişkisi pozitif yönlü ve anlamlı, nepotizm ile psikolojik sermaye arasındaki ilişki negatif yönlü ve anlamsız, psikolojik sermaye ile duygusal tükenmişlik arasındaki ilişki ise negatif yönlü ve anlamlı bulunmuştur. Ayrıca psikolojik sermayenin, nepotizm ile duygusal tükenmişlik ilişkinde kısmi aracılık etkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2025Arap Sözlüklerinde Dilsel Ödünçleme ve Anlamsal Gelişim Arapçalaştırılmış Örneklerin Analitik İncelemesi
Fallaha, Mahmoud
Bu araştırma, Arap dilindeki söz varlığı ödünçlemesi ve anlam gelişimi olgularını yöntem bakımından incelemektedir. Çalışma, tarih boyunca ödünç alınan sözcüklerdeki anlam dönüşümlerini irdeleyerek, bu kelimelerin Arapça sözlüklerdeki seyrini ve anlam değişim mekanizmalarını çözümle-meyi amaçlamaktadır. Araştırma, betimleyici, çözümleyici ve tarihsel yön-teme dayanmaktadır. Çalışma öncelikle, dilsel ödünçleme kavramını ve bu kavramın Arapçalaştırma (ta'rīb), sözcük alıntılama (daḫīl) ve dil teması (temās) gibi ilişkili terimlerle bağlantısını inceleyerek aralarındaki farkları ortaya koymaktadır. Ardından, bu olgunun Arap dilindeki tarihsel gelişimi-ni siyasi, toplumsal ve kültürel nedenleriyle ele almaktadır. Araştırma, Arap dilinin yabancı unsurları özümseme ve bunları kendi ses ve biçim sistemine uyarlama yeteneğini ortaya koymakta ve bu unsurların anlam gelişimi ku-rallarına tabi tutulma sürecini incelemektedir. Çalışma, ödünçlenen sözcük-lerin geçirdiği anlam değişimlerini- genişleme, daralma ve aktarım süreçleri-ni- örneklerle açıklamakta ve bu sözcüklerin Cahiliye döneminden modern döneme kadar Arapça sözlüklerdeki semantik gelişimini takip etmektedir. Ayrıca, toplumsal, siyasal ve ekonomik etkenlerin dilsel ödünçleme sürecin-deki rolünü incelemekte, Arapçanın Farsça, Türkçe ve Yunanca gibi komşu dillerle etkileşimini örneklerle göstermektedir. Çalışma, el-Ferâhîdî'nin Kitâbü'l-Ayn'ından çağdaş sözlüklere kadar Arap sözlükbiliminin ödünçle-nen sözcükleri ele alış yöntemlerindeki gelişimi de ortaya koymaktadır. So-nuç olarak bu araştırma, dilsel ödünçlemenin basit bir sözcük aktarımı ol-mayıp, toplumlar arası kültürel etkileşimi yansıtan karmaşık bir süreç oldu-ğunu belirtmektedir. Ödünçlenen sözcüklerin, alıcı dilin toplumsal ve kültü-rel bağlamında geçirdiği anlam değişimleri belgelemektedir. Ayrıca Arap sözlüklerinin farklı dönemlerde bu olguya yaklaşımlarındaki yöntemsel geli-şimini de ortaya koymaktadır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Down Sendromu Olan Çocukların Fiziksel Aktivite Düzeyleri ile Aile Yaşam Kaliteleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Töman, Ufuk; Yarimkaya, Erkan; Aydemir, Uğur; Şenlik, Zeynel Abidin; Demir, Mehmet
Bu araştırmanın amacı, down sendromu olan çocukların fiziksel aktivite düzeyleri ile aile yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmaya Adıyaman ilinde ikamet eden ve down sendromu olan çocuğa sahip 60 ebeveyn (anne: 44, baba: 16) katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Serbest Zaman Egzersiz Anketi" ve "Beach Center Aile Yaşam Kalitesi Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde basit doğrusal regresyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçları, down sendromu olan çocukların fiziksel aktivite düzeyinin aile yaşam kalitesi geneli ile aile yaşam kalitesi alt boyutları olan ebeveynlik, duygusal yeterlik, fiziksel/finansal/materyal yeterliği ve yetersizliğe ilişkin desteğin anlamlı bir yordayıcısı olduğunu göstermiştir. Buna karşın, down sendromu olan çocukların fiziksel aktivite düzeyi ile aile yaşam kalitesi alt boyutu olan aile etkileşimi arasında yordayıcı bir ilişki olmadığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar bağlamında, down sendromu olan çocukların aile yaşam kalitelerini ve aile yaşam kalitelerinin önemli bir bileşeni olan aile etkileşimini geliştirmek için ailenin diğer üyelerinin de katılımının sağlandığı fiziksel aktivitelerin düzenlenmesi önerilmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Examining the Mediation of Sport Engagement and Self-Confidence in the Effect of Self-Regulation on Burnout in Athletes: A Structural Equation Modeling Study
Akeren, İhsan; Çelik, Hüsniye
The aim of this study was to examine the mediation of self-esteem and sport engagement in the effect of self-regulation on burnout in athletes and to compare these variables according to some socio-demographic factors. The participants of the study, which was conducted with a correlational cross-sectional survey design, were 303 athletes of the Faculty of Sports Science. The Sportive Self-Regulation Scale (SSRS) was used to measure self-regulation, the Sport Engagement Scale (SES) to measure sport engagement, the Trait Sport-Confidence Inventory (TSCI) to measure sport confidence, and the Athlete Burnout Questionnaire (ABQ) to measure burnout. Results indicate that there are significant relationships between SSRS, SES, TSCI, and ABQ in student athletes. While sport age was positively associated with SSRS and SES, chronological age was not associated with any variable. When measures were compared by gender and type of sport, females and single sport participants had lower TSCI means. The 4th grade athletes had low SES and TSCI averages and high ABQ averages. Mediation results reveal that SSRS predicts SES and TSCI, SES does not have a mediating role because it does not predict ABQ, TSCI predicts ABQ and SSRS is a full mediator in its effect on ABQ.
















