Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    Osmanlı Şam’ında Yaşamış Bir Sûfî Fakîh Abdülganî en-Nâblusî: Fıkıh Düşüncesi ve Hanefî Mezhebindeki Konumu

    Sivlim, Ayşe Aktaş

    Abdülganî en-Nâblusî (ö. 1731) Osmanlı Şam’ında yaşamış çok yönlü bir âlimdir. Genel olarak tasavvufî kimliğiyle ön planda olan Nâblusî’nin sûfî fakîh kimliği araştırmalara yeterince konu olmamıştır. O, fıkıh eserlerini daha ziyade döneminde gündemde olan meselelere yönelik yazmıştır. Eserlerinin başlangıcında ifade ettiği üzere risalelerinin birçoğunu özel talep üzerine telif etmesi Nâblusî’nin döneminde görüşlerine önem verilen ve son derece dikkate alınan bir âlim olduğunu ortaya koymaktadır. Nâblusî, Osmanlı Devleti’nde birtakım hararetli münakaşaların olduğu bir dönemde yaşamış ve bu çekişmelere kayıtsız kalmamıştır. Literatüre Kadızâdeliler ve Sivâsîler tartışması olarak geçen bu münakaşa konularından bir kısmı da fıkhî konulara dairdir. Tartışılan konulara dair Nâblusî, müstakil eserler yazmış ve Kadızâdelilerin el kitabı mahiyetindeki İmam Birgivî’nin et-Tarîkatü’l-Muhammediyye adlı eserini şerh etmiştir. Nâblusî, Kadızâdelilerin ve Sivâsîlerin tartıştıkları bu fıkhî meselelerden tütün, musiki, rüşvet, sema, raks ve deverân gibi konuları yazdığı eserlerle detaylı olarak incelemektedir. Özetle bu çalışmada Nâblusî’nin fıkıh külliyatından hareketle bir sûfî fakîh olarak meselelere bakışı; fıkıh düşüncesi ve mensubu olduğu Hanefî mezhebindeki konumu ortaya konulmaktadır.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    First Data on the Spider Fauna of Bayburt, with a New Record and Additional Notes (Arachnida: Araneae)

    Aksan, Nurcan Demircan; Batur, Zikra

    This study, which is the first araneo-fauna survey in Bayburt province, was carried out around the Bâbertî Campus of Bayburt University between June and September 2023. A total of 38 species belonging to 14 families were identified in the study. These species constitute the first locality records of Bayburt province. Of these species, Titanoeca tristis L. Koch, 1872 is determined as a new record for Türkiye. Also, the presence of Pardosa aquila Buchar & Thaler, 1998 is confirmed by the present study. Detailed descriptions, photographs and world distribution data of both species are presented. In addition, the copulatory organs of Pardosa aquila Buchar & Thaler, 1998 are compared with those of its closest relative, Pardosa italica Tongiorgi, 1966, found in the same region. All species identified in the study area are listed with their world distributions and references in Türkiye. Keywords: Araneae, Titanoeca tristis, biodiversity, Bayburt.

  • MakaleAçık Erişim2025
    The Effect of Social Media Use on the Intention to Cook at Home: The Mediating Role of Self-Efficacy

    Apak, Ömer Ceyhun

    This study examines the effect of housewives' use of social media on their self-efficacy in cooking and their intentions to cook at home. The research was conducted using a correlational survey model, one of the quantitative research designs. The data for the study were collected through face-to-face interviews with participants from the TRA1 region (Erzurum, Erzincan, and Bayburt) in Turkey, based on voluntary participants. The data collected from 562 participants were analyzed using structural equation modeling in the AMOS program to test the hypotheses. The study's findings reveal that social media positively affects cooking self-efficacy and intention to cook at home. Social media facilitates women's access to various recipes, which is important in developing their cooking skills. Additionally, cooking self-efficacy positively influences the intention to cook at home. The findings indicate that social media use enhances women's cooking skills and increases their self-efficacy perceptions. Finally, the study shows that cooking self-efficacy plays a mediating role in the effect of social media on the intention to cook at home.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
  • MakaleAçık Erişim2025
    Makroekonomik Şoklar ve BIST: Bir Yapısal Kırılma Analizi

    Okur, Fatih; Özdemir, Enes

    Bu çalışma, Türkiye’de 1994–2024 dönemini kapsayan zaman serisi verileri aracılığıyla döviz kuru, enflasyon ve faiz oranlarının Borsa İstanbul (BIST) üzerindeki etkilerini incelemektedir. Uygulanan Vektör Hata Düzeltme Modeli (VECM) aracılığıyla, değişkenler arasındaki uzun ve kısa dönemli ilişkiler analiz edilmiş; kriz ve pandemi gibi olağanüstü dönemlere özgü yapısal kırılmalar da dikkate alınmıştır. Johansen eşbütünleşme testi sonuçları, enflasyon ve faiz oranı ile BIST arasında uzun dönemli bir denge ilişkisinin varlığını göstermektedir. Bulgular, enflasyonun BIST üzerinde pozitif; faiz oranlarının ise negatif etkili olduğunu ortaya koymuştur. Granger nedensellik testleri, döviz kuru ve faiz oranlarının BIST üzerinde öngörü gücüne sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca, kriz ve pandemi dönemlerinde bu ilişkilerin yön değiştirdiği ve istatistiksel olarak anlamlı yapısal kırılmalar yaşandığı tespit edilmiştir. Etki-tepki ve varyans ayrıştırma analizleri, BIST’in faiz oranı şoklarına karşı daha kalıcı tepkiler verdiğini, döviz kuru şoklarına ise daha kısa vadeli yanıtlar ürettiğini göstermektedir. Çalışma, Türkiye’deki sermaye piyasalarının makroekonomik değişkenlere duyarlılığını ortaya koyarken, politika yapıcılar ve yatırımcılara yönelik stratejik çıkarımlar da sunmaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    The Effectiveness of Advanced Machine Learning Models in IQ Prediction in the Context of Education, Health, and Socioeconomic Indicators

    Sebetci, Özel; Ayberkin, Doruk

    This study investigates the effectiveness of advanced machine learning models in predicting IQ levels using a diverse set of socioeconomic and health indicators from global databases such as WHO, the World Bank, and United Nations organizations. The research employs various algorithms, including Linear Regression, Random Forest, Gradient Boosting, Support Vector Machines, Ridge and Lasso Regressions, XGBoost, LightGBM, and a Stacking Regressor to capture both linear and non-linear relationships. Evaluation metrics such as Mean Absolute Error (MAE), Root Mean Square Error (RMSE), and R-squared (R²) reveal that LightGBM and Stacking Regressor models excel in accuracy and generalization. The study highlights the trade-off between model interpretability and predictive power, emphasizing that simpler models offer greater transparency. In contrast, more complex models successfully capture intricate interactions among education, health, and economic factors. The findings provide valuable insights for policymakers and researchers, suggesting that machine learning approaches can significantly enhance understanding of the determinants of IQ and aid in developing targeted strategies in education and social policy.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    5 Yaş Çocukların Akran İlişkileri ile Yalnızlık ve Sosyal Memnuniyetsizlikleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

    Akbaba, Fikrinaz Damla; Karoğlu, Hilal

    Bu araştırma beş yaş grubu çocukların akran ilişkileri ile yalnızlık ve sosyal memnuniyetsizlikleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu Bayburt il merkezinde MEB’e bağlı anaokullarında ve anasınıflarında okul öncesi eğitimine devam eden 119 çocuk oluşturmuştur. Araştırmanın verileri; Okul Öncesinde Akran İlişkileri Ölçeği (Öğretmen Formu), 60-72 Aylık Çocuklar İçin Yalnızlık ve Sosyal Memnuniyetsizlik Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılarak toplanmıştır. Çalışmada, çocukların akran ilişkileri ile yalnızlık ve sosyal memnuniyetsizlikleri arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Çocukların akran ilişkileri genel puanı, akran ilişkileri alt boyut puanları ve YSMÖ’den aldıkları puan ailedeki çocuk sayısına, anne öğrenim düzeyine ve anne çalışma durumuna göre anlamlı düzeyde farklılaşmamıştır. Çocukların cinsiyetlerine göre zorba çocuk alt boyut puanlarında anlamlı farklılaşma olduğu, erkeklerin puanlarının kızlara göre yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Akran ilişkileri genel puanının, baba öğrenim düzeylerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı, zorba çocuk, arkadaşlık ve etkileşim, mağdur çocuk ve YSMÖ’den aldıkları puanların ise anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmüştür.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    Investigating the Relationships Between Oil Prices and Airline Stock Values

    Kuloğlu, Eşref

    The primary objective of this research is to reveal the causal relationship between the stock values of Turkish Airlines and Pegasus Airlines, both listed on the Borsa Istanbul, and the price of Brent crude oil. Turkish Airlines, a pioneer in this regard, was launched on the stock exchange on December 20, 1990. Pegasus Airlines, Turkey's second-largest aviation company, began trading on the stock exchange on April 26, 2013. In this research, the monthly stock prices of the two airlines between May 1, 2013, and January 31, 2025, as well as Brent crude oil prices during the same period, were used as data. Toda Yamamoto's causality analysis was used. To establish the econometric model used in the study, the stationarity of the time series must first be examined. The unit root tests show that the stock and Brent crude oil values are stationary at level one. Accordingly, the analysis was conducted by adding one to the obtained lag length to calculate the length for the Toda-Yamamoto analysis. The analysis found a unidirectional causality between Brent crude oil prices and the two companies' stocks. The study demonstrates the relationship between two aviation sector companies traded on Borsa Istanbul and the oil variable, a significant expense item, and a key macroeconomic variable. In this regard, due to the limited number of studies conducted on this topic in the literature, this study is expected to fill a significant gap.

  • DüzeltmeYalnız künye2025
    Restoranlarda Yalnız Yemek Yiyen Müşterilerin Fiziksel ve Psikolojik Unsur Algılarının Davranışsal Niyetler Üzerine Etkisi

    Apak, Ömer Ceyhun

    Bu araştırmanın amacı yalnız yemek yeme bağlamında restoran müşterileri perspektifinden restoranların fiziksel ve psikolojik unsurları arasındaki ilişkiyi belirlemek, fiziksel ve psikolojik unsurların yalnız yemek yiyen müşterilerin bölgesellik algılarını etkileyip etkilemediğini ortaya çıkarmak, bölgesellik algısının yalnız yemek yeme memnuniyeti ve tekrar ziyaret etme niyeti üzerine etkisini incelemek ve yalnız yemek yeme memnuniyeti ile tekrar ziyaret etme niyeti arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu kapsamda Türkiye’nin tek haneli yaşayan nüfusunun en fazla olduğu Gümüşhane ilindeki yalnız yemek yiyen restoran müşterilerinden 399 veri toplanmıştır. Araştırma verileri sosyal ve davranış bilimlerinde yaygın olarak kullanılan yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak test edilmiştir. Sonuç olarak fiziksel unsurlar ile psikolojik unsurlar arasında pozitif ilişki tespit edilmiştir. Fiziksel ve psikolojik unsurların bölgesellik algısı üzerinde pozitif etkisi bulunmuştur. Bununla birlikte bölgesellik algısının yalnız yemek yeme memnuniyeti ve restoranı tekrar ziyaret etme niyeti üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca araştırma bulgularına göre yalnız yemek yeme memnuniyetinin restoranı tekrar ziyaret etme niyeti üzerinde etkisi bulunmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Kahvehanelerin Arap Edebiyatındaki Yeri ve Etkisi-Mısır Örneği

    Dayı, Rumeysa Bakır

    Kahvehaneler, modern şehirlerin tarih boyunca yaşanmışlıklarının özgün ve önemli bir parçası olup tarih mirasının sadık bir deposu ve aynı zamanda kültür ve geleneklerin tanıklarıdır. Kahvehaneler farklı karakterlerin, kokuların, tınıların bir mekânda birbirine karışmasıdır. Kültür ve edebiyat kahvehaneleri, kalbi olmayan betonarme şehirlerde insanların boş vakit geçirmesi olmayıp toplumların kültürel, edebî, ekonomik ve politik açıdan gelişiminin canlı bir belgesidir. Kuruldukları günden bu yana fikir tarihinin ortaya çıkışında ve gelişiminde önemli bir rol oynayan ve ilk olarak 16.yy’da Doğu’da kendini gösteren kahvehaneler, dünyanın birçok yerinde edebî, sanat ve felsefi akımların ortaya çıkışı ile ilişkilendirilmiş, sömürgeciliğe ve diktatörlüğe karşı siyasi hareketlerin doğuşu ve harekete geçtiği ana komuta merkezi olmuştur. Yüzyıllardır Mısır’ı karakterize eden en önemli toplumsal geleneklerden biri de çeşitli biçimleriyle karşımıza çıkan kahvehaneleridir. Popüler kültürün kuluçka merkezi konumunda olan Mısır edebiyat kahvehaneleri de özellikle Kahire’de sürekli bir mücadele tarihiyle bağlantılı olmuştur. Devrim rüzgârları ve değişimin esintileri oralardan esmiş, bu kahvehanelerden yazarlar ve düşünürler doğup toplumun yapısını, siyasi ve sosyal tarihini değiştiren kültür ve aydınlanma mesajları yaymışlardır. Çalışmada Mısır’da özellikle Kahire’de yer alan edebiyat ve kültür kahvehaneleri tarihçeleri, konumları ve kültürel önemleriyle birlikte bu kahvehaneleri ziyaret eden edebiyatçılar ve oralarda kaleme aldıkları eserler ele alınmaya gayret gösterilmiş, edebiyatçıların yanında bu kültür kahvehanelerinde faaliyet gösteren sanat ve siyaset camiasına da yer verilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Evaluation of Hotels in the Eastern Black Sea Region in Terms of Disabled Tourism

    Çavus, Ahmet; Ünlü, Hami

    In this study, the difficulties encountered by disabled individuals staying in tourism-certified hotels in the Eastern Black Sea Region, which has recently become an important tourism destination, and their expec- tations from the hotels were investigated. In this research, which was designed on a qualitative research design, a semi-structured interview form was applied to 13 disabled individuals who stayed in hotels in the Eastern Black Sea region according to the maximum diversity method, and data were obtained. Within the scope of the research, four questions were asked of the disabled individuals about their expectations from hotels, their expectations from other tourism stakeholders, the difficulties they face in hotels, and what determines their hotel preferences. Four questions for disabled individuals constitute the themes of the research. Under the themes, 18 categories and 49 codes were created according to the responses received from the disabled individuals. Thus, this study aimed to determine the problems and expectations of disabled individuals in hotels. The study findings show that the expectations of disabled individuals from hotels and other tourism stakeholders include improving physical structures, rearranging pricing policies, increasing transportation opportunities, and providing incentives and cooperation for developing social responsibility projects.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2025
    Kırâatların Cumhuriyet Dönemi Meâllerine Yansımaları: Bakara Sûresi Örneği

    Birinci

    Kırâat ilmi, Kur’ân-ı Kerîm’in anlaşılması bakımından çok mühim bir işleve sahiptir. Zira Kırâat ilmi, lafzın sübûtu noktasında belirleyici aktör konumundadır. Kur’ân’da farklı okunan kelimelerin var oluşu, kırâat ilminin üstlendiği kilit rolü daha kritik hale getirmektedir. Çünkü bu du-rum, anlam itibariyle farklı sonuçlara ulaşılmasına sebep olmaktadır. Kırâat ilmi, bu mânada tefsir ilmine ve meâl faaliyetine doğrudan etki etmektedir. Son zamanlarda Kur’ân’ın anlaşılma-sına dönük faaliyetler noktasında meâl ameliyesinin de ivme kazandığı görülmektedir. Bu faali-yete duyulan ilginin son yüzyılda sürekli arttığı ve artan bir hızla gelişme gösterdiği tespit edil-mektedir. Meâl faaliyeti, mânayı tefsire nazaran daha az kelimeyle ifade etmektedir. Bu özelliği sebebiyle Kur’ân kelimelerine verilen mâna, tefsire kıyasla daha kritik olmaktadır. Osmanlının son dönemlerinde başlayan Türkçe meâl yönelimi, cumhuriyet döneminde artarak devam etmiş-tir. Çalışmamız, cumhuriyet döneminde neşredilen meâllerde kırâat farklılıklarının yansımalarını ortaya koymayı amaçlamıştır. Bu anlamda ele alınan Bakara sûresi özelinde bu tespitler, yapıl-maya çalışılmıştır. Cumhuriyetin ilanından günümüze kadar yazılmış olan meâller içerisinden seçilen eserlerde kırâat ihtilaflarının sûredeki yansımaları saptanmaya çalışılmıştır. Âsım kırâatinin egemen olması sebebiyle başlangıçta kırâat ihtilaflarının izlerine mana itibariyle az rastlanılmıştır. 1950’li yıllardan itibaren kırâat farklılıklarının giderek önem kazandığı görülmüştür. Günümüze gelindiğinde ise bu farklılıkların özellikle manaya yansıtılmaya çalışıldığı müşahede edilmiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2025
    İlahiyat Fakültesi Lisans Öğrencilerinin Bilim ve Din Hakkındaki Görüşlerinin İncelenmesi Üzerine Nitel Bir Çalışma (Bayburt Üniversitesi Örneği)

    Keles, Nurcan; Keleş, Hatice

    Bu çalışmada, Bayburt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okuyan öğrencilerin, bilim ve din arasındaki ilişkiye dair görüşlerinin ortaya konması amaçlanmıştır. İslam ve prensipleri günümüze dek değişmemiş olsa da dinden uzaklaşan birçok ilahiyat öğrencisi de bulunmaktadır. Bu açıdan gelecek nesillerin gittikçe daha da gelişen ve normal hayatla iç içe yaşam koşullarında yer alan bilim ve sabit bir inanç sistemine sahip olan din arasındaki çatışma veya uyum noktasında birtakım tartışmalar olabilmektedir. Bu noktada, ilahiyat öğrencilerinin seçilme sebebi ise bu kesimin hem gelenekçi/radikal hem de modern dünyada yetişmiş bireylerin oluşturduğu karma bir yapı arz etmesidir. Bu sebeple araştırmada nitel yöntem kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak da Çakmak ve arkadaşları tarafından geliştirilen Din-Bilim Tutum Ölçeği (2022), kullanılmıştır. Kullanılan ölçeğe dayalı olarak geliştirilen nitel ölçme aracının maddeleri dikkate alınarak “Din ve Bilim Görüşme Formu” adı verilen yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. İlahiyat fakültesi 4. sınıf öğrencilerine Din Bilim Ölçeği uygulanarak durum deseni incelemesi yapılmıştır ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile de veriler toplanmıştır. Temaların önceden net olmaması nedeniyle, verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizi yapılarak maddelere verilen cevaplar, üç kategoriye ayrılmıştır. Öğrencilerin yarı yapılandırılmış ölçeğe göre verdikleri cevaplar, ortaya çıkan nedenlerin (kodların) frekans ve yüzdeleri hesaplanarak her bir soru için sırasıyla hazırlanan tablolarda gösterilmiştir. Öğrencilerden alınan örnek açıklamalar, her tablonun sonunda gerekçeleriyle birlikte verilmiştir. Böylece öğrencilerden elde edilen verilerle görüşler daha detaylı olarak sunulmuştur. Bu amaçla, kullanılan sorulara göre, öğrencilerin bilim ve din hakkında çeşitli görüşlere sahip oldukları bulunmuştur. Bu görüşler de tartışma ve sonuç kısmında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak öğrenciler, bilimin değişken yapısını gerekçe göstererek hayatlarında öncelikle dini esas aldıklarını, daha sonra din ile bilimin birbirini tamamlayan iki unsur olduğu için birlikte çalışmaları gerektiğini açıklamışlardır. Gerektiği yerde dini, gerektiği yerde de bilimi esas aldıklarını ifade etmişlerdir. Az sayıda öğrenci de ekonomi, psikoloji ve toplumsal durumlarda bilimi ön plana almışlardır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2025
    Yapılmakta Olan Yatırımların Enflasyon Düzeltmesine Tabi Tutulmasında Özellikli Durumlar

    Doğan, Zeki; Zozik, Adalet

    Türkiye’de enflasyon ortamında mali tablolarını düzeltmek zorunda kalan şirketler, bazı so- runlarla karşılaşmaktadırlar. Bu sorunlardan biri de bilançoda yer alan ve “258 Yapılmakta Olan Yatırımlar” hesabında izlenen tutarın düzeltmesi ile ilgilidir. Çünkü yatırımcılar, yapılmakta olan yatırımlar hesabını düzeltmeye tabi tutmaları sonucunda oluşan ve enflasyon düzeltmesi karı ola- rak dikkate alınması gereken düzeltme farklarını, söz konusu yatırımları henüz şirketlerine al- mamalarına rağmen cari dönem kazançlarıyla ilişkilendirerek, bu tutarlar üzerinden gelir veya kurumlar vergisi ödemek zorunda kalmaktadırlar. Bu çalışmada ise yatırımcıları bu sorundan kurtarabileceği düşünülen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen, “258 Yapılmakta Olan Yatırımlar” hesabının düzeltilmesi ile ilgili düzenlemeler hakkında, açıklayıcı bilgilere ve önerilere yer verilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2025
    Tüm Yönleriyle Sermaye Tamamlama Fonunun İncelenmesi

    Doğan, Zeki; Zozik, Adalet

    Bir şirkette menfaat sahibi olanlar için şirketin finansal yapısının güçlü ve sağlıklı olması ol- dukça önemlidir. Ancak, ülkemizde şirketlerin büyük çoğunluğu, varlıklarını yabancı kaynak ağır- lıklı finanse etmeleri nedeniyle sermayelerinin bir kısmını ve hatta tamamını kaybedebilmektedirler. Böyle bir durumda şirketlerin sermaye kayıplarını önlemek için alabileceği iyileştirici önlemlerden biri de sermayenin tamamlanması seçeneğidir. Sermayenin tamamlanması, sermaye şirketleri için Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı hükmü kapsamında bir seçenek olarak düzenlenmiş olsa da uy- gulamada hala sermaye tamamlama fonunun ortaklar/şirketler tarafından hangi hesap ya da he- saplarda izleneceği veya bu fonun katma değer vergisine tabi olup olmadığı gibi konularda tereddütler devam etmektedir. Bu çalışmada, uygulayıcılara yol göstermek amacıyla, Türk Ticaret Kanunu açısından sermayenin tamamlanmasına ilişkin düzenlemeler, sermaye tamamlama fonunun kurumlar vergisi karşısındaki durumu, hem ortakların hem de şirketlerin sermaye tamamlama fo- nunu Tekdüzen Hesap Planı ve Finansal Raporlama Standartlarına Uygun Hesap Planı kapsa- mında hangi hesap/hesaplarda izleyebileceği, bu fonun enflasyon düzeltmesine tabi tutulması ve sermaye artırımında veya zarar mahsubunda kullanılıp kullanılamayacağı gibi konular, ayrıntı- larıyla ele alınmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    “Rahatlatıcı yiyecek (comfort food)” olarak görülen yiyeceklerin kültürel ve duygusal anlamları

    Tekin, Zeynep

    Bu çalışmanın konusunu “rahatlatıcı yiyecek (comfort food)” kavramı ve bu kavramın kültürel ve duygusal bağlamının incelenmesi oluşturmaktadır. Rahatlatıcı yiyecekler, genel olarak tüketimi psikolojik ve duygusal rahatlık veren, kişiye geçmiş anılarını ve belirli kişileri anımsatan, negatif ve pozitif duygu durumlarında tüketilen yiyecekler olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda çalışma, Türk toplumundaki bireylerin rahatlatıcı yiyecekler hakkındaki görüşlerini, rahatlatıcı yiyecek tüketme nedenlerini ve bu yiyeceklerin toplumsal, kültürel ve duygusal anlamlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Literatürde daha çok Batı kültürü bağlamında ele alınan bu kavramın Türk kültüründe nasıl anlaşıldığı, bireylerin bu yiyeceklere yükledikleri anlamları, bu yiyeceklerin toplumsal bellekteki yerinin araştırılmasının ve kültürler arası farklılık ve benzerliklerin ortaya konmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Nitel metodoloji benimsenen bu çalışma, olgubilim deseni ile tasarlanmıştır. Çalışmada görüşme tekniği kullanılmıştır. Farklı yaş, cinsiyet ve sosyo-kültürel geçmişe sahip 30 birey ile yarı-yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda rahatlatıcı yiyeceklerin, bireylere; duygusal rahatlık verdiği, olumsuz duygulardan kurtulmalarına, iyi hissetmelerine ve geçmişi anmalarına yardımcı olduğu, bireylerde huzur, güven, nostalji, birliktelik hislerini uyandırdığı ve ritüeller üzerinden kültürel, duygusal ve toplumsal bağların taşıyıcısı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca rahatlatıcı yiyeceklerin duygusal ve psikolojik rahatlık vermesinin yanı sıra insanlar ile duygusal bağları güçlendirme, kültürel kimliğin korunmasına destek olma ve toplumsal aidiyet hissini güçlendirme gibi işlevleri de olduğu bulgularına da ulaşılmıştır. Bu yönüyle çalışma, Türk kültürüne özgü beslenme alışkanlıklarının duygusal ve sosyal yansımalarına ışık tutmaktadır. Uluslararası literatürde rahatlatıcı yiyecekler genellikle bireysel baş etme mekanizması olarak ele alınırken, bu çalışmada rahatlatıcı yiyeceklerin Türk kültüründe daha çok nostalji, kültürel aktarım ve kolektif kimlik ile ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2025
    Enflasyon Düzeltmesi ve Finansman Gider Kısıtlaması Uygulamasının Mali Analiz Sonuçları Üzerindeki Etkisi

    Doğan, Zeki; Zozik, Adalet

    Enflasyon düzeltmesi, toplam varlıkları içinde parasal olmayan kalemlerinin payı fazla olan ve varlıklarının finansmanında yoğun yabancı kaynak kullanan işletmelerde düzeltme karı ile so- nuçlanmakta ve dolayısıyla işletmenin dönem net karında (öz kaynakları) artış olmaktadır. Öz kaynaklardaki artışla birlikte yabancı kaynakların toplam pasif içindeki payı azaldığından fi- nansman gider kısıtlaması kapsamında hesaplanan kanunen kabul edilmeyen gider tutarı azal- maktadır. Başka bir ifade ile enflasyon düzeltmesi, gider kısıtlaması kapsamında hesaplanan kanunen kabul edilmeyen finansman giderlerinin tutarını azalttığı için bu azalan tutar kadar vergi matrahının daha az hesaplanmasına neden olmaktadır. Bu kapsamda enflasyon düzeltmesi ve finansman gider kısıtlaması uygulamasının aynı amaca hizmet etmedikleri anlaşılmaktadır. Bu çalışmada enflasyon düzeltmesi kavramı, finansman gider kısıtlaması uygulaması, finansman gider kısıtlaması uygulamasına ilişkin 18 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde yer alan özellikli durumlar ve finansman gider kısıtlaması uygulamasına ilişkin özelgeler ve güncel yargı kararları ayrıntılarıyla ele alınmıştır. Ayrıca, enflasyon düzeltmesi ve finansman gider kısıtlaması uygulamasının mali analiz sonuçları üzerindeki etkisi bir örnek bilanço ve gelir tablosundan fay- dalanılarak açıklanmaya çalışılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2025Scopus SJRQ4
    EFFECT OF ELECTROMAGNETIC FIELD DERIVED FROM ELECTRIC FENCE SYSTEM ON SPERM ACTIVITIES OF HONEYBEES (Apis mellifera L.)

    Erdoğan, Yaşar

    This study investigated the effects of electromagnetic fields (EMFs) from electric fence systems on physiological and reproductive parameters of male honeybees (Apis mellifera caucasica). The study was conducted between May and August 2024 at the Bayburt University Beekeeping Application and Research Center, with five experimental groups. Hives were positioned at varying distances (1–2.5 m) from the fence. The findings showed that the average body weight (245.4 mg), sexual maturity rate (58.56%), and sperm concentration (0.87 ± 0.04 × 10 ⁶/µL) of drones closest to the electric fence were significantly reduced (p < 0.05). The electric field effect was limited in groups at greater distances, with statistically insignificant differences in some parameters. No significant differences were found between groups in sperm volume. Results demonstrate that electric fields from fence systems suppress developmental processes and reproductive physiology of drones in a distance-dependent manner. Lower body weight, decreased sperm concentration, and proportion of mature males in colonies near the fence show electromagnetic stress is a significant risk for bee health. Future studies should examine the effects of electromagnetic fields at different frequencies and strengths on larval development, sperm morphology, oxidative stress markers, and gene expression profiles.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Türkiye Türkçesi Ağızlarında “Toykur-” Fiili

    Güzel, Ferdi

    Türkiye Türkçesinin Batı grubu ağızlarında çeşitli değişke ve türevleri ile varlığını sürdüren toykur- fiili tespit edilebildiği kadarıyla ilk kez 19. yüzyılın sonunda kaydedilmiştir. Bu fiil Anadolu ağızlarında “1. Köpek, tavşan vb. hayvanlar oturmak. 2. Ürkerek kulak kabartmak. 3. Şımarıklık etmek. 4. Kafa tutmak. 5. Yaslanmak, kaykılmak. 6. Vücudu dik tutarak biraz arkaya doğru bükmek.” anlamlarını taşımaktadır. Fiilin toykar- ve toykul- değişkeleri ve toykurt- türevinin de benzer anlamları vardır. Fiilin türevlerinden biri olan toykuru “düz, dosdoğru”, müstakil olarak sadece Kastamonu ağzında tespit edilmiştir. Toykuru ve değişkelerinin diğer yerlerde sadece “aykırı” ve değişkeleri ile kurulan bir ikileme içinde varlığını koruduğu görülmektedir. Türkiye Türkçesi ağızlarındaki mevcut verilere göre toykur- fiilinin yapısı hakkında kesin bir hükme varmak güçtür. Ses ve anlam yakınlığı dikkate alındığında kelimenin doğru ve doğrul- kelimelerinin kökü olan tog- veya tur- fiilinin türevi olan turkur- “kaldırmak, doğrultmak” ile bağlantılı olduğunu düşünmek mümkündür. Anadolu Ağızlarında “doğrulmak, dik bir konuma gelmek” anlamını taşıyan başka fiillerin de toykur- ile benzer anlam alanına sahip olduğu görülmektedir. “Doğrulmak, dik bir konuma gelmek” anlamını taşıyan başka kelimelerin de toykur- gibi “kibirlenmek, gururlanmak, somurtmak” vb. anlamları vardır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Eski Türkçede Kesinlik Semantiğine Bir Bakış: Kıyıksız Örneği

    Çapan, Ezgi

    Zarflar farklı teorilerle artzamanlı ya da eşzamanlı olarak morfolojik, semantik, sentaktik gibi pek çok bakımdan incelenmiştir. Türk dilinde zarf oluşumunun çeşitli yolları bulunur. Zarflar; morfolojik yolla, sentaktik yapıdaki işleviyle ya da semantik olarak meydana gelebilir. Bu doğrultuda Türk dilinin Eski Türkçe dönemine ait önemli eserlerinden biri olan Kutadgu Bilig’de geçen zarfları artzamanlı olarak incelemek Türk dili tarihi gelişiminin ortaya konması çerçevesinde kıymetlidir. Bu çalışmada kıyıksız sözcüğünün nasıl zarflaşarak sözcükselleştiği meselesi üzerinde durulacaktır. Diğer taraftan kıdıgsız sözcüğü ile bir ilgisi olup olmadığı tespit edilmeye çalışılacaktır. Kıyıksız sözcüğüne benzer şekilde başka sözcüklerin hem kökleri hem de çekimlendikleri benzer morfemler kapsamında farklı morfo-semantik yapılarda hangi anlamları taşıdığı da ortaya konmaya çalışılacaktır. Ayrıca bu çalışma, benzer kavram alanlarına işaret eden kıyıksız ve siziksiz sözcükleri gibi yine benzer bir biçimde sözcükselleşmiş, bu kavram alanına dâhil edilebilecek başka sözcüklerin olup olmadığı hususuna da yardımcı olacaktır. Kıyıksız sözcüğü gibi zarflaşarak “kesinlik” kavram alanını meydana getiren sözcükselleşmenin bir sisteminin olup olmadığı da ifade edilmeye çalışılacaktır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    The Pedagogical Power of Quantum Metaphors: Rethinking the Student as a Contextual Being

    Aksakalli, Ayhan

    This study examines how quantum metaphors such as wave-particle duality, observer effect, uncertainty principle, and superposition reframe the ontology of the learner in educational contexts. Using interpretative phenomenological analysis, the research explores how fifteen undergraduate physics students perceive their learning experiences through these metaphors. Findings reveal that learners do not possess fixed, measurable identities. Instead, they emerge as fluid, relational beings whose subjectivities are continuously shaped by contextual interactions. Wave-particle duality highlights the fragile multiplicity of student identity, while the observer effect shows how pedagogical environments reconstruct self-perception through observation. The uncertainty principle reflects students' epistemological disorientation and ontological instability, and superposition reveals the coexistence of conflicting roles and desires. The study critiques traditional assessment practices that reduce learners to standardized outcomes, advocating for formative and process-centered evaluations that acknowledge complexity and becoming. Through the notion of quantum pedagogy, the research proposes a dynamic, observer-dependent understanding of learner subjectivity. Ultimately, quantum metaphors are positioned not merely as explanatory devices but as critical tools for reimagining pedagogical existence, offering a framework attuned to the complexities of contemporary education.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim