Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Dertli, Enes(17)
- Şahin, Engin(8)
- Bayram, Ozkan(7)
- Esmer, Yusuf(7)
- Degirmenci, Yavuz(6)
- Yilmaz, Mustafa Tahsin(6)
- Dursunoğlu, İsmail(5)
- Göktaş, Bora(5)
- İspirli, Hümeyra(5)
- Şenay, Volkan(5)
- Bulut, Mehmet(4)
- Can, Zehra(4)
- Kaban, Güzin(4)
- Korkmaz, Özge(4)
- Pabuçcu, Hakan(4)
- Sagdic, Osman(4)
- Sefali, Abdurrahman(4)
- Serencam, Hüseyin(4)
- Simsek, Onder(4)
- Taylan, Osman(4)
- Ag, Aliriza(3)
- Bayraktar, Bülent(3)
- Bulut, Ayhan(3)
- Cuce, Erdem(3)
- Dayi, Faruk(3)
- Durmaz, Atakan(3)
- Gökçe, H. Süleyman(3)
- Küçük Demir, Betül(3)
- Mavi, Ahmet(3)
- Ucan, Izzet(3)
- Uçurum, Metin(3)
- Özen, Soner(3)
- Öztürk, Mesut(3)
- Abdioglu, M.(2)
- Acar, Adalet(2)
- Agirman Aydin, Tuba(2)
- Akay, Ebru Çağlayan(2)
- Akkan, Yaşar(2)
- Akkoyunlu, Ebubekir(2)
- Akkuş, Ömer(2)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Cimin üzümü (Vitis vinifera L.) ve Kemah cevizi (Juglans regia L.) karışımı (Saruç) ile üretilen probiyotik (Saccharomyces boulardii) dondurmaların bazı kalite özellikleri
Mehmet Ali Salık
Bu araştırmada, başta çocuklar ve gençler olmak üzere toplumun herkesimi tarafından sevilerek tüketilen dondurmaya çeşitli fonksiyonel özellikler kazandırmak amaçlanmıştır. Bu amaçla; 2 farklı oranda (%10 ve %20) Saruç (%60 kurutulmuş siyah Cimin üzümü ve %40 Kemah cevizi), 2 farklı oranda üzüm çekirdeği (%0,5 ve %1,0) ve probiyotik kültür (Saccharomyces boulardii) kullanılarak klasik (K, K1, K2, K1Ü, K2Ü) ve probiyotik (PK, PK1, PK2, PK1Ü, PK2Ü) olacak şekilde toplamda 10 çeşit dondurma üretilmiştir. Üretilen klasik ve probiyotik grup dondurma örneklerinin, probiyotik raf ömrü ile bazı kalite nitelikleri depolama periyodu boyunca (-20±1 °C'de 1., 15., 30. ve 60. günler) yapılan bazı fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analizlerle belirlenmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre; üretiminde kullanılan Saruç ve üzüm çekirdeğinin, dondurma örneklerinin fiziksel ve kimyasal özellikleri üzerine etkisi önemli bulunmuştur (p<0,01). Dondurma örneklerinde, artan Saruç konsantrasyonu ile birlikte; toplam kurumadde, yağ, protein, kül, glukoz, fruktoz, toplam şeker, viskozite, ilk damlama süresi, tam erime süresi, a* değeri ve kalori (kcal) değeri'nin arttığı; sakkaroz, erime oranı, L* ve b* değerinin azaldığı tespit edilmiştir. Üretimde kullanılan üzüm çekirdeğinin, dondurma örneklerinde yağ, protein, kül, viskozite, ilk damlama süresi ve kalori değerlerini artırdığı görülmüştür. Dondurma örneklerinin asitlik ve pH değerleri üzerine depolama periyodunun etkisi önemli bulunmuş (p<0,01) olup, artan Saruç ve üzüm çekirdeği konsantrasyonu ile birlikte asitlik oranının arttığı, pH değerinin azaldığı tespit edilmiştir. Dondurmaların üretimde kullanılan Saruç, üzüm çekirdeği ve probiyotik mayanın hacim artışı üzerine olan etkisi değişkenlik göstermiştir. Tüm dondurma örneklerinde, serum stabilitesi %100 olarak belirlenmiştir. Probiyotik dondurma örneklerinin üretiminde kullanılan Saruç ve üzüm çekirdeğinin S. boulardii sayısı ile bu mayanın canlılığı üzerine olan etkisi önemli bulunmuştur (p<0,01). Bu bileşenlerin ilavesi S. boulardii'nin gelişimi ve canlılığını olumlu yönde etkilemiştir. Probiyotik dondurma örneklerinde depolama periyodu boyunca S. boulardii sayısı, 106 kob/g'ın altına düşmemiş olup, probiyotik ürünlerde istenilen terapötik etkiyi sağlayacak düzeyde (106-107 kob/g) tespit edilmiştir. Probiyotik dondurma örneklerinde, S. boulardii'nin canlılık oranı %96,62-103,06 aralığında saptanmıştır (p<0,01). Yapılan duyusal değerlendirme sonucunda, dondurma örnekleri tüm duyusal parametreler bakımından 5 puan üzerinden 4 ile 5 puan aralığında değerler almıştır (p>0,05). Sonuç olarak; S. boulardii'nin dondurma üretiminde probiyotik olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir. Tüm kalite parametreleri dikkate alındığında; S. boulardii ve %10 Saruç ilaveli (PK1), besin değeri yüksek yeni bir probiyotik fonksiyonel dondurma üretilebileceği ortaya konulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019İstanbul ilindeki toplu yemek üretim tesislerinde ISO 22000 gıda güvenliği sistemleri uygulamalarında karşılaşılan problemler ve çözüm önerileri
Derman Karataş
Toplu yemek üretimi gerçekleştiren tesislerde gıda güvenliğine verilen önemin, ortaya çıkan problemlerin ve bunların çözümlerine yönelik yapılanların incelenmesi amacıyla gerçekleştirdiğimiz çalışmaya 100 kişi dahil edilmiştir. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi neticesinde gıda güvenliği uygulamalarının yerine getirilme düzeyinin en düşük olduğu 3 aşamanın sırasıyla satın alma, teslim alma ve depolama olduğu görülmüştür. 2000 yılı sonrasında faaliyete geçen firmaların gıda güvenliği uygulamalarını yerine getirme düzeylerinin 2000 öncesinde faaliyete geçen firmalardan anlamlı şekilde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yine yapılan çalışmada ISO 22000 belgesini 2010 sonrasında alan yemek üretimi firmalarının gıda güvenliği uygulamalarını yerine getirme düzeylerinin anlamlı şekilde daha yüksek olduğu görülmüştür. Firmaların karşılaştıkları en önemli 5 sorun "sistemli, sertifikalı tedarikçi bulma güçlüğü" (Ort. 1.46±.67), "analiz maliyetlerinin yüksekliği" (Ort. 1.46 ±.67), "nitelikli eleman eksikliği" (Ort. 1.47±.67), "analizler için akredite laboratuvar bulma güçlüğü" (Ort. 1.47±.67) ve "çalışanların yeterince bu sisteme aktif olarak katılmamaları" (Ort. 1.69±.69) şeklindedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Nasirüddîn el-Lekânî'nin Hâşiye alâ Şerhi Tasrîfi'l-İzzî li Teftâzânî adlı eserinin edisyon kriği
İskender Karayiğit
Our study is to research the literary work called Hâsiyetü'l-Lekānî alâ Serhi Tasrîfi'lİzzî by Nâsıruddin el-Lekānî in return for the commentary Serhu Tasrîfi'l-İzzî written by Teftâzânî in grammar (sarf). Nâsıruddin el-lekānî is a Mâlikî scholar who was born in Lekân, Egypt. Even though he is not well known in our country, he is famous in his region. In his time, there were many of his disciples in Ezher. El-Lekānî's work for Teftâzânî's commentary does not explain grammar in detail. It is just an annotation that explains the problematic parts. That's why this work does not appeal to beginners, but for those who have enough background in the field. In the introductory chapter of the study, brief information is given about the historical development of grammar (sarf) and syntax (nahiv) and the occurrence of both disciplines is also mentioned. Moreover, both the names and the editors of extant grammar works are chronologically mentioned. In the first chapter, after mentioning the biography of Nâsıruddin el-Lekānî, Hâsiyetü'l-Lekānî alâ Serh-i Tasrîfi'l-İzzî's work is introduced, author's life and his other works are examined, and the work's belonging to the author is evaluated. In the second chapter, available copies of the work in world libraries are introduced; by examining the copies related to this enquiry work, some information is given about the methods for the critical edition. In the third part, the work is published including verification. KeyWords: Nâsırüddin el-Lekānî, Hâşiye, ez-Zencânî, et-Teftâzânî.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Zekâ oyunlarının 6. sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkileri
Havva Terzi
Bu çalışmanın amacı ortaokul 6. sınıf düzeyinde zekâ oyunlarının öğrencilerin yaratıcılık becerilerine etkisini incelemektir. Bu amaç çerçevesinde 16 hafta oyunca boyunca toplam 32 farklı zekâ oyunu ile dersler sürdürülmüş ve zekâ oyunlarının öğrencilerin yaratıcılık becerilerine etkileri araştırılmıştır. Araştırma Bayburt Ortaokulu'nda 2017-2018 eğitim öğretim yılı güz yarıyılında 7. sınıf düzeyinde 2 şubede öğrenim gören toplam 70 öğrenci ile sürdürülmüştür. Şubeler seçkisiz atama yoluyla biri kontrol grubu ve diğeri deney grubu olacak şekilde ayrılmıştır. Çalışmada ön test-son test deney ve kontrol gruplu yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Veri Toplama aracı olarak; Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT) Sözel-Şekilsel Form-A kullanılmıştır. Çalışmanın amacına uygun olarak TYDT hem deney hem kontrol grubuna ön test olarak uygulanmış, ardından deney grubuna 16 hafta boyunca 32 adet olarak planlanan zekâ oyunları oynatılmıştır. Bu uygulama süresi boyunca kontrol grubuna zekâ oyunlarına dair herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırma sonunda her iki gruba da son test olarak TYDT uygulanmıştır. SPSS paket programı kullanılarak deney ve kontrol grubunun ön test ve son test puanları t-testi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçları son testlerde deney ve kontrol grubunun başarıları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunduğunu göstermiştir. Uygulama sonuçları incelendiğinde zekâ oyunları dersinin öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmelerinde oldukça etkili olduğu, öğrencilerin bireysel gelişimlerine katkıda bulunduğu gözlemlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Geometri öğretiminde öğretim teknolojilerinin kullanımı: 2000 - 2018 yılları arası yazılan lisansüstü tezlerin bloom taksonomisine göre incelenmesi
Betül Çil
Mevcut araştırma kapsamında 2000-2018 yılları arasında ülkemizde öğretim teknolojilerinin kullanıldığı geometri öğretimine yönelik yapılan lisansüstü tezlerin incelemesi ve Bloom Taksonomisine göre hangi düzeyde öğrenmeye yönelik aktivitelerin geliştirildiğinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca yönelik Ulusal Tez Merkezi'nde taranan ve amaca uygun olduğu belirlenen 79 lisansüstü tez içerik analizine tabi tutularak incelenmiştir. İçerik analizinde öğrenmenin gerçekleştiği bilişsel basamağın yanı sıra bu tezlerde kullanılan teknoloji desteği, örneklem seçim yöntemleri, örneklem büyüklükleri, örneklem seviyeleri, araştırma yöntemleri, veri toplama araçları, veri analiz yöntemleri, tezlerin hazırlandığı yıllar birebir analiz edilerek bir sonuç ortaya koymaktadır. Bu verileri analiz etmek için Tez Tematik Yapı İnceleme Formu geliştirilmiştir. Bu formla 79 tez analiz edilerek bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda tezlerde amaca uygun örneklemin daha fazla tercih edildiği, örneklem grubunu daha çok ortaokul öğrencilerinin oluşturduğu, örneklem sayısının sıklıkla 31-60 aralığında olduğu, nitel araştırma yöntemleri kullanarak yürütülen çalışmalarda daha üst düzey öğrenmelerin gerçekleştiği, veri toplama aracı olarak başarı testleri ve tutum ölçeklerinin sık tercih edildiği, veriler t testi ve varyans analizi ile analiz edildiği ve Geogebra programının sık tercih edildiği görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019DEHB tanılı ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi ve matematik hakkında görüşlerinin değerlendirilmesi
Burak Varsak
Bu araştırmanın amacı, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanılı öğrencilerin matematik tutumlarını bazı değişkenler (cinsiyet, yaş ve anne-baba eğitim durumu) açısından incelemek ve bu öğrencilerin matematiğe yönelik görüşlerini tespit etmektir. Çalışmada nicel (durum çalışması) ve nitel (durum çalışması) yöntem birlikte kullanılmıştır. Çalışma örneklemini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Kocaeli İli Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokullarda öğrenim gören DEHB tanılı olmayan 75 ortaokul öğrencisi ile Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Rehberlik Araştırma Merkezine kayıtlı DEHB tanılı 65 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; özyönelimli matematik tutum ölçeği ve yarı-yapılandırılmış yazılı görüş formu kullanılmıştır. Özyönelimli matematik tutum ölçeğinin analizinde SPSS 15.0 paket programı aracılığıyla bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Yazılı görüş formunun analizinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma verilerinden elde edilen bulgulara göre DEHB tanılı öğrencilerin olmayan öğrencilere göre olumsuz yönde bir tutuma sahip oldukları görülmüştür. DEHB tanılı öğrencilerin cinsiyet ve yaş değişkenlerine göre özyönelimli matematik tutumlarında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca DEHB tanılı öğrencilerin anne-baba eğitim durumlarına göre özyönelimli matematik tutumları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Yazılı görüş formundan elde edilen bulgulara göre ise DEHB tanılı öğrencilerin çoğunun matematiği zor ve sıkıcı bulduğu görülmüştür. DEHB tanılı öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarında ve matematik dersi hakkındaki görüşlerinde dersin içeriğinin önemli olduğu, öğrencilerin farklı etkinliklerle matematik öğrenmeyi sevdikleri belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme süreçlerinin bilişsel açıdan incelenmesi
Ümit Demir
Bu çalışmanın amacı ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme süreçlerinin bilişsel açıdan incelenmesidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Düşük plastisiteli killerin kireçle stabilizasyonunda inceliğin etkisi
Sefa Kocabey
Zemin stabilizasyonu zayıf mühendislik özelliklerine sahip olan bir zeminin çeşitli yöntemler kullanılarak iyileştirilmesidir. Bu çalışmada, yüzeysel zemin stabilizasyonu kapsamında kireçle stabilizasyon ele alınmıştır. Laboratuvar çalışmaları Bayburt Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Zemin Mekaniği Laboratuvarı'nda gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ana gayesi, katkı maddesi olan kirecin öğütülebilirliğini incelemek ve öğütülmüş kirecin dayanım ve durabiliteye olan etkisini araştırmaktır. Çalışma kapsamında öncelikle kirecin öğütülebilirliği incelenmiş ve %90'ı 48 mikron altı malzeme olan öğütülmemiş kireç 20 mikron altı seviyeye indirilmiştir. İkinci aşamada Birleştirilmiş Zemin Sınıflandırma Sistemi'ne göre düşük plastisiteli kil olan doğal zemine %2, %4, %6, %8 ve %10 oranlarında öğütülmüş ve öğütülmemiş kireç katılarak deney numuneleri hazırlanmıştır. Serbest basınç deneyleri için kür süreleri 1, 7, 14 ve 28 gün olarak belirlenmiştir. Yapılan deneysel çalışma neticesinde, 28 günlük kür süresinin ardından %6 kireç içeren öğütülmemiş SL6 ve öğütülmüş SGL6 numuneleri maksimum dayanım değerlerini vermişlerdir. SGL6 numuneleri SL6 numunelerine oranla %23,6 daha fazla dayanım göstermişlerdir. Donma-çözülme ve ıslanma-kuruma çevrimi sonuçlarına göre; öğütülmüş kireç katkısı ile hazırlanan SGL grubu zemin numuneleri öğütülmemiş kireç katkısı ile hazırlanan SL grubu zemin numunelerine oranla daha durabil bir davranış göstermişlerdir. Deneylerden elde edilen veriler ışığında, kirecin inceltilmesinin dayanım ve durabilite davranışı üzerinde doğrudan olumlu bir etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim20196. Sınıf öğrencilerinin cebir konusundaki kavram yanılgılarının incelenmesi
Mehmed Fatih Camadan
Bu çalışmada 6. sınıf öğrencilerinin cebirsel ifadeler konusundaki kavram yanılgılarını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu çalışma da, nitel araştırma desenlerinden, durum çalışması modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Bayburt ilinde bir ortaokulda 6. sınıf düzeyinde öğrenim gören 41 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin kavram yanılgılarını tespit etmek için 10 sorudan oluşan teşhis testi hazırlanmıştır. Teşhis testi 6. sınıf matematik öğretim programında yer alan kazanımlar doğrultusunda hazırlanmıştır. Bu kazanımlar şunlardır; "sözel olarak verilen bir duruma uygun cebirsel ifade ve verilen bir cebirsel ifadeye uygun sözel bir durum yazar", "cebirsel ifadenin değerini değişkenin alacağı farklı doğal sayı değerleri için hesaplar" ve "basit cebirsel ifadelerin anlamını açıklar". Uygulanan test sonucunda öğrencilerin hataları ve kavram yanılgısına olabileceği tahmin edilen durumlar ortaya çıkarılmıştır. Öğrencilerin yaptıkları hataların kavram yanılgısı olup olmadığını anlamak amacıyla öğrenciler ile klinik mülakat yapılmıştır. Mülakat öğrencilerin hatada ısrar edip etmediklerini anlamak için yapılmıştır. Öğrencilerin hatada ısrar etmeleri onların kavram yanılgısına sahip olduğunu gösterecektir. Öğrencilerin tamamına ulaşılamadığından 26 öğrenci ile mülakat yapılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda öğrencilerin sahip olduğu 27 adet kavram yanılgısı tespit edilmiştir. 6. sınıf öğrencilerin aritmetikten cebire geçiş dönemi olduğu için kavram yanılgıları ve hataların çok olduğu görülmüştür. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda, bu konu ile alakalı çalışma yapacak paydaşlara tavsiyelerde bulunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Weissella paramesenteroides biyokatalizörü ile prokiral ketonların asimetrik indirgenmesi
Caner Tozlu
Enantiyomerik saf maddeler endüstrideki konumu itibariyle günümüz araştırmacılarının uğraş alanlarından biridir. Enantiyomerik saflıkta elde edilen kiral alkoller endüstride büyük bir yere ve öneme sahiptir. Prokiral ketonların enantiyomerikçe zengin sekonder alkollere indirgenmesi sonucu enantiyomerik saflıkta kiral madde üretimi üzerine çalışmalar önem kazanmıştır. Bu çalışmada prokiral ketonların biyoindirgenmesiyle endüstride çeşitli alanlarda kullanılan optikçe aktif kiral sekonder alkoller elde edildi. Dört farklı bakteri suşu kullanılarak prokiral ketonların asimetrik indirgenmesinde biyokatalizör olarak değerlendirildi. Bu suşlar arasından Weissella paramesenteroides N7'nin ketonlara karşılık gelen alkollerin indirgenmesinde en uygun biyokatalizör olduğu belirlenmiştir. Reaksiyon koşulları, indirgeyici madde için, yüksek enantiyoselektiflik ve dönüşüm gösteren bu biyokataliz için sistematik olarak optimize edilmiştir. Weissella paramesenteroides N7 ile 1-(4-metoksifenil) propan-1-on (1r)'nin asimetrik indirgenmesi, (R)-1-(4-metoksifenil)propan-1-ol (2r) >%99 enantiyomerik aşırılık ve %94 verimle elde edildi. Weissella paramesenteroides N7'nin mükemmel verim ve enantiyoseçiciliğe sahip kiral karbonil bileşikler elde etmek için biyokatalizör olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Bu metod hafif ve çevre dostu yöntem ile biyolojik öneme sahip sekonder kiral alkollerin sentezi için umut vaat eden ve alternatif bir yaklaşım gerektirmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kur'ân'ın iknâ metodu
Mehmet Akkoyuncu
Bu çalışma Mekkî süreler çerçevesinde Kur'ân-ı Kerim'in muhataplarını davet ve iknada kullandığı yöntem tahlilini içermektedir. İki bölümden oluşan çalışmanın giriş bölümünde tez çalışmamızın konusu, amacı, önemi ve temel başvuru kaynakları ile İslamiyet'ten önceki Arap toplumunun dini, edebi ve sosyal yapısının genel karakteristiği hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmamızın birinci bölümünü Kur'ân-ı Kerim'in muhataplarını iknada kullandığı yöntem oluşturmaktadır. İkna'nın tanımı yapılarak Kur'ân'ın muhatabını ikna etmedeki aklî ve vicdânî metotlar üzerinde durulmuştur. Bu meyanda tefekküre davet, darbımesel, sual-cevap gibi aklî metotların yanında Kur'ân'da insan psikolojisi, tebşir ve inzâr gibi vicdânî ikna metotlarından da bahsedilmiştir. Bununla birlikte Kur'ân'ı Kerim'de çokça zikredilen ve farklı bir beyani üsluba sahip olan Kur'ân kıssalarının iknadaki önemine değinilmiştir. İkinci bölümde ise Kur'ân-ı Kerim'in İslam akidesinin temel esaslarını oluşturan ulûhiyet, nübüvvet ve meâd ekseninde muhataplarını ikna etmede kullandığı metotlar üzerinde durulmuştur. Mekkî sürelerin ana temasını oluşturan tevhîd akidesinin ispatı ve şirk inancının nefyedilmesi, Hz. Peygamber'in nübüvvetinin teyit edilmesi ve Kur'ân'da sıkça bahsedilen Ahiret/mead bu bölümün muhtevasını oluşturmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Teknoloji ile zenginleştirilmiş ortamda geometri öğretiminin 6. sınıf öğrencilerinin açılar konusundaki başarısına etkisi
Muhammet Furkan Sarıaslan
Bu çalışmanın amacı teknoloji ile zenginleştirilmiş ortamda geometri öğretiminin 6. Sınıf öğrencilerinin açılar konusundaki başarısına etkisini incelemektir. Araştırma yarı deneysel yöntem ile ön test-son test modeli kullanılarak yürütülmüştür. 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında gerçekleştirilen bu çalışma Samsun ili Asarcık ilçesinde öğrenim gören 6. Sınıf seviyesindeki üç şubede 47 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmada teknoloji ile desteklenen deney grubu 1 (teknoloji grubu), materyal kullanımı ve çalışma yaprakları ile ders anlatılan deney grubu 2 (materyal grubu) ve klasik yöntemlerin kullanıldığı kontrol grubu olmak üzere 3 grup bulunmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Açılar Başarı Testi kullanılmıştır. Verilerin analizi istatistiksel analiz programı ile analiz edilip, sonuç olarak teknoloji ve materyal grubunun, kontrol grubuna göre başarıda anlamlı bir fark ortaya koyduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Teknoloji, materyal, açı, geometri öğretimi, geometri başarısı
- MakaleYalnız künye2019Endüstri 4.0 perspektifinde inovasyon
Esmer, Yusuf; Alan, Mehmet Asif
Sanayi devrimleri Dünya ekonomi ve sanayi hayatının dönüm noktalarıdır. Endüstri 4.0 bu sanayi devrimlerinin sonuncusu olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla Endüstri 4.0 son yıllarda üzerinde sıklıkla konuşulan ve araştırmacıların ilgisini çeken bir konu olmuştur. İlk kez 2011 yılında Hannover Fuarında Endüstri 4.0 kavramı gündeme getirilmiş, “Akıllı Fabrikalar” ve siber-fiziksel imalat sistemlerinin küresel anlamda birbiriyle esnek işbirliğini mümkün kılan bir üretim sisteminden söz edilmiştir. Başta ABD, Almanya ve Çin olmak üzere dünya ekonomisine yön veren birçok ülke Endüstri 4.0 modeline geçmeye çalışmaktadır. Endüstri 4.0 modeli her konuda bir devrim olmakla birlikte aynı zamanda birçok yeniliği, dönüşümü ve değişimi de beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla Endüstri 4.0 modeline geçmeden önce birçok konuda büyük çapta inovasyonların gerçekleştirilmesi gerekmektedir. İnovasyon; ürün, süreç, pazarlama ve örgütsel anlamda katma değer oluşturan yenilikleri ifade etmektedir. Endüstri 4.0 teknolojilerinin sağladığı inovasyonlar ihtiyaçtan çok zorunluluk olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle zorunlu görülen inovasyonların gerçekleşmemesi durumunda Endüstri 4.0 modeline geçişin başarılı olması mümkün görünmemektedir. Bu çalışmanın amacı Endüstri 4.0 modeline geçişte inovasyonun önemini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle Endüstri 4.0 ve inovasyon kavramları açıklanmakta, sonrasında Endüsti 4.0 perspektifinde inovasyon incelenmekte, örnekler verilmekte ve öneriler geliştirilmektedir. Ayrıca araştırmada Endüstri 4.0 devrimi için ürün, süreç ve pazarlama inovasyonlarından daha çok örgütsel inovasyonların gerekli olduğu vurgulanmaktadır. Bu bağlamda Endüstri 4.0 modeline geçişte örgütsel anlamda çok sayıda radikal inovasyonların yapılması gerekmektedir.
AtıfTR Dizin9
İncele - MakaleAçık Erişim2019A New Mathematical Model for Assembly Line Worker Assignment and Balancing
Yılmaz, Hamid; Demir, Yunus
Aim of assembly line balancing is to assign the product parts to the workstations that constitute the assembly line. Worker assignment problem is a new problem variety in assembly lines that typically is met in different situations in which the workforce is not homogeneous. This problem is different from the well-known simple assembly line balancing problem from the view point of task execution times of nonhomogeneous workers. In this paper, we introduce a new mathematical formulation with objective function to minimize the cycle time for the assembly line worker assignment and balancing problem (ALWABP). GUROBI solver is used for the problem solution. The mathematical model is examined by using a standard test problem set. As a result of the experiments, it is observed that the proposed mathematical model is more effective in terms of solution quality and CPU time than the current mathematical method.
AtıfOpenAlex5TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2019Determination of the Optical Properties of ppTh Nanostructured Films Obtained by RF Plasma Polymerisation Technique
Bayram, Ozkan
In this study, it is aimed to obtain plasma polymerized Thiophene (ppTh) thin films by Radio Frequency (RF) plasma polymerization technique and to determine optical, chemical and morphological properties of these films. ppTh thin films were fabricated at 25, 50, 75 and 100 W RF power, 15 minutes coating duration and 500 mTorr base pressure. ppTh thin films were analyzed by Scanning Electron Microscopy (SEM), FTIR and Uv-Vis spectroscopy. Functional groups of thin films were determined by FTIR spectroscopy, and it was investigated how coating parameters affect the chemical structure of these films. Optical properties such as absorbance, transmittance and optical band gap were determined by Uv-Vis spectroscopy. The optical band gaps of the ppTh thin films were determined to be 2.97 eV, 3.13 eV, 3.17 eV and 3.68 eV with increasing RF power, respectively. In addition, all thin films were highly transparent in the visible region (500 nm), and this transparency tended to increase with increasing RF power. SEM analysis showed that the thin films had nanosphere structure and the radius of these spheres was about 90 nm.
- MakaleAçık Erişim2019Ayçiçeği Bitki Atık Küllerinin Bazı Bitki Besin Elementlerinin Belirlenmesi
Polat, Taşkın
Bitkiler gelişim süreçleri boyunca çeşitli bitki besin elementlerine ihtiyaç duyduklarından bu ihtiyaçları sentetik ve kimyasallar girdiler ile giderilmektedir. Bu da girdi maliyetini oldukça arttırmaktadır. Hâlbuki tamamen doğal bitki atıklarından elde edilen girdiler sayesinde bu tür sorunlar ortadan kalkacaktır. Özellikle yakacak olarak kullanılan ayçiçeği bitki atıklarından elde edilen kül, içeriğinde bulunan bitki besin elementleri ile önemli bir doğal gübre olma potansiyeline sahiptir. Bu çalışmada, farklı çeşitlere ait (Coral, Pioneer63F73, PioneerP64LL05, Pioneer64LC108, Goldsun, Şems, Aga1301, Duna, Bosfora ve PioneerPR64G46) ayçiçeği bitki atıklarının yanmasından elde edilen küllerinde bulunan bazı besin elementlerinin (B, Mg, P, K ve Ca) belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda, en yüksek B, Mg içeriği PioneerPR64G46 çeşidinden, P, Ca içeriği Pioneer P64LL05 çeşidinden ve K içeriği Pioneer64LC108 çeşidinden elde edilmiştir. Yapılan gözlemde, ayçiçeği atıklarının küllerinde oldukça yüksek fosfor ve potasyum içeriğinin mevcut olduğu, özellikle fosfor ve potasyumca fakir topraklarda gübre olarak kullanılabileceği öngörülmektedir.
AtıfOpenAlex1
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2019Serbest muhasebeci ve mali müşavirlerin entegre rapor uygulamaları sürecinde mesleki yetkinliklerinin tespitine ilişkin bir araştırma
Doğan, Zeki; Acar, Adalet
Bu çalışmanın temel amacı, muhasebe melek mensuplarının entegre rapor hazırlama sürecinde yeterlimesleki yetkinliklere sahip olup olmadığının ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda önce entegrerapor ve entegre raporlama konusuna ilişkin bilgiler verilmiş ve literatür taraması yapılmıştır. Sonrasında,çalışmanın araştırma bölümü ile ilgili yapılan anket sonuçları kullanarak Niğde ve Aksaray illerinde mes-leklerini icra eden Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin entegre rapor ve entegre raporlama konusundakigörüşlerine ilişkin analiz sonuçlarına yer verilmiştir. Elde edilen analiz ve bulguların sonucunda, SerbestMuhasebeci Mali Müşavirlerin entegre rapor hazırlamanın önemine ve hazırlanması gerektiğine inan-dıkları, bu konuda gerekli özveriyi gösterecekleri, fakat konu ile ilgili yapılan çalışmaları yeterince takipedemedikleri, entegre rapor hazırlama ve sunum aşamalarında bilgi teknolojilerini kullanabilme gibi bazıkonularda sorunlar yaşayabilecekleri tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2019Demographic Family Structure in Ayıntab (Aintap) according to Court Records: Number of Spouses and Children (1839-1876)
Yildirim, Yildiray
Even though Tanzimat was considered as a great the turning point for Ottoman society, it was initially embodied in a more central frame in administrative circles. Thus, these practices initially started in the center could hardly had any remarkable effect on family structure kneaded by centuries of traditions and religious beliefs in Ottoman rural areas. Especially, except religious verdicts, marital traditions such as bride token and the gifts given to bride’s family were carried on despite all prohibitions. This study primarily aims to investigate the number of spouses and children in Ayıntab which was a perfect sample of traditional Ottoman family structure in Tanzimat period (1839-1876). Secondarily, this study also targets to compare the results with previous related studies in Ayıntab and general structure of Ottoman family in the period. The topic was limited by 282 estate records found in 5 court records numbered as 144 and 148 covering the period in the city center populated by Muslims and non-Muslims. The results revealed polygamy rates in Ayıntab and its reasons were discussed. Regarding number of children, any significant difference between Muslim and non-Muslim were also investigated by scrutinizing average number of children families had.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2019Differential Equation Characterizing Spherical Curves in E n and Solution of This Equation
Aydın, Tuba Ağırman; Sezer, Mehmet
In this study, we considered an n th order linear differential equation with variable coefficients characterizing spherical curves according to Frenet frame in Euclidean n-Space E n . This equation whose coefficients are related to special function, curvature and torsion, is satisfied by the position vector of any regular unit velocity spherical curve. These type equations are generally impossible to solve analytically and so, for approximate solution we presented a numerical method based on Taylor polynomials and collocations points by using initial conditions. Our method reduces the solution of problem to the solution of a system of algebraic equations and the approximate solution is obtained in terms of Taylor polynomials.
- MakaleYalnız künye2019The Impact of Work-Family Conflict on Hedonic Consumption: A Survey on Industrial Workers
Göktaş, Bora; Tarakçı, İnci Erdoğan
Purpose – Work and family make up a large part of the lives of individuals and every individual has a role in social life as much as the number of groups he/she belongs to. It has become more important than ever for individuals to balance their work and family life so that they can fulfill all the responsibilities of their job and family roles. Especially in recent years, the fact that many women have started working and more families have double income has changed their job and family roles. The first consequence of not being able to balance work and family responsibilities is the dilemma between these two roles. The roles that people play in business and family life shape their lifestyles and also their needs and demands. Therefore, the conflict arising from the lack of stabilize between work and family tasks also affects the social lives of individuals and consequently the habits of consumption changes. As it is known, consumption in modern societies is not only aimed at meet the physiological and basic needs but also brings a lifestyle dedicated to the quest for pleasure. The Hedonic Consumption that emerges at this stage is a form of consumption that tends to act with emotions rather than sensations where it is not possible to be satisfied with desires and fantasies and to which the desire is continuous. In this study, the concept of business family conflict is handled with its reflections in modern consumption societies and the relation of this conflict with the consumption and hedonic consumption habits depending on the effect of this conflict on the roles of individuals.Design/methodology/approach – For this purpose, a survey was conducted with 412 blue and white collar workers who were actively working in factories operating in the Organized Industrial Zone of Bilecik and Bayburt Province in July-August 2019 and 390 evaluable questionnaires were obtained. In the light of the findings, it was tried to put forward the influence of work family and family work discord and hedonic consumption habits of the workers.Findings – According to the study findings, work-family conflict has no effect on social shopping, adventurous shopping and shopping to make others happy dimensions, while it has a negative effect on shopping for relaxation, shopping to get ideas and shopping for value dimensions. On the other hand, family-work conflict has a positive effect on all dimensions of hedonic consumption except the adventurous shopping dimension. The strongest effect is on shopping for relaxation dimension.Discussion – The WFC independent variable has no effect on hedonic consumption. However, the other independent variable FWC has an effect. In order to see whether the findings in the present study are supported or not, it is recommended that researchers conduct new studies using different research methods and different research areas (universe and sample).
AtıfTR Dizin1
İncele













