Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Dertli, Enes(17)
- Şahin, Engin(8)
- Bayram, Ozkan(7)
- Esmer, Yusuf(7)
- Degirmenci, Yavuz(6)
- Yilmaz, Mustafa Tahsin(6)
- Dursunoğlu, İsmail(5)
- Göktaş, Bora(5)
- İspirli, Hümeyra(5)
- Şenay, Volkan(5)
- Bulut, Mehmet(4)
- Can, Zehra(4)
- Kaban, Güzin(4)
- Korkmaz, Özge(4)
- Pabuçcu, Hakan(4)
- Sagdic, Osman(4)
- Sefali, Abdurrahman(4)
- Serencam, Hüseyin(4)
- Simsek, Onder(4)
- Taylan, Osman(4)
- Ag, Aliriza(3)
- Bayraktar, Bülent(3)
- Bulut, Ayhan(3)
- Cuce, Erdem(3)
- Dayi, Faruk(3)
- Durmaz, Atakan(3)
- Gökçe, H. Süleyman(3)
- Küçük Demir, Betül(3)
- Mavi, Ahmet(3)
- Ucan, Izzet(3)
- Uçurum, Metin(3)
- Özen, Soner(3)
- Öztürk, Mesut(3)
- Abdioglu, M.(2)
- Acar, Adalet(2)
- Agirman Aydin, Tuba(2)
- Akay, Ebru Çağlayan(2)
- Akkan, Yaşar(2)
- Akkoyunlu, Ebubekir(2)
- Akkuş, Ömer(2)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019İlkokul 3. sınıf fen bilimleri ders kitabına ilişkin öğretmen görüşleri (Bayburt İli örneği)
Nihal Özdemir
Bu araştırmanın amacı; Bayburt ili örneğinde; 2015-2016 eğitim öğretim yılında kullanılan ilkokul 3. sınıf fen bilimleri ders kitabıyla ilgili öğretmen görüşlerini ortaya çıkarmak ve yeni ders kitaplarının hazırlanmasına katkı sağlamaktır. Bu araştırmanın çalışma grubunu; 2015-2016 eğitim öğretim yılında Bayburt İli Merkez İlçesi Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 13 farklı ilkokulda görev yapan ve amaçlı örnekleme metoduyla seçilen 47 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma betimsel tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Bilgi toplama aracı olarak kullanılan değerlendirme anketi beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 3 soru yer almaktadır ve bu sorular öğretmenlerin kişisel bilgilerini almaya yöneliktir. Geriye kalan dört bölüm ise toplam 50 sorudan oluşmaktadır. Verilerin analizinde ise yüzde (%) ve frekans (f) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenler fen bilimleri ders kitabını bilimsel içerik yönüyle başarılı bulmuşlardır. Ancak öğrenci ilgisini çekebilecek türden karikatür, bulmaca vs. ile zenginleştirilmesinin gerektiğini ayrıca ödev ve araştırmalar ile geriye dönük yoklama sorularına daha sıklıkla yer verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Öğretim yaklaşımı ile ilgili öğretmenlerin %64'ünün, ünite ve konuların anlamlı öğrenmeyi sağlayacak şekilde sıralandığını ve birbiriyle ilişkili kavramların mantıklı bir sıralamada verildiğini ve kavramsal öğrenmeyi desteklediğini düşündükleri görüşünde oldukları görülmüştür. Öğretmenler ders kitabının öğretim yaklaşımı ile ilgili eksikliklerini; derse öğrenci katılımını yeterince sağlamaması ve ara değerlendirmelere yeterince yer vermemesi olduğu yönünde ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin % 89'u okunabilirlik boyutunda kitabı TDK yazım kurallarına, imla ve dilbilgisi kurallarına uygun olduğu yönünde görüş bildirmiştir. Gerek paragraf içinde gerekse paragraflar arasında anlam bütünlüğünün sağlandığını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin çoğunluğu, ders kitabındaki etkinlikleri; öğrencilerin gelişim düzeylerine, el becerilerine ve bilişsel becerilerine uygun bulmuşlardır. Öğretmenlerin %86'lık kısmının, ders kitabındaki aktiviteler ile ders içeriğini ilişkili buldukları görülmüştür. Ayrıca ders kitabında yer alan etkinlikleri öğretmenler; bilimsel araştırmaya yönelik çalışmalar içermesi ve gereken ön bilgilerin deneyin içerisinde yer alması konularında eksik bulmuşlardır. Araştırmada; elde edilen bulgular ışığında ulaşılan sonuçlar tartışılmış ve sonraki araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Sınıf öğretmenlerinin yeterlik inançları ile öğretmelik mesleğine yönelik tutumları arasındaki ilişki
Burak Eskici
Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları ile yeterlik inançları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada amaca uygun olarak deneysel olmayan tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2016 – 2017 eğitim öğretim yılında Bayburt İli Merkez İlçesinde görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise ulaşılabilir örnekleme metoduyla belirlenen ilkokullarda görevli 205 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcı öğretmenlere geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan 'Öğretmen Yeterliği Ölçeği' ve 'Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği' uygulanmıştır. Bu ölçekler ile birlikte çalışmamıza katkı sağlayacak maddelerden hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılmıştır. Bayburt ilinde görev yapan sınıf öğretmenleri okullarında ziyaret edilerek yapılan çalışmanın amacı hakkında bilgi verilmiş ve katılımcıların ölçekleri gönüllülük esasına göre doldurmaları sağlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, frekansların ve yüzdelerin gösterildiği ve betimsel istatistiklerin yer aldığı tablolar ile sunulmuştur. Verilerin analizi bilgisayar ortamında SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 21.0 paket programında yapılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumları ile yeterlik inançları arasındaki farklılığı belirlemek amacıyla parametrik testlerden t- testi ve ANOVA, ayrıca Non-parametrik testlerden Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H testleri kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arası ilişkiyi değerlendirmede ise yine normal dağılım değerlendirmesi yapılarak, korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde ve yorumlarda, p<0.05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre sınıf öğretmenlerinin, öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları ile yeterlik inançları arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Volkanik tüf esaslı alkalilerle aktive edilmiş bağlayıcıların fiziksel ve mekanik özellikleri
İrem Dirikolu
Son 50 yılda, teknoloji ve sanayileşmenin gelişimiyle birlikte atmosfere salınan CO2 miktarı büyük oranda artmıştır. Bu artışla, inşaat sektörünün vazgeçilmez malzemelerinden çimento, tuğla, kiremit ve seramik gibi ürünlerin üretiminden açığa çıkan salınımlar önemli bir paya sahiptir. Çimento üretimi tek başına dünya CO2 emisyonunun %8'inden sorumludur. Dolayısıyla araştırmacılar atık malzemelerin kullanılması ile çevreci, CO2 emisyonu ve maliyeti düşük, Portland Çimentosuna benzer performansa sahip yeni alternatif bağlayıcıları alkali aktivasyon yöntemiyle geliştirmeye çalışmaktadır. Bu çalışmada, Bayburt bölgesinde bulunan farklı özellikli öğütülmüş tüfler NaOH+Na2SiO3 ve Ca(OH)2 +Na2SiO3 aktivatörleri ile belirli oranda karıştırılarak alkali aktive edilmiş hamurlar üretilmiştir. İlaveten, öğütülmüş mermer belli oranlarda karışımlara eklenmiştir. Üretilen taze hamurlar üzerinde TS EN 196-3'e göre standart priz başlangıcı ve bitişi deneyleri ile izafi kıvam tayini ve ASTM C230'a göre yayılma tablası deneyleri yapılmıştır. Sertleşmiş hamurlar üzerinde 2, 28 ve 90 gün yaşlarında ASTM C109'a göre basınç dayanımı deneyleri ile su emme deneyleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca sertleşmiş hamurlar üzerinde 90 gün yaşında SEM+EDS ve XRD analizleri yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, çözelti/toz oranı, NaOH/Na2SiO3 oranı, çözeltinin sıcaklığı ve NaOH molaritesinin deney sonuçları üzerinde önemli etkileri olduğu görülmüştür. Basınç dayanımları bazı hamur karışımlarında 28 günden sonra azalmıştır. Çoğu hamurda 10 MPa – 38 MPa arasında değişen basınç dayanımları ölçülmüştür. 90 gün sonunda NaOH+Na2SiO3 aktivatörlü hamurlarda en yüksek dayanım %100 BYT ile üretilen hamurda 37,8 MPa, Ca(OH)2+ Na2SiO3 aktivatörü ile en yüksek dayanım %100 BBT ile 19,7 MPa olarak ölçülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Yüksek plastisiteli kil stabilizasyonunda silis dumanı ve mermer atıklarının kireçle beraber kullanılabilirliğinin araştırılması
Ersin Demir
Zemin stabilizasyonu, mühendislik özellikleri bakımından yetersiz olan zeminlerin fiziksel, kimyasal, hidrolik ve mekanik özelliklerinin iyileştirilmesi olarak tanımlanır. Bu çalışma kapsamında ferrosilisyum alaşımlarının ve silisyum metalinin üretiminde bir yan ürün olarak elde edilen endüstriyel atık olan silis dumanı ile mermer tozu killi bir zeminin stabilizasyonunda puzolonik katkı olarak kullanılmıştır. CaO oranı yüksek olan kireç birincil bağlayıcı olarak seçilmiştir. Birleştirilmiş Zemin Sınıflandırma Sistemi'ne göre yüksek plastisiteli killi bir zeminin stabilizasyonunda kullanılan mermer tozu ve silis dumanı %0, %5, %10, %15, %20 doğal malzeme ile kireçsiz ve %6 kireçli (optimum kireç oranı) olarak karıştırılmıştır. Hazırlanan karışımların durabilite ve dayanım gibi geoteknik özellikleri detaylı olarak incelenmiştir. İncelenen numunelerin dayanım değerlerinde silis dumanının kireçle beraber kullanıldığında doğal zemine, mermer tozuna ve sadece kireçli karışımlara göre daha yüksek çıktığı gözlemlenirken, durabilite özelliklerinde ise mermer tozunun daha etkin olduğu söylenilebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Doğa sevgisi değerinin halk bilimi ürünleriyle kazandırılmasının öğrencilerin çevresel tutumlarına etkisi
Ahmet Baş
Bu araştırmanın amacı doğa sevgisi değerinin halk bilimi ürünleriyle kazandırılmasının öğrencilerin çevresel tutumlarına etkisini ve öğrencilerin sürece ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden gömülü desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Rize İli Fındıklı İlçesi'nde MEB'e bağlı iki ilkokulda öğrenim gören 20 (DG=10, KG=10) dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak "Çevresel Tutum Ölçeği" ve yapılan uygulamalarla ilgili olarak öğrencilerin görüşlerini belirlemek amacıyla "yarı yapılandırılmış görüşme formu" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, ölçekten elde edilen verilerin analizinde Shapiro-Wilk Testi, t-testi, Mann Whitney U testi ve yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen verilerin analizinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin deney ve kontrol gruplarının ön test puanları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı, son test puanları arasında ise anlamlı bir farklık olduğu ve öğrencilerin halk bilimi ürünleriyle ders işlemeyi daha yararlı buldukları tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, doğa sevgisi değerinin halk bilimi ürünleriyle kazandırılmasının öğrencilerin davranış, duygu ve düşünce alt boyutlarında olumlu bir etkiye sahip olduğu ancak eylemde bulunmaya isteklilik boyutunda anlamlı bir değişiklik oluşturmadığı ve öğrencilerin halk bilimi ürünleriyle öğretim sürecine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019İslâm Ceza Muhakemesi Hukukunda sanık
Mustafa Atlan
Bu tez çalışmasında İslâm ceza muhakemesine göre kişiler hakkında ortaya atılan bir töhmet/suçlama ya da yeterli, makul ve kuvvetli bir şüphe ile başlatılan kovuşturma ve muhakeme sürecinde hak ve yetkilere sahip ve talepleriyle muhakemeyi hareket halinde tutan ve hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında sanık sıfatıyla yargılanan kişi hakkında, muhakeme/yargılama hukuku açısından fıkıh doktrinindeki genel bilgi ve verilerden hareketle daha genel ve toparlayıcı tespitlere ulaşmak, sanığın yargısal hükümlerinin neler olduğunu ortaya koymak hedeflenmiştir. Tez iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, İslâm ceza hukuku ve ceza muhakemesine dair temel ilkeler ayrıntısıyla ele alınmıştır. İkinci bölümde ise, ilk olarak, araştırma, İslâm hukuku ve alt dalı olan ceza muhakemesi hukuku alanında sanık ve mahkemede muhakemeye katıldıklarından dolayı sanıkla ilgili diğer kişilerin/kavramların tanımı üzerinde durulmuş ve buradan hareketle, sanığın muhakeme safhasında, suç şüphesi bulunduğundan dolayı suçun ispat yolları, karineler, genel bir ilke olan sanığın şüpheden yararlanması, aynı bağlamda şüphe çeşitleri ve son olarak da sanık hakkında mahkeme tarafından; tutuklanması, gözaltı süreci, hapis cezası ve sorgulama safhasındaki işlemler ile ilgili tedbire dayalı verilen kararlar/hükümlere ilişkin muteber kabul edilen klasik ve çağdaş İslâm hukuku eserlerinden genel bilgi ve hukukî hükümler tespit edilmeye çalışılmıştır. Tez çalışması bu açıdan değerlendirildiğinde, ilk dönem klasik fıkıh kaynaklarına ve mümkün mertebe dört mezhebin muteber saydığı fıkıh kitaplarına müracaat edilmiş ve yeri geldikçe çağdaş fıkıh ekollerinin hukukçularının sanığın hükümleri ile ilgili görüşleri, ayrıntılı ve objektif bir biçimde açıklanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda, yapılan bu çalışmanın, İslâm ceza muhakemesi hukukunda sanıkla ve sanığın hükümleriyle ilgili özgün bir çalışma olduğu düşünülmektedir. Anahtar Sözcük: Davalı, Ceza, Töhmet, Ceza Muhakemesi, Dava, Kazâ.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Üst biliş ile problem kurma performansı arasındaki ilişkide matematik ve Türkçe derslerinin aracılık rolü
Kübra Ada
Bu çalışmada 6. sınıf öğrencilerinin üst bilişleri ile problem kurma performansları arasındaki ilişkide, matematik ve Türkçe dersi akademik başarılarının aracılık rolünün belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda üst biliş ile problem kurma performansı arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkinin ortaya koyulması hedeflenmektedir. Bu amaç doğrultusunda çalışma, nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli ile tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemi 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Bayburt ilinde 6. sınıf düzeyinde öğrenim gören 121 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin üst bilişlerinin belirlenmesi için Yıldız, Akpınar, Tatar ve Ergin (2009) tarafından ilköğretim öğrencileri için geliştirilen biliş üstü ölçeği kullanılmıştır. Öğrencilerin problem kurma performanslarının belirlenmesi için de araştırma kapsamında "problem kurma testi" ile "problem kurma testini değerlendirme rubriği" geliştirilmiş, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Problem kurma testi Christou vd. (2005) tarafından ortaya koyulan 5 farklı problem kurma durumu temel alınarak hazırlanmıştır. Toplam 10 sorudan oluşan problem kurma testi 6. sınıf matematik öğretim programında yer alan "Doğal sayılarla dört işlem gerektiren problem kurar" kazanımı doğrultusunda oluşturulmuştur. Problem kurma testinden elde edilen öğrenci cevapları "boş", "problem değil" ve "problem" olarak değerlendirildikten sonra, problem olarak belirlenen cevaplar, rubrikte yer alan 6 ölçüt ve bu ölçüte ilişkin kriterler doğrultusunda değerlendirilerek puanlandırılmıştır. Öğrencilerin üst bilişleri ile problem kurma performansları arasındaki ilişkide Türkçe ve matematik dersi puanlarının aracılık rolü SPSS 24 programında PROCESS makrosuyla analiz edilmiştir. Aracı modellerin anlamlılığı aynı zamanda Sobel testi ile de incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre üst bilişin problem kurma performansı üzerindeki etkisinde matematik ve Türkçe derslerinin ayrı ayrı tam aracılık rolü oynadığı belirlenmiştir. Aynı zamanda sırasıyla matematik ve Türkçe dersi başarısının birlikte seri aracılık rolü incelendiğinde de üst bilişin problem kurma performansı üzerindeki etkisinde tam aracı etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Çalışmada problem kurma performansının üst biliş üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri de incelenmiş ve aracılık modelleri belirlenmiştir. Ancak problem kurma performansının üst biliş üzerindeki toplam etkisinden ve aracı modellerden elde edilen değerlerin; üst bilişin problem kurma performansı üzerindeki etkisinden elde edilen değerlere kıyasla daha düşük olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle problem kurma performansının üst biliş üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri alternatif modeller olarak sunulmuştur. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, konuya ilişkin yapılacak diğer akademik çalışmalara ve eğitim paydaşlarına önerilerde bulunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterliklerinin öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Miray Yegen
Bu araştırmada; sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterliklerinin öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada betimsel türde genel tarama modeli kullanılmıştır. Bayındır (2001) tarafından geliştirilen anket, Ağrı ili Doğubayazıt ilçesindeki 155 ilkokul 4. sınıf öğretmenine ve 2627 ilkokul 4. sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Her iki anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişisel bilgiler ve bağımsız sorular, ikinci bölümde bağımlı sorular yer almaktadır. Kaynak gruplar; yaş, cinsiyet, kıdem, mezun olunan okul, medeni hal, öğretim değişkenlerini bilme ve uygulamaları bakımından karşılaştırılmıştır. Çalışma 5 bölümden oluşmaktadır. Bunlar; giriş, literatür incelemesi, yöntem, bulgular ve tartışma, sonuçlar ve önerilerdir. Elde edilen verilerin istatistiki çözümlemelerinde p<0.05 düzeyinde anlamlı bulunan sonuçlar tablolarla gösterilmiş ve değerlendirilmiştir. Anlamlı bir farklılık göstermeyen gruplar araştırma dışı bırakılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri arasında anlamlı bir fark gözlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre yapılan bazı öneriler şunlardır; etkili sınıf yönetimi ve kaliteli bir iletişim için öğrenciler iyi tanınmalıdır. Kurallar adilce uygulanıp öğretmen olarak iyi bir model olunmalıdır. Ayrıca öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları göz ardı edilmeden, sınıfın fiziki değişkenleri öğrencilere göre ayarlanmalıdır. Anahtar Sözcükler: Sınıf yönetimi, öğretmen davranışları, sınıfın fiziksel değişkenleri, öğrenci görüşleri.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Fen bilimleri öğretmenlerinin ve fen bilimleri öğretmen adaylarının çevre bilgi ve çevre eğitimi öz-yeterlik düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Akın Aykut Konakcı
Araştırmada, fen bilgisi öğretmenlerinin ve fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilgileri ve çevre eğitimi öz-yeterlik düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelemek amaçlanmaktadır. Bu amaç kapsamında araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Iğdır ilinde görev yapan fen bilgisi öğretmenleri ve Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümündeki öğrenim gören 3. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evrenden "Kolay Ulaşılabilir Örnekleme" yoluyla belirlenmiş 110 fen bilgisi öğretmeni ve 110 fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kışoğlu (2009) tarafından geliştirilen Çevre Bilgi Testi ve Özlü (2012) tarafından geliştirilen Çevre Eğitimi Öz-Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS 25. paket programına işlenmiş olup yapılan analizler neticesinde araştırmanın veri toplama araçlarının normal dağılım göstermediği belirlenmiştir. Bu yüzden araştırmada non-parametrik testler olan Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U testleri kullanılmıştır. Yapılan analizler neticesinde araştırmada; fen bilgisi öğretmen adaylarının öz-yeterlik düzeyinin orta, fen bilgisi öğretmenlerinin ise yüksek düzeyde olduğu, çevre bilgi puan ortalamalarının fen bilgisi öğretmenlerinin orta seviyenin üzerinde, fen bilgisi öğretmen adaylarının ise orta seviyede olduğu saptanmıştır. Yaş değişkeni açısından fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre eğitimi öz-yeterlik düzeylerinin anlamlı bir farklılık göstermediği, fen bilgisi öğretmenlerinin ise "Alan Bilgisi", "Öğretim Stratejileri" alt boyutlarında 40+ yaş grubundaki öğretmenlerin öz-yeterlik puanları 26-30 yaş ve 31-35 yaş grubundaki öğretmenlerden anlamlı şekilde farklılaştığı belirlenmiştir. Ayrıca yaş değişkeni açısından fen bilgisi öğretmenlerinin ve fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilgi puan ortalamalarının anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkeni açısından araştırmada fen bilgisi öğretmenlerinin ve fen bilgisi öğretmen adayların çevre eğitimi öz- yeterlik düzeylerinin anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Cinsiyet değişkeninin, fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilgisi puan ortalamaları açısından anlamlı bir farklılık göstermezken, fen bilgisi öğretmenlerinde erkek öğretmenler lehine anlamlı şekilde bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Fen bilgisi öğretmenlerinin hizmet yılı değişkeni açısından çevre bilgi puan ortalamaları ve çevre eğitimi öz-yeterlik puanlarının anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim20198. sınıf öğrencilerinin pisagor bağıntısı ile ilgili görsel, sembolik ve cebirsel-sözel temsillerin bulunduğu matematiksel problemleri çözme becerilerinin incelenmesi
Serdar Yıldız
Bu çalışmanın amacı, 8. sınıf öğrencilerinin Pisagor bağıntısı ile ilgili görsel, sembolik ve cebirsel (sözel) temsilleri bulunduran matematiksel problemleri çözme becerilerini ortaya koymaktır. Bunu amaçla üç farklı devlet ortaokulun 8. sınıflarında öğrenim gören 102 öğrenciye açık uçlu sorulardan oluşan başarı testi uygulanmıştır. Bu makale çerçevesinde konu ile doğrudan ilişkili olan sorulara öğrencilerin verdikleri cevapların analizine yer verilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, öğrenciler sözel ve sembolik temsillere kıyasla görsel temsillerde daha başarılıdırlar. Ayrıca öğrenciler bir temsilden diğerine geçişlerde büyük problemler yaşamaktadırlar.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Ergenlerde beş faktör kişilik özelliklerinin dijital oyun bağımlılık düzeyleri üzerindeki yordayıcı etkisinin incelenmesi
Nurseven Kağızmanlı
Bu çalışmanın amacı, Erzurum'un farklı ilçelerinde okuyan lise öğrencilerinin dijital oyun bağımlılık düzeylerini beş faktör kişilik özellikleri açısından incelemektir. Erzurum'da 2017 yılında bulunan 11783 lise öğrencisi araştırmanın evrenini oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini Erzurumda 5 ilçe merkezinde bulunan 6 farklı lisede eğitim gören 292 erkek ve 228'i kız olmak üzere 520 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmaya dahil edilen liseler basit seçkisiz örnekleme yöntemine göre seçilmişlerdir. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, dijital oyun bağımlılığı ölçeği ve sıfatlara dayalı kişilik testi kullanılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama yöntemiyle yapılmıştır. Veriler SPSS programı ile analiz edilmiş ve verilerin analizinde değişkenlere bağlı olarak bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA sonuçları anlamlı çıktığında ise regresyon analizi ve ayrıca sıfatlara dayalı kişilik testi ve dijital oyun bağımlılığı ölçeklerinin sonuçları arasındaki ilişkiye bakmak üzere Pearson Korelasyon tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığı zaman ergenlerin dijital oyun bağımlılık düzeyleri beş faktör kişilik özelliklerinden yumuşak başlılık ve duygusal dengesizlik (nevrotizm) kişilik özelliğini anlamlı bir şekilde yordadığı görülmüştür. Araştırma sonuçlarında erkek öğrencilerin dijital oyun bağımlılık düzeylerinin kız öğrencilerden fazla olduğu görülmüştür. Ayrıca oyun bağımlılığı ile sınıf ve oyun oynanan yer değişkenleri arasındaki fark da istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur.
- Doktora TeziAçık Erişim2019Abdullah b. el-Mübârek ve Hadîs ilmindeki yeri
Hamdi Türkoğlu
Hadîs tarihinin tedvîn ve tasnîf dönemlerinde yaşayan Abdullah b. el-Mübârek, hicrî II. asrın önemli âlimlerinden biridir. Kaleme aldığı eserlerin, tasnîf döneminin ilk ürünleri arasında yer alması ve bu eserlerin bir kısmının günümüze ulaşması onun hadîs ilmindeki önemini daha da artırmaktadır. Bu sebeple onun hadîs ilmindeki yerinin tespit edilmesi, genel olarak yaşadığı dönemin rivâyet anlayışı ve tasnîf usûlünü anlamaya yardımcı olacaktır. Bu amaçla giriş ve üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde Abdullah b. el-Mübârek'in yaşadığı dönemin siyasî, sosyo-kültürel ve ilmî durumu ile birlikte hayatı, ahlâkî ve ilmî şahsiyeti çeşitli yönleri ile ele alınarak, eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde onun hadîs ilmindeki yeri üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda İbnü'l-Mübârek'in hadîs tarihindeki yeri ve bazı hadîs usûlü konuları hakkındaki görüşleri ele alınmıştır. Ayrıca bu bölümde İbnü'l-Mübârek'in cerh ve taʻdîl ilmindeki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise onun gerek temel hadîs kaynaklarındaki ve gerekse kendi eserlerindeki rivâyetleri incelenerek, rivâyet ve tasnîf metodu belirlenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda İbnü'l-Mübarek'in rivâyetleri sıhhati ve kaynağı açısından incelenmiştir. Buna ilaveten günümüze ulaşan eserlerindeki rivâyetleri muhtelif yönleri ile ele alınmış, bu yönüyle senedlerde yer alan rivâyet sîgaları, şek ifadeleri, mübhem ve mürsel rivâyetler gibi konular üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Abdullah b. el-Mübârek, Hadîs, İsnâd, Rivâyet, Tasnîf.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kehf sûresinin kırâatler yönünden incelenmesi
İbrahim Ünlü
Kehf sûresinin kırâatler yönünden incelenmesi adlı bu çalışma ile söz konusu sûrenin tamamı, hem mütevâtir ve meşhur kırâatler açısından hem de şâz kırâatler açısından ele alınmıştır. İçeriği yönüyle Yüce Allah'ın varlığı ve birliği, inkâr edenlerin tutumlarının karşısında Hz. Peygamber'e öğütler, Ashâb-ı Kehf, Hızır ve Zülkarneyn'in kıssaları, mümin ve inkâr edenlerin dünya ve ahiretteki durumları gibi konuları barındıran sûre, aynı zamanda manaya kısmen etkisi olan kırâat farklılıklarını da barındırmaktadır. Bu araştırma, bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı ve metodu üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde kırâat ilmine genel bir bakış başlığı altında kırâatin ıstılahları, konusu, gayesi, faydası, tarihçesi, çeşitleri ve kırâat ilminde tarîkler hakkında genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde ise, araştırmanın temel hedefi olan Kehf sûresi kırâatler açısından ele alınarak önce sûrenin kapsamlı tanıtımı yapılmış, ardından sûrede manaya kısmen etkisi olan kırâatler ferşü'l-hurûf ve usûl yönünden sırasıyla ele alınmıştır. Daha sonra Hz. Osman mushafı ile Abdullah b. Mes'ûd Mushafı arasında Kehf sûresi ile ilgili farklılıklar ve bu bölümün en son konusu olarak sûrede geçen şâz kırâatler ele alınmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Bulanık istatistiksel proses kontrol tekniği ile bims hafif yapı malzeme üretiminin analizi
Kader Kaplan Göztok
İstatistiksel Proses Kontrolü (İPK), üretim çıktılarının ürün özelliklerini belirlenen kalite aralıklarında yapılmasını kontrol eden, sağlayan ve standart dışı üretimin önüne geçmede mühendislerin kullandığı en önemli matematik esaslı bir araçtır. Ancak konvansiyonel İPK'nın yetersiz kaldığı durumlarda bu yetersizliği gidermek maksadıyla, bulanık küme teorisinden yararlanılan daha hassas istatistiksel proses kontrolüne imkan veren bulanık istatistiksel proses kontrol yaklaşımları geliştirilmiştir. Bu çalışmada, bir hafif yapı malzemesi olan Bims'in üretim sürecin kontrol altında olup olmadığının belirlenmesinde bulanık istatistiksel proses kontrol tekniklerinden yararlanılarak elde edilen sonuçlar sunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Mehmed et-Trabzonî'nin er-Risâle fî Fenni Usûli'l-Hadîs: Hâşiye Alâ Nüzheti'n-Nazar Fî Tavdîhi Nuhbeti'l-Fiker adlı eseri ve hadis usûlüne katkısı
Mehmet Ali Aysan
Bu çalışma Osmanlı âlimlerinden, Bursa Veled-i Abdurrahman Medresesi ile Süleymaniye Medreselerinde Müderrislik ve Süleymaniye Kütüphanesinde kayyımlık yapmış olan Mehmed Medenî et-Trabzonî'nin XVIII. yüzyılın başında genç yaşta İbn Haceri'in "Nuhbeti'l-Fiker" ve şerhi "Nüzhetü'n-Nazarı" okuyanların daha iyi anlaması için kendi el yazısı ile yazdığı er-Risâle fî Fenni Usûli'l-Hadîs: Hâşiye alâ Nuzheti'n-Nazar fî Tavdîhi Nuhbeti'l-Fiker isimli yazma eserin tanıtımı, edisyon kritiği, tanıtımı, hadis usûlüne katkısını ve eserin değerlendirilmesini içermektedir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Medeni Mehmet et-Trabzonî'nin hayatı, tespit edebildiğimiz kadarıyla müellifin eserleri, yaşadığı dönemin siyasî, iktisadî, sosyal ve ilmî durumu hakkında bilgi verilmiştir. er-Risâle fî Fenni Usûli'l-Hadîs: Hâşiye alâ Nüzheti'n-Nazar fî Tavdîhi Nuhbeti'l-Fiker adlı eseri Nuhbeti'l-Fiker ve Nüzhetü'n-Nazar'ın açıklaması olduğundan müellifi İbn Hacer el-Askalânî'den, Ali el-Kâri'den, Osmanlı İmparatorluğunun XVIII. yüzyıldaki hadis çalışmaları ve tezimize konu olan söz konusu el yazma eserin içeriğiyle ilgili, (1122/1709) yılında yazılması, (1163/1750)'de Bursa'da bir tekke zaviyesine vakfedilişi, Haraççıoğlu Koleksiyonu olarak Bursa İnebey Yazma Eser Kütüphanesi'nde olduğu ile ilgili tanıtımı ve tahlîli yapılmıştır. Tezimizin üçüncü bölümünde ise Hüsn-i Hattın çeşidi olan Ta'lîk ile yazılan yazma eserin tanıtımına, tercümesine, hadîs usûlune katkısına ve eserin değerlendirilmesine yer verilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Üniversite öğrencilerinde bilişsel çarpıtmaların problemli internet kullanımı üzerindeki yordayıcı etkisinin incelenmesi
Fatmanur Yıldız
Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinde bilişsel çarpıtmaların problemli internet kullanımı üzerindeki yordayıcı etkisinin incelenmesidir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. İlişkisel tarama modeli iki ya da daha fazla değişken arasında ilişkinin olup olmadığını ve ilişkili olduğu durumlarda bu ilişkinin derecesini belirlemeyi amaçlayan araştırmalardır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılında Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi'nde farklı bölümlerde öğrenim gören 575 öğrenci ile yürütülmüştür. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Problemli İnternet Kullanımı Ölçeği ve Bilişsel Çarpıtmalar Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS programı aracılığıyla, Bağımsız Örneklem t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon Analizi ve Yapısal Eşitlik Modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda erkek öğrencilerin kız öğrencilerden anlamlı düzeyde daha fazla problemli internet kullandıkları ve günlük internet kullanım süresi arttıkça problemli internet kullanımı davranışlarının da arttığı görülmüştür. Bilişsel çarpıtmaların problemli internet kullanımını yüksek düzeyde yordadığı tespit edilmiştir. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar ilgili literatür doğrultusunda tartışılarak, sonraki çalışmalara katkı sağlaması açısından önerilerde bulunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Küresel grafitli dökme demirlerin üretiminde modülün mikro yapı ve mekanik özelliklere etkisi
Oğuzhan Çolak
Bu tez kapsamında bir küresel grafitli dökme demir alaşımı olan GGG70L malzemesi kullanılmıştır. A iş parçası 100 mm x 100 mm x 300 mm, B iş parçası 50 mm x 50 mm x 300 mm ve C iş parçası 25 mm x 25 mm x 300 mm ebatlarında olan dikdörtgen prizma şeklindeki iş parçasına dökümü yapılmıştır. İş parçalarının modül değerleri hesaplanmıştır. Modül değişiminin malzemenin mikro yapı ve mekanik özellikler üzerindeki etkileri incelenmiştir. A ve B iş parçasından C iş parçası ebatlarında numuneler çıkartılarak modül değişiminin sertlik, çekme ve mikro yapı üzerinde etkileri incelenmiştir. Numuneler önce parlatma işlemlerine tabi tutulmuş sonrasında ise dağlanmıştır. Numunelerin mikro yapı incelemeleri yapıldıktan sonra alınan görüntüler üzerinden fotoğrafları çekilmiştir. Sonrasında imaj analizleri yapılmıştır. Numunelerin dağlama öncesi küreselleşme, ortalama küre çapı ve kürelerin yüzde dağılımı; numuneler dağlandıktan sonra mikro yapı incelemesi ve yüzde faz dağılımı belirlenmiştir. Son olarak numunelerin SEM incelemeleri yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda cevabı beklenen sonuçlara ulaşılmıştır. Döküm malzemesinin kimyasal bileşiminin standartlara uygun olduğu belirlenmiştir. Modül boyutu azaldıkça çekme mukavemeti, akma mukavemeti ve % uzama değerlerinin azaldığı tespit edilmiştir. Sertliğin modül boyutunun azalmasına ters orantılı bir şekilde arttığı görülmüştür. Modül değeri düşük olan numunenin daha hızlı soğumaya bağlı olarak daha küçük küre çapına sahip olduğu görülmüştür. Modül değeri daha küçük olan numunenin daha hızlı katılaştığı ve buna paralel bir şekilde mm2'ye düşen küre sayısının arttığı görülmüştür. % Küresellik ve % küresel grafit miktarının modül değeri düştükçe arttığı gözlemlenmiştir. Modül değişiminin yapıdaki faz değişimine direkt etki etmediği tespit edilmiş olup, faz analizindeki değişimlerin mevcut numunelerin kimyasal bileşimine bağlı olarak etkilenmekte olduğu görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Tüketicilerin hedonik tüketim nedenlerinin yaşam tarzı tutumları ve yenilikçilik düzeyleri açısından incelenmesi
Didem Micazoğlu Çakmak
Gelişen teknoloji, ulaşım, iletişim ile farklılaşan kültür ve kültürel ortamlar gibi hemen her alanda değişim söz konusudur. Bu değişimler, insanların günlük yaşantılarını, zevk ve tercihlerini, yaşam tarzlarını, tüketim algılamaları gibi faktörleri de etkilemektedir. Tüketiciler, satınalma eylemlerini her zaman rasyonel motiflerle değil, farklı duygusal motiflerle de yapmaktadırlar. Tüketiciler ürünün sağladığı temel faydayla birlikte duygularını tatmin etmek, alışverişten haz ve mutluluk elde etmek için de alışveriş yapma yönünde eğilim gösterebilirler. Hedonik Tüketim kavramı içerisinde değerlendirilen bu duygusal motiflerin yanında yaşamı algılama tutumları ve yenilikçilik anlayışları da tüketicilerin satınalma davranışlarında etkili olan faktörlerdendir. Bu faktörlerin tüketicilerin alışveriş yapma nedenlerini ne derece etkilediğinin analizi, işletmelerin tüketici satınalma davranışlarını gözlemleyerek farklı pazarlama stratejileri uygulamalarını gerekli kılacaktır. Tüketicilerin satınalma kararlarına etki eden bu faktörlerin karşılaştırılarak farklılıkların ortaya konulması için yapılan bu çalışmada, tüketicilerin hedonik tüketim yapma nedenleri, yaşam tarzı tutumları ve yenilikleri benimseme düzeyleri açısından incelenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket formunda demografik özellikler, yaşam tarzı tutumu ölçeği, hedonik tüketim nedenleri ölçeği, yenilikleri benimsemeye ait tutum ölçeği kullanılmıştır. Uygulama Bayburt şehir merkezinde yaşayan 18 yaş üstü özellikle Bayburtlu olan tüketiciler üzerinde yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS 22 paket programıyla analiz edilmiştir. Yaşam tarzı tutumları ve hedonik tüketim nedenleri ile demografik özelliklerin karşılaştırmasında; her iki faktörde de kadınların, bekarların ve gençlerin daha baskın olduğu, meslek, eğitim durumu ve gelir düzeylerine göre yaşam tarzı tutumları ve hedonik tüketim nedenlerinin farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Yenilikleri benimseme düzeylerine göre kadınların, bekarların ve düşük gelirli olanların yenilikleri benimsemeye daha yatkın oldukları ortaya koyulmuştur. Yaşam tarzı tutumları ile hedonik tüketim nedenleri arasındaki analiz sonuçlarına göre; en az hedonik tüketim yapan grubun "İnananlar Grubu" olduğu ortaya çıkmıştır. Hedonik tüketim nedenleri ile yenilikçilik düzeyleri arasındaki sonuçlara göre; yenilikçilik düzeyleri yüksek ve orta olanların daha çok hedonik tüketim yaptıkları sonucu elde edilmiştir. Yaşam tarzı tutumları ile yenilikçilik düzeyleri arasındaki analiz sonuçlarına göre; düşünenler grubunda olanların yenilikçilik düzeyi düşük, diğerlerinde ise yenilikçilik düzeyinin orta ve yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tüketim, Tüketici Davranışı, Yaşam Tarzı, Hedonik Tüketim, Yenilik Adaptasyonu, Yenilikçilik
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Geleneksel ve online alışveriş açısından tüketicilerin satın alma davranışlarının incelenmesi (Türk ve Hollandalı tüketiciler üzerinde uygulanmalı bir araştırma )
Nazan Purutoğlu
Bu tez çalışmasının amacı Hollandalı ve Türk tüketicilerin satın alma davranışlarının internet ve geleneksel mağazacılıktaki farklılıklarını ortaya çıkartmaktır. Bu hedefe yönelik ilk adımda konuyla ilgili yerli ve yabancı literatür taranarak, kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Çalışmada yer alan konu başlıkları sırasıyla; internet 'in gelişimi ile son verilere göre dünyada, Türkiye'de ve Hollanda'da internet kullanımı; İnternet'le değişen tüketici satın alma davranışları ve kültürel farklılıklar ele alınmıştır. Daha sonraki bölümlerde internet ile geleneksel mağazacılığın karşılaştırılmaları, e-ticaretin yenilikleri ile son yıllarda hızla gelişen m-ticaretin tüketici satın alma tutumlarının etkileri, ülkemizde ve Hollanda'da güncel verilerle sunulmuştur. Çalışmanın sonraki adımında Türkiye ve Hollanda'da üniversitede okuyan öğrenciler üzerinde bir alan çalışması uygulanmış ve elde edilen verilerin analizleri sonucunda internet ve geleneksel mağazacılıkta satınalma davranışlarında bazı farklılıklar tespit edilmiştir
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Deneyimsel pazarlamada müşteri tatmininin müşteri sadakatine etkisi: Erzurum'da kış turizmine yönelik hizmet veren otellerde uygulamalı bir araştırma
Meliha Nur Özer
Günümüz tüketim çağında işletmeler, satış kanallarının artması, zevk ve tercihlerin giderek değişime uğraması ve satın alma davranışının sürekli farklılaşması sebebiyle müşterinin lider olduğu bir dünyada satış faaliyetlerini etkin bir şekilde gerçekleştirmek zorundadırlar. Günümüzde çok dikkat çeken gelişmelerden biri de geleneksel pazarlama fonksiyonlarının etkisinin azalması tüketici deneyiminin de giderek önem kazanmasıdır.Bu çalışma; deneyim modüllerinin, müşteri tatmini ve müşteri sadakati üzerindeki etkilerini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde deneyimsel pazarlamanın teorik bilgilerine yer verilmiştir. İkinci bölümde yeni pazarlama yolu olan pazarlama 4.0 ile birlikte içerik pazarlaması üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise tüketici satın alma davranışlarına yer verilmiştir. Son olarak Erzurum ilinde kış turizmine yönelik faaliyet veren otel müşterilerine yönelik bir uygulama gerçekleştirilmiş ve analiz kısmında veriler açıklanmıştır. Araştırma sonucunda duyusal, duygusal, ilişkisel ve davranışsal faktörlerin müşteri tatmini üzerinde istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar doğurduğu gözlemlenmiştir. Düşünsel faktörlerin ise müşteri tatmini üzerinde etkili olmadığı görülmüştür. Ayrıca duygusal, düşünsel, davranışsal ve ilişkisel faktörlerin müşteri sadakati üzerinde olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir. Müşteri tatmini ile müşteri sadakati arasında da pozitif yönlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Deneyimsel pazarlama, deneyim modülleri, müşteri tatmini, müşteri sadakati, otel, kış turizmi













