Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    F. Nietzsche ve M.İkbal'in insan ve eğitim anlayışlarının karşılaştırılması

    Mehmet Aydın

    Nietzsche ve İkbal farklı toplumlarda yaşamalarına rağmen düşünce dünyalarında birçok benzer ve farklı noktaları vardır. Bu çalışma, Nietzsche ve Muhammed İkbal'in ideal insan ve eğitim anlayışlarının karşılaştırılmıştır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümünde F. Nietzsche'nin insan ve eğitim anlayışı, ikinci bölümde İkbal'in insan ve eğitim anlayışı, üçüncü bölümde ise her iki düşünürün insan ve eğitim anlayışları karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonunda her iki düşünürün, insan varlığına önem verdiği ve insanın ideal olma konusunda ortaya koyduğu benzer durumlara temas ettikleri tespit edilmiştir. Bu bağlamda çalışmanın sonunda iki düşünürün ideal insan anlayışlarının birbirine birçok açıdan benzediği de görülmüştür. Ayrıca ideal insan konusunda Nietzsche'nin ''üstinsan'' ile İkbal'in ''insan-ı kâmil'' arasındaki farklılığa dikkat çekilmiştir. Bu noktada ise iki düşünürün birbirinden farklı düşünce ve inanca sahip olduğu gözlenmiştir. Eğitim konusunda ise her iki düşünür, bireyin eğitim sürecinde kültürün önemine değinmişler, kişinin kendi kültüründen haberdar olmasını sağlayan gücün de eğitim olduğuna kanaat getirmişlerdir. Yerli bir neslin devamlılığı için bu ilkenin benimsenmesi gerektiği hususunda önemli fikirler öne sürmüşlerdir. Bu bağlamda İkbal eğitimi, bireyin benliğini güçlendirecek bir süreç olarak tanımlamış ve eğitimin kritik dönemi olarak ilköğretim çağını görmüştür. İkbal, bu dönemde çocuğun tevhid ve ahlaki ilkelere bağlı kalarak daha çabuk gelişim gösterebileceğini belirtmiştir. İkbal'in eğitimden beklentisi topluma örnek rol olabilecek kâmil insanların yetiştirilmesidir. Nietzsche ise eğitimin kritik dönemini orta öğretim olduğunu belirtmiştir. Alman filozof, özellikle liselerin yüksek öğretime geçişte önemli bir köprü olduğuna dikkat çekmiştir. Nietzsche, ideal bireylerin yetiştirilmesinde en önemli görevin öğretim kurumlarının olduğunu ifade etmiştir. Bu yüzden XIX. yüzyıl Almanya eğitim sisteminin bozulmasında eğitim kurumlarını sorumlu tutmuş ve sert bir dille eleştirmiştir. Nietzsche'nin eğitimden beklentisi ise; anadiline, kültürüne ve tarihine sahiplenebilen üst insanların yetiştirilmesidir. Anahtar Sözcükler: Nietzsche, İkbal, Nietzsche ve İkbal'in insan anlayışı, Nietzsche'nin eğitim anlayışı, İkbal'in eğitim anlayışı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Fen bilgisi öğretmen adaylarının öğretim becerilerinin öz değerlendirme yöntemiyle incelenmesi

    Elif Başaran

    Yapılan çalışmada öğretmen adaylarının sınıf içi öğretim becerilerini ne düzeyde kazanmış oldukları öz değerlendirme formu kullanarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu sayede öğretmen adayları mesleki gelişimleri için ihtiyaç duydukları öğrenmeleri anlayıp özümsemede adaylara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmada çalışma grubunu 2017-2018 öğretim yılı bahar döneminde Bayburt Eğitim Fakültesi'nde fen bilgisi öğretmenliği 4. Sınıfta öğrenim gören 36 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen ve fen bilgisi öğretimi programında yer alan özel öğretim yöntemleri dersinde uygulanan öz değerlendirme formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler betimsel ve içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Araştırmada Fen Bilgisi öğretmen adaylarının öğretim sürecinin planlama aşamasında derste yapacakları etkinlikleri nasıl değerlendireceklerini önceden belirledikleri saptanmıştır. Bu bağlam öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunun öğretim becerilerinin önemli bir aşaması olan planlamaya ilişkin yeterliliklerinin olduğu söylenebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Okuma güçlüğünün giderilmesinde akıcı okuma stratejilerinin etkisi

    Betül Ege

    Araştırmanın amacı, okuma güçlüğünün giderilmesinde akıcı okuma stratejilerinin etkisini incelemektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda okuma güçlüğünün giderilmesi için eko (yankılayıcı) ve tekrarlı okuma stratejileri bu araştırmada birlikte kullanılmıştır. Araştırma sürecinde şiir türü metinler ile uygulama yapılmıştır. Bu araştırma tek denekli araştırma yöntemlerinden çoklu yoklama modeline uygun olacak şekilde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu, Erzurum ili İspir ilçesindeki bir ilkokulda öğrenim gören ve okuma güçlüğü yaşayan 2. sınıfa devam eden 3 (üç) ve 3. sınıfa devam eden 2 (iki) öğrenci olmak üzere toplam 5 (beş) öğrenciden oluşmaktadır. Katılımcıların zihinsel, görsel ve işitsel herhangi bir sağlık sorunu olmaması ayrıca akıcı okuma ve okuduğunu anlama düzeylerinin endişe düzeyinde olması araştırma için ölçüt olarak belirlenmiştir. Araştırma sürecinde okuma güçlüğü yaşayan öğrencilerin akıcı okuma ve okuduğunu anlama düzeylerini belirlemek için öğrencilere ön, ara ve son değerlendirme yapılmıştır. Katılımcıların akıcı okuma ve okuduğunu anlama düzeylerini belirlemede Yanlış Analiz Envanteri ve okuduğunu anlama soruları kullanılmıştır. Ön değerlendirme verilerine göre 5 (beş) öğrencinin de akıcı okuma düzeylerinin % 90 ve altında; okuduğunu anlama düzeylerinin de %50 ve altında olduğu belirlenmiştir. Bu veriler doğrultusunda öğrencilerin akıcı okuma ve okuduğunu anlama düzeylerinin endişe düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Uygulama 60 saat sürmüştür. Uygulamanın ilk yarısından sonra yani 30 saatlik bir uygulamadan sonra da ara değerlendirme yapılmıştır. Ara değerlendirme verilerine göre katılımcıların akıcı okuma ve okuduğunu anlama düzeylerinde gelişim olmasına rağmen 4 (dört) öğrencinin akıcı okuma düzeylerinin endişe düzeyinde; 1 (bir) öğrencinin de akıcı okuma düzeyinin öğretim düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Ara değerlendirme verilerine göre katılımcıların okuduğunu anlama düzeylerinde gelişme olmasına rağmen okuduğunu anlama düzeylerinin hala endişe düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. 60 saatlik uygulamanın ardından yapılan son değerlendirme verilerine göre ise 5 (beş) öğrencinin de akıcı okuma ve okuduğunu anlama düzeylerinin öğretim düzeyine yükseldiği tespit edilmiştir. Uygulamanın ön değerlendirme ve son değerlendirme verileri doğrultusunda istatiksel açıdan anlamlı bir farklılık meydana getirip getirmediğini tespit etmek amacıyla SPSS Paket Programı'nda yer alan Wilcoxon İşaretli- Sıralar Testi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçları incelendiğinde uygulama ile katılımcıların akıcı okuma ve okuduğunu anlama düzeylerinde önemli bir oranda gelişme olduğu ve bu gelişmenin de istatiksel açıdan anlamlı bir farklılık meydana getirdiği tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları eko (yankılayıcı) ve tekrarlı okuma stratejilerini şiir türü metinler üzerinden uygulamanın okuma güçlüğünü giderdiğini, akıcı okuma ve okuduğunu anlama becerilerini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Siyah çay üretiminde, çayın bazı fizikokimyasal ve biyoaktif özelliklerinin araştırılması

    Osman Tolga Balaban

    Bu çalışmada siyah çay üretim basamaklarından alınan çay numunelerinin bazı fiziksel ve biyoaktif özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla yaş çay (Camellia sinensis), soldurma, kıvırma, oksidasyon, kurutma ve tasnif aşamalarından alınan örneklerin kuru madde miktarı, renk parametreleri (L*, a*, b*), pH değerleri belirlenmiştir. Çay örneklerinin su ve etanol ekstraktlarında ise toplam fenolik madde miktarı, antioksidan aktivite (DPPH ve CUPRAC yöntemleri kullanılarak) ve toplam monomerik antosiyanin miktarı değerlendirilmiştir. Ayrıca çay numunelerinin yağ asidi kompozisyonu belirlenmiştir. Yapılan bu çalışmada, üretim aşamalarının incelenen özellikler üzerine önemli derecede etkili olduğu tespit edilmiştir (p<0,01). pH değeri 5,97±0,01 olarak en yüksek yaş çayda iken, oksidasyon aşamasında 5,27±0,01 değerine kadar düşmüştür. % kuru madde miktarındaki en yüksek artış kurutma aşamasında tespit edilirken, su kaybının bir bölümü ise soldurma aşamasında gerçekleşmiştir. L* değeri en yüksek yaş çayda ve soldurma aşamasının ardından, en düşük ise tasnif aşamasından sonra (18,5±0,85) belirlenmiştir. Çay örneklerinde, a* ve b* parametreleri en yüksek (5,56±0,99 ve 20,69±2,13) oksidasyon aşamasından sonra tespit edilmiştir. Çözücü etkisi incelendiğinde ise, etanol kullanıldığında antioksidan aktivite ortalamaları, saf su kullanıldığında ise toplam fenolik madde miktarı ortalamaları daha yüksek tespit edilmiştir. Farklı çözücülerin ve üretim aşamalarının interaksiyonu, toplam fenolik miktarı ve antioksidan aktive üzerinde önemli düzeyde etkili olmuştur (p<0,01). Tespit edilen antioksidan aktivite her iki yöntemde de yaş çayda yüksek, aşamalar süresince azaldığı tespit edilirken, en düşük aktivite saf su ekstraktında kurutma aşamasında, etanol ekstraktında ise kurutma ve tasnif aşamalarında gözlenmiştir. Toplam fenolik madde miktarı antioksidan aktivite ile uyumlu şekilde değişim göstermiştir. Ayrıca çay örneklerinin yağ asidi kompozisyonu incelendiğinde, hakim profili, palmitik asit, miristik asit ve kaprik asit doymuş yag asitleri, oleik asit, heptadesenoik asit ve eikosenoik asit doymamış yağ asitlerinin oluşturduğu tespit edilmiştir. Aşamalar süresince çay örneklerinde baskın yağ asidinin palmitik asit olduğu belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    2008-20l8 yılları arasında matematik eğitimi alanında yapılan lisansüstü tezlerin bilgisayar destekli matematik öğretimi bağlamında incelenmesi

    Gül Mine Bayram

    Bu araştırmanın amacı, 2008-2018 yılları arasında matematik eğitim alanında yapılan lisansüstü tezlerin bilgisayar destekli matematik öğretimi bağlamında incelenmesi ve sonuçların araştırmacılarla paylaşılmasıdır. Araştırma bağlamında 2008-2018 yılları arasında matematik eğitimi alanında yapılan Ulusal Tez Merkezi Veri Tabanına kayıtlı erişime açık 1113 teze ulaşılmış ve bu tezlerin 187 tanesinin bilgisayar destekli matematik öğretimi bağlamında yapıldığı değerlendirilmiştir. Bilgisayar destekli matematik öğretimi alanında yapılan 126'sı yüksek lisans tezi, 61'i doktora tezi olmak üzere toplamda 187 lisansüstü tez bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışma genel hatlarıyla nitel araştırma olup içerik analizi deseni kullanılmıştır. Tezlerin incelenmesinde uzman görüşü alınarak araştırmacının kendisi tarafından hazırlanan tez inceleme formu kullanılmıştır. Bu formda çalışma grubunu oluşturan tezlerin araştırma yöntemlerine göre dağılımları, örneklem seçim yöntemine göre dağılımları, inceledikleri değişkenlere göre dağılımları, veri toplama araçlarına göre dağılımları, deneysel çalışmaların uygulama sürelerine göre dağılımları, sonuçlarına göre dağılımları, türlerine göre dağılımları, yıllara göre dağılımları, yazıldıkları dile göre dağılımları, yürütüldükleri üniversiteye göre dağılımları, araştırdıkları matematik öğrenme alanlarına göre dağılımları, örneklem büyüklüklerine göre dağılımları, örneklem gruplarına göre dağılımları, veri analiz yöntemlerine göre dağılımları, kullanılan bilgisayar destekli matematik öğretimi içerikleri, araştırdıkları konuya göre dağılımları kategorilerine göre incelenmiştir. Araştırmanın verileri kullanılarak Microsoft Excel ve SPSS programlarında frekans ve yüzde tabloları oluşturulmuştur. Araştırmanın sonucunda; bilgisayar destekli matematik öğretimi bağlamında yayınlanan en fazla tezin Karadeniz Teknik Üniversitesine ait olduğu, tezlerin çoğunu yüksek lisans tezlerinin oluşturduğu, en fazla araştırılan değişkenin akademik başarı olduğu, en çok çalışılan matematik öğrenme alanının geometri olduğu, araştırmaların çoğunun deneysel çalışmalar olduğu, deneysel çalışmaların uygulama sürelerinin 1-6 hafta aralığında olduğu, en sık kullanılan örneklem seçim yönteminin amaçlı örnekleme olduğu, örneklem grubunu genellikle ilköğretim öğrencilerinin oluşturduğu, veri toplama araçlarından en fazla görüşme formunun kullanıldığı, veri analiz yöntemlerinden ağırlıklı olarak t testinin kullanıldığı ve kullanılan bilgisayar destekli matematik öğretimi içeriği olarak GeoGebra yazılımının tercih edildiği görülmüştür. Araştırma sonuçları doğrultusunda gerekli öneriler sunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kadınlarla ilgili hükümler açısından Konyalı Mehmet Vehbi Efendi ve Sait Şimşek tefsirleri

    Narin Yavuz

    "Kadınlarla İlgili Hükümler Açısından Konyalı Mehmet Vehbi Efendi ve Sait Şimşek Tefsirleri" isimli çalışmamız da Kur'an-ı Kerim'de kadın ile ilgili hükümleri ilgili âyetler ışığında ele alıp, tezimizin ana kaynağı olan iki eserin bu âyetlere yaklaşımını mukayese ederek, İslam'ın kadına verdiği değeri anlamaya çalıştık. Çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde tezin konusu ve problemi, amacı, önemi ve sınırlılıkları ile her iki eser ve yazarları hakkında bilgi verdik. Birinci bölümde Tevrat, İncil ve Kur'an'a göre kadının yaratılışı ile İslam öncesi medeniyetlerde ve İslam'da kadının konumunu inceledik. İkinci bölümde ibadet hükümleri açısından, kadınlara özel durumlar ve kadının örtünmesi konularını Hülasâtü'l-Beyân ve Hayat Kaynağı Kur'an tefsirlerini mukayese ederek ben-zer ve farklı yorumlara dikkat çektik. Üçüncü bölümde hukuki hükümler açısından kadının konumunu aynı şekilde Hü-lasâtü'l-Beyân ile Hayat Kaynağı Kur'an Tefsirlerini mukayese ederek inceledik.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Plazma sprey yöntemi ile tungsten karbür kaplanmış greyder bıçaklarının mikro yapı ve sertliklerinin incelenmesi

    Ümmet Sağır

    Greyder bıçakları yüksek mukavemet ve yüksek darbe dayanımı gibi üstün özelliklerinden dolayı bor çeliklerinden imal edilmektedir. Bor çeliklerinin aşınma dirençleri istenilen seviyede değildir. Bu nedenle yapılan çalışmada bor çeliklerinin üzeri plazma sprey yöntemi ile 200,300 ve 400 µm tane büyüklüklerinde WC-12Co (tungsten-karbür) ile kaplanmıştır. Kaplanmış greyder bıçaklarından alınan numuneler sertlik ve aşınma testlerine tabi tutularak kaplama yönteminin etkileri araştırılmıştır. Ayrıca numunelere ait mikro yapı ve SEM incelemeleri yapılarak sonuçlar değerlendirilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde malzeme yüzeyinde gözenekli bir kaplamanın oluştuğu görülmüştür. Yapılan tüm kaplamalarda sertlik değerlerinin kaplamasıza göre daha fazla olduğu tespit edilmiş, en yüksek sertlik değeri 200 µm kaplama da gerçekleşmiştir. Aşınma testlerinde ise kaplama kalınlığının artması ile aşınma direncinin arttığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Greyder Bıçağı, Bor Çeliği, Tungsten Karbür, Plazma Yöntemi, Aşınma

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    İnsan fiillerinin Allah'a isnadı

    Numan Öztürk

    Kelâm ilminde kulların fiilleri denildiği zaman, genelde kul fiilinin yaratıcısı mıdır değil midir? Sorusu gündeme gelmiş ve bu husus her zaman tartışma konusu olmuştur. Fakat çalışmamızda bu konudan ziyade kulların fiillerinin Allah'a isnat edilmesindeki sebeplerin ne olabileceğini incelemeye gayret gösterdik. Ayrıca; Kur'ân-ı Kerîm'de kullanılan tanrı merkezli dil neden kullanılmıştır, bunun araştırmasını yaptık. Çalışmamız girişle beraber üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; "Kulların Fiillerinin" îtikâdî mezheplerin teşekkül etmesinden beri tartışıla gelmiş bir konu oluşundan bahsettik. Birinci bölümde; yaratıcının âlem ve insanla olan ilişkisini ve insanın mahiyetini incelemeye çalıştık. Özellikle insanın Kur'ân-ı Kerîm'de anlatılan özelliklerinden yola çıkarak insanın sorumlu bir varlık olduğunu tespit ettik. Beşerin sorumlu olmasından yola çıkarak, kendisinin fiilleriyle alakalı olup, Allah'a izâfe edilen eylemlerini farklı bir şekilde anlamamız gerektiğinin farkına vardık. İkinci bölümde, kulların fiillerinin Allah'a isnat edilmesinin hikmetlerini, sebeplerini araştırdık. Üçüncü bölümde; kelâm ilminin konuları arasında olan "efâlu'l-ibâd" kısmını, âyetler ışığında işleyip, birinci ve ikinci bölümde anlatılanları örneklendirme yoluyla işlediğimiz bir bölüm olmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Görsel eğitim materyali olan infografklerin fen bilimleri öğretiminde akademik başarıya etkisi

    Emre Özel

    Bu araştırmanın amacı, ortaokul 7. Sınıf Fen Bilimleri dersi "Elektrik Devreleri" ünitesinde infografikler ile işlenen derslerin öğrencilerin akademik başarılarına etkisini incelemektir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır Araştırmanın örneklemini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılının 2. döneminde Bayburt ili Demirözü ilçesinde bulunan MEB'e bağlı Demirözü İmam Hatip Ortaokulunun iki ayrı 7. Sınıfında öğrenim gören toplam 54 öğrencisi oluşturmaktadır. Sınıflardan biri deney grubu (n=27) olarak, diğeri ise kontrol grubu (n=27) olarak rastgele seçilmiştir. Araştırmada deney grubu öğrencileriyle infografikler ile öğrenim sürdürülürken, kontrol grubunda dersler, Fen Bilimleri dersi öğretim programında öngörülen kazanımlara uygun öğretim yöntem ve tekniklerine göre yürütülmüştür. Uygulama öncesinde ve sonrasında, veri toplama aracı olarak Elektrik Devreleri Başarı Testi (EDBT) deney ve kontrol grubu öğrencilerine uygulanmıştır. Veriler SPSS 21 programıyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın hipotezlerini sınamak amacıyla bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. Ön testlerden elde edilen veriler değerlendirilmiş olup grupların denk olduğu görülmüştür. Yapılan istatistiki çalışmalar sonucunda; deney ve kontrol grubu öğrencilerine uygulanan EDBT son test verilerinden infografikler ile fen bilimleri dersi işlemenin fen bilimleri öğretim programında önerilen metotlara kıyasla anlamlı bir fark oluşturmadığı dolayısı ile görsel öğrenme materyali olan infografiklerin derslerde kullanımının etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Plastik enjeksiyon makinesi tasarımı ve imalatı

    Asım Özbilgi

    Yapılan bu çalışmada, klasik yatay eksenli plastik enjeksiyon makinesinin eksikleri araştırıldı. Daha ekonomik ve bakımları kolay yapılabilecek bir tezgâh tasarlanmıştır. Aynı zamanda bakım masraflarının azaltılabileceği bir makine tasarımı gerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırmalardan dikey eksenli plastik enjeksiyon makinelerinin daha iyi sonuç verdiği belirlenmiştir. Diğer yenilik makinenin ütüleme ve baskı sisteminin geleneksel enjeksiyon makinelerin de kullanılmayan pnomatik sistemin kullanılmasıdır. Diğer yapılan bir değişiklik de geleneksel enjeksiyon makinelerinde bulunan helisel vida sistemini kullanmayıp tezgahın bakımlarını kolaylaştırmak ve bakım maliyetini düşürmek oldu. Tasarımı ve imalatı gerçekleştirilen plastik enjeksiyon makinesinin sağladığı avantajlardan en önemlisi yatay eksenli plastik enjeksiyon makinelerinde ham granülü taşımak için kullanılan konik helisel vida sistemini kullanmamak oldu. Bunun avantajı maliyeti düşürmek oldu. Zamanla oluşan vida aşınmaları ve temizliğide ortadan kalkmış oldu. Tasarımı gerçekleşen enjeksiyon makinesinde içi honlanmış(pürüzsüz) 2 parmak çapında boru içine açılan kısımdan granül enjeksiyon makinesine yükleniyor, borunun etrafına kelepçe ile montajlanmış termostatlı rezistans ile granülü istenilen derecede ergitiliyor ve bir pnomatik sistemle meme ağzına oradan da kalıp boşluğuna enjekte ediliyor. Burada sistemin sade ve basit olması sırasıyla maliyet düşüklüğü, bakım kolaylığı ve sadelik sağlıyor. Herhangi bir deney ortamında,çok fazla operatör bilgisine ihtiyaç duymadan çalışma gerçekleştirilebiliyor.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Sınıf öğretmenlerinin ve velilerin destek eğitim odası uygulamasına ilişkin görüşleri

    Gamze Tamas

    Bu araştırmada, özel gereksinimli kaynaştırma öğrencilerinin aldığı destek eğitim hizmetlerinden biri olan destek eğitim odası uygulamasına ilişkin sınıf öğretmenleri ve veli görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Erzurum ilinde, destek eğitim odası uygulaması yapılan okullarda gerçekleştirilmiş olup, destek eğitim odasında destek eğitimi veren 25 sınıf öğretmeni ve destek eğitim odası uygulamasından yararlanan 25 öğrenci velisinin katılımıyla yürütülmüştür. Araştırmada nitel araştırma çalışmalarında kullanılan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmış, veriler yüz yüze görüşmeler yolu ile toplanmıştır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması deseni kapsamında yürütülmüştür. Araştırma sonucunda, sınıf öğretmenlerinin büyük bir bölümünün görev yaptıkları okulda özel olarak destek eğitim odası olmadığı, öğrencilere en fazla Matematik ve Türkçe derslerinden destek eğitim verildiği, öğretmenlerin büyük bölümünün öğretim sürecinde anlatım yöntemini kullandığı ve öğretmenlerin büyük çoğunluğunun mevzuata yeterince hâkim olmadıkları sonucuna varılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin büyük oranda destek eğitim odası uygulamaları esnasında öğrencilerin ailelerinden destek aldıkları ve öğrencilerinin destek eğitim odalarında verilen eğitime yönelik olumlu tutum içinde oldukları sonucuna varılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin büyük bölümünün eğitim sürecinde rehabilitasyon merkezlerinden destek aldıkları ve özel eğitim hizmetleri ile ilgili bir eğitime ihtiyaç duydukları sonucuna varılmıştır. Velilerin destek eğitim odalarında yürütülen eğitim öğretim sürecinde destek aldıkları kurum ve kuruluşların ağırlıklı olarak Rehberlik Araştırma Merkezi ve Milli Eğitim Bakanlığı olduğu sonucuna varılmıştır. Velilerin destek eğitim odası uygulaması esnasında yaşadıkları sorunların büyük oranda derslerin okul sonrası olmasından dolayı öğrencinin yorulması, velinin eğitim öğretim sürecine ilişkin yeterli bilgi sahibi olmaması ve öğrencinin etiketlenmesi yönünde olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca velilerin ders saatlerinin artırılmasına ve uygulamaların daha profesyonel şekilde yürütülmesine ilişkin beklentilerinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Sınıf ve branş öğretmenlerinin öğretim ilke ve yöntemlerine ilişkin öz-yeterlik algıları

    Mehmet Ali Türkköse

    Bu araştırmanın amacı, branş ve sınıf öğretmenlerin öğretim ilke ve yöntemlerine ilişkin öz- yeterlik algılarını belirlemektir. Bu araştırma tarama (survey) modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın katılımcıları 2017-2018 yılları arasında Erzurum ili Aşkale ilçesinde görev yapan 330 sınıf ve branş öğretmeninden oluşmaktadır. Veri toplama aracı; öğretmen ve öğretmen adayları için geliştirilen 'Öğretim İlke ve Yöntemleri Dersi Öz-Yeterlik Ölçeği'dir. Verilerin analizinde ise, ise t-testi, ANOVA testinden faydalanılmıştır. Anlamlılık düzeyi tüm analizler için .05 olarak alınmıştır. Çalışmanın sonunda, öğretmenlerin öğretim ilke ve yöntemleri öz-yeterlik düzeyleri, temel kavramlar bilgisi, öğrenme-öğretme yaklaşımları bilgisi ve planlama bilgisi alt boyutlarında ortancanın üstünde olduğu tespit edilmiştir. Program geliştirme süreci bilgisi, öğrenme-öğretme yaklaşımları bilgisi alt boyutlarında ise ortalamanın altında olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin öğretim ilke ve yöntemleri öz-yeterlik düzeyleri ile "cinsiyet", "branş", "eğitim düzeyleri", "görev yaptıkları okul kademesi", ve "mezun oldukları fakülte", "hizmet içi eğitim alıp almama", "Öğretim ilke ve yöntemleri dersini lisansta alıp almama durumları", arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir. Öğretmenlerin öğretim ilke ve yöntemleri öz-yeterlik düzeyleri ile "kıdemleri" arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Genleştirilmiş kil agregalı taşıyıcı hafif betonların mekanik ve fiziksel özelliklerinin araştırılması

    Mustafa Uslu

    Bu tez çalışmasında, genleştirilmiş kil agregasının hafif yapısal betonlarda kullanımı araştırılmıştır. Beton karışımlarında agrega olarak genleştirilmiş kil, kireçtaşı ve doğal kum kullanılmıştır. Karışım granülometrileri her grup için aynı tutulmuştur. Bağlayıcı olarak CEM I 42,5R çimentosu kullanılmıştır. Tasarımlarda çimento yerine 2 tip mineral katkı ikamesi ile 300 kg/m3 ve 500 kg/m3 dozajlı hibrit bağlayıcılar kullanılmıştır. Bu amaçla farklı içeriklere sahip toplam 40 karışım hazırlanmıştır. Numuneler sıcaklığı 20±2C olan kür havuzunda 28 gün muhafaza edilmiştir. Taze beton karışımları üzerinde çökme, birim hacim ağırlık, hava miktarı ve sıcaklık ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Sertleşmiş beton deneyleri olarak 1, 3, 7 ve 28 günlük basınç dayanımı ile 28. günde yarmada çekme dayanımı deneyi yapılmıştır. Sonuç olarak en yüksek dayanım hedefi doğrultusunda % 100 hafif genleştirilmiş kil agregası ile 1346 kg/m3 birim ağırlıkta 26,4 MPa basınç dayanımı ve 2,5 MPa yarmada çekme dayanımında yapısal hafif beton üretilmiştir. İnce agrega olarak kireçtaşı kumu ve iri agrega olarak genleştirilmiş kil agregası ile 1813 kg/m3 birim hacim ağırlıkta 36,5 MPa basınç dayanımı ve 2,6 MPa yarmada çekme dayanımında yapısal hafif beton elde edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Ters yüz edilmiş sınıf uygulamalarının geometri öğretiminde kullanılmasının matematik öğretmeni adaylarının geometriye yönelik tutumlarına etkisinin incelenmesi

    Mert Çayan Özdemir

    Bu araştırmanın amacı; ters yüz edilmiş sınıf uygulamalarının geometri öğretiminde kullanılmasının, matematik öğretmeni adaylarının geometriye yönelik tutumlarına etkisini incelemektir. Araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen ve nitel araştırma yöntemlerinden ise durum çalışması benimsenmiştir. Araştırmanın nicel örneklemini, 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Dönemi'nde, Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği Lisans Programı'nda öğrenim gören uygun örnekleme kullanarak toplam 79 öğrenci; nitel örneklemini ise deney grubundan seçkisiz örnekleme kullanarak 13 öğrenci oluşturmuştur. Öğrenci görüşleri için uzman görüşü alınarak yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Öğrencilerden geometri ve uygulanan yöntemle ilgili görüş alınmıştır. Görüşmelerde görüşmecinin izni alınarak telefona kayıt işlemi yapılmış ve verilerin betimsel olarak analizi sağlanmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak Bindak (2004) tarafından geliştirilen geometri tutum ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 21.0 paket programı ile yapılmıştır. Yapılan ANCOVA analizi sonucunda, ters yüz edilmiş sınıftaki öğrencilerin tutum puanlarının son test lehine anlamlı bir fark oluşturduğu görülmüştür. Öğrenci görüşmelerinde, öğrenciler genel olarak olumlu ifadeler kullanmıştır. Çalışmanın sonucundan özetle; geometri dersinde uygulanan ters yüz edilmiş sınıf uygulamalarının, örneklemi oluşturan öğrencilerin geometriye yönelik tutumlarını olumlu etkilediği söylenebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Küresel grafitli dökme demirlerin kalıplama tasarımında besleyici boğaz bağlantılarının etkisinin deneysel ve modelleme teknikleri ile incelenmesi

    Mete Şekerden

    Döküm yöntemi çok eski ve yaygın bir üretim yöntemi olmasına rağmen sıvı metalle çalışılmasından dolayı sağlam parça imali ve üretilen parçanın kullanım ömrü açısından kalıplama tasarımının düzgün yapılması çok önemlidir. Ayrıca dökme demirlerde kalıplama tasarımı döküm parametrelerine göre çok değişkenlik gösterebilmektedir. Aynı tasarıma sahip kalıp farklı döküm şartlarında farklı sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir. Çünkü küresel grafitli dökme demirlerin katılaşması sırasında oluşan hacimsel değişim çelik ve alüminyum dökümlerindekinden farklı şekilde gelişmektedir. Bu çalışmada, deneysel olarak tasarlanan farklı kesit kalınlıkları içeren model değişen döküm parametreleri ile tek ve çift besleyicili olarak yapılan tasarımlara uygun olarak kalıplama ve dökümler yapılmıştır. Tasarım çalışmaları için, bilgisayar destekli 3B çizim programı SolidWorks, modelleme çalışmalarında SolidCast döküm simülasyon programı kullanılmıştır. Dökümlerde parametre olarak kimyasal bileşim, dökümhane şartları, kalıp rijitliği, aşılama kalitesi şartları değerlendirilmiştir. Döküm sonrası numuneler modelleme programında tespit edilen yerlerden kesilerek penetrant testleri uygulanmış ve döküm parçaların farklı kesit kalınlığına sahip yerlerinden mikro yapı numuneleri alınmış ve grafit yapıları incelenmiştir. Modelleme ile gerçek döküm sonuçları karşılaştırılmıştır. Böylece çalışmada besleme boğazının döküm parçaların sağlam imalatındaki önemi deneysel ve modelleme teknikleri ile değerlendirilmiştir. Çalışmada kum kalıba döküm, makro inceleme, penetrant testleri, metalografik hazırlık, mikro yapı görüntüleme, görüntü analizi ve modelleme teknikleri kullanılmıştır. Sonuçlar incelendiğinde aynı kalıplama tasarımında reçineli kalıp ile yapılan ölçümlerde yaş kalıp kumuna nazaran çekinti riskinin daha az ortaya çıktığı görülmüştür. Ayrıca besleyici boğaz ve boğaz bağlantısının ve yerinin gözenek oluşumunda önemli bir parametre olduğu anlaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    İstanbul ilinde yaşayan bazı meslek gruplarının beslenme alışkanlıkları ve bu beslenme alışkanlıklarını etkileyen faktörler

    Elif Reisoğlu

    Bu çalışma, İstanbul ilinde yer alan bazı meslek gruplarının beslenme alışkanlıklarını, bu alışkanlıkları etkileyen faktörleri, genel sağlık durumlarını, gıda tercihi alışkanlıklarını ve sağlıklı beslenmeyle ilgili tutumlarını saptamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmaya İstanbul ilinde yaşayan toplam 300 gönüllü birey (195 kadın, 105 erkek) internet üzerinden ankete katılmıştır. Ankette; bireylerle ilgili genel bilgiler, antropometrik ölçümleri (boy ve kilo), genel sağlık durumları, beslenme alışkanlıkları, gıda tercihi alışkanlıkları ve dengeli beslenmeye tutumları yer almaktadır. Elde edilen veriler Google anket sonuçlarına göre Excel programına aktarılmış ve grafiklerle değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; bazı meslek gruplarının antropometrik ölçümleri, genel sağlık durumları, beslenme alışkanlıkları, gıda tercihi alışkanlıkları ve meslek gruplarının cinsiyet, unvan, yaş gibi genel özellikleriyle ilişki durumları saptanmıştır. Meslek gruplarının beslenme alışkanlıkları, gıda tercihi alışkanlıkları ve bunların bağlantılı olduğu faktörler saptanmıştır. Bu çalışma sonucunda kişilerin yaptığı mesleğin beden kitle indeksine (BKI) etkisinin olduğu saptanmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin yüksek kısmının (%52,33) BKI ortalamalarının 18.5-24,9 kg/m2 sonucu ile normal kiloda oldukları tespit edilmiştir. Gıda harcamalarının toplam gelirdeki payının meslekle değişiklik gösterdiği görülmüştür. Fast food gıdaları en sık tüketen grup öğrenciler olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan bireylerin yüksek kısmının (%50,30) ekmek tercihlerinin beyaz ekmek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmaya katılan bireylerin yüksek kısmının (60,70) baharatlı yemekler tercih ettikleri ve bunun nedeni olarak baharatın tadı güzel cevabı verdikleri tespit edilmiştir. Katılımcıların organik gıdalarla ilgili düşüncelerini ve kullanım durumlarına bakıldığında iki seçenekte yoğunlaştıkları tespit edilmiştir, bir kısmı bilgi sahibi olduklarını fakat pahalı olduğundan dolayı tüketemediklerini diğer bir kısmı da bilgi sahibi olduklarını ve sağlıklı olduğu için tükettiklerini belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Beslenme, Meslek Grupları, Beslenme Alışkanlığı, Boy Kilo İndeksi, Beslenme Anketi.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Alkumru barajı çevresel etki maliyet analizi

    Sinem Güven

    Bu tez çalışması kapsamında, daha önce incelenmemiş olan Alkumru Barajı'nın çevresel etki maliyeti ortaya konulmuş ve elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Diğer barajlar üzerine yapılmış olan bu çerçevede çalışmalar mevcut olsa da bu, Alkumru Barajı için söz konusu değildir. Sarp bir coğrafyada konumlanmış olan ve petrol yatakları üzerine kurulu olduğu iddia edilen bu barajın etki maliyetini ortaya çıkarmak özellikle önem kazanmaktadır. Kendisinden sonra oluşturulacak olan çalışmalara bir fikir sağlayabilecek bu çalışma sayesinde, Alkumru Barajı daha iyi anlaşılacaktır. Bu tez çalışması; ilk olarak barajlar ve hidroelektrik santrallerine dair genel bilgiler, sonrasında Alkumru Barajı örneği üzerinde uygulama ve son olarak da bulgu ve irdeleme kısımlarından oluşmaktadır. Alkumru Barajı'nın enerji üretimi ve gelir artışlarıyla, yapım maliyeti ve 50 yıllık çevresel etki maliyetini 8.8 yılda amorti edebileceği ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, Alkumru Barajı'nın 50 yıllık varoluşu süresince, ülke ekonomisine katma değer sağlayacak verimli bir proje olduğu anlaşılmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Küresel grafitli dökme demir dökümünde aşılayıcı ve döküm sıcaklığının akıcılık özelliklerine etkisinin incelenmesi

    Sinan Kaya

    Ergitilen sıvı metalin hazırlanan kalıp boşluğuna dökülmesi şeklinde tanımlanan döküm yöntemi, istenen nihai şeklin sıvı metale doğrudan verilebildiği ekonomik ve en yaygın kullanılan metal şekillendirme yöntemlerinden biridir. Sıvı metal ile çalışılması döküm yöntemini çok avantajlı kılmakla birlikte, bazı zorlukları da beraberinde getirmektedir. Döküm işleminde sıkça karşılaşılan hatalardan biri sıvı metalin kalıp boşluğunda tam olarak yürümemesi, kalıbın tam olarak dolmamasıdır. Bu hata sıvı metalin kalıp boşluğunda kalıp yüzeyi ile teması, kalıp malzemesinin ısı transfer katsayısının yüksek olması ve sıvı hareketleri esnasında sıvı metalin aşırı soğumasından ve katılaşmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca sıvı metal yüzeyindeki oksit tabakasının yüzey gerilimi de akışı sınırlandırmaktadır. Bu sebeple sıvı metalin akıcılığı sağlam döküm imalatı için önemlidir. Metal ve alaşımlarının yolluk sisteminden geçerek, kalıbı eksiksiz ve zamanında doldurma özelliğine akıcılık denir. Belli bir katılaşma sıcaklık aralığına sahip alaşımların akıcılıkları sıvı ve katı fazların bir arada bulunmasından dolayı olumsuz yönde etkilenmektedir. Sıvı metalin akıcılığına alaşım özellikleri, kalıp özellikleri, döküm sıcaklığı ve ilave edilen alaşım elementleri, aşılama, küreselleştirme, tane inceltme gibi döküm uygulaması şartlarına göre birçok faktörden etkilenmektedir. Bu çalışmada, Küresel Grafitli Dökme Demir sınıfı GGG60 standardı alaşımın aşılama kalitesi, döküm sıcaklığının akıcılık özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bunun için döküm sıcaklığı, farklı aşılayıcılar ve farklı aşılayıcı miktarlarının, özel olarak tasarlanan farklı kesit kalınlıkları içeren akıcılık testi modeliyle hazırlanan kum kalıplara dökümü yapılarak akıcılık özelliklerine etkileri araştırılmıştır. Değişen döküm şartlarında kum kalıba yapılan dökümlerde kesit kalınlığına bağlı olarak sıvı metalin ilerleme mesafesi tespit edilerek, FlowCast Döküm simülasyon yazılımları ile karşılaştırılmıştır. Bütün parametrelerde yapılan dökümlerin farklı kalınlıktaki döküm parçalardan elde edilen numunelerden mikro yapı incelemeleri yapılarak sonuçlar değerlendirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Hidayet Karakuş'un hikâyelerinin çocuk edebiyatının temel unsurları bakımından incelenmesi

    Elif Düzenli

    Bu araştırmada Hidayet Karakuş'un çocuk kitaplarında yer alan hikâyelerin çocuk edebiyatının temel unsurları bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ve betimsel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Kuramsal kitaplardan elde edilen bilgiler ışığında Hidayet Karakuş'un çocuk kitapları incelenmiş ve çocuk edebiyatının temel unsurları açısından incelenmiştir. Araştırmanın kapsamı Hidayet Karakuş'un çocuk kitaplarında yer alan hikâyelerin incelenmesinden oluşmaktadır. Örneklem Hidayet Karakuş'un çocuk kitaplarından seçilmiştir. 13 çocuk kitabı içinde yer alan 70 hikâye incelenmiştir. Bu araştırmada öncelikle çocuk yazını hakkında bilgi edinmek amacıyla çocuk edebiyatı alanında yayımlanmış kitaplar incelenmiştir. Örneklem içinde yer alan Hidayet Karakuş'un çocuk kitaplarında yer alan hikâyelerin inceleneceği özellikler belirlenip not edilmiştir. Hidayet Karakuş'un hikâyeleri; yaş grubu, resimleyen, basım yeri, basım yılı, yayınevi, sayfa sayısı, boyut, kâğıt, resim, özet, konu, izlek, ileti, kahramanlar, mekân, dil ve anlatım olmak üzere on altı başlık açısından incelenmiştir. Çocuk edebiyatının temel unsurları bakımından incelenen eserlerden elde edilen bilgiler sınıflandırılmıştır. Hidayet Karakuş'un çocuk kitaplarında yer alan hikâyelerin dış yapı özellikleri bakımından çocuk yazınına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Yeni nesil teknikler kullanılarak hazırlanan propolis ekstraktlarının fitokimyasal özelliklerinin ve antioksidan kapasitelerinin karşılaştırılması

    Sabiha Kayabaşı

    Propolis, farklı bitkisel kaynaklardan bal arıları tarafından toplanan reçinemsi bir madde olup, yapı maddesi olarak kovanda arılar tarafından kullanılmaktadır. Antibakteriyel, antifungal, antikanserojen, antiinflamatuar, antipretik vb. birçok amaç doğrultusunda yüzyıllardır insanlar tarafından kullanılan bu arı ürünü, biyoaktif bileşenlerden yararlanma oranının kısıtlı olması ve bazı alerjik özelliklerin ortaya çıkma olasılığından dolayı ham olarak kullanılamaz ve bu nedenle de çözücülerle ekstraksiyon işlemine tabi tutulduktan sonra tüketime sunulur. Fakat bu işlem sırasında propolisin aktif bileşenlerinin korunması oldukça önem arz etmektedir. Bu nedenle propolis ekstraksiyonunda kullanılan yöntem oldukça önem arz etmektedir. Bu çalışmada geleneksel bir ekstraksiyon yöntemi olan maserasyona ek olarak son yıllarda yeni nesil ekstraksiyon teknikleri arasında sayılan ultrasonik ve mikrodalga destekli ekstraksiyon yöntemleri kullanılarak propolis ekstraktları hazırlanmıştır. Propolis örneğinin ekstrakte edilmesi aşamasında maserasyon yönteminde ekstraksiyon süresi (1, 2, 5, 10, 15, 20, 25, 30 gün); mikrodalga destekli ekstaksiyonda mikrodalga gücü (50W, 100W, 200W, 400W, 500W) ve ekstraksiyon süresi (2, 4, 6, 8, 10 dk); ultrasonik destekli ekstraksiyonda ise ultrasonik genlik (%20, %40, %60, %80) ve ekstraksiyon süresi (5, 10, 20, 30, 60 dk) değişken parametreleri seçilmiştir. Bu parametreler kullanılarak elde edilen ekstraktların, Folin-Ciocalteu yöntemi ile toplam fenolik madde içerikleri ve alüminyum klorür yöntemi ile toplam flavonoid madde içeriklerine ek olarak CUPRAC, CERAC ve DPPH yöntemleri ile antioksidan kapasiteleri araştırılmıştır. Üç farklı ekstraksiyon yöntemi karşılaştırıldığında, en yüksek toplam flavonoid ve fenolik madde miktarına sahip ekstrakt örnekleri sırasıyla ultrasonik destekli ve maserasyon yöntemi ile elde edilmiştir. Bununla birlikte mikrodalga ekstraksiyon yöntemi kullanılarak elde edilen ekstraktlarda maserasyon ve ultrasonik destekli yönteme göre daha yüksek CERAC ve DPPH değerine sahip olan ekstraktlar bulunduğu gözlemlenmiştir.