Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Eroğlu, Yüksel(3)
- Peker, Adem(3)
- Battal, Fetullah(2)
- Demir, Mustafa(2)
- Kaya, Feridun(2)
- Kaya, Metin(2)
- Yilmaz, Sevda(2)
- Aktepe, Evrim(1)
- Alacadağlı, Esmeray(1)
- Alpay, Ahmed Hamza(1)
- Apak, Ömer Ceyhun(1)
- Arat, Ceren Ari(1)
- Başar, Enes Emre(1)
- Başar, Şule(1)
- Beceren, Burcu Özdemir(1)
- Bilgin, Yusuf(1)
- Boyraz, Celal(1)
- Boz, Emre(1)
- Cerrah, Lokman(1)
- Degirmenci, Yavuz(1)
- Devecı, Fatma Gorgün(1)
- Dolgunsöz, Emrah(1)
- Durmuş, İbrahim(1)
- Filiz, Tunahan(1)
- Göçgen, Sosyalci(1)
- Kahya, Cem(1)
- Kansu, Ceren Çevık(1)
- Kaplan, Kadir(1)
- Kapusızoğlu, Mehmet(1)
- Karoğlu, Hilal(1)
- Kartal, Ayça(1)
- Keskin, Savaş(1)
- Kocaman, Orhan(1)
- Koçak, Lokman(1)
- Kul, Murat(1)
- Kuzey, Memet(1)
- Kömür, Gökhan(1)
- Kılıçaslan, Şenol(1)
- Odaci, Hatice(1)
- Pabuçcu, Hakan(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Modern çağın tükenmişliği: Dijital bağımlılık, fiziksel ve psikolojik yorgunluğun mental iyi oluş üzerine etkisi
Süheyb, Okur
Bu araştırmanın temel amacı, dijital yorgunluğun üniversite öğrencilerinin mental iyi oluşu üzerindeki etkisini incelemektir. İlişkisel tarama modelinde desenlenen çalışmanın örneklemini, bir İlahiyat Fakültesi'nde öğrenim gören 18-35 yaş aralığındaki 508 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler, Dijital Yorgunluk Ölçeği (DYÖ) ve Warwick-Edinburgh Mental İyi Oluş Ölçeği (WEMWBS) kullanılarak toplanmış; korelasyon, t-testi, ANOVA ve çoklu doğrusal regresyon teknikleri ile analiz edilmiştir. Bulgular, dijital yorgunluk ile mental iyi oluş arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğunu göstermiştir. Özellikle fiziksel/zihinsel yorgunluk boyutu, en güçlü negatif ilişkiyi sergilemiştir. Regresyon analizi, fiziksel/zihinsel yorgunluk ve psikosomatik sorunların, iyi oluşun en güçlü negatif yordayıcıları olduğunu ortaya koymuştur. Cinsiyete dayalı analizler, kadın öğrencilerin daha yüksek iyi oluş bildirdiğini, erkek öğrencilerin ise daha yüksek dijital bağımlılık düzeylerine sahip olduğunu ortaya koymuştur. Paradoksal bir bulgu olarak, 31-35 yaş grubu hem dijital yorgunluk hem de mental iyi oluş açısından en yüksek düzeyleri sergilemiş; bu durum yaşam evreleriyle şekillenen karmaşık bir ilişkiye işaret etmiştir. Sonuç olarak, dijital yorgunluğun fiziksel ve somatik yansımalarının, öğrencilerde mental iyi oluşu azaltan en kritik faktörler olduğu belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Z Kuşağının Siyasal Tercihlerinin Anatomisi
Kapusızoğlu, Mehmet
Bir toplumun siyasal yapısının şekillenmesinde ve demokratik sistemlerin işleyişinde belirleyici bir unsur olan seçmen davranışları, çeşitli sosyal, ekonomik, kültürel ve psikolojik etkenlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bu davranışları anlamak, hem siyasal tabanını belirlemek isteyen siyasal partiler hem de toplumsal dönüşümü analiz etmeyi amaçlayan akademisyenler için oldukça önemlidir. Bu çalışma, Z kuşağının siyasal tercihlerini şekillendiren temel etkenleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, nicel yöntemle ve betimleyici tarama modeli çerçevesinde tasarlanmış; üniversite öğrencilerinden elde edilen verilere dayanılarak gerçekleştirilmiştir. Veri seti, siyasal tercihlere etki edebilecek 43 ifadeyi içeren Likert tipi ölçek aracılığıyla toplanmıştır. Uygulanan açımlayıcı faktör analizi sonucunda Z kuşağının siyasal tercihini etkileyen beş temel boyut belirlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, iktidar politikalarının Z kuşağının siyasal yönelimleri üzerinde en yüksek etkiye sahip değişkenler olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte, dijital mecralar geleneksel medya araçlarına kıyasla daha etkili bulunurken; aile, akraba, arkadaş ve öğretmen gibi geleneksel sosyalizasyon aktörlerinin etkisi görece zayıf kalmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Technostress and Related Managerial Variables: A Global Perspective
Durmuş, İbrahim
Technological innovations have influenced organizations' business activities. In the study of technostress in management, the aim was to evaluate the perception of technostress created by technological changes and developments among employees. To achieve this goal, studies published in the WoS literature were examined. The research utilized a bibliometric analysis method. The analysis focused on the key terms and conceptual relationships that the authors frequently emphasized in their studies. Some of the key concepts that were often highlighted by the authors include technostress, covid-19, performance, social media, stress, information overload, overload, job satisfaction, technology, burnout, digital transformation, technostress creators, productivity, work-family conflict, digitalization, strain, coping, job, job performance, techno-overload, digital, emotional exhaustion, satisfaction, self-efficacy, work-life balance, anxiety, exhaustion, well-being, and work engagement. When considering the relationships between these concepts, it was found that technostress, covid-19, burnout, productivity, stress, work-family conflict, job satisfaction, work engagement, technology, coping, higher education, digital transformation, work-life balance, techno-stressors, digital stress, anxiety, health, academic performance, online learning, technostress creators, ICT, job burnout, digital, innovation, information technology, covid-19 pandemic, remote work, and self-efficacy form strong connections together. Regarding centrality and density, technostress creators, job burnout, personality, technostress inhibitors, organizational commitment, personality traits, compliance intention, compulsive usage, eustress, and job engagement were found to have strong relationships. Implementing technological and digital transformations after employees have experienced them may lead to healthier outcomes. Particularly for individuals who enjoy technology and can apply technological innovations in their lives, stress factors may be at lower levels.
- MakaleYalnız künye2024Ekonomik ve kültürel bağlam okuma başarısında önemli mi? Okuma başarısı ile ilişkili öğrenci, okul ve ülke düzeyi değişkenlerin incelenmesi
Kaplan, Kadir; Filiz, Tunahan; Demir, Mustafa; Kaya, Metin
Bu araştırmada, dördüncü sınıf öğrencilerinin okuma başarısını etkileyen öğrenci, okul ve ülke faktörlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda PIRLS 2021’de yer alan veriler arasından öğrenci ve okul düzeyindeki değişkenler belirlenmiş ve bu değişkenlerle ilgili veriler analize dahil edilmiştir. Ayrıca, ülkelerin gelirlerinin bireylere dağılımları ile ilgili GINI, gayri safi milli hasılanın eğitime ayrılan yüzdesi (EDGDP) ve Hofstede’nin kültürel boyut teorisinden hareketle eğitimle ilişkili olan alt boyutlar da ülke düzeyinde değişkenler olarak ele alınmıştır. Ülke, okul ve öğrenci düzeyi ile ilgili çeşitli değişkenlerin okuma başarısıyla ilişkisini incelemek amaçlandığından araştırmada yöntem olarak ilişkisel tarama modeli benimsenmiş ve veriler hiyerarşik bir yapıda olduğu için istatistiksel analizlerde hiyerarşik lineer modelleme tekniği kullanılmıştır. Analizler sonucunda öğrenci düzeyi boyutunda öğrenci zorbalığı, okumayı sevme, kendinden emin okuma, öğrenme için ev kaynakları ve evdeki dijital araçlar değişkenlerinin okuma başarısını yordadığı bulgulanmıştır. Bu değişkenlere ilaveten okul düzeyinde değişkenlerin eklenmesi ile yapılan analizler sonucunda ise akademik başarı üzerine okulun etkisi ve okul disiplini değişkenlerinin okuma başarısını yordadığı tespit edilmiştir. Öğrenci ve okul düzeyi ile ilgili değişkenler eklenerek ülke düzeyinde ele alınan değişkenlerden de ülkelerin uzun dönem-kısa dönem ve belirsizlikten kaçınma düzeyleri okuma başarısını yordadığı belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2024Restoranlarda Yalnız Yemek Yiyen Müşterilerin Fiziksel ve Psikolojik Unsur Algılarının Davranışsal Niyetler Üzerine Etkisi
Apak, Ömer Ceyhun
Bu araştırmanın amacı yalnız yemek yeme bağlamında restoran müşterileri perspektifinden restoranların fiziksel ve psikolojik unsurları arasındaki ilişkiyi belirlemek, fiziksel ve psikolojik unsurların yalnız yemek yiyen müşterilerin bölgesellik algılarını etkileyip etkilemediğini ortaya çıkarmak, bölgesellik algısının yalnız yemek yeme memnuniyeti ve tekrar ziyaret etme niyeti üzerine etkisini incelemek ve yalnız yemek yeme memnuniyeti ile tekrar ziyaret etme niyeti arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu kapsamda Türkiye’nin tek haneli yaşayan nüfusunun en fazla olduğu Gümüşhane ilindeki yalnız yemek yiyen restoran müşterilerinden 399 veri toplanmıştır. Araştırma verileri sosyal ve davranış bilimlerinde yaygın olarak kullanılan yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak test edilmiştir. Sonuç olarak fiziksel unsurlar ile psikolojik unsurlar arasında pozitif ilişki tespit edilmiştir. Fiziksel ve psikolojik unsurların bölgesellik algısı üzerinde pozitif etkisi bulunmuştur. Bununla birlikte bölgesellik algısının yalnız yemek yeme memnuniyeti ve restoranı tekrar ziyaret etme niyeti üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca araştırma bulgularına göre yalnız yemek yeme memnuniyetinin restoranı tekrar ziyaret etme niyeti üzerinde etkisi bulunmaktadır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024A research on the evaluation of hotel customers’ citizenship behaviors in the experiencescape
Yildiz, Tugba; Devecı, Fatma Gorgün
Customer citizenship behavior provides many advantages to businesses in the service sector. In order to obtain these advantages, the antecedents of the variable must be determined. Therefore, this research aims to determine the direct, indirect, and mediating effects for customer citizenship behavior within the scope of Experiencescape from a marketing perspective in the hospitality industry. For this reason, in addition to customer citizenship behavior, Experiencescape, memorable tourism experience, and customer satisfaction variables were included in the research model. The research sample consisted of 258 local and foreign tourists who were at least 18 years old, came to Erzurum between January and May 2023, and stayed in Mountain Hotels in Erzurum. According to the findings, “localness,” and “escapism” dimensions of Experiencescape effect on memorable tourism experiences. Memorable tourism experiences also effect on customer satisfaction and “tolerance”, “advocacy”, “helping” and “feedback” dimensions of customer citizenship behavior. Besides this, customer satisfaction is effect on the “advocacy”, “helping” and “feedback” dimensions of customer citizenship behavior. Lastly, customer satisfaction has a partial mediating role in the relationship between memorable tourism experiences and the helping dimension of customer citizenship behavior. The obtained results were discussed from a marketing perspective. With this point of view, recommendations have been developed.
- MakaleAçık Erişim2023Ortaokul öğrencilerinin bakış açısıyla önyargı
Yilmaz, Sevda
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin önyargı kavramına yönelik algılarının incelenmesidir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmaya bir devlet okulunun sekizinci sınıfında öğrenim gören 14 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın verileri yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, ortaokul öğrencilerinin önyargı kavramını büyük oranda düşünce, yorum ve yargı biçiminde tanımladıkları ve önyargının insanlara yönelik gerçekleşen boyutuna odaklanıldığı görülmüştür. Katılımcıların büyük bölümü önyargının kişi kaynaklı sebepleri olduğunu belirtmişlerdir. Ortaokul öğrencilerinin önyargının kişisel ve sosyal sorunlara sebep olacağını düşündükleri belirlenmiştir. Öğrencilerin önyargının sonuçlarını daha ziyade bireysel ve kişilerarası ilişkiler düzeyinde açıkladıkları sonucuna varılmıştır. Ayrıca katılımcıların tamamına yakınının önyargının önlenebilir olduğunu düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Yerinde Yaşlanmada Mekân: Ontolojik Bir Değerlendirme
Alpay, Ahmed Hamza
Teorik belirleyicilik, araştırmada doğrulanabilir önermelerle karakterize yorumlama kriterlerini, her bir kodlama ve sınıflandırmada niteliksel çabayı, sistematik anlamda fonksiyonel kılmaktadır. Yaşın analizindeki zaman ve mekân kavramları, anlamın üreticiliğinde, toplumsal referansların spesifik sonuçlarında etkinleşmektedir. Yaşlıların nerede ve kiminle yaşlandıklarına dair ayrıntılı kişisel bilgilerinin keşfi, onların aşinalıklarının derinliği; varoluşsal sorularla uğraşan özgün bir yoldur. Yaşlı yetişkinlerin homojen bir grup olmadıkları, bir ömür boyu deneyim kazandıkları bilgi tabanı; özgün fikirler üretme becerisinin esaslı bileşenidir. Yerinde yaşlanma, kişisel değişimin biyografik odağındaki bileşenleri, anlamlı onaylamadaki korunaklı rollerin dinamik etkileşimleriyle yordamaktadır. Yer, pragmatik bütünleşmenin tanıdık aktivitelerinde, yaş almanın mutluluk bağlılığında, insan deneyimlerini bağımsızlık duygusunda çevrelemektedir. Kişi-mekân etkileşiminde duygu ve davranış, zamanla kişiye veya çevresel değişikliklere alışılmadık hâle gelebilir. Yerinde yaşlanmada kişisel ağlar belirli bir noktadan ziyade yaşam tarzları boyunca değişiklik gösterebilir. Bu makalede, yerinde yaşlanma olgusunun önemli bileşenlerinden olan mekân, ontolojik ve işlevsel yönleriyle araştırmanın eksenini ve okuyucunun anlam dünyasındaki keşif yolculuğunu oluşturacaktır.
- MakaleAçık Erişim2023Yerli üretim algısının algılanan marka değerine ve satın alma niyetine etkisi: Türk menşeili beyaz eşya markaları üzerine bir araştırma
Bilgin, Yusuf; Pabuçcu, Tuğba
Bu araştırmanın amacı, tüketici etnosentrizmi perspektifinden tüketicilerin yerli üretim algılarının algılanan marka değerine ve satın alma niyetine etkisini incelemektir. Buna ek olarak, araştırmada algılanan marka değerinin tüketicilerin satın alma niyetine etkisini incelemek amaçlanmaktadır. Araştırmanın evrenini, Türk menşeili beyaz eşya markalarını Facebook ve Instagram sosyal medya iletişim platformlarında takip eden tüketiciler oluşturmaktadır. Çevrimiçi anketler yoluyla 615 katılımcıdan elde edilen veriler, Yapısal Eşitlik Modellemesi (AMOS 24.0) kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, tüketicilerin beyaz eşya markalarına ilişkin yerli üretim algılarının satın alma niyetlerini pozitif etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca, tüketicilerin Türk menşeili beyaz eşya markalarına ilişkin yerli üretim algılarının algılanan marka değeri bileşenlerinin tüm boyutları üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Dahası, Türk menşeili beyaz eşya markalarına ilişkin marka farkındalığının ve marka sadakatinin tüketicilerin satın alma niyetleri üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Bunun aksine Türk menşeili beyaz eşya markalarına ilişkin çağrışımların ve algılanan kalitenin tüketicilerin satın alma niyetleri üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Siber Stalklama Ölçeği’nin Türk Kültürüne Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
Demir, Mustafa; Koçak, Lokman; Özgöl, Mustafa
Bu araştırmada, Siber Stalklama Ölçeği’nin Türk kültüründeki geçerlik ve güvenirliğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubu, yaş aralığı 19-47 arasında değişen 162 kadın ve 103 erkek olmak üzere toplamda 265 yetişkinden oluşmaktadır. Geçerlik işlemleri kapsamında açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) kullanılmıştır. AFA sonucunda modeli %37.65 oranında açıklayan tek faktörlü bir yapı elde edilmiştir. DFA sonucunda ise modelin veri ile uyumunun iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir (X2/sd= 1.63, CFI= .95, GFI= .93, AGFI= .89, RMSEA= .06, SRMR= .05). Güvenirlik için Cronbach alfa iç tutarlık katsayıları AFA ve DFA örneklemleri için sırasıyla .81 ve .83, iki yarı test güvenirliği ise .77 ve .76 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen bu bulgular, ölçeğin Türk kültüründe geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir.
AtıfOpenAlex5TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Spor lisesi öğrencilerinin e-zorbalık ve e-mağduriyet davranışlarına yönelik tutumlarının incelenmesi
Çakır, Zekai
Bilgi ve iletişim teknolojisi alanındaki hızlı gelişmeler, cep telefonu ve internet gibi araçları her yaş, cinsiyet, eğitim ve gelir grubundan insan için günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası durumuna getirmiştir. Eğitim süreçlerinin online ve uzaktan eğitim modelinin yaygın yaşandığı covid-19 pandemisi sonrası eğitim süreçlerinin Metaverse veya Türkçe tabiriyle sanal evren ortamına taşınmasının gündeme geldiği bu kuantik çağda öğrencilerin e-zorbalık davranışları ve ezorbalık mağduriyetlerinin incelenmesinin önemini arttıran bir etken olmaktadır. Bu araştırmanın amacı, spor lisesinde öğrenim gören öğrencilerin siber zorbalık davranışı sergileme ve siber zorbalık mağduru olma durumlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, disiplin cezası alma, spor branş türü, internet kullanım süresi, anne eğitim düzeyi baba eğitim düzeyi, ekonomik gelir durumu, internete bağlanma kaynağı bakımından incelemektir. İlişkisel tarama modelinin kullanıldığı betimsel araştırmanın çalışma grubu, Malatya’da spor liselerinde öğrenimine devam eden 135 erkek 117 kadın öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla Başaran ve Çikrıkci (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan E-Bullying Scale (E-BS) ve E-Victimization Scale (E-VS) ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 26 paket programı ile, t-testi, korelasyon, frekans, yüzde, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve LSD testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada Öğrencilerin siber zorbalık davranışı sergileme tutumlarında cinsiyete göre anlamlı farklılaştığı (p<0.05), ve erkeklerin kadınlardan daha fazla puan ortalamasına sahip oldukları, siber zorbalık mağduru olma durumlarında ise kadınların e-zorbalık mağduru puan ortalamalarının erkeklerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. 2 ve 3. sınıf öğrencilerinin en fazla E-zorbalık davranışı sergileyen ve 4.sınıfların en az e-zorbalık mağduru olma davranışı sergileyen sınıf düzeyi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gelir düzeyinin ve günlük internette geçirilen sürenin artması e-zorbalık davranış sergileme ve e-zorbalık mağduru davranış sergilemede anlamlı farklılık gösterdiği analiz edilmiştir (p<0.05). Yapılan analizler sonucunda spor branş türü, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. E-zorbalık ve E-mağduriyet düzeyleri arasındaki korelasyon analizine göre spor lisesi öğrencilerinin e-zorbalık tutumları ile e-mağduriyet düzeyleri arasında orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0.332) ve anlamlı (p<0.05) bir ilişki olduğu bulunmuştur. Bu çalışmada antrenörler, idareciler ve aileler için önleme ve müdahale stratejileri önerilmektedir. Öğrencilerde görülebilecek, e-zorbalık davranış sergileme ve e-zorbalık mağduru olma durumlarına karşı dijital platformlarda ve metaverse evreninde öğrencileri bekleyen güncel tehlikelere dikkat çekilmektedir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Dart Sporunun Dikkat Düzeyine Etkisinin İncelenmesi
Turkmen, Mutlu; Yönal, Mehmet
Dart sporunun dikkat düzeyine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada deneysel araştırma modeli kullanılarak, ön test-son test, kontrol ve deney grubu oluşturulmuştur. 2018/2019 Eğitim Öğretim yılı II. dönem başında, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olan Özel Aziziye Ortaokulunda öğrenim gören yaşları 9-31 arasında değişkenlik gösteren ve sedanter olan rastgelen seçilmiş 60 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan 60 öğrenci yansız atama yöntemi ile deney ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Oluşturulan deney ve kontrol grubuna ön test olarak bourdon dikkat testi uygulanmıştır. 9-13 yaş deney grubunda bulunan katılımcılara sınıflarına asılan iki dart tahtası ile, Salı ve Perşembe günleri haftada iki gün olarak 8 haftalık dart sporu eğitimi verilmiştir. Aynı okulda öğrenim gören kontrol grubu öğrencilerine herhangi bir dart eğitimi verilmemiş ve normal okul eğitimlerine devam edilmiştir. Sekiz haftanın sonuna gelindiğinde hem kontrol hem de deney grubunda yer alan öğrencilere son test olarak Bourdon dikkat testi tekrar uygulanmıştır. Dart sporunun dikkat düzeyine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi ve sadece çalışma grubunda yer alan öğrencilerin ön test ve son test karşılaştırmalarının incelenmesi amacıyla, paired samples t-testi kullanılmıştır. Sonuç olarak; deney grubunda bulunan katılımcıların, ön test ve son test skor ortalamaları arasında oransal anlamda farklılığın olduğu, deney grubunun son test süre ortalamaları yaş değişkenine göre incelendiğinde anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda, 9-13 yaş gruplarında, dart sporu uygulamalarının dikkat düzeyleri üzerinde pozitif yönde bir etkisinin bulunduğu ile ilgili öneriler sunulmuştur.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Demografya, iletişimde kader midir? ön lisans ve lisans düzeyindeki öğrencilerin sözlü iletişim becerilerinin demografik değerlendirmesi
Pabuçcu, Hakan; Keskin, Savaş; Kömür, Gökhan
Bu araştırma, iletişim araştırmalarında güçlü bir determinist paradigma olan demografi etkisinin çağdaş dünyada geçerliğini yitirmeye başladığı varsayımını, Bayburt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin iletişim becerileri özelinde test etmektedir. Özellikle sağlıkla ilgili mesleklerde iletişim becerilerinin yoğun olarak kullanılması bu alandaki meslek sahiplerinin iletişim becerilerinin yüksek olmasını gerektirmektedir. Birçok beceri için temel oluşturan iletişim becerileri bireyler tarafından öğrencilik yıllarında daha aktif bir şekilde geliştirilebilmektedir. Öğrencilerin bu yıllarda almış oldukları dersler ile beraber, olaylar karşısında yaşayarak, duyarak ve görerek edinmiş oldukları tecrübeler, iletişimlerini etkili kılabilecek yeteneklerin kazanılmasına imkân sağlamaktadır. Günümüzde icra edilen mesleklerin birçoğu insan ilişkilerinin yoğun olduğu ve iletişime açık ortamlarda gerçekleşmektedir. İletişim teknolojilerindeki yükselişle birlikte sözel iletişim becerilerinin dijital sistemlerle yöndeşmesi, coğrafi ve demografik bağlayıcılığın da sorgulanması gerektiğini açığa vurur. Uzunca bir dönem ‘kader’ olarak tanımlanan coğrafyanın misyonunu modern zamanda üstlenen “demografya”, hâlâ etkin bir kavrayış odağı olarak iletişim bilim araştırmalarının merkezinde yer alırken artık psikografi ağırlıklı bir anlayışa geçilmesi gerektiği tezi, bu araştırmanın temel dayanağıdır. Yükseköğretimde bir ihtiyaç olan iletişim becerileri tasarımı için gerekli olan altyapı araştırmalarında psikografi temelli düşüncenin daha doğru bir düşünce olacağını tanıtlamak için test gerçekleştirilen anket çalışmasında, demografik bağımsız değişkenler temelinde 7 hipotez sınanmış ve demografyanın genel olarak anlamlı farklılığa neden olmadığı saptanmıştır. Bu sonuç, tarama modelli saha çalışmalarında psikografik tasarıma daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğine dair bir ön tespittir.
- MakaleAçık Erişim2022Ortaokul öğrencilerinin sosyobilimsel konulara ilişkin tutumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi
Проценко, Маша; Yıldırım, Tuğba Gökçe
Ortaokul öğrencilerinin sosyobilimsel konuların okuryazarlığına yönelik tutumlarının ortaya çıkarılması, eleştirel düşünme ve karar verme becerileri ile sosyobilimsel konulara yönelik tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılan bu çalışmada nicel verilerin toplandığı ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Öğrencilerin sosyobilimsel konuların okuryazarlığına yönelik tutumlarını ortaya çıkarmak amaçlı sosyobilimsel konulara yönelik tutum ölçeği (SKYTÖ) kullanılmıştır. Veri analizinde betimsel ve kestirimsel istatistik yöntemlerinden yararlanılmıştır. Çoklu doğrusal regresyon analizi sonuçlarına göre eleştirel düşünme eğilimleri yüksek ve karar verme becerilerine güvenen öğrencilerin sosyobilimsel konulara karşı sergiledikleri tutum da yüksektir. Karar verme, analitik düşünme, argümantasyon ve eleştirel düşünme becerisi yüksek olan öğrencilerin sosyobilimsel konular gibi ikilem içeren konularda kendilerini daha iyi ifade edebildikleri ve çözüm odaklı düşünebildikleri görülmektedir. Sonuç olarak sosyobilimsel konulara karşı olumlu tutum geliştirmede karar verme becerisi ve eleştirel düşünme eğiliminin önemli iki faktör olduğu tespit edilmiştir. Farklı örneklem grubu ve veri toplama araçlarıyla bu çalışma değişik boyutlarda gerçekleştirilebilir. Öğrencilerin sosyobilimsel konularda karar verirken hangi faktörlerden etkilendikleri nitel bir çalışma ile ortaya çıkarılabilir. Sınıf ortamında sosyobilimsel konulara daha fazla yer verilmesi ve öğretim programına bu konular ile ilgili daha fazla kazanım eklenmesi öğrencilerin karar verme becerisini ve eleştirel düşünme eğilimlerini artırmada faydalı olacaktır. Bununla birlikte sosyobilimsel konular kavramının ortaokul öğrencileri tarafından tam olarak anlaşılmaması çalışmada bir sınırlılık olmuştur. Bu sebeple bu alanda ortaokul öğrencileri ile yapılacak olan çalışmalarda sosyobilimsel konular kavramı öğrencilere açık ve net bir şekilde ifade edilmelidir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Examining the Relationship Between Academic Achievement and School Engagement: A Meta Analysis Study
Boyraz, Celal; Kaya, Metin
The purpose of this study is to synthesize the findings of the studies examining the relationship\rbetween school engagement and academic achievement. In this study, meta-analysis method was\rused because the aim was to synthesize the findings of quantitative research. The data of this\rstudy were accessed from ERIC, Akademic Search Complete, Education Source and Scopus data\rscanning bases. The data cover between 2008-2019. A number of criteria have been developed\rfor the selection of researches. A total of 55 basic studies meeting the criteria of this study were\rincluded in the analysis. In this study, the free effect sizes produced by the researches were\rpreferred as the analysis unit. A total of 150 effect sizes were analyzed. The effect sizes were\rcalculated with the package program, CMA 2.2. Pearson correlation coefficient (r = ES) was\rpreferred as the effect size of each independent study. As a result of the research, it has been\robserved that school engagement affects students' academic achievements weakly and positively.\rIn addition, it was found that the distribution of effect sizes varied according to the scale type\rused, academic field and engagement dimensions moderators.
AtıfOpenAlex4TR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2021Okul Öncesi Dönem 5 Yaş Çocuklarının Sosyal Konumları ile Mizaç Özellikleri Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi
Beceren, Burcu Özdemir; Arat, Ceren Ari
Bu çalışmadaki amaç okul öncesi dönem 5 yaşındaki çocukların sosyal konumları ile mizaç özellikleri\rarasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu araştırmanın örneklemini 2017-2018 eğitim öğretim yılında İzmir\rilinin Buca ilçesinde okul öncesi eğitime devam eden 114 çocuk (70 kız, 44 erkek) ve anneleri ile babaları\rmeydana getirmektedir. Çalışma tarama modelli bir araştırma çalışmasıdır. Okul Öncesi Dönem 5 yaş\rçocuklarının sosyal konumları ile mizaç özellikleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek için korelasyon analizi\rgerçekleştirilmiştir. Okul Öncesi Dönem 5 yaş çocuklarının sosyal konumlarınının ve mizaçlarının\rcinsiyetlerine, anne ve babanın çalışma durumlarına, yaşadıkları eve ve aile tipine göre farklılaşmasının\rolup olmadığı Mann-Whitney U testiyle analiz edilmiştir. Okul öncesi dönem 5 yaş çocuklarının sosyal konumları ve mizaçlarının anne ve babalarının eğitim seviyesine, babaların mesleklerine ve kaç kardeş\rolduğuna ve doğum sırasına göre farklılaşıp farklılaşmadığı Kruskal-Wallis Testiyle analiz edilmiştir.\rYapılan bu analizler SPSS 20.0 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Analizlerin sonucunda okul öncesi\rdönem 5 yaş çocuklarının sosyal konum puanları ile sebatkârlık ve ritmiklik alt ölçek puanları arasında\rolumsuz ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Erkeklerin sosyal konumları ve sebatkârlıkları kızlarınkinden\rdaha düşük olarak belirlenmiştir. Anne ve babanın eğitim seviyesine bağlı olarak sosyal konum ve\rsebatkârlık olumlu yönde tepkisellik olumsuz yönde anlamlı farklılaşma göstermiştir. Doğum sırasıyla\rtepkisellik arasında anlamlı farklılaşma olduğu görülmüştür. Geniş ailelerde yaşayan çocuklar çekirdek\railedeki çocuklardan daha sebatkâr bulunmuştur.
- MakaleAçık Erişim2021The evaluation of internet usage habits and possible internet addiction and cyberbullying-victimization levels of self-destructive adolescents
Kocaman, Orhan; Sönmez, Yonca; Aktepe, Evrim; Özyay Eroğlu, Funda; Özen, Emel; Eroğlu, Yüksel
ObjectiveThis study aimed to evaluate internet usage habitsand possible internet addiction and the cyberbullying-victimization levels of adolescents who werefound to engage in self-destructive behaviors.Material and MethodsThis was a case-control study. This study includeda total of 206 adolescents between 14 and 18 yearsand they were examined under two groups as ‘self-destructive adolescents’ (n= 103) and ‘Control’ (n=103). The Self-Harm Behavior Questionnaire (SHBQ)was administered to 14- to 18-year-old adolescentsadmitted to our outpatient clinic. Then The InternetUsage Form (IUF), Internet Addiction Inventory (IAI),and Cyber Victim and Bullying Scale (CVBS) wereadministered to both groups.ResultsThe case group was found to use significantly moresocial networking sites, chatrooms, shopping websites,and instant messaging sites. The case group wasdetermined to use the internet significantly more toestablish communication and to access the internetsignificantly more every day. When the total scoresand subscale scores of CVBS of the groups wereexamined, the case group was determined to havesignificantly higher scores. The case group was foundto be significantly more possible internet addicts andto display significantly more risky internet behaviors.ConclusionsThe self-destructive adolescents in our study whouse the internet in risky ways and are at risk for internetaddiction show that this group is vulnerable tothe dangers of the virtual world. Taking this into consideration,examining the internet usage habits of self-destructive adolescents who are assessed in AdolescentMental Health Clinics would be a preventiveapproach.
- MakaleAçık Erişim2021Psychometric Properties of the Coping Self-Efficacy Scale: A Validity and Reliability Study
Kaya, Feridun; Odaci, Hatice
The aim of this research is to adapt the Coping Self-Efficacy Scale to Turkish and perform validity and reliability studies. Participants in the research are comprised of 1,420 university students. Data collection tools include the Coping Self-Efficacy Scale, the Depression Anxiety Stress Scale, Stress-Coping Styles Scale, and Two-Dimensional Self-Esteem Scale. Data have been analyzed using exploratory factor analysis, confirmatory factor analysis, correlation analysis, and t test for independent groups. The exploratory factor analysis identified a 3-factor structure for the scale, which the confirmatory factor analysis confirmed. The correlation analysis, performed for identifying the criterion-based validity, revealed significant negative correlations for university students’ coping self-efficacy with their levels of depression, anxiety and stress and the stress-coping styles used in the hopeless and submissive approaches. However, significant positive correlations were found for coping self-efficacy with the stress-coping styles of self-confident, optimistic, and search for social support as well as with the self-esteem subdimensions of self-love and self-efficacy. The reliability studies for the scale have calculated the internal consistency coefficient as .93 and the split-half test correlation as .91. In light of the obtained findings, the Coping Self-Efficacy Scale is a valid and reliable measurement device that can be used to identify coping self-efficacy of university students in Turkey.
AtıfOpenAlex8TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Türkçe Öğretmeni Adaylarının Yaşam Becerileri ile İlgiliGörüşlerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi
Ustabulut, Mete Yusuf
Bu araştırmanın amacı Türkçe öğretmeni adaylarının yaşam becerileri ile ilgili görüşlerini çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Araştırma nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini basit seçkisiz yolla seçilen 216 Türkçe öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Araştırma verileri toplamak amacıyla yaşam becerileri ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın verilerini analiz etmek amacıyla betimsel analiz, t-testi, ANOVA, koelasyon analizi testleri kullanılmıştır. Türkçe öğretmeni adayları, duygularla ve stresle başa çıkma konusunda kararsız olduklarını; empati kurma, özfarkındalık, karar verme, problem çözme, yaratıcı düşünme, eleştirel düşünce, iletişim, kişilerarası ilişki becerileri konusunda kendilerini yeterli gördüklerini belirtmektedirler. Türkçe öğretmeni adaylarının yaşam beceri ile ilgili görüşleriyle cinsiyetleri arasında anlamlı bir ilişki vardır. Türkçe öğretmeni adaylarının yaşam beceriyle ilgili görüşleriyle not ortalamaları, yaşları ve sınıf düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki vardır. Türkçe öğretmeni adaylarının yaşam beceri ile ilgili görüşleriyle internette geçirdikleri süre arasında anlamlı bir ilişki yoktur.
AtıfOpenAlex5TR Dizin7
İncele - MakaleAçık Erişim2021Non-Urbanization and Social Dynamics of Violence against Women
Alacadağlı, Esmeray
Urbanization is a concept that defines the increase in the population living in cities in terms of demographics. In Turkey, the number of individuals living in urban areas increased continuously after the 1950s and reached around 93% as of today. However, urbanization also has economic and social dimensions. Because, rapidly increasing urbanization without sufficient infrastructure and demand generally leads to formation of cities with underlying unemployment, and the emergence of a social structure that is urbanized but not localized, ultimately not being able to integrate with the city. Generally, this social segment tries to survive by settling in the urban suburbs, consists largely of the masses who are not able earn their living with urban-jobs, and who ultimately cannot adopt urbanspecific behaviors, lifestyles and values. Hence, these masses try to survive in the city and with the dominant values of the places they came from, instead of integrating to the city culture, which leads to their alienation to city values, resulting alienation and potential tendencies towards violence due to increasing marginalization.This literature review-based study aims to provide solutions by analyzing the causes of the violence against women, which has recently been increased in our society, in the context of migration, urbanization and poverty phenomenon. Research results reveal the importance of nonurbanization and poverty, as being factors for violence against women.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele









