Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Dertli, Enes(10)
- Bayram, Ozkan(8)
- Elban, Mehmet(6)
- Simsek, Onder(5)
- Sorkun, Kadriye(5)
- Yazici, Sinan(5)
- Battal, Fetullah(4)
- Bayram, Nesrin Ecem(4)
- Cuce, Erdem(4)
- Erdogan, Ummugulsum(4)
- Pabuçcu, Hakan(4)
- Tozlu, Alperen(4)
- Yıldırım, Gürkan(4)
- Yıldız, Şaduman(4)
- Özahi, Emrah(4)
- Abuşoğlu, Ayşegül(3)
- Başar, Enes Emre(3)
- Can, Ömer(3)
- Cokkizgin, Alihan(3)
- Demirtas, M.(3)
- Dolgunsöz, Emrah(3)
- Girgel, Umit(3)
- Guney, Harun(3)
- Güzel, Ferdi(3)
- Igman, Erdal(3)
- Kaya, Metin(3)
- Korkmaz, Özge(3)
- Purcek, G.(3)
- Selvitopu, Abdullah(3)
- Sert, Durmuş(3)
- Tekin, Ilker(3)
- Töman, Ufuk(3)
- Yanar, H.(3)
- Yildirim, Serkan(3)
- Çölkesen, Mustafa(3)
- Şahin, Abdulgani(3)
- Şahin, Bünyamin(3)
- Agar, Guleray(2)
- Akkan, Yaşar(2)
- Akın, Nihat(2)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018İzlenim yönetimi taktikleri lider - üye etkileşimi ve örgütsel bağlılığın duygusal emek üzerindeki etkileri
Emine Zehra Turan
Bu araştırmada, izlenim yönetimi taktikleri, lider-üye etkileşimi ve örgütsel bağlılığın duygusal emek üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Böylelikle literatürdeki önemli bir boşluğun doldurulması hedeflenmiştir. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, izlenim yönetiminin tanımı, izlenim yönetimi taktikleri, izlenim yönetiminin boyutları, izlenim yönetimi sürecinin modelleri, izlenim yönetimi sürecinde kullanılan strateji gibi konular incelenmektedir. İkinci bölümünde, lider-üye etkileşimi kavramının tanımı, lider-üye etkileşiminin boyutları incelenmektedir. Üçüncü bölümünde, örgütsel bağlılığın tanımı, örgütsel bağlılığı etkileyen faktörler, örgütsel bağlılığının alt boyutları ve boyutları incelenmiştir. Dördüncü bölümünde, duygusal emek kavramının tanımı, duygusal emek yaklaşımları, duygusal emek boyutları, duygusal emeği etkileyen faktörler incelenmektedir. Beşinci bölümde ise, araştırmanın temel amacı doğrultusunda araştırma örnekleminden toplanan veriler analiz edilerek, ulaşılan bulgular yorumlanmıştır. Araştırma sonuçları, izlenim yönetimi taktikleri lider-üye etkileşimi ve örgütsel bağlılığın duygusal emek üzerindeki etkileri olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Perde duvarlarda bırakılan pencere boşluklarındaki boyut etkilerinin SAP2000 OAPI ile incelenmesi
Bilal Tayfur
Perde duvarlar yapıların deprem altındaki davranışı açısından büyük önem taşımaktadır. Depremin yapı üzerindeki yansıması olan yanal yüklemeleri büyük ölçüde karşılayan perde duvarlar, yapının daha rijit bir davranış gösterebilmesini sağlamaktadır. Ancak mimari gereksinimler veya kontrolsüz mimari değişiklikler sebebiyle perde duvarlarda boşluklar açılabilmektedir. Bu boşlukların boyutları perde duvarın davranışını tümden etkilemektedir. Yapıya rijitlik kazandırması beklenen perde duvarlar, üzerlerindeki boşluklar nedeniyle tam aksi bir davranış göstererek kısa kolon oluşumuna sebep olabilmekte ve yapıda ani göçmelerin önünü açabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, perde duvarlara ve üzerlerinde bırakılan boşluklara ait parametrelerin, perde duvar davranışı üzerindeki değişimlerini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda davranış değişimi üzerindeki etkileri incelemek üzere bir takım parametreler belirlenmiştir. Her bir parametre için yeterli sayıda ve aralıkta değer seçilmiştir. Bu parametrelere bağlı olarak 29 farklı çerçeve modeli hazırlanmıştır. Bu modellerin detaylı biçimde incelenebilmesi için bir C# yazılımı geliştirilmiş ve genel model bu yazılıma kodlanmıştır. Geliştirilen bu yazılım sayesinde istenen modeller SAP2000'e OAPI aracılığıyla aktarılarak analiz edilmiştir. Her bir çerçeve için boşluk genişliği olabilecek minimum boyut ile maksimum boyut arasında 1 cm artırımlarla analiz edilmiştir. Bu analizlere bağlı olarak her bir çerçeve için kısa kolon oluşması olası bölgelerdeki davranış değişimi kesme kuvveti, ötelenme ve moment değerleri esas alınarak incelenmiştir. Bu kapsamda toplamda 5200 analiz gerçekleştirilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Erzurum merkez ilçelerindeki zeminlerin standart penetrasyon deneyi verilerinden faydalanarak sıvılaşma analizlerinin yapılması
Şerafettin Öztürkoğlu
Su ile etkileşim halinde olan zeminlerde deprem yüklerine bağlı olarak, oturma, çökme veya sıvılaşma gibi olumsuz durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışmada Erzurum merkez ilçelerini oluşturan Aziziye, Palandöken ve Yakutiye ilçeleri zeminlerinin sıvılaşma analizleri yapılmıştır. Çalışma kapsamında, yapılaşmanın son yıllarda ivmeli bir artış gösterdiği ve yeraltı su seviyelerinin yüksek olduğu alanlardaki zeminlerin sıvılaşma potansiyelleri tespit edilmiş ve sıvılaşma şiddeti haritaları hazırlanmıştır. Erzurum şehir merkezinin tamamı ikinci derece deprem bölgesinde yer almaktadır. Şehir merkezi çevresinde birçok diri fay hattı bulunmaktadır. Erzurum merkez ilçeleri bu fay hatlarına yakındır ve olası bir depremde oldukça fazla etkilenebilecek potansiyeldedir. Dört aşamalı olarak planlanan bu yüksek lisans tez çalışmasının birinci aşamasında, SPT deneyi verileri yardımıyla çalışma alanındaki zeminlerin mühendislik özellikleri belirlenmiştir. İkinci aşamada, çalışma alanının sismik aktivitesi incelenerek ortaya çıkabilecek muhtemel depremleri temsil eden senaryo depremler tanımlanmıştır. Üçüncü aşamada, Seed ve Idriss (1971), Tokimatsu ve Yoshimi (1983) ve Iwasaki vd. (1981) yöntemleri kullanılarak zeminlerin sıvılaşma analizleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın son aşamasında Aziziye, Palandöken ve Yakutiye ilçeleri zeminlerinin sıvılaşma potansiyeli haritaları farklı deprem etkileri altında oluşturulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Ergenlerde sosyal ve duygusal yalnızlık ile akran zorbalığı arasında psikolojik dayanıklılığın aracı rolü
Mehmet Eminoğlu
Bu araştırma ile birlikte ergenlerde sosyal ve duygusal yalnızlık ile akran zorbalığı ve akran mağduriyeti arasında psikolojik dayanıklılığın aracı rolünü incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada sosyal ve duygusal yalnızlık, akran zorbalığı, akran mağduriyeti ve psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkiyi inceleyen ilişkisel ve betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise 2017-2018 eğitim öğretim yılı Bayburt İli Merkez İlçesinde bulunan ortaöğretim kademesinde 9, 10 11 ve 12. sınıfa devam eden 489 kız 408 erkek toplam 897 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Akran Zorbalarını Belirleme Ölçeği, Sosyal ve Duygusal Yalnızlık Ölçeği ve Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği kullanılmıştır. Uygulama sürecinde elde edilen veriler üzerinde Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı, Bağımsız Örneklemlerde t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Scheffe Testi ve Bootstrap yöntemi kullanılmıştır. Bootstrap yöntemi Preacher ve Hayes (2004) tarafından SPSS için üretilen PROCESS macro kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre akran zorbalığının, sosyal ve duygusal yalnızlık ile pozitif, psikolojik dayanıklılık ile negatif ilişkili olduğu, akran mağduriyetinin ise duygusal yalnızlık ile pozitif, psikolojik dayanıklılık ile negatif ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Akran mağduriyeti ile sosyal yalnızlık arasında herhangi anlamlı bir istatistiksel ilişkiye rastlanamamıştır. Bunun yanında psikolojik dayanıklılığın hem sosyal hem de duygusal yalnızlık ile negatif ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte akran zorbalığı ve mağduriyeti cinsiyet, sınıf düzeyi ve sosyoekonomik düzey açısından incelenmiştir. İlk olarak cinsiyet açısından erkeklerin akran zorbalığı ve akran mağduriyeti puan ortalamalarının kızlardan daha yüksek olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Sınıf düzeyi açısından bakıldığında ise akran zorbalığının sınıf düzeyi açısından farklılaşmadığı, akran mağduriyeti açısından ise 12. sınıf öğrencilerinin akran mağduriyeti puan ortalamalarının 10. sınıf öğrencilerinin akran mağduriyeti puan ortalamalarından daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Sosyoekonomik düzeye bakıldığında ise ergenlerin akran zorbalığı ve akran mağduriyeti puan ortalamalarının sosyoekonomik düzey açısından farklılaşmadığını görülmüştür. Psikolojik dayanıklılığın sosyal yalnızlık ile akran zorbalığı arasındaki ilişkide kısmi aracı rol oynadığını ve duygusal yalnızlık ile akran zorbalığı arasındaki ilişkide psikolojik dayanıklılığın tam aracı rol oynadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Son olarak araştırma sürecinde elde edilen bulgular ilgili literatürle desteklenerek tartışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Milli Eğitim dergisinde yayınlanan makalelerde öğretmenlerin mesleki gelişim ve öğrenme-öğretme sürecine ilişkin sorunları ve öneriler (1990-2016)
Tunahan Filiz
Öğretmenlerin yaşadığı sorunlara yönelik pek çok çalışma alan yazında mevcuttur. Bu nedenle öğretmenlerin yaşadığı sorunların dönemsel olarak incelenmesi ne gibi farklılıklar olduğunun belirlenmesi gelecek araştırmacılar için yol gösterecektir. Öğretmen sorunlarını inceleyen araştırmaların analizinin yapılması, öğretmen sorunlarının belirlenmesi ve bu doğrultuda sorunların giderilmesi için çözüm önerileri getirecektir. Bu nedenle öğretmen sorunlarını inceleyen araştırmalara yönelik bir içerik analizi çalışması gerekli görülmüştür. Bu çalışma, öğretmenlerin öğrenme-öğretme sürecine ilişkin sorunları, mesleki gelişimle ilgili sorunları ve ekonomik sorunlarıyla ilgili Milli Eğitim Dergisi'nde yayınlanan araştırmalara yönelik içerik analizi yapmak amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden meta-sentez yöntemi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında Milli Eğitim Dergisi'nde 1990-2016 yılları arasında yayınlanmış olan makaleler ele alınmıştır. Çalışmada toplanan veriler, içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, öğretmenlerin öğrenme-öğretme sürecine yönelik yaşadığı sorunlar, "öğretmen, öğrenci ve veliler", "öğretim programı" ve "istenmeyen davranışlar" olarak üç kategoriye ulaşılmıştır. Bu kategoriler incelendiğinde en sık belirlenen kodun zaman yetersizliği olduğu tespit edilmiştir. Çalışmaların üzerinde en fazla durduğu çözüm önerisi ise hizmet içi eğitim eksikliğine yönelik önerilerdir. Mesleki gelişimle ilgili sorunlar, "ilgili birimler", "öğretmenler", "öğreticiler" ve "zaman, mekân ve donanım" olarak dört kategoride ulaşılmıştır. Bu kategoriler incelendiğinde en sık belirlenen kodun Millî Eğitim Bakanlığı'ndan [MEB] kaynaklanan sorunlar olduğu tespit edilmiştir. Çalışmaların üzerinde en fazla durduğu çözüm önerisi ise MEB'den kaynaklanan sorunlara yönelik önerileridir. Bu çalışmanın, gelecekte öğretmenlerin öğrenme-öğretme sürecine ilişkin sorunlarına, mesleki gelişimle ilgili sorunlarına ve ekonomik sorunlarına yönelik yapılacak çalışmalar için bir kaynak olması beklenmektedir. Anahtar Sözcükler: Millî Eğitim dergisi, öğretmen, mesleki gelişim, müfredat, öğrenme-öğretme.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Örgütsel destek ve hizmetkar liderliğin duygusal bağlılık üzerindeki etkisinin incelenmesi: Uygulamalı bir araştırma
Ali Köroğlu
Bu çalışmanın esas amacı algılanan örgütsel destek ve hizmetkar liderliğin duygusal bağlılık üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amaçla ilk olarak konuya ilişkin yerli ve yabancı literatür taranarak kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Daha sonra algılanan örgütsel destek ve hizmetkar liderliğin duygusal bağlılık üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla Erzurum ve Trabzon'da faaliyet gösteren özel hastanelerde çalışan personel üzerinde bir alan çalışması yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilerek araştırmanın hipotezleri test edilmiştir. Araştırma sonucunda algılanan örgütsel destek ve hizmetkar liderliğin duygusal bağlılığı olumlu yönde etkilediği, algılanan örgütsel destek ve hizmetkar liderlik arasında anlamlı bir ilişki olduğu ve hizmetkar liderliğin algılanan örgütsel destek ve duygusal bağlılık arasında kısmi aracılık etkisine sahip olduğu belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Modern teknikle üretimi gerçekleştirilen Bayburt karın kaymağının bazı biyokimyasal, mikrobiyolojik ve organoleptik özelliklerinin araştırılması
Emin Ustaoğlu
Bu çalışmanın amacı, Bayburt Karın Kaymağı'nın bazı karakteristik özelliklerini ortaya çıkarmak ve bu ürün için standart bir üretim metodu belirlemektir. Bu amaçla geleneksel yöntemle üretilen örnekler, alternatif standart yöntemle üretilen örneklerle bazı kalite nitelikleri açısından karşılaştırılmıştır. Geleneksel metotla üretilen örneklerin ambalajlanmasında "karın" (işkembe) ve bez torba, standardize yöntemde ise bunlara ek olarak selülozik içerikli sentetik kılıf kullanılmıştır. Geleneksel yöntemle üretim Bayburt Ozansu Köyü'nde gerçekleştirilmiş, tereyağı, yoğurt mayası ve ambalaj materyalleri bu köyden temin edilmiştir. Standardize yöntemde üretimden önce ambalaj materyalleri temizlenerek dezenfekte edilmiş; üretimde klasik yoğurt starter kültürü (Lactobacillus bulgaricus, Streptococcus thermophilus) ve pastörize tereyağı kullanılmış, olgunlaştırma kontrollü şartlarda gerçekleştirilmiştir. Olgunlaşmanın 2., 30., 60. ve 90. günlerinde örneklerde fiziksel, kimyasal, biyokimyasal ve mikrobiyolojik analizler gerçekleştirilmiştir. Standardize yöntemle üretilen örneklerde depolamanın 90. gününde duyusal analizler yapılmıştır. Örneklerin kurumadde, yağ, tuz, toplam protein, asitlik değerlerinde depolama süresince artış tespit edilmiştir. Üretimde standardizasyon, örneklerin fizikokimyasal ve mikrobiyolojik nitelikleri üzerinde etkili olmuştur. Bayburt Karın kaymağı örneklerinin proteoliz düzeyinin ve dolayısıyla olgunluk derecesinin benzer ürünlere göre oldukça düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun üretimde peynir mayası kullanılmamasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Mikrobiyolojik analiz sonuçlarına göre; geleneksel yöntemle üretilerek karında olgunlaştırılan örnekte depolama boyunca koliform grup bakteriler ve S. aureus, bez torbada olgunlaştırılan örnekte de koliform grubu bakteriler tespit edilmiştir. En yüksek lipoliz oranı geleneksel yöntemle üretilerek bezde olgunlaştırılan örnekte belirlenmiştir (p<0,05). Farklı ambalaj materyali kullanımı örneklerin serbest yağ asidi içeriğini etkilememiştir. Kaprilik, laurik, palmitik ve oleik asitler Bayburt Karın kaymağında belirlenen dominant yağ asitleridir. Standardize yöntemle üretilen örneklerde yapılan duyusal panel sonucunda panelistlerden toplamda en yüksek puanı (75,50) karında olgunlaştırılan örnek almıştır. Olgunlaşma parametreleri, yağ asidi kompozisyonu gibi parametreler göz önünde bulundurulduğunda Bayburt Karın Kaymağı ülkemizin diğer bölgelerinde üretilen Karın Kaymağı peynirlerinden önemli farklılıklar taşımaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Çember konusunun geogebra yazılımıyla öğretiminin 7.sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi
Sedef Çolakoğlu
Bu araştırmanın amacı 7.sınıflarda çember konusunun GeoGebra yazılımıyla öğretiminin, öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkisini incelemektir. Bu temel amaç çerçevesinde, 5 hafta süren çember konusunun öğretimi GeoGebra yazılımıyla gerçekleştirilmiş ve öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerindeki değişime bakılmıştır. Çalışma örneklemini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Bayburt'ta bir yatılı bölge ortaokulunda 7.sınıfta öğrenim gören 18 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada nicel yöntem kullanılmış ve çalışma tek grup ön test-son test zayıf deneysel araştırma deseninden oluşmuştur. Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT) Sözel-Şekilsel Form-A veri toplama aracı olarak uygulanmıştır. Bulguları değerlendirmede SPSS 24.0 paket programı kullanılmış, TYDT normal dağılım gösteren alt boyutlar için eşleştirilmiş örneklem t testi, normal dağılım göstermeyen alt boyutlar için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Ulaşılan veriler tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre GeoGebra yazılımıyla öğretimin, öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine olumlu yönde etki ettiği gözlemlenmiştir. Uygulamadan önce ve uygulamadan sonra ön test-son test olarak yapılan TYDT Sözel-Şekilsel Form-A için uygulanan analizlere göre son test lehine anlamlı bir farka ulaşılmıştır. Ayrıca TYDT Sözel Form-A 'nın esneklik alt boyutu hariç diğer tüm alt boyutlarında son test lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Şekilsel Form-A'nın başlıkların soyutluğu, zenginleştirme, erken kapamaya direnç, hikâye anlatma, tamamlanmamış çizgilerin sentezi alt boyutları hariç diğer tüm alt boyutlarda ön test-son test arasında yapılan analize göre son test lehine anlamlı bir farka ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Ayşî Mehmet Efendi'nin Rûhu'ş-Şurûh 'ala'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserinin edisyon kritiği
Nurullah Oruç
Elinizdeki bu çalışmanın amacı, Osmanlı bilgini olan Ayşî Mehmed Efendi'nin kaleme aldığı Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserinin tahkikli neşrini gün yüzüne çıkarmaktır. Osmanlı âlimlerinden Ayşî Mehmed Efendi (ö. 1016/1607), 10. yüzyılda İzmir iline bağlı Tire ilçesinde doğmuştur. Osmanlının meşhur medreselerinde müderrislik yapmış; ulûm-u İslamiye ve dil edebiyatı alanında eserler yazmıştır. Ebû Hanife Numan b. Sabit'e nispet edilen el-Maksûd fi's-Sarf ın üzerine şerh ettiği bu eserinin veciz ve kapsamlı olması hasebiyle Arapça sarf kitapları arasında ehemmiyetini muhafaza etmiştir. Çalışmamızın giriş bölümünde, Arapça sarf bilgisi ve önemi hakkında kısaca bilgi veril-miştir. Birinci bölümde, Ebû Hanife Numan b. Sabit'in hayatı, eserleri ve yazdığı el-Maksûd fi's-Sarf adlı eseri ve bu eserin üzerine yapılan şerhler hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Ayrıca Ayşî Mehmed Efendi'nin hayatı eserleri ve yazdığı Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserin önemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, ulaşabildiğimiz eserin nüshaları tanıtılmış ve nüsha seçimindeki kıstas belirtilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserin edisyon kritiği yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Erîke hadîsi (Sened ve metin tenkîdi)
Necip Sefa Demir
Erîke lafzı ilk bakışta anlaşılmasa da esasen Arapça'da koltuk, taht ve divan gibi anlamlara gelmektedir. Sıhhat incelemesi yapılacak olan hadîsin, bu isimle tesmiye edilmesinin sebebi söz konusu lafzın, hadîsin bütün rivâyetlerinde ortak kullanılan bir lafız olmasıdır. Resûlullâh'ın (s.a.s.) teşrî' (hüküm koyma) yetkisinden ve ona itâatten bahseden bu hadîs, altı ayrı sahâbî tarafından farklı tarîklerle rivâyet edilmiştir. Daha sonraki tabakalarda da bu rivâyetlerin vecihleri artmıştır. Bu çalışmada bu rivâyetler sened ve metin açısından incelenmiş olup söz konusu hadîsin, Resûlullâh'a (s.a.s.) aidiyeti tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde hadîsin senedi detaylı bir şekilde incelenmiştir. Hadîsin tespit edilen rivâyetlerinin hem sahâbî râvîsi bağlamında özel, hem de bütün rivâyetlerini barındıran genel isnâd şemaları ilgili bölümlerde sunulmuştur. Daha sonra bu isnâdlarda bulunan râvîlerin her biri cerh ve taʻdîl açısından incelenmiş olup sika veya zayıf olup olmadıkları tespit edilmeye çalışılmış daha sonra senedler, ittisâline, sened sayısına, müntehâsına ve sıhhatine göre incelenmiş ve gerekli tespitler yapılmıştır. İkinci bölümde ise senedleri incelenmiş olan bu rivâyetlerin, tahrîc edildikleri kaynaklarla birlikte birer birer hem orijinal metinleri hem de tercümeleri sunulmuştur. Bu rivâyetlerin asgarî müşterekleri tespit edilmiş, rivâyet farklılıklarına dikkat çekilmiş ve neticede bu rivâyetler bütünleştirilmişlerdir. İkinci bölümün sonunda sened ve metin tenkîdi yapılan bu rivâyetler içerik ve muhteva itibarıyla farklı kriterlere arz edilmiştir. Sonuç kısmında ise hem sened hem de metin incelemesi yapılıp başta Kur'ân-ı Kerim olmak üzere farklı kıstaslara arz edilen bu hadîsin sıhhati noktasındaki tespitlerden söz edilmiştir. Anahtar kelimeler: Erîke, Hadîs, Erîke Hadîsi, Metin Tenkîdi, Sened Tenkîdi, İsnad Şeması.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin Şerhu'l-Emsileti'l-Muhtelife adlı eserinin tahkiki (Edisyon kritik)
Yakup Ziyaalp
Gerek Osmanlı döneminde gerekse önceki dönemlerde yaşamış âlimler Arap dili grameri hakkında farklı metotlarda pek çok eser telif etmişlerdir. Bu eserlerden çok azı tahkîk edilerek gün yüzüne çıkarılmışken birçoğu da kütüphane raflarında muhakkikler tarafından keşfedilmeyi ve ilim dünyasına kazandırılmayı beklemektedirler. Çalışmamızın amacı, Osmanlı döneminde yaşamış âlimlerden olan Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin Şerhu'l-Emsile adlı eserinin tahkîkini yapıp yayına hazır hale getirmektir. Çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte, Arap edebiyatında gramer ilminin temellerinin atılmasına sebep olan faktörlere değinildikten sonra bu ilmin tarihte geçirmiş olduğu dönemlere ve bu dönemlerde oluşan ekollere değinilmiş, ayrıca bu ekollere mensup olan bazı âlimler zikredilmiştir. Birinci bölümde, Emsile ve üzerine yazılan şerhlere değinildikten sonra Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgiler verilmiş, tezimize konu olan eseri tanıtılmıştır. İkinci bölümde, eserin Türkiye ve farklı coğrafyalarda bulunan nüshaları kısaca tanıtılmış, tahkîkte izlenen metot hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde de, Şerhu'l-Emsile'nin metni tahkîk kurallarına uygun bir şekilde oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Emsile, Kefevî, tahkîk, sarf, nahiv.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Tasavvufî düşüncede sekr ve sahv kavramları
Adem Urhan
Bütün mânevî ilimlerde olduğu gibi tasavvufun da gayesi Hakk (c.c)'ın rızasını kazanmak olup, konusu ise nefsi terbiye etme, ahlâkı güzelleştirme, içi ve dışı tenvir etme, sûret ve sîreti tezkiye etmektir. Ruhu terbiye yolunda yaşanan hȃl ve ȃhvaller ise dini his ve heyecan olarak bilinmektedir. Sâlik, tasavvufî bir eğitim olan seyr ü sülûk boyunca Allah Teâlâ'nın kendisine lütfettiği birtakım halleri yaşar. Bireysel tecrübeye dayalı pratiklerle tasavvufun kendine özgü bir dili, terim ve kavramlar dünyası oluşmuştur. Mutasavvıflar, geliştirdikleri bu tasavvufî terimleri ve onlara yükledikleri anlamları âyet ve hadislerden referanslarla kuvvetlendirmişler ve bunları açıklayan eserler yazmışlardır. Bu çalışmada, tasavvufî eserlerde sıkça yer verilen sekr (sarhoşluk) ve sahv (uyanıklık) kavramları ele alınmıştır. Öncelikle temel tasavvufî eserlere müracat edilerek müesseseleşme dönemi öncesi sûfîlerin bu kavramları nasıl algıladıkları tespit edilmiş, sekr ve sahv kavramlarının âyet ve hadislerden referansları incelenerek tasavvufî açıdan değerlendirilmiş, bu kavramlara mutasavvıfların yükledikleri anlamlar tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tasavvuf, Tarîkat, Sekr, Sahv, Bâyezîd-i Bistâmî, Cüneyd-i Bağdâdî.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Bir doğrultuda bileşik eğilme etkisindeki simetrik donatılı kolonlarda betonarme manto ile güçlendirmenin kolon moment taşıma kapasitesindeki güvenilirlik artışına etkisinin araştırılması
Meltem Durmuş
Bu çalışmada betonarme manto ile güçlendirilen 250x300 mm, 300x300 mm, 300x400 mm, 300x500 mm, 300x600 mm, 300x750 mm, 300x900 mm, 400x400 mm, 400x500 mm, 400x600 mm, 400x800 mm ve 500x500 mm kesitli 12 adet bir doğrultuda bileşik eğilme etkisindeki kolonda güçlendirmenin kolon güvenilirliğine etkisi araştırılmıştır. Kolonlar üzerinde uygulanan betonarme manto, kolon kesitinin dört tarafından yapılmıştır ve kalınlığı 100 mm alınmıştır. Kolonlar üzerinde güçlendirme öncesi ve sonrası donatı oranı ρ=0,01 civarında olacak şekilde donatı yerleşimi yapılmıştır. Eksenel yük değerleri N=0,5.Ac.fck olarak varsayılmış ve dış merkezlik e=15mm+0,03.h olarak alınmıştır. Tüm mevcut kolon kesitlerinde 6 farklı karakteristik beton dayanımı fck=5, 7.5, 10, 12, 14, 16 MPa ve tek karakteristik donatı akma dayanımı fyk=220 MPa dikkate alınmıştır. Tüm güçlendirilmiş kolon kesitlerinde karakteristik beton dayanımı fck=30 MPa, karakteristik donatı akma dayanımı fyk=420 MPa alınmıştır. Gauss ve Log normal dağılımlar istatistiki dağılımlar olarak kullanılmıştır. Güvenilirlik hesaplarını yapmak için Monte Carlo Simülasyon Metodu içeren bir bilgisayar programı Visual Basic 2017 yazılım programı kullanılarak yazılmıştır. Güçlendirme öncesindeki kolon kesitleri ve beton dayanımı değişken alınarak bu program üzerinde 72 adet analiz gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, mevcut kolon kesitlerinin güçlendirilmesinden sonra güvenilirlik düzeylerinin eğilme momentine göre nasıl değiştiği ve moment kapasitelerinin hangi düzeyden hangi düzeye çıktığı belirlenmiş ve bu sonuçlar tablo ve grafiklerle verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Arap dilinde İştikāk ve Abdulkâdir b. Mustafa el-Mağribî'nin el-İştikāk ve't-Ta‛rîb adlı eseri
Sabri Yıldırımer
Abdulkâdir el-Mağribî, Osmanlı'nın son dönemlerinde yaşayan samimi bir Osmanlı müdafiidir. Hayatını İslâm'a ve Arap diline adayan el-Mağribî, XX. asrın önemli Arap dilbilimcileri arasında yer almış; tefsir, hadis, belâgat, gramer ve etimoloji alanlarında birçok eser telif etmiştir. Bu çalışmada, Abdulkâdir el-Mağribî'nin hayatına, kişiliğine, yazmış oluğu eserlerine ve meslek hayatının çok yönlülüğüne değinilerek, kaleme aldığı el-İştikāk ve't-Ta‛rîb adlı eseri tanıtılmakta ve eserdeki iştikāk konularına yer verilmektedir. Çalışma giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır; Giriş bölümünde; Arap dili hakkında kısa bilgilere yer verilerek, iştikāk ilminin önemi, kavramsal çerçevesi ve iştikākın kısımları hakkında genel bilgiler sunuldu. Birinci bölümde; Abdulkâdir el-Mağribî'nin hayatı, ilmî gelişimi, etkilendiği şahsiyetler ve yazmış olduğu eserler tanıtıldı, henüz basılmamış olanlar hakkında da kısa bilgiler verildi. İkinci bölümde; eserin yazılış amacına değinilerek eserin genel özellikleri hakkında bilgi verildi. Çalışmada iştikāk ilminin üç ana konusunu inceleyen eserin muhtevası takip edilerek sırasıyla iştikāk, ta‛rîb ve tevlîd konuları ele alındı. Çalışmada alanın önemli kaynaklarına başvurularak konun daha iyi anlaşılması için gayret gösterildi. Anahtar Kelimeler: Abdulkâdir el-Mağribî, İştikāk, Ta‛rîb, Mu‛arrab, Tevlîd, Müvelled.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Okul öncesi eğitimin ilk okuma ve yazma başarısına etkisi
Alaaddin Tehci
Bu çalışmanın amacı, okul öncesi eğitimin ilk okuma ve yazma başarısına etkisinin belirlenmesidir. Araştırmanın uygulaması, Erzurum ilindeki devlet ilkokullarından kolay örnekleme tekniği ile seçilen ilkokullarda öğrenim gören 116 ilkokul birinci sınıf öğrencisi üzerinde yapılmıştır. Betimsel tarama modelinde olan bu araştırma için gerekli olan veriler öğrenci bilgi formuyla, okuma ölçeğiyle ve yazma ölçeğiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde Fark Testleri (ikili gruplarda bağımsız örneklem t-testi, üçlü ya da daha fazla gruplarda ise tek yönlü anova testi) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır; İlk okuma ve yazmada, okul öncesi eğitimi alan ilkokul birinci sınıf öğrencileri ile okul öncesi eğitimi almayan ilkokul birinci sınıf öğrencileri arasında anlamlı farklılıklar vardır. Okul öncesi eğitimi alan öğrenciler ilk okuma ve yazmada daha başarılıdır. İlkokul birinci sınıfta cinsiyetin, ilk okuma ve yazma başarısı üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. İlkokul birinci sınıf öğrencilerinin sosyo-ekonomik düzeyleri, öğrencilerin ilk okuma ve yazma başarılarını etkilemektedir. Sosyo-ekonomik düzeyleri yüksek olan öğrenciler diğer öğrencilere göre ilk okuma ve yazmada daha başarılıdırlar. İlkokul birinci sınıf öğrencilerinin anne veya baba eğitim düzeyleriyle ilk okuma veya ilk yazma başarıları arasında anlamlı farklılıklar vardır. Öğrencilerin anne veya baba eğitim düzeyleri yükseldikçe ilk okuma veya ilk yazma başarıları da yükselmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Sürdürülebilirlik, çevresel riskler ve çevre muhasebesi arasındaki ilişkinin tespiti: Erzurum ilinde bir araştırma
Rana Güler Sülük
Günümüzde en çok konuşulan güncel konulardan birisi de iklimsel ve çevresel değişimlerdir. Bunların sebepleri ve etkileri sürdürülebilirlik kavramının önemini daha da fazla arttırmıştır. İşletmelerin sürdürülebilir olabilmesi için, ürün çeşitliliği ve üretkenliğin devamlılığının yanında daimi olabilme yeteneğini koruması gerekmektedir. Sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi konusu farklı bilim dallarında birçok boyutuyla ele alınmaktadır. Bu çalışmada sürdürülebilirlik kavramı çeşitli boyutlarıyla ele alınmıştır. Sürdürülebilirliğin sosyal ve ekonomik boyutunun yanında çevresel boyutu da işletmeler açısından çok önemlidir. İşletmeler, kaynakları doğallığını bozmadan kullanmalı ve bunu yaparken de çevreye olan duyarlılığı da göz önünde bulundurmalıdır. Zaman içerisinde kaynakların yanlış kullanılması, çevrede karşılaştığımız olumsuzlukları ve bunların oluşturduğu riskleri meydana getirmektedir. Çevresel riskleri en aza indirmek için kullanılan yöntemlerin kritiği yapılarak muhasebe edilmelidir. Çevre ile alakalı işlerde finansal niteliğe sahip bilgilerin takip edilmesi, bunların raporlanması ve kaydedilmesi çevresel muhasebenin içeriğini oluşturmaktadır. Bu çalışma, Erzurum ili organize sanayi bölgesinde üretim yapan 65 işletmede yapılmıştır. Bu işletmelerden anket yolu ile veriler elde edilmiştir. Ankete katılan işletmelere sürdürülebilirlik, çevre, çevresel riskler ve çevre muhasebesi konularında sorular sorulmuş ve işletmelerin ilgili konulara ilişkin verdiği bilgiler Çoklu Regresyon ve Korelasyon analizine tabi tutulmuştur. Kurulan hipotezlere göre yapılan analizlerde ortaya çıkan değerlerin anlamlı ve pozitif etkiye sahip olduğu görülmüştür. Yapılan anketlerin güvenilirlik analizi sonucunda ölçümlerde Cronbach Alfa Katsayısı 0.97 olarak bulunmuş ve yapılan çalışmanın yüksek derecede güvenilir bir ölçek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Çevresel Risk, Çevre Muhasebesi
- MakaleYayıncıda açık erişim2018Acute Effect of Extreme Sports on Serum Lipids
Agirbas, O; Aggon, E; Hackney, AC
- MakaleAçık Erişim2018Yağlık Ayçiçeği Çeşitlerinde Oluşan Kuş Zararı Miktarları ve Verime Etkileri
Gül, Volkan; Polat, Taşkın; Öztürk, Erdoğan
Dünya genelinde kuşların tarımsal alanlara vermiş olduğu zarar, çiftçiler açısından önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Tarımsal amaçlı kullanılan arazilerde şehirleşme veya çevre düzenlemesi amacıyla yapılan ağaçlandırma, kuşlara ait doğal yaşam alanlarını arttırdığı için, bu arazilerde yetiştirilen ürünlerin kuş zararından etkilenme oranını da artırmaktadır. Özellikle kuşlar, ayçiçeği yetiştiriciliği yapılan arazilerde ayçiçeği tohumuna önemli derecede zarar veren canlılardır. Bu çalışmada, kontrollü ve kontrolsüz şartlarda yetiştirilen 10 farklı yağlık ayçiçeği çeşidinde (Pioneer63F73, Pioneerp64LL05, Pioneer64LC108, PioneerPR64G46, Coral, Golsun, Şems, Aga1301, Duna ve Bosfora) kuş zararının tespiti ve bu zararın tane verimine olan etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma sonunda; kuş zararı en fazla %51.19’luk oranla Pioneer64LC108 çeşidinde belirlenmiş, en düşük kuş zararı ise Bosfora ve Şems çeşitlerinde sırasıyla %9.94 ve % 11.7 olmuştur. Tüm çeşitlerin ortalaması olarak kuş zararı tane veriminde yaklaşık olarak %35.1 oranında bir azalmaya neden olmuştur. Mevcut içerisinde, erkenci, tabla yapısı eğik ve iç bükey olan Bosfora ve Şems çeşitlerinin kuş zararından daha ez etkilendikleri ve verim kayıplarının daha düşük olduğu tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2018Potansiyel Bir Coğrafi İşaret: Saruç
Arslaner, Ayla; Salik, M. Ali
Cimin Üzümü, Erzincan’a bağlı Üzümlü ilçesinin belde ve köylerinde yetiştirilen ve karakteristik özellikler taşıyan, sofralık tip siyah üzüm çeşididir. Bu ürünün, 13.06.2001 tarihinden geçerli olmak üzere Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından Coğrafi İşaret (menşe adı) tescili yapılmıştır. Bu üzüm Erzincan ilinde üretilen ve bir atıştırmalık olarak tüketilen “Saruç (üzüm basmacası)” adlı ürünün de hammaddelerinden birini oluşturmaktadır. Saruç, üzümlerin ortadan ikiye ayrılıp çekirdeklerinin çıkarılması, kurutulması ve iki-üç adet kuru üzüm tanesinin arasına yarım ceviz içi yerleştirildikten sonra ipe dizilmesiyle elde edilir. Cimin Üzümü’nün karakteristik lezzeti ve cevizle oluşturduğu mükemmel uyum, bu ürünün kış aylarında sevilerek tüketilmesinin en önemli nedenidir. Saruç gibi belirli coğrafi sınırlar içerisinde üretimi gerçekleştirilen ve üretildiği bölgenin kırsal kalkınmasına katkı sağlayan ürünlerin tescillenerek değer kazandırılması büyük önem arz etmektedir. Bu derlemede, Saruç'un Coğrafi İşaret Tescil potansiyeli ele alınacaktır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018İyi Bir Eğitim Ortamı İçin Yedi İlke ve Modellerle Desteklenen İşbirlikli Öğrenme Yöntemlerinin Akademik Başarıya Etkisi
Doymuş, Kemal; Öztürk, Bilge
Bu araştırmanın amacı; iyi bir eğitim ortamı için yedi ilke ile desteklenen, işbirlikli öğrenme yöntemlerinden Okuma-Yazma-Uygulama (OYU), Öğrenci Takımları-Başarı Bölümleri (ÖTBB) ve modellerle birlikte uygulanan OYU’nun fen bilgisi öğretmenliği lisans programının birinci sınıfında öğrenim gören öğrencilerin maddenin tanecikli yapısını anlamalarına yönelik etkisini belirlemektir. Araştırmada, nicel araştırma desenlerinden biri olan yarı-deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Lisans Programı’nın birinci sınıfında öğrenim gören 115 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Ön Bilgi Testi (ÖBT) ve Akademik Başarı Testi (ABT) kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden faydalanılmış ve anlamlılık analizi için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmada tüm deney gruplarının akademik başarılarının kontrol grubuna göre yüksek olduğu belirlenirken (p<0.05), deney grupları arasında da modellerle birlikte uygulamanın yapıldığı OYU grubunun, yalnızca OYU’nun uygulandığı gruba göre daha başarılı olduğu belirlenmiştir (p<0.05).
AtıfTR Dizin3
İncele












