Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Bayburt ilinde doğal olarak bulunan yabani-ekşi elma (Malus sylvestris Miller)'nın farklı yöntemlerle kurutularak antioksidan ve fenolik madde içeriklerinin belirlenmesi

    Kübra Güldemir

    Bu çalışmanın amacı, Bayburt ilinde sevilen ve bolca tüketilen yabani elma (Malus sylvestris MİLLER)'nın kurutulmasında farklı yöntemler deneyerek en uygun kurutma yöntemini bulmak ve optimize etmek, ürünün gösterdiği biyokimyasal değişiklikleri saptamak, elma çeşitlerinin bazı pomolojik ölçümlerini, fenolik madde ve antioksidan aktivitelerini belirlemek ve besleyici değerlerini ortaya çıkarmaktır. Yapılan bu çalışmaya ait bulgular, elma veya diğer meyvelerde fenolik bileşikler ve antioksidanlar ile ilgili yapılan diğer çalışmalara ait bulgular ile karşılaştırılmıştır. Çalışmamızda farklı kurutma yöntemleri ile fenolik madde içeriklerinin 34,92 (Oda sıcaklığı) -41,18 (Sıcak havada kurutma) mg GAE/gKM arasında değiştiği saptanmıştır Antioksidan aktiviteleri ölçüldüğünde, DPPH yönteminde en uygun kurutma tekniğinin sıcak havada kurutma yöntemi olarak belirlenmiştir. FRAP yöntemine göre "dondurarak kurutma > sıcak havada kurutma > infrared > oda sıcaklığı" şeklinde, CUPRAC yöntemine göre ise; "sıcak havada kurutma > dondurarak kurutma > infrared > oda sıcaklığı" şeklinde, Beta karoten yönteminde ise sıralamanın dondurarak kurutma >sıcak havada kurutma >oda sıcaklığı>infrared şeklinde değişim gösterdiği görülmüştür. CUPRAC metodu ile FRAP metodu arasında yüksek bir korelasyon olduğu saptanmıştır (r=0,939, R2=%88). Elde edilen deneysel verilere göre, antioksidan ve fenolik madde içeriği açısından yabani-ekşi elma (Malus sylvestris MİLLER) için en iyi kurutma yönteminin sıcak havada kurutma yöntemi olduğu tespit edilmiştir. Renk değerleri ve esmerleşme açısından ise en iyi yöntemin dondurarak kurutma olduğu belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Killerin stabilizasyonunda doğal puzolanik katkı maddesi inceliğinin dayanım ve durabiliteye etkisi

    Duygu Fidan

    Mühendislik özellikleri zayıf olan zeminlerin fiziksel, kimyasal, mekanik ve hidrolik özelliklerinin iyileştirilmesine zemin stabilizasyonu denilmektedir. Bu çalışma kapsamında tek başına çimentolaşma kabiliyeti yetersiz olan perlit, puzolanik katkı olarak şişen bir zeminin stabilizasyonunda kullanılmıştır. Birincil bağlayıcı olarak yüksek CaO içeriğinden dolayı kireç seçilmiştir. Birleştirilmiş Zemin Sınıflandırma Sistemi'ne göre düşük plastisiteli kil olan doğal zemine %6 kireç (optimum kireç oranı) ve %0, %5, %10, %15, %20, %25, %30 oranlarında perlit karıştırılmıştır. Puzolanik katkı olarak kullanılan perlit doğal ve ince öğütülmüş biçimde iki farklı şekilde stabilizasyon çalışmasında kullanılmıştır. Hazırlanan karışımların indeks, dayanım, durabilite ve şişme gibi geoteknik özellikleriyle bu özelliklerin perlitin inceltilmesiyle nasıl değiştiği çalışma kapsamında ele alınmıştır. Deneylerden elde edilen veriler ışığında, puzolanik katkı olan perlitin inceltilmesinin dayanım ve durabilite değerlerini doğrudan etkilediği ve daha güçlü veriler ortaya çıkardığı tespit edilmiştir. Perlitin inceltilmesiyle birlikte daha düşük perlit oranlarında daha yüksek mukavemet değerlerinin meydana geldiği belirlenen bu deneysel çalışma sonunda, puzolanik katkı inceliğinin zemin stabilizasyon çalışmalarında olumlu etkilerinin olduğu sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Mehmet Medenî et-Trabzonî Efendi'nin "el-İthâfâtü's-Seniyye fi'l-Ehâdîsi'l-Kudsiyye" adlı eserinin birinci bölümü'nün tahkik, tahric ve tercümesi

    Zekeriya Ertürk

    Araştırmamız, 18. yüzyıl Osmanlı âlimlerinden Süleymaniye Müderrisi Mehmet Medenî et-Trabzonî'ye ait olan, kudsî hadislerin toplandığı, müellifin kendi el yazısıyla kaleme aldığı "el-İthâfâtü's-Seniyye fi'l-Ehâdîsil'-Kudsiyye" adlı yazma eserin tanıtımı ve birinci bölümünün edisyon kritiği, tahrici ve tercümesini içermektedir. Tez iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Mehmet Medenî et-Trabzonî'nin yaşadığı dönemi, hayatı, ilmi şahsiyeti, eserleri ve "el-İthâfâtü's-Seniyye fi'l-Ehâdîsil'-Kudsiyye" adlı eserin biçimsel özellikleri, nüshaları, eserin metodu, muhteva açısından değerlendirilmesi ele alınmıştır. Bu bölümde müellifin yaşadığı dönemin siyasî, sosyo-kültürel ve ilmî durumuna kısaca değinilmiş, müellif hakkında derlediğimiz bilgilere yer verilmiş ve tespit edebildiğimiz eserleri zikredilmiştir. Ayrıca kudsî hadis ve ilgili literatür hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Tezin ikinci bölümünde ise yazma eserin birinci bölümünün tahkik edilmiş metnine ve kudsî hadislerin tercümesine yer verilmiştir. Bu bölümde ayrıca hadislerin tahrici yapılmış ve kaynakları gösterilmiştir. Anahtar Sözcükler: Mehmet Medenî et-Trabzonî, Kudsî Hadis, El Yazması, el- İthâfâtü's-Seniyye fi'l-Ehâdîsil'-Kudsiyye

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Research of tarragon plant (Artemisia dracunculus) that is grown in Bayburt area which is dried by various methods in terms of functional traits and vegetable oil stability effect

    Tuğba Hamurcu

    In this study, it was aimed to research the effect of drying methods of Tarragon (Artemisia dracunculus) plant which is grown in Bayburt province on the bioactive properties of the plant and the effect of extracts obtained from this plant on the stability of vegetable oils. The harvested plant samples have been dried by 4 different methods being at ambient temperature, with microwave, drying oven and infrared and the harvested leaf and stems were extracted by separating from each other by using 3 different solvents (methanol; water, acetone; water, ethanol; water) of % 80. Total phenolic compounds, DPPH radical scavenging and colour analyses were conducted on the extracts. It was determined that plant drying methods and solvents used were effective and the highest values were found at the leaf section of the plant upon these analyses. The samples which were dried under microwave conditions were determined to show higher phenolic compound and DPPH radical scavenging activity. The oven test which is among the accelerated oxidative stability determination methods was applied in order to examine the effect of tarragon extracts on the oxidative stability of the vegetable liquid oils and peroxide values of the samples added in to oil were examined. For this purpose, the extracts which were extracted using 3 different solvents were added to the refined canola oil at 500, 1000 and 2000 ppm concentrations and then the peroxide values of the oils were measured by storing at 60 ºC. The results obtained indicate that the method of drying is effective on the bioactive properties of Tarragon extracts and that Tarragon extracts may be usable as natural antioxidant source for the purpose of preventing the vegetable liquid oils.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Farklı inceliklere sahip mermer ve Bayburt taşı atıklarının lif donatılı geopolimer bağlayıcılı sistemlerde kullanılması

    Nurullah Öksüzer

    Türkiye doğal taş bakımından oldukça zengin bir ülkedir. Birçok ilimizde endüstriyelleşmiş ya da endüstriyelleşmekte olan doğaltaş üretimi ülkemizin ekonomik kalkınmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Ocak ve atölye işletmeciliği ile yapılan doğaltaş üretimlerinde yaklaşık %30-70 oranında atık ürün oluşturmaktadır. Bu atıkların bir kısmı inşaat sektörü başta olmak üzere birçok alanda değerlendirilmektedir. Ancak çoğunluğu atık sahalarında depolanmaktadır. Bu atık sahalarından rüzgâr ve yağmur erozyonu ile taşınan partiküller tarım arazilerini kirletmekte, içme sularını tahrip etmekte ve tozlaşma sonucunda doğa kirliliği oluşturmaktadır. Bayburt Taşı (BT) orijin olarak tüf/tüfit yapılı taş grubundadır. Kimyasal olarak yüksek oranda silis içermekte ve bu silissi yapı genel olarak zeolit minerallerinden meydana gelmektedir. Bayburt ilindeki rezervin yaklaşık miktarının 180 milyon metreküp olduğu MTA tarafından yapılan araştırmalarda belirtilmiştir. BT genel olarak dış duvar kaplaması, denizlik ve yüzey kaplamalarının yanı sıra çeşitli restorasyon işlerinde, köprü, cami ve çeşme gibi imalatlarda kullanılmaktadır. BT'nin ocak işletmeciliğinde modern yöntemlere geçilememesi sebebiyle %70'e varan verim kayıpları oluşmaktadır. Bu verim kaybı atık oranını artırarak tarım arazilerini ve havayı kirleterek çevre problemlerine sebep olmaktadır. BT üretimindeki atıklar depolama sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Bu tez çalışmasında, yapı malzemesi biliminin son zamanlarda ilgi gören konularından, sürdürülebilirlik ve enerji tasarrufu sağlayan malzemelerden biri olan geopolimer malzeme üretilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda çalışmada NaOH yapılı bir alkali aktivatör kullanılmış olup BT atıklarından yüksek dayanımlı kompozit yapı malzemesi üretilmesi planlanmıştır. Deneysel çalışmalarda Bayburt bölgesinde bulunan, farklı oranlarda mermer atıkları (MA) ile BT kullanılarak NaOH ile aktive edilmiş geopolimer kompozit malzemeler üretilmiştir. Çalışma üç aşamada tamamlanmıştır. BT ve MA 125 mikron ve 10 mikron olmak üzere iki incelikte öğütülmüştür. Ardından öğütülen malzemeler farklı oranlarda polipropilen mikro lifli ve lifsiz halde karıştırılarak 10 mol derişime sahip NaOH çözeltisiyle birlikte hamur haline getirildikten sonra kalıplara yerleştirilmiş ve 90 gün boyunca laboratuvar ortamında bekletilmiştir. Son olarak elde edilen sertleşmiş numuneler üzerinde 7, 28 ve 90 gün yaşlarında basınç dayanımı, eğilme dayanımı, birim hacim ağırlık, su emme, kapiler su emme, aşınma direnci ısıl iletkenlik ve yüksek sıcaklığın dayanım üzerindeki etkileri test edilmiştir. Ayrıca numuneler üzerinde civa püskürtmeli porozimetre (MIP), x-ışını oksidal spektrum analizi(XRF), x-ışını kırınımı yöntemi (XRD) ve taramalı elektron mikroskobuyla (SEM) mikro yapı görüntüleme analizleri de gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonucunda %60 BT kullanımında 90 günde herhangi bir presleme işlemi yapılmaksızın lifsiz kompozitlerde yaklaşık 34 MPa, lifli kompozitlerde 39 MPa basınç dayanımına ulaşılmıştır. Görünür porozite değerleri yaklaşık % 25-45 oranlarında olan geopolimer kompozit malzemenin genel olarak su direncinin zayıf olduğu belirlenmiştir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2016
    Zemahşerî ve Hadîs

    Hasan Yerkazan

    Zemahşerî ve Hadîs konusunu ele alan bu çalışma, giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş'te; Zemahşerî'nin hayatı, ilim tahsili, hocaları, öğrencileri, eserleri, yaşadığı döneminin karakteristik özellikleri, düşünce dünyasını şekillendiren mezhepler vb. gibi konular hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölüm'de Zemahşerî'nin sünnet ve hadîse yaklaşımı bağlamında, sünnetin değeri, kaynağı açısından hadîsler, hadisçiliği, hadîs ilimleri, hadîsleri rivâyet metodu, gramer ile ilgili konularda hadîslerle istişhadı ve hadîsçilik yönünün eleştirisi gibi konular incelenmiştir. İkinci bölüm'de ise Zemahşerî'nin Ebû Hureyre, tıbb-ı nebevî, Hz. İsâ'nın nüzûlü, mu'cize, mi'râc, Kur'ân'ın sünnetle neshi, rüyada hadîs tahammülü, Hz. Ali ve Hz. Muâviye gibi tartışmalı bazı konulara hadîsler bağlamında yaklaşımı; rü'yetullah, büyük günah, şefaât, imân-amel ilişkisi, kabir azabı, nazar/göz değmesi ve ömrün uzaması gibi konuları içeren hadîsleri mezhebî görüşleri çerçevesinde te'vîl metodu tetkik edilmiştir. Ayrıca bu bölümün sonunda Zemahşerî'nin en çok hadîs rivâyet ettiği el-Keşşâf, Rabîu'l-Ebrâr ve Fusûsu'l-Ahbâr ve Ruûsu'l-Mesâil isimli eselerinde bulunan hadîslerin kaynakları hakkında bilgi verilmiştir. Çalışma Sonuç kısmı ile bitirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Zemahşerî, Mutezile, Hanefî, Sünnet, Hadîs.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    E-devlet hizmetlerinde kalite algısı: Bayburt ilinde bir uygulama

    Sibel Aydınlı

    İnternetin hayatımızdaki tüm alanlara hızla yayılması, devlet hizmetlerinde de sanal bir hareketliliğe sebep olmuştur. Günümüzde birçok devlet işlemi internet yoluyla gerçekleştirebilmektedir. E-devlet olarak adlandırılan bu uygulamalar sayesinde hem kamu hizmetleri daha etkin ve verimli bir şekilde sunulmakta hem de vatandaşların daha az çaba ve maliyet ile devlet hizmetlerine ulaşımı sağlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı; e-devlet hizmetlerini kullanan vatandaşların kalite algılarının, e-memnuniyet ve devam etme niyetleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma kapsamını Bayburt İl Merkezinde bulunan e-devlet kullanıcıları oluşturmaktadır. Çalışmada elde edilen verilere, yüz yüze anket yöntemiyle ulaşılmıştır. Toplanan verilerin analizi SPSS 21 ve AMOS 20 programları ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerli olduğu, ikinci düzey doğrulayıcı faktör analizi ile tespit edilmiştir. Sonuçlar göstermektedir ki, vatandaşların e-devlet hizmet kalitesi algıları, e-devlet hizmetlerine devam etme niyetlerini ve e-devlet hizmet memnuniyetlerini etkilemektedir. Ayrıca, vatandaşların e-devlete yönelik memnuniyetleri de e-devlet sitesini kullanmaya devam etme niyetlerini etkilemektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının (UFRS) Borsa İstanbul firmalarının mali verilerine ve finansal oranlarına etkisi

    Yakup Sarıışık

    Ekonominin küreselleşmesiyle, Türkiye'de halka açık şirketler hem yabancı yatırımcılarına Uluslararası standartlarda mali verilerini sunma hem de borç verenlerine mali verilerinin şeffaf ve güvenilir olduğunu gösterme adına, 2004 yılından bu yana UFRS'ye uygun mali verilerini düzenlemektedir. Bağımsız denetimden geçen bu şirketler mali verilerini kaliteli bir denetim sonrasında oluşturmaktadır. Kaliteli denetime, girdi faktörleri, süreç faktörleri, sonuç faktörleri, bağlamsal faktörler ve denetim unsurları arasındaki etkileşimler etki eder. UFRS'yi benimseyen ülkeler, bu süreçten farklı şekilde etkilenmiştir. Uyum sürecinde önemli değişiklikleri gerçekleştiren ülkelerin yanı sıra bu değişiklileri gerçekleştiremeyen ülkeler olmuştur. Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarını esas alan ve UFRS'ye geçiş yapan Türkiye'de halka açık şirketlerin UFRS öncesi 2002 mali verileri ve 2009 yılı UFRS verileri, bağımsız iki örneklem t-testi, Mood medyan sınaması ve sektörel analiz yöntemlerine tabi tutulmuştur. UFRS'ye geçiş Borsa İstanbul'daki mali verileri büyük oranda, finansal oranları ise kısmen etkilemiştir. Ayrıca mali veriler için bağımsız iki örneklem t-testi, finansal oranlar için Mood Medyan testi daha fazla anlamlı sonuçlar vermiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Dinamik ve etkileşimli matematik öğrenme ortamlarında öğrencilerin kesirler ve oran orantı konusunda yaptığı hatalar ve çözüm önerileri

    Cem Kurdal

    Eğitim öğretim hayatı boyunca öğrencilerin en fazla karşılaştıkları güçlüklerin başında hata ve kavram yanılgısı gelir. Matematik öğreniminde karşılaşılan hatalar, konuların hiyerarşik bir sıra izlemesinden dolayı öğrencilerin eğitim öğretim hayatında sürekli beraberinde götürecekleri birer olumsuzluk olarak görünmektedir. Oran-orantı ve kesirler konusu, ortaokul ve lise matematik konularının temelini oluşturduğu için bu konularda yapılan hatalar daha sonra öğrenilecek konuların doğru öğrenilmesine engel teşkil etmektedir. Bu çalışmanın amacı ortaokul matematik öğretim programında yer alan oran-orantı ve kesirler konularındaki bilgisayar ortamında ortaya çıkan hataları tespit etmek ve bu hataların hangi nedenlerden dolayı ortaya çıkmış olabileceğini tartışmaktır. Bu amaç çerçevesinde oran-orantı ve kesirler konularındaki ilişkisel yapıyı ortaya koymak, bu konularla ilgili soruların çözümünde bilgisayar ortamından kaynaklı olumlu ve olumsuz durumlar varsa ortaya çıkarmak, bilgisayar ortamında çalışmaktan dolayı oluşabilecek hataları incelemek ve bu hataları ortadan kaldırmaya veya olumlu bir biçime dönüştürmeye yarayacak fikirler geliştirmek amaçlanmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma desenlerinden kuram oluşturma deseni kullanılmıştır. Veri analiz sürecinde ise betimsel ve içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler, "Teknoloji ve Evrimleşen Matematik Öğrenme Alışkanlıkları" başlıklı 3001 TÜBİTAK projesi süresince toplanmıştır. TÜBİTAK tarafından desteklenen 114K050 numaralı proje, 3001 Başlangıç Ar-Ge Projeleri Destekleme programı kapsamında desteğe layık görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlara bakıldığında, öğrencilerin kesir ve oran-orantı konularında birden fazla hata türüne sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu hata türlerinden bazıları ilişkisel hatalar, bazıları ise kavramsal hatalar başlığı altında toplanmıştır. Bir konunun başka birkaç konuyla ilişkisinin tam olarak oluşturulmamasından dolayı ortaya çıkan hatalara ilişkisel hatalar, konunun temel kavram noktalarının yanlış veya eksik öğrenilmesinden dolayı ortaya çıkan hatalar ise kavramsal hatalar olarak sınıflanmıştır. Anahtar kelimeler: Matematik, oran-orantı ve kesirler, hatalar, bilgisayar ortamında ortaya çıkan hatalar, ilişkisel hatalar, kavramsal hatalar.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    İlköğretim matematik öğretmenliği lisans programında geometri öğretimi: Uygulama ve öğrenci görüşlerinin incelenmesi

    Şeyda Birni

    Bu araştırma ilköğretim matematik öğretmenliği öğrencilerinin lisans sürecinde aldıkları geometri dersinin içeriği ve işleniş yöntemine uygun görüşlerini incelemek ve onların gözünden içeriği ve yöntemi değerlendirmek amacı ile yapılmıştır. Geometri dersi, dersin öğretim üyesi tarafından YÖK'ün eğitim fakültelerine önerdiği içerikten farklı bir içerikte tasarlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2013-2014 bahar döneminde Bayburt Üniversitesinde ilköğretim matematik öğretmenliği programında kayıtlı olan ve geometri dersini alan on iki öğrenci oluşturmuştur. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim kullanılmıştır. Veriler öğrenciler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, araştırmacının dönem boyunca derslere katılması ile tutmuş olduğu gözlem notları, verilen proje ödevleri, vize ve final sınavları ve dönem başında ve sonunda yapılan isimli ve isimsiz görüş formları ile toplanmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş ve bu verilerin geçerlilik ve güvenirliliğine bakmak için diğer veriler kullanılmıştır. Bulgularda öğrencilerin kullanılan eğitim yöntemine alışkın olmamalarından dolayı zorlanmalarına rağmen bu yöntemi sevdikleri, bu yöntem ve içerikle düşünmeye ve sorgulamaya başladıklarını, bu zamana kadar ezber yöntemi ile oluşturdukları geometri bilgilerini sorgulayarak yeniden inşa etmeye başladıkları ve en önemlisi geometrik düşünme becerilerinde gelişim meydana geldiği ortaya çıkmıştır. Elde edilen bulgular ışığında bu çalışma ile eğitim fakültelerinde lisans sürecinde alınan geometri dersinin içerik ve işleniş yönetimi ile ilgili tartışma başlatıldığı vurgulanmış, bu tartışmayı devam ettirmek için yeni çalışmaları yapılıp sonuçlarının karşılaştırılması önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Lisans Geometri Dersi, İçeriği, Öğretim Yaklaşımı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Erzincan tulum peynirinden laktik asit bakterilerinin (LAB) izolasyonu, moleküler metotlarla tanımlanması ve ekzopolisakkarit (EPS) üretim potansiyellerinin genetik olarak belirlenmesi

    Hümeyra İspirli

    Geleneksel fermente ürünlerin üretimde rol alan Laktik Asit Bakterileri (LAB)'nin endüstriyel anlamda starter olarak kullanılabilmeleri o ürünün tat, yapı, aroma gibi özelliklerini oluşturan biyokimyasal faaliyetlerindeki çeşitliliğe ve ilgili metabolitleri üretme yeteneklerine bağlıdır. LAB türlerinin fermantasyon sırasında in situ olarak ekzopolisakkaritleri (EPS) üretmeleri hem ürünün fizikokimyasal niteliklerinde önemli gelişimlere neden olur hem de üreten türün çevresiyle etkileşimi çerçevesinde fonksiyonel sonuçlar oluşturabilir. Bu bağlamda bu tezin amacı Erzincan Tulum peynirinden EPS üreticisi starter olabilecek LAB türlerini izole etmek, bu türlerde homopolimerik ve heteropolimerik eps genlerini açığa çıkarmak ve bu türlerin ürettikleri EPS'i karakterize etmektir. Bu tez kapsamında tulum peyniri örnekleri Erzincan ili merkezi ve köylerinden toplanmış ve LAB türleri izole edilerek tanımlanmıştır. Tulum peyniri örneklerinden Lactobacillus plantarum, Lactobacillus paracasei, Lactobacillus brevis, Weissella paramesenteroides, Lactococcus garvieae ve Lactobacillus crustorum suşları izole edilmiş ve bu türlerde eps genlerinin PCR ile tespiti tulum peyniri izolatlarının türlere göre değişmekle birlikte homopolimerik gtf geni ve heteropolimerik EPS genlerini taşıdığı gösterilmiştir. Yapılan EPS üretim testleri bu türlerde EPS üretim miktarının birbirine yakın olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca seçilen bu türlerin EPS üretim kabiliyetlerinin farklı besiyeri ortamında değiştiği görülmüştür. Tulum peyniri izolatlarının ürettiği şeker gruplarının ortaya konması açısından türler pastörize süt ve %3 laktozlu MRS broth da geliştirilmiş ve EPS izolasyonu gerçekleştirilmiştir. HPLC analizi tulum peyniri izolatlarının sadece glukoz içeren EPS ürettiklerini ortaya koymuştur. Bu sonuçlar geleneksel olarak üretilen Erzincan Tulum peyniri üretiminde rol alan türler açısından EPS üretiminin önemini ortaya koymaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Ekşi hamur kaynaklı bazı laktik asit bakterilerinin teknofonksiyonel özelliklerinin belirlenmesi

    Fatma Nur Demirbaş

    Bu çalışmada ülkemizin en önemli fermente ürünlerinden biri olan geleneksel yollarla üretilen ekşi hamur örneklerinden izole edilip tanımlanmış LAB türlerinin teknofonksiyonel ve probiyotik özellikleri çerçevesinde çeşitli nitelikleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu türlerin EPS üretimi noktasında gerçekleştirilen testler, bütün türlerin sükrozun C kaynağı olduğu koşullar altında glukozdan oluşan homopolimerik glukan üretebildiklerini göstermiştir. LAB türleri ile yapılan glukansükraz aktivite testleri türlerin glukansükraz aktivitesinin önemli ölçüde farklılık arz ettiğini ve bu aktivitenin hücrenin farklı kısımlarında önemli ölçüde değiştiğini göstermiştir. Bu türlerin kontrollü şartlarda küflendirilmiş ekmekten izole edilmiş küflere karşı gösterdikleri antifungal aktivite türler arasında farklılık arz etse de bu türlerin önemli oranda antifungal aktivite gösterebildikleri ortaya konmuştur. Bu türlerin çeşitli gıda kaynaklı patojenlere gösterdikleri antimikrobiyal aktivite test edilmiş ve türlerin farklı oranlarda antimikrobiyal aktivitede olabilecekleri gösterilmiştir. Bu türlerin probiyotik potansiyellerinin belirlenmesi noktasında ise antibiyotik hassasiyetlerinin belirlenmesi, farklı çözgenlere hidrofobisite yetenekleri, düşük pH ve safra tuzlarına karşı dirençleri belirlenmiştir. Analiz sonuçları test edilen LAB türlerinin önemli bir kısmının düşük pH ve safra tuzu içeren MRS ortamında canlılığını koruduğunu göstermiştir. Öte yandan antibiyotik dirençlerinde kültürler arasında belirgin farklılıklar gözlenmiştir. Benzer olarak bu türlerin farklı seviyelerde hidrofobisite yeteneklerinin olduğu ortaya konmuştur. Sonuç olarak bu çalışma ile ekşi hamur bazlı LAB türlerinin teknofonksiyonel özellikleri ve probiyotik potansiyelleri ortaya konmuştur.

  • Doktora TeziAçık Erişim2016
    Câbir b. Abdullah ve hadis tarihindeki yeri

    Abdurrahman Ece

    Hadis rivayet tarihinde, muksirûn sahâbîlerin ayrı bir yeri vardır. Sünnet'in tahammül ve edâsında payları daha çok olduğundan, tenkidlere maruz kalmışlar, adlarına birçok rivayet uydurulmuştur. Batıl fırkalar da, onlara çeşitli iddialar nispet etmek suretiyle emellerini bu tanınmış şahsiyetler üzerinden gerçekleştirmek istemişlerdir. Bu çalışmada, rivayet sayısı, tekniği ve sünnetin cem' ve tedvîni açısından önemli bir yere sahip olup, Şî'a'nın birçok iddia nispet ettiği mümtaz sahâbî Câbir b. Abdullah ve hadis tarihindeki yeri incelenmiştir. Çalışma, bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, Câbir b. Abdullah'ın yaşadığı dönem, dönemin siyasî fırkaları ve ilmî anlayışı hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde, hayatı, sahâbe arasındaki yeri ve siyâsî kişiliğinin yanısıra, dönemin tartışmalı konuları hakkındaki görüşleri ele alınmış; fıkıhçılığı ve tefsirciliğine kısaca değinilmiştir. İkinci bölümde, Câbir b. Abdullah'ın Sünnet anlayışı ile hadis rivayet tarihindeki yeri araştırılmıştır. Bu bağlamda hadis tahammül ve edâsı, rivayet metodu, muksirûndan olmasını sağlayan faktörler, hadis kaynaklarındaki rivayetleri ve onun adına uydurulan rivayetler tespit edilmeye çalışılmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise, İmâmiyye Şî'ası'nın Câbir b. Abdullah'a bakışı ve hakkındaki iddiaları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Câbir, Sünnet, Hadis, Rivayet, Sahîfe, Hadis Tarihi.

  • Proje2016
    Beyin Hastalıklarının Tanı ve Tedavisinde Yeni Yöntem: İn Vivo Mikrosensör Teknolojisi

    Kufrevioglu, Omer Irfan; Taspinar, Numan; Binnetoğlu, Damla; Sengul, Goksin; Togar, Basak; Malkoc, Ismail; Denkbaş, Emir Baki; Ozcan, Halil; Okkay, Ufuk; Nalci, Kemal Alp

    Beyin hastalıklarının birçoğunun sinaptik aralıklarda görev yapan nörotransmitterlerin beyindeki bazal seviyelerindeki değişiklikler veya sinaptik aralıktan uzaklaştırılma parametrelerinde gelişen aksaklıklar sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Bu proje kapsamında beyin hastalıklarının tanı, tedavi ve izleminde kullanılmak üzere gerekli biyouyumlu sensör, kablosuz nörotransmitter algılama cihazı ve yeni bir yazılım üretilmiştir. Beyin nörotransmitter konsantrasyonlarını algılayabilen biyouyumlu sensörlerimizin fabrikasyonu üç aşamadan oluşmaktadır. Bunlar sırasıyla mikroelektrotların fotolitografik yöntemlerle üretimi, paketlenmesi ve seçici kimyasal bariyerlerle kaplanmasıdır. Üretilen sensörler düşük maliyetli ve biyouyumludur. Uyguladığımız yeni bariyerler selektivite ve sensitivite değerlerini yükseltmiştir. Ürettiğimiz sensörlerden gelen konsantrasyon bilgisine ilişkin akımın işlenmesinde kullanılan cihaz bu proje kapsamında üretilmiştir. Bu cihaz, nA seviyesindeki nörotransmitter konsantrasyonu kaynaklı akımları 107 kat yükseltmektedir. Üretilen cihaz, denekler üzerinde taşınabilmesi için oldukça küçük ve hafif olarak tasarlanmıştır. Bu cihaz, bataryası ile birlikte toplam 11.8 g ağırlığında ve 2.9 cm x 2.4 cm boyutundadır. Geliştirilen cihazdan gelen bilgiler deney ve takip esnasında işlenip hem grafik olarak hem de gerçek zamanlı analiz sonuçları olarak ekrana yansıtılabilmektedir. Labview tabanlı yazılıma bu bilgiler kablosuz haberleşme ünitesi vasıtasıyla iletilmektedir. Ayrıca, filtreleme çalışmaları sayesinde sistemin gürültü performansı iyileştirilmiştir. Geliştirdiğimiz bu sistem, deneysel olarak sıçanlarda oluşturduğumuz Depresyon, Kronik Ağrı, Hepatik Ensefalopati, Epilepsi, Alzheimer hastalığı hayvan modellerinde denenmiş, glutamat ve diğer nörotransmitterlerin ölçümleri in-vivo voltametrik olarak yapılmıştır. Burada değişikliği tespit edilen nörotransmitterlerin cinsine göre ilaçlar seçilmiş ve farklılıklar ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Çok sayıda ilaç denemeleri yapılmıştır. Başarılı bulunanlara sonuç raporunda yer verilmiştir. Bu sonuçlara göre beyin hastalıklarının birçoğunun nörotransmitter değişimleriyle ilişkili olabileceği gösterilmiştir. Bu nörotransmitterlere yönelik tedavilerin de hastalıkların klinik gidişatında düzelmelere yol açtığı tespit edilmiştir. Bu proje ile beyin hastalıklarının etiyolojilerine yönelik çok sayıda veri sunulmakta hatta tedavilerine ışık tutulabilmektedir. Cihaz, yazılım ve sensör için patent başvurusunda bulunulmuştur. Ayrıca bu proje kapsamında TÜBİTAK desteği belirtilen 1 Doktora, 5 Yüksek Lisans tezi bitirilmiştir. 4 Doktora, 3 yüksek lisans tezi bitme aşamasındadır.

  • MakaleYalnız künye2016
    First-day underpricing anomalies of initial public offerings on the borsa istanbul

    Yıldırım, Durmuş; Dursun, Aydoğan

    This study examines initial underpricing anomalies of IPO using IPO methods with respect to sectors and types of underwriting commitments on the BIST. This study also investigates whether there is a significant difference within the groups. This study includes 110 firms going to public in the BIST during the sample period of 2004-2014. The present study finds evidence about the existence of the initial underpricing anomalies and even a slight effect also continues in the second day. Additionally, according to initial average abnormal returns, there is no significant difference between sectors, IPO methods and underwriting commitment types.

    AtıfTR Dizin12
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    EKDZ modelinin farklı bina dağılımları içeren senaryolara uygulanarak eğim kırınımı etkisinin araştırılması

    Tabakcıoğlu, Mehmet Barış; Çorapsız, Muhammed Reşit

    Bu çalışmada, karasal radyo yayıncılığında kullanılan bazı yayılım modelleri kısaca anlatılacak, daha sonra EKDZ veUKT yayılım modelleri kullanılarak benzetimler yapılacaktır. Bu benzetimler için kullanılacak senaryolar bazıistatistiksel ve geometrik dağılımlar kullanılarak belirlenecektir. Bu dağılımlar üzerinden yapılacak benzetimlersonucunda eğim kırınımı etkisi tartışılacaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    The Impacts of Fiscal Policy on Private Consumption and Several Social Outcomes

    Başar, Selim; Yıldız, Şaduman

    The aim of this study is to investigate the impacts of fiscal policy on private consumption and several social outcomes in various country groups. For this purpose, various models were constructed for a total of 70 countries, of which, 26 are high-income, 17 are high-middle, 15 are low-middle and 12 are low-income countries. According to the results, public spending increases private consumption except low-income countries. It was concluded that public spending on education positively affects schooling rates in higher education in all country groups. Increase in public health spendings decreases mortality rates all groups of countries except lowincome countries. In low-income countries, increased gross domestic product per capita, urbanization and access to improved water supply decrease mortality rates rather than public spending on health. Public spendings reduce murder rates in all countries. On the other hand, increase in health spending decreases child mortality rates except low-income countries. GDP per capita and urbanization increase life expectancy at birth in low income countries rather than health spending

  • MakaleYalnız künye2016
    A study on drought stress tolerance in some maize (Zea mays L.) cultivars

    Bayram, Nesrin Ecem; Dogru, Ali

    Bu çalışmada üç mısır (Zea mays L.) kültivarının (FR13, FRB73, TTM815) kuraklık stresine toleranslarının araştırılması amacıyla bazı morfolojik ve fizyolojik parametreler analiz edilmiştir. Yirmi bir günlük bitkilere, Hoagland besin çözeltisi uygulaması sonlandırılarak 2 (hafif kuraklık stresi), 5 (orta dereceli kuraklık stresi) ve 8 (şiddetli kuraklık stresi) gün olmak üzere üç farklı kuraklık rejimi uygulanmıştır. FR13 ve TTM815 kültivarlarında orta dereceli ve şiddetli kuraklık stresi kök büyümesini önemli derecede inhibe ederken, gövde büyümesi mısır kültivarlarında tüm kuraklık uygulamalarından etkilenmemiştir. Elde ettiğimiz sonuçlar mısır kültivarlarında hafif ve orta dereceli kuraklık stresi koşullarında toplam bitki boyundaki azalmanın, kök büyümesindeki inhibisyondan kaynaklandığını ancak FRB73'ün daha az etkilendiğini göstermiştir. Tüm kültivarlarda kuraklık uygulamaları taze ve kuru biyomasın artmasına neden olmuş fakat FRB73'de daha belirgin bir artış meydana gelmiştir. Bu sonuçlar kuraklık koşulları altında nispeten daha stabil su miktarına sahip olduğu için FRB73'deki su ilişkilerinin daha uygun şekilde regüle edildiğini göstermektedir. FR13 ve TTM815'de "klorofil a" miktarı uygulamalar sonunda azalırken, FRB73'de kuraklık stresinden etkilenmemiştir. Diğer yandan FR13 ve FRB73'de "klorofil b" içeriği kuraklık uygulamalarından daha az etkilenmiştir. Kuraklık uygulamaları sonucunda tüm kültivarlardaki malondialdehit birikimi önemli derecede artmış ancak FRB73'de daha az birikim belirlenmiştir. Toplam fenolik madde içeriği tüm kültivarlarda özellikle orta dereceli ve şiddetli kuraklık sonucunda artmıştır. FR13 ve TTM815'de toplam çözünür şeker miktarı orta dereceli ve şiddetli kuraklık uygulamaları sonucu azalırken, FRB73'de değişmemiştir. Elde ettiğimiz sonuçlara göre FRB73'ün, FR13 ve TTM815 ile karşılaştırıldığında, kuraklık stresi altında kök ve gövde büyümesini sürdürme yeteneği, fenolik madde, taze ve kuru biyomas artışı, su, fotosentetik pigment (klorofil a ve b) ve şeker miktarının daha az etkilenmesi ve malondialdehit birikiminin daha az olması nedeniyle kuraklığa daha toleranslı bir mısır kültivarı olduğu söylenebilir

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Öğretme-öğrenme esaslı optimizasyon yöntemi ile uzay kafes kule yapı sisteminin optimum boyutlandırılması

    Artar, Musa

    Bu çalışmada, son yıllarda geliştirilmiş öğretme-öğrenme esaslı optimizasyon yönteminin çelik uzay kafes sistemlerinin optimum boyutlandırılmasındaki başarısının araştırılması hedeflenmiştir ve bu bağlamda 942 elemanlı uzay çelik kafes kule problemi sayısal örnek olarak kullanılmıştır. Diğer bir çok stokastik algoritma yönteminde olduğu gibi öğretme-öğrenme esaslı optimizasyon yöntemi de çevremizdeki olayları taklit etmektedir. Bu algoritma yönteminde analiz işlemleri öğretmen ve öğrencilerinden oluşan bir sınıf ile yürütülmektedir. Sınıftaki her bir öğrenci bir yapı modelini temsil etmektedir ve öğretme-öğrenme aşamaları ile her bir öğrencinin bilgi seviyesinin arttırılması hedeflenmektedir. Bu sayede belirli bir iterasyon sonunda en iyi sonucu (sınırlayıcıları sağlayan ve minimum yapı ağırlığında olan) veren yapı modeli elde edilebilmektedir

  • MakaleYalnız künye2016
    Using Eye-Tracking to Measure Lexical Inferences and its Effects on Reading Rate during EFL Reading

    Dolgunsöz, Emrah

    Bilinmeyen kelimelerinin anlamlarının içeriksel ipuçları kullanılarak çıkarsanması Yabancı Dil Olarak İngilizce öğrenenler arasında oldukça yaygın bir stratejidir. Bu çalışma göz takibi tekniğini kullarak, (a) okuma sürecindeki aşinalık etkilerinin çıkarsamaya etkilerini; (b) farklı kelime ve seviyelerdeki İngilizce öğrenenlerin çıkarsama başarılarını ve (c) bu çıkarsamaların okuma hızı üzerindeki etkisini ölçmeyi amaçlamaktadır. 72 katılımcıdan elde edilen göz hareketi verilerine göre doğru çıkarsama ve öğrenim kazanımları doğrudan kelime blgisi ve seviye ile ilişkilidir. Dahası, doğru çıkarsama ve öğrenme kazanımları anlamlı iken, bu stratejinin uygulanması okuma hızında azalmaya sebep olmaktadır. İkinci geçiş zamanı ve I-WPM değerleri de önceki çalışmalar ile tutarlı bulunmuştur.