Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Can, Zehra(6)
- Gıdık, Betül(5)
- Sefali, Abdurrahman(5)
- Ecem Bayram, Nesrin(4)
- Erdoğan, Yaşar(4)
- Arslaner, Ayla(3)
- Bayram, Sinan(3)
- Dertli, Enes(3)
- Kara, Yakup(3)
- Tosun, Figen Çam(3)
- Töman, Ufuk(3)
- Türkoğlu, Zehra(3)
- Akar, Zeynep(2)
- Akgül, Güldem Dönel(2)
- Bayraktar, Bülent(2)
- Bayram, Nesrin Ecem(2)
- Bülbül, Ali Savaş(2)
- Cengiz, Mahir Murat(2)
- Doğan, Salih(2)
- Erdogan, Ummugulsum(2)
- Guven, Nazmiye Dilsad(2)
- Gül, Volkan(2)
- Kantar, Naciye Kutlu(2)
- Köse, Esra Özay(2)
- Mercan, Emin(2)
- Sengül, Bülent(2)
- Talay, Rabia(2)
- Tekce, Emre(2)
- Çakır, Özlem(2)
- Özkök, Aslı(2)
- Ünal, Murat(2)
- Agar, Guleray(1)
- Akar, Bülent(1)
- Akkoyun, Melike(1)
- Akman, Onur(1)
- Aksakal, Vecihi(1)
- Aktaş, Şaziye Canan Bölükbaşı(1)
- Akçıl, Mehtap(1)
- Alkan, Ozan(1)
- Altun, Hilal Ürüşan(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023Sınıf Öğretmenlerinin Uzunluk Ölçmeye İlişkin Alan Bilgilerinin Durumsal Yaklaşım Temelli Bir Mesleki Gelişim Çalışması Bağlamında İncelenmesi
Guven, Nazmiye Dilsad; Ciftci, Koza; At, Emine
Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin uzunluk ölçmeye yönelik birim kavramı, birimin uygunluğu ve eş birim kullanımına ilişkin alan bilgilerini bir mesleki gelişim çalışması kapsamında incelemektir. Nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseniyle tasarlanan çalışmada katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen üç sınıf öğretmeninden oluşmuştur. Çalışmanın verileri üç aşamalı mesleki gelişim çalışması kapsamında toplanmıştır. Elde edilen verilerin incelenmesinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Veriler uzunluk ölçme sürecine ilişkin alanyazın esas alınarak analiz edilmiştir. Bulgular, sınıf öğretmenlerinin mesleki gelişim çalışması öncesi uzunluk ölçme süreci ve birime yönelik anlamaları ve alan bilgilerinin yetersiz olduğunu göstermiştir. Ancak mesleki gelişim çalışması boyunca öğretmenlerin ölçme ve birime yönelik bilgilerinde olumlu yönde bir değişikliğin meydana geldiği görülmüştür. Bu bağlamda, mesleki gelişim çalışmalarının öğretmenlerin alan ve pedagojik alan bilgilerinin oluşumunda önemli bir etkiye sahip olduğu görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Bayburt İlinde Yetişen Yabani Meyvelerin Tespiti ve Bazı İncelemeler
Sefali, Abdurrahman
Bu çalışmada, 2019–2021 yılları arasında Bayburt ilinde tespit edilen 11 familyanın 20 cinsine ait 54 odunsu, etli, yabani meyve bulunduran takson verilmiştir. 54 taksonun 4’ü (%7,4) endemiktir. Tespit edilen taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımları şöyledir; %67’si çok bölgeli ya da bölgesi bilinmeyenler, %15’i Akdeniz, %9’u İran-Turan, %7’si Karadeniz ve % 1’i ise Hirkanya-Karadeniz fitocoğrafik bölge elementidir. Alan içerisinde en fazla takson sayısına sahip familya, 30 takson ile Rosaceae (%56) olmuştur. 7 takson sayısına sahip olan Rosa en yaygın cinstir. Ayrıca 8 takson Bayburt ili için yeni kayıt olarak verilmiştir. Boz ayı (Ursus arctos Linneaus, 1758) ve kaya sansarı (Martes foina Linnaeus, 1758)’nın yabani meyve ağaçlarının yakınında dışkıları tespit edilmiştir. Bayburt şehir pazarında ise alıç (Crataegus x bornmuelleri Zabel ex K.I.Chr. & Ziel., C. orientalis Pall. ex M.Bieb. subsp. orientalis ve C. tanacetifolia (Poir.) Pers.), elma (Malus sylvestris (L.) Mill. subsp. orientalis (Uglitzk.) Browic var. orientalis), armut (Pyrus elaeagnifolia Pall. subsp. kotschyana (Boiss.) Browicz), yunuseriği (Prunus divaricata Ledeb. var. divaricata), çakal eriği (P. spinosa L.) ve kuşburnu (Rosa ssp.) türleri Bayburt şehir pazarında satılmaktadır.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Türkiye Florası İçin Yeni Bir İstilacı Bitki Kaydı: Grindelia hirsutula Hook. & Arn.
Sefali, Abdurrahman; Uzun, Kübra
Türkiye’de son yıllarda birçok istilacı bitki kaydı verilmiştir. Bunların bazıları tıbbi ve ekonomik öneme sahip olduğundan bahçe veya tarla kaçkını olarak değerlendirilmektedir. Bahçe kaçkını olduğu düşünülen ve tıbbi kullanımı (üst solunum yolları enfeksiyonlarının tedavisi) olan Grindelia hirsutula stilacı bir bitki olarak Kütahya ilimizde tespit edilmiştir. Bu istilacı bitki kaydı aynı zamanda ülkemiz florası için yeni bir cins kaydı (Grindelia) niteliğindedir. Bitkiye ait betimlemelerin yanı sıra fotoğraflar ve ayırt edici karakterler (papus kılçıkları, glandular tüyler ve yaprak özellikleri gibi) makalede sunulmuştur. Grindelia hirsutula’nın ülkemiz florasında yer alan Inula cinsinden farklılıkları belirlenmiştir. Bitkinin Kew Herbaryumu’nda bulunan isotip örneğine ait bilgilere ve dünya üzerindeki yayılışına yer verilmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Soya proteini izolatı-fruktoz glikasyon konjugatlarının yapısı ve bazı teknofonksiyonel özellikleri üzerine ultrason işleminin etkisi
Yüzer, Mustafa Onur
Bu çalışmada, konjugatlar ultrasonik işlemden (130 W, 20 kHz) 5 ve 15 dakika sonra soya protein izolatı (SPI) ve fruktoz (F) sulu dispersiyonlarının ısıtılıp glikasyon reaksiyonu (95 oC, 30 dakika) gerçekleştirilmesiyle hazırlanmıştır. Ultrasonik ön işlemin, elde edilen SPI-F konjugatlarının yapı ve fonksiyonel özellikleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Serbest amino grupları, aşılama derecesi ve FT-IR analizleri SPI-F konjugatlarının oluşumunu doğrulamıştır. Ultrasonik işlem glikasyon reaksiyonunu teşvik etmiştir. Konjugatların yapısal ve fizikokimyasal özelliklerindeki değişiklikler SPI’nin su tutma ve yağ tutma özelliklerinin düşmesine neden olsa da emülsifikasyon özelliklerini geliştirmiştir. Bu nedenle, emülsifikasyon özelliklerini kontrol etmek için soya proteini glikasyon konjugatlarının yapısını değiştirmek için optimum bir ultrasonik ön işlem kullanılabilir. Bu bulguların, gıda emülsiyonu ve diğer sistemlerde glikasyonla modifiye edilmiş protein-sakarit ikili sistemlerinin uygulanması için yararlı olacağı düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - Proje2023Derin Ötektik Çözücüler Kullanılarak Arı Ekmeğinden Biyoaktif Bileşenlerin Ultrasonik Destekli Ekstraksiyonunun Optimizasyonu
Kantar, Naciye Kutlu; Bayram, Sinan; Çelik, Saffet; Ecem Bayram, Nesrin; Gerçek, Yusuf Can; Baştürk, Fatma Nur; Yildirim, Nazlican
Arı ekmeği arıların protein kaynağı olarak kullandıkları temel besin maddelerinden birisi olup kovan içeresinde arı poleninin fermantasyonu sonucu oluşmaktadır. Bu ürün fonksiyonel özllikleri sebebiyle son birkaç yıldır arı ürünleri arasında bilinilirliği ve tüketimi artan ürünler arasında yerini almıştır. Bununla birlikte, derin ötektik çözücüler (deep eutectic solvent-DES), değişken viskoziteleri, uygulamaya özel ayarlanabilirlikleri, alev almazlıkları, düşük buhar basınçları ve kimyasal kararlılıkları nedeniyle geleneksel çözücülerin yerini alacak umut verici yeşil alternatifler olarak son yıllarda büyük ilgi görmektedir. Bu nedenle bu çalışmada, arı ekmeği örneği farklı hidrojen bağ alıcısı (HBA):hidrojen bağ donörü (HBD) kombinasyonlarına sahip olan 10 farklı DES?de ekstrakte edilmiş ve en yüksek toplam protein içeriğine sahip DES kombinasyonunun kolin klorid (ChCl)-üre olduğu belirlenmiştir. Daha sonra ChCl-üre ile hazırlanan ekstraktlarda maksimum biyoakif madde ekstraksiyonu için ultrasonik ekstraksiyon koşulları optmize edilmiştir. Yanıt yüzey yöntemi ile yapılan optimizasyon sonucunda optimum koşullar; ultrasonik güç için %31.3, ekstraksiyon süresi için 25 dk ve sıcaklık için 35 °C olarak bulunmuştur. Modelin arzu edilebilirlik değeri ise (d) 0.83 olduğu görülmüştür. Elde edilen ekstraktlarda toplam fenolik madde, toplam protein içerik, bireysel fenolik madde, bireysel amino asit içerik ve bireysel vitamin içerik analzilerinin yanı sıra antioksidan ve antimikrobiyal aktivite testleri gerçekleştirlmiştir. Elde edilen sonuçlara göre toplam protein, toplam bireysel amino asit ve toplam bireysel fenolik içerik, ChCl-üre ile elde edilen ekstraktlarda geleneksel çözücü (etanol) ile hazırlanan ekstrakta kıyasla daha yüksek oranda tespit edilmiştir. Sonuç olarak, elde edilen tüm bu bulgular arı ekmeğinden ekstrakte edilmek istenen hedef bileşiklerin yapısal özelliklerine bağlı olarak ChCl-üre kombinasyonunun etanole alternatif olabileceğini göstermiştir.
- MakaleAçık Erişim2022Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Sorgulamaya Dayalı Öğrenmede Soru Sormaya Yönelik Görüşlerinin İncelenmesi
Sarıoğlan, Ayberk Bostan; Gurbuz, Fatih
Bilimsel sorgulamanın temelinde yer alan merak soru sormayı da beraberinde getirmektedir. Fen derslerinde öğrencilerin öğretmenlerine ve birbirlerine soru sormaları ile birlikte, öğretmenler de öğrencilere sorular yö neltmektedir. Bu çalışma ile fen bilimleri öğretmenlerinin öğrencilerine hangi tür sorular sordukları, bu soruları hangi amaçlar ile soru sorudukları ve hangi tür soruların sorgulama temelli öğretimi desteklediği sorularına cevap aranması amaçlanmıştır. Çalışma çeşitli demografik özelliklere sahip 36 fen bilimleri öğretmeni ile yü rütülmüştür. Öğretmenlere yazılı olarak yöneltilen açık uçlu sorulara verdikleri cevapların analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre öğretmenler sorgulamaya dayalı fen sınıflarında en sık birden çok yanıtı olabilen ve açık uçlu türde sorular sormaktadır. Soru sorma amaçları olarak en sık ölçme ve değerlendirme yapmak ve öğrencilerin sahip oldukları ön bilgilerin değerlendirilmesi olduğunu belirtmişlerdir. Fen bilimleri öğretmenleri neden niçin sorularının ve aynı zamanda problem belirlemeye ve çözümüne yönelik soruların sorgulamaya dayalı öğrenmeyi desteklemede en etkili sorular olduğu cevabını vermişlerdir. Bu çalış madan elde edilen sonuçlar ışığında, fen bilimleri öğretmenlerinin sorgulamaya dayalı öğrenmeyi destekleyen etkili soru sorma yönünde örnek uygulamalar ile bilgilendirilmeli gerektiği önerisi sunulmaktadır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022COMPARISON OF POLLEN MORPHOLOGIES EXAMINATION OF SOME Rhododendron SPECIES - PLANT SOURCE OF MAD HONEY
Mayda, Nazli; Özkök, Aslı; Ecem Bayram, Nesrin
Honey is one of the important natural products used for apitherapeutic purposes as well as food consumption. The authenticity of the products to be used for apitherapy is very important. Botanical origin is one of the most critical factors affecting the characterization of bee products, especially honey. Therefore, melissopalynological analysis is essential in honey samples. In this study, the pollen morphologies of four different Rhododendron taxa, the origin of the monofloral "Mad honey" used for apitherapeutic purposes in Turkey, were examined. Five different measurement parameters have been used to investigate the pollen morphology of the plants. As a result, it can be said that pollen morphology has an important place in confirming the botanical origin of “Mad honey”.
- MakaleAçık Erişim2022PPARGC1A Gen Polimorfizmi (rs8192678) ile Elit Sporcuların Yarışma Performansları Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi
Bayraktar, Işık; Zorba, Erdal; Ulucan, Korkut; Bulğay, Celal; Ergun, Mehmet Ali; Kazan, Hasan; Akman, Onur
PPARGC1A (rs8192678) gen polimorfizmi ve atletik performans arasıdaki ilişkiler konusunda sınırlı sayıda araştırma mevcuttur. Bu nedenle, bu çalışmada PPARGC1A genindeki rs8192678 polimorfizminin Türk elit atletizm sporcularının yarışma performansları ile olası ilişkisin araştırılması amaçlamaktadır. Çalışmaya 18-35 yaşları arasında toplam 60 elit sporcu (31 sprint/güç ve 29 dayanıklılık) ve 20 kontrol/sedanter gönüllü olarak katıldı. Atletlerin kişisel en iyi (PB)/yarışma performans düzeylerini belirlemek için Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) puan ölçeği kullanıldı. Tüm ekzom dizilimi (WES), katılımcıların kanından izole edilen genomik DNA tarafından gerçekleştirildi. rs8192678 polimorfizmi ile PB arasındaki ilişki, cinsiyet ve spor deneyimi ayarlaması ile tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) ile incelendi. Bulgulara göre grup içi ve gruplar arasında, G/G, G/A ve A/A genotip dağılımları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0.05). Sonuç olarak, PPARGC1A rs8192678 polimorfizmi ile sporcuların performansı arasında anlamlı hiçbir ilişki tespit edilmemiştir. Ancak, yapılan araştırma hakkında daha net bilgi verebilmek için daha fazla katılımcı ile yapılması önerilir.
AtıfOpenAlex4
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2022Diyet Posası, Genetik Varyantlar ve Hastalıklar Etkileşimi: Sistematik Derleme
Akçıl, Mehtap; Çelikel, Seda
Çağımızın önemli hastalık ve rahatsızlıkları olan diyabet, obezite, kardiyovasküler hastalıklar çevresel risk faktörlerinin yanında, aynı zamanda genetik yatkınlık sonucu şekillenmektedir. Başta beslenme olmak üzere büyüme ve enerji regülasyonu ile birlikte birçok fizyolojik süreç üzerinde çok sayıda genetik varyantın etkisi bulunmaktadır. Genetik varyantlar ile ilişkili hastalık sorunlarının belirlenmesi stratejik ve kritik öneme sahiptir. Diyabet, obezite, kardiyovasküler hastalıkların görülme oranındaki artış, bireylerin genetik yapılarına özgün diyet programlarının oluşturulmasının gerekliliği ve beslenme programı içerisinde diyet posası tüketimi konusunu önemli hâle gelmiştir. Kronik hastalıklara karşı koruyucu olduğu kabul edilen diyet bileşenlerinden biri de diyet posasıdır. Diyet posası; meyve ve sebzeler, kurubaklagiller, yulaf ve tam tahıl gibi bitkisel kaynaklı besinlerde bulunan insan sindirim sistemi enzimleri tarafından sindirilemeyen, karbonhidrat bileşenleri olan dirençli nişasta, lignin, selüloz, pektin, gumlar, hemiselüloz, β-glukan, inülin, oligosakkaritler ve fruktanlar gibi bileşenleri içermektir. Diyet posası, genetik varyantların yol açtığı sağlık sorunları ve hastalıklar, obezite parametreleri ve lipid profili üzerinde olumlu etkisi bulunmaktadır. Obeziteye duyarlılıktaki bireyler arası farklılıklar, epigenetik faktörlere bağlı olması nedeniyle bu farklılıkların belirlenmesi genetik varyantlar sayesinde belirlenebilmektedir. Bu etkileşimin aydınlatılmasına yönelik araştırmalar; diyabet, obezite, kardiyovasküler ve kronik hastalıkların prevalansı ve tedavi süreçlerine önemli katkılar sağlayarak ışık tutacaktır. Bu derleme, diyet posası alımının genetik varyantlar ve hastalıklar arasındaki etkileşimini incelemek amacıyla hazırlanmıştır.
- MakaleYalnız künye2022Türkiye Florası İçin Yeni Bir Melez Taksonu Kaydı: Rorippa × anceps (Wahlenb.) Rchb. (Brassicaceae)
Sefali, Abdurrahman; Eroğlu, Huseyin
Bu çalışmada, Doğu Anadolu Bölgesi’nden toplanıp Edinburgh herbaryumunda çalışma örneği haline getirilmesine rağmen yazılan Türkiye Florası'na eklenmemiş olan Rorippa x anceps melez taksonunun Türkiye’den varlığı ortaya konmuştur. Takson Türkiye’nin Van ilinden toplanmış, teşhisi yapılınca Rorippa × anceps taksonu olduğu anlaşılmış, sanal-dijital herbaryumlar tarandığında ise bu bitkinin daha önce Iğdır ilinden toplandığı ancak Türkiye Florası’na eklenmediği belirlenmiştir. Bitkinin betimi bu çalışmada toplanan örnekler üzerinden yeniden düzenlenmiş, tohum ve polenlere ait mikromorfolojik veriler ve SEM görüntüleri eklenmiştir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022Pseudomonas aeruginosa and Pyoverdines: A Hidden Threat in Apitherapy Applications
Bayram, Sinan
Pseudomonas aeruginosa, a Gram-negative rod-shape bacterium, is one of the most common pathogens in nosocomial infections and this pathogenic species draws attention with its high prevalence rate in patients with septicemia. Pyoverdines are fluorescent siderophore produced by some Pseudomonas species such as P. aeruginosa and Pseudomonas fluorescens. These siderophores support biofilm production in these microorganisms and also plays a role as a virulence factor. In this study, anti-Pseudomonas activity of 10 different honey samples was evaluated by agar well diffusion (AWD) method. In addition, minimum inhibition concentration (MIC) and minimum bactericidal concentration (MBC) values of these honey samples were determined via microbroth dilution method. The obtained results showed that only oak honey and chestnut honey have negligible scale low anti-Pseudomonas activity. In addition, it was observed that other honey samples did not have an inhibitory effect against these pathogens. Finally, the promoting property of pyoverdine siderophore production of these honey samples was evaluated and it was concluded that all honey samples stimulated pyoverdin production at a concentration ½ w/v.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Searching for Versatile Polysaccharide-Degrading Alkali-tolerant or Alkaliphilic Bacillus Strains
Aydogan, Mehmet Nuri; Bayram, Sinan
The plant-derived polysaccharides (Cellulose, xylose and amylose, etc.) are the most abundant renewable raw materials in nature. Cellulose and xylose are the predominant carbohydrate polymer components of the plant cell walls and the most abundant biopolymers in the world. Another plant-derived polysaccharide, starch is found in plant tubers, roots and seed endosperms as a major carbohydrate reserve. In this study, it was aimed to find multi-enzyme producer bacteria strains in terms of industrially important enzymes such as cellulase, xylanase and amylase. For this purpose, isolated Bacillus strains from different samples were qualitatively evaluated for cellulase, xylanase and amylase enzyme production potentials. The isolates that have the highest enzyme activity were selected for biochemical tests, molecular and phenotypic characterization. As a result of these characterization process, SB57, SB104, SB155, SB178, SB197 and SB199 strains were identified as Bacillus pumilus and SB118, SB138 strains were identified as Bacillus safensis. In addition to these strains, SB120 and SB147 strains were identified as Bacillus aerius and Bacillus licheniformis respectively. 16S rDNA sequence analysis results of these Bacillus strains were deposited in NCBI GenBank® under accession number KT371465 - KT371474 respectively.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Determination of Color and Odor Preferences of Honey Bees (Apis Mellifera L.)\r
Erdoğan, Yaşar; Yavuz, Kani
This study was carried out in the beekeeping research area of Bayburt University in order to\rdetermine the effect of odor and color on plant preference of honeybees in 2021. The experimental\rsetup was established at a distance of 200 meters from the apiary where 80 Caucasian bees (Apis\rmellifera caucasica) colonies are located. As a result of the study, the most preferred feeders were\rthe control group (pure sucrose syrup) (9.81 pieces), and the least preferred feeders were the rose-\rscent group (2.58). The effect of odor on honeybees' feed preferences varied according to months.\rConsidering the effect of months on honeybees' visits to their feeders, the most visited feeders were\rMelissa (6.8) in June, control (11.69) in July, and control (14.58) in August. The highest number of\rfeeder visits by honeybees was in August (9.24), and the lowest (2.89) in June. Considering the\rcolor preferences of honeybees, the most visited forage color was blue (5.98) and the least red was\r4.89. The effect of colors on the feed preferences of honeybees also varied according to the months.\rThe highest visitor bee average was found in the blue colored feeder (4.53) in June, the green\rcolored feeder (7.24) in July, and the yellow and blue colored feeders (7.29) in August.
- MakaleAçık Erişim2022Farklı substratlar, Pleurotus ostreatus'un antioksidan özelliklerini ve antimikrobiyal aktivitesini etkiler mi?
Karaoğlu, Şengül Alpay; Peksen, Aysun; Can, Zehra; Bozdeveci, Arif; Avcı, Sibel
Öz: Bu çalışmanın amacı, yetiştirme ortamının Pleurotus ostreatus (Jacq. ex Fr.) P. Kumm.'un antioksidan özellikleri ve antimikrobiyal aktiviteleri üzerindeki etkisini belirlemektir. Çalışmada beş adet talaş (%80) ve atık (%20 Çay Atığı veya Buğday Kepeği) ile farklı oranlarda (%80 Talaş + %20 TW, %80 Talaş + 20% GW) yetiştirme substratları hazırlanmıştır. Toplam 19 farklı ortamda yetiştirilen P. ostreatus'tan elde edilen metanol ekstraktların, mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri agar kuyu difüzyon tekniği ile test edildi. Toplam fenolik içerik, Folin-Ciocalteau prosedürü kullanılarak ölçülmüştür. Antioksidan kapasitesi, DPPH'nin ferrik indirgeyici antioksidan gücü (FRAP) ve serbest radikal süpürücü aktivitesi kullanılarak belirlendi.. 80QS+20TW substratından elde edilen mantarların metanol ekstraktının bu çalışmada incelenen tüm mikrooganizmalara karşı en etkili ekstrakt olduğu belirlendi. Farklı substratlar üzerinde yetiştirilen mantar ekstraktlarının antioksidan içerikleri arasında önemli farklılıklar (P
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Physico-chemical Properties, Mineral Matter, Organic Acid, Amino Acid, and\rPlant Hormones Content of Goji Berry (Lycium barbarum L.) Grown in Turkey
Erdogan, Ummugulsum; Talay, Rabia; Turan, Metin
With high nutritional value, goji berry is an important fruit for human nutrition and health. Goji\rberry cultivation is done widely in many countries, farming has become widespread in recent years\rin Turkey. In study grown goji berry (Lycium barbarum L.) in Turkey are determined the physical\rand chemical characteristics of fruit (pH, titration acidity, dry matter content, ash content, water\ractivity (aw) value, protein content, HMF content, total phenolic content, total sugar content,\rreducing sugar content, sucrose content, colour values, mineral contents, organic acid contents,\ramino acid contents and some plant hormone content). Goji berry fruits have pH value 5.18, titration\racidity value 2.16%, dry matter content 89.40%, ash content 4.30%, water activity (aw) value 0.35,\rprotein content 13.18%, HMF content 9.38 mg/kg, total phenolic content 9.05 mg GAE/g, total\rsugar content 59.26%, decreasing sugar content 57.35%, sucrose content 1.90%, L* value 40.33, a*\rvalue 22.97, b* value 33.00, C* value 40.21, H° value 55.15. In addition, the mineral content, organic\racid content, amino acid content and some plant hormones of goji berry fruits were determined by\ranalysis
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Scopus SJRQ4Yüksek Basınç Homojenizasyon Uygulanmış Yağsız Süt Tozlarının Yenilebilir Film Üretiminde Kullanımı: Film Özelliklerinin Karakterizasyonu
Sert, Durmuş; Mercan, Emin
Gıdaların ambalajlanması tedarik zincirinde önemli bir rol oynamaktadır ve ambalajlama son işlemenin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Yenilebilir filmler ve kaplamalar, gıda kalitesi optimizasyonu için ortaya çıkan stratejilerden biridir. Yenilebilir filmler ve kaplamalar kaliteyi sürdürme, raf ömrünü uzatma ve ambalaj malzemelerinin ekonomik verimliliğine katkıda bulunma potansiyeline sahiptirler. Ayrıca tüketicilerin sağlık kaygılarından dolayı sadece doğal bileşenler içeren yüksek kaliteli ürünlere olan talep artmaktadır. Bu amaçla doğal kaynaklı yeni ambalajlama materyalleri geliştirilmekte ve karakterize edilmektedir. Bu çalışmada, yüksek basınç homojenizasyon (YBH) uygulanarak üretilmiş yağsız süt tozu (YST) ilavesinin yenilebilir filmlerin fiziksel ve mekanik özelliklerine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla, 50 MPa’da YBH uygulanmış süt konsantresinden püskürterek kurutmayla YST üretilmiştir. Üretilen YST jelatin bazlı yenilebilir film üretiminde %1, %2 ve %3 oranında kullanılmıştır. Artan oranda YST ilavesi filmlerin yoğunluğunun ve parlaklığının (L*) kontrol örneğine kıyasla artmasına yol açmıştır. Yenilebilir filmlerin hidrofobikliği YST eklenmesiyle artmıştır. Örneklerin kopma uzaması %245.40-295-28 aralığında değişmiş olup artan oranda YST ilavesi bu değeri artırmıştır. Yenilebilir filmlerin dayanım değerleri 2.86-3.75 MJ/m3 aralığında tespit edilmiştir. En düşük dayanım değeri %3 YBH uygulanmış YST ilaveli örnekte en yüksek değer ise kontrol örneğinde belirlenmiştir. Sonuçlar, yağsız süt tozunun, filmlerin gerilme dayanım değerlerini düşürmesi, kopma gerilmesi özelliklerini kısmen iyileştirmesi, daha elastik bir özellik sağlaması ve makul mekanik dayanıklılığı sağlaması açısından yenilebilir film üretimi üzerinde olumlu etkiler yapabileceğini göstermiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Scopus SJRQ3KESTANE (Castanea sativa) BALI ÖRNEKLERİNİN BOTANİK ORİJİNLERİNİN DOĞRULANMASI VE TOPLAM POLEN SAYILARI
Özkök, Aslı; Ecem Bayram, Nesrin
Bu çalışmada, Türkiye’nin Zonguldak ilinin farklı lokasyonlarından toplanan bal örneklerinin (n=9) botanik orijinlerinin palinolojik analizle tespit edilmesi ve toplam polen sayılarının saptanması amaçlanmıştır. Ek olarak toplanan bal örneklerinin Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği (No:2020/7)’nde kestane balı numuneleri için verilen polen içeriği kriteri ile uyumluluğu tartışılmıştır. Melissopalinolojik analizler neticesinde bal örnekleri kestane balı (n=7), karışık çiçek balı (n=2) ve geven balı (n=1) olarak etiketlenmiştir. Kestane balı olarak tespit edilen örneklerin 10 gr baldaki toplam polen sayısı (TPS-10) 41722-647312 arasında saptanmış olup bu bal örneklerinin çok iyi, iyi ve normal kalitede bal örnekleri olduğu belirlenmiştir. Ayrıca elde edilen sonuçlar kestane balı olarak toplanan bal örneklerinin %33’ünün ulusal gıda kodeksinde kestane botanik orijinine sahip unifloral bal tipleri için rapor edilen minimum polen içeriğine sahip olmadığını göstermiştir. Bu sonuçlar özellikle ülkemizde diğer polifloral çiçek ballarına kıyasla daha yüksek fiyata satılan kestane gibi unifloral bal tipleri için botanik orijin tespit analizinin zorunlu hale getirilmesinin haksız rekabetin önlenmesi açısından ne denli önemli olduğunu göstermiştir. Bu nedenle, ülkemizde üretilen fakat minimum polen içeriği Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği (No:2020/7)’nde belirtilmeyen lavanta ve çörekotu gibi farklı tipte unifloral çiçek balları için de melissopalinolojik çalışmaların yürütülerek polen içeriği değerlerinin belirlenmesi önemli görülmektedir.
AtıfOpenAlex8TR Dizin5
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2021A potential antiviral and food-derived healthy ingredient: Resveratrol
Türkoğlu, Zehra; Arslaner, Ayla
Polyphenols are the secondary metabolites of plants and has an important role in human nutritionas the leading antioxidants. According to the carbon number-based classification of polyphenols,resveratrol is a natural polyphenol in the stilbene group with antioxidant and anticarcinogenic effects. Its beneficial effects on cardiovascular diseases have also been reported. It was first identified in 1940 and has recently gained importance especially in medicine and pharmacy. Researchershave carried out various studies on resveratrol and its time-honored use in traditional eastern medicine has been reported. Resveratrol is a food ingredient that has the potential to be used in thetreatment of various diseases, but also has antiviral effects. The study focuses on resveratrol’sphysical and chemical properties, effects on health, antiviral effects and use in foods as a functionalcomponent.
AtıfOpenAlex7
İncele - MakaleAçık Erişim2021Arum italicum Miller Bitkisinin Yenilebilir ve Yenmeyen Yumru Parçalarının LC–MS/MS ve RP–HPLC–UV Analizi ve Antioksidan Aktiviteleri
Can, Zehra; Akar, Zeynep; Demir, Çağlar; Alkan, Ozan; Akar, Bülent
Bu çalışmada, Arum italicum bitkisine ait yumrunun yenilebilir ve yenmeyen kısımlarından elde edilen metanolik ve sulu ekstraktların, fenolik içerikleri ve antioksidan aktiviteleri belirlenmiştir. Ek olarak, bitkinin bu kısımlarının antioksidan potansiyeli, fenolik kompoziyonu ile ilişkilendirilmiştir. Bitkinin antioksidan aktivitesini belirlemek için Toplam Fenolik Madde Miktarı, FRAP, CUPRAC ve radikal süpürme aktiviteyi belirleyen DPPH antioksidan aktivite testleri yapılmıştır. Bitki yumrusunun her iki kısmındaki fenolik profiller hazırlanan metanolik ekstraktlarında RP– HPLC–UV ve LC–MS/ MS cihazları kullanılarak belirlenmiştir. En yüksek toplam fenolik içerik, FRAP, CUPRAC ve % DPPH değerleri, yumrunun yenmeyen kısmının metanolik ekstraktında sırasıyla 164 µg GAE/mL, 878 TEAC(µM), 0.064 TEAC(µM) ve 19.41 olarak ölçülmüştür LC/MS-MS ölçümlerinde her iki yumru kısmının metanolik ekstraktlarında ferulik asit, ana fenolik bileşik olarak belirlendi. Bununla birlikte RP–HPLC–UV ölçümlerinde ise, bitki yumrusunun yenilebilir ve yenilmeyen kısımlarında sırasıyla luteolin ve rutin fenolikleri ana bileşikler olarak ölçülmüştür.
AtıfOpenAlex6TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2021Molecular Approach to Detecting Pollen Types In Honey: DNA Barcoding
Ecem Bayram, Nesrin
Nowadays, the demand for bee products has also increased due to the growing interest in natural products. Althoughit is quite easy to adulteration of honey, which is one of these products, it is also very difficult to detect adulteration.In the point of detecting forgery, studies are being carried out specifically to identify the plant sources of honey.Melissopalynological and chemical analyses are methods commonly used in order to identify the botanical origin of honey.Despite the fact that the detection of botanical origin of honey by DNA-based methods which provide faster, simpler andmore reliable results are being carried out in recent years, these researches are very less in Turkey. Unlike morphologicalmethods, which require the visual examination of pollen grains, the recently developed genetic methods have the potentialto increase the resolution and scale of pollen analyses. In this study, the aim was to present cumulative data by compilingthe results of the studies conducted using molecular techniques on honey, and the advantages and disadvantages of thistechnique were evaluated.
AtıfOpenAlex1
İncele






