Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Genç Arkadaş Dergisi'nde Türk milliyetçiliği: Söylem ve ideolojinin içerik analizi

    Cafer Dursun

    Bu tez çalışmasında, 1975–1977 yılları arasında yayımlanan Genç Arkadaş Dergisi aracılığıyla Türk milliyetçiliğinin genç kuşaklara aktarılma biçimleri ve ideolojik temsilleri incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, milliyetçi söylemin gençlik dergileri aracılığıyla nasıl inşa edildiğini ve gençlerin kimlik oluşum süreçlerini ne şekilde etkilediğini ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 1970'li yıllarda yayımlanmış milliyetçi gençlik dergileri oluştururken, örneklemini Genç Arkadaş Dergisi'nin 1975–1977 yılları arasındaki sayılarında yer alan yazılar teşkil etmektedir. Veri toplama aracı olarak dergide yayımlanan yazılar belirlenmiş, bu metinler içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen temel bulgulara göre, Genç Arkadaş Dergisi'nde yer alan yazılar milliyetçilik düşüncesini gençlere güçlü biçimde aktarmakta ve kimlik inşasında etkin bir rol oynamaktadır. Bu tez çalışması, milliyetçilik düşüncesini yalnızca devlet politikaları ya da yüksek ideoloji düzleminde değil; gençlik yayıncılığı, kavramsal söylem, metin temelli analizler ve toplumsal karşılıklar üzerinden ele alması açısından literatüre özgün bir katkı sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Milliyetçilik, Türk milliyetçiliği, Genç Arkadaş Dergisi, ülkücü hareket, gençlik dergileri.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Afet farkındalığının ölçülmesi: Erzurum Kurtuluş Mahallesi örneği

    Ömer Faruk Sarı

    Bu araştırma, Erzurum ili Yakutiye ilçesine bağlı Kurtuluş Mahallesi'nde yaşayan bireylerin afetlere yönelik farkındalık düzeylerini nitel yöntemle ortaya koymayı amaçlamaktadır. Türkiye'nin deprem başta olmak üzere birçok doğal afete maruz kalan bir ülke olması, afet yönetimi süreçlerinde bireysel ve toplumsal farkındalığın önemini artırmaktadır. Erzurum ili, Kuzey Anadolu Fay Hattı ve Doğu Anadolu Fay Hattı'na yakınlığı nedeniyle yüksek sismik risk taşımakta, aynı zamanda heyelan, çığ ve yangın gibi diğer afet türleriyle de karşı karşıya kalmaktadır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) yöntemi tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve saha çalışması Erzurum Kurtuluş Mahallesi'nde gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, mahallede yaşayan ve afetler hakkında bilgi, deneyim ve düşüncelerini paylaşabilecek bireyler arasından amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiş ve mahalle sakinlerinin afetlere ilişkin farkındalık düzeylerinin genel olarak düşük olduğu tespit edilmiştir. Özellikle afet öncesi hazırlık, afet eğitimi ve risk azaltma stratejileri konusunda bilgi eksiklikleri gözlemlenmiştir. Katılımcıların çoğunun afet yönetimi süreçlerine dair yeterli bilgiye sahip olmadığı ve yerel yönetimlerin bu konuda daha fazla bilgilendirici çalışma yapması gerektiği yönünde ortak bir görüş sergiledikleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, Erzurum Kurtuluş Mahallesi'nde afet farkındalığını artırmaya yönelik öneriler geliştirilmiş; mahalle ölçeğinde yürütülecek bilinçlendirme faaliyetlerinin artırılması gerektiği vurgulanmıştır. Çalışma, afet farkındalığının bireylerin afet risklerine karşı önlem geliştirmelerinde önemli bir unsur olduğunu ortaya koymuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Bilek güreşi sporcularının reaksiyon zamanı kaygısı ve nedenleri

    Abdulaziz Aydın

    Bu çalışma, bilek güreşi sporcularının reaksiyon zamanı kaygıları ve bunun nedenlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bilek güreşi, sporcuların fiziksel gücünün yanı sıra teknik beceri, strateji geliştirme, reaksiyon hızı ve kaygı yönetimi gibi çok yönlü yeterlilikler gerektiren bir güç sporudur. Bilek güreşinde yüksek kaygı, sporcuların reaksiyon zamanını ve genel performansını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Kaygının performans üzerindeki etkilerini araştıran çalışmalarda sporcularda ve sedanter bireylerde kaygı seviyelerinin azaltılması ve kontrol altına alınması gerektiği önerilmektedir. Düşük seviyelerdeki kaygı düzeyinin performansa olumlu etkisi olabilirken, yüksek kaygı seviyesi sporcularda başarısızlığa neden olabilmektedir. Araştırma nitel bir desenle yürütülmüş olup, çalışma grubunu 7 amatör erkek sporcu, 3 amatör kadın sporcu, 7 milli erkek sporcu, 3 milli kadın sporcu ve 2 milli engelli erkek sporcu olmak üzere, toplam 22 bilek güreşi sporcusu oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri sporcularla yapılan görüşme yoluyla toplanmıştır. Yapılan görüşmelerde sporculara açık uçlu ve yarı yapılandırılmış sorular yöneltilmiştir. Sporcularla yapılan görüşmeler ses kaydı alınarak gerçekleştirilmiş ve içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, reaksiyon kaygısının çok katmanlı bir yapı sergilediğini ve bu durumun yalnızca bireysel farklılıklarla sınırlı kalmayıp; fizyolojik hazırlık süreci, psikolojik dayanıklılık düzeyi, çevresel koşullar ve organizasyonel etmenlerden anlamlı biçimde etkilendiğini ortaya koymuştur. Bu anlamda reaksiyon kaygısının fizyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerden etkilendiğini ortaya koymuştur. Düşük sıklet, baskın el kullanımı, kafein tüketimi ve sürat antrenmanlarının kaygıyı azaltıcı etkileri gözlenirken; yorgunluk, hastalık ve sakatlık geçmişi kaygıyı artıran faktörler olarak belirlenmiştir. Psikolojik açıdan, dikkat dağınıklığı, rakibin algılanan gücü, yetersiz antrenman ve sosyal çevre baskısının özellikle kadın sporcularda kaygıyı artırdığı görülmüştür. Çevresel faktörler arasında hakem tutarsızlıkları, yarışma ortamı ve seyirci etkisi gibi unsurlar kaygı düzeyini önemli ölçüde etkilemektedir. Deneyim arttıkça kaygı ile başa çıkma becerisinin geliştiği; amatör ve kadın sporcuların çevresel etkenlere karşı daha duyarlı olduğu gözlenmiştir. Engelli sporcuların ise bireysel ihtiyaçlarının ve kaygı kaynaklarının daha çeşitli ve diğer sporculara göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma reaksiyon zamanını etkileyen faktörler arasında antrenman, mental hazırlık, fiziksel faktörlerin ve psikolojinin önemini ortaya koymuştur. Reaksiyon zamanı ile kaygı arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve sporcuların performansını artırmak için gerekli stratejilerin geliştirilmesine katkıda bulunabilmek için güncel literatürden elde edilen veriler ışığında, bilek güreşi sporcularının reaksiyon zamanı ve reaksiyon zamanı kaygı düzeylerini etkileyen faktörler detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Sporcuların reaksiyon zamanı kaygı düzeylerini etkileyen faktörlerin anlaşılması, psikolojik destek sistemlerinin geliştirilmesi ve organizasyonel iyileştirmelerin yapılması açısından önem taşımaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Matematik eğitiminde algoritma konusuna yönelik lisansüstü tezlerin incelenmesi: Bir araştırma sentezi çalışması

    Mervenur Tay

    21. yüzyıl becerileri, her bireyin sahip olması gereken yetkinlikler haline gelmiştir. Özellikle son yıllarda teknolojik araçların kullanımının artması, bu becerilerin önemini daha da artırmıştır. Bu beceriler arasında algoritma oluşturma ve algoritmik düşünme de yer almaktadır. Algoritmik düşünme, mantıklı çıkarımlar yapabilme, eleştirel düşünme ve problem çözme gibi becerilerin gelişimini destekleyen bir süreçtir. Bu becerilerin okul öncesi dönemden itibaren kazandırılması, bireylerin erken yaşlarda bilişsel gelişimlerini güçlendirecektir. Bu çalışmanın amacı, algoritma kavramı ve algoritmik düşünme becerisinin eğitimdeki rolünü detaylı olarak analiz ederek, öğrencilerin akademik ve matematiksel başarılarını artırabilmede bu becerilerin eğitim programlarına nasıl entegre edilebileceğini belirlemektir. Çalışmada, matematik eğitiminde algoritma ve algoritmik düşünme becerilerine yönelik lisansüstü tezlerden elde edilen veriler düzenlenip sentezlenmiş ve bu alandaki tematik çerçeve oluşturulmuştur. Çalışmanın yöntemi, nitel araştırma yöntemlerinden araştırma sentezi modeline dayanmaktadır. Araştırma verileri, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tez veri tabanında "algoritma", "matematik eğitimi" ve "algoritmik düşünme" anahtar kelimeleriyle yapılan aramalarla elde edilmiştir. Toplamda 75 lisansüstü tez incelenmiştir. İncelenen lisansüstü tezler, yıllar, yöntemler, örneklem grupları, amaçlar ve sonuçlar kategorileri altında analiz edilmiştir ve tematik içerik analizi yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulardan, algoritmik düşünme ve bilgi işlemsel düşünme becerilerinin geliştirilmesinde kodlama, robotik ve oyunlaştırma gibi yöntemlerin etkili olduğu söylenebilir. Bu yöntemler, öğrencilerin problem çözme, yaratıcılık ve İş birlikli öğrenme becerilerini güçlendirdiği söylenebilir. Ayrıca, öğretmen adayları bu becerilerde gelişim göstermiş, ancak bazı öğrenciler matematiksel etkinliklerde güçlükler yaşamıştır. Çalışmalardan elde edilen bulgulara göre teknoloji destekli eğitimin, bilişsel becerilerin gelişiminde önemli bir rol oynadığı söylenebilir. Sonuç olarak, algoritma kavramının eğitim müfredatlarına entegre edilmesi gerektiği ve algoritmik düşünme becerisinin geliştirilmesinin, bireylerin akademik başarılarını ve matematiksel yetkinliklerinin artırılmasında etkili olabileceği söylenebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Alüminyum alaşımlarının dökümünde kullanılan sıvı metal temizleme yöntemlerinin karşılaştırılması

    Muhammet Emin Keskin

    Alüminyum ve alaşımları, hafiflik, yüksek mukavemet/ağırlık oranı, mükemmel korozyon direnci ve üstün geri dönüştürülebilirlik özellikleri sayesinde modern endüstrinin en yaygın kullanılan mühendislik malzemeleri arasında yer almaktadır. Alüminyum, birincil kaynaklardan veya geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilmektedir. Geri dönüştürülmüş alüminyumun kullanımı hem sürdürülebilirlik hem de maliyet açısından önemli avantajlar sağlamaktadır. Fakat alüminyumun genel performansını etkileyen safsızlıklar, oksit tabakaları, inklüzyonlar ve hidrojen gazı gibi istenmeyen unsurlar içerebilmektedir. Alüminyum döküm süreçlerinde bu safsızlıkların sıvı metal temizleme yöntemleriyle giderilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada alüminyum alaşımlarının dökümünde kullanılan farklı sıvı metal temizleme yöntemlerinin etkinliği ile ilgili deneysel araştırma yapılmıştır. Bu bağlamda ergimiş hurda A356 alaşımının flaks, sabit lans ve döner tip gaz giderme yöntemleri ile sıvı metal temizliği yapılarak dökümleri gerçekleştirilmiştir. Döküm deneylerinde vakum altında katılaştırma (VAK), K-mold, spiral akıcılık ve mekanik test kalıpları kullanılarak numuneler üretilmiştir. Her yöntemin sıvı metal içindeki inklüzyonları ve gazları ne ölçüde giderdiği; mikroyapı analizleri, mekanik testler, yoğunluk ölçümleri ve akıcılık testleri ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda döner tip gaz giderme yönteminin, flaks ve sabit lans yöntemlerine kıyasla sıvı metal temizleme işlemlerinde daha etkili olduğu belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Kriyojenik çevrimlerin performans analizi

    Hüsniye Çubukçu

    Bu çalışmada; soğutma çevrimlerinin çeşitlerine, özelliklerine, hangi durumlarda kullanıldıkları ve çevrimin nasıl gerçekleştiğine bakılıp; Termodinamiğin, ekserji ve ekserji analizlerinin ne olduğu gösterilerek kriyojenik çevrimler üzerinde nasıl uygulandığı denklemler ile gösterilmiştir. Ayrıca doğal gaz sıvılaştırma için iki kademeli reküperatörlü buhar sıkıştırmalı kaskad kriyojenik çevrimin enerji, ekserji ve performans analizi yapılarak optimum çalışma şartları tablolar ve eğriler şeklinde gösterilmiştir. İş akışkanı cinsinin ve kompresör basıncının performans üzerinde çok önemli etkilere sahip olduğu sonucuna varılmış ve gösterilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Kurumsal sosyal sorumluluğun insan kaynakları yönetimi ile ilişkisinde işten ayrılma niyetinin rolü

    Kübra İlhan

    Bu tezde, kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarının insan kaynakları yönetimi üzerindeki etkisi ve bu ilişkide işten ayrılma niyetinin aracı rolü incelenmiştir. Araştırmanın amacı, kurumsal sosyal sorumluluğun insan kaynakları yönetimi süreçlerine katkısını ve işten ayrılma niyetinin bu ilişkiye yönelik etkisini ampirik olarak ortaya koymaktır. Çalışma, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir üniversitede görev yapan toplam 410 akademik ve idari personelden toplanan verilerle yürütülmüştür. Veriler anket yöntemiyle elde edilmiş ve analiz sürecinde SPSS, AMOS ve Jamovi programlarından yararlanılmıştır. Ölçeklerin geçerlik ve güvenirlik analizleri gerçekleştirildikten sonra yapısal eşitlik modellemesi ile hipotezler test edilmiştir. Bulgular, kurumsal sosyal sorumluluğun insan kaynakları yönetimi üzerinde anlamlı ve olumlu bir etkiye sahip olduğunu, kurumsal sosyal sorumluluğun işten ayrılma niyetini azalttığını ve işten ayrılma niyetini kurumsal sosyal sorumluluk ile insan kaynakları yönetimi arasındaki ilişkide kısmi bir aracı rol üstlendiğini göstermektedir. Çalışma, kurumsal sosyal sorumluluğun yalnızca toplumsal katkı sağlamanın ötesinde, çalışanların bağlılığını güçlendiren ve insan kaynakları yönetimi süreçlerini destekleyen stratejik bir unsur olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, araştırma sonuçlarının hem akademik literatüre katkı sağlaması hem de örgütlerin insan kaynakları stratejilerini daha etkin şekilde geliştirmelerine yönelik yol gösterici olması beklenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Türkçe öğretiminde yapay zekâ kullanımı ile ilgili öğretmen görüşlerinin incelenmesi

    Emine Gül Aydoğdu

    Türkçe öğretiminde yapay zekâ teknolojilerinin kullanımına yönelik öğretmen görüşlerinin incelenmesini amaçlayan bu çalışmada nitel araştırma yönteminin olgubilim (fenomenoloji) deseni tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Araştırma, öğretmenlerin YZ teknolojilerini nasıl algıladıkları, bu teknolojileri hangi amaçlar için kullandıkları, eğitim süreçlerindeki rolünü nasıl değerlendirdikleri ve etik kullanımına ilişkin görüşlerini analiz etmektedir. Çalışma, Türkçe öğretiminde YZ'nin etkin ve etik kullanımını anlamak için öğretmenlerin bu teknolojiyi algılama biçimlerini, tutumlarını ve deneyimlerini incelemeyi hedeflemektedir. Araştırma kapsamında, öğretmenlerin YZ'yi yazma, değerlendirme ve bireyselleştirilmiş öğrenme gibi öğrenim alanlarında nasıl kullandığına ilişkin görüşlerine yer verilerek öğretmen görüşleri analiz edilmiştir. Veri toplama süreci, nitel yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla gerçekleştirilmiş olup, elde edilen veriler içerik analizi ve tematik analiz yaklaşımları doğrultusunda sistematik olarak analiz edilmiştir. Nitel veri analizi programları olan MAXQDA ve NVivo programlarından da yardım alınmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenler YZ'nin eğitimde öğrenci güdülenmesini arttırma, öğrencilere kişisel ihtiyaçlarına yönelik bireyselleştirilmiş öğretim süreçleri sunma fırsatlarını vurgulamakta; bunun yanı sıra teknolojilerin etik kullanımı, veri güvenliği ve mahremiyet ile ilgili konularında endişelerini dile getirmektedirler. YZ teknolojilerinin Türkçe öğretiminde daha verimli bir şekilde kullanılabilmesi için öğretmenlerin dijitali kullanma yeteneklerinin artırılması ve etik yönergelerin netleştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırma, yapay zekânın eğitimdeki rolünün daha etkili hale gelmesi için planlar sunmakta ve eğitimcilere yol gösterici bilgiler vermektedir. Anahtar Kelimeler: Yapay zekâ, Türkçe öğretimi, öğretmen görüşleri, eğitim teknolojileri, etik kullanım.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin çok yönlü liderlik yönelimi, rekreasyonel liderlik davranışı ve boş zaman yönetimi arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Furkan Şahin

    Araştırmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin çok yönlü liderlik yönelimleri, rekreasyonel liderlik davranışları ve boş zaman yönetimi arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen çalışmada örneklem grubu toplam 385 (n) katılımcının bulunduğu Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden oluşmaktadır. Katılımcıların konu ile ilgili görüşlerinin alınması için 4 ayrı form kullanılmıştır. Bunlar; Kişisel Bilgi Formu, Çok Yönlü Liderlik Yönelimi Ölçeği, Rekreasyonel Liderlik Davranışı Ölçeği ve Boş zaman Yönetimi Ölçeği. Elde edilen tüm ham veriler SPSS (26. versiyon) yazılımında test edilmiştir. Verilerin analiz sürecinde ilk olarak tanımlayıcı analizler gerçekleştirilmiştir ve Parametrik testlerin kullanımına uygun olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda; t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve ilişki testlerinden pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. İlgili testler aracılığı ile yapılan sınamalar neticesinde katılımcıların çok yönlü liderlik yönelimine ilişkin cinsiyet, yaş ve haftalık boş zaman değişkeni bağlı istatistiki açıdan anlamlı bulgular tespit edilmiştir. Rekreasyonel liderlik davranışına ilişkin ise haftalık boş zaman ve yaş değişkenine bağlı istatistiki açıdan anlamlı bulgular bulunmuştur. Boş zaman yönetimine ilişkin cinsiyet ve sınıf düzeyi alt boyutuna bağlı istatistiki açıdan anlamlı bulgular bulunmuştur. Son olarak çok yönlü liderlik yönelimi, rekreasyonel liderlik davranışı ve boş zaman yönetimi alt boyutları arasında düzeyi ve yönü farklılık gösteren ilişkilerin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Kur'ân kursu öğrencilerinin kader anlayışı (Trabzon örneği)

    Serdar Öztürk

    Bu çalışmada, Kur'ân Kursu öğrencilerinin kader kavramına ilişkin anlayışları ele alınmıştır. İslâm düşüncesinde önemli bir yer tutan kader, bireyin özgür irâdesi ve sorumluluğu ile doğrudan ilişkilidir. Bu bağlamda, i'tikâdî mezhepler arasında kader konusundaki yaklaşımlar farklılık göstermektedir. Cebriyye, insanın irâdesiz olduğunu ve tüm olayların Allah'ın takdîriyle gerçekleştiğini savunurken; Mu'tezile, insanın özgür irâdesine vurgu yaparak onun kendi fiillerinden sorumlu olduğunu dile getirir. Kaderiyye ise insanın kaderini tamamen kendi irâdesiyle belirlediğini ve Allah'ın fiillere müdahalesinin bulunmadığını ileri sürer. Ehl-i Sünnet'e mensup kelâm mezheplerinden Eş'ariyye, kaderin Allah'ın bilgisi ve takdîriyle belirlendiğini ancak insanın sınırlı da olsa bir irâdeye sahip olduğunu ifade ederken; Mâtürîdiyye, insanın eylemlerinde irâdesinin daha etkin bir rol oynadığını kabul eder. Bu çalışma, söz konusu farklı görüşler çerçevesinde Kur'ân Kursu öğrencilerinin kader algılarını bir anket uygulaması yoluyla analiz etmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Elit atletlerde psikolojik yetimliğin sporda ahlaktan uzaklaşmalarına etkisi

    Abdurrahman Kara

    Bu çalışmanın temel amacı, elit atletlerde psikolojik yetimliğin sporda ahlaktan uzaklaşmalarına olan etkisini incelemektir. Bu bağlamda çalışmanın örneklemini Türkiye Atletizm federasyonuna bağlı çeşitli kulüplerden 134'ü kadın, 203'ü erkek olmak üzere toplam 337 atlet oluşturmaktadır. Araştırmada her ölçek maddesinin minimum 5, maksimum 20 katı olmalıdır, kuralı dikkate alınmıştır. Araştırma örnekleminin belirlenmesinde sporcularda psikolojik yetimlik ölçeği 27 ve sporda ahlaktan uzaklaşma ölçeği 8 olmak üzere toplamda 35 madde bulunması ve ölçek sayısının en az beş katı kadar katılımcı zorunluluğu, çalışma için minimum katılımcı sayısının 175 olmasını gerektirmiştir. Verilerin toplanması adına bu örneklem grubuna üç ayrı form yöneltilmiştir. Bunlar; kişisel bilgi formu, sporda ahlaktan uzaklaşma ölçeği ve sporcularda psikolojik yetimlik ölçeğidir. Mevcut formlar aracılığıyla elde edilen verilerin analiz süreci SPSS 22.0 istatistiksel paket programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Yapılan tanımlayıcı analizlere ek olarak verilerin normal dağılım sergileyip sergilemediği kontrol edildikten sonra parametrik testlerin yapılması uygun bulunmuştur. İkili grup karşılaştırmalarında Bağımsız Örneklem t-Testi, üç ve daha fazla grup içeren karşılaştırmalarda ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA sonucunda anlamlı fark tespit edilen durumlarda, farkın kaynağını belirleyebilmek adına Tukey HSD testi uygulanmıştır. Araştırma neticesinde sporda ahlaktan uzaklaşma ve psikolojik yetimlik, birbirini etkileyen önemli faktörler olarak değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda gelecek çalışmalarda mevcut konunun derinlemesine incelenmesi adına nitel veya karma yöntemlerin kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Atletizm, sporda ahlaktan uzaklaşma, psikolojik yetimlik

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Arap edebiyatında din ve feodalizm

    Hazine Gül Cengiz

    Arap edebiyatında din ve feodalizm, yalnızca edebî bir estetik ya da tarihsel bir olgu olarak değil, toplumsal kimliğin, adalet arayışının ve bireysel özgürlüğün odak noktası olarak büyük önem taşır. Bu iki tema, Arap toplumlarının kültürel hafızasında ve sosyopolitik yapısında belirleyici bir yer edinmiştir. Din, Arap edebiyatında hem manevi bir sığınak hem de toplumsal düzeni şekillendiren bir unsur olarak ele alınırken; feodalizm, toplumsal tabakalaşmanın ve güç dengesinin edebî yansımaları üzerinden yeniden yorumlanır. Bu çalışmanın odak noktası, Arap edebiyatında din ile feodalizmin birey ve toplum üzerindeki etkilerini eleştirel bir şekilde analiz etmektir. Edebi metinlerde dinin, bireysel özgürlükler ve ruhsal gelişim açısından nasıl bir rol oynadığı, geleneksel inançların ve pratiklerin toplumsal değişimi nasıl etkilediği irdelenir. Aynı şekilde, feodal yapının toplumsal adalet, sınıfsal eşitlik ve bireysel potansiyel üzerindeki olumsuz yansımaları; şiir ve nesir türlerindeki örnekler üzerinden detaylandırılır. Arap edebiyatında bu temaların işleniş biçimi, yalnızca geçmişe dair bir anlatı sunmakla kalmaz, aynı zamanda çağdaş toplumsal dönüşüm süreçleri için de yol gösterici olur. Din ve feodalizm çerçevesindeki sorgulamalar, modernleşen Arap toplumlarının karşı karşıya olduğu özgürlük, eşitlik ve adalet taleplerine yeni açılımlar getirmektedir. Böylece edebiyat, hem geleneğin eleştirisi hem de geleceğin toplumsal idealleri için bir laboratuvar niteliği kazanır. Sonuç olarak, bu çalışmanın önemi, Arap edebiyatında din ve feodalizmin evrensel insanlık sorunlarına verdiği tepkilerden ve sunduğu çözüm önerilerinden kaynaklanır. Toplumsal değişimin dinamikleriyle bireysel dönüşümün yollarını kesiştiren Arap edebiyatı, güncel tartışmalar ve gelecek vizyonları adına zengin ve ilham verici bir kaynak sunmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Osmanlı âlimi Ahmed b. Zeynî Dahlân'ın Sünnîlik tasavvuru

    Fatma Zengin

    Bu tez 19. yüzyılda Mekke'de yaşamış önemli bir Şâfiî âlimi olan Ahmed Zeynî Dahlân'ın Sünnîlik tasavvurunu mezhepler tarihi disiplini çerçevesinde incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, Dahlân'ın Ehl-i Sünnet anlayışını hangi ilkeler doğrultusunda şekillendirdiğini, itikadî meselelerde hangi çizgide durduğunu ve dönemin yaygın mezhebî akımlarına nasıl yaklaştığını ortaya koymaktır. Dahlân, yaşadığı dönemde özellikle Şia, Mu'tezile, Hâricîlik ve Vehhâbîlik gibi oluşumları Ehl-i Sünnet dışında konumlandırmış; itikadî bütünlüğün korunmasına yönelik görüşler ileri sürmüştür. Çalışmada, Dahlân'ın bu görüşleri hangi meseleler üzerinden inşa ettiği belirlenmiş; kelâmî tartışmalarda izlediği esaslar tespit edilmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte, Dahlân'ın eleştiri yöntemi çalışmanın ana eksenini oluşturmamakta; daha çok hangi mezhep anlayışlarını ve inanç öğelerini dışladığına odaklanılmıştır. Tezin birinci bölümünde Dahlân'ın hayatı, ilmî şahsiyeti ve yazdığı eserler tanıtılmış; ikinci bölümde onun Allah'ın sıfatları, iman, kader, rü'yetullah gibi temel inanç konularına yaklaşımı değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise Şia, Mu'tezile, Hâricîlik ve Vehhâbîlik gibi mezheplerle ilgili görüşleri analiz edilmiştir. Çalışmada nitel yöntem benimsenmiş; Dahlân'ın özgün Arapça eserleri esas alınarak metin çözümlemesi yapılmıştır. Fıkhî ve tasavvufî alanlar kapsam dışı bırakılmış; araştırma itikadî mezhepler bağlamında yapılandırılmıştır. Bu tez, Ahmed Zeynî Dahlân'ın klasik Sünnî çizgiyi nasıl koruduğunu, mezhep sınırlarını nasıl tanımladığını ve Ehl-i Sünnet kimliğini ne şekilde inşa ettiğini anlamaya yönelik bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Ahmed Zeynî Dahlân, Ehl-i Sünnet, Mezhepler Tarihi, itikadî mezhepler, fırkalaşma, 19. yüzyıl, gelenek, kimlik.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Katı yakıtlı kombine çevrimlerin performans ve ekserji analizi

    Enes Akçay

    Dünyada enerji ihtiyacı uluslararası düzeyde önemli bir yer kaplamaktadır. Artan sanayileşme, teknolojinin hızla gelişmesi enerji ihtiyacınıda her geçen gün arttırmaktadır. Dünya üzerindeki enerji kaynaklarının tükenebilir olması yüksek verimlilikle kaynakların kullanımını ön plana çıkartmaktadır. Yapılan bu çalışmada yüksek ısıl enerjiye sahip GT-MHR tip nükleer santralin performans ve ekserji analizi NIST Kimya kitabında modellenerek yapılmıştır. GT-MHR, bir yandan Brayton çevrimi ile helyum gazını kullanarak elektrik üretirken, diğer yandan sistemin atık ısısını Rankine çevrimi ile değerlendiren bir yapı sunmuştur. Brayton çevrimi, helyum gazının reaktör çekirdeğinde yüksek sıcaklıklara kadar ısıtılmasını, ardından bir gaz türbini yardımıyla mekanik enerjiye dönüştürülmesini sağlar. GT-MHR'nin tasarımında yer alan bu hibrit yapı, nükleer ve yenilenebilir enerji kaynaklarının bir arada kullanımına olanak tanır. Yaklaşık 14.000 - 16.000 kPa aralığında ekserji veriminin maksimum seviyeye ulaştığı belirlenmiştir. Bu noktada sistemin ekserji kayıpları en düşük seviyeye yaklaşmakta ve bileşenler en ideal çalışma koşullarına erişmektedir. Eğer sistem bu aralığın altında veya üstünde çalıştırılırsa, toplam ekserji verimi azalacaktır. Dolayısıyla, optimum çalışma koşullarını sağlamak için kompresör basıncının dikkatli bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Kompresör basıncı 12.000 kPa basınç seviyesinde iken 570.000 kW civarında olan net iş üretimi, 22.000 kPa seviyesinde yaklaşık 535.000 kW'a kadar düşmektedir. Bu eğilim, kompresör basıncının artırılmasının sistemin toplam iş üretimi üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu göstermektedir. Başlangıçta pompa basıncı 500 kPa'da yaklaşık 0,745 (%74,5) seviyesinde olan ekserji verimi, 1000 kPa basınç seviyesinde %75,1'e kadar yükselmektedir. 500 kPa seviyesindeki pompa basıncı yaklaşık 532.000 kW olan net iş üretirken, 1000 kPa seviyesinde 560.000 kW'a kadar çıkmaktadır. Böylece, GT-MHR hem yüksek verimliliği hem de çevresel sürdürülebilirliği bir araya getirerek geleceğin enerji teknolojilerine öncülük etmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Türkiye ve Azerbaycan’da Güçler Ayrılığı İlkesinin Anayasalar Özelinde Karşılaştırılması

    Kantar, Gokmen; Kan, Muhammed Enes

    Bu çalışmanın amacı Türkiye ve Azerbaycan’ın güçler ayrılığı ilkesinin görünümünün ve yasama, yürütme, yargıya ilişkin düzenlemelerinin karşılaştırılmalı olarak incelenmesidir. Bu amaç çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası doküman incelemesi yöntemi ile incelenmiş ve nitel araştırmalarda sıklıkla kullanılan içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Makalede elde edilen bulgular Türkiye ve Azerbaycan anayasalarının yasama, yürütme ve yargıya ilişkin düzenlemeleri arasında oldukça büyük benzerlikler olduğunu ortaya koymuştur. Her iki ülkede de yasama yetkisi halk tarafından seçilen meclislere, yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına, yargı yetkisi ise bağımsız mahkemelere verilmiştir. Aralarında küçük farklılıklar olsa da her iki ülkede de yasamayı oluşturan milletvekilleri ve yürütmenin başı olan Cumhurbaşkanında aranan nitelikler açıkça belirtilmiş, yaşa dayalı tecrübe, eğitim seviyesi ve ülke vatandaşı olma kriterlerine önem verilmiştir. Hem Türkiye hem de Azerbaycan anayasasında Cumhurbaşkanına yardımcı bir üst kurul niteliğinde olan Bakanlar Kurulu bulunmasına rağmen, özellikle başında bir başbakanın bulunması, düzenleme yapabilme yetkisinin verilmesi ve anayasada çeşitli görev ve yetkiler açıkça düzenlenmesi açısından Azerbaycan’da Bakanlar Kurulu’na daha özel bir statü verildiği görülmüştür. Anayasaların her ikisinde de yargı bölümlerinde mahkemeler ile hakim ve savcıların bağımsızlıkları anayasal güvence altına alınmış ve özellikle Anayasa Mahkemesi’ne ilişkin düzenlemelere geniş bir yer ayrılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2025
    Farklı Pişirme Kaplarının Seçili Üç Yemeğin Duyusal Özellikleri Üzerine Etkisi

    Ünlü, Hami

    Yiyeceklerin pişirilmesi ateşin keşfedilmesi ile başlamış ve çeşitli pişirme kapları kullanılarak günümüze kadar devam etmiştir. Bu çalışmada yiyeceklerin pişirilmesinde kullanılan güveç, bakır ve çelik pişirme kaplarının yemeklerin duyusal özellikleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bulgur, mercimek ve kuru fasulye aynı reçetelere göre bu üç farklı pişirme kabı kullanılarak pişirilmiş ve koku, doku, lezzet ve görünüş özellikleri açısından 12 panelist tarafından değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda güveç kabında pişirilen bulgur, mercimek ve kuru fasulye duyusal özellikler ve genel beğeni bakımından diğer kaplara göre daha iyi sonuçlar vermiştir. Bakır pişirme kabında pişirilen ürünlerde çelik pişirme kabında pişirilen ürünlere göre duyusal özellik ve genel beğeni açısından iyi sonuçlar vermiştir. Çalışma sonucunda duyusal özellik ve genel beğeni açısından en iyi sonuçlar güveç, bakır ve çelik şeklinde sıralanmıştır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Hızlı Okuma Eğitiminin İlkokul Dördüncü Sınıf Öğrencilerinin Okuma Hızlarına ve Anlama Düzeylerine Etkisi

    Boyraz, Celal; Kırkkılıç, Zeynep Oktay

    Araştırmanın temel amacı, hızlı okuma eğitiminin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuma hızlarına ve anlama düzeylerine etkisini incelemektir. Bu doğrultuda araştırma, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel model olarak desenlemiştir. 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde gerçekleştirilen araştırmaya Bayburt ili merkez ilçesine bağlı bir devlet okulunun dördüncü sınıf A ve B şubelerinde öğrenim gören öğrenciler katılmıştır. Örneklemi 16 deney, 15 kontrol olmak üzere 31 öğrenci oluşturmaktadır. Deneysel süreçte önce her iki sınıfa ön test olarak Okuduğunu Anlama Başarı Testi uygulanmış ve araştırmacılar tarafından belirlenen metin üzerinden okuma hızı ölçümü yapılmıştır. Deney grubuna araştırmacı tarafından Hızlı Okuma Eğitimi verilmiştir. Deneysel işlem sonrasında veri toplama araçları son test olarak yeniden uygulanmıştır. Araştırma kapsamında ulaşılan verilerin normal dağılıp dağılmadığını incelemek için Shapiro-Wilk normallik testi sonuçları, basıklık-çarpıklık katsayıları, histogram ve kutu grafikleri incelenerek verilerin parametrik testlerle çözümlenmesine karar verilmiştir. Sonuç olarak hızlı okuma eğitiminin okuduğunu anlama başarısını ve okuma hızını olumlu yönde etkilediği görülmüştür.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    İlhanlı Döneminde Önemli Bir Merkez: Sugurluk (Taht-i Süleyman)

    Dayı, Özkan

    İlhanlı döneminde Sugurluk olarak adlandırılan mekân, on üçüncü yüzyıl öncesinde Sâsânîler ve Arap hâkimiyeti döneminde bir yerleşim alanı olarak kullanılmıştır. Bünyesinde Sâsânîler zamanının üç büyük mabedinden biri olan Âzergoşnasb Ateşgedesi’ni barındıran bu alan, Pehlevî kaynaklarında Genzek ve Arap kaynaklarında Şîz ismi ile anılmıştır. Bu mekân, günümüzde ise Taht-i Süleyman olarak bilinmektedir. Sâsânî döneminin en önemli mabedlerinden olan Âzergoşnasb Ateşgedesi, Sâsânîlerden sonra onuncu yüzyılın sonuna kadar faaliyetine devam etmiştir. Ateşgedenin bulunduğu bu mekâna Arap hâkimiyeti sırasında Şîz ismi verilmiştir. Şîz, on birinci yüzyıldan itibaren iki yüzyıl kadar iskân edilmemiştir. Günümüzde Taht-i Süleyman ismiyle bilinen yerleşke, İlhanlı döneminde Sugurluk ismi verilen Taht-i Süleyman, yeniden yerleşime açılmıştır. İlhanlı dönemi kaynaklarında Taht-i Süleyman, Suturlik, Surluk ve Sugurluk olarak adlandırılmıştır. İlhanlı hâkimiyetinde Sugurluk’a İlhanların ve hanedan üyelerinin konakladığı bir av köşkü ve bazı binalar inşa edilmiştir. Özellikle İlhan Abaka zamanından itibaren oldukça etkin bir şekilde kullanılan Sugurluk, devlet işlerinin görüşüldüğü, İlhanlı hanedanının özel hazinelerinin koruma altına alındığı ve devlet adamlarının konakladığı bir yazlık saray yerleşkesi veya av köşkü işlevinde hizmet vermiştir. İlhanlı tarihini ilgilendiren önemli kararların alındığı bir yer olarak çok da bilinmeyen Sugurluk, bir yazlık yerleşke olmanın ötesinde İlhanlılar zamanında önemli bir siyasi mekân durumuna da yükselmiştir. İlhanlı tarihinde önemli bir yere sahip olan Büyük Bulugan Hatun’un ordusu ile konakladığı, Şehzade Gazan’ın çocukluk yıllarının geçtiği, İlhan Argun’un vezaretine Emir Buka ve daha sonra Sa’du’d-devle’yi atadığı önemli olaylara mekân olan fakat İlhanlı tarihi araştırmalarında satır arasında kalan Sugurluk’u çalışmamızda tarihi süreci ile tanıtmayı amaçlamaktayız.

  • MakaleYalnız künye2025
    Kamu kurumlarında örgütsel desteğin çalışan sesliliği ve çalışanların bilgi uçurma davranışları üzerine etkisi

    Kan, Muhammed Enes

    Bu çalışmanın amacı çalışanların algıladıkları örgütsel desteğin çalışan sesliliği ve çalışanların bilgi uçurma davranışları üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Çalışma seçilen bir belediye üzerinde gerçekleştirilmiş ve belediye çalışanlarına demografik sorulara ilaveten algılanan örgütsel destek, çalışan sesliliği ve bilgi uçurma davranışı ölçeklerinden oluşan bir anket uygulanmıştır. Çalışanlardan toplam 202 veri toplanarak analizler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular çalışanların algıladıkları örgütsel desteğin çalışan sesliliği boyutu ve onun alt boyutları olan teşvik edici seslilik ve yasaklayıcı seslilik boyutlarına anlamlı ve pozitif bir etkisinin olduğunu göstermektedir. Algılanan örgütsel desteğin bilgi uçurma davranışını anlamalı ve pozitif yönde etkilediği, bilgi uçurma davranışının alt boyutlarından içsel bilgi uçurmayı anlamlı ve pozitif yönde etkilediği, dışsal bilgi uçurma davranışına ise anlamlı bir etkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Rize Çay Bahçeleri İçin Tehdit Oluşturan Türkiye İçin Yeni Bir İstilacı Bitki Kaydı: Begonia cucullata Willd. var. hookeri (A.DC.) L.B.Sm. & B.G.Schub

    Sefali, Abdurrahman; Demir, İbrahim; Yapar, Yakup; Keser, Ali Murat; Yurtvermez, Bayram

    Bir alanın biyolojik çeşitliliği mevcut doğal envanterin devamlılığı için önemlidir. Benzer şekilde tarım alanlarında verimi üst düzeyde tutabilmek insanoğlu için zorunluluk haline gelmiştir. İstilacı bitkiler biyolojik çeşitliliği ve tarımı, olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmaya konu olan Begonia cucullata Willd. var. hookeri (A.DC.) L.B.Sm. & B.G.Schub taksonu, Rize ilindeki bazı çay (Camellia sinensis (L.) Kuntze) bahçelerinde doğal yollarla yayılmaya başladığı tespit edilmiştir. Yerel düzeyde çay bahçelerinin ekonomik ve tarımsal önemi göz önünde bulundurulduğunda, bu kaydın ne denli önem arz ettiği görülmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 15 · Karasal Yaşam