Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Bulut, Mehmet(6)
- Kırbaş, Zila Özlem(4)
- Ozdemir, Mustafa(4)
- Sönmez Sarı, Ebru(4)
- Güneş, Hüseyin(3)
- Semerci, Vahide(3)
- Akeren, Zahide(2)
- Alacadağlı, Esmeray(2)
- Demirağ, Hatice(2)
- Kaba, Nagihan Köroğlu(2)
- Kılınç, Mehmet(2)
- Terzi, Handan(2)
- Öztürk, Havva(2)
- Aba, Aysun Turkay(1)
- Akpolat, Hacer(1)
- Aktaş, Esat(1)
- Albayrak, Sirer(1)
- Alpay, Ahmed Hamza(1)
- Altuntas, Serkan(1)
- Ari, Sinan(1)
- Ayberkin, Doruk(1)
- Aytekin, Melek Şen(1)
- Ağırbaş, İnci Seçkin(1)
- Bayraktar, Mukaddes Kılıç(1)
- Başar, Selim(1)
- Bilgin, Yusuf(1)
- Boyraz, Celal(1)
- Boz, Emre(1)
- Bozma, Gürkan(1)
- Bozma, Kübra(1)
- Bulbuloglu, Semra(1)
- Bülbül, Ayşe Eliüşük(1)
- Büte, Mustafa(1)
- Cin, Aynur(1)
- Daştan, Buket(1)
- Demir, Rahime Nur(1)
- Demirer, Büşra(1)
- Durmaz, Atakan(1)
- Durmuş, İbrahim(1)
- Elmalı, Kübra(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ4K-12 Beceri Eğitiminde Üst Düzey Düşünme Becerileri: Sosyal Bilgiler Dersi Örneği
Boyraz, Celal; Ari, Sinan
K-12 Beceriler Çerçevesi temelinde Sosyal Bilgiler dersi kapsamında üst düzey düşünme becerilerinin incelendiği bu çalışmada analitik araştırma deseni benimsenmiştir. Araştırmanın ilk veri kaynağı Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı (2018) olup diğer veri kaynakları güncel okutulan sosyal bilgiler ders kitaplarıdır. Araştırmada öncelikli olarak dersin kazanımları her iki araştırmacı tarafından yenilenmiş Bloom taksonomisi bağlamında incelenmiş ve hangi üst düzey düşünme becerisine yönelik olduğu kararlaştırılmıştır. Ardından üst düzey düşünme becerileri ile eşleştirilen kazanımların ders kitaplarında nasıl yer aldığı incelenmiştir. Verilerin analizi sürecinde her iki araştırmacı tarafından kontrol listeleri ile ulaşılan sonuçlar karşılaştırılmıştır. Uyum değeri hesaplandıktan sonra kazanımlar üzerinde tek tek tartışmalar gerçekleştirilerek üst düzey düşünme becerileri üzerine fikir birliğine varılmıştır. Tüm bu sürecin sonunda veriler betimsel analiz yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre üst düzey düşünme becerilerinin yetersiz olduğu ve öğrenme alanlarına göre dengeli bir dağılım olmadığı, kitaplarda yer alan etkinliklerin, hazırlık ve değerlendirme sorularının üst düzey düşünme becerilerini yansıtmada yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Kitaplarda yer alan etkinlik sorularının genelde çıkarım yapma, karşılaştırma gibi bütünleşik becerileri yansıttığı görülmüştür. Araştırma sonunda program güncelleme çalışmalarında kazanım beceri eşleştirilmesinin yapılmasına, öğrenme alanlarına göre üst düzey düşünme becerilerinin dengeli dağılımına ve ders kitaplarının bu noktalara dikkat edilerek hazırlanması önerilmiştir.
AtıfOpenAlex6TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2023Ebelik bölümü öğrencilerinin cinsellik ve cinsel sağlıkla ilişkili bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi
Öcalan, Dilek; Aytekin, Melek Şen; Kahraman, Aysenur; Işık, Hafsa Kübra
Amaç: Araştırma ebelik bölümü öğrencilerinin cinsellik ve cinsel sağlıkla ilişkili bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı tipte olan araştırma, Türkiye’nin kuzeyinde yer alan bir ildeki üniversitede ebelik bölümüne kayıtlı olan, gönüllü 307 öğrenci ile yürütülmüştür. Veriler, Sosyodemografik Veri Formu ve Cinsel Sağlık Bilgi Testi (CSBT) ile toplanmıştır. Bulgular: Öğrencilerin CSBT puan ortalaması 26.95±7.0’dir. Ebelik son sınıfta olan, sözlüsü/nişanlısı ya da partneri olan, cinsel sağlığa yönelik ders ya da eğitim alan, bu konuda bilgi düzeyini yeterli bulan, okullarda cinsel sağlığa ilişkin eğitim verilmesi ve üniversitede danışma birimi olması gerektiğini düşünen öğrencilerin CSBT puanları daha yüksektir (p<0.05). Sonuçlar: Öğrencilerin cinsel sağlık bilgisi orta düzeydedir. Ebelik öğrencilerinin cinsel sağlık bilgisinin geliştirilmesi ve farkındalıklarının arttırılması için ders müfredatlarında kapsamlı cinsel eğitimlerin yer alması önerilebilir.
AtıfOpenAlex8TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2023Toplumda Yaşayan Yaşlı Yetişkinlerin Pandemi Farkındalığı: Tanımlayıcı-Kesitsel Bir Çalışma
Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru
Giriş: COVID-19 pandemisi, tüm dünyada özellikle yaşlı popülasyonun sağlık ve iyilik halini olumsuz etkilediği bilinen önemli bir halk sağlığı krizidir. Bu çalışma toplumda yaşayan yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığı ve yordayıcı faktörlerinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Bu araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapıldı. Araştırmanın verileri 188 yaşlı yetişkinden kişisel bilgi formu ve Pandemi Farkındalık Ölçeği kullanılarak yüz yüze toplandı. Veriler tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t-testi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Araştırmaya katılan yaşlı yetişkinlerin Pandemi Farkındalık Ölçeği toplam puan ortalaması 33,08 ± 3,58 idi. Evli olanların, ortaokul ve üzeri mezunu olanların, yüksek gelirli olanların, çalışanların ve COVID-19 aşısı olanların pandemi farkındalıklarının yüksek olduğu belirlendi (p < 0,05). Çoklu doğrusal regresyon analizinde kadınların (β = 0,282, %95 GA = 0,451-3,590), ortaokul ve üzeri mezunların (β = 0,459, %95 GA = 1,464-5,883) ve yüksek gelirli olanların (β = 0,182, %95 GA = 0,216-2,438) Pandemi Farkındalık Ölçeği puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptandı (p < 0,05). Sonuç: Yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığının orta-üzeri düzeyde olduğu belirlendi. Cinsiyet, eğitim durumu ve sosyoekonomik durum değişkenlerinin yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığı düzeyinin yordayıcıları olduğu saptandı. Çalışma sonuçları, yaşlı yetişkinlerin pandemiler hakkında bilgi ve farkındalığını artırmayı amaçlayan koruyucu sağlık hizmetlerinde erkek cinsiyetine, eğitim düzeyi ve düşük gelirli olanlara daha fazla önem verilmesi gerektiğini göstermektedir..
- MakaleAçık Erişim2023Self-efficacy levels of individuals with type 2 Diabetes Mellitus in the use of diabetes drugs: The example of Gümüşhane and Bayburt province
Demirağ, Hatice; Cin, Aynur; Daştan, Buket
This study was conducted to determine the self-efficacy levels of individuals with Type 2 Diabetes Mellitus in the use of diabetes medication. The population of the descriptive study consisted of individuals with Type 2 Diabetes Mellitus residing in Gümüşhane and Bayburt provinces. The sample size was determined with the G*Power 3.1.6.9 program. A total of 315 individuals were reached in the study using a snowball sampling method. Data were collected by “Google Form” us- ing “Personal Information Form” and “Diabetes Medication Self-Efficacy Scale”. In the analysis of the data, independent groups t-test, one-way ANOVA test and Pearson product moments correlation test were used. The average age of the individuals with Type 2 Diabetes Mellitus participating in the study was 52.29±14.74 years, the duration of diabetes disease was 9.23±6.25 years, and 81% of them were men. The total average score of the participants from the “Diabetes Medication Self-Efficacy Scale" was determined as 38.70±12.36 points. It was found that the average total score of the” Diabetes Medication Self-Efficacy Scale" was higher for women than men, singles than married. Again, the total scale score averages were statistically different according to the occupational group (p<0.001). In addition, the average total score of the “Diabetes Drug Use Self-Efficacy Scale” was found to be higher for individuals who received training on diabetes drug use compared to individuals who did not receive it. It was found that the average scores of the participants from the "Diabetes Medication Self-Efficacy Scale" and its sub-dimensions were moderate. In order to increase the diabetes drug use self-efficacy levels of participants diagnosed with Type 2 diabetes, training on the use of diabetes drugs can be expanded.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2023Etkinlik ve Eşitlik Açısından Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Uzlaşma
Bulut, Mehmet
Türk sosyal güvenlik sisteminde, devamlı nitelikteki işyerlerinde uygulanan asgari işçilik in- celemeleri sonucunda ortaya çıkan prim, gecikme cezası, gecikme zammı ve idari para cezaları için uzlaşma düzenlemesi bulunmaktadır. Ancak uzlaşma talep edilebilmesi için ortaya çıkan prim kaybının herhangi bir sigortalıya maledilmemesi gerekmektedir. Bu itibarla sosyal güvenlikte uz- laşma uygulamasının oldukça sınırlı bir kapsamı bulunmaktadır. Bununla birlikte uzlaşma dü- zenlemesinin, kapsamı, yapısı ve usulü göz önünde bulundurulduğunda gerek eşitlik gerekse de kanunilik ilkesine aykırı sonuçlar ortaya çıkardığı görülmektedir. Türk vergi sisteminde uzun yıl- lardır uygulanan uzlaşma düzenlemesinden farklı olarak Türk sosyal güvenlik sistemindeki uz- laşma uygulaması akademik olarak ilgi gösterilmiş bir konu olmamıştır. Bu itibarla Türk sosyal güvenlik sistemindeki uzlaşma düzenlemesini uygulama, etkinlik ve eşitlik açısından ele alan bu çalışmamız özgün bir niteliğe sahiptir.
- MakaleAçık Erişim2023Hemşirelerin aşı karşıtlığı düzeylerinin belirlenmesi
Kırbaş, Zila Özlem; Semerci, Vahide; Güneş, Hüseyin
Amaç: Bu çalışma hemşirelerin aşı karşıtlığı düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Çalışma 15 Eylül-30 Eylül 2022 tarihleri arasında bir eğitim araştırma hastanesinde tanımlayıcı olarak yapıldı. Örneklem seçimine gidilmeyip çalışmaya katılmayı kabul eden, çalışma tarihlerinde izinli ve raporlu olmayan 282 hemşireye ulaşıldı. Veriler Kişisel Bilgi Formu ve Aşı Karşıtlığı Ölçeği kullanılarak hemşireler ile yüz yüze görüşülerek toplandı. Bu çalışmada bilimsel ve evrensel ilkelere uyuldu ve gerekli izinler alındı. Veriler IBM SPSS v25 paket programda analiz edildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Veriler normal dağıldığından hemşirelerin tanıtıcı özellikleri ile ölçek puanlarının karşılaştırmasında Independent Sample T testi ve One-Way ANOVA testi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 39.60±7.43 (min=20, max=59)’tür. Hemşirelerin %90.8’i kadın olup, %83.3’ü evli, %72.0’si lisans mezunu ve %62.1’i servis hemşiresi olarak çalışmaktadır. Hemşirelerin Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı 46.82±12.43’tür (min=21, max=90). Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı ile hemşirelerin aşı tereddütü yaşamaları, çocuk sahibi olma durumları ve aşı hakkında bilgi durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0.05). Sonuç: Çalışmamızda hemşirelerin aşı karşıtlığı orta düzeydedir. Aşı tereddütü yaşayan ve akrabasından/arkadaşından aşı hakkında bilgi edinen hemşirelerin Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı daha yüksek, çocuk sahibi olan hemşirelerin Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı daha düşüktür.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Sedanter Kadınlarda Kan Basıncı ve Dinlenik Nabız Değerlerinin Bazı Antropometrik Özelliklerle İlişkisinin İncelenmesi
Temür, Hacı Bayram
Bu çalışmanın amacı, yetişkin sedanter kadınlarda, dinlenik nabız, yüksek ve düşük kan basıncı değerlerinin, yaş, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, beden kitle indeksi (BKİ), bel ve kalça çevre uzunlukları, bel-boy ve bel-kalça oranları ile ilişkisinin araştırılmasıdır. Çalışmaya dahil edilen 54 katılımcının yaşları ortalaması, 38,20 ± 9,23 yıl, boy uzunlukları ortalaması 159,44 ± 6,38 cm, vücut ağırlıkları ortalaması ise 75,32 ± 12,52 kg düzeyindedir. Katılımcıların, sistolik ve diyastolik kan basıncı, dinlenik nabız, yaş, vücut ağırlığı, boy uzunluğu, bel çevresi, kalça çevresi, bel – kalça oranı, bel – boy oranı değerleri belirlendi. Ayrıca, BKİ değerleri hesaplandı. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarıldı. Verilerin analizinde SPSS 26 paket programında Tanımlayıcı Frekans ve Korelasyon testleri kullanıldı. Analizler sonucunda, diyastolik kan basıncının, bel – kalça oranı ile ilişkisinin anlamlı (p>0,05) olmadığı, boy uzunluğu ile p<0,05 düzeyinde, negatif yönde, diğer tüm parametrelerle pozitif yönde anlamlı (p<0,01) ilişki gösterdiği belirlendi. Sistolik kan basıncının ise, sadece boy uzunluğu ile negatif yönlü ve p<0,05 düzeyinde, diğer tüm değişkenler ile pozitif yönlü anlamlı (p<0,01) ilişki içerisinde olduğu saptandı. Buna karşın dinlenik nabzın, tüm parametrelerle ilişkisinin anlamlı (p>0,05) olmadığı tespit edildi. Bunlarla birlikte, BKİ, bel ve kalça çevresi, karın bölgesi yağ miktarı ve bel/kalça çevresi ile anlamlı (p>0,05) bir ilişkisinin olmadığı ortaya konuldu. Araştırma bulguları neticesinde, sonuç olarak, diyastolik ve sistolik kan basıncının antropometrik özelliklerle negatif ya da pozitif ilişki içerisinde olduğu, dinlenik nabzın ise söz konusu değişkenlerle ilişkili olmadığı söylenebilir.
AtıfOpenAlex1
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2023Türkiye’de sosyal güvenlik yaklaşımında örtülü reformlar: esneklik mi, zorunluluktan vazgeçme mi?
Bulut, Mehmet
Türk sosyal güvenlik sisteminin iki temel ilkesi bulunmaktadır. Bunlar, sigortalılıkta zo- runluluk ilkesi ve sistemin finansmanına katılım ilkesidir. Ancak 2008 yılında gerçekleştirilen sos- yal güvenlik reformu sonrasında sistemin asli hukuki kaynağı olan 5510 sayılı Kanun’da birçok değişiklik yapılmış ve bu değişiklikler ile hukuki istikrarın yanı sıra zorunluluk ilkesi ve sistemin finansmanına katılım ilkesi ciddi derecede zede- lemiştir. Özellikle, yapılan düzenlemeler ile ba- ğımsız çalışanlar sosyal güvenlik sisteminde ör- tülü olarak isteğe bağlı hale getirilmiştir. Bağımlı çalışanlar açısından ise sosyal güvenlik kapsamı- nı daraltıcı yönde birçok düzenlemeye gidilmiştir. Benzer sorunlar genel sağlık sigortası sistemin- de de gözlenmektedir. Ayrıca Türk sosyal gü- venlik sistemi her ne kadar primlerle finansman yöntemini benimsemiş olsa da önemli derecede bütçe açığı vermektedir. Yasa gereği yapılan dev- let katkısı düzenlemesi ve sosyal güvenlik açığını kapatma amacını güden merkezi bütçeden yapı- lan transferler ise salt primlerle finansman anla- yışından sapılmasına ve karma modelin benim- senmesine neden olmuştur. Bu çalışmamızda, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin temelinde yatan ilkelerden vazgeçilmesine neden olan dü- zenlemeler ele alınmış, bu doğrultuda değerlen- dirmelerde ve önerilerde bulunulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2023The impact of the COVID-19 pandemic on eating and food shopping habits
Demirer, Büşra; Akpolat, Hacer; Bayraktar, Mukaddes Kılıç
Objective: This study aimed to investigate the effect of the COVID-19 pandemic on eating and food shopping habits among the Turkish adult population. Material and method: Demographics, eating and food shopping habits, and food label reading habits of the participants were collected via online surveys. Coronavirus anxiety was assessed using the Coronavirus Anxiety Scale. The survey was conducted from November 2021 to the end of January 2022. Student's t-test was used to determine the statistical difference between quantitative variables. Chi-Square and Marginal Homogeneity Tests, depending on the number of categories, were used to determine the difference between qualitative variables. Results and discussion: Unpackaged food consumption decreased during the pandemic. More than half of the participants started to pay more attention to food labels, spend less time for grocery shopping, and started using nutritional supplements. The changes in eating, grocery shopping, and food label reading habits among Turkish consumers during the pandemic have been demonstrated.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2023Evaluation of Noise Levels in Flour Factories in Terms of Occupational Health and Safety
Albayrak, Sirer; Melike, Yağcı; Ozdemir, Mustafa
This study aims to determine the daily noise exposure levels in flour mills and evaluate the effects on the health and safety of workers. The study measured the equivalent sound pressure levels of workers exposed in two flour mills operating in Konya province in dBA. The factories include machines with high noise levels, such as sifters, sieves, and rollers. A Type-2 class sound pressure level meter was used in the measurements taken in accordance with ISO 9612: 2009 standard. Based on the measured values, the A-weighted equivalent sound pressure levels were determined, and the daily personal noise exposure levels were calculated taking into account the working hours. It was determined that the equivalent sound pressure levels and the daily individual noise exposure levels of the workers were in the range of 88.2-97.7 dBA and 87.9-97.4 dBA, respectively, and above the minimum daily personal exposure limit (80 dBA) specified in the legislation. As a result of the study, it was evaluated that the noise in flour mills can negatively affect the health and safety of workers as well as their job performance.
AtıfOpenAlex3TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2022The effect of nursing care satisfaction on pain and anxiety levels of patients undergoing orthopedic surgery in the early postoperative period
Bulbuloglu, Semra; Sarıtaş, Serdar; Güneş, Hüseyin; Kapikiran, Gurkan
In our study, we aimed to examine the effect of nursing care satisfaction on the pain and anxiety levels of patients who underwent orthopedic surgery. This descriptive study was conducted with the participation of patients who underwent surgery in the orthopedic clinic of a training and research hospital, and they were in the early postoperative period. Patient information form, Newcastle Satisfaction with Nursing Scale and State-Trait Anxiety Inventory were used in data collection. In this study, we found that 41.2% of the orthopedic patients were between the ages of 36 and 50, and 60.4% of them were women. Both nursing care satisfaction and anxiety levels were found to be higher in women than men (p<0.05). The highest satisfaction rate was found among patients aged 18-35 years old, and the highest anxiety level was found in patients over the age of 66. In our study, we found that higher anxiety levels increased pain intensity, and a high level of nursing care satisfaction could be seen in various pain and anxiety levels. Our study showed that nursing care satisfaction was affected by pain and anxiety in patients who underwent orthopedic surgery. In addition, it showed that pain and anxiety trigger each other. Clinicians should be aware of the negative effects of pain and anxiety on postoperative recovery. Strategies to increase nursing care satisfaction should be developed.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Dart Sporunun Dikkat Düzeyine Etkisinin İncelenmesi
Turkmen, Mutlu; Yönal, Mehmet
Dart sporunun dikkat düzeyine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada deneysel araştırma modeli kullanılarak, ön test-son test, kontrol ve deney grubu oluşturulmuştur. 2018/2019 Eğitim Öğretim yılı II. dönem başında, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olan Özel Aziziye Ortaokulunda öğrenim gören yaşları 9-31 arasında değişkenlik gösteren ve sedanter olan rastgelen seçilmiş 60 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan 60 öğrenci yansız atama yöntemi ile deney ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Oluşturulan deney ve kontrol grubuna ön test olarak bourdon dikkat testi uygulanmıştır. 9-13 yaş deney grubunda bulunan katılımcılara sınıflarına asılan iki dart tahtası ile, Salı ve Perşembe günleri haftada iki gün olarak 8 haftalık dart sporu eğitimi verilmiştir. Aynı okulda öğrenim gören kontrol grubu öğrencilerine herhangi bir dart eğitimi verilmemiş ve normal okul eğitimlerine devam edilmiştir. Sekiz haftanın sonuna gelindiğinde hem kontrol hem de deney grubunda yer alan öğrencilere son test olarak Bourdon dikkat testi tekrar uygulanmıştır. Dart sporunun dikkat düzeyine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi ve sadece çalışma grubunda yer alan öğrencilerin ön test ve son test karşılaştırmalarının incelenmesi amacıyla, paired samples t-testi kullanılmıştır. Sonuç olarak; deney grubunda bulunan katılımcıların, ön test ve son test skor ortalamaları arasında oransal anlamda farklılığın olduğu, deney grubunun son test süre ortalamaları yaş değişkenine göre incelendiğinde anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda, 9-13 yaş gruplarında, dart sporu uygulamalarının dikkat düzeyleri üzerinde pozitif yönde bir etkisinin bulunduğu ile ilgili öneriler sunulmuştur.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Afet Bilinci Ölçeğinin Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
Yetişensoy, Okan
Bireylerin ve toplumun karşı karşıya olduğu potansiyel afet risklerini en aza indirgemeye yönelik bilişsel, duyuşsal, psikomotor bilgi ve becerilere ilişkin farkındalık düzeyleri olarak tanımlanabilecek afet bilinci, erken yaşlardan itibaren kazandırılması gereken temel özelliklerden birisidir. Nitekim afet bilinci toplumların afetlere karşı direnç geliştirmesinde önemli bir bileşen rolü görmekte, afetlerin potansiyel risklerini azaltmaya katkı sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin afet bilinci düzeylerini belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçme aracının geliştirilmesidir. Araştırma 1293 kişilik bir çalışma grubuyla yürütülmüş ve gerçekleştirilen açımlayıcı faktör analizi sonucunda 9.771 özdeğere sahip, toplam varyansın %54.284’ünü açıklayan, 18 maddelik tek boyutlu bir yapıya ulaşılmıştır. Bu yapı gerçekleştirilen doğrulayıcı faktör analizi ile doğrulanmış, ölçüt bağıntılı geçerlik çalışması sonucunda da ölçeğin geçerliğini destekleyici sonuçlar alınmıştır. Ölçeğin cronbach alfa katsayısının ise .949 ile oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular ölçeğin ortaokul öğrencilerinin afet bilinç düzeylerini belirleme noktasında geçerli ve güvenilir olduğunu göstermiş ve ilgili sonuçlar mevcut alanyazını çerçevesinde tartışılmıştır.
AtıfOpenAlex11TR Dizin7
İncele - MakaleAçık Erişim2022Covid-19 Küresel Salgınının (Pandemi) Türkiye’nin Göç Yönetimine Etkisi
Şengün, Hayriye; Emeç, Buminhan
2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaş nedeniyle milyonlarca Suriyelinin Türkiye’ye gelişi, Afrika ülkelerinden ve Taliban örgütünden kaçarak Afganistan’dan gelenler, Türkiye’de göçmen sorunu ön plana çıkarmıştır. Ayrıca Ortadoğu’daki ülkelerin vatandaşlarından, daha iyi koşullarda yaşamak isteyenlerin büyük bir bölümünün, Avrupa’ya gitmek amacıyla veya kalmak için doğrudan Türkiye’ye yönelmesi, göç yönetimini daha önemli hale getirmiştir. Düzensiz göçlerin ülkelerde yarattığı ekonomik, sosyal ve toplumsal sorunlar, küresel salgın gibi olağanüstü dönemlerde daha da artmaktadır. 2019 yılı sonunda Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkarak kısa bir sürede tüm dünyaya yayılan ve küresel pek çok soruna neden olan Covid- 19 küresel salgınını önlemek amacıyla, Türkiye’de ve uluslararası düzeyde alınan önlemler, Türk vatandaşlarının yanı sıra statüsü; göçmen, geçici koruma kapsamındaki yabancı veya sığınmacı olsun, bütün yabancıları büyük ölçüde etkilemiştir. Bu çalışmada, Covid-19 küresel salgınının Türkiye’deki göç yönetimi üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmada, literatür taraması yapılıp, istatistiki raporlar kullanılarak, Türkiye’nin göç yönetimi, göç yönetiminin küresel salgından etkilenme düzeyi ve çözüm önerileri tartışılmıştır.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Nurses’ Perceptions of Clinical Governance Climate
Öztürk, Havva; Kaba, Nagihan Köroğlu
Background: Clinical governance climate is a governance approach that aims at supporting\rcommunication and interaction, minimizing errors, and continually improving and developing\rservice process in organizations.\rMethods: The study population was composed of 1845 nurses working at public, university,\rand private hospitals in Trabzon Province. The sample was composed of 315 nurses recruited\rusing a stratified sampling method. Data were collected using Information Request Form\rand Clinical Governance Climate Questionnaire.\rResults: According to the nurses, the clinical governance climate score of hospitals was\r182.62 ± 28.32 (min = 60, max = 300). In the study, it was found that the average total score\rand the sub-scale scores of the clinical governance climate of those nurses who were (1)\raged ≤25 years and ≥36 years; (2) were female; (3) worked in managerial positions; (4) chose\rthe clinical service where they were employed willingly; (5) were satisfied with the clinical\rservice, nursing profession, and managers; (6) cared for 11-20 patients in a shift, knew what\rclinical governance was; and (7) joined trainings/meetings about clinical governance were\rsignificantly and statistically different as compared to other nurses (P < .05).\rConclusion: Nurses regarded and assessed the clinical governance climate of the hospitals\rwhere they worked as moderate. As a result of the study, it was recommended that educations\rand trainings about clinical governance climate be provided to nurses; interventions\rthat will maximize their satisfaction be made; they be given the chance to choose the clinical\rservicers where they will work; and the number of patients be kept balanced.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Housing Demand Forecasting with Machine Learning Methods
Emec, Seyma; Tekin, Duygu
Housing is a place where sustainable urban spaces are produced and where people's physical, cultural, environmental, economic, social and psychological needs are evaluated together with their surroundings, rather than just a building where the need for shelter is met. With the acceleration of urbanization, new needs arise, and the first of these is the need for housing. The housing sector has become one of the most dynamic and continuous sectors associated with the increase in the need for housing. The need for adequate and accessible housing comes to the forefront in our country as well as in the world. Understanding and predicting the key features determining housing prices and value is an important consideration for urban planners and housing policymakers. In this study, machine learning and artificial neural network models were used to predict the housing demand of Konya, and their forecasting performances were compared. As a result, it was concluded that ANN is a better alternative for housing demand forecasting in Konya.
AtıfOpenAlex3TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2022COVID-19 Pandemisinde Gün Yüzüne Çıkan Bir Sorun: Regl Yoksulluğu ve Halk Sağlığı Hemşiresinin Sorumlulukları
Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru
Menstrüasyon, bireyler için bedensel, ruhsal ve toplumsal uyum gerektiren bir konudur. Regl olan bireylerin büyük çoğunluğu, aylık menstrual döngülerini sağlıklı ve saygın bir şekilde yönetme konusunda ciddi sorunlar yaşamaktadır. Menstrüel ürünlere erişimin olmaması durumu olarak tanımlanan regl yoksulluğu, dünyanın birçok ülkesinde bireylerin eğitim, iş ve sosyal yaşamları gibi pek çok alanda dezavantaj yaratan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu konuda tüm dünyada toplum farkındalığını artıran sosyal medya kampanyaları ve vergilerin kaldırılması veya azaltılmasına yönelik bir takım girişimler yapılmaktadır. Regl yoksulluğu, COVID-19 pandemisi ile günümüzde daha görünür hale gelmiştir. Regl yoksulluğu kaynaklı ortaya çıkan eşitsizliklerin yönetiminde, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinin birincil sorumlusu olan halk sağlığı hemşirelerinin eğitim, rehberlik, danışmanlık, savunuculuk ve işbirlikçi rollerini etkin kullanması bir gerekliliktir. Bu derleme çalışmasında ihmal edilmiş ve COVID-19 pandemi sürecinde bireysel ve toplumsal etkileri daha da görünür boyuta ulaşan bir halk sağlığı sorunu olan regl yoksulluğu kavramının, halk sağlığı hemşiresinin rol ve sorumlulukları özelinde proaktif pencereden ele alınması amaçlanmıştır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2021Sosyal Güvenlik Kurumu’nun\rPrim Takip Performansı ve Öneriler
Bulut, Mehmet
Asli kamusal hizmetlerden olan sosyal güvenliğin finansmanının en önemli unsuru primlerdir.\rSosyal güvenlik hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi ve sunulan hizmet kalitesinin tatmin\redici seviyede olması için primlerin mümkün olan en az kayıpla tahsil edilmesi gerekmektedir. Bu\rçalışmamızda, yükümlüler tarafından süresinde ödenmeyen primlerin Sosyal Güvenlik Kurumu\rtarafından takip ve tahsil edilmesindeki performansı değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu itibarla\röncelikle genel olarak primlerin takip ve tahsil usulü açıklanmış, akabinde ise icra tahsil oranı,\rsatış haciz oranı gibi göstergelerle prim takip performansı ele alınmıştır. Yapılan değerlendirme-\rlerde özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu’nun gelir tahsil işlevinin ikincil planda kalması, icra me-\rmurlarının yetersizliği ve sürekli çıkartılan yapılandırma kanunlarının prim takibini olumsuz yönde\retkilediği görülmüştür. Buradan hareketle çalışmamızda, Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde\ralınması gereken önlemleri içeren dahili öneriler ve prim takip yetkisinin vergi idaresine bırakıl-\rması gerektiğine ilişkin harici önerilerde bulunulmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun prim takip\rperformansına yönelik daha önceden herhangi bir akademik çalışma yapılmamış olması çalışma-\rmıza özgünlük kazandırmıştır.
- MakaleAçık Erişim2021Validity and Reliability of Turkish Version of the Individual Work Performance Questionnaire
Öztürk, Havva; Kaba, Nagihan Köroğlu
Aim: The purpose of the current study was to perform Turkish validity and reliability tests of the\r“Individual Work Performance Questionnaire”.\rMethod: This methodological study was undertaken with 309 nurses who worked at two public\rhospitals located in the Black Sea Region. The data were collected using the “Information\rRequest Form” and “Individual Work Performance Questionnaire”. Analyses of language and\rcontent validity, construct validity, and reliability was performed.\rResults: The average age of the participating women was 28.77±6.25 years, average\rprofessional experience was 6.73±5.76 years, 85.4% of the participants were female (n=264),\r54% were single (n=167), and 60.2% had undergraduate degrees (n=186). It was seen that\rthe content validity index of the questionnaire was .96. The confirmatory factor analysis results\rwere; X2\r/sd= 2.55, RMSEA= .071, GFI= .92, CFI= .92, NFI= .88, IFI= .92 and TLI= .90. The total\rquestionnaire Cronbach alpha coefficient was ,80.\rConclusion: As a result, the “Individual Work Performance Questionnaire” made of 14 items\rused to determine nurses’ work performance levels was valid and reliable. Nurses’ work\rperformance levels could be measured correctly and consistently.
AtıfOpenAlex18TR Dizin18
İncele - MakaleYalnız künye2021Suicidal kuznets curve: a regional analysis for turkey
Gültekin, Ömer Faruk; Saraçoğlu, Sıtkıcan
The fact that suicide, which is a global problem, can occur due to economic reasons makes it necessary to examine this phenomenon from an economic perspective. In this context, the aim of this study is to analyze the phenomenon of suicide at the regional level for Turkey on the basis of “Suicidal Kuznets Curve” approach, which was revealed by Antonakakis and Collins (2018). For this purpose, in this study the data obtained from TURKSTAT of 26 NUTS-2 sub-regions for the 2008-2018 period and panel data analysis were used. Firstly, Breusch-Pagan LM and Pesaran CD cross-section dependency tests, then Pesaran CIPS panel unit root test, Pedroni and Westerlund panel cointegration tests, DOLS and CCEMG coefficient estimators were applied. According to the findings of the study, while a “U” shaped “Suicidal Kuznets Curve” is valid for the general model, differences arise among regions.
AtıfTR Dizin3
İncele








