Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025Yetişkin Bireylerin Üçüncü El Tütün Dumanına Yönelik İnanışları ve Etkileyen Faktörler
Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru
Amaç: Bu araştırma yetişkin bireylerin üçüncü el tütün dumanına yönelik inanışlarını ve etkileyen faktörleri belir- lemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Kesitsel tipteki araştırmanın örnekle- mi, Türkiye’de toplumda yaşayan yetişkin bireylerden oluşturuldu (n=835). Veriler, 10 Haziran-31 Temmuz 2021 tarihleri arasında anket formu ve Üçüncü El Dumana Yönelik İnançlar Ölçeği kullanılarak toplandı. Veriler, IBM SPSS v.25.0 programında tanımlayıcı istatistikler, karşılaştırmalı analizler ve çoklu doğrusal regresyon anali- zi kullanılarak test edildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edildi. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 29,10±9,76 olup, %74,9’unun kadın, %64,8'inin ev sahibi ve %85,3'ünün üçüncü el duman kavramını daha önce duymadıkları belir- lendi. Üçüncü El Dumana Yönelik İnançlar Ölçeği'nin toplam puan ortalamasının 4,30±0,64 olduğu bulundu. Kadınların, kırsal bölgede yaşayanların, üçüncü el duman kavramını daha önce duyanların, sigara içmeyenlerin, sigara içilmesine izin verilen yerlerde bulunmayı tercih etmeyenlerin ve evlerinde sigara içilmesi tamamen yasak olan yetişkin bireylerin Üçüncü El Dumana Yönelik İnançlar Ölçeği'nin toplam puan ortalamasının daha yük- sek olduğu belirlendi (R2= 0,079; F=7,064; p<0,001). Sonuç: Yetişkin bireylerin üçüncü el dumana ilişkin inanç düzeylerinin yüksek olduğu belirlendi. Çalışma sonuçları- nın, toplumda yaşayan yetişkin bireylerin sigarayı bırakma motivasyonunu artırmak için yapılacak çalışmalara katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Yetişkinlerin üçüncü el du- mana ilişkin inançlarının belirlenerek bilgi ve farkındalık- larını artırmaya yönelik deneysel çalışmaların yapılması önerilir.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ2Social Media Addiction and Cognitive Behavioral Physical Activity Among Adolescent Girls: A Cross-Sectional Study
Sönmez Sari, Ebru; Terzi, Handan; Şahin, Didem
Objective: To measure a multivariate analysis of social media addiction and cognitive-behavioral physical activity associated with several sociodemographic characteristics in adolescent girls. Design and Methods: A cross-sectional study. The sample consisted of adolescent girls studying in a vocational high-school in the Middle-Black-Sea region in Türkiye (n = 333). A questionnaire, Social Media Addiction Scale-for-Adolescents (SMAS-A), and Cognitive-Behavioral Physical Activity Questionnaire (CBPAQ) were used to collect the data. Results: The mean age was 15.35 (SD = 1.15), and 29.4% were the ninth-class students. Of the adolescent girls, 85.9% were social-media users, 59.8% used the internet 2-hours-or-more/daily, 67.9% declared themselves as moderately-active. The mean scores of the SMAS-A and the CBPAQ were 3.40 (SD = 1.61) and 21.03 (SD = 7.64), respectively. There was a significantly-negative correlation between cognitive-behavioral physical activity and social-media addiction levels. The One-Way MANOVA results showed significant differences in the academic level, family income, mother education, and physical activity measurement application usage affected to cognitive-behavioral physical activity. Social media usage habit affected to the social media addiction level. Conclusions: Daily internet usage time and self-declared physical activity level were the mutually affected factors. School nurses should act to improve healthy social media usage habits to promote well-being and encourage the positive attitudes towards regular physical activity in this population.
AtıfScopus13WoS14İncele
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ1A qualitative study on Turkey's earthquakes, the century's catastrophe: Perspectives and coping methods of surviving nursing students
Sönmez Sari, Ebru; Terzi, Handan
Aim: To understand the experiences and coping strategies of nursing students who were impacted by Turkey's once-in-a-century catastrophic earthquakes in 2023. Background: Nursing students rarely experience a disaster in person, and their imagination can be limited. Methods: This study used a descriptive-qualitative study design. It was conducted with 17 first-year nursing students, studying at a university in the northeastern part of Turkey, who survived the earthquake. A personal information form and a semistructured questionnaire were used to collect the data. The data were collected between March and April 2023 and analyzed using the content analysis method and the MaXQDA programme. Results: The data were grouped into three main themes—“What ‘earthquake’ was and what it is now?,” “Am I aware of the ‘earthquake’ now?,” and “Coping mechanisms and supporting systems”—and categorized into seven subthemes. Conclusions: The experiences of earthquake-affected nursing students emphasized the importance of being prepared for disasters and meeting their emotional needs. Implications for nursing practice and policies: Including specific courses and case studies regarding disasters, whether natural or human-made, in education programs can ensure better prepared nurses. Also, the integration of content about management and coping with such crises into nursing curricula is considered vital.
AtıfScopus5WoS4OpenAlex7İncele
- MakaleAçık Erişim2023Toplumda Yaşayan Yaşlı Yetişkinlerin Pandemi Farkındalığı: Tanımlayıcı-Kesitsel Bir Çalışma
Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru
Giriş: COVID-19 pandemisi, tüm dünyada özellikle yaşlı popülasyonun sağlık ve iyilik halini olumsuz etkilediği bilinen önemli bir halk sağlığı krizidir. Bu çalışma toplumda yaşayan yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığı ve yordayıcı faktörlerinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Bu araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapıldı. Araştırmanın verileri 188 yaşlı yetişkinden kişisel bilgi formu ve Pandemi Farkındalık Ölçeği kullanılarak yüz yüze toplandı. Veriler tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t-testi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Araştırmaya katılan yaşlı yetişkinlerin Pandemi Farkındalık Ölçeği toplam puan ortalaması 33,08 ± 3,58 idi. Evli olanların, ortaokul ve üzeri mezunu olanların, yüksek gelirli olanların, çalışanların ve COVID-19 aşısı olanların pandemi farkındalıklarının yüksek olduğu belirlendi (p < 0,05). Çoklu doğrusal regresyon analizinde kadınların (β = 0,282, %95 GA = 0,451-3,590), ortaokul ve üzeri mezunların (β = 0,459, %95 GA = 1,464-5,883) ve yüksek gelirli olanların (β = 0,182, %95 GA = 0,216-2,438) Pandemi Farkındalık Ölçeği puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptandı (p < 0,05). Sonuç: Yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığının orta-üzeri düzeyde olduğu belirlendi. Cinsiyet, eğitim durumu ve sosyoekonomik durum değişkenlerinin yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığı düzeyinin yordayıcıları olduğu saptandı. Çalışma sonuçları, yaşlı yetişkinlerin pandemiler hakkında bilgi ve farkındalığını artırmayı amaçlayan koruyucu sağlık hizmetlerinde erkek cinsiyetine, eğitim düzeyi ve düşük gelirli olanlara daha fazla önem verilmesi gerektiğini göstermektedir..
- MakaleAçık Erişim2022COVID-19 Pandemisinde Gün Yüzüne Çıkan Bir Sorun: Regl Yoksulluğu ve Halk Sağlığı Hemşiresinin Sorumlulukları
Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru
Menstrüasyon, bireyler için bedensel, ruhsal ve toplumsal uyum gerektiren bir konudur. Regl olan bireylerin büyük çoğunluğu, aylık menstrual döngülerini sağlıklı ve saygın bir şekilde yönetme konusunda ciddi sorunlar yaşamaktadır. Menstrüel ürünlere erişimin olmaması durumu olarak tanımlanan regl yoksulluğu, dünyanın birçok ülkesinde bireylerin eğitim, iş ve sosyal yaşamları gibi pek çok alanda dezavantaj yaratan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu konuda tüm dünyada toplum farkındalığını artıran sosyal medya kampanyaları ve vergilerin kaldırılması veya azaltılmasına yönelik bir takım girişimler yapılmaktadır. Regl yoksulluğu, COVID-19 pandemisi ile günümüzde daha görünür hale gelmiştir. Regl yoksulluğu kaynaklı ortaya çıkan eşitsizliklerin yönetiminde, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinin birincil sorumlusu olan halk sağlığı hemşirelerinin eğitim, rehberlik, danışmanlık, savunuculuk ve işbirlikçi rollerini etkin kullanması bir gerekliliktir. Bu derleme çalışmasında ihmal edilmiş ve COVID-19 pandemi sürecinde bireysel ve toplumsal etkileri daha da görünür boyuta ulaşan bir halk sağlığı sorunu olan regl yoksulluğu kavramının, halk sağlığı hemşiresinin rol ve sorumlulukları özelinde proaktif pencereden ele alınması amaçlanmıştır.
AtıfOpenAlex1
İncele





