Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    Örgütsel insandışılaştırmanın merhamet yorgunluğu üzerine etkisinde kendini toparlama gücünün düzenleyici rolü: sağlık çalışanları üzerine bir araştırma

    Kılınç, Mehmet

    Sağlık sektörü, doğası gereği çalışanlarını özellikle hastaların acı, travma ve kayıplarına sürekli tanıklık etme gibi benzersiz ve yoğun zorluklarla karşı karşıya bırakan bir alandır. Bu durum, sağlık profesyonellerini duygusal ve psikolojik olarak yıpratabilen karmaşık bir süreç olan merhamet yorgunluğu riski ile baş başa bırakmaktadır. Merhamet yorgunluğunun sağlık hizmetlerinin sunum kalitesine doğrudan etki etme potansiyeli bulunmaktadır ve merhamet yorgunluğuna yol açan faktörlerin anlaşılması, sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşımaktadır. Kuramsal çerçeve doğrultusunda araştırmanın temel amacı, örgütsel insandışılaştırma algısının sağlık çalışanlarının merhamet yorgunluğu düzeyleri üzerindeki etkisini ve bu ilişkide kendini toparlama gücünün potansiyel düzenleyici (moderatör) rolünü test etmektir. Araştırmada kolayda örneklem yöntemi ile 387 sağlık çalışanına ulaşılmış ve anket uygulaması yapılarak veriler elde edilmiştir. Araştırmada ilgili kavramları ölçen örgütsel insandışılaştırma, merhamet yorgunluğu ve kendini toparlama gücü ölçekleri kullanılmıştır. Verilerin analizlerinde AMOS, SPSS ve Process Macro eklentileri kullanılmıştır. Analiz süreçlerinde güvenirlik, frekans, korelasyon ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) ile düzenleyici rol analizleri gerçekleştirilmiştir. Bu istatistiksel analizler sonucunda elde edilen bulgular, kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Analiz edilen veriler çerçevesinde örgütsel insandışılaştırma ile merhamet yorgunluğu arasında pozitif, kendini toparlama gücü arasında ise negatif yönlü anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Kendini toparlama gücü ile merhamet yorgunluğu arasında istatistiksel olarak negatif yönlü ilişki vardır. Düzenleyici rol incelendiğindeyse, örgütsel insandışılaştırmanın merhamet yorgunluğu üzerine etkisinde kendini toparlama gücünün düzenleyici rolünün bulunduğu belirlenmiştir. Analiz bulgularına dayanılarak sağlık kurumlarına çalışanların bireysel yetkinliklerini arttırıcı ve daha insancıl örgüt ortamlarının oluşturulmasına yönelik birtakım önerilerde bulunulmuştur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2025
    Türkiye’deki İş Kazaları, Meslek Hastalıkları ve İşgünü Kayıplarının Cinsiyet Temelli Analizi

    Ozdemir, Mustafa

    Amaç: Bu çalışma, 2018-2022 yılları arasında Türkiye'de iş kazaları, meslek hastalıkları ve işgünü kayıplarını cinsiyet temelli bir yaklaşımla analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, erkek ve kadın çalışanlar arasındaki olay sıklığı ve etkilerindeki farklılıkları anlamayı hedefleyerek bu farkların iş sağlığı ve güvenliği (İSG) politikalarına nasıl yansıyabileceğini değerlendirmektedir. Yöntem: Çalışmada kullanılan veriler, 2018-2022 dönemine ait Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yayımlanan resmi istatistiklerden elde edilmiştir. Nicel analizde, erkek ve kadın çalışanlar için iş kazaları ve meslek hastalıkları ayrı ayrı incelenmiş; kaza sıklık oranları, toplam iş göremezlik gün sayısı ve sektörel dağılım gibi ölçütler kullanılmıştır. Nitel analizde ise sektör bazlı istihdam desenleri, iş rolleri ve risk maruziyetleri gibi cinsiyet farklılıklarına katkıda bulunan faktörler değerlendirilmiştir. Bulgular: Bulgular, iş kazaları ve meslek hastalıklarının dağılımı açısından belirgin cinsiyet farklılıkları olduğunu göstermektedir. Erkek çalışanların, özellikle fiziksel olarak zorlu işlerin yoğun olduğu inşaat sektöründe daha yüksek iş kazası oranlarına sahip olduğu belirlenmiştir. Kadın çalışanlar ise daha çok sağlık sektöründe yoğunlaştığından, biyolojik ajanlara ve ergonomik sorunlara bağlı meslek hastalıkları ile daha sık karşılaşmaktadır. Ayrıca, iş kazalarının en sık 11:00-11:59 saatleri arasında gerçekleştiği ve erkeklerin iş kazalarından sonra kadınlara kıyasla daha uzun iş göremezlik süreleri geçirdiği tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışma, İSG politikalarına cinsiyet eşitliği perspektifinin entegrasyonunun önemini vurgulamaktadır. Özellikle erkeklerin yoğun olduğu inşaat sektöründe güvenlik protokolleri ve eğitimlerin iyileştirilmesi, kadınların yoğun olduğu sağlık sektöründe ise ergonomik önlemler ve sağlık taramalarının yaygınlaştırılması gerekmektedir. Cinsiyet kaynaklı risklerin anlaşılması, daha etkili önleme stratejileri geliştirilmesi ve iş güvenliğinin artırılması açısından kritik öneme sahiptir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2025
    Türkiye’de sağlık göstergelerinin ekonomik büyüme üzerine etkisi: mekânsal ekonometrik analiz

    Elmalı, Kübra

    Bir ülkenin güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomik yapıya sahip olması, sağlıklı bir toplum düzeninin varlığına işaret etmektedir. Toplumun sağlık statüsünü iyileştirmek ise sağlık sistemlerinin temel amaçları arasında yer almaktadır. Bu bağlamda, sağlık sistemine ilişkin temel göstergelerin ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilmesi için bu göstergelerin sistem üzerindeki etkilerinin belirlenmesi gerekmektedir. Çalışmanın amacı, Türkiye’de ekonomik büyüme üzerinde seçilmiş sağlık göstergelerinin etkisini, 81 il için 2009-2022 dönemini kapsayacak şekilde mekânsal analiz yöntemiyle incelemektir. Modelde bağımlı değişken olarak kişi başına düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) kullanılırken, bağımsız değişkenler olarak hekim sayısı, hastane yatak sayısı, bebek ölüm oranı ve nüfus ele alınmıştır. Analiz kapsamında üç farklı mekânsal ekonometrik model kullanılmıştır: Mekânsal Gecikmeli Model (SAR), Mekânsal Durbin Modeli (SDM) ve Mekânsal Hata Modeli (SEM). Elde edilen bulgular, hekim sayısı ve hastane yatak sayısının ekonomik büyüme üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Öte yandan, komşu illerdeki hastane yatak sayısının ilgili ilin ekonomik çıktısı üzerinde ters yönlü ve anlamlı bir etkisi bulunduğu belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    İşe tutkunluk, politik yeti, kariyer başarısı ve işe angaje olma arasındaki ilişkinin incelenmesi: sağlık çalışanları üzerine bir araştırma

    Kılınç, Mehmet

    Modern iş hayatında kariyer başarısı iş görenler için güdüleyici bir etmendir. Özellikle sağlık sektörü gibi hizmet sektöründe bulunan örgütlerde çalışanların en verimli şekilde değerlendirilmesi onların kariyerlerini de iyi yönetmeleri ile yakından ilişkilidir. Çalışma verileri, 393 sağlık çalışanından elde edilmiştir. SPSS ve AMOS programları ile Process Macro eklentisi kullanılarak yapılan analizler sonucunda; işe tutkunluk ile kariyer başarısı arasındaki ilişkide işe angaje olmanın aracı, politik yetinin ise düzenleyici rolünün olduğu belirlenmiştir. İşe angaje olma ile kariyer başarısı arasındaki ilişkide de ise politik yetinin düzenleyici rolü tespit edilmiştir. Sağlık çalışanlarının kariyer başarılarında işe tutkunluk ve işe angaje olma ile birlikte politik yetinin de önemli bir etken olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sağlık hizmetlerinde verimli insan kaynağı kullanımını desteklemek üzere sağlık çalışanlarının işe tutkunluğunu ve angaje olmasını arttıracak çalışmalarla birlikte politik yeteneklerine de katkı sağlayacak eğitim ve etkinliklerin yapılması önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2025
    The Effectiveness of Advanced Machine Learning Models in IQ Prediction in the Context of Education, Health, and Socioeconomic Indicators

    Sebetci, Özel; Ayberkin, Doruk

    This study investigates the effectiveness of advanced machine learning models in predicting IQ levels using a diverse set of socioeconomic and health indicators from global databases such as WHO, the World Bank, and United Nations organizations. The research employs various algorithms, including Linear Regression, Random Forest, Gradient Boosting, Support Vector Machines, Ridge and Lasso Regressions, XGBoost, LightGBM, and a Stacking Regressor to capture both linear and non-linear relationships. Evaluation metrics such as Mean Absolute Error (MAE), Root Mean Square Error (RMSE), and R-squared (R²) reveal that LightGBM and Stacking Regressor models excel in accuracy and generalization. The study highlights the trade-off between model interpretability and predictive power, emphasizing that simpler models offer greater transparency. In contrast, more complex models successfully capture intricate interactions among education, health, and economic factors. The findings provide valuable insights for policymakers and researchers, suggesting that machine learning approaches can significantly enhance understanding of the determinants of IQ and aid in developing targeted strategies in education and social policy.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    İş Stresi ve İş Doyumu Arasındaki İlişkide Güvenlik Performansının Aracılık Rolünün İncelenmesi

    Yildiz, Salih; Koroglu, Ali; Ozdemir, Mustafa

    Stres, çalışanların iş doyumu üzerinde negatif bir etkiye sahiptir. Çalışanlar maaş, terfi, çalışma ortamı ve işin niteliği gibi iş ile ilgili pek çok faktörden dolayı stres yaşayabilmekte ve bu durum onların iş doyumunu düşürmektedir. İşletmeler gerçekleştirdikleri birtakım faaliyetlerle çalışanların stres düzeyini düşürerek iş doyumlarını yükseltmeye çalışmaktadır. Ancak alanyazında, iş stresi ile iş doyumu arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunan faktörleri inceleyen çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, çalışanların iş stresi ve iş doyumu arasındaki ilişkiyi ve güvenlik performansının bu ilişkideki aracılık rolünü incelemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için Sakarya ilinde bulunan bir süt ürünleri fabrikası çalışanlarından anket yoluyla veriler toplanmıştır (n=301). Analizler sonucunda iş stresi ile güvenlik uyumu, güvenlik katılımı ve iş doyumu arasında negatif; güvenlik uyumu ve güvenlik katılımı ile iş doyumu arasında pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca iş stresinin iş doyumu üzerinde güvenlik uyumu ve güvenlik katılımı aracılığıyla dolaylı bir etkisi bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarının özellikle üretim faaliyetinde bulunan işletmeler tarafından iş yerlerinde kullanılması pratikte önemli katkılar sağlayacaktır. İşletmeler, düzenleyecekleri eğitim faaliyetleri, çalışanları karar alma sürecine katma vb. faaliyetlerle çalışanların güvenlik performansını artırarak iş stresinin iş doyumu üzerindeki negatif etkisini azaltabilir. İş doyumu yüksek olan çalışanların devamsızlık gibi olumsuz tutum ve davranışları azalacak, iş performansları ise artacaktır. Böylece işletme maliyetleri düşürerek karlılığını artırmış olacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Milli Takım Düzeyindeki Bedensel Engelli Para-Karate Sporcularının Spora Katılım Motivasyonları ile Yaşam Kalite ve Yaşam Doyum Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

    Kul, Murat; Boz, Emre; Çetintaş, Yasin

    Para-Karate sporcularının spora katılım motivasyonları ile yaşam kaliteleri ve yaşam doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi bu araştırmanın temel amacıdır. Bu amaç doğrultusunda milli takım seçmelerine katılan 24 para-karate sporcusu (n=11kadın-13erkek) çalışmaya dâhil edilmiştir. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen bu araştırmada verilerin toplanması adına 4 ayrı form kullanılmıştır. Bunlar; “Kişisel Bilgi Formu”, “Engelli Bireylerde Spora Katılım Motivasyonu Ölçeği”, “Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği” ve “Yaşam Doyum Ölçeği”. Dijital ortamda toplanan bu verilerin analiz sürecinde ise SPSS (26. Versiyon) paket programının tanımlayıcı analizlerinin yanı sıra Spearman Korelasyon Katsayısı testi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Veri analizinin neticesinde para-karate sporcularının spora katılım motivasyonları ile yaşam kalite ve yaşam doyum düzeyleri arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda içsel motivasyon ve dışsal motivasyon alt boyutlarının hem yaşam doyumunun hem de yaşam kalitesinin yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Meslek Yüksekokullarında Gerçekleştirilen Acil Uzaktan Öğretim Faaliyetlerinin Değerlendirmesi: Sınırlılıklar ve Çözüm Önerileri

    Kayali, Bünyami; Irmak, Sinan

    Çalışmanın amacı pandemi dönemi gerçekleştirilen acil uzaktan eğitim faaliyetlerinin değerlendirilerek benzer kriz dönemlerine yönelik mesleki eğitim çerçevesinin oluşturulmasıdır. Çalışmada araştırma yöntemi olarak karma araştırma yöntemlerinden yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında tarama yöntemi, nitel kısmında ise durum çalışması yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma grubu bir devlet üniversitesi bünyesindeki farklı Meslek Yüksekokullarındaki 33 akademisyen ve 106 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmanın nicel verileri araştırmacı tarafından geliştirilen anketler yardımıyla toplanırken, nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme formları ile toplanmıştır. Toplanan nicel veriler betimsel analiz araçlarından frekans, yüzde tabloları ve ortalama kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın nitel veriler ise içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre genel olarak internet kaynaklı aksaklıklar yaşanırken benzer kriz dönemlerine yönelik başta internet altyapısı olmak üzere mevcut uzaktan eğitim altyapısının iyileştirilmesi gerektiğini ifade edilmiştir. Canlı derslerde sıklıkla düz anlatım yönteminin tercih edildiği ve benzer kriz dönemlerine yönelik sanal ve arttırılmış gerçeklik gibi teknolojilerin derslere entegre edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca hakkaniyetli sınıf geçmeyi sağlayacak alternatif ölçme-değerlendirme yöntem ve araçlarının kullanılması gerektiği elde edilen bulgular arasındadır. Yine yüz yüze yapılamayan staj uygulamalarıyla ilgili olarak telafi, karma ya da proje kapsamında gerçekleştirilen daha esnek ve faydalı çözümlerden söz edilmiştir. Sonuç olarak benzer kriz dönemlerinde gerçekleştirilecek ders ve staj uygulamalarına yönelik karma yöntemlerin tercih edilmesi, mevcut uzaktan eğitim altyapısının iyileştirilmesi, öğrenciler arası dijital uçurumun en aza indirilmesi ile canlı ders ve ölçme değerlendirme süreçlerinin niteliğinin artırılması gerekmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2024
    Kronik Hastaların Metabolik Sendrom Bilgi Düzeyleri ve Farkındalıkları

    Demirağ, Hatice; Semerci, Vahide; Akeren, Zahide

    Amaç: Araştırma kronik hastaların metabolik sendrom bilgi ve farkındalıklarının incelenmesi amacıyla gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntemler: Araştırma kesitsel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirildi. Araştırmanın verileri 14 Kasım 2023- 12 Ocak 2024 tarihleri arasında ‘Hasta Tanıtım Formu’ ve ‘Metabolik Sendrom Bilgi ve Farkındalık Ölçeği’ (MSBFÖ) kullanılarak kartopu örnekleme yöntemiyle toplandı. Tanımlayıcı istatistikler için ortalama, standart sapma, min-maks değerler, sayı ve yüzde kullanıldı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, independent samples t test, one-way ANOVA testi kullanıldı. Bulgular: Hastaların %31,7’si 50-79 yaş arası, %66,0’sı kadın, %38,3’ü üniversite ve üzeri mezunu, %53,1’i evli ve %66,0’sı şehir merkezinde yaşamaktadır. Katılımcıların %26,1’inin hipertansiyon, %21,5’inin diyabetes mellitus, %17,5’inin solunum hastalığının olduğu belirlendi. Ayrıca katılımcıların %35,6’sının hastalık süresinin 1-5 yıl arasında olduğu, %61,1’inin düzenli olarak ilaç kullandığı ve %58,4’ünün diyetine uymadığı bulundu. Hastaların MSBFÖ puan ortalaması 49,38±10,67 (min=14 ve max=70) olduğu saptandı. Hastaların yaş, eğitim durumu, çalışma durumu, hastalık süresi, düzenli ilaç kullanma ve diyetine uyma durumu ile MSBFÖ toplam puan ortalaması arasında anlamlı fark bulundu (p<0,05). Sonuç: Sonuç olarak kronik hastalığa sahip bireylerin metabolik sendrom bilgi ve farkındalıklarının orta düzeyin üzerinde olduğu tespit edildi. Yaşam tarzı değişiklikleri Metabolik sendrom (MetS) insidansını azaltmak için etkili bir strateji olduğundan, kronik hastalarda bilgi düzeylerinin ve farkındalıklarının artırılması, yaşam tarzlarının iyileştirilmesine yardımcı olabilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Aktif Yaşlanmanın Başarısı: Kuşaklararası Dayanışma

    Alpay, Ahmed Hamza

    Bu makalede, yaşlanmanın gerçekliğinden hareketle, aktif yaşlanmanın bireysel ve toplumsal dinamiklerinin kuşaklararası dayanışmaya olan etkileri incelenecektir. Bu makalede, yaşlanma fırsatı ve böyle bir konunun sorgulanma yollarından olan aktif yaşlanma ve kuşaklararası dayanışma; yaşlanma alanında bireyin benlik hissine atıfta bulunur. Aktif yaşlanmada belirlenen fırsatlardan elde edilen sonuçları bütünleştirmek için yenilikçi bir yaklaşım aranırken, yaşlananlar için yapı; etkili yaşlanma ve sağlıklı yaşam sonuçları elde etmeye odaklanmadır. Kuşaklararası dayanışmada çeşitli bireysel ve bağlamsal özelliklerle ilgili farklılıklar, çerçevenin fırsat boyutu, belki de gelişim hedeflerinde en belirgin olanıdır. Bu makaledeki literatür taraması, alternatif yaklaşımların araştırılması ve yaşlanma olgusundaki kavramsal ikilemlerin aşılmasına çalışır. Bu makalede, yaşlanma olgusu literatürünü özetleme stratejisi; aktif yaşlanmanın karakterize edildiği kuşaklararası dayanışmada istikrarlı değişimi teşvik eder. Bu makalenin bulgularında; yaşlılıkta sosyal değişim, kuşaklararası dayanışma için özel bir önem kazanır. Aktif yaşlanmanın aktarmaya çalıştığı anlam; kapsamlı sosyal etkileşime dâhil olmayı gerektiren kuşaklararası dayanışma arzusunda ifade edilir. Bu doğrultuda, aktif yaşlanmadaki değişimin kaçınılmazlığı; kuşaklararası dayanışmaya rehberlik sunmak için zemin hazırlar. Böylece daha farklı seviyelerde tanımlanan yetkinlikler otantik olandan mevcut inisiyatife kadar izlenebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    Social and Economic Problems of Agricultural Enterprises: The Case of Bayburt

    Esmer, Yusuf; Özel, Emrah

    Agricultural enterprises are enterprises that make significant contributions to the economic, social and cultural development of countries by engaging in agricultural production, agricultural product processing and agricultural marketing activities. It can be said that agricultural enterprises in Türkiye face many problems because they are mostly SMEs. The aim of this study is to examine the social and economic problems of agricultural enterprises based on the Bayburt example. In the study, it was deemed appropriate to use face-to-face interview technique within the scope of qualitative research method. In the interview, a questionnaire containing 32 questions about the social and economic problems of agricultural enterprises was used in addition to questions about participants and agricultural enterprises such as position, sector experience, enterprise size, enterprise title. Data were collected from 27 agricultural enterprises engaged in production, processing and marketing activities in Bayburt province. Content analysis technique was used to analyze the data. The responses of the participants were processed in depth within the scope of the themes determined in accordance with the content analysis technique, and the social and economic problems of agricultural enterprises were identified and solution suggestions were developed. As a result of the analysis, it was determined that agricultural enterprises have various problems related to management, production, marketing, finance and risk management, accounting, human resources, R&D and infrastructure, and suggestions were made within the scope of each theme. In conclusion, it is thought that this study will shed light on all agricultural enterprises operating in the sector and relevant stakeholders by addressing the existing problems, identifying the obstacles and developing recommendations.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    Hastaların Sağlık Okuryazarlığı ile Hasta Katılımı Arasındaki İlişkide Algılanan İletişim Engellerinin Aracı Rolü: Kesitsel Bir Çalışma

    Kocakaya, Mustafa; Demir, Rahime Nur

    Amaç: Bu çalışmanın amacı, sağlık okuryazarlığı ile hasta katılımı arasındaki ilişkide algılanan iletişim engellerinin aracı rolünü araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma, amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen kriterleri karşılayan 481 katılımcı ile yürütülmüştür. Veriler, Bayburt şehir merkezinde ikamet eden bireylerden toplanmıştır. Ayrıca veriler, çevrim içi yöntemler ile elde edilmiştir. Paket programları kullanılarak doğrulayıcı faktör analizi, tanımlayıcı istatistikler, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcıların %57,8’i kadın, %31,2’si 18-24 yaş aralığında, %52,2’si bekâr, %30,4’ü lisans mezunu ve %42,6’sının 0-17.000 TL hane gelirine sahip oldukları bulunmuştur. Veriler Bayburt il merkezinde ikamet eden bireylerden toplanmıştır. Katılımcıların belirli bir hane gelirine sahip oldukları tespit edilmiştir. Tüm değişkenler arasında anlamlı ve pozitif yönde ilişki tespit edilmiştir. Sağlık okuryazarlığının iletişim engelleri üzerinde (β=0,433; p<0,001), sağlık okuryazarlığının hasta katılımı üzerinde (β=0,642; p<0,001) ve hasta merkezli iletişim engellerinin hasta katılımı üzerinde (β=0,257; p<0,001) anlamlı ve pozitif yönde etkisi olduğu belirlenmiştir. Hasta merkezli iletişim engellerinin analize dâhil edilmesiyle sağlık okuryazarlığının hasta katılımı üzerindeki etkisinin devam ettiği ancak azaldığı (β=0,530; p<0,001) görülmüştür. Sonuç: Sağlık okuryazarlık düzeyinin artışı, algılanan iletişim engellerini azaltabileceği gibi hasta katılımını artırabilir. Algılanan iletişim engelinin olmaması da hasta katılımı artırabilecek bir etkidir. Algılanan iletişim engelleri, sağlık okuryazarlığının hasta katılımı ilişkine aracılık etmektedir. Değişkenler arasındaki ilişkiler, incelenen örnekleme göre değişebilmektedir. Literatürde yer alan araştırma sonuçlarının birbirinden farklı olmasına bağlı olarak hasta katılımı etkileyen unsurların hastalığa ve bölgeye göre özel olarak araştırılması yararlı olacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    A Study on Occupational Health and Safety in the Agricultural Sector in Türkiye: Analysis of Work Accidents, Occupational Diseases, and Lost Workdays

    Ozdemir, Mustafa

    The agricultural sector holds strategic economic importance due to its roles in food production, employment, and providing raw materials to industry. Türkiye is a significant agricultural country with its biological diversity, favourable climate conditions, and agriculture-based sector. According to the labor force statistics of the Turkish Statistical Institute (TÜİK), as of 2023, approximately 4.7 million people are employed in the agricultural sector in Türkiye, with the majority being seasonal workers. The farm sector includes field farming, livestock, fisheries, and forestry. Occupational Health and Safety (OHS) is vital for the sustainability of the agricultural sector. The Occupational Health and Safety Law No. 6331, which came into force in 2012, has mandated OHS provisions for all enterprises and employees in the agricultural sector. This study examines the statistics on work accidents, occupational diseases, and lost workdays in Türkiye's plant and animal production sector between 2018 and 2022 and evaluates the current state of OHS practices. Based on data from the Social Security Institution (SGK), the analysis reveals that 13,993 work accidents and 96 fatal work accidents occurred in the plant and animal production sector between 2018 and 2022, with the highest frequency of work accidents recorded in 2022. Additionally, 13 cases of occupational diseases were reported during the same period. An examination of temporary incapacity durations shows 133,008 days of incapacity reports, with the highest number occurring in 2021, influenced by the COVID-19 pandemic. The study's findings indicate that OHS practices in the agricultural sector are inadequate and need improvement. In light of these findings, various policy recommendations have been developed, such as the widespread implementation of OHS training, increased health screenings, and stricter OHS inspections.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Sağlık Personellerinde Tükenmişlik ve Mesleki Doyumun Ölçülmesi

    Göktaş, Bora; Tarakçı, İnci Erdoğan; Çopar, Özlem

    Bu çalışmada yoğun bakım ünitelerinde çalışan sağlık personellerinin aşırı iş yükü altında uzun süre çalışmalarından ve aynı zamanda yakın tedavi ve takip gerektiren hastaların tedavi ve bakım ihtiyaçlarının karşılanmasında yaşadıkları stresten kaynaklanan mesleki tükenmişliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Yoğun bakım sağlık çalışanlarında artan tükenmişlik, iş veriminin, iş doyumunun ve bakım kalitesinin azalmasına aynı zamanda sağlık bakım maliyetinin artmasına neden olduğundan, tükenmişliğin mesleki doyuma olan etkisinin belirlenmesi araştırmanın amacı ve hedefidir. Kesitsel tipte yapılan araştırma Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Ünitelerinde çalışan sağlık personellerine uygulanmıştır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak “Kişisel Bilgi Formu”, “Maslach Tükenmişlik Ölçeği” ve “Mesleki Doyum Ölçeği” kullanılmıştır. Anketler sonucu verilen yanıtlar, araştırmacılar tarafından SPSS 15.0 programına girilerek analiz edilmiştir. Ankete katılan 42 katılımcıdan, %69’u Hemşire (n=29), %14,3’ ü Klinik Destek Personeli (n=6), %11,9’i Doktor (n=5), %4,8’i Sağlık Memurudur (n=2). MTÖ’ ye göre araştırmaya katılanların “Duygusal Tükenme” ortalamaları 20, “Duyarsızlaşma” ortalamaları 14,28, “Kişisel Başarıda Düşme” ortalamaları ise 17,54 olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların yaş, cinsiyet, çocuk sayısı, yoğun bakımda çalışma süreleri, yoğun bakımda çalışma saatleri, fazla mesai yapma ve aylık gelirleri ile duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Katılımcıların cinsiyet, eğitim seviyeleri, medeni durumları, yoğun bakımda çalışma süreleri, yoğun bakımda çalışma saatleri ve fazla mesai yapma durumları ile mesleki doyumları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Çalışanların kişisel başarı puanının yüksek olması, mesleki doyumlarını olumlu yönde etkilemektedir. Araştırma sonuçları, konu ile ilgili mevcut bilimsel literatürü destekler niteliktedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Hemşirelik Öğrencilerinin Uygulama Alanlarında Meslektaş Şiddetine Maruz Kalma Durumlarının Değerlendirilmesi

    Kırbaş, Zila Özlem; Kahriman, Ilknur

    Meslektaş şiddeti, birçok meslekte olduğu gibi hemşirelik mesleğinde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma hemşirelik öğrencilerinin klinik uygulama alanlarında meslektaş şiddetine maruz kalma durumlarını belirlemeyi amaçlamıştır. Çalışma tanımlayıcı tipte yapıldı. Araştırmanın verileri, Kişisel Bilgi Formu ve Hemşirelik Öğrencileri için Meslektaş Şiddetine Maruz Kalma Ölçeği kullanılarak toplandı. Çalışma toplam 281 öğrenci ile yürütüldü. Çalışmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 20,58±1,74 olup, %84’ü kız öğrenciydi. Öğrencilerin sözel/psikolojik şiddete maruz kalma durumu alt boyutu puanları 20,35±7,50, şiddetin fiziksel ve ruhsal sağlık üzerine etkisi alt boyutu puanları 23,63±10,13 ve ölçek toplam puanları 43,99±16,88 olarak bulundu. Hemşirelik öğrencilerinin düşük dereceli meslektaş şiddetine maruz kaldıkları belirlendi. Bu nedenle hemşirelik öğrencilerinin uygulama alanlarında maruz kaldıkları şiddetin önlenmesine yönelik önlemler alınmalıdır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex6TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    İşgücü Verimliliği ve Mutluluk: OECD Ülkelerinden Kanıtlar

    Bozma, Gürkan; Bozma, Kübra; Imamoglu, Ilyas Kays

    Üretim sürecindeki insan kaynağı, gerek iş ortamındaki gerekse sosyal ortamdaki değişmelerden etkilendiği için bu etkileşim mutluluk düzeylerini ve verimliliklerini de etkileyebilmektedir. Bu nedenle bu çalışmada 2015-2021 dönemi yıllık veri setiyle 35 OECD ülke örnekleminde, işgücü verimliliği ve mutluluk ilişkisi panel veri analiziyle incelenmiştir. Araştırma modelinde, bağımlı değişken olarak işgücü verimliliği, bağımsız değişken olarak mutluluk endeksi ve kontrol değişkeni olarak ise ortalama yıllık ücret alınmıştır. Yapılan Driscoll-Kray analizi tahmin sonuçlarından elde edilen bulgulara göre mutluluk düzeyinde meydana gelen bir birimlik artışın, işgücü verimliliğini yaklaşık olarak %2.2 arttırabileceği tespit edilmiştir. Ayrıca ortalama yıllık ücretlerde meydana gelecek bir birimlik bir artışın ise işgücü verimliliğini %0.001 kadar artırabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Investigation of university students' exposure to phubbing and being phubbed

    Kırbaş, Zila Özlem; Semerci, Vahide; Güneş, Hüseyin; Sönmez Sarı, Ebru; Akeren, Zahide

    Aim: This study was carried out as an investigation of university students' exposure to phubbing and being phubbed. Method: The sample of the descriptive and relationship-seeking study consisted of students studying at a university located in the Eastern Black Sea region of Turkey (n=1005). The data were collected online by the researchers between September and October 2022 using the Personal Information Form, the General Exposure to Phubbing (GEP) Scale, and the General Being Phubbed (GBP) Scale. Results: The average age of the students was 20.41±2.02 (min=18, max=36). 71.4% of them were female students, 67.5% of them were studying at the faculty and 56.6% were in the first year. The mean GEP score of the students was 77.86±26.28 and the mean GBP score was 48.48±18.52. According to the results of the Pearson correlation test, which was conducted to determine the relationship between students' exposure to phubbing and being phubbed, a moderate, positive linear relationship was found between GEP and GBP (r=0.418, p=0.000). Conclusion: As a result, it can be said that the GEP and GBP status of the students are moderate. In addition, students who are exposed to phubbing may exhibit more phubbed behaviors. It can be suggested that healthcare professionals, who have an important role in improving public health, should conduct effective identification and awareness studies for university students, who constitute an important risk group in terms of phubbing.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    COVID-19 Vaccine Literacy and Vaccine Hesitancy Among University Students

    Kırbaş, Zila Özlem; Sönmez Sarı, Ebru

    Aim: This study aims to determine the COVID-19 vaccine literacy level and vaccine hesitancy in university students. Material and Method: The sample of the descriptive-relationship-seeking study consisted of university students (n=422) studying in health programs. Data; The Personal Information Form was collected online using the COVID-19 Vaccine Literacy Scale and the Vaccine Hesitancy Scale-Short Form. In data analysis, independent samples t-test, One Way ANOVA, and Pearson correlation test were used. The level of statistical significance was accepted as p<0.05. Results: The COVID-19 Vaccine Literacy mean scores of the students were found to be 2.76 ± 0.49 and the Vaccine Hesitancy Scale mean scores were 31.85 ± 9.07. It has been observed that there was a weak, negative linear relationship between COVID-19 Vaccine Literacy and Vaccine Hesitancy (r= -0.226, p<0.01). As the level of COVID-19 vaccine literacy increases, vaccine hesitancy decreases. Conclusions: Determining the COVID-19 vaccine literacy and vaccine hesitancy status in university students is important in terms of guiding the studies to be carried out for the protection and promotion of public health.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Organizasyonda işin pozitif anlamına etki eden faktörlerin belirlenmesine yönelik bir araştırma: devlet ve vakıf üniversitesi ayrımı istanbul örneklemi

    Durmuş, İbrahim

    Araştırmanın amacı akademisyenlerin işlerinin pozitif anlamına etki eden faktörleri belirlemektir. Bu amaçla organizasyonda akademik özgürlük, yetenek, işe odaklanma ve demografik değişkenlerin etkileri incelenmiştir. Araştırmanın kapsamı İstanbul’da devlet ve vakıf üniversitelerinde faaliyette bulunan ve araştırmaya gönüllü katılım sağlayan 1567 akademisyenden oluşmaktadır. Araştırmada oluşturulan hipotez modelleri ile hem genel modellere hem de devlet ve vakıf üniversiteleri için spesifik modellere yer verilmiştir. Araştırmanın genel modelinde akademisyenlerin organizasyonlarındaki özgürlükleri işlerinin pozitif anlamına katkıda bulunmuştur. Akademisyenlerin organizasyonlarındaki özgürlüğü yeteneklerinin gelişimine katkı sağlamıştır. Araştırmada akademisyenlerin özgürlüğünün işlerine odaklanmasına ciddi düzeyde katkısı olduğu gözlemlenmiştir. Akademisyenlerin işlerine odaklanması işlerinin pozitif anlamına da katkıda bulunmuştur. Akademisyenlerin yeteneği işlerinin pozitif anlamına katkı sağlamıştır. Moderator etkili genel modelde ise, akademisyenlerin özgürlüğünün yeteneklerinin gelişimi üzerindeki etkisinde işe odaklanmanın düzenleyici etkisi olduğu görülmüştür. Akademisyenlerin yeteneklerinin işlerinin pozitif anlamı üzerindeki etkisinde işlerine odaklanmaları düzenleyici etkiye sahip olmuştur. Akademik özgürlüğün işin pozitif anlamı üzerindeki etkisinde, işe odaklanma ve çalışan yeteneği birlikte aracı etkiye sahip olmuştur. Analizde akademisyenlerin yeteneklerinin işlerinin pozitif anlamı üzerindeki etkisinde yaşlarının ve akademik unvanlarının düzenleyici etkileri olduğu sonuçlarına erişilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sağlık kuruluşlarında etkileşim kalitesinin hasta memnuniyetine ve sadakatine etkisi

    Bilgin, Yusuf; Aba, Aysun Turkay

    Bu araştırmanın amacı, sağlık kuruluşlarında etkileşim kalitesinin hasta memnuniyeti ve hasta sadakati üzerindeki etkisini incelemektir. Ayrıca araştırmada sağlık kuruluşlarında hasta memnuniyetinin hasta sadakati üzerindeki etkisinin analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada sağlık kuruluşunda hizmet kalitesini ölçmek için Brady ve Cronin (2001) tarafından önerilen çok boyutlu ölçüm modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda, sağlık kuruluşunda etkileşim kalitesinin bileşenleri; tutum, davranış ve uzmanlık olarak tanımlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Kayseri Şehir Hastanesinde ayakta ve yataklı tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Araştırma verileri, kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak 391 hastadan toplanmıştır. Elde edilen veriler Yapısal Eşitlik Modellemesi (AMOS) kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, sağlık kuruluşlarında etkileşim kalitesinin hasta memnuniyeti ve hasta sadakatini anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Öte yandan, analiz sonuçları sağlık kuruluşlarında hasta memnuniyetinin hasta sadakati üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığını göstermektedir. Buna ek olarak, uzmanlığın sağlık kuruluşlarında hasta memnuniyeti ve sadakati üzerinde en etkili etkileşim kalitesi bileşeni olduğu belirlenmiştir. Davranış bileşeni ise uzmanlığa göre hasta memnuniyeti ve sadakati üzerinde daha düşük düzeyde bir etki meydana getirmektedir. Bunların aksine etkileşim kalitesi bileşenlerinden tutum, hasta memnuniyeti ve hasta sadakati üzerinde anlamlı bir etkiye sahip değildir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele