Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alacadağlı, Esmeray(2)
- Bayramoglu, Turgut(2)
- Degirmenci, Yavuz(2)
- Kuzey, Memet(2)
- Yildiz, Tugba(2)
- Ag, Aliriza(1)
- Altin Yontem, Gulden(1)
- Apak, Ömer Ceyhun(1)
- Bayraktar, Vedat(1)
- Başar, Enes Emre(1)
- Başar, Şule(1)
- Beyoglu, Sakine(1)
- Bozkaya, Hasan(1)
- Coşkun, Hüseyin(1)
- Dayı, Rumeysa Bakır(1)
- Durmuş, İbrahim(1)
- Ece, Fatma(1)
- Erciş, Aysel(1)
- Eygu, Hakan(1)
- Guler, Cuneyt(1)
- Gök, Aslıhan(1)
- Göçgen, Sosyalci(1)
- Gücüyeter, İlknur(1)
- Gül, Dilek(1)
- Güneş, Hüseyin(1)
- Güven, Onur(1)
- Kabak, Turgay(1)
- Kahraman, Pinar Bagceli(1)
- Kansu, Ceren Çevık(1)
- Korkmaz, Halil İbrahim(1)
- Korkutata, Zeynep(1)
- Kurt, Mehmet Ali(1)
- Maden, Sedat(1)
- Semerci, Vahide(1)
- Sönmez Sarı, Ebru(1)
- Teke, Çağatay(1)
- Tutkun, Cansu(1)
- Yaprakli, Sevda(1)
- Yetişensoy, Okan(1)
- Yildiz, Emel(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Preschool Teachers' Awareness of Climate Change: Educational Considerations to Global Issues
Korkmaz, Halil İbrahim; Kahraman, Pinar Bagceli; Tutkun, Cansu; Bayraktar, Vedat; Altin Yontem, Gulden
Climate change is a significant global issue affecting many areas of life, and how this topic is addressed in early childhood is closely related to teachers' awareness and practices. This research is a qualitative study conducted to examine preschool teachers' awareness of climate change and how they reflect this awareness in their classroom practices. Twenty-one preschool teachers participated in the study, and data were collected through semi-structured interviews. The findings show that teachers mostly understand climate change in terms of global problems and observable environmental effects, while focusing on human-induced behaviors and industrialization in their explanations of the causes. Teachers' individual measures are mostly limited to daily practices such as recycling and energy conservation; participation in voluntary and collective environmental activities is low. The vast majority of teachers consider themselves partially adequate in raising children's awareness of climate change and express difficulties, particularly in concretizing abstract concepts, ensuring family participation, and instilling conscious consumption habits. Classroom activities are mostly limited to weather observations and recycling-based activities. These findings reveal significant limitations in the pedagogical deepening of preschool teachers' awareness of climate change; they indicate that teachers need to be empowered with field-specific, practice-based, and pedagogically focused professional support in order for climate change education to be effectively addressed at the early childhood level.
- MakaleAçık Erişim2025CO2 Emissions Forecast Based on Renewable and Non-Renewable Energy Consumption in Türkiye
Eygu, Hakan; Coşkun, Hüseyin
This study aims to reveal the impact of renewable and non-renewable energy consumption on CO2 emissions in Türkiye and the potential to reach the CO2 emission level targeted in the 2030 Paris Agreement. In the first stage, the cointegration relationship was analyzed with the AARDL model approach using annual data for 1965-2022. According to the results of the analysis, in the long run, non-renewable energy consumption increases CO2 emissions, while renewable energy consumption decreases CO2 emissions. In the second phase of the research, three scenarios were prepared for each of renewable and non-renewable energy consumption. For nine scenarios, including combinations of these scenarios, CO2 emissions that may occur until 2030 were estimated using the econometric simulation method. According to the estimation results, the low non-renewable energy consumption and high renewable energy consumption scenario was determined as the scenario that can reduce CO2 emissions the most until 2030. However, even in this case, it is understood that more investment in renewable energy will be required since the 2030 CO2 emission reduction target will not be achieved. Therefore, policymakers need to enact policies to increase incentives for renewable energy generation in both the public and private sectors and take steps to improve the necessary infrastructure.
AtıfOpenAlex4TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Öğretmen Adaylarının Sürdürülebilir Tüketim Davranışları İle Su Okuryazarlık Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Degirmenci, Yavuz; Bayramoglu, Turgut
Doğal kaynakların sınırsız olmadığı bir dünyada kaynakların bilinçli, dengeli ve gelecek nesiller için de kullanılabilir olması önemlidir. Nitekim artan dünya nüfusu, değişen koşullar, yaşam tarzları ve bireylerin tüketim davranışları kaynakların sürdürülebilir kullanımını zorunlu hale getirmiştir. Dolayısıyla kaynakların etkili, verimli ve gelecek nesiller için sürdürülebilir kullanılması konusunda bireylerin ve toplumu oluşturan bütün paydaşların çeşitli sorumlulukları olduğu açıktır. Bununla birlikte bireylerin küçük yaşlardan itibaren bu konuda eğitilmesi, bilinçlendirilmesi ve farkındalıklarının artırılması kaynakların sürdürülebilir kullanımı açısından hayati öneme sahiptir. Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının sürdürülebilir tüketim davranışları ile su okuryazarlıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada nicel yaklaşımlarda yaygın olarak kullanılan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında “sürdürülebilir tüketim davranışı ölçeği ve “su okuryazarlığı ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise t testi, ANOVA ve korelasyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, 2023-2024 eğitim- öğretim döneminde Türkiye’de bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde öğrenim gören 145 kadın ve 70 erkek öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre; cinsiyet, sınıf düzeyi, bölüm, ebeveyn eğitim durumu ve yaşanılan yer değişkenlerine göre anlamlı farklılık oluşmazken, katılımcıların sürdürülebilir tüketim davranışları ile su okuryazarlıkları arasında yüksek düzeyde pozitif ilişkinin (r = .628; p<.01) olduğu tespit edilmiş ve çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
AtıfOpenAlex5TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2025Kahvehanelerin Arap Edebiyatındaki Yeri ve Etkisi-Mısır Örneği
Dayı, Rumeysa Bakır
Kahvehaneler, modern şehirlerin tarih boyunca yaşanmışlıklarının özgün ve önemli bir parçası olup tarih mirasının sadık bir deposu ve aynı zamanda kültür ve geleneklerin tanıklarıdır. Kahvehaneler farklı karakterlerin, kokuların, tınıların bir mekânda birbirine karışmasıdır. Kültür ve edebiyat kahvehaneleri, kalbi olmayan betonarme şehirlerde insanların boş vakit geçirmesi olmayıp toplumların kültürel, edebî, ekonomik ve politik açıdan gelişiminin canlı bir belgesidir. Kuruldukları günden bu yana fikir tarihinin ortaya çıkışında ve gelişiminde önemli bir rol oynayan ve ilk olarak 16.yy’da Doğu’da kendini gösteren kahvehaneler, dünyanın birçok yerinde edebî, sanat ve felsefi akımların ortaya çıkışı ile ilişkilendirilmiş, sömürgeciliğe ve diktatörlüğe karşı siyasi hareketlerin doğuşu ve harekete geçtiği ana komuta merkezi olmuştur. Yüzyıllardır Mısır’ı karakterize eden en önemli toplumsal geleneklerden biri de çeşitli biçimleriyle karşımıza çıkan kahvehaneleridir. Popüler kültürün kuluçka merkezi konumunda olan Mısır edebiyat kahvehaneleri de özellikle Kahire’de sürekli bir mücadele tarihiyle bağlantılı olmuştur. Devrim rüzgârları ve değişimin esintileri oralardan esmiş, bu kahvehanelerden yazarlar ve düşünürler doğup toplumun yapısını, siyasi ve sosyal tarihini değiştiren kültür ve aydınlanma mesajları yaymışlardır. Çalışmada Mısır’da özellikle Kahire’de yer alan edebiyat ve kültür kahvehaneleri tarihçeleri, konumları ve kültürel önemleriyle birlikte bu kahvehaneleri ziyaret eden edebiyatçılar ve oralarda kaleme aldıkları eserler ele alınmaya gayret gösterilmiş, edebiyatçıların yanında bu kültür kahvehanelerinde faaliyet gösteren sanat ve siyaset camiasına da yer verilmiştir.
- MakaleYalnız künye2025Natural Disaster Awareness of Social Studies Teachers After the Kahramanmaraş Earthquakes in Turkey
Kuzey, Memet; Bozkaya, Hasan
This study aims to investigate whether social studies teachers (SSTs) in Turkey have sufficient awareness of natural disasters within the context of the elementary social studies curriculum following the two major earthquakes that occurred in Kahramanmaraş on February 6, 2023. The research group consisted of 20 SSTs working in the province of Hatay during the 2022-2023 academic year, a region significantly affected by the earthquakes centered in Kahramanmaraş. A case study design was employed in this research. Data were collected using a semi-structured interview form consisting of fifteen open-ended interview questions. Content analysis and descriptive analysis methods were employed to analyze the data. The findings revealed that SSTs had deficiencies in their knowledge of types of disasters, their ability to translate disaster-related information into action was low, and they exhibited insufficient awareness of natural disasters.
- MakaleAçık Erişim2025Yerel halkın algıladıkları faydaların ve doxey rahatsızlık indeksi algılarının sürdürülebilir turizm gelişimine destek üzerindeki etkisi
Apak, Ömer Ceyhun
Bu makale, yerel halkın algıladığı faydaların ve Doxey Rahatsızlık İndeksi'nin turizmin sürdürülebilir gelişimine olan etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Algılanan faydaların Doxey Rahatsızlık İndeksi'nin boyutları üzerindeki etkileri de araştırılmıştır. Trabzon'da yaşayan 421 kişiden veri toplanmış ve çalışma, nicel araştırma desenleri kapsamında tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Değişkenler arasındaki etkiler yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar yerel halkın algıladığı faydaların turizmin gelişimine destek, coşku ve ilgisizlik üzerinde pozitif etkilediğini, buna karşın kızgınlık ve düşmanlık üzerinde negatif etkilediğini ortaya koymaktadır. Doxey Rahatsızlık İndeksi, yerel halkın turizmle ilgili algılarını anlamak için önemli bir çerçeve sunmaktadır. Coşku ve ilgisizliğin turizmin sürdürülebilir gelişimine destek üzerinde anlamlı bir pozitif etkisi bulunurken, kızgınlık ve düşmanlığın ise negatif bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar yerel halkın turizmle ilgili algılarının turizmin sürdürülebilir gelişimi açısından kritik bir rol oynadığını ve Doxey modelinin bu süreçte nasıl bir rolünün olduğunu ortaya koymaktadır. Yerel halkın fayda algılarının dikkate alınması, turizm politikalarının geliştirilmesinde önemli bir unsur olarak değerlendirilebilir.
- MakaleAçık Erişim2025Deprem Sonrası Cerrahi Hemşirelerinin Algılanan Stres ve Psikolojik İyi Oluş Düzeyleri
Semerci, Vahide; Güneş, Hüseyin; Sönmez Sarı, Ebru; Beyoglu, Sakine
Amaç: Bu araştırmada, deprem sonrası cerrahi hemşirelerinin algıladıkları stres ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte planlanan bu araştırma, Türkiye’nin doğusunda yer alan bir eğitim ve araştırma hastanesinde gönüllü 241 cerrahi servis hemşireleri ile yürütüldü. Veriler; araştırmacılar tarafından 25 Eylül-15 Ekim 2023 tarihleri arasında çevrimiçi toplandı. Verilerin toplanmasında ‘‘Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PİOÖ)’’ kullanıldı. Tanımlayıcı istatistikler için ortalama, standart sapma, min-maks değerler, sayı ve yüzde kullanıldı. Verilerin analizinde parametrik testlerden bağımsız gruplarda t testi, Tek Yönlü Anova ve Pearson korelasyon analizi kullanıldı. Levene testi ile veri setinin homojenliği değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Bu çalışmada hemşirelerin yaş ortalaması 33,39±7,63 (19-55)’tir. Cerrahi hemşirelerin PİOÖ puan ortalaması 38,45±9,32 ve ASÖ puan ortalaması 30,23±7,10 olduğu bulunmuştur. Hemşirelerin psikolojik iyi oluşları ve algılanan stresleri arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik yapılan Pearson korelasyon testi sonucuna göre, zayıf düzeyde, negatif yönde doğrusal ilişki vardır (r=-0,374, p<0,001). Sonuç: Bu çalışmada cerrahi hemşirelerinin algılanan stres ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin orta düzeyde olduğu saptandı. Hemşirelerinin algılanan stres düzeyi azaldıkça psikolojik iyi oluş düzeyinin arttığı belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2024Green Supplier Assessment with Fuzzy Expert System Approach
Teke, Çağatay
Today, reasons such as increasing pollution on a global extent and limited raw material resources are increasing the interest in green supply chain management (GSCM). GSCM includes the processes starting from the very beginning of the production process of a product, completing the production, delivering the product to the customer, and recycling the product at the end of its useful life. Its main purpose is to eliminate or minimize the damages caused to the environment in all of these processes. In order to achieve this goal, it has great importance to assess the suppliers, which are one of the most important components of the production process, in terms of becoming a green supplier. In this study, a fuzzy expert system model has been developed to assess the green suppliers based on green production technology, environmental management system, pollution control, product cost, quality, and lead time criteria. Mean Square Error (MSE) and coefficient of determination (R2) have been calculated to measure the performance of the developed model. These calculated values show that the green supplier assessment performance of the developed model is quite high.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ4Bibliometric research on carbon footprint and green organization concepts
Durmuş, İbrahim; Gücüyeter, İlknur
Objective: Carbon footprint and green organization research clarify the concepts emphasized by the authors, the relations between the concepts, the words that have been popular over the years, and the research rates of the authors in terms of countries. Material and Methods: R program and bibliometric analyses were used to analyze the studies in Scopus and WoS databases. Results: Carbon footprint and green organization research have intensively been researched in recent years, the concepts of sustainability observed, climate change in the carbon footprint frequently emphasized, and the strong relationship among them observed. In recent years, it has been understood that the words carbon footprint, environmental sustainability, carbon, sustainability, green supply chain management, greening, environment, green informatics, energy, green technology, innovations, climate change, and circular economy are very popular. Conclusion: Today, the activities of organizations are influenced by many environmental approaches. In a world that is getting more polluted day by day, there is a great need for green organizations. Economic gains, which are among the priorities of countries, cause an increase in carbon emissions and a narrowing of the habitat of all living things.
AtıfOpenAlex8TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2024İktisadi Büyüme, Enerji Tüketimi ve CO2 Emisyonu Arasındaki İlişki: MIST Ülkeleri Üzerine Bir Değerlendirme
Yıldız, Şaduman; Gök, Aslıhan
İktisadi büyüme kişi başına reel gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH)’daki artışı ifade etmektedir. Ülkelerin gelişmişlik düzeyini ortaya koyan en önemli göstergelerden biri de iktisadi büyümedir. Bu bağlamda ülkelerde iktisadi büyümelerini sağlamayı amaçlamışlardır. Sanayi devrimi sonucunda iktisadi büyümeyi sağlamak için ülkelerin enerji tüketiminde artış yaşanmış ve bu da çevreye zararlı atıklar karışmasına neden olmuştur. Ayrıca sanayi devrimi ile kentsel nüfusta da artış yaşanmış ve enerji tüketimi de bu bağlamla artmıştır. Çeşitli nedenlerle artan enerji tüketimi çevresel sorunların artmasına neden olmuştur. Ülkeler iktisadi büyümelerini gerçekleştirebilmek için enerji tüketimlerini artırmış ve bu da ülkelerde karbondioksit (CO2) emisyonunda da artışın yaşanmasına neden olmuştur. Yapılan bu çalışmada Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye (MIST) ülke grubu için iktisadi büyüme, enerji tüketimi ve CO2 emisyonu arasındaki bağlantı 1971-2014 dönemi yıllık verileriyle ele alınmıştır. Ayrıca çalışmaya kontrol değişkeni olarak kentleşme verisi de dahil edilmiştir. Çalışmada eşbütünleşme ilişkisini araştırmak için Durbin-Hausman eşbütünleşme testi (2008) ve LM (2007) eşbütünleşme testi uygulanmıştır. İktisadi büyüme, enerji tüketimi, CO2 emisyonu ve kentleşme değişkenleri arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunmuş sonra OLS-CD katsayı tahmin yöntemi ile katsayılar tahmin edilmiştir. Katsayı tahmini sonucunda enerji tüketimi için kullanılan elektrik tüketiminin CO2 emisyonunu azalttığı sonucuna ulaşılırken kentleşme ve iktisadi büyümenin ise CO2 emisyonunu arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sürdürülebilir kalkınmaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Degirmenci, Yavuz; Gül, Dilek
Son yıllarda ülkelerin gündeminde ön planda yer alan sürdürülebilir kalkınma kavramı giderek artan bir öneme sahiptir. Bununla birlikte eğitimden, sağlığa, ekonomiden, çevreye, sosyal alanlardan bireysel yaşama kadar bu kavram geniş bir yelpazede kendini göstermektedir. Günümüzde küresel ve bölgesel ölçekte yaşanan gelişmeler de dikkate alındığında sürdürülebilir kalkınma kavramı daha yaşanabilir bir dünya ve gelecek için önemli görülmekte; bu konuda duyarlılığı ve farkındalığı artırmada eğitime de önemli görevler düşmektedir. Bu çalışmanın amacı sürdürülebilir kalkınma ile ilgili lisans düzeyinde dersler almış sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bu kavrama yönelik görüşlerini incelemektir. Araştırma nitel yönteme göre tasarlanmıştır. Veri toplama aracı olarak görüşme tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel analize yer verilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; katılımcılar sürdürülebilirlik kavramını daha çok doğal kaynak kullanımı ile ilişkilendirerek, bu kavramın gelecek nesiller adına önemini vurgulamışlardır. Ayrıca sürdürülebilirlik adına kaynakların israf edilmemesi ve tasarruflu kullanılmasının önemli olduğunu, bu kavram özelinde eğitimin ise bireylerde farkındalık ve bilinç oluşturmada etkili olabileceğini belirtmişlerdir.
AtıfOpenAlex5TR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2024Ulusal Deprem Tatbikatı Sonrası Korku Pazarlaması Kapsamında, Küçük İşletmelerin Afet Sigortası Satın Alma Eğilimleri
Yildiz, Emel; Çınar, Öznur
Doğal afetlerin neden olabileceği bireysel kayıp kaynaklı riskler, bu risklerin meydana getirebileceği korku ve bu korkunun neden olabileceği telafi sistemleri isteği (doğal afet sigortası) bağlamından hareket ederek, bu araştırmanın amacı, bir doğal afet tatbikatı vasıtasıyla olası yüksek riskli bir afetin meydana getirebileceği kayıpların neden olacağı olası korkunun doğal afet sigortası yaptırma ile olan ilişkisini araştırmaktır. Araştırmanın ana kütlesi Bayburt ilinde faaliyette bulunan 2162 esnaftır. Araştırmada tesadüfi olmayan örnekleme metotlarından biri olan kolayda örnekleme metodu kullanılmıştır. Bu ana kütleden toplamda 764 kişi araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırma, anket yöntemi kullanılarak 02/02/2023 ile 02/06/2023 tarihleri arasında Bayburt merkezi ve iki ilçesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma anketi hazırlanırken kuramsal çerçevede belirtilen kaynaklardan genel anlamda faydalanılmış olup, anket demografik bilgileri, tatbikatla, sigortayla ve bireylerin afet duygularıyla ilgili soruları içermektedir. Araştırma sonucunda deneklerin afetlerden yüksek oranda korkmakta, afet tatbikatlarında korku duygusu yaşamamakta ve deneklerin ancak yarısı tatbikattan sonra afet sigortası yaptırmaya isteklidir. Ayrıca afet sürecinde duyulan korku hissi afet sonrası afet sigortası yaptırma isteğini belirleyen bir faktör değildir.
- MakaleAçık Erişim2024Üniversite Öğrencilerinin Yeşil Ürünleri Satın Almaya Yönelik Tutumlarının Çevre Bilgileri, Tüketim Değerleri ve Reklama Duyarlılıkları Kapsamında Araştırılması
Yildiz, Tugba; Korkutata, Zeynep
Bu çalışma çevre bilgisi kapsamında yeşil tüketim değerleri ile yeşil reklama duyarlılığın yeşil ürünleri satın almaya yönelik tutum üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Ürün seçimine giden süreçte bilginin rolü doğrultusunda çevre bilgisinin yeşil tüketim değerleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bireyin tüketim değerlerinin iletişim sürecine ve ürünlere olan bakış açısına etkisini belirlemek için ise tüketim değerlerinin satın almaya yönelik tutum ve yeşil reklama duyarlılık üzerindeki etkisi incelenmiştir. İletişim stratejilerinin yeşil pazarlama sürecindeki rolünü ele almak için ise yeşil reklama duyarlılığın satın almaya yönelik tutum üzerindeki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 20 istatistik programı kullanılmış ve regresyon analizi yapılmıştır. 375 öğrencinin yer aldığı çalışmanın sonuçlarına göre çevre bilgisi yeşil tüketim değerleri üzerinde olumlu yönde etkilidir. Bunun yanı sıra yeşil tüketim değerlerinin yeşil reklama duyarlılık ve çevre dostu ürünleri satın almaya yönelik tutum üzerinde olumlu etkisi olduğu da görülmüştür. Son olarak yeşil reklama duyarlılığın çevre dostu ürünleri satın almaya yönelik tutum üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Ortaokul Türkçe Ders Kitaplarındaki Küresel Sorunların İncelenmesi
Maden, Sedat; Önal, Aydın
Araştırmada ortaokul Türkçe ders kitaplarında işlenen küresel sorunları belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma nitel modellerden doküman analizi ile kurgulanmıştır. Araştırmanın veri kaynağını, ortaokul Türkçe ders kitapları (5, 6, 7 ve 8.sınıf) oluşturmaktadır. Ders kitaplarında işlenen küresel sorunları belirlemek için doküman analizi ile veriler toplanmış ve veriler betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Bu çerçevede belirlenen küresel sorunlar; çevre (küresel ısınma, toprak, hava, deniz ve akarsu kirliliği vb.), sağlık, göç, savaş ve terör, hayvan neslinin tükenmesi, deprem, yoksulluk, ekonomik kriz ve demografik sorunlar başlıkları altında kodlanıp sınıflandırılmıştır. Ayrıca belirli kategorilere ayrılan küresel sorunlar sınıf seviyelerine göre tablolar hâlinde sunulmuştur. Çalışma sonucunda, ortaokul Türkçe ders kitaplarında çeşitli küresel sorunların işlendiği belirlenmiştir. Ancak küresel sorunların ders kitaplarında dengeli dağılmadığı ve güncel problemlerin kitaplarda yeterli düzeyde bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yine incelenen ders kitaplarında en fazla çevre sorunlarının yer aldığına tespit edilmiştir. Göç, savaş ve terör, salgın hastalıklar ve yoksulluk gibi önemli meselelerin ise ders kitaplarında çok az işlendiği anlaşılmıştır. Bunların yanı sıra sınıf seviyeleri dikkate alınarak küresel sorunların işlenmesinde nitelik ve nicelik olarak değişikliğe gidilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Küresel sorunların temalara göre dağılımında ise “Doğa ve Çevre” temasının ön planda olduğu belirlenmiştir. Diğer temalarda ise küresel sorunların daha az işlendiği görülmüştür. Bunların yanı sıra küresel sorunların metinlerin içinde ve etkinlikler bölümünde sıkça geçtiği, diğer kısımlarda ise az ya da hiç olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları, ortaokul Türkçe ders kitaplarının küresel sorunları yansıtma konusunda eksiklikler barındırdığını göstermiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ4Erdemli (Mersin) Kıyı Akiferi Su Kalitesinin Değerlendirilmesi
Yıldırım, Ümit; Guler, Cuneyt; Kurt, Mehmet Ali; Güven, Onur; Ece, Fatma
Kıyı akiferlerinin su kalitesi ve miktarı değişen iklim koşulları ve artan antropojenik faaliyetler nedeniyle her geçen gün olumsuz yönde daha fazla etkilenmektedir. Bu çalışma, Erdemli Kıyı Akiferi’nin (EKA) su kalitesinin ve kirletici unsurlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma kapsamında, Ağustos 2020’de yeraltı suyu örneklemesi yapılarak suların fiziksel ve kimyasal özellikleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar Dünya Sağlık Örgütü (WHO) içme suyu standartlarına göre değerlendirilmiştir. EKA’nın Akdeniz kıyısına yakın olan bazı noktalardan alınan örneklerde elektriksel iletkenlik değerlerinin oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu örneklerin sodyum (Na+) ve klorür (Cl) derişimlerinin de yüksek olduğu ve WHO tarafından tavsiye edilen sınır değerlerin üzerinde oldukları belirlenmiştir. EKA’daki bir diğer önemli problem ise nitrat (NO3) kirliliğidir. Ağustos 2020 dönemi örneklerinin nitrat derişimleri 2,17-131,51 mg/L arasında değişmekte olup 15 örneğin nitrat derişimi sınır değerin (50 mg/L) üzerindedir. Bazı örneklerdeki iz element derişimleri de (Al, Fe ve Ni) WHO’da belirtilen sınır değerleri aşmıştır. Çalışma alanındaki yeraltı suları, tarımsal sulama suyu kalitesi açısından değerlendirildiğinde, aktif deniz suyu girişiminin görüldüğü bölgelerdeki suların, sulama amacıyla kullanımının uygun olmadığı belirlenmiştir. Çalışma alanı ve civarında her geçen gün yeni tarım alanlarının açıldığı gözlenmektedir. Bu durum, EKA’daki azalan su kaynaklarının üzerindeki baskıyı daha da artırmaktadır. Sonuç olarak, EKA’da sürdürülebilir entegre su yönetiminin gecikmeksizin uygulanması gerekmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Afet Bilinci Ölçeğinin Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
Yetişensoy, Okan
Bireylerin ve toplumun karşı karşıya olduğu potansiyel afet risklerini en aza indirgemeye yönelik bilişsel, duyuşsal, psikomotor bilgi ve becerilere ilişkin farkındalık düzeyleri olarak tanımlanabilecek afet bilinci, erken yaşlardan itibaren kazandırılması gereken temel özelliklerden birisidir. Nitekim afet bilinci toplumların afetlere karşı direnç geliştirmesinde önemli bir bileşen rolü görmekte, afetlerin potansiyel risklerini azaltmaya katkı sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin afet bilinci düzeylerini belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçme aracının geliştirilmesidir. Araştırma 1293 kişilik bir çalışma grubuyla yürütülmüş ve gerçekleştirilen açımlayıcı faktör analizi sonucunda 9.771 özdeğere sahip, toplam varyansın %54.284’ünü açıklayan, 18 maddelik tek boyutlu bir yapıya ulaşılmıştır. Bu yapı gerçekleştirilen doğrulayıcı faktör analizi ile doğrulanmış, ölçüt bağıntılı geçerlik çalışması sonucunda da ölçeğin geçerliğini destekleyici sonuçlar alınmıştır. Ölçeğin cronbach alfa katsayısının ise .949 ile oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular ölçeğin ortaokul öğrencilerinin afet bilinç düzeylerini belirleme noktasında geçerli ve güvenilir olduğunu göstermiş ve ilgili sonuçlar mevcut alanyazını çerçevesinde tartışılmıştır.
AtıfOpenAlex11TR Dizin7
İncele - MakaleAçık Erişim2022Investigation of green consumers 'subjective well being within the scope of purchase behavior, attitudes and personality traits
Erciş, Aysel; Yildiz, Tugba
Environmental problems that increase with global developments require individuals to behave more envi- ronmentally. The determination of this requirement depends on increasing the awareness of individuals and motivating green consumer behaviors. At this point, one of the most important factors is the happiness and satisfaction levels of people's lives, known as subjective well-being. The increase in the subjective well-being of individuals creates a win-win relationship between the environment and the consumer, and presents the gains of being a green consumer back to the consumer as life satisfaction. In this study, personality traits were first examined in order to define green consumers correctly. Later, the effect of personality traits on the environment and helping attitudes was revealed, and finally, the effect of green purchasing behavior on sub- jective well-being, which is an important indicator of social welfare, was investigated. The results revealed that personality traits affect green consumers' attitudes towards both the environment and helping, and these attitudes have an effect on green purchasing behavior. In addition, it was determined that green purchasing behavior was effective on the output variable of the model, subjective well-being.
AtıfOpenAlex5TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2021Contribution of University Students' Urban Consciousness and Urban Rights Awareness toUrbanization and Urban Culture; Example of Bayburt
Alacadağlı, Esmeray
: Urbanization is a process that involves change and organization and has socio-cultural consequences. Themost important of these results is the emergence of a city-specific lifestyle and culture called urbanization. However,in urban settlements that are not based on industrialization or created by political decisions, urbanization can realiseunhealthy or distorted and so urban behaviors and lifestyle cannot occur. Bayburt, which became a province in 1989,is a city that is in the process of urbanization and development. According to the "Provinces and Regions Socio Economic Development Survey", Bayburt, is in the fifth degree group of developed provinces with low agriculturalproductivity and hidden unemployment problem in the agricultural sector. Emigration is a factor that supports thelivelihood of the province. However, there is a positive development in the economic indicators per capita andmigration rates in Bayburt after becoming a province. Per capita national income increased from $ 708 in 1990 to $1019 in 1996. Between 2012 and 2013, Bayburt is now a province receiving immigration with a net immigrationrate of ‰ 1,46. In this positive development, the share of students and academicians who came to the city withBayburt University was opened in 2008, is a phenomenon that has been revealed by researches and is generallyaccepted. The main mission of universities is actually education and research. However, these institutions can makevaluable contributions to the economic, social and cultural development of a city, depending on the size, populationand level of other functions of the cities in which they are located. The purpose of this study is to reveal to whatextent Bayburt University students coming from different cities and carrying the cultural elements of that city hadan impact on the culturalization of their urban behaviors and the urbanization of Bayburt. For this purpose, aliterature review has been made and a questionnaire and interviews were conducted in order to measure theawareness and sensitivity of the students and citizens about urbanization and urban rights and to reveal to whatextent they do these
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2021Non-Urbanization and Social Dynamics of Violence against Women
Alacadağlı, Esmeray
Urbanization is a concept that defines the increase in the population living in cities in terms of demographics. In Turkey, the number of individuals living in urban areas increased continuously after the 1950s and reached around 93% as of today. However, urbanization also has economic and social dimensions. Because, rapidly increasing urbanization without sufficient infrastructure and demand generally leads to formation of cities with underlying unemployment, and the emergence of a social structure that is urbanized but not localized, ultimately not being able to integrate with the city. Generally, this social segment tries to survive by settling in the urban suburbs, consists largely of the masses who are not able earn their living with urban-jobs, and who ultimately cannot adopt urbanspecific behaviors, lifestyles and values. Hence, these masses try to survive in the city and with the dominant values of the places they came from, instead of integrating to the city culture, which leads to their alienation to city values, resulting alienation and potential tendencies towards violence due to increasing marginalization.This literature review-based study aims to provide solutions by analyzing the causes of the violence against women, which has recently been increased in our society, in the context of migration, urbanization and poverty phenomenon. Research results reveal the importance of nonurbanization and poverty, as being factors for violence against women.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2021Yetişkinlerin Yaşamsal Hafızaları ve Afet Bilinçleri
Kuzey, Memet; Göçgen, Sosyalci
İnsanlar yaşadıkları coğrafyaya ilişkin edinmiş oldukları bilgi ve deneyimleri ile kendi yaşamsal hafızlarını, afet bilinçlerini, toplumsal afet kültürünü ve coğrafyanın da tarihçesini oluştururlar. Bu çalışmanın amacı, yetişkinlerin yaşadıkları coğrafyadaki afetlere ilişkin yaşamsal hafızalarında oluşturdukları bilgi ve deneyimlerini ortaya koymaktır. Çalışma nitel araştırma desenlerinden biri olan temel nitel araştırma deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu bir devlet üniversitesinde 2019-2020 yılında öğrenim gören Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinin ebeveynlerinden biri olmak şartıyla 154 katılımcıdan oluşmaktadır. Çalışmanın verileri afet öncesi, afet anı ve afet sonrasını kapsayan açık uçlu sorulardan oluşan anket ile toplanmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiş ve 6 farklı kategori altında sınıflandırılmıştır. Çalışma sonucunda katılımcıların yaşadıkları coğrafya ilişkin en çok bildikleri ile en çok yaşadıkları afetlerin deprem, sel ve heyelan olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların afet anında dışarı çıktıkları, çok korktukları ve duygularını kontrol edemedikleri sonucuna varılmıştır. Katılımcılar afet sonrasında ise daha çok bir şey yapamadıklarını ifade etmişlerdir. Afet konusundaki önerilerinde ise afet bilincine sahip bireylerin yetiştirilmesini için eğitime vurgu yaptıkları sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex4TR Dizin4
İncele













