Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2020
    Ertuğrul faciasının trabzonlu şehitleri

    Bulut, Engin Çağdaş

    Osmanlı Devleti’nin Uzakdoğu ile ilgilenmesi, Japonya’nın dışa kapalı bir ülke olma politikasını bırakıp dünyaya açılmasıyla birlikte başladı. Japonya’nın uzun süren “Sakoku (kapalı ülke)” dönemini bitiren açılım politikası sonrasında Japon Prensi İstanbul’u ziyaret etmiş, bu ziyarete bir karşılık verme ihtiyacı ortaya çıkmıştı. Osmanlı Devleti açısından bakıldığında Japonya’ya yapılacak ziyaretin iki amacı vardı: Rusya’ya karşı bir müttefik edinmek ve Avrupalı devletlerin sömürgesi olan Müslüman halkla irtibat kurulabilmek. Bu amaç doğrultusunda Japonya’ya bir deniz yolculuğu planlandı. Osmanlı Devleti tarihinin en uzun yolculuklarından birisini gerçekleştirecek gemi olarak da tüm tartışmalara rağmen Ertuğrul Fırkateyni seçildi. Fakat çeşitli kazalar, kötü hava şartları ve salgın hastalıklarla mücadele ederek yaklaşık 11 ay süren gidiş yolculuğunu tamamlayan Ertuğrul Fırkateyni, dönüş yolculuğunun henüz başındayken fırtına sonucu Japonya sahillerinde battı. 527 kişinin şehit olduğu ve 69 kişinin kurtulduğu gemide Karadeniz Bölgesi’nden giden yaklaşık 300 kişi de bulunmaktaydı. 71 şehit ile Trabzon şehri hem bölge içerisinde hem de ülke çapında en çok şehit veren il oldu. O dönem ki Trabzon Vilayeti sınırları dikkate alındığında ise bu sayı yaklaşık 230 civarındaydı.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Cumhuriyetin ilk yıllarında gümüşhanevilayeti’nde bayındırlık faaliyetleri

    Göktaş, Serdar

    Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş sürecinde Gümüşhane, bu dönemin olağanüstü şartları sebebiyle her açıdan ağır bir yıkıma uğramıştır. Şehir, Birinci Dünya Savaşı’nda Rus ve Ermeni işgaliyle birlikte can ve mal kaybının yanı sıra sosyo-kültürel, bayındırlık, eğitim, nüfus, ekonomi, güvenlik gibi alanlarda da manevi bir çöküş yaşamıştır. Cumhuriyet’in ilanının ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti idari yapılanması içinde ilk olarak bağımsız sancak daha sonra ise vilayet kimliğiyle yer alan Gümüşhane, yakın geçmişte yaşamış olduğu sarsıntıların yaralarını sarmak üzere harekete geçmiştir. Özellikle Rus işgali sırasında yakılan ve yıkılan şehir bu dönemde yeniden inşa edilmeye başlanmıştır. Bu çalışmada, Türkiye’de devlet adıyla birlikte zihniyetin de değiştiği Cumhuriyetin ilk yıllarında Gümüşhane Vilayeti’nde bayındırlık açısından nasıl bir değişim ve dönüşümün yaşandığı gözler önüne serilecektir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Türkiye’de Global Bütçe Uygulamasının Hastane Seçme Hakkına

    Bulut, Mehmet

    Sağlık harcamalarının hemen hemen tüm ülkelerde artma eğiliminde olması bütçe üzerindeki yükünün artmasını ve finansman sorununu beraberinde getirmektedir. Sağlık hizmetlerinin finansmanında ekonomik yönün yanı sıra sağlık hakkı ve hasta hakları açısından hukuksal yönün de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Nitekim ekonomik kaygılar ön planda tutularak geliştirilen sağlık hizmeti politikaları bazen sağlık hakkına ve hasta haklarına aykırı sonuçlar doğurabilmektedir. Sağlık sisteminin finansmanında, sağlık hizmet sunucularının gerçekleştirdikleri hizmetler neticesinde katlandıkları maliyetleri, finansör kamu kurumuna yansıtması ve bu kamu kurumunun sağlık hizmet sunucusuna ödeme yapması esastır. Yapılan bu ödemelere geri ödeme yöntemi adı verilmekte olup finans yöntemine göre sosyal parafiskal gelirler veya vergilerle karşılanmaktadır. Türkiye’de sağlık hizmetlerinin finansmanı açısından global bütçe uygulaması önemli bir yere sahiptir. Ancak söz konusu uygulama bireylerin hastane seçim hakkını dolaylı olarak sınırlandırmaktadır. Hastane seçme hakkı, birincil hasta haklarından olup sunulan hizmetin kalitesi, hijyen ve bekleme süresi en önemli belirleyiciler olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca cepten ödemelerin daha az olduğu hastaneler de hasta tercihlerinde belirleyici olmaktadır. Bu çalışmamızda global bütçe uygulamasının hastane seçme hakkına olumsuz etkisi ele alınmıştır. Türkiye’de yasal düzenlemelerin ruhuna uygun şekilde yapılacak ikincil mevzuat düzenlemeleri ile tereddütlerin ortadan kaldırılmasıve hastane seçme hakkını ortadan kaldıran uygulamalardan vazgeçilmesi gerekmektedir. Konunun daha önceden herhangi bir akademik çalışmada ele alınmamış olması çalışmamızı özgün kılmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2020
    Dünyada ve Türkiye’de COVID-19 Aşı Geliştirme Çalışmaları

    Hintistan, Sevilay; Bal, Betül; Kazak, Aysun

    Daha önce 2019-nCoV olarak bilinen SARS-CoV-2 virüsünün etken olduğu COVID-19 akut bir solunum yolu hastalığıdır. Hastalık, Çin'den başlayarak tüm dünyaya yayılmıştır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından uluslararası kamu sağlığı acil durumu (30.01.2020) olarak ilan edilen COVID-19’la ilgili genetik ve moleküler çalışmalar ilk günden itibaren başlamış olmasına rağmen, şu ana kadar hala önleyici bir aşı ve kesin bir tedavi yöntemi bulunamamıştır. COVID-19, acil durum olarak ilan edildikten sonra özellikle ilaç ve biyoteknoloji şirketleri ile aşı sektöründeki büyük şirketler ilaç ve aşı üretimi için iş birliği içinde çalışmalarını hızla sürdürmektedir. Bu derlemenin amacı, COVID-19 ile Dünyada ve Türkiye’de COVID-19’u önlemeye yönelik geliştirilen mevcut aşı çalışmaları hakkında bilgi vermek ve bu çalışmaların birlikte analiz edilmesine katkı sunmaktır.

    AtıfTR Dizin11
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Okul Öncesi Öğretmenlerinin Derslerinde Kullandıkları Öğretim Yöntem Ve Tekniklere İlişkin Görüşleri

    Bulut, Ayhan

    Bu araştırma okul öncesi öğretmenlerinin öğrenme ve öğretme sürecinde eğitsel etkinlikleri uygularkenkullandıkları öğretim yöntem ve teknikler ile bu uygulamaları yerine getirirken karşılaştıkları problemlereilişkin görüşlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini Erzurum ili merkez ilçelerinde görevyapan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Ayrıca bu araştırmada amaçlı örneklem yöntemlerinden tipikdurum örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Evren çok geniş olduğundan evrenden tipik durum örneklemesiyöntemi ile 2018/2019 eğitim öğretim yılında görev yapan ve araştırmaya gönüllü olarak destek vermek isteyen45 okul öncesi öğretmeni örneklem olarak seçilmiştir. Araştırma süreci nitel araştırma yöntemlerinden durumçalışması deseninde tasarlanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi ve betimsel analiz yöntemikullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul öncesi öğretmenlerinin öğrenme sürecinde etkinlikleriuygularken en çok kullandıkları öğretim yöntem ve tekniğinin gösterip yaptırmak olduğunu belirtmişlerdir.Öte yandan okul öncesi öğretmenleri etkinliklerde kullandıkları öğretim yöntem ve tekniğini seçerken en çokçocukların hazır bulunuşluk seviyelerine dikkat ettiklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca öğrenme sürecindekullandıkları öğretim yöntem ve tekniklerinin kendileri açısından öğrenmeyi kolaylaştırdığını ifade etmişlerdir.Bununla birlikte okul öncesi öğretmenleri öğrenme sürecinde etkinlikleri uygularken kullandıkları öğretimyöntem ve teknikleri seçerken kendilerini en çok sınıfların kalabalık olmasının ve buna bağlı olarak çocuklardameydana gelen dikkat dağınıklıklarının etkilediğini ifade etmişlerdir. Bu nedenlerden dolayı bazı etkinlikleriuygulamada zaman sıkıntısı yaşadıklarını belirtmişlerdir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • Derleme MakaleYalnız künye2020
    Bir Örgütsel Ombudsmanlık Uygulaması Olarak Yükseköğretim Ombudsmanlık Ofisleri

    Kaya, Metin

    Klasik ombudsmanlık kurumlarının gelişimi ile birlikte örgütsel ombudsmanlık ofisleri da gelişmektedir. 1960 yıllarınbaşından itibaren büyük işletmelerde, kamu hizmeti yürüten kurumlarda ve özellikle yükseköğretim kurumlarındaörgütsel ombudsmanlık ofisleri yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu çalışmada yükseköğretim kurumları bağlamında örgütselombudsmanlık bürolarının rolleri, işlevleri ve tarihsel gelişimlerini incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusundaliteratür taraması yöntemi kullanılmıştır. Literatür taraması ULAKBİM, ERİC, Scopus ve Google Akademik veritarama tabanlarında gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak her ülkenin yükseköğretim yapısı farklı olması dolayısıylayükseköğretim ombudsmanlığının uygulamaları farklılaşmakta olduğu sonucuna varılmıştır. Dünya genelindeyaygınlaşan yükseköğretim ombudsmanlık ofislerinin amacları, teşkilat yapıları, finansmanları ve kapsamlarınınaraştırılması gerekir. Türkiye’de yükseköğretim yapısının özellikleri dikkate alınarak örgütsel ombudsmanlık modeligeliştirilmelidir

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Derleme sözlüğü’ndeki derlenmemiş kelimeler üzerine

    Güzel, Ferdi

    Derleme Sözlüğü, Türkiye Türkçesi ağızlarının söz varlığı ile ilgili en kapsamlı ve en önemliçalışmadır. Fakat sözlükçülük ilkeleri açısından ele alındığında bu önemli çalışmada bazı yanlışlarolduğu göze çarpmaktadır. Gerçek ağız verisi olmayan birtakım kelimelere yer verilmiş olması önemliyanlışlar arasındadır. Derleme Sözlüğü’nde gerçek ağız verisi olmayan kelimeler; yazılı kaynaklardanalınmış kelimeler ve türetilmiş/ uydurulmuş kelimeler olmak üzere iki türlüdür. Bazı derleyicileryazılı kaynaklardan aldıkları kelimeler ile kendilerinin türettikleri kelimeleri derlenmiş kelimeler gibigöndermiş, hazırlayanlar tarafından tespit edilemediği için de Derleme Sözlüğü’ne gerçek ağız verisiolmayan birtakım kelimeler girmiştir. Derleme Sözlüğü’nde yazılı kaynaklardan alınmış birtakımkelimeler olduğuna daha önce bazı çalışmalarda değinilmiştir, türetilmiş/ uydurulmuş kelimeler iseilk defa bu çalışmada ele alınacaktır. Ağız araştırmaları sahasındaki en önemli çalışma olan DerlemeSözlüğü’nün yeniden düzenlenmesi bir zorunluluktur. Yeniden düzenlenmiş, yanlışlardanarındırılmış Derleme Sözlüğü, daha güvenilir ve daha kullanışlı bir kaynak olacaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Aynü’l-Kudât El-Hemedânî İdam Savunmasında Tefsir Uygulamaları ve Tasavvufî Yorumları

    Bayer, Ismail; Özkan, Ahmet

    Aynu’l-Kudât el-Hemedânî (d. 492-1098/ö. 525-1131) tasavvufun bir ilim olarak ortaya çıktığıdönemde dünyaya gelmiştir. İslam Medeniyeti açısından zengin olan bu dönemde, Sünnî düşünceninoluşmasında önemli bir yeri olan Nizamiye Medreseleri kurulmuş ve yaygınlaşmıştır.Hemedânî, küçük yaşlarından itibaren iyi bir tahsil görmüş ve ilk eserini 14 yaşında kalemealmıştır. O, yirmili yaşlarda tasavvuf, kelâm, tefsir, fıkıh, dil bilimleri, matematik, astronomi ve felsefealanlarında yüksek düzeyli eserler vermiştir. Genç yaşta fetva verecek seviyeye ulaşarak Hemedankadılığına ve aynı yerde mevcut medresenin müderrisliğine tayin edilmiştir.Hemedânî, meşgul olduğu ilmi faaliyetlerinin, arayışlarına ve zihnini kurcalayan sorularına cevapverememesi üzerine bir buhran geçirir. İmam-ı Gazzalî’nin eserleri vesilesiyle bu sıkıntıyı atlatır. AhmedGazzalî ile tanışması ise hayatında bir dönüm noktası olur. Ahmed Gazzalî’yi kendisine rehber olarakseçer ve ondan almış olduğu tasavvufi eğitim ile hayatının sonuna kadar etrafındaki insanları irşadeder. Özellikle yirmili yaşlarında fikirlerini özgürce dile getirmesi ve şatahat türü sözler söylemesi,aleyhinde faaliyet gösteren bir topluluğun oluşmasına neden olur. Bununla beraber üstün hitabetyeteneği ve etkili vaazları sayesinde aralarında devlet adamlarının da bulunduğu çok sayıda müridedinmiştir.Hemedânî’nin tasavvuf yolu, Ahmed Gazzalî’den kendisine intikal eden aşk, cezbe ve fenadır.Ona göre din bir sosyal alışkanlık değildir. Tasavvuf, Allah’ı görmeyi ve O’na kavuşmayı hedefleyen biryolculuktur.Otuz üç yaşında, Hemedân’da, zındıklık suçlamasıyla, Selçuklu veziri Kıvâmüddin Dergezînî’ninemriyle öldürülmüş/şehit edilmiştir. Şekve’l-Garîb adlı risalesi, ölümünden kısa bir müddet önceBağdat’ta zindanda tutulduğu esnada, kendisini savunmak için dönemin ilim ve tasavvuf erbabınayazmış olduğu son eseri ve bir tür idam savunmasıdır.Yaşadığı dönemin âlimlerinden ve mutasavvıflarından yakınmalarını hüzünlü bir üslupla dilegetiren bu eser, onun fikri sürecinin son halkasını teşkil etmesi bakımından önemlidir. Öte taraftan eser,tarihe iz bırakmış bir müellifin nasıl anlaşılması gerektiğine dair önemli metodik veriler sunmaktadır.Risalede tasavvuf, akâid, kelam ilimlerinin yanı sıra tefsir ilmine dair kıymetli veriler bulunmaktadır.Elinizdeki çalışma, Hemedânî’nin idam savunmasını yaptığı Şekve’l-garîb adlı eserinde yer alan tefsiruygulamalarını ve bunların tasavvufî yorumlarını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamdaHemedâni’nin dini ve edebi metinleri anlamlandırırken kullandığı metodun “kelâmın tamamındanedinilmiş bilgi ve algı” ekseninde seyrettiğini söylemek mümkündür

  • MakaleYalnız künye2020
    Texlinguistics analysis of a murabba by fuzûlî

    İşimtekin, Soner; Karaduman, Ruken

    Text linguistics is a relatively new method of text analysis that stands out among text-centered literary theories. With this method, on the one hand, the textuality criteria are questioned, and on the other hand, the style of the text producer is revealed. In particular, the text linguistic analysis, which we frequently see examples in modern literary texts, has started to reach a certain point in determining the structure and content of the work. However, in our classical literature, text-based examination methods generally continue within the framework of annotation and analysis studies, except for structuralist and ontological discourse analysis in recent decades. The literature scans we have done show the lack of a study in classical literary texts, in which all aspects of the linguistics theory are addressed. In this study, which we consider to be the first in this context, we aimed to reveal the new dimensions gained by the text linguistics approach, which is an alternative linguistic analysis method of classical literature texts. In this article, the emergence of text linguistics, which is separated from classical eloquence studies with its approach to the whole text, its objectives, its contributions to the understanding of the text are emphasized, and Fuzûlî's verse, which is an example of a repeating murabba, is analyzed based on the text linguistics criteria.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Sürekli Kalite İyileştirme için Faktöriyel Tasarım Tabanlı Süreç Optimizasyonu

    Serencam, Hüseyın; Uçurum, Metin; Özdemir, Akın

    Deneyin tasarımı, yeni bir süreç geliştirmek veya mevcut bir süreci geliştirmek için kilit bir rol oynar. Literatürde sürekli kalite iyileştirme için faktöriyel deneysel tasarımları kullanılmıştır. Bu makalede, tasarım faktörlerinin optimizasyonu için bir deney verisi analizi yapmak amacıyla faktöriyel deney tasarımına sahip yeni bir yöntem sunulmaktadır. Önerilen yöntem beş ana adıma sahiptir. İlk adım deney öncesi planlama ile ilgilidir. İkinci adım faktöriyel tasarıma sahip deneysel aşamadır. Üçüncü adım bir deneye ait verileri analiz eder. Daha sonra, tasarım faktörlerinin en uygun değerlerini elde etmek için faktöriyel tasarıma dayalı optimizasyon modeli ilk defa geliştirilmiştir. Son adım deneyden elde edilen sonuçları doğrulamak için sonuçlar ve tavsiyeler adımdır. Son olarak, güncel literatürdeki sayısal bir örnek için farklı hedef değerler kullanılarak karşılaştırma çalışmaları yapılmıştır. Ayrıca, önerilen faktöriyel tasarıma dayalı süreç optimizasyon modelinin belirtilen hedef değere göre daha fazla varyansı azaltabileceği sonucuna varılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Türkiye’de Organik Tarım

    Erdogan, Ummugulsum; Aksakal, Vecihi; Tıraşcı, Serpil

    Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gelişen bilim, teknoloji ve sanayi ile buna bağlı olarak değişen kırsal kalkınma ve üretim anlayışı, tarımsal faaliyetlerin gerçekleşme şeklini değiştirmiştir. Yeni üretim metotları sonucu çevre ve insan sağlığı bozulmuş ve gelinen noktada bilim insanları organik tarıma yönelmiştir. Ülkemizde 1980’li yıllarda başlayan organik tarım uygulamaları, 1994 yılında organik tarım yönetmeliğinin yayınlanmasıyla önemli ölçüde gelişme göstermiş ve yönetmelik son olarak 2018 yılında düzenlenmiştir. Ülkemiz toprak ve su kaynakları, iklimi, ürün çeşitliliği bakımından organik tarıma elverişli koşullara sahip olması dolayısıyla organik tarımın yıllar içerisinde nasıl bir ilerleme gösterdiğini ve bugün ne aşamada olduğunu görebilmek amacıyla bu çalışma hazırlanmıştır. Türkiye’ de 1990 yılında 1.037 ha alanda 313 çiftçi ile 8 organik ürün üretilmiştir. Son verilere göre 73.563 çiftçi 626.885 ha organik tarım alanında 2.371.612 ton organik ürün yetiştirmiştir. Ayrıca üretimi yapılan organik ürün çeşidi de 213’e çıkarılmıştır. İhracat durumuna bakıldığında toplam ihracat miktarının 111.690.675 ton olduğu ve bu ihracat miktarının önemli bir miktarını 41.633.896 tonla buğday ve buğday ürünlerinin oluşturduğu görülmektedir. İthalat verilerine bakıldığında ise toplam ithalat miktarının 175.865,85 ton olduğu ve en çok ithal edilen ürünün ise soya fasulyesi (tohumluk olmayan) (99.446 ton) olduğu bilinmektedir. Geçmiş yıllara göre organik tarım üretiminde önemli bir artış gözlense de Türkiye’nin tarım potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda bu artışın daha da artabileceği öngörülmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Alışveriş ve moda yöneliminde itici güç olarak benliği ifade etme ve moda yenilikçiliğinin değerlendirilmesi

    Türk, Bahar; Yildiz, Tugba

    Moda endüstrisi için daha etkili adımların atılması ve ekonomik canlanma için alışveriş ve moda yönelimleri önemli etkenler olarak kabul edilmektedir. Bu anlamda ekonomi ve moda arasındaki bağ söz konusu iki değişkenin öncüllerinin araştırılmasını gerekli kılmaktadır. Ayrıca moda ve alışveriş yöneliminin doğru tespiti için bireylerin benlikleri ifade etme eğilimlilerinin ve sahip oldukları moda yenilikçiliğinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı moda yenilikçiliği ve benliği ifade etme değişkenlerinin; alışveriş yönelimi üzerindeki (alışverişten keyif alma, maliyet bilinci, gelenekçilik, pratiklik, planlama ve takip etme alt boyutları ile) etkileri ile moda yönelimi üzerindeki (moda liderliği, moda ilgisi, iyi giyimli olmanın önemi ve anti-moda tutum alt boyutları ile) etkisini belirleyerek, moda sektörünün baş aktörü olan tüketicilerin davranış kalıplarının anlaşılması ve bu doğrultuda sektöre önerilerde bulunulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, araştırma modeli yapısal eşitlik analizi ile test edilmiş; moda yenilikçiliği ve benliği ifade etmenin moda yöneliminin alt boyutlarının tamamı üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Bununla birlikte moda yenilikçiliği, alışveriş yönelimi boyutlarından alışverişten keyif alma, maliyet bilinci ve planlama üzerinde etkili iken, benliği ifade etmenin alışverişten keyif alma ve planlama üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2020Scopus SJRQ4
    A study on free-radical scavenging activity, individual phenolic compounds and element concentration of propolis

    Ecem Bayram, Nesrin

    The aim of this study was to assess the quality of five propolis samples obtained from Turkey (TP), China (CP), Brazil (BP1, BP2), and Ethiopia (EP). The phenolic compounds of the propolis were identified and quantified using the liquid chromatography-tandem mass spectrometry technique (LC-MS/MS). In addition, quality parameters such as total flavonoid content, total phenolic content, free-radical scavenging activity and element contents were investigated. As a result of LC-MS/MS analysis, the extracts were sorted as TP> BP1> BP2> CP> EP in terms of the total concentration of individual phenolic compounds. Chlorogenic acid was determined as the dominant compound in BP1 and EP, p-coumaric acid as the dominant compound in the BP2 and trans-ferulic acid as the dominant compound in the samples from CP and TP. The concentration of DPPH was higher in TP whereas the ABTS concentration was almost similar to other propolis extracts. The contents of potassium (K), calcium (Ca), iron (Fe), magnesium (Mg) and sodium (Na) in the propolis samples were in the range of 2416.75-14416.02 mg/kg, 8.52-613.25 mg/kg, 102.66-1425.82 mg/kg, 523.84-7336.74 mg/kg and 57.65-191.15 mg/kg, respectively. Consequently, it is again supported that chemical characteristics and activity of propolis varies according to its geographical origin with this study.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Ayous odununun bazı teknolojik özelliklerinin belirlenmesi ve ısıl işlemden sonra renk ve parlaklık özellikleri

    Ayata, Ümit

    Egzotik ağaç türlerine ait keresteler, Türkiye’de de çeşitli alanlarda (mobilya, parke, kapı ve pencere, kaplama, dış mekânda, vb.) kullanılmaktadır. Bu ağaç türlerinden bir tanesi de Ayous kerestesidir. Ayous (Triplochiton scleroxylon K. Schum) ağacının gerek kerestesi gerekse diğer kısımları (kabuk, kök, vb.) önemli alanlarda değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, Ayous odununda janka sertlik değeri, yüzey pürüzlülüğü, shore - D sertlik, çivi tutma direnci ve ısıl işlem uygulamasından sonra meydana gelen renk ve parlaklık özelliklerindeki değişmeler araştırılmıştır. Elde edilen araştırma sonuçlarına göre, ısıl işlem uygulaması sonrası renk parametreleri ile parlaklık değerlerinin değiştiği görülmüştür. Shore - D sertlik 37.65, hava kurusu yoğunluğu 384 kg/m3, Janka sertlik değerleri teğet, radyal ve enine yönlerde sırasıyla 21.01 N/mm2, 17.87 N/mm2 ve 28.69 N/mm2, çivi tutma direnci değeri ise teğet, radyal ve enine yönlerde sırasıyla 4.69 N/mm2, 4.39 N/mm2 ve 4.41 N/mm2 olarak belirlenmiştir. Yüzey pürüzlülüğü sonuçlarına göre zımpara numarasının artması ile pürüzlülük değerlerinin azaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

    AtıfOpenAlex19TR Dizin13
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Sporda Sponsorluk Üzerine Bir Derleme

    Öktem, Tuncay

    Sponsorluk, ticari amaçlara ulaşabilmek için bir aktiviteye nakdi veya ayni destek sağlama şeklinde tanımlanabilir. Sponsorluk, kurumların yaptıkları iş ile doğrudan bağlantısı olmayan bir etkinliğe desteği aracılığıyla kurum veya marka için farkındalık yaratacak olumlu bir tanıtım meydana getirmeyi amaçlayan, pazarlama iletişiminde kullanılan önemli bir araçtır (Meenaghan,1983; Bennett,1999). Son yıllarda sponsorluğun uygulama alanları içerisinde spor alanı kendisine geniş bir alan bulmakta ve kendisini ön plana çıkarmaktadır. Bu çalışmanın amacı, sponsorluğun tarihsel gelişimini ve bireysel sporcuların, spor kulüplerinin, spor organizasyonlarının en önemli gelir kaynaklarını içinde barındıran sporda sponsorluk kavramını, türlerini ve kategorilerini incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman toplama ve inceleme yöntemi aracılığıyla verilere ulaşılmıştır. Bu çalışmada veri toplamak için; kitap, makale, tez, internet sitesive benzeri veri toplama araçlarından faydalanılarak tarama yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada genelde sponsorluk, özelde ise sporda sponsorluk hakkında bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda çalışma kapsamında sponsorluğa ve sporda sponsorluğa yönelik bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırmalar sonucundasporda sponsorluk, dünyanın hemen hemen her yerinde kurumların hedef kitlelerine ulaşmakta kullandıkları en etkili iletişim araçlarından biri haline geldiği söylenebilir. Buradan da anlaşılacağı gibi spor sponsorluğunun, kurumların vazgeçilmez bir aracı, sporcuların, organizasyonların, yayıncı kuruluşların ve spor kulüplerinin kaybetmek istemeyecekleri bir gelir kaynağı olarak varlığını ve gelişimini sürdürmeye ve sponsorluk içindeki payını artırmaya devam edeceği düşünülmektedir.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Monkey pod odununda yüzey pürüzlülüğü parametrelerinin ve shore - D sertlik değerinin belirlenmesi

    Çamlıbel, Osman; Ayata, Ümit

    Yabancı tür ağaçlarından birisi olan monkey pod (Pithecellobium saman (Jacq.) Benth.), sert ve ağır bir yapıya sahip olup, ahşabı döşeme, kalıp yapımı, tornalama, dolap yapımı, mobilya, yer döşemesi, panel ve cephe kaplaması olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, monkey pod odununda farklı numaralara (80, 100, 120, 150, 180 ve 220) sahip zımparaların kullanılması ile elde edilen yüzeyler üzerinde yüzey pürüzlülüğü parametreleri ve shore - D sertlik değeri belirlenmiştir. Elde edilen testlere ait sonuçlar bazı ağaç türleri ile kıyaslanmıştır. Araştırma sonuçlara göre, monkey pod odununda shore - D sertlik değeri 71.70 olarak belirlenmiştir. Buna ek olarak, zımparalama işlemlerinden sonra zımpara numarasının artması ile yüzey pürüzlülüğü parametrelerine (Ra, Rz ve Rq) ait sonuçların azaldığı belirlenmiştir. Zımparalama işleminden sonra, Ra parametresi 80 no’lu zımpara için 6.462 µm, 100 no’lu zımpara için 5.473 µm, 120 no’lu zımpara için 4.521 µm, 150 no’lu zımpara için 3.761 µm, 180 no’lu zımpara için 2.681 µm ve 220 no’lu zımpara için 1.883 µm olarak elde edilmiştir.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Covid-19 Pandemisine BIST 100 Reaksiyonu: Ekonometrik Bir Analiz

    Gülhan, Ünal

    Covid-19 pandemisi geçmişte yaşanan “kara veba” gibi birçok salgına benzer yıkıcı etkilerde bulunmaktadır. Covid-19 sadece sağlık sektörünü sarsmakla kalmayıp finansal piyasaları da derinden etkilemektedir. En çok etkilenen finansal piyasaların başında kuşkusuz borsalar gelmektedir. Covid-19 pandemisinin Borsa İstanbul üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla yapılan çalışmada analiz, 31.12.2019-28.05.2020 tarihleri arası günlük verilerle hata düzeltme ve dirençli tahminci modellleri kullanılarak kısa ve uzun dönem için incelenmiştir. Bağımlı değişken olarak BIST 100 endeksinin ele alındığı çalışmada, Covid19 Türkiye ölüm oranı, US dolar kuru, korku endeksi, enfeksiyon hastalıkları ile sermaye piyasaları oynaklık endeksi ve uluslararası sermaye endeksi bağımsız değişkenler olarak modele dâhil edilmiştir. Çalışma sonucunda seçili değişkenlerin eşbütünleşik olduğu tespit edilmiş ve hata düzeltme modeli tahmin edilerek kısa dönemin uzun dönemi yakalama hızı yorumlanmıştır. Her iki model sonucuna göre pandemi süreci seçilen kontrol değişkenleri ile birlikte BIST 100 üzerinde kısa ve uzun dönemde etkilidir. Söz konusu etkinin kaynakları ve kontrol değişkenleri karar vericilere ilişkin teoriler bağlamında incelenerek finansal araçlar arasındaki ikamelik ilişkileri yorumlanmıştır. Finansal araçlara yapılan yatırımlar dikkate alındığında karar vericilerin belirsizlikler içeren dönemlerde yatırım saikiyle değil nakit ve tasarruf saikiyle hareket ettikleri dolayısıyla borsadan da uzaklaşmalarına neden olduğu gözlemlenmiştir. Aynı zamanda borsa içerisinde faaliyet gösteren şirketlerinde daralma süreçlerinde arz yönlü kısıtlama içerisine girecekleri için endekslerdeki dalgalanmalar kaçınılmaz olacaktır.

    AtıfOpenAlex37TR Dizin13
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2020
    Tarımda Sosyal Girişimciliğe Yönelik Kavramsal Bir Analiz

    Esmer, Yusuf; Çınar, Döndü

    Amaç: Girişimcilik, bir faaliyet alanında üretim faktörlerini bir araya getirerek ülkelerin ekonomik ve sosyal yönden gelişim gösterebilmelerinden daha fazlasını ifade eden bir kavramdır. Yalnızca ticari ve endüstri alanları için düşünülen girişimcilik olgusu tarım sektörü için değerlendirilmeyip bu durum aynı zamanda çiftçilerin ve tarımsal üreticilerin kendilerini birer girişimci olarak görmemelerine neden olmaktadır. Bu bağlamda tarım sektöründe de diğer sektörlerde olduğu gibi girişimcilerin olduğu düşünülerek bunların tarımsal girişimci adı altında değerlendirilmeleri ve desteklenmeleri gerekmektedir. Diğer yandan tarım kırsal kesimlerin en önemli geçim kaynağı olarak görülmekle birlikte tarımın yoksullukla mücadele konusunda önemli bir araç olduğu söylenebilmektedir. Bu durum toplumda yoksulluk gibi maddi ve manevi yönden birtakım sıkıntıları olan kesimler için çözüm üretebilmek adına sosyal girişimci olarak adlandırılan üçüncü sektör örgütlerin ya da kişilerin varlığını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı tarımda sosyal girişimciliğin önemini vurgulamak ve literatüre katkı sağlamaktır.   Tasarım/metodoloji/yaklaşım: Bu çalışmada ikincil verilerden hareketle tarımsal sosyal girişimciliğe yönelik kavramsal bir analiz yapılmıştır. Bu doğrultuda öncelikle tarımsal girişimcilik kavramı açıklanmış, sonrasında tarımsal sosyal girişimcilik olgusu ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.Bulgular: Kavramsal analiz sonucunda tarım sektörünün ekonomik yönünün yanında sosyal yönünün de olduğu vurgulanarak sosyal tarım uygulamalarına ağırlık verilmesi gerektiği ve yoksulluk gibi önemli sosyal problemlerle mücadele etmek adına tarım sektörünün geliştirilmesi için tarımsal sosyal girişimcilerin varlığına ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir.Özgünlük/değer: Bu çalışma sosyal girişimciliğin diğer sektörlerde olduğu gibi tarım için de önemli bir faktör olduğunu ve kırsal kesimlerde yoksullukla mücadele konusunda önemli bir araç olduğunu ortaya koyması açısından değerlidir.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Organik Tarım Öğrencilerinin Tarımsal Girişimcilik Eğilimlerinin Belirlenmesine Yönelik Bir Araştırma

    Gıdık, Betül; Esmer, Yusuf

    Amaç: Bu çalışmada; organik tarım alanında ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim gören öğrencilerin tarımsal girişimcilik eğilimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda öğrencilerin tarımsal girişimcilik eğilimleri cinsiyet, büyüdüğü yerin niteliği, ailenin aylık gelir düzeyi, öğrenim gördüğü programın derecesi ve sahip olduğu kişilik türüne göre incelenmiştir.Tasarım/metodoloji/yaklaşım: Bu çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda Bayburt Üniversitesi, Iğdır Üniversitesi ve Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi`nde öğrenim gören 107 organik tarım bölümü öğrencisinden anket yolu ile veri toplanmıştır. Araştırmada “Genel Tarımsal Girişimcilik Ölçeği” ve “Organik Tarım Girişimcilik Ölçeği” olmak üzere iki ölçek kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 22.0 programında analiz edilerek yorumlanmıştır.Bulgular: Yapılan analizler sonucunda organik tarım öğrencilerinin iyi düzeyde hem genel tarımsal girişimcilik eğilimi, hem de organik tarım girişimcilik eğilimine sahip oldukları belirlenmiştir.Özgünlük/değer: Bu çalışma organik tarım öğrencilerin tarımsal girişimcilik eğilimlerini ve bu öğrencilerin girişimcilik konusunda desteklenmeleri gerektiği sonucunu ortaya koyması açısından önemlidir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Geleneksel Yatırım Araçlarının Hisse Senedi Fiyatlarına Etkisi: BIST'te Sektörel Bazda Karşılaştırmalı Bir Analiz

    Güngör, Bener; Polat, Ahmet

    Bu çalışmada geleneksel yatırım araçlarının BIST’teki sektörler bazında hisse senedi fiyatına etkileri zaman serileri ile analiz edilmiştir. Çalışmada Ocak 2004-Haziran 2017 dönemine ait aylık veriler kullanılmıştır. BIST’teki sektörleri temsilen beş model oluşturulmuştur. Çalışmada bağımlı değişken olarak BIST’teki sektörler, bağımsız değişken olarak döviz kuru, altın fiyatı ve faiz oranı ele alınmıştır. Ayrıca 2008 küresel krizi kukla değişken yardımıyla dikkate alınmıştır. Sonuç olarak geleneksel yatırım araçlarının bütün sektörlerde hisse senedi fiyatını negatif etkilediği tespit edilmiştir. Ancak altın fiyatının etkisi istatistiki açıdan anlamlı bulunmamıştır. Anlamlı etki tespit edilen yatırım araçlarından döviz kurunun, hisse senedi fiyatını faiz oranından daha çok etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca bu etkinin en çok BIST Mali Endeksinde en az ise BIST Hizmet Endeksinde olduğu görülmüştür.

    AtıfOpenAlex9TR Dizin9
    TR Dizinİncele