Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2020
    E-Tailer Success Factors: an Investigation of the Relationship Between Resources, Competitiveness and Performance

    Kara, Adnan

    In the 21 century, retailing is an important part of the economy. E-tailers are an emerging innovativeaspect of retailing. With e-tailers, geographic boundaries are eliminated and a wider range of services can beprovided to consumers. Parallel to these developments, the number of competitors in the e-tailers sector isincreasing and the sector is in a more rigorous competitive environment. The secret to being successful in thismarket, where stronger can survive, is difference from traditional business at some point. The success factorsof e-tailers need to be handled separately for reasons such as cost structures being different and being totallytechnology-oriented. In this study, success factors that affect the performance of e-retailers are examined. Etailperformance in research; organizational learning is explained by inimatibility and core competencies. Inaddition, internet marketing involvement and competition intensity are considered as control variables. In theresearch model, it is assumed that there is a relationship between resources and market power, market powerand performance. The data of the research was collected through online questionnaire from the universitystudents and staff selected by easy sampling. The research model was tested with structural equation modeling.As a result of the research, it has been determined that organizational learning and basic competencies affectthe market power. The original contribution obtained with this study is to show that the determinants ofperformance for e-tailers are the resources they have. The limitations of the research are that it cannot begeneralized to large masses due to the sample. In addition, the premium pricing of e-tailers selected forperformance measurement made it difficult to obtain an objective finding, because it was perceived as asubjective expression that varies according to personal preferences. In future studies, it is recommended thatthe use of price satisfaction related to the performance of e-tailers.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Dinamik Fiyatlandırma Yapan Tatil Rezervasyon Sitelerinin Tercih EdilmesindeMarka Bilinirliği ve Marka Güveninin Rolü

    Göktaş, Bora; Tarakçı, İnci Erdoğan

    Teknolojik gelişmeler neticesinde internet kullanımının yaygınlaşması ile tüketiciler mal ve hizmetlerle ilgili anlık verilere kolayca ulaşabilmekte ve alternatifler arasında kıyaslama yapabilmektedir. Aynı zamanda veri teknolojileri sayesinde işletmeler de tüketicilerin mevcut konumları, inceledikleri ürünler, hangi fiyattan hangi ürünleri aldıkları, sosyal medya üzerinde yapmış oldukları fiyat yorumları gibi bilgilere kolaylıkla erişebilmektedirler. Bu değişken ve rekabetçi ortamda, özellikle değişimlerden hızlı etkilenen turizm sektöründe dinamik fiyatlandırma arz ve talebi bütün düzeylerde dengede tutmak için oldukça etkili bir fiyatlandırma stratejisidir. Dinamik fiyatlandırma stratejisi ile işletmeler belirli periyodlar içinde fiyatlarını değiştirebilmekte ve böylece tüketicilerin değer algılarını etkileyerek kendilerini sürekli takip etmelerini sağlayabilmektedirler. Bu çalışmada, dinamik fiyatlandırma yapan tatil rezervasyon sitelerinin tercih edilmesinde marka bilinirliği ve marka güveninin etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla internet ortamında 433 tüketiciye anket uygulanmış ve marka bilinirliğinin fiyat adaleti, fiyat bilinci faktörleri üzerinde etkili olduğu; fakat fiyata güven ve tekrar satın alma faktörleri üzerinde etkisinin olmadığı görülmüştür. Bunun yanı sıra tatil rezervasyon sitelerinin tercih edilmesinde marka güveni ölçeğine ait faktörlerden inandırıcılık faktörünün diğer faktörlerden daha etkili olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Theological and Political Islamic Sects in Historiography of Contemporary Thought in the Republican Era: The Evaluation of Mehmed Ali Ayni's Ideas

    Sever, Mehmet

    The theological and political sects in Islam are the most important actors in the history of Islamic thought. With their emergence processes, representatives and ideas, they have been the pillars for history of our thought and the movements leading the thought. Theological and political Islamic sects in different fields of Islamic literature, has been an important issue in the works of the history of contemporary thought during the modernization process of the Ottoman Empire and afterward the period of modern Turkey’s establishment. In this context, Mehmed Ali Aynî, one of our historians of contemporary thought, was an important thinker who served as a bureaucrat and university professor in the Ottoman Empire. He is an intellectual who made evaluations in his works about scholars, thinkers and sects which are the keystones of Islamic thought tradition as well as history of philosophy and philosophy. It is important to see the tendencies in the formation stage of contemporary sectarian histo-riography in terms of transferring the Ottoman scientific heritage to the new era in the period when the nation-state model started to be applied under the influence of nationalism.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Reinterpretation of Names in Bamsi Beyrek Boyu According to N. Hartmann's Ontology

    Akkoyun, Tuğba

    Dede Korkut Stories, the common value of Turkishness, always most notably of Turkish literature, is a source in areas such as mythology, history, sociology and culture. The richness of its content has enabled many scientific researches. There are thousands of valuable works revealing its various aspects. An example of telling much using few words-laconic, Dede Korkut Stories have a structure that compensates for the need of intensive expression of the oral period. This structure is similar to the categories of being in the new ontology of Hartmann in terms of the formation from layers. Because the only being that incorporates into all the layers of being is the human. Therefore, it is seen that these layers are generally found in every product of human creation. The emphasis on the tradition of name giving to people in Oğuznames of Dede Korkut indicate that names were not randomly selected. In this study, some of the names of Bamsı Beyrek Boy were examined in terms of ontological layers. It was observed that the names of the studied persons have a stratified structure as semantic and gained a new meaning with a new layer in each different context.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    The Reflection of War to Woman’s Pen – Lebanon Example

    Dayı, Rumeysa Bakır

    Despite the fact that women are mostly eliminated and even shared as spoils in the phenomenon of war known as men's work throughout history and whose rules and decisions are made by men; It is the cornerstone that ensures the safety of the family that collapsed during and after the war and keeps the society alive in a country that crumbles. Women's strength, of which there are countless examples in many countries in the past, manifests itself in Lebanon, which contains many types of religion and culture in the Middle East. Lebanon has become one of the most interesting countries in the Middle East in terms of its geography, ethnic structure and administrative style. In our study, we tried to examine the social pressure in Lebanon, the predominance of tradition, the dilemmas brought by the war and the difficulties caused by the obligation to migrate on women, and its reflection on women, based on the works of Lebanese women writers.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Sa‘dî-i Şîrâzî'nin Farsça Şiirlerinde Türk ve Moğol Dönemi Devlet Adamları

    Dayı, Özkan

    Orta Çağ Yakındoğu tarihinde siyasi, askerî vekültürel değişimlerin açısından önemli bir yeresahip olan XI-XIII. yüzyıllar, Türk-Moğol kökenlihanedanların hâkimiyetlerinin coğrafyada yoğunolarak yaşandığı bir dönemdir. Bu değişim vedönüşüm çağı Fars edebiyatını her alanda farklı birsürece getirmiş, bu tarihî seyir içerisindesosyoekonomik yapı ve siyasi oluşumlardan Farsedebiyatı da fazlası ile etkilenmiştir. Bu etkileşimsüreci, Fars edebiyatı alanında eser veren şair veyazarların eserlerinde Türk-Moğol devletadamlarından doğal olarak yoğun bir şekilde sözetmelerine sebep olmuştur.Bu süreç içerisinde yaşayan, eserlerinedöneminin ve kendisinden önceki çağlarınhükümdarlarını yansıtan ve Moğol dönemininünlü nasihat ustalarından ve müeddiplerindenSa‘dî-i Şîrâzî, içinde bulunduğu şartların etkisi ileeserlerinde bu devlet adamlarını nasihat ve ibretunsuru olarak sunmaktadır. Bu yaklaşım tarzı ileşairin eserinde yer alan Orta Çağ Türk-Moğoldevlet adamlarını şairin şiirleri ile örneklendirerekSa‘dî-i Şîrâzî’nin bakış açısıyla değerlendirmeyive Fars edebiyatı disiplini içerisinde Türk-Moğoltarihine dair verileri farklı bir şekilde sunmayıamaçlamaktayız.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Kitap Okuma Alışkanlıklarının Eleştirel DüşünmeBecerileri Üzerindeki Etkisi

    Bulut, Ayhan

    Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmen adaylarının kitap okuma alışkanlıklarının eleştirel düşünme becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Bu araştırmada nicel araştırmaya dayalı ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmayla ilgili olarak Bayburt Üniversitesi Etik Kurul’undan 12.03.2020 tarihli ve 79126184-050.99/E. 6399 sayılı yazıya istinaden etik kurul izin onayı alınmıştır. Araştırmada kullanılan ölçekler, elektronik ortama aktarılarak örneklemde yer alan üniversitelerin okul öncesi öğretmenliği bölümünde lisans eğitimi alan ve araştırmaya gönüllü olarak katılmak isteyen öğretmen adaylarına sunulmuş (googledriver)https://forms.gle/xtLBaqJZJDA44YAr8linki üzerinden bu formları doldurmaları istenmiştir. Bu araştırmanın örneklemini araştırmaya gönüllü olarak destek vermek isteyen; Türkiyenin çeşitli üniversitelerinde okul öncesi öğretmenliği alanında lisans eğitimini sürdüren 357 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Kitap Okuma Alışkanlığına Yönelik Tutum Ölçeği” ve “Eleştirel Düşünme Becerisi Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 22.00 programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda araştırma verilerinin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkarak okul öncesi öğretmen adaylarının “Kitap Okumayı Artturmaya Yönelik Tutum Ölçeğinin” alt boyutlarındanaldıkları puanlarla “Eletirel Düşünme Eğilimi Ölçeğinden” aldıkları puanlar hesaplanmıştır. Daha sonra bu ölçekler arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için pearson momentler çarpımı korelasyon analizine ve bu ölçeklerin birbirini yordamasına ilişkin lineer regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan bu analiz sonucunda, kitap okuma alışkanlığına yönelik tutumlar ile eleştirel düşünme becerisi arasında doğru yönde anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    As a Neo-Pragmatist Philosopher Hans Joas Concept of Value

    Köse, Fatma Tosun

    As an important neo-pragmatist philosopher Hans Joas notes that the term of value is very controversial in academic circles. But the analysis of how values arise have failed. For this reason he refers in ‘The Genesis of Values’ to some classical philosophers in sociology and philosophy. He presents and discusses their conception of values and the genesis of values. As a result of his research he formulates his own theory of the genesis of values under the inspiration of Pragmatism: ‘Values, arise from the experiences of self formation and self-transcendence of humanbeings. But Joas doesn’t refer to transcendental existence. He uses this term as going beyond ourselves. And self- formation is a process in that individuals achieve their self-identity.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Elit Karate Sporcularında İmgeleme ve Kaygı İlişkisinin İncelenmesi

    Kul, Murat; Boz, Emre

    Bu araştırmanın temel amacı, elit karate sporcularının imgeleme kullanımları ve sürekli kaygı düzeyleriarasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklem grubunu tesadüfi örneklem seçme yöntemiylebelirlenen 120 [n(erkek)=61, n(kadın)=59] elit karate sporcusu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçlarıolarak “Sporda İmgeleme Envanteri” ve “Sürekli Kaygı Envanteri” kullanılmıştır. Bu değişkenler parametriktestlerle sınanmış, aralarındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla da Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon (r)Katsayısı tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, yarışma alanı değişkenine ilişkin sürekli kaygıtoplam puanı ve “Motivasyonel Özel İmgeleme” alt boyutu arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.Katılımcıların anne eğitim durumu değişkeni ile “Motivasyonel Genel-Uyarılmışlık” ve “MotivasyonelGenel-Ustalık” alt boyutları arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Sürekli kaygı toplam puanı ile spordaimgeleme envanteri alt boyutlarından “Bilişsel İmgeleme” alt boyutunda düşük düzeyde anlamlı bir ilişkitespit edilmiştir. Millilik sınıfı ile sürekli kaygı toplam puanı değişkenlerine ilişkin yapılan korelasyon analizineticesinde de düşük düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Yine millilik sınıfı değişkeni ilişkin analizneticesinde sporda imgeleme envanteri alt boyutlarından “Bilişsel İmgeleme” alt boyutunda düşük düzeydeistatistikî açıdan anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak elit karate sporcularında imgelemekullanımı ile sürekli kaygı toplam puanı arasında “Bilişsel İmgeleme” alt boyutunda düşük düzeyde anlamlıbir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Ertuğrul faciasının trabzonlu şehitleri

    Bulut, Engin Çağdaş

    Osmanlı Devleti’nin Uzakdoğu ile ilgilenmesi, Japonya’nın dışa kapalı bir ülke olma politikasını bırakıp dünyaya açılmasıyla birlikte başladı. Japonya’nın uzun süren “Sakoku (kapalı ülke)” dönemini bitiren açılım politikası sonrasında Japon Prensi İstanbul’u ziyaret etmiş, bu ziyarete bir karşılık verme ihtiyacı ortaya çıkmıştı. Osmanlı Devleti açısından bakıldığında Japonya’ya yapılacak ziyaretin iki amacı vardı: Rusya’ya karşı bir müttefik edinmek ve Avrupalı devletlerin sömürgesi olan Müslüman halkla irtibat kurulabilmek. Bu amaç doğrultusunda Japonya’ya bir deniz yolculuğu planlandı. Osmanlı Devleti tarihinin en uzun yolculuklarından birisini gerçekleştirecek gemi olarak da tüm tartışmalara rağmen Ertuğrul Fırkateyni seçildi. Fakat çeşitli kazalar, kötü hava şartları ve salgın hastalıklarla mücadele ederek yaklaşık 11 ay süren gidiş yolculuğunu tamamlayan Ertuğrul Fırkateyni, dönüş yolculuğunun henüz başındayken fırtına sonucu Japonya sahillerinde battı. 527 kişinin şehit olduğu ve 69 kişinin kurtulduğu gemide Karadeniz Bölgesi’nden giden yaklaşık 300 kişi de bulunmaktaydı. 71 şehit ile Trabzon şehri hem bölge içerisinde hem de ülke çapında en çok şehit veren il oldu. O dönem ki Trabzon Vilayeti sınırları dikkate alındığında ise bu sayı yaklaşık 230 civarındaydı.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Cumhuriyetin ilk yıllarında gümüşhanevilayeti’nde bayındırlık faaliyetleri

    Göktaş, Serdar

    Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş sürecinde Gümüşhane, bu dönemin olağanüstü şartları sebebiyle her açıdan ağır bir yıkıma uğramıştır. Şehir, Birinci Dünya Savaşı’nda Rus ve Ermeni işgaliyle birlikte can ve mal kaybının yanı sıra sosyo-kültürel, bayındırlık, eğitim, nüfus, ekonomi, güvenlik gibi alanlarda da manevi bir çöküş yaşamıştır. Cumhuriyet’in ilanının ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti idari yapılanması içinde ilk olarak bağımsız sancak daha sonra ise vilayet kimliğiyle yer alan Gümüşhane, yakın geçmişte yaşamış olduğu sarsıntıların yaralarını sarmak üzere harekete geçmiştir. Özellikle Rus işgali sırasında yakılan ve yıkılan şehir bu dönemde yeniden inşa edilmeye başlanmıştır. Bu çalışmada, Türkiye’de devlet adıyla birlikte zihniyetin de değiştiği Cumhuriyetin ilk yıllarında Gümüşhane Vilayeti’nde bayındırlık açısından nasıl bir değişim ve dönüşümün yaşandığı gözler önüne serilecektir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Türkiye’de Global Bütçe Uygulamasının Hastane Seçme Hakkına

    Bulut, Mehmet

    Sağlık harcamalarının hemen hemen tüm ülkelerde artma eğiliminde olması bütçe üzerindeki yükünün artmasını ve finansman sorununu beraberinde getirmektedir. Sağlık hizmetlerinin finansmanında ekonomik yönün yanı sıra sağlık hakkı ve hasta hakları açısından hukuksal yönün de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Nitekim ekonomik kaygılar ön planda tutularak geliştirilen sağlık hizmeti politikaları bazen sağlık hakkına ve hasta haklarına aykırı sonuçlar doğurabilmektedir. Sağlık sisteminin finansmanında, sağlık hizmet sunucularının gerçekleştirdikleri hizmetler neticesinde katlandıkları maliyetleri, finansör kamu kurumuna yansıtması ve bu kamu kurumunun sağlık hizmet sunucusuna ödeme yapması esastır. Yapılan bu ödemelere geri ödeme yöntemi adı verilmekte olup finans yöntemine göre sosyal parafiskal gelirler veya vergilerle karşılanmaktadır. Türkiye’de sağlık hizmetlerinin finansmanı açısından global bütçe uygulaması önemli bir yere sahiptir. Ancak söz konusu uygulama bireylerin hastane seçim hakkını dolaylı olarak sınırlandırmaktadır. Hastane seçme hakkı, birincil hasta haklarından olup sunulan hizmetin kalitesi, hijyen ve bekleme süresi en önemli belirleyiciler olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca cepten ödemelerin daha az olduğu hastaneler de hasta tercihlerinde belirleyici olmaktadır. Bu çalışmamızda global bütçe uygulamasının hastane seçme hakkına olumsuz etkisi ele alınmıştır. Türkiye’de yasal düzenlemelerin ruhuna uygun şekilde yapılacak ikincil mevzuat düzenlemeleri ile tereddütlerin ortadan kaldırılmasıve hastane seçme hakkını ortadan kaldıran uygulamalardan vazgeçilmesi gerekmektedir. Konunun daha önceden herhangi bir akademik çalışmada ele alınmamış olması çalışmamızı özgün kılmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Okul Öncesi Öğretmenlerinin Derslerinde Kullandıkları Öğretim Yöntem Ve Tekniklere İlişkin Görüşleri

    Bulut, Ayhan

    Bu araştırma okul öncesi öğretmenlerinin öğrenme ve öğretme sürecinde eğitsel etkinlikleri uygularkenkullandıkları öğretim yöntem ve teknikler ile bu uygulamaları yerine getirirken karşılaştıkları problemlereilişkin görüşlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini Erzurum ili merkez ilçelerinde görevyapan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Ayrıca bu araştırmada amaçlı örneklem yöntemlerinden tipikdurum örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Evren çok geniş olduğundan evrenden tipik durum örneklemesiyöntemi ile 2018/2019 eğitim öğretim yılında görev yapan ve araştırmaya gönüllü olarak destek vermek isteyen45 okul öncesi öğretmeni örneklem olarak seçilmiştir. Araştırma süreci nitel araştırma yöntemlerinden durumçalışması deseninde tasarlanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi ve betimsel analiz yöntemikullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul öncesi öğretmenlerinin öğrenme sürecinde etkinlikleriuygularken en çok kullandıkları öğretim yöntem ve tekniğinin gösterip yaptırmak olduğunu belirtmişlerdir.Öte yandan okul öncesi öğretmenleri etkinliklerde kullandıkları öğretim yöntem ve tekniğini seçerken en çokçocukların hazır bulunuşluk seviyelerine dikkat ettiklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca öğrenme sürecindekullandıkları öğretim yöntem ve tekniklerinin kendileri açısından öğrenmeyi kolaylaştırdığını ifade etmişlerdir.Bununla birlikte okul öncesi öğretmenleri öğrenme sürecinde etkinlikleri uygularken kullandıkları öğretimyöntem ve teknikleri seçerken kendilerini en çok sınıfların kalabalık olmasının ve buna bağlı olarak çocuklardameydana gelen dikkat dağınıklıklarının etkilediğini ifade etmişlerdir. Bu nedenlerden dolayı bazı etkinlikleriuygulamada zaman sıkıntısı yaşadıklarını belirtmişlerdir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2020
    Derleme sözlüğü’ndeki derlenmemiş kelimeler üzerine

    Güzel, Ferdi

    Derleme Sözlüğü, Türkiye Türkçesi ağızlarının söz varlığı ile ilgili en kapsamlı ve en önemliçalışmadır. Fakat sözlükçülük ilkeleri açısından ele alındığında bu önemli çalışmada bazı yanlışlarolduğu göze çarpmaktadır. Gerçek ağız verisi olmayan birtakım kelimelere yer verilmiş olması önemliyanlışlar arasındadır. Derleme Sözlüğü’nde gerçek ağız verisi olmayan kelimeler; yazılı kaynaklardanalınmış kelimeler ve türetilmiş/ uydurulmuş kelimeler olmak üzere iki türlüdür. Bazı derleyicileryazılı kaynaklardan aldıkları kelimeler ile kendilerinin türettikleri kelimeleri derlenmiş kelimeler gibigöndermiş, hazırlayanlar tarafından tespit edilemediği için de Derleme Sözlüğü’ne gerçek ağız verisiolmayan birtakım kelimeler girmiştir. Derleme Sözlüğü’nde yazılı kaynaklardan alınmış birtakımkelimeler olduğuna daha önce bazı çalışmalarda değinilmiştir, türetilmiş/ uydurulmuş kelimeler iseilk defa bu çalışmada ele alınacaktır. Ağız araştırmaları sahasındaki en önemli çalışma olan DerlemeSözlüğü’nün yeniden düzenlenmesi bir zorunluluktur. Yeniden düzenlenmiş, yanlışlardanarındırılmış Derleme Sözlüğü, daha güvenilir ve daha kullanışlı bir kaynak olacaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Aynü’l-Kudât El-Hemedânî İdam Savunmasında Tefsir Uygulamaları ve Tasavvufî Yorumları

    Bayer, Ismail; Özkan, Ahmet

    Aynu’l-Kudât el-Hemedânî (d. 492-1098/ö. 525-1131) tasavvufun bir ilim olarak ortaya çıktığıdönemde dünyaya gelmiştir. İslam Medeniyeti açısından zengin olan bu dönemde, Sünnî düşünceninoluşmasında önemli bir yeri olan Nizamiye Medreseleri kurulmuş ve yaygınlaşmıştır.Hemedânî, küçük yaşlarından itibaren iyi bir tahsil görmüş ve ilk eserini 14 yaşında kalemealmıştır. O, yirmili yaşlarda tasavvuf, kelâm, tefsir, fıkıh, dil bilimleri, matematik, astronomi ve felsefealanlarında yüksek düzeyli eserler vermiştir. Genç yaşta fetva verecek seviyeye ulaşarak Hemedankadılığına ve aynı yerde mevcut medresenin müderrisliğine tayin edilmiştir.Hemedânî, meşgul olduğu ilmi faaliyetlerinin, arayışlarına ve zihnini kurcalayan sorularına cevapverememesi üzerine bir buhran geçirir. İmam-ı Gazzalî’nin eserleri vesilesiyle bu sıkıntıyı atlatır. AhmedGazzalî ile tanışması ise hayatında bir dönüm noktası olur. Ahmed Gazzalî’yi kendisine rehber olarakseçer ve ondan almış olduğu tasavvufi eğitim ile hayatının sonuna kadar etrafındaki insanları irşadeder. Özellikle yirmili yaşlarında fikirlerini özgürce dile getirmesi ve şatahat türü sözler söylemesi,aleyhinde faaliyet gösteren bir topluluğun oluşmasına neden olur. Bununla beraber üstün hitabetyeteneği ve etkili vaazları sayesinde aralarında devlet adamlarının da bulunduğu çok sayıda müridedinmiştir.Hemedânî’nin tasavvuf yolu, Ahmed Gazzalî’den kendisine intikal eden aşk, cezbe ve fenadır.Ona göre din bir sosyal alışkanlık değildir. Tasavvuf, Allah’ı görmeyi ve O’na kavuşmayı hedefleyen biryolculuktur.Otuz üç yaşında, Hemedân’da, zındıklık suçlamasıyla, Selçuklu veziri Kıvâmüddin Dergezînî’ninemriyle öldürülmüş/şehit edilmiştir. Şekve’l-Garîb adlı risalesi, ölümünden kısa bir müddet önceBağdat’ta zindanda tutulduğu esnada, kendisini savunmak için dönemin ilim ve tasavvuf erbabınayazmış olduğu son eseri ve bir tür idam savunmasıdır.Yaşadığı dönemin âlimlerinden ve mutasavvıflarından yakınmalarını hüzünlü bir üslupla dilegetiren bu eser, onun fikri sürecinin son halkasını teşkil etmesi bakımından önemlidir. Öte taraftan eser,tarihe iz bırakmış bir müellifin nasıl anlaşılması gerektiğine dair önemli metodik veriler sunmaktadır.Risalede tasavvuf, akâid, kelam ilimlerinin yanı sıra tefsir ilmine dair kıymetli veriler bulunmaktadır.Elinizdeki çalışma, Hemedânî’nin idam savunmasını yaptığı Şekve’l-garîb adlı eserinde yer alan tefsiruygulamalarını ve bunların tasavvufî yorumlarını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamdaHemedâni’nin dini ve edebi metinleri anlamlandırırken kullandığı metodun “kelâmın tamamındanedinilmiş bilgi ve algı” ekseninde seyrettiğini söylemek mümkündür

  • MakaleYalnız künye2020
    Texlinguistics analysis of a murabba by fuzûlî

    İşimtekin, Soner; Karaduman, Ruken

    Text linguistics is a relatively new method of text analysis that stands out among text-centered literary theories. With this method, on the one hand, the textuality criteria are questioned, and on the other hand, the style of the text producer is revealed. In particular, the text linguistic analysis, which we frequently see examples in modern literary texts, has started to reach a certain point in determining the structure and content of the work. However, in our classical literature, text-based examination methods generally continue within the framework of annotation and analysis studies, except for structuralist and ontological discourse analysis in recent decades. The literature scans we have done show the lack of a study in classical literary texts, in which all aspects of the linguistics theory are addressed. In this study, which we consider to be the first in this context, we aimed to reveal the new dimensions gained by the text linguistics approach, which is an alternative linguistic analysis method of classical literature texts. In this article, the emergence of text linguistics, which is separated from classical eloquence studies with its approach to the whole text, its objectives, its contributions to the understanding of the text are emphasized, and Fuzûlî's verse, which is an example of a repeating murabba, is analyzed based on the text linguistics criteria.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Sürekli Kalite İyileştirme için Faktöriyel Tasarım Tabanlı Süreç Optimizasyonu

    Serencam, Hüseyın; Uçurum, Metin; Özdemir, Akın

    Deneyin tasarımı, yeni bir süreç geliştirmek veya mevcut bir süreci geliştirmek için kilit bir rol oynar. Literatürde sürekli kalite iyileştirme için faktöriyel deneysel tasarımları kullanılmıştır. Bu makalede, tasarım faktörlerinin optimizasyonu için bir deney verisi analizi yapmak amacıyla faktöriyel deney tasarımına sahip yeni bir yöntem sunulmaktadır. Önerilen yöntem beş ana adıma sahiptir. İlk adım deney öncesi planlama ile ilgilidir. İkinci adım faktöriyel tasarıma sahip deneysel aşamadır. Üçüncü adım bir deneye ait verileri analiz eder. Daha sonra, tasarım faktörlerinin en uygun değerlerini elde etmek için faktöriyel tasarıma dayalı optimizasyon modeli ilk defa geliştirilmiştir. Son adım deneyden elde edilen sonuçları doğrulamak için sonuçlar ve tavsiyeler adımdır. Son olarak, güncel literatürdeki sayısal bir örnek için farklı hedef değerler kullanılarak karşılaştırma çalışmaları yapılmıştır. Ayrıca, önerilen faktöriyel tasarıma dayalı süreç optimizasyon modelinin belirtilen hedef değere göre daha fazla varyansı azaltabileceği sonucuna varılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Türkiye’de Organik Tarım

    Erdogan, Ummugulsum; Aksakal, Vecihi; Tıraşcı, Serpil

    Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gelişen bilim, teknoloji ve sanayi ile buna bağlı olarak değişen kırsal kalkınma ve üretim anlayışı, tarımsal faaliyetlerin gerçekleşme şeklini değiştirmiştir. Yeni üretim metotları sonucu çevre ve insan sağlığı bozulmuş ve gelinen noktada bilim insanları organik tarıma yönelmiştir. Ülkemizde 1980’li yıllarda başlayan organik tarım uygulamaları, 1994 yılında organik tarım yönetmeliğinin yayınlanmasıyla önemli ölçüde gelişme göstermiş ve yönetmelik son olarak 2018 yılında düzenlenmiştir. Ülkemiz toprak ve su kaynakları, iklimi, ürün çeşitliliği bakımından organik tarıma elverişli koşullara sahip olması dolayısıyla organik tarımın yıllar içerisinde nasıl bir ilerleme gösterdiğini ve bugün ne aşamada olduğunu görebilmek amacıyla bu çalışma hazırlanmıştır. Türkiye’ de 1990 yılında 1.037 ha alanda 313 çiftçi ile 8 organik ürün üretilmiştir. Son verilere göre 73.563 çiftçi 626.885 ha organik tarım alanında 2.371.612 ton organik ürün yetiştirmiştir. Ayrıca üretimi yapılan organik ürün çeşidi de 213’e çıkarılmıştır. İhracat durumuna bakıldığında toplam ihracat miktarının 111.690.675 ton olduğu ve bu ihracat miktarının önemli bir miktarını 41.633.896 tonla buğday ve buğday ürünlerinin oluşturduğu görülmektedir. İthalat verilerine bakıldığında ise toplam ithalat miktarının 175.865,85 ton olduğu ve en çok ithal edilen ürünün ise soya fasulyesi (tohumluk olmayan) (99.446 ton) olduğu bilinmektedir. Geçmiş yıllara göre organik tarım üretiminde önemli bir artış gözlense de Türkiye’nin tarım potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda bu artışın daha da artabileceği öngörülmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Alışveriş ve moda yöneliminde itici güç olarak benliği ifade etme ve moda yenilikçiliğinin değerlendirilmesi

    Türk, Bahar; Yildiz, Tugba

    Moda endüstrisi için daha etkili adımların atılması ve ekonomik canlanma için alışveriş ve moda yönelimleri önemli etkenler olarak kabul edilmektedir. Bu anlamda ekonomi ve moda arasındaki bağ söz konusu iki değişkenin öncüllerinin araştırılmasını gerekli kılmaktadır. Ayrıca moda ve alışveriş yöneliminin doğru tespiti için bireylerin benlikleri ifade etme eğilimlilerinin ve sahip oldukları moda yenilikçiliğinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı moda yenilikçiliği ve benliği ifade etme değişkenlerinin; alışveriş yönelimi üzerindeki (alışverişten keyif alma, maliyet bilinci, gelenekçilik, pratiklik, planlama ve takip etme alt boyutları ile) etkileri ile moda yönelimi üzerindeki (moda liderliği, moda ilgisi, iyi giyimli olmanın önemi ve anti-moda tutum alt boyutları ile) etkisini belirleyerek, moda sektörünün baş aktörü olan tüketicilerin davranış kalıplarının anlaşılması ve bu doğrultuda sektöre önerilerde bulunulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, araştırma modeli yapısal eşitlik analizi ile test edilmiş; moda yenilikçiliği ve benliği ifade etmenin moda yöneliminin alt boyutlarının tamamı üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Bununla birlikte moda yenilikçiliği, alışveriş yönelimi boyutlarından alışverişten keyif alma, maliyet bilinci ve planlama üzerinde etkili iken, benliği ifade etmenin alışverişten keyif alma ve planlama üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2020Scopus SJRQ4
    A study on free-radical scavenging activity, individual phenolic compounds and element concentration of propolis

    Ecem Bayram, Nesrin

    The aim of this study was to assess the quality of five propolis samples obtained from Turkey (TP), China (CP), Brazil (BP1, BP2), and Ethiopia (EP). The phenolic compounds of the propolis were identified and quantified using the liquid chromatography-tandem mass spectrometry technique (LC-MS/MS). In addition, quality parameters such as total flavonoid content, total phenolic content, free-radical scavenging activity and element contents were investigated. As a result of LC-MS/MS analysis, the extracts were sorted as TP> BP1> BP2> CP> EP in terms of the total concentration of individual phenolic compounds. Chlorogenic acid was determined as the dominant compound in BP1 and EP, p-coumaric acid as the dominant compound in the BP2 and trans-ferulic acid as the dominant compound in the samples from CP and TP. The concentration of DPPH was higher in TP whereas the ABTS concentration was almost similar to other propolis extracts. The contents of potassium (K), calcium (Ca), iron (Fe), magnesium (Mg) and sodium (Na) in the propolis samples were in the range of 2416.75-14416.02 mg/kg, 8.52-613.25 mg/kg, 102.66-1425.82 mg/kg, 523.84-7336.74 mg/kg and 57.65-191.15 mg/kg, respectively. Consequently, it is again supported that chemical characteristics and activity of propolis varies according to its geographical origin with this study.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele