Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Dertli, Enes(47)
- Pat, Suat(29)
- Özen, Soner(29)
- Şenay, Volkan(24)
- Korkmaz, Şadan(23)
- Esmer, Yusuf(21)
- Şahin, Engin(21)
- Korkmaz, Özge(20)
- Cuce, Erdem(19)
- Öner, Erdal(18)
- Öztürk, Mesut(18)
- Artar, Musa(17)
- Yilmaz, Mustafa Tahsin(17)
- İspirli, Hümeyra(16)
- Ecem Bayram, Nesrin(15)
- Kaya, Yunus(15)
- Cinar, Mehmet(13)
- Cuce, Pinar Mert(12)
- Kamiloğlu, Aybike(12)
- Kutlu, Naciye(12)
- Mercan, Emin(12)
- Birinci, Ahmet(11)
- Bulut, Mehmet(11)
- Yaylacı, Murat(11)
- Bayram, Ozkan(10)
- Can, Zehra(10)
- Doğan, Zeki(10)
- Kahya, Cem(10)
- Karaali, Rabi(10)
- Pabuçcu, Hakan(10)
- Tosun, Figen Çam(10)
- Özdemir, Akın(10)
- Ayazoglu, Rabil(9)
- Battal, Fetullah(9)
- Bayram, Nesrin Ecem(9)
- Büte, Mustafa(9)
- Ertugrul, Mehmet(9)
- Kadakal, Mahir(9)
- Kaplan, Abdullah(9)
- Sarikaya, İsmail(9)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2023Developing The Scale of Understanding and Using Language of Mathematics: A Validity and Reliability Study
Öztürk, Mesut; Albayrak, Mustafa; Samed
The current study was conducted to develop a valid and reliable measurement tool that can measure middle school students' ability to understand and use the language of mathematics. The study was carried out in two stages. In the first stage, data were collected from 359 middle school students studying in a city in the north of Turkey in order to determine the structure of the scale. Exploratory factor analysis was performed on the collected data. In the second stage, data were collected from 217 middle school students studying in public schools in a province located in the east of Turkey in order to verify the structure of the scale. Confirmatory factor analysis was performed on the collected data. For the reliability of the scale, the Cronbach Alpha internal consistency coefficients of the entire scale and its sub-dimensions were checked. As a result of the analyzes made, a valid and reliable "Mathematics Language Understanding and Using Skills Scale" consisting of nine items and two dimensions was developed. Considering the items of the scale and the theoretical framework, the dimensions were named as "understanding the language of mathematics" and "using the language of mathematics".
- MakaleYalnız künye2023Geopolitics of taxation: a panel data analysis on G-20 developed economies wit- hin the framework of political systems and public finance
Kuzu, Mehmet; Kocaoğlu, Fatih
In the simplest terms, tax; refers to the econo- mic values that the state collects from real and le- gal entities to finance public services and invest- ments based on its sovereign power. Taxation policy is a sub-branch of economic policies. Many factors affect these policies, such as sociological, economic, etc. In today’s globalising world, one of these factors is geographical factors. The effect of geographical factors on the functioning of the economy and economic policies with geopolitical factors is expressed as geo-economy. The geopo- litics of taxation as a newly developing economy and geo-economic field; examines the effects of geographical factors on the formation and results of taxation policies on a local, regional and global scale. To determine these effects accurately, it is necessary to determine the geopolitical typologi- es expressed by the geographical factors. In this context, the aim of this study is; It is to determine how the geopolitics of taxation differs according to the colonial (Marine), terrestrial and transition (Mixed, both maritime and terrestrial) geopolitical typologies within the framework of the G-20 de- veloped economies. Countries with colonial typo- logy; USA, UK, Japan, terrestrial typology; Ger- many, Russian Federation, Canada; Countries with a transitional typology; Brazil, China, and India. Panel robust regression and panel VAR method were used in the study. The observation interval of the study is the period between 1990-2019 at a monthly frequency. According to the panel’s Robust Regression results, taxation policies’ effi- ciency in terrestrial typology wae low. In the colo- nial typology, the effectiveness of taxation polici- es was observed to be high. Taxation policies effective in the transitional typology but somew- hat less so than in the colonial typology. While the effect of commercial taxes on growth was posi- tive in colonial and continental typologies, it was negative in transition typology. Dynamic analysis with the Panel VAR method also supported static results obtained in robot regression.
- MakaleYalnız künye2023As a national school of public administration todaie's graduate education academics and students' perspective
Efe, Ahmet; Yazıcı, Sinan
Public administrations are significant in providing essential public services such as justice, security, defense, and health that the market cannot fully meet and in observing the public interest. This study carried out within the scope of the theories of Tacit Knowledge and Institutional Knowledge, aimed to reveal the perceptions of the academicians working in the institution and the public personnel studying in this institution regarding the graduate education of Public Administration Institute for Türkiye and the Middle East, a national public administration school. The data obtained from the study with the phenomenology design of the qualitative research method and the academicians and public personnel with different academic formations working in other fields of the Türkiye public bureaucracy were analyzed by content analysis. As a result of the study, it is revealed that Public Administration Institute for Türkiye and the Middle East has a public administration laboratory function in disclosing the tacit knowledge in public institutions and producing high-level knowledge through the interaction of students from different disciplines and other countries. It has been understood that the systematic and multidisciplinary training of public personnel, especially senior managers, with the perspective of public interest and public service, contributes to their internalization of a strategic and general view in their institutions and thus to making the right decisions with the competence to see the big picture.
- MakaleYalnız künye2023Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin Normlar Hiyerarşisindeki Yeri ve Yargısal Denetimi Açısından İncelenmesi
Oz, Burcin
2017 yılında gerçekleşen Anayasa değişikliği ile birlikte, Parlamenter sistem terk edilerek yerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi benimsenmiştir. Bu değişiklikle Bakanlar Kurulu ortadan kaldırılmış ve yürütme yetkisi tamamen Cumhurbaşkanına devredilmiştir. Anayasa değişikliği ile Kanun Hükmünde Kararname kaldırılarak Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi getirilmiş ve Cumhurbaşkanına, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarma yetkisi verilmiştir. Bu sayede Cumhurbaşkanı, bazı konularda doğrudan düzenleme yapabilme yetkisine sahiptir. Ancak, Cumhurbaşkanının bu yetkisi sınırsız değildir ve Anayasal sınırlamalara tabidir. Aynı zamanda, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenebilir. Olağanüstü dönem Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ise, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmadan önce yargısal denetime tabi tutulamasalar bile; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayından geçtikten sonra kanun statüsü kazanarak Anayasa Mahkemesi’nin yargısal denetimine tabi tutulabilirler. Bu çalışma Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin hukuki yapı ve denetim mekanizmaları açısından detaylı bir analiz sunmayı amaçlamaktadır. Çalışmada yazın taraması yöntemi kullanılarak çeşitli dergi, kitap ve makalelerden yararlanılmıştır.
- MakaleYalnız künye2023Önlisans Öğrencilerinin Gelecek Kaygılarına Yönelik Nitel Bir Araştırma
Esmer, Yusuf; Arıbaş, Ayşe Nihan
Kaygı, insan yaşamının her aşamasında var olmakla birlikte en çok gençlik döneminde kendini göstermektedir. Gençlik döneminin en önemli süreçlerinden biri olan öğrencilikte ise kaygıdan söz etmek mümkündür. Özellikle üniversite döneminde öğrencilerin gelecek kaygısı yaşadıkları söylenebilmektedir. Bu çalışmada önlisans öğrencilerinin gelecek kaygılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kapsamında mülakat tekniği tercih edilmiştir. Araştırmada yaş, cinsiyet, not ortalaması, kişilik tipi gibi öğrencilerin demografik-kişisel özellikleri ile iş bulma kaygısı, eğitim süresince karşılaşılan zorluklar, gelecek planlaması, bölümü tercih etme nedeni, gelecek endişesi gibi öğrencilerin gelecek kaygısını belirlemeye yönelik 11 soruluk bir görüşme formu kullanılmıştır. Aksaray Üniversitesi Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Programı`na kayıtlı 15 öğrenciden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda, istihdam kaygısı, atanamama endişesi, sınav stresi, derslerin zorluğu, uyum sağlayamama, ekonomik sorunlar, umutsuzluk, yaşam zorluğu, yanlış tercih, mezun sayısı ve bölümü sevmeme kavramlarının öğrencilerin gelecek kaygısı ile ilişkili faktörler olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmanın gelecek kaygısı konusunda bir farkındalık oluşturacağı, ilgili paydaşlara yol göstereceği ve literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2023Anadolu Türk Folklorunda Ayakkabı
Ünalan, Ozlem
Ayakkabı, insanlık tarihinin en eski dönemlerinden itibaren insanın hayatında yer alan; önceleri ağaç kabuğu, yaprak vb. maddelerden yapılıp zamanla modernleşen ürünlerden biridir. Ayakkabı, insanın yalnızca ayaklarını koruma ihtiyacını karşılayan bir eşya değildir; yapılışıyla, şekliyle, rengiyle, çevresinde gelişen inanışlar ve uygulamalarla bir geleneğin ürünüdür. Günümüzün modern ayakkabıcılık anlayışı karşısında önemi azalmaya başlayan ayakkabıcılık ve yemenicilik, meslek folkloru içinde değerlendirilebilecek yegâne mesleklerden biridir. Anadolu Türk folklorunda ayakkabının kullanım alanı oldukça geniştir. Nişan ve düğün merasimlerinde damat tarafı, geline diğer hediyelerle birlikte ayakkabı götürür. Doğumlarda yeni doğan bebeklere panduf ve bebek ayakkabısı hediye edilir. Bayramlarda çocuklara alınan bayramlıklardan biri de ayakkabıdır. Türk halk edebiyatında masal, mâni, türkü, bilmece vb. türlerde ayakkabıya ve ayakkabıyla ilgili diğer kavramlara yer verilir. Ayakkabı geçiş dönemlerinde, nazarla ve halk hekimliğiyle ilgili inanışlarda ve ritüellerde sıkça kullanılır. Çeşitli hastalıkların tedavisinde özellikle büyüsel yöntemler doğrultusunda ayakkabıdan yararlanılır. Çıkarıldığı biçimiyle, yönüyle, ters veya düz giyilişiyle ayakkabıya olumlu ve olumsuz mânâlar yüklenir. Bu çalışmada öncelikle ayakkabının Türk folklorundaki yerinden söz edilecektir. Türk halk edebiyatı ürünlerindeki kullanımına, bayram geleneklerindeki yerine ve ayakkabı renginin sembolik özelliklerine değinilecektir. Doğum, evlilik ve ölüm âdetlerinde ayakkabı etrafında gelişen inanışlara ve ritüellere, nazarla ilgili inanışlarda ayakkabının kullanım şekillerine ve halk hekimliği uygulamalarında ayakkabının kullanım sahasına yer verilecektir. Anadolu’da ayakkabı etrafında gelişen uygulamalar ve inanışlar tespit edilecek bu uygulama ve inanışların sebepleri halk kültürü ürünlerinin işlevleri çerçevesinde değerlendirilecektir.
AtıfOpenAlex1
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2023Türkiye’de sosyal güvenlik yaklaşımında örtülü reformlar: esneklik mi, zorunluluktan vazgeçme mi?
Bulut, Mehmet
Türk sosyal güvenlik sisteminin iki temel ilkesi bulunmaktadır. Bunlar, sigortalılıkta zo- runluluk ilkesi ve sistemin finansmanına katılım ilkesidir. Ancak 2008 yılında gerçekleştirilen sos- yal güvenlik reformu sonrasında sistemin asli hukuki kaynağı olan 5510 sayılı Kanun’da birçok değişiklik yapılmış ve bu değişiklikler ile hukuki istikrarın yanı sıra zorunluluk ilkesi ve sistemin finansmanına katılım ilkesi ciddi derecede zede- lemiştir. Özellikle, yapılan düzenlemeler ile ba- ğımsız çalışanlar sosyal güvenlik sisteminde ör- tülü olarak isteğe bağlı hale getirilmiştir. Bağımlı çalışanlar açısından ise sosyal güvenlik kapsamı- nı daraltıcı yönde birçok düzenlemeye gidilmiştir. Benzer sorunlar genel sağlık sigortası sistemin- de de gözlenmektedir. Ayrıca Türk sosyal gü- venlik sistemi her ne kadar primlerle finansman yöntemini benimsemiş olsa da önemli derecede bütçe açığı vermektedir. Yasa gereği yapılan dev- let katkısı düzenlemesi ve sosyal güvenlik açığını kapatma amacını güden merkezi bütçeden yapı- lan transferler ise salt primlerle finansman anla- yışından sapılmasına ve karma modelin benim- senmesine neden olmuştur. Bu çalışmamızda, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin temelinde yatan ilkelerden vazgeçilmesine neden olan dü- zenlemeler ele alınmış, bu doğrultuda değerlen- dirmelerde ve önerilerde bulunulmuştur.
- MakaleYalnız künye2023İlkokul Öğrencilerinin Kültürel Mirasa Duyarlılıklarının İncelenmesi: Bir Karma Yöntem Araştırması
Yilmaz, Sevda
Bu araştırmanın amacı ilkokul öğrencilerinin kültürel mirasa duyarlılığının incelenmesidir. Çalışma, yakınsayan desen olarak tasarlanmış ve ilkokul 4. sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırmanın nicel boyutunda veri toplama aracı olarak Kültürel Mirasa Duyarlılık Ölçeği kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutuna 592 ilkokul öğrencisi dahil edilmiştir. Çalışmanın nitel boyutunda ise 19 ilkokul öğrencisi ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda ilkokul öğrencilerinin kültürel mirasa duyarlılık düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Kız öğrencilerin kültürel mirasa duyarlılıklarının erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu ve ailedeki çocuk sayısının, yaşanılan yerin ve sosyal etkinliklere katılma durumunun öğrencilerin kültürel mirasa duyarlılıklarını etkileyen değişkenler olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca düzenli olarak kitap, gazete ve dergi okuyan öğrencilerin kültürel mirasa duyarlıklarının daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. İlkokul öğrencilerinin daha çok yaşadıkları şehirde bulunan tarihi eserleri tanıdıkları; kültürel miras ögelerinin tanınması ve öğrenilmesine önem verdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin ayrıca kültürel miras öğelerini korumak için sorumluluk alma boyutunda duyarlılık gösterdikleri belirlenmiştir. Araştırmanın nicel ve nitel sonuçlarının katılımcıların kültürel mirasa duyarlılık düzeyleri açısından uyum gösterdiği belirlenmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2023“Türkçe Artı İki ” Mümkün mü? Almanya’da Yaşayan Türk Gençlerinin Çok Dilliği
Karaca, İlhan
Küreselleşme süreçleriyle birlikte çok dillilik tüm gelişmiş toplumlarda bir değer olarak yükselmektedir. Göç ve karşılıklı bağımlılıklar gibi nedenlerle kendileri de çok dilli olan uluslar, vatandaşlarına ana dillerinin yanına en az iki dili daha koyma çağrısında bulunarak onları bu yönde desteklemektedirler. Özellikle uluslararası göç, insanlara çok dilli olmak için önemli bir fırsat sunmaktadır. Çalışmanın nesnesi olan Almanya’da yaşayan Türk gençleri de bu ayrıcalıklı durumu yaşamaktadırlar. Onlar ebeveynlerinden aldıkları ilk dillerinin yanında, geldikleri toplumun diline ömür boyu maruz kalarak ve buna ek olarak okullarda öğretilen yabancı dillerden birini daha edinerek çok dilli olma potansiyeline sahiptirler. Bu potansiyel dilin kimlikle olan ilişkisi ile birlikte düşünüldüğünde, Türk gençleri ideal olarak kültürel benliklerini kazanmış, çok kültürlü anlayışta ulus-ötesi nitelikli bireylere dönüşebilmektedirler. Çalışmanın amacı, Almanya’da ikinci, üçüncü ve dördüncü kuşak Türk gençlerinin göçün bireylere sunduğu çok dillilik potansiyelini ne ölçüde değerlendirebildiklerini tespit etmektir. Bu doğrultuda ilgili literatür ve çok dillilik kuramları ışığında Türk gençlerinin “Türkçe artı iki” şeklinde çok dilli olma durumları değerlendirilmiştir. Alan yazını şimdiye kadar bu gurubu daha çok iki dillilik bağlamında ele alarak genelde dilin doğru kullanımı ile ilgili eksikliklere odaklanmaktadır. Bu eğilim, Türk gençlerinin dil becerilerinin toplumda negatif algılanmasına ve kimliklerinin dışlanmasına neden olmaktadır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre Türk gençleri, genel olarak anadilini koruma ve gelinen toplumdaki dillere açılarak kimliğini çok dilli olarak kurgulama motivasyonuna sahiptir. Ancak göç şartları ve Alman dil politikaları onları bu yönde desteklememektedir. Buna göre Türk gençleri, referans olarak seçilen çok dillilik yaklaşımlarından hiç birine göre “Türkçe artı iki” modeline göre çok dilli değildirler. Özellikle dördüncü kuşaktakiler Almanca tek dilliliğine ya da Türkçeden arındırılmış Almanca İngilizce iki dilliliğine geçiş yapmış bulunmaktadır. Diğer kuşaklar ise göçün ürettiği “yaşam dünyasal çok dillilik” tanımına göre çok dillidirler. Ancak bu çok dillilik, standart dilin dışında, resmî olarak onaylanmayan ve dolayısıyla sosyal değeri düşük bir çok dilliliktir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2023Sermaye Azaltımında Vergileme İle İlgili Son Değişikliklerin Analizi
Acar, Adalet; Doğan, Mehmet Zeki
Sermaye şirketlerinin sermayesi, yalnızca, ortaklar tarafından konulan ayni veya nakdi sermayeden oluşmamaktadır. Aynı zamanda, sermaye, şirket faaliyetleri sonucu oluşan geçmiş yıllar karları, yeniden değerleme fonları, enflasyon düzelt- mesi olumlu farkları, gayrimenkul ve iştirak his- sesi satış kazançları ve Ar-Ge fonu gibi özkaynak kalemlerinin de sermayeye ilavesi ile de oluşabilmektedir. Sermaye şirketlerinin sermaye azaltımına gitmeleri nedeniyle sermayenin ortaklara iade edilmesinde azaltımın hangi sermaye unsurundan sayılacağı farklı vergi yükümlülüklerinin doğmasına neden olmaktadır. Bu konuya ilişkin vergi kanunlarımızda herhangi bir düzenleme olmadığından uygulamada ortaya çıkan sorunlar mali idarenin görüşleri doğrultusunda çözüme kavuşturulmaya çalışılmıştır. Ancak, 9 Kasım 2022 ta- rih ve 32008 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 7420 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile sermaye azaltımında vergilemeye ilişkin düzenleme yapılarak, bu konu yasal bir dayanağa bağlanmıştır.
- MakaleYalnız künye2023Değerler eğitimi açısından yavuz bahadıroğlu’nun çocuk romanları ve hikâyeleri
Çetinkaya, Bayram; Gülden, Bahadır
Bu araştırmada Yavuz Bahadıroğlu’nun ilköğretim seviyesi için yazdığı çocuk romanları ve hikâyelerinin değerler eğitimi açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Eserlerde hangi değerlerin olduğu, ne sıklıkta yer aldığı ve bu değerlerin içselleştirilebilmesi için yazarın nasıl bir anlayış benimsediği tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular nitel araştırma deseniyle ve doküman analizi yöntemiyle sağlanmıştır. Çocuk romanı olarak 16, hikâye kitabı olarak da 5 adet eser incelenmiştir. Değerlere yönelik ileti sunduğu düşünülen her içerik fişlenerek temalar ortaya çıkarılmıştır. Eserlerde en sık işlenen değerler iyilik ve yardımseverlik (75), dinî değerler (70) olurken, hatadan pişmanlık duyma (38), tarih bilinci ve yurt sevgisi (36) ve acımak (35) değerleridir. En az yer verilenler ise komşuluk (4), mertlik (4), temizlik (2) ve vefa (1) değerleridir. Eserlerde yer verilen değerlerin okuyucu tarafından içselleştirilmesi için olumlu örneklerle birlikte olumsuz örneklerden de yararlanıldığı tespit edilmiştir. İçerikte sunulan değerlerin benimsenmesi için kullanılan yöntemlerden biri de değerlerin okuyucunun model alacağı ya da özdeşim kuracağı ideal karakter üzerinden sunulmasıdır. Tercih edilen bu yöntemde karakterler iyi ve kötü eksenli olmak üzere iki ayrı kutupta tasarlanmıştır. Bu nedenle yazar, değer aktarımı için salt iyilikten değil, kötülüğün de olduğu gerçeklikten yararlanmıştır.
- MakaleYalnız künye2023Yapılandırmacı yaklaşım çerçevesinde geliştirilen Türk Dili ve Edebiyatı öğretim programlarında dünya edebiyatının öğretimi
Veyis, Fatih; Kayar Muslu, Ayşegül; Yalçın, Büşra
Milletlerin kendi toplumlarına ait gelenek, görenek ve kültürlerinden beslenen edebî yaratılar milli bir edebiyatı oluştururken tüm dünya milletlerinin edebî eserlerinin oluşturduğu genel çerçeve ise dünya edebiyatı kavramıyla karşılanmaktadır. Türk milli eğitim sistemi içerisinde ortaöğretim düzeyinde öğrencilerin dünya edebiyatını tanıyabilecekleri ders Türk dili ve edebiyatı dersidir. Bu durumdan hareketle bu çalışmada yapılandırmacı öğretim yaklaşımı temel alınarak hazırlanan yakın dönem Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarında dünya edebiyatına ne derece ve şekilde yer verildiği incelenmiştir. Araştırma durum çalışması deseniyle yürütülmüş ve 2005, 2011, 2015, 2017 ve 2018 yıllarında hazırlanan öğretim programlarında yer alan dünya edebiyatı ile ilgili veriler betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. 2005 ve 2011 programlarında amaç, metin seçimi ve kazanım konularında dünya edebiyatı ile ilişkilendirilebilecek veriler bulunmakla birlikte dünya edebiyatı öğretiminin sınırlı ve yüzeysel olduğu, Türk edebiyatını tür, içerik ve zihniyet açısından etkilemesi yönüyle Batı edebiyatına yönelik kazanım ve etkinliklere yer verildiği görülmüştür. 2015 ve sonrasındaki programlarda metin ve tür merkezli planlamaya geçilmesiyle birlikte belirli türlerde dünya edebiyatından metinlere yer verilmesi noktasında daha somut ve planlı bir düzenleme söz konusudur. 2015 programında dünya edebiyatından yer verilen metinler masal/fabl, destan/efsane, roman, deneme ve söylev türündedir. Bu planlamaya göre programda dünya edebiyatından 5 metin türünden alınacak 6 edebî metne yer verilirken 2017 ve 2018 programlarında bu türlere şiir, tiyatro, mektup/e-posta, hikâye de eklenerek toplamda 9 farklı türden 10 metne yer verilmiştir. İncelenen programlarda dünya edebiyatının öğretimi konusunda zamanla nicelik ve nitelik açısından gelişim olduğu görülse de programlarda dünya edebiyatı öğretimi bir sanat eğitimi yaklaşımıyla değil, Türk edebiyatı geleneğini nasıl etkilediğini karşılaştırmalı metin çalışmaları yoluyla göstermek amacıyla yer almaktadır.
- MakaleYalnız künye2023Palo Santo odununda bazı yüzey özellikleri ve shore D sertlik değeri üzerine 200ºC’de ısıl işlemin etkisi
Ayata, Ümit
Ahşaba farklı yöntemler kullanılarak yapılan ısıl işlem ile renk ve parlaklık özelliklerinin değiştiği bilinmektedir. Bu çalışmada, 200oC’de 3 saat süre ile Palo Santo (Bulnesia sarmientoi Lorenz ex Griseb.) ahşabına uygulanmış ısıl işlem ile meydana gelen bazı yüzey özellikleri [liflere (//) paralel ve (⊥) dik yönde beyazlık indeksi değeri, renk (∆a*, ∆L*, L*, ∆b*, b*, ∆C*, a*, C*, ∆E* ve ho), parlaklık (20o, 60o ve 85o’de (//) liflere paralel ve (⊥) dik) ] ve shore D sertlik değeri incelenmiştir. Çok değişkenli varyans analizi sonuçları bütün testler üzerinde anlamlı bulunmuştur. L* (%37.87), a* (%91.60), b* (%70.24) ve C* (%71.34) parametreleri, beyazlık indeksi değerleri (⊥ için %57.38 ve║ için %81.60), shore D sertlik değeri (%7.32) ısıl işlem ile azalmıştır. ho açısı %15.63 oranında artmıştır. Parlaklık değerleri ⊥ ve ║ için 20o’de azalırken, aynı yönler için 60o’de artmıştır. Buna ek olarak; ∆L*: -19.73, ∆H*: 2.02, ∆b*: -15.07, ∆C*: -16.01, ∆a*: -5.77 ve ∆E*: 25.49 olarak bulunmuştur. Isıl işlem ile ahşaba ait yüzey özelliklerinin değiştiği görülmüştür.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023Türkçe ve türk kültürü ders kitaplarının somut olmayan kültürel miras unsurları açısından incelenmesi
Gülden, Bahadır; Demirel, Osman; Demirer, Emre
Bu araştırmada yurt dışındaki iki dilli öğrenciler için hazırlanmış Türkçe ve Türk kültürü ders kitapları kültürel nitelik ve nicelik açısından incelenmiştir. Kültürel ölçüt olarak halk biliminden yararlanılmış ve halk bilimindeki “Halk bilimi kadroları” ve UNESCO tarafından tescillenmiş somut olmayan kültürel miras (SOKÜM) listelerindeki unsurlar inceleme ölçütü olarak tercih edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Kitaplardaki kültürel unsurlar halk biliminin beş alanına göre tasniflenmiştir. Bu alanlar sözlü gelenekler ve anlatımlar; gösteri sanatları; doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar; toplumsal uygulamalar, ritüeller ve şölenler, el sanatları geleneği alanlarından oluşmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre kitaplarda tespit edilen en az unsur el sanatları geleneğindeyken (5. sınıf: 5, 6. sınıf: 1, 7. sınıf: 3, 8. sınıf: 4) en çok tespit edilen unsursa sözlü gelenekler ve anlatımlar (5. sınıf: 56, 6. sınıf: 87, 7. sınıf: 90, 8. sınıf: 49) alanındadır. Kitaplardaki etkinlikler de kültürel içerik açısından incelenmiştir. 5. sınıf ders kitabında etkinliklerin %51,55’i; 6. sınıf kitabında %50.89’u; 7. sınıf kitabında %64,65’i, 8. sınıf kitabında ise %38,88’i halk bilimi ya da SOKÜM unsurlarıyla ilişkilendirilerek tasarlanmıştır. Kitaplarda SOKÜM unsurlarından da yararlanılmıştır. Kitaplarda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nden 21, UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nden 8, Doğal Miras’tan 2, Yaşayan İnsan Hazinelerinden 3, İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası’ndan 11 kez yararlanılmıştır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023A Cross-Cultural Analysis of a Turkish EFL Textbook: Hu and McKay's Analytic Framework
Dolgunsöz, Emrah; Azimzadeh, Monireh
Due to rapid globalization, culture is an essential element of foreign language pedagogy. Cross-cultural communication and foreign language learning have become increasingly important since it provides the common basis for intercultural contact. Textbooks are crucial pedagogical resources in the EFL context since they are the primary sources of building intercultural understanding. The main purpose of this study was to explore how a local Turkish EFL textbook presented interlingual and intercultural diversity in Turkish EFL classrooms. Hu and McKay's (2014) analytic framework was adopted to investigate the linguistic and cultural contents of the textbook. The findings revealed that the textbook needed more group work activities, which does not promote communication enough. In addition, the cultural content was dominated by the native culture (Turkish). In the textbook, mainstream contexts (i.e., family, school, holidays) along with local Turkish cultural elements formed the majority of the settings. In addition, places, names, and events were mainly from Turkiye, while these elements from other cultures, including Anglo-American, were limited. Finally, cross-cultural conversations were included; however, the topics chosen were about Turkiye and popular culture. These findings were discussed regarding cross-cultural communication, EIL and practical ELT pedagogy.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - Proje2023Derin Ötektik Çözücüler Kullanılarak Arı Ekmeğinden Biyoaktif Bileşenlerin Ultrasonik Destekli Ekstraksiyonunun Optimizasyonu
Kantar, Naciye Kutlu; Bayram, Sinan; Çelik, Saffet; Ecem Bayram, Nesrin; Gerçek, Yusuf Can; Baştürk, Fatma Nur; Yildirim, Nazlican
Arı ekmeği arıların protein kaynağı olarak kullandıkları temel besin maddelerinden birisi olup kovan içeresinde arı poleninin fermantasyonu sonucu oluşmaktadır. Bu ürün fonksiyonel özllikleri sebebiyle son birkaç yıldır arı ürünleri arasında bilinilirliği ve tüketimi artan ürünler arasında yerini almıştır. Bununla birlikte, derin ötektik çözücüler (deep eutectic solvent-DES), değişken viskoziteleri, uygulamaya özel ayarlanabilirlikleri, alev almazlıkları, düşük buhar basınçları ve kimyasal kararlılıkları nedeniyle geleneksel çözücülerin yerini alacak umut verici yeşil alternatifler olarak son yıllarda büyük ilgi görmektedir. Bu nedenle bu çalışmada, arı ekmeği örneği farklı hidrojen bağ alıcısı (HBA):hidrojen bağ donörü (HBD) kombinasyonlarına sahip olan 10 farklı DES?de ekstrakte edilmiş ve en yüksek toplam protein içeriğine sahip DES kombinasyonunun kolin klorid (ChCl)-üre olduğu belirlenmiştir. Daha sonra ChCl-üre ile hazırlanan ekstraktlarda maksimum biyoakif madde ekstraksiyonu için ultrasonik ekstraksiyon koşulları optmize edilmiştir. Yanıt yüzey yöntemi ile yapılan optimizasyon sonucunda optimum koşullar; ultrasonik güç için %31.3, ekstraksiyon süresi için 25 dk ve sıcaklık için 35 °C olarak bulunmuştur. Modelin arzu edilebilirlik değeri ise (d) 0.83 olduğu görülmüştür. Elde edilen ekstraktlarda toplam fenolik madde, toplam protein içerik, bireysel fenolik madde, bireysel amino asit içerik ve bireysel vitamin içerik analzilerinin yanı sıra antioksidan ve antimikrobiyal aktivite testleri gerçekleştirlmiştir. Elde edilen sonuçlara göre toplam protein, toplam bireysel amino asit ve toplam bireysel fenolik içerik, ChCl-üre ile elde edilen ekstraktlarda geleneksel çözücü (etanol) ile hazırlanan ekstrakta kıyasla daha yüksek oranda tespit edilmiştir. Sonuç olarak, elde edilen tüm bu bulgular arı ekmeğinden ekstrakte edilmek istenen hedef bileşiklerin yapısal özelliklerine bağlı olarak ChCl-üre kombinasyonunun etanole alternatif olabileceğini göstermiştir.
- MakaleYalnız künye2023Religious Culture and Ethics Courses and Imam Hatip High School Vocational Course Teacher Candidate’s Opinions on the Public Personnel Selection Exam and Field Knowledge Tests for Teachers
Kaya, Fatih
This research aims to examine the opinions of teacher candidates about the DKAB-OABT applied since 2013 and the IHL-OABT exams that have started to be held since 2018. The research was carried out with the case study method, one of the qualitative research designs. The study group of the research consisted of 25 teacher candidates who graduated from various faculties of theology and who took the OABT exam at least twice, determined by the purposive sampling method. In this context, the data of the research were obtained through a semi-structured interview with 3 open-ended questions. In the analysis of the data, themes were created using content analysis. It has been concluded that during the preparation process for the OABT exam, the most frequently used resources by teacher candidates are OABT lecture books, digital content, OABT question banks and trial exams. It has been determined that the majority of the participants are of the opinion that the education given in the undergraduate level is "adequate" in preparation for the exam, since the theology education at the undergraduate level is qualified and the course content is comprehensive. However, it was determined that the participants found the content validity of the OABT sufficient and stated that the OABT questions coincided with the undergraduate education of theology, covered most of the compulsory courses, and the question distribution was suitable for the courses explained in the exam content by OSYM. In addition, it was concluded that the majority of the teacher candidates were of the opinion that the OABT exam should be done in a single session, since the subject and question distribution of the OABT questions were close and the exams were similar.
- Kitap BölümüYalnız künye2023Can Bilingual Books Promote Self-Paced Foreign Language Learning: A Qualitative Study
Dolgunsöz, Emrah; Kimsesiz, F; Atac, BA
Books that include multiple languages have been published in various languages since the 1980s in the United States, mainly for the Latino population to promote language learning and literacy (Ernst-Slavit and Mulhern, 2023) and recently have started to become popular. Bilingual texts may benefit language learners since embedded translations may help increase grammatical awareness, provide L1 preview, support L1 positive transfer and even promote L1 identity. Considering some advantages of bilingual books, this qualitative study examined if bilingual texts can be a good and cheap option for self-paced language study. 6 EFL learners without Spanish knowledge were asked to study 2 bilingual books (Spanish-Turkish) for 10 weeks. Their progress was tracked through their personal reflections periodically. A semi-structured interview was employed at the end of a 10-week period to scrutinize their recommendations and opinions. The results showed some pros of these texts, such as cost, ease of use and direct translation of sentences. These materials, however, were not without cons. The participants emphasized a lack of quality and visuals, inefficiency when not complemented with a language course, complexity of grammar and verb inflections despite translations and lack of motivation due to daily routines. The participants also reported that adopting an intense study strategy, such as writing and taking notes on grammar and vocabulary, may be very time-consuming and tedious. In conclusion, bilingual books for self-paced study were found to have a number of challenging issues and it was best to use them as supplementary material to any language course.
- MakaleYalnız künye2023MULTIPLICATIVELY PREINVEX P-FUNCTIONS
Kadakal, Huriye; Kadakal, Mahir
In this study, using both Holder's integral inequality and Holder-Iccan integral inequality, some inequalities of Hermite Hadamard type obtained for multiplicatively preinvex P -functions are given. Afterwards, the result obtained with Holder-Iccan inequality has been shown to be better than that obtained with Holder's integral inequality.
AtıfWoS19İncele
- MakaleYalnız künye2023Criticism of Wāhhabism in Jamil Sidqi al-Zahāwi's al-Fajr al-Sādiq
Inal, Ibrahim Hakki; Sever, Mehmet
Wahhabism, which emerged in the mid-18th century, is a movement that draws attention with its reactivity in Islamic thought. The views of its founder, Muhammad b. 'Abd al-Wahhab, were built to deny the centuries-old religious understanding of the Muslim community, based on a bida'-centered thought. In this direction, Wahhabism has transformed the elimination of institutions and structures that it regards as signs of disbelief into a structural character. This study examines the critical treatise on Wahhabism by the Iraqi poet Jamil Sidqi al-Zahawi (d. 1936), who was disturbed by its activities in Iraq. Zahawi wrote al-Fajr al-Sadiq to reveal the historical origins of Wahhabism and criticise its political and religious activities, and tried to explain the unknown aspects of this religious movement. The work, in terms of its content, has examined the issues that occupy the agenda of Muslim society such as shirk (polytheism), bida' (heretical innovation), tawassul (request), and takfir (excommunication). The work, which is a refutation, draws attention as an important source in scholarly studies on Wahha-bism in terms of its content. In this study, the theoretical and historical criticism put forward by Zahawi will be tried to be revealed by using the textual analysis method. According to Zahawi, Wahhabism is a movement instrumentalised for political rather than religious pur-poses. The sociological basis of this structure, which is based on Kharijite thought, is based on tribalism and contains reactionism against the other.















