Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ1
    Variations of natural frequencies of masonry minarets due to environmental effects

    Yanik, Yusuf; Aymelek, Abdullah; Yildirim, Ömer; Demirtaş, Betül; Türker, Temel

    It is very important to distinguish the reason of change in natural frequencies of structures either caused by a possible damage or environmental conditions (temperature and humidity). In this study, the changes in the dynamic properties of masonry and reinforced concrete minarets under environmental effects, such as temperature and humidity, were investigated. The masonry minarets of İskenderpaşa, Hacı Kasım, and Tavanlı Mosques and the reinforced concrete minarets of Karadeniz Technical University, Dilaveroğlu and Papatya Mosques in Trabzon were monitored by ambient vibration test method, and the relationship between natural frequencies and temperature and humidity was tried to be determined. For this purpose, the natural frequencies of these minarets were measured at certain intervals under different temperature and humidity conditions over a period of approximately 6 months. The vibration measurement system which was developed by our research team was used in the measurements. From the data collected by these measurements, the variation intervals of the natural frequencies (the smallest and the highest values), the percentages of change and their relations with temperature and humidity were revealed. This relationship was determined using linear–non-linear simple and multiple regression analyses. From this study, it was found that the natural frequencies change under environmental effects, such as temperature and humidity, and this rate of change was approximately 7%. There was moderate correlation in Tavanlı, Dilaveroğlu, and Papatya Minarets, and strong correlation in Hacı Kasım Minaret.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfScopus16WoS17OpenAlex16
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ2
    Endoscopic Resection of Nasal Septal Chondroma

    Demir, Murat; Bahadır, Osman; Çobanoğlu, Hatice Bengü

    Chondromas are benign cartilaginous tumors and rarely develop in the nasal septum. Although it causes different symptoms depending on the location and size of the tumor, the most common complaints are nasal obstruction and epistaxis. A submucosal mass narrowing the nasal passage can be seen in the septum by an endoscope. Computed tomography gives information about the localization and size of the mass. A definitive diagnosis is made by histopathologic examination. Treatment is surgical excision. Endoscopic surgery provides a less invasive and successful treatment. This case series aims to share that 2 cases with a diagnosis of nasal septal chondroma were successfully treated with endoscopic surgery.

  • MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ2
    A dual-acting aldose reductase inhibitor impedes oxidative and carbonyl stress in tissues of fructose- and streptozotocin-induced rats: comparison with antioxidant stobadine

    Kaya, Alican; Ceylan, Aslı F.; Kavutcu, Mustafa; Santamaria, Abel; Šoltésová Prnová, Marta; Stefek, Milan; Karasu, Çimen

    Inhibiting aldose reductase (ALR2, AR) as well as maintaining a concomitant antioxidant (AO) activity via dual-acting agents may be a rational approach to prevent cellular glucotoxicity and at least delay the progression of diabetes mellitus (DM). This study was aimed at evaluating the dual-acting AR inhibitor (ARI) cemtirestat (CMTI) on tissue oxidative stress (OS) and carbonyl stress (CS) biomarkers in rats exposed to fructose alone (F) or fructose plus streptozotocin (D; type-2 diabetic). D and F rats were either untreated or treated daily with low- or high-dose CMTI, ARI drug epalrestat (EPA) or antioxidant stobadine (STB) for 14 weeks. Malondialdehyde (MDA), glutathione S-transferase (GST), nitric oxide synthase (NOS), and catalase (CAT) were increased in the sciatic nerve of F and D. These increases were attenuated by low doses of CMTI and STB in D, but exacerbated by low-dose EPA and high-dose CMTI in F. STB and CMTI and to a lesser extent EPA improved MDA, protein-carbonyl, GST and CAT in the hearts and lungs of F and D. CMTI and STB were more effective than EPA in improving the increased MDA and protein-carbonyl levels in the kidneys of F and especially D. CMTI ameliorated renal GST inhibition in D. In the lungs, hearts, and kidneys of F and D, the GSH to GSSG ratio decreased and caspase-3 activity increased, but partially resolved with treatments. In conclusion, CMTI with ARI/AO activity may be advantageous in overcoming OS, CS, and their undesirable consequences, with low dose efficacy and limited toxicity, compared to ARI or antioxidant alone.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfScopus5WoS6OpenAlex5
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele
  • MakaleYayıncıda açık erişim2024Scopus SJRQ2
    The ARK2N (C18ORF25) Genetic Variant Is Associated with Muscle Fiber Size and Strength Athlete Status

    Çigirtas, Rukiye; Bulgay, Celal; Kazan, Hasan Hueseyin; Akman, Onur; Sporis, Goran; John, George; Yusupov, Rinat A.; Sultanov, Rinat I.; Zhelankin, Andrey V.; Semenova, Ekaterina A.

    Background: Data on the genetic factors contributing to inter-individual variability in muscle fiber size are limited. Recent research has demonstrated that mice lacking the Arkadia (RNF111) N-terminal-like PKA signaling regulator 2N (Ark2n; also known as C18orf25) gene exhibit reduced muscle fiber size, contraction force, and exercise capacity, along with defects in calcium handling within fast-twitch muscle fibers. However, the role of the ARK2N gene in human muscle physiology, and particularly in athletic populations, remains poorly understood. The aim of this study was threefold: (a) to compare ARK2N gene expression between power and endurance athletes; (b) to analyze the relationship between ARK2N gene expression and muscle fiber composition; and (c) to investigate the association between the functional variant of the ARK2N gene, muscle fiber size, and sport-related phenotypes. Results: We found that ARK2N gene expression was significantly higher in power athletes compared to endurance athletes (p = 0.042) and was positively associated with the proportion of oxidative fast-twitch (type IIA) muscle fibers in untrained subjects (p = 0.017, adjusted for age and sex). Additionally, we observed that the ARK2N rs6507691 T allele, which predicts high ARK2N gene expression (p = 3.8 x 10-12), was associated with a greater cross-sectional area of fast-twitch muscle fibers in strength athletes (p = 0.015) and was over-represented in world-class strength athletes (38.6%; OR = 2.2, p = 0.023) and wrestlers (33.8%; OR = 1.8, p = 0.044) compared to controls (22.0%). Conclusions: In conclusion, ARK2N appears to be a gene specific to oxidative fast-twitch myofibers, with its functional variant being associated with muscle fiber size and strength-athlete status.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfScopus8WoS7OpenAlex8
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Mekânsal Panel Modelleri Kullanılarak Yenilenebilir Enerji Tüketimi, Çevresel Bozulma ve Büyüme İlişkisinin İncelenmesi: Balkan Ülkelerinden Kanıtlar

    Arı, Ari; Bayramoglu, Turgut; Sayar, Ramazan

    Amaç: Bu çalışmayla karbon salınımının Balkan ülkeleri ve Türkiye'nin büyümesine etkisinin olup olmadığının, eğer varsa, bu etkinin ne yönde ve ne yoğunlukta olduğunun bulunması amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmada karbon emisyonları ve yenilenebilir enerji üretiminin Türkiye ve 12 Balkan ülkesinin büyümesine etkileri analiz edilmiştir. Çalışmada mekânsal etkileşimleri ortaya çıkarabilmek için Mekânsal Otokorelasyon Analizi yapılmıştır. Büyümeyi etkileyen faktörleri incelemek için ise Havuzlanmış En Küçük Kareler yöntemi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmanın sonuçlarına göre Balkan ülkelerinde yenilenebilir enerjinin büyüme üzerindeki olumsuz etkisinin, yenilenebilir enerjinin henüz gelişme aşamasında olması ve üretimdeki payının hala düşük olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Yenilenebilir enerji sektöründeki yatırımların sınırlı olması yenilenebilir enerji sektörünün yavaş yayılmasına neden olmaktadır. Özgünlük: Çalışmada farklı bir yöntem olarak mekânsal panel modellerinin kullanılması ve kapsamın Türkiye ile sınırlı tutulmayıp tüm Balkan ülkelerini de kapsaması bu çalışmanın özgün değerini oluşturmaktadır.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Destinasyon İmajının Destinasyon Aidiyetine Etkisi: İzmir İlini Ziyaret Edenler Üzerine Bir Araştırma

    Apak, Ömer Ceyhun

    Bu araştırmanın amacı, destinasyon imajı ve alt boyutlarının (aktivite ve etkinlikler, doğal ve kültürel çekicilikler, genel alt yapı, tarihi doku ve yöresel lezzetler) destinasyon aidiyetine etkisini belirlemektir. Bu bağlamda İzmir iline seyahat eden 476 yerli ziyaretçiden veriler toplanmıştır. Bu araştırma, nicel araştırma desenlerinden biri olan ilişkisel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmada verilerin toplanması için kullanılan anket daha önceki çalışmalardan yararlanılarak uyarlanmış, geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Destinasyon imajı ve destinasyon aidiyetinin yüksek düzeyde güvenilir olduğu ortaya çıkmıştır. Geçerlik analizi kapsamında açıklayıcı faktör analizinde destinasyon imajı beş faktör ile destinasyon aidiyeti ise tek faktör ile ölçülmüştür. Araştırmanın amacı kapsamında destinasyon imajının destinasyon aidiyeti üzerinde pozitif yönlü etkisinin olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında alt boyutlardan aktivite ve etkinlikler, doğal ve kültürel çekicilikler, genel alt yapı ve yöresel lezzetlerin destinasyon aidiyeti üzerinde pozitif etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. Ancak tarihi dokunun destinasyon aidiyeti üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Ermenistan’ın Dış İlişkileri Çerçevesinde İkinci Karabağ Savaşının Ermeni Ekonomisi Ve Finans Piyasalarına Etkisi

    Kuzu, Mehmet; Kocaoğlu, Fatih

    Birinci Karabağ Savaşı'ndan otuz yıl sonra Ermenistan'ın Azerbaycan'da Tovuz şehrine saldırmasıyla gelişen olaylar Eylül 2020'de İkinci Karabağ Savaşı'nı başlatmıştır. Birinci savaş, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Sovyet coğrafyasında ortaya çıkan etnik temelli bir çatışma iken, ikinci savaş Azerbaycan'ın askeri kontrolünü kaybettiği toprakların geri alınması meseleleri dışında etnik bir çatışma ve politik ekonomiye dayalı bir vekalet savaşı olmuştur. Türkiye, Rusya ile jeopolitik sorunlarının ardından Rusya'ya bağımlılığını azaltmak için enerji ithalatını çeşitlendirmeye ve Rus gazını Azerbaycan gazıyla ikâme etmeye çalışmıştır. Ermenistan’ın Azerbaycan gazının Türkiye'ye ulaştırılmasında önemli bir nokta olan Tovuza saldırısı, devam eden süreçte gerçekleşmiştir. Birincil katmanda İkinci Karabağ Savaşı, Rusya ile Türkiye arasındaki ekonomi ve siyasete dayalı bir vekalet savaşıdır. Savaşla birlikte İran Ermenistan'ı, İsrail Azerbaycan'ı desteklemiştir. İkinci savaş ikincil katmanda, İsrail ile İran arasında daha zayıf düzeyde jeopolitik temelli bir vekalet savaşı olmuştur. Savaşın kurucu unsuru ekonomik-politik düzlem olduğundan, bu çalışma Ermenistan için savaşın ekonomik-politik boyutunu incelemektedir. Bu bağlamda bu çalışma, Ermenistan'ın Rusya ve Batı dünyası ile ilişkileri çerçevesinde İkinci Karabağ Savaşı'nın Ermenistan ekonomisi ve finans piyasaları üzerindeki etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Elde edilen sonuçlara göre savaşa dönüşen süreçte ve savaş sırasında artan kamu harcamaları ile Ermeni ekonomisi daralmış, ekonomik ve mali kırılganlıklar artmıştır. Ateşkes sonrası Türkiye’nin de sorunun çözümüne ekonomi-politik olarak dâhili ile artan güven ortamının Rusya ve batı kaynaklı sağladığı sermaye girişleri iktisadi büyümeyi ve finansal piyasaları desteklemiştir. Ancak Ermeni ekonomisi, savaş sonrası dönemde yükselen jeopolitik ve askeri gerilimlere karşı duyarlı olmuştur. Öte yandan Batı ve Rus sermayesi, değişen jeopolitik ve ittifak sistemi koşullarına göre alternatif yollarla Ermeni ekonomisini desteklemektedir. Rusya'nın bu süreçteki göreceli etkisi daha önemlidir. Daha yüksek bir analiz düzeyinde, bunun temel nedeni Ermenistan'ın Rusya ve Batı ittifakı ile değişen ilişkileridir. Savaş sonrası dönemde Rusya'nın Ermeni ekonomisi üzerindeki olumlu etkisi azaldıkça, bu etkinin yerini alan Batı sermayesinin Ermeni ekonomisi üzerindeki olumlu etkisi artmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Türk sosyal güvenlik sisteminde yurtdışı hizmet borçlanması hakkı ve ombudsmanlık yaklaşımı

    Bulut, Mehmet

    Türk sosyal güvenlik sisteminde uzun vadeli sigorta kolları açısından yurtdışı hizmet borçlanması düzenlemesi önemli bir yere sahiptir. Yıllardır birçok gurbetçi vatandaşın faydalandığı bu düzenleme sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal yapısı ve sosyal adalet açısından eleştiri konusu yapılmaktadır. Bu itibarla 2019 yılında 7186 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerle düzenlemenin cazibesi azaltılmıştır. Bununla birlikte yurtdışı hizmet borçlanması uygulaması ile ilgili vatandaşlar ve Sosyal Güvenlik Kurumu arasında sıkça uyuşmazlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu uyuşmazlıkların çözümü noktasında Ombudsmanlık Kurumu önemli bir rol üstlenmiştir. Bu çalışmada yurtdışı hizmet borçlanması hakkı konusunda Ombudsmanlık Kurumu’na yapılan başvurular ele alınarak Kurum’un yaklaşımı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ombudsmanlık Kurumu’nun yurtdışı hizmet borçlanması hususunda kapsayıcı bir yaklaşım içinde olduğu görülmüştür.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Ayn câlût savaşı: memlûk tarih anlatılarında paradigmatik bir tarihsel olay

    Durmuşoğlu, Kurban; Levanoni, Amalia

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    9. sınıf ingilizce öğretim programının değerlendirilmesi

    Aslan, Mecit; Yağızel, Kader; Aydın, Fadile; Yağızel, Ömer

    Bu çalışmada dokuzuncu sınıf İngilizce öğretim programının Tyler’ın Hedefe Dayalı Program Değerlendirme Modeline göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Karma araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmada ardışık açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 öğretim yılında Van ilinde bulunan iki fen lisesi, bir Anadolu lisesi, iki imam hatip lisesi ve iki meslek lisesinde öğrenim gören 402 dokuzuncu sınıf öğrencisi ve bu öğrencilerin derslerine giren 7 İngilizce öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak başarı testi ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, ANOVA, bağımlı gruplar t-testi; nitel verilerin analizi için ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Bu çalışma sonucunda genel anlamda, programın etkili olduğu söylenebilir. Lise türü açısından bakıldığında ise kazanımlara ulaşma düzeyinde farklılıklar olduğu; fen lisesi öğrencilerinin bütün kazanımlara ulaştığı, imam hatip lisesi öğrencilerinin dört, meslek lisesi öğrencilerinin iki ve Anadolu lisesi öğrencilerinin sadece bir kazanıma ulaştıkları ortaya çıkmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Investigation of university students' exposure to phubbing and being phubbed

    Kırbaş, Zila Özlem; Semerci, Vahide; Güneş, Hüseyin; Sönmez Sarı, Ebru; Akeren, Zahide

    Aim: This study was carried out as an investigation of university students' exposure to phubbing and being phubbed. Method: The sample of the descriptive and relationship-seeking study consisted of students studying at a university located in the Eastern Black Sea region of Turkey (n=1005). The data were collected online by the researchers between September and October 2022 using the Personal Information Form, the General Exposure to Phubbing (GEP) Scale, and the General Being Phubbed (GBP) Scale. Results: The average age of the students was 20.41±2.02 (min=18, max=36). 71.4% of them were female students, 67.5% of them were studying at the faculty and 56.6% were in the first year. The mean GEP score of the students was 77.86±26.28 and the mean GBP score was 48.48±18.52. According to the results of the Pearson correlation test, which was conducted to determine the relationship between students' exposure to phubbing and being phubbed, a moderate, positive linear relationship was found between GEP and GBP (r=0.418, p=0.000). Conclusion: As a result, it can be said that the GEP and GBP status of the students are moderate. In addition, students who are exposed to phubbing may exhibit more phubbed behaviors. It can be suggested that healthcare professionals, who have an important role in improving public health, should conduct effective identification and awareness studies for university students, who constitute an important risk group in terms of phubbing.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Kükürt Polimer Betonların Basınç Dayanımı ve Elastisite Modülüİlişkisinin Yönetmelikler Açısından Karşılaştırılması

    Ozturk, Onur; Öner, Adnan; Karadeniz, Murat

    Üstün mekanik ve durabilite özellikleri ile kükürt polimer betonlar (KPB) geleneksel Portland çimento betonlarına (PÇB) alternatif yapı malzemesi olarak son yıllarda ön plana çıkmıştır. Betonun önemli bir tasarım parametresi olan elastisite modülü ile ilgili araştırmaların KPB’ler açısından literatürde yetersiz olduğu ve standartlarda önerilen tahmin modellerinde halen göz önünde bulundurulmadığı görülmektedir. Bundan dolayı bu çalışma kapsamında, KPB’lerin basınç dayanımıelastisite modülü ilişkisinin uluslararası standartlarca önerilmiş olan analitik modeller ve geleneksel PÇB’ler ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Deneysel çalışma sonucunda KBP’lerin elastisite modüllerinin, benzer basınç dayanımı değerlerine sahip PÇB’lere göre daha düşük değerlerde kaldığı belirlenmiştir. PÇB’ler için standartlarda önerilmiş olan analitik modellerin KPB’lerin elastisite modülleri tahmininde ACI 363R-92 ve NS 3473 standartları haricinde yaklaşık değerler elde edilemediği görülmüştür. Deneysel çalışmadaki veriler kullanılarak bu çalışma kapsamında yeni bir analitik model önerilmiştir. Önerilen analitik model, yakın sonuç veren standartlardaki modeller ile istatistiki olarak karşılaştırmalı incelenmiş ve önerilen modelin deneysel değerlere en yakın sonuçları verdiği belirlenmiştir

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleYalnız künye2023
    Dynamic Volatility Spillover Among Emerging EAGLE Markets

    Bozma, Gürkan; Künü, Serkan; İmamoğlu, İlyas Kays

    The aim of this study is to investigate the volatility spillover between EAGLE stock market indices using the method proposed by Diebold and Yilmaz (2009, 2012). To achieve this aim, EAGLE stock market data was collected from the DataStream database for the period from 2005 to 2019. The Granger causality test was applied using the VAR model, and it was found that there are various causality relationships between countries. The findings indicate that, while the total volatility spillover index was approximately 10% in 2005, it nearly tripled during the financial crisis. The US debt crisis and the economic contraction in the Eurozone caused the total volatility spillover index to reach its maximum level of approximately 40%, and it continued to decrease until 2019. Turkey, Brazil, India, and Indonesia were found to be the net receivers of volatility, while China, Russia, and Mexico were identified as the net transmitters of volatility.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Siyasal uzlaşma bağlamında siyasi ittifaklar: cumhur ittifakı ve millet ittifakı’na yönelik bir inceleme

    Yolcu, Tuğba; Kapusızoğlu, Mehmet

    Siyasi partilerin temel amacı iktidarı ele geçirmektir. Bu amaç doğrultusunda yürüttükleri faaliyetler çerçevesinde bir ülkedeki mevcut seçim sistemine göre farklı ittifak arayışları gündeme gelmektedir. Türk siyasal hayatı incelendiğinde çok partili hayata geçiş sürecinden sonra 1957 yılında siyasal ittifakları engellemeye yönelik ilk yasal düzenleme gerçekleştirilmiş olmasına rağmen yasal mevzuatın dolaylı yoldan aşılmasıyla siyasal ittifakların oluşturulduğu görülmektedir. 2018 Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişe kadar yasal bir temeli olmayan siyasal ittifaklar 2939 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu’nda yapılan değişiklikle yasal zemine kavuşmuştur. İttifak kelime anlamı olarak anlaşma, bağlaşım olarak ifade edildiğinde açık bir müzakere sürecini de beraberinde getirmektedir. Bu müzakere siyasal uzlaşmanın temel şartıdır. Çalışma, Türkiye’de 2018 sonrası kurulan Cumhur İttifakı ve Millet İttifakını siyasal uzlaşma, katılımcılık, güven, ortak hedefler ve uzun vadeli iş birlikleri çerçevesinde değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı’nın oluşum süreçleri eleştirel söylem analizi çerçevesinde incelenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen veriler ışığında, örnek olarak seçilen her iki ittifakın temel zeminini ideolojik benzeşme ya da ortak ideolojik zemin oluşturduğu söylenebilir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Farklı teknoloji yoğunlukları açısından döviz kurlarının dış ticaret üzerindeki etkisi: türkiye örneği

    Berber, Metin; Bilgin, Tuba

    Bu çalışmada reel efektif döviz kurunun, ürünlerin teknoloji yoğunluğuna göre sınıflandırılmasıyla ulaşılan imalat sanayi ihracat ve ithalat verileri üzerindeki etkisi incelenmektedir. Bu kapsamda, Türkiye için 1996-2018 dönemine ait çeyreklik verilerin dikkate alındığı çalışmada, reel efektif döviz kurunun yüksek, orta-yüksek, orta-düşük ve düşük teknolojili ürün gruplarının ithalat ve ihracatı üzerindeki etkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda; ilgili değişkenler arasındaki ilişkinin tespiti için VAR analizi kapsamında Johansen eşbütünleşme, Toda-Yamamoto nedensellik testi, etki tepki fonksiyonu ve varyans ayrıştırması yöntemlerinden faydalanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgulara göre; ihracat açısından yüksek teknolojili ürünlerin diğer teknoloji ürünlerine kıyasla, ithalat açısından ise yine yüksek teknolojili ürünlerin düşük teknolojili ürünlere kıyasla reel efektif kura ve şoklarına daha duyarlı olduğu ifade edilebilmektedir. Ayrıca; orta-düşük teknoloji düzeyi hariç, ürünlerin teknoloji düzeyi arttıkça ithalatın kur esnekliğinin arttığı gözlemlenmektedir. Dolayısıyla; Türkiye için reel efektif kurun, imalat sanayi dış ticareti üzerindeki etki derecesinin teknoloji yoğunluğuna göre değiştiği söylenebilmektedir. Toda-Yamamoto nedensellik analizine göre ise ihracat modellerinin hiçbirinde reel efektif kur ile ihracat arasında nedensel bir bağa rastlanmazken ithalat modellerinde, orta-yüksek teknoloji hariç diğer teknoloji düzeylerinde kurdan ithalata doğru nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Umumi murakabe heyeti raporlarına göre ziraat aletleri ve makinaları fabrikalarının faaliyetleri (1942-1950)

    Uğur, Uçar

    Türk çiftçisinin düzenli olarak yaşam standartlarının artmasının temel şartı birim sahadan elde edilecek tarımsal üretimin artırılmasıdır. Nüfus artışıyla birlikte ihtiyaçların karşılanabilmesi için zirai üretimin artırılması ve bunu gerçekleştirmek için de diğer faktörlere paralel olarak tarımdaki makineleşmenin de yeterli düzeyde olması gerekmektedir. Birim alandan elde edilen ürünün artırılmasında gübreleme, sulama ve ilaçlama yanında tarımda modern teknik araç ve gereçlerin kullanılması da çok önemli bir yere sahiptir. Sıralanan bu nedenler Türkiye’de tarımda makineleşmeye geçilmesini zorunlu kılmıştır. Tarımda her türlü ziraat işlerini yürütmek amacıyla 1938 yılında Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu kurulmuştur. Ziraat Aletleri Fabrikaları, Devlet Zirai İşletmeleri Kurumuna bağlı olarak 1944 yılına kadar faaliyetlerini gerçekleştirmiştir. Adı geçen fabrika ilerleyen yıllarda Zirai Donatım Kurumu adını alacak olan kuruma bağlanmış ve bu kurumun çatısı altında faaliyetlerini yürütmüştür. Çalışmada İsmet İnönü dönemi dikkate alındığı için sınırlamaya gidilmiştir. Bu sınırlamanın sebebi ise 1950 yılında hükümet değişikliği ile birlikte yeni tarım politikalarının gündeme gelmesidir. Bu çalışmada yukarıdaki kurumların kuruluşları ele alındıktan sonra Ziraat Aletleri Fabrikalarının faaliyetleri Umumi Murakabe Heyeti raporlarına göre ele alınacaktır. Böylece bu kurumun Türkiye açısından önemi rakamlarla açıklanacaktır. Konu hakkında bilgi verilirken öncelikle arşiv belgelerinden, Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Ceridelerinden, Resmi Gazeteden, telif ve tetkik eserlerden yararlanılmıştır.

  • DüzeltmeYalnız künye2023
    Düzeltilmiş: Benzaldehit türevlerinin sığır böbrek aldoz redüktaz inhibitörleri olarak değerlendirilmesi

    Sengül, Bülent

    Aldoz redüktaz (AR), poliol yolunda glikozdan sorbitol üretimini katalize eder ve insülinden bağımsız dokularda anormal sorbitol agregasyonuna neden olan, retinopati, nöropati ve nefropati gibi bazı problemler yaratan kritik bir enzimdir. AR inhibisyonunun bu yan etkileri azaltmak için uygun bir yaklaşım olduğu gösterilmiştir. Mevcut çalışma, literatüre yeni AR inhibitörlerini tanıtmayı amaçlamıştır. Bu amaçla AR inhibitörleri olarak benzaldehitler incelenmiştir. İlk olarak sığır böbreğinden homojenat hazırlanmış, ardından inhibisyon çalışmaları yapılmıştır. Çalışılan bütün benzaldehit türevlerinin AR'yi inhibe ettiği bulundu. 0,23 ve 1,37 μM IC50 değerlerine sahip olan 4- Phenyl benzaldehyde (3) ve 2- Bromobenzaldehyde (6)'in inhibitör aktivitesi, standart inhibitör sorbinilden daha yüksek olduğu tespit edildi. In vitro inhibisyon çalışmalarından sonra, tahmini bağlanma enerjileri ve türevlerin enzime bağlanma modları moleküler docking ile tahmin edildi. Bileşik 3, -8,61 kcal/mol'lük bir maksimum yerleştirme puanı sergiledi. Sonuç olarak, bu bileşikler, özellikle bileşik 3, diyabetik komplikasyonların tedavisinde veya önlenmesinde yeni ilaç aday moleküllerinin sentezi için yol gösterici moleküller olabilir.

  • MakaleYalnız künye2023
    Majör depresyon hastalarında BDNF gen polimorfizmi (rs6265) ile BDNF gen ekspresyon düzeylerinin araştırılması

    Karakas, Ümıt; Derici, Didem; Ay, Mustafa Ertan; Özdemir, Gurbet Doğru; Erdal, Mehmet Emin; Çevik, Kenan; Ziblak, Alper; Kenar, Ayse Nur Inci

    Amaç: Beyin kaynaklı nörotrofik faktörün (BDNF) genetik, moleküler ve hücresel mekanizmalarının ve bunun nöroplastisite ile ilişkisinin daha iyi anlaşılması, majör depresyonda (MD) yeni ilaçlar için gelecekteki terapötik hedeflerin bulunmasında çok önemli bir rol oynayabilir. Bu çalışma, BDNF polimorfizmlerinin MD'deki kesin rolüne ilişkin hala çelişkili sonuçlar olduğundan, MD'de BDNF ile ilişkili polimorfizm (rs6265) ve ekspresyon ilişkisini anlamak amacıyla planlandı. Yöntem: Bu olgu-kontrol çalışmasında, DSM-5 ölçütlerine göre MD’li 51 hasta ve 75 sağlıklı kontrole ait kanlardan BDNF gen Val66Met (rs6265) polimorfizmleri için dizayn edilmiş primerler ile Real-Time PCR ile tek nükleotid polimorfizm çalışmaları yapıldı. Gen ekspresyon analizleri için total RNA kullanıldı. Kantitatif Real-Time PCR yöntemi ile saptanan, MD ve kontrol gruplarındaki BDNF genine ait ekspresyon düzeyleri ile polimorfizmler arasındaki ilişki istatistiksel yöntemlerle incelendi. Bulgular: Erkek ve kadınlarda, genotip ile grup ve alel frekansı ile grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gözlenmemiştir. Alel ile MD arasındaki ilişkide ve genotip ile MD arasında anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür. Genotip grupları arasında BDNF ekspresyon düzeyleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktur. Hem MD grubu hem de kontrol grubu için BDNF’nin polimorfik genotipleri arasında ekspresyon düzeyleri bakımından fark gözlenmemiştir. Sonuç: Çalışma bulguları istatistiksel olarak önemli olmamasına rağmen rapor edilmiş önceki çalışmaların da ışığında BDNF varyantlarının daha derinlemesine analizlerinin, gelecekte farmasötik müdahale ve majör depresyonun hassas tıbbı için olası yeni hedeflere işaret edebileceğini düşünmekteyiz. Ayrıca kişiselleştirilmiş tıp çağında, klinik müdahalelerin etkinliğini etkileyebilecek hem küresel hem de spesifik faktörlerin anlaşılması, tıp alanında önemli ilerlemeler sağlayabilir

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2023
    Etkinlik ve Eşitlik Açısından Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Uzlaşma

    Bulut, Mehmet

    Türk sosyal güvenlik sisteminde, devamlı nitelikteki işyerlerinde uygulanan asgari işçilik in- celemeleri sonucunda ortaya çıkan prim, gecikme cezası, gecikme zammı ve idari para cezaları için uzlaşma düzenlemesi bulunmaktadır. Ancak uzlaşma talep edilebilmesi için ortaya çıkan prim kaybının herhangi bir sigortalıya maledilmemesi gerekmektedir. Bu itibarla sosyal güvenlikte uz- laşma uygulamasının oldukça sınırlı bir kapsamı bulunmaktadır. Bununla birlikte uzlaşma dü- zenlemesinin, kapsamı, yapısı ve usulü göz önünde bulundurulduğunda gerek eşitlik gerekse de kanunilik ilkesine aykırı sonuçlar ortaya çıkardığı görülmektedir. Türk vergi sisteminde uzun yıl- lardır uygulanan uzlaşma düzenlemesinden farklı olarak Türk sosyal güvenlik sistemindeki uz- laşma uygulaması akademik olarak ilgi gösterilmiş bir konu olmamıştır. Bu itibarla Türk sosyal güvenlik sistemindeki uzlaşma düzenlemesini uygulama, etkinlik ve eşitlik açısından ele alan bu çalışmamız özgün bir niteliğe sahiptir.

  • MakaleYalnız künye2023
    Borsa Endeksi Yönünün Makine Öğrenmesi Yöntemleri ile Tahmini: BIST 100 Örneği

    Akyol Özcan, Kübra

    Borsa endeksleri ve menkul kıymetler için yön (artış veya azalış) tahmininde bulunmak yatırımcıların ve araştırmacıların uzun zamandır dikkatini çekmektedir. Geçmiş verilerle gelecek veriler arasındaki bağlantının kurulması bu tahmini zorlaştırmaktadır. Söz konusu bağlantı ekonometrik modeller veya yapay zekâ modelleri yardımıyla kurulmaktadır. Yapay zekâ modelleri ekonometrik modeller gibi katı varsayımlar gerektirmez, nitel ve nicel verileri kullanabilir. Bu çalışmada Ocak 2002 - Eylül 2022 tarihleri arasında aylık ortalama BIST 100 endeks değerleri alınarak, bir önceki aya göre artış gerçekleşen durumlar için “1”, azalış gerçekleşen durumlar için “0” şeklinde iki gruplu bir bağımlı değişken oluşturulmuştur. BIST 100, S&P 500, CAC40, FTSE10, NIKKEI225DAX, SHANGAICOMP, ONSUSD, USDTRY, VIX ve REPO değişkenlerinin 1. ve 2. gecikmeli değerleri bağımsız değişken olarak alınmıştır. Uygulamada BIST 100 endeksi için yön tahmininde Lojistik Regresyon Analizi (LR), Lineer Diskriminant Analizi (LDA), Naive Bayes Algoritması (NB), Rastgele orman Algoritması (RF), K-En Yakın Komşu Algoritması (KNN), Sınıflandırma ve Regresyon Ağacı Algoritması (CART), Yapay Sinir Ağları (NNET), Gauss Çekirdek Fonksiyonu ile Destek Vektör Makineleri (SVM-RBF), Polinomiyal Çekirdek Fonksiyonu ile Destek Vektör Makineleri (SVM-POLY) olmak üzere toplam dokuz farklı makine öğrenme metodu kullanılmıştır. Sonuç olarak lineer yöntemlerin daha başarılı tahmin sonuçları ürettiği görülmektedir.

    AtıfTR Dizin6
    TR Dizinİncele