Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Tuğla atıklarının düşük plastisiteli kil zemin stabilizasyonunda kullanılabilirliği

    Harun Tuğlu

    Bu çalışmada, tuğla tozu atıklarının zemin stabilizasyonunda kullanılabilirliği irdelenmiştir. Çalışma kapsamında, düşük plastisiteli kil bir zemine tuğla tozu atığı %0, %5, %10, %15 ve %20 oranlarında kireçsiz ve %6 kireçli olarak karıştırılmıştır. Optimum su içeriklerinde hazırlanan numunelere serbest basınç dayanımı, donma çözülme ve ıslanma kuruma deneyleri yapılmıştır. 28 günlük kür sonunda maksimum dayanım doğal zemin, %6 kireç ve %10 tuğla tozu atığı içeren SLB/10 numunesinden elde edilmiştir. Bu numunenin doğal zemine göre 12 kat, doğal zemin ve %6 kireç içeren SL numunesine göre 2 kat fazla dayanıma sahip olduğu tespit edilmiştir. Donma-çözülme ve ıslanma-kuruma çevrimi sonuçlarına göre tuğla tozu atığı ve kireç katkısı ile hazırlanan SLB numuneleri, sadece tuğla tozu atığı ile hazırlanan SB numunelerine oranla daha durabil bir davranış göstermiştir. Deneylerden çıkan sonuçlara göre, tuğla tozu atığının kireçle birlikte düşük plastisiteli kil zeminde kullanımının dayanım ve durabiliteyi iyileştirdiğini söylemek mümkündür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Yüksek plastisiteli kil zemin stabilizasyonunda uçucu kül dane boyutunun CBR ve dayanıma etkisi

    Emre Gençoğlu

    Zemin stabilizasyonunu genel olarak derin ve yüzeysel stabilizasyon olmak üzere ikiye ayırmak mümkündür. Yüzeysel stabilizasyon uygulamalarından biri kimyasal stabilizasyondur. Kimyasal zemin stabilizasyonunda inceliğin etkisini incelemeyi amaçlayan bu çalışma kapsamında, yüksek plastisiteli kil bir zeminin mühendislik özellikleri uçucu kül kullanılarak iyileştirilmiştir. Uçucu kül termik santralden alındığı haliyle ve inceltilmiş (öğütülmüş) olarak zemine ayrı ayrı ilave edilmiştir. Uçucu kül zemine %5, %10, %15, %20, %25, %30 oranlarında hem ham hem de öğütülmüş olmak üzere ilave edilerek CBR ve dayanım verileri incelenmiştir. Çalışma sürecinde serbest basınç deneyleri için kür süreleri 7 ve 28 gün olarak belirlenmiştir. Kıvam limitleri, kompaksiyon, CBR ve serbest basınç dayanımı deneylerinin gerçekleştirildiği bu çalışma sonucunda uçucu külün inceltilerek zemin stabilizasyonunda kullanılmasının kompaksiyon parametrelerindeki etkisinin sınırlı olduğu, kıvam limitleri üzerinde nispeten etkin olduğu, CBR ve dayanım değerlerinde ise çok yüksek artışlar meydana getirdiği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar ışığında yüksek plastisiteli kil bir zeminde daha ince uçucu kül katkısıyla daha yüksek CBR ve dayanım verilerine ulaşılabilecek stabilizasyon çalışmalarının yapılabileceği kanaatine varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Anadilden Derlemeler adlı eserde, Derleme Sözlüğü'nde yer almayan kelimeler

    Beratiye Öksüz

    Ağız, aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dilidir. Bu ağız sözcüklerinin derlenmesi sonucu da ağız sözlükleri meydana gelmektedir. Bunlardan bir tanesi de "Anadilden Derlemeler" adlı iki ciltten oluşan sözlüktür. Maarif Vekilliği ve Dil Encümeni'nin çalışmaları ile 1920- 1930 yılları arasında toplanan ağız malzemesi, Hamit Zübeyir (Koşay) ve İshak Refet (Işıtman) tarafından 1932'de yayımlanmıştır. Bu eserin devamı niteliğindeki, " Anadilden Derlemeler 2 " ise Hamit Zübeyir (Koşay) ve Orhan (Aydın) tarafından 1952'de basılmıştır. Bu sözlük aynı zamanda Türkiye Türkçesinin ilk ağız sözlüğü olma özelliğine sahiptir. Sözlükler kelimelerden meydana gelmektedirler ve belirli kurallar çerçevesinde oluşmaktadırlar. Bu çalışmada " Anadilden Derlemeler" adlı eserde, " Derleme Sözlüğü" nde yer almayan kelimeler ele alınmıştır. Derleme Sözlüğü'nde bulunmayan kelimeler tarama yöntemiyle tespit edilerek fişlenmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde Anadilden Derlemeler adlı sözlük ve sözlüğün yazarları hakkında bilgi verilmiştir. Çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm; Derleme Sözlüğü'ne alınmamış maddeler. İkinci bölüm; bir veya birkaç anlamı Derleme Sözlüğü'ne alınmamış maddeler. Üçüncü bölüm; Derleme Sözlüğü'ne göre daha detaylı tanımların bulunduğu kelimeler. Dördüncü bölüm; Derleme Sözlüğü'ne alınmamış tanık cümlelerdir. Tespit edilen madde başları alfabetik düzene göre sıralanmıştır. Her maddenin sonunda kelimenin geçtiği cilt, sayfa sayısı ve sütun harfi de belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ağız, Derleme Sözlüğü, Anadilden Derlemeler Sözlüğü, dil.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Bayburt ili Aydıntepe ilçesi ağzı

    Nermin İbiş

    Bayburt ili Aydıntepe ilçesi ağzı üzerine hazırlanan bu çalışma da yöre ağzına ait metinlerin derlenmesi, yazıya aktarılması ve ağız özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. "Giriş", "İnceleme", "Sonuç", "Metinler", "Sözlük" ve "Kaynakça" bölümlerinden oluşan bu çalışmamızın birinci bölümünde araştırmanın konusu, araştırmanın problemi, araştırmanın amacı ve araştırmanın yöntemi ile ilgili bilgiler yer almaktadır. İkinci bölümde Bayburt ili ve Aydıntepe ilçesine ait tanıtıcı genel bilgilerin verildiği bölüm bulunmaktadır. Üçüncü bölümde yöre ağzına ait derlenen metinlerin gramer incelemesi yer almaktadır. Bu bölümde Aydıntepe ilçesi ağzının ses ve şekil bilgisi özellikleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde bölgeden derlenen konuşma metinleri yer almaktadır. Metinlerin derlenme aşamasında okuma-yazma bilmeyen veya en fazla ilkokul mezunu olan, elli yaş ve üstü kişiler kaynak kişisi olarak tercih edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen ses kayıtları dikkatlice dinlenerek ve uygun transkripsiyon işaretleri kullanılarak yazıya aktarılmıştır. Dinleme esnasında anlaşılmayan bazı kelime ve seslerin doğru şeklinin ortaya konulabilmesi için yöre ağzına hâkim olan bazı kişilerin görüşlerine başvurulmuştur. Beşinci bölüm olan sonuç bölümünde yöre ağzına ait ses ve şekil bilgisi bakımından dikkat çeken karakteristik ağız özellikleri maddeler halinde verilmiştir. Altıncı bölümde yörenin söz varlığını kapsayan bir sözlük çalışması yer almaktadır. Ardından tez için yararlanılan eserlerin künyelerinin verildiği kaynakça bölümüne yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bayburt, Aydıntepe ağzı, Doğu Grubu ağızları.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde edebi ürün kullanımına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri

    Emine Kartın

    Din ve edebiyat alanları arasında geçmişe dayanan köklü bir ilişki vardır. Edebiyat, edebi ürünler açısından gelişimini ve bazen de oluşumunu dinlere borçluyken dinler de edebiyatın ifade gücünden ve halk arasındaki kabul edilebilirliğinden faydalanmışlardır. Günümüzde bu etkileşim yoğun olmasa da halen devam etmektedir. Özellikle sözlü ve yazılı olan edebi ürünler bir ders materyali olarak gerek diğer öğretim alanlarında gerekse din ve ahlak öğretiminde kullanılmaktadır. Dilin etkili ve güzel bir şekilde kullanıldığı, toplumun kültürel değerlerinin rahatlıkla yansıtılabildiği ve insanların duygularına hitap ederek, gelişmelerine katkı sağlayabilen edebi ürünler, özellikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi gibi kültür aktarımını sağlamayı amaçlayan derslerde başvurulması gereken kaynaklardan biridir. İlgili literatür tarandığında DKAB dersinde edebi ürün kullanım durumuna ilişkin çalışmalarda birtakım eksiklikler ve sınırlılıklar belirlenmiştir. Araştırmanın amacı, DKAB dersinde edebi ürün kullanım durumunu öğretmen ve öğrenci görüşleri bağlamında ortaya koymaktır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması tercih edilerek gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ilinde bulunan dört eğitim bölgesinden ortaokullarda ve imam-hatip ortaokullarında görev yapan 50 öğretmen ve ilgili okullarda öğrenim gören 88 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler, araştırma için hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla elde edilmiş ve içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda; katılımcıların DKAB dersinde edebi ürün kullanımının faydalı olduğu görüşünde hemfikir oldukları, ders kitaplarında edebi ürünlere daha çok yer verilmesi gerektiğini düşündükleri, DKAB dersinde en çok hikâye türünün kullanıldığı, edebi ürünlerde sade ve anlaşılır bir dil kullanılması, edebi ürünlerin öğrencinin bilişsel gelişim alanına çeşitli katkıları olduğu ortaya çıkmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Lactobacıllus pentosus KS27'nin ekzopolisakkarit üretimi ve üretim koşullarının optimizasyonu

    Fevzi Bekar

    Bu çalışma ile Lactobacillus pentosus KS27'nin, ortam sıcaklığı, inkübasyon süresi ve besiyeri bileşimine bağlı olarak ekzopolisakkarit (EPS) üretimi ve bu şartların optimum koşullarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Optimum şartlara bağlı olarak üretilen ekzopolisakkaritin karakterizasyonu gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmada ortam sıcaklığı için 3 ayrı koşul (25oC-35oC-45oC) belirlenmiş, besiyeri olarak gliserol ve sükroz kullanılmış, gelişim süresi olarak ise yine 3 farklı süre (24-36-48 saat) belirlenmiştir. Belirlenen değişkenlere göre Box-Behnken deney matriksi ile 27 farklı EPS üretim denemesi belirlenmiştir. Bu denemelerde en yüksek verim 25oC'de 36 saatlik inkübasyon sonucunda alınmıştır. Karbon kaynağı olarak %7,5 sükroz konsantrasyonu ve %7,5 gliserol konsatrasyonu kullanılmış ve 1913,75 mg/L EPS elde edilmiştir. Denemelerde en düşük verim ise 25oC, 36 saat inkübasyon süresine sahip olan ve %7,5 sükroz konsantrasyonu %0 gliserol konsantrasyonu bulunan deneme olmuştur. Bu denemede elde edilen EPS miktarı 213,75 mg/L olmuştur. Elde edilen veriler doğrultusunda optimum nokta belirlenmeye çalışılmış ve istenirlilik derecesi 1 olan 100 koşuldan en yüksek verim elde etme amacıyla sükroz konsantrasyonunun %5,31, gliserol konsantrasyonunun %10,92 sıcaklığın 26oC ve inkübasyon süresinin 46,14 saat olduğu koşul ile üretim yapıldığında 2158 mg/L EPS üretimi gerçekleşeceği verisine ulaşılmıştır. Belirtilen koşullarda üretim gerçekleştirildiğinde 2178 mg/L EPS üretimi sağlanmıştır. Optimum koşullarda üretilen EPS'nin çözünürlüğünün en yüksek su ile (%98 ± 0,01) sağlandığı belirlenirken, su bağlama kapasitesi de %1970 ± 0,01 gibi yüksek bir değer bulunmuş ve ortak EPS özelliklerine uyum göstermiştir. Diferansiyel Tarama Kalorimetre analizinde 250oC civarına kadar kademeli bozulma ve 400oC'ye kadar yavaş bir bozulma görülmüştür. FTIR analizi ile 3289 ve 517 cm-1 arasında pik değerleri alınmış ve fonksiyonel gruplar belirlenmiştir. NMR spektrumu incelendiğinde, pik varlıkları üç ayrı bölge ile tanımlanarak EPS'lerin yapısına uygun heterojen yapı çözümlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Muhasebe meslek mensuplarının iş doyumları ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesine yönelik bir uygulama: Gümüşhane-Bayburt il örneği

    Rıfat Aydın

    Günümüz iş dünyasında şiddetini iyiden iyiye hisstettiren etkin rekabet ortamı, kurumları yeni arayışlara sürüklemekte, bu arayış "yönetim ve örgüt" yapılanmalarında da bazı değişikliklere öncülük etmektedir. Bu oluşum, örgütlerin yarınları için daha sağlıklı ve verimli adımlar atabilmesinin, personelin güdülenmesine ve "iş doyumu" gibi kavramlara gereken önemin verilmesine işaret etmektedir. Nitekim yoğun iş yükü ve stres baskısından son derece rahatsız olan birey, yapmış olduğu işte artık başarılı olmadığını düşünmektedir. Bu durum birey üzerinde gerek fiziki gerekse ruhsal çöküşe zemin hazırlamaktadır. Bu aşamaları takriben bireyin maneviyatında, özgüveninde ve itibarında meydana gelen aşınmalar beraberinde ruhsal çöküntüleri ve bu çöküntüler de tükenmişlik kavramını karşımıza çıkarmaktadır. Bu çalışma, Gümüşhane-Bayburt SMMO'na kayıtlı 34 muhasebe meslek mensubu üzerinde yapılmıştır. Katılımcılara sosyo-demografik özelliklerini içeren 11 soruluk bir anket formu, "Tükenmişlik Ölçeği" ve "İş Doyumu Ölçeği" kullanılarak veriler toplanmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken kategorik değişkenler için sıklıklar (sayı, yüzde), sayısal değişkenler için ise tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma) verilmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler için; Shapiro Wilk normallik testi, Pearson Korelasyon, Bağımsız Örneklem T Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ile kontrol edilmiştir. Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) sonucunda farklılık çıkması durumunda farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını tespit etmek için Tukey testi, Basit Doğrusal Regresyon Analizi yapılmıştır. Yapılan anketlerin güvenirlilik analizi sonucunda ölçümlerde tüm ölçek ve alt boyutlarının güvenilir olduğu görülmüştür (α>0,700). Anket sonuçlarına göre çalışmamıza katılan kişilerin İş Doyumu Ölçeği puanı arttıkça Tükenmişlik Ölçeği, Duygusal Tükenme, Duyarsızlaşma ve Kişisel Başarıda Azalma Hissi alt boyutu puanları azalmaktadır. Bunlara ek olarak ise işten doyum sağlama durumu, tükenmişlik durumunu (%34,7) etkilemekte ve iş doyumu artan kişilerde tükenmişlik düzeyi azalmaktadır. Tükenmişik kavramını etkileyen birçok neden olduğu bilinmekte, buna ek olarak iş doyumu kavramının tükenmişlik düzeyi üzerinde ciddi bir etkisinin olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, muhasebe mesleği, iş doyumu, tükenmişlik sendromu.

  • Doktora TeziAçık Erişim2022
    Ebü'ş-Şeyh el-İsfahânî'nin Kitâbü'l-Azame'sindeki rivâyetlerin değerlendirilmesi

    Yusuf Ay

    Ebü'ş-Şeyh el-İsfahânî, İsfahân'da yaşamış ve birçok alanda eser telif etmiş, farklı alanlarda ilmî donanımı olan, zamanının önemli hadisçilerindendir. Onun yazdığı kitaplardan sadece bazıları günümüze ulaşmıştır. Kitâbü'l-Azame, yazılış amacı ve ihtivâ ettiği konular itibariyle müellifin günümüze ulaşan özel eserlerinden biridir. Kitâbü'l-Azame, çok farklı bir ilmî yaklaşımın ve bakış açısının ürünüdür. Dolayısıyla bu eseri anlamak için Ebü'ş-Şeyh'in ilmî yönünün ve yaşadığı dönemdeki ilmî faaliyetlerin ortaya konulması önem arz etmektedir. Kitâbü'l-Azame'nin ismi, eserde yer alan rivâyetlerin incelenmesi, eserde takip edilen metodolojinin tespiti, onun Ebü'ş-Şeyh'e aidiyeti, şekil ve metin açısından değerlendirilmesi, eserde yer verilen ve Kütüb-i Sitte'de geçen rivâyetlerin hangi bâblarda geçtiğinin mukayesesi, eserin daha iyi tanınmasını sağlayacaktır. Rivâyetlerin muhtevâsı, konulara göre dağılımı, eserde yer verilen haberlerin itikâdî alan ile ilişkisi, Kitâbü'l-Azame'deki kozmolojik, isrâîlî, mitolojik ve mevzû rivâyetler arasındaki bağlantının ortaya konulması, eserin yazıldığı dönem itibariyle değerini ortaya çıkaracaktır. Çalışmanın giriş kısmında tezin amacı, önemi, metodu ve kaynakları hakkında bilgi verilmiştir. Tezin birinci bölümünde Ebü'ş-Şeyh'in yaşadığı dönem, hayatı, ilmî kişiliği ve eserleri, ikinci bölümde Kitâbü'l-Azame'nin şekil ve muhtevâ açısından özellikleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise rivâyetler, isnâd ve metin açısından tahlîl edilerek değerlendirilmiştir. Sonuç kısmında ise tezde ulaştığımız tespitlere yer verilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    OECD ülkelerinin COVID-19 pandemi yönetim etkinliklerinin değerlendirilmesi

    Adem Yavuz Erdem

    Performans analizi, sektörlerin, kaynaklarını belirledikleri hedefler doğrultusunda verimli ve etkin bir şekilde kullandıklarının göstergesi olan bir kavramdır. Sektör performanslarını karşılaştırmak için kullanılan yöntemlerden biride etkinlik analizidir. Etkinlik analizlerinde, parametrik olan ve parametrik olmayan gibi yöntemler uygulanmaktadır. Bu çalışmada sistemlerin etkinliklerinin ölçülmesinde kullanılan, birden çok ve birbirinden ayrık girdi ve çıktı değişkenlerini aynı potada değerlendirme kabiliyetine sahip olan ve parametrik olmayan, göreli etkinlik değerlendirme modeli veri zarflama analizi kullanılmıştır. Çalışmanın amacı; OECD ülkelerinin Covid-19 pandemi yönetim etkinliklerinin veri zarflama analizi (VZA) ile performans değerlendirmesini gerçekleştirmektir. Lindo paket programı kullanılarak etkinlik analizleri sonucunda karar verme birimlerine (KVB) ait göreli etkinlik değerleri tespit edilmiş, göreli etkin çıkmayan KVB' ler için referans kümeleri belirlenmiştir. Analizde girdi olarak; 1000 kişiye düşen doktor sayısı, hemşire sayısı, hasta yatağı sayısı ve sağlık harcamalarının GSYİH içindeki yüzdelik payı kullanılmıştır. Çıktı olarak ise; milyon kişi başına test sayısı, milyon kişi başına iyileşen vaka sayısı ve her 100 kişiye uygulanan Covid-19 aşı doz sayısı kullanılmıştır. Analizde çıktı yönelimli CCR ve BCC modelleri, bağlama bağlı VZA ile kullanılarak uygulanmış ve her seferinde etkin olmayan KVB' lere tekrar model çalıştırılmıştır. 1. seviye analiz sonucunda 37 KVB' nin 20' si etkin çıkmıştır. 2. seviyede etkin olmayan 17 KVB' nin 15' i etkin çıkmıştır. 3. ve son seviyede ise kalan 2 KVB' nin göreli en etkin olmayan KVB' ler olduğu görülmüştür. Her seviye sonunda etkin olmayan KVB' lere referans olan etkin KVB' lerin yoğunluk değerleri kullanılarak çıktı değişkenlerine hedef değerler belirlenmiş ve hesaplanan değişim yüzdeleri baz alınarak karar vericiler ve politika belirleyiciler için yol gösterici tavsiyelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Veri zarflama analizi, verimlilik, etkinlik, OECD, Covid-19.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Geleneksel okçuluk sporcularının sportif faaliyetlerdeki davranışlarına İslam dininin etkisinin incelenmesi

    Miraç Makul

    İslam dini, insan için zararlı olan her türlü davranıştan uzak durulmasını istemekle birlikte söz konusu davranışlardan uzak kalınmasına bir alternatif olarak okçuluk başta olmak üzere spor faaliyetlerinin, insanların hayatlarında önemli bir yer edinmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu kapsamda ayet ve hadis-i şerifler incelendiğinde okçuluk branşının insanları kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, zihinsel ve fiziksel gelişim sağlamak gibi başlıca faydaları karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda tez çalışmasının amacını geleneksel okçuluk sporcularının sportif faaliyetlerindeki davranışlarına İslam dininin etkisinin değerlendirilmesi ve bu verilerin demografik değişkenler açısından incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırma grubunu 373 katılımcı oluşturmaktadır. Veri toplama amacı ile "Sportif Faaliyetlerde İslam Dini Etkisi Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans dağılımları, Spearman Korelasyon Analizi, Pearson Korelasyon Analizi, One-Way ANOVA ve t-Testi uygulanmıştır. Ayrıca anlamlı farklılaşmanın hangi gruplardan kaynaklandığının tespit edilmesi amacıyla, gruplara ait homojenliği dikkate alınarak Hochberg ve Games-Howell testleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların, eğitim durumu, baba eğitim durumu, antrenman yapma sıklığı, branşta elde edilen en yüksek derece, algılanan dindarlık düzeyi ve dini eğitim alma değişkenlerine ilişkin SFİDE ölçeğinden elde ettikleri ortalama puanlara göre ölçek alt boyutları ve toplam puanlara bağlı istatistiki açıdan anlamlı farklılık tespit edilirken, cinsiyet, anne eğitim durumu ve ikamet edilen yerleşim yeri değişkenlerine ilişkin SFİDE ölçeğinden elde ettikleri ortalama puanlara göre ölçek alt boyutları ve toplam puanlara bağlı istatistiki açıdan anlamlı farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların yaş, spor yaşı, aylık ortalama gelir düzeyi ve aylık ortalama kişisel gelir düzeyi değişkenleri ile SFİDE ölçeğinin alt boyutları ve toplam puanlarına ilişkin korelasyon analiz sonuçlarına göre değişkenler ile ölçek alt boyutları arasında ilişki olmadığı tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Üniversite öğrencilerinin egzersizde davranışsal düzenlemeleri, benlik saygısı ve liderlik yönelimleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

    Onur Şipal

    Araştırmanın temel amacı; üniversite öğrencilerinin egzersizde davranışsal düzenlemeleri, benlik saygısı ve liderlik yönelimleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi ve bu verilerin demografik değişkenler açısından incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda spor bilimleri fakültesinden 428 öğrenci örneklem alınmıştır. Araştırmada nicel araştırma modellerinden olan ilişkisel tarama modelinden yararlanılmıştır. Verilerin toplanması amacıyla Egzersizde Davranışsal Düzenlemeler Ölçeği-2, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Çok Yönlü Liderlik Yönelimi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise yüzde ve frekans dağılımları, Spearmen ve Pearson Korelasyon Analizi, One-Way ANOVA, t-Testi ve Kruskal Wallis H testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçları; egzersizde davranışsal düzenlemeler değişkenine ilişkin cinsiyet, baba eğitim durumu, aktif spor yapma durumu, branş değişkenlerinde istatistiki açıdan anlamlı farklılık bulunurken spor yaşı ve kişisel gelir değişkenlerinde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Benlik saygısı değişkenine ilişkin yalnızca öğrenim görülen bölüm değişkenine ilişkin istatistiki açıdan anlamlı farklılık tespit edilirken ilgili değişkenlerde ilişkinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Liderlik yönelimi değişkenine ilişkin elde edilen verilere göre sınıf düzeyi, aktif spor yapma durumu ve branş değişkenlerinde istatistiki açıdan anlamlı farklılık bulunurken yaş değişkeninde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Değişkenler arasındaki korelasyon analizi sonuçlarına göre ise egzersizde davranışsal düzenlemeleri benlik saygısını, benlik saygısının da liderlik yönelimini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Çilek yetiştiriciliğinde verim ve kalite özellikleri üzerine farklı oranlarda vermikompost uygulamalarının etkisi

    Erdem Asaf Develi

    Bu çalışma, son yıllarda giderek kullanımı artan bir organik gübre olan vermikompostun farklı oranlarda uygulanması ile Monterey ve Portola çilek çeşitlerindeki bitki gelişimi, kalite özellikleri ve besin elementi içeriği üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada uygulama dozları bitki başına 0 g, 15 g, 30 g, 45 g, 60 g vermikompost ve 1,0 g MAP olmak üzere 6 farklı uygulama ele alınmıştır. Kullanılan iki çilek çeşidinde (Monterey, Portola) vermikompost ve MAP gübre dozlarının ilk çiçeklenme tarihi, ilk hasat tarihi, son hasat tarihi, hasat süresi, çiçek sayısı, bitki başına meyve sayısı, meyve eni, meyve boyu, meyve ağırlığı, bitki başına meyve verimi, bitki eni, bitki boyu, bitki yaprak eni, bitki yaprak boyu, bitki yaprak sapı uzunluğu, meyve rengi, meyve eti rengi, yaprak rengi, klorofil değeri, pH değeri, SÇKM, titre edilebilir asit miktarı, bitki besin elementi (N, P, K, Ca, Mg, S, Mn, Fe, Zn, B, Cl, Na), organik asit miktarı (okzalik, propiyonik, tartarik, bütirik, malonik, malik, laktik, sitrik, maleik, fumarik, süksinik), amino asit miktarı (aspartik, glutamik, asparajin, serin, glutamin, histidin, glisin, teanin, arjinin, alanin, tirozin, sistin, valin, metiyonin, triptofan, fenilalanin, izolösin, lösin, lizin, hidroksiprolin, sarkozin, prolin), enzim (CAT, POD, SOD) ve duyusal parametrelere (renk, tat, koku, aroma, sertlik, genel kabul edilebilirlik) olan etkileri incelenmiştir. Araştırmada, meyve verimine ilişkin en etkili sonuç V45 (491,05 g/bitki) uygulamasından elde edilmiştir. Monterey çeşidinden 401,69 g/bitki ile en yüksek verim belirlenmiştir. En yüksek meyve sayısı değeri V45 (26,66 adet/bitki) uygulamasından tespit edilmiştir. Meyve ağırlığının en yüksek değeri V60 (20,06 g/meyve) uygulamasında saptanmıştır. Çilek yetiştiriciliğinde sürdürülebilir tarım için vermikompostun iyi bir alternatif gübre olduğu ve V45 uygulamasının verim, kalite ve besin içeriği üzerine olumlu sonuçlar verdiği belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Bayburt ilindeki coğrafi işaret almış yöresel ürünlerin bilinirlik düzeyi ve tüketici tutumlarına etkisi

    Serhat Kalekahyası

    Küreselleşme ile birlikte dünya ticaretinde aşırı kar elde etme düşüncesi, içeriği oynanmış ürünlerin pazar paylarını artırmıştır. Yaşanılan bu gelişmeler tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek ve pazarda taklit edilmiş kullanımlara karşı koruyucu nitelikte ortaya konan stratejiler coğrafi işaret düzenlemelerini ortaya çıkarmıştır. Bu çalışma Bayburt ilinde yaşayan tüketicilerin Bayburt iline ait coğrafi işaretli yöresel ürünlerle ilgili bilgi seviyelerinin, tutum ve davranışlarının istatistiksel sınamalar yapılarak ortaya konması amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın popülasyonu Bayburt' ta ikamet etmekte olan tüketiciler arasından kolay örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Nicel araştırma modeli benimsenerek yürütülen bu çalışmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 423 tüketici oluşturmaktadır. Araştırmayla ilgili verilerin elde edilmesine 2021 yılı Nisan ayında başlanıp Haziran ayında sonlandırılmıştır. Ankette tüketici tutum ölçeği ve marka bilinirliği ölçeğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS-25 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bayburt ilinde coğrafi işaret almış bulunan toplam 12 yöresel ürün olduğu ve bu ürünlerin ayırt edici özelliklerinden bahsedilerek bu ürünlerin tanıtımı yapılmıştır. Tüketicilerin coğrafi işaretli ürün konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve Bayburt'a ait coğrafi işaret almış ürünlerin tanıtımı noktasında eksiklikler olduğu tespit edilmiştir. Bayburt balı haricinde diğer coğrafi işaretli ürünlerde markalaşmaya gidilmemesi nedeniyle coğrafi işaretli ürünlerin bilinirlik düzeyinin tüketiciler nezdinde düşük olduğu görülmüştür. Tüketicilerin coğrafi işaretli ürünlere daha fazla ödeme yapmayı göze almalarına rağmen coğrafi işaretli ürünlere erişimde zorluklar yaşadıkları tespit edilmiştir. Bu sonuçlar kapsamında tüketicilerin coğrafi işaretli ürün algısı ve bilinirliği ile coğrafi işaretli ürün satın alma davranışı arasında pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Araştırma bulgularında markanın dikkat çekiciliği faktörünün coğrafi işaret algısı faktörü üzerinde en yüksek etkiye, coğrafi işaret hassasiyeti faktörü üzerinde ise en az etkiye sahip olduğu; markanın görünürlüğü faktörünün ise coğrafi işaret erişilebilirliği faktörü üzerinde en yüksek, coğrafi işaret hassasiyeti faktörü üzerinde ise en düşük etkiye sahip olduğu görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Organik tarımda kadın girişimci profilinin incelenmesi: Türkiye örneği

    Şeyma Betül Dursunoğlu

    Son yıllarda önemi günden güne artan organik tarım, tarımsal üretimde zararlı maddelerin kullanılmasını yasaklayan ve toprağın sağlığını önceleyen bir üretim biçimidir. Organik tarımın temel amacı, insan sağlığını ve ekolojik sistemi korumaktır. Organik tarımın daha da gelişmesi için girişimciliğe ihtiyaç vardır. Girişimcilik, bir kişinin belli riski göze alarak elindeki sermayeyi yatırıma dönüştürmesidir. Kadın girişimcilerin bu yöndeki çabaları, bir yandan üretim sürecine katkı sağlarken diğer yandan kendilerine sosyo-ekonomik açıdan öz yeterlilik kazandırmaktadır. Organik tarımda kadın girişimcilerin sayısının her geçen gün arttığı dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın temel amacı Türkiye' de organik tarım faaliyetinde bulunan kadın girişimcilerin girişimcilik eğilimlerini belirlemektir. Çalışmada yöntem olarak nicel araştırma yapılmıştır. Verilerin toplanma sürecinde yargısal örnekleme metodu kullanılmıştır. Bu kapsamda 532 kadın girişimciye anket uygulanmıştır. Araştırmada kadınların genel tarımsal girişimcilik eğilimleri ve organik tarım girişimcilik eğilimlerinin iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir. Çalışmada, ayrıca kadınların girişimci olmasının sonuçlarına ve bu süreçte karşılaştıkları sorunlara yönelik araştırma bulgularına yer verilmiştir. Son olarak organik tarımda kadın girişimciliğinin artırılması için öneriler sıralanmıştır. Çalışmanın hipotezlerine bakıldığında yaş ve eğitim değişkeni ile organik tarım eğilimi arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma; organik tarımda farkındalığı artırmayı, kadın girişimciliği teşvik etmeyi, her iki noktada da karşılaşılan sorunlara dikkat çekmeyi ve bu sorunların çözümü için önerilerde bulunmayı hedeflemektedir. Çalışmanın, ilgili konuda literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Sülfonil hidrazon türevlerinin sentezi ve biyolojik aktivitelerinin incelenmesi

    Yasin Demirci

    Hidrazonlar, kimyasal reaktiviteleri ve sentetik çalışmaları ile 1894 yılından bu yana modern yöntemlerle üstünde kapsamlı bir şekilde çalışılan önemli organik bileşik gruplarıdır. Organik sentez, biyokimya, antitümöral ve antimikrobiyal gibi çeşitli biyolojik alanlarda olduğu kadar supramoleküler kimya gibi analitik alanlarda da önemli aktiviteleri vardır. Hidrazon türevleri, organik kimyada çok yönlü bir bileşik sınıfını oluşturur. Bu yapılar birbirine bağlı iki nitrojen atomu ve terminal nitrojen atomunun yalnız elektron çiftiyle konjuge edilmiş bir C=N çift bağını içerir. Sülfonil hidrazonlar ise sülfonil hidrazit türevlerinin, sentetik olarak elde edilen açillenmiş aldehit bileşikleri ile asit katalizli kondenzasyon reaksiyonu sonucunda elde edilmektedir. Sülfonil hidrazonlar enzimatik modülasyon, analjezik, antifungal ve potansiyel antibakteriyel gibi farmakolojik etkileri ile iyi bilinirler. Buna ilaveten, anti-alzheimer, antidepresan, antineoplastik aktivite ve antidiyabetik ajanlar olarak da hareket edebilirler. Bu tez çalışmasında yapısında para pozisyonunda brom, flor ve metoksi gibi substituentler ihtiva eden aromatik sülfonil klorür bileşikleri düşük sıcaklıkta hidrazin reaktifi ile muamele edilerek 4 farklı sülfonil hidrazit bileşiği elde edilecektir. Daha sonra bu sülfonil hidrazit türevleri, sentetik olarak vanilin bileşiğinden elde edilen açillenmiş aldehit bileşikleri ile asit katalizli kondenzasyon reaksiyonuna tabi tutulacaktır. Bu reaksiyon sonucunda 15 tane hedef bileşiğin sentezi gerçekleştirilmiş olacaktır. Ayrıca 1H-NMR, 13C-NMR, FT-IR ve HRMS gibi spektroskopik analizler kullanılarak bu hedef bileşiklerinin yapısı aydınlatılacaktır. Daha sonra bu bileşikler biyolojik uygulamalar için kullanılacaktır. Anahtar Kelimeler: Hidrazon bileşikleri, sülfonil hidrazon türevleri, biyolojik aktivite, antioksidan, heterosiklik bileşik

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Karbon nanotüp/kobalt ferrit kompozit nanopartiküllerin sentezi ve fotokatalitik aktivitelerinin incelenmesi

    Emrah Bayramoğlu

    Su tüm canlıların yaşamsal faaliyetleri için vazgeçilmez ve yeri doldurulamaz bir kaynaktır. Suların çeşitli kaynaklardan gelen kimyasal kökenli kirleticilerle veya mikrobiyal etkilerle kirlenmesi sonucu ortaya çıkan su kirliliği çağımızın en büyük çevre sorunlarından birisidir. Sulardaki kirliliklerin giderimi için mevcut giderim yöntemleri yetersiz kalabilmektedir. Dolayısıyla suların arıtımı için yeni arıtım yöntemlerinin geliştirilmesi veya mevcut yöntemlerin iyileştirilmesi gerekmektedir. Birçok farklı alanda önemli katkılar sağlayan nanoteknoloji, su kirliliği problemlerinin çözümü içinde önemli alternatifler sunmaktadır. Son yıllarda, atıksuların arıtımı için, nanoteknoloji ürünü olan çeşitli yarı iletkenlerin fotokatalizör olarak kullanıldığı ileri oksidasyon yöntemleri büyük ilgi görmektedir. Bu çalışmada, kobalt ferrit olarak bilinen bir nanopartikülün tekstil atıksularının arıtımındaki fotokatalitik aktivitesi incelenmiştir. Buna göre, ilk olarak manyetik kobalt ferrit nanopartiküller hidrotermal sentez yöntemiyle sentezlenmiştir. Sentezlenen partiküllerin fotokatalitik aktivitelerini arttırmak için, tekli duvarlı karbon nanotüp (SWCNT) ve çoklu duvarlı karbon nanotüpler (MWCNT) üzerinde hareketsizleştirilerek 2 farklı tür kompozit elde edilmiştir. Elde edilen tüm örneklerin çeşitli yapısal manyetik ve morfolojik özellikleri XRD, SEM, TEM, FT-IR, BET ve VSM gibi çeşitli tekniklerle kapsamlı bir şekilde karakterize edilmiştir. Daha sonra üretilen CoFe 2 O 4 nanopartikülleri ve CoFe 2 O 4 @SWCNT ve CoFe 2 O 4 @MWCNT kompozitleri, sentetik olarak hazırlanmış ve 50 mg/L boyarmadde içeren model atıksuların fotokatalitik oksidasyonla arıtımı sürecinde fotokatalizör olarak kullanılmış ve fotokatalitik etkinlikleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu denemelerde her bir katalizör için sırasıyla 0,010 g/L, 0,025 g/L, 0,050 g/L ve 0,10 g/L katalizör dozajlarında denemeler yapılmıştır. Her üç farklı katalizörle yapılan demelerden elde edilen veriler, sulu çözeltideki boya içeriğinin tamamen giderilebildiğini göstermektedir. Ayrıca, elde edilen deneysel veriler kullanılarak yapılan hesaplamalar, tüm bu süreçlerin yalancı 1. derece kinetik model ile uyumlu olduğunu göstermiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Tarım sektöründe inovasyon uygulamaları: Nitel bir araştırma

    Fatih Anıl

    Tarım sektörü son yıllarda dünyanın karşılaşmış olduğu COVID-19 küresel salgın süreci ile önemini daha da artırmıştır. Bu süreç, insanların varlıklarını devam ettirebilme ve geleceğe emin adımlarla ulaşabilmelerinde en önemli etkenin asgari seviyede gıda ihtiyacı olduğunu ve bunun tarım sektörü ile karşılanmasının mümkün olabileceğini göstermiştir. Özellikle dünya nüfusunun 8 milyar düzeyine yaklaşmasından sonra insanların gıda stoğunun karşılanması her geçen gün daha da zorlaşarak önem arz eden bir durum haline gelmektedir. Bu nedenle tarım sektöründe verimliliği arttırmak için inovasyon uygulamaları çok daha önemli bir noktaya gelmiştir. Ürün, üretim, satış, pazarlama, lojistik, yönetimsel gibi alanlarda yeni mecburiyetler ortaya çıkmıştır. Bu araştırmada Türkiye´de tarım faaliyetlerinde kullanılan inovasyonların neler olduğu ve mevcut durumu araştırılmıştır. Araştırmanın amacı, Türkiye´de tarım sektöründe gerçekleştirilen inovasyon uygulamalarının incelenmesidir. Bu bağlamda araştırmada nitel araştırma yöntemi kapsamında belgesel kaynak tarama tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye´de inovasyon uygulamalarında bulunan tüm tarım örgütleri oluşturmaktadır. Bu kapsamda internet üzerinden ulaşılabilen 40 tarımsal örgüt araştırmanın örneklemi olarak belirlenmiştir. Tarımsal örgütlerin gerçekleştirmiş oldukları inovasyon uygulamaları, örgütlerin web sayfaları üzerinden incelenmiştir. Araştırma sonucunda inovasyon çalışmalarının Türkiye´de son dönemde hız kazandığı görülmüştür. Araştırma örneklemi kamu kurum, kuruluş ve özel sektör işletmelerinin yapılan inovatif faaliyetler ile tarımdan elde edilen katma değeri arttırmak istedikleri görülmüştür. Araştırma örneklemi örgütlerin bu amaç doğrultusunda çok sayıda inovasyonu hayata geçirdikleri ve aynı zamanda Ar-Ge çalışmaları devam eden çok sayıda proje üzerinde de çalışmalarına devam ettikleri tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Harmanlanmış eğitim aracılığı ile cebir öğretimine yönelik özdüzenlemeli öğrenme ortamı: Bir öğretim mühendisliği tasarımı

    Ümmünur Akben

    Bu araştırmada, Covid-19 salgını dönemi ve sonraki dönemlerde uygulanabilecek alternatif bir eğitim ortamı tasarlanmıştır. Araştırmada harmanlanmış eğitim aracılığı ile ortaokul 6. sınıf öğrencilerine cebirsel ifadeler konusunun öğretiminde özdüzenlemeli öğrenme ortamı tasarlanmış ve öğrencilere farklılaştırılmış eğitim ortamları sunulmuştur. Araştırmada öğretim mühendisliği modeli kullanılmıştır. Öğretim mühendisliği modeli, belirli bir içeriğin öğretilmesi amacıyla sınıf içi uygulamaların gerçekleştirilmesi, gözlemlenmesi, analizi ve değerlendirilmesidir. Öğretim mühendisliği literatürdeki kuramsal bilgilerin sınıf içi uygulamalarla test edilmesini sağlar. Bu araştırma öğretim mühendisliği modeli ile sosyal bilişsel kuram çerçevesinde özdüzenlemeli öğrenme stratejilerini cebir öğretimi ile sınıf içi-yüz yüze, uzaktan-senkron ve evde-ders dışı uygulamalara aktarmıştır. Araştırmanın genel didaktik değişkeni özdüzenlemeli öğrenme stratejileri ile harmanlanmış eğitim, yerel didaktik değişkenleri ise özdüzenlemeli öğrenme stratejileri ile hazırlanmış sınıf-içi yüzyüze etkinlikler, uzaktan-senkron etkinlikler ve evde-ders dışı etkinliklerdir. Araştırmanın amacı harmanlanmış eğitim aracılığı ile tasarlanan özdüzenlemeli öğrenme ortamına yönelik katılımcıların görüşlerini alarak değerlendirmektir. Araştırmanın katılımcılarını 2021-2022 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Türkiye'nin Orta Karadeniz Bölümü'nde yer alan bir ilin köy ortaokulunun 6. sınıfında öğrenim gören 9 kız, 9 erkek toplam 18 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma 5 hafta sürmüştür ve haftada 10 saat olmak üzere toplam 50 saat uygulama yapılmıştır. Araştırmacı tarafından 41 adet özdüzenlemeli öğrenme stratejileri ile cebir öğretimine yönelik etkinlikler hazırlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu, gözlem formu, araştırmacı günlüğü, öğrenci günlükleri, etkinlik değerlendirme formları oluşturmaktadır. Araştırmada toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda tasarlanan özdüzenlemeli öğrenme ortamının öğrencilere içsel ve dışsal motivasyon sağladığı, öndüşünme, bilişin düzenlenmesi, çevreyi düzenleme, sosyal düzenleme ve duygu düzenleme becerilerini geliştirdiği, cebirsel ifadeler konusuna yönelik işlem yapma becerisi ve olumlu duygular kazandırdığı belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Tokat'ın Almus yöresinde yetişen kızılcıkların (Cornus mas L.) fenolojik, pomolojik ve bazı kimyasal özelliklerinin belirlenmesi

    Yasin Öztürk

    Bu çalışma Tokat'ın Almus ilçesi florasında doğal olarak yetişen kızılcıkların fenolojik, pomolojik ve bazı kimyasal özelliklerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada kızılcık genotiplerinin tomurcuk kabarması, tomurcuk patlaması, ilk çiçeklenme, tam çiçeklenme, çiçeklenme sonu ve hasat tarihi, meve ağırlığı (g), meyve sapı uzunluğu (mm), meyve eni (mm), meyve boyu (mm), çekirdek ağırlığı (g), çekirdek eni (mm), çekirdek boyu (mm), yaprak sapı uzunluğu (mm), yaprak alanı (cm²), meyve rengi, meyve eti rengi (L*, a*, b*, Hue°), yaprak rengi (L*, a*, b*, Hue°), pH, SÇKM (%), titre edilebilir asit miktarı (%), askorbik asit (C vitamini mg/l), mikro ve makro besin elementleri (N, P, K, Ca, Mg, S, Mn, Fe, Zn, B, Cl, Na), enzim (CAT, POD, SOD), amino asit (histidine, izolösin, lösin, lizin, metionin, fenilalanin, tehanin, triptofan, valin), organik asit (malik asit, laktik asit, sitrik asit, fumarik asit, okzalik asit) ve duyusal (renk, tat, burukluk, aroma) parametre değerleri incelenmiştir. Çalışmada elde edilen ortalama verilere göre kızılcık genotiplerinin meyve ağırlıkları 0,89 g (60 AM 29) - 2,85 g (60 AB 07), çekirdek ağırlıkları 0,13 g (60 AM 29) - 0,48 g (60 AD 11), SÇKM %5,30 (60 AB 01) - %28,30 (60 AM 29), askorbik asit (C vitamini) 148 mg/l (60 AB 08) - 449 mg/l (60 AB 07), meyvede N (azot) %2,11 (60 AG 27) - %4,85 (60 AO 40), meyvede katalaz (CAT) 0,01 eu/g (60 AG 23) – 10,20 eu/g (60 AM 31), meyvede histidine 365,19 pmol/ul (60 AO 37) - 4575,63 pmol/ul (60 AG 18), meyvede sitrik asit 18,60 µg/100g (60 AG 25) – 240,76 µg/100g (60 AD 17) arasında bulunmuştur. Araştırmada 45 genotip içerisinden tartılı derecelendirme sonunda en yüksek puanı alan 60 AB 01 (800), 60 AB 02 (800), 60 AB 04 (775), 60 AB 07 (880), 60 AD 10 (850), 60 AD 11 (790), 60 AD 16 (820), 60 AG 22 (800), 60 AM 35 (850), 60 AO 42 (820) genotipler ümitvar çeşit adayları olarak seçilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı tasarlanan öğretimin cebir öğrenimine etkisi: İkinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler konusu örneği

    Özlem Okumuş

    Bu araştırmanın amacı 10. sınıf öğrencilerinde üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı tasarlanan öğretimin cebir öğrenimine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı bir öğrenme ortamı tasarlanarak bu öğrenme ortamının etkililiği değerlendirilmiştir. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden müdahale deseni kullanılmıştır. Müdahale deseni genellikle deneysel bir araştırmaya nitel verilerin eklenmesi yoluyla oluşturulur. Bu araştırmada nicel araştırma modeli olarak deneysel araştırma, nitel araştırma modeli olarak durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmaya 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Türkiye' nin doğusunda yer alan bir ilde 10.sınıfta öğrenim gören 61 lise öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin 31'i deney grubunda, 30'u kontrol grubunda yer almıştır. Araştırmada üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı öğrenimi vermeden önce ve verdikten sonra her iki gruba da ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler başarı testinin ön test ile son test uygulaması yapılmıştır. Araştırmanın nicel verileri ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler başarı testi ile nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme formları ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Kestirimsel istatistik için kovaryans analizi yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın nicel bulgularında, deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test başarı puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Nitel bulgularında ise üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı tasarlanan öğrenme ortamında öğrencilerin üstbilişsel planlama, üstbilişsel tahmin, üstbilişsel izleme, üstbilişsel farkındalık, üstbilişsel değerlendirme ve motivasyona yönelik beceriler kazandıkları belirlenmiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçların matematik eğitimi alan yazınına önemli katkılar sağlaması beklenmektedir.