Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Dertli, Enes(12)
- Şahin, Engin(9)
- Bayram, Sinan(8)
- Dirican, Ebubekir(8)
- Ertugrul, Mehmet(8)
- Kaya, Yunus(8)
- Sefali, Abdurrahman(8)
- Kul, Sinan(7)
- İspirli, Hümeyra(7)
- Ayata, Ümit(6)
- Kutlu, Naciye(6)
- Gerçek, Yusuf Can(5)
- Kömür, Gökhan(5)
- Ramahi, Omar M.(5)
- Çelik, Saffet(5)
- Özdemir, Akın(5)
- Artar, Musa(4)
- Ayazoglu, Rabil(4)
- Can, Zehra(4)
- Ecem Bayram, Nesrin(4)
- Ekmekyapar Torun, Fatma(4)
- Hasar, Ugur C.(4)
- Hasar, Ugur Cem(4)
- Kamiloğlu, Aybike(4)
- Karaali, Rabi(4)
- Keskin, Savaş(4)
- Ozden, Erdemalp(4)
- Sunaoglu, Serife Kazanci(4)
- Taylan, Osman(4)
- Ustabulut, Mete Yusuf(4)
- Akkoyunlu, Ebubekir(3)
- Apak, Ömer Ceyhun(3)
- Aras, Selim(3)
- Battal, Fetullah(3)
- Carbas, Serdar(3)
- Cebeci, Fatma(3)
- Gökçe, H.S.(3)
- Hırca, Tuğçe(3)
- Izginli, Mucahit(3)
- Kadakal, Huriye(3)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Oran-orantı konusunun öğretimi ve orantısal akıl yürütme becerisinin geliştirilmesinde üstbilişsel IMPROVE tekniğinin etkililiğinin incelenmesi
Tuğba Şahinkaya
Bu araştırma 7. sınıf öğrencilerine oran-orantının öğretimi ve orantısal akıl yürütmenin geliştirilmesinde üstbilişsel IMPROVE tekniğinin etkililiğini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını deney grubunda 29, kontrol grubunda 29 toplamda 58 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Çalışmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen oran orantı başarı testi ve orantısal akıl yürütme becerisi testi kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistik ve kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Betimsel istatistik ile öğrencilerin mevcut durumları sunulmuş, kestirimsel istatistik için kovaryans analizi yapılmıştır. Kovaryans analizinde grupların ön testleri kontrol altına alınarak son testleri karşılaştırılmıştır. Yapılan analiz sonucunda üstbilişsel IMPROVE tekniğinin öğrencilerin oran orantı başarı testi puanlarının ve orantısal akıl yürütme becerisi puanlarını yükselttiği belirlenmiştir. Ancak deney ve kontrol gruplarının orantı başarı testi puanları ve orantısal akıl yürütme becerisi puanları bakımından anlamlı farklılık oluşturmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Oran-orantı, orantısal akıl yürütme, üstbiliş, improve.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Fırat-Dicle Havzası bazı meteorolojik parametrelerinin zamansal ve mekânsal değişiminin incelenmesi
Resul Akkaya
Fırat-Dicle Havzası Türkiye'nin en büyük havzalarındandır. Bu sebepten ötürü iklim değişikliği yönünden de en çok etkileyecek alandır. Çalışma alanın 1960-2020 yılı içerinden Meteoroloji Genel Müdürlüğünden havzada bulunan meteoroloji istasyonlarının verileri alınmıştır. Sayısal olarak yorumlanan 37 meteorolojik istasyonun maksimum ve minimum sıcaklık değerlerinin zamansal ve mekânsal değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışma da yöntem olarak en doğru yöntemi verecek Kriging Enterpolasyon Yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada meteorolojik parametrelinin gün, ay ve son olarak yıl ortalamaları alınarak zamansal grafikleri ile coğrafi bilgi sistemlerinde mekânsal analizleri yapılmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında Fırat-Dicle Havzası'nda bulunan 21 ilde bulunan toplam 37 adet istasyondan elde edilen yıllık ortalama sıcaklık değerlerinin değişimleri incelenmiştir. Havzanın yıllık ortalama sıcaklık değerleri yıllara göre incelendiğinde süreç boyunca ortalama sıcaklığın yaklaşık 12.85°C olduğu belirlenmiştir. Yıllık ortalama sıcaklık değişimleri incelendiğinde geçmişten günümüze Erzurum Havalimanı İstasyonu haricinde bütün istasyonlarda belirgin bir biçimde farklı oranlarda yıllık ortalama sıcaklıklarda artış söz konusu iken, Erzurum Havalimanı İstasyonu'nda yıllık ortalama sıcaklıklar negatif yönlü olarak değişim göstermiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Çocuklar arasında yaygınlaşan argo-küfür kullanımının azaltılmasında ailenin ve okullarda verilen değerler eğitiminin rolü
Züleyha Yıldız
Argo-küfür toplum tarafından hoş karşılanmayan, çoğunlukla insanları aşağılama amacı güden ifadeler olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte; çocuktan büyüğe, gençten yaşlıya hemen her kesimde bu kelimelerin kullanıldığı görülmektedir. Günlük iletişimin vazgeçilmezi haline gelen bu kelimeler; özellikle çocuklar arasında da yaygınlaşarak günden güne ciddi problemler ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada; çocuklar arasında gün geçtikçe yaygınlaşan argo-küfür kullanımının sebepleri öğretmen ve veli görüşleri çerçevesinde incelenmiştir. Bu araştırmanın amacı; çocukların argo-küfür kullanımının sebeplerini tespit etmek ve bu problemi azaltabilmek için aile ve okullarda verilen değerler eğitimi kapsamında çözüm önerileri sunmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi desenlerinden fenomenolojik desen tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılarak belirlenmiştir. Çalışma grubunu Trabzon ve Rize'nin farklı ilçelerinde resmi eğitim kurumlarında görev yapan 50 öğretmen, Trabzon ve Rize'nin farklı ilçelerinde ikamet eden 25 veli oluşturmaktadır. Veriler; yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile elde edilmiş ve betimsel analize tabi tutularak tablolara aktarılmıştır. Araştırma sonuçları, çocuklar arasında argo-küfür kullanımının; kaygılandırıcı bir davranış olarak kabul edildiğine, teknoloji kullanımının artmasıyla günden güne yaygınlaştığına, günlük iletişim dili olarak kabul edildiğine ve normalleştirildiğine, ailenin denetimi, ilgisi, bilinçli yaklaşımıyla azaltılabileceğine ve okullarda verilecek değerler eğitimi çalışmalarıyla önlenebileceğine işaret etmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İşârî tefsirlerde cennet-cehennem tasavvuru (Rûhu'l-Beyân ve Rûhu'l-Meânî örneği)
Yahya Aktaş
İnsan, tarih boyunca bilemediği gayb konuları hakkında sürekli bir merak içerisinde olmuştur. İlk insandan günümüze kadar bu konular hakkında sorular sorulmuştur. Ölüm ve ölüm ötesi hayat da bunların başında gelmektedir. İnsan, akıllı bir varlık olması münasebetiyle ister istemez "Ben kimim? Niçin varım? Nereden geldim? Nereye gideceğim?" gibi soruları kendisine sormuş ve bunların cevabını aramıştır. Bu tür soruların cevaplarını da açıklamak için Allah, insanlara, uyarıcı ve yol gösterici elçiler göndermiştir. Bütün nebiler insanları hakka davet etmiş onlara yaratılış gayelerini hatırlatmış, cennet ve cehennem hakkında onları bilgilendirmiştir. İnsanların bir kısmı bu uyarıları dinlemiş ve iman etmiştir. Diğerleri ise uyarılara kulak vermemiş ve inkâr etmiştir. Âhiret denince cennet ve cehennem ilk akla gelen konulardan olmuştur. "İşârî tefsirlerde cennet ve cehennem tasavvuru (Rûhu'l-Beyân ve Rûhu'l-Meânî örneği)" adlı bu teze başlamadan önce, tasavvufî tefsirlerin cennet ve cehenneme bakışını ortaya koyan müstakil bir çalışmanın yapılmadığı görülmüştür. Bu eksikliği gidermek adına bu konu seçilmiştir. Başta İsmâil Hakkı Bursevî'nin (ö. 1137/1725) "Rûḥu'l-beyân fî tefsîri'l-Ḳurʾân" ve Şihâbüddîn Mahmûd el-Âlûsî'nin (ö. 1270/1854) "Rûḥu'l-meʿânî fî tefsîri'l-Ḳurʾâni'l-ʿaẓîm ve's-sebʿi'l-mes̱ânî" adlı tefsirleri olmak üzere, diğer bir kısım tefsirlerden, bu alanda yazılan kitap, tez, makale gibi çalışmalardan istifade edilmiştir. Bu çalışma, genel olarak giriş, iki bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın konusu, önemi, metodu, amacı ve araştırmanın kaynaklarına yer verilmiştir. Birinci bölümde Bursevî ve Âlûsî'nin hayatları, ilmi çalışmaları ve eserleri ele alınmıştır. İkinci bölümde cennet, cennetin isimleri ve cennetin mertebeleri işlenmiştir. Aynı şekilde bu bölümde cehennem, cehennemin isimleri ve cehennemdeki azap çeşitleri de ele alınmıştır. Bursevî ve Âlûsî'nin bu konulara bakışı ve işârî yorumları ortaya konmaya çalışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Cahiliyeden islâm'a hac ibadeti -Mukayeseli bir yaklaşım-
Muhammet Emin Tiryaki
Bu çalışmamızda hac ibadetinin Cahiliye ve Hz. Peygamber dönemlerinde uygulanış şeklini inceleyerek, Hz. Peygamber'in bu ibadet üzerinde yaptığı ve yapmadığı değişiklikleri ele aldık. Çalışmamızın ilk bölümünde Cahiliye döneminde hac ibadetinin uygulanışı konu edilmektedir. Cahiliye dönemi, İslâm öncesi döneme verilen isimdir. Bu dönem, oldukça eski bir tarihi ifade ettiğinden, en doğru bilgilere ulaşabilmek için öncelikle konu hakkındaki ayetler ve hadislerle birlikte İslâm tarihi müktesebatımızın kadîm eserlerine müracaat ettik. Çalışmamızın ikinci bölümünde, Hz. Peygamber'in bu ibadeti nasıl yerine getirdiğini ve hac ibadeti üzerinde gerçekleştirdiği değişiklikleri yine hadis ve siyer kaynaklarımızdan yaralanarak tespit etmeye çalıştık. Hz. Peygamber, İslâm'ın ahkâmını ümmetine öğretmiştir. Bunu yaparken de İslâm'ın her bir parçasını tevhid temelleri üzerine oturtmuştur. Cahiliyeden kalan pagan kültürüne ait her bir kalıntıyı, büyük bir titizlikle temizlemiştir. Tevhid akidesinin İslâm'ın ana gövdesini oluşturan bir hakikat olduğunu, Hz. Peygamber'in hac ibadeti üzerinde yapmış olduğu değişikliklerden rahatlıkla görebilmekteyiz. Ayrıntılı bilgiler çalışmamızın içerisinde verildiği için, mükerrer ifadelerden kaçınmak adına burada aynı meselelere değinmedik.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Talat Koçyiğit'in hayatı, eserleri ve tefsirdeki metodu
Seyfullah Kalaycı
Kur'an-ı Kerim 23 yılda peyderpey indirilmiş bir kitaptır. Kur'an'ın tedricen indirilmesinin amaçlarından biri anlaşılması ve yaşanmasıdır. Kur'an'ı ilk anlayan, kendisine vahiy indirilen Hz. Muhammed'dir. Hz. Peygamberden sonra da sahabe ve tabiin Kur'an yolunda ömürlerini vakfetmişlerdir. Kur'an hidayet rehberi olarak gönderilmiştir. Sahabe ve tabiinden sonra her asır içerisinde günün şartlarına göre tefsirler yazılmıştır. Son dönemde de (Prof.Dr) Talât Koçyiğit (1927-2011) Kur'an'ı Kerim Meal ve Tefsiri adlı çalışmayı kaleme almıştır. Koçyiğit eserini açık ve anlaşılır bir dille yazmıştır. Müellif her ne kadar tefsir yazsa da branşı hadis olduğundan hadislerle ayetler arasındaki ahengi yakalamıştır. Bu çalışmada Koçyiğit'in hayatından ve eserlerinden, ilmi kişiliğinden söz etmeye çalışılmıştır. Çalışmanın devamında geleneksel tefsirlerde olduğu gibi önce ayetle ve hadisle sonra sahabe sözüyle tefsir etmenin yanı sıra Kur'an ilimleri ve güncel tefsir problemlerine yer verilmiştir. Her bir konuda göze çarpan örnekler incelenmiş ve çalışmada yer verilmiştir. Yer verilemeyenler de dipnotta kaynak gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Talât Koçyiğit, tefsir, hadis, Kur'an'ı Kerim, meal ve tefsiri.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Ekmelüddîn Bâbertî'nin mezhep ve ictihad anlayışı
Ebru Yaşa
Hanefî mezhebine mensup olan Ekmelüddîn Bâbertî (ö. 786/1384) İslâm düşüncesinde fıkhın yeniden yapılanması noktasında önemli bir âlim olup, görüşlerini Hanefîliğin tecdid ve müdafaası şeklinde ortaya koymuştur. Öğretici ve savunmacı bir fıkıh anlayışına sahip olan Bâbertî'nin Hanefî mezhep âlimleri arasında önemli bir yeri vardır. O, eserleri ve risâlelerinde bu mezhebin tercih ve taklid edilmesinin önemli ve gerekli olduğunu savunmuştur. Bâbertî'nin mezhebin dışında bir ictihad anlayışı yoktur. Bâbertî Hanefîliğin ortaya koyduğu külli fıkhı öğretmeye çalışmıştır. Reycilik ithamlarına karşı savunmacı bir tavır ortaya koymuştur. O, Hanefî mezhebinin diğer mezheplerden daha önemli bir konumda olduğunu savunmuş, bu sebeple Osmanlı Devleti'nde ve genel anlamda İslâm dünyasında Hanefî mezhebinin, bir mezhep olmasının yanında bizzat İslâm düşüncesi olarak kabul edilmesinde etklili olmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Pembezâde Ahmed b. Osman Efendi'nin Şerhu Kasîdeti Bânet Suad adlı eserinin 35–59. beyitler arasının tahkîki tercümesi ve dil, sarf, nahiv ve belagat uygulamaları
Lokman Tuna
Bu tezde Pembezâde Ahmed b. Osman Efendi'nin yazdığı Şerhu Kasîdeti Bânet Suad isimli eserin 35-59. beyitler arasının tercümesi ile dil, sarf, nahiv, belagat uygulamaları ve edisyon kritik çalışması ele alınmıştır. Sözü edilen kasîde Ka'b b. Züheyr'in Hz. Peygamber'e sunduğu bu vesîleyle onun hırka-i saadetine nâil olduğu Kasîdetü'l-bürde'dir. Arap şiirinin en önemli örneklerinden biri olan ünlü kasîde, câhiliye şiirinin tüm özelliklerini içerisinde barındırması açısından, o dönemin şiir anlayışına ışık tutar niteliktedir. Bu önemine binaen kasîdenin üzerine birçok şerhler, hâşiyeler, tahmîsler ve taştîrler yazılmıştır. Hayatı hakkında kısıtlı bilgilere ulaşılmış olan Osmanlı âlimi Pembezâde Ahmed b. Osman Efendi de yazdığı eserle Kasîdetü'l-bürde şerh geleneğinin içerisine dâhil olmuştur. Çalışmaya konu olan eser incelendiğinde yazarın Arap diline ayrıntılarıyla hâkim olduğu görülmüştür. Bununla birlikte kaynak taraması yapıldığında Pembezâde Ahmed b. Osman Efendi'nin eserlerinin herhangi bir kapsamlı çalışmanın konusu olmadığını görülmüş, bu da bizi Şerhu Kasîdeti Bânet Su'âd'ı kütüphanelerin tozlu raflarından indirip ilim âleminin hizmetine sunmaya itmiştir. Çalışma bir giriş ve dört bölümden oluşmaktadır: Girişte: Araştırmanın Konusu ve Önemi; Araştırmanın Amacı ve Sınırları; Araştırmanın Planı ve Yöntemi; Araştırmanın Kaynakları gibi alt başlıklar ile ilgili bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde: Ka'b b. Züheyr'in Hayatı, Kasîdetü Bânet Su'âd'ın Arapça Metni ve Türkçe Tercümesi alt başlıkları bulunmaktadır. İkinci bölümde Pembezâde Ahmed b. Osman Efendi'nin Hayatı ve Eserleri; Tercüme ve Tahkîkte Takip Edilen Yöntem ve Esaslar alt başlıkları hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde tahkîk ettiğimiz eserin 35-59. beyitler arasının tercümesi, Lügat, Sarf, Nahiv ve Belağat uygulamaları yer almaktadır. Dördüncü bölümde ise eserin tahkîkli neşri yapılmıştır. Yapılan çalışma süresince isnâd atıf sistemi ikinci edisyon ve İSAM tahkîkli neşir esaslarında belirtilen yönergeler takip edilmiştir. Ayrıca okuyucuların metni kolayca anlayabilmesi için gerekli yerlerde konuyu açıklığa kavuşturmak için dipnotlar verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Pembezâde Ahmed b. Osman Efendi'nin Şerhu Kâsideti Bânet Suad adlı eserinin 13-34. beyitler arasının tahkiki, tercümesi, dil, sarf, nahiv ve belagat uygulamaları
Selin Kurt
Bu tezde Pembezâde Ahmed b. Osman Efendi'nin yazdığı Şerhu Kâsideti Bânet Suad isimli eserin belli kısmının tercümesi ile dil, sarf, nahiv, belagat uygulamaları ve tahkikli metni ele alınmıştır. Sözü edilen kaside Kâ'b b. Züheyr'in Hz. Peygamber'e sunduğu bu vesileyle onun hırka-i saadetine nail olduğu Kasîdetü'l-Bürde'dir. Arap şiirinin en önemli örneklerinden biri olan ünlü kaside, Cahiliye şiirinin tüm özelliklerini içerisinde barındırması açısından, o dönemin şiir anlayışına ışık tutar niteliktedir. Bu önemine binaen kasidenin üzerine birçok şerhler, tahmisler ve taştirler yazılmıştır. Hayatı hakkında kısıtlı bilgilere ulaşılmış olan Osmanlı alimi Pembezâde Ahmed b. Osman Efendi de yazdığı eserle Kasîdetü'l-Bürde şerh geleneğinin içerisine dahil olmuştur. Çalışmaya konu olan eser incelendiğinde yazarın Arap diline ayrıntılarıyla hâkim olduğu görülmüştür. Bununla birlikte literatür taraması yapıldığında Pembezâde Ahmed b. Osman Efendi'nin eserlerinin herhangi bir kapsamlı çalışmanın konusu olmadığını görülmüş, bu da bizi Şerhu Kâsideti Bânet Suad'ı kütüphanelerin tozlu raflarından indirip ilim aleminin hizmetine sunmaya itmiştir. Çalışma giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında genel hatlarıyla tezin konusu, amacı ve öneminden bahsedilmiştir. Birinci bölümde kaside sahibi Kâ'b b. Züheyr, ikinci bölümde şerh sahibi Pembezâde Ahmed b. Osman Efendi, üçüncü bölümde tercüme, tahkik ve şerhte takip edilen yöntem ve esaslar, şerhte temas edilen sarf, navih ve belagat konuları, şerhte kullanılan kaynaklar verilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise şerhin tercümesi ve tahkikli metni yer almaktadır. Yapılan çalışma süresince İsnad Atıf Sistemi İkinci Edisyon ve İSAM Tahkikli Neşir Esaslarında belirtilen yönergeler olabildiğince takip edilmiştir. Ayrıca okuyucuların metni kolayca anlayabilmesi için gerekli yerlerde konuyu açıklığa kavuşturmak için dipnotlar verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Küresel iklim değişikliğine yönelik hukuksal düzenlemeler, karbon ticareti
Metin Üner
Özellikle son yüzyıllarda yaşanan ve farklı kesimlerce sık sık dile getirilen iklim değişikliği, günümüzde küresel çapta önemli bir sorun haline gelmiştir. Yapılan bilimsel çalışmalar bu sorunun ciddiyetini ortaya koymuş ve tüm dünya genelinde geç de olsa fark edilmesini sağlamıştır. Değişen dünya düzeni ve gelişmekte olan ülkelerin fosil yakıtları kullanarak elde etmek istediği enerjiyi değişen iklime tercih etmeleri sorunun başlıca kaynağıdır. Bütün insanlığı ilgilendiren bu küresel sorunun çözüme kavuşturulması ise, tüm dünya ülkelerinin bir araya gelerek alacağı kararlar ve atacağı adımlarla mümkün görülmektedir. Yapılan bu çalışmada nitel araştırma modeli benimsenmiş, veri toplama ve analiz yöntemi uygulanarak uluslararası sözleşmelerden, bilimsel araştırmalardan, bilimsel tez çalışmalarından, dergi, makale, kitle iletişim araçları ve çevrimiçi kaynaklardan yararlanılmıştır. Çalışmada küresel iklim değişikliğinin geniş kapsamda ele alınması hedeflenmiş ve iklim değişikliğine neden olan sera gazları arasında yer alan karbondioksit gazının atmosfere salınımının azaltılmasına yönelik küresel ölçekte hangi hukuki düzenlemelerin ve anlaşmaların yapıldığı, alınan kararların uygulanabilirliği, iklim üzerinde olumlu etkilerinin olup olmadığı, özellikle de Paris Anlaşması'nda alınan kararlardan sonra karbon salınımının azaltılması noktasında karbon ticareti uygulamasının küresel ölçekte ve Türkiye'de uygulanabilirliğin artırılmasına yönelik ne gibi hukuksal düzenlemelerin yapılması gerektiği konuları ele alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Paris Anlaşması, kendisinden önce yapılan anlaşmalara nazaran uygulanabilirlik açısından daha gerçekçi olsa da gelinen noktada yeterli görünmemektedir. Bu nedenle öncelikle karbon ticareti uygulamasının gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler olarak iki ayrı başlık altında yeniden ele alınması ve küresel boyutta Birleşmiş Milletler tarafından caydırıcı hukuki düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Söz konusu hukuki düzenlemeler ile gerektiği durumlarda cezai müeyyidelerin de uygulanması ile net bir tavır alınmalı ve iklim değişikliğinin önlenmesi noktasında bir sonuca ulaşılmalıdır. Türkiye'de iklim değişikliğinin önlenmesine yönelik karbon ticareti noktasında kanun, mevzuat ve yönetmelik gibi hukuki uygulamalar mevcut değildir. Bu itibarla Türkiye'nin Çevre Kanunu başlığı altında tekrardan hukuki bir düzenleme yaparak karbon ticareti uygulamasına olanak tanımalı ve iklim değişikliği konusunda üzerine düşeni yapmalıdır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kırsal kalkınma desteklerine dayalı tarımsal girişimciliğin kırsal yoksulluğa etkisi: Girişimci farkındalığı, algılanan kontrol ve beklentilerin analizi
Hilal Alan
Bu çalışma kırsal kalkınma desteklerine dayalı girişimciliğin kırsal yoksulluk üzerindeki etkisini analiz etmektedir. Son zamanlarda girişimciliğin kırsal yoksulluğun azaltılması üzerine önemli etkileri olduğu gözlenmektedir. Belirtilen çerçevede konu değerlendirildiğinde yoksulluk ve girişimcilik ilişkisine dair bazı ipuçları belirmektedir. Özellikle son zamanlarda girişimciliğin kırsal yoksulluğun azaltılması üzerine önemli etkileri olduğuna dair yapılan literatür incelemesinde kırsal yoksulluk ve girişimcilik ilişkisine yönelik bazı kanıtlar mevcuttur. Bu çalışma girişimciliğin kırsal yoksulluğu azalttığına dair kanıtlar sunmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma genel hatları itibarı ile bölüm ve bunların alt bölümlerinden meydana gelmektedir. Öncelikle giriş bölümünde konuya dair ifadeler ve önemli kısımlara kısmi olarak değinilmiştir. Daha sonra kavramlar bölümünde yoksulluk, kırsal yoksulluk ve girişimcilik ile ilgili tanımlamalar ve kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Literatür kısmında ise kırsal yoksulluk ile girişimcilik arasındaki ilişki incelenerek ilgili çalışmalara yer verilmiştir. Bu çalışma ile ilgili olarak düşünülen örneklem büyüklüğü, örneklem tekniği, veri toplama yöntemi, analiz yöntemi gibi bilgiler materyal metot bölümünde verilmektedir. Sonuç ve öneriler bölümde çalışma sonuçları tartışılacak, gelecekteki araştırmacılara öneriler sunularak çalışmanın kısıtlamalarına değinilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Sedanter erkeklerde tabata ve thera-band© egzersizlerinin motorik özellikler üzerine etkilerinin incelenmesi
Ertuğrul İpek
Bu araştırmanın amacı; sedanter genç erkeklerde farklı antrenman yöntemlerinin motorik özelliklere etkisinin ve hangi antrenmanın daha yüksek kazanımlar sağlayacağını ortaya konulması bu çalışmanın amaçlarıdır. Araştırmanın örneklem grubunu genç erkek spor yapmayan (sedanter) bireylerin evrenini temsil etmektedir. Bu nedenle örneklemimiz 18-23 yaşları arasında denekler üzerinde herhangi bir seçme yöntemi yapmadan iki egzersiz grubu ve 16 sedanter erkekten oluşmaktadır. Gruplar, sırt ve bacak kuvvetlerinin bileşke kuvvet ortalamalarına göre homojen olarak ayrılmıştır. 8 haftalık antrenman boyunca haftada 3 gün Tabata ve Thera-Band antrenmanı yaptırıldı. Gruplardaki çalışılan örneklem sayılarının Shapiro-Wilk testi ile normallik sınaması yapıldı. Grup içi ön test ve son test sonuçlarını karşılaştırmak için Paired Sample T testi, gruplararası ön test ile gruplar arası son test değerlerini karşılaştırmak için ise Independent Student T testi kullanıldı. Araştırmada nicel ölçüm yöntemleri kullanıldı. Sedanter genç erkeklerde antrenman öncesi ve sonrası vücut kitle indeksi, sırt kuvveti, bacak kuvveti, el kavrama kuvveti, dikey sıçrama, aerobik ve anaerobik dayanıklılık ölçümü, 20 metre sürat testi, T testi ve esneklik testi ölçümleri alındı. Yapılan ölçümlerde elde edilen verilerin ortalama ve standart sapma değerleri hesaplandı. Yapılan araştırmada hem thera-band hem de tabata egzersiz uygulamaları sırt kuvvetini, bacak kuvvetini, sağ ve sol el pençe kuvvetini, 20 metre sürati, çevikliği, dikey sıçramayı, anaerobik gücü, esnekliği anlamlı derecede geliştirdiği (p<.05) tespit edildi. Sonuç olarak, araştırmamızda 8 hafta uygulanan Tabata -Thera-Band antrenmanlarının Araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde; sedanterlere uygulanan thera-band ve tabata egzersizlerinin motorik özellikler üzerine etkilerinin benzer olduğu ve birbirilerinin yerine kullanılabileceği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Antrenman, Sedanter, Tabata, Thera-Band.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022XIX. yüzyıl Anadolu Halvetî Tekkeleri
Ali Kemal Zengin
Halvetiyye Tarîkatı 14. yy.'da Azerbaycan'da ortaya çıkmış, kısa süre içerisinde İslâm coğrafyasına özellikle de Anadolu'ya yayılmıştır. Mezkur topraklarda ilk defa Amasya'da ortaya çıkan Halvetiyye Tarîkatı, dini ve tasavvufî anlamda Osmanlı tebaası üzerinde en fazla etkiye sahip olan tarîkatlardan birisi olmuştur. Her milletten insana irşadını ulaştıran Halvetiyye Tarîkatı zamanla birçok kola ayrılmış adeta tarîkatlar doğuran bir tarîkat olmuştur. Osmanlı devrinde İstanbul merkez olmak üzere birçok yerleşim yerinde tekkeler kuran tarîkat, bu açıdan da önde gelmektedir. Bazı Osmanlı Padişahlarının Halvetiyye'ye müntesip olduklarına dair rivayetler, devlet ile olan münasebetlerinin de müspet olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada 19. yy.'da Anadolu Coğrafyası'nda faaliyet gösteren önemli Halvetiyye Tarîkatı Tekkeleri ve Şeyhleri, tekkelerin faaliyetleri, Halvetiyye Tarîkatı'nın diğer tarîkatlarla olan münasebetleri, tekkelerin kapatılması sürecinde Halvetiyye Tarîkatı'nın durumu incelenmeye ve açıklanmaya çalışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kütahya Erguniye Mevlevîhanesi
Mehmet Gültekin
Kütahya Ergûn Çelebi Mevlevîhanesi (Zaviyesi ya da Dergâhı) olarak bilinen bu eser, günümüzde "Dönenler Camii" olarak hizmet vermektedir. Mevlevîhane, Kütahya Ulu Camii ve Vâcidiye Medresesi ile aynı bölgede yer almaktadır. İlk kuruluşu hakkında kaynaklar 14. Yüzyıla kadar dayandırmaktadır. Ancak eserin günümüze ulaşan yapısı 19. Yüzyılda yapılan tamiratlar ve eklemeler ile bu şeklini almıştır. Bitişiğindeki Selçuklu döneminden kalma Hezâr Dinarî Mescidi; sonradan, Kütahya Mevlevîhane'sinde ilk meşihat eden ve yapıya adını veren Celaleddin Ergûn Çelebi ve ahfadının medfun olduğu bir türbe haline gelmiştir. Konya ve Karahisar (Afyon) Mevlevîhanelerinden sonra, en önemli ve erken dönem Mevlevîhanelerinden olan Kütahya Mevlevîhanesi'nin ilk inşasına dair bir kitabesi bulunmamaktadır. Ancak Germiyanoğlularının I. Yakub Bey'den itibaren "Çelebi" unvanıyla anılması, Mevlevîhane'nin 14. Yüzyılda kurulmuş olacağını göstermektedir. Nitekim aynı dönemlerde Ulu Arif Çelebi'nin bölgeye yaptığı seyahat bu durumu destekler niteliktedir. Kütahya Mevlevîhanesi'nin tarihinde en önemli mevki şüphesiz, dergâhın bilinen ilk şeyhi Celaleddin Ergûn Çelebi'dir. Konya'da önemli Mevlevi şeyhlerinin elinde yetişen Ergûn Çelebi Kütahya postnişinine tayin edilmiştir. Ergûn Çelebi ile dergâha ilave edilen hücre, matbah ve semahâne ile Kütahya Mevlevîhanesi zamanının en önemli Mevlevîhanelerinden biri olmuştur. Ergûn Çelebi'den sonra çelebiler tarafından devam ettirilen Mevlevîhane genellikle türbegah olarak devam ettirilmiştir. Ergûn Çelebiden sonra Kütahya Mevlevîhanesi'nde 19. Yüzyıla gelinceye kadar; Burhaneddin Çelebi (ö. 798/1395), Zeyneddin Çelebi (ö. 828/1424), İbrahim Dede (ö. 1010/1601), Mehmed Dede (. 1060/1650), Kâmile Hanım (ö.?), Hüseyin çelebi (ö.?) Fatma Hanım (ö. 1122/1710), Sâkıb Dede (ö. 1148/1735), Halis Ahmed Dede (ö. 1191/1791), Abdurrahim Atâ Çelebi (ö. 1206/1791), İsmail Hakkı Çelebi ve İdris Hamdi Çelebi postnişin olarak görev yapmışlardır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Siyasal aktör söylemleri üzerinden Cumhuriyet Mitingleri'nin incelenmesi
Ferdi Katılmış
Karar alma süreçlerinde veya toplumun tepki gösterdiği herhangi bir olay karşısında kamuoyu üzerinde önemli bir etkiye sahip olan siyasal aktörler, siyasal mekanizma içerisinde belirli bir politik güç ve otorite elde eden kişi veya gruplar olarak tanımlanmaktadır. Bu aktörler, farklı katmanlara hitap etmelerinin yanı sıra farklı bir kimliğin temsilcisi konumunda da olabilmektedirler. Özellikle siyasal hareketliliğin yaşandığı dönemlerde daha etkin olan siyasal aktörler, sorumlulukları ölçütünde farklı mecraları kullanarak siyasal etkileşimin toplumun geneline yayılmasında faaliyet göstermektedir. Siyasal sistem içerisinde devlet başkanı, hükümet, siyasi partiler, politikacı, politika yapıcı, yargıç, bürokrat ve teknokratlar devlet içi aktörler olarak kabul edilirken; sendikalar, STK'lar, baskı grupları ve medya gibi örgütler de devlet dışı diğer aktörler olarak tanımlanmaktadır. Seçmenlerin siyasal davranışlarının şekillenmesinde önemli bir yere sahip olan siyasal aktörlerin faaliyet gösterdikleri alanlardan biri de 14 Nisan 2007 tarihinde Ankara'da başlayıp İstanbul, Manisa, Çanakkale, İzmir ve Samsun'da devam eden Cumhuriyet Mitingleri olmuştur. Çalışmanın konusunu siyasal aktörler ve Cumhuriyet Mitingleri oluşturmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi uygulanmıştır. Çalışma siyasal aktörlerin söylem ve demeçleri üzerinden Cumhuriyet Mitingleri'nin incelenmesini amaçlanmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde Giriş, ikinci bölümünde Kavramsal ve Kuramsal Çerçeve yer almıştır. Bu bölümde siyaset ve siyasal aktörler detaylı şekilde açıklanmıştır. Üçüncü bölümünde Cumhuriyet Mitingleri, öncesi ve sonrasında yaşanan siyasal gelişmeler ışığında kronolojik bir şekilde anlatılmıştır. Siyasal Aktör Söylemleri Üzerinden Cumhuriyet Mitinglerinin Değerlendirilmesi çalışmanın dördüncü bölümünü oluşturmuş ve bu bölümde siyasi aktörlerin Cumhuriyet Mitingleri' ne ilişkin yaklaşımları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Ayrıca dönemin siyasi atmosferi, siyasi aktörlerin söylemleri üzerinden değerlendirilmiştir. Son bölümde ise toplumun farklı kimlik ve katmanlarına hitap eden siyasi aktörlerin Cumhuriyet Mitingleri'yle ilgili farklı yaklaşım ve söylemlerinin "biz ve onlar" ayrımı yapılmasına neden olduğu, toplumsal alanda kurulan bu karşıtlıkların ideolojik mücadeleden kaynaklandığı ve mitinglerin ideolojik hegemonya krizi karşısında gösterilen bir refleksle düzenlendiği sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Bankaların türev ürün kullanımını etkileyen faktörler
Tuğba Tatar
Türev ürünler, özellikle piyasanın oldukça oynak olduğu durumlarda kullanılabilecek önemli bir risk yönetim aracıdır. Türkiye'nin finansal sisteminin en önemli bileşenlerinden biri olan bankalar, 2000'li yıllardan itibaren fon ve varlık yönetiminin risklerini ve belirsizliklerini en aza indirmek için portföy türev araçlarına yönelmiştir. Bu çerçevede çalışmada 2008Q1-2022Q1 dönemleri dikkate alınarak üçer aylık veriler ile 57 dönemlik veri ile bankaların gerçekleştirdiği türev miktarı ile aktif büyüklüğü, GSYİH, TÜFE, faiz oranı, krediler, likidite oranı, mevduat, net faiz marjı, takipteki kredi, özel karşılıklar, sermaye, aktif karlılığı, öz sermaye karlılık oranı ve USD kuru değişkenleri arasındaki ilişki regresyon modeli çerçevesinde analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre bankaların gerçekleştirdiği türev miktarı ile aktif büyüklüğü, GSYİH, TÜFE, faiz oranı, krediler, likidite oranı, mevduat, net faiz marjı, takipteki kredi ve USD kuru arasında ilişki olmadığı buna karşın, özel karşılıklar, sermaye, aktif karlılığı ve öz sermaye karlılık oranı arasında negatif yönlü ilişki mevcut olduğu görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Çelik kule yapıların gerilme yığılması etkisi altında parçacık sürü optimizasyonu ve ateş böceği algoritması ile optimum tasarımı
Elif Yılmaz
Çelik yapılara olan rağbet gün geçtikçe artmaktadır. Çelik yapıların betonarme yapılara göre maliyeti yüksektir. Bu nedenle daha az maliyetle çelik yapı üretmek gerekmektedir. Son yıllarda yapay zekaya dayalı optimizasyon teknikleri gün geçtikçe artmaktadır. Mühendislik problemlerinin çözümünde de kullanılan yapay zeka maliyeti düşürerek optimum sonuç vermektedir. İmalat sonrası çekme çubuklarında meydana gelebilecek yorulmaya veya malzeme kusurlarına (parçalardaki boşluklar, eleman üzerindeki ani kesit değişikliği, çentik veya delik gibi sebepler) bağlı olarak malzeme sürekliliği bozulabilmektedir. Malzeme sürekliliğinin bozulduğu noktalarda gerilmeler normal değerinden uzaklaşıp maksimum seviyeye ulaşmaktadır. Bu durum gerilme yığılması olarak adlandırılmaktadır. Gerilme yığılmasının ortaya çıktığı elemanlarda gerilme durumu karmaşık olabilmektedir. Bu karmaşıklığı sadece basit eğilme ya da basınç, basit burulma ve basit eğilme yöntemleri ile çözmek mümkün olmayabilir. Bu durumda gerilme yığılması faktörü olan K katsayısı hesaplara dahil olmaktadır. Bu çalışmanın amacı farklı yıllarda geliştirilen sezgisel iki algoritmanın optimizasyon işlemi üzerindeki etkinliğini test etmektir. Bunun için sezgisel optimizasyon algoritmalarından 1995 yılında geliştirilen parçacık sürü optimizasyonu (PSO) ve 2009 yılında geliştirilen ateş böceği algoritması (FFA) kullanılmıştır. Optimizasyon işlemi için literatürde farklı algoritma teknikleri ile optimize edilmiş 25 elemanlı, 72 elemanlı ve 582 elemanlı uzay kafes kule yapıları ile 52 elemanlı düzlem kafes kule yapısı kullanılmıştır. Optimizasyon işleminde bulunan sonuçlar bu örneklerin farklı algoritma teknikleri ile optimize edildiği çalışmalarla karşılaştırılmıştır. Daha sonra en yüksek gerilme kapasitesine sahip elemanda çentik olduğu düşünülerek bu elemana ait gerilme değeri gerilme yığılması katsayısı K ile çarpılıp optimizasyon işlemi yeniden yapılmış ve sonuçlar tablolarla sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Optimizasyon, parçacık sürü optimizasyonu, ateş böceği algoritması, gerilme yığılması, çelik kule.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Şiî Müfessir Hâşim b. Süleymân el-Bahrânî'nin (ö. 1107/1696) tefsir metodu
Hasan Faruk Satıcı
Kur'ân'ı anlama ve yorumlama çabaları, onun nazil olduğu ilk dönemlerden itibaren başlayarak günümüze kadar devam etmiştir. İslam tarihinin iki ana mezhebinden biri olan Şîa da kendi mezhebinin esaslarına göre bir tefsir yöntemi geliştirmiştir. Şîa içinde bulunan ahbârîlik ve usûlîlik adlı iki farklı ekol arasında Kur'an'ı yorumlama metodu açısından önemli farklılıklar vardır. Ahbârîlik, rivayetleri önceleyip imamlardan gelen ahbâr ile Kur'ân'ı tefsir etmeye çalışırken, usûlîlik ehl-i sünnetin rey metoduna benzer bir metodu takip etmiştir. Ahbârîlere göre, Kur'an'ın tefsirini en iyi bilenler imamlar olup onların dışındakilerden gelen rivayetlere dayanarak yapılan tefsir, Kur'an'ın rey ile tefsir edilmesi anlamına gelir ki, bu da caiz değildir. Şiî âlimler arasında "Allâmetü'l-Bahreyn" lakabıyla anılan Bahrânî (öl. 1107/1696) de, el-Burhân fî tefsîri'l-Kur'ân adlı tefsirinde ayetleri ahbârî anlayışla yorumlamıştır. Yetmiş kadar eseri olan Bahranî'nin en önemli eseri, el-Burhân fî tefsîri'l-Kur'ân adlı tefsiridir. Ülkemizde Şiî müfessirler ve tefsirleri hakkında yapılan akademik çalışmalarda artış olmasına karşın Bahrânî'nin el-Burhân fî tefsîri'l-Kur'ân adlı tefsirini ele alan bir çalışma olmadığını tespit ederek bu konuyu çalışmaya karar verdik. Çalışmamızda Bahrânî'nin tefsir metodunu, tefsirinde dayandığı ilkeleri ve Kur'an ilimleri hakkındaki görüşlerini ortaya koymaya gayret ettik. Çalışmamıza müellifin hayatı, hocaları, talebeleri, eserleri ve Şîa içindeki konumunu tabakat ve teracim kitaplarından araştırarak başladık. Bu konudaki bilgileri Şîa kaynaklarından derlemeye özen gösterdik. Ardından el-Burhân tefsiri baştan sona inceleyerek çalışmanın asıl muhtevasını ortaya konmaya çalıştık. Müellifin görüşlerini en doğru şekilde ortaya koymak ve tahlil etmek temel hedefimiz olduğundan, her konuda sözü uzatmadan bir iki örnek vermekle yetindik. İmkânlar ölçüsünde bu alanda yapılmış olan benzer çalışmaları da inceledik. Bu çalışmamız neticesinde ortaya çıktı ki, Bahrânî Ehl-i beyti, Hz. Ali'yi ve taraftarlarını öven, buna karşın ilk iki halifeyi yeren rivayetlere tefsirinde çokça yer vermiştir. Muhammed el-Bâkır (öl. 114/733), Ca'fer es-Sâdık (öl. 148/165), Ali er-Rızâ (öl. 203/819) başta olmak üzere imamlardan nakledilen birçok rivayeti aktarmış; hatta Kur'an'ın üçte birinin Şîa ve düşmanları hakkında indiğini belirtmiş; nüzûl sebepleri hakkında da farklı açıklamalar yapmıştır. Müteşâbih ayetleri tefsir ederken zâhiri manadan ziyade bâtınî manaya ağırlık vermiştir. Onun tefsirinin başka bir önemli özelliği de mezhebî bir tefsir olarak İmâmiyye itikadını esas almasıdır. İmâmet ve velâyet, onun ayetleri tefsir ederken tavizsiz bir şekilde savunduğu iman esaslarıdır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İsmail Hakkı Bursevî'nin Rûhu'l-Beyân adlı tefsirinde kevni ayetlere yaklaşımları
Ömer Karaca
Kur'an'ı Kerim'de yer alan ayetler Allah Teâlâ'nın varlığının ve birliğinin delillerini ifade eder. Ayetler aynı zamanda Allah Teâlâ ile insanlar arasındaki bağlantıyı kuran köprülerdir. Kur'an'da yer verilen bu köprüler/vahiyler, yüce yaratıcının eşsiz kudretini insanlara anlatmak için kimi zaman telkin kimi zamanda ispat şeklinde ifade edilir. Ayrıca bu ayetler insanları hidayetin çeşitli yollarına ulaştırır. Allah Teâlâ, insanların ibret almaları için kâinattan pek çok örneği varlığının ispatı olarak onlara sunmuştur. Allah Teâlâ'nın kudretini ve kâinatın oluşumuyla kâinatta sergilediği ayetlerini ifade eden bu delilleri Kur'an'da anlatması kevnî ayet olarak değerlendirilir. Bu çalışmada, kevnî ayetlerin daha çok bilimsellikle ilişkili olmasına rağmen işari tefsirin temsilcilerin arasında sayılan İsmail Hakkı Bursevî'nin "Rûhu'l-beyân" adlı tesirinde bu ayetlere yaklaşımları incelenmiştir
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Erzincan/Otlukbeli ilçesinde bazı yenilebilir yabani bitkilerin besin içeriklerinin belirlenmesi
Mustafa Bakacak
Bu çalışmada; Erzincan ilinin Otlukbeli ilçe sınırları içerisinde yöre halkı tarafından tüketilen dağsorsalı, körmen, evelik, yemlik, çiriş, ısırgan otu, kenger, ışkın, dağ kekiği ve çakşır yabani bitki türlerinin tüketim biçimleri, bazı gıda kalite özellikleri (nem oranı, kuru madde oranı, kül oranı, organik madde oranı ve protein oranı) ve bitki besin içerikleri (P, K, Mg, Ca, Fe, Mn, Zn, Na, Al ve Cu) araştırılmıştır. Çalışmada Otlukbeli il sınırları içerisinde doğal olarak yetişen Arum rupicola var. rupicola Boiss., Allium vineale L., Rumex crispus L., Tragopogon Rheum ribes L., Satureja hortensis L., Prangos platychlaena Boiss. Ex. Tchihat subsp. platychloena olmak üzere 8 familyaya ait 10 yabancı bitki türü belirlenmiştir. Bu bitkilerin nem oranı %89,01-94,05, kuru madde oranı %6,03-10,77, kül oranı %6,35-21,36, organik madde oranı %80,63-93,65, protein oranı %9,94-35,71, P değeri 1123,84-8065,38 ppm, K değeri 15974,56-79800,65 ppm, Mg değeri 2146,45-7048,44 ppm, Ca içeriği 1426,21- 11575,28 ppm, Fe içeriği 142,01-4603,19, Mn içeriği 46,33-276,32 ppm, Zn içeriği 3,14-78,87 ppm, Na içeriği 184,39-923,05 ppm, Al içeriği 313,90-5588,58 ppm ve Cu içeriği 2,58-19,49 ppm aralığında olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, sebze olarak tüketilen yabani bitki türlerinin incelenen besin içerikleri bakımından büyük farklılıklar gösterdiği ve kültürü yapılan benzer bitkilere nazaran daha zengin besin içeriğine sahip oldukları elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kimyasal özellikler, yabani bitkiler, besin değerleri, biyoçeşitlilik















