Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Dertli, Enes(12)
- Şahin, Engin(9)
- Bayram, Sinan(8)
- Dirican, Ebubekir(8)
- Ertugrul, Mehmet(8)
- Kaya, Yunus(8)
- Sefali, Abdurrahman(8)
- Kul, Sinan(7)
- İspirli, Hümeyra(7)
- Ayata, Ümit(6)
- Kutlu, Naciye(6)
- Gerçek, Yusuf Can(5)
- Kömür, Gökhan(5)
- Ramahi, Omar M.(5)
- Çelik, Saffet(5)
- Özdemir, Akın(5)
- Artar, Musa(4)
- Ayazoglu, Rabil(4)
- Can, Zehra(4)
- Ecem Bayram, Nesrin(4)
- Ekmekyapar Torun, Fatma(4)
- Hasar, Ugur C.(4)
- Hasar, Ugur Cem(4)
- Kamiloğlu, Aybike(4)
- Karaali, Rabi(4)
- Keskin, Savaş(4)
- Ozden, Erdemalp(4)
- Sunaoglu, Serife Kazanci(4)
- Taylan, Osman(4)
- Ustabulut, Mete Yusuf(4)
- Akkoyunlu, Ebubekir(3)
- Apak, Ömer Ceyhun(3)
- Aras, Selim(3)
- Battal, Fetullah(3)
- Carbas, Serdar(3)
- Cebeci, Fatma(3)
- Gökçe, H.S.(3)
- Hırca, Tuğçe(3)
- Izginli, Mucahit(3)
- Kadakal, Huriye(3)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2022The Effect of Foreign Trade Volume of Seafood: An Analysis on the Gravity Model Method of Turkey
Ozden, Erdemalp; Gültekin, Ömer Faruk; Bayramoglu, Turgut
Seafood is a vital food resource and, more importantly, a common subject in many areas such as the environment, employment, and foreign trade in sectoral terms. In this study, we investigated the effect of Turkey's seafood production and its trade with these products on Turkey’s foreign in line with the predictions of the gravity model, which is a theory of international economics. As a result, using 1990-2019 data with 12 countries where Turkey has the highest seafood trade, trading partners with higher revenues showed a higher demand and greater import chances, and an increase in production capacity by Turkey could create additional trade volumes. Besides, the geographical distance is negative and statistically significant in the models following the theoretical expectation, and the shipping cost was the critical factor determining Turkey's bilateral trade performance. The exchange rate has a positive and significant effect on trade, and seafood exports have a positive and statistically significant effect on trade, while imports have a negative and significant effect. As a result of the study, if Turkey's production increases overall the model variables, its trade will increase following the gravity model.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Investigation of green consumers 'subjective well being within the scope of purchase behavior, attitudes and personality traits
Erciş, Aysel; Yildiz, Tugba
Environmental problems that increase with global developments require individuals to behave more envi- ronmentally. The determination of this requirement depends on increasing the awareness of individuals and motivating green consumer behaviors. At this point, one of the most important factors is the happiness and satisfaction levels of people's lives, known as subjective well-being. The increase in the subjective well-being of individuals creates a win-win relationship between the environment and the consumer, and presents the gains of being a green consumer back to the consumer as life satisfaction. In this study, personality traits were first examined in order to define green consumers correctly. Later, the effect of personality traits on the environment and helping attitudes was revealed, and finally, the effect of green purchasing behavior on sub- jective well-being, which is an important indicator of social welfare, was investigated. The results revealed that personality traits affect green consumers' attitudes towards both the environment and helping, and these attitudes have an effect on green purchasing behavior. In addition, it was determined that green purchasing behavior was effective on the output variable of the model, subjective well-being.
AtıfOpenAlex5TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022COVID-19 Pandemisinde Gün Yüzüne Çıkan Bir Sorun: Regl Yoksulluğu ve Halk Sağlığı Hemşiresinin Sorumlulukları
Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru
Menstrüasyon, bireyler için bedensel, ruhsal ve toplumsal uyum gerektiren bir konudur. Regl olan bireylerin büyük çoğunluğu, aylık menstrual döngülerini sağlıklı ve saygın bir şekilde yönetme konusunda ciddi sorunlar yaşamaktadır. Menstrüel ürünlere erişimin olmaması durumu olarak tanımlanan regl yoksulluğu, dünyanın birçok ülkesinde bireylerin eğitim, iş ve sosyal yaşamları gibi pek çok alanda dezavantaj yaratan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu konuda tüm dünyada toplum farkındalığını artıran sosyal medya kampanyaları ve vergilerin kaldırılması veya azaltılmasına yönelik bir takım girişimler yapılmaktadır. Regl yoksulluğu, COVID-19 pandemisi ile günümüzde daha görünür hale gelmiştir. Regl yoksulluğu kaynaklı ortaya çıkan eşitsizliklerin yönetiminde, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinin birincil sorumlusu olan halk sağlığı hemşirelerinin eğitim, rehberlik, danışmanlık, savunuculuk ve işbirlikçi rollerini etkin kullanması bir gerekliliktir. Bu derleme çalışmasında ihmal edilmiş ve COVID-19 pandemi sürecinde bireysel ve toplumsal etkileri daha da görünür boyuta ulaşan bir halk sağlığı sorunu olan regl yoksulluğu kavramının, halk sağlığı hemşiresinin rol ve sorumlulukları özelinde proaktif pencereden ele alınması amaçlanmıştır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ2Soküm’ün aktarılmasında yaşanan sorunlara bir örnek olarak bayburt’ta zanaatlar ve zanaatkârlık
Kabak, Turgay
İnsanoğlunun yeryüzündeki yaşantısı başladıktan sonra ortaya koyduğu ilk planlı, teşkilatlı ve örgütlü faaliyetlerden birisi ticarettir. Çünkü insan, yapısı gereği bütün ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilen bir varlık değildir. Hayatta kalması için diğer insanların ürettiklerine de ihtiyaç duymaktadır. Ticaretin, mesleklerin ve para akışının da doğuşuna vesile olan bu ihtiyacı karşılamak için dünyanın her yerinde insanlar farklı organizasyonlar geliştirmişlerdir. Türklerin Anadolu ve çevresinde geliştirdiği Ahilik teşkilatı ve bu teşkilat içerisinde zanaatkârlar geçmiş dönemlerde Türk insanının ihtiyacı olan bütün mal ve hizmetleri el emeği yoğun bir çalışma şekliyle karşılamışlardır. Ancak bu zanaatlar ve onları icra eden zanaatkârların faaliyetlerini sadece ticari faaliyetler olarak değerlendirilmemelidir. Çünkü bu faaliyetlerin çevresinde çok zengin bir somut ve somut olmayan kültürel miras da oluşmuştur. Bu çalışmanın amacı insanların ilk üretim biçimlerinden birisi olan ve el emeği yoğun bir üretim sürecine sahip olan zanaatlar içerisinde yok olmaya en yakın beş tanesinin Bayburt il merkezindeki durumunu incelemektir. Bu incelemeyi yapabilmek için nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ve saha araştırması yöntemleri kullanılmıştır. Saha araştırmasında da gözlem ve mülakat teknikleri kullanılmıştır. Daha sonra elde edilen veriler ilgili literatür ışığında incelenerek, diğer büyük illere göre hala bir nebzede olsa geleneksel hayatın devam ettiği Bayburt ilinde dahi zanaatların ve zanaatkarların modern zamanın sanayi ve ticaret gücü ile rekabet edemediği ve yok olmaya yüz tuttuğu tespit edilmiştir. Bu tespitin ortaya koyduğu durum sadece bazı zanaatların yok olması demek değildir. Bu zanaatı icra eden zanaatkârların mesleğin öğrenilmesinden icrasına, halka satışından esnaflar arasındaki meslek hukukuna kadar sahip oldukları çok geniş kapsamlı bir geleneksel bilginin de gelecek kuşaklara aktarılamayarak yok olmaya başladığı görülmektedir. UNESCO’nun çeşitli sözleşmeler çerçevesinde somut olmayan kültürel miras listesinde kabul ettiği ve milli kültürü oluşturan önemli nüvelerden birisi olan mesleki bilgilerin yok olması aynı zamanda genelde ülkemizde özelde de Bayburt’ta somut olmayan kültürel mirasımızı geleceğe aktarma konusunda çok büyük problemlerle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Bugün ülkemizde amatörler, müzeler ve çeşitli kurumlar tarafından zanaatların somut çıktıları olan ürünler çoğu bağlamından kopuk bir şekilde de olsa koruma altına alınıp saklanmaktadır; ancak bu zanaatların sahip olduğu kültürel değeri yaşatabilmek için sadece materyal saklamak yeterli değildir. Materyallerin üretim sürecinin bağlamı ile birlikte yaşatılması gereklidir. Ancak bu şekilde mesleki bilginin içerisinde yer alan kültürel kodlar geleceğe aktarılabilir ve dünya kültür mirasına kazandırılabilir. Çalışmanın dikkat çektiği husus da Bayburt ilinde geç kalınması durumunda mesleklerinin son temsilcileri olan zanaatkârlar ile birlikte bu somut olmayan kültürel mirasın yok olacağıdır. Bu konuda özellikle il bazındaki resmi kurumların üniversitede istihdam edilen uzmanların ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun da paydaş olduğu projelerle bu süreci tersine çevirebileceğine de dikkat çekilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022Gömülü ve sarıcı öznitelik seçim yöntemlerinin kullanılması ile akciğer rahatsızlıklarının tespiti
Aras, Selim; Engin, Mustafa Alptekin
Son yıllarda biyomedikal sinyal işleme alanındaki gelişmelere rağmen, akciğer rahatsızlıklarının tespiti üzerine hızlı ve yüksek doğrulukta çalışan teşhis sistemlerine duyulan ihtiyaç artmaktadır. Yapılan çalışmada fiziki muayene ile 94 farklı kişiden, solunum döngülerinin otomatik olarak tespit edilmesiyle elde edilen 150 adet normal ve 444 adet normal olmayan akciğer sesleri veri tabanı olarak kullanılmıştır. Sınıflandırmada öznitelik olarak frekans ve zaman bölgesinde 12 farklı yöntem uygulanmıştır. Elde edilen öznitelikler gömülü ve sarıcı öznitelik seçim yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu yöntemler; özyinelemeli öznitelik eliminasyonu, uyarlanabilir yapı öğrenimi ile öznitelik seçimi, bağımlılık kılavuzlu denetimsiz öznitelik seçimi, sıralı yerellik ile denetimsiz öznitelik seçimi, içbükey küçültme yoluyla öznitelik seçimi, en küçük mutlak büzülme ve seçim operatörü öznitelik seçim yöntemleri olarak isimlendirilmektedir. İncelenen bu öznitelikler doğrusal destek vektör makineleri, k en yakın komşuluk, karar ağaçları ve naive Bayes yöntemleri ile sınıflandırılmıştır. Sonuç olarak öznitelik sayısının sınırlandırılmadığı durum için, özyinelemeli öznitelik eliminasyonu yönteminin k en yakın komşuluk sınıflandırma ile beraber kullanıldığı durum için %97,3 doğruluk değerindeki başarıma ulaşılmaktadır. Öznitelik sayısının üç ile sınırlandırıldığı durumda ise uyarlanabilir yapı öğrenimi ile öznitelik seçimi yönteminin karar ağaçları yöntemi ile beraber kullanılması ile %91,4 değerinde başarıma ulaşılmıştır. Sınıflandırmada solunum döngülerinin otomatik tespit edilmesi ve en uygun özniteliklerin seçilmesi aracılığı ile yüksek doğruluk değerine ulaşılmıştır.
- Derleme MakaleAçık Erişim2022Tatlı Kemikler: Diabetes Mellitus’un Kemik Sağlığına Etkisi
Hintistan, Sevilay; Daştan, Buket
Diabetes mellitus, dünya çapında milyonlarca nüfusu etkileyen, önemli mortalite ve morbiditeye sahip, kronik hiperglisemik, yaygın bir hastalıktır. Diyabetin kardiyovasküler sistem, göz, böbrek ve sinir sistemi üzerinde iyi bilinen komplikasyonlarının yanı sıra iskelet sistemide diyabetten etkilenir. Son zamanlarda diyabetin iskelet sistemini olumsuz etkilediği, kemik kalitesinde ve kemik gücünde bozulma, artan kırık riski ve bozulmuş kemik iyileşmesi gibi kemik üzerine zararlı etkilerinin olduğunu gösteren kanıtlar artmaktadır. Diyabetin kemik sağlığı üzerinde güçlü bir etkisi vardır ve iskelet kırılganlığı artık hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabetin önemli bir komplikasyonu olarak kabul edilmektedir. Tip 1 diyabette kemik mineral yoğunluğunun azalması, Tip 2 diyabette ise kemik yoğunluğunun normal hatta daha yüksek olmasına rağmen, kemik kalitesinin ve gücünün bozulması kırık riskini artırır. Tip 1 ve Tip 2 diyabetin geç aşamalarında, insülin eksikliği, insülin benzeri büyüme faktörü 1’in yetersiz salınımı kemik homeostazını bozarak kırılganlığa yol açabilir. Kemik kırılganlığına yol açan patofizyolojik mekanizmalar çok faktörlüdür ve potansiyel olarak kemik oluşumunun bozulmasına, kemik yapısının değişmesine ve kemik gücünün azalmasına yol açar. İlginç bir şekilde farklı antidiyabetik tedaviler, glisemik kontrol, hipoglisemik olayların tetiklenmesi, kemik oluşumu üzerindeki etkileri nedeniyle kırık riskini etkileyebilir. Bu derlemede, diyabetin kemik homeostazına etkisi, kırık riski, antidiyabetik tedavinin kemik üzerine etkisi ve sağlık personeline öneriler tartışılmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2022Bireylerin Koroner Arter Hastalığı Risk Seviyesinin Bulanık Uzman Sistem Yaklaşımı İle Belirlenmesi
Teke, Çağatay
Koroner Arter Hastalığı (KAH) dünya genelinde insanların hayatını kaybetmesine sebep olan en önemli hastalıklardan biridir. Tıp alanında yaşanan gelişmeler bu hastalığın tedavisini kolaylaştırsa da risk faktörlerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesinde hala birtakım yetersizlikler söz konusudur. Bu çalışmada, KAH ile ilgili yaygın belirti ve şikayetleri olan bireyler göz önüne alınarak tanıda kullanılan çeşitli risk faktörleri belirlenmiştir. Ayrıca bulanık uzman sistem yöntemi kullanılarak bireylerin KAH risk düzeylerini tespit etmek amacıyla bir yapay zeka sistemi geliştirilmiştir. Tasarlanan sistem kural tabanlı olup, bu kural tabanı yapısı tıp uzmanlarından edinilen bilgilerle oluşturulmuştur. Sistem, bireylerin hastalık riskini azaltmak için kendi kendine risk değerlendirmesi ve özelleştirilmiş öneriler sunmaktadır. Bu sayede koroner arter hastalığından muzdarip kişilerin sayısındaki artış önlenebilir veya geciktirilebilir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanımlarının iyileştirilmesine yönelik insan performans teknolojileri uygulaması
Karaman, Selçuk; Kayali, Bünyami
Çalışmanın amacı öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanımlarının iyileştirmesine yönelik İnsan Performans Teknolojileri (İPT) çözümlerinin geliştirilmesi ve değerlendirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda etkileşimli tahta kullanımına engel olan faktörler (bilgi, olanak ve motivasyon vb.) belirlenerek, bu faktörlerin ortadan kaldırılmalarını sağlayacak müdahaleler tasarlanmış ve uygulanmıştır. Çalışmada Gelişimsel Araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunda bir devlet okulunda görev yapan beş farklı branş öğretmeni bulunmaktadır. Çalışma kapsamında veriler gözlem ve yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleriyle analiz edilerek, yüzde ve frekansları sunulmuştur. Uygulama öncesinde ve sonrasında öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanım düzeylerinin belirlenmesine yönelik gözlem ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Müdahaleler sonrasında öğretmenlerin derslerde etkileşimli tahta kullanımına yönelik algılarında iyileşme görülmüştür. Müdahale sonrası öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanım sürelerinde önemli bir artış görülürken elde edilen en önemli sonuçlardan biri ise etkileşimli tahta kullanım niteliğinin yani tahtanın ders içeresindeki kullanım yeri ve amacının değişim göstermesi olmuştur. Öğretmenler etkileşimli tahtaların sunuş ve gösteri özelliklerini daha fazla kullanmaya başlarken tahta kullanımları derslerin sunuş kısımlarında yoğunlaşmıştır.
- MakaleAçık Erişim2022Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Ders Kitaplarındaki Etkinliklerde Kullanılan Yöntem ve Teknikler
Maden, Sedat; Durmaz, Nidanur
Yabancı dil öğretiminde amaç tıpkı ana dil öğretimindeki gibi dört temel dil becerisinin kazandırılmasıdır. Belirtilen amaca ulaşmak büyük ölçüde öğretim şekline yani yöntem ve tekniklere bağlıdır. Öğretim şeklinin ise en somut biçimiyle yer aldığı materyallerin başında ders kitapları gelmektedir. Belirtilen olguların birbiriyle ilişkisini ortaya çıkarmak için bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi Yedi İklim ders kitaplarındaki etkinliklerde kullanılan yöntem ve tekniklerin belirlenmesi ve beceri alanlarına dağılımının ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmada örneklem olarak Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanmış olan Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti A2, B2 ve C2 seviyesi ders kitapları belirlenmiştir. Her dil düzeyini tamamlamak için kazanılması gereken becerileri kapsadığı için bu düzeyler tercih edilmiştir. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılarak veriler toplanmıştır. Verilerin toplanmasında tema, metin adı, etkinlik, kullanılan yöntem-teknik başlıklı kontrol listeleri oluşturulmuş ve yöntem-tekniklerin frekans tabloları çıkarılmıştır. Güvenilirliği sağlamak için ulaşılan veriler iki alan uzmanı tarafından incelenmiş ve betimsel analiz yöntemi ile yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, yabancı dil olarak Türkçe ders kitaplarında en fazla kullanılan yöntem ve teknikler arasında katılımsız dinleme, katılımlı konuşma, sesli okuma, boşluk doldurmanın yer aldığı, ayrıca kelime öğretiminde boşluk doldurma ve sözlü anlatımda kullanma, dil bilgisinde gösterip yaptırma ve diğer tekniklerden ise soru cevabın daha çok tercih edildiği tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022Lise öğrencilerinin problemli sosyal medya kullanımı ve bilişsel çarpıtmaları arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından incelenemesi
Eroglu, Yuksel; Keleş, Osman
Yapılan bu araştırmada lise öğrencilerinin problemli sosyal medya kullanımı ve bilişsel çarpıtmaları arasında bir ilişki olup olmadığı tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma grubunu Bingöl İlinin değişik liselerinde okuyan 419 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma grubunun örnekleminde uygun örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak kişisel bilgi formu, düşünme türleri ölçeği ve sosyal medya bozukluğu ölçeği kullanılmıştır. Verileri analiz etmek için bağımsız t testi, pearson korelasyon analizi, ANOVA ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda problemli sosyal medya kullanımının cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği ancak yaşa göre anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma sonucunda felaketleştirme ve etiketleme bilişsel çarpıtmalarının problemli sosyal medya kullanımını anlamlı düzeyde yordadığı, bilişsel çarpıtmaların cinsiyete göre ise kızların lehinde anlamlı şekilde bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmanın bilişsel çarpıtmalar açısından yaşa göre anlamlı düzeyde bir farlılık olduğu bulunmuştur. Bu araştırma bulgularına göre bilişsel çarpıtma ve problemli sosyal medya kullanımı arasındaki ilişkinin pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Analysis of the Validity of the Environmental Kuznets Curve Hypothesis for Turkey
Yıldız, Şaduman
Environmental wastes increasing with the industrialization process have caused environmental problems to come into prominence worldwide. Therefore, the relationship between economic growth and environmental pollution has become the center of attention for many researchers, and many studies have been conducted. One of the most important hypotheses that reveal the relationship between these variables is the Environmental Kuznets Curve (EKC). In this context, the study aimed to examine the validity of the EKC, which revealed an inverse-U-shaped relationship between economic growth and environmental pollution, for Turkey in the period between 1990 and 2015. The relationship between environmental pollution and economic growth in the study was analyzed through the ARDL limit test. According to the analysis results, it was concluded that the EKC hypothesis was valid for Turkey in the period mentioned. In this respect, environmental degradation initially rises as economic growth increases, but environmental pollution decreases with the increase in environmental consciousness after a certain threshold growth level. Moreover, the study elucidated that the increase in the amount of renewable energy consumption reduced environmental pollution. Accordingly, it is recommended to produce with clean technology that will enhance the environmental quality in the production process and implement a stable growth policy that will increase the amount of renewable energy consumption within the total energy consumption. Furthermore, legal regulations can be made to promote the use of environmentally friendly technologies in production, and tax reductions or various investment supports can be provided within this framework.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Zekâ Oyunlarının 6. Sınıf Öğrencilerinin Yaratıcı Düşünme Becerilerine Etkileri
Küçük Demir, Betül; Terzi, Havva
Bu araştırmanın amacı ortaokul 6. sınıf düzeyinde uygulanan zekâ oyunlarının öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılı güz yarıyılında bir devlet okulunda 6. sınıf düzeyinde ve 2 farklı şubede öğrenim gören toplam 70 öğrenci ile sürdürülmüştür. Öğrencilere 16 hafta boyunca 32 adet akıl ve zekâ oyunu eğitimi verilmiş ve zekâ oyunlarının öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkileri araştırılmıştır. Çalışmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak; Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT) Sözel-Şekilsel Form-A kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 25.0 paket programı kullanılmıştır. t-testinin varsayımları test edildikten sonra normal dağılıma sahip kontrol ve deney gruplarının ön testlerinin ve son testlerinin analizi için eşleştirilmiş gruplar t-testi ve bağımsız gruplar t-testi kullanılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur.
AtıfOpenAlex5TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Bilişsel Psikoloji Perspektifinden Muhaddislerde Tenkit Metodu
Bogha, Asmaa Al
Bu araştırma, hadis tenkit yöntemini içeren İslami bilgiler aracılığıyla psikolojik durumları okumayı ele almaktadır. Çünkü uygulamalı hadis çalışmaları münekkidin, psikolojik terimleri kullanmasa da bilişsel psikoloji alanına yönelik değerlendirmeler yaptığına işaret ediyor. Hadisleri kabul veya reddetmede bilişsel psikoloji ilmiyle ilgili bu bilimsel kuralların uygulanması, konularının insan olması sebebiyle bu iki ilim arasında bir benzerlik olduğunu ortaya koyar. Dikkat, ezber, hafıza ve ölçüm testleri gibi bilinçsel süreçlerle ilgili bazı hususlar ve bu süreçlerin odak noktası olan insan psikolojisiyle ilgili, yetenekler, motivasyonlar ve onları etkileyen dengesizlikler gibi konularda her iki ilim karşılaştırıldı. Sonra birleştikleri ve ayrıldıkları noktaları tespit etmek için tenkit yönteminde muhaddislerden ve psikoloji ilmindeki araştırmacıların çalışmalarından örnekler sunuldu. Sonuç olarak çıkış noktası ve sonuç bakımından farklılıklar gösterseler de zihinsel eylemler ile ilgili konular bakımından iki ilim arasında kısmi bir benzerlik olduğu sonucuna ulaşıldı. Hadis münekkitlerinin sika tarifinin gerçekleşmesi için zabt şartı, psikologların bahsettiği dikkat anlamını içermektedir. Ancak sevap ve günah gibi şeri' sebeblerden dolayı muhaddisler bu konuda daha seçici davranmışlardır. Bilişsel psikolojide araştırmacılar, insanın zihinsel becerilerinin dikkat ve odaklanma becerisinde rol oynadığını kanıtlamışlardır. Ravilerden makbul olanı diğerlerinden ayırt etmek için raviler arasında karşılaştırma yapan hadis münekkitlerinin dikkati de bu noktada yoğunlaşmıştır.
- MakaleAçık Erişim2022Öğretmen Adaylarının Yaratıcılık Kavramı Üzerine Görüşleri
Tasyürek, Zeynep
Yaratıcılık, insanın kendi duyuş ve hayal gücü ile özgür ve özgün bir dünya tasarlamasıdır. Bu araştırma, öğretmen adaylarının yaratıcılık üzerine görüşlerinin alınmasını ve okullardaki yaratıcılık algısının öğretmen adayı gözüyle tespit edilmesini amaçlamıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden temel nitel araştırma deseni tercih edilmiştir. Örneklem seçiminde ise katılımcılara, neredeyse nitel araştırma ile eşanlamlı görülen ve yargısal örnekleme olarak da bilinen amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örneklem kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının yaratıcılık ile ilgili görüşlerini derinlemesine incelemek amacıyla araştırmacı tarafından yarı yapılandırılmış görüşme formu geliştirilmiş ve veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim öğretim yılı, eğitim fakültesi, sınıf öğretmenliğinde okuyan dördüncü sınıf öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcıları 28’i kız, 17’si erkek olmak üzere toplam 45 öğrenciden oluşmaktadır. Öğretmen adaylarının hayallerindeki yaratıcı okulda ilk sırada, okulun ve sınıfın öğrenci ile birlikte oluşturulmuş belli köşelerinin olması yer almıştır. İkinci sırada, doğa ile iç içe olması yer alırken, sonrasında ise öğrenciler derslere göre sınıfların olması, okul ve bahçede oyun alanlarının ve atölyelerin olması, organik bahçesinin ve kütüphanesinin olması gibi hayallerindeki okul anlayışına yer vermişlerdir. Verilen tablonun diğer kısmında da atık malzemelerle okul etrafı şekillendirilmeli, insan yetiştirmeli, teneffüs saatleri olmamalı ve ders-teneffüs içi içe koordineli yürümeli, okul ismi farklı ve beden eğitimi dersinde matematik işlenmeyen bir okul olmalı ifadeleri yer almıştır. Elde edilen veriler sonucunda öğretmen adayları okullara ve üniversitelere yaratıcılık ile ilgili dersler konulması ve eğitim programlarının esnek olması ve yaratıcılığı teşvik etmesi, okul ve öğretmenin zamana göre kendilerini yenileyebilmesi, öğretmen adayları, öğretmen ve müdürlere yaratıcılık üzerine hizmet içi eğitim verilmesi gibi önerilerde bulunmuşlardır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Farklı substratlar, Pleurotus ostreatus'un antioksidan özelliklerini ve antimikrobiyal aktivitesini etkiler mi?
Karaoğlu, Şengül Alpay; Peksen, Aysun; Can, Zehra; Bozdeveci, Arif; Avcı, Sibel
Öz: Bu çalışmanın amacı, yetiştirme ortamının Pleurotus ostreatus (Jacq. ex Fr.) P. Kumm.'un antioksidan özellikleri ve antimikrobiyal aktiviteleri üzerindeki etkisini belirlemektir. Çalışmada beş adet talaş (%80) ve atık (%20 Çay Atığı veya Buğday Kepeği) ile farklı oranlarda (%80 Talaş + %20 TW, %80 Talaş + 20% GW) yetiştirme substratları hazırlanmıştır. Toplam 19 farklı ortamda yetiştirilen P. ostreatus'tan elde edilen metanol ekstraktların, mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri agar kuyu difüzyon tekniği ile test edildi. Toplam fenolik içerik, Folin-Ciocalteau prosedürü kullanılarak ölçülmüştür. Antioksidan kapasitesi, DPPH'nin ferrik indirgeyici antioksidan gücü (FRAP) ve serbest radikal süpürücü aktivitesi kullanılarak belirlendi.. 80QS+20TW substratından elde edilen mantarların metanol ekstraktının bu çalışmada incelenen tüm mikrooganizmalara karşı en etkili ekstrakt olduğu belirlendi. Farklı substratlar üzerinde yetiştirilen mantar ekstraktlarının antioksidan içerikleri arasında önemli farklılıklar (P
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022CYB mtDNA mutations and expression status of genes in the PI3K/AKT/mTOR signaling pathway in patients with schizophrenia
Dirican, Ebubekir; Uzunçakmak, Sevgi Karabulut; Özcan, Halil
Purpose: This study aimed to screen for cytochrome b (CYB) mitochondrial DNA (mtDNA) mutations and analyze the mRNA expressions of genes in the PI3K/AKT/mTOR signaling pathway in patients with schizophrenia. Materials and Methods: In this study, whole blood was obtained from 44 schizophrenic patients and 41 healthy individuals for DNA (patients) and RNA (patients and control) isolation. Samples for CYB mtDNA mutations were amplified by PCR and identified by Sanger DNA sequencing. RT-PCR and 2- increment increment Ct method was used for mRNA expression of PIK3CA, AKT1, and mTOR genes. Results: In schizophrenia patients, m.15326 A > G (43/44), m.15452 C > A (5/44), m.15078 A > G (3/44), m.14872 C > T (3/44) and m.14798 T > C (3/44) was the most common CYB mtDNA mutations. In silico analysis showed that some of the mutations were associated with the harmful, disease-causing or benign character. The mRNA expression of the PIK3CA, AKT1, and mTOR genes in schizophrenia patients was significantly higher than in healthy individuals. There was a significant moderate positive correlation between the PIK3CA and AKT1 genes. In addition, by ROC analysis, PIK3CA, AKT1 and mTOR genes were found to have good diagnostic power in the patient group. ROC analyzes showed that PIK3CA in particular has significant diagnostic value for schizophrenia patients with 80% sensitivity and 63.4% specificity. Conclusion: Both of CYB mtDNA mutations frequency and PIK3CA, AKT1 and mTOR mRNA expression were higher in schizophrenic patients compared to healthy individuals. We believe that studying these mechanisms in
AtıfWoS1OpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Impact of gossypin on gene expression of HSP60 and HSP70 in different cancer cell lines
Dirican, Ebubekir; Çinar, Trfan
Purpose: The aim of this study is to evaluate the impact of gossypin on the expression level of heat shock proteins (HSPs) genes in different cancer cells. Materials and Methods: Cells were grown under standard culture conditions. Cancer cells were treated with different concentrations (5-100 mu g/ml) of gossypin and cisplatin (50 mu M) as positive control. Cell viability and effective dose range (5-100 mu g/ml) of gossypin were determined by MTT at 24, 48 and 72 hours. After RNA isolation and cDNA synthesis, HSP60 and HSP70 gene expression levels were analyzed using RT-PCR. For gene expression analysis, the 2-(Delta Delta ct) method was used. Results: According to the Mil results, 25-50-100 mu g/ml of gossypin doses were found effective on HSP60 and HSP70 gene expression levels in the cancer cell lines. Gossypin affected with dose-dependently the expression of HSP60 and HSP70 in the three cell lines. In the three cell lines, 50 mu g/ml and 100 mu g/ml of gossypin doses significantly reduced the expression of HSP60 and HSP70 compared to control group. Conclusion: Our results strongly supported the anticarcinogenic effect of gossypin at various doses in different cell lines. However, we believe that further in vivo research and human studies are needed. Our findings suggest that gossypin could be suitable candidate agent for further investigation to develop new strategies for the prevention and/or treatment of different cancer types.
AtıfWoS1OpenAlex2
İncele - MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ3Comparative Analysis of Migrant Integration Policies of Turkiye and Selected Countries
Ustabulut, Mete Yusuf; Boylu, Emrah; Basar, Umut
Turkiye's migrant integration policy, which is one of the most migration-receiving countries in the Middle East owing to regional conflicts during the 2000s, is assessed alongside that of other receiving nations in the Migrant Integration Policy Index (MIPEX). These index ranks nations in eight key categories: labor market mobility, family reunion, education, health, political participation, permanent residence, access to nationality, and anti-discrimination. This study examines Turkiye's change in migration policy ratings by comparing the index 2015 and 2020 with six European countries (Germany, Belgium, France, Norway, Finland, Sweden). It is found that there was a significant disparity in index scores between Turkiye and these European countries in the 2015 MIPEX report; however, this difference has narrowed in the 2020 report. Turkiye's migrant integration policy rankings have improved substantially (+17), according to the 2020 report. As a result, Turkiye's policy indicator has increased from slightly unfavourable to halfway favourable . Although this score and increase are not at the desired level, they may indicate comprehensive improvements in Turkiye's integration policies in the following report.
- MakaleAçık Erişim2022Investigation of the effect of gossypin on MMP-2 and MMP- 9 genes in prostate cancer cells
Dirican, Ebubekir; Çinar, Irfan
Purpose: The aim of this study is to explore the effects of gossypin on matrix metalloproteinases -2 (MMP-2) and MMP-9 genes in prostate cancer cells. Materials and Methods: PC3 cells were grown in culture and treated with three different concentrations of gossypin (25-50-100 mu g/ml) and cisplatin (50 mu M) as a positive control. First, RNA isolation was performed. Then, cDNA synthesis was performed and RT-PCR was used to evaluate mRNA expression levels of MMP-2 and MMP-9 genes. Results: Gossypin decreased MMP-2 and MMP-9 mRNA expression in prostate cancer cells in a concentrationdependent manner. Three concentrations (25-50-100 mu g/ml) of gossypin in PC3 cells reduced the mRNA expression of the MMP-2 gene. While the fold change value of MMP-2 gene expression was 0.3482 +/- 0.040 in the 100 mu g/ml gossypin group, it was 1.007 +/- 0.1425 in the control group. In addition, 50 mu g/ml and 100 mu g/ml concentrations of gossypin decreased the mRNA expression of the MMP-9 gene. The expression level of the MMP-9 gene in prostate cancer cells was 0.4740 +/- 0.038 in the 100 mu g/ml gossypin administered group, while it was 1.009 +/- 0.1687 in the control group. There was a positive correlation between the expressions of the MMP-2 and MMP-9 genes. Conclusion: According to the results obtained, it is seen that gossypin reduces the expression of MMP-2 and MMP9 genes in prostate cancer cells and the effects of gossypin on other genetic and epigenetic mechanisms in cancer need to be investigated to reveal the anti-cancer.
AtıfWoS2OpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Exploring Problem Areas of Elderly Patients with Diabetes and the Support Provided by Their Family
Dastan, Buket; Hintistan, Sevilay
Objective: Diabetes increases problems in emotional areas particularly among the elderly patients by aggravating negative emotions such as loss, anxiety and fear and makes these patients need higher level of family support. This study aims at exploring problematic areas of the elderly diabetic patients and their family support levels. Methods: The data of this descriptive study were collected by the researcher by conducting a face to face interview with 218 elderly diabetic patients who presented to Endocrine Polyclinics of State Hospital between October 2015 and October 2016. To collect the data, Patient Information Form, Problem Areas in Diabetes Scale (PAID) and Hensarling's Diabetes Family Support Scale (HDFSS) were used. Results: Although problem areas among the patients were found to be fewer than expected; it was found that there were significant differences between problem areas and sex, diabetes time, treatment type, length of oral antidiabetic medicine use and insulin use, development of diabetes-related complication and hospitalization due to these complications in the recent year (p<0.05). Besides, the family support levels of the elderly patients were below the moderate level, and the number of individuals the patients live together with, the number of people receiving support due to diabetes and the number of people who received support from their spouses because of diabetes was a significant variable that affected HDFSS total score and the subscale scores (p<0.05). Conclusion: For a better diabetes management, sex and diabetes related variables should be taken into consideration while delivering health services and increasing family support levels can make positive contributions to the mood of the elderly patients.
AtıfWoS1OpenAlex1
İncele















