Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2026
    Çilek Tarlalarındaki Ortam Sıcaklığının Bal Arıları ve Yerli Tozlayıcı Arıların Aktiviteleri Üzerindeki Etkisi

    Erdogan, Ummugulsum; Erdoğan, Yaşar

    Küresel iklim değişikliğine bağlı artan sıcaklıklar, arı aktivite desenlerini ve bitkilerin tozlaşma verimliliğini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu çalışmada, ortam sıcaklığının çilek (Fragaria × ananassa) tarlalarındaki bal arıları (Apis mellifera) ve yabani polinatör arı türlerinin aktivitesi üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Gözlemler, 12-22°C arasındaki sıcaklık aralıklarında farklı arı türlerinin çiçekleri ziyaret sıklıkları kaydedilerek yapılmıştır. Bulgular, A. mellifera'nın tüm sıcaklık aralıklarında gözlendiğini ve aktivite seviyesinin sıcaklık arttıkça önemli ölçüde arttığını göstermektedir. Yerli türler arasında Lasioglossum spp. ve Halictus quadricinctus daha dar sıcaklık aralıklarında aktifken, Eristalis tenax daha yüksek sıcaklıklarda en yüksek aktivitesini göstermiştir. Genel olarak, bal arıları geniş bir termal toleransa sahipken, yerli arı türleri daha sınırlı sıcaklık aralıklarında faaliyet göstermektedir. Bu sonuçlar, yerli arı topluluklarının iklim değişikliğinin ilerlemesiyle tozlaşma hizmetlerinin azalması riskiyle karşı karşıya olduğunu ve bu türlerin korunmasının tarımsal sürdürülebilirlik için önemli olduğunu göstermektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
  • MakaleYalnız künye2026
    Evaluation of Phenotypic Traits and Essential Oil Content in Wild-Grown Achillea biebersteinii Populations in Northeastern Türkiye

    Coban, Furkan; Gül, Volkan; Çakır, Ahmet

    Achillea biebersteinii Afan., a medicinal and aromatic plant widely distributed in Türkiye, is valued for its essential oil content and bioactive compounds. This study aimed to investigate the phenotypic variation, yield performance, and essential oil content of A. biebersteinii populations collected from ten different locations in northeastern Türkiye. A total of six morphological and agronomic traits plant height (PH), inflorescence diameter (ID), stem diameter (SD), number of flowering branches (NFB), dry herbage yield (DHY), and dry flower yield (DFY) alongside essential oil content (EO), were evaluated. ANOVA results revealed statistically significant differences among locations for PH, DHY, and NFB, indicating strong environmental or genetic influences. In contrast, EO content showed no significant variation across locations, suggesting greater genetic stability. Correlation analysis indicated a strong positive association between NFB and DHY, while EO content was negatively correlated with PH and SD. Principal Component Analysis further clarified trait associations and revealed distinct groupings among locations, with L9 and L10 showing superior yield performance and L3 standing out for its high EO content. These findings highlight the substantial phenotypic and chemotypic diversity of A. biebersteinii in northeastern Türkiye and underscore the importance of location specific selection in breeding and conservation programs. The identification of high-yielding and high-quality populations provides a valuable resource for sustainable utilization of this species in medicinal and aromatic plant sectors.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Modern çağın tükenmişliği: Dijital bağımlılık, fiziksel ve psikolojik yorgunluğun mental iyi oluş üzerine etkisi

    Süheyb, Okur

    Bu araştırmanın temel amacı, dijital yorgunluğun üniversite öğrencilerinin mental iyi oluşu üzerindeki etkisini incelemektir. İlişkisel tarama modelinde desenlenen çalışmanın örneklemini, bir İlahiyat Fakültesi'nde öğrenim gören 18-35 yaş aralığındaki 508 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler, Dijital Yorgunluk Ölçeği (DYÖ) ve Warwick-Edinburgh Mental İyi Oluş Ölçeği (WEMWBS) kullanılarak toplanmış; korelasyon, t-testi, ANOVA ve çoklu doğrusal regresyon teknikleri ile analiz edilmiştir. Bulgular, dijital yorgunluk ile mental iyi oluş arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğunu göstermiştir. Özellikle fiziksel/zihinsel yorgunluk boyutu, en güçlü negatif ilişkiyi sergilemiştir. Regresyon analizi, fiziksel/zihinsel yorgunluk ve psikosomatik sorunların, iyi oluşun en güçlü negatif yordayıcıları olduğunu ortaya koymuştur. Cinsiyete dayalı analizler, kadın öğrencilerin daha yüksek iyi oluş bildirdiğini, erkek öğrencilerin ise daha yüksek dijital bağımlılık düzeylerine sahip olduğunu ortaya koymuştur. Paradoksal bir bulgu olarak, 31-35 yaş grubu hem dijital yorgunluk hem de mental iyi oluş açısından en yüksek düzeyleri sergilemiş; bu durum yaşam evreleriyle şekillenen karmaşık bir ilişkiye işaret etmiştir. Sonuç olarak, dijital yorgunluğun fiziksel ve somatik yansımalarının, öğrencilerde mental iyi oluşu azaltan en kritik faktörler olduğu belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2026
    Mechanical power output is unaffected by starting cadence during Wingate-type sprint interval training

    Agırbas, Oztürk; Çabuk, Refık; Demirarar, Onur; Tatlısu, Bülent; Ağgön, Eser

    Wingate-type repeated sprint intervals (SITWingate) rely on the attainment of high peak power output (PPO) and the maintenance of average power output (AvPO) as mechanical acute responses that are critical for eliciting aerobic and anaerobic adaptations. In recreationally active participants, the starting cadence of a single WAnT has been shown to influence mechanical power indices. However, the effect of different starting cadences on mechanical power indices during a SITWingate protocol remains unknown. Therefore, the purpose of this study was to determine whether different starting cadences in SITWingate alter mechanical power outputs. Eight recreationally active men (age: 21.1 ± 2.1 years; height: 179 ± 6.4 cm; body mass: 69.8 ± 7.1 kg) volunteered to participate. Participants completed two SIT protocols with different starting cadences (SIT80rpm and SIT120rpm) in sessions separated by ≥72 hours. Each protocol consisted of three 30-s all-out cycling bouts against a standardized load corresponding to 7.5% of body mass, interspersed with 4-min passive recovery. For each bout, PPO and AvPO were obtained. Repeated-measures ANOVA indicated no significant main effect of starting cadence on PPO (F(1,7) = 0.11, p = 0.755, ηp² = 0.015), and AvPO (F(1,7) = 0.11, p = 0.753, ηp² = 0.015). Moreover, when the means of the three sprints were compared, no differences between protocols were detected for PPO (p = 0.755) and AvPO (p = 0.753). In conclusion, starting cadences (SIT80rpm vs. SIT120rpm) had no statistically significant effect on SITWingate performance indices among recreationally active men.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2026
    Association of the enteral nutrition support with mortality, biochemical parameters, and health markers in geriatric patients with COVID-19: A retrospective cohort study

    Özçelik, Ayşe Özfer; Esgin, Ozge; Ethemoğlu, Filiz Banu; Özyürek, Serkan; Aykırı, Hilal

    This study aims to evaluate the association of the enteral nutrition support on mortality, biochemical parameters, and health markers in geriatric patients with COVID-19 treated in intensive care units (ICUs). A retrospective cohort analysis was conducted on 226 patients aged 60 years and older admitted to the COVID-19 adult ICU of Yıldırım Beyazıt University Training and Research Hospital in 2021. Demographics, ICU stay characteristics, biochemical parameters, and nutrition therapy details were collected from hospital records. Patients receiving enteral nutrition were categorized by product type (e.g., diabetic, immunonutrition, glutamine-containing, etc.), and their association on mortality, biochemical markers, and ICU outcomes were evaluated. The mortality rate was 50.4%, with an mean ICU stay of 9.63±6.50 days. Most patients (90.3%) had chronic conditions. Nutrition therapy was administered to 138 patients using various products. Immunonutrition products were associated with improved albumin levels and reduced mortality (p<0.05). Chronic conditions significantly increased mortality risk and ICU stay duration (p<0.05). Multivariate analysis revealed that longer ICU stays and the presence of chronic diseases independently reduced survival probability. Enteral nutrition support, particularly immunonutrition, may benefit geriatric ICU patients with COVID-19 by improving biochemical parameters and reducing mortality risk. Although patients receiving diabetic and glutamine-enriched products have a higher incidence of pressure ulcers, it should be considered that such products are likely to have been used in higher-risk patients.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2026
    İbrahim Paşa’nın Muhallefatında Giyim-Kuşam Kültürü: Erken 16. Yüzyıl Osmanlı Seçkin Tüketimine Dair Bir İnceleme

    Saka, Erdem

    İbrahim Paşa, vefat ettiğinde muhallefatındaki giyim-kuşam eşyaları kadife, çatma, serâser, kutnî, ipek, kirpas, çuka, atlas, kemhâ, tafta ve boğasi gibi dokuma türlerinden oluşmaktaydı. Börk, kaftan, kürk, sarık, hil‘at, mendil, ferâce ve dolama gibi eşyaları da bu dokuma türlerinin ürünleriydi. Dokuma ürünlerinin yanı sıra gösteriş unsuru olan hançer, yatağan, bozdoğan gibi silahlar da kayıtlar arasındadır. Paşa’nın giyim-kuşam unsurları, albenisi yüksek olan değerli mallar olup Hindistan, İran ve Avrupa dokumalarının Osmanlı seçkinleri nezdindeki cazibesi ile dönemin lüks ve popüler giyim trendini yansıtmaktadır. Aynı dönemde Osmanlı ürünlerinin bazılarının yurtdışında alıcı bulduğu da nazara alınırsa yerel malların da küresel ilgiye mazhar olduğu söylenebilir. Bununla birlikte Paşa’nın terekesinde bir kent fuarında bulunabilecek giyim-kuşam eşyalarının ve kumaş türlerinin çoğunu görebilmek mümkündür. Avrupa tekstil ürünleri Osmanlı bürokrasinin en değerli diplomatik hediyelerdendi. Ayrıca önemli merasimlerde yerlere döşenen değerli kumaşların başında da Milano’da üretilen altın yaldızlı kumaşlar gelmekteydi. İbrahim Paşa’nın lüks eşyaları, Avrupa dokuma ürünlerinin yanı sıra Asya kumaşlarının da Osmanlı seçkinleri nezdinde cazip lüks ürünler olduğunu teyit etmektedir. Küresel kent fuarlarını aratmayacak bu ürünler küresel giyim-kuşam kültürü olduğunu da göstermektedir. Ticarete konu olan ürünler vesilesiyle taraflar arasında kültürler de transfer edilmekteydi. Yani dokuma ürünleri pazar ve fuar gibi yerler vesilesiyle yerel ve küresel kültür taşıyıcısı mahiyetindeydi. Bu çalışmada bir Osmanlı seçkininin terekesini içeren Başbakanlık Osmanlı Arşivi Muhallefat Halifeliği (BOA. D.BŞM.MHF.d) tasnifindeki “12349-K.” numaralı defter ışığında yerel ve küresel mahiyetteki giyim-kuşam unsurlarını, devrin revaçtaki lüks dokumalarını, bu tür ürünlerin fiyatlarını ve küresel tekstil ticaretinin yönünü aydınlatıcı verilerin ele alınması amaçlanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2026
    The Impact of Public Debt on Economic Growth in Türkiye and PIIGS Countries

    Yıldız, Ümit; Bayhan, Semiha

    In economies, borrowing may be resorted to in case of insufficient tax and tax-like revenues in financing public expenditures. In this respect, public debts are essential for financing growth and development. The effects of public debts, among the natural income sources of economies, on economic growth are intensely discussed today. The relationship between public debt and economic growth is important, especially in developing countries and relatively fragile economies where savings are insufficient to finance investments. This study aims to reveal the effects of public debt on economic growth in Portugal, Ireland, Italy, Greece, and Spain (PIIGS), which are considered the fragile economies of the Eurozone, and also in Türkiye. For this purpose, the study's findings, which analyze the panel data of the relevant countries for the period 1998-2022, basically conclude that public debt positively affects economic growth in Türkiye and PIIGS countries. These findings emphasize the importance of accurately formulating public borrowing policies and implementing appropriate strategies for economic growth in the relevant countries.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2026
    Investigation of Managerial Practices Related to Calves’ Survival in Dairy Cattle Farms: The Case of Çorum Province

    Bayraktar, Bülent; Tekce, Emre; Aydemir, Seyma; Erdoğan, Yaşar; Aksakal, Vecihi; Ürüsan, Hılal; Kotan, Gökşad Cemil

    This study was conducted using a Cross-Sectional Observational Design to determine the effects of current managerial practices applied in commercial dairy cattle farms in Çorum Province on calf survival. The main material of the study consisted of 120 active farms, which represent the general structure of the dairy cattle sector in the region. Data were collected via face-to-face surveys, and the scale’s reliability was confirmed (Cronbach’s Alpha: 0.742) and suitability for Factor Analysis (KMO: 0.710) was verified. The results showed that while 88.33% of the farmers were members of a cooperative/union and 57.50% reported timely colostrum administration (within the critical <4 hours), these positive indicators contrasted sharply with low biosecurity and poor practical application. Specifically, calf mortality was high (42.50% of farms reported mortality rates >5%), mainly due to diarrhea and pneumonia, with 65.83% of deaths occurring in the first 30 days. Critical management deficiencies included uncontrolled colostrum feeding (85.00% via suckling, risking failure of passive transfer), severe biosecurity breaches (85.83% of calves housed with adult animals), and delayed introduction of solid feed. In conclusion, the primary challenge in Çorum is not lack of institutional access or basic knowledge, but rather a critical disconnection between theoretical knowledge and practical management implementation. To improve calf survival, management strategies should shift from traditional suckling to controlled colostrum protocols and emphasize the transition from group housing to individual calf hutches to ensure biosecurity.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2026
    Investigation of Structural Characteristics and Flock Management Practices of Sheep Breeding Farms: The Alaca District of Çorum Province Example

    Bayraktar, Bülent; Aydemir, Seyma; Kotan, Gökşad Cemil; Küçük, Gülben

    The aim of this study is to comprehensively examine the structural characteristics and herd management practices of sheep farms in Alaca district of Çorum province and to reveal their current status through a survey conducted on 130 sheep farms. The study revealed that the breeder population in the sector is concentrated in young (18-30 years old) and middle-aged (31-40 years old), with the younger generation actively participating in the sector. The vast majority of breeders view livestock farming as their primary source of income, with a predominant portion of their farms focusing on slaughter and sacrificial animal husbandry. While basic facilities such as resting areas, lighting, and ventilation are largely adequate, the lack of specialized enclosures necessary for modern herd management, such as sick animal pens (48.46%), milking parlors (86.92%), and shearing areas (100.00%), is striking. In terms of herd management practices, the most common age for first mating for females was 15 months. Rams are kept in the flock only during the breeding season in the majority of farms, and the most frequently used breeding method is reported to be free-breeding (pen breeding/pasture breeding). Underweight birth was identified as the primary cause of lamb mortality at 46.92%. Although the vast majority of farms regularly administer official vaccinations, only a small percentage conduct regular hoof checks and care, highlighting deficiencies in preventative herd protection practices. Furthermore, although almost all breeders use village communal pastures or highland pastures, 90.00% of breeders believe pastures are inadequate, primarily attributing this inadequacy to the small size of pasture areas.  In conclusion, despite its young and well-organized Sheep sector in Çorum, it exhibits significant deficiencies in modern herd management infrastructure and preventative herd protection practices, and faces a critical pasture availability problem. Therefore, to ensure sustainability and enhance competitiveness, it is crucial for local governments to encourage pasture improvement and forage production, as well as expand grant/support mechanisms for the development of modern shelter infrastructure.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2026
    Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinde Bulaşma Korkusunun İncelenmesi

    Karakas, Ümıt; Akyüz, Hatice Öntürk; Alkan, Sevil; Şevik, Ali Emre; Şahinoğlu, Mustafa Serhat; Kartal, Hakan

    Amaç: Bulaş korkusu sağlıkla ilgili sektörlerde yer alan kişilerde olumsuz etkilere sahip olabilen psikolojik durumdur. Bu çalışmanın amacı, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencilerin bulaş korkusunu araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden tanımlayıcı ve kesitsel tipte tasarlanmış olup veri toplama süreci 15 Temmuz 2022 ile 15 Ağustos 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Veriler, Google Formlar üzerinden hazırlanan çevrimiçi bir anket aracılığıyla sosyal medya platformları (WhatsApp, Facebook, Twitter) üzerinden toplanmış; veri toplama aracı olarak katılımcıların kişisel bilgilerini belirleyen "Demografik Özellikler Anketi" ile 24 madde ve 4 alt boyuttan oluşan 5’li Likert tipi "Bulaşma/Bulaş Korkusu Ölçeği" kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya 861 katılımcı (ortalama yaş 20,50±2,26; %74,45'i kadın) dahil edildi. Katılımcıların %56,33'ü sağlık kuruluşlarından bulaşıcı hastalık kapma korkusu taşırken, %57,61'i sosyal ortamlarda hasta olma korkusu yaşadığını belirtmiştir. Bulaşma Korkusu Ölçeği puanları karşılaştırıldığında, ikinci sınıf öğrencilerinin diğer sınıflara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek puanlar aldığı saptanmıştır. Özellikle, bulaşıcı hastalıklar hakkında bilgi edinmek için sosyal medyayı kullanan bireylerin ölçek puanları, kullanmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksekti (p < 0,05). Sonuç: Bulaşma korkusu, ikinci sınıf öğrencileri ve sosyal medya kullanıcıları arasında yaygın olup, günlük yaşamları önemli ölçüde etkilemektedir. Bu çalışmanın sonuçları, geleceğin sağlık çalışanları için daha sağlıklı ve üretken bir öğrenme ortamını desteklemek amacıyla eğitim ve klinik ortamlarda bu sorunun ele alınmasının ne kadar kritik olduğuna ışık tutmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2026
    Comparative evaluation of antioxidant activity and phenolic content of Lupinus albus L. (white bitter lupin, termiye) grown in different regions of Türkiye by RP-HPLC-PDA

    Kara, Yakup; Can, Zehra

    Lupinus albus L. (white bitter lupin) is an important legume species widely cultivated in the Mediterranean region. This study aimed to comparatively evaluate the antioxidant capacity and phenolic composition of L. albus samples collected from different regions of Türkiye. Samples were obtained from Konya (Centre, Akşehir, Doğanhisar), Isparta (Central), and Burdur (Central). Total phenolic content, total flavonoid content and antioxidant activities of samples were determined using FRAP and DPPH assays. Additionally, the qualitative and quantitative profiles of phenolic compounds were analyzed by RP-HPLC-PDA. The total phenolic content was determined to be in the range of 1.96–2.47 mg GAE/g, whereas flavonoids were not detected in any of the samples. The results demonstrated that Lupinus albus L. extracts exhibited notable antioxidant activity, with FRAP values ranging from 1.14 to 1.95 μmol Fe²⁺/g and DPPH (SC₅₀) values ranging from 37.98 to 56.60. The phenolic composition analysis revealed the presence of major compounds including p-hydroxybenzoic acid, p-coumaric acid, ferulic acid, chrysin, pinocembrin, and galangin. Overall, the results indicate that L. albus exhibits moderate antioxidant potential despite its relatively low phenolic content, and its phenolic composition is influenced by geographical origin.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2026
    Akıl ve Vahiy Arasında Alternatif Yollar: George I. Mavrodes Düşüncesinde Vahiy Modelleri

    Karadağ, Fırat

    Bu çalışma, dinî bilginin kaynağı ve doğrulanması meselesinde doğal teoloji-vahyedilmiş teoloji ayrımının açıklama gücünü ve yetersiz kaldığı noktaları, Mavrodes’in eleştirel yaklaşımı çerçevesinde incelemektedir. Yöntem olarak karşılaştırmalı kavram analizi, metinlerarası okuma ve nitel içerik analizi birlikte yürütülmüş; Thomas Aquinas ve John Locke’un akıl-vahiy tasnifleri, bu tasniflerin pratikteki geçirgenliği ve dinî inancın oluşumunda ortaya çıkan ara durumlar üzerinden değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulguları, dinî inancın çoğu kez salt aklî delillendirmeye veya salt vahiy iddiasına indirgenemediğini; doğru bir inancın kusurlu temellendirmelerle bile benimsenebileceğini (yanılgılı teoloji) ve kimi gerekçelendirmelerin klasik ölçütlerle tam örtüşmeyen “gri alanlar” ürettiğini (meşru olmayan inanç) göstermektedir. Bu bağlamda Mavrodes’in nedensellik, tezahür ve iletişim modelleri, vahyi sırasıyla Tanrısal nedensellik yoluyla inanç üretimi, doğrudan ifşa/karşılaşma tecrübesi ve kişiye-bağlama özgü dilsel hitap ile aracılık ağları temelinde açıklayarak, çağdaş din felsefesinde daha çoğulcu ve geçişken bir epistemolojik çerçeve önerir.

  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ3
    Osmanlı Taşrasında Asayişin Sağlanmasında Örnek Bir Uygulama: Canik Sancağında Gürcü Sürgünü [1887-1895]

    Aktaş, Esat

    Osmanlı Devleti, toplumsal huzuru ve asayişi sağlayabilmek için birçok tedbire başvurmuştur. Bu tedbirlerden biri de huzuru bozanların sürgüne gönderilmesidir. Sürgün cezasının uygulandığı kesimlerden biri, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın etkisiyle Batum ve çevresinden Trabzon Vilayeti sınırlarına gelen Gürcülerdir. Vilayet genelinde Gürcülerin kalabalık olarak iskân edildiği yerler, Canik sancağına bağlı Ünye ve Fatsa ile merkeze bağlı Ordu kazalarıdır. Bu bölgeye iskân edilmeleriyle birlikte geldikleri yerdeki yaşam biçimlerini sürdürmeyi isteyen Gürcülerden bazıları, eşkıyalık faaliyetlerinde aktif rol almış ve yerli halka da büyük zarar vermiştir. Yerel makamların girişimleriyle bu zararın engellenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla Ünye başta olmak üzere Fatsa, Terme ve Ordu kazasındaki Gürcülerin ileri gelenlerinden eşkıya ile bağlantısı olan bazı kişi ve aileler, 1887 yılında padişah iradesiyle Sivas, Kastamonu, Ankara, Konya ve Erzurum gibi farklı vilayetlere sürgün edilmiştir. Sürgünlerden birkaçı resmî makamların izniyle yer değiştirirken önemli bir kısmı da firar ederek geri dönmüştür. Geri dönüp eşkıyalığa devam edenler ise ikinci defa sürgüne tabi tutulmuştur. Bu çalışmada, Osmanlı Arşivi’nde bulunan belgeler üzerinden sürgüne tabi tutulanların sürgün sebepleri, nasıl ve nerelere sürgün edildikleri, sürgün yerlerinden firar edip etmedikleri tespit edilmeye çalışılacaktır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Acceptance and Usage Patterns of Generative Artificial Intelligence Among Higher Education Students

    Aksoy, Dilara Arzugül; Akyel, Anıl Kadir

    The present study aims to investigate acceptance levels and usage patterns of generative artificial intelligence (GenAI) among higher education students. A survey was conducted among 318 students enrolled at a public university inTürkiye to collect data. The data were collected using the Generative Artificial Intelligence Acceptance Scale and a Personal Information Form, and analysed using descriptive statistics, independent samples t-tests, one-way ANOVA, and correlation analysis. The findings indicated that students in higher education generally exhibit high acceptance of GenAI technologies. Over half of the students reported using at least one GenAI tool, with ChatGPT being the most commonly used. The results further showed no significant differences in GenAI acceptance between male and female students, nor based on students’ grade point averages or academic year. However, a significant difference was observed between undergraduate and associate students in terms of social influence scores.The high GenAI acceptance levels among students highlight the necessity of establishing guidelines to ensure its ethical, effective, and responsible use. The findings provide valuable insights for educatorsand administrators offering guidance for the informed adoption and implementation of GenAI tools in educational settings.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2026
    Negatif Dinî Başa Çıkma Ölçeği (NDBÇ): Psikometrik Özellikler ve Teorik Ayrışabilirlik Üzerine Bir Ölçek Geliştirme Çalışması

    Süheyb, Okur

    Bu araştırmanın temel amacı, bireylerin travmatik yaşam olayları ve kötülük problemi karşısında Tanrı tasavvuru, kader inancı ve ilahi adalet algısı ekseninde yaşadıkları manevi gerilimleri ölçebilecek özgün bir araç geliştirmektir. Çalışma, güncel din psikolojisi literatüründe Koenig ve Carey tarafından sıklıkla eleştirilen 'ölçek kirlenmesi' sorunundan arındırılmış, geçerli ve güvenilir bir yapı sunmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda geliştirilen araç, manevi başa çıkma süreçlerini, 'huzur' veya 'iyimserlik' gibi psikolojik iyi oluş göstergeleriyle karıştırmadan saf bir teolojik ve bilişsel süreç olarak ölçmeyi amaçlamaktadır. Metodolojik bir desen çerçevesinde yürütülen çalışmanın verileri 2025- 2026 akademik yılında ilahiyat fakültesinde öğrenim gören iki bağımsız öğrenci grubundan (AFA N=163; DFA N=291) toplanmıştır. Ölçek geliştirme sürecinin başında kapsam geçerliği çalışmaları Lawshe tekniği temel alınarak yürütülmüş, ardından Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) sürecinde binişiklik farkı .10’un altında olan maddeler elenerek yapı sadeleştirilmiştir. Yapısal Eşitlik Modellemesine dayalı Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) neticesinde "İçsel/Teolojik Çatışma" (bireyin Tanrı tasavvuru ve güvenine yönelik dikey bir kriz) ve "Dışsal/Adalet Sorgulaması" (bireyin kader, sistem ve sosyal adalete yönelik yatay bir mücadelesi) olmak üzere iki alt boyuttan ve 20 maddeden oluşan nihaî form doğrulanmıştır. Elde edilen uyum iyiliği değerleri (ꭓ2/sd = 3.51, CFI = .938, TLI = .930, RMSEA = .081, SRMR = .030) modelin verilerle kabul edilebilir düzeyde uyum sağladığını göstermiştir. Ölçeğin güvenirlik analizlerinde hem toplam puan (α = .976) hem de alt boyutlar (İçsel α = .957; Dışsal α = .961) için mükemmel düzeyde iç tutarlılık katsayılarına ulaşılmıştır. Ayrıca ölçeğin, "Manevi Monachopsis Ölçeği" ile gösterdiği güçlü eşzamanlı geçerlik (r = .734), geliştirilen aracın sadece yüzeysel stresi değil, ontolojik kopuşu ve manevi yersizlik hissini de tespit edebildiğini kanıtlamaktadır. Bulgular, Negatif Dinî Başa Çıkma Ölçeği'nin Türk kültürüne özgü adalet sorgulamalarını kapsayan, manevi süreçleri psikolojik sonuçlardan ayrıştırarak ölçen ve araştırmacılara tanılayıcı derinlik sunan, psikometrik açıdan güçlü bir araç olduğunu ortaya koymaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2026
    Econometric Analysis of Causal Relationship Between External Debt and Inflation in Türkiye: Frequency Domain Causality Approach

    Yıldız, Ümit; Bayramoglu, Turgut

    The primary objective of this study is to examine the causal nexus between external debt and inflation in Türkiye and to determine whether this relationship is persistent or transitory. Using quarterly data on total external debt stock and the consumer price index for the 2004Q01–2025Q01 period, this study analyzes causal relationships across the short, medium, and long run within the frequency-domain causality framework. According to the empirical results, no causal relationship from inflation to external debt is detected in any period; however, a unidirectional causality exists from external debt to inflation in the short and medium run, although this relationship does not hold in the long run. The study's findings indicate that external debt is a driver of inflation in Türkiye, but the causal relationship is not persistent. These results offer significant implications for anti-inflationary policies and debt management strategies.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Üretken Yapay Zekâ ile Yazmanın Dönüşümü: EFL Öğrencilerinin Yazma Sürecinde Otomatik Geri Bildirimin Etkisi

    Çelık, Embıya; Dolgunsöz, Emrah; Saka Şimşek, Eda

    Bu çalışma, üretken yapay zekâ (ÜYZ) destekli bir otomatik metin değerlendirme (OMD) sisteminin EFL öğrencilerinin yazma deneyimlerine etkisini incelemektedir. Moodle’a entegre edilen ChatGPT tabanlı sistem, öğrencilere yazma görevlerinde puanlama ve geri bildirim sağlamıştır. Nitel durum çalışması kapsamında öğrenciler ve bir yazma eğitmeniyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış, veriler tematik analizle değerlendirilmiştir. Bulgular, sistemin öğrencilerin gramer, noktalama ve cümle yapısı gibi teknik yazma becerilerini kullanım düzeylerine bağlı olarak geliştirdiğini göstermiştir. Ancak geri bildirimlerin çoğu yüzeysel olup yeterli açıklama içermemiştir. Öğretmen geri bildirimlerinin daha ayrıntılı, bağlama uygun ve anlaşılır olduğu görülmüştür. Bazı bağlamsal ve pedagojik uyumsuzluklar sistemin EFL bağlamındaki etkililiğini sınırlamıştır. Buna rağmen sistem, taslak oluşturma, bireysel çalışma ve ders dışı öğrenme için tamamlayıcı bir araç olarak yararlı bulunmuştur. Sonuç olarak, ÜYZ tabanlı sistemlerin pedagojik uygunluğu artırmak için öğretmen katkısıyla tasarlanması önerilmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2026
    7. Sınıf Canlılarda Üreme, Büyüme ve Gelişme Ünitesinin Öğretiminde Öğrenme Amaçlı Yazma Aktivitelerinden Mektubun Etkisi

    Öztürk, Bilge; Küçükgül, Mustafa

    Bu araştırmanın amacı, ortaokul 7. sınıf fen bilimleri dersinde yer alan “Üreme, Büyüme ve Gelişme” ünitesinin öğretiminde Öğrenme Amaçlı Yazma (ÖAY) aktivitelerinin öğrenme üzerindeki etkisini ve bu etkinliklerle yürütülen ders sürecine ilişkin öğrenci görüşlerini incelemektir. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden müdahale deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Bayburt Merkezde yer alan bir ortaokulun 7. sınıfında öğrenim gören 56 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Üreme, Büyüme ve Gelişme Başarı Testi (ÜBGBT) ve yarı yapılandırılmış Görüşme Formu (GF) kullanılmıştır. ÜBGBT’nin ön testinin analizinde bağımsız örneklem t testi, son testinin analizinde Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. ÜBGBT' den elde edilen verilerin analizi sonucunda ÖAY aktivitelerinden mektubun, 7. sınıf öğrencilerinin Üreme, Büyüme ve Gelişme ünitesindeki akademik başarılarını artırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca GF verilerinin analizi, öğrencilerin ÖAY aktiviteleri hakkında olumlu düşünceler geliştirdiğini göstermektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2026
    Measuring of Metacognition in Problem-Posing: Standardization of the Metacognition in Problem-Posing Scale

    Öztürk, Mesut; Sarikaya, İsmail; Albayrak, Mustafa

    While research on metacognition in mathematics education has grown recently, it has primarily focused on problem- solving, with little attention given to problem-posing. However, problem-posing also involves complex metacognitive processes that warrant deeper investigation. This study addresses this gap by developing and validating a new instrument to assess metacognition in problem-posing among middle school students. The metacognition in problem-posing Scale is an eight-item measure encompassing three factors: planning, monitoring, and evaluation. The study was conducted using a scale-development design within a survey research framework, and data were collected through a two-stage simple random sampling. Psychometric analyses confirmed the scale’s reliability and its construct validity. The metacognition in problem-posing Scale offers a promising tool for exploring students’ metacognitive engagement in problem-posing tasks and has potential applications in both research and classroom settings.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2026
    Analysis of Turkish and Turkish Culture Textbooks in Terms of Listening Strategies

    Maden, Asli; Avşar, Abdulvahap

    The present study sought to ascertain the listening strategies employed in Turkish and Turkish Culture textbooks for students in grades five, six, seven and eight. The document analysis method, a qualitative research approach, was employed, and the data were classified according to the listening strategies defined by Kurudayıoğlu and Kiraz (2020). The findings demonstrated that in the 5th-grade books, there were 12 activities with 5 strategies before listening, 10 with 3 during listening, and 18 with 7 following listening. In the sixth grade, ten activities were identified, incorporating three strategies before listening, six during listening, and six post-listening. The 7th-grade books comprised 12 activities with 4 strategies: 4 before, 1 during, and 12 with 7 after listening. In the eighth grade, there were seven activities with four strategies before listening, one during listening, and sixteen with seven strategies following listening.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim