Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Öztürk, Mesut(21)
- Ustabulut, Mete Yusuf(16)
- Maden, Sedat(15)
- Degirmenci, Yavuz(13)
- Kaplan, Kadir(11)
- Küçük Demir, Betül(11)
- Bulut, Ayhan(10)
- Kaya, Metin(10)
- Filiz, Tunahan(9)
- Kaplan, Abdullah(9)
- Sarikaya, İsmail(9)
- Tosun, Figen Çam(9)
- Akkan, Yaşar(8)
- Gülden, Bahadır(8)
- Kuzey, Memet(8)
- Tutkun, Cansu(8)
- Banaz, Emrullah(7)
- Battal, Fetullah(7)
- Boyraz, Celal(7)
- Demir, Mustafa(7)
- Dolgunsöz, Emrah(7)
- Töman, Ufuk(7)
- Yilmaz, Sevda(7)
- Ari, Sinan(6)
- Bayram, Bora(6)
- Kara, Kürşad(6)
- Kaya, Musa(6)
- Kodan, Hülya(6)
- Maden, Asli(6)
- Yetişensoy, Okan(6)
- Önal, Aydın(6)
- Öztürk, Bilge(6)
- Akeren, İhsan(5)
- Elban, Mehmet(5)
- Esmer, Yusuf(5)
- Gurbuz, Fatih(5)
- Guven, Nazmiye Dilsad(5)
- Kaban, Abdullatif(5)
- Kansu, Ceren Çevık(5)
- Karoğlu, Hilal(5)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025The Pedagogical Power of Quantum Metaphors: Rethinking the Student as a Contextual Being
Aksakalli, Ayhan
This study examines how quantum metaphors such as wave-particle duality, observer effect, uncertainty principle, and superposition reframe the ontology of the learner in educational contexts. Using interpretative phenomenological analysis, the research explores how fifteen undergraduate physics students perceive their learning experiences through these metaphors. Findings reveal that learners do not possess fixed, measurable identities. Instead, they emerge as fluid, relational beings whose subjectivities are continuously shaped by contextual interactions. Wave-particle duality highlights the fragile multiplicity of student identity, while the observer effect shows how pedagogical environments reconstruct self-perception through observation. The uncertainty principle reflects students' epistemological disorientation and ontological instability, and superposition reveals the coexistence of conflicting roles and desires. The study critiques traditional assessment practices that reduce learners to standardized outcomes, advocating for formative and process-centered evaluations that acknowledge complexity and becoming. Through the notion of quantum pedagogy, the research proposes a dynamic, observer-dependent understanding of learner subjectivity. Ultimately, quantum metaphors are positioned not merely as explanatory devices but as critical tools for reimagining pedagogical existence, offering a framework attuned to the complexities of contemporary education.
- MakaleYalnız künye2025Natural Disaster Awareness of Social Studies Teachers After the Kahramanmaraş Earthquakes in Turkey
Kuzey, Memet; Bozkaya, Hasan
This study aims to investigate whether social studies teachers (SSTs) in Turkey have sufficient awareness of natural disasters within the context of the elementary social studies curriculum following the two major earthquakes that occurred in Kahramanmaraş on February 6, 2023. The research group consisted of 20 SSTs working in the province of Hatay during the 2022-2023 academic year, a region significantly affected by the earthquakes centered in Kahramanmaraş. A case study design was employed in this research. Data were collected using a semi-structured interview form consisting of fifteen open-ended interview questions. Content analysis and descriptive analysis methods were employed to analyze the data. The findings revealed that SSTs had deficiencies in their knowledge of types of disasters, their ability to translate disaster-related information into action was low, and they exhibited insufficient awareness of natural disasters.
- MakaleAçık Erişim2025Okul Yöneticilerinin Etik Liderlik Davranışları ile Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlerinin Örgütsel Adaletleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Kul, Murat; Erdoğan, Yunus
Bu araştırmanın temel amacı, okul yöneticilerinin etik liderlik davranışları ile beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel adaletleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Sakarya ilinde görev yapan 90 kadın ve 254 erkek olmak üzere toplam 344 öğretmen ile yürütülmüştür. Öğretmenlerin etik liderlik algılarını ölçmek amacıyla "Etik Liderlik Ölçeği", örgütsel adalet algılarını belirlemek amacıyla ise "Örgütsel Adalet Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle normallik testi uygulanmış; ardından alt problemlerin test edilmesinde t-testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon Analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları, öğretmenlerin etik liderlik ve örgütsel adalet algılarının; cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, okuldaki görev süresi ve okul yöneticiliği deneyimi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, etik liderlik ile örgütsel adalet algıları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, mevcut literatürle büyük ölçüde örtüşmekte olup, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel adalet algılarının geliştirilmesinde etik liderlik davranışlarının belirleyici bir rol oynadığını göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Eğitimde Finansal Bilinç; Öğretmen Adaylarının Finansal Okuryazarlık ve Finansal İyi Oluş Düzeyleri
Altunay, Furkan
Bu araştırmanın amacı; öğretmen adaylarının finansal okuryazarlık tutum ve davranışları ile finansal iyi oluşları arasındaki ilişkiyi belirlemek ve bu ilişkinin cinsiyete ve öğrenim görülen bölüme göre değişimini incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye’nin Kuzeydoğusunda yer alan bir devlet üniversitesinde öğrenim görmekte olan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak öğretmen adaylarının demografik bilgilerini elde etmek için araştırmacılar tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Sarıgül (2015) tarafından geliştirilen finansal okuryazarlık tutum ve davranış ölçeği ile Norvilitis ve ark. (2003) tarafından geliştirilen, Sunal (2012) tarafından da Türkçeye uyarlanan finansal iyilik hali ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz, Bağımsız Gruplar t-Testi, ANOVA, Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre finansal okuryazarlık tutum ve davranışları ile finansal iyi oluş arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Finansal okuryazarlık tutum ve davranışları ile finansal iyi oluşun cinsiyet ve öğrenim görülen bölüm düzeyinden bağımsız olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarına, finansal okuryazarlık eğitiminin verilmesinin onların finansal iyi oluşlarını olumu yönde etkileyeceği, böylece hem bireysel hem de toplumsal olarak ekonomik refaha katkıda bulunulabileceği söylenebilir.
- MakaleYalnız künye2025Yazma Eğitimi Nasıl Olmalı? Lisansüstü Tezlerde Sunulan Önerilerin İncelenmesi
Maden, Sedat; Önal, Aydın
Ana dili olarak Türkçe öğretimi alanında hazırlanmış yüksek lisans ve doktora tezlerindeki yazma öğretimiyle ilgili önerileri incelemek ve eğilimlerini belirlemek için yapılan çalışma, nitel araştırma yöntemine göre kurgulanmıştır. Araştırma verisini oluşturan lisansüstü tezlerdeki önerileri meta-tematik analiz yöntemi incelenmiştir. Çalışmanın materyali Ulusal Tez Merkezi’nden elde edilmiştir. Çalışmanın materyalini elde etmek için Ulusal Tez Merkezi’ndeki tez arama kısımlarına Türkçe, Türkçe öğretimi, Türkçe eğitimi, yazma becerisi, yazma öğretimi ve yazma eğitimi anahtar kelimeleri yazılmış ve 2018-2020 arası yıl kısıtlaması konularak izinli tezler dikkate alınmıştır. Araştırma sonucunda, lisansüstü tezlerde yazma öğretimi ile ilgili 566 önerinin sunulduğu belirlenmiştir. Bu önerilerin içinde en fazla yazma süreciyle ile ilgili önerilerde bulunulduğu tespit edilmiştir. Bu sonucu sırasıyla öğretmen ve öğretmen adayları, araştırmacılar, Türkçe öğretim programı, Türkçe ders kitabı ile ilgili önerilerin takip ettiği görülmüştür. Bu sonuçlar araştırmacıların yazma öğretimi süreci üzerinde daha çok durduklarına işaret etmektedir. Yazma öğretimi süreciyle ilgili; yazma süreci, yazma etkinlikleri, yazma yöntem ve teknikleri, aktif öğrenme teknikleri ve duyuşsal unsurlar ile ilgili konular daha fazla ön plana çıkmaktadır.
- MakaleYalnız künye2025Scopus SJRQ4Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Türkçe Ders Kitaplarının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine Göre İncelenmesi (5. Sınıf Örneği)
Maden, Sedat; Önal, Aydın
Bu çalışmanın amacı, 2024-2025 Eğitim Öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığınca Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun olarak hazırlanan 5. sınıf Türkçe ders kitabındaki etkinliklerin ve metin altı soruların “Yenilenmiş Bloom Taksonomisi”nin bilişsel süreç basamaklarına göre incelemektir. Bu araştırmada nitel araştırma modellerinden doküman analizi deseni kullanılmıştır. Ayrıca verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, metin altı sorularının anımsama (%48,16) ve anlama (%25,18) basamaklarında daha fazla olduğu; uygulama (%1,48) ve yaratma (%2,96) basamaklarında oldukça az olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular, metin altı sorularının öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini destekleme açısından sınırlı kaldığını göstermektedir. Ayrıca ders kitabında yer alan metin altı soruların %25’i üst düzey, %75’i düşük düzey düşünme becerilerine yöneliktir. Etkinliklerin 54’ünün (%8) anımsama, 327’sinin (%50) anlama, 68’inin (%10) uygulama, 35’inin (%5) çözümleme, 90’ının (%14) değerlendirme ve 85’inin (%13) yaratma bilişsel süreç basamaklarına ait olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra etkinliklerin %32’si üst düzey, %68’i düşük düzey düşünme becerilerine yöneliktir. Metin altı sorulara nazaran etkinlikler daha üst düzey bilişsel süreçleri içermektedir. Yine tema ve metin türü bağlamında, metin altı soruların ve etkinliklerin bilişsel süreç basamaklarına dengeli dağılmadığı belirlenmiştir. Bu tespitler doğrultusunda, metin altı soruların ve etkinliklerin bilişsel süreç basamaklarına uygun bir şekilde, temalara ve metin türlerine daha planlı ve orantılı biçimde dağıtılması gerektiği önerilmektedir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025When Metacognition Works—And When It Doesn’t: Investigating the CRIME Technique in Middle School Mathematics
Öztürk, Mesut; Kılıç, Görkem
Purpose: This research aimed to examine the effect of teaching ratio-proportion and percentages on subjects of 7th-grade students using the CRIME technique, one of the metacognitive teaching methods. Methodology: The case study model, one of the qualitative research methods, was used in the study. Qualitative studies examining the learning process was determined, and the researcher prepared five semi-structured interview items for the interview form. The study group consisted of six students studying in the 7th grade at a public school in a province in the northeast of Turkey. Purposeful sampling method was used to determine the participants of the study. For this purpose, participants were determined from the 24-person student group to which the application was made using the maximum diversity sampling method. The selected students were identified by asking the questions in the interview form. Findings: The result of the study show that the metacognitive CRIME technique increased motivation, problem-solving, course success, and metacognitive skills. The study determined that the metacognitive CRIME technique improved metacognitive monitoring and evaluation skills in high-achieving students. Highlights: At the same time, it did not show any change in the metacognitive skills of students with medium and low levels of success, which is an original result. Unique result of the study is that the metacognitive CRIME technique was effective in the problem-solving skills of medium-achieving students. At the same time, there was no change in the problem-solving skills of low-achieving students.
- MakaleAçık Erişim2025A Psychometric Analysis of The Mathematics Learning Disability Screening Scale Developed Through DSM-5
Filiz, Tunahan; Çelik, Ahmet
Purpose: This study, it was aimed to develop a valid and reliable measurement tool by evaluating the psychometric properties of the Mathematics Learning Disabilities Screening Scale (MLDSS) for elementary and secondary school students. In this context, a measurement tool that is culturally and linguistically appropriate for the Turkish context and overcomes the limitations of translated scales was developed. Design/Methodology/Approach: The study was conducted as a scale development study within a survey research design. The scale's items were developed based on DSM-5 criteria and an extensive literature review. The sample consisted of 644 students, identified by their teachers, from 120 schools across Türkiye's seven geographical regions. The psychometric properties of the scale were evaluated using Exploratory Factor Analysis (EFA) and Confirmatory Factor Analysis (CFA), along with internal consistency (Cronbach's Alpha) and test-retest reliability analyses. Findings: The EFA results revealed a three-factor structure (Number Sense, Calculation, and Mathematical Reasoning) that explained 68.5% of the total variance. The CFA confirmed this structure, with goodness-of-fit indices indicating an excellent model fit (e.g., CFI = .95, IFI = .95, RMSEA = .069, χ²/df = 2.41). The scale demonstrated high internal consistency (Cronbach's Alpha = .93) and strong test-retest reliability (r = .90). Highlights: The mathematics learning disability screening scale is a valid and reliable instrument developed for elementary and secondary school students. Its three-factor structure is consistent with modern theories of mathematics learning disabilities and its strong psychometric properties make it a valuable tool for educators and experts in early identification and intervention planning.
- MakaleYalnız künye2025An analysis of the artificial intelligence concerns of those learning turkish as a foreign language from the perspective of various variables
Banaz, Emrullah; Demirel, Osman
This study aims to identify the levels of anxiety towards artificial intelligence (AI) among individuals learning Turkish as a foreign language and to examine whether this anxiety shows significant differences according to variables such as gender, level of education, course level, and the use of AI in language learning. Employing a quantitative research design, the study adopted a survey model; data were collected online from 170 international students learning Turkish at A2, B1, B2, and C1 levels at various language teaching centres in Türkiye. The Artificial Intelligence Anxiety Scale was administered to participants; independent samples t-test and one-way analysis of variance were used in the analyses as parametric tests. According to the research results, participants' overall anxiety levels regarding AI were found to be high (X=4.30). In particular, concerns that AI could be misused, create mental dependency in individuals, and lead to uncontrollable outcomes form the basis of these high anxiety levels. Although male participants reported higher mean levels of AI anxiety (X = 4.40) than female participants (X = 4.19), this difference was not statistically significant (p=.264). However, significant differences emerged with respect to proficiency level and AI-use status. A2-level learners exhibited higher levels of anxiety, while individuals actively using AI tools demonstrated lower levels of anxiety. According to the results, it can be argued that the anxiety of individuals learning Turkish as a foreign language towards AI has a complex and multidimensional structure. The findings reveal that this anxiety is shaped not only by demographic factors such as technological competence or academic background, but also by individuals' relationship with technology, their level of experience, and their perceptual evaluations.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025What Do Teachers Think About the Use of Artificial Intelligence in Educational Environments?
Cengiz, Ekrem; Gümüş, Muradiye
Artificial intelligence is employed regularly in many different fields. Artificial intelligence applications in educational settings have become commonplace, particularly in recent years. Thus, the purpose of this study was to investigate how educators felt about the use of AI in classrooms. The study was conducted with teachers working in different types of schools in a provincial center in Türkiye's Eastern Black Sea region. The qualitative research strategy used the case study method to perform the study. The study's subjects were chosen to maximize variety. Fifteen elementary and middle school instructors took part in the survey. Seven open-ended interview questions that the study's researchers created were used to gather data for the investigation. Using this data collection tool, researchers collected the study's data. Through content analysis, the study's data were examined comprehensively. According to this research, most teachers with different branches and experiences participating in the study stated that artificial intelligence would make the education process efficient and facilitate and accelerate the education process. In contrast, some of them stated that it would make students lazy. In addition, teachers stated that artificial intelligence will contribute to their professional development, but they need training to use it. Suggestions include conducting studies like this with teachers working at different school levels and other education stakeholders, as well as training teachers in this field.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Motivation in Foreign Language Acquisition: The Case of Turkish at Akkuyu Nuclear Power Plant
Kaplan, Kadir; Demirel, Osman; Avşar, Abdulvahap
This study aims to determine the motivation of Russians working at Akkuyu Nuclear Power Plant towards learning Turkish. The study group consists of 17 female and 19 male employees working at Akkuyu Nuclear Power Plant. A mixed research method was preferred in the study, and data were collected using the Motivation Scale for Learning Turkish as a Foreign Language. The data obtained were analyzed using SPSS 22 software and content analysis techniques, and the results were discussed, tabulated, and interpreted with field experts. It was determined that the motivation of the Russians working at Akkuyu Nuclear Power Plant to learn Turkish was high, and the total scores they received from the motivation scale did not differ significantly according to gender, age, educational status, place of residence, course-taking status, and language level. It has been determined that the effect of business life is high among the reasons that push Russians to learn Turkish, and that they want to learn Turkish for a better job. It is also clearly stated that the study will contribute to the literature and guide future studies.
- MakaleAçık Erişim2025Ortak Bilgi Yapılandırma Model Temelli Bir Öğretim: Elektrik Devre Elemanları
Bakırcı, Hasan; Cengiz, Ekrem; Şabap, Nebahat
Bu çalışmanın amacı, PhET Colorado simülasyonlarıyla desteklenen Ortak Bilgi Yapılandırma Modeli (OBYM) bağlamında basit bir elektrik devresindeki lamba parlaklığını etkileyen faktörlerin öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarını ve model hakkındaki görüşlerini araştırmaktır. Çalışma karma araştırma yöntemine göre tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı itibarıyla Van iline bağlı bir ilçede bulunan bir ortaokulda öğrenim görmekte olan, 23’ü deney ve 24’ü kontrol grubunda yer alan toplam 47 öğrenci oluşturmaktadır. Deney ve kontrol grupları rastgele atama yöntemiyle belirlenmiştir. Çalışmanın verileri araştırmacılar tarafından hazırlanan Akademik Başarı Testi (ABAT) ve yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda, OBYM temelli fen öğretiminin, beşinci sınıf öğrencilerinin akademik başarıları üzerinde olumlu etkisinin olduğu saptanmıştır. Ayrıca, kontrol grubunda uygulanan sorgulama temelli öğretim yönteminin de öğrencilerin akademik başarılarını artırdığı tespit edilmiştir. Ancak, OBYM temelli öğretim yönteminin deney grubunda, kontrol grubundaki sorgulama temelli yaklaşıma göre daha belirgin bir başarı sağladığı gözlenmiştir. Deney grubundaki uygulamalar, öğrencilerin konuyu daha etkin bir şekilde öğrenmelerine, akademik başarılarının artmasına ve sosyobilimsel konularda farkındalık kazanmalarına yardımcı olmuştur. Araştırma sonuçlarına dayanarak, OBYM’nin ortaokul düzeyindeki farklı branşlarda uygulanması ve öğrencilerin bu modele ilişkin görüşlerinin alınması önerilebilir. Bu sayede, OBYM’nin öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisi ile modelin uygulanabilirliğine ilişkin daha kapsamlı veriler elde edilebilir.
- MakaleAçık Erişim2025Coğrafya Dersi Alan Öğretmen Adaylarının Küresel Sorun Algılarının İncelenmesi
Degirmenci, Yavuz; Altunay, Furkan
Üzerinde yaşadığımız dünyada insanları ve diğer canlıları çeşitli açılardan etkileyen pek çok sorun yaşanmaktadır. Bu sorunlar ise farklı zamanlarda farklı şekillerde etkisini göstermektedir. Bununla birlikte küresel sorunlar daha fazla insan ve çevresel unsurların etkilendiği, etkisinin daha geniş alanlarda hissedildiği sorunlar olarak dikkat çekmektedir. Dolayısıyla bu araştırmanın amacı daha önce çeşitli coğrafya dersleri almış öğretmen adaylarının “küresel sorun” algılarını incelemektir. Bu amaç kapsamında katılımcıların küresel sorun denilince zihin dünyalarında ilk olarak şekillenen ve sorun olarak algıladıkları kavramları ortaya koymak bu çalışmanın ana hedefini oluşturmaktadır. Araştırma bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde öğrenim gören sınıf ve sosyal bilgiler öğretmen adayları ile yürütülmüştür. Araştırma nitel yaklaşıma göre tasarlanmış ve olgubilim deseni kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında kelime ilişkilendirme testi kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise içerik analizine yer verilmiştir. Araştırma sonrasında elde edilen bulgulara göre; katılımcıların küresel sorunlarla ilgili çeşitli sayılarda kavram geliştirdikleri, bu kavramların 19 farklı boyutta toplandığı görülmüştür. Ayrıca bu kavramların genellikle iklim ve küresel ısınma ile çevre sorunları boyutunda yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Küresel sorun algısına kavramsal olarak bakıldığında ise iklim, küresel ısınma, çevre kirliliği, savaşlar, terör olayları ve salgınların ön plana çıktığı söylenebilir.
- MakaleAçık Erişim2025Hayat Bilgisi Doktora Tez Özetlerinin Okunabilirliği Üzerine Bir Değerlendirme
Ari, Sinan
Bu araştırma ile hayat bilgisi eğitimi alanında 1994-2023 yılları arasında hazırlanan doktora tez özetlerinin Ateşman, Çetinkaya-Uzun ve Bezirci-Yılmaz okunabilirlik formülleri aracılığıyla okunabilirliklerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Böylece bu alandaki çalışmalara temel teşkil etmesi ve katkı sağlaması beklenmektedir. Çalışma nitel araştırma metotlarından doküman analizi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın veri kaynağı Ulusal Tez Merkezi’nde (UTM) yer alan hayat bilgisi dersi alanında yapılmış doktora tezleridir. Veriler betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Hayat bilgisi doktora tez özetlerinin toplam hece sayısı 436 ila 2090 arasında, toplam sözcük sayısı 145 ila 638 arasında ve toplam cümle sayısı 6 ila 32 arasında değiştiği tespit edilmiştir. İncelenen tez özetlerinde ortalama sözcük uzunluğu 2,80 ila 3,57 arasında değişirken ortalama cümle uzunluğu da 14,65 ila 30,11arasında değişmektedir. İncelenen 52 doktora tez özetinde toplam 50.155 hece, 16.180 sözcük ve 773 cümle üzerinden analiz yapılmıştır. Bu analiz sonuçlarına göre ortalama sözcük uzunluğu 3,10 hece iken ortalama cümle uzunluğu 20,93 olarak tespit edilmiştir. Ateşman okunabilirlik formülüne göre 44 doktora tez özeti çok zor seviye iken 6’sı zor seviyede çıkmıştır. Çetinkaya-Uzun okunabilirlik formülüne göre incelenen doktora tez özetlerinin tamamı engelli düzey (10-11-12. sınıf) iken Bezirci-Yılmaz formülüne göre akademik seviyede olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2025Yabancılara Türkçe Öğretiminde Halk Eğitimi Merkezlerinin Rolü: Samsun Örneği
Kavun, Mahir
Bu araştırmanın amacı, yabancılara Türkçe öğretimi alanında açılan kurslardan hareketle halk eğitimi merkezlerinin rolünü tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda Samsun’un 17 ilçesinde faaliyet gösteren 17 halk eğitimi merkezinin açtığı kurslar incelenmiştir. Samsun İl Millî Eğitim Müdürlüğü Hayat Boyu Öğrenme Şube Müdürlüğünden dijital ortamda alınan dokümanlardan hareketle çalışma vücuda getirildiği için bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi kullanılmıştır. Veriler, doküman analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; Samsun’daki 9 ilçede (19 Mayıs, Atakum, Bafra, Canik, İlkadım, Kavak, Tekkeköy, Terme ve Vezirköprü) bulunan halk eğitimi merkezlerinde yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla; Yabancılar İçin Türkçe Seviye A1, Yabancılar İçin Türkçe Seviye A2, Yabancılar İçin Türkçe Seviye B1, Yabancılara Türkçe Öğretimi (6-12 Yaş) 1. Seviye, Yabancılara Türkçe Öğretimi (6-12 Yaş) 2. Seviye, Yabancılara Türkçe Öğretimi (6-12 Yaş) 3. Seviye, Yabancılara Türkçe Öğretimi (13-17 Yaş) 1. Seviye ve Yabancılara Türkçe Öğretimi (13-17 Yaş) 2. Seviye olmak üzere 10 seviyede kurs açıldığı tespit edilmiştir. Bu kurslara 66 farklı uyruktan toplam 16.460 kursiyerin katıldığı belirlenmiştir. Bu kursiyerlerin 6.623’ü erkek, 9.840’ı kadındır. Kurs sonunda erkeklerin 3.201’i sertifika almaya hak kazanırken kadınların 4.749’u sertifika almaya hak kazanmıştır. Katılımcıların yarıya yakınının (%48,29) kurs sonunda başarılı olarak sertifika aldığı saptanmıştır. Daha sonra hazırlanacak araştırmalarda diğer illerdeki halk eğitimi merkezlerinin yabancılara yönelik olarak açtıkları kurslar incelenebilir.
- MakaleAçık Erişim2025Eğitimin Merkezinde Ama Dışında: Öğrenci Sesinin Eğitim Politikalarında Görünmezliği Üzerine Fenomenolojik Bir Analiz
Aksakalli, Ayhan
Bu araştırma, eğitim politikalarında sıkça dile getirilen “öğrenci merkezlilik” söyleminin, öğrencilerin gün-lük okul deneyimlerinde nasıl karşılık bulduğunu anlamayı amaçlamaktadır. Nitel araştırma deseni çerçe-vesinde, fenomenolojik yaklaşımla yapılandırılan çalışmada, Türkiye’nin bir ilinde yer alan üç farklı lise tü-ründen (Anadolu, fen ve meslek lisesi) toplam 15 on ikinci sınıf öğrencisiyle yarı yapılandırılmış derinleme-sine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiş ve dört ana tema belirlenmiştir: “Sözümüzü Bize Bırakın”, “Bizimle İlgili Ama Bizsiz”, “Bize Değil, Bizim Üzerimize” ve “Sadece Başarılıysan Varsın”. Bulgular, öğrencilerin eğitim politikalarına yönelik süreçlerden sistemli biçimde dışlandığını; katılım, temsil ve değer atama mekanizmalarının büyük ölçüde sembolik düzeyde kal-dığını göstermektedir. Araştırmanın bulguları, öğrenci sesinin bastırılmasının yalnızca pedagojik düzeyde değil; aynı zamanda politik ve ideolojik yapılarla ilişkili olabileceğine işaret etmektedir. Elde edilen sonuç-lar, öğrencilerin edilgen alıcılar değil, karar süreçlerinin etkin ve meşru özneleri olarak kabul edilmesi ge-rektiğini vurgulamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Etwinning as a collaboration platform in education: etwinning projects in language education in the context of teachers' views
Maden, Asli; Hançer, Mevhibe Kübra
The eTwinning activities carried out through the European School Education Platform are an exemplary model of integrating technology and curriculum in education. This platform, which the European Commission supports, fosters collaboration between educators and students at both national and international levels. Through this platform, students encounter diverse cultures and enhance their language skills. Using project-based learning in this context fosters the acquisition of 21st-century skills, including critical thinking, creativity, collaboration, and communication. However, research focusing on the role of eTwinning projects in language education is limited. The present study aims to examine the effects of eTwinning projects (a network-based learning environment supported by the European Union) on language education, based on teachers' views. The research utilised the case study method, a qualitative research design. The study's participants included 48 English language educators working within the city center of Bayburt. The study's findings were collected using semi-structured interviews, providing a comprehensive overview of the participants' perceptions. The analysis of the findings showed that most respondents found eTwinning projects to be effective in the context of language education. Consequently, the study findings suggested organizing seminars on new research and regulations, coordinating eTwinning projects, making planning announcements, and ensuring curricula compliance.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Milli Takım Düzeyindeki Bedensel Engelli Para-Karate Sporcularının Spora Katılım Motivasyonları ile Yaşam Kalite ve Yaşam Doyum Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Kul, Murat; Boz, Emre; Çetintaş, Yasin
Para-Karate sporcularının spora katılım motivasyonları ile yaşam kaliteleri ve yaşam doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi bu araştırmanın temel amacıdır. Bu amaç doğrultusunda milli takım seçmelerine katılan 24 para-karate sporcusu (n=11kadın-13erkek) çalışmaya dâhil edilmiştir. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen bu araştırmada verilerin toplanması adına 4 ayrı form kullanılmıştır. Bunlar; “Kişisel Bilgi Formu”, “Engelli Bireylerde Spora Katılım Motivasyonu Ölçeği”, “Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği” ve “Yaşam Doyum Ölçeği”. Dijital ortamda toplanan bu verilerin analiz sürecinde ise SPSS (26. Versiyon) paket programının tanımlayıcı analizlerinin yanı sıra Spearman Korelasyon Katsayısı testi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Veri analizinin neticesinde para-karate sporcularının spora katılım motivasyonları ile yaşam kalite ve yaşam doyum düzeyleri arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda içsel motivasyon ve dışsal motivasyon alt boyutlarının hem yaşam doyumunun hem de yaşam kalitesinin yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Üniversite Öğrencilerinin Akademik Rekabet ve Hedef Belirleme Yaklaşımları: Ölçek Geliştirme Araştırması
Durmuş, İbrahim
Üniversiteler, öğrencilerin gelecek hedeflerini inşa etmelerinde oldukça değerli bir yere sahiptir. Öğrenciler eğitim-öğrenim faaliyetlerinde birçok etkenle rekabet halindedir. Araştırmada literatürde oldukça sınırlı çalışılan, üniversite öğrencilerinin akademik rekabetlerini ve hedef belirleme yaklaşımlarını ölçmek amacı ile beş farklı değişken oluşturulmuştur. Bu değişkenlerden birinde öğrencilerin hedef belirlemesinde etkili olan; hedeflerine bağlılıkları ve akademik çabaları incelenmiştir. Diğer taraftan öğrencilerin akademik rekabet düzeyleri; pozitif akademik rekabet, kişisel gelişim rekabeti ve akademik kıskançlık rekabeti ölçekleri oluşturulmuştur. Araştırma örneklemi Bayburt Üniversitesi’nde farklı seviyelerde eğitimi devam eden 391 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın genel modelinde öğrencilerin pozitif akademik rekabet düzeylerinin; hedeflerine bağlılığı, kişisel gelişim rekabetlerini ve akademik kıskançlık rekabetlerini pozitif yönde etkilemiştir. Öğrencilerin akademik kıskançlık rekabetleri hedeflerine bağlılıklarını negatif, hedeflerine bağlılıkları ise akademik çabalarını pozitif yönde etkilemiştir. Spesifik modellerde öğrencilerin akademik çaba, akademik kıskançlık rekabeti, not ortalaması, hedef sayısı, eğitim düzeyi ve aylık gelirlerinin düzenleyici, kişisel gelişim rekabetinin ise aracı etkileri olmuştur.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024The Effect of STEM Education on the Pre-school Pre-service Teachers’ Lifelong Learning Tendencies
Yalçın, Paşa; Çakır, Zehra; Yalçın, Sema Altun
The research aims to explore the effect of STEM education on pre-service teachers' lifelong learning tendencies. 22 pre-service teachers studying in the 4th grade participated in the research. The research was carried out within the scope of the STEM education elective course given in the pre-school teaching department in the faculty of education. A methods approach was employed in the research. In the research, in which the explanatory mixed design was applied, the quantitative data were collected with the Lifelong Learning Tendency Scale. Qualitative data were obtained with a semi-structured interview form. At the end of the study, it was determined that STEM education had a positive effect on the pre-service teachers' lifelong learning tendencies and developed their lifelong learning skills. It was found, with STEM education, that producing machines, robots, and vehicles with simple materials contributed to their seeing the materials around them with different eyes and their desires to learn and produce new things. It was also stated that they contributed to self-directed learning, increased their willingness to explore and research, and activated their learning by doing and experiencing skills. It was concluded that they enjoyed doing the activities, which made the information permanent and created their desire to use these activities in their lessons in order to create fun and permanent learning environments in the future.











