Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Arslaner, Ayla(4)
- Bayraktar, Bülent(4)
- Erkılıç, Tugçe Orkun(4)
- Erkılıç, Ali Ozan(3)
- Türkoğlu, Zehra(3)
- Erdogan, Ummugulsum(2)
- Esgin, Ozge(2)
- Gidik, Osman(2)
- Gıdık, Betül(2)
- Kul, Murat(2)
- Ozcan, Gulbahar Boyuk(2)
- Talay, Rabia(2)
- Çelikel, Seda(2)
- Akeren, Zahide(1)
- Akkoyun, Melike(1)
- Akpolat, Hacer(1)
- Akçıl, Mehtap(1)
- Altuntaş, Ümit(1)
- Aykırı, Hilal(1)
- Bayraktar, Mukaddes Kılıç(1)
- Başar, Enes Emre(1)
- Başar, Şule(1)
- Birinci, Avni(1)
- Bozok, Ümmü Gülşen(1)
- Bülbül, Ali Savaş(1)
- Ceyhan, Mehmet Ali(1)
- Cin, Aynur(1)
- Daştan, Buket(1)
- Demirağ, Hatice(1)
- Demirer, Büşra(1)
- Dilan(1)
- Dogan, Hanife(1)
- Ecem Bayram, Nesrin(1)
- Erten, Tayyibe(1)
- Esmer, Yusuf(1)
- Ethemoğlu, Filiz Banu(1)
- Evli, Fatih(1)
- Evli, Meltem(1)
- Göktaş, Bora(1)
- Gönen, Mevlüt(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Association of the enteral nutrition support with mortality, biochemical parameters, and health markers in geriatric patients with COVID-19: A retrospective cohort study
Özçelik, Ayşe Özfer; Esgin, Ozge; Ethemoğlu, Filiz Banu; Özyürek, Serkan; Aykırı, Hilal
This study aims to evaluate the association of the enteral nutrition support on mortality, biochemical parameters, and health markers in geriatric patients with COVID-19 treated in intensive care units (ICUs). A retrospective cohort analysis was conducted on 226 patients aged 60 years and older admitted to the COVID-19 adult ICU of Yıldırım Beyazıt University Training and Research Hospital in 2021. Demographics, ICU stay characteristics, biochemical parameters, and nutrition therapy details were collected from hospital records. Patients receiving enteral nutrition were categorized by product type (e.g., diabetic, immunonutrition, glutamine-containing, etc.), and their association on mortality, biochemical markers, and ICU outcomes were evaluated. The mortality rate was 50.4%, with an mean ICU stay of 9.63±6.50 days. Most patients (90.3%) had chronic conditions. Nutrition therapy was administered to 138 patients using various products. Immunonutrition products were associated with improved albumin levels and reduced mortality (p<0.05). Chronic conditions significantly increased mortality risk and ICU stay duration (p<0.05). Multivariate analysis revealed that longer ICU stays and the presence of chronic diseases independently reduced survival probability. Enteral nutrition support, particularly immunonutrition, may benefit geriatric ICU patients with COVID-19 by improving biochemical parameters and reducing mortality risk. Although patients receiving diabetic and glutamine-enriched products have a higher incidence of pressure ulcers, it should be considered that such products are likely to have been used in higher-risk patients.
- MakaleYalnız künye2025Farklı Pişirme Kaplarının Seçili Üç Yemeğin Duyusal Özellikleri Üzerine Etkisi
Ünlü, Hami
Yiyeceklerin pişirilmesi ateşin keşfedilmesi ile başlamış ve çeşitli pişirme kapları kullanılarak günümüze kadar devam etmiştir. Bu çalışmada yiyeceklerin pişirilmesinde kullanılan güveç, bakır ve çelik pişirme kaplarının yemeklerin duyusal özellikleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bulgur, mercimek ve kuru fasulye aynı reçetelere göre bu üç farklı pişirme kabı kullanılarak pişirilmiş ve koku, doku, lezzet ve görünüş özellikleri açısından 12 panelist tarafından değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda güveç kabında pişirilen bulgur, mercimek ve kuru fasulye duyusal özellikler ve genel beğeni bakımından diğer kaplara göre daha iyi sonuçlar vermiştir. Bakır pişirme kabında pişirilen ürünlerde çelik pişirme kabında pişirilen ürünlere göre duyusal özellik ve genel beğeni açısından iyi sonuçlar vermiştir. Çalışma sonucunda duyusal özellik ve genel beğeni açısından en iyi sonuçlar güveç, bakır ve çelik şeklinde sıralanmıştır.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2025The Role of Family: Effects on Adolescents’ Body Image and Eating Attitudes
Esgin, Ozge; Erten, Tayyibe; Şahiner, Ayça
Purpose: Adolescence is a critical period of physical, cognitive, and emotional changes, during which body image and eating attitudes are shaped. This study examines the relationship between family-related factors, body image, and eating attitudes among adolescents. Methods: A cross-sectional study was conducted with 300 adolescents (133 girls, 167 boys) from three high schools in Bayburt, Türkiye. The data was obtained by researchers in classes under the supervision of teachers. Body image was assessed using the Body Cathexis and Self Scale, and eating attitudes were evaluated with the Eating Attitudes Test26 (EAT-26). Family-related characteristics, including family type, parental education, and occupation, were collected through a structured questionnaire. Data analysis was performed using the SPSS package program (version 22.0). Results: The mean Body Cathexis and Self Scale score was significantly higher in boys than girls (p0.05). Family type (p=0.009), maternal mortality (p=0.004), and paternal occupation (p=0.035) were significantly associated with eating attitudes, whereas no significant relationship was found between family-related factors and body image (p>0.05). Conclusion: Family structure and socioeconomic status influence adolescent eating attitudes, while body image appears less affected by family-related factors. Interventions targeting adolescent health should address family-based support, particularly for those experiencing maternal loss, and promote body image awareness programs, especially among girls. Future research should explore cultural and psychosocial influences on adolescent health behaviors.
- MakaleAçık Erişim2025Diyabetikler için Sağlıklı Bir Atıştırmalık Olarak Aronya Soslu Düşük Kalorili Probiyotik Meyveli Yoğurt
Türkoğlu, Zehra; Arslaner, Ayla; Yıldız, Beysun; Dilan; Akkoyun, Melike; Işık, Elif Büşra
Diyabet hastaları için günlük diyetin önemli bölümünü oluşturan ara öğünlerin düşük kalorili olması yanı sıra, sağlıklı atıştırmalıklar içermesi gerekmektedir. Bu çalışmada, başta diyabetikler olmak üzere, sağlıklı beslenme endişesi taşıyan bireyler için fonksiyonel, alternatif bir ara öğün formüle etmek amaçlanmıştır. Bunun için, yüksek lif içeriği ve düşük glisemik indeksi nedeniyle fermente süt ürünlerinde doğal tatlandırıcı olarak potansiyel taşıyan hurma (Phoenix dactylifera) meyvesi ve anti-diyabetik etkisi bilinen Aronya (Aronia melanocarpa (Michx) Elliot) meyvesinden elde edilen sos, probiyotik meyveli yoğurt üretiminde kullanılmıştır. Elde edilen meyveli probiyotik yoğurtlarda 21 günlük depolama süresinde bazı kalite nitelikleri, şeker profil analizleri, probiyotik raf ömrü ve duyusal analizler gerçekleştirilmiştir. Aronya soslu probiyotik yoğurt örneklerinin, kurumadde, invert şeker, toplam şeker, kül ve pH oranları sırasıyla; %21.20, %6.248, %9.421, %1.250 ve 3.94-4.06 bulunmuştur. Meyveli yoğurt örnekleri protein ve kurumadde içeriği bakımından ilgili tebliğlere uygundur. Yoğurt örneklerinde, toplam spesifik mikroorganizma sayısı depolamanın tüm günlerinde istenen terapötik etkiyi sağlayacak seviyenin üzerinde (>8.00 log kob/g) tespit edilmiştir. Meyveli yoğurt örneğinde 84.15 kcal/100 g olarak hesaplanan kalori değeri, diyabetikler için tavsiye edilen aralığın (100-150 kcal/100 g) oldukça altındadır. Duyusal analiz sonuçlarına göre hem sade hem de meyveli yoğurtlar, kavrulmuş çiya ve yulafla ara öğün olarak tüketilmeye uygundur.
- MakaleAçık Erişim2024Covid-19 Pandemisi Sonrası Spor Bilimleri Fakültesi Akademisyenlerinin Siberkondria Düzeyleri ve İnfodemide Davranışları Beslenme Durumları ile Bazı Değişkenler Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Pilot Çalışma
Erkılıç, Tugçe Orkun; Bayraktar, Bülent; Erkılıç, Ali Ozan
Bu çalışma Covid-19 sonrası dönemde akademik personelin siberkondria ile infodemi düzeyleri arasındaki ilişkiyi ve beslenme durumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel tipteki bu araştırma, Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde görev yapan 23 Akademik personel ile yapılmıştır. Tüm katılımcılara demografik özelliklerinin ve beslenme durumlarının ve besin tercihlerinin belirlenmesine yönelik bir anket uygulanmıştır. Verilerin toplanmasında Siberkondri Şiddet Ölçeği-Kısa Formu, İnfodemi (Dijital Ortamda Sağlık Bilgisi Edinme ve Teyit) Ölçeği ve Besin Tüketim Sıklığı formu kullanılmıştır. Çalışmada, ölçeklerin alt faktörlerinden aşırılık ile Web 1.0 ve Sağlık Bilgisi edinme arasında ve alt faktörlerden güvence ile Web 2.0 ve Dijital sağlık bilgisi edinme arasında pozitif bir ilişki belirlenmiştir. Katılımcıların aşırılık düzeyi yani sağlıklarıyla ilgili araştırmalarının artan ve tekrar eden yapısı arttıkça, sağlık bilgisi edinme düzeylerinin de arttığı tespit edilmiştir (p<0,05). Aynı zamanda katılımcıların profesyonel tıbbi tavsiye almaya yönlendiren araştırmalar (güvence düzeyi) arttıkça, dijital sağlık bilgisi edinme düzeylerinin de artması üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur (p<0,05). Çalışma sonucunda Covid-19 sonrası dönemde akademik personelin siberkondria ile infodemi düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya konulmuştur. Covid-19 pandemisi sonrası siberkondri ve infodemi davranışlarındaki artış, bireylerin beslenme durumları ile doğru besine yönelmesi konusunda diyetisyenlerin önemi ve gerekliliğini ortaya koymuştur. Mevcut sonuçlarımızın bu alanda gerçekleştirilecek çalışmalar ve araştırmacılar için önemli katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Üniversite Öğrencilerinde Hedonik Açlık Durumları ile Bazı Değişkenler Arasındaki İlişkisinin İncelenmesi
Erkılıç, Tugçe Orkun; Bayraktar, Bülent; Çelikel, Seda; Çakır, Yıldız
Hedonik açlık, enerji açığı olmadığında zevk almak için yemek yeme dürtüsüdür. Bu çalışma üniversite öğrencilerinde hedonik açlık durumları ile bazı değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Bayburt Üniversitesi’nin farklı bölümlerinde öğrenim gören 18-25 yaş arası 279 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerin sosyodemografik bilgilerini sorgulayan bir anket ile besin gücü ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 26 istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız örneklem t testi, One-Way ANOVA testi ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; öğrencilerin yaş ortalaması 21,44±3,08, boy uzunluğu (cm) ortalaması 169,31±8,67, ağırlık (kg) ortalaması 64,77±12,58 idi. Besin Gücü Ölçeği (BGÖ) puan ortalamaları 3,19±0,66, BGÖ- Besin Bulunabilirliği alt boyut puan ortalamaları 2,81±0,85, BGÖ- Besin Mevcudiyeti alt boyut puan ortalamaları 3,35±0,82, BGÖ- Besinlerin Tadına Bakılması alt boyut puan ortalamaları 3,53±0,75 olarak belirlenmiştir. BGÖ- Besin Bulunabilirliği alt boyut puan ortalamaları ile cinsiyet arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p<0,05). BGÖ- Besinlerin Tadına Bakılması alt boyut puan ortalamaları ile cinsiyet arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir (p<0,01). BGÖ- Besin Bulunabilirliği alt boyut puan ortalamaları kadın öğrencilerde yüksek iken, BGÖ- Besinlerin Tadına Bakılması alt boyut puan ortalamaları erkek öğrencilerde yüksek olduğu belirlenmiştir. BGÖ- Besin Mevcudiyeti ve BGÖ- Besinlerin Tadına Bakılması alt boyut puan ortalamaları ile sınıf düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,01). Sınıf düzeyi değişkeni bakımından yapılan posthoc analizi sonucunda her iki alt boyut puan ortalamalarının 2. sınıf öğrencilerinin 3. sınıf öğrencilerinden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak obezitenin önlenmesi ve tedavi stratejilerinde hedonik açlıkla ilişkili faktörlerin belirlenerek birey açısından doğru beslenme programlarının oluşturulması yönündeki bilişsel davranışçı terapiler geliştirilmesi ve beslenme programları üzerine gerçekleştirilecek araştırmalar için katkı sağlayacağı ve faydalı olacağı düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Sınav Döneminde Üniversite Öğrencilerinin Tükürük Kortizol Düzeyleri İle Beslenme, Sigara İçme, Fiziksel Aktivite Durumlarının Belirlenmesi
Erkılıç, Tugçe Orkun; Bayraktar, Bülent; Erkılıç, Ali Ozan; Ozcan, Gulbahar Boyuk
Amaç: Bu çalışmanın amacı, sınav döneminde üniversite öğrencilerinin tükürük kortizol düzeyleri ıle beslenme, sigara ıçme fiziksel aktivite durumlarının belirlenmesidir. Yöntem: Bu çalışma Bayburt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde 2023-2024 final sınav döneminde yürütülmüştür. Bir anket ile katılımcıların demografik özellikleri, beslenme ve fiziksel aktivite davranışları belirlenirken, antropometrik ölçümler alınmış ve beslenme durumları değerlendirilmiştir. Final sınavından önce ve sonra alınan tükürük örneklerinde kortizol hormonu seviyeleri ELISA ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışma, klinik olarak herhangi bir sağlık problemi bulunmayan 18-25 yaş aralığındaki toplam 120 gönüllü öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Çalışmada, öğrencilerin sınav öncesi ve sonrası tükürük kortizol düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Kortizol düzeyleri erkek öğrencilerde (n=60) kız öğrencilerden (n=60) daha düşük bulunmuştur (p<0.05). Sigara içenlerin kortizol düzeyleri içmeyenlere göre yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sınav kaygısı kız öğrencilerde daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sınav döneminde fiziksel aktivite, beslenme davranışları veya besin tercihleri açısından anlamlı bir değişiklik gözlenmemiştir (p>0.05). Sonuç: Öğrencilerin için önemli stress etmenlerinden birisi olan sınav dönemidir. Bu dönemde beslenme, fiziksel aktivite ve sigara kullanımı üzerindeki etkilerinin incelenmesi önemlidir. Kortizol seviyeleri bu tür çalışmalar için önemli bir belirteçtir ve stres önleme stratejilerinin etkinliğinin değerlendirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024What does Ottoman Palace Cuisine Mean in Terms of the Development of Gastronomy Tourism in Türkiye? Delving into the Turkish Chefs’ Perspectives
Ödemiş, Murat; Nazikgul, Mehmet
The food and beverages served in the palaces of the Ottoman Empire are still practised today and are in demand by gastronomy tourists. The main aim of this study is to examine the practises of the kitchen chefs in 5-star hotel establishments in Antalya regarding the Ottoman palace cuisine, service methods, the sources from which they learned the recipes, the level of appreciation of the guests and the differences in practises between the chefs. Semi-structured interviews were conducted with hotel chefs, and the data obtained were analysed by descriptive analysis and content analysis methods. It was determined that due to financial constraints, some hotels do not produce meals in accordance with their original form. In addition, it was concluded that serving palace cuisine dishes in containers belonging to the period and in an area designated for palace cuisine dishes would contribute positively to the recognition of the Ottoman palace cuisine. While the chefs stated that lamb dishes and baklava are the most popular foods for tourists, Mutancana and Ballı (Honey) Mahmudiye dishes prepared with dried fruits are another important issue that is understood from the interviews that the rich variety of Ottoman palace cuisine is not sufficiently applied in today’s hotel kitchens and some recipes do not reflect the original. There is no other study in the literature investigating the Ottoman Palace Cuisine practises of hotel kitchen chefs in Antalya. From this perspective, this study is original enough to shed light on future research.
- MakaleAçık Erişim2024Investigation of the relationship between orthorexic tendencies and some anthropometric measurements and variables in university students
Erkılıç, Tugçe Orkun; Bayraktar, Bülent; Bülbül, Ali Savaş; Bozok, Ümmü Gülşen; Erkılıç, Ali Ozan; Ozcan, Gulbahar Boyuk; Turan, Merve
Orthorexia nervosa (ON) is a type of eating disorder marked by an excessive preoccupation with eating healthily to preserve and promote health, which surpasses normal levels of concern. This study aims to investigate the correlation between orthorexic tendencies, anthropometric measurements, and several other characteristics among university students. A cross-sectional study was done with a sample size of 307 university students from various departments, consisting of 228 females and 79 males. The data-gathering process consisted of administering a demographic information form and the ORTO-11 questionnaire. Anthropometric measurements, such as weight, height, waist circumference, hip circumference, and chest circumference, were measured. In addition, Body Mass Index (BMI) was calculated. The TANITA BC-418 equipment was used to measure the weight of the participants, while a flexible tape measure was used to measure their height, waist circumference, hip circumference, and chest circumference. The BMI was calculated by the individual's weight (in kilograms) by the square of their height (in meters). The data analysis encompassed the utilization of descriptive statistics, t-tests, variance analysis, and Pearson correlation analysis. A score of 25 or lower on the ORTO-11 scale was categorized as orthorexic, whereas a score higher than 25 was deemed normal. The average age and orthorexia scores of the subjects were 20.81±1.86 and 27.76±4.42 for females, and 21.38±4.14 and 28.11±4.37 for males, respectively. It was determined that 29.3% of the participants were found to display orthorexic tendencies, while the remaining 70.7% did not. There were no statistically significant variations in age, hip circumference, and orthorexia scores across genders (p>0.05). No statistically significant relationship was found between the total orthorexia scores and BMIs of the individuals (r=-.051, p>0.05). ON is associated with psychological and social complications, which in turn contribute to the development of disordered eating patterns. The results of this study indicate that determining the frequency of orthorexic tendencies among university students may contribute to the development of strategies for its prevention.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Gastronomic Elements in the Travel Books of Arab Travelers
Ünalan, Ibrahım
Travel books are literary works in which travelers give various information about the places they have seen. Providing reference to areas like history, geography and literature, travel books are of vital importance for gastronomic studies as well. Travelers visiting the same or different geographies during different centuries mentioned in their travel books the flavors they had tasted, incidents they had witnessed concerning food and situations they had found interesting in a positive or negative way. In their travel books, they also mentioned cooking styles, methods of cooking and making food, materials used in storage and service, food-related professions and places to eat. Some travelers gave place to ordinary foods, cooking technics and table habits by comparing with their own culture. Such gastronomic elements mentioned in travel books also reflect the food and cuisine concept of the period and geography in which the travel book was written. Examples to travel books that include gastronomic elements are İbn Fadlan’s er-Risâle, İbn Battûta’s er-Rıhle, el-Gırnâtî’s Tuhfetu’l Elbâb and Nuhbetu’l Acâb, Bedreddin el-Gazzî’s el-Metali’u’l-Bedriyye fi’l-Menâzili’r-Rûmiyye, Ahmed Fâris eş-Şidyâk’s el-Vâsıta ilâ Ahvâli Malta, Kutbeddin el-Mekkî’s el-Fevâ’idu’s-Seniyye fi’r-Rihleti’l-Medeniyye, İbrahim el-Hıyârî’s Tuhfetu’l-Udebâ’ and Selvetu’l-Gurabâ’, el-Ayyâşî’s er-Rihletu’l-Ayyâşiyye and Abdulganî en-Nâblusî’s el-Hakîka ve’l-Mecâz fî Rihle Bilâdi’ş-Şâm and Mısr ve’l-Hicâz. The aforementioned travelers mentioned in their travel books the food culture of the places they had visited, fruits and vegetables growing there, traditional flavors of the city or the region, as well as eating styles and customs. In addition, they gave place to interesting situations about eating and foods. In this study, gastronomic elements mentioned in the travels books of the aforementioned travelers were discussed. Accordingly, the study evaluated what kind of foods were consumed during the century and in the geography where the travelers had traveled to, as well as the preparation and storage technics of these foods, and the nutrients and customs the travelers had found odd.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Self-efficacy levels of individuals with type 2 Diabetes Mellitus in the use of diabetes drugs: The example of Gümüşhane and Bayburt province
Demirağ, Hatice; Cin, Aynur; Daştan, Buket
This study was conducted to determine the self-efficacy levels of individuals with Type 2 Diabetes Mellitus in the use of diabetes medication. The population of the descriptive study consisted of individuals with Type 2 Diabetes Mellitus residing in Gümüşhane and Bayburt provinces. The sample size was determined with the G*Power 3.1.6.9 program. A total of 315 individuals were reached in the study using a snowball sampling method. Data were collected by “Google Form” us- ing “Personal Information Form” and “Diabetes Medication Self-Efficacy Scale”. In the analysis of the data, independent groups t-test, one-way ANOVA test and Pearson product moments correlation test were used. The average age of the individuals with Type 2 Diabetes Mellitus participating in the study was 52.29±14.74 years, the duration of diabetes disease was 9.23±6.25 years, and 81% of them were men. The total average score of the participants from the “Diabetes Medication Self-Efficacy Scale" was determined as 38.70±12.36 points. It was found that the average total score of the” Diabetes Medication Self-Efficacy Scale" was higher for women than men, singles than married. Again, the total scale score averages were statistically different according to the occupational group (p<0.001). In addition, the average total score of the “Diabetes Drug Use Self-Efficacy Scale” was found to be higher for individuals who received training on diabetes drug use compared to individuals who did not receive it. It was found that the average scores of the participants from the "Diabetes Medication Self-Efficacy Scale" and its sub-dimensions were moderate. In order to increase the diabetes drug use self-efficacy levels of participants diagnosed with Type 2 diabetes, training on the use of diabetes drugs can be expanded.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Tüketici Tercih ve Davranışlarında İyi Tarım Uygulamalarına Yönelik Bir Araştırma: Karaman İli Örneği
Göktaş, Bora; Tarakçı, İnci Erdoğan; Oflaz, Özkan
Amaç – Organik Tarım ürünlerinin birim maliyetinin yüksek olması, konvansiyonel ürünlerin ise, kimyasal kalıntılar barındırması nedeniyle insan sağlığına, çevreye (toprak, su vb.) ve doğadaki diğer yaşam paydaşlarına (hayvanlar, bitkiler vb.) zararlı olması tüketicileri iyi tarım uygulamaları ürünlerine yöneltmiştir. İyi Tarım Uygulamalarına (İTU) yönelik tüketici tutumlarını “İnsan Sağlığı”, “Çevreye Faydası” ve “Satın Alma” boyutu bakımından incelemek ve istatistiksel sınamalar yaparak bulguları ortaya koymaktır. Yöntem – Araştırmanın popülasyonu, Karaman ilinde gıda ürünleri alışverişleri yapan hane halkları arasından, kolayda örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Nicel araştırma modeli benimsenerek yürütülen bu çalışmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Ankette demografik sorular, tüketici tutum ölçeği ve marka kişiliği ölçeğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS-25 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca bu veriler ile tek yönlü varyans (Anova) testi, T-testi, Korelasyon analizi yapılmıştır. Bulgular – Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgulara göre; İTÜ’nin insan sağlığına ve çevreye faydalıdır algısı gibi boyutların tüketicilerin tutum ve davranışlarına etki ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca bu boyutlar arasında tüketicilerin demografik özelliklerine dair istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Tartışma – Tüketicilerin sağlık ve çevre bilincine bağlı olarak tarımsal gıda ürünlerini satın alma noktasında tutum ve davranışlarının değiştiği görülmektedir. Bireylerin satın aldıkları gıdaların insan sağlığına olumsuz etkileri ve çevreye verdikleri zararı hakkında bilgisi arttıkça insan sağlığına ve çevreye daha duyarlı hale geldikleri görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2023The impact of the COVID-19 pandemic on eating and food shopping habits
Demirer, Büşra; Akpolat, Hacer; Bayraktar, Mukaddes Kılıç
Objective: This study aimed to investigate the effect of the COVID-19 pandemic on eating and food shopping habits among the Turkish adult population. Material and method: Demographics, eating and food shopping habits, and food label reading habits of the participants were collected via online surveys. Coronavirus anxiety was assessed using the Coronavirus Anxiety Scale. The survey was conducted from November 2021 to the end of January 2022. Student's t-test was used to determine the statistical difference between quantitative variables. Chi-Square and Marginal Homogeneity Tests, depending on the number of categories, were used to determine the difference between qualitative variables. Results and discussion: Unpackaged food consumption decreased during the pandemic. More than half of the participants started to pay more attention to food labels, spend less time for grocery shopping, and started using nutritional supplements. The changes in eating, grocery shopping, and food label reading habits among Turkish consumers during the pandemic have been demonstrated.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2023Türkiye’deki Profesyonel ve Amatör Lig Futbolcularının Organik Gıda Tercihlerinin Belirlenmesi
Kul, Murat; Gıdık, Betül; Gidik, Osman; Evli, Fatih; Evli, Meltem
Bu çalışmanın amacı amatör ve profesyonel liglerde futbol oynayan sporcuların organik gıda tercihlerini, medeni durum, oynadığı lig, yaş, spor yaşı, eğitim durumu, kronik sakatlık durumu, oynadığı mevki, gelir düzeyi gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Çalışma, amatör liglerde oynayan 838, profesyonel liglerde oynayan 233, toplamda 1071 futbol oyuncusu üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, “Organik ürün tüketimini etkileyen faktörler ve tutumlar üzerine bir saha çalışması” (Sarıkaya, 2007), “Erciyes Üniversitesi İİBF akademik ve idari personeli ile İİBF işletme gündüz ve ikinci öğretim öğrencilerinin organik ürünleri algılamaları” (Kacur, 2009) ölçekleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde iki bağımsız değişken arasındaki anlamlı farkın olup olmadığını belirlemek amacı ile t-Test kullanılmıştır. Birden fazla bağımsız değişkenin kendi aralarındaki ilişkiyi belirlemek amacı ile Anova, hangi grupların arasında anlamlı fark olduğu ise Tukey Post Hoc testi uygulanmıştır. Sonuçta katılımcılarım medeni durum, kronik hastalık durumu, yaş, eğitim durumu, oynadığı lig ve gelir durumu değişkenlerinde anlamlı fark tespit edilmiştir. Bununla birlikte katılımcıların organik gıdalar hakkında bilgi sahibi oldukları ve organik gıdaları sağlıklı buldukları sonucuna da ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Üniversite Öğrencilerinde Günlük Alınan Besin Öğeleri Dağılımının ve Metabolik Sendrom Riskinin Belirlenmesi: Bayburt Üniversitesi Örneği
Akeren, Zahide; Kaya, Oncagül
Amaç: Bu çalışma, Bayburt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören öğrencilerin günlük alınan ana besin öğeleri dağılımının ve metabolik sendrom riskinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntemler: Araştırma verileri Aralık 2022-Şubat 2023 tarihleri arasında yüz yüze toplandı. Çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilere “veri toplama formu” ve “Metabolik Sendrom Araştırma Formu” doldurtulduktan sonra 24 saatlik besin tüketim kaydı verildi. Geriye dönük olarak tüketilen besinlerini kaydetmeleri istendi ve bu işlemler toplamda 15-20 dakika arasında bitirildi. Beslenme kayıt formları ile elde edilen veriler, “Beslenme Bilgi Sistemi (BeBİS 9.0) programı” kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Üniversite öğrencilerinin metabolik sendrom risk ortalamasının 6,26±2,03 olduğu, %82,9’unun orta ve yüksek risk grubunda olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin tanıtıcı bilgileriyle metabolik sendrom riski karşılaştırıldığında; 26-30 yıl (9.57±2.99), grubunda olan öğrencilerin metabolik sendrom riskinin 15-20 yıl (6.10±2.20) ile 21-25 yıl (6.20±1.73) gruplarında yer alan öğrencilerden anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). Öğrencilerin metabolik sendrom risk düzeyleri ile cinsiyet, bölüm, sınıf, sigara, alkol, fiziksel aktivite ve kronik hastalık varlığı değişenleri arasında anlamlı farklılık bulunmadı (p>0,05). Öğrencilerin metabolik sendrom risk düzeyleri enerji ve ana besin öğeleri alımlarına göre karşılaştırıldığında; alınan toplam enerji (p<0,001), tüketilen su (p=0,010), toplam yağ (p<0,001), karbonhidrat (p<0,001), lif (p=0,020) ve çoklu doymamış yağ (p<0,001) ile aralarındaki istatistiksel anlamlı fark olduğu bulunurken, protein ve alkol (meyve, sebze, fermante ürünler) tüketimine göre anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Sonuç: Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin önemli bir kısmının (%82,9) metabolik sendrom riski taşıdığı, özellikle enerji alımı ko- nusunda dikkatli olunması gerektiği sonucuna ulaşıldı.
AtıfOpenAlex3TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2022Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sağlıklı beslenmeye yönelik tutumları ile benlik saygıları arasındaki ilişki
Gönen, Mevlüt; Ceyhan, Mehmet Ali
Sağlıklı beslenmeye yönelik tutumun sağlıklı beslenme davranışının belirleyicilerinden biri olduğu söylenebilir. Sağlıklı beslenme davranışı ise sağlıklı bir hayat sürmenin öncüleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Sağlıklı beslenmenin aynı zamanda, kişilik gelişim fonksiyonlarından biri olan benlik saygısıyla ilişkili olduğu da düşünülmektedir. Bu ilişki göz önünde bulundurularak bu çalışmada, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumları ile benlik saygıları arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma gurubunu Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde farklı bölüm ve sınıf derecelerinde öğrenim görmekte olan 139 (%47.0)kadın 157 (%53.0) erkek olmak üzere toplam 296 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın verilerinin toplanmasında anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada veri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen Demografik Bilgi Formu, Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği (SBİTÖ) ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin, analizinde öncelikli olarak verilerin normal dağılıp dağılmadığını belirlemek için normallik testi yapılmıştır. Verilerin normal dağıldığı belirlendikten sonra betimsel istatistik, bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü varyans analizi (Anova) ve gruplar arası farkı belirlemek için Scheffe çoklu karşılaştırma testi ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi sonucunda öğrencilerin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum puan ortalamalarının, cinsiyet, sınıf ve bölüm değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin benlik saygısı düzeyi puan ortalamalarının ise, cinsiyet ve öğrenim görülen bölüm değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark gösterdiği belirlenmiştir. Öğrencilerin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum ve benlik saygısı puan ortalamaları arasında ise düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex4TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2022COMPARISON OF POLLEN MORPHOLOGIES EXAMINATION OF SOME Rhododendron SPECIES - PLANT SOURCE OF MAD HONEY
Mayda, Nazli; Özkök, Aslı; Ecem Bayram, Nesrin
Honey is one of the important natural products used for apitherapeutic purposes as well as food consumption. The authenticity of the products to be used for apitherapy is very important. Botanical origin is one of the most critical factors affecting the characterization of bee products, especially honey. Therefore, melissopalynological analysis is essential in honey samples. In this study, the pollen morphologies of four different Rhododendron taxa, the origin of the monofloral "Mad honey" used for apitherapeutic purposes in Turkey, were examined. Five different measurement parameters have been used to investigate the pollen morphology of the plants. As a result, it can be said that pollen morphology has an important place in confirming the botanical origin of “Mad honey”.
- Derleme MakaleAçık Erişim2022Diyet Posası, Genetik Varyantlar ve Hastalıklar Etkileşimi: Sistematik Derleme
Akçıl, Mehtap; Çelikel, Seda
Çağımızın önemli hastalık ve rahatsızlıkları olan diyabet, obezite, kardiyovasküler hastalıklar çevresel risk faktörlerinin yanında, aynı zamanda genetik yatkınlık sonucu şekillenmektedir. Başta beslenme olmak üzere büyüme ve enerji regülasyonu ile birlikte birçok fizyolojik süreç üzerinde çok sayıda genetik varyantın etkisi bulunmaktadır. Genetik varyantlar ile ilişkili hastalık sorunlarının belirlenmesi stratejik ve kritik öneme sahiptir. Diyabet, obezite, kardiyovasküler hastalıkların görülme oranındaki artış, bireylerin genetik yapılarına özgün diyet programlarının oluşturulmasının gerekliliği ve beslenme programı içerisinde diyet posası tüketimi konusunu önemli hâle gelmiştir. Kronik hastalıklara karşı koruyucu olduğu kabul edilen diyet bileşenlerinden biri de diyet posasıdır. Diyet posası; meyve ve sebzeler, kurubaklagiller, yulaf ve tam tahıl gibi bitkisel kaynaklı besinlerde bulunan insan sindirim sistemi enzimleri tarafından sindirilemeyen, karbonhidrat bileşenleri olan dirençli nişasta, lignin, selüloz, pektin, gumlar, hemiselüloz, β-glukan, inülin, oligosakkaritler ve fruktanlar gibi bileşenleri içermektir. Diyet posası, genetik varyantların yol açtığı sağlık sorunları ve hastalıklar, obezite parametreleri ve lipid profili üzerinde olumlu etkisi bulunmaktadır. Obeziteye duyarlılıktaki bireyler arası farklılıklar, epigenetik faktörlere bağlı olması nedeniyle bu farklılıkların belirlenmesi genetik varyantlar sayesinde belirlenebilmektedir. Bu etkileşimin aydınlatılmasına yönelik araştırmalar; diyabet, obezite, kardiyovasküler ve kronik hastalıkların prevalansı ve tedavi süreçlerine önemli katkılar sağlayarak ışık tutacaktır. Bu derleme, diyet posası alımının genetik varyantlar ve hastalıklar arasındaki etkileşimini incelemek amacıyla hazırlanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2022Attitudes and Behaviors of Turkish Consumers Regarding the Olive Oil Consumption
Özçelik, Beraat; Altuntaş, Ümit; Güzel, İsmail; Yılmaz, Özlem; Uluata, Sibel
Bu çalışmanın amacı, Türk tüketicilerinin Akdeniz diyetinin önemli bir parçası olan zeytinyağı tüketimine ilişkin tutum ve davranışlarını ortaya koymak, zeytinyağının duyusal özelliklerinin tüketiciler üzerindeki etkisini ölçmek ve bu konudaki farkındalıklarını ve tutumlarını belirlemektir. Literatür araştırması doğrultusunda, tüketicilerin zeytinyağı tercihinde en çok önem verdiği özellikler ve zeytinyağı satın alma/tüketim sıklığı Türkiye'de sıklıkla mutfaklarda kullanılan zeytinyağının önemi ve mevcut durumu göz önünde bulundurularak, tüketicilerin zeytinyağı tercihinde etkili olan parametreleri değerlendirmek için incelenmiştir. Zeytinyağı tüketim ve satın alma sıklığı, ambalaj tercihi, duyusal özelliklerin önemi gibi anket soruları hazırlanmış ve anket çalışması tasarlanmıştır. Bu anket çalışmasında tüketicilerin demografik ve sosyo-ekonomik yapıları da dikkate alınmış ve elde edilen verilerin demografik özelliklerine (cinsiyet, yaş, eğitim, gelir düzeyi) göre farklılık gösterip göstermediği istatistiksel olarak tespit edilmiştir. Belirlenen tasarım doğrultusunda "VETİ" programı ile hazırlanan anket Türkiye'de yaşayan 272 kişiye uygulanmıştır. Anketin istatistiksel analizi SPSS paket programı ile gerçekleştirilmiş, verilerin analizinde frekans dağılımı ve Ki kare Öz Bu çalışmanın amacı, Türk tüketicilerinin Akdeniz diyetinin önemli bir parçası olan zeytinyağı tüketimine ilişkin tutum ve davranışlarını ortaya koymak, zeytinyağının duyusal özelliklerinin tüketiciler üzerindeki etkisini ölçmek ve bu konudaki farkındalıklarını ve tutumlarını belirlemektir. Literatür araştırması doğrultusunda, tüketicilerin zeytinyağı tercihinde en çok önem verdiği özellikler ve zeytinyağı satın alma/tüketim sıklığı Türkiye'de sıklıkla mutfaklarda kullanılan zeytinyağının önemi ve mevcut durumu göz önünde bulundurularak, tüketicilerin zeytinyağı tercihinde etkili olan parametreleri değerlendirmek için incelenmiştir. Zeytinyağı tüketim ve satın alma sıklığı, ambalaj tercihi, duyusal özelliklerin önemi gibi anket soruları hazırlanmış ve anket çalışması tasarlanmıştır. Bu anket çalışmasında tüketicilerin demografik ve sosyo-ekonomik yapıları da dikkate alınmış ve elde edilen verilerin demografik özelliklerine (cinsiyet, yaş, eğitim, gelir düzeyi) göre farklılık gösterip göstermediği istatistiksel olarak tespit edilmiştir. Belirlenen tasarım doğrultusunda "VETİ" programı ile hazırlanan anket Türkiye'de yaşayan 272 kişiye uygulanmıştır. Anketin istatistiksel analizi SPSS paket programı ile gerçekleştirilmiş, verilerin analizinde frekans dağılımı ve Ki kare testleri kullanılmıştır. Bu anket çalışması sonucunda, Türk tüketicilerin kendilerine yöneltilen sorulara verdikleri yanıtlara göre, incelenen demografik değişkenlere, "cinsiyet", "yaş" ve "eğitim durumu" ve "gelir düzeyi"ne göre istatistiksel farklılıklar bulunmaktadır.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2021Scopus SJRQ4Yüksek Basınç Homojenizasyon Uygulanmış Yağsız Süt Tozlarının Yenilebilir Film Üretiminde Kullanımı: Film Özelliklerinin Karakterizasyonu
Sert, Durmuş; Mercan, Emin
Gıdaların ambalajlanması tedarik zincirinde önemli bir rol oynamaktadır ve ambalajlama son işlemenin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Yenilebilir filmler ve kaplamalar, gıda kalitesi optimizasyonu için ortaya çıkan stratejilerden biridir. Yenilebilir filmler ve kaplamalar kaliteyi sürdürme, raf ömrünü uzatma ve ambalaj malzemelerinin ekonomik verimliliğine katkıda bulunma potansiyeline sahiptirler. Ayrıca tüketicilerin sağlık kaygılarından dolayı sadece doğal bileşenler içeren yüksek kaliteli ürünlere olan talep artmaktadır. Bu amaçla doğal kaynaklı yeni ambalajlama materyalleri geliştirilmekte ve karakterize edilmektedir. Bu çalışmada, yüksek basınç homojenizasyon (YBH) uygulanarak üretilmiş yağsız süt tozu (YST) ilavesinin yenilebilir filmlerin fiziksel ve mekanik özelliklerine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla, 50 MPa’da YBH uygulanmış süt konsantresinden püskürterek kurutmayla YST üretilmiştir. Üretilen YST jelatin bazlı yenilebilir film üretiminde %1, %2 ve %3 oranında kullanılmıştır. Artan oranda YST ilavesi filmlerin yoğunluğunun ve parlaklığının (L*) kontrol örneğine kıyasla artmasına yol açmıştır. Yenilebilir filmlerin hidrofobikliği YST eklenmesiyle artmıştır. Örneklerin kopma uzaması %245.40-295-28 aralığında değişmiş olup artan oranda YST ilavesi bu değeri artırmıştır. Yenilebilir filmlerin dayanım değerleri 2.86-3.75 MJ/m3 aralığında tespit edilmiştir. En düşük dayanım değeri %3 YBH uygulanmış YST ilaveli örnekte en yüksek değer ise kontrol örneğinde belirlenmiştir. Sonuçlar, yağsız süt tozunun, filmlerin gerilme dayanım değerlerini düşürmesi, kopma gerilmesi özelliklerini kısmen iyileştirmesi, daha elastik bir özellik sağlaması ve makul mekanik dayanıklılığı sağlaması açısından yenilebilir film üretimi üzerinde olumlu etkiler yapabileceğini göstermiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele






