Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    Türkiye'nin Demografik ve Sosyal Yapısının PCA ve K-Means Kümeleme Yöntemiyle Analizi

    Sebetci, Özel; Ayberkin, Doruk

    Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin benzersiz konumundan ve karmaşık toplumundan yararlanıp, Türkiye'deki illerin demografik ve sosyoekonomik yapısını kapsamlı bir şekilde analiz ederek illerdeki demografik ve sosyoekonomik eşitsizlikleri araştırmaktır. Amaca uygun olarak TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından açık veri olarak sağlanan 2010-2022 yılları arasında 81 ilin verilerini içeren çok boyutlu bir veri seti, Keşif Amaçlı Veri Analizi (EDA), Temel Bileşen Analizi (PCA) ve K-Ortalamalar kümelemesi gibi ileri veri analizi teknikleri kullanılarak incelenmiştir. Çalışmada, iç göç, nüfus artışı, yabancı nüfus yoğunluğu ve boşanma oranları gibi temel sosyoekonomik göstergeler ele alınmıştır. Analiz sonuçları, şehirler arasında göç kalıpları, nüfus artış hızı ve sosyoekonomik özellikler açısından önemli farklılıklar olduğunu ortaya koymaktadır. PCA ve kümeleme analizi, şehirleri demografik ve sosyoekonomik profillerine göre gruplandırarak bu farklılıkları daha detaylı bir şekilde anlamayı sağlamıştır. Çalışma, Türkiye'nin nüfus dinamikleri ve sosyal dokusunun anlaşılması, etkili yerel ve ulusal politikaların geliştirilmesi ve sosyal uyumun güçlendirilmesi açısından önemli bilgiler sunmaktadır. Sonuçlara bakılarak bazı önlemlerin alınmasının gerekliliği ortaya konulmuştur. Demografik ve sosyoekonomik profillerin çok boyutlu yapısı dikkate alınarak kentsel planlama, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler gibi alanlara özel önem verilmelidir.Göç akışının yoğun olduğu bölgelerde, sosyal hizmetlerin güçlendirilmesine, ekonomik fırsatların artırılmasına ve entegrasyon politikalarının geliştirilmesine öncelik vermelidir.Nüfus artış hızının düşük veya negatif olduğu bölgelerde nüfus artışını teşvik edecek önlemler ve ekonomik kalkınmayı destekleyici stratejiler uygulanmalıdır.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2026
    Türkiye’de Demokrat Parti Döneminde Kadınların Siyasette Temsili

    Yavuz, Rabia Burçin; Türkoğlu, Elif Kaldırımoğlu

    Bu çalışmanın amacı, Demokrat Parti döneminde kadın temsil düzeylerinin ve kadın temsilinin düşmesinin sebeplerini ortaya koyabilmektir. Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren kadın hakları üzerine yapılan tartışmaların temel gündem maddesi kadınların seçme ve seçilme hakkına kavuşmasıdır. 1930’lu yıllarda dünyadaki birinci dalga feminist hareketin de etkisiyle kadınların temsil hakkına sahip olması temel demokrasi sembollerinden biri haline gelmiş, nitekim 1935 yılında gerçekleşen seçimlerle kadınlar Meclis’te yer almışlardır. Bununla birlikte, 1940’lı yıllarda çok partili hayatın tesis edilmesiyle temel demokrasi göstergeleri değişmiş ve kadın temsilinin sembolik anlamı birtakım liberal unsurlarla ikame edilmiştir. Demokrat Parti iktidarında, kadın hareketinin ikinci planda kaldığı bir siyasal atmosferde, kadın temsil düzeylerinde de ciddi bir düşüş söz konusu olduğu görülmektedir. Çalışmada Demokrat Parti yönetiminin kadın hareketine şekilsel düzeyde yaklaşmanın ötesine gidememesinin ve siyasette aktif görev alan kadınların bu dönemde mevcut ataerkil siyasi yapının güdümünde hareket etmesinin kadın temsil düzeylerinin düşük kalmasına kaynaklık ettiği sonucuna ulaşılmaktadır. Çalışmada literatür taraması yöntemi kullanılarak siyasette kadın temsil oranlarının düşüklüğüne ve ataerkil siyaset tarzının benimsenmesine neden olan unsurlar incelenmektedir. Konunun kapsamı ve katmanlı yapısı gözetildiğinde tarihsel süreç, Demokrat Parti merkeze alınarak kısıtlanmaktadır.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Üniversite öğrencilerinde toplumsal cinsiyet algısının liderlik tarzı tercihlerine etkisinde kariyer beklentilerinin aracı rolü

    Kızıl, Seda

    Bu çalışmada, Bayburt Üniversitesi’nde öğrenim gören son sınıf öğrencilerinin toplumsal cinsiyet algılarının mezuniyet sonrası tercih edecekleri liderlik tarzları üzerindeki etkisi ve kariyer beklentisinin bu etkideki aracı rolü incelenmiştir. Çalışmada, 594 üniversite öğrencisinden anket yoluyla toplanan nicel veriler, yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, toplumsal cinsiyet algısının liderlik tarzı tercihlerinde anlamlı bir etkisi olduğunu ve kariyer beklentilerinin bu etkide kısmi aracılık rolü üstlendiğini göstermektedir. Çalışmanın kısıtları, örneklemin tek bir üniversiteyle sınırlı olması ve verilerin katılımcıların kendi verdikleri cevaplara dayanmasıdır. Elde edilen sonuçlar, üniversite öğrencilerinin liderlik tarzı tercihleri ile kariyer beklentilerinin şekillenmesinde toplumsal cinsiyet algısı ve kariyer hedeflerinin birlikte etkili ve dinamik bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2026
    Examining the Attitudes of Physical Education Teacher Candidates Toward the Teaching of Students with Special Needs

    Aydemir, Uğur

    This study aims to investigate the attitudes of physical education teacher candidates toward teaching students with special needs. The study, designed as a descriptive survey, involved 284 teacher candidates studying in physical education teacher training departments at universities. Data were collected using the “Attitudes of Physical Education Teachers Toward the Education of Individuals with Disabilities-III” scale. The Mann-Whitney U-test was used for data analysis. The findings obtained as a result of the analyses revealed that the attitudes of physical education teacher candidates toward the teaching students with special needs were negative. It was determined that the attitude scores of physical education teacher candidates toward the teaching students with attention deficit and hyperactivity disorder were lower than their attitude scores toward other special needs groups. In addition, it was observed that teacher candidates who had individuals with special needs in their families, who had previously taught individuals with special needs, and who had taken courses on individuals with special needs during their undergraduate education had higher attitude scores, while there was no significant difference in the attitude scores of physical education teacher candidates according to gender. In light of these findings, it is recommended that application-oriented course content be created during undergraduate education and that activities be organized in which physical education teacher candidates participate together with students with special needs, in order to contribute to the development of positive attitudes toward the teaching students with special needs among physical education teacher candidates.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2026
    Kentli hakları bağlamında kentsel dönüşüm: samsun-canik kuzey yıldızı kentsel dönüşüm projesi örneği

    Ersavaş Kavanoz, Suna; Küçükşen, Murat

    Kentsel dönüşüme ilişkin kentli hakları temelli çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu iki önemli değişkeni bir arada ele alan bu çalışmada, kentsel dönüşüm uygulamalarının kentli hakları bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, kentli hakları ilke ve değerlerinin kentsel dönüşüme ilişkin politika yapım sürecinde daha bütünsel bir yaklaşım oluşturup oluşturamayacağı sorusu etrafında yapılandırılmıştır. Araştırma alanı, Samsun ili Canik ilçesinde yer alan ve Karadeniz Bölgesi’nin en büyük kentsel dönüşüm projesi olarak kabul edilen “Kuzey Yıldızı Kentsel Dönüşüm Projesi”dir. Araştırma yöntemi olarak nitel ve nicel verilerin bir araya getirildiği karma yöntem yaklaşımı kullanılmıştır. Veri toplama araçları arasında anket, yarı yapılandırılmış görüşmeler, gözlem ve arşiv belgesi inceleme teknikleri yer almaktadır. Toplanan veriler metne aktarılmış ve betimsel analizle birlikte frekans ve oransal dağılım kullanılarak yorumlanmıştır. Çalışmada kentsel dönüşümün on altı farklı kentli hakları değişkeni üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğu bulunmuştur. Araştırma bulguları ışığında, kentsel dönüşümün sosyal boyutunun güçlendirilmesiyle daha bütüncül bir dönüşüm uygulamasının yaratılabileceği, bunun kentlilerin hakları açısından önemli etki ve katkılar sağlayabileceği sonucuna varılmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Almanya'da Misafir İşçi Anma Kültürü: Gösterişçi Duyarlılık

    Yurttaş, Süleyman; Karaca, İlhan

    Bu çalışma, Almanya’da son yıllarda giderek daha görünür hâle gelen misafir işçi anma kültürünü ve bu kültürün ardındaki siyasi dinamikleri konu almaktadır. Araştırmanın temel amacı, anma pratiklerini, “gösterişçi duyarlılık” kuramı çerçevesinde eleştirel bir analize tabi tutmaktır. Çalışma, anma kültürünün, geçmişle samimi bir yüzleşmeden ziyade, Almanya’nın güncel siyasi ve ekonomik krizler karşısında kendini “göçe açık” ve “tarihiyle barışık” bir toplum olarak sunma arzusundan kaynaklanan sembolik bir performans olduğunu iddia etmektedir. Araştırmada, doküman analizi kullanılarak yorumlayıcı bir yaklaşım benimsenmiş ve üst düzey siyasi aktörlerin konuşmaları, ırkçı saldırı kurbanlarının ailelerinin kamuya açık platformlarda yer alan açıklamaları ve kurumsal bellek projelerine ilişkin metinler incelenmiştir. Araştırmanın bulguları, resmî söylem ile yapısal eşitsizlikler arasında derin bir çelişki olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle ırkçı saldırıların anılmasında, Mevlüde Genç gibi mağdurların affedici ve birleştirici mesajlarının devlet tarafından bir “barışma tiyatrosu” çerçevesinde araçsallaştırılarak, kurumsal ırkçılık ve devlet sorumluluğunun nasıl perdelendiği gösterilmiştir. Sonuç olarak çalışma, Almanya’daki anma kültürünün, geçmişin öznelerinin bugünkü yaşam koşullarını iyileştiren somut ve kapsayıcı politikalardan ziyade, ahlaki bir üstünlük kurma ve toplumsal vicdanı rahatlatma amacı taşıyan sembolik jestlere dayandığı ve bu haliyle bir “gösterişçi duyarlılık” pratiği olduğu sonucuna varmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Social Identity in Team Sports: A Quantitative Study of University Student-Athletes

    Çakır, Zekai; Uğurlu, Döndü; Sengonül, Abdullah; Yel, Kader; Güzel, Sema; Yaman, Menzure Sibel; Aktoklu, Sevda; Dilek, Ahmet Naci; Gürbüz, Cihan

    The predominance of psychological approaches in sport-related social identity research highlights the need to examine social identity within a broader sociological framework, particularly in the context of team sports. This study aims to investigate the levels of social identity among university students engaged in team sports and to determine whether these levels differ across various demographic and sport-related variables. Rather than conducting a process-oriented qualitative analysis, this study examines social identity quantitatively through measured social identity levels and selected demographic and sport-related variables. The study used a quantitative descriptive survey design with a sample of 266 university students participating in amateur-level team sports. Data were collected using a personal information form and the Social Identity Questionnaire for Sport, and analysed using descriptive statistics, independent-samples t-tests, one-way ANOVA, and Spearman’s correlation analysis. The findings indicated that participants’ social identity levels were close to moderate. While no significant differences were observed with respect to gender and age, significant differences were found in favour of participants who held leadership roles, engaged in out-of-team social interaction, and had longer sport experience, as well as across different sport branches (p < .05). Furthermore, a positive and significant relationship was identified between sport experience and social identity levels. In conclusion, social identity in team sports appears to be more closely associated with social interaction, in-group roles, and accumulated sport experience than with individual demographic characteristics.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ1
    Cross-Cultural Patterns in Artificial Intelligence Literacy Development: Investigating Country and Gender Differences Among Pre-Service Teachers in Germany and Türkiye

    Aksoy, Meltem; Aksoy, Dilara Arzugül; Polat, Elif; Hopcan, Sinan; Bush, Annika

    As artificial intelligence (AI) rapidly transforms educational landscapes worldwide, developing AI literacy among pre-service teachers has become increasingly crucial for effective classroom integration and responsible implementation. This comparative study examines AI literacy levels among pre-service teachers in Türkiye (Turkey officially changed its name to Türkiye in a 2022 letter to the UN, with the change taking immediate effect. See here) and Germany, addressing a critical gap in cross-cultural educational research. Using the Scale for the Assessment of Non-Experts' AI Literacy (SNAIL), we analysed data from 605 participants through correlation, ANOVA and MANOVA methods. Our findings reveal significant effects of both country and gender on AI literacy development, with German participants demonstrating higher overall literacy scores than their Turkish counterparts, particularly in critical appraisal and practical application dimensions. Conversely, Turkish participants exhibited stronger technical understanding. Across both countries, male participants consistently achieved higher AI literacy scores than females, though this gender gap was most pronounced in technical understanding. The country variable emerged as the more influential factor across all subdimensions. These results highlight the interplay between educational systems, cultural contexts and gender on AI literacy acquisition, offering valuable insights for teacher education programs seeking to prepare educators for increasingly AI-integrated learning environments.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfScopus1WoS1OpenAlex2
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ1
    Nurses’ Workplace Discrimination Experiences and Their Reflections on Career Development: A Qualitative Study

    Koroglu Kaba, Nagihan; Apaydin, Emine; Kulakaç, Nurşen

    Aim: This study was conducted to examine how nurses experience discriminatory behaviors in the workplace and how these experiences are reflected in their career development. Background: Although discrimination constitutes a significant challenge in nurses’ professional lives, qualitative research examining how these experiences influence their career development processes remains limited. Methods: This phenomenological study was conducted with nurses working in a public hospital in Turkey. Semi-structured individual interviews were conducted with 21 nurses during the study. Participants were selected from various clinical settings through purposive sampling. Data were analyzed using Colaizzi's seven-step content analysis method. Ethics committee approval was obtained for this study. The Consolidated Criteria for Reporting Qualitative Research checklist guided the study reporting. Results: Five main themes with seven subthemes emerged: (1) Discrimination Experiences (types of discrimination, sources of discrimination, emotions/feelings), (2) Reporting Behavior (decision and consequences of reporting, reasons for not reporting), (3) Impact of Discrimination on Career Development (supportive effect, hindering effect), (4) Coping Strategies, and (5) Suggestions for Preventing Discrimination. Discussion: These themes highlight that discrimination is a multidimensional phenomenon and that holistic approaches must be developed at emotional, structural, professional, and institutional levels to cope with it. Conclusion: For some nurses, discrimination acts as a transformative process that supports career development, while for others, it represents a significant barrier to professional advancement. Implications for Nursing/Nursing Policy: The findings highlight the need to strengthen reporting mechanisms, establish a supportive work culture, and implement inclusive institutional policies that promote career development.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfScopus1OpenAlex1
    ScopusPubMedİncele
  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ2
    Barriers to physical activity in individuals with autism spectrum disorders after the 2023 Kahramanmaraş Earthquakes in Türkiye

    Yarımkaya, Erkan; Şenlik, Zeynel Abidin; Demir, Mehmet; Töman, Ufuk; Kul, Murat; Türkmen, Mutlu

    The individual, environmental and systemic physical activity (PA) barriers experienced by individuals with autism spectrum disorder (ASD) in daily life may become more complex after a devastating disaster such as an earthquake. In order to effectively combat the high level of inactivity that may occur after an earthquake in individuals with ASD, PA barriers must be determined before the earthquake. However, no description is provided in the literature regarding the PA barriers experienced by individuals with ASD after the earthquake. The purpose of this phenomenological study is to examine parents’ experiences regarding PA barriers experienced by individuals with ASD after the 2023 Kahramanmaraş earthquakes in Türkiye. Fifteen parents of individuals aged 8 and 31 with ASD were interviewed. The interviews were analyzed using both inductive and deductive content analysis approach. Three overarching themes were found: (1) the effects of PA on individuals with ASD, (2) post-earthquake PA barriers, and (3) the consequences of lack of PA in individuals with ASD. The results revealed that parents were aware of the benefits of PA and directed their children with ASD to PA before the earthquake. However, after the earthquake, parents encountered PA barriers that they had to overcome, and this negatively affected the children with ASD.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfScopus5WoS5OpenAlex5
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele
  • MakaleYayıncıda açık erişim2026Scopus SJRQ1
    Social Media-based Interventions to Promote Physical Activity in People with Disabilities: A Systematic Review

    Yarımkaya, Erkan; Oğur, Yekta Göksel; Aydemir, Uğur

    Purpose: This systematic review summarized and evaluated 13 studies investigating the effectiveness of social media-based interventions to promote physical activity (PA) among people with disabilities (PWD). Methods: Findings regarding study, participant and intervention characteristics, and PA outcomes were extracted. The methodological quality of the studies was assessed using the Crowe Critical Appraisal Tool. Results: Findings regarding the effectiveness of social media-based interventions to promote PA among PWD varied, and provide the support for social media-based PA intervention benefits for people with autism spectrum disorder, attention deficit hyperactivity disorder, physical disability, and cancer patient; however, there was no support for its use in people with developmental coordination disorder. Conclusion: Social media-based interventions may have the potential to promote PA among PWD. However, to fully leverage this potential, further research is needed. This review provides valuable insights for researchers, parents, and educators seeking to promote PA among PWD.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2026Scopus SJRQ2
    Post-structuralist perspectives on global education: Reconstructing narratives and power dynamics in comparative education

    Aksakallı, Ayhan

    This article explores the transformative potential of post-structuralist theories in rethinking global education policies and comparative education practices. It critically examines the power dynamics underlying hegemonic narratives in education and highlights the ways in which these narratives marginalize local knowledge systems and reinforce inequalities. Using Foucault’s notions of regimes of truth and Deleuze and Guattari’s rhizomatic learning, the article demonstrates how post-structuralist frameworks challenge normative assumptions and propose alternative models based on equity, inclusion, and diversity. Local adaptations, counter-narratives, and strategies of resistance are analyzed as key mechanisms for negotiating and transforming global education policies in specific cultural and social contexts. The discussion emphasizes the importance of embracing epistemological pluralism and participatory governance to promote more equitable and inclusive educational practices. Concluding with directions for the future, the article underlines the relevance of post-structuralist approaches for advancing critical research and practice in comparative education.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex2
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleYalnız künye2026Scopus SJRQ2
    Evaluation of post-traumatic stress disorder and food insecurity in earthquake survivors

    Köktürk, Seda Nur; Esgin, Özge; Bulbul, Ali Savas; Sahin, Engin

    Aim: This study aimed to investigate the psychological difficulties and challenges related to food insecurity following the earthquakes in Kahramanmaraş province on February 6, 2023, particularly examining the relationship between Post-Traumatic Stress Disorder (PTSD) and food insecurity among survivors. Subjects and methods: The research included 504 adults (71.4% female). The study assessed the subcomponents of food insecurity and measured PTSD levels among participants. It also evaluated the prevalence of Gastrointestinal System (GIS) issues and appetite loss. Results: Individuals facing food insecurity exhibited higher median PTSD scores compared to those not experiencing food insecurity. A significant majority of individuals with PTSD (90.2%) also encountered GIS issues, with a notable prevalence of appetite loss. GIS problems were common among those experiencing food insecurity. Conclusion: Many disaster victims endure both food insecurity and PTSD, negatively impacting their dietary habits and health. Providing clean, dependable, and nutritious food post-disaster can reduce health risks. Psychological support and therapy for PTSD can aid recovery. More detailed studies on nutritional status are needed for deeper insights.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfScopus2WoS3OpenAlex4
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ2
    The mediating role of social support in the relationship between social isolation and life satisfaction in families with and without children with special needs

    Yayla, İbrahim Erdoğan; Turhan, Fatma Seher; Dombak, Kübra; Makas, Samet; İskender, Murat; Çelik, Eyüp

    Objectives: The present study aims to examine the relationships between social isolation, social support, and life satisfaction in parents with and without children with special needs. Methods: The data for this study were obtained from 422 parents with children. Of the participants, 266 (63.0%) were mothers, and 156 (37.0%) were fathers, with an average age of 39.43 (SD = 7.62; range = 22–65). Convenience sampling was used in this study. When examining the marital status distribution, 386 participants (91.5%) were married, and 36 (8.5%) were single. Furthermore, 203 parents (48.1%) stated that they had a child with special needs, while 219 (51.9%) stated that they did not have a child with special needs. Results: The correlation analysis revealed that all variables are related to each other. Furthermore, structural equation modeling results showed that social support plays a mediating role in the relationship between social isolation and life satisfaction. Conclusions: This research evaluates parents with and without disabled children in terms of social isolation, social support, and life satisfaction, and indicates that social support is significantly more important for parents with disabled children compared to those without.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ1
    The Role of Women's Labor Law and Business Freedom in Achieving Sustainable Development Goals (SDGs) in OECD Countries

    Isik, Cem; Ongan, Serdar; Isik, Olcay; Aydin, Rahman; Imamoglu, Ilyas Kays

    Business freedom (FR) and women's labor law (WLL) are critical in achieving the SDGs. This research aims to test the effect of these two factors on the SDGs while also considering economic growth and energy efficiency, framing the analysis within the legal, economic, and environmental dynamics of the SDGs holistically. Fourier-augmented PANIC, cross-sectional dependence tests, panel OLS, bootstrap quantile regression, and panel Granger causality tests are applied for this aim. The OLS and bootstrap quantile regression analyses indicate that while FR negatively affects SDG at lower quantiles, these effects turn positive in higher quantiles. This can mean that in countries with high institutional quality, the freedom to do business becomes a tool for supporting sustainable economic development. The WLL has positive effects on SDGs in all quantiles except the 20th quantile. This result clearly shows the decisive role of women's labor rights and legal protections in driving sustainable development. The Granger causality test also supports these results: FR and WLL have a positive Granger causality effect on the SDGs. Additionally, while GDP positively affects SDGs in all quantiles, renewable energy efficiency negatively affects SDGs at low quantiles and has a positive impact at higher quantiles.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfScopus13WoS11OpenAlex12
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Türkiye’deki İş Kazaları, Meslek Hastalıkları ve İşgünü Kayıplarının Cinsiyet Temelli Analizi

    Ozdemir, Mustafa

    Amaç: Bu çalışma, 2018-2022 yılları arasında Türkiye'de iş kazaları, meslek hastalıkları ve işgünü kayıplarını cinsiyet temelli bir yaklaşımla analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, erkek ve kadın çalışanlar arasındaki olay sıklığı ve etkilerindeki farklılıkları anlamayı hedefleyerek bu farkların iş sağlığı ve güvenliği (İSG) politikalarına nasıl yansıyabileceğini değerlendirmektedir. Yöntem: Çalışmada kullanılan veriler, 2018-2022 dönemine ait Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yayımlanan resmi istatistiklerden elde edilmiştir. Nicel analizde, erkek ve kadın çalışanlar için iş kazaları ve meslek hastalıkları ayrı ayrı incelenmiş; kaza sıklık oranları, toplam iş göremezlik gün sayısı ve sektörel dağılım gibi ölçütler kullanılmıştır. Nitel analizde ise sektör bazlı istihdam desenleri, iş rolleri ve risk maruziyetleri gibi cinsiyet farklılıklarına katkıda bulunan faktörler değerlendirilmiştir. Bulgular: Bulgular, iş kazaları ve meslek hastalıklarının dağılımı açısından belirgin cinsiyet farklılıkları olduğunu göstermektedir. Erkek çalışanların, özellikle fiziksel olarak zorlu işlerin yoğun olduğu inşaat sektöründe daha yüksek iş kazası oranlarına sahip olduğu belirlenmiştir. Kadın çalışanlar ise daha çok sağlık sektöründe yoğunlaştığından, biyolojik ajanlara ve ergonomik sorunlara bağlı meslek hastalıkları ile daha sık karşılaşmaktadır. Ayrıca, iş kazalarının en sık 11:00-11:59 saatleri arasında gerçekleştiği ve erkeklerin iş kazalarından sonra kadınlara kıyasla daha uzun iş göremezlik süreleri geçirdiği tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışma, İSG politikalarına cinsiyet eşitliği perspektifinin entegrasyonunun önemini vurgulamaktadır. Özellikle erkeklerin yoğun olduğu inşaat sektöründe güvenlik protokolleri ve eğitimlerin iyileştirilmesi, kadınların yoğun olduğu sağlık sektöründe ise ergonomik önlemler ve sağlık taramalarının yaygınlaştırılması gerekmektedir. Cinsiyet kaynaklı risklerin anlaşılması, daha etkili önleme stratejileri geliştirilmesi ve iş güvenliğinin artırılması açısından kritik öneme sahiptir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    The impact of economic freedom and democracy on income inequality: a study of selected majority developing countries

    Gültekin, Ömer Faruk

    Economic freedom is the realization of productive activities without any limitations or restrictions. Unrestricted activities can have a positive impact on the economic development processes of societies In this context, the aim of the study is to investigate whether factors such as economic freedom and its subcomponents, democracy coefficient, and per capita income level have a significant effect on income inequality.. The research conducted for 17 different countries, mostly selected from developing countries, including Turkey, and for the period 1995-2020. Four different quantile intervals constructed through quantile regression. According to the results, improvement in property rights has an increasing effect on income inequality for all quantile levels, while financial freedom and investment freedom have a decreasing effect on income inequality. Increasing per capita income levels and democracy have also had the effect of reducing income inequality for different quantile groups.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2025
    Türkiye’de sağlık göstergelerinin ekonomik büyüme üzerine etkisi: mekânsal ekonometrik analiz

    Elmalı, Kübra

    Bir ülkenin güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomik yapıya sahip olması, sağlıklı bir toplum düzeninin varlığına işaret etmektedir. Toplumun sağlık statüsünü iyileştirmek ise sağlık sistemlerinin temel amaçları arasında yer almaktadır. Bu bağlamda, sağlık sistemine ilişkin temel göstergelerin ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilmesi için bu göstergelerin sistem üzerindeki etkilerinin belirlenmesi gerekmektedir. Çalışmanın amacı, Türkiye’de ekonomik büyüme üzerinde seçilmiş sağlık göstergelerinin etkisini, 81 il için 2009-2022 dönemini kapsayacak şekilde mekânsal analiz yöntemiyle incelemektir. Modelde bağımlı değişken olarak kişi başına düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) kullanılırken, bağımsız değişkenler olarak hekim sayısı, hastane yatak sayısı, bebek ölüm oranı ve nüfus ele alınmıştır. Analiz kapsamında üç farklı mekânsal ekonometrik model kullanılmıştır: Mekânsal Gecikmeli Model (SAR), Mekânsal Durbin Modeli (SDM) ve Mekânsal Hata Modeli (SEM). Elde edilen bulgular, hekim sayısı ve hastane yatak sayısının ekonomik büyüme üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Öte yandan, komşu illerdeki hastane yatak sayısının ilgili ilin ekonomik çıktısı üzerinde ters yönlü ve anlamlı bir etkisi bulunduğu belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Osmanlı’dan 2000’Lİ yıllara kadar türkiye’de siyasetin erilliğinin tarihsel gelişimi

    Yavuz, Rabia Burçin; Türkoğlu, Elif Kaldırımoğlu

    Türk siyasal yaşamında kadınların yaşadıkları eşitsiz koşullara karşı verdikleri mücadelenin tarihsel kökleri Osmanlı’daki eril siyasal ve toplumsal yapı içerisinde oluşan kadın hareketine dayanmaktadır. Osmanlı’da 19. yüzyılda başlayan sorgulama ve arayışlar, kadınların kamusal alana çıkmaları konusunda önemli bir başlangıç noktasını teşkil etmektedir. Bu dönemdeki eril siyasal ve toplumsal düzende, kadınların özel alanda yer almaları gerektiği yönünde bir yaklaşım söz konusudur. Fakat Osmanlı’da bu dönemde gelişen modernleşme süreçleri kapsamında, kadınların sosyal ve ekonomik koşullarında birtakım değişimler yaşanmıştır. Buna rağmen kadınların özellikle siyasal düzeyde bir kazanım elde ettiklerini söylemek güçtür. Kadınlar tarafında siyasal hak talepleri doğrultusunda bir bilinçlenme ve mücadeleye işaret eden gelişmeler olsa da kadınların siyasal haklarına kavuşmaları için Cumhuriyet’i beklemeleri gerekmektedir. Cumhuriyet Devrimi ile birlikte kadınlar, siyasal, toplumsal ve ekonomik düzeyde olmak üzere çoğu temel haklarına kavuşmuşlardır. Kadınların Avrupa’daki çoğu ülkeden önce siyasal haklarını kazanmaları önemli bir demokratik gelişmedir. Bununla birlikte tarihsel süreçte kadınların siyasete katılımları ve siyasal temsil düzeyleri beklenilen doğrultuda ilerlememiş, kadın temsil düzeyleri zayıf kalmıştır. Kadınların siyasal haklarını elde etmeleri, eşit temsil ilişkisinin oluşması açısından olumlu olsa da politikadaki veriler erkeklerin sayıca çoğunlukta olduğunu ve siyasetin eril bir işleyişe tabi olduğunu göstermektedir. Dünyadaki gelişmelerle koşut olarak, Türk siyasal yaşamında da erkeklerin kadınlara kıyasla siyasette egemen bir konumda olması, kadınların politikaya katılımlarını olumsuz etkilemiştir. Türk siyasetinde kadınların siyasal haklarını kazanımı ile başlayan süreçten günümüze kadar kadın temsil düzeylerinin düşük oranda kalması, siyasetin erkek egemen bir alan olmasına yol açmıştır. Çalışmada literatür taraması yöntemine başvurularak kadın temsil düzeylerinin düşük kalması ve siyasetin ataerkil bir alan olmasına kaynaklık eden unsurlar tarihsel bağlamda ele alınmaktadır. Bununla birlikte konunun çok boyutluluğu ve derinliği açısından dönemsel bir kısıtlamaya gidilerek tarihsel bağlam, Osmanlı’da başlayan 2000’li yıllara kadar devam eden süreçle sınırlandırılmaktadır.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Evaluation of Hotels in the Eastern Black Sea Region in Terms of Disabled Tourism

    Çavus, Ahmet; Ünlü, Hami

    In this study, the difficulties encountered by disabled individuals staying in tourism-certified hotels in the Eastern Black Sea Region, which has recently become an important tourism destination, and their expec- tations from the hotels were investigated. In this research, which was designed on a qualitative research design, a semi-structured interview form was applied to 13 disabled individuals who stayed in hotels in the Eastern Black Sea region according to the maximum diversity method, and data were obtained. Within the scope of the research, four questions were asked of the disabled individuals about their expectations from hotels, their expectations from other tourism stakeholders, the difficulties they face in hotels, and what determines their hotel preferences. Four questions for disabled individuals constitute the themes of the research. Under the themes, 18 categories and 49 codes were created according to the responses received from the disabled individuals. Thus, this study aimed to determine the problems and expectations of disabled individuals in hotels. The study findings show that the expectations of disabled individuals from hotels and other tourism stakeholders include improving physical structures, rearranging pricing policies, increasing transportation opportunities, and providing incentives and cooperation for developing social responsibility projects.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması