Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Dertli, Enes(47)
- Pat, Suat(29)
- Özen, Soner(29)
- Şenay, Volkan(24)
- Korkmaz, Şadan(23)
- Esmer, Yusuf(21)
- Şahin, Engin(21)
- Korkmaz, Özge(20)
- Cuce, Erdem(19)
- Öner, Erdal(18)
- Öztürk, Mesut(18)
- Artar, Musa(17)
- Yilmaz, Mustafa Tahsin(17)
- İspirli, Hümeyra(16)
- Ecem Bayram, Nesrin(15)
- Kaya, Yunus(15)
- Cinar, Mehmet(13)
- Cuce, Pinar Mert(12)
- Kamiloğlu, Aybike(12)
- Kutlu, Naciye(12)
- Mercan, Emin(12)
- Birinci, Ahmet(11)
- Bulut, Mehmet(11)
- Yaylacı, Murat(11)
- Bayram, Ozkan(10)
- Can, Zehra(10)
- Doğan, Zeki(10)
- Kahya, Cem(10)
- Karaali, Rabi(10)
- Pabuçcu, Hakan(10)
- Tosun, Figen Çam(10)
- Özdemir, Akın(10)
- Ayazoglu, Rabil(9)
- Battal, Fetullah(9)
- Bayram, Nesrin Ecem(9)
- Büte, Mustafa(9)
- Ertugrul, Mehmet(9)
- Kadakal, Mahir(9)
- Kaplan, Abdullah(9)
- Sarikaya, İsmail(9)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2015The evaluation of leadership and human capital factors comparatively: a case in public and private sector banks
Durmaz, Atakan; Kahya, Cem; Imamoglu, Ilyas Kays
The concepts of leader and leadership have increased its important and value from past to present. Especially in last decades, with showing the globalization's effects extremely, the world have started to gain a locally market qualifications. This the new world order has made the competition more heavy and violent between the companies. At such an environment, it can be said that there are two primary factors that will able to provide the companies achieve their objectives and goals successfully and thereby gain the sustainable competitive advantage. These factors are leadership and human capital. When two important factors are used by the companies in effective and productive, it can be thought that they gain successfully outcomes. Thus in this study, it is purposed to analyze perceived leadership styles and human capital factors comparatively on the example of public and private sector banks and to reveal the differences between them.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2015Hisse senetlerinin fiyatları ile işlem hacimleri arasındaki ilişki: lojistik ve sivil havacılık sektörleri üzerine bir uygulama
Kutlu, Hüseyin Ali; Başar, Sibel İsmailçebi
Bu çalışmada Borsa İstanbul'da işlem gören lojistik ve sivil havacılık sektörlerine ait hisse senetlerinin fiyatları ile işlem hacimleri arasındaki ilişkiler ele alınmaktadır. Bu amaçla, önce Türkiye'de lojistik ve sivil havacılık sektörleri hakkında bilgiler verilmiş, daha sonra hisse senetlerinin fiyatları ile işlem hacimleri arasındaki ilişkileri izah etmeye çalışan teoriler hakkında bilgi verilmiştir. Borsa İstanbul'da işlem gören lojistik ve sivil havacılık sektörlerine ait hisse senbetlerinin fiyat ve işlem hacimleri arasındaki iilişkileri araştırmak amacıyla once nedensellik analizi sonuçları verilmiştir. Daha sonra static ve dinamik panel yöntemleri ile tahmin yapılmıştır. Hem static hem de dinamik panel model tahmin sonuçlarına gore Borsa İstanbul'da işlem gören lojistik ve sivil havacılık hisselerinin işlem hacimlerinin fiyatlarını etkilediği sonucuna varılmıştır
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2015Matematik Öğretiminde Bilgisayar Teknolojisi Kullanımına Yönelik İnançların Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi
Yılmaz, Gül Kalelı; Koparan, Timur
Bu çalışmada matematik öğretmenlerinin matematik öğretiminde bilgisayar teknolojisi kullanımına yönelik inançlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında matematik öğretmenlerinin matematik öğretiminde bilgisayar teknolojisi kullanımına yönelik inançlarının cinsiyet, mesleki deneyim yılı, çalışılan kurum, yazılım bilgisi, bilgisayara sahip olma, derslerde teknoloji kullanma ve akıllı telefona sahip olma durumlarına göre nasıl farklılık gösterdiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu araştırma nicel araştırma yaklaşımları içerisinde yer alan bir tarama çalışmasıdır. Araştırmanın örneklemini 172 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak 31 maddelik "Matematik Öğretiminde Bilgisayar Teknolojisi Kullanımına Yönelik İnanç Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler SPSS paket programında frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve post-hoc testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda matematik öğretmenlerinin matematik öğretiminde bilgisayar teknolojisi kullanımına yönelik inançlarının cinsiyete ve çalışılan kuruma göre farklılık göstermediği; deneyim yılı, yazılım bilgisi, bilgisayara sahip olma, derslerde teknoloji kullanma ve akıllı telefona sahip olma durumlarına göre ise anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2015Sauna ve güreş egzersizinin tsh ve FT4 hormonları üzerine etkisi
Agırbas, Oztürk; Uçan, İzzet; Eroğlu, Hüsyin; Kiyici, Fatih; Çolak, Mergül; Ağgön, Eser
Bu çalışmanın amacı, akut sauna ve yüksek yoğunluklu güreş egzersizinin TSH (Tiroid Stimulan Hormon) ve FT4 (Free Thyroxin) hormonları üzerine etkisini belirlemektir. Çalışmaya hiçbir hormonal bozukluğu olmayan ve herhangi bir ilaç kullanmayan on dört sağlıklı gönüllü erkek güreşçi katıldı. Dinlenik, egzersiz sonrası ve iki günlük dinlenme sonrası gerçekleştirilen sauna uygulaması sonrası olmak üzere, antekübital venden üç defa 10 ml kan alındı. Hormon analizleri IMMULITE 2000 oto analizörle yapıldı. İstatistiksel analiz için Wilcoxon ve Friedman testleri yapıldı. Akut egzersiz sonrası TSH seviyelerinde gruplar arasında anlamlı fark bulundu. Sauna sonrası TSH seviyelerinde önemli bir fark görülmezken FT4 seviyeleri önemli derecede arttı. Akut güreş egzersizi ve sauna sonrası TSH değerleri karşılaştırıldığında gruplar arasında bir fark tespit edildi ancak FT4 seviyelerinde bir fark görülmedi. Güreşçiler uygulanan akut güreş egzersizi TSH ve FT4 değerlerini artırdı ancak sauna sadece FT4 değerlerini artırdı. Sonuç olarak anaerobik enerji metabolizmasının güreş egzersizlerinde baskın olduğu ve akut güreş egzersizinin TSH ve FT4 seviyelerinin artmasında saunadan daha fazla etkili olduğu tespit edildi.
- MakaleYalnız künye2015The validity and reliability of turkish version of the honor scale
Padır, Mehmet Ali; Akin, Ahmet
The aim of this study is to examine validity and reliability of the Turkish version of the Honor Scale (Guerra and others, 2013). Participants were 208 university students. The results of confirmatory factor analysis indicated that the model consisting of 16 items loaded on four factors (x²= 278.43, df= 96, x²/sd= 2,9, RMSEA= .095, CFI= .91, IFI= .91, SRMR= .088) adjusted well. The internal consistency reliability coefficients were .56 for Family honor subscale, .72 for Social honor subscale, .61 for Masculine honor subscale, .79 for Feminine honor subscale, and .83 for overall scale. Corrected item-total correlations of Honor Scale ranged from .29 to .59. The findings demonstrate that this scale is a valid and reliable instrument.
- MakaleYalnız künye2015İslâm hukûkuna göre sağlık hizmetlerinde mahremiyet hakkı
Şen, Yusuf
Yaşam hakkı, tüm hakların başında gelen Allah'ın en değerli varlık olarak yarattığı her insanın en tabii hakkıdır. Bu hakkın yerine getirilmesinde insan sağlığının korunması ve bunun için gerektiğinde tedavi olunması bir zorunluluktur. Sağlık hizmetleri kapsamında tedavi aşamalarında insan onuruna, şeref ve haysiyetine, şahsiyet haklarına uygun olarak mahremiyetine hassasiyet gösterilmesi yaşam hakkına bağlı sağlık hakkıdır. Bu makalede ahlâkî ve hukukî ilkeler ışığında özel hayatın bir parçası olan hasta mahremiyeti, ihlali ve neticeleri değerlendirilmiştir.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2015Felsefe ve din eğitimi ilişkisinde felsefi kazanımlar
Demir, Omer
Bu çalışmada din eğitimi ve felsefe ilişkisi bağlamında din eğitiminde felsefi kazanımların neler olabileceği araştırılmıştır. Konu öncelikle din, eğitim ve felsefe ilişkileri bağlamında ele alınmış daha sonrada din eğitiminde felsefi kazanımlar; amaç oluşturma, felsefi tutum geliştirme, aklı kullanmaya teşvik ve düşünceyi harekete geçirme, tutarlılık, bilinçli yaşama, üst düzey akıl yürütmeler, eleştirme, sorgulama, özgürlük, hoşgörü, ilişkilendirme, karşılaştırma, kötülükten kaçınma, soru sorma, kendini tanıma ve gerçekleştirme, düşünceleri savunabilme, farklı düşünce, bilgi ve kültürlere açık olma, değişim ve gelişim, düşünceyi etkili bir şekilde dile getirme, bilgeliği ve bilgiyi sevme, bağımsız akıl yürütme ve kararlar alabilme, bütüncül bakış açısı geliştirme, doğru bir din anlayışı geliştirme, inançları ve düşünceleri güçlendirme ve empatik düşünceyi geliştirme başlıkları altında toparlanmıştır.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2015İslâm fıkhında tesettür
Erdem, Suat
Sözlükte "gizlenmek" anlamına gelen tesettür, dini bir kavram olarak, kişinin bir zaruret bulunmaksızın açılması ve bakılması helal olmayan uzuvlarını örtmesi anlamına gelmektedir. Tesettürden genellikle kadınların, nikâhlanabileceği erkeklere karşı örtünmesi anlaşılmaktadır.İslam'ın kendine has bir örtünme anlayışı ve adabı vardır. İslam'a göre insan, bedenini sergilemek ve arzu uyandırmak için değil bilakis bedenini örtmek ve arzuları gemlemek ve azaltmak için giyinir. Tesettürle ilgili getirilen düzenlemelerde özellikle kadınlara mahsus olmak üzere kendine has bir örtünme nizamının getirildiği asırlar boyu bütün İslam âlimleri tarafından kabul edilmiştir. İnsanın avret sayılan kısımlarının örtülmesi hususunda fıkıhçılar arasında ittifak; ancak hangi uzuvların avret olduğunda ise ihtilaf söz konusudur. İslam dini tesettüre önem vermekle birlikte, örtünmenin şekli konusunda ayrıntıya girmemiş, bunu örf ve âdete bırakmıştır. Böylece her çağda ve bölgede bu emrin yerine getirilmesine imkân verilmiştir. Tesettür, evrensel ve sürekli bir hüküm; örtünmenin şekli ise yereldir. Ancak tesettür için kullanılan elbiselerin vücut hatlarını belli etmeyecek genişlikte, altını göstermeyecek kalınlıkta ve avreti kapatacak büyüklükte olması gibi bazı vasıflarının bulunması gerektiği de açıktır.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2015The investigation of peer relationships and cyber bullying status in adolescents
Eroğlu, Yüksel; Peker, Adem
In this study, it was aimed to anaylze the risk factors that predicts the cyberbullying status of adolescents. The study was conducted on 345 high school students attending in 9th, 10th, and 11th grades in one an Anatolian High School, a Vocational High School, and a High School in Kocaeli in spring term of 2014-2015 academic years. Of the participants, 162 (47 %) were female and 183 (53 %) were male. Their ages ranged from 14 to 18 years old, the mean of the participants’ ages were 15.93±.92 years. Information form, Cyberbullying and Victimization Scale, and Peer Relationships Scale were utilized. Data were analyzed using SPSS 20.00. Multinominal logistic regression was utilized to determine whether peer relationships discriminate or not cyber bullies, victims, and bully/victims between adolescents who were not involved in cyber bullying. The reference group in this analysis was students who were not involved in cyber bullying. According to results of this study, fidelity is a risk factor to be a cyber bully, cyber victim, and cyber bully/victim. On the other hand, dedication is an only risk factor for being cyber bully/victim. However, it was found that trust and identification and self-disclosure were not significant for cyber bullies, victims, and bully/victims. Results were discussed in the light of the literature
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleYalnız künye2015Ergenlerde algılanan sosyal destek ve siber zorbalığa eğilim arasındaki ilişkiler: arkadaştan ve öğretmenden algılanan sosyal desteğin aracı rolü
Eroğlu, Yüksel; Peker, Adem
Bu araştırmanın amacı aileden algılanan sosyal destek ile siber zorbalığa eğilim arasındaki ilişkide arkadaştan ve öğretmenden algılanan sosyal desteğin aracı rolünü incelemektir. Araştırmanın katılımcıları 301 ortaöğretim öğrencisinden oluşmaktadır. Katılımcıların 129'u (% 43) kız, 172'si (% 57) ise erkektir. Katılımcılar 14-18 yaş arasındadır ve yaş ortalaması 16,6'dır. Veriler Revize Edilmiş Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Siber Zorbalık Tutum Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Verileri analiz etmek için SPSS 21.00 programı kullanılmıştır. Araştırmada değişkenler arası ilişkileri hesaplamak için Pearson Korelasyon Katsayısından yararlanılmıştır. Öğretmenden ve arkadaştan algılanan sosyal desteğin aileden algılanan sosyal destek ile siber zorbalığa eğilim arasındaki ilişkide aracı rol oynayıp oynamadığı hiyerarşik regresyon analiziyle incelenmiştir. Pearson korelasyon analizi sonucunda Revize Edilmiş Algılanan Sosyal Destek Ölçeğinin alt boyutları ile siber zorbalığa eğilim arasında negatif yönde ve anlamlı ilişkilerin olduğu görülmüştür. Hiyerarşik regresyon analizi bulguları aileden algılanan sosyal destek ve siber zorbalığa eğilim arasındaki ilişkide arkadaştan algılanan sosyal desteğin tam aracı rol oynadığını göstermiştir. Öte yandan öğretmenden algılanan sosyal desteğin bu ilişkide kısmi aracı rol oynadığı belirlenmiştir. Öğretmenden ve arkadaştan algılanan sosyal desteğin aracı rollerinin istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığı Sobel z testiyle incelenmiştir. Sobel z testinden elde edilen sonuçlar her iki değişkenin aracılık rolünün de anlamlı olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmadan elde edilen bu bulgular alanyazın doğrultusunda tartışılmıştır
AtıfTR Dizin15
İncele - MakaleYalnız künye2015The relationhip between organizational silence and burnout syndrome
Kahya, Cem
Organizational silence is that employees avoid speaking about organizational issues because of various problems, and burnout is defined that employees experience mental, emotional and physical tired related to their jobs. At the present time, both those are very important among the factors that can influenced the individuals and organizations considerably. When viewed from this aspect, a good number of researchers did scientific studies on these concepts. However, these researches considered organizational silence and burnout singly, or evaluated these concepts in terms of the other concepts that it can be thought that they are correlated with them. Whereas, there are very few researches that examined the possible relationship between these concepts. Thus, it is aimed to examine the relationships between the concepts of organizational silence and burnout that it is thought that they are the most important issues which influenced the work life. With this aim, the survey study was conducted on total 132 academicians who work at Atatürk University. At this study, the hypothesis is suggested about the significant relationship between organizational silence and burnout, and Correlation and Stepwise Regression Analyses are used in order to test this hypothesis. The findings show that there is a significant relationship between organizational silence and burnout as it is expected, at the same time, it is revealed that organizational silence have a positive effect on burnout
AtıfTR Dizin10
İncele - MakaleYalnız künye2015Romantikten postmoderne bir insan olarak roman kahramanının ölümü
Yalçın, Fatih
Her kuşak kendi tercümesini yapar. T.S. EliotBu çalışmada tarihsel süreç içerisinde hayatla edebiyat ilişkisi gerçeklik bağlamında değerlendirilmiş edebiyat metninde insanî duruş ve insanın varlığı problemi irdelenmeye başlanmıştır. Neredeyse insanlık tarihi ile eşzamanlı olarak ortaya çıkmış olan sanatsal etkinliklerin insanın insanla, insanın doğayla ve insanın eşyayla ilişkisinde yaşanan değişime paralel olarak yaşadığı etkileşimin sonucunda uğradığı dönüşüm tespit edilmeye çalışıldı. Sonuç olarak Tanrı merkezli dünya algısından aklın öncelendiği insan merkezli dünya algısına ve insanın merkezi konumunu kaybettiği bugünkü duruma geçiş sürecinde genelde sanat eseri özelde ise edebiyat metninin insan aleyhine gelişen yeni duruma çok kolay uyum sağladığı iddia edilmiştir. Her geçen gün insanî olanla ilişkisi zayıflayan edebiyat ve daha özelde bir edebi tür olarak roman genel edebiyat okurundan da uzaklaşmış daha elit bir okur kitleye hitap eder hale gelmiştir. Gasset'in "sanatın insansızlaştırılması" diye ifade ettiği bu durum özellikle roman türü için roman kahramanları üzerinden kolaylıkla takip edilebilecek bir süreçtir. Bir anlamda insanın itibar kaybı olarak değerlendirilebilecek bu süreç insan merkezli dünyanın insanlığı mahkûm ettiği acılarla doğrudan ilgilidir ve bu acı tecrübelerin insanın kendi türüne karşı geliştirdiği güvensizlik duygusunu körüklemekle sonuçlanmıştır. Romanın insani olandan ve dolayısıyla insandan uzaklaşmasının arka planında yatan temel gerekçe de bu acılardan, gerçek dünyanın onu sürüklediği bunalımlardan uzaklaşma duygusudur. Bir anlamda kendisine, kendi türüne yabancılaşan insana bir edebi tür olarak roman da yabancılaşmıştır. Bu yabancılaşma sürecinin sonunda bir edebi tür olarak romanın insansızlaşması sonucu beraberinde "roman öldü mü?" sorusunu gündeme getirmiştir. Geleneksel romanın insan merkezli yapısının çökmesi bu sorunun sorulmasının temel kaynağını oluşturur. Elbetteki roman ölmemiştir. Ama rahatlıkla ifade edilebilir ki bir roman kahramanı olarak insan ölmüştür. Bu ölüm ilanı bir edebi tür olarak romanı öldürmese de çok farklı bir forma sokmuştur. Bir anlamda insanı kendi yaşam alanından dışlayan roman türü hayata tuttuğu aynayı kendisine çevirmiş, kendi kendini konu edinir olmuştur. Bu değişim süreci sadece roman kahramanını değil genel anlamda sanatçı özel anlamda ise roman yazarını da değişime uğratmıştır. Bir anlamda büyük iddiaların adamı, toplumu kendi dünya algısı yönünde eğitme ve değiştirme amacındaki roman yazarı, romanda olduğu gibi kendi dünyasına dönüş biçiminde bir kaçışa yönelmiştir. (Şaylan, 2009: 112) Aslında bu durum aydınlanma düşüncesinin yazara yüklediği misyonun iflas etmesinin bir sonucudur. Bir anlamda bu sonuç, tanrı merkezli dünyadan insan merkezli dünyaya geçiş sürecinde insana yüklenen ağır sorumluğun altında kalan insanın yaşadığı travmatik bir sonuçtur. İnsana aydınlanma düşüncesi ile vadedilen mutluluk ve refah gerçekleşmemiş aksine insanlık yaşanan iki dünya savaşının neticesinde acılara mahkûm olmuştur. Vadedilen ve yaşanan arasındaki makasın açılması aydınlanma misyoneri gibi çalışan yazarların aydınlanma düşüncesi ve kendi kendileriyle yüzleşmeleri sonucunu doğurmuş bu yüzleşme süreci öncelikle hayal kırıklığı ve ardından yazarın bir fetih ve mühendislik alanı olarak gördüğü gerçek hayattan geri çekilmesi, kendine ve doğal olarak eserine dönmesiyle sonuçlanmıştır. Bütün bu süreç neticesinde yazar hem güven hem de özgüven kaybına uğramıştır. Güven kaybı okurla yazar arasındaki ilişkiyi yazar aleyhine bozmuş, bir anlamda yazarı kendi yalıtılmış dünyasında yalnızlığa mahkûm etmiştir. Neredeyse geleneksel romanın tanrı yazarı yazdıklarına muhatap bulamaz hale gelmiştir. Aslında bu süreç yazarın da aydınlanma düşünürlerinin ihanete uğramasıyla doğrudan ilgilidir. Aydınlanma düşünürlerinin sözcüsü ve misyoneri gibi çalışan geleneksel yazarın, onlardan ilhamla okura vadettiklerinin gerçekleşmemesi aksine insanlık açısından daha fazla acılı, daha fazla ölümlü açlığın ve güvensizliğin hüküm sürdüğü bir dünya insanlığı bunalıma sürüklemiştir. Bu bağlamda popüler romanın yaygınlaşmasını bir anlamda yazarın genel geçer okurla barışma, onu dikkate alma fildişi kuleden feragat edip insan içine çıkma gayreti olarak da değerlendirebiliriz. Bu süreç yazarın kendi türüyle arasında açtığı mesafenin kapanması, kendisinin de bir insan olduğunu hatırlaması, özüne dönüş sürecidir. Fakat bu öze dönüş süreci, yazarın bireyselleşmesini de beraberinde getirmiştir. Bu bireyselleşme ise yazar ile okur arasında farklı sorunların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Yazarın bireyselleşmesinin ortaya çıkardığı en önemli sorun edebiyat eserinin anlam(sızlık)ı sorunudur. Okur, yazarın bireysel dünyasından devşirdiği ve bir bakıma şiirin diliyle imgeleştirdiği dünyayı anlamakta zorlanır, o dünya içerisinde kendine yer edinme imkanı bulamaz hale gelir. Özgüven kaybı ise -ki bu özgüven zaman zaman kibre, kendini insanüstü bir varlık konumuna oturtmaya (tanrı yazar) kadar varmıştıryazarı insanileştirmiştir. Kibir mütevazılığa, tanrılık iddiası insaniliğe dönüşmüştür. Artık o büyük iddiaların kahramanı, bir toplum mühendisi değil, kendi sıradan yaşamının, özlemlerinin ve bunalımlarının yazarıdır. Kendi türünü oluşturan diğer herkes gibi dünyaya karşı güvensiz, dünyanın verdiği acılardan rahatsız, gelecekle ilgili kaygı taşıyan bir "insan"dır. Dünyada işlerin insan adına iyi gitmediğini farkındadır. Modernleşme sürecinin tartışılmaz kıldığı yeni insanlık değerlerini sorgular, gelenekle yeniden ve sağlıklı bir ilişki kurmanın derdindedir. Ancak, toplumsal hayattan uzaklaşması, kendi iç dünyasına yoğunlaşması onu okurdan iyice uzaklaştırmış, edebî faaliyetlerinin küçük bir azınlığa hitap etmesinin önüne geçememiştir. Bu sonucun ortaya çıkmasında televizyon ve sosyal medya gibi iki güçlü rakiple baş edememesinin de etkisi büyüktür. Yazılı olanın görsel olanla mücadelesi sürekli görsel olanın lehine gelişmiş, yazılı olan sürekli değer kaybetmiştir. Sonuç
- MakaleYalnız künye2015Özel öğretim yöntemleri ve öğretmenlik uygulamaları derslerinde din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin öğretim tasarımı
Demir, Omer
İlahiyat Fakülteleri DKAB öğretmenliği programında öğretmenlik mesleğine hazırlayıcı teorik dersler yanında uygulamaya yönelik Özel Öğretim Yöntemleri ve Öğretmenlik Uygulaması dersleri de vardır. Öğretmen adayları diğer formasyon dersleri ile kazanmış oldukları teorik bilgileri bu derslerde uygulama fırsatı bulurlar. Ancak pedagojik formasyon derslerinin farklı dönemlerde okutulması, eğitim-öğretim konularının geniş çerçevede işlenmesi ve bir kısım bilgilerin zamanla unutulması gibi nedenlerle, öğrenciler, mesleki birikimlerini tek bir derse hazırlık ve sunum konusunda bir araya getirip kullanmakta zorluk yaşamaktadırlar. Bu durumda aday öğretmenler, işleyeceği konuya nasıl hazırlanacağı, öğretim tasarımında nelere dikkat etmesi gerektiği ve dersi nasıl işleyeceği konularında ciddi bir rehberliğe ihtiyaç duymaktadırlar. İşte bu çalışma öğretmen adaylarının uygulama derslerinde üstlendikleri ilk görevlerini daha iyi yerine getirmeleri için öğretim tasarımı konusunda katkı sağlamayı amaçlamıştır. Araştırmada analiz, tasarım, geliştirme, uygulama ve değerlendirme aşamalarından oluşan ve genel öğretim tasarımı olarak bilinen ADDIE öğretim tasarım modelinden yararlanılmıştır
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2015The Evaluation of the Primary School Social Sciences Course Books in Terms of Entrepreneurship According to the Views of Teachers
Meral, Elif; Koçak Macun, Büşra; Çermik, Fatih; Boztaş, Meryem; Polat, Suat
The purpose of this study is to evaluate the course book of Social Sciences Curriculum, which has been redesigned with the changes made in 2004-2005 by Ministry of National Education, in terms of entrepreneurship skills according to the views of the teachers. In this quantitative study, phenomenology design was used. The study was conducted with 6 Social Sciences teachers working in Ağrı city center in spring term of 20132014 educational years. The data of the study was collected with a semi-structured interview form developed by the researchers by reviewing literature. As a result of the study, the teachers evaluated entrepreneurship skill as an activity towards economical activities generally. Primary skills that an entrepreneurial individual should have selfesteem, determination and creative thinking. The course books extensively include entrepreneurship but this skill can be affected by the economic structure and cultural features that the students come from. Activities in school and classroom are important to gain the students entrepreneurship skills
AtıfTR Dizin7
İncele - MakaleYalnız künye2015Hadislerde mesken mahremiyetini tehdit eden unsurlara karşı alınan önlemler
Aydin, Nevzat
Günümüzde bilgi ve iletişim teknolojileri ile sosyo-kültürel alandaki gelişmeler, mahremiyet algısının dönüşümüne ve sınırlarının değişimine neden olmaktadır. Kişilerin özel hayat alanlarını daraltan ve konut dokunulmazlığını tehdit eden pek çok gelişmenin yaşandığı son zamanlarda mesken mahremiyeti ihlalleri, üzerinde dikkatle durulması gereken önemli bir sorundur.Dinimiz, insanda fıtrî bir duygu ve değer olan mahremiyeti korumayı hedef edinmiş, aile hayatıyla doğrudan ilişkili olduğu için mesken mahremiyetini düzenleyen ilke ve esasları ortaya koymuştur. Bu araştırmada hadislere göre mesken mahremiyetinin genel bir çerçevesi çizildikten sonra mesken mahremiyetini ihlal eden unsurların ve eylemlerin mahiyeti açıklanacaktır. Ayrıca mesken mahremiyeti ihlaline karşı Hz. Peygamber'in aldığı önlemler ve uyguladığı yaptırımlar, konut dokunulmazlığının korunmasına yönelik ilke ve esaslar, O'nun söz ve uygulamalarından hareketle tespit edilecektir
AtıfTR Dizin10
İncele - MakaleYalnız künye2015Dindarlığın örgütsel sessizlik üzerindeki rolü
Kahya, Cem; Dağcı, Abdullah
Bu çalışmanın temel amacı, dindarlığın (bu çalışmada İslam Dini), örgütsel sessizlik üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığını incelemektir. Bu amaçla Erzurum ilinde çalışan ve kolayda örnekleme yöntemine göre seçilen toplam 130 öğretmen üzerinde bir anket çalışması yürütülmüştür. Araştırma kapsamında geliştirilen hipotezi test etmek üzere Çoklu Regresyon Analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada dindarlığı temsilen inanç, duygu, davranış ve bilgi boyutları ile örgütsel sessizliği temsilen razı olma, savunma ve prososyal (örgüt yararına) sessizlik boyutları üzerinde analiz gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucuna göre duygu boyutunun, razı olma sessizliği ve prososyal (örgüt yararına) sessizlik boyutları üzerinde anlamlı ve negatif yönlü bir etkisi olduğu ve inanç boyutunun da savunma sessizliği üzerinde anlamlı ve negatif yönlü bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2015Biyolojide Yaşam Temelli Öğrenmenin Öğrencilerin Başarı ve Tutumlarına Etkisi
Tosun, Figen Çam; Köse, Esra Özay
The aim of this study is to determine effect of "context based learning approach" towards student's biology success and attitudes on biology course. This study was applied to two groups' first grade students that include 53 students in control group that designed on traditional learning approach and 41 students in experimental group that designed on context based approach by the same teacher over a period of 8 weeks in department of primary teacher training. Achievements test prepared for each biology subjects and attitude test towards biology courses were used as means of collecting quantitative data, interview form which includes open ended questions were implemented as means of collecting qualitative data. Multiple choice academic science achievement test and attitude test towards biology were given to both groups as pre-tests and post-tests. Interview form which includes open ended questions was given only experimental group after context based learning. The result of analysis shows that there is a meaningful difference between context based learning approach and traditional learning on student's success and attitudes towards biology. The results of interview form which was implemented on experimental group in order to support obtained findings are in favour of our study
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2015The unknown interlinear turkish koran translation belonging to old anatolian turkish period
Akpinar, Ahmet
Today, some related research on Turkish Koran translation manuscripts gave rise to the thoughts that first Turkish translation of Koran was made by the Turkish members of the board who made the first Farsi translation of Koran and this Turkish manuscript was lost or destroyed in time due to reasons unknown. Rylands, British Museum or. 9515 and TİEM 73 are significant among Turkish Koran translations which are thought to have been inspired by the first translation mentioned above. Moreover, Hekimoğlu and Anonim Tefsir texts are also considered to be similar to this first translation. The Koran translations written in Oghuz language in the Old Anatolian Period is also thought to have been copied from certain translations. MK 06 Mil Yz B 502 coded manuscript, determined by us, is also considered to have been written or copied towards the end of the Old Anatolian Turkish Period. In the manuscript, partial comment method was employed. Although this manuscript has similarities with especially in Bursa GK No: 1 dated as H 804/M 1401 manuscript which is one of the pre determined manuscripts in terms of lexical matchings; it is hard to propose that the two manuscripts are copied from the same source. That is to say, in the study we conducted on he linguistic features of the manuscript, noun and verb inflection differences, nearly no use of archaic words and affixes and even translator’s personal preferences on the text strenghen this statement. These preferences employed through Turkish Word groups, possesive constructions and rarely quotes, distinguish this manuscript from other Koran translations. Additionally, the manuscript is valuable regarding syntax as Arabic equivalents can be found and ortographic differences of Turkish Word groups can be seen. In the ortography of the text, beside the effect of Old Uyghur Turkish and Arabic-Persian written tradition, the effects of spoken language can also be observed. Some other structural differences in the text are tense shifts in verb inflections and succesive voice affixes adapted to Arabic patterns. The Koran translations bear significance to follow the development and maturation of Turkish language, to learn how new Islamic concepts were refined by the old Turkish religions and Turkish culture. Besides, as each translation inhabits archaic features and structures with the preferences of authors or copyist,Koran translations give invaluable information regarding vocabulary
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2015Necip fazıl şiirinde ontolojik huzursuzluk ve mekânın tekinsizliği
Yalçın, Fatih
Bu çalışma Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatının en önemli şairlerinden biri olan ve hiçbir edebi gruba dâhil olmayan Necip Fazıl Kısakürek'in şiirinin önemli kaynaklarından biri olan ontolojik huzursuzluk ve mekânın tekinsizliği üzerine odaklanmıştır. Tecrübe edilmiş bu ruh halinin onun şiirindeki yansımasının işaret taşları olan imgeler de onun şiirinin estetik örgüsünü oluşturur. Hayatı boyunca varoluşu sorgulayan Necip Fazıl'ın ontolojik huzursuzluğunun zeminini de bu sorgulama oluşturur. Hayatı uçlarda yaşayan bir kişi olarak vasatın ilkelerinin/değerlerinin hâkim olduğu reel dünyada ona düşen "aramak"tır. O görünenle yetinmeyen bir şairdir ve sürekli olarak görünenin ardındaki gerçeğin/mutlak hakikatin arayışı, onun estetik yolculuğunun da muharrik unsurudur. Görüngüler dünyası, şiirinin da ana imgelerinden biri olan "perde"lerden ibarettir. Önemli olan bu perdelerin ardında saklı olan eşyanın hakikatine ulaşmaktır. Bu keşif yolculuğu çileli bir yolculuktur ve kaldırılan her perde şairi başka bir perdenin önüne getirmekten başka bir işe yaramaz. Tasavvuf anlayışındaki nefs basamaklarını andıran bu yapı bir sonraki nefs basamağına yükselişin gecikmesinde krizlere sebep olur. Tasavvuf yolculuğuna çıkmadan önce yaşadığı krizlerin kaynağı olarak meçhulü kurcalama şehvetini gösteren şair, bu yolculuk esnasında yaşadığı krizleri ise tasavvuf terminolojisindeki "hatarât" kelimesi ile karşılar. Tasavvuf yoluna giren herkesin yaşadığı bir hal olarak gördüğü bu ruh halinden ancak bir rehber eşliğinde -ki onun için bu rehber mürşidi Abdülhâkim Arvasi'dir- kurtulabilir. Bütün bu krizler çıkmış olduğu yolda tabi tutulduğu sınavlardır ve bu yolda ilerlemek için bu sınavları bir bir geçmek zorundadır. İster tasavvuf öncesi ister sonrası olsun, farklı şekillerde de olsa, bu krizler ömrü boyunca devam etmiş ve şiirini beslemiştir. Bu çalışmada şairin ontolojik huzursuzluğunun izleri, şiiri üzerinden takip edilmeye çalışılmış, eşya ve mekânla ilişkisi kullandığı imgeler aracılığıyla ortaya koyulmaya çalışılmıştır
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2015Biyokütle enerjisi ısıtma amaçlı fosil yakıtlara alternatif olabilir mi? TRA1 bölgesi üzerine tanımsal bir analiz
Bayramoglu, Turgut
Ekonomik faaliyetlerin temel girdisi olan enerji ülke ekonomisi ve yerel ekonomik büyüme için önemlibir unsurdur. Sosyal ve ekonomik hayatın her aşaması için vazgeçilmez bir unsur olan enerji, yenilenemeyenve yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Fosil kaynaklı enerjilerin tükenecekolması ülkelerin çevre dostu yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmelerine neden olmuştur. Bu gerçektenhareketle yenilenebilir enerjilerin bir türü olan ve TRA1 Bölgesi’nde (Erzurum, Erzincan ve Bayburt) zenginbir şekilde bulunan biyokütle enerjisi kaynaklarına dayalı olarak gerçekleştirilecek tüketim bölgenin sosyoekonomikyapısına olumlu katkı yapacak ve yenilenemeyen enerjilere alternatif oluşturacak niteliktedir.TRA1 Bölgesi iklim şartlarından dolayı ısınmak amaçlı fosil yakıtlara aşırı bağımlı bir bölgedir. Bu sebeplebu çalışma, TRA1 Bölgesi’nde yerel kaynaklara dayalı olarak üretilebilecek biyokütle enerjisinin (BE) fosilyakıtlara alternatif oluşturup oluşturmayacağını tanımsal analizlerle açıklamayı amaçlamaktadır. Tanımsalanalizler yapılmasında, biyokütle kaynaklarına ilişkin istatistiki veri bulma sıkıntısı etkili olmuştur. Buamaçla çalışmada, TRA1 Bölgesi’ndeki hayvansal ve bitkisel biyokütle enerjisi potansiyeli; hayvan ve bitkimiktarları, atık miktarları, atıklardan elde edilebilecek teorik ve ekonomik biyokütle enerjisi miktarları gibigöstergeler açısından tablolar ve grafikler yardımıyla incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, TRA1Bölgesi’nin BE potansiyelinin konutlarda ve iş yerlerinde ısınmak amaçlı kullanılan yenilenemez enerjikaynaklarına iyi bir alternatif oluşturacağı görülmüştür. Ayrıca analiz sonuçları, TRA1 Bölgesi’ne yönelikenerji yatırımlarının yerel ekonomik büyümeye daha fazla katkı sağlayacağını göstermiştir.
AtıfTR Dizin2
İncele















